Sayın velilerimiz ve öğrencilerimiz, 22-23 Haziran gösterimizin şu anda belirlenen programı aşağıda belirtildiği gibidir. Bayram sonrası ilk perşembe(20.06.2024) tarihinde kurumumuzu arayarak veya mesaj atarak teyit edebilirsiniz. Müzik programında yazılan öğrenci isimleri alfabetiktir.

 

Not 1: Aşağıda başlangıç saatleri yazılı olup Tüm öğrencilerimizin 1 saat önceden CEMKARACA KÜLTÜR MERKEZİNDE olmaları gerekmektedir.

Not 2: Tüm öğrencilerimizin yeme ve içme ihtiyaçları kurumumuz tarafından temin edilecektir.

 

CUMARTESİ GÜNÜ

Bale,  ………………………….13:00                                                 
Çocuk tiyatrosu, …………..14:00
Genç tiyatrosu, …………….15:30

Müzik programı;…………..18:00
Asya Vardar
Ayşe Alya Akar
Begüm Ela Anık
Belen Öztürk
Beren Esendemir
Deniz Ege Nam
Ela Kalkan
Ela Konan
Fatih Kağan Korkudan
Gökalp Pekdemir
Güney Bağçalı
Melis Esendemir
Neslişah Akkaya
Rojbin Ertuş
Sare Okan
Sena Birol
Umay Ağırgöl
Ümran Sahil
Yusuf Damatoğlu

 

PAZAR GÜNÜ:

Müzik programı; ………………..16:30
Alp Gedikli
Arda Özmen
Arya Kumsal Yıldırım
Aslan Urulu
Asya Sultan Şener
Ayşe Duru Aker
Azra Yağlı
Beril Yazımcı
Damla Su Malekkianie
Defne Aslan
Ece Kılıç
Hamza Emir Nuh
Hasan Ege Karadağ
İrem Göncü
Irmak Dağ
Salim Bayrav

Yetişkin Tiyatrosu …………..19:15

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi; “Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister. Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.”

Elbette öğretmenlerin bunu yapabilmesi için ilgili ortamı sağlamak devletin ve elbette ki hükümetlerin görevidir. Bunu sağlayamayan devlet ve hükümetler asla gelişmiş bir gençlik ve toplum beklememelidir. Pek çok meslek gurubunun can güvenliğinin olmadığı toplumlardan gelişme beklenemez.  Kim tarafından yapılmış olursa olsun bu tür eylemlerin ve hangi meslek gurubuna dâhil olursa olsun cezasız kalması veya göz ardı ediliyormuşçasına cezalar verilmesi asla kabul edilemez.

Bildiğiniz üzere; ne yazık ki ülkemizde son yıllarda, artan bir şekilde şiddet ve cinayet eylemleri devam etmektedir.  Birçok defa, birçok meslek grubu ve bölümüne, sağlık çalışanından kadına, kadınından öğretmenlerine kadar yapılan saldırı, şiddet ve cinayetler asla kabul edilemez.

Erk sahibi olanların sistemin yürümesi ve gelecek nesillere daha sağlıklı bireyler bırakması için eğitimin şart olduğunu bildiklerine eminiz. Gerek eğitimciler ve gerekse diğer meslek guruplarının maruz kaldığı, şiddet ister sığınmacılardan isterse ülkemiz vatandaşlardan gelsin her türlü şiddetin önlenmesi için gerekli önlemleri alması ve bu tür suçlarda verilebilecek en ağır cezanın verilerek katı şekilde uygulanması gerekmektedir. Ülkemizin bütünlüğü, birliği ve dirliği ile geleceği için keskin ve net önlemler alınarak en ağır cezaların uygulanması toplumun ve ülkemizin geleceği için şarttır.

Son bir ay içerisinde eğitimcilere yönelik 2 kabul edilemez şiddet ve cinayet eylemlerini kınıyor ilgili makamları göreve davet ediyor ülkemiz vatandaşları ve aileleri ile dostlarına başsağlığı diliyor, öğretmenlerimizin bir günlük iş bırakma eylemini desteklediğimizi beyan ediyoruz.

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği

Ve M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Tijda CALLAK

Viyolonsel ve Piyano Eğitmeni

Eğitim:

*İsmail Baha SÜRELSAN KONSERVATUVARI

*HALİÇ ÜNİVERSİTESİ Opera ve Konser Şarkıcılığı Bölümü

*ATSO Güzel Sanatlar Lisesi Viyolonsel bölümü Antalya

 

Görev Aldığı Sahneler ve Çalışmalar:

*İsmail Baha Sürelsan Çocuk Korosu bünyesinde iki yıl koristlik.

*İsmail Baha Sürelsan Gençlik Korosu bünyesinde beş yıl koristlik.

*ATSO Güzel Sanatlar Lisesi Antalya

*Dört farklı Antalya Expo konserinde solistlik deneyim.

Resim Eğitmeni

Elif EKMEN

2001 yılında İstanbulda doğdu. Lisede plastik sanatlar eğitimi aldıktan sonra  2019 yılında Yıldız teknik üniversitesi Bileşik sanatlar bölümünde lisans eğitimi almaya başladı. Öğrenim hayatıyla beraber 2019 – 2022 yılları arasında sanat danışmanlığı şirketinde ressam pozisyonunda çalıştı. 2022 – 2023 yılları arasında Diorama Artist pozisyonunda çalışırken bir yandan workshop eğitimleri verdi ve bir çok sergiye katılım sağladı. Şuanda İstanbul’da sanat alanındaki çalışmalarına devam ederken Nar Sanat Kursunda Yarı zamanlı resim eğitmenliği yapmaktadır.

 

 

Sergiler

 

Bauhaus tasarım festvali”FORM FONKSİYONU HİSSEDER Mİ?” Tasarım Atölyesi – 2019

Signature Art Gallery ” TANİT” Sergisi – 2022

Bazaart projesi ”12. EDİSYON” sergisi  – 2023

Goya Art Galerry ”VUSLAT” Sergisi – 2023

Ovooart “ HEPİMİZ YILDIZLAR GİBİ PARLIYORUZ ” sergisi – 2023

Galeri Deniz  “BİRLİKTE GELECEĞE” sergisi – 2023

Dilan Kebire BİLİR

Kanun ve Piyano Eğitmeni

ilk okuldan itibaren müzikle eğitimi almış olup bir çok koro konserlerinde hem korist hem solist olarak yer almıştır.

Şahin Aydın Müzik Merkezinde 2 yıl piyano eğitimi ardından. Aşık Veysel Güzel Sanatlar lisesinden mezun olmuştur.

Bu süreçte Hidayet Timur Sarıca ile kanun dersleri almış ve okulda da  piyano derslerime devam etmiştir.

Hali hazırda Nişantaşı Üniversitesi Konservatuvar Müzik bölümüne devam etmektedir. Kanun ana dalında  sanatçı ve eğitmen Volkan Kirpik ile çalışmalarına devam etmektedir. Yardımcı  enstrümanım piyanodur.

 

KATILDIGI ETKİNLİKLER

*Cemal Reşit Rey de çeşitli konserlere

*Okulda ki Türk Sanat Müziği orkestrasında kanun icra etmektedir.

*Zaman zaman Kozyatağı Kültür Merkezinde korist olarak konslerde yer maktadır.

*Yedi yıl kick boks eğitimi aldım.

*İki yıl jimnastik eğitimi aldım.

Dövüş sporları ve Jimnastik dalında uzun süreli eğitimler almıştır.

 

BECERİLER

8 yıl piyano, 3 yıl keman ve 4 yıldır kanun çalışmalarına devam etmektedir

Gazeteci Vedat Açıkalın’ın “Kurtuluş Savaşı” adlı fotoğraf ve resim sergisi, Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde 30 Kasım’a kadar sanat severlerin ziyaretine açık olacak.

Uzun zamandır çektiği özel fotoğrafları sergilerde sanat severlerle buluşturan Açıkalın, İzmir Ödemiş Belediyesi’nin de destek verdiği bu sergisinde Kurtuluş Savaşı’nın izlerini bize sunarken Cumhuriyetin 100. yılı için çektiği fotoğraflara da yer veriyor.

Serginin açılış törenine Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Alev Coşkun da katıldı.

