Yazılar

Sağlıklı, uzun bir ömre sahip olmak için kimi beslenmesine dikkat ediyor, kimi spor yapıyor. Yeni bir araştırmaya göre, ayda bir kez tiyatroya giden kişilerin ölüm riski % 30 düştü.

Sanatın; sağlıklı beslenmek, spor yapmak, yürüyüşe çıkmak kadar yaşam kalitesini arttırdığı belirlendi. İngiltere’de Londra Üniversitesi Akademisi’nin yaptığı araştırmada, ayda bir kez tiyatroya veya müzeye giden kişilerin erken ölüm riskinin yüzde 30; birkaç ayda bir giden kişilerde ise riskin yüzde 14 azaldığı tespit edildi. Bilim insanları bu tespitlere 50 yaşın üzerindeki 7 bin kişiyle 12 yıl süren çalışma sonucu ulaştı.

AKLI KORUYOR
Araştırmada, sanatsal aktivitelerden alınan zevkin akıl ve psikolojik sağlığı koruduğu da belirlendi. Araştırmayı yürüten ekibin başında yer alan doktor Daisy Fancourt, “Sanatın sağlık açısından yararlı olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.

Ayrıca bu araştırma, farklı sosyal faktörlerin insan sağlığına etkilerini aydınlatmak açısından da çok önemli” dedi. Ayrıca araştırma, sanatın sağlık sorunlarını önleyici etkisini ortaya koyan ilk araştırma olma özelliği de taşıyor

Uluslararası Ankara Tiyatro Festivalinin kapanışı usta oyuncuları bir araya getiren ‘Dali’nin Kadınları’ adlı oyunla gerçekleşti.

Bu yıl 24. kez düzenlenen ve 28 oyunun sahnelendiği Uluslararası Ankara Tiyatro Festivalinin son gününde sanatseverleri Dali’nin Kadınları adlı oyunla buluştu.

Belediyenin Yılmaz Güney Sahnesinde usta oyuncuları bir araya getiren oyun, tiyatro severlerden büyük ilgi gördü. Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu bünyesinde sahnelenen oyunu Erdi Işık kaleme alırken oyunun yönetmenliğinde Ali Düşenkalkar’ın imzası bulunuyor.
Dünya tarihinde büyük iz bırakmış kadınlar Marilyn Monroe, Virginia Woolf, Edith Piaf ve Frida Kahlo’yu bir araya getiren absürt komedi tarzındaki oyunda izleyiciler bir parça müzikal, biraz trajedi ve bir tutam gerilim unsurunu aynı anda yaşadılar.

Edith Piaf’ı Hatice Aslan’ın, Frida Kahlo’yu Hande Soral’ın, Marilyn Monroe’yu Gülin İyigün’ün ve Virginia Woolf’u da Açelya Devrim Yılhan’ın canlandırdığı oyunda Devrim Nas, Salvador Dali cinayetinde şüpheli konumda bulunan kadınlar üzerinden kendi iç dünyasını ve hayatını sorguluyor.

Her biri ayrı bir renk olan efsaneleri bir araya getiren oyunda usta sanatçılar performanslarıyla Yılmaz Güney Sahnesini dolduran yüzlerce tiyatro severin alkışını aldı.

Mehmet Bilal Dede’nin yazdığı ve Burcu Salihoğlu’nun yönettiği Bahane oyunu, bugün ve yarın Koma Sahnesi’nde perde açacak. Oyun bugün saat 19.00’da, yarın 17.00’de ve 20.30’da izleyicilerle buluşacak.

Oyunun konusu: “Evli çift, korkunç bir saldırıya maruz kalır. Akla hayale sığması zor bu travma, kadını ve erkeği gerçek dışı bir hesaplaşmaya sürükler. “Bahane” bir ilişkinin karanlık odalarını ve loş koridorlarını gözler önüne sererken; katılaşmış kadın, erkek kodlarını yıkarak seyirciyi inşa edilmiş çekirdek aile kavramının yıkıntıları içinde bırakıyor.”

Yazan: Mehmet Bilal Dede
Yöneten: Burcu Salihoğlu
Oynayanlar: Merve Engin, Onur Dikmen
Müzik ve Ses Tasarımı: Ferhat Polat
Dekor ve Kostüm Tasarımı: Defne Parman
Işık Tasarımı: Ayşe Sedef Ayter
Proje Asistanları: Gizem Özekşi, Berika Cansu, Anıl Özgür, Berfin Ertan
Oyun Fotoğrafları ve Afiş Tasarımı: KOMA

Samsun Devlet Opera ve Balesi (SAMDOB),Haldun Dormen’in yazdığı, Melih Kibar’ın bestelediği, Çiğdem Talu’nun şarkı sözlerini yazdığı müzikali ilk kez opera sahnesine taşımaya hazırlanıyor.

Hisseli Harikalar Kumpanyası müzikalinin prömiyeri, SAMDOB sanatçıları tarafından 30 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Eserin rejisörü Şahan Gürkan, yeni bir prodüksiyon ile 2019-2020 sanat sezonuna damga vuracaklarını dile getirdi. Müzikali, yeni bir prodüksiyon olarak Devlet Opera ve Balesine önerdiğini ve kabul gördüğünü belirten Gürkan, “Türkiye’nin en çok bilinen ve en çok sevilen müzikali olan Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı opera sahnesine taşımanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Müzikal, ilk defa 1980 yılı mart ayında Egemen Bostancı yapımcılığı ve Haldun Dormen’in rejisiyle Şan Müzikholü’nde seyirci karşısına çıkmıştı. O yıllarda 600’den fazla temsil yaparak tüm Türkiye’yi gezdi.”dedi.

Gürkan, pek kez sahneye taşınan, hatta dizisi yapılan müzikalin, aradan geçen yıllarda milyonlarca izleyici tarafından tanınan, bilinen, sevilen bir efsaneye dönüştüğünü vurguladı.

Pat Atölyenin hazırlamış olduğu oyun 29 Kasım’da sahnelenecek.

Rafiz Mahdizade, Esin Aslan ve Metin Kurt yazdı. Yönetmenliği ise yazanlardan Rafiz Mahdizade yapıyor. Oyunun müziklerini Güler Özince üstlendi. Adem Yıldırım, Defne Uluer, Mehtap Yılmaz, Metin Kurt ve Uğur Aksu rol alıyor. Güler Aşık, oyunun afişini tasarladı. Fotoğrafları ise Volkan Erkan Çekti gibi oyuncular yer almakta.

35 dakikalık bu oyunun galası 29 Kasım 20:00’da Kadıköy’deki Halis Kurtça Kültür Çocuk Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Bir çocuğun ticaret öyküsüdür bir nevi sadece bir kere yapar bu ticareti. Sokakta neşe satar insanlara ve karşılığında bir balon alır. Kırmızı bir balon. Balonu sever, hep yanındadır balon. bir gün kaçırır balonu elinden ve ardısıra gider. İsteği onu mutlu eden balonuna tekrar kavuşabilmektir. Aklınıza kötü bir son hüzünlü bir hikaye gelmesin sakın. Mutlu ve huzurlu bir sona kavuşacağız.

Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali düzenlenen ödül gecesiyle başladı. Bu yıl Onur Ödülüne kısa süre önce aramızdan ayrılan usta sanatçı Yıldız Kenter layık görüldü.

Çankaya Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’nin desteğiyle “24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali” Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen geceyle başladı. Festivalin tanıtımının yapıldığı açılış gecesinde bu yılın ödülleri de sahiplerini buldu.

ONUR ÖDÜLÜ YILDIZ KENTER’E
Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) tarafından düzenlenen festival, vakıf başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ankaralılarla 24. kez buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Candansayar’ın konuşmasının ardından bu yılın ödülleri sahiplerini buldu. 24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali Onur Ödülüne kısa süre önce aramızdan ayrılan usta sanatçı Yıldız Kenter layık görüldü.

FESTİVAL 2 ARALIK’A KADAR SÜRECEK
Başkentin kültür ve sanat hayatını zenginleştiren, değerli oyunları Ankaralı sanatseverlerle buluşturan 24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali, 2 Aralık tarihine kadar sürecek. Festival kapsamında bu yıl Çehov’dan Seçmeler, Göç’erken, Krem Karamel, Guguk Kuşu, Kadın, Fosforlu Cevriye gibi 28 tiyatro oyunu Ankaralılarla buluşacak. Çankaya Belediyesi’nin Çağdaş Sanatlar Merkezi, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi ve Yılmaz Güney Sahnesi ise festival kapsamındaki 10 oyuna ev sahipliği yapacak. Ayrıntılı programa www.ankaratiyatrofestivali.org/ adresinden ulaşılabilir.

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakfınca (TAKSAV) bu yıl 24’üncüsü düzenlenecek “Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali”nde yurt içinden ve yurt dışından profesyonel ve amatör 29 tiyatro oyunu, Ankaralı tiyatroseverlerle buluşacak.

22 Kasım-2 Aralık 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde, Ankara, İstanbul, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kocaeli ve Gürcistan’dan profesyonel ve amatör 29 tiyatro topluluğu oyunlarını sergileyecek.
Festival yönetmeni Yener Aksu, her yıl üniversite topluluklarını, belediye şehir tiyatrolarını, çocuk tiyatrolarını, özel ve amatör tiyatroları Ankaralı sanatseverlerle buluşturduklarını söyledi.
Bu yıl festivale 150’ye yakın tiyatro topluluğunun başvurduğunu belirten Aksu, ekonomik sıkıntılardan dolayı etkinlikleri daralttıklarını, yıllardır Kültür Bakanlığından destek almadan festivali düzenlediklerini ifade etti.

Aksu, “Tiyatro, sorgulayan, düşünen, eleştiren, geliştiren, yaşadığı dünyanın farkında olan nesillerin yetişmesine katkı sunarken, toplumları birleştiren önemli bir güçtür. 24 yıldır Uluslararası Ankara Tiyatro Festivalini yaşatan Ankaralı sanatseverler başta olmak üzere, festivale katkı sunan tüm kurum ve kişilere TAKSAV adına sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.” diye konuştu

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde anlattığı Hezarfen Ahmed Çelebi’nin etkileyici hikayesi, İDT tarafından “Uçmak – Hezarfen Ahmed Çelebi” oyunuyla anlatılacak.

 

Okmeydanı’nda uçma denemeleri yaptıktan sonra Galata Kulesi’nden atladığı bilinen Hezarfen Ahmed Çelebi’nin “uçma” tutkusu sahnede.

Ömer F. Oyal’ın kaleme aldığı iki perdelik oyun, ilk kez tiyatroseverlerle buluşuyor.
Dekoru, kostümleri ve kalabalık kadrosuyla dikkati çeken oyunun yönetmeni Hakan Çimenser, yaklaşık 2 aydır hazırlıklarını sürdürdüklerini ve Anadolu insanının sahip olduğu tarihi geçmişe işaret ederek, “Biz onun içinde geçen hikayeleri bu tür dramatik sanatlarla çok daha iyi anlatabiliriz. Bu aslında okumaktan daha hızlı bir süreçtir. Tiyatro da sinema da diziler de bu işlevi yerine getirebilir. Önemli olan orada hassas davranmak, bunun dramatik bir kurgu olduğunu anlamak. Herkes açısından tarihsel gerçekler diye algılanıp farklı farklı yorumlar yapılması söz konusu oluyor ama aslında bunları yapmak ve anlatabilmek önemli.” dedi ve devam etti. “Dünyada herhangi bir festivale gittiğimiz zaman bize en çok sorulan soru bu, ‘Sizin hikayeleriniz nerede?’ diyorlar. Biz, Devlet Tiyatroları Genel Müdürüyle biraz böyle düşünerek işe başladık. Yani hakikaten bizim hikayemiz ne? Biz onu tiyatronun gerçeği ve estetiğiyle, bugünkü haliyle gerçekten dünyaya anlatabiliyor muyuz, onlar bizim hikayelerimizi bu güçte ve estetikte seyredebiliyor mu? Hedefimiz buydu.”

Yeni ve yerli hikayeleri iyi kurgulamanın önemine dikkati çeken Çimenser, “Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde, Hezarfen Ahmed Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar Doğancılar Meydanı’na doğru uçtuğunu anlatması ve orada Lagari diye bir başkasının uzaya çıkmak için bir roketle kendisini göğe fırlatması, 17. yüzyılda böyle orijinal insanların yaşaması bizim ilgimizi çekmişti. Benim çocukluğumdan beri ilgimi çeker zaten. Onların hayatına dair hayal kurmak istedik. Ne yaşadılar o dönemde? İçinde bulundukları ortamda niçin böyle bir şey istediler? Neden böyle bir tutkuya sahiplerdi? Bunu anlatmak istedik.”

