sanat

sanat konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. sanat konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. sanat konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri sanat konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Müzikle ilgili yapılan bir çok araştırma, müziğin çocukların çoklu zeka alanlarına etkisi ve zihin gelişiminde büyük rol oynadığını vurgulamıştır. Müzik aleti çalmanın ise beyin gelişimine ve sinir sistemine faydası yine yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuştur.

North Carlolina Müzik Araştırma Bölümü müzik eğitimi verdiği kişilerle müzik eğitimi almamış olan kişileri karşılaştırmış ve araştırmanın sonucunda müzik yapanların beyinlerinin işitsel ve görsel kısımlarının aktivitesinde artış olduğunu kaydetmiştir. Müzik yapmayan kişilerin beyninde ise sadece işitsel veya sadece görsel kısımda aktivasyon olduğunu belirlemiştir. Araştırma, müzik eğitimi alan veya müzik yapan kişilerin beyinlerinin iki alanında da aktivite olduğunu ortaya koymuştur.

Özellikle küçük yaş gruplarının müzikle ilgilenmelerinin veya herhangi bir enstrüman çalmalarının akademik başarılarını da olumlu yönde etkilediği, bir çok kez yapılan araştırmalar neticesinde kanıtlanmıştır.

Müziğin çocuklar üzerindeki faydalarını şu şekilde sıralamak mümkün;

  • Okuma yeteneğini arttırır.
  • Motor beceriyi geliştirir.
  • Derslerinde daha iyi performans göstermesini sağlar.
  • Dinleme alışkanlığı kazandırır.
  • Sosyalleştirir.
  • Özgüveni ve konsantrasyon becerisini geliştirir.

Bu faydaları çoğatmak mümkün. Çocuklar müziği duyduklarında işitme, dokunma, ritim tutma ve ses takliti gibi birden fazla fonksiyonu aynı anda geliştirir. Dolayısıyla müziğe, bilişsel yetenekleri geliştiren bir faktör olarak bakmak doğru olacaktır. Ayrıca hayatında müzik ve enstrüman olan çocuğun matematik ve dil alanında daha başarılı olduğu da gözlemlenmiştir. Müzik aynı zamanda çocuğun disiplin, adaptasyon, rahatlama, özgüven, sorumluluk duygusu gibi kişisel özelliklerini de geliştirecektir.

Okul öncesi eğitimin oldukça arttığı günümüzde, özellikle bu dönemde verilen müzik eğitiminin çocuğa ruhsal, kültürel, sosyal, zeka gelişimi ve anlayış alanlarında pozitif etkisi olduğu gerçeği de unutulmamalı.

Okul öncesi dönemde olduğu gibi ilköğretim döneminde de müzik eğitimi, belirlenen temel ilkeler doğrultusunda bir arada işlenmesi gereken konulardan oluşmaktadır. Bu konular birbiriyle bağlantılı, birbirini destekleyici ve her biri kendi içinde çocuğun yukarıda da bahsettiğim gibi özellikle matematik ve dil gelişimini etkileyen bir süreci kapsamaktadır. Ses eğitimi, kulak eğitimi, çalgı eğitimi, müziksel beğeni eğitimi, ilköğretim sürecinin iç dinamikleri olan müzik eğitiminin boyutları olarak sıralanabilir.

Müzik eğitimi, çocuğa ses eğitimi, kulak eğitimi, müziksel beğeni eğitimi vermekle birlikte, onu bir müzik aletine yönlendirecek bir eğitim sürecinide kapsamaktadır, kapsamalıdır.

Müzik eğitiminde temel bir başka unsur kültürel farkındalık olmalıdır. “Toprağı bilmeyen betonda yürüyemez” sözü, sanırım bu durumu açıklaması bakımından yeterli olacaktır. Çocuk, hangi enstrümanın eğitimini alırsa alsın veya hangi enstrümana yönelirse yönelsin, öncelikle kendi kültürünü, kendi müzik ve enstrümanlarını tanımalı. Tanımalı ve kendi müzikal kültürünü diğer enstrümanlara bakan bir pencere olarak kullanmalı.