Sergide yer alan Kurtuluş Savaşı gazileri ve onların savaştan kalma eşyalarının fotoğrafları, tarihte izi kalan görsel notlar… Atatürk’ü çizdiği resimlerle birlikte ulu önderimizin Avustralya’daki heykelinden ve diğer şehirlerden heykellerinin fotoğrafları da sergide önemli bir yer tutuyor. Bu yılki 29 Ekim kutlamalarında çektiği fotoğraflar ise en yeni eserleri oluşturuyor.

Vedat Açıkalın, 50 yıl Avustralya’nın Sidney şehrinde yaşamış emekli bir İngilizce öğretmeni. Türkiye’de İngilizce öğretmenliği yaparken gittiği yedinci kıtada da mesleğini sürdürmüş. Yakın zamanda ise Türkiye’ye geri dönüş yapmış. Avustralya’da öğretmenlik yaptığı zamanlarda çeşitli etkinliklerde çektiği fotoğraflar medya kuruluşlarında yayımlanmasıyla birlikte bir taraftan da gazeteciliğe adım atmış. “Anadolu” adlı bir gazete çıkarmışlar. Hem Avustralya hem de Türkiye’de Anzak Günü anmalarına katılan Açıkalın’ın fotoğrafları geçmişte Türkiye’deki başka mekân ve şehirlerde sergiye dönüşmüş. Kurtuluş Savaşı sergisi, Açıkalın’ın Cumhuriyetin 100. yılında açmayı istediği bir sergi… Öte yandan Açıkalın, Anzaklarla ilgili bir kitabının hazırlıklarına da başladığını belirtiyor.

Necdet Neydim (yazar), Alev Coşkun, Vedat Açıkalın

Açılışta konuşan Alev Coşkun sergiyle ilgili düşüncelerini şu şekilde belirtti: “Vedat Açıkalın’ın uzun yıllar sabırla çalışarak yarattığı fotoğraflarla İstiklal Savaşı sergisi çok önemli bir sergi olarak ortaya çıkmaktadır. Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde bu serginin önemi çok büyük. Cumhuriyet kolay bir devrim değil. Bir öncesi var, onun öncesi de Kuvayı Milliye hareketidir. Bu sergi, Kuvayı Milliye ruhunu açıkça ortaya koymaktadır. Kendisini tebrik ediyoruz. Genç kuşaklara da serginin önemini belirtmek istiyoruz.”

Kaynak: (cumhuriyet.com)

Atatürk Haftası, 10 Kasım 1938 günü saat 09:05’te yaşamını yitiren Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına düzenlenen; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk’ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk’le ilgili filmlerin gösterildiği haftadır. 10-16 Kasım tarihleri arasına karşılık gelir.

10 Kasım günü Anıtkabir ziyaret edilmekte, başkent Ankara’da resmi tören yapılmaktadır. Türkiye’nin genelinde de yas tutulmaktadır. Her yıl 10 Kasım günü, saat 09:05’te trafikteki arabalar durur ve 4 dakika korna çalarak anma etkinliklerine destek verirler. Ayrıca, tüm bayraklar 10 Kasım günü yarıya indirilir.

Atatürk’ün Hayatı

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selanik’te Koca kasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Atatürk’ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule 1956 yılına kadar yaşadı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu ev, Selanik

Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi’nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteği ile Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti. Bir süre dayısının Çiftliği’nde kaldıktan sonra Selânik’e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi’ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye’ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına “Kemal” i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi’sini bitirip, İstanbul’da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Harp Akademisi’ne devam etti. 11 Ocak 1905’te yüzbaşı rütbesiyle Akademi’yi tamamladı.

Mustafa Kemal Mekteb-i Harbiye’de, İstanbul, 1901

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp’a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911’de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı.

 

Trablusgarp 1912

 

Ekim 1912’de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır’daki birliklerle savaşa katıldı.
1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı’nda, Mustafa Kemal Çanakkale’de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine “Çanakkale geçilmez! ” dedirtti. 18 Mart 1915’te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmaya karar verdiler.

Gelibolu, Çanakkale 1915

Mondros Mütarekesi’nden sonra İtilaf Devletleri’nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktı. 22 Haziran 1919’da Amasya’da yayımladığı genelgeyle “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan edip Sivas Kongresi’ni toplantıya çağırdı.

Erzurum Kongresi için hazırlıklar yapılırken, Erzurum, 1919

23 Temmuz – 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi’ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu.

