Yazılar

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, 2019’a Aralık ayında 5 güzel konserle veda ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), müzik severlerin sevdiği sanatçı ve grupları konserleriyle buluşturmaya devam ediyor.

AASSM’nin Aralık ayı programı şöyle:

Caz tınıları

Davuluyla modern besteleri yorumlayan Kaan Çelen, 3 Aralık Salı 20.00’de AASSM Küçük Salon’da sevenleriyle bir araya gelecek. Çelen’e saksafonda Tamer Temel, trompette Tolga Bilgin, piyanoda Ercüment Orkut, kontrbasta Volkan Tabakoğlu eşlik edecek.

Akdeniz’in zeytin şarkıları

Akdeniz’in Zeytin Şarkıları, Bilge Ağaç’ın müzikli hikayesi Sunay Akın’ın sunumu, Zara, Fide Köksal, Maya Eryüce, Levent Gündüz ve Altuğ Dilmaç’ın solistliğinde seyirciyle buluşacak. Konser, 5 Aralık 20.30’da AASSM Büyük Salon’da.

Üçü bir arada

Klarnet, bağlama ve kanun birlikteliği müzikseverlerle buluşuyor. 9 Aralık 20.00’de AASSM Büyük Salon’da gerçekleşecek konserde, özgün bestelerin yanı sıra Orhan Gencebay, Zülfü Livaneli ve Şükrü Tunar’ın parçaları da yer alacak. Klarnette Hüsnü Şenlendirici, bağlamada İsmail Tunçbilek ve kanunda Aytaç Doğan’dan oluşan Taksim Trio, müzikal zenginlikleriyle dünya müziğinde en dikkat çekici gruplardan biri sayılıyor.

Klasik müzik gecesi

Keman sanatçısı Ozan Sari, viyolonsel sanatçısı Antonio Gashi ve piyanist Yeşim Gökalp’ten oluşan Trio Balkanika müzikseverlere muhteşem bir klasik müzik gecesi yaşatacak. Konser, 18 Aralık saat 20.00’de AASSM Küçük Salon’da.

Enstrümantal caz

AASSM ulusal ve uluslararası müzik arenasında profesyonel anlamda ney üfleyen tek kadın sanatçı Burcu Karadağ’ı konuk ediyor. Neyin büyülü sesini piyano, perküsyon, balaban ve kontrbasla harmanlayan Karadağ, 23 Aralık 20.00’de AASSM Büyük Salon’da dinleyiciyle buluşacak.

Kartal Belediyesi, 16 sanatçının soyut ve natüralist çalışmalar içeren Grup Biriz Karma Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor.

Kartal Belediyesi Hizmet Binası Fuaye Alanı’nda ziyarete açıldı. Kartal Belediye Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu, Kartal Belediyesi Başkan Yardımcıları Hüseyin Tozkoparan ve Adem Uçar ile birlikte Grup Biriz üyeleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Serginin açılışında konuşan Kartal Belediye Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu, “Sanatçıları desteklemek ve sanatsal faaliyetlere ev sahipliği yapmak bizi çok mutlu ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in vizyonu doğrultusunda sanatçılara olan desteğimizi daima sürdüreceğiz.” dedi.

Kartal Belediye Başkan Vekili Mustafa Oktay Aksu, konuşmasının ardından Grup Biriz üyeleri adına sanatçı Zuhal Kalafatçı‘ya çiçek takdim etti. 48 eserin bulunduğu sergiye Kartallı sanatseverler de yoğun ilgi gösterdi.

Meraklıları sergiyi, 29 Kasım tarihine kadar Kartal Belediyesi Hizmet Binası Fuaye alanında ziyaret edebilecek.

Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali düzenlenen ödül gecesiyle başladı. Bu yıl Onur Ödülüne kısa süre önce aramızdan ayrılan usta sanatçı Yıldız Kenter layık görüldü.

Çankaya Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Yenimahalle Belediyesi’nin desteğiyle “24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali” Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenen geceyle başladı. Festivalin tanıtımının yapıldığı açılış gecesinde bu yılın ödülleri de sahiplerini buldu.

ONUR ÖDÜLÜ YILDIZ KENTER’E
Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) tarafından düzenlenen festival, vakıf başkanı Prof. Dr. Selçuk Candansayar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ankaralılarla 24. kez buluşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Candansayar’ın konuşmasının ardından bu yılın ödülleri sahiplerini buldu. 24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali Onur Ödülüne kısa süre önce aramızdan ayrılan usta sanatçı Yıldız Kenter layık görüldü.

FESTİVAL 2 ARALIK’A KADAR SÜRECEK
Başkentin kültür ve sanat hayatını zenginleştiren, değerli oyunları Ankaralı sanatseverlerle buluşturan 24. Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali, 2 Aralık tarihine kadar sürecek. Festival kapsamında bu yıl Çehov’dan Seçmeler, Göç’erken, Krem Karamel, Guguk Kuşu, Kadın, Fosforlu Cevriye gibi 28 tiyatro oyunu Ankaralılarla buluşacak. Çankaya Belediyesi’nin Çağdaş Sanatlar Merkezi, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi ve Yılmaz Güney Sahnesi ise festival kapsamındaki 10 oyuna ev sahipliği yapacak. Ayrıntılı programa www.ankaratiyatrofestivali.org/ adresinden ulaşılabilir.

Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakfınca (TAKSAV) bu yıl 24’üncüsü düzenlenecek “Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali”nde yurt içinden ve yurt dışından profesyonel ve amatör 29 tiyatro oyunu, Ankaralı tiyatroseverlerle buluşacak.

22 Kasım-2 Aralık 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festivalde, Ankara, İstanbul, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kocaeli ve Gürcistan’dan profesyonel ve amatör 29 tiyatro topluluğu oyunlarını sergileyecek.
Festival yönetmeni Yener Aksu, her yıl üniversite topluluklarını, belediye şehir tiyatrolarını, çocuk tiyatrolarını, özel ve amatör tiyatroları Ankaralı sanatseverlerle buluşturduklarını söyledi.
Bu yıl festivale 150’ye yakın tiyatro topluluğunun başvurduğunu belirten Aksu, ekonomik sıkıntılardan dolayı etkinlikleri daralttıklarını, yıllardır Kültür Bakanlığından destek almadan festivali düzenlediklerini ifade etti.

Aksu, “Tiyatro, sorgulayan, düşünen, eleştiren, geliştiren, yaşadığı dünyanın farkında olan nesillerin yetişmesine katkı sunarken, toplumları birleştiren önemli bir güçtür. 24 yıldır Uluslararası Ankara Tiyatro Festivalini yaşatan Ankaralı sanatseverler başta olmak üzere, festivale katkı sunan tüm kurum ve kişilere TAKSAV adına sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.” diye konuştu

Anadolu Ajansının (AA) bu yıl beşincisini düzenlediği “Istanbul Photo Awards 2019″da ödül alan fotoğraflardan oluşan ilk yurt dışı sergisi, Japonya’nın başkenti Tokyo’da açıldı.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve Türk Hava Yolları (THY) sponsorluğunda yürütülen projenin dördüncü sergisine, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Tokyo Ofisi ev sahipliği yaptı.
AA Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, yaptığı konuşmada, ajansın yüz yıllık habercilik tarihinde foto muhabirlerinin emeklerini ödüllendirmek ve onları cesaretlendirmek amacıyla Istanbul Photo Awards’ı başlattıklarını anlattı. Istanbul Photo Awards’ın altıncı kez başvuru almaya başladığını anımsatan Özkaya, “Yarışmanın dünya genelinde her geçen yıl daha büyük yankı uyandırdığını görmek tüm çalışma arkadaşlarım için gurur ve heyecan verici. 2019 yılında Suriye, Meksika, Fransa ve Endonezya gibi savaş, çatışma ve afet bölgelerinin de içinde bulunduğu yüzden fazla ülkeden fotoğrafçın yaklaşık 15 bin fotoğrafla yarışmaya başvurduğu, tecrübeli editör ve foto muhabirlerden oluşan jürinin, seçimlerin ardından 10 ülkeden 12 fotoğrafçıyı ödüllendirdi” dedi.

Çağdaş sanat müzesi MoMA PS1’de açılan “Operasyonlar Tiyatrosu: Körfez Savaşları 1991-2011” görsel sanatlar sergisi, Irak’ta 29 yıllık savaşın izlerini ortaya koyuyor.

New York’un çağdaş sanat müzelerinden biri olan MoMA PS1’de açılan Körfez Savaşı ve sonrasında gerçekleşen gelişmeleri konu alan görsel sanatlar sergisi, geçmişe yolculuğa imkan sağlıyor.
“Operasyonlar Tiyatrosu: Körfez Savaşları 1991-2011” adlı sergide, Iraklı ve Batılı 82 sanatçının Körfez Savaşı’nı ve akabinde yaşananları anlatan 300 eseri sergileniyor.
MoMA PS1’in baş küratörü ve serginin ana sorumlusu Peter Eleey, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sergiyle, neredeyse 30 yıldır süren ve büyük ölçüde kamuoyunun ilgi alanı dışında kalan bölgedeki savaşlar hakkında Amerika’da farkındalık oluşturmak istediklerini amaçlarının sesleri ve eserleri Amerikan halkı ve kurumları tarafından yeterli takdiri görmemiş, birkaç kuşaktan oluşan Iraklı sanatçıların bu savaşlarla ilgili çalışmalarını ve bakış açılarını ortaya koymak olduğunu. Ayrıca bu savaşların yalnızca bölge insanı ve sanatı üzerinde değil aynı zamanda Amerikan ve Batı kültürü üzerinde de çok büyük etkisi olduğunu. dile getirdi.

Serginin, Amerika önderliğindeki askeri müdahalenin hala süren etkilerini göstermesi açısından çok çarpıcı olduğunu vurgulayan Eleey, “Bu (Körfez) savaşların etkisi hala devam ediyor. Bu sergi çağdaş sanattan ziyade tarihidir. Devasa ölçekteki bu sergi, bu savaşlardan derinden etkilenen insanların hikayesine sadece bir bakıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

Eleey, sergiyi sadece MoMA için hazırladıklarını, başka yerde açmayacaklarının da altını çizdi.

İstanbul bu hafta, geniş bir yelpazede, birbirinden farklı etkinliklere yerli ve yabancı sanatçıların katılacağı konser, sergi ve performanslara sahne olacak.

Festivaller

Karagöz Derneği tarafından “milli kültür seferberliği” anlayışıyla düzenlenen 3. İstanbul Karagöz Festivali, atölye, söyleşi ve çocuk oyunları gibi etkinliklerle 30 Kasım’a kadar devam edecek. Festivalin ekinlik programı hakkında bilgi, “www.karagozfestivali.com” adresinden elde edilebilecek.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinin 22-28 Kasım’da dokuzuncusunu düzenleyeceği “Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali”nin 9. Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması kapsamında “Batmadan”, “Bir Oğul”, “Gerilla”, “Hapishane Müdürü”, “Keskin Bir Bıçak”, “Küçük Şeyler”, “Papicha”, “Verida’nın Düğünü” filmleri gösterilecek.

Sahne sanatları ve konserler

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 20 Kasım’da “Aleko” operasını Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda, Modern Dans Topluluğu İstanbul’un (MDTist) sahneleyeceği “Dans Ana-log”u Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturacak.Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Sihirli Flüt” operasından yola çıkılarak hazırlanan “Sihirli Flüt (Tamino’nun Rüyası)” adlı çocuk oyunu 21 ve 24 Kasım’da, Ludwig van Beethoven konulu “Senfonik Konser” 22 ve 23 Kasım’da Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda izlenebilecek.

İBB kültür etkinlikleri kapsamında 20 Kasım’da Rostislav Krimer’in şefliğini üstlendiği “East-West (Doğu-Batı) Oda Orkestrası”, 22 Kasım’da Can Okan’ın solist olarak yer alacağı İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nun konuğu olacak.
Türkiye’de ilk konserini verecek olan dönemin önemli ve en yaratıcı arpistlerinden biri olarak gösterilen Xavier de Maistre ile kastanyet müzik enstrümanının duayenlerinden Lucero Tena da İspanyol serenatlarını 23 Kasım’da CRR’de müzikseverlerin beğenisine sunacak.
İş Sanat, 20. konser sezonunda 21 Kasım’da Batı Afrika müziğinin ünlü ismi Sona Jobarteh’i ağırlayacak. Türkiye’de ilk kez sahne alacak sanatçı, grubuyla birlikte İş Kuleleri Konser Salonu’nda hayranlarıyla birlikte olacak.

Bu hafta Zorlu PSM’de de “23. İstanbul Tiyatro Festivali” kapsamında Bu gün “Her Yol Kuzeye Çıkar” başlıklı dans gösterisi ve yine Rus tiyatrosundan “The Circus”, 20-24 Kasım’da Johann Wolfgang von Goethe’nin Faust’undan uyarlan “Being Faust – Enter Mephisto”, 21 ve 22 Kasım’da “Bir Rus Masalı: Yevgeni Onegin”, Moskova’nın en iddialı sahnelerinden birinin ününü taşıyan Theatre of Nationsvalde’nin sahneye koyacağı “İran Konferansı” 23 Kasım’da sahnelenecek.

Zorlu PSM’de ayrıca 20 Kasım’da “Bir Delinin Hatıra Defteri”, 20 ve 21 Kasım’da Türkiye’de caz davulunun öncülerinden Ferit Odman, 21 Kasım’da Erdal Beşikçioğlu, Elvin Beşikçioğlu ve Ünsal Coşar’ın rol aldığı “Nina – İçi Doldurulmuş Martıların Hassasiyeti”, pop caz vokallerinden Melis Sökmen 22 Kasım’da, Tango Lovers’ın yeni prodüksiyonu “I am Tango” 23 ve 24 Kasım’da yer alacak.

Sergiler ve paneller

Anadolu Ajansı’nın (AA) düzenlediği uluslararası haber fotoğrafı yarışması Istanbul Photo Awards 2019’da ödül alan fotoğraflardan oluşan, Beyoğlu Belediyesi Başkanlık Binası Sergi Salonu’nda yer alan sergi 25 Kasım’a kadar, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yer alan sergi de 30 Kasım’a kadar izlenebilecek.

Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi (ZKSM), sanat hayatının 41. yılında çizgi dünyasının usta isimlerinden Hasan Aycın’ın sanatsal birikimi ve sanatına yön veren yaşam tecrübelerini sanatseverlerle buluşturacak. Usta sanatçının eserlerinden oluşan özel bir sergi “Çizginin Ötesinde” ismiyle 20 Kasım’da ZKSM’de açılacak.

“Doğu’ya Açılmak” sergisi 21 Kasım’da Macar Kültür Merkezi’nde açılırken, Fethi Gemuhluoğlu da vefatının 42’nci yılında “Dostluğun Mimarı: Fethi Gemuhluoğlu” başlıklı etkinlikle 23 Kasım’da Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde anılacak.

Ressam, karikatürist ve besteci kimliğiyle çok yönlü bir sanatçı olarak bilinen Abdülbaki Kömür’ün 40. sanat yılı 23 Kasım’da bir sergiyle kutlanacak. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’ndeki sergi açılışının ardından aralarında Taner Yüncüoğlu, Aykut Kuşkaya ve Eşref Ziya’nın bulunduğu birçok sanatçı birlikte konser verecek.

Türkiye’nin yeni nesil sanatçılarını İstanbul’da toplayan BASE sergisini 5 günde 10 binden fazla kişi ziyaret etti.

Galata Rum Okulu’nda yapılan BASE sergisinde toplam 20 ilden 31 üniversiteden 108 sanatçıya ait 116 yapıt yer aldı.

Serginin haricinde sanat dünyasının ünlü isimlerinden 75 ayrı kişiyi konuşmacı olarak ağırlayan BASE, büyük ilgi ile takip edildi.

Bu yıl mezun olan sanatçı adaylarının eserlerinin 23 kişiden oluşan uluslararası seçici kurulun değerlendirmesiyle, oluşturulan sergi 21-24 Aralık tarihleri arasında sergilendi.

Aralarında Agah Uğur, Alev Ebuüziya, Ali Kazma, Banu Çarmıklı, Gülsün Karamustafa, Hale Tenger, Mehmet Güleryüz, Murat Germen, Mustafa Taviloğlu, Refik Anadol, Taner Ceylan gibi isimlerin de arasında 75 konuşmacı izleyicilerle buluştu.

BASE’te baskı, cam, enstalasyon, fotoğraf, görsel iletişim tasarımı, grafik tasarımı, heykel, resim, seramik, Türk el sanatları ve video kategorilerinde, Türkiye’nin dört bir yanından 31 üniversiteden 108 sanatçı adayının 116 yapıtı BASE’de sergilendi.

Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde.

Türkiye rock müzik tarihinin en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak nitelendirilen Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde başlayacak. 15 Ağustos 2001’de hayata veda eden Çetin’in sanatçı dostları ve sevenleri tarafından düzenlenen tek günlük festivalde Pentagram, Büyük Ev Ablukada, Bulutsuzluk Özlemi, Kurtalan Ekpres, Moğollar, Flört, Batu Mutlugil, Murat İlkan & Metin Türkcan (Akustik), Sahte Rakı, Can Gox, Palmiyeler, Eskiz, Yavuzcan Çetin ve Mosquito gibi sanatçılar konser verecek.

capacity-resim-sergisi

capacity-resim-sergisiDünden bugüne Bakırköy resimlerinden oluşan ‘’Bakırköy – Makriköy ‘’ sergisi Bakırköylüler Derneğinin organizasyonu ile 29 Mayıs – 11 Haziran tarihleri arasında Capacity Kültür ve Sanat Galerisinde sergilenecek.

Küratörlüğünü Nermin Toy’un üstlendiği Bakırköylü sanatçıların eserlerinden oluşan sergi semt bilincini geliştirmenin ötesinde kültürel değerlerin sanat ile birlikte kalıcı olmasını hedefliyor.

Sergiye katılan sanatçılar; Ali Ergüder, Ayşegül Pekçelen, Çiğdem Güzer, Çiğdem Şenyürek, Emel Örs, Fatoş Çelikel, Hilal Zıllıoğlu, Hülya Gören, İlhan Eren, Müge Yeşilaltay, Meliha Erdiş, Nalan M. Alakent, Nazife Sefer, Nermin Toy, Sabriye Şeker, Ünsal Durukan.

Capacity Sanat Galerisinin ev sahipliğini yaptığı sergi 2.katta yer alacak. 29 Mayıs’ta saat: 17.00 de açılış kokteyli ile başlayacak sergiye tüm sanatseverler davetlidir.

Derneğimiz kurucu üyelerinden ve Yönetim Kurulu Genel Sekreteri, Heykel Sanatçısı Hale ÜRKMEZGİL 04 Mart 2017 – 23 Mart 2017 tarihleri arasında Artev Sanat Galerisinde ziyarete açık olacak olan Sergisine tüm halkımız davetlidir.

Sergi Açılışı : 04 Mart Cumartesi 2017

Saat                 : 15:00-19:00

Hale Ürkmezgil Hakkında Detaylı Bilgi İçin Lütfen Tıklayınız 


Hale Ürkmezgil Hakkında Detaylı Bilgi İçin Lütfen Tıklayınız 

 

burcu-isil-oguz-erkan-basa

Marmara üniversitesinin topluma hizmet etkinliği kapsamında Kazım Karabekir (Erenköy) Kültür Sanat Merkezinde  Doç. Dr. Zuhal Özcengiz önderliğinde gerçekleştirilen “Geçmişten günümüze resim ve müzik alanındaki gelişmeler” adlı konser etkinliğinde piyano ve şan eğitmenimiz Işıl Oğuz ‘da yer almıştır. Kendisini Nar Sanat ailesi adına Etkinlik Koordinatörümüz Erkan Başa ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştır. Mart ve Nisan ayında da konserin tekrarı yapılacaktır. Hocamıza başarılarının ve sosyal projelerinin devamını dileriz..

 

KONSER İÇERİĞİ

İLKEL TOPLULUKLAR (ESAT MERT KOÇ Ortaçağ’ın sonuna kadar sunacak.)

İlkel topluluklarda yaratıcılığın temel ögesi doğaydı. İnsanlar hayvanların benzerlerini mağara duvarlarına ve kayalara resmediyorlardı. Taşlara ve kemik parçalarına vurarak değişik sesler çıkartıyorlardı. İlkel topluluklarda müzik ve resmin başlangıcı bu şekilde olmuştur.

ANTİK MISIR (İ.Ö 4000)

RESİM__Eski Mısır dünyasında resim sanatı edebi, sürekli ve kutsal olanı ifade etmek için kullanılmıştır. Mısır resim sanatı örneklerini, büyük tapınaklar ve mezar anıtları içinde yer almasının nedeni de budur.

MÜZİK__ Mısır tarihinde müziğin önemini, kazılarda bulunmuş çalgılardan ve tapınak duvarlarındaki resimlerden öğreniyoruz. Mısırlıların gelişmiş bir dans kültürü olduğu,özellikle kadınların şarkı söyleyerek dans ettikleri de belgeleniyor.

ANTİK YUNAN

RESİM__ M.Ö. 7. yy sonları ve 6. y.y. da siyah figür tekniği, sonraki dönemlerde ise kırmızı figür tekniği kullanılmıştır. Yunanlıların günlük ihtiyaçları için yapmış oldukları vazolarda, resim ve nakış sanatı için önemli belgelerdir.

MÜZİK__ Antik Yunanlıların müzikleri hakkında son yüzyılda pek çok malzeme ortaya çıkarılmıştır. Bu dönemde müzik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyordu. Hipokrates yaklaşık 2400 yıl önce bazı hastalıkların tedavisi için, hastaları ilahilerle tapınağa götürüyordu.

ANTİK ROMA (M.Ö 9. yy -1453)

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte “klasik antikite”ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk,savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir.

ORTA ÇAĞ (476-1400)

RESİM__ Ortaçağ’ın en belirli resim akımını Bizans sanatıdır. “İkon” adı verilen tablo halindeki aziz resimleri de Ortaçağ Avrupa resmi gelişmesini etkilemiştir.Ortaçağ resmi başlangıçta altın zemin üzerinde, mekansız, ağırlıksız figürleri ile Bizans sanatından gelme bir tabiat uzaklığı, dini-mistik hava içindeyken, yavaş yavaş bu resim akımlarında doğaya yaklaşma başlar

MÜZİK__Orta Çağ, Antik Çağ ile Rönesans’ın arasındaki dönemi kapsayan ve müziğin gelişimini etkileyen bir dönemdir. Bu dönem karanlık çağ olarakta adlandırılır.Bunun sebebi kilisenin aşırı baskısıdır.Bu dönemde en önemli çalgı insan sesidir ve şarkı sözleri incilden alınmıştır.

RÖNESANS (Yeniden Doğuş) –  (SEFER TURAN sunucak)

Avrupa’da 1000 yıllık karanlık Ortaçağ sonrası katolik kilisesinin acımasız hakimiyetini kaybettiği ve  insanların hümanizmayla birlikte özgürlüklerini yeniden kazandıkları ve bu özgürlükle birlikte özellikle sanatta baskıcılıktan ve yasaklardan dolayı bin yılın biriktirdiği sanat eserlerinin onlarca yıl içinde ortaya çıktığı bir dönemdir.

RESİM__ Leonardo Da VİNCİ (1452-1519) insanlık tarihinin şahit olduğu tüm çağlara hitap edebilen en önemli tasarım, ressam ve mucitlerindendir. Rönesans döneminde doğadaki altın oran düzenini sanatına yansıtarak insanlığın fikri ve sanatsal gelişiminin belkide en önemli ivmesini gerçekleştirmiştir.

MÜZİK__Guilio CACCİNİ (1550-1618) bu dönemde konusu ilk din dışı şarkılar olan madrigallerin en ünlü bestecilerindendir. Amarilli mia bella en ünlü madrigalidir. ( Sefer Turan AMARİLLİ eserini seslendirecek.)

BAROK  DÖNEM (1600-1750) (AYHAN DOĞAN sunacak)

RESİM__ Barok resimde ışık bütün resim yüzeyine aynı ölçüde dağılmaz ve parçalar halinde yansır. Savrulan uçuşan hareketli figürler , eğri çizgiler oluşturacak biçimde resme yerleştirilmiştir.

MÜZİK__Barok müzik , armoninin açık seçik olmadığı , modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyon güç ve hareketi zor olan müziktir. Müzikteki başlıca büyük yeniliği “fonksiyonel tonalite” kavramının çok geliştirilmesindedir.

GİOVANNİ PAOLO PANİNİ (1691-1765)

Barok Dönemde yaşamış ve o dönemin özelliklerini eserlerine yansıtarak günümüze kadar ulaştırabilmiş İtalyan ressamdır. Eserlerinde daha çok içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündür.

JOHANN SEBASTİAN BACH (1685-1750)

Alman barok müzik bestecisi Bach köklü Alman stillerini , özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritm, form, armoni ve kontrpuan birikimleri ile müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Eserleri arasında konçertoları , varyasyonları ,si minör missa , 2 çile ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300 den fazla kantatı bulunmaktadır. (AYHAN DOĞAN Bach sol minör menüet çalacaktır.)

MİCHELANGELO CARAVAGGİO  (1573-1610) (MELİKE GÜZEL sunacak)

İtalyan ressam, aşırı gerçekçilikle yarattığı eserler dışında duygusal anlatımlı dinsel resimler de yapmıştır. Işığın kullanımında yenilik getirerek  karanlık alana, tek kaynaktan kuvvetli bir ışık vermeyi yeğlemiştir.

George Frideric Handel (1685-1759)

Alman bestecisidir, Su müziği, Havai Fişekler için müzik ve Mesih gibi eserleriyle Barok dönemin en büyük bestecilerinden biri sayılmıştır. Almira operasıyla  besteci olarak ilk başarılarını kazanmıştır. 40’tan fazla opera  ve oratoryo bestelemiş. Ayrıca orkestra müziği ve solo çalgılar için birçok eser yazmıştır. (Melike Güzel Handel sol minör sonata çalacak.)

 

KLASİK DÖNEM (1750-1827) (BURCU IŞIL OĞUZ sunacak)

RESİM__ Resimde insan, bir mekan içinde gösterilir. Yüzlerin ifadesi heykelde olduğu gibi iç duyguları yansıtmaz. Resimlerde, tek bir noktadan gelen ışık değil, tablonun her tarafını aydınlatan üniversal ışık önem kazanır.

MÜZİK__ Barok müziğin süslü anlatımı yerini sadeliğe bırakmıştır. Kontrpuantal yazım yerini homophoneye bırakmıştır. Orkestra müziği gelişmiştir. Piyano icat edilmiş ve piyano için besteler yapılmıştır.

JACQUES-LOUİS DAVİD (1748-1825)

Dönemin önemli ressamlarından biridir. Döneme damgasını vuran rokaka akımının ve Fransız ihtilanin etkileri eserlerinde görülür.

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756-1791)

Dönemin ünlü bestecilerindendir. Eserlerinde dönemin getirisi olan yalın müziği ve akıcı melodileri işleyişi göze çarpmaktadır. Opera buffa ve opera seria tarzlarında operalar yazmıştır. Senfoni, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Ömrüne 626 eser sığdırmıştır. ( Burcu Işıl Oğuz Mozart – Als Luise seslendirecek.)

ANTOİNE – JEAN GROS (1771-1835) (ESAT MERT KOÇ sunacak.)

Fransız asıllı ressamdır. Minyatür ressamı olan babası tarafından 6 yaşında eğitilmeye başladı. 1785’in sonuna doğru jacques Louis David’in atölyesine katıldı. Yaşadığı dönem ve siyasi durumdan kaynaklı olarak genellikle; devlet liderleri, savaşlar ve meclis üyelerinin portelerini çiziyordu.

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Alman besteci ve müzisyendir. Yaşamı boyunca çeşitli sağlık problemleri çeken Beethoven 1801 yılında işitme problemleri yaşamaya başlamıştır. Bu süre zarfında çok sayıda piyano sonatı ve konçertolar bestelemiş bir de Fidelio adında opera yazmıştır. 1817’de tamamen sağır olan Beethoven yazdığı 9 senfoninin bir kısmını sağır olduğu zamanlarda yazmıştır. Hayatta çeşitli zorluklar yaşaması onun müzikal karakterini belirlemiştir. Besteleriyle kendinden sonraki dönem olan romantik dönem için önemli temeller atan Beethoven müziği aşırı belirgin duygu geçişleriyle, gerilen ve çözülen akorlarla bilinir.( Esat Mert Koç Beethoven – Pathetique sonat 2. bölüm çalacak.)

ROMANTİK DÖNEM (SEDEN CANALP sunacak.)

Romantizm dönem olarak, 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. 19. yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardır. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpmaktadır.

JEAN AUGUSTE DOMİNİQUE INGRE

29 Ağustos 1780 yılında Toulouse yakınlarında Montauban’da dünyaya geldi. Babası dekoratif işler yapan bir heykeltraş idi. Böylece Dominique İngres on yaşlarındayken babasın¬dan ilk resim derslerini aldı. Hayatının son senelerindeki en büyük eseri, bü¬tün çıplaklarını kapsayan  Türk Hamamı adlı tablosu oldu.

FRANZ SCHUBERT

Yaklaşık 600’ün üzerