Yazar

Yazar konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Yazar konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Yazar konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Yazar konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

14 yıl önce aramızdan ayrılan şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle anılacak.

Şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, 14’üncü ölüm yıldönümü vesilesiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) saat 20.00’de başlayacak etkinlikle anılacak. Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle düzenlenecek anma etkinliğinde Attilâ İlhan okurlarını çok yönlü bir program bekliyor.

PEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Oral ile 11. Attilâ İlhan Liseli Gençler Kompozisyon Yarışması birincisi Ebru Ayyıldız birer konuşma gerçekleştirecekler. Sanatçı Kerem Alışık ve Şenay Gürler’in Attilâ İlhan şiirlerini seslendireceği gece Ferhat Göçer’in müzik dinletisi ile son bulacak. Anma etkinliğinde Attilâ İlhan’ın hayatından ve fikirlerinden kesitler içeren video gösterimleri de yapılacak. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen “Evvel Giden Ahbab” başlıklı etkinlikte, akademisyen, tarihçi ve yazarlar liseli gençlere Yahya Kemal’i tanıttı.

Türk edebiyatının önemli şairlerinden Yahya Kemal Beyatlı’yı vefatının 60. yılında yad etmek için “Evvel Giden Ahbab” başlıklı bir etkinlik düzenlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi iş birliğiyle Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Yahya Kemal’in edebi ve estetik yönü konuşuldu.

Ağırlıklı olarak lise öğrencilerinin katıldığı etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Yahya Kemal’i anmak için bir araya geldikleri için heyecanlı olduklarını dile getirdi.

Yahya Kemal’in sadece Türk edebiyatına hizmetleri değil, aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin bugünlere gelmesindeki yardımları sebebiyle de çok kıymetli bir değer kaydeden Ak, “Bu değeri daha iyi anlamak ve bugünkü gençlere örnek olacak yönlerini ortaya çıkarmak adına gerçekleştirilen bu faaliyeti gönülden tebrik ediyorum.” dedi.

Anma etkinliği kapsamında gerçekleştirilen panelin oturum başkanlığını yapan Prof. Dr. M. Fatih Andı, ölümünün üzerinden 60 sene geçmiş olmasına rağmen halen Yahya Kemal’i konuşabildiklerini ve düşünceleri üzerinde düşünce geliştirdiklerini söyledi.

“Bugünün en genç şairi Yahya Kemal’i bilmeden ben şairim diyemiyor.” diyen Andı, özellikle liselerden gelen gençlerin panel sayesinde Yahya Kemal’i tanımasını veya en azından bu konuda ilgi uyandırmasını ümit ettiklerini dile getirdi.

Türk edebiyatının önemli kalemlerinden biri olan Sait Faik Abasıyanık’ın anısına, her sene Sait Faik Abasıyanık’ın ölüm yıl dönümünde yapılan yarışma ile “Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı” ödülü veriliyor.

Bu yıl 64’üncü kez verilecek olan “Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı” ödülü için başvuruların başladığı duyuruldu.

“Sait Faik Abasıyanık Hikaye Armağanı” için başvurmak isteyenlerin kitabının 2017 yılında yayımlanmış olması ve daha önce herhangi bir ödül kazanmamış olması gerekiyor.

Daha önce Sait Faik Hikaye Armağanı almış olan yazarlar, bu ödül için bir kere daha başvuruda bulunamıyor.

Yarışmaya katılacakların başvuru yapacakları hikaye kitabından on (10) nüshayı başvuru dilekçesi ile birlikte, 9 Mart 2018 Cuma günü Saat 17.00’a kadar Darüşşafaka Cemiyeti, Kurumsal İletişim Birimi, Darüşşafaka Cad. No:5/9 34457 Maslak / İstanbul adresine ulaştırması gerekiyor.

Doğan Hızlan başkanlığındaki Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Jale Parla, Murat Gülsoy, Metin Celal ve Beşir Özmen’den oluşan seçici kurul tarafından belirlenecek sonuçlar önümüzdeki mayıs ayı içinde açıklanacak.

Oyuncu, yönetmen, çevirmen ve yazar Yılmaz Onay 80 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Oyun Değil, Yazılar Filmatik romanlarının yazarı, yönetmen ve çevirmen Yılmaz Onay 80 yaşında hayatını kaybetti.

Oyuncu olarak tiyatroya başlayan, daha sonra ise ilgi alanını yönetmenliğe çeviren Onay Türkiye’de epik tiyatronun öncülerindendi.

YILMAZ ONAY KİMDİR?

Yılmaz Onay (d. 20 Nisan 1937, Gaziantep, ö. 9 Ocak 2018, Bodrum), Türk yazar, yönetmen, çevirmen.

Oyuncu olarak tiyatroya başlayan Yılmaz Onay, ilk deneyimlerini öğrencilik yıllarında İTÜ Tiyatrosu, Genç Oyuncular gibi oluşumlarda kazandı. Bir dönem Ankara Deneme Sahnesi’nde çalışıp, ilgi alanını oyunculuktan yönetmenliğe çevirdi. Ankara Sanat Tiyatrosu’nda yönetmenlik yaptı. Çağdaş Sahne’nin kurulmasında yer alarak, sahneleme çalışmalarını yurt dışında da Hollanda ve Almanya’da sürdürdü. 12 Eylül’de sıkıyönetim mahkemeleri tarafından yargılandı, gözaltına alındı. Bu dönemden sonra bir süre serbest çalışmayı tercih eden Onay, yönetmen ve yazar olarak sanat hayatına devam etti.

Toplumcu gerçekçi bir tiyatro adamı olan Yılmaz Onay, Türkiye’de epik tiyatronun öncülerindendir. Oyun kitapları yazmanın yanında, Bertolt Brecht, işçi tiyatrosu ve diğer çeşitli konular üstüne kuramsal kitaplar da yazdı, çevirdi ve tiyatroya uyarlamalar yaptı. Oyunları Devlet Tiyatrolarında da sergilendi. Romanı “Yazılar FİLMATİK” ve tiyatro oyunu “Sanatçının Ölümü” filme çekildi.

Ödülleri

Savaş Oyunu (Sermet Çağan’ın “Öyle Bir Oyun” adlı radyo oyunundan uyarlama) 1965 İstanbul Uluslararası Gençlik Tiyatro Festivali Ödülü
Uzun Dere (Yaşar Kemal’in “Yer Demir Gök Bakır” romanından Nihat Asyalı uyarlaması) 1966 Festival Mondial du Theatre du Nancy Grand Prix ödülü (Brezilya’lı bir grupla paylaştı)
Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti 1971 Brecht ödülü
Çimento (Gladkov’dan Nihat Asyalı uyarlaması) 1975 Ankara Sanat Severler Derneği Reji Ödülü
Küçük Adam N’oldu Sana? (Hans Fallada’dan Yılmaz Onay uyarlaması) 1981 Sanat Kurumu Reji Ödülü
Dev Masalı 1983 Tobav Oyun Yarışması Üçüncülük Ödülü
Sanatçının Ölümü 1986 Tobav Oyun Yarışması Üçüncülük Ödülü
Barış Plaketi, 5.Barışa Rock Festivali 2007.[13]
17. Troya Kültür – Sanat Ödülleri / 2009 Tiyatro dalında 10.Ocak.2010[14]

