sanat

sanat konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. sanat konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. sanat konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri sanat konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

“Çocuğunuzun hangi sanat dalına yeteneği var” diye düşünmeyin!

Çocuğunuzun hangi sanat dalına ilgisi bulunduğunu, varsa yeteneğinin hangi yönde olduğunu ve ne gibi bir yol izlemesi gerektiğini sanat öğretmenlerimizin tavsiye ve gözlemleriyle öğrenmek ister misiniz?

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak deneyimli eğitmenlerimizin size yol göstereceğine inanıyoruz. Bu destek ücretsiz olup, çocuğunuzun kurumumuza kayıt zorunluluğu da yoktur. Amacımız çocuğunuzun ilgi ve yeteneğini keşfederek geleceğinin doğru planlanmasına yardımcı olup geleceği parlak bireyler yetiştirmektir.

Veli çocuğunu bu bilgiler doğrultusunda kurumumuza veya başka kurumlara götürebilir. Önemli olan kendine yabancılaşmamış sağlıklı gençler yetiştirmektir.

Detaylı bilgi için 0212 570 80 68 – 0530 880 71 80

Yalova Belediyesi, 05 – 28 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan kültür sanat etkinliklerinin takvimini açıkladı. Tiyatrolar, çocuk oyunları gibi etkinliklerden oluşan programlarla Ocak ayı yine kültür sanat etkinlikleriyle dopdolu geçecek.

Ocak ayı etkinlikleri kapsamında yapılacak organizasyonlar ise şöyle olacak;

-5 Ocak Cumartesi ‘Ben Büyüyünce’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-12 Ocak Cumartesi ‘Oyuncaklar Diyarı’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-19 Ocak Cumartesi ‘Sevimli Palyaçolar İş Başında’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-23 Ocak Cumartesi ‘Suit’ (Tiyatro Oyunu) Raif Dinçkök Kültür Merkezi (RDKM) Saat:20:00
-26 Ocak Cumartesi ‘Garfi Yaramaza Kedi’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-28 Ocak Pazartesi ‘Ran’ (Tiyatro Oyunu) Raif Dinçkök Kültür Merkezi (RDKM) Saat:20:00

Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılacak olan 9. Boğaziçi Zirvesi kapanış gününde sanat ve kültür konuları kapsamında “Modada Sanat” ve“Turizm ve Kültür Paneli: Truva” isimli paneller düzenlenecek.

9. Boğaziçi Zirvesi Panel Bilgileri

Tarih:28 Kasım 2018, Çarşamba

“Modada Sanat”

Saat: 14:00 – 15:50

Yer:Four Seasons Hotel, Beşiktaş – SALON A

Key Note:Hasan Bülent Kahraman,Akademisyen/ Yazar/ Eleştirmen,Türkiye

Moderatör:Deniz Adanalı,Sanat Koordinatörü,UİP,Türkiye

Vural Gökçaylı,Modacı,Türkiye

Ayşe Ege,Modacı,Türkiye

Seda Domaniç,Genel Yayın Yönetmeni,Vogue,Türkiye

Liya Korjova, Temsilci, Vakko Esmod Akademi, Türkiye

Zeynep Kartal, Türkiye

“Turizm ve Kültür Paneli: Truva”

Saat: 15:50 – 17:10

Yer:Four Seasons Hotel, Beşiktaş – SALON A

Moderatör: Altay Cengizer, Büyükelçi, UNESCO, Türkiye

Isabelle Anatole-Gabriel, Birim Şefi, UNESCO, Fransa

Prof. Dr. Rüstem Aslan, Truva Kazıları Başkanı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türkiye

Ertuğrul Özkök, Gazeteci, Türkiye

Doç. Dr. Çiğdem Maner, Koç Üniversitesi, Türkiye

Çankaya Belediyesi sanat merkezleri Kasım ayında birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Festivallerden sergilere, söyleşilerden konserlere birçok etkinliğin gerçekleşeceği programlar, Ankaralılara dolu dolu bir sanat ayı yaşatacak.

