Tiyatro

Tiyatro konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Tiyatro konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Tiyatro konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Tiyatro konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

40 yıl aradan sonra yeniden sahnede buluşan Erdal Özyağcılar ve Güzin Özyağcılar’ın başrollerini paylaştığı ‘Kral’ adlı oyunun, gala gösterimi tiyatroseverlerle buluştu.

Usta oyuncular Erdal Özyağcılar ile Güzin Özyağcılar’ın başrollerini paylaştığı ‘Kral’ adlı oyun, gala gösteriminde tiyatroseverlerle buluştu. Mecidiyeköy’deki Artı Sahne’de sergilenen oyuna tiyatro sanatçıları da yoğun ilgi gösterdi.

Dramaturjisi ve metin çalışması Erdal Özyağcılar tarafından yapılan oyun, absürt tiyatronun duayeni Eugene Ionesco’nun ‘Kral Ölüyor’ oyunundan uyarlandı. ‘Kral 1. Beranger’i Erdal Özyağcılar, ‘Kraliçe 1. Margarite’i ise Güzin Özyağcılar’ın canlandırdığı oyun, ölürken bile tahtından ayrılmayan ve yaşlandıkça yalnızlaşan bir kralın ölüm karşısındaki çaresizliğini ele alıyor.

Türkiye’nin en güçlü sesleri arasında yerini almış sanatçı Ahmet Kaya’nın hem eserlerinin hem de yaşamından kesitlerin yer aldığı müzikli tiyatro oyunu ‘Hep Sonradan’, 9 Ocak’ta İstanbul UNIQ Hall’deki prömiyerinin ardından seyircisiyle buluşacak.

İlk gösterim 9 Ocak’ta yapılacak 

9 Ocak’ta ilk gösteriminin yapılacağı, 10 Ocak’tan itibaren de sezonun en önemli tiyatro prodüksiyonlarına ev sahipliği yapan İstanbul UNIQ Hall’de sahnelenmeye başlayacak olan ‘Hep Sonradan’ın yapımcılığını Bgst Organizasyon ve An Yapım üstlenirken, oyunda yer alacak Ahmet Kaya şarkılarının canlı yorumunu ise Kardeş Türküler yapacak. Hep Sonradan’ın biletlerine Biletix üzerinden ulaşılabilecek.

Ahmet Kaya’nın hayat hikâyesinden önemli dönüm noktalarına dair detay ve anekdotların da anlatılacağı ‘Hep Sonradan’ın yönetmen koltuğunda Metin Göksel otururken, Ahmet Kaya’nın en sevilen 15 şarkısını da Kardeş Türküler canlı şekilde seyirciye sunacak. Oyuncu kadrosunda Cüneyt Yalaz, Elit Andaç Çam, Ahmet Melih Yılmaz, Saim Güveloğlu, Ferya Soysal ve Banu Açıkdeniz gibi oyuncular yer alacak.

Ankara Devinim Tiyatro 9. sanat yılında Avusturyalı yazar Stefan Zweig’ın ve eşi Lotte Altmann’ın Nazi Almanyası’ndan kaçışlarını, sürgünde 2. Dünya Savaşı’nın buhranına, ruhlarında uyandırdığı acıya dayanamayıp intihar edişlerini konu alan yeni oyunu ile seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Oyun, Stefan Zweig’ın hayatı ekseninde yazarların, bilim adamlarının, sanatçıların Hitler rejimi tarafından hedef gösterilmesi, sürgün edilmesi, kaçmak zorunda bırakılması, kitaplarının yakılması ve Avrupa’nın çöküşünü işlerken aynı zamanda Stefan Zweig’ın da “otobiyografisi” niteliği taşımakta.

2. Dünya Savaşı’nın aydınlar, sanatçılar üzerinde yarattığı “hiçlik” ve “varoluş” sorunlarını tartışan oyun 2019 yılının bahar aylarında Ankara’ da seyirci karşısında olacak. Oyunda Süleyman Kabaali ve Nurcihan Ergün rol alıyor. Oyunun yazarı ve yönetmeni ise Ahmet Yapar.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Naşit Özcan’ın yönettiği Tatlı Kaçık adlı oyunu sevenleriyle buluştu.

John Patrick’in yazmış olduğu, Ahmet Levendoğlu ve Hasan Levendoğlu’nun çevirisini  yaptığı, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ilk gösterimini yaptı.