Oyunları

İşçi Sınıfının Açık Oturumu (1978)
Tren Gidiyor (1984)
Bu Zamlar Bana Karşı (1985)
Dev Masalı (1985)
Şarkılarımız Ölmesin ( 1985)
Karagöz’ün Muamması (1985)
Arafta Kalanlar (1985)
Sanatçının Ölümü (1986)
Kara Dul Efsanesi (1991)[15]
Kara Kedi Geçti (1992)
Hücre İnsanı (1992)
Prometheia (1993)[16]
Üç Kuruşluk Mahalle Dersleri (2009) – Dilruba Saatçi ile birlikte[17]

Uyarlamaları

Küçük Adam Ne Oldu Sana? – Hans Fallada’nın aynı adlı romanından uyarlama (1981)Sevdalı Bulut – Nazım Hikmet’den uyarlama (1985)
Tartüf 2000 – (Nazım Hikmet’in Moliere’den esinlenerek 1959 yılında yeniden yazdığı Tartüf 59 isimli oyununun günümüze uyarlanması) (2000)

Kitapları
Oyun kitapları

Tren Gidiyor, Hacan Yayınları, Ankara 1984
Dört Oyun, Hacan Yayınları, Ankara 1985
Bu Zamlar Bana Karşı
Dev Masalı
Sevdalı Bulut
Şarkılarımız Ölmesin
Dev Masalı, T.C. Ziraat Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1985
Romandan Tiyatroya, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 1992
Küçük Adam N’oldu Sana?
Toplu Oyunlar 1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Sanatçının Ölümü
Arafta Kalanlar
Karagöz’ün Muamması
Toplu Oyunlar 2, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Karadul Efsanesi
Hücre İnsanı
Prometheia
Karakedi Geçti
Tren Gidiyor
Şarkılarımız Ölmesin, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2005
Toplu Oyunlar 3, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2015 ISBN 9786055127107[18]
Bu Zamlar Bana Karşı
Bir Yiğit Masal Kuranda (Dev Masalı)
Sonsuz Operet

Romanlar

Yazılar FİLMATİK (Roman), Mitos Yayınları, İstanbul 1994; Çınar Yayınları, İstanbul 1996; Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2002
Oyun Değil (Roman) Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2002

Kuramsal kitaplar

Binalarda Taşıyıcı Sisteme Ait Giderlerin Analiz Ve Tahmin Hesapları İçin Bir Yöntem, Tübitak Yayınları, Yayın No: A10, Ankara 1973[19]
Yığma Binalarla Karkas Binaların Taşıyıcı Sistem Giderleri Yönünden Karşılaştırılması, Tübitak Yayınları, Yayın No: A21, Ankara 1975[20]
Yapı Araştırma Enstitüsü Çalışma Performası Değerlendirme Yöntemi Ön Çalışması, Tübitak Yayınları, Yayın No: H84, Ankara 1977[21]
Gerçekçilik Yeniden, Yordam Kitap 168, 2012 ISBN 978 – 605 – 5541 – 75 – 0

Filmleri

Yazılar Filmatik, Yılmaz Onay’ın aynı adlı romanından 1998 yılında TRT tarafından filme çekildi.
Sanatçının Ölümü, Yılmaz Onay’ın aynı adlı oyunundan TRT tarafından 2006 yılında televizyon filmi olarak çekildi.

Çevirileri
Oyunlar

Bir Halk Düşmanı, H.Ibsen İki Oyun, Hacan Yayınları, İstanbul 1985
Mariena Pineda, F.G.Lorca İki Oyun, Hacan Yayınları, İstanbul 1985
Richard Waverly Davası, R.Schneider, İki Oyun, Yarın Yayınları, İstanbul 1986
Sonuncular, M.Gorki, İki Oyun, Yarın Yayınları, İstanbul 1986
Brecht Dosyası, G.Tabori, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2000
Troyalı Kadınlar, Euripides, Eski Yunan Tragedyaları 5, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Elektra, Euripides, Eski Yunan Tragedyaları 6, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Barış, Aristofanes, Eski Yunan Komedyaları 2, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
İncil, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013[22]
Baal, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Baal (1919 yazımı), Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Baal (1922 yazımı), Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Erkek Baal’in Yaşam Öyküsü, Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Gecede Trampet Sesleri, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Düğün, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Dilenci veya Ölü Köpek, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Şeytan Kovma, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Karanlıkta Işık, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Balık Avı, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Ova, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Vahşi Ormanda, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:2, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Kentlerin Vahşi Ormanında, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:2, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul; Bertolt Brecht, Bütün Oyunları Cilt:1, Agora Kitaplığı, İstanbul, Ocak 2013
Adam Adamdır, 1926, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:2, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:2, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Adam Adamdır, 1938, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:2, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:2, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Mahagonny, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:2, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Mahagonny Kentinin Yükselişi ve Düşüşü, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:2, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Mezbahaların Kutsal Johanna’sı, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:4, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:3, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Sivri Kafalılar ve Yuvarlak Kafalılar / Yuvarlak Kafalılar ve Sivri Kafalılar, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:5, Mitos-Boyut Kitaplığı, İstanbul
Sivri Kafalılar ve Yuvarlak Kafalılar ya da Devlet ile Servet birleşmeyi Sever, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:4, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Yuvarlak Kafalılar ve Sivri Kafalılar ya da Devlet ile Servet birleşmeyi Sever, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:4, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Küçük Burjuvanın Yedi Ölümcül Günahı, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:6, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:4, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Horasyalılar Kuriasyalılar, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:6, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:4, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Carrar Ananın Silahları, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:6, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:4, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
III.Reich’in Korku ve Sefaleti, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:6, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:4, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Puntila Ağa ile Uşağı Matti, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:9, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:6, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2013
Kafkas Tebeşir Dairesi 1949, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:11, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul, Bütün Oyunları Cilt:8, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2014
Kafkas Tebeşir Dairesi 1954, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:8, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2014
Komün Günleri, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:8, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2014
Coriolanus, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:9, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2014
1431 Rhouen’da Jeanne d’Arc Davası, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:9, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2014
Turandot ya da Aklayıcılar Kongresi, B.Brecht, Bütün Oyunları Cilt:9, Agora Kitaplığı, İstanbul, 2014
Henrik Ibsen Toplu Oyunları 1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2011
Catilina
Bir Halk Düşmanı
Largo Desolato, Ağır Yalnızlık, Vaclav Havel, Toplu oyunları 1, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2015
Helena, Euripides, Eski Yunan Tragedyaları 15, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Hippolütos, Euripides, Eski Yunan Tragedyaları 16, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul
Lisistrata, Aristofanes, Eski Yunan Komedyaları 5, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2015

Öyküler

Öyküler, Anna Seghers, Yarın yayınları, Ankara 1983
İlk Adımlar, Anna Seghers, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 1998

Romanlar

Evlerde Uyur Uyanık Yalanlar, Botho Strauß, Kırmızı Yayınları, İstanbul 2008

Şiirler

Svendborg Şiirleri, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Steffin Derlemesi, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Hollywood Elejileri, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Sürgün Şiirleri, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Savaş El Kitabı, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Alman Taşlamaları (İkinci Bölüm), B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Çocuk Şarkıları, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Yeni Çocuk Şarkıları, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Buckow Elejileri, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
Bakır Alımı, B.Brecht, Bütün Şiirleri Cilt:2, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2002
İşçi B’nin Hikayeleri, Peter Maiwald, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2004

Kuramsal kitaplar

İşçi Tiyatroları Ajitprop Topluluklar, A.Kammrad-F.R.Scheck, İşçi Kültür Yayınları, Ankara 1978
Edebiyat Bilimi, Gennadiy Nikolayeviç Pospelov, Bilim Sanat Yayınları, Ankara 1984; Evrensel Basım Yayın, İstanbul 1995
Brecht’le Yaşamak – Çalışma Günlüğü, Bertolt Brecht, Broy Yayınları, İstanbul 1985
Epik Tiyatro, M.Kesting, Adam Yayınları, 1985; Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2005
Tiyatro Çalışması, Berliner Ensemble, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 1994
Yönetmen Peter Stein, Hazırlayan: Aziz Çalışlar, Çeviriler: Yılmaz Onay, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 1996
Komünist Parti Manifestosu, Friedrich Engels, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 1998
Ütopyadan Bilime Sosyalizm, Friedrich Engels, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2005
Antik Yunan Tragedyaları, Joachim Latacz, Mitos Boyut Yayınları, İstanbul 2006
Müzik Üzerine Tartışmalar, Derleme, Hazırlayanlar: Yılmaz Onay, Tonguç Ok, Aynur Toraman, Zübeyde Aydemir, Mehmet Erdal, Olcay Geridönmez, Taylan Şahbaz, Evrensel Basım Yayın, İstanbul 2006
Batı Diye Diye, Daniela Dahn, Yordam Kitap, İstanbul 2007
Poetika, Aristoteles, Mitos-Boyut Yayınları, İstanbul 2008

Tüyap Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde 11. kez gerçekleşecek olan Çukurova Kitap Fuarına ilgi oldukça yoğun…

6-14 Ocak tarihleri arasında ziyaretçilere açık olacak olan Çukurova Kitap Fuarı, Tüyap Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

2018 yılının ilk kitap fuarı olma özelliğini taşıyan Çukurova Kitap Fuarı’na 250 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken 80 kültür etkinliği ve imza günlerinde 500 yazar okurlarıyla buluşacak.

500 yazarın katılacağı Çukurova Kitap Fuarı’na İpek Ongun, Altan Öymen, İlber Ortaylı, Gülten Dayıoğlu, Ayşe Kulin, Canan Karatay, Üstün Dökmen, Arif Keskiner, Mine Söğüt, Deniz Kavukçuoğlu, Adnan Özyalçıner, Semih Poroy, Ercan Kesal, Ataol Behramoğlu’nun da aralarında bulunduğu pek çok yazar, şair ve bilim insanı katılacak.

Tüyap Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak olan Çukurova Kitap Fuarı’na girişin ücretsiz olduğu açıklandı. Ziyaretçiler 6-14 Ocak tarihleri arasında her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Yazar ve Atatürk fotoğrafları derleyicisi Hanri Benazus, 5 Aralık Kadın Hakları Gününe özel olarak hazırladığı fotoğraf sergisinde Cumhuriyet tarihinin öncü kadınlarını ziyaretçiler ile buluşturuyor.

‘Cumhuriyetin öncü kadınları sergisi’ 1-10 Aralık tarihleri arasında Eskişehir’de bulunan Espark Alışveriş Merkezi’nde ziyaretçilerini bekliyor olacak. 150’ye yakın fotoğrafın bulunduğu sergide, geçmişten bugüne Türkiye Cumhuriyeti’nin alanında öncü kadınları yer alıyor.

Türkiye’nin 5 bin adetle en büyük Atatürk fotoğrafları koleksiyonuna sahip olan yazar ve Atatürk fotoğrafları derleyicisi Hanri Benazus’un koleksiyonundan görücüye çıkan sergide, farklı meslek gruplarında ilk olmayı başaran Türk kadınlarının fotoğrafları yer alıyor. Sanatseverleri adeta zaman tünelinde yolculuğa çıkaran sergi 1-10 Aralık tarihleri arasında Espark’ta bulunacak.

Sergi ile ilgili açıklama yapan Yazar ve Atatürk fotoğrafları derleyicisi ve ‘Cumhuriyetin öncü kadınları sergisinin’ düzenleyicisi Hanri Benazus; “88 yaşındayım VE 600 yıllık bir İzmirliyim. Bir de çok büyük bir ayrıcalığım var. Atatürk ile beraber olup, hayatta kalan son kişiyim. Burada özellikle, biliyorsunuz 5 Aralık Atatürk’ün kadınlara Seçme ve Seçilme hakkı verme yıl dönümü oluyor. O vesileyle Cumhuriyetin her konudaki ilk kadınının fotoğraflarını buldum, biyografilerini de buldum kitabı da yayınlanacak. İlk kadın Danıştay başkanından tutun ilk çöpçüsüne kadar, ilk büyükelçi kadınımızdan tutun ilk itfaiyecisine kadar 150 kadının burada fotoğrafı var. Sergiyi dün akşam kurmamıza rağmen çok büyük bir ilgi vardı. Yine bugün sabahtan beri de çok seyirci vardı. Özellikle hafta sonu çok büyük bir etkinlik olacağını zannediyorum. Çünkü bu sergi, kolay kolay bugüne kadar açılmış bir sergi değil. Burada vurgulamaya çalıştığımız Cumhuriyetin, eğer şans verirsek ne kadar daha büyük değerleri ortaya çıkarabileceği vurgulaması” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. ve Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği ve Ortaokul 5,6,7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılım sağlayabileceği Çocuk Yazarlar Hikaye Yarışması’nın bu yıl dördüncüsü gerçekleştiriliyor.

Yarışmanın bu yıl ki teması 2071’oe İstanbul seçilirken, küçük yazarlardan 2071 yılına bir yolculuğa çıkmaları ve karşılaştıkları İstanbul’u anlatmaları isteniyor.

Çocuk Yazarlar Hikaye Yarışması’nın yanı sıra bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Genç Yazarlar Hikaye Yarışması’nın da teması aynı. Genç Yazarlar Hikaye Yarışmasına 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencileri başvurabilecek.

Başvuruların 6 Şubat’ta sona ereceğini işaret eden Milli Eğitim Bakanlığı, yarışma sonunda dereceye giren tüm hikayelerin bir kitapta toplanacağının altını çiziyor.

Hikayelerin Times New Roman yazı karakteri ile 12 punto ile yazılmış en az 2 en fazla 3 A4 kağıdını geçmeyecek uzunlukta olması gerektiğini paylaşan Milli Eğitim Bakanlığı, ilk dörde girenlere dikkat çekici ödüllerin yanı sıra madalya ve plakette takdim edileceğini paylaştı.

Hem iddialısınız, hem işinizi iyi yaptığınızı düşünüyor, hem  enerji dolusunuz, hem de… Siz hala kapitalist kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Valla darılırız! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi bak!

Ailemize 2017-2018 eğitim dönemi için; yeni (doktordan az ve temiz kullanılmış bi nevi sağlığı yerinde olan bile denebilir) sanat ile ilgili dallarda hızla büyüyen nar sanat ailesine öğretmenlere / eğitmenlere ihtiyaç var. Lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve okuduğunu anlayanlar başvursun. (Bu ne yahu!)

Bir bakalım alınacak arkadaşlarda neler arıyormuşuz?

-TERCİHEN GALLER PRENSİ KADAR İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat son yıllarda irili ufaklı sadece yurt içine çalışan dille ilgisi olmayan tüm firmalar dahi İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. Biz onlar kadar bilemeyiz değil mi?

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki? Bizce mümkün.)
“Bilgi; havada uçan kuş olsa, o kuşu avlayan avcının tüfeğinden çıkan mermi gibi acımasız olurum.” cümlesindeki gibi hayat felsefesi olsa bizim için kafi. O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatınızı, işinizi öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (“Gerektiğinde aksiyon alabilen” tanımı kadar değil tabii ki neticede saha ajanı değilsiniz. Değilsiniz di mi?) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım) Ha hiç bir şey  sahibi değilseniz ve “özel mülkiyete” karşıysanız zaten “inisiyatif” sahibi de olmayın canım ne var yani!

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka) yeter ki iş sistematiğiniz olsun. (Var değil mi?)

SORUMLULUK ALABİLEN ()
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük gibi konulara hakim (!!!)  hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta her şey mümkün) . Zor şartlarda çalıştırdığımız hocalarımız gibi;

sartlar-zor

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsınız!)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin? Olur olur tabi!) Tamam tamam askerlik yapmamışsa da olur ısrar etmiyoruz. Ama 2 ay sonra ben askere gideceğim diye tutturmayın lütfen!!

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Şimdi size kalkıp Bulut Sistemini anlatacak kadar bilgiye sahip olun demiyoruz. ki bulut sistemini anlatırken acı çektirenler var orası ayrı tabi neyse.. Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa. (Tedbirli olmak lazım, hem ders esnasında sosyal medyayı boş bırakmaya gelmez muhakkak bir şeyler paylaşmak lazım. Değil mi?)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz(!)-sahi alt neresi , üst neresi?-, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek “seyahat engeli falan olmasın” hem ilana yazınca havası oluyor dedik. Kötü mü yaptık yani?

B SINIFI EHLİYET SAHİBİ–Olmazsa A-Z arası herhangi bir sınıfta olabilir– SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz, sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz(!), bakkala falan gönderiyoruz. Mesela geçenlerde keman eğitmenine el freni telini tamir ettirttik. Sonuçta telden yaydan anlıyor. Olur mu olur!

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee! Dens?

IMG_1736

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra, derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, (burada sosyal medya uzmanlığı devreye giriyor) dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart. ( Bu madde BİLGİSAYAR KULLANABİLEN maddesiyle de ilişkili galiba)

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey Arap saçına (Gerçi burada kastimiz Arapları aşağılamak değil ama geçen yıl trend olmuştu arapa arap demek 10 kusurlu hareketten biriydi) döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten. Hadi şimdi analitik düşünelim fakat önce … unuttum!

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS, DOKTORA VE ÜSTÜ, KONUSUNDA EN AZ 20 YIL DENEYİMLİ 30 YAŞINI AŞMAMIŞ. ”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha, yalan mı?

GENEL KONULARI DA EKLEYELİM…

Tercihen muhasebe bilen, finansal analiz, istatistik, CAT, proses, kaynak,demir doğrama,  reanimasyon,MS Project, PMP Sertifikasına sahip, kalıpçı, amuda kalkabilen, CNC Router, Frezeci,  olursa off ki off dadından yenmez !)

Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka pmp nedir CAT n’oluyor biz de bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

Not: M.E.B.’a  Bağlı olmamızdan  dolayı (biliyorsunuzdur fakat biz yine de yazalım) elbette ilgili okul mezunu olunması gerekmektedir.

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  info@narsanat.com

 

burcu-isil-oguz-erkan-basa

Marmara üniversitesinin topluma hizmet etkinliği kapsamında Kazım Karabekir (Erenköy) Kültür Sanat Merkezinde  Doç. Dr. Zuhal Özcengiz önderliğinde gerçekleştirilen “Geçmişten günümüze resim ve müzik alanındaki gelişmeler” adlı konser etkinliğinde piyano ve şan eğitmenimiz Işıl Oğuz ‘da yer almıştır. Kendisini Nar Sanat ailesi adına Etkinlik Koordinatörümüz Erkan Başa ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştır. Mart ve Nisan ayında da konserin tekrarı yapılacaktır. Hocamıza başarılarının ve sosyal projelerinin devamını dileriz..

 

KONSER İÇERİĞİ

İLKEL TOPLULUKLAR (ESAT MERT KOÇ Ortaçağ’ın sonuna kadar sunacak.)

İlkel topluluklarda yaratıcılığın temel ögesi doğaydı. İnsanlar hayvanların benzerlerini mağara duvarlarına ve kayalara resmediyorlardı. Taşlara ve kemik parçalarına vurarak değişik sesler çıkartıyorlardı. İlkel topluluklarda müzik ve resmin başlangıcı bu şekilde olmuştur.

ANTİK MISIR (İ.Ö 4000)

RESİM__Eski Mısır dünyasında resim sanatı edebi, sürekli ve kutsal olanı ifade etmek için kullanılmıştır. Mısır resim sanatı örneklerini, büyük tapınaklar ve mezar anıtları içinde yer almasının nedeni de budur.

MÜZİK__ Mısır tarihinde müziğin önemini, kazılarda bulunmuş çalgılardan ve tapınak duvarlarındaki resimlerden öğreniyoruz. Mısırlıların gelişmiş bir dans kültürü olduğu,özellikle kadınların şarkı söyleyerek dans ettikleri de belgeleniyor.

ANTİK YUNAN

RESİM__ M.Ö. 7. yy sonları ve 6. y.y. da siyah figür tekniği, sonraki dönemlerde ise kırmızı figür tekniği kullanılmıştır. Yunanlıların günlük ihtiyaçları için yapmış oldukları vazolarda, resim ve nakış sanatı için önemli belgelerdir.

MÜZİK__ Antik Yunanlıların müzikleri hakkında son yüzyılda pek çok malzeme ortaya çıkarılmıştır. Bu dönemde müzik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyordu. Hipokrates yaklaşık 2400 yıl önce bazı hastalıkların tedavisi için, hastaları ilahilerle tapınağa götürüyordu.

ANTİK ROMA (M.Ö 9. yy -1453)

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte “klasik antikite”ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk,savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir.

ORTA ÇAĞ (476-1400)

RESİM__ Ortaçağ’ın en belirli resim akımını Bizans sanatıdır. “İkon” adı verilen tablo halindeki aziz resimleri de Ortaçağ Avrupa resmi gelişmesini etkilemiştir.Ortaçağ resmi başlangıçta altın zemin üzerinde, mekansız, ağırlıksız figürleri ile Bizans sanatından gelme bir tabiat uzaklığı, dini-mistik hava içindeyken, yavaş yavaş bu resim akımlarında doğaya yaklaşma başlar

MÜZİK__Orta Çağ, Antik Çağ ile Rönesans’ın arasındaki dönemi kapsayan ve müziğin gelişimini etkileyen bir dönemdir. Bu dönem karanlık çağ olarakta adlandırılır.Bunun sebebi kilisenin aşırı baskısıdır.Bu dönemde en önemli çalgı insan sesidir ve şarkı sözleri incilden alınmıştır.