TBMM’nin açılışı, Ankara, 1920

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919’da Yunanlıların İzmir’i işgali esnasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması’nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşan I. Dünya Savaşı’nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye – ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması’yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu müjdelenmiştir.13 Ekim 1923’te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi.

Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox’a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği’ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Gazi Orman Çiftliği, Ankara, 1929

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gazi Orman Çiftliği, Ankara, 1929Bütün hayatı mücadele içinde geçen Atatürk’ün 1937 yılının sonlarına doğru sağlığı bozulmaya başladı. Buna rağmen o dönemde yoğun bir biçimde bitmeyen bir heyecanla Hatay’ın ana vatana dâhil olması için çalıştı. Kendisinde mevcut karaciğer yetmezliği Ocak 1938’de daha da belirginleşti. 10 Kasım 1938 saat 9.05’te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Atatürk’ün naaşı, Dolmabahçe Sarayı salonunda özel bir katafalka yerleştirildi.

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul, 1938

Türk bayrağına sarılı ve başında silâh arkadaşlarının nöbet tuttuğu mukaddes tabut, üç gün müddetle milletin ziyaretine bırakıldı. Cenazenin Ankara’ya nakil işlemi 20 Kasım’da gerçekleştirildi. 21 Kasım’da büyük törenle Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabrine kondu. Cenaze törenine bütün dünya devletleri özel temsilciler gönderdi. Çanakkale’de ve diğer muharebelerde ona karşı savaşmış yabancı generaller törende bilhassa dikkati çekiyordu. Atatürk’ün naaşı, 10 Kasım 1953 tarihinde yapılan büyük bir devlet töreni ile Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabirden alınarak Anıtkabir’deki ebedî istirahatgâhına gömüldü.

Atatürk’ün naaşı hitabet kürsüsünde, Ankara, 1953

Kaynakça: Prof. Dr. Abdulhaluk Mehmet ÇAY. ”Atatürk’ün Hayatı”. 2009.
https://ata.msb.gov.tr/ 

Resim Eğitmenimiz Sanatçı Asiye YÜCE‘nin dahil olduğu karma  sergi bugün açılıyor.

Evrensel bir değer olan sanatın daha geniş kitlelere yayılması amacıyla faaliyetlerini sürdüren İyilik İçin Sanat Derneği, Artweeks@Akaretler’in 8. edisyonu kapsamında hazırladığı sergiyi sanatseverlerle buluşturdu.

 

İyilik İçin Sanat Derneği, geliştirdiği projelerde yer alan sanatçıların birbirinden değerli eserlerini, pek çok sanatseveri, sanatçıyı ve koleksiyoneri bir araya getiren Artweeks@Akaretler’in 8. edisyonunda sergilemeye başladı.

İyilik İçin Sanat Derneği, 37-39 Numaralı Binada

Sanatın farklı disiplinlerini tek bir çatı altında buluşturarak izleyicilere çeşitli bakış açıları sunmayı hedefleyen sergide, 13 sanatçının resim, heykel, video ve dijital sanat gibi farklı disiplinlerden 37 adet eseri yer alıyor. İyilik İçin Sanat Derneği’nin projelerinde yer alan sanatçıların çalışmaları, 37-39 numarada sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Sergide yer alan eserlerin, sanatın değişik formlarını, duygu yüklü anlatımlarını ve özgün bakış açılarını bir araya getirerek zengin bir deneyim sunduğunun altını çizen İyilik İçin Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selin Bozkurt, “Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne inanan bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyetlerimizi “iyilik” teması üzerinden sürdürmeye devam ediyoruz. Yetenekli sanatçıları ulusal ve uluslararası sanat camiasında desteklemeye yönelik projeler geliştirerek, genç sanatçıların sanat piyasasında görünürlüklerine ve bilinirliklere katkı sağlıyoruz.

Her geçen yıl etkileşim gücünü artıran Artweeks@Akaretler organizasyonunda da istikrarlı bir şekilde yer almak bizler için çok değerli. Bu kapsamda da Bilgili Holding ev sahipliğinde Artweeks@Akretler’in organizasyonunu üstlenen Sabiha Kurtulmuş’a ve organizasyonun küratörü Begüm Güney’e katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Birbirinden kıymetli sanatçılarımızın oluşturduğu bu sergi ile sanatın gücünü ve etkisini topluma ulaştırma misyonumuz doğrultusunda geniş kitlelere sesleniyoruz. Genç sanatçılarımızın eserleri, yeni bakış açıları ve ilham verici mesajlarla dolu. Onların katkısı, sanatın evrensel niteliğini daha da zenginleştiriyor.” dedi.