Oyunda usta oyuncu Ayşe Kökçü’nün yanı sıra Çağlar Polat, Eylül Soğukçay, İbrahim Can, Mehmet Soner Dinç ve Mert Aykul rol aldı.

Müziğini Orçun Tekelioğlu’nun yaptığı oyunun kısaca özetine bakacak olursak :

“Mr. Tanner ile paylaştığı evinde, çöp toplayarak yaşayan, çevresindeki her şeye sonsuz bir sevgi ve şefkatle bağlı Opal’in kendi halindeki yaşamı, üç davetsiz misafirin gelişiyle umulmadık şekilde değişir. Sol, Gloria ve Brad kendi hesaplarının peşinde Opal’in huzur dolu yaşamına giriverir. Kendi kendine yetmeyi becerse de yalnızlıktan muzdarip Opal, onları hayatına almak konusunda en ufak bir tereddüt bile duymaz ancak sonsuz bir iyi niyetle evinin kapılarını açtığı misafirleri, sevgilerini paylaşmak konusunda Opal kadar istekli değildir.”

Eserin dramaturgisini Hande Ören, sahne-kostüm tasarımını Eylül Gürcan, ışık tasarımını Özcan Çelik, efekt tasarımını Metin Taşkıran, hareket düzenini ise Özge Midilli yaptı.

Biletleri günler öncesinden tükenen oyun, yarın ve 15 Aralık ile 19-22 Aralık tarihleri arasında Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde yeniden sahnelenecek.

Hepimiz bilmekteyiz ki sinema tarihinin en önemli filmlerinden biridir Esaretin Bedeli. Tiyatroya uyarlanan Esaretin Bedeli kapalı gişe yaptı, ayakta alkışlandı hatta oyunun son sahnesinde Kerem Alışık izleyenleri göz yaşlarına boğdu.

Hakan Meriçliler, Hatice Aslan, Devrim Nas, Hatice Şendil & Burak Sağyaşar, Deniz Uğur, Hilal Altınbilek, Yıldız Kültür, Gamze & Nedim Keçeli, Selen & Engin Keçeli gibi bir çok ünlü isim, ” Esaretin Bedeli ” oyuncularını yalnız bırakmadı onlarla heyecanlarını paylaştılar.

Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından ilk kez tiyatroya uyarlanan “Esaretin Bedeli” oyununun yönetmenliğini Şakir Gürzumar yaparken oyunda başrolleri; Kerem Alışık (Red), Kaan Taşaner (Andy) ve İştar Gökseven (Müdür Stammas) paylaşıyor.

25 kişilik dev bir kadronun sahneye çıktığı oyunun müzikleri Orhan Enes Kuzu, dekoru Tayfun Çebi ve kostümleri Dilek Kaplan tarafından yapıldı.

Tiyatroya yeni eserler kazandırmayı amaçlayan Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl ikinci kez düzenlediği Ulusal Tiyatro Sahne Eseri (Oyun) Yarışması ödülleri sahiplerini buluyor. 10 Aralık Pazartesi saat 20:00’de Moda Sahnesi’nde gerçekleşecek ödül törenine tüm tiyatro ve sanatseverler davetli.

Tiyatro alanında yeni eserlerin yaratılmasını teşvik edip, yerli tiyatro eseri repertuvarının zenginleşmesini amaçlayan Kadıköy Belediyesi, bu yıl ikinci kez ‘Kadıköy Belediyesi Ulusal Tiyatro Sahne Eseri (oyun) Yarışması’nı düzenledi. TC vatandaşı tüm yazar ve edebiyatçılara açık olan yarışmada, yarışmanın seçici kurulu Türk tiyatrosunun önde gelen isimlerinden Orhan Alkaya, Cevat Çapan, Bilgesu Erenus, Yücel Erten, Beliz Güçbilmez, Dikmen Gürün ve Nesrin Kazankaya; ön seçici kurulunda ise Levent Aras, Günay Ertekin ve Sinem Özlek yer aldı. Gerçekleştirilen kurul toplantıları ve müzakereler sonucunda dört oyuna ödül verilmesi kararlaştırıldı.