RÖNESANS (Yeniden Doğuş) –  (SEFER TURAN sunucak)

Avrupa’da 1000 yıllık karanlık Ortaçağ sonrası katolik kilisesinin acımasız hakimiyetini kaybettiği ve  insanların hümanizmayla birlikte özgürlüklerini yeniden kazandıkları ve bu özgürlükle birlikte özellikle sanatta baskıcılıktan ve yasaklardan dolayı bin yılın biriktirdiği sanat eserlerinin onlarca yıl içinde ortaya çıktığı bir dönemdir.

RESİM__ Leonardo Da VİNCİ (1452-1519) insanlık tarihinin şahit olduğu tüm çağlara hitap edebilen en önemli tasarım, ressam ve mucitlerindendir. Rönesans döneminde doğadaki altın oran düzenini sanatına yansıtarak insanlığın fikri ve sanatsal gelişiminin belkide en önemli ivmesini gerçekleştirmiştir.

MÜZİK__Guilio CACCİNİ (1550-1618) bu dönemde konusu ilk din dışı şarkılar olan madrigallerin en ünlü bestecilerindendir. Amarilli mia bella en ünlü madrigalidir. ( Sefer Turan AMARİLLİ eserini seslendirecek.)

BAROK  DÖNEM (1600-1750) (AYHAN DOĞAN sunacak)

RESİM__ Barok resimde ışık bütün resim yüzeyine aynı ölçüde dağılmaz ve parçalar halinde yansır. Savrulan uçuşan hareketli figürler , eğri çizgiler oluşturacak biçimde resme yerleştirilmiştir.

MÜZİK__Barok müzik , armoninin açık seçik olmadığı , modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyon güç ve hareketi zor olan müziktir. Müzikteki başlıca büyük yeniliği “fonksiyonel tonalite” kavramının çok geliştirilmesindedir.

GİOVANNİ PAOLO PANİNİ (1691-1765)

Barok Dönemde yaşamış ve o dönemin özelliklerini eserlerine yansıtarak günümüze kadar ulaştırabilmiş İtalyan ressamdır. Eserlerinde daha çok içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündür.

JOHANN SEBASTİAN BACH (1685-1750)

Alman barok müzik bestecisi Bach köklü Alman stillerini , özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritm, form, armoni ve kontrpuan birikimleri ile müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Eserleri arasında konçertoları , varyasyonları ,si minör missa , 2 çile ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300 den fazla kantatı bulunmaktadır. (AYHAN DOĞAN Bach sol minör menüet çalacaktır.)

MİCHELANGELO CARAVAGGİO  (1573-1610) (MELİKE GÜZEL sunacak)

İtalyan ressam, aşırı gerçekçilikle yarattığı eserler dışında duygusal anlatımlı dinsel resimler de yapmıştır. Işığın kullanımında yenilik getirerek  karanlık alana, tek kaynaktan kuvvetli bir ışık vermeyi yeğlemiştir.

George Frideric Handel (1685-1759)

Alman bestecisidir, Su müziği, Havai Fişekler için müzik ve Mesih gibi eserleriyle Barok dönemin en büyük bestecilerinden biri sayılmıştır. Almira operasıyla  besteci olarak ilk başarılarını kazanmıştır. 40’tan fazla opera  ve oratoryo bestelemiş. Ayrıca orkestra müziği ve solo çalgılar için birçok eser yazmıştır. (Melike Güzel Handel sol minör sonata çalacak.)

 

KLASİK DÖNEM (1750-1827) (BURCU IŞIL OĞUZ sunacak)

RESİM__ Resimde insan, bir mekan içinde gösterilir. Yüzlerin ifadesi heykelde olduğu gibi iç duyguları yansıtmaz. Resimlerde, tek bir noktadan gelen ışık değil, tablonun her tarafını aydınlatan üniversal ışık önem kazanır.

MÜZİK__ Barok müziğin süslü anlatımı yerini sadeliğe bırakmıştır. Kontrpuantal yazım yerini homophoneye bırakmıştır. Orkestra müziği gelişmiştir. Piyano icat edilmiş ve piyano için besteler yapılmıştır.

JACQUES-LOUİS DAVİD (1748-1825)

Dönemin önemli ressamlarından biridir. Döneme damgasını vuran rokaka akımının ve Fransız ihtilanin etkileri eserlerinde görülür.

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756-1791)

Dönemin ünlü bestecilerindendir. Eserlerinde dönemin getirisi olan yalın müziği ve akıcı melodileri işleyişi göze çarpmaktadır. Opera buffa ve opera seria tarzlarında operalar yazmıştır. Senfoni, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Ömrüne 626 eser sığdırmıştır. ( Burcu Işıl Oğuz Mozart – Als Luise seslendirecek.)

ANTOİNE – JEAN GROS (1771-1835) (ESAT MERT KOÇ sunacak.)

Fransız asıllı ressamdır. Minyatür ressamı olan babası tarafından 6 yaşında eğitilmeye başladı. 1785’in sonuna doğru jacques Louis David’in atölyesine katıldı. Yaşadığı dönem ve siyasi durumdan kaynaklı olarak genellikle; devlet liderleri, savaşlar ve meclis üyelerinin portelerini çiziyordu.

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Alman besteci ve müzisyendir. Yaşamı boyunca çeşitli sağlık problemleri çeken Beethoven 1801 yılında işitme problemleri yaşamaya başlamıştır. Bu süre zarfında çok sayıda piyano sonatı ve konçertolar bestelemiş bir de Fidelio adında opera yazmıştır. 1817’de tamamen sağır olan Beethoven yazdığı 9 senfoninin bir kısmını sağır olduğu zamanlarda yazmıştır. Hayatta çeşitli zorluklar yaşaması onun müzikal karakterini belirlemiştir. Besteleriyle kendinden sonraki dönem olan romantik dönem için önemli temeller atan Beethoven müziği aşırı belirgin duygu geçişleriyle, gerilen ve çözülen akorlarla bilinir.( Esat Mert Koç Beethoven – Pathetique sonat 2. bölüm çalacak.)

ROMANTİK DÖNEM (SEDEN CANALP sunacak.)

Romantizm dönem olarak, 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. 19. yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardır. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpmaktadır.

JEAN AUGUSTE DOMİNİQUE INGRE

29 Ağustos 1780 yılında Toulouse yakınlarında Montauban’da dünyaya geldi. Babası dekoratif işler yapan bir heykeltraş idi. Böylece Dominique İngres on yaşlarındayken babasın¬dan ilk resim derslerini aldı. Hayatının son senelerindeki en büyük eseri, bü¬tün çıplaklarını kapsayan  Türk Hamamı adlı tablosu oldu.

FRANZ SCHUBERT

Yaklaşık 600’ün üzerinde şarkı, 9 senfoni (ünlü “Bitmemiş Senfoni”nin de içlerinde bulunduğu), operalar, çok sayıda oda müziği ve piyano parçaları bestelemiştir. Schubert’in müziği, hümanist özelliğiyle insanları kucaklar. İnanılmaz bir melodi zenginliği vardır. Schubert’in müzik dünyasına en önemli katkısı lied alanındadır.600 kadar liediyle kendinden önce Viyana Klasikleri’nin, yani Mozart, Haydn ve Beethoven’in sistemleşmiş çalışmalarını aştı, yeni bir biçimin sağlam temellerini attı. (Seden Canalp Schubert – Sarabande çalacak.)

