Filmekimi 4 Ekimde başlıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu sene 18’incisi düzenlenen Filmekimi, 4 Ekim’de başlayacak.

İKSV’den yapılan açıklamaya göre, 18 yıldır aralıksız devam eden Filmekimi, saygın festivallerde gösterilmiş, ödüller almış, eleştirmenlerin ve izleyicilerin ilgisini çekmiş yapımları sinemaseverlerle buluşturacak.

Bu yıl 4-13 Ekim tarihlerinde İstanbul’da 10 gün sürecek maratonla başlayacak etkinlik, 11-15 Ekim’de Ankara’da, 18-22 Ekim’de İzmir’de sinemaseverlerle buluşacak.

Sanatseverler, bilet satışları 28 Eylül’de başlayacak Filmekimi’ndeki filmleri İstanbul’da Atlas Sineması, Beyoğlu Sineması, Cinemaximum City’s, Rexx Sineması ve Kadıköy Sineması’nda, Ankara’da Cinemaximum Cepa ve İzmir’de Cinemaximum Konak Pier’de izleyebilecek.

Filmekimi’nde Noah Baumbach’tan Steven Soderbergh’e, Bertrand Bonello’dan Arnaud Desplechin’e, Marco Bellocchio’dan Elia Suleiman’a kadar pek çok ünlü ismin filmleri yer alacak.

Leonard Cohen’den Justice’e, Roger Waters’dan Miles Davis’e müzik yelpazesinin dört farklı kanadından dört film, bu yıl sloganı “Spoiler Yeme” olan Filmekimi’nde müziği merkeze alan yapımlar olacak.

Anadolu Üniversitesi’nden tiyatrolara tam destek

Anadolu Üniversitesi, sanatsal faaliyetlere olan desteğine tiyatroyu da ekleyerek 18 Ekim – 9 Kasım arasında Anadolu Üniversitesi Uluslararası Tiyatro Festivali’ni düzenleyecek.

Yaptığı çalışmalar ve düzenlediği organizasyonlarla sanatın birçok dalına destek veren Anadolu Üniverstesi, son yıllarda tiyatroya olan ilginin artmasıyla yeni bir girişimde daha bulunarak Rektör Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı başkanlığında Anadolu Üniversitesi Uluslararası Tiyatro Festivali’ni düzenleme kararı aldı. Bu yıl 18 Ekim – 9 Kasım arasında gerçekleştirilecek olan festival, zengin içerikli programlar ve usta isimlerin sahnelediği oyunlarla üniversitenin öğrencilerin tiyatroyla buluşturacak.

Kapalı gişe oyunlar

Eskişehir Anadolu Üniversitesi’inde yapılan basın toplantısında, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı; “Hem Eskişehir halkı, hem öğrencilerimiz ve hocalarımız Şener Şen, Erdal Beşikçoğlu, Mert Fırat, Ozan Güven, Onur Saylak, Şebnem Bozoklu, Tuba Ünsal, Zerrin Tekindor gibi ustalarla birlikte olacak. Biz bu projeyle yaygın tiyatro eğitim anlayışı ve çağdaş tiyatronun gereksinimler arasında bir değerlendirme yapma, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü’nün eğitim programında bu gereksinimlerin karşılığını aramak ve durum tespitinde bulunma, oyunculuk eğitiminde güncel gereksinimlere yönelik değerlendirme yapma, elde edilen veriler doğrultusunda yen ders içeriği geliştirmek ve programı yenileme üzerine ver toplama, gelecek projeler için potansiyel işbirlikler sağlamayı amaçladık” dedi.

Araştırma ve eğitime yönelik alt yapı projesi kapsamında Anadolu Üniversitesi Uluslararası Tiyatro Festivali’inde sahnelenecek oyunlar;
18 Ekim: Arzu Tramvayı
19 Ekim: Teatro Delusio
20 Ekim: Correction
25 Ekim: Tartule
30 Ekim Cimri
1 Kasım: Bir Delinin Hatıra Defteri
5 Kasım: Don Kişot’um Ben
7 Kasım: Joseph K.
8 Kasım: Zengin Mutfağı
9 Kasım: Kürk Mantolu Madonna

Polo & Pan, Türkiye’ye geliyor

Daft Punk, Cassius ve Air gibi gruplardan ilham alan ve 90’lar hiphop’una hayranlık duyan; sahne adları olan “Polo & Pan” ile tanıdığımız Paul Armand-Delille ve Alexandre Grynszpan; 2 farklı şehirde, 2 konser için Türkiye’ye geliyor.