‘İNSAN HÜZNÜ’ BİRİNCİ OLDU
Yarışmada “İnsan Hüznü” adlı oyunuyla Mehmet Selçuk Bilge Birincilik Ödülü ve “Huzur Apartmanı” adlı oyunuyla Aslı Ayhan İkincilik Ödülü alırken; “Babaannemin İlk Twit’i” adlı eseriyle Nedim Saban ve “Benim Annem Cumartesi” adlı oyunuyla Cihan Çakan Üçüncülük Ödülü’ne layık görüldü. Ödüller 10 Aralık Pazartesi saat 20:00’de Moda Sahnesi’nde gerçekleşecek törenle sahiplerini bulacak. Ödül töreni ve kokteylin ardından ‘Komik Günler’ adlı müzik grubunun sahne alacağı ödül törenine tüm tiyatro ve sanatseverler davetli. Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları, 2017 yılında ödül kazanan oyunları bir kitap halinde yayımladığı gibi, 2018 yılında ödül kazanan oyunları da yayımlayacak.

Solunum yetmezliği sebebiyle 2013 senesinde aramızdan ayrılan usta sanatçı Nejat Uygur, vefatının beşinci yılında da sevenleri tarafından unutulmadı. Peki büyük usta Nejat Uygur hakkında ne biliyoruz ? Gelin hep birlikte onu yeniden tanıyalım.

Tuluat tiyatrosunun son ustalarından biridir  Nejat Uygur, vefatının beşinci yılında anılıyor. Kilis’te 1927’de dünyaya gelen ve subay babasıyla öğretmen annesinin işleri nedeniyle Anadolu’yu dolaşan Nejat Uygur, tiyatroya Siirt, Ezine ve İntepe’deki okullarda tamamladığı ilkokul yıllarında yer aldığı müsamerelerle başladı.

Nejat Uygur Kimdir ?

Nejat Uygur 10 Ağustos 1927’de Kilis’te hayata gözlerini açtı. Öğretmen bir annenin ve subay bir babanın üç çocuğundan ortancası olan Uygur, Kilisli sanatçı İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilmiş ve meşhur edilmiştir. Eğitimini Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde tamamlamıştır.

İlkokulu Siirt, Ezine ve İntepe’de okumuş ve bu dönemde tiyatroya müsamerelerle başlamıştır. Sarıyer, Çanakkale ve Manisa’da ortaokulu tamamladıktan sonra Güzel Sanatlar Akademisi’nin Heykel bölümüne girmiş; fakat mezun olamamıştır. 943 yılında Sarıyer Halkevi’nde başladığı boksla beraber spora karşı ilgisi artmıştır. Atletizm ve su topu dışında iyi de bir at binicisidir.

1950 yılında Necla Uygur ile dünya evine girmiştir. Tiyatroya profesyonel anlamda 1949’da “Nejat Uygur Tiyatrosu” ile adım atmıştır. Nejat Uygur, düşündüğü ilk mesleğin tiyatro olmadığını belirtmiştir: “Benim düşündüğüm ilk meslek pilotluktu. Çocukluğumda pilot olacağımı düşünürdüm.

Hatta hiç unutmam Manisa’da olduğumuz yıllarda, yatak çarşaflarını alıp yüksek bir yerden aşağı atlamayı planlamıştım. Tecrübe pilotu olarak önce ağabeyim atladı ve ayağını kırdı. Ağabeyim Zeki Ayhan Uygur, Amerika’da ünlü bir beyin cerrahı şimdi. Onunla gurur duyuyorum. Ağabeyim burada deniz albayıydı, ordudan ayrıldı sonra”

13 yıl süren Anadolu turneleri sürecinde sırasıyla Ahmet, ikiz kardeş olan Süheyl ile Süha, Kemal, Behzat adlı beş erkek çocukları dünyaya gelmiştir. Süheyl ve Behzat babalarının deyimiyle “armut ağacının dibine düşmüş” ve tiyatrocu olmuşlardır.

1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.

Tiyatroseverlerin merakla ve heyecanla beklediği 22. İstanbul Tiyatro Festivali, bugün perde açıyor! Daha önceki senelerde iki yılda bir düzenlenen festival, artık her yıl tiyatroseverle buluşuyor. Bu yıl hummalı bir hazırlık süreci yaşandı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve 4 Aralık’a kadar sürecek festivalde 12 uluslararası, 12 yerli yapım, 18 farklı mekanda izleyici karşısında olacak. Festival, sadece oyunlarla sınırlı kalmayacak!

22. İstanbul Tiyatro Festivali bugün başlıyor. Nasıl geçti hazırlıklar, izleyicileri nasıl bir festival bekliyor?
Yoğun bir hazırlık süreci tabii… Bugün başlıyor festival ama oyunların provaları, kurulumları günler öncesinden başladı. İstanbul Tiyatro Festivali’nde bu yıl özellikle dans ve performans gösterileri geçmiş yıllara göre daha fazla yer tutuyor. Bu yıl yine kendi alanında önemli çalışmalar yapan toplulukları, yönetmenleri ve koreografları ağırlayacağız.

Uluslararası yapımlar arasında Robert Lepage’ın yönettiği Hamlet/Collage, Mourad Merzouki’nin koreografisi ile PIXEL, Nederlands Dans Tiyatrosu 1, Roberto Latini’nin çağdaş bir yorumla sahneye taşıdığı Piccolo Teatro yapımı Komik Tiyatro, Theodoros Terzopoulos’un yönettiği Amor ve Alarme, Compagnia Baccala’dan PSSPSS yer alıyor. 0090 Platform ve Flaman Kültür Bakanlığı ile birlikte gerçekleştirdiğimiz işbirliğinde “Flaman Seçkisi” başlığı altında programa Flaman sanatçılarla Belçika’da yaşayan ve üreten Türkiyeli sanatçıların birlikte sahneledikleri prodüksiyonlar yer alıyor.

Bu yapımlar Gece Sempozyumu, Varoluş, Fourfold, Beyaz Üzerine Beyaz ve YU… Ve tabi ki programımızın olmazsa olmazları arasında yer alan 12 yerli yapım var. İki oyun dışında tüm oyunlar ilk kez festivalde seyirciyle buluşacak bu nedenle biz de oldukça heyecanlıyız. Yüzleşme, Kral Lear, Yüz Yılın Evi, Ruhiye, DO KU MAN, 45’lik, Timsah, Gülünç Karanlık, Zebercet, Timsah, Artık Bir Davan Var ve Sahbinin Sesi merakla beklediğimiz yerli yapımlar.

Ülkemizin büyük yazarları Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Mustafa Mim Uykusuz’un birlikte çıkardıkları Türkiye’nin ilk siyasi mizah gazetesi Markopaşa’nın serüveni, hem şenlikli hem hüzünlü bir tatla ‘Meçhul Paşa’ olarak tiyatro sahnesine taşındı.

Usta oyuncular Erdem Akakçe, Bülent Çolak ve Fatih Koyunoğlu’nun rol aldığı Meçhul Paşa, ilk defa 13 Kasım Salı akşamı Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatro seyircisinin karşısına çıkarak prömiyer yaptı.

Tiyatroadam’ın yepyeni oyunu “Meçhul Paşa” nın ilk gösterim gecesinde, pek çok özel isim bu güzel ve özel gecede Tiyatroadam’ı yalnız bırakmadı. Fatih Koyunoğlu, oyunun sonunda Türk Edebiyatı’nın önemli yazar ve şairlerinden olan Sabahattin Ali’nin kızı Prof. Dr. Filiz Ali’yi ve Türk edebiyatının önemli kalemlerinden Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz’ı sahneye davet ederek teşekkür etti.

Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı, Emrah Eren’in yönettiği ‘Meçhul Paşa : Bir Hınzır Neşriyat’ın sahne ve kostüm tasarımı Barış Dinçel’e, ışık tasarımı Yakup Çartık’a, müzikleri ise Deniz Bayrak’ ait.

Meçhul Paşa’nın Gelecek Programı
24 Kasım Cumartesi Saat 20:30 Kozyatağı Kültür Merkezi
25 Kasım Pazar Saat:16.00 Baba Sahne (Kadıköy)
29 Kasım Perşembe Saat: 20.30 Yunus Emre Kültür Merkezi (Bakırköy)

Anadolu’nun önemli antik kentlerinden biri olan Denizli Laodikya antik kentinde, bir bölümü toprak altında olan 2 bin 200 yıllık antik tiyatronun kazı ve restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Laodikya antik kentindeki tiyatro yapısını ortaya çıkarmak için mart ayında yapılan protokolün ardından başlayan çalışmaları yerinde inceledi.

“Tiyatroyu yeniden kullanılabilir hale getireceğiz”

Başkan Zolan, 19 antik kent ve birçok doğal güzelliği barındıran Denizli’nin bu zenginlikleriyle dünyanın en güçlü şehirlerinden biri haline geldiğini belirterek, şunları söyledi:

“Laodikya’da 2 bin 200 yıllık batı tiyatrosunu da ayağa kaldırarak, yeniden kullanılır hale getireceğiz. 15 bin kişi kapasitesi bulunan tiyatronun ayağa kaldırılmasının ardından çeşitli etkinliklerin yapıldığı bir yapı haline getirmeyi istiyoruz. Denizli’mizin turizmde daha da ileri noktalara ulaşması için gayret etmeye devam ediyoruz. Şehrimizin güzelliklerini ortaya çıkarmayı sürdüreceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

“Tahrip olan taşlar aslına uygun olarak düzenlenecek”

Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek de, Helenistik tiyatro diye adlandırılan batı tiyatrosunun kazı ve restorasyon çalışmalarına başladıklarını aktararak, şu bilgileri verdi:

“Tiyatronun sahne binasının arkasında çalışma ve taş tasnifleme alanları oluşturuyoruz. Tiyatronun alt oturma sıraları ile orkestra ve sahne binası blokları ayağa kaldırılma çalışmaları sırasıyla yapılacak. Tahrip olan taşlar aslına uygun olarak mermer bloklarla düzenlenecek.”

Ulviye Karaca’nın yazıp rejisörlüğünü yaptığı çocuk oyunu, Ankara Devlet Tiyatroları’nda 10 yıl boyunca sahnelendikten sonra İstanbul prömiyerini Cevahir Sahneleri’nde yaptı.

İstanbul Devlet Tiyatroları’nda bu sezon boyunca izlenebilecek oyuna ilişkin yaptığı açıklamada Karaca, yurt dışında kukla ve maske tiyatrosu üzerine yüksek lisans yaptığını, Türkiye’ye döndükten sonra da aldığı eğitimi Anadolu’nun zenginliklerini ve değerlerini anlatmak amacıyla kullanmak istediğini söyledi.

Oyundaki masal atmosferi

Karaca, amacı doğrultusunda ilk olarak sahnelediği Keloğlan’ın Anadolu kültürüne ait bir masal olduğunu hatırlatarak, “Bu oyunu ilk 2005 yılında Ankara’da sahneye koydum ve tam 10 yıl kapalı gişe oynadı. Kukla ve maske tiyatro üzerinedir ve oyunda bir masal atmosferi oluşturduk.” dedi.

Keloğlan karakterinin tembellik gibi klasik özelliklerinin oyunda gösterildiğini aktaran Karaca, şöyle devam etti:

“Ama bu özellikleri artık toplumun da faydalanabileceği cinsten kullanan bir Keloğlan var oyunda. Dolayısıyla hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik çok güzel mesajları olan temiz bir çocuk oyunu. Büyük bir prodüksiyon aynı zamanda. 23 kişilik bir oyuncu kadrosu var ve yıllarca bu oyuna emek verilmiş. Bu yüzden de çok özel bir çalışma.”

Karaca, Ankara’daki oyuncu ekibinin İstanbul’da da rol aldığına işaret ederek, “Bu oyunu ben yurt dışında da birçok turneye götürdüm. Oralarda da çok beğeniler ve ödüller topladı. İnşallah İstanbul seyircisinden de aynı reaksiyonları alırız.” ifadelerini kullandı.

Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sı 15 yıl aradan sonra Ankara’da yeniden sahnelenecek. Dostoyevski’nin ünlü eseri ‘Suç ve Ceza’ 15 yıl aradan sonra Ankaralı sanat severlerle buluşacak. Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Başkanı ve rejisör Bozkurt Kuruç yorumuyla sahnelenecek olan oyunun galası yarın Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde gerçekleştirilecek.

Dostoyevski’nin yazdığı, Gaston Baty’nin sahneye uyarladığı ve Bertan Onaran’ın Türkçe’ye çevirdiği ‘Suç ve Ceza’,  Raskolnikov’un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu ediniyor. Dekor tasarımını Güven Öktem, giysi tasarımını Gül Emre, ışık tasarımını Ersen Tunççekiç, müziklerini Can Atilla ve dans düzenini Yıldız Venedik’in hazırladığı oyunda, ‘Raskolnikov’u Buğra Koçtepe, ‘Savcı Porfir’i Nihat Hakan Güney ve ‘Razumikin’i Orhan Özyiğit canlandıracak.