Piyano

Piyano konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Piyano konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Piyano konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Piyano konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Rus müzisyen, piyanist ve davulcu Evgeny Grinko, Türkiye turnesi kapsamında Bilkent Odeon‘da Başkentli müzikseverlerle buluşacak.

Rus müzisyen, piyanist ve davulcu Evgeny Grinko, Türkiye turnesi kapsamında Ankara’da konser verecek.

Temmuz ayından bu yana Türkiye’nin birçok ilinde hayranlarıyla buluşan ünlü müzisyen Grinko, başkentli hayranlarıyla ise 8 Ekim‘de Bilkent Odeon’da bir araya gelecek.

Ağustos ayında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde konser veren genç piyaniste müzikseverler yoğun ilgi göstermişti.

Müzik dünyasında Valse adlı şarkısı ile büyük bir çıkış yakalayan, daha önce de Türkiye’de konser veren sanatçı, müzikal çalışmalarını yaklaşık 17 yıldır sürdürüyor.

Kendi kültüründen izleri bestelerine taşıyan Evgeny Grinko, Moskova’nın yakınında Zhukovsky adlı küçük bir kasabadan çıkarak, kısa sürede adını müzik dünyasında duyurmayı başardı.

Genç piyanist konserlerinde, geniş bir keman topluluğu ve akordeoncu 5 müzisyen ile sahne alıyor.

Rektör Prof. Dr. Haluk Özen, Kültür ve Turizm Bakanlığı Resim ve Heykel Müzesi deposunda bulunan ve konservatuvar tarafından restore edilen tarihi piyanoya ilişkin bilgi verdi. Piyanonun durumuyla ilgili 3 yıl önce bilgi aldığında çok heyecanlandığını ve hemen çalışmalara başlandığını anlatan Özen, “Piyanonun restorasyonu bir hayli emek aldı. Milli Mücadele’nin 100. yılına denk geleceğini ve bu tarihte ortaya çıkaracağımızı düşünmemiştik. Konservatuvarın yeni binasına, cumhuriyete tanıklık eden bu eseri kazandırmaktan mutluyuz. Çok anlamlı ve değerli bir eser. Bugün değeri bir kat daha fazla” dedi.

Birbirini tamamlayan her şey

Başta Kompozisyon ve Orkestra Şefliği Ana Sanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Munzur olmak üzere konservatuvarın öğretim üyelerinden Levent Kuterdem, Binnur Ekber ve Burak Tüzün ile piyanonun 19 Mayıs günü ses vermesine özen gösterdiklerini belirten Özen, “Birliktelik ve heyecan olmadan hiçbir şey olmuyor. Bu eseri, geleceğe ve üniversitemize kazandırdığımız için çok şanslıyız” ifadelerini kullandı.

Rektör Özen, “Güzel bir iş oldu. Burası Atatürk’ün kurduğu bir okul. Her şey birbirini tamamlıyor” diye konuştu.  Konservatuvar bünyesinde piyano ve yaylı çalgılar atölyeleri de bulunduğunu belirten Özen, burada keman, viyola gibi çalgıların onarıldığını ve üretildiğini bildirdi.

O beyaz piyano tarihe tanık oldu

Türkiye, Savarona yatını 1938’de İngiltere’den satın aldı. Mart 1938’de Türk bayrağı çekilen Savarona, iki ay sonra bazı döşemeleri yenilendikten sonra, Atatürk’ün hastalığının ilerlediği dönemde İstanbul’a getirildi. Atatürk’ün Savarona’da geçirdiği altı hafta boyunca yatta, kabine toplantıları düzenlendi, Romanya Kralı Carol da dahil olmak üzere önemli konuklar ve devlet başkanları ağırlandı

Devlet Sanatçısı piyanist İdil Biret, bu akşam saat 20.00’da Süreyya Operası’nda J.S. Bach, R. Schumann, S. Prokofyev ve Ligeti’nin eserlerini seslendirecek.

Bu resital, İdil Biret’in TBMM’nin çıkardığı kanunla Fransa’ya gidişinin 70. Yılı dolayısıyla, Paris, Gaveau salonunda 16 Nisan akşamı vereceği resital öncesinde gerçekleşecek.
Her iki konserde çalınacak eserlerin İdil Biret’in o ilk Paris yılları ile yakın ilişkisi bulunuyor. Sanatçı Paris’e gittikten hemen sonra 1949 yılı sonuna doğru Fransız Radyosu (RTF) kendisi ile bir röportaj yapıyor ve bu vesile ile Bach, Couperin, Debussy, ve Beethoven’in bazı eserlerini İdil Biret radyo için kaydediyor. Sonra, 1953 yılında, Biret’in Wilhelm Kempff ile Paris’te vereceği konser münasebetiyle RTF kendisiyle ikinci bir röportaj yapıyor ve bu defa Scarlatti, Bach, Debussy ve Brahms’ın eserlerini kaydediyor.

Fazıl Say, ÇEV Sanat’ın Genç Yetenekler projesi kapsamında eğitimlerini sürdüren Elvin Hoxha Ganiyev ve Cemal Aliyev’le önceki gün TİM Show Center’da konser verdi.

“Fazıl Say & Genç Yetenekler” isimli konserde ilk olarak Fazıl Say, Beethoven’ın bir eserini yorumladı. Ardından Fazıl Say, Elvin Hoxha Ganiyev ve Jamal Aliyev; César Franck’ın keman sonatını; Say’ın “Dört Şehir Sonatı” ve “Space Jump” adlı eserlerini birlikte seslendirdiler. Üçlü konser sonunda İzmir Marşı’nı dinleyiciyle buluşturdu.

Dokunması ayrı,çalması ayrı,dinlemesi ayrı güzel olan…

Dünyanın çalması en zor,dinlenmesi en zevkli olan enstrümanı değil midir piyano ? Zor olmasından kastımız sesi için değil binlerce insanı bir araya topluyor olması. Bir nota,bir ses nasıl da insanları kendi büyüsüne kaptırabiliyor?

Piyano eğitimine başlamak isteyenler için önemli olan üç temel öge vardır. Öğrenci,öğretmen ve yöntem. Bu süre zarfında öğrencinin istekli ve çalışkan olması; öğretmenin ise yeterli ve sevecen; yöntemin sıcak,sevimli ve amaca götürür olması gerekmektedir.

İşte bu yüzden yıllardır Bakırköy Özel Nar Sanat Eğitim Kursu  olarak piyano eğitiminde akla gelen ilk sanat kursuyuz. Bu durumda başarıya ulaşmak mümkün ve biz size bunun garantisini veriyoruz.

Piyano çocuğun gelişimini nasıl etkiler ?

Piyano çalmak hem sağ hem sol ele aynı anda farklı komutlar vermeyi gerektirdiği için çocuğun zeka gelişiminde %50 oranında daha fazla bir gelişme sağladığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Piyano çalmak çocuğun, matematik ve geometri konularında gelişmesini sağlamanın yanı sıra, problemlere daha geniş açılardan yaklaşarak daha çabuk çözümler üretebilmesini sağlayan, problem çözme becerisini geliştirir.

Piyano çalan çocuğun hayata bakış açısı değişir,yeni derinlikler ve donanımlar kazanır.

Peki piyano çalmak isteyenler çocuklarda aileler nelere dikkat etmeli ? 

Kulağının olup olmadığı (Evde kendi başına şarkı söylüyor mu? Dinlediği herhangi bir müziği hemen ezberleyebiliyor mu?)

Piyano çalmayı gerçekten isteyip istemediği (Anne ve babası istediği ve yönlendirdiği için mi çalmak istiyor? Arkadaşı çalıyor diye mi ilgi duyuyor? Neden keman,gitar değil de piyano çalmak istiyor?)

Disiplinli ve sistemli bir şekilde çalışıp çalışmadığı (Piyano dersleri uzun süreçlidir ve sabır gerektirir.Çok kısa süreçte ilerlemek mümkün değildir.Bu nedenle uzun süreli,disiplinli ve sistemli çalışmayı gerektirir.)

Gelin hep birlikte adım adım başarıya yükselelim. 0212 570 80 80 – 0212 570 80 98 ve 0530 880 71 80 numaralı telefonlarımızı arayıp detaylı bilgi alabilirsiniz…

 

Dünyaca ünlü piyanist olan Fazıl Say, 13 yıl sonra Konya’da hayranlarıyla buluştu. Ünlü piyanist, 2 bin kişinin doldurduğu salonda yeni besteleri Truva Sonatı ve İzmir Süiti´ni de seslendirdi.

Piyanist ve besteci Fazıl Say, Konya’da Selçuklu Kongre Merkezi Anadolu Oditoryumu’nda sevenleriyle buluştu.

