Klarnet Festivali 8 yaşında

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleşecek 8. Uluslararası Klarnet Festivali 12-18 Kasım arasında düzenlenecek.

12 Kasım’da Bostancı Gösteri Merkezi’nde Goran Bregovic konseriyle başlayacak olan festival bu yıl Ankaralı müzikseverlerle de buluşacak. Bregovic 13 Kasım’da da Ankara Congresium’da sahne alacak. Yasmin Levy ise 14 Kasım’da Ankara’da ve 16 Kasım’da İstanbul’da sevenleriyle buluşacak. Dünyaca ünlü klarnet sanatçısı Serkan Çağrı ve rembetiko müziğinin önemli temsilcilerinden ‘Cafe Aman İstanbul’ 17 Kasım’da Ankara’da ve 18 Kasım’da İstanbul’da olacak.

TÜYAP Kitap Fuarı ne zaman gerçekleşecek?

38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı her sene olduğu bu yılda büyük bir ilgi ile bekleniyor. Girişin öğrenci, öğretmen, çocuk, emekli ve engellilere ücretsiz olacağı, 300 kültür etkinliğine ve 2000’den fazla imza gününe ev sahipliği yapan İstanbul Kitap Fuarı panel, söyleşi, atölye çalışmasından çocuk etkinliklerine kadar çok sayıda organizasyon düzenleyecek. Peki TÜYAP Kitap Fuarı ne zaman? TÜYAP fuarı nerede?

TÜYAP KİTAP FUARI NE ZAMAN AÇILIYOR?
TÜYAP 38. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 2-10 Kasım 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.

TÜYAP KİTAP FUARI NEREDE?
TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de gerçekleştirilecektir.Girişin öğrenci, öğretmen, çocuk, emekli ve engellilere ücretsiz olduğu fuar, hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek; fuarın son günü 10 Kasım Pazar akşamı ise 19.00’da sona erecektir.

2019 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu

Attilâ İlhan Bilim Sanat ve Kültür Vakfı’nca düzenlenen ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından desteklenen Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin Doğan Hızlan’ın onursal başkanlığında toplanan seçici kurulları bu yılki ödül sahiplerini belirledi. Bu yıl yarışmaya ‘Şiir’ dalında 66, ‘Roman’ dalında 65 eserle başvuruldu. 2019 Attilâ İlhan Roman Ödülü, Everest Yayınları’nın yayımladığı “Yara Bende” romanıyla Abdullah Ataşçı ve Cinius Yayınları’ndan çıkan “Umudun Rengi” adlı romanıyla Murat Özsan arasında paylaştırıldı.

Seçici Kurul, Abdullah Ataşçı’yı “Şiirsel bir üslupla kurguyu başarılı bir şekilde bir araya getirdiği için” ödüle değer gördüğünü açıkladı. Murat Özsan, “Toplumsal kaygıları gözeterek insanı ele alış tarzı ve kurgudaki ustalıkları nedeniyle” ödüle değer bulundu.

2019 Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün ise Doğan Egmont Yayıncılık’tan çıkan “Kalbimde Çivilerle Uyumuş Gibiyim” romanıyla Anıl Can Uğuz’a verilmesine karar verildi. Bu seçim için Seciçi Kurul şu gerekçeyi açıkladı: “İlk roman olarak kendinden önceki Türk ve dünya edebiyatına atıflarda bulunan, onlarla konuşan yapısı nedeniyle bu ödüle layık görülmüştür.”

Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu’nda Mehmet Eroğlu, Asuman Kafaoğlu Büke, Seval Şahin ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan yer alıyor.