Kültürel farkındalık anlamında geçtiğimiz günlerde Nar Sanat Eğitim Kursu bünyesinde bulunan Nar Sanat Anaokulu’nda güzel bir etkinlik gerçekleştirdik.

Etkinlikte 3-6 yaş grubu çocuklarımızla bağlamamızı tanıdık ve türkülerimizi öğrendik. Hangi yaş grubu olursa olsun çocukların kültürel zenginliğimizin farkında olmalarını, kendi enstrümanlarını bilmelerini, onlara dokunmalarını önemsiyorum. Çünkü çocuğun sanatsal ve kültürel anlamda kendisine ait olanı tanıması, yaşadığı coğrafyaya ait olan müziğin ve bu müziğin icra edildiği enstrümanların farkında olması gerektiğini düşünüyorum. Yaşadığımız coğrafyanın belirleyici ve birleştirici ezgileri, halkın ortak değerlerle var ettiği Türk halk müziğidir. Bu müziğin temel enstrümanı da şüphesiz bağlamadır. Dolayısıyla çocuğun, enstrüman olarak bağlamayı seçmesi işte tam da bahsettiğim kültürel farkındalık alanına hizmet edecek ve diğer bir çok sanat dalına da bakışını şekillendirecektir.

Filozof Konfüçyüs; “Bir ülkenin doğru yönetilip yönetilmediğini, ahlak açısından yücelip yücelmediğini anlamak için o ülkenin müziğine bakınız” diyerek bir ülkenin kendi müziğinin ne kadar belirleyici olduğunu vurgulamıştır.

Enstrüman tercihi önemli bir süreçtir. Enstrüman seçiminde doğru kararlar verilmeli, doğru yönlendirmeler yapılmalı ve tercihler bilinçli şekilde gerçekleşmeli.

Çocuğun ilgisi, aile, öğretmen ve okul/kurs dörtlüsünde ilerleyip şekillenmesi gereken bu süreç, iş birliği içerisinde ve çocuğun algısı, yönelimi doğru okunup tespit edilerek gelişmeli.

Müzik eğitiminin bir ayna, doğru enstrüman seçiminin ise onun en güzel yansıması olduğu unutulmamalı.

 

Nar Sanat Bağlama Eğitmeni 

 Murat HASGÜN

Bakırköy Özel Nar Sanat Eğitim Kursu yaz tatilinde çocukların eğlenceli etkinlikler aracılığıyla sanatı anlamalarını, yorumlamalarını ve paylaşmalarını sağlayan bir program hazırladı. Çocuklara sunulan atölye programı kapsamında çocuklar tasarlanan farklı sanat atölyelerinde, çocukların değişik malzeme ve tekniklerle hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını eserlere dönüştürerek özgüvenlerini destekleyecek eğitici uygulamalar yer alıyor.

Sadece çocuklara yönelik değil yetişkinler için tasarlanmış atölyelerimiz bulunmaktadır. Yetişkinlere hazırlanan atölye programı sonucunda yetişkinler, yaratıcı drama yöntemini her hangi bir derste veya grup çalışmalarında eğitim – öğretim ve kişisel gelişim yöntemi olarak kullanabilmesini sağlayacak yetkinliklerle tanışmış olacak.

OYUNLARLA MATEMATİK ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ…

HİKAYE RESİMLEŞTİRME ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ…

ÇOCUK KİTABI TASARIM ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ...

BALE ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ… 

TASARLA VE BOYA ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ…

HIZLANDIRILMIŞ YARATICI DRAMA LİDERLİĞİ ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ… 

ATIK ATÖLYESİ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ…

ORYANTAL DERSLERİMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ… 

HALK OYUNLARI DERSLERİMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ...

YARATICI DRAMA DERSLERİMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ… 

YAZA ÖZEL HIZLANDIRILMIŞ TİYATRO ATÖLYEMİZ HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ…

Bursa’da, şişe, karton bardak, plastik kaşık gibi atık malzemeler, ilkokul öğrencilerinin elinde “sanata” dönüştü.

“Sıfır Atık Projesi” kapsamında, Yıldırım İlkokulu ikinci sınıf öğrencilerinin yaptığı eşyalardan oluşan “Bursa’mız geri dönüşümle nefes alsın, torunlarımıza ışıl ışıl bir dünya kalsın” temalı sergi açıldı.

Sergide, öğrenciler tarafından atık malzemelerden üretilen saksı, kitaplık, çöp kutusu, abajur, kına tepsisi, gece lambası, beşik gibi eşyalara yer verildi.

Okulun toplantı salonundaki törende konuşan serginin koordinatörü ve sınıf öğretmeni Safiye Akkaya, projeye 18 Aralık 2018’de başladıklarını söyledi.

Projeyle, çöpleri azaltmayı amaçladıklarını belirten Akkaya, “Artık dünyamız çöp dağlarıyla dolu. Bunları bir nebze azaltmak istedik. Çöpleri yakıyoruz ama bu kez de hava kirleniyor. Çocukları bilinçlendirmek istedik. Yeni fikirler yaratmak istedik. Hem ekonomi hem çevre açısından bir şeyler yapmaya çalıştık. Velilerin de desteğiyle güzel sonuçlar aldık.” dedi.

Projeye başladıklarında, geri dönüşümle ilgili önceden yapılan bazı çalışmaları da incelediklerini anlatan Akkaya, ürünleri hazırlarken, atık şişe, karton bardak, plastik kaşık, kolonya kutusu gibi malzemeleri kullandıklarını kaydetti.

İlki büyük ilgi toplayan Artweeks @Akaretler’in ikincisi 5-17 Mart tarihleri arasında; Bilgili Holding ve Sabiha Kurtulmuş organizasyonuyla, önemli sanatçıların eserlerini Akaretler’de sanatseverlerle buluşturuyor.

Bilgili Holding’in öncülüğü ve desteğiyle, DB Dergi Grubu basın sponsorluğunda gerçekleşecek olan “Artweeks @Akaretler” sanat etkinliğinde; Sabiha Kurtulmuş’un organizasyonunda yerli ve yabancı birçok önemli sanatçının eserleri, 15 gün boyunca Akaretler’de yer alacak.

Eylül ayında ilki gerçekleştirilen ve yoğun ilgi toplayan‘Artweeks @Akaretler’, yeni sanat sezonunda farklı, dinamik ve sıra dışı bakış açısıyla daha fazla eser ve koleksiyonu sanatseverler ile buluşturmayı hedefliyor. Etkinlik süresince sanatçı ve koleksiyoner buluşmalarına, workshoplara, sanat sohbetlerine, sergi turlarına, müzik ve eğlenceye ev sahipliği yapacak.

“Çocuğunuzun hangi sanat dalına yeteneği var” diye düşünmeyin!

Çocuğunuzun hangi sanat dalına ilgisi bulunduğunu, varsa yeteneğinin hangi yönde olduğunu ve ne gibi bir yol izlemesi gerektiğini sanat öğretmenlerimizin tavsiye ve gözlemleriyle öğrenmek ister misiniz?

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak deneyimli eğitmenlerimizin size yol göstereceğine inanıyoruz. Bu destek ücretsiz olup, çocuğunuzun kurumumuza kayıt zorunluluğu da yoktur. Amacımız çocuğunuzun ilgi ve yeteneğini keşfederek geleceğinin doğru planlanmasına yardımcı olup geleceği parlak bireyler yetiştirmektir.

Veli çocuğunu bu bilgiler doğrultusunda kurumumuza veya başka kurumlara götürebilir. Önemli olan kendine yabancılaşmamış sağlıklı gençler yetiştirmektir.