King Presents: Polo & Pan, ikilinin rüyalarını ve enerjilerini akıttıkları müzikleri ile dinleyicileri çocukluğun romantik dalgalarında dansa davet ediyor. Türkiye’de de çok sevilen ekip, 4 Ekim Cuma İzmir Arena’da; 5 Ekim Cumartesi ise İstanbul Volkswagen Arena’da sahne alacak.

Polo & Pan türler arası müzik köprüleri kurmaya ve harika editler yapmaya inanan iki DJ’in yollarının Paris’in meşhur kulübü Le Baron’un DJ kabininde kesişmesi ile doğdu. İkili, fantastik unsurların öne çıktığı çalışmalarıyla günümüz çağdaş müzik dünyasının en heyecan verici gruplarından biri olarak kabul ediliyor.

İDOB da ‘7. Kıta’ dedi

İstanbul Bienali’nin ardından İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) da bu seneki temasında 7. Kıta’dan ilham aldı. Ekolojik sisteme dikkat çeken İDOB “Retrospektif – Geçmişe Yolculuk” temasıyla repertuvarını şekillendirdi.

Pasifik Okyanusu’nda 7 milyon ton plastik atıktan oluşan 7. Kıta bu yıl İstanbul Bienali’nin temasını oluşturmuştu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) de bienal gibi bu yıl ki temasında 7. Kıta’dan ilham aldı. Ekolojik sisteme dikkat çekmek isteyen İDOB ‘Dünyada bir sürü nesne varken, yenisini üretmek neden?’ diye soruyor.

İşte bu nedenle; “7. Kıta”dan yola çıkıp “Retrospektif – Geçmişe Yolculuk” temasıyla yeni sezon repertuvarını şekillendirdi. 2020’nin büyük besteci Ludwig van Beethoven’ın 250’inci doğum yılı olması nedeniyle İDOB, yeni sezonu Beethoven eserleriyle açıyor. Konser, 3 ve 5 Ekim’de Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.
Beethoven’ın bir senfonide insan sesini müzik aletleriyle aynı seviyede kullandığı ilk örnek olan 9. Senfoni ve yine Beethoven’ın piyano, koro ve orkestra için 1808 yılında bestelediği 9. Senfoni’nin müjdecisi olarak adlandırılan Koral Fantezi de programda yerini alıyor.

Hoinic’in Notre Dame’ın Kamburu’nu İstanbul’da ilk kez sahnelenecek olan İDOB, Don Kişot, Falstaff, Aleko, Faust, The Rakes Progress, Don Pasquale operaları ile Mançalı Adam müzikalinin yanı sıra Don Kişot, Uyuyan Güzel ve Üç Silahşör baleleri ile Yunus Emre Oratoryosu’nu sanatseverlerle buluşturmaya devam edecek.
Ayrıca Weber’in muhteşem müzikali Evita 30 yıl sonra yeniden İstanbullularla buluşturacak olan İDOB, en son Aspendos’da prömiyeri gerçekleştirilen – Bizet’in Carmen Operasını da Zorlu PSM’de sahneleyecek.

Andy Warhol’a özel sergi

Andy Warhol, 90 orijinal eseriyle 7 Kasım’dan itibaren McArt.ist desteği ve Begüm Alkoçlar küratörlüğünde UNIQ Expo’da sanatseverlerle buluşmayı planlıyor.

UNIQ Expo, sanatın dahilerini tutkunlarıyla buluşturmaya devam ediyor! Pop Art sanatının öncüsü Andy Warhol ve yine bu akımın en önemli isimleri arasında olan Keith Haring, Roy Lichtenstein, James Rosenquist, 7 Kasım – 29 Mart tarihleri arasında Begüm Alkoçlar küratörlüğündeki Andy Warhol sergisinde buluşuyor.

Sanatçının, aralarında ikonikleşen Marilyn Monroe, Campbell Soup ve Flowers gibi ünlü eserlerinin de dahil olduğu 90 adet orijinal eseri #SagolWarhol mottosuyla karşımıza çıkıyor.

20. yüzyılın en etkili sanatçılarından Andy Warhol, 90 orijinal eseriyle 7 Kasım’dan itibaren McArt.ist desteği ve Begüm Alkoçlar küratörlüğünde UNIQ Expo’da sanatseverlerle buluşacak. Pop Art’a saygı duruşu niteliğindeki bu sergi, İstanbul Maslak’ta 1500 metrekarelik dev bir Pop Art arenası sunacak. Pop Art sanatının öncüleri Keith Haring, Roy Lichtenstein, James Rosenquist ve Robert Indiana’nın Türkiye’de ilk kez sergileneceği orijinal 40 eserini de karşımıza çıkaracak.

Sergi aynı zamanda, genç sanatçı kuluçka platformu McArt.ist koordinatörlüğünde Türk Pop Art temsilcilerine de yer verecek.

Stanley Clark Band İstanbul’a geliyor

Bas gitar dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan, uzun kariyerinde caz harici türlerde de başarıyı yakalayan Stanley Clarke, Türkiye’de öteden beri daha çok caz ve caz-füzyon türlerinde tanınıyor. Clarke ve ekibi uzun bir aradan sonra 16 Ekim Çarşamba gecesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu‘nda sahnede olacak.

1951 Philadelphia doğumlu Amerikalı müzisyen yola akordeon ile çıktı, oradan keman ve viyolonsele uğradıktan sonra bas gitarda demir attı. Lisedeyken R&B ve rock gruplarında çaldı, ancak New York’a taşındıktan sonra caz devi Pharaoh Sanders ile çalıştı, başka büyük isimlerle çaldı ve hepsini kendine hayran bıraktı; ancak esas grubu, Chick Corea ile beraber sırtladığı Return to Forever oldu.

Bu grup rotasını rock etkili füzyona çevirince, Clarke de elektrikli bas gitarda zirveye oturdu. Onun kariyeri boyunca birlikte çalıştığı ya da sahneyi paylaştığı isimlerden bazıları şöyle: Quincy Jones, Stan Getz, Art Blakey, Paul McCartney, Jeff Beck, Keith Richards, Aretha Franklin, Stevie Wonder, Chaka Khan, The Police, Herbie Hancock, Al di Meola, Bob Marley, Miles Davis…

Türkiye’nin ilk müstakil bebek ve çocuk kütüphanesi açıldı

Bebek ve çocuk kütüphanelerinin sayısı git gide artıyor. Türkiye’nin ilk müstakil bebek ve çocuk kütüphanesi Tokat’ta kuruluyor.

Türkiye’deki kütüphanecilik faaliyetleri, okul öncesi dönemin okuma kültürü üzerindeki etkisinden hareketle artık bebeklik döneminden başlatılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı 0-3 yaş aralığındaki bebeklerin görsel okuma dönemlerinde faydalanacakları oyuncaklar ve dokunmatik kitaplar gibi materyallerle donatılmış ve çocuk gelişimini destekleyici etkinliklerin düzenlediği kütüphanelerin sayısını artırıyor.

Karabük İl Halk Kütüphanesi ve Tekirdağ Şarköy İlçe Halk Kütüphanesi bünyesinde hizmet veren bebek bölümlerinin ardından Türkiye’nin ilk müstakil bebek ve çocuk kütüphanesi Tokat’ta kuruluyor.

Kütüphane dün hizmete açıldı

Tokat Valisi Ozan Balcı ile Bakanlık Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Hamdi Turşucu’nun 25 Eylül Çarşamba günü saat 14.00’te açılışını yaptığı “Tokat Bebek ve Çocuk Kütüphanesi” il merkezinde ziyaretçilerle buluştu.

Modern teknolojik altyapı ve donanımlar ile zengin nitelikli ve nicelikli koleksiyonu bünyesinde barındıran kütüphane okul öncesi ile okul çağı çocuklarına yönelik faaliyetler ile onların fiziksel, bilişsel ve kavramsal gelişmelerine katkı sağlayacak. Ayrıca, bilgi düzeyleri ile kütüphane farkındalıklarına da büyük bir katkı sunacak.

29. Akbank Caz Festivali başlıyor

Akbank Caz Festivali 17 Ekim’de başlıyor. Festivalde 36 ayrı mekanda etkinlik var.

Bu sene 29. kez dinleyicilerle buluşacak olan Akbank Caz Festivali, 17-27 Ekim tarihleri arasında; 11 gün boyunca; Ustalara Saygı, Avrupa’dan Caz, Cazda İngiliz Çıkartması, Civardakiler, Festivale Özel, Caz ve Ötesi, Caz Odada ve Caz Saati, Liselerde Caz, Kampüste Caz, ve Atölyeler temaları katılımcılarla buluşacak.

