Sinema

Sinema konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Sinema konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Sinema konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Sinema konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Sinema, dans ve sanatın diğer disiplinlerinin bir araya geldiği,SinemaDansAnkara2018 Uluslararası Dans Film Festivali; 22-26 Kasım tarihleri arasında, 5. kez Ankara’da düzenleniyor. Goethe-Institut Ankara ve AresArt Film ve Performans Sanatları’nın işbirliği, Hollanda Büyükelçiliği’nin desteğiyle gerçekleşecek festivalde, , Avrupa’dan ve Dünya’dan en güncel ve en nitelikli dans filmleri izleyici ile buluşurken, Türkiye, Kıbrıs, Italya ve Fransa’dan olmak 16 yeni dans filmi dünya prömiyeri gerçekleştirecek. Festival kapsamında gerçekleştirilecek tüm etkinlik ve film gösterimlerine katılım ücretsiz.

Türkiye’deki genç sanatçılara platform oluşturmak, sanata gönül vermiş bu gençleri buluşturmak ve dünyadan en güncel dans filmlerini Türkiye’deki sanat tutkunlarına ulaştırmak amacıyla düzenlenen SinemaDansAnkara2018 Uluslararası Dans Film Festivali, 22 -26 Kasım tarihleri arasında, Goethe-Institut Ankara’da 5. kez düzenleniyor.Sanat Yönetmenliğini Instagram Sanatçısı, yönetmen ve misafir akademisyen Mehmet Şafak Türkel’inüstlendiği festivalde, başta Almanya, Hollanda, Italya, İspanya, Yunanistan olmak üzere, 16 ülkeden filmler ve yönetmenleri izleyiciyle buluşuyor.

Sanat özgürleştirir, güzelleştirir, birleştirir…
Sinema Dans Ankara 2018 Uluslararası Dans Film Festivali’nin bu yılki ana teması “Disiplinlerarası Etkileşim ve Dijitalleşme”… Festivalde SinemaDansForum adı altında, Türkiye, Almanya, Hollanda, İtalya, Yunanistan ve İspanya Dans Filmleri Festival Direktörleri ve profesyonelleri dans filminin uluslararası geleceğini tartışacaklar.

Festivalin en önemli etkinliklerinden birisi de, DansFilmAtölyesi. Hollanda, Almanya, Yunanistan ve Türkiye’den önemli sanatçıların eğitmen olarak katılacağı Atölye kapsamında bu sene, Tolga Karaçelik’in desteğiyle, genç; sinema, dans ve müzik öğrencilerinin katılacağı “Kelebekler” filminden hareketle 4 adet dans filmi çekilip festival kapanışında gösterilecek.

Festival Direktörü Mehmet Şafak Türkel, “ Çektiğim dans filmlerimi ve dansa dair bellegesel filmlerimi, Türkiye’de gösterilebilecek bir platform bulamadım, yani Türkiye’den hiç bir film festivali filmlerimi festivallerine kabul etmedi. Ben filmlerimi ancak Uluslararası Festivallerde izleyici ile buluşturabildim. Bugünün sanat tutkunu gençlerimize böyle bir fırsatı sunmak benim için hem bir misyon hem de gurur kaynağı. Biz festivalimizi,-sanat özgürleştirir, sanat güzelleştirir, sanat birleştirir-ilkesiyle tüm izleyecilerimize ücretsiz açıyoruz . Festival teaser’ını iki güzel sanat insanı Uğur Seyrek ve Yunus Tonkuş’un sanatlarının izinden vefa ile İstanbul’da buluşan genç sanatçıların işbirliği ve Goethe-Institut Ankara, Hollanda Büyükelçiliği, AresArt, Parazitka, Müzik Evi, 2che Stüdyo, Collywobbles Tattoo, Circle, Arteİstanbul’un desteği, Nilipek, Emre Kesim, Athena’nın müzikleri ve Ustam Tamer Levent ve canım dostum Alara Bozbey’in sesi ve nefesi ile sizlere sunuyoruz. Goethe-Institut Ankara, Festival İdari Direktörü Sibel Ekmekçioğlu ve koruyucu meleklerim Seden Eyüboğlu ve Gonca Karakaş ile yolum kesişmeseydi bu hayal asla gerçeğe dönüşemezdi ” dedi.

Festival Programı:
22 Kasım Perşembe – Saat 19.00-21.15
Açılış Filmleri Gösterimi ve Festival Onur Ödülü Töreni

23 Kasım 2018 Cuma- Saat: 19.00-22.00
Kardeş Ülkelerin Sanatı

Yarışma Filmleri Gösterimi ve Sanatçılarla Söyleşi
Kardeş Ülke Yunanistan’dan Atina Video Dance Project Seçkisi ve Festival Başkanı Chrysanthi Badeka ile Söyleşi

Avrupa’Dan-S-inema
24 Kasım 2018 Cumartesi – Saat 19.00 – 22.30
Hollanda Cinedans Seçkisi ve Festival Koordinatörü Andreas Hannes ile Söyleşi

Italya Coorpi Seçkisi ve Festival Yöneticileri Cristiana Candellero ve

Lucia Carolina De Rienzo ile Söyleşi

Almanya MOOVY Dans Film Festivali Seçkisi ve Festival Sanat Yönetmeni Lorand Janos ile Söyleşi

SinemaDansForum

25 Kasım 2018 Pazar – Saat: 16.00 – 19.00
Yaşamak Tek ve Hür: Festival temsilcileri SinemaDans’larını tanıtıyor
ve 1 Orman gibi Kardeşçesine: İşbirliği Manifestosu ve Q&A
Kapanış Töreni, Kapanış Filmi ve Yarışma Ödül Töreni

26 Kasım 2018 Pazartesi – Saat: 19.00-21.15
Alara Bozbey ve Cebrail Esen’in Sunumuyla
Kapanış Töreni – Saat: 19.00-19.45
SinemaDans Atölye Film Gösterimi ve CanlıSinemaDans
Kapanış Filmi ve Q&A – Saat: 20.00-20.15

Yarışma Ödül Töreni – Saat: 20.15-21.15

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu ayki ‘Yeniden Sinematek’ gösterimlerinde ‘Bilim Kurgu Sinemasında Düşler, Zaman ve Mekan’ temalı filmleriyle Leonardo Dicaprio, Tom Hardy, Harrison Ford, ve Charlize Theron gibi usta oyuncuları sanatseverlerle buluşturacak. Bu unutulmaz filmler, Cuma akşamları İzmir Sanat’taki ücretsiz gösterimlerde izleyiciyle buluşacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, sinemanın kült fimlerini İzmirli sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. 2009 yılından bu yana devam eden ‘Yeniden Sinematek’ gösterimleriyle ‘Yol Hikayeleri’, ‘Japon Sineması Altın Yıllar’, ‘Bilim Kurgu Klasikleri’, ‘Hollywood’da Yıldız Kadın Oyuncular’, ‘Müzik ve Dansın Büyüsü’, ‘Şehir Hikayeleri’, ‘Macera Filmleri Klasikleri’, ‘Savaş Şarkıları’, ‘İtalyan Sineması’, ‘Sinema Yargının İzinde’ ve ‘Yönetmen Sineması’ gibi temalarla onlarca önemli filmi beyazperdeye taşıyan Büyükşehir Belediyesi, Kasım ayında ise ‘Bilim Kurgu Sinemasında Düşler, Zama n ve Mekan’ temasıyla sinema tarihine damga vuran 4 filmi izleyiciye sunacak.

Dönemine damga vuran film
‘Yeniden Sinematek’in İzmir Sanat’ta gerçekleştirilecek bu ayki ilk gösterimi 9 Kasım Cuma günü saat 20.00’de. Orijinal adı “Inception” olan “Başlangıç” adlı eseri yazıp yöneten Christopher Nolan, bilimkurgu ve aksiyon türünde bir başyapıt yarattı. Filmin başrollerinde, usta oyuncular Leonardo Dicaprio, Joseph Gordon-Levitt ve Ellen Page yer alıyor. 2010 ABD ve İngiltere ortak yapımı film, çok yetenekli bir hırsız olan Dom Cobb’un rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki sırrı ve başından geçenleri anlatıyor.

Hayatta kalma mücadelesi
Yönetmen koltuğunda George Miller’in oturduğu “Mad Max: Fury Road” nükleer savaşın ardından dünyada çöllerin yaygınlaştığı ve susuzluk probleminin artarak medeniyetin çöküşe doğru sürüklenişini anlatıyor. 2015 macera, aksiyon, bilimkurgu türündeki filmde, Tom Hardy, Charlize Theron, Nicolas Hoult gibi efsane oyuncular yer alıyor. Film, 14 Kasım Cuma saat 19.00’da İzmir Büyükşehir Belediyesi Seferihisar Kültür Merkezi Çağan Irmak Salonu’nda, 16 Kasım Cuma saat 20.00’de ise İzmir Sanat’ta izleyicilerle buluşacak.

34 yıllık sır
Denis Villeneuve’nin yönettiği “Blade Runner 2049” yani “Bıçak Sırtı 2049” 1982 yapımı bilim-kurgu klasiğinin izini sürüyor. Hampton Fancher ve Michael Green’in kaleme aldığı film, üstü örtülü bir sırrın keşfedilmesiyle 34 yıldır kayıp olan Rick isimi birini arayan Blade Runner’ın hikayesini anlatıyor. 2017 yılı ABD yapımlı filmin kadrosunda, efsane oyunculuklarıyla Harrison Ford, Ryan Gosling ve Ana de Armas yer alıyor. Film, 23 Kasım Cuma saat 20.00’de İzmir Sanat’ta seyircilerini bekliyor.

Mars’ta mücadele
“Marslı” orijinal adıyla “The Martian” 2015 yılı ABD-İngiltere ortak yapımı macera, dram ve bilimkurgu filmi. Drew Goddard’ın yazdığı Matt Damon, Jessica Chastian, Kristen Wig’in oynadığı filmin yönetmen koltuğunda Ridley Scott oturuyor. Film, 28 Kasım saat 19.00’da İzmir Büyükşehir Belediyesi Seferihisar Kültür Merkezi – Çağan Irmak Salonu’nda, 30 Kasım saat 20.00’de İzmir Sanat’ta oynayacak.

Filmin konusu şöyle: Mars gezegenine astronotların gönderildiği bir görevde, Mark Watney isimli astronot şiddetli bir fırtına sonrası öldü sanılarak ekibi tarafından Mars’ta bırakılır. Fakat Watney hayattadır ve kendisini Mars’ta yapayalnız bulur. Elindeki sınırlı olanaklarla türettiği yaratıcı mekanikler yardımıyla bir yandan hayatta kalma mücadelesi verirken, diğer yandan dünyaya yaşadığına dair bir sinyal göndermeye çalışır. Gönderdiği mesaj sonunda NASA’ya ulaşır. Artık tüm dünyanın ortak bir derdi vardır: ‘Marslı’nın eve dönmesini sağlamak!

İstanbul Modern Sinema, Türk Tuborg AŞ’nin katkıları, Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu ve İstanbul’da Polonyalılar Derneği’nin iyardımlarıyla günümüz Polonya sinemasından örneklerin bir araya geldiği, ‘Polonya’dan Şimdi’ başlıklı bir program hazırlanıyor.

Polonya’nın yükselen yönetmenlerinin uluslararası festivallerde övgüyle bahsedilen, ödüller toplayan filmlerine yer veren seçkide; Polonya’da ilk defa yüz nakli yapılan bir adamın yaşadıklarının trajikomik hikâyesi “Yüz”, Venedik Film Festivali’nde En İyi Belgesel ödülünü alan ve 1930’lar Polonyası’nın önde gelen yönetmenlerinden Michal Waszynski’nin esrarengiz hayatını perdeye taşıyan “Prens ve Dibbuk” yer alıyor. Cannes’da bu yıl En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan ve II. Dünya Savaşı’ndan hemen sonra iki müzisyen arasında yaşanan tutkulu aşkı konu alan “Soğuk Savaş” ve dünya festivallerinden ödüllerle dönmüş kısa filmlerden bir seçki de programda yer alıyor.

Çok yönlü kişiliği ile sinemadan fotoğrafa, yağlı boya resimden heykele ve müziğe kadar pek çok sanat alanında adını duyduğumuz 1907 doğumlu Doğan Baha Gelenbevi’yi sizlerle buluşturmak istedik.

Öncelikle Doğan Baha Gelenbevi kimdir?

1928 yılında Fransa Valabre Ziraat Okulu’ndan mezun olan Doğan Baha Gelenbevi, film operatörlüğü ve Pierre Billon, Andre Hügo ve ünlü rejisör Abel Gence gibi isimlerin asistanlığını yaptıktan sonra 35 yaşında Türkiye’ye döndü.

1943 yılında Türkiye’de Dertli Pınar filmi foto direktörlüğünü yaptıktan sonra 1944’te senaryosunu yazdığı “Deniz Kızı” filminin rejisörlüğü ile adını duyduğumuz Doğan Baha Gelenbevi, Türk Sinema Sanatçıları Derneğini kurdu.

1928 yılında Türk Filmciler Derneği tarafından “Sinemada Fotoğraf Direktörlüğü-50 yıl” Altın madalyasını alan Doğan Baha Gelenbevi, 1983 yılında da FIAP tarafından verilen Hon-EFİAP ünvanını kazandı.

“Film Reji Asistanı Adayı Kılavuz Kitabı” adlı kitabı İFSAK yayınları arasında yer alan ve 18.İstanbul Fotoğraf Günleri kapsamında 8 kasım 2002’de İFSAK sergi salonunda anısına sergi açılan Baha Gelenbevi, fotoğraf ve sinema alanında iz bırakmış bir ustaydı.

Yıllar önce “Yeni Fotograf” dergisinde yayınlanan bir yazısında “Yalnız içgüdü veya özel yetenekle fotoğrafta sanat yapmak olanaksızdır. Fotoğrafta sanat yapmak için birtakım gereksinmelerin bir asgari müşterek vardırılması kadar bilinçle, bilinçdışı içeriklerin estetik dizaynını bireysel olarak gerçekleştirme gücüne erişmiş olmak ilk şarttır” diyerek fotoğraf hakkındaki görüşlerini belirtmişti.

Yönetmen Filmografisi
Deniz Kızı – 1944
Yanık Kaval – 1947
Çıldırtan Kadın – 1948
Kanlı Döşek – 1949
Barbaros Hayrettin Paşa – 1951
Boş Beşik – 1952
Balıkçı Güzeli / Binikinci Gece – 1953
Kaldırım Çiçeği – 1953
Günahkarlar Cenneti – 1958
Senarist Filmografisi
Deniz Kızı – 1944
Yanık Kaval – 1947
Kanlı Döşek – 1949
Kaldırım Çiçeği – 1953
Günahkarlar Cenneti – 1958
Görüntü Yönetmeni Filmografisi
Dertli Pınar – 1943
Köroğlu – 1945

Doğan Baha Gelenbevi ile ilgili 11 Şubat 1965 sayılı ‘Hayat’ Ansiklopedisinde dikkat çeken bir haber yer bulmuştu.

“Hayat” Mecmuası editörleri haberlerinde, Doğan Baha Gelenbevi’nin ileri bir anlayışın öncülüğünü yaptığının altını çizerken, Fransa’da açacağı sergi ile dünya çapında kendinden bahsettireceğine emin olduklarını da dile getirmişler.

İşte o haber:

 

BAFTA tarafından verilen ödüller bu yıl 71’inci kez sahiplerini buldu.

Oscar Ödüllerinin habercileri olarak kabul edilen BAFTA Ödülleri, film dünyası için önemli bir yere sahip.

