Binlerce insan Kaz Dağları için bir araya geliyor

Türkiye’nin oksijen depolarından Kaz Dağları’na yapılmak istenilen altın madenine karşı doğa ve yaşam için başlatılan Su ve Vicdan Nöbeti’nde bugün büyük buluşma gerçekleştiriliyor.

Kaz Dağları’na yapılan altın madenine karşı bir araya gelen vatandaşlar, ağaçların kesilmesine karşı şantiye alanına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşten önce bir araya gelen vatandaşlar ilk olarak çevrecilerin kaleme aldığı “Kaz Dağları Andı” da okudu.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Atikhisar Barajı’nın havzasına yapılacak madencilik faaliyetlerine karşı bugün Kirazlı-Balaban’da gerçekleşecek “Su nöbeti” eylemi için çağrıda bulunmuştu.

Yaşanan çevre katliamına Türkiye’nin her yerinden tepki yağdığını ve yapılacak eyleme de binlerce yurttaşın geleceğini belirten Başkan Ülgür Gökhan, “Bu Kaz Dağları’nı kurtarma eylemidir. Kaz Dağları dünyanın ikinci oksijen üreten dağıdır. Mitolojik bir tarihe sahiptir. Bu dağ altıncılar tarafından talan edilmektedir. Sizleri bu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz. Hepinizi Kirazlı-Balaban tepeye bekliyoruz. Bizim tepkimiz çevre için, canlılar için, oksijen ve ekosistem için. Siyasi değil tamamen doğa için mücadele ediyoruz” dedi. Bakanların görmeden açıklama yaptığını belirten Başkan Gökhan, “Bakanlığın verdiği ağaç sayısı doğru değil. Onları buraya gelip yerinde görmeye davet ediyoruz. Ayrıca Cumhurbaşkanı’na katliamın durdurulması için mektup yazacağız. Sesimiz sadece Türkiye’de değil dünyada da duyuracağız. Kanada Başbakanı’na mektup yazıldı. Hukuki süreç devam edecek. Sonuç alıncaya kadar mücadeleye devam” dedi.

Çağrıya destek verenler bugün bir araya geldi

Düzenlenen buluşmaya, CHP’li vekiller, doğa dostu dernekler, sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve yerel, ulusal, uluslararası basın temsilcileri, köşe yazarları, ünlü isimler ve çok sayıda vatandaş katılıyor.

Kaynak: Onedio

Kağıtla sanat yapıyorlar

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Nilüfer Sanat Çalıştayı, bu yıl da dünya çapında tanınan sanatçıları ağırlıyor. Çalıştay kapsamında Misi Mahallesi’nde üretilen sanat eserleri, 20 Haziran günü açılacak “Kağıt Oyunu” isimli sergide sanatseverlerin izlenimine sunulacak.

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Nilüfer Sanat Çalıştayı, Misi (Gümüştepe) Mahallesi’nde devam ediyor. 11-21 Haziran tarihleri arasında düzenlenen çalıştaya 8 sanatçı katıldı. Sanatçılar, Misi’nin doğal ve tarihi güzellikleri eşliğinde Nilüfer Belediyesi Sanatevi’nde çalışmalarını sürdürüyor.
Bu yıl malzemesi kağıt olan eserlerin üretildiği çalıştay kapsamında çocuklar ve gençler için atölyeler de düzenlendi.

Nilüfer Sanat Çalıştayı’na katılan sanatçılardan Çağla Köseoğulları, Nilüfer Belediyesi Sanatevi’nde devam eden çalıştayın oldukça verimli geçtiğini belirtti. Köseoğulları “Benim çok tatmin olduğum işler çıktı. Harika bir organizasyon. Nilüfer Belediyesi’ne çok teşekkür ederim. Devletle ilgili işler olunca bizler açısından genelde problemler çıkıyor. Ancak Nilüfer Belediyesi ile sorunsuzca sanat organizasyonları düzenleniyor “dedi.
Bir başka çalıştay katılımcısı sanatçı Memed Erdener de “Hayatımda ilk defa bir belediyeden davet aldım. Önce çok şaşırdım, sonra çok sevindim. Uzaktan çalışmalarına sevgiyle bakıyordum. Çok profesyoneller” dedi.