Say, konserde, Truva Sonat, Kara Toprak ve İzmir Süiti eserlerini seslendirdi.Konserde ayrıca, sunucu Yekta Kopan ve Fazıl Say Truva Sonatı üzerine özel bir söyleşi de gerçekleştirdi. Fazıl Say, müzikseverler için ünlü bestecilerin eserlerini de yorumladı. Say’ın Truva Sonatı, 40 dakikalık ve 10 bölümlük bir piyano sonatından oluşuyor.

Konser sonrasında  Instagram hesabından açıklama yapan Say şunları dile getirdi :

Konya’da yıllar sonra tekrar konser verdim. Muhteşem bir yeni konser salonu yapmışlar, Selçuklu Kongre Merkezi. Dün akşam harika bir dinleyici kitlesi vardı, büyük bir ilgi ve itina ile dinlediler. 1800 kişilik salonda biletler haftalar öncesinden tükenmişti, teşekkürler Konya. Umarım her yıl yeni projelerimle buluşuruz.

Son dönemde büyük beğeniyle izlediğimiz Türk dizilerinin hemen hemen bir çoğunda bağlama vurgusu yapıldığını fark ettiniz mi?

Reyting rekorları kıran dizilerde Türk yapımcılar özellikle bu yıl senaryolarında müziğe önemli yer ayırdı. İzleyicinin de etkilenmesini ve bu enstrüman yönelmesini sağlayan dizileri sizler için araştırdık.

ÇUKUR – BAĞLAMA

Show Tv’de yayınlanan Çukur dizisi pazartesi günlerinin tartışmasız birincisi olmaya devam ederken, senaryosunu Gökhan Horzum’un yazdığı, yönetmenliğini ise Sinan Öztürk’ün üstlendiği dizi de sık sık bağlama sahnelerinin bulunması izleyicilerin dikkatinden kaçmıyor. Dizin ilk bölümlerinde de Aras Bulut İynemli’nin hayat verdiği Yamaç karakteri elektro gitar çalıyordu.

Dizide rap müzikte ön plana çıkartılıyor. Gazapizm‘in Heyecanı Yok şarkısı Çukur’da yer aldıktan sonra adeta patlama yaptı.  Heyecanı Yok şarkısının 45. Pantene Altın Kelebek Yılın Şarkısı ödülünü de aldığını hatırlatmakta fayda var.

Ayrıca Çukur dizisinin yanı sıra Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, Söz ve Bir Zamanlar Çukurova dizilerinde de bağlama enstrümanına yer veriliyor.

İSTANBULLU GELİN – KEMAN & PİYANO

Başrollerinde Özcan Deniz, Aslı Enver ve İpek Bilgin’in yer aldığı Star Tv’nin dikkat çeken dizisi İstanbullu Gelin, senaryosunda yer alan keman ve piyano sahneleriyle dikkat çekiyor.

Özellikle Aslı Enver’in dizi de hayat verdiği Süreyya karakterinin kemana olan tutkusu, keman çalışı da izleyicileri adeta büyülüyor. Süreyya’nın yanı sıra dizi de Esma karakterine can veren İpek Bilgin’in piyano sahneleri de seyircilerden büyük beğeni topluyor.

İstanbullu Gelin’in yanı sıra bu sezon Show Tv’de yayınlanan Gülperi dizisinde keman ve Fox Tv’de yayınlanan Yasak Elma dizisinde ise piyanoya yer veriliyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na Özel Nar Sanat Eğitim kursumuzda piyano ve keman eğitmenliği yapan Fahri Karaduman’ın; Arka Sıradakiler, Doktorlar, Şöhret, Vatanım Sensin, Cesur ve Güzel, Seviyor Sevmiyor, Yüksek Sosyete, Şefkat Yerimdar, Dayan Yüreğim, Rüya, Kaybolan Yıllar, Serçe ve Söz’den sonra Gülperi dizisinde de imzası bulunuyor.

Bütün bu popüler dizilerin yanı sıra Çocuklar Duymasın ve Jet Sosyete de gitar ve Sen Anlat Karadeniz dizisinde ise kemençe ön plana çıkartılıyor.

Dünyaca üne sahip olan Gülsin Onay öğrencileriyle birlikte sahne aldı. Devlet Sanatçısı Gülsin Onay, öğrencileriyle Müzik Müzesi ve Ses Kütüphanesi binasında konser verdi.

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfının (İKSEV) Karataş binasında 19-21 Kasım’da yapılan Onay’ın ustalık sınıfında yoğun bir çalışma dönemi geçiren genç piyanistler, Gülsin Onay ile sahne aldı.