Francisco Goya (30 Mart 1746 – 16 Nisan1828) (SELİN ECE KARAAĞAÇ sunacak.)

Romantik dönemin en önemli ressamlarından biri olan Francisco Goya, 30 Mart 1746’da Zaragoza’da doğmuştur. İlk resim denemelerini  Zaragoza’da yapmıştır. Başlangıçta  portre çalışmalarını manzara resimlerine tercih eden Goya, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti. (Selin Ece Karaağaç Schubert – Die Forelle seslendirecek. Not : Seden de schubert çaldığı için ressam hakkında bilgi verip eserine bağlayacaktır. )

HENRİ MATİSSE (31 Aralık 1869 – 3 Kasım 1954) (BURAK OTLU sunacak.)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından olan Matisse renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir. Fovist akımın öncülerindendir.

SERGEY RAHMANİNOV (01 Nisan 1873 – 28 Mart 1943)

Sergey Rahmaninov, Sergey Rahmaninov 20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. (Burak Otlu Rachmaninov – Vocalise çalacak.)

PAUL CEZANNE (19 Ocak 1839 – 22 Ekim 1906)  (GÜL SIVACI sunacak.)

30 mart 1746 da  Zaragoza da doğmuştur. İlk resim denemelerini Zaragoza da yapmıştır. Başlangıçta portre çalışmalarını manzara resimlerine, tercih eden sanatkar, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti.

CAMİLLE SAİNT SEANS (1835-1921)

Fransız bestecidir. Orkestra şefi ve piyanisttir. Saint-Seans’ in opera, senfoniler, konçerto, şarkılar, solo piyano ve oda müziği gibi neredeyse tüm türlerde yazdığı eserler 19. yüzyıl Fransız bestecileri arasında bir anormallikti. (Gül Sıvacı Camille – Kuğu çalacak.)

ÇAĞDAŞ DÖNEM (1900 ve Günümüz) (CEM ONAT TAYLAN sunacak.)

Resim : Birçok sanat akımının bir arada toplandığı dönemdir. Bu dönemde vurgulanan en önemli olgu resimde bulunan disiplinlerin kendine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğu ve bundaki amacın ise o  disiplini geliştirmek ve önemini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda doğadaki görüntülerin takliti yavaş yavaş bırakılmış, temsil ikinci plana atılmıştır. Gelinen en son nokta ise; insan elinin izlerini tümden kaldırarak dümdüz tek renge boyanan, böylece içerikten arındırılmaları amaçlanan tuvallerdir.

Müzik: Bu dönem; teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm kuralların eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başladığı dönemdir. Belli bir stil veya kalıp yoktur. Birçok besteci müziğin kurallarını tekrar değiştirip farklı tekniklerde başarılı örnekler sunmuşlardır. Sadece orkestral müzikte değil, sahne müziklerinde de yenilikler yapılmıştır. Son olarak teknolojideki gelişmeler ile beraber müzik salona gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir.

PABLO PİCASSO (1881-1973)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olan Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine parçaları bir araya getirme tekniği ile de bilinmektedir. Picasso nun amacı tutarlılık portresi çıkarmak yerine, his ve duyguların doruk noktasını yakalamaktı. Kübizmin önemli bir temsilcisidir. Bu yüzden eserlerinde doğa olgusunun olduğu gibi yansıtılmaması gerektiğini öne süren, nesneleri geometrik bir biçimle yansıtan bir anlayışa sahiptir. Eserlerinde metaforlar kullanarak gizlenmiş şekilde hikayelerde anlatmaktadır.

FREDERICK LOEWE   (10 Haziran 1901-14 Şubat 1988)

Viyana müzikal stilini benimsemiştir. ‘Fritz’  15 yaşına geldiğinde popüler bir şarkı olan ‘Katrina’ yı bestelemiştir. Film müzikalin den 9 akademi ödülü kazanmıştır. (Cem Onat Taylan Loewe – Ascot Gavotte çalacak.)

MARC CHAGALL (1887- 1985) (ÖZLEM ASİLTÜRK sunacak.)

Rus asıllı Fransız ressam. 1.Dünya Savaşı öncesinde Paris’teki avangard akımlara dahil oldu, fakat çalışmaları, kübizm ve fovizm gibi akımlara daha yakındır. Eserlerinde ülkesine ait folklorik öğeler göze çarpar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’ te avantgart akımlara dahil oldu fakat çalışmaları, diğerleri ile karşılaştırınca kübizm ve fovizm gibi popüler sanat hareketlerine daha yakındı.

JUAN JOSE BUSCAGLİA (1893-1958)

Arjantin’ li gitarist ve şarkıcı. Chagall gibi, ülkesi Arjantin’in ulusal müzik türü olan ve folklorik motifler taşıyan milonga ve tango türünde besteler yapmıştır. (Özlem Asiltürk Buscaglia – Milonga çalacak.)

epik-tiyatro

Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedide epik maddesindeki  tanım şu şekildedir:

EPİK: sıf. (yun. Epos destan > epikos’tan; fr.épique) Destanla  ilgili, destana özgü. Hindistan’ın en eski epik şiirinde şu söz vardır… (Peyami Safa)

  • Ed. Epik tür, bakınız destan
  • Leng. Eppik lehçe. Eşanl. Homedos dili
  • Nazım sanatı. Epik durak. BK.DURAK

Görüldüğü gibi Meydan Larousse,  epik maddesini direk destan maddesine göndermektedir. Lakin bizim bu gün bahsetmek istediğimiz epik tiyatro,  Bertolt Brecht ile sistemli hale getirilmiş epik tiyatro kuramıdır.

Bertolt Brecht, düşünceleri ile 20. asra damga vurmuştur. Hem şair hem yazar hem yönetmen hem kuramcı hem de düşünürdür. 1898 ila 1956 yılları arasında yaşamış ve II. Dünya Savaşı sonrası aşamada genç tiyatroculara ve yazarlara önemli bir kaynaktı. Bu bakımdan onun hakkında az da olsa bilgi sahibi olmadan onun sistemleştirdiği kurama bakamayız.

Bertolt Brecht’in Sanat Dünyası

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Bertolt Brecht’i şu şekilde ifade eder: “ Maddeci felsefenin tiyatro anlayışını ilk kez belli bir yönteme ve yönelişe oturtan …”

1. Bertolt Brecht materyalist bir dünya görüşündedir ama bu dünya görüşünü kabul etmeden önce farklı aşamalardan geçen bir düşünce ve fikir dünyası mevcuttur. Bertolt Brecht’e göre insanlar yalnızca çevre yolu ile anlaşılabilir çünkü insanın kişiliğini değişen dış dünya koşulları oluşturur. Ama Bertolt Brecht ilk zamanlar anarşist ve nihilist idi.  Bu zamanlarda “ dünya boş bir evrendi” onun gözünde.  Yazdığı oyunlarda da bu konuya yakın konular işlerdi:

  • 1928 , Üç Kuruşluk Opera : Dünya fakir insan kötüdür
  • 1925, Adamlar Adamdır: Yaşayan en aşağılık varlık en zayıf yaratık insandır. (Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627)

Sonraki oyunlarda da durum değişmedi.  Sadece duruma göre işleyişi biraz daha farklı bir biçimde ele aldı:

  • 1938, Seçuan’ın İyi İnsanı: “Ne biçim bir dünya ile karşılaştık, bayağılık, pislik. Dağlar, bayırlar bile tanınmaz olmuş. Güzelim ağaçların başlarını tellerle yok etmişler, dağların ardından koyu koyu dumanların yükseldiğini gördük, top seslerini dinledik. Bütün bunlar arasında paçasını kurtaran tek kişiye rastlamadık”

2. Bertolt Brecht için erdemlerin bir önemi yoktu; bu fikrini de ‘Cesaret Ana’ adlı oyununda şu şekilde işler:

1939, Cesaret Ana: “ …. Görüyorsun ya, iyi bir ülkede, iyi bir kral ya da generalin hiçbir erdeme ihtiyacı yoktur. İyi bir ülkede erdem gereksizdir; herkes olağan, orta zekalı ve korkak olsa ne çıkar?”