ÇOCUK VE GENÇLER ATÖLYELERE KATILDI
Kağıt heykel, lito baskı, tasarım çizimleri, enstalasyon (yerleştirme sanatı) çalışmaları ile dikkat çeken çalıştay kapsamında çocuklar ve gençler için buluntu kağıt ve baskı atölyeleri de düzenlendi. Çocuklar için düzenlenen baskı atölyesinde eğitim veren baskı sanatçısı Ardan Özmenoğlu “İpek baskı tekniğini kullanarak tişörtleri ve mendilleri üzerine gerçekleştirdikleri baskı çalışmaları ile çocukların hayatına sanatı katmak bizleri çok mutlu ediyor” dedi.

ÇALIŞTAY ESERLERİ SERGİLENECEK
Nilüfer Sanat Çalıştayı’nda ortaya konulan eserler, 20 Haziran Perşembe günü saat 19.00’da Nilüfer Belediyesi’nin kente yeni kazandırdığı Galeri N Sergi Salonu’nda sergilenecek. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi çalıştay katılımcısı her sanatçı ürettiği bir eseri önümüzdeki yıllarda açılması planlanan Nilüfer Çağdaş Sanatlar Müzesi’nde sergilenmek üzere Nilüfer Belediyesi’ne bağışlayacak.

Uluslararası Altınköprü Çağdaş Dans Yarışması kayıtları başladı

Büyükçekmeceliler 20’inci Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali için geri sayıma başladı.

Büyükçekmece festivalinin olmazsa olmazları arasında yer alan Uluslararası Altınköprü Çağdaş Dans Yarışması hafızalara kazınacak koreografileriyle izleyicileri büyülemeye hazırlanıyor.

Kayıtlar 22 Temmuz’da sona erecek

Dans etmeyi seven herkesi yarışmaya davet eden Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Adını tüm dünyaya duyuran Uluslararası Büyükçekmece Kültür ve Sanat Festivali için geri sayıma başladık. Kendisini dansla ifade eden, festivalimize katkıda bulunmak isteyen ve hayatında gülümseyerek hatırlayacak bir anısı daha olsun isteyen herkesi Uluslararası Altınköprü Çağdaş Dans Yarışmasına bekliyoruz” dedi.

01 – 02 Ağustos tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek Uluslararası Altınköprü Çağdaş Dans Yarışmasına katılmak ve detaylı bilgi almak isteyenler 444 0 340 numaralı telefonu arayarak Kültür İşleri Müdürlüğü ile iletişime geçebilir.

Çankaya Belediyesi Orkestrası yaz konserleri başlıyor

Çankaya Belediyesinin kurduğu, Çankaya Belediyesi Orkestrası’nın yaz konserlerinin ilki, 19 Temmuz Cuma günü 20.30’da Kuğulupark’ta başlıyor. Pop, klasikler, film müzikleri ve türkülerden oluşacak konserler, 13 Eylül’e kadar Çankaya parklarında vatandaşlarla buluşacak.

Çankaya Belediyesinin kurduğu Çankaya Belediyesi Orkestrası’nın yaz konserleri başlıyor. İlki 19 Temmuz Cuma günü Kuğulupark’ta Özüm Zeynep ve Şafak’ın yorumlayacağı 45’liklerle başlayacak konserler, Ahlatlıbel Atatürk Parkı, Uğur Mumcu Parkı, Çayyolu Ata Park ve Ahmed Arif Park’ında gerçekleşecek.

Çankayalıların yaz akşamlarını keyifle geçirmeleri için farklı etkinlikler düzenlediklerini ve vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandığını belirten Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Bu yaz iki ay sürecek açık hava yaz sineması etkinliklerimizin yanı sıra belediyemizin kurduğu orkestra ile parklarımızda yapılacak ve Eylül ayına kadar sürecek yaz akşamı konserlerinde vatandaşlarımız keyifli vakit geçirecek. Halkımıza temel belediyecilik hizmetlerinin dışında sosyal ve kültürel etkinlikler de hizmet vermeyi önemsiyoruz. Yaz konserleri hem nostaljik bir yolculuğa hem de özlenen yaz akşamlarına sahne olacak. Tüm halkımızı belediyemiz orkestrasının yaz konserlerinde birlikte olmaya davet ediyorum ” diye konuştu.