Genç piyanistlerin Bach’tan Mozart’a, Chopin’den Debussy’e başarılı yorumları beğeni topladı.

Konserde konuşan dünya çapında üne sahip piyanist Gülsin Onay, çok verimli bir çalışma yaptıklarını, öğrencilerinin hepsinin üstün yetenekli olduğunu ve geleceğin piyanistleriyle çalışmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu söyledi.

Onay, daha sonra ustalık sınıfına katılan öğrencilere belge verdi.

Nisan ayından bu yana Uluslararası Rahmaninov Turnesi kapsamında yurt içinde ve dışında birçok şehirde Rahmaninov turnesini düzenleyen piyanist Emre Yavuz, Akşehir’de bir fabrikada iş makinelerinin arasında işçilerle buluşmayı planlıyor.

Yıl boyunca düzenlediği konserlerle dinleyicilerin karşısına çıkan başarılı piyanist Emre Yavuz, Akşehir’de bulunan bir fabrikanın 50. yıl kutlamaları kapsamında iş makineleri arasında performans verecek. Yavuz, yarın 16:30’da düzenlenecek konserde işçilere Rahmaninov, Schubert, Scarlatti, Rameau, Saygun ve Chopin’in eserlerini çalacak.

Emre Yavuz 2013’te Zubin Mehta yönetiminde Tel Aviv’deki yıllık geleneksel Gala Konseri’nde Beethoven’ın 3. Piyano Konçertosu’nu seslendirmiş ve 2015’te 2. Hacettepe Ulusal Piyano Yarışması’nda, 2016’da 15. Viyana Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik ödüllerini ve Schubert Özel Ödülü’nü, Dortmund’da düzenlenen 13. Uluslararası Schubert Piyano Yarışması’nda üçüncülük ödülünü kazanmıştı. Yavuz, 2017 yılında Bad Kissingen’de 15.’si düzenlenen Kissingen Piyano Olimpiyatları’nda birincilik ödülüne layık görülmüştü.

İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneği ev sahipliğinde, Her Nota bir Umut projesi kapsamında İdil Biret ve Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) konser verdi.

Konserin girişinde davetlilere farkındalık oluşturmak amacıyla yüz maskesi dağıtıldı.

Konser öncesi konuşma yapan projenin sanat danışmanı Karşıyaka Belediyesi Konservatuvarı piyano eğitmeni Nilüfer Güzel, katılımcılara yoğun ilgilerinden dolayı teşekkür etti.

İzmir Hasta Çocuk Evleri Derneği Başkanı Sevil Ozan da konserin gelirinin, İzmir’de ikamet eden hasta çocuklar, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Onkoloji Servisi ve Kemik İliği Nakil Merkezi yararına kullanılacağını kaydetti.

Biret’in performansı katılımcıların büyük beğenisini topladı.  Bu arada alanın dolması üzerine bazı vatandaşlar konseri dışarıda kurulan ekranda izledi.

Lübnan ve Meksika asıllı olan Fransız genç piyanist Simon Ghraichy, Türk sanat dünyasının hayranı olduğunu ve Türk sanatçılarını çok sevdiğini belirtti.

Lübnan ve Meksika asıllı Fransız piyanist Simon Ghraichy, Ankara’da Erimtan Müzesi’ndeki konserinden önce verdiği röportajında Türk sanat dünyası için oldukça iyi sözlerde bulundu.

Farklı kökenlerden geldiğini ifade eden Ghraichy, “Birleşmiş Milletler gibiyim, Fransa, Lübnan ve Meksika vatandaşıyım. Babam Lübnanlı, annem Meksikalı, uzun zamandır Fransa’da yaşadık. Paris’te büyüdüm. Kendimi Fransız olarak görüyorum. Ancak yakın hissettiğim Lübnan ve Meksika kökenimden gurur duyuyorum.” dedi.

Köken farklılığının müzik etkisinde önemli bir farklılık yarattığını söyleyen  Fransız piyanist, “Fransa’da ve Avrupa’nın farklı üniversitelerinde klasik müzik eğitimi aldım. Ancak klasik Avrupa müzisyenlerine benzemek istemedim. Kendim yer edinmek ve farklı bir ses yakalayabilmek için çok bağlı olduğum ve saygı duyduğum Lübnan ve Meksika kökenimden esinlenerek müzik yapıyorum.” diyerek sözlerine devam etti.

Lübnan, Meksika ve Fransa müziği arasındaki farklıklara değinen Ghraichy, müziğine bu farklı kültürlerle renk kattığını ve bunun kendisi için bir ayrıcalık olduğunu söyledi.

Ghraichy, daha önce Türkiye’de iki kez tatil yaptığını ancak Fransız Kültür Merkezinin daveti üzerine ilk kez Türkiye’ye konser vermek için geldiğini anlatarak, “İlk defa müziğimi Türk dinleyicilere seslendiriyorum. İstanbul ve Adana’da konser verdim. Çok coşkulu seyirciler vardı, muhteşemdi. Benim için çok önemli bir tecrübe. Çok kısa süreliğine geldiğim için Türkiye’nin sadece bir bölümünü keşfedebildim.” dedi.

Türkiye’de çok iyi karşılandığını belirten Ghraichy, dünyaca ünlü besteleri Türk seyirciler için seslendirmek istediğini ifade etti.

Türk sanatına hayran kaldı

Türk sanatına olan hayranlığını dile getiren piyanist Ghraichy, “Türk müzik dünyasını ve Türk sanatçılarını çok seviyorum. Yorumcu ve besteci Fazıl Say gibi Türk sanatçıları yakından takip ediyorum. İleride, Say ile besteler seslendirmek istiyorum.” dedi.

Genç Türk piyanistlere tavsiyelerde de bulunan 33 yaşındaki Ghraichy, şunları kaydetti:

“Genç Türk piyanistlerin de bu karmaşık dünyada kendi özelliklerini ve kimlikliğini koruyarak yer edinmeleri gerektiğini düşünüyorum. Birçok Türk besteci olduğunu biliyorum. Arkadaşlarımdan biri de klasik Türk besteciler üzerinde tez çalışmalarını sürdürüyor. Çünkü bilinmeyen birçok Türk besteci var. Meksika ve Lübnan’da bilinmeyen bestecilerin eserlerini seslendirerek tanınmasına katkı sağlıyorum. Genç Türk piyanistlerin de benim gibi bilinmeyen Türk bestecilerin eserlerinin tanınmasına katkı sağlayacağından eminim.”

Türkiye’nin Tiran Büyükelçiliği adı altında gerçekleşen resitalde dünyaca ünlü piyanist İdil Biret sevenlerine Chopin, Beethoven gibi dünyaca ünlü bestecilerin eserlerinden müzik ziyefeti sundu.

Türk piyanist İdil Biret, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da bir resital gerçekleştirdi.

Türkiye’nin Tiran Büyükelçiliği himayesinde Arnavutluk Kültür Bakanlığı ve Arnavutluk Opera ve Bale Ulusal Tiyatrosu tarafından başkentteki Turbina Tiyatrosu’nda düzenlenen resitali, Büyükelçi Murat Ahmet Yörük, sanatçılar ve çok sayıda konuk izledi.

Büyükelçi Yörük, konserin ardından yaptığı konuşmada, ünlü sanatçı İdil Biret’e sanatseverlere sunduğu performans nedeniyle teşekkürlerini bildirerek, Arnavutluk’ta gelecekte de bu tarz etkinliklerin düzenlenmeye devam edeceğini vurguladı.

İdil Biret kimdir ?

21 Kasım 1941 yılında Ankara’da doğdu. İlk piyano derslerini Mithat Fenmen ‘den aldı. TBMM’nin çıkardığı özel kanunla yedi yaşında Fransa’ya gönderildi.

Nadia Boulanger’nin gözetiminde Paris Konservatuvarı’nın yüksek piyano, eşlikçilik ve oda müziği bölümlerini birincilikle bitirdi.

Beş kıtayı kapsayan sayısız konserlerinde Boston Senfoni, Leningrad Filarmoni, Leipzig Gevvandhaus, Dresden Staats Kapelle, Sidney Senfoni, Tokyo Filarmoni, Paris Senfoni gibi orkestralarla Boult, Kempe, Keilberth, Sargent, Montreux, Leinsdorf, Scherchen, Rozhdestvensky, Mackerras gibi ünlü şeflerin yönetiminde çalmıştır.

Montreal, Royan, Atina, Persepolis, Berlin, Ruhr dahil olmak üzere birçok uluslararası festivale katıldı. Yine “Uluslararası 1. İstanbul Festivalinde Yehudi Menuhin ile Ludwig van Beethoven’in sonatlarını, 1986 “Montpellier Festivali”nde Beethoven Senfonileri’nin Franz Liszt tarafından yapılan piyano uyarlamalarının tamamını dünyada ilk kez dört konserde seslendirdi.