Londra’daki tarihi Royal Albert Hall konser salonunda düzenlenen gecenin kazananları ise şöyle:

En İyi Film: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
En İyi Yönetmen: Guillermo Del Toro (The Shape Of Water)
En İyi Erkek Oyuncu: Gary Oldman (Darkest Hour)
En İyi Kadın Oyuncu: Frances McDormand (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sam Rockwell (Three Billboards Outside Ebbing, Missouri)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Allison Janney (I, Tonya)
En Orijinal Senaryo: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
En İyi Belgesel: I Am Not Your Negro
En İyi İngiliz Filmi: Three Billboards Outside Ebbing, Missouri
En iyi Sinematografi: Blade Runner 2049
En İyi Uyarlama Senaryo: Call Me by Your Name
En İyi Animasyon Filmi: Coco
En İyi Yabancı Film: The Handmaiden
En İyi Prodüksiyon Tasarımı: The Shape Of Water
En İyi Görsel Efekt: Blade Runner 2049
En İyi Makyaj ve Saç: Darkest Hour
En İyi Kostüm Tasarımı: Phantom Thread
En İyi Ses: Dunkirk
En Orijinal Müzik: The Shape Of Water

Kadıköylüler Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi’nde gerçekleşecek olan ‘Sineme ve Felsefe’ söyleşilerinde buluşacak.

Kadıköy’deki Tarih Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi’nde (TESAK) gerçekleşecek olan ‘Sinema’ ve ‘Felsefe’ üzerine söyleşiler düzenlenecek.

 Maltepe Üniversitesi işbirliğiyle Prof. Dr. İoanna Kuçuradi tarafından hazırlanan ‘Sinema ve Felsefe’ söyleşileri 7 Şubat-18 Nisan 2018 tarihleri arasında her Çarşamba günü 18:30’da katılımcılar eşliğinde gerçekleştirilecek.

‘TESAK Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri’ kapsamında çeşitli üniversitelerin Felsefe ve Sinema-Televizyon bölümlerinden akademisyenler konuşmacı olarak programa katılacak. Sinemanın felsefeyle ilişkisinin ele alınacağı söyleşilerde ‘Schindler’in Listesi, ‘Başkalarının Hayatı’ gibi önemli filmler bazı felsefi kavramların ve değerlerin görünür hale getirilmesinde örnek olarak kullanılacak.

Katılımın ücretsiz olduğu söyleşiler için giriş kartları bir hafta önce TESAK Danışma’dan temin edilebilir.

Söyleşilerin şubat ayı programı ise şöyle:

07 Şubat 2018 Çarşamba 18:30 
SİNEMA VE FELSEFE
Prof. Dr. İoanna Kuçuradi Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Merkezi Müdürü

14 Şubat 2018 Çarşamba 18:30
TARKOVSKI SİNEMASINDA ETİK
Yrd. Doç. Dr. Elif Nuyan Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü

21 Şubat 2018 Çarşamba 18:30
SANAT FELSEFESİ VE SİNEMA SANATI
Prof. Dr. Abdullah Kaygı Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü

28 Şubat 2018 Çarşamba 18:30
SİNEMADA FELSEFE SORUNLARI: ÖMER KAVUR’UN ‘ANAYURT OTELİ’NE FELSEFEYLE BAKMAK
Prof. Dr. Işık Eren Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü

 

Televizyon Gazetecileri Cemiyeti ve Sinema Eleştirmenleri Derneği’nin birlikte düzenledikleri 23. Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri(23. Critics Choise Awards) düzenlenen tören ile kazananlara takdim edildi.

 

Bu yıl 23.’sü düzenlenen Eleştirmenlerin Seçimi Ödüllerinin ödül töreninde sinema ve televizyon dünyasından en iyi yapımlar ödüllendirildi. Ödül töreni gecesinde töreninin sunuculuğunu Olivia Munn yaptı.

Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen 75. Altın Küre Ödülleri’nin bir kopyası olarak kabul edilebilecek olan Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri, Oscar Ödülleri töreni için de heyecan yarattı.

Guillermo del Toro’nun The Shape of Water (Suyun Sesi) adlı filmi geceden ödüllerle dönerken, televizyon dizilerinden Big Little Lies da 23. Eleştirmenlerin Seçimi Ödülleri’ne damgasını vurdu.

Fatih Akın’ın 75. Altın Küre Ödülleri’nden En İyi Yabancı Film ödülü alan filmi In The Fade yani Paramparça, geceden aynı ödülü alarak ayrıldı.

23. ELEŞTİRMENLERİN SEÇİMİ ÖDÜLLERİ KAZANANLAR TAM LİSTESİ

En İyi Film
The Shape Of Water

En İyi Yönetmen
Guillermo del Toro – The Shape Of Water

En İyi Erkek Oyuncu
Gary Oldman – Darkest Hour

En İyi Kadın Oyuncu
Frances McDormand – Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Sam Rockwell – Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Allison Janney – I, Tonya

En İyi Genç Oyuncu
Brooklynn Prince – The Florida Project

En İyi Oyuncu Kadrosu
Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

En İyi Orijinal Senaryo
Jordan Peele, Get Out

En İyi Uyarlama Senaryo
James Ivory – Call Me By Your Name

En İyi Görüntü Yönetimi
Roger Deakins, Blade Runner 2049

En İyi Yapım Tasarımı
Paul Denham Austerberry, Shane Vieau, Jeff Melvin – The Shape Of Water

En İyi Film Kurgusu
Paul Machliss, Jonathan Amos – Baby Driver
Lee Smith – Dunkirk