Çankaya Belediyesi Orkestrası’nın 19 Temmuz Cuma günü saat 20.30’da 45’liklerle başlayacak konserlerin tarih ve yerleri şöyle:

2 Ağustos 2019 Cuma Ahlatlıbel Atatürk Parkı – 80’ler Dilan

23 Ağustos 2019 Cuma Uğur Mumcu Parkı – Barış Manço Şarkıları

6 Eylül 2019 Cuma Çayyolu Ata Park – Film Müzikleri

13 Eylül 2019 Cuma Ahmed Arif Parkı – Türküler

Açık havada tiyatro keyfi devam ediyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ve yaz boyu devam edecek “İnciraltı Tiyatro Günleri” sanatseverlerden büyük ilgi görüyor. “İyi, Kötü, Çirkin” oyunuyla başlayan tiyatro günleri her Cuma 21.00’de İnciraltı Açıkhava Amfitiyatro’da ücretsiz olarak seyirciyle buluşacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “İnciraltı Tiyatro Günleri” “İyi Kötü Çirkin” oyunuyla başladı. Kentte tiyatro rüzgarı estiren etkinlik tiyatro severlerden tam not almaya devam ediyor. “İnciraltı Tiyatro Günleri” kapsamında 7 ulusal oyun daha İnciraltı Açıkhava Amfitiyatro’da sahnelenecek. Halka açık ve ücretsiz olacak oyunlarda 13 yaş sınırı var.

Ferhan Şensoy, Erkan Can, Rutkay Aziz, Taner Barlas, Sunay Akın, Cem Davran, Yıldıray Şahinler, Bahtiyar Engin, Simge Defne, Ersin Korkut, Erdem Baş, Hakan Bulut, Eray Yasin Işık, Murat İpek, Nihat Sırdar ve Mesut Süre gibi önemli oyuncuların yer aldığı oyunlar açık havada keyifli anlar yaşatacak.

19 Temmuz’da “Siz Hepiniz Ben Tek”, 26 Temmuz’da “Adalet, Sizsiniz”, 2 Ağustos’ta “Ferhangi Şeyler”, 9 Ağustos’ta “Aşkölsün”, 26 Ağustos’ta “Sunay Akın ile Görçek” oyunlarıyla devam edecek ve 23 Ağustos’ta “Alevli Günler” oyunuyla son bulacak. Gösterilerin başlama saati ise 21.00.

Çocuk Tiyatro Festivali İstanbulluları bekliyor

Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 18’incisini düzenlediği Çocuk Tiyatro Festivali 16 Temmuz’da Selamiçeşme Özgürlük Parkı Amfi Tiyatro’da başlıyor. Çocuklar her akşam saat 21:00’de başlayacak ve 2 hafta sürecek festival boyunca yıldızlar altında tiyatro izlemenin keyfini yaşayacak.

Kadıköy Belediyesi’nin gelenekselleşen Çocuk Tiyatro Festivali 16 Temmuz Salı günü başlıyor. 14 gün boyunca farklı oyunlarla çocuk izleyicinin karşısında olacak festival 29 Temmuz Pazartesi akşamı son bulacak.

DAVETİYELER KÜLTÜR MERKEZLERİNDE

Uzun kuyruklar oluşmaması için davetiye usulü katılımın mümkün olacağı festival için davetiyeler, her oyunun etkinlik günü saat 14.00 – 18.30 arası Kadıköy Belediyesi’nin Caddebostan Kültür Merkezi, Kozyatağı Kültür Merkezi, Halis Kurtça Çocuk Kültür Merkezi ve Süreyya Operası gişelerinden temin edilebilir.

Festival Altınok Çocuk Tiyatrosu’nun sergileyeceği “Sihirli Oyuncaklar” adlı müzikalle başlayacak ve TiyatrOPS’un “Renk Renk Ülkesi” adlı oyunla son bulacak.

Festivalde sahnelenecek oyunlar şöyle:

16 Temmuz Salı: SİHİRLİ OYUNCAKLAR Altınok Çocuk Tiyatrosu 3+
17 Temmuz Çarşamba: KÜÇÜK PRENS Anyamanya Kumpanya 7+
18 Temmuz Perşembe: TAVŞAN ARANIYOR Atta Festivali 3+
19 Temmuz Cuma: OYUN AVCISI Tiyatro Bozok 3+
20 Temmuz Cumartesi: BREMEN MIZIKACILARI YENİ DÜNYA BANDOSU Çizgi Kukla Tiyatrosu 3+
21 Temmuz Pazar: KAPLUMBAĞA VE TAVŞAN İstanbul Çocuk Sanat 3+
22 Temmuz Pazartesi: MERHABA GÖLGEM Mask–Kara Tiyatrosu 5+
23 Temmuz Salı: CANAVAR VAR MI YOK MU? Ginko Tiyatro 4+
24 Temmuz Çarşamba: RAPUNZEL İLE BEYAZ ATLI PRENSİ Sarıyer Sanat Tiyatrosu 4+
25 Temmuz Perşembe: ORMANIN ŞARKISI Tiyatro Alkış 3+
26 Temmuz Cuma: SOĞUKTAN KORKMAYAN TEK KUŞ Tiyatro Gülgeç 5+
27 Temmuz Cumartesi: ÖDLEK ASLAN MÜZİKALİ Tiyatro Kronik 3+
28 Temmuz Pazar: KURBAĞA PRENS Uygur Çocuk Tiyatrosu 3+
29 Temmuz Pazartesi: RENK RENK ÜLKESİ TiyatrOPS 3+

Fotoğraf tutkunları Misi’de buluştu

Tarihi Misi Mahallesi, Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl ilk kez düzenlediği Nilüfer Fotoğraf Şenliği’ne ev sahipliği yaptı. 3 gün süren şenliğe fotoğraf tutkunlarının ilgisi yoğun oldu.

Nilüfer Belediyesi’nce bu yıl ilk kez düzenlenen Nilüfer Fotoğraf Şenliği dolu dolu etkinliklerle geçti. 3 gün süren, Bursa’dan ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen fotoğraf sanatçılarını, fotoğraf severlerle buluşturan etkinlikte doğa yürüyüşleri, söyleşiler, yetişkinler ve çocuklar için fotoğraf atölyeleri düzenlendi.

Şenliğin ikinci gününde Misi Meydanı’nda toplanan yürüyüş grubu, Mysia Yolları’nı kullanarak Dağyenice Göleti çevresinde doğayı fotoğrafladı. Günün ikinci etkinliginde Fujifilm foto atölyesi gerçekleştirildi. Fujifilm eğitmenleri tarafından katılımcılara fotoğraf makineleri ve aynasız makineler hakkında genel bilgi verildikten sonra uygulama çalışması yapıldı. Atölyeye katılanlar misi sokaklarını gezerek tarihi mekanları fotoğrafladılar. Nilüfer Belediyesi Sanat Evi’nde Murat Germen’in Fotoğrafın Tür ve Halleri konulu söyleşisi düzenlendi.
Zengin içeriğiyle her yaştan fotoğraf tutkununu kendisine çeken şenlik kapsamında, çocuklar İçin anlatı ve fotoğraf atölyeleri de düzenlendi. Dilber Koç’un düzenlediği atölyede çocuklar kendilerine gösterilen fotoğraflara yakından bakarak ilk akla gelen düşüncelerini paylaştı, fotoğrafın öncesini ve sonrasını farklı nesnelerle yorumladı.

Şenlik programı kapsamında “Yapay ışık kaynaklarıyla portre” konulu eğitim verilirken, Fotoğraf Tarihçisi ve Yazar Engin Özendes’in moderatörlüğünde “Dün, Bugün ve Gelecek Bağlamında Fotoğraf Sanatı ve Müzeler” isimli panel düzenlendi. Panel konuşmacılarından Fotoğraf Sanatçısı Cengiz Akduman fotoğraf sanatının Türkiye’de geldiği noktayı eleştirel bakış açısıyla yorumladı.

Mağara sanatı ve kutsal Lascaux mağarası

20 bin yıl öncesi hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayan mağaraların iç duvarlarına yapılan resimler yani mağara sanatına dair Fransa ve Güney İspanya’da önemli başyapıtlar bulunmaktadır.

Elbette ki insanlığın izlerini yalnızca mağara sanatında aramanın doğru olmadığını hatırlatmakta fayda görüyoruz. Ancak söz konusu bu mağaralarda yapılan arkeolojik çalışmalarda çıkartılan tarihi eserler, ayak izleri, çalışma kalıntıları ve unutulan yararlı araç gereçler (kalem, renkli kalem, silgi vb.) tarih öncesi insanların toprak altı mekanları nasıl da benimsediğini ortaya koyuyor.

MAĞARALARDA HANGİ TEKNİKLERDEN YARARLANILMIŞ?
Tarih öncesi çağlarda mağara sanatında, kil üzerine parmaklarla iz, çok farklı malzemelerle kazıma, boyaların borularla duvara püskürtülmesi, fırça yardımıyla boya sürülmesi, boyamanın ve kazımanın aynı anda kullanılması gibi pek çok teknik kullanılmıştır.