ŞİİR ÖDÜLÜ TUĞRUL KESKİN’İN KAVİL’İNE
Şiir Ödülü Seçici Kurulu, Tuğrul Keskin’in Everest Yayınları’ndan çıkan “Kavil” kitabını 2019 Attilâ İlhan Şiir Ödülü’ne değer gördü. Ödülün gerekçesi şu sözlerle ifade edildi: “Uzun yıllar şiire emek vermiş, ustalıklı bir anlayışla kendi şiirini oluşturmuş, özellikle halk şiiriyle kurduğu bağlar ve dünya şiirine verdiği selamlarla dikkati çektiği ‘Kavil’ ile kendi şiiri içerisinde yeni bir aşama kaydeden Tuğrul Keskin, 2019 Attilâ İlhan Şiir Ödülü’ne değer görülmüştür.” 2019 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün ise Heyamola Yayınları tarafından yayımlanan “Vera” isimli kitabıyla Talha Kuru’ya verilmesine karar verildi. Ödül gerekçesinde Kuru’nun Şiirin yapısına önem verdiği ve geleneğin dokusundan faydalandığı belirtilerek, şairin ustalarla kurduğu sıkı bağ ile dikkati çektiği vurgulandı.

Metin Celal’in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu’nda A. Ali Ural, Haydar Ergülen, Adnan Özer ve aileyi temsilen Kerem Alışık yer aldı.

2019 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri töreni, 38. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı etkinlikleri kapsamında, 7 Kasım Perşembe günü 15.00’te TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi, Marmara Salonu’nda düzenlenecek.

Japonya’nın rengarenk kepenkleri

Japonya’nın başkenti olan Tokyo’da yoğun ziyaretçi çeken Asakusa bölgesinde, Japon tarihi ve kültürünü yansıtan birbirinden farklı modern ve geleneksel çizimler dükkan kepenklerini süslüyor.

Dükkanların kapalı olduğu akşam saatleri veya sabahın ilk ışıklarında görülen çizimler, anime ve oyun karakterleri, popüler kültür ikonları, kültürü yansıtan tasarımların yanında bazen de gündelik yaşamdan izleri veya iş yerinin mahiyetini anlatan renkli çizgileri de barındırıyor.

Turistlerin yoğun olduğu bölgelerde daha çok rastlanan çizimler, ülkenin farklı köşelerinde ara sokaklarda da görülebiliyor.

Müziğin beyin gelişimine katkısı

Müzik, bizler için bir nevi hayatın yansımasıdır. Aslında yaşamımızın her alanında müzik var; eğlenirken ya da  dinlenirken, televizyonda izlediğimiz herhangi bir reklamda veya dizi de…

Hatta bazılarımız müziği dinlemekle yetinmek istemez onun içinde olmak için enstrüman çalar hatta çıtayı yükseltip beste yaparlar.

Peki müzik bize ne gibi bir katkı sağlıyor? Beyin gelişimimize ne gibi bir katkısı var? Gelin hep beraber bir inceleme yapalım.

Müzik dinlemeye başladığımız andan itibaren beynimizin neredeyse her alanı etkilenmektedir.

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacısı Daniel ABRAMS “Müzik zevklerimizin farklılıklarına rağmen, beynin müziği deneyimlemesi çok tutarlı bir şekilde gerçekleşmektedir.” diyor.

Hadi Daniel ABRAMS’ın yapmış olduğu araştırma ile müzik eğitimi alsın veya almasın araştırmada bulunan tüm katılımcıların beyinlerinde hemen hemen aynı etkinin gözlendiğini ortaya koydu. Müzik; hareket, planlama, dikkat ve hafızaya dahil olan beyin bölgelerini aktif etmektedir. Bu çalışma müzik dinlemenin beyinde herhangi bir sesten daha farklı işlendiğini göstermiştir.

Bu araştırmanın dışında gerçekleştirilen pek çok araştırma müziğin hayatımızdaki pozitif etkileri olduğunu da ortaya koymaktadır.

Hatta erken çocukluktan itibaren müzikle tanışmanın çocukların zekasını yüzde 90 oranında arttırdığını gösteren araştırmalarında bulunduğunun altını çizmek gerekiyor.

İşte müziğin bizlere faydaları:

  • Müzik endorfin salgılanmasını sağlayarak olumlu duygusal tepkilerin tetiklenmesini sağlar.
  • Müzik depresyonu hafifletir ve kronik ağrıların azaltır.
  • Müzik eğitimi almak hafıza kapasitesini yükselttiği için dolaylı olarak düşünme kapasitesini de arttırır.
  • Müzisyenlerin işitsel kelime hafızalarının ve işitsel dikkatlerinin geliştiği gözlemlenmiştir. Bu da dolaylı yollardan öğrenmeyi etkiler.
  • Yapılan araştırmalardan birinde müzik eğitimi alan çocukların kelime dağarcıklarının ve okuma kapasitelerinin müzik eğitimi almayan çocuklara göre daha fazla olduğu gözlemlenmiştir.

Tutankhamon ve Gömü Maskı

Tutankhamon ve muhteşem görünümlü gömü maskı, mısır sanatının en bilinen eserlerinden biri niteliğindedir diyebiliriz. Bu maskta bir çok materyal bir araya bir araya getirilmiş ve kusursuz zanaatkarlıkla adeta ihtişam ve deha izlemini yaratmaktadır. Gömü maskları daha çok 4. Hanedanlıktan itibaren kullanılsa da, Yeni Kraliyet dönemindeki masklar, kıymetli metallerin gitgide daha çok kullanılmasıyla daha gösterişli ve şık bir hal alır.

Tutankhamon maskı, birbirine sonradan birleştirilmiş, dövülmüş altın tabakalardan yapılmıştır.  Daha mütevazı çeşitlerinde yüz hatları ve detayları basitçe betimlenmiş; ancak bu örnekteki sanatçı, bilhassa özenle işlenmiş yaka kısmında geniş bir kakmalar kullanarak oldukça gösterişli bir etki yaratmayı başarır.

Gömü maskı, ölünün fiziksel kalıntılarını hasar ve ve çürümeden korumada önemli bir rol oynamaktadır. İnançlarına çok bağlı olan Mısırlılar dininde, firavunun ölümden sonraki yaşamda tekrar dirileceğine inanıldığı için, bu son derece gerekli bir uygulama olarak görülmektedir. Vücut mumyalandıktan ve rahipler Ölüler Kitabından gerekli olan tılsımlı sözleri okuduktan sonra mask, firavunun yüzünü korumak için yerine yerleştirilir.

Mask, kalın bir reçine tabakasıyla vücuda yapıştırılmış kafatası kalıbı üzerine oturtulmuştur. Mask, mumyanın başına son derece sağlam bir şekilde oturtulduğundan, ancak mumyanın başı gövdesinden ayrıldıktan sonra çıkartılabilmiştir.

Zülfü Livaneli’nin şarkıları müzikale dönüştü

Eskişehir Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası’nın Zülfü Livaneli’nin şarkılarından yola çıkarak hazırlandığı Böyledir Bizim Sevdamız adlı müzikal seyirciyle buluştu.

Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde sahnelenen ve yönetmenliğini Eskişehir Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Eyidoğan’ın üstlendiği müzikal, seyircilerden tam not aldı.

Türkiye’deki toplumsal olayları ve yakın tarihi konu alan müzikali Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yanı sıra 500’e yakın tiyatrosever izledi.

Orkestra şefliğini Aytuğ Ülgen’in, oyunun koreografisini ise Deniz Alp’in hazırladığı müzikalin kostüm tasarımını Tülay Kale, ışık tasarımını Soner Erdoğmuş, dekor tasarımını ise Ahmet Ertap gerçekleştirdi.