Çankaya Belediyesi sanat merkezleri Kasım ayında birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Festival, sergi, söyleşi, konser gibi birçok etkinliğin gerçekleşeceği programlar, Ankaralılara dolu dolu bir sanat ayı yaşatacak.

FİLM FESTİVALLERİ ÇSM’DE
Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) Kasım ayının ilk günü, “Dil Derneği Emin Özdemir Türkçe Ödülü” törenine ev sahipliği yapacak. Kasım ayında üç farklı film festivalini Ankaralılarla buluşturacak ÇSM’de ilk olarak, “2. Uluslararası Latin Amerika ve Karayip Film Festivali” günleri düzenlenecek. 4-7-11-21 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek film gösterimlerinde Küba, Arjantin, Şili, Venezuela gibi ülkelerden seçme filmler perdeye yansıyacak. 12-17 Kasım tarihleri arası ise “9. Çağdaş İtalyan Filmleri Haftası” da ÇSM’de 6 farklı İtalyan filmini sinema severlerle buluşturacak. ÇSM Kasım’ın son günlerini ise “24. Gezici Festival” ile kapatacak. 30 Kasım-6 Aralık tarihleri arası düzenlenecek festival, sinema tutkunlarının karşısına zengin bir seçki ile çıkacak. Sergi programları ile de dolu dolu bir içeriğe sahip olan ÇSM, Kasım ayının 15’inde ise Újbuda’nın üç yetenekli gencinin sergisi ile kapılarını açacak. “Viewpoints- Újbudalı Sanatçılar Ankara’da” isimli sergi, 26 Kasım’a kadar görülebilecek. ÇSM 15 Kasım-8 Aralık tarihlerinde “Mimarlar Derneği 1927”, 16-30 Kasım tarihleri arası “Çağdaş Sanatlar Sergisi” ve “Başka Bir Ben Yok”, 23-30 Kasım tarihleri “Aynı Yerde” adlı sergilere ev sahipliği yapacak.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET GÜNÜ ETKİNLİKLERİ YILMAZ GÜNEY’ DE
Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarında Nazi Almanya’sından kaçan Alman bilim ve sanat insanlarından Prof. Eduard Zuckmayer’in anılacağı etkinlik 1 Kasım saat 19.00’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde gerçekleşecek. 11-18 Kasım tarihlerinde “2. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali” ne Yılmaz Güney Sahnesi ev sahipliği yapacak. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet Günü kapsamında düzenlenecek etkinlikler ise 19 Kasım’da başlayacak. İlk gün Banu Güven Söyleşisi ile başlayacak program, tiyatro, konser ve film gösterimleriyle devam edecek. Etkinlikler kapsamında Işıl Yücesoy da söyleşi ve konserle Ankaralılarla buluşacak. Yılmaz Güney Sahnesi 26 Kasım 2 Aralık tarihlerinde ise 23. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nin adresi olacak.

OSMANLI BÜROKRATININ KARİKATÜRLERİ
Açıldığı günden bu yana farklı sergi ve etkinlik programları ile Çankaya’nın sanat hayatına yeni bir soluk getiren Zülfü Livaneli Kültür Merkezi de 23-25 Kasım tarihleri arası Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin (ANAMED) “Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” sergisini Ankaralılarla buluşturacak. 19. yüzyıl sonu Osmanlı bürokratı, Hariciye Nazırı, Mutasarrıf, cemiyet adamı ve aynı zamanda oyunbaz bir karikatürist olan Yusuf Franko Kusa Bey’e ait karikatür albümü dönemin yüksek cemiyet mensupları, Osmanlı paşaları, Levantenler, sanatçılar ve diplomatların hiciv yüklü portrelerinden oluşuyor.

Galeri Çankaya ise 1-10 Kasım tarihleri arası ressam Hamza Saykan’ın “Geldikleri Gibi Giderler” adlı Atatürk resimleri sergisine ev sahipliği yapacak.

Çankaya Belediyesinin Kasım ayı kültür-sanat etkinliklerinin ayrıntılı programına www.cankaya.bel.tr internet adresinden ulaşılabilir.

Amerikada  rapçi ve sanatçı olan  Yung Jake, WhatsApp’ın en çok sevilen yönü olan emojilerinden dünyaca ünlü bir çok sanatçının portresini yapıyor. Yağlı boya ya da fırça kullanmak yerine emojiler ile sanatını ölümsüzleştiren Jake, Leonardo DiCaprio gibi ünlülerin portrelerini yapıyor.

Amerikalı rapçi ve görsel sanatçı Yung Jake, resim yapmak için tuval ve yağlı boyaya ihtiyaç duymuyor. Onun resim yapmak için ihtiyaç duyduğu tek şey, herkesin gözdesi olan emojiler…

Jake, yüzlerce emojiyi bir araya getirerek Leonardo DiCaprio, Gigi Hadid, Selena Gomez gibi pek çok ünlünün portresini hazırlıyor.

Ne dersiniz yeni bir sanat akımı mı doğuyor ?

1700’lü yıllardan kalma tarihi Osmanlı Hamamı, yapılan renovasyonla ‘çok yönlü bir sanat merkezi’ olarak sanata ve sanatçıya hizmet vermeye başladı.

Geçmişi 17’inci yüzyıla uzanan ve o dönemlerde kömür depolarında çalışanların temizlenmesi, dinlenmesi ve sosyalleşmesi amacıyla inşa edilen 300 yıllık hamam, sanat merkezine çevrildi, adı da ‘Hamam Arts Hub’ (HAH) oldu. HAH, klasik sanatlardan, çağdaş ve dijital sanata kadar birçok yelpazedeki eseri sanatseverlerle buluşturacak. Ayrıca genç sanatçılara birlikte çalışma ve üretme imkanı da sunacak.

Girişimcilik ve yaratıcı üretim için yeterli altyapıyı sağlayacak olan sanat merkezinde koleksiyonerlerin eser seçebilmelerinin yanında sanat eğitimleri verilecek ve tüm Türkiye’yi kapsayan yarışmalar da düzenlenecek. HAH’ta tasarım dükkanları da yer alırken, mekanın içinde bulunan Artcafe sanatseverlerinin buluşma ve sosyalleşme noktası olacak.

Hamamın, sanat merkezine dönüştürülmesinde Ersin Pamuksüzer’in imzası bulunuyor. Osmanlı Hamamı’nın renovasyonu ile İstanbul’a yeni bir sanat merkezi kazandırmanın heyecanını yaşadıklarını söyleyen Pamuksüzer “Burayı yeni nesil sanat çekim merkezi olarak nitelendiriyoruz. Buranın mekansal fonksiyonu sergi, ancak sanatçıların kreatif işler ürettiği bir ortamda sağlayacağız” dedi.

İzmir’de kan kanseri tedavisi görmekte olan 47 yaşındaki anaokulu öğretmeni Fatma Özaydın, hasta yatağında yaptığı resimlerle etrafındakilere moral kaynağı olmaya devam ediyor. Özaydın hasta yatağındayken yaptığı resimleri odasına donatarak adeta bir sanat galerisi yaptı.

Radyoterapi tedavisinin bitiminde kan değerlerinin düşük olduğu belirlenen Özaydın’a kan kanseri teşhisi de konuldu. Tedavisine özel bir hastanenin Kemik İliği Transplantasyon Merkezi’nde devam eden Özaydın, 5 ay boyunca hasta odasında kuru, pastel ve suyu boyaları kullanarak resimler yapmaya başladı.

Yaptığı rengarek resimleri ilk önce kendi odasında sergiledi sonra ise hastanenin ilgisini çekmeyi başardı. Tedavisinden sonra kızının adını verdiği “Ege’den Gelen Umut” adını verdiği sergisini açtı.

“Kemoterapi ilaçsa renklerde ilaç”

Fatma Özaydın, yaptığı açıklamada, anaokulu öğretmeni olmasına rağmen amatör resimler yaptığını, zorlu geçen tedavi sürecinde resim yapmanın kendisine moral verdiğini söyledi.

Resim yapmak istediğini söylediği yakınlarının çok şaşırdığını belirten Özaydın, “Odam sanat atölyesine döndü. Renkler beni motive etti. Her sabah renklerle uyanmaya başladım. Kemoterapi ilaçsa renkler de ilaç. Mesela sarıyı çalışırken ben mutlu olduğumu hissediyorum. Renkler bana hayat veriyor” dedi.