En İyi Kostüm Tasarımı
Mark Bridges – Phantom Thread

En İyi Saç ve Makyaj
Darkest Hour

En İyi Görsel Efekt
War For The Planet Of The Apes

En İyi Animasyon
Coco

En İyi Aksiyon Filmi
Wonder Woman

En İyi Komedi Filmi
The Big Sick

En İyi Erkek Komedi Oyuncusu
James Franco – The Disaster Artist

En İyi Kadın Komedi Oyuncusu
Margot Robbie – I, Tonya

En İyi Bilim Kurgu ya da Korku Filmi
Get Out

En İyi Yabancı Dilde Film
In The Fade (Paramparça)

En İyi Şarkı
“Remember Me” – Coco

En İyi Film Müziği
Alexandre Desplat – The Shape Of Water

TELEVİZYON

En İyi Komedi Dizisi
The Marvelous Mrs. Maisel

En İyi Erkek Oyuncu – Komedi Dizisi
Ted Danson – The Good Place

En İyi Kadın Oyuncu – Komedi Dizisi
Rachel Brosnahan, The Marvelous Mrs. Maisel, Amazon

En İyi Yardımcı Erke Oyuncu – Komedi Dizisi
Walton Goggins – Vice Principals

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Komedi Dizisi
Mayim Bialik – The Big Bang Theory,

En İyi Drama Dizisi
The Handmaid’s Tale

En İyi Erkek Oyuncu – Drama Dizisi
Sterling K. Brown – This Is Us

En İyi Kadın Oyuncu – Drama Dizisi
Elisabeth Moss – The Handmaid’s Tale

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Drama Dizisi
David Harbour – Stranger Things

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Drama Dizisi
Ann Dowd – The Handmaid’s Tale

En İyi Kısa-Mini Dizi
Big Little Lies

En İyi Televizyon Filmi
The Wizard of Lies

En İyi Erkek Oyuncu – Televizyon Filmi ya da Mini Dizi
Ewan McGregor – Fargo

En İyi Kadın Oyuncu – Televizyon Filmi ya da Mini Dizi
Nicole Kidman – Big Little Lies

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Televizyon Filmi ya da Mini Dizi
Alexander Skarsgård – Big Little Lies

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Televizyon Filmi ya da Mini Dizi
Laura Dern – Big Little Lies

En İyi Talk Show
Jimmy Kimmel Live!

En İyi Animasyon Dizisi
Rick and Morty

En İyi Senaryosuz Reality Dizisi
Born This Way

En İyi Senaryolu Reality Dizisi
Shark Tank

En İyi Reality Yarışma Programı
The Voice

En İyi Reality Show Sunucusu
RuPaul – RuPaul’s Drag Race

9-16 Kasım 2017 tarihleri arasında Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek 7. Malatya Uluslararası Film Festivali, bu yılki yenilikler kapsamında, ‘Festivale Doğru’ başlığıyla önemli bir sempozyuma ev sahipliği yapıyor. Festivale bir ay kala gerçekleştirilecek “TÜRK SİNEMASINDA YEREL KODLAR” başlıklı sempozyumda, 100 yılı geride bırakan Türk sinemasının yerel değerler ve yerliliğe bakışını çok sayıda önemli ismin katılımıyla etraflı biçimde masaya yatırılacak.

22 ve 23 Eylül tarihlerinde Malatya’da düzenlenecek sempozyum, beş ayrı oturumdan oluşacak. Yönetmen, yapımcı, sinema yazarı ve akademisyenlerin konuşmacı olarak katılacağı sempozyum, ‘Yerellik/Yerlilik Ekseninde Türk Sinema Tarihine Bakış’ altbaşlığını taşıyor. Sempozyum, Türk sinemasının yerel kodlarla ilişkisinden geleneğe bakışına, yerlilik arayışlarından yeni Türk sinemasının ilham kaynaklarına değin çok sayıda başlıkta akademik tebliğ ve konuşmalardan oluşacak. İshak Aslan, Abdulhamit Güler, Hediyetullah Aydeniz, İhsan Kabil ve Faysal Soysal’ın oturum başkanlıklarını üstleneceği etkinlikte sinemaseverler de soru ve görüşleriyle katkıda bulunabilecek.

ÇOK SAYIDA SİNEMACI KATILIYOR
Sinema yazarı Tuba Özden Deniz koordinatörlüğünde gerçekleştirilecek sempozyuma (oturum sırasına göre) Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, sinema yazarı Barış Saydam, Arş. Gör. Mesut Bostan, sinema yazarı ve 7. Malatya Uluslararası Film Festivali Direktörü Suat Köçer, yönetmen Mesut Uçakan, Hüseyin Etil, yönetmen Nazif Tunç, Öğr. Gör. Dr. Yusuf Ziya Gökçek, yönetmen Derviş Zaim, Öğr. Gör. Meltem İşler Sevindi, Hilal Turan, yönetmen Atalay Taşdiken ve yönetmen Reis Çelik, konuşmacı olarak katılacaklar.

