Yazılar

Sanatçılar Yasemin YAR ve Cemile ÇOLAK Resim Sergisi

,

Sanatçı ve Resim eğitmenimiz Yasemin YAR,   MSGSÜ Öğrencisi Cemile ÇOLAK‘ın eserleri  ile birlikte “TUVAL MÜZAYEDE SANATÇI BULUŞMALARI” Adı ile 24 Eylül 2022 tarihinde Orient Bank Hotel’ de     Resim sergisi açacaktır.

Sanatçılarımız sergiyi şu şekilde ifade etmektedir.

  "Resimde geleneğe sahip çıkan ressamların süreçlerine ortak olmak için 
sanatçı buluşmalarının dördüncüsünde ressam Yasemin YAR ve cemile ÇOLAK ile
buluşacak. Sohbet etmek ve eserlerine sahip olabilmek için sizleri aramızda görmekten 
mutluluk duyacağız" demektedirler.

 Program ve Akış
Tarih: 24 Eylük 2022 Cumartesi
       19:00 Sergi Açılışı
       19:30 Kokteyl Servisi
       20:00 Sanatçı Sohbeti
       22:00 Program Sonu
Adres: Orient Bank Hotel 
        Hobyar Mahallesi , Fındıkçı Remzi Sokak No:7 Sirkeci 34112 Fatih / Istanbul
       Katılımcılarımızın önceden bildirmenizi rica ederiz.
LCV Osman Yiğit Cetin 0532 324 0845

Orient Bank Hotel 
TUVAL Müzayede

www.tuvalmuzayede.com

Pole Dance Eğitimlerimiz Başladı!

Pole Dance Nedir?

Son dönemin revaçta olan danslarından biri olan direk dansı olarak da bilinen pole dansı dans ile akrobasiyi birleştirerek dikey bir direğin etrafında yapılan performans sanatıdır. 2000’li yılların ortalarından itibaren alternatif bir fitness dalı olarak yaygınlaşmaya başlamıştır.

Pole Dance Esneklik Kazandırır mı?

Diğer danslardan ayrı olarak havada da çalışıldığından aktif esneklik ve güce doğrudan katkısı vardır.

Kimler Pole Dance Eğitimi Alabilir?

Esneklik kazanmak isteyen, dans etmek isteyen, antremanlarına değişik bir ton katmak isteyen, kilo vermek isteyen ve bu deneyimi yaşamak isteyen herkes eğitim alabilir.

Pole Dance Güçlendirir mi?

Spor salonlarında ve birçok spor dalında kazanılan güç maalesef ki pasiftir. Yer çekim yasalarına uygun hareket etmeyi gerektirir, bir karşıtlık durumu söz konusu değildir. Ama hava da yapılan her tür hareket de aktif olarak vücudu gerebilmeyi ve o gerginlikte bedenini taşıyabilmeyi gerektirir.

 

Pole Dance Bana Fit Bir Vücut Kazandırır mı?

Düzenli olarak yapıldığında ve sağlıklı beslenmeyle desteklendiğinde vücutta gözle görülür bir sıkılaşma olur. Kol ve bacakları -diğer danslara kıyasla- daha fazla çalıştırdığı için ileri de iç kol ve bacak sarkmalarını önleyebilir. Vajinismus, regl sancısı, pelvik bölgelerinde gerçekleşen kasılmalara yardımcı olur.

Pole Dance Evde Denenebilir mi?

Pole dansı asla evde tek başınıza, videolarla yapmayı denememelisiniz. Sakatlanma ihtimali çok yüksek olduğu için mutlaka eğitimini almalı, hareketleri doğru yapıp yapmadığını bir hoca eşliğinde öğrenmelisiniz. Bu vesile ile kurumumuzla iletişime geçebilirsiniz.

Pole Dance Zayıflatır mı?

Direk dansı, kendi vücut ağırlığının kullanımı ile yapılan bir spordur. Sırt, karın, bacak, kol ve diğer tüm kas grupları uyumlu bir biçimde çalışarak şekillenir. Direk dansı eğitimine başlayan birinin vücudunda gerçekleşen sıkılaşma ve şekillenme kısa bir sürede belirginleşmektedir. Kendi vücut ağırlığı ile yapılan eğitime ek olarak ağırlık eklenebilir. Kişi sıkı, güçlü ve esnek bir görüntü elde eder. Akrobatik hareketler kolaylıkla sağlanır.

 

Pole Dance Eğitimimiz Hakkında : Bakırköy’de bulunan Nar Sanat Eğitim Kursumuzda bulunan dersliklerimizde isteğinize göre birebir veya grup derslerine katılabilirsiniz. Ders süresi haftada bir gün 1 ders saati şeklinde gerçekleşmektedir. Herhangi bir yaş aralığı bulunmayan pole sınıflarımıza katılmak isteyen herkesi bekliyoruz.

 

Daha fazla bilgi ve ücretsiz tanışma dersleri için lütfen bizlerle iletişime geçin! 

 

21 Mayıs Yıl Sonu Sergisi

Kursumuzun akademi hazırlık ve hobi resim sınıfı öğrencilerinin yıl boyunca öğrendiklerini gösterdikleri yıl sonu resim sergimiz 21 Mayıs günü saat 19.00’da Derneğimizin Galerisinde sergilenecektir.

Aşağıda öğrencilerimizden bir kaçının çizdiği örnekleri görüyorsunuz.

Sergide yer alacak olan öğrencilerimiz; Ceren EVNİ, İlayda AÇILAN, Fazilet Nehir KESER, Ayşe BARLAS, Sevil KORUCU, Sude Naz EFİL, Fatih ÜNÜVAR, Fatma KILIÇSAYMAZ

                                                                                                      

 

Sergiyi ziyaret etmek için 09.00-19.00 saatleri arasında Nar Sanat’a gelebilirsiniz.

SPRING BREAK CLOSURE KONSERİ

,

Bu baharın en keyifli gecesine sizleri de bekliyoruz. 13 Mayıs Cuma günü Pinç Pub’ta gerçekleşecek Inside Organization’ın hazırladığı etkinliğe hazır olun.
Kendi parçaları ve özgün besteleriyle Dünden Beri ile eşsiz yorumları ve güzel enerjileriyle Hallolur’u dinlemek için şimdiden biletlerinizi Court Project ve Inside Organization ekiplerinden ve Biletino’dan alabilirsiniz. Bu keyifli iki grubun ardından geceye Court Project Dj’lerinden Emre Günergün ile devam edebilirsiniz. Ayrıca eşsiz konuğumuz se7enof34 da o gece bizimle olacak.

Az sayıda kalan biletleri kaçırmayın.

https://biletino.com/tr/e-fht/spring-break-closure-pinc-pub-taksim/

Çakıl taşları tablolara dönüştü

“Çakıl Taşına Dokunan Ellerin Öyküsü” isimli resim sergisi, Maltepe Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde açıldı.

TSKM’deki sergide, 60 yılını çakıl taşıyla resim yapmaya adayan, bu sanatın Türkiye’deki tek usta öğreticisi, ressam Fehim İbrahimhakkıoğlu ve öğrencilerinin eserleri, sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Neslihan Arzu Keteci, Fehim İbrahimhakkıoğlu’nun öğrencileri olarak İstanbul’da sekiz yıldır çalışmalarına devam ettiklerini, ikinci karma sergilerini Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde açtıklarını ifade etti.“Taşın sert dokusuna dokunuyor olmak hepimize çok iyi geliyor. Eserlerinizi sabırla yapmayı öğreniyorsunuz. Puzzle parçalarının yerine oturması ve objenin ortaya çıkması gibi bir durum. 17 yaşından beri doğal taşlarla haşır neşir olan bir hocanın öğrencileri olarak eserler ve özgün tasarımlar ortaya koymaktan mutluyuz” dedi.

Sergide, Neslihan Arzu Keteci, Hatice Türker, Nur Kaya, Leyla Gözek, Aysun Mantarcı Adalı, Nadir Çatak, Rezzan Erdoğan, Fatma Civa, Zeynep Selvili, Gülseren Özgör ve Nurdan Akmaz’ın eserleri yer aldı. İstanbul’u, Türkiye’nin cennet köşelerini, dünya başkentlerinden mimari eserleri, insan yaşamlarını çakıl taşlarıyla resmeden eserlerin bulunduğu sergi, 2 Aralık’a kadar Galeri Maltepe’de ziyarete açık olacak.

‘Taş, Kağıt, Makas’ sergisi 30 Kasım’a kadar açık

Ressam Kadir Arslan ile Sinan Dağ’ın eserlerinden oluşan sergi F Sanat Galeri’de ziyaretçileri ile beraber.

“Mağaram” diye tanımladığı ve 2009’dan bu yana İstanbul’daki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Arslan, “Hayatımın tamamını neredeyse resimler oluşturuyor. Bir adanmışlık hali ile çalışıyorum.” dedi.

Sanat hayatına, resim başta olmak üzere disiplinler arası plastik sanatlar alanında verdiği eserler ile devam eden, aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı birçok tabiat müzesinin kurulumunda, Ankapark projesinin sanat ekibinde ve özel sektörde görevler alan Sinan Dağ ise “Sergide dünyada bir noktada karşılaşan iki insanın iki farklı disiplinde resimlerini göreceksiniz.” ifadesini kullandı.

24. Ankara Tiyatro Festivali Başlıyor

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakfınca (TAKSAV) bu yıl 24’üncüsü düzenlenecek “Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali”nde yurt içinden ve yurt dışından profesyonel ve amatör 29 tiyatro oyunu, Ankaralı tiyatroseverlerle buluşacak.

22 Kasım-2 Aralık 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde, Ankara, İstanbul, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kocaeli ve Gürcistan’dan profesyonel ve amatör 29 tiyatro topluluğu oyunlarını sergileyecek.
Festival yönetmeni Yener Aksu, her yıl üniversite topluluklarını, belediye şehir tiyatrolarını, çocuk tiyatrolarını, özel ve amatör tiyatroları Ankaralı sanatseverlerle buluşturduklarını söyledi.
Bu yıl festivale 150’ye yakın tiyatro topluluğunun başvurduğunu belirten Aksu, ekonomik sıkıntılardan dolayı etkinlikleri daralttıklarını, yıllardır Kültür Bakanlığından destek almadan festivali düzenlediklerini ifade etti.

Aksu, “Tiyatro, sorgulayan, düşünen, eleştiren, geliştiren, yaşadığı dünyanın farkında olan nesillerin yetişmesine katkı sunarken, toplumları birleştiren önemli bir güçtür. 24 yıldır Uluslararası Ankara Tiyatro Festivalini yaşatan Ankaralı sanatseverler başta olmak üzere, festivale katkı sunan tüm kurum ve kişilere TAKSAV adına sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.” diye konuştu

Maral Müzik ve Dans Topluluğu 40. yılında sahnede

Anadolu ve Ermeni halk danslarını çok sesli orkestrasıyla bir araya getiren Maral Müzik ve Dans Topluluğu, 40. yılını İstanbul Kongre Merkezinde sahneleyeceği gösterimle kutlayacak.

Benon Kuzubaş ve arkadaşları tarafından 1980 yılında kurulan Anadolu ve Ermeni halk danslarını çok sesli orkestrasıyla bir araya getiren topluluk, İstanbul Kongre Merkezinde 15 Aralık’ta düzenleyeceği etkinliğin Genel Sanat Yönetmenliğini Garbis – İris Çapkan üstlendi.

Gecede, tamamı amatör dansçılardan oluşan ve 6-35 yaş aralığındaki 200’e yakın dansçı, sanatseverlerin karşısına çıkarak topluluğun 40. yılına özel performans sergileyecek.

Hezarfen Sahneden Kanatlandı

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde anlattığı Hezarfen Ahmed Çelebi’nin etkileyici hikayesi, İDT tarafından “Uçmak – Hezarfen Ahmed Çelebi” oyunuyla anlatılacak.

 

Okmeydanı’nda uçma denemeleri yaptıktan sonra Galata Kulesi’nden atladığı bilinen Hezarfen Ahmed Çelebi’nin “uçma” tutkusu sahnede.

Ömer F. Oyal’ın kaleme aldığı iki perdelik oyun, ilk kez tiyatroseverlerle buluşuyor.
Dekoru, kostümleri ve kalabalık kadrosuyla dikkati çeken oyunun yönetmeni Hakan Çimenser, yaklaşık 2 aydır hazırlıklarını sürdürdüklerini ve Anadolu insanının sahip olduğu tarihi geçmişe işaret ederek, “Biz onun içinde geçen hikayeleri bu tür dramatik sanatlarla çok daha iyi anlatabiliriz. Bu aslında okumaktan daha hızlı bir süreçtir. Tiyatro da sinema da diziler de bu işlevi yerine getirebilir. Önemli olan orada hassas davranmak, bunun dramatik bir kurgu olduğunu anlamak. Herkes açısından tarihsel gerçekler diye algılanıp farklı farklı yorumlar yapılması söz konusu oluyor ama aslında bunları yapmak ve anlatabilmek önemli.” dedi ve devam etti. “Dünyada herhangi bir festivale gittiğimiz zaman bize en çok sorulan soru bu, ‘Sizin hikayeleriniz nerede?’ diyorlar. Biz, Devlet Tiyatroları Genel Müdürüyle biraz böyle düşünerek işe başladık. Yani hakikaten bizim hikayemiz ne? Biz onu tiyatronun gerçeği ve estetiğiyle, bugünkü haliyle gerçekten dünyaya anlatabiliyor muyuz, onlar bizim hikayelerimizi bu güçte ve estetikte seyredebiliyor mu? Hedefimiz buydu.”

Yeni ve yerli hikayeleri iyi kurgulamanın önemine dikkati çeken Çimenser, “Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde, Hezarfen Ahmed Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar Doğancılar Meydanı’na doğru uçtuğunu anlatması ve orada Lagari diye bir başkasının uzaya çıkmak için bir roketle kendisini göğe fırlatması, 17. yüzyılda böyle orijinal insanların yaşaması bizim ilgimizi çekmişti. Benim çocukluğumdan beri ilgimi çeker zaten. Onların hayatına dair hayal kurmak istedik. Ne yaşadılar o dönemde? İçinde bulundukları ortamda niçin böyle bir şey istediler? Neden böyle bir tutkuya sahiplerdi? Bunu anlatmak istedik.”

Hezarfen’in ilim, fıkıh ve kelamla uğraşan bir medrese hocası olduğunun düşünüldüğünü aktaran Çimenser, etrafındakilerin inanmamasına rağmen, ölümle yüzleşen Hezarfen’in o atlayışı gerçekleştirdiğini ve uçmayı başardığını dile getirdi. Çimenser, “Umarım izleyici de bunu sırtlayıp götürecek. Bunu onlardan istiyorum. Çünkü bu (oyun) bizi anlatıyor.” ”Biz”i anlatan hikayelerin Devlet Tiyatrolarında anlatılmaya devam edeceğinin altını çizerek, “Kafamızda bu projeyi üçleme haline dönüştürecek uzun bir süreç var. O süreç içerisinde kendi insanlarımızdan ve geçmişimizden anlatacağımız hikayeler var.” ifadelerini kullandı.

 

Yaklaşık 2 saat süren oyunda “Hezarfen Ahmed Çelebi”yi Tolga Evren, “Lagari Hasan Çelebi”yi Emir Çiçek, “Evliya Çelebi”yi ise Fikret Urucu canlandırıyor.

Eserde, Dizdar Orhan Kurtuldu, Ebru Unurtan Urağ, Erdoğan Aydemir, Zuhal Acar, Efe Erkekli, Onur Ulutaş, Bilal Ercan, Eray Cezayirlioğlu, Kubilay Ünal ve Ömer Faruk Çalışkan’ın aralarında bulunduğu geniş bir oyuncu kadrosu yer alıyor.

Müzikleri Fırat Akarcalı, koreografisi Orçun Okurgan tarafından yapılan oyunun dekor tasarımı Şirin Dağtekin Yenen, kostüm tasarımı Çevren Sarayoğlu, ışık tasarımı da Akın Yılmaz imzası taşıyor.

Video mapping yöntemi uygulanan oyunda ayrıca minyatür sanatçısı Hilal Arpacıoğlu’nun çalışmaları sahneye yansıtılıyor.
Prömiyeri yarın Mecidiyeköy Büyük Sahne’de yapılacak “Uçmak – Hezarfen Ahmed Çelebi”, farklı tarihlerde aynı sahnede tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek.

 

İstanbul’da Kültür ve Sanat etkinlikleri devam ediyor

İstanbul bu hafta, geniş bir yelpazede, birbirinden farklı etkinliklere yerli ve yabancı sanatçıların katılacağı konser, sergi ve performanslara sahne olacak.

Festivaller

Karagöz Derneği tarafından “milli kültür seferberliği” anlayışıyla düzenlenen 3. İstanbul Karagöz Festivali, atölye, söyleşi ve çocuk oyunları gibi etkinliklerle 30 Kasım’a kadar devam edecek. Festivalin ekinlik programı hakkında bilgi, “www.karagozfestivali.com” adresinden elde edilebilecek.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinin 22-28 Kasım’da dokuzuncusunu düzenleyeceği “Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali”nin 9. Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında “Batmadan”, “Bir Oğul”, “Gerilla”, “Hapishane Müdürü”, “Keskin Bir Bıçak”, “Küçük Şeyler”, “Papicha”, “Verida’nın Düğünü” filmleri gösterilecek.

Sahne sanatları ve konserler

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 20 Kasım’da “Aleko” operasını Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda, Modern Dans Topluluğu İstanbul’un (MDTist) sahneleyeceği “Dans Ana-log”u Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturacak.Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Sihirli Flüt” operasından yola çıkılarak hazırlanan “Sihirli Flüt (Tamino’nun Rüyası)” adlı çocuk oyunu 21 ve 24 Kasım’da, Ludwig van Beethoven konulu “Senfonik Konser” 22 ve 23 Kasım’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda izlenebilecek.

İBB kültür etkinlikleri kapsamında 20 Kasım’da Rostislav Krimer’in şefliğini üstlendiği “East-West (Doğu-Batı) Oda Orkestrası”, 22 Kasım’da Can Okan’ın solist olarak yer alacağı İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun konuğu olacak.
Türkiye’de ilk konserini verecek olan dönemin önemli ve en yaratıcı arpistlerinden biri olarak gösterilen Xavier de Maistre ile kastanyet müzik enstrümanının duayenlerinden Lucero Tena da İspanyol serenatlarını 23 Kasım’da CRR’de müzikseverlerin beğenisine sunacak.
İş Sanat, 20. konser sezonunda 21 Kasım’da Batı Afrika müziğinin ünlü ismi Sona Jobarteh’i ağırlayacak. Türkiye’de ilk kez sahne alacak sanatçı, grubuyla birlikte İş Kuleleri Konser Salonu’nda hayranlarıyla birlikte olacak.

Bu hafta Zorlu PSM’de de “23. İstanbul Tiyatro Festivali” kapsamında Bu gün “Her Yol Kuzeye Çıkar” başlıklı dans gösterisi ve yine Rus tiyatrosundan “The Circus”, 20-24 Kasım’da Johann Wolfgang von Goethe’nin Faust’undan uyarlan “Being Faust – Enter Mephisto”, 21 ve 22 Kasım’da “Bir Rus Masalı: Yevgeni Onegin”, Moskova’nın en iddialı sahnelerinden birinin ününü taşıyan Theatre of Nationsvalde’nin sahneye koyacağı “İran Konferansı” 23 Kasım’da sahnelenecek.

Zorlu PSM’de ayrıca 20 Kasım’da “Bir Delinin Hatıra Defteri”, 20 ve 21 Kasım’da Türkiye’de caz davulunun öncülerinden Ferit Odman, 21 Kasım’da Erdal Beşikçioğlu, Elvin Beşikçioğlu ve Ünsal Coşar’ın rol aldığı “Nina – İçi Doldurulmuş Martıların Hassasiyeti”, pop caz vokallerinden Melis Sökmen 22 Kasım’da, Tango Lovers’ın yeni prodüksiyonu “I am Tango” 23 ve 24 Kasım’da yer alacak.

Sergiler ve paneller

Anadolu Ajansı’nın (AA) düzenlediği uluslararası haber fotoğrafı yarışması Istanbul Photo Awards 2019’da ödül alan fotoğraflardan oluşan, Beyoğlu Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu’nda yer alan sergi 25 Kasım’a kadar, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yer alan sergi de 30 Kasım’a kadar izlenebilecek.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi (ZKSM), sanat hayatının 41. yılında çizgi dünyasının usta isimlerinden Hasan Aycın’ın sanatsal birikimi ve sanatına yön veren yaşam tecrübelerini sanatseverlerle buluşturacak. Usta sanatçının eserlerinden oluşan özel bir sergi “Çizginin Ötesinde” ismiyle 20 Kasım’da ZKSM’de açılacak.

“Doğu’ya Açılmak” sergisi 21 Kasım’da Macar Kültür Merkezi’nde açılırken, Fethi Gemuhluoğlu da vefatının 42’nci yılında “Dostluğun Mimarı: Fethi Gemuhluoğlu” başlıklı etkinlikle 23 Kasım’da Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde anılacak.

Ressam, karikatürist ve besteci kimliğiyle çok yönlü bir sanatçı olarak bilinen Abdülbaki Kömür’ün 40. sanat yılı 23 Kasım’da bir sergiyle kutlanacak. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’ndeki sergi açılışının ardından aralarında Taner Yüncüoğlu, Aykut Kuşkaya ve Eşref Ziya’nın bulunduğu birçok sanatçı birlikte konser verecek.

Sanat Akademisi, Aldığı Ödüllerle İstanbul Uluslararası Perküsyon Yarışması’na Damga Vurdu

Kartal Belediyesi tarafından açılaran, ilçede yaşayan çocuk ve gençlerin; resim, müzik ve sahne sanatları alanında eğitim görmesini amaçlayan Kartal Belediyesi Sanat Akademisi, aldığı ödüller ve elde ettiği başarılara bir yenisini daha ekledi.

Kartallı çocuk ve gençlerin eğitim gördüğü Sanat Akademisi öğrencileri, İstanbul Uluslararası Perküsyon Yarışması’nda 2 birincilik ve 1 de ikincilik elde ederek akademinin başarı tablosuna isimlerini yazdırdı. Sanat Akademisi’nin ödüllü müzisyenleri, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel ile mutluluklarını paylaştı.

Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin de aralarında yer aldığı toplam 125 öğrenci; Türkiye, ABD, İngiltere, Rusya ve Yunanistan’dan sanatçıların oluşturduğu jürinin önünde performanslarını sergiledi. Yarışmada Kartal Belediyesi Sanat Akademisi öğrencileri, 2 birincilik ve 1 de ikincilik ile ödüllendirildi.

Bu yıl 2.’si yapılan İstanbul Uluslararası Perküsyon Yarışması’nda, Kartal Belediyesi Sanat Akademisi öğrencilerinden Yaren Çakaloğlu, “8-12 Yaş Arası Solo Metalofon” dalında birinci olurken, Hakan Yılmazlar ise “Türk Perküsyon Solo Genç” kategorisinde ikinci oldu. Kartal Belediyesi Sanat Akademisi Perküsyon Topluluğu ise “Genç” kategorisinde topluluk olarak birinci olmayı başardı.

Yarışmada büyük başarı elde eden öğrencileri makamında ağırlayan ve başarılarından dolayı tebrik eden Başkan Gökhan Yüksel, “Sizleri bekleyen çok güzel günler, çok güzel bir gelecek var. Sakın umutsuz olmayın ve ufkunuzu daraltmayın. Sizler yeteneklerinizi adım adım ötelere taşıyın diye Sanat Akademisi’ni ve hayal dünyanız için de Masal Müzesi’ni kurduk. Sizler bizim için çok önemlisiniz. Kartal Belediyesi olarak genç yetenekleri her zaman destekleyeceğiz. Biz yerel yöneticilerin görevi, sizlere daha iyi bir gelecek hazırlamak. Bunun için hiç durmadan ve yılmadan çalışacağız.” diye konuştu.

Engelsiz Filmler Festivali’nin İstanbul durağı sona erdi

Bu yıl 6. kez düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali’nin İstanbul ayağı, Boğaziçi Üniversitesi Sinema Salonu’nda (SineBu) gerçekleşen gösterimler ve film ekiplerinin katılımıyla sona erdi.

Festival’in İstanbul’daki son gününde Uzun Lafın Kısası seçkisinin Sinebu’daki gösteriminin ardından, “Hayvan”, “Kamyon”, “Kaset”, “Toprak” filmlerinin yönetmenleri ile “Engelsiz Yarışma” bölümünde yer alan “Kar” filminin yönetmeni ve oyuncusu izleyicilerle bir araya geldi.

Filmlerini ilk kez sesli betimleme ile izleme fırsatı bulan yönetmenler bu deneyimle ilgili izlenimlerini paylaşırken, Festival’in program koordinatörü Ezgi Yalınalp’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşilerde seyircilerin sorularını yanıtladılar.

“Filmleri Sesli Betimle İle İzlemek İlginç Bir Deneyim!”
“Filmi bu kadar hayal ettirebileceğini düşünmüyordum, iki ses dalgası dinlemek zorlayıcı bir deneyimdi ama çok keyifliydi.” diyen “Kamyon” filminin yönetmeniCanbert Yerguz, sözlerine şöyle devam etti; “Van depremi zamanı doğuya giden kamyonların yağmalanması haberlerini okumuştum. Tabii ki çok üzücü bir hikayeydi. Acaba kamyon şoförü ne yaptı diye merak ettim. ‘Buradan bir kara komedi çıkarabilir miyim?’ diye düşündüm. Bu fikir üzerine toprağımızın genel sorunu olan iletişimsizlik, birbirimizle konuşamamamız ve konulara önyargıyla yaklaşmamız üzerine bir hikaye inşa ettim.”

“Toprak”filminin yönetmeni Alican Durbaş ise sesli betimle ilgili şunları dile getirdi; “Filmde dokuz farklı kare olmasına rağmen lineer bir kurgu vardı, bu nedenle sesli betimleme ile takip etmek tahmin ettiğim kadar zorlayıcı olmadı, güzel bir deneyimdi.”

“Filmde nerede doğru yapmışım, nerede yanlış yapmışım, bunu görmek açısından çok faydalıydı, bunları doğrulama şansım oldu. Bu yöntem kullanıldığında kendi anlatımınızı destekleyecek bir açılım olduğunu gördüm.” diyen “Hayvan” filminin yönetmeni Atasay Koç ise sözlerine film ile ilgili olarak şöyle devam etti;”Yaşadığım bir andan kaynaklı bir hikaye. Karşılaştığım benzer bir durumda kendimi sorguladım ve o an filmdeki soruyla yüzleştim. Daha sonra buradaki vicdan azabıyla birleştirdiğim hikaye farklı konuların birleşmesiyle süregiden bir hikaye ortaya çıkardı.”

“Kaset”filminin yönetmeni Serkan Fakılı iseduygularını şu şekilde ifade etti; “İki tane duyuya hitap etmeye çalışıyorsunuz; biri işitsel biri görsel. Bu duyular zaman zaman yer değiştiriyor, bu şekilde dinleyince izleyen nasıl hayal ediyor diye merak ettim, ilginç bir deneyimdi.”

“Bir yönetmen kendisine otosansür uyguluyorsa o yönetmeni tartışırım!”
Son olarak; Engelsiz Yarışma bölümünde yarışan “Kar”filminin yönetmeniEmre Erdoğduve filmin oyuncusu Doğaç Yıldızgösterim sonrası soruları yanıtladı.

“Oyuncu Hazar Ergüçlü’nün başrol oynamasına nasıl karar verdiniz?” sorusuna yönetmen Erdoğdu; “Ben Müzeyyen karakterini yazdıktan sonra o rolü kimseye konduramadım. Bir aşk ilişkim vardı açıkçası Müzeyyen ile. Kimseyi o rolde hayal edemedim. Hazar için Hilal’i hayal etmiştim hep, bir de Mahir için Serhat’ı hayal ettim. Kast direktörü arkadaşım Rabia’ya Müzeyyen karakterini anlattım. Sonra o da dedi ki; “Hazar!” olmalı. Ben Hazar’ı zaten beğeniyordum. Çok ilginç bir oyuncu, dizilerde çok güçlü bir oyunculuğu vardı. O da beni ikna etti. Hemen provalara girdik. Provalarda düşündüğümden de iyi diyordum. Ama monitörün başına geçinceher şeyi unuttum. İnanılmazdı.” diye cevap verdi.

Genç ve dinamik bir ekiple çalıştığını dile getiren yönetmen Erdoğdu, herşeyi belli olan filmlerden nefret ettiğini ve meydan okuyan herşeyi ve insanları sevdiğini anlattı.

“Bir yönetmen henüz filmini yazarken otosansür uyguluyorsa, o zaman ben ülkenin durumunu tartışmıyorum, yönetmeni tartışıyorum.” diyen Emre Erdoğdu, sözlerini şöyle bitirdi; “Bizim işimiz ikna etmek. Seyirciyi ikna etmek. Kültür Bakanlığı’nı ikna etmek. Birşeylerden korkuyorsanız ve canınızı yakacaklar diye korkuyorsanız; o zaman zaten basiretsizliğiniz başlamış demektir.”