KUTSAL LASCAUX MAĞARASI
Yalın ama bir o kadarda renkli anıtsal figürleriyle günümüze kadar taşınan Lascaux Mağarası, 12 Eylül 1940’ta Fransa’da rastlantı eseri keşfedilmiştir. Bu mağarada yer alan 5 metre uzunluğunda, 2 metre yüksekliğindeki boğa resimlerini yapabilmek için sanatçıların iskeleler kurdukları mağaranın duvarlarında yer alan deliklerden net bir şekilde gözlemlenmektedir. Boğanın dışında mağaranın duvarlarında at, inek, geyik ve dağ keçileri de yer almaktadır.

Nilüfer Belediyesi’nden muhteşem bale resitali

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği Bale Atölyesi’ne katılan kursiyerler, unutulmaz bir gösteriyle hünerlerini gözler önüne serdi.

Nilüfer Belediyesi’nin sanat atölyelerine katılan kursiyerler, dönem sonunda yeteneklerini sergiledi. 2018 yılı Ekim ayında başlayan ve eğitmenliğini Selcan Çarker ile Tülay Özkahraman’ın üstlendiği Bale Atölyesi katılımcıları, 2018-2019 eğitim dönemi boyunca devam eden eğitimlerin ardından düzenlenen yıl sonu resitalinde sahne aldı. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen ve iki gün süren bale resitalinde minik ve genç kursiyerler danslarıyla izleyenleri büyüledi. Yaklaşık 300 çocuğun katılımıyla düzenlenen bale resitaline aileler de büyük ilgi gösterdi. Minik ve genç balerinler ile baletler gösterinin ardından büyük alkış aldı.
İki gün devam eden gösteriler sonunda Nilüfer Belediye Meclisi Üyeleri Dilber Dereli ve Tuğçe Savaş eğitmenler Selcan Çarker ile Tülay Özkahraman’a verdikleri emek için, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem adına teşekkür ettiler.

Eser İncelemesi | Ölü İsa’ya Ağıt

Bu sahne, Giotto di Bondone tarafından yapılan Hristiyan Kurtuluşu adlı fresk dizisinin bir parçasıdır. Olağan dışı ahenge sahip olan bu freskler, Padova’daki Cappela di Scrovengi veya Arena Şapeli’nin iç kısmına eklenmiştir.

Kubbenin tavanında bulunan maviliğin altında bulunan çerçevelenmiş sahneler, İsa’nın misyonunu ( Çilesi,Çarmıha gerilişi ve Yeniden dirilişi ) vurgulamaktadır.

Giotto’nun resmettiği matem sahnesinde, Bakire Meryem, Havariler,Mecdelli Meryem ve diğer kutsal kadınlar, gömülmesinden önce Kurtarıcının bedeni başında yas tutarlar. Basitleştirilmiş anlatım, izleyicinin hikayedeki en yoğun ana odaklanmasını sağlar.

Figürlerin yüzleri oldukça canlı ve doğaldır ; fakat meleklerin kederi daha teatral ve kaotiktir. İki grup halinde bulunan figürler, tepenin diyagonal çizgisi  sayesinde ilişkilendirirler. Mekanın böylesine dinamik kullanılması da, Giotto’nun en iyi eserlerinin karakteristik bir özelliğidir.

Işık ve gölgenin dikkatli kullanılmış olması sahneyi büyük bir gerçekçilik hissi ile kaplar. Bu o dönemler için sık rastlanan özelliklerden biri değildir.Böylesi bir özgünlük 14. yüzyıl resmini, mimari ile yarışacak bir konuma yükseltmiştir.

Yapılan metro kazısında Afrodit heykeline rastlandı

Yunanistan’ın Selanik şehrindeki yapılan metro inşaatında, altın çelenk ve yüzük, tanrıça Afrodit heykelinin de aralarında bulunduğu binlerce arkeolojik eser gün yüzüne çıktı Metro inşaatı, paha biçilemez eserler nedeniyle ertelendi.

Yunanistan’ın ikinci önemli kentinin caddeleri altında devam eden metro inşaatı, bulunan sayısız eser nedeniyle ertelendi. Bugüne kadar arkeologlar, sikkelerden mücevherlere, mermer heykellere, amforalara, kandillere ve parfüm şişelerine kadar 300.000’den fazla eser gün yüzüne çıkardı.