Detaylı bilgi için 0212 570 80 68 – 0530 880 71 80

Yalova Belediyesi, 05 – 28 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan kültür sanat etkinliklerinin takvimini açıkladı. Tiyatrolar, çocuk oyunları gibi etkinliklerden oluşan programlarla Ocak ayı yine kültür sanat etkinlikleriyle dopdolu geçecek.

Ocak ayı etkinlikleri kapsamında yapılacak organizasyonlar ise şöyle olacak;

-5 Ocak Cumartesi ‘Ben Büyüyünce’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-12 Ocak Cumartesi ‘Oyuncaklar Diyarı’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-19 Ocak Cumartesi ‘Sevimli Palyaçolar İş Başında’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-23 Ocak Cumartesi ‘Suit’ (Tiyatro Oyunu) Raif Dinçkök Kültür Merkezi (RDKM) Saat:20:00
-26 Ocak Cumartesi ‘Garfi Yaramaza Kedi’ Çocuk Tiyatrosu İki Seans 13:00-15:00
-28 Ocak Pazartesi ‘Ran’ (Tiyatro Oyunu) Raif Dinçkök Kültür Merkezi (RDKM) Saat:20:00

Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılacak olan 9. Boğaziçi Zirvesi kapanış gününde sanat ve kültür konuları kapsamında “Modada Sanat” ve“Turizm ve Kültür Paneli: Truva” isimli paneller düzenlenecek.

9. Boğaziçi Zirvesi Panel Bilgileri

Tarih:28 Kasım 2018, Çarşamba

“Modada Sanat”

Saat: 14:00 – 15:50

Yer:Four Seasons Hotel, Beşiktaş – SALON A

Key Note:Hasan Bülent Kahraman,Akademisyen/ Yazar/ Eleştirmen,Türkiye

Moderatör:Deniz Adanalı,Sanat Koordinatörü,UİP,Türkiye

Vural Gökçaylı,Modacı,Türkiye

Ayşe Ege,Modacı,Türkiye

Seda Domaniç,Genel Yayın Yönetmeni,Vogue,Türkiye

Liya Korjova, Temsilci, Vakko Esmod Akademi, Türkiye

Zeynep Kartal, Türkiye

“Turizm ve Kültür Paneli: Truva”

Saat: 15:50 – 17:10

Yer:Four Seasons Hotel, Beşiktaş – SALON A

Moderatör: Altay Cengizer, Büyükelçi, UNESCO, Türkiye

Isabelle Anatole-Gabriel, Birim Şefi, UNESCO, Fransa

Prof. Dr. Rüstem Aslan, Truva Kazıları Başkanı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türkiye

Ertuğrul Özkök, Gazeteci, Türkiye

Doç. Dr. Çiğdem Maner, Koç Üniversitesi, Türkiye

Çankaya Belediyesi sanat merkezleri Kasım ayında birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Festivallerden sergilere, söyleşilerden konserlere birçok etkinliğin gerçekleşeceği programlar, Ankaralılara dolu dolu bir sanat ayı yaşatacak.

Çankaya Belediyesi sanat merkezleri Kasım ayında birbirinden farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Festival, sergi, söyleşi, konser gibi birçok etkinliğin gerçekleşeceği programlar, Ankaralılara dolu dolu bir sanat ayı yaşatacak.

