Sergi

Sergi konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Sergi konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Sergi konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Sergi konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

30 ressam kendi iç dünyalarını anlattıkları eserlerle 12 – 20 Şubat arasında Kaş Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.

30 ressam ‘Sadece Sergi’ adı verilen karma sergide buluşacak. 12 – 20 Şubat arasında Kaş Sanat Galerisi’nde sergilenecek eserler, sanatçıların kendi iç dünyalarını ve hayata bakışını yansıtıyor. Sergi, sanatseverlerle organizasyonu Sibel Tetik’in üstlendiği ve Kaş Sanat Galerisi kurucusu Sinan Yenilmez’in destekleriyle buluşacak.

Sergiye katılan ressamlara biz göz atalım

Argan Öztaş, Atilla Çavdarlı, Ayşegül Şibiroğlu, Bahattin Odabaşı, Banu Gökalp, Filiz Işılay, Funda Alkan Cumbul, Gizem Uzkur, Gulgun Haksal, Hrasun Sergio, İpek Hazneci, İrem Arcasoy, İsmet Tuncer, Karin Cincioğlu,Mualla Soğancı, Naci Doğan, Nezihe Gökçe, Nevin Torun, Nuray Atasagun, Nursen Gürcay, Öznur Karadayı, Pakize Akkaya, Pınar Türe Gürsoy, Remzi İren, Senur Biçer, Setenay Sezer, Sibel Sicimoğlu, Şafak Isilay, Yeşim Aksöz, Zeynep Çokşenim.

Trump Art Gallery, ‘Metalist Manifesto Karma Metal Heykel Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. Sergi, 2 Ocak tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Metalist Manifesto Karma Metal Heykel Sergisi Trump Art Gallery’de açıldı.

Sergide, çağdaş sanata bilinçaltı göndermelerde bulunan sanatçılar Ahmet Doğan, Berk Kakeci, Berke Uysal, Büşra Kölmük, İrem Kopuz, Kağan Ezal, Mert Çıkılmazkaya, Mete Özyıldırım, Muzaffer Tuncer, Oğuz Savan ve Ozan Temelli’nin metal malzemeler kullanarak ürettikleri heykeller, sanatın bilinçaltı şifrelerini sergiliyor.

Sanatın yenilikçi hareketlerini bir araya getiren sergide sanatçıların metal malzeme kullanarak ürettiği farklı form ve boyutta eserler bulunuyor.

Küratörlüğünü Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği sanatı ve hayatı aklın egemenliğinden koparmaya çalışan ve hayal gücünü özgürleştiren sergi, 2 Ocak’a kadar Trump Art Gallery’de ziyaret edilebilir.

Ahmet Güneştekin’in Yansıma ve Yeniden Doğuş adlı sergisi 15 Kasım 2018 tarihinde Macaristan’da Janus Pannonius Müzesi, Vasarely Müzesi ve Zsolnay Müzesi’nde eş zamanlı olarak açılıyor.

Sanatçının pratiğine belirli temalar üzerinden özel bir bakış sunan sergi, aynı zamanda Türkiye’nin çağdaş bir sanatçısının bir sanat akımının kurucusuyla birlikte sergilendiği en kapsamlı tematik müze sergilerinden biri olacak.

Janus Pannonius Müzesi, sanatçının işlerini solo bir sergiyle sunarken, Vasarely Müzesi Güneştekin’in eserlerini op art (optik sanat) akımının kurucusu Vasarely’nin eserleriyle birlikte sergileyecek. Zsolnay Müzesi ise sanatçının seramik işlerini müzenin daimi koleksiyonuyla birlikte sunacak. Peç’in köklü müzelerinin ev sahipliği yapacağı sergi 1 Şubat 2019 tarihine kadar sürecek.

Yansıma ve Yeniden Doğuş, sanatçının optik kafesler ismini verdiği eserlerini, boyutlu tablolarını, op art tekniklerini uygulayarak çalıştığı halı ve kırkyama işlerini ve sanatçının Peç’in kardeşşehir olarak kabul ettiği Kütahya’nın seramik üretiminde dünyaca meşhur porselen fabrikasında ürettiği seramik çalışmalarını içeriyor. Victor Vasarely ve Ahmet Güneştekin gibi iki önemli çağdaş sanatçının işlerini bir araya getiren tematik sergi, her iki sanatçının eserleri arasında bir diyalog oluşturarak, bu diyaloğun doğasına ve kaynaklarına bakıyor.