Hezarfen’in ilim, fıkıh ve kelamla uğraşan bir medrese hocası olduğunun düşünüldüğünü aktaran Çimenser, etrafındakilerin inanmamasına rağmen, ölümle yüzleşen Hezarfen’in o atlayışı gerçekleştirdiğini ve uçmayı başardığını dile getirdi. Çimenser, “Umarım izleyici de bunu sırtlayıp götürecek. Bunu onlardan istiyorum. Çünkü bu (oyun) bizi anlatıyor.” ”Biz”i anlatan hikayelerin Devlet Tiyatrolarında anlatılmaya devam edeceğinin altını çizerek, “Kafamızda bu projeyi üçleme haline dönüştürecek uzun bir süreç var. O süreç içerisinde kendi insanlarımızdan ve geçmişimizden anlatacağımız hikayeler var.” ifadelerini kullandı.

 

Yaklaşık 2 saat süren oyunda “Hezarfen Ahmed Çelebi”yi Tolga Evren, “Lagari Hasan Çelebi”yi Emir Çiçek, “Evliya Çelebi”yi ise Fikret Urucu canlandırıyor.

Eserde, Dizdar Orhan Kurtuldu, Ebru Unurtan Urağ, Erdoğan Aydemir, Zuhal Acar, Efe Erkekli, Onur Ulutaş, Bilal Ercan, Eray Cezayirlioğlu, Kubilay Ünal ve Ömer Faruk Çalışkan’ın aralarında bulunduğu geniş bir oyuncu kadrosu yer alıyor.

Müzikleri Fırat Akarcalı, koreografisi Orçun Okurgan tarafından yapılan oyunun dekor tasarımı Şirin Dağtekin Yenen, kostüm tasarımı Çevren Sarayoğlu, ışık tasarımı da Akın Yılmaz imzası taşıyor.

Video mapping yöntemi uygulanan oyunda ayrıca minyatür sanatçısı Hilal Arpacıoğlu’nun çalışmaları sahneye yansıtılıyor.
Prömiyeri yarın Mecidiyeköy Büyük Sahne’de yapılacak “Uçmak – Hezarfen Ahmed Çelebi”, farklı tarihlerde aynı sahnede tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl “Hayat Ters Yüz” temasıyla düzenlenen ve 13 Kasım’da başlayan “23. İstanbul Tiyatro Festivali”, 1 Aralık’a kadar devam edecek.

Festivalde 28 tiyatro oyunu içerisinde 16’sı yerli, 12’si yabancı olmak üzere dans ve performans topluluğunun 78 gösteriminin haricinde okuma tiyatroları, söyleşiler, atölye çalışmaları ve ustalık sınıfları gibi Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamında yan etkinlikler gerçekleştirilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrolarının bu haftaki programda 9’u yetişkin olmak üzere, 17 oyun yer alacak.
Tuncer Cücenoğlu’nun kaleme aldığı “Matruşka”, 20, 21, 22 ve 23 Kasım’da Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde
İspanya iç savaşında Franco rejimi tarafından rehin alınan iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino’nun yaşadıklarını ela alan “Ay, Carmela” Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde
Bu hafta tüm gösterimlerinin bileti tükenen “Cibali Karakolu” müzikali Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde
Chloe Lambert’in yazdığı “Uzlaşma” ise Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Aynı tarihlerde Mert Turak’ın tek kişilik performansı “Karıncalar- Bir Savaş Vardı” Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde
Nihat Alpteki’nin “Geç Kalanlar” oyunu Ümraniye Sahnesi’nde
Toplumsal kurallar çerçevesinde biçimlenen insan ilişkilerine odaklanan “Kahvede Şenlik Var” Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde
İkinci Dünya Savaşı’nda Yugoslavya’da yaşanan açlık ve yokluk içinde umudun ve sevginin anlatıldığı “Ocak’ta Bahar – Underground” adlı oyun Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde izlenebilecek.

19-24 Kasım tarihleri arasında sahnelenecek diğer oyunlar;

  1. “Vahşi Batı”(Sam Shepard’ın ünlü oyunu) (Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi)
  2. “Karagöz Çiftlik Bekçisi” (Fatih Reşat Nuri Sahnesi)
  3. “Üzgün Ağaçlar Ülkesi” (Gaziosmanpaşa Sahnesi)
  4. “Rüya” (Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi)
  5. “Elma Kurdu Kırtık” (Kadıköy Haldun Taner Sahnesi)
  6. “Yaşasın Barış” (Kağıthane Sadabad Sahnesi)
  7. “Bir Kümes Hikayesi” (Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi)
  8. “Pollyanna” (Ümraniye Sahnesi)
  9. “Harikalar Mutfağı” (Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi)
  10. William Shakespeare’in ünlü oyunu “Hamlet” (Cevahir Sahneleri Salon 1’de)
  11. “Bay Z” ( Bülent Usta’nın oyunu) (Mecidiyeköy Stüdyo Sahnesi)
  12. “Alyoşa” (Hayati Çitaklar’ın oyunu )(Üsküdar Stüdyo Sahnesi)
  13. “Uçmak- Hezarfen Ahmed Çelebi” (Mecidiyeköy Büyük Sahnesi)
  14. “80 Günde Devr-i Alem” (Üsküdar Tekel Sahnesi)
  15. “Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal)” (Zeytinburnu Sahnesi)

Çocuk oyunları;

  1. “Siz Ne Dersiniz” (Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sahnesi)
  2. “Keloğlan Keleşoğlan” (Cevahir Sahneleri Salon 1’de)
  3. “Turta Girmemiş Orman” Üsküdar Stüdyo Sahne’de tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Usta oyuncular Necmi Yapıcı, Umut Oğuz, Nihan Durukan Yapıcı ve Birgen Engin’in rol aldığı Ormantik Komedi isimli oyun, Bursalı seyircilere kahkaha tufanı yaşattı. Yapıcı Tiyatro tarafından sahnelenen oyun, bir kamp hikâyesi üzerinden, seyirciyi kendi halleriyle yüzleştirerek güldürürken, sosyal medya çılgınlığıyla yalnızlaşma hallerine de göndermelerde bulunarak düşünmeye sevk etti.

Oyun sonunda yoğun ilgiliyle karşılanan ve kapıda bekleyen tüm seyircilerle fotoğraf çektiren oyuncular, Bursalı seyircilerin coşkusunun muhteşem olduğunu ve en kısa zamanda tekrar geleceklerini söyledi.

Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün Kasım ayı etkinlik programı kapsamında Baki Erdi Mamikoğlu’nun yazdığı, yönetmenliğini Ali Çoban’ın üstlendiği ‘Hiç Kimsenin Öyküsü’ isimli tiyatro oyunu, Kartal Belediyesi Soğanlık Kültür Merkezi’nde izleyici ile buluştu.

Tek perdeden oluşan oyun, savaştan henüz çıkmış iki kişinin trende karşılaşmasını konu alıyor. Farklı ülkelerden başka bir ülkeye yerleşmiş iki göçmenin kendi ülkelerinde çıkan savaşta cepheye katılmalarıyla başlayan süreç, barış ilan edilmesi ile eve dönüş yolculuğunda devam ediyor. Bu yolculukta karşılaşan iki insanın kendileri ve yaşadıkları durum ile hesaplaşmalarını anlatan oyun, Kartallı izleyicilerden büyük beğeni aldı. Savaşanların değil, savaştıranların kazandığı bir dünyada geçen hikâyede izleyicilerin de bir iç hesaplaşma yapmaları amaçlanıyor.

Ankara’nın yeni sanat merkezi, Çankaya Sahne adıyla açılış yaptı. Önce sinema sonra diskotek olan merkez şimdi tiyatro sahnesi olarak sanatseverleri karşılayacak.

Tiyatro merkezi, konser, sergi alanı, sanatsal toplantılar için de hizmet verecek. 500 kişilik kapasitesiyle hizmete açılan merkez, ilk olarak Stefan Tsanev’in “Sokrates’in Son Gecesi” adlı komedisi, Neil Simon’un “Büyük Aşıkların Sonuncusu” ve Muzaffer İzgü’nün “Eller Yukarı Lütfen” adlı komedileriyle tiyatroseverler ile buluşacak.