Eskişehir Şehir Tiyatroları oyuncuları Devrim Özder Akın, Elif Melda Yılmaz, Zafer Ergül, Sinan Demirer, Gamze Demirer, Özlem Akdoğan, Berkay Akın ve Hakkı Kuş’un rol aldığı ve sezon boyunca Şehir Tiyatrolarının sahnelerinde izleyicisiyle buluşacak müzikalin 26 Ekim‘deki gösterimine Zülfü Livaneli de katılacak.

Senfonide keman ezgileri

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası‘nın (ADSO) konserler dizisi kapsamında Fransız sanatçı Svetlin Roussev, kemanıyla klasik müziksevenleri büyüledi.

Antalya Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu‘ndaki konserde, orkestrayı, şef Ohuzhan Kavruk yönetti. Fransa Radyo Orkestrası ve Seul Filarmoni Orkestrası’nın başkemancısı Svetlin Roussev solist sanatçı olarak sahneye çıktı. Fransız sanatçı, Çaykovski’nin keman konçertosu ‘Op. 35’den ‘Allegro moderato-Moderato assai’, ‘Canzonetto Andante’, ‘Finale Allegro vivacissimo’ adlı bölümleri kemanıyla yorumladı.

Konserin ikinci bölümünde ise şef Ohuzhan Kavruk yönetimindeki orkestra, Çaykovski’nin ‘6. Senfoni, Op. 74 (Patetik)’ adlı eserini seslendirdi.

Attila İlhan şiir ve şarkılarla anılacak

14 yıl önce aramızdan ayrılan şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle anılacak.

Şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, 14’üncü ölüm yıldönümü vesilesiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) saat 20.00’de başlayacak etkinlikle anılacak. Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle düzenlenecek anma etkinliğinde Attilâ İlhan okurlarını çok yönlü bir program bekliyor.

PEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Oral ile 11. Attilâ İlhan Liseli Gençler Kompozisyon Yarışması birincisi Ebru Ayyıldız birer konuşma gerçekleştirecekler. Sanatçı Kerem Alışık ve Şenay Gürler’in Attilâ İlhan şiirlerini seslendireceği gece Ferhat Göçer’in müzik dinletisi ile son bulacak. Anma etkinliğinde Attilâ İlhan’ın hayatından ve fikirlerinden kesitler içeren video gösterimleri de yapılacak. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

Yeni sezon Don Kişot ile başlıyor

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 2019-2020 bale sezonuna, 10 Ekim’de Miguel de Cervantes’in aynı adlı romanından bale sahnesine aktarılan Don Kişot balesi ile başlayacak.

İDOB‘tan yapılan açıklamaya göre, Ludwig Minkus’un müziğindeki melodi zenginliği, İspanyol kültürünün renkli ve heyecan verici etkisinin uyumlu birlikteliği, yüksek seviyedeki bale tekniğiyle dünyaca ünlü toplulukların repertuvarlarında değişmez bir yer edinen Don Kişot, 10 Ekim’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesinde seyirciyle buluşacak.

Miguel de Cervantes‘in aynı adlı romanından bale sahnesine aktarılan Don Kişot‘u Ayşem Sunal Savaşkurt sahneye koydu, koreografisini ise M. Petipa yaptı.

Eserde, orkestrayı Roberto Gianola yönetirken, dekor tasarımı, İsmail Dede, kostüm tasarımı Gizem Betil, ışık tasarımı Önder Arık imzası taşıyor.

Don Kişot’u Alkış Peker / Alper Akalın / Egemen Kement, Sancho Panza’yı Cem İndere / Murat Öztekin, Kitri’yi Büşra Ay / Berfu Elmas / Melike Koper, Basilio’yu Erhan Güzel / Batur Büklü / Çağatay Özmen oynayacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi sezona, Bahar, Nox ve Bolero’dan oluşan Dans Trio, Uyuyan Güzel, Dans Üçgeni, Yunus Emre Oratoryosu, Üç Silahşor ve İstanbul’da ilk kez sahnelenecek olan Notre Dame’ın Kamburu ve gelenekselleşmiş Mini Fest ile devam edecek.