Serginin küratörlüğünü Victor Vasarely’nin eserleri dahil olmak üzere Çağdaş Macar sanatında uzman sanat tarihçisi József Sárkány ve Güler Sanat’ın sanat direktörü olarak görevini sürdüren sanat tarihçisi Kemal Orta üstleniyor.

József Sárkány, Yansıma ve Yeniden Doğuş sergisini, son on yılda Milan, Kahire, Viyana, Bürüksel, Madrid, Gordes ve İstanbul’da gerçekleşen ve Vasarely’nin sanatının yeniden keşfedildiği önemli sergiler bağlamına yerleştirdiğini belirtiyor.

Ödüllü sanatçı olan Funda Alkan Cumbul’un yeni sergisi “Göç”ü geçtiğimiz yıllarda Alzheimer hastalığından kaybeden babasına adadı.

Funda Alkan Cumbul, Alzheimer hastalığını ve zorluklarını yakından bilen biri olarak Alzheimer’ı; “Zaman geçip giderken, yaşadığın her şeyin üzerine bir sis perdesi örtülüp insanda bıraktığı en büyük yıkım… Aynalara baktığında bile suretini, varlığını tanıyamaz hale gelmesi durumu çok acı. Tüm yaşanmışlıkların birer birer kayboluşu ve bu dünyadan göç” olarak tanımlıyor.

22 Kasım 13 Aralık tarihleri arasında Kadıköy Kaş Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşuyor.

Pera Müzesi’nin Galatasaray Lisesi’nin kuruluşunun 150. yılı kapsamında düzenlediği “Mektep Meydan Galatasaray” başlıklı sergi, 25 Kasım’a kadar ziyaretçilerini bekliyor. Galatasaray Lisesi’nin tarihi ve mekânıyla ilişkilenen yapıtları bir araya getiren sergi, 150 yıldır kente mâl olan kuruma güncel sanatçıların bakışını yansıtıyor.

“Mektep Meydan Galatasaray” sergisi, kuruluşunun 150. yılında bir eğitim kurumu ve hafıza mekânı olarak Galatasaray Lisesi’ne, yapısından işlevine, mekânından kent içindeki konumuna güncel bir perspektiften bakıyor. Sergi, binanın köklü geçmişine ve okul vasfına referansla isim bulurken, Türkiye’nin sosyopolitik belleğine yerleşmiş kamusal alanlardan biri olan Galatasaray Meydanı ile ilişkisine de atıfta bulunuyor. Çoğu sergiye özel ve yeni üretilen resim, heykel, yerleştirme, fotoğraf, video, ses ve performans gibi farklı mecralardan yapıtları bir araya getiren serginin küratörlüğünü Çelenk Bafra üstleniyor. Sergide Ali Kazma, Antonio Cosentino, Barış Göktürk, biriken (Melis Tezkan ve Okan Urun), Burak Delier, Cemal Emden, Elvan Alpay, Hasan Deniz, Hera Büyüktaşçıyan, Vahit Tuna’nın çalışmaları yer alıyor.

Galatasaray Lisesi’nin bu çok katmanlı yapısını gözler önüne seren sergiye kapsamlı bir yayın da eşlik ediyor. Sergi kataloğunda küratör Çelenk Bafra, akademisyen ve yazar Besim F. Dellaloğlu ve Murat Alat’ın makaleleri yer alıyor. Çelenk Bafra, kişisel deneyimlerini sanat pratiklerine aktaran Galatasaray Lisesi mezunu sanatçılar kadar, okulla özel bir bağı olmasa da 150 yıldır kente mâl olan bir yapıya meydandan, yani dışarıdan bakıp araştıran sanatçıların da davet edilmesinin sergiye perspektif kattığını vurguluyor. Bafra’ya göre “Mektep Meydan Galatasaray” sergisi, “mektebin içindekileri sanatçıların gözünden ‘meydan’a çıkarıp sanat aracılığıyla tartışarak kamuya açmaya çalışıyor.” Bafra, serginin kataloğu ve kamusal programının da yardımıyla, bu ikonik yapı ve okulun görsel sanatlar aracılığıyla yeniden keşfedilmesine ve farklı açılardan görülmesine vesile olacağını belirtiyor.