Festivalde bu sene; Art Ensemble of Chicago, Charles Lloyd Sky Trio feat., Gerald Clayton ve Marvin Sewell, The James Carter Organ Trio, Jakob Bro Trio, Louis Sclavis Quartet, Sarah McCoy, Alfa Mist, Bugge Wesseltoft & Erkan Oğur & Friends, Yonathan Avishai Trio, Mats Eilertsen Trio, KOKOROKO, Maisha, NES, Vaudou Game; Türkiye’den Kerem Görsev Trio, Zuhal Olcay feat. Güvenç Dağüstün, İmer Demirer, Ali Perret, Aydın Esen ve Can Kozlu, Bora Uzer Group, Bebop Project, B’r Şeyler Eks’k, Standards & Selen Beytekin, Serhan Erkol Kerem Türkaydın gibi isimler sahnede olacak.

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “Kültür ve sanata sağladığımız desteğin de sürdürülebilir ve uzun soluklu projelerle hayat bulmasını önemsiyoruz. 29. yılına ulaşan Akbank Caz Festivali de, bu uzun soluklu projelerimizin en önemlilerinden biri. İstanbul’un sınırlarını aşan Akbank Caz Festivali’nin liselere, üniversitelere ve Anadolu’ya caz ritmini taşıyan önemli bir misyonu var. Akbank Caz Festivali’ni gittikçe artan izleyici kitlesi ile buluşturmaya, 29 yıldır olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda da devam edeceğiz” dedi.

Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı da, “Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden Akbank Caz Festivali 29. yılında da önceki yıllarda olduğu gibi, programını genişletip, farklı deneyimler ekleyerek yeni dünyayı takip eden, gençleşen ve hedef kitlesini genişleten bir festival olmayı başardı” ifadelerini kullandı.

Festivalde 36 ayrı mekanda 130’dan fazla müzisyenle 35 konser, 3 söyleşi, 25 atölye etkinliği gerçekleştirecek.

‘Sertab’ın Müzikali’ yeni sezona merhaba dedi

Sertab Erener’in “120 Dakika, Konser, Gösteri ve Ötesi” sloganı ile 3 yıldır kapalı gişe sergilenen müzikali, bu sezon Zorlu PSM’de izleyici ile buluşuyor.

Sezonun ilk gösterisi önceki akşam yenilenmiş haliyle sahnelendi. Başarılı müzisyenin klasikleşen ve yeni şarkıları Beyhan Murphy’nin yenilenen koreografisiyle birleşti. Erener’in; en son teklisi “Belki de Dönerim” ile başladığı müzikalde ilk yarı Eurovision şampiyonu “Everyway That I Can” ile tamamlandı. Erener, 27 yıllık kariyerinin en sevilen şarkılarını, 8 kişilik profesyonel dansçı ekibinin şovuyla seslendirirken vedayı “Kera” ile yaptı.
“Sertab’ın Müzikali” 16 Ekim akşamı yine Zorlu PSM’de olacak.

Fuat Güner ve Davit Garrett bir araya geldi

Fuat Güner, dünyaca ünlü yabancı şarkıcı ve müzisyenleri konuk aldığı “Aramızda Müzik Var” adlı programda bu hafta, dünyanın en önemli keman virtüözlerinden bir olan  David Garrett’i ağırladı.

Fuat Güner, 21 Eylül’de Volkswagen Arena’da konser verecek olan David Garrett ile Almanya’da bir araya geldi. Sanatçının Frankfurt Festhalle’deki konserinden çok özel görüntülerin yer verildiği programda Garrett ve Güner, samimi bir muhabbetin ardından “Liebesleid” adlı parçayı birlikte yorumladı.

Daha önce de ülkemizde konser veren David Garrett, sıradaki İstanbul konseri hakkındaki duygularını ve detayları Fuat Güner’e şu ifadelerle dile getirdi:

”İstanbul’da sahne aldığımda 2015’te klasik müzik resitali vermiştim. Ve biletler tükenmişti. İkinci sefer Tchaikovsky çaldım ve onun da biletleri tükenmişti.