FİLM FESTİVALLERİ ÇSM’DE
Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) Kasım ayının ilk günü, “Dil Derneği Emin Özdemir Türkçe Ödülü” törenine ev sahipliği yapacak. Kasım ayında üç farklı film festivalini Ankaralılarla buluşturacak ÇSM’de ilk olarak, “2. Uluslararası Latin Amerika ve Karayip Film Festivali” günleri düzenlenecek. 4-7-11-21 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek film gösterimlerinde Küba, Arjantin, Şili, Venezuela gibi ülkelerden seçme filmler perdeye yansıyacak. 12-17 Kasım tarihleri arası ise “9. Çağdaş İtalyan Filmleri Haftası” da ÇSM’de 6 farklı İtalyan filmini sinema severlerle buluşturacak. ÇSM Kasım’ın son günlerini ise “24. Gezici Festival” ile kapatacak. 30 Kasım-6 Aralık tarihleri arası düzenlenecek festival, sinema tutkunlarının karşısına zengin bir seçki ile çıkacak. Sergi programları ile de dolu dolu bir içeriğe sahip olan ÇSM, Kasım ayının 15’inde ise Újbuda’nın üç yetenekli gencinin sergisi ile kapılarını açacak. “Viewpoints- Újbudalı Sanatçılar Ankara’da” isimli sergi, 26 Kasım’a kadar görülebilecek. ÇSM 15 Kasım-8 Aralık tarihlerinde “Mimarlar Derneği 1927”, 16-30 Kasım tarihleri arası “Çağdaş Sanatlar Sergisi” ve “Başka Bir Ben Yok”, 23-30 Kasım tarihleri “Aynı Yerde” adlı sergilere ev sahipliği yapacak.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET GÜNÜ ETKİNLİKLERİ YILMAZ GÜNEY’ DE
Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarında Nazi Almanya’sından kaçan Alman bilim ve sanat insanlarından Prof. Eduard Zuckmayer’in anılacağı etkinlik 1 Kasım saat 19.00’da Yılmaz Güney Sahnesi’nde gerçekleşecek. 11-18 Kasım tarihlerinde “2. Uluslararası Çocuk Diyarı Film Festivali” ne Yılmaz Güney Sahnesi ev sahipliği yapacak. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet Günü kapsamında düzenlenecek etkinlikler ise 19 Kasım’da başlayacak. İlk gün Banu Güven Söyleşisi ile başlayacak program, tiyatro, konser ve film gösterimleriyle devam edecek. Etkinlikler kapsamında Işıl Yücesoy da söyleşi ve konserle Ankaralılarla buluşacak. Yılmaz Güney Sahnesi 26 Kasım 2 Aralık tarihlerinde ise 23. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali’nin adresi olacak.

OSMANLI BÜROKRATININ KARİKATÜRLERİ
Açıldığı günden bu yana farklı sergi ve etkinlik programları ile Çankaya’nın sanat hayatına yeni bir soluk getiren Zülfü Livaneli Kültür Merkezi de 23-25 Kasım tarihleri arası Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nin (ANAMED) “Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” sergisini Ankaralılarla buluşturacak. 19. yüzyıl sonu Osmanlı bürokratı, Hariciye Nazırı, Mutasarrıf, cemiyet adamı ve aynı zamanda oyunbaz bir karikatürist olan Yusuf Franko Kusa Bey’e ait karikatür albümü dönemin yüksek cemiyet mensupları, Osmanlı paşaları, Levantenler, sanatçılar ve diplomatların hiciv yüklü portrelerinden oluşuyor.

Galeri Çankaya ise 1-10 Kasım tarihleri arası ressam Hamza Saykan’ın “Geldikleri Gibi Giderler” adlı Atatürk resimleri sergisine ev sahipliği yapacak.

Çankaya Belediyesinin Kasım ayı kültür-sanat etkinliklerinin ayrıntılı programına www.cankaya.bel.tr internet adresinden ulaşılabilir.

Amerikada  rapçi ve sanatçı olan  Yung Jake, WhatsApp’ın en çok sevilen yönü olan emojilerinden dünyaca ünlü bir çok sanatçının portresini yapıyor. Yağlı boya ya da fırça kullanmak yerine emojiler ile sanatını ölümsüzleştiren Jake, Leonardo DiCaprio gibi ünlülerin portrelerini yapıyor.