Söz konusu arkeolojik eserler, Konstantinopolis’ten sonra Bizans İmparatorluğu’ndaki en önemli kent olan antik kentin gelişen ticaret merkezi olan yerde bulundu.

Arkeologlar, metro şebekesinin inşası sırasında, villaların, dükkanların, atölyelerin ve erken bir Hıristiyan kilisesinin kalıntılarının yanı sıra, MS 6. yüzyılda Selanik’in kalbinden geçen taş döşeli bir yol (Decumanus Maximus) buldular.

Bazıları zarif altın taç içeren, 5.000’den fazla mezar da ortaya çıkarıldı.

Attiko Metro şirketinin başkanı Yannis Mylopoulos, “Kazılar, Yunanistan’da son yılların en büyük arkeolojik projesi. Bulguların kalitesi ve sayısı gerçekten etkileyici. Selanik ve Makedonya tarihinin sürekliliğini ortaya koyuyor” ifadelerinde bulundu.

Kazılarda aşk ve güzellik tanrıçası olan Afrodit’in çeşitli heykelleri keşfedildi. Ayrıca Afrodit’in Eros’un önünde bir koltukta uzanırken betimlendiği mozaik de bulgular arasında.

Selanik’teki eski eserler bölümü başkanı Dr. Polyxeni Adam-Veleni, “Şehir merkezinde Afrodit’i tasvir eden çok sayıda heykel bulunurken, Acheiropoietos Kilisesi (MS 5.yüzyıl Bizans kilisesi) etrafındaki alanda da birçok Afrodit heykeli ortaya çıktı” dedi.

Selanik MÖ 4. yüzyılda kurulmuş ve Roma İmparatorluğu ve daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun önemli bir ticaret ve askeri merkezi haline gelmişti. 14. yüzyılda 100.000’den fazla nüfusu ile Ortaçağ’da da güçlü bir şehir olarak kaldı.

Savarona’daki tarihi piyano Hacettepe’de yer alıyor

Rektör Prof. Dr. Haluk Özen, Kültür ve Turizm Bakanlığı Resim ve Heykel Müzesi deposunda bulunan ve konservatuvar tarafından restore edilen tarihi piyanoya ilişkin bilgi verdi. Piyanonun durumuyla ilgili 3 yıl önce bilgi aldığında çok heyecanlandığını ve hemen çalışmalara başlandığını anlatan Özen, “Piyanonun restorasyonu bir hayli emek aldı. Milli Mücadele’nin 100. yılına denk geleceğini ve bu tarihte ortaya çıkaracağımızı düşünmemiştik. Konservatuvarın yeni binasına, cumhuriyete tanıklık eden bu eseri kazandırmaktan mutluyuz. Çok anlamlı ve değerli bir eser. Bugün değeri bir kat daha fazla” dedi.

Birbirini tamamlayan her şey

Başta Kompozisyon ve Orkestra Şefliği Ana Sanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Munzur olmak üzere konservatuvarın öğretim üyelerinden Levent Kuterdem, Binnur Ekber ve Burak Tüzün ile piyanonun 19 Mayıs günü ses vermesine özen gösterdiklerini belirten Özen, “Birliktelik ve heyecan olmadan hiçbir şey olmuyor. Bu eseri, geleceğe ve üniversitemize kazandırdığımız için çok şanslıyız” ifadelerini kullandı.

Rektör Özen, “Güzel bir iş oldu. Burası Atatürk’ün kurduğu bir okul. Her şey birbirini tamamlıyor” diye konuştu.  Konservatuvar bünyesinde piyano ve yaylı çalgılar atölyeleri de bulunduğunu belirten Özen, burada keman, viyola gibi çalgıların onarıldığını ve üretildiğini bildirdi.

O beyaz piyano tarihe tanık oldu

Türkiye, Savarona yatını 1938’de İngiltere’den satın aldı. Mart 1938’de Türk bayrağı çekilen Savarona, iki ay sonra bazı döşemeleri yenilendikten sonra, Atatürk’ün hastalığının ilerlediği dönemde İstanbul’a getirildi. Atatürk’ün Savarona’da geçirdiği altı hafta boyunca yatta, kabine toplantıları düzenlendi, Romanya Kralı Carol da dahil olmak üzere önemli konuklar ve devlet başkanları ağırlandı