3. Bertolt Brecht’in fikir ve sanat dünyasında fakirler aşağılık ve zenginler acımasızdı. Zenginler, fakirleri ezen acımasız insanlardır ama bir fakir de bir olanak kazanıp zengin olursa o da kapitalist bir düzenin ürünü olacak ve o da fakirleri ezecektir.

4. Bertolt Brecht nedeni ne olursa olsun savaşa karşı idi ama elbette böyle bir dünya düzeninde savaş kaçınılmazdı. Ama yine böyle bir dünya düzeninde adalet beklemek gereksizdi. Bu yüzden de Bertolt Brecht her oyununa bir yargı sistemi kurdu.

5. Bertolt Brecht’e göre  bu kötü dünya “ resmin ancak bir yüzü” idi. Oyunlarında pek bahsetmese de maddeci felsefe ile  gelen bir de olumlu yanı söz konusu idi.

6. Bertolt Brecht Marksçı yapıdaydı ve bu yüzden de katı Alman rejimi tarafından pek sevilmedi.  Her oyununda bir değişimden bahsederdi ve derdi ki “Dünyayı değiştirin çünkü değiştirmek gerekiyor” ama bu değişimi ne olduğundan pek fazla söz etmiyordu. Belli ki o, Marks anlayışındaki devlet yönetiminden çok Marks eleştiri tarzını alıyordu.

7. Bertolt Brecht, bir Alman olarak halk Almanca’sını çok iyi kullanıyordu. Bu bakımdan da oyunlarında süslü, sanatlı bir dili hiç tercih etmedi.

8. Bertolt Brecht’e göre şaşırmış bir toplumda kötü davranışlar iyi niyetle yapılabildiği gibi iyi davranışların da kötü sonuçları olabilir. Ona göre iyilik ve dostluk derin ve olumlu duygulardır ama yanlış bir düzende her zaman doğru değildir. Bu yüzden de onun oyunlarındaki toplumsal ve ahlaksal öğeler seçilmiş öğelerdir.

*(Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627 – 636)

Epik Tiyatro

Tüm bu bilgilerden sonra Bertolt Brecht’in geliştirdiği epik tiyatro kuramına göz atalım. Bunu yaparken de soru – cevap yöntemini kullanarak konuyu daha derinden analiz edelim.

1. Tiyatroda üslup nedir?

Bir roman gibi tiyatronun da bir üslubu olmalıdır. Bu fikir Brecht’in Küçük Bilgi Aracı’nda net bir şekilde izah edilmiştir. Burada, eğer sanatın yaşamı yansıtma gibi bir amacı varsa bu amacı özel aynalarla yapmalı. Yine sanat ne olursa olsun gerçek dışı olmamalı ve seyirci tiyatro oyununu gerçek yaşamı ile kıyaslamalı. Buna rağmen tiyatroda üsluplaştırma öyle bir şekilde olmalıdır ki seyirci bunu hissetmemelidir.

2. Epik tiyatro kuramı neyi temel alır?

İfade biraz katı olsa bile epik tiyatro kuramı seyircinin kendisi ile hesaplaşmasını temel alır.  Yani seyirci, sahneden sahnelenen oyunu eleştirmeli, bu oyundan yola çıkarak eleştirel sonuçlar çıkarmalıdır.

3. Epik tiyatroda amaç / erek nedir?

Öncelikli amacı toplum gerçeğini somut bir şekilde sahneye yansıtmaktır. Bu amacıyla birlikte gelen ikinci amaç ise seyredeni, gösterilen gerçekler üzerinde düşünmeye zorlamak. Peki seyirci bu konu hakkında neden düşünmeli? Çünkü yozlaşmış toplum yapısını ancak bu şekilde değiştirebilir.

4. Epik tiyatro bu amaca ulaşmak için neyi kullanır?

Seyircinin hissettiği duygular, onun bu yargı sürecine geçmesini sağlar.

5. Piscator kimdir? Epik kuramda rolü nedir?

1929 yılında Politik Tiyatro adında bir eser yayımladı Piscator ve bu eserinde epik tiyatronun bulucusu olarak kendini göstermiştir. Bu durum bir yere kadar doğrudur ama bu kuramı teknik yönden maddeci felsefe görüşü ile sınırlayan kişi Brecht’tir. Bu  bakımdan kuramın kurucu olan B. Brecht kabul edilir.

6. Epik tiyatroda dram var mıdır?

Epik tiyatronun kuruluşunda  temel  bir öykü vardır ama ayrıntılarda dramatik ve trajik ögeler göze çarpar. Öykünün ana fikri komik gelse de oyunda dramatik ve trajik episodlar zihinde kalır.

Epik türünde ilişkiler, kişilerden üstündür. Oluşturulan dramın yani acı ve gülünç olayların nedeni toplumsal ilkelerdir. Kişisel duygular ise ancak toplumsal bakış sayesinde ortaya çıkar.

7. Dramatik tiyatro ile epik tiyatronun farkı nedir?

Bu konuyu daha net anlatabilmek için maddeler halinde farklarını verelim:

a. Dramatik Tiyatro

  • Eylemler gelişir ve seyirci sahne üzerindeki aksiyona katılır.
  • Etkinliği harcanıp tüketilir.
  • Seyircide bir takım duyguların uyanması sağlanır.
  • Seyirciye yaşamın bir kesiti sunulur.
  • Seyirci bir olay içine sokulur.
  • Aşılama yani telkin yolu ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları olduğu gibi kullanılır.
  • Seyirci olup bitenlerin ortasında, olup bitenlerle bir yaşantı birliği içine sokulur.
  • İnsan, bilinen bir değer olarak önceden kabul edilir.
  • İnsan hiç değişmez.
  • Seyircinin merakı son üzerine toplanır.
  • Her sahne bir ötekisi için vardır: organik büyüme,
  • Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir
  • Olayların gelişimi evrimsel bir zorunluluk taşır.
  • İnsan belirli bir niceliktir: dünya olduğu gibi yorumlanır yani statiktir.
  • Düşünce var oluşu yönetir.
  • Ön düzeyde duygudur.
  • İdealar ve ideoloji estetik varoluşun temelidir: Felsefî idealizm
  • En yüksek ülkü : Sonsuzluk ( Nirvana) ; soylu bir yolda ölebilmek
  • İdeal Seyirci: yakından tanımadığı şeylere tanıdıkmış gibi bakan kimse çünkü sonsuzluk ilkesine yüzeydeki görünüşleri ile kabul eder.