Amerikalı rapçi ve görsel sanatçı Yung Jake, resim yapmak için tuval ve yağlı boyaya ihtiyaç duymuyor. Onun resim yapmak için ihtiyaç duyduğu tek şey, herkesin gözdesi olan emojiler…

Jake, yüzlerce emojiyi bir araya getirerek Leonardo DiCaprio, Gigi Hadid, Selena Gomez gibi pek çok ünlünün portresini hazırlıyor.

Ne dersiniz yeni bir sanat akımı mı doğuyor ?

1700’lü yıllardan kalma tarihi Osmanlı Hamamı, yapılan renovasyonla ‘çok yönlü bir sanat merkezi’ olarak sanata ve sanatçıya hizmet vermeye başladı.

Geçmişi 17’inci yüzyıla uzanan ve o dönemlerde kömür depolarında çalışanların temizlenmesi, dinlenmesi ve sosyalleşmesi amacıyla inşa edilen 300 yıllık hamam, sanat merkezine çevrildi, adı da ‘Hamam Arts Hub’ (HAH) oldu. HAH, klasik sanatlardan, çağdaş ve dijital sanata kadar birçok yelpazedeki eseri sanatseverlerle buluşturacak. Ayrıca genç sanatçılara birlikte çalışma ve üretme imkanı da sunacak.

Girişimcilik ve yaratıcı üretim için yeterli altyapıyı sağlayacak olan sanat merkezinde koleksiyonerlerin eser seçebilmelerinin yanında sanat eğitimleri verilecek ve tüm Türkiye’yi kapsayan yarışmalar da düzenlenecek. HAH’ta tasarım dükkanları da yer alırken, mekanın içinde bulunan Artcafe sanatseverlerinin buluşma ve sosyalleşme noktası olacak.

Hamamın, sanat merkezine dönüştürülmesinde Ersin Pamuksüzer’in imzası bulunuyor. Osmanlı Hamamı’nın renovasyonu ile İstanbul’a yeni bir sanat merkezi kazandırmanın heyecanını yaşadıklarını söyleyen Pamuksüzer “Burayı yeni nesil sanat çekim merkezi olarak nitelendiriyoruz. Buranın mekansal fonksiyonu sergi, ancak sanatçıların kreatif işler ürettiği bir ortamda sağlayacağız” dedi.

İzmir’de kan kanseri tedavisi görmekte olan 47 yaşındaki anaokulu öğretmeni Fatma Özaydın, hasta yatağında yaptığı resimlerle etrafındakilere moral kaynağı olmaya devam ediyor. Özaydın hasta yatağındayken yaptığı resimleri odasına donatarak adeta bir sanat galerisi yaptı.

Radyoterapi tedavisinin bitiminde kan değerlerinin düşük olduğu belirlenen Özaydın’a kan kanseri teşhisi de konuldu. Tedavisine özel bir hastanenin Kemik İliği Transplantasyon Merkezi’nde devam eden Özaydın, 5 ay boyunca hasta odasında kuru, pastel ve suyu boyaları kullanarak resimler yapmaya başladı.

Yaptığı rengarek resimleri ilk önce kendi odasında sergiledi sonra ise hastanenin ilgisini çekmeyi başardı. Tedavisinden sonra kızının adını verdiği “Ege’den Gelen Umut” adını verdiği sergisini açtı.

“Kemoterapi ilaçsa renklerde ilaç”

Fatma Özaydın, yaptığı açıklamada, anaokulu öğretmeni olmasına rağmen amatör resimler yaptığını, zorlu geçen tedavi sürecinde resim yapmanın kendisine moral verdiğini söyledi.

Resim yapmak istediğini söylediği yakınlarının çok şaşırdığını belirten Özaydın, “Odam sanat atölyesine döndü. Renkler beni motive etti. Her sabah renklerle uyanmaya başladım. Kemoterapi ilaçsa renkler de ilaç. Mesela sarıyı çalışırken ben mutlu olduğumu hissediyorum. Renkler bana hayat veriyor” dedi.