Kök hücre nakli olmaya hazırlandığı süreçte hasta yönetiminden gelen “sergi açalım” teklifinin kendisini çok mutlu ettiğini anlatan Özaydın, kalabalık içine girip enfeksiyon kapmaması gerektiği için sergisinin açılışına katılamamasına rağmen ortaya bir eser koyması nedeniyle çok mutlu olduğunu dile getirdi.

“Resimlerimde duygularımı anlatıyorum”

Özaydın, 2 kanserle savaşmasına rağmen tedavi süreçleri boyunca umudunu hiç yitirmediğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Hayata tutunmak zorundaydım, bir çocuğum var en önemli şey kızım Ege. Resim yapmak benim tedavi sürecimi olumlu etkiledi. Resimlerimde duygularımı anlatıyorum. Benim hissettiklerim umut. Hayaller kurmaya başladım, onlara daldıkça ileriye yönelik düşünceye dalmaya başladım.

Hasta arkadaşlarım da böyle çalışmalar yapmalı. Eskiye dalmamalarını hep ileriye bakmalarını öneriyorum. Hayat çok değerli, kıymetini bilmek lazım. İyileştikten sonra özellikle de hastane ortamında yeniden büyük bir sergi açmak istiyorum.”

“Annemin eserleri diğer hastalara moral oldu”

Annesine kanser teşhisi konulduğunda çok üzüldüğünü ifade eden 22 yaşındaki Ege Özaydın ise “Annemin hastalık sürecinde resim ile ilgilenmesi ona moral oldu.

Doktoru anneme bir gün, ‘Sizin Ege ile önünüzde zaman geçireceğiniz uzun yıllar var’ demiş. Annem de serginin ismini onun için “Ege’den Gelen Umut” koymuş. Sergide anı defteri açıldı. İki kardeş geldi, onların da babaları hastaymış, onlar benimle iletişime geçtiler. Siz bize umut oldunuz.’ dediler.” ifadelerini kullandı.

 

Disk Atan Adam veya Discobolus antik çağın en bilinen eserleri arasındadır. Bu heykel Yunanların Geç Klasik döneminde bronzdan yapılmıştır. Heykelin orijinali artık mevcut değil; fakat birçok meşhur mermer Roma kopyası bulunmaktadır.

Heykelin yaratıcısı olarak bilinen Myron (MÖ 480-440 arası faal) Attika ve Boeotia arasında bulunan Eleuherae’de doğmuştur. Myron , çalışma hayatının büyük bir kısmını Atina’da geçirmiş ve atlet betimlemeleriyle tanınmıştır. Myron temel olarak bronz ile çalışmıştır. Çünkü bronz yapısı gereği sanatçıların daha hareketli duruşları ve gerçekçi ince detayları görme konusunda mermerden daha üstün daha çok tercih edilen bir malzemedir. Bir diğer avantajı ise bronz heykeller , mermer heykellerden  daha hafif olması nedeniyle taşınması daha kolaydır. Bunların sonucu olarak Yunan heykelciliği tüm Akdeniz’e yayılmıştır.

Disk atma antik pentatlonda atletlerin discus adında ağır bir diski olabildiğince uzağa fırlattıkları bir etkinliğin adıdır. Burada Myron, atletin anlık hareketsizliğini yakalamıştır. Yunanca da bu anın karşılığı ‘ rhythmos’tu ve bu sözcük , ince bir harmoni ve denge durumunu anlatır. Bu figür , heykeltıraşların hareket hissi yaratma istediklerini anatomik olarak mükemmel olanı tasvir etme arzularını tatmin etmektedir.

Myron rhythmos  durumunu temsil eden ilk heykeltraş olarak kabul edilir ve hareketli duruşlar üzerine çalışmalarıyla bilinir. Myron ‘un bu zikzaklı atlet heykeli , figürü ; kolu arkada , ağırlığı sağ ayağı üzerinde ve elinde tuttuğu diski fırlatmak için vücudunu döndürmek üzereyken gösterir.