Sonunda ‘crossover’ performansımı sergileyeceğim için çok heyecanlıyım çünkü bu İstanbul’daki ilk ‘crossover’ konserim olacak. Ve sanırım insanlar daha önce Almanya, İsviçre ve Avusturya’da çaldığımız bu programla çok mutlu olacaklar.

Muhteşem müzikal bir seyahat. Klasikten rock’a, cazdan film müziğine… Herkese hitap ediyor. Çocuklardan yaşlılara kadar herkes iyi zaman geçirecek. Herkesi bekliyorum.”

” Bodrum Minyatür Buluşması ” sergisi

Muğla’nın Bodrum ilçesinde, tezhip ve minyatür sanatçısı Mihaela Alpayer’in “Bodrum Minyatür Buluşması” adlı sergisi açıldı.

Bodrum Ticaret Odası salonunda meydana gelen törenle 39 eserin yer aldığı sergi ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Osmanlı ve İstanbul konulu eserlerin sergilendiği etkinliğe, sanatseverler yoğun ilgi gösterdi.

Romanya’da doğup büyüyen ve 20 yıldır Türkiye’de yaşayan Mihaela Alpayer, yaptığı konuşmada, gelenseksel Türk süsleme sanatına ilgisi nedeniyle önce tezhip sonra da minyatür eğitimi aldığını söyledi.

Türkiye’de taşların, kumaşların, camların üzerinde her yerde sanatla karşılaşılabileceğini aktaran Alpayer, “Daha fazla Osmanlı sanatını ve yaşamını yansıtmaya çalıştım. O dönemin yaşamını, mimarisini, o dönemdeki güzellikleri gündemde tutmaya çalıştım. Tezhip, minyatür ve hat sanatı ayrılmaz bir bütündür. Bazı eserlerimde tezhip, minyatür ve hat sanatını bir arada kullandım.” diye konuştu.

Sergi, 30 Eylül’de sanatseverlere veda edecek.

Agatha Christie 129 yaşında !

Bugün dünyaca ünlü İngiliz yazar, romancı ve polisiye edebiyatın önemli temsilcisi Agatha Christe’nin 129’uncu doğum günü! 15 Eylül 1890 tarihinde dünyaya gözlerini açan Agatha Christe’nin hayatı ve eserleri, doğum gününde pek çok kişi tarafından araştırılıyor. Peki Agatha Christe kimdir? Agatha Christe nerede doğdu ve ne zaman öldü? İşte Agatha Christe’nin hayatı ve eserleri…

Yazar Agatha Christie, Mary Clarissa Miller, aynı zamanda Mary Westmacott takma adıyla yazılar yazmış ve kitapları 113 dile çevrilen, yüzü aşkın eserin sahibidir. Tüm zamanların en çok satan İngiliz roman yazarı olarak akıllara kazınan Agatha, 15 Eylül 1890 tarihinde, Torquay, Devon, İngiltere’de dünyaya geldi ve eğitimin evde tamamladı. Christie, on altı yaşındayken, Paris’e, şan ve piyano dersleri alacağı bir okula gönderildi.

Hercule Poirot ile tanındı 

Polisiye edebiyattaki duayenliği ile tanınan Christie, 1914’de Archibald Christie ile evlendi. 1919’da kızları Rosalind dünyaya geldi. İlk dedektif romanı, The Mysterious Affair at Styles (Styles’daki Esrarengiz Olay), ünlü Belçikalı dedektif karakteri Hercule Poirot’u ilk kez kullandığı kitabıydı. Kitap 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Sevimli dedektif Marple’ın adıilk olarak, Christie’nin 1930’da yazdığı, Murder At The Vicarage (Ölüm Çığlığı) ve son olarak da, 1977’de yazdığı, Sleeping Murder (Uyuyan Ölüm)’ın bulunduğu, on yedi eserde geçiyordu. Poirot ve Miss Marple karakterlerinin ikisi de sinema ve televizyona uyarlandı.

Christie’nin en iyi kitaplarından bazıları, 1934’de yazdığı The Murder of Roger Ackroyd (Roger Ackroyd Cinayeti) ve Murder On The Orient Express (Doğu Ekspresinde Cinayet), 1937’de yazdığı Death On The Nile (Nil’de Ölüm) ve 1939’da yazdığı Ten Little Niggers (On Küçük Zenci)’dır. 1977’de otobiyografisini yazan Christie, The Mousetrap gibi, Londra’da 30 yılı aşkın süre sahnelerde oynanan, birçok oyununun da yazarıdır.