İRAN SİNEMASI ÖRNEĞİ TARTIŞILACAK
Festival kapsamında gerçekleştirilecek oturumlardan birinde ise yerel kültürünü evrensel boyutlara taşıma noktasında tüm dünyada beğeni toplayan İran Sineması örneği üzerinde durulacak. Yönetmen Faysal Soysal’ın oturum başkanlığını yapacağı İran Farabi Sinema Kurumu’nun yöneticilerinden Amir Esfandiari ile İran sinemasına yönelik çalışmalarıyla tanınan sinema yazarı Rıza Oylum, konuşmacı olarak katılacak. Sempozyumda sunulan akademik tebliğler ve konuşmalar kitap haline getirilerek Malatya Uluslararası Film Festivali kitaplığına kazandırılacak.

Güzel bir konuşma sesi, başkaları ile iletişim kurma ve başkalarını etkileme becerinizi geliştirir. Diğer insanlar sesinizin tonuna ve Konuşma seslerinizin telaffuz ederek size güvenip inandıkları hakkında olumlu kararlar verirler.

Güçlü bir ses dikkat çeker, varlığınızı arttırır. Zengin, titreşimli bir ses tonu diğerlerini olumlu cevap vermeye zorlar. İyi diksiyon (Türkçe seslerin doğru telaffuzu) başkalarının sizi net bir şekilde anlamasına imkan tanır.

Diksiyonu şöyle tanımlayabiliriz: 

Diksiyon duygu ve düşünceleri ifade ederken sözcüklerin ses özelliklerine uygun olarak, vurgu ve tonlama kriterleri içerisinde doğru bir üslupla konuşma sanatıdır. Fonetiği tamamlayan bir unsur olarak konuşma sanatını ve tekniklerini inceler.

Diksiyonun temeli ses dediğimiz iletişim aracını doğru kullanmak ve sözleri söylerken düzgün telaffuz etmek üzerine kuruludur. Jest ve mimikleri de kapsayarak özellikle tiyatro ve diğer sahne sanatları ile sinema ve televizyonda metinlerin yanlışsız okunması amaçtır. Ayrıca topluluk önünde konuşma gibi durumlarda ve yöneticilik gibi pozisyonlarda bulunan kişilerin başvurduğu bir eğitimdir. Elbette sadece bu meslek grupları için değil aynı zamanda toplumsal iletişim halinde olan tüm meslek grupları için doğru zamanda doğru telaffuz ve doğru iletişim için diksiyon eğitimi önemlidir. Öğrencilikten tutunda yöneticiliğe, hizmet sektörü işveren veya çalışan kişilerin veya yöresel ağızlarla konuşan tüm kişilerin diksiyon eğitimine ihtiyacı vardır. 

Doğru iletişim için doğru diksiyon!

Diksiyon Eğitimi Nasıl Verilir?

Çeşitli kurslarda ve okullarda konuşma sanatının eğitimini alabilirsiniz. Alanında uzman eğitmenlerin yapabileceği ciddilikte olan bu eğitim çeşitli dallara ayrılır.

Öğrencilere öncelikle;

  • Soluma
  • Fonetik (söyleyiş)
  • Artikülasyon (boğumlama)
  • Vurgu
  • İletme gücü temelinde eğitimler verilir.

Amaç öncelikle kişilerin diyaframlarını kontrol etmelerini sağlamak, ses çıkış kaynaklarını ve nasıl kullanmaları gerektiğini öğretmektir. Sonrasında ses tonu ayarlama ve vurgulama konuları incelenir.

Öğrencilerin kelimeleri jest ve mimiklerle anlamlandırmaları sağlanır. Konuşurken akıcılık, doğru bir üslup kazandırmak amaçtır.

Diksiyon Dersleri

Diksiyon eğitimi kısa süreli bir eğitim değildir. Kısa sürede yapılan eğitimlerin diksiyonun düzelmesi anlamında katkıda bulunacağına inanmak gerçekçi değildir. Gerek diksiyon eğitiminde kullanılan organların, gerekse dikkat edilmesi gereken işlemlerin istem dışı ve kalıcı hale gelebilmesi için gerek eğitim sürecinde gerekse eğitim dışında öğrenci tarafından tekrarlanması gerekmektedir. Unutulmamalı ki emek ve çaba harcanmayan hiç bir eğitim amacına ulaşamaz.

Genel anlamda diksiyon eğitiminde ayrıntı bazında farklılıklar olsa dahi  şu eğitimler ve içerikler konu edilir.

  • Ses eğitimi
  • Kelime eğitimi
  • Söz akımı
  • Anlatım
  • Hitap
  • İletişim kurma teknikleri
  • Doğaçlama
  • Dil, zeka ve akıl ilişkisi
  • Dil – kültür ilişkisi

Diksiyon Eğitiminin Faydaları

Doğru ve eksiksiz konuşmak için alınan diksiyon derslerinin kişilere düzgün konuşmanın yanında pek çok faydası bulunmaktadır. Sesini ve bedenini olması gerektiği gibi kullanan bireyler yetiştirmeyi amaçlayan eğitimlerin diğer faydaları ise;

  • Doğru nefes alıp vermeyi öğretir.
  • Tonlama ve vurgu kurallarını öğretir.
  • Kişinin iletişim becerilerini geliştirir.
  • Sesin nasıl etkileyici bir biçimde kullanılacağını öğretir.
  • Oyunculukta ses kontrolü, doğaçlama rahatlığı sağlar.
  • Hitabet gücünü geliştirir.
  • Topluluk önünde konuşurken heyecanı kontrol etmeyi öğretir.