İyilik İçin Sanat Derneği’nin Artweeks@Akaretler’deki sergisinde eserleri yer alan sanatçılar şu şekilde: Alla Güner, Artağan Pektaş, Asiye Yüce, Dilan Kapar, Elvan Akcan Güven, Emir Furkan Tekkalmaz, İrem Öztürk, Kerem Topuz, Loya Kader Öztürkmen, Nida Nur Erdoğan, Ozan Alpay, Rabia Yıldırım ve Şimal Bilgiç.

 

İyilik İçin Sanat Derneği’nin Artweeks@Akaretler’deki sergisi, 16 Kasım tarihine kadar Pazartesi günleri hariç ücretsiz olarak görülebilir. Sergi, aynı zamanda dijital olarak www.iyilikicinsanat.org web sitesinden de takip edilebiliyor.

Resim Sanatçısı ve eski Resim Eğitmenimiz Yasemin YAR  eserlerini Odd Art Space/ Tekirdağ sergi salonunda  diğer sanatçılarla birlikte karma sergide eserlerini sergiliyor.

Sanatçı Yasemin Yar’ın sergide yer alacak bir kaç eseri.

 

 

Tekirdağ’ın ilk bağımsız sanat mekânı Odd Art Space, 3 – 30 Kasım 2023 tarihleri arasında “prelapsarian” isimli karma sergiye ev sahipliği yapıyor! Batuhan Daşdemir, Büke Sırt, Eylül Civelek, Cemile Çolak, Furkan Akhan, İrem Nur Taşkın, Pınar Yün, Şevket Sönmez ve Yasemin Yar’ın çalışmalarını bir araya getiren sergi, doğum öncesi,
masumiyet dönemi gibi anlamlara gelen ‘prelapsarian’ kavramını odaklanıyor.

Sergi Hakkında:

Doğum öncesi, masumiyet dönemi gibi anlamlara gelen ‘prelapsarian’ kavramı ‘sanat’ üretimi alanında çaba gösteren her insanı dolaylı ve dolaysız yollardan ilgilendirmektedir. Gündelik dilin ve bize sunulan bütün verili iletişim araçlarının kendimizi ifade etmede yetersiz kalışı, yaşamın kendisinin yetersizliği ile buluştuğunda
ortaya çıkan çelişkili duruma çözüm yollarından ilk akla geleni sanat olmaktadır.

Kökenlerini teolijieden almasına karşın bu kavram antropoloji, sosyoloji ve dilbilim gibi alanlarda işlevsel bir nitelik kazanmıştır. Teolojide Tanrı, henüz masumiyet çağındaki insandan ‘şey’leri adlandırması için bir dil icat etmesini ister, bu dil insanın cennetten kovulmasıyla kaybolmuştur. Paul Auster’ın ünlü romanı New York Üçlemesi’nde Henry Dark takma adıyla The New Babel isimli kitapçık yazan bir dilbilimci karakteri vardır. Bu kişi ‘insanın düşüş’ünü geri almanın, cennet bahçesinde konuşulan dili geri hatırlamak yoluyla olabileceğini iddia ederek oğlunu dokuz yıl boyunca iletişimden uzak, küçük, ışıksız ve izole bir odada büyütür. Kendi teorisine göre dünya dilleriyle büyümeyen bu çocuk sonunda eşyanın özünü aktaran gerçek masumiyet çağı dilini konuşacak ve artık kelimeler ve şeyler (Michel Foucault) arasındaki mesafe ortadan kalkacaktır.

Elbette söz konusu olayda sonucun bir felaket halini alması kaçınılmazdır ancak burada ulaşılmak istenen nihai nokta bize sanatçıların sonsuz çabalarının kaynağı hakkında bir fikir vermektedir. Bu sergide yer alan sanatçıların üretimleri de bu bağlamda incelenebilir, eğitim hayatının içinden gelerek sanat üretmeye yeltenmek kendi içinde olumlu ve olumsuz yanlar taşıyan çetrefilli bir süreçtir. Okul ortamlarını Henry Dark benzeri sembolik iktidar odaklarının toplumsal mühendislik projelerinin parçaları şeklinde düşündüğümüzde İstanbul’da ‘sanat eğitimi’ veren iki ayrı kurumda belli sürelerle ‘kapalı’ kalan sanatçıların bir araya gelmesi ve bu konuyu vurgulaması ayrı bir anlam kazanıyor.

Sergi Mekanı : Odd Art Space, Tekirdağ Sahili, Hamamaralığı Sokak, No: 20 Süleymanpaşa/Tekirdağ

Zeynep YILMAZ

Yan Flüt / Piyano Eğitmeni

9 yaşında flüt eğitimine başladım. Beylikdüzü Sanat Merkezinde başladım. Flüt eğitimimin yanında solfej eğitimi aldım. İlk konserimi 10 yaşında verdim. 2 senelik eğitim sonunda Beylikdüzü Belediyesi Müzik Akademisi’nde dersler aldım. Güzel Sanatlar Lisesi giriş sınavları için hazırlandım ve kazandım.  Aynı zamanda çeşitli orkestralarda yer alıyorum.

Bunlardan birisi Beylikdüzü Gençlik Senfoni Orkestrası ve Büyükçekmece Gençlik Senfoni Orkestrasın da Baş flüt sanatçısı olarak görev almaktayım.  Büyükçekmece Sanat Akademisinde Sıla Gerbağa ile, Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi’nde Melek Dallı ile çalışmalarımı sürdürüyorum.

Tarık ÇALIŞIR

Bateri / Davul Eğitmeni

Davul çalmaya 13 yaşında başlamıştır. İlk derslerini Baterist olan Babası Fikret Çalışır’dan alan Eğitmenimiz
Öğrencilik yıllarında lise gruplarında çalmaya başlamıştır. 2016 yılında askerliğini  Ankara Armoni Mızıkası Komutanlığında tamamlamış ve bateri çalışmalarına orada devam etmiştir.

Çeşitli festivallerde pek çok sanatçıyla sahne alan eğitmenimiz çalışmalarına devam etmektedir.
Aktif olarak konser ve canlı müzik sahneleri almaya devam etmekteyim.
2014’ten günümüze kadar davul/bateri eğitimi vermeye devam etmektedir.

Eğitmenimizin amacı Nar Sanat Eğitim Kursu’nda her yaş grubundaki öğrencilere bateri konusunda gelişim sağlayıp herkesin bu enstrümanı öğrenmesine, hobi amaçlı veya mesleki anlamda kendilerine yardımcı olmaktır.

Görev aldığı etkinlikler ve gruplar:

Rozet Band – Zorlu PSM konserleri
Onur Alp – Milyonfest
Mustafa Yıldızdoğan – Milli Bayram Etkinlikleri
Grup Koridor – Kültür Merkezi Konserleri
Ahmet Parlak – 2021 Yılbaşı Etkinliği
Ferman Toprak – Belediye Konserleri
Opera Orkestra – Düğün Etkinlikleri
Yıldız Tilbe – 2022 Harbiye Konseri
Hazal – Çiçek Bar Konserleri
Esra Erol’da – Tv Programları

ve burada listelenmeyen pek çok sanatçı ve guruplarla çalışmıştır.

Gitar / Piyano Eğitmeni

 

EĞİTİM

* SAKARYA ÜNİVERSİTESİ DEVLET KONSERVATUVARI, SAKARYA
TEMEL BİLİMLER, 2013-2019

BİTİRME PROJESİ: Müzik ve Piyano Eğitiminin 6-10 Yaş Çocuklar İçin Önemi

*AVNİ AKYOL GÜZEL SANATLAR LİSESİ, İSTANBUL- Gitar Bölümü
2008-2013

İŞDENEYİMİ

SAKARYA ÜNIVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ, SAKARYA

EYLÜL 2017 – HAZİRAN 2018
 Öğrencilere enstrüman dersi verildi.
 Solfej çalışmaları yapıldı.
 Derslere asistanlık yapıldı.

*Kadıköy Halk Eğitim Merkezi (Gitar Eğitmeni)

2022-2023