“Mektep Meydan Galatasaray” sergisi kapsamında küratör Çelenk Bafra, sanatçılar Ali Kazma ve Burak Delier ile sanat tarihçisi Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu’nun bir araya geldiği bir söyleşi düzenleniyor. Söyleşi kapsamında Ali Kazma, Galatasaray Lisesi’nin fiziksel yapısına nüfus etmiş izleri takip ederek gerçekleştirdiği “Okul” (Rezistans serisi, 2013) adlı videoya, Burak Delier ise GSL Tiyatro Topluluğu ile birlikte hayata geçirdiği “Zil: Gelmekte Olan Bir Okuldan Sahneler” (2018) adlı videoya değiniyor. Söyleşide, küratör Çelenk Bafra ve sanat tarihçisi Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu’nun da katılımıyla eğitim ve okul hayatıyla ilişkili kontrol, uyum ve direnç mekanizmaları tartışmaya açılıyor. “Okul ve Zil Üzerine” başlıklı söyleşi,15 Kasım Perşembe günü saat 18:30’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda ücretsiz düzenleniyor.

Sergi kapsamında sanatçı grubu biriken ise (Melis Tezkan ve Okan Urun), 23 Kasım’da ilki saat 18.30, ikincisi 19.00’da başlamak üzere iki performans gerçekleştiriyor. Sergi katında yer alan ve nefes-hafıza ilişkisini ele alan “Unplugged” isimli yerleştirmeleri etrafında gerçekleştirdikleri performansta ikili, 90’lardan bugüne kalanları otomobil biçimindeki bir balonun koreografik performansıyla irdelerken, ona yine aynı dönemden bugüne taşıdıkları listelerle eşlik ediyorlar.

1881 yılında Selanik’te dünyaya gözlerini açan ulu önder Atatürk’ün 1938 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda gözlerini yumana kadar geçen zamanda yaşadığı evlerin resimlerinin yer aldığı sergi, ziyaretçilerini ağırlıyor.

Atatürk’ün yaşadığı evlerin fotoğraflarının yer aldığı sergi, Marmara Park AVM’de bugün açıldı. 22 Kasım’a kadar ziyaret edilecek sergi, Atatürk’ün hayatına dair ipuçları sunuyor. Atatürk’ün mütevazı hayatını da göz önüne seren sergi, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Haftası dahil iki hafta boyunca sergilenmeyi planlıyor.

10 Kasım Atatürk’ü Anma Haftası dâhil iki hafta boyunca sergilenecek sergi Marmara Park AVM’de zemin katında görülebilecek.

Tepe Nautilus, Atatürk’ün ölüm yıldönümüne özel, Ata’nın daha önce hiç görülmemiş şahsi eşyaları ve dokümanlarını, “Gözlerini Kapadı Bütün Dünya Ağladı” isimli sergisinde ziyaretçileriyle bir araya getiriyor. Sergide; 10-20 Kasım 1938 tarihli ve Atatürk’ün ölüm ilanlı ilk gazete baskısının aslı, 10 Kasım 1938 gününden itibaren yaşananlar ve yazılı basından yankıları, İstanbul ve Ankara’daki cenaze törenleri ve Anıtkabir’e nakli ile ilgili fotoğraf ve gazeteler bulunacak.

Özel arşivlerden alınan Atatürk’ün özel not defteri, kartviziti, kokartları gibi kişisel eşyalarının yanı sıra Atatürk’e ait ıslak imzalı askeri özel yazışmalar ve özel askeri mektuplar da bu sergide yer alacak.Ayrıca 1920-1938 yıllarına ait “Atatürk ve Bayrak” baskılı eski tebrik ve bayram kartları, erken Cumhuriyet döneminde kullanılmış Ata resimli ilk paralar, madalyalar, resimli obje ve dokümanlar, Atatürk’ün büyük eseri “Nutuk”un altın varaklı ilk taş baskısının aslı, daha önce görülmemiş Atatürk’e ait özel fotoğraflar sergilenecek.

Dr. Sertaç Kayserilioğlu’nun özel koleksiyonundan derlenerek hazırlanan sergi, 9 Kasım’da Tepe Nautilus 1. Kat alanında kurulacak ve 26 Kasım tarihine kadar ziyarete açık kalacak.

Atatürk’ün giysileri Ankara’da sergilenmeye başladı. Sergi, Atatürk’ün terzisi Levon Usta’nın 4’üncü kuşak torunu Levon Kordonciyan tarafından açıldı. Atatürk’ün neden yüzyılın en şık lideri olduğu sergideki giysileriyle bir kez daha gözler önüne serildi. 11 Kasım’a kadar açık olacak sergi, Atatürk’ün terzisi Levon Usta’nın 4’üncü kuşak torunu olan Levon Kordonciyan tarafından açıldı. Kordonciyan açılıştaki konuşmasında şunları söyledi;

“Kordonciyan Ailesi’nin de 130’uncu yılını kutluyoruz. Ankara’ya ve tüm Türkiye’ye teşekkür ediyorum ve özellikle ailelere ve öğretmenlere sesleniyorum. Çocuklarınızı bu sergiye mutlaka getirin ki; o dönemin zorluklarına rağmen neler yapıldığını görsünler ve bu günün teknolojisi ile de neler yapabileceklerini anlasınlar.”

Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ve İstanbul Kadın Müzesi ev sahipliğinde “Feminist Pedagoji: Müzeler, Hafıza Mekânları ve Hatırlama Pratikleri Konferansı” ve bu kapsamdaki 1. Asya ve Avrupa Kadın Müzeleri Buluşması’nın son günü toplumsal duyarlılığı yüksek iki sanat etkinliği yapıldı.

ABD’de ve Avrupa’da müzik dünyasından tanınmış bestecilerle çalışmış, uluslararası film festivalinde ödüller kazanmış ve Yeni Müzik (New Music) akımının temsilcilerinden dünya çapında ünlü piyanist ve multimedya sanatçısı Michiko Saiki “Kırılgan bir müzik performansı ile izleyiciye ulaşmak: Kadın sesleri” temasıyla bir performans gerçekleştirdi. Getronagan Ermeni Lisesi’nde gerçekleştirilen performansta Saiki, Ermeni müziğinin ikonu olarak kabul edilen Gomi­das’ın piyanosunu kullandı. Michiko Saiki, toplumsal cinsiyet anlamında duyarlığı yüksek uluslararası bu konferans kapsamında Gomidas’ın piyanosunu kullanma imkanı verilmesine vesile olan herkese teşekkür etti.

Michiko Saiki, “çocuk yaşta evlendirilmeye” ilişkin empati yaratılması temasına ilişkin gerçekleştirdiği performansa dair şunları söyledi:

“Kadın” temalı seslendiren piyanist (vocalizing pianist) besteleri yaratmak için, farklı kültür gruplarından kadın bestecilerle iş birliği yapıyorum. Piyanistin seslendirmesi nedeniyle, seslendiren piyanist janrı, performans sanatçısının bedenini ve toplumsal cinsiyetini performansın ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Performans, seyircinin dikkatini sanatçının bedenselliğine çekiyor ve sanatçıyı kırılgan, cinsiyetlendirilmiş bir varlık olarak sunuyor. Bu özelliklerden dolayı, bu janrın dinleyiciye estetiği duyusal olarak deneyimleme fırsatı verdiğini düşünüyorum. Böylesi bir performans, izleyicinin bilinçsiz toplumsal cinsiyet klişelerine meydan okuyan, kadın merkezli bir alan yaratıyor. Feminist pedagojiye örnek vermek için, daha önceden hazırladığım elektronik tınılar ve bir video eşliğinde Türk bestecisi Beste Özçelebi’nin “For them…” [Onlar için…] adlı bestesinde yoğunlaşacağım. Bu parça farklı duygular içinde olan bir çocuk gelinin bakış açısıyla yazılmıştır: Çocuk evlendirileceğini öğrenir, hayatını anlamaya ve kabul etmeye çalışır, ama korkmaktadır, perişandır ve yardıma ihtiyacı vardır. Bu parça sadece bir toplumsal sorun hakkında bilgi vermekle kalmıyor, aynı zamanda seyircinin çocukla empati kurmasını sağlıyor.” Sözleriyle performansın ana temasını vurguladı. Performansın canlı yayın linki için https://www.facebook.com/IstanbulKadinMuzesi/videos/vb.389510011116754/479978815832127/?type=2&theater

Saiki’nin performansının ardından, dünya kadın müzelerinin geçmiş sergilerinden örneklerin yer aldığı ve şiddet içeren bir tarih veya hafızanın nasıl şiddet fotoğrafları kullanılmadan hikâyeleştirildiği “İfşa Etmeden?” adlı 15 çalışmadan oluşan serginin açılışı Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Özgür KIBRIS ve İstanbul Kadın Müzesi (İKM) Küratörü Meral Akkent tarafından gerçekleştirildi. Sergi, 20 Ekim- 20 Kasım tarihleri arasında, Çarşamba günleri 14:00-15:30 saatleri arasında Getronagan Ermeni Lisesi’nde izlenebilecek.

Ulu önderimiz Atatürk’ün İstanbul’da gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında çekilen fotoğrafları, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde Trump Alışveriş Merkezi’nde sergilenecek. ‘Atatürk İstanbul’da sergisi kapsamında Atatürk’ün İstanbul’a yaptığı ziyaretlerin, resmi kabullerin ve Florya’daki tatil günlerinin fotoğrafları AVM içerisinde yer alacak.

Trump Alışveriş Merkezi’nin, zemin katında açılacak Atatürk’ün az görülmüş fotoğraflarının halkla buluşacağı sergi, 26 – 31 Ekim tarihleri arasında gezilebilecek.

FMV Işık Okulları öğrencilerinin hazırladığı eserlerden oluşan “Işıklı Ellerden 95. Yılında Cumhuriyet” Sergisi, 23 Ekim’de FMV Galeri Işık’ta açılıyor.

FMV Işık Okulları öğrencilerinin “cumhuriyet çocuğu olmak, cumhuriyeti yaşamak” fikrinden yola çıkarak, farklı tekniklerle hazırladıkları resimler, bireysel ve grup çalışmaları şeklinde sergilenecek. “Işıklı Ellerden 95.Yılında Cumhuriyet” Sergisi, 23 Ekim – 30 Ekim tarihleri arasında sanatseverler tarafından ziyaret edilebilecek.

FMV Işık Okulları Nişantaşı, Ayazağa, Erenköy, Ispartakule kampüsleri öğrencileri tarafından hazırlanan eserler, kolaj, akrilik, pastel boya, karışık tekniğin yanı sıra farklı bir çok malzemenin bir araya gelmesiyle oluşturuldu.

Daniele Sigalot​’nun hazırlayacağı ​“İmparatorluklar Öncesi” ​adlı sergi 26 Ekim 2018 tarihine kadar “Anna Laudel Contemporary’de ücretsiz olarak tüm sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Daniele Sigalot’nun İstanbul’daki ilk solo sergisi olacak olan “İmparatorluklar Öncesi”, geçmiş imparatorlukların içimizde taşımaya devam ettiğimiz görkemli mirasına göndermede bulunuyor.

İnsanın, geçmişinde ve bugününde kültüre bıraktığı izlerden yola çıkan sanatçı, şehirlerin siluetini, altın kaplama ve paslanmaz çelik haritalarda görselleştiriyor.

İnsan potansiyelinin iyi ve kötü izlerini barındıran şehirler, yüzyıllardır, ressamların, yazarların, seyyahların, kendi düş dünyalarından süzerek aktarılmışlardır. Haritalar ise; şehirlerin en gerçek hafızalarıdır.

Sergiden ufak bir ipucu…

Serginin ilk katında yer alacak olan alüminyumdan yapılmış “kağıt uçaklar”, efemera bir malzeme olan kağıdın zayıf ve hassas doğasını, metalin sert ve soğuk habitatında eriterek, görünene ilişkin algılarımızla oynar.