Dersin  Yapısı : Talepler doğrultusunda hafta içi ve hafta sonu gruplar açılabileceği gibi aynı zamanda yine talepler doğrultusunda akşam gruplarının açılması da mümkündür. Grup derslerde haftada bir gün 3 ders saati şeklinde yapılmakta olup 3 ay devam etmektedir. Derslerin hangi gün olacağı talepler doğrultusunda tespit edilmektedir.

KONTENJAN SINIRLIDIR: 0212 570 80 68

Derya Bengi’nin imza attığı ”50’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük’, dönemin kültür sanat alanındaki gelişmelerini sözlük formatında birleştiriyor

Gazeteci ve araştırmacı Derya Bengi, 50’li yıllarda Türkiye’de ve dünyada kültür sanat alanındaki gelişmeleri bir sözlük altında birleştirdi.

Derya Bengi, “İkinci Dünya Savaşı’nın ortak acıları ve açtığı yaraların sızısıyla geçen bir önceki on yılın sonrasında bir uyanış, nefes alış, neşe ve refah dönemi” olarak tarif ettiği 50’li yılların Türkiyesi’nin bir sözlüğünü oluşturma amacıyla ‘50’li yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük’ adlı kitabını çıkardı. Kitabın alt başlığı olan ‘Şimdiki Zaman Beledir’ ise 50’li yılların popüler türkülerinden biri olan ‘Ha Bu Diyar’dan bir mısra. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan 370 sayfalık kitap 50’li yılların Türkiyesi’nin kitaplarına, filmlerine, şarkılarına, danslarına yer veriyor.

Kitap her ne kadar ’50’li yıllarda Türkiye’ başlığıyla çıksa da, o dönemde Türkiye’deki kültür sanatın büyük ölçüde Avrupa ve Amerika’dan etkilendiğini de göz önünde bulunduruyor ve 50’lerde Türkiye’de kültür sanat anlamında olan biten her şeye değinmeye çalışıyor.

Bengi, dönemi incelerken alfabetik bir sıralama yapmayı tercih etse de kitabın sonuna 50’lerin kronolojisini de eklemeyi unutmamış. Bu da, sözlükte okur için aradığını bulma kolaylığı sağlıyor. Kitap aynı zamanda döneme ait zengin bir görsel içeriğe sahip. Dönemin karikatürlerine, kartpostallarına, dergi kapaklarına, plak görsellerine, film afişlerine ve kült fotoğraflarına yüksek çözünürlükte yer verilmiş.

Koleksiyon kitabı gibi

Marilyn Monroe’dan Zeki Müren’e, dönemin politik olaylarından gece hayatına, dergilerinden sinemasına, Bazıları Sıcak Sever’den (Some Like it Hot) Yağmur Altında’ya (Singin’ in the Rain) kadar geniş bir çeşitliliğe sahip olan sözlük, koleksiyon kitabı niteliğinde.

Kaynak: MilliyetSanat

indian
Hindistan’ın Bombay şehrinde düzenlenen Indian Cine Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönüyor

Farklı ülkelerde açtığı uluslararası sergilerle ve avant-garde, belgesel, animasyon, klip, video-art ve deneysel film gibi çeşitli türlerde ödüllü kısa filmleriyle tanınan yönetmen ve senarist Ozan Adam’ın uzun metraj filmi “Körler / Jaluziler İçin”, Hindistan’ın Bombay şehrinde düzenlenen Indian Cine Festivali’nden Jüri Özel Ödülü’yle dönüyor. Kült, animasyon, kopya veya komedi olmayan uluslararası ödüllü İlk Uzun Metraj Türk Bilim Kurgu Filmi olarak Türk sinema tarihine geçen “Körler / Jaluziler İçin” filmi Türkiye’de ilk kez 33. İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluşmuş ve film eleştirmenlerinin büyük beğenisini kazanmıştı.

indian

 

“‘Turist Ömer’ ve ‘Badi’ gibi kült motiflerin ötesine geçemeyen bilimkurgu üretimimiz, nasıl örneklerle karşılarsa karşılaşsın ‘yenilikçi’ olarak addedilebilir. “Körler-Jaluziler İçin”, bu avantajdan faydalanırken, Soğuk Savaş atmosferinde geçen ‘deneysel-gerilla dolgu bellek bilimkurgusu’ şablonuyla yol alıyor. Böylece bağımsız ruhuyla yerli bilimkurgu tarihimizin kilometre taşlarından birine dönüşüyor… Kısa filmlerindeki ‘deneysel’, ‘animasyon’ ve ‘video-art’ katkısıyla bilinen Ozan Adam, evrensel bir bilimkurgu filmine imza atıyor burada… Yönetmenin Chris Marker’ın “Dalgakıran”ında (“La Jetée”, 1962) fotoğraflarla yaptığını seviyor olması yüksek ihtimal. Stan Brakhage ve Maya Deren gibi deneysel sinemanın figürleriyle de haşır neşirdir… Filmini de anlar, ara yazılar ve birbirinden bağımsız sahneler üzerine inşa ediyor. 94 dakikada ise bunu finale ulaştırmayı beceriyor. Buradan yükselirken ise soruları ‘dolgu bellek’, ‘anı yaratımı’, ‘paralel evren’ gibi meselelerde arıyor.