Kök hücre nakli olmaya hazırlandığı süreçte hasta yönetiminden gelen “sergi açalım” teklifinin kendisini çok mutlu ettiğini anlatan Özaydın, kalabalık içine girip enfeksiyon kapmaması gerektiği için sergisinin açılışına katılamamasına rağmen ortaya bir eser koyması nedeniyle çok mutlu olduğunu dile getirdi.

“Resimlerimde duygularımı anlatıyorum”

Özaydın, 2 kanserle savaşmasına rağmen tedavi süreçleri boyunca umudunu hiç yitirmediğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Hayata tutunmak zorundaydım, bir çocuğum var en önemli şey kızım Ege. Resim yapmak benim tedavi sürecimi olumlu etkiledi. Resimlerimde duygularımı anlatıyorum. Benim hissettiklerim umut. Hayaller kurmaya başladım, onlara daldıkça ileriye yönelik düşünceye dalmaya başladım.

Hasta arkadaşlarım da böyle çalışmalar yapmalı. Eskiye dalmamalarını hep ileriye bakmalarını öneriyorum. Hayat çok değerli, kıymetini bilmek lazım. İyileştikten sonra özellikle de hastane ortamında yeniden büyük bir sergi açmak istiyorum.”

“Annemin eserleri diğer hastalara moral oldu”

Annesine kanser teşhisi konulduğunda çok üzüldüğünü ifade eden 22 yaşındaki Ege Özaydın ise “Annemin hastalık sürecinde resim ile ilgilenmesi ona moral oldu.

Doktoru anneme bir gün, ‘Sizin Ege ile önünüzde zaman geçireceğiniz uzun yıllar var’ demiş. Annem de serginin ismini onun için “Ege’den Gelen Umut” koymuş. Sergide anı defteri açıldı. İki kardeş geldi, onların da babaları hastaymış, onlar benimle iletişime geçtiler. Siz bize umut oldunuz.’ dediler.” ifadelerini kullandı.

 

Disk Atan Adam veya Discobolus antik çağın en bilinen eserleri arasındadır. Bu heykel Yunanların Geç Klasik döneminde bronzdan yapılmıştır. Heykelin orijinali artık mevcut değil; fakat birçok meşhur mermer Roma kopyası bulunmaktadır.

Heykelin yaratıcısı olarak bilinen Myron (MÖ 480-440 arası faal) Attika ve Boeotia arasında bulunan Eleuherae’de doğmuştur. Myron , çalışma hayatının büyük bir kısmını Atina’da geçirmiş ve atlet betimlemeleriyle tanınmıştır. Myron temel olarak bronz ile çalışmıştır. Çünkü bronz yapısı gereği sanatçıların daha hareketli duruşları ve gerçekçi ince detayları görme konusunda mermerden daha üstün daha çok tercih edilen bir malzemedir. Bir diğer avantajı ise bronz heykeller , mermer heykellerden  daha hafif olması nedeniyle taşınması daha kolaydır. Bunların sonucu olarak Yunan heykelciliği tüm Akdeniz’e yayılmıştır.

Disk atma antik pentatlonda atletlerin discus adında ağır bir diski olabildiğince uzağa fırlattıkları bir etkinliğin adıdır. Burada Myron, atletin anlık hareketsizliğini yakalamıştır. Yunanca da bu anın karşılığı ‘ rhythmos’tu ve bu sözcük , ince bir harmoni ve denge durumunu anlatır. Bu figür , heykeltıraşların hareket hissi yaratma istediklerini anatomik olarak mükemmel olanı tasvir etme arzularını tatmin etmektedir.

Myron rhythmos  durumunu temsil eden ilk heykeltraş olarak kabul edilir ve hareketli duruşlar üzerine çalışmalarıyla bilinir. Myron ‘un bu zikzaklı atlet heykeli , figürü ; kolu arkada , ağırlığı sağ ayağı üzerinde ve elinde tuttuğu diski fırlatmak için vücudunu döndürmek üzereyken gösterir.