b. Epik Tiyatro

  • Anlatıma başvurulur ve seyirci bir gözlemci durumunda bırakılır ama etkinliği uyanık duruma getirilir.
  • Seyircinin bir takım kararlar vermesi sağlanır.
  • Seyirciye bir dünya görüşü sunulur.
  • Seyirci bir olayın karşısında tutulur.
  • Deliller ve kanıtlar ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları geliştirilip bilince, tanımaya eriştirilir.
  • Seyirci olup bitenlerin karşısında, olup bitenleri inceler durumda tutulur; insan değişkenliği içinde inceleme konusu yapılır.
  • İnsan değişir ve değiştirir.
  • Seyircinin merakı oyunun gelişimi üzerinde toplanır.
  • Her sahne kendi için vardır: montaj tekniği
  • Olaylar sapmalar ve örnekler ile gelişir.
  • Olayların gelişi atlamalıdır.
  • İnsan oluşum durumundadır: Dünya olasılığı içinde yorumlanır yani dinamiktir.
  • Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
  • Ön düzeyde akıldır.
  • Tarihsel gerçek, estetik varoluşun temelidir: Felsefî materyalizm
  • En yüksek ülkü : Özgürlük  yani sınıfsız toplum; yararlı bir yolda yaşamak
  • İdeal Seyirci: Bütün tanıdık şeylere tanımazmış gibi bakan kimse, çünkü insan gelişiminin her evresindeki fark edilmemiş potansiyelleri anlamak ister. **

** Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 640

EPİK TİYATRO VE YABANCILAŞTIRMA 

İnsanî ve toplumsal değerlerin yitirilmesi modern toplumlar için yabancılaşmadır. Brecht ise insanî anlamları bulmak için yabancılaşma olgusundan faydalanır. Brecht’in benimsediği dünya görüşünde insan bilinen ve çözülmüş bir kavram değil incelenmesi gereken bir kavramdır. Şöyle ki:

Epik tiyatroda amaç seyircinin oyuna, eleştirel bir gözle bakmasını sağlamaktı, böylelikle kendi hayatı ile ilgili bir öz eleştiri yapacaktır. Eleştirinin en önemli özelliği nedir? Nesnel olması. O halde seyirci oyunu nesnel bir bakış açısı ile incelemelidir. Bu bakımdan da Brecht,  seyircinin olaya kuş bakışı bakmasını ve nesnel bir eleştiri sağlaması için onu oyuna yabancılaştırır. Böylece oyunu nesnel bir şekilde eleştirmek onun için daha kolay olacaktır. Olayı nesnel bir gözle izleyen seyirci tarafsız olacak ve en acımasız eleştiriyi yapacak duygu yoğunluğuna gelecektir. Bu bakımdan da Bretch, yabancılaşma yöntemini epik tiyatronun temel ögeleri arasına koyar.

Kuramcıya göre seyirci oyuna şu yöntemlerle yabancılaştırılır:

  • Seyirci bir gözlemcidir.
  • Oyuncu seyirciye bunun bir oyun olduğunu sık sık hatırlatır.
  • Oyuncu, canlandırdığı karakterin duygularını canlandırmaz, o karakterin eğilimlerini gösterir.
  • Dekorda bütünlük yoktur.  Dekor parça parçadır.

Son söz: Yazımızı bize göre epik tiyatronun en net ve kısa açıklaması olan şu cümle ile kapatıyoruz: “Önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir. “ B. Bretch

ebeveyn-atolyesi

Nar Sanattan Ebeveynler için yepyeni bir atölye

 

ebeveyn-atolyesiEbeveyn Koçluğu atölye grupları  profesyonel koç ve eğitimci Neslihan Erdoğdu’nun liderliğinde yapılacaktır.

Bu  atölyelerde  çocuklarınızla olan iletişim ve ilişki sorunlarınızla ilgili kendi çözümlerinizi bulacak ve bir yol haritasıyla ayrılacaksınız.

Atölye sonunda çocuklarınızla daha az kavga daha çok neşe, daha az küslük daha çok iletişimle yaşayacaksınız.

 

Atölyeye çocuklarını değiştirmeye değil kendini değiştirmeyi niyetli tüm ebeveynler davetlidir.

 

 

Atölye tarihleri; 19 Ekim Çarşamba-26 Ekim Çarşamba- 2 Kasım Çarşamba- 9 Kasım Çarşamba

 

Saatler: 12:00/14:30 -Çalışanlar için alternatif saatler planlanabilir.

Ayrıntılı bilgi için; http://www.neslihanerdogdu.com/atolyeler-2/atolyeler/ebeveyn-koclugu-atolyesi/

İletişim için;05496132322 (10:00-20:00 saatleri arasında)ulaşabilirsiniz.

neslihan@neslihanerdogdu.com

 

Neslihan Erdoğdu Kimdir ?

1988-2006 yılları arasında dershanecilik yapmış,2006’dan beri profesyonel koçluk yapan ve koçluk eğitimleri veren, eğitimci, konuşmacı ve Adım Adım Sınav Yolculuğu Kitabının yazarıdır.

Bugüne kadar çok sayıda seminer ve eğitim vermiş olup, kendi çalışma alanlarında atölye çalışmaları yapmaktadır.

 

http://www.neslihanerdogdu.com/ben-kimim/

emekli-kariyer

Seveceğiniz ve mutlu olacağınız iş için bir yol var

 

emekli-kariyerBir işiniz var ama  ayaklarınız geri geri gidiyor ve hep aklınızda başka bir iş var ya da emekli oldunuz ,olmak üzeresiniz peki şimdi ne olacak diye düşünüyorsunuz.

Bu atölye sizin için tasarlandı.

Profesyonel koç ve eğitimci Neslihan Erdoğdu Liderliğinde düzenlenen atölye işinden memnun olmayan ve yeni bir kariyer tasarlayan herkese uygun.

Kimse size bir öneride bulunamaz ya da akıl veremez ama siz kendiniz için en iyisini bulabilirsiniz. Bu atölye de kendiniz için en uygun olan yol ve seçenekler konusunda kendi ufkunuzu açacak ve bir yol haritası edineceksiniz.

Hayatınızı güzelleştirmenin kısa yol tuşu da diyebileceğiniz  4 haftalık atöleyeye kendisi ile çalışmak isteyen herkesi bekliyoruz.

http://www.neslihanerdogdu.com/atolyeler-2/kariyer-koclugu-atolyesiemekli-olacaklar-ve-is-degistirmek-isteyenler-icin/

 

İletişim için; 05496132322 (10:00-20:00 saatleri arasında)ulaşabilirsiniz.

neslihan@neslihanerdogdu.com

 

Neslihan Erdoğdu Kimdir ?

1988-2006 yılları arasında dershanecilik yapmış,2006’dan beri profesyonel koçluk yapan ve koçluk eğitimleri veren, eğitimci, konuşmacı ve Adım Adım Sınav Yolculuğu Kitabının yazarıdır.

Bugüne kadar çok sayıda seminer ve eğitim vermiş olup, kendi çalışma alanlarında atölye çalışmaları yapmaktadır.

 

http://www.neslihanerdogdu.com/ben-kimim/