Geleneksel sanatları yarınlara taşımayı amaçlayan “Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Tasarım Yarışması başlıyor. Alanında ustalaşmış 34 ismin jüri koltuğuna oturacağı yarışmada yüzlerce eser sahibi, hüsn-i hat, tezhip, minyatür, ebru, cilt ve çini olmak üzere 6 ayrı sanat dalında birbiriyle mücadele edecek.

Zeytinburnu Belediyesi tarafından bu yıl 6’ncısı düzenlenen “Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Tasarım Yarışması başlıyor. Her yıl yüzlerce ustanın ve eserin geleceğe kazandırıldığı yarışmada, geleneksel sanatlara karşı artan ilginin devamının sağlanıp sanata gönül veren insanların bir araya getirilmesi amaçlanıyor. İslam sanatları olarak da bilinen hüsn-i hat, tezhip, minyatür, ebru, cilt ve çini alanında düzenlenen “Geleceğin Ustaları” Geleneksel Sanatlar Tasarım Yarışması’na son katılım tarihi 16 Aralık 2018 Pazar. Yarışmaya sadece bir eserle ve bir dalda katılabilecek olan ustalar, eserlerini 15 Kasım-16 Aralık 2018 tarihleri arasında teslim edebilecek.

Toplam 204 Bin Tl Ödüllü Yarışma
24-29 Aralık 2018 tarihleri arasında seçici kurulun toplanacağı yarışmada, sonuçlar 31 Aralık 2018 Pazartesi günü açıklanacak. Detaylı bir elemenin ardından dereceye girmeye hak kazanan sanatkarların ödül ve sergi töreni ise 19 Ocak 2019 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Uluslararası katılıma da açık olan yarışmaya herhangi bir yaş ve eğitim sınırı olmaksızın tüm amatör ve profesyonel sanatçılar katılabiliyor.

Her yıl farklı bir temayla sanatseverlerin karşısına çıkan geleceğin ustaları, bu yıl sanatçılar serbest bir konuyla sanatseverlerin karşısına çıkabilecek. 6 ayrı dalda ilk 3 dereceye giren ve teşvik ödülüne layık görülen isimlerin ödüllendirileceği yarışmada birincilere 12.000 TL, ikincilere 8.000 TL, üçüncülere 6.000 TL, teşvik ödülüne layık görülen ilk iki sanatçıya ise 4.000 TL para ödülü hediye edilecek.

Yarışmada dereceye giren sanatçılar, para ödülünün yanı sıra 19 Ocak – 15 Şubat 2019 tarihleri arasında Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde eserlerini sergileme fırsatını da yakalayacak. Geleceğin Ustaları Geleneksel Sanatlar Tasarım Yarışması’na katılmak isteyen sanatçıların detaylı bilgi için “geleceginustalari.ist” adresini ziyaret etmeleri yeterlidir.

Nilüfer Belediyesi’nin yaz döneminde düzenlediği Sanat Atölyeleri’ne katılan 700 kursiyer, dramadan heykele, seramikten müziğe 14 farklı branşta eğitim aldı.

Nilüferliler’in sanatın farklı dalları ile tanışması ve yeteneklerin ortaya çıkması amacıyla yıl boyunca çeşitli atölyeler düzenleyen Nilüfer Belediyesi, yaz döneminde 14 farklı branşta eğitimler verdi. Konak Kültürevi, Altınşehir Gençlik Merkezi, Yüzüncüyıl Eğitim ve Sanat Merkezi ile Beşevler Gençlik Merkezi’nde düzenlenen atölyelere yaklaşık 700 kursiyer katıldı. Farklı yaş gruplarından sanat tutkunları, yaz dönemi boyunca dramadan heykele, seramikten müzik eğitim çalışmalarına, piyanodan bağlamaya ve resimden çocuk latin dans ile elektro gitar eğitimine kadar farklı dallarda eğitim aldı.

Sanat Atölyeleri’ne katılan kursiyerlerin, hem yeteneklerini keşfettiklerini hem de yeni sanat dalları ile tanışmanın keyfini yaşadıklarını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kursiyerlere gösterdikleri ilgi için teşekkür etti. Nilüfer’i sanat kenti haline getirmek, herkesi sanatla buluşturmak istediklerini belirten Başkan Bozbey, “Biz farklı etkinliklerle halkın bütün kesimlerini sanatın farklı dalları ile buluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

Millattan Önce 4000 yılında Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki alçak havzanın adı olan Mezopotamya, dine dayalı yönetim biçimi (teokrasi) benimseyen bir hanedanlık olan Sümerlere vatan olmuştur. Endüstriyel tarım toplumu olan bu antik halkça üç bin yıl boyunca geliştirilen politik, dinsel, ekonomik, sanatsal ve mimari geleneklerin Batı uygarlığının temelini taşındığı unutmamak gerekir.

Burada, tabiri yerindeyse ilklerin uygarlığı olan Sümerlerin imza attığı ilkleri sizlerle paylaşmak istedik.

İşte Sümerlerin imza attığı ilkler:

* İlk şehir devleti.
* Tanrıların, insanların ve ritüellerin hiyerarşik yapısına dayalı ilk din.
* İlk yazılı dil (Çivi yazısı).
* İlk sulama sistemi.
* İlk tekerlekli araçlar.
* Afrika, Asya ve Avrupa arasında ilk ticaret ağı.
* İlk silindir mühürler.

Sümerlerde toplumun itici gücü olan din, Sümer mimarisini de etkilemiştir. Her Sümer şehrinde Ziggurat olarak bilinen çok katlı platformlardan meydana gelmiş devasa heybetli tapınak – kule yapıları inşa edilmiştir. Zigguratların her katlarının çevresinde kutsal bölüme doğru yükselen eğilimli merdivenler bulunmaktadır.

1928 yılında Ur Ziggurat’nın kazıları sırasında önemli bir keşif olan kraliçenin silindir mühüründe Pu-abi olarak tanımlanmış kral ve kraliçeye ait mezar kompleksi ibareleri bulunmuştur.

Kraliyet ailesinden olan bu çift, içinde ölümden sonraki yaşamda kullanılmak üzere, mücevherlerin, dinsel sunakların, silahların, araçların, müzik aletlerinin ve oyun tahtalarının bulunduğu birbirine bitişik iki lahite, yetmişten fazla hizmetkar tarafından gömülmüştür. Araştırma sırasında, M.Ö 3500’den 2400 tarihlerine dek uzanan, Sümer sanatına ait, çok iyi korunmuş eserlerde bulunmuştur. Çalılıktaki Koç heykeli bunların başında gelmektedir. Bu heykel aslında çiçek açan bir ağaca karşı şahlanan erkek keçi figüründen meydana gelmektedir.

Keçinin boynuzları, gözleri lapis lazuli taşından, yüzü, bacakları ve ağaç ise altından yapılmıştır.

Sümer şehir devletleri, M.Ö 2334’ten 2279’a kadar hüküm süren Akad’lı Muhteşem Sargon tarafından istila edildikten sonra, Sargon Akad Hanedanlığını kurmuş ve tanrısal yetki ile yönetmiştir. İşte bu dönemde de Sümer heykelciliğinden daha ileri bir adım atılmış ve sanat başka bir boyut almıştır.

Kullandıkları materyaller ne kadar kısıtlı olursa olsun tarih boyunca hiçbir toplum sanattan yoksun kalmamıştır. Resim, dekorasyon, hikayecilik ve müzik gibi sanatsal faaliyetler farklı zaman dilimlerinde değişen sosyal ve kültürel şartlara bağlı olarak çeşitlilik göstermiştir.

İlk çağlarda sanatın amacının çoğunlukla büyücülük olduğunu iddia eden tarihçiler, bu dönemde sanatın inançların bir ifadesi olduğunu savunur. Ayrıca yine aynı dönemde sanat, tapınakların düzenlenmesi, tanrıların tasvirleri ve dini mitlerin resimli anlatılarda da kullanılmıştır.

En eski tarih öncesi yontulardan ve mağara resimlerinden beri insanlık yaratıcılığını kullanmak için elinden gelen tüm materyalleri kullanmıştır.

Eğer sizde sanatın büyülü dünyasında yer almak istiyorsanız mutlaka sanat tarihi konusunda bilgi sahibi olmalısınız.