O zamanlar çekilen “The Illustrated Man” (1969) ile ‘paralel evren’ kavramı ışığındaki akrabalık tartışılır. Ama sanki “Zardoz” (1974), “Sessiz Dünya” (“The Quiet Earth”, 1985), “Gerçeğe Çağrı” (“Total Recall”, 1990), “Aç Gözünü” (“Abre Los Ojos”, 1997) gibi eserlerle bildiğimiz ‘bilinçaltında gezinen bilimkurgu’ şablonuyla bağ kuruyor Ozan Adam… Buradan itibaren ise ‘clean slate’ (sil baştan) yapılan zihin, ‘mind resetter’ (beyin sıfırlama) ile parçalanıyor. Bunun sonucunda karşımıza rüyalardan karmaşık bir dünya tablosu çıkıyor. Araya giren uyarılar da bir süre sonra bir dedektiflik öyküsünü canlandırıyor… Adam, açılış ile kapanış arasındaki dengeyi de iyi kurmuş… Maya Deren ve Stan Brakhage usulü deneysel bir iş, eklemlenen incelikli hikaye ile yürüyor nihayetinde… En fazla “Upstream Color” (2013) ve “Başka Bir Dünya” (“Another Earth”, 2010) gibi gerilla bilimkurgu başarılarıyla akrabalık kuran bir yapıt bu.

“Körler-Jaluziler İçin”, “Gerçeğe Çağrı”nın aksiyon mizansenini bağımsız bir ruhla inşa etmesiyle değerli… Finaldeki bakış açısından ikiye bölünen ‘dürbünle perdeye bakma’ anı ise biraz “Kutsal Motorlar” (“Holy Motors”, 2012), biraz “Mulholland Çıkmazı”nı (“Mulholland Dr.”, 2001) çağrıştırıyor. Ama film, gerçek bir gizemin peşinde koşmuyor. Ne anlatacağını baştan büyük puntolarla söylüyor… Adeta Hal Hartley’nin bilimkurgu çekmesi ve “Gerçeğe Çağrı”ya imza atmasıyla oluşabilecek durum, 60’ların bağımsız yaklaşımıyla şekil alıyor. ‘Soğuk Savaş’ korkusunun oluşabilecek tek şirket bazlı bir rejimle gelebileceği noktaya dikkat çekiliyor.

” (Kerem Akça, film eleştirmeni). “KÖRLER / JALUZİLER İÇİN” Synopsis İnsanların sadece belli bir süre belli bir kişi ( karakter ) olarak paralel gerçekliklerde yaşadıkları bir dünyada herkesin hafızaları düzenli olarak silinmekte ve uyandıklarında yaşayacakları hayatın kendilerine uygun şekilde uyarlanmış hafızaları yüklenmektedir. Seintn ise hafızası tam olarak silinemediği için geçmişten kalan diğer karakterlerin kişiliklerinin hafızalarından kalıntılarla ve bu durumun getirdiği beklenmedik sonuçlarla yaşamaya mahkumdur. Bundan dolayı çok kişiliklilik sendromu, kişilik bölünmesi gibi pisikolojik sorunlarla mücadele etmek durumundadır fakat kendisi bu durumun farkında değildir ve dolayısıyla toplumun düzenini tehdit eden özelliklere sahip olduğu için bir suçlu olarak aranmaktadır

“Hababam Sınıfı”nın 41. yılı, arabalı sinema etkinliği ile kutlanacak.

Hababam Sınıfı”nın 41. yılı, arabalı sinema etkinliği ile kutlanacak.

İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği’nden (İKOD) yapılan açıklamaya göre “Yeşilçam’a Saygı” temalı etkinliklerine bir yenisini daha ekleyecek olan İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği, Hababam Sınıfı’nın öğrencilerini yıllar sonra çok farklı bir organizasyonla bir araya getirecek.

Etkinlikte, Özel Çamlıca Lisesi’ne Akil Öğretmeni’ni ziyarete gelen Bakan Bey’in 1957 model aracı da, flama ve resmi plakasıyla birlikte filmden görsellerle süslenmiş şekilde sergilenecek. Film, Hafize Ana’nın ders aralarında çaldığı orijinal zille başlayacak ve oyuncularla birlikte 41. yıl pastası kesilecek.

İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği ve Arzu Film iş birliğiyle Fenerbahçe Dalyan Club’da gerçekleştirilecek etkinlikte, Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz romanından uyarlanan ve 1975 yılında usta yönetmen Ertem Eğilmez tarafından sinemaya aktarılan Hababam Sınıfı’nın 2. seri filmi “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı”, Hayta İsmail, Postal Rıza, Bacaksız gibi çeşitli lakapları olan birçok oyuncusunun ve 2000’li yıllarda çekilen Hababam Sınıfı devam filmlerinin yapımcı yönetmeni Ferdi Eğilmez’in katılımlarıyla, 1960’lı ve 1970’li yıllara ait bir döneme damgasını vurmuş klasik otomobillerden izlenecek.

Arzu Film’in yapımcılığını, Ertem Eğilmez’in yönetmenliğini üstlendiği Hababam Sınıfı’nın İnek Şabanı Kemal Sunal, Hafize Anası Adile Naşit, Domdom Alisi Feridun Şavlı, Paşa Nurisi Sıtkı Akçatepe, Tulum Hayrisi Cem Gürdap ve artık hayatta olmayan diğer oyuncuları, 41 yıl sonra hayatta olan diğer oyuncularıyla anılacak.

thumbs_b_c_90fedffde8fb22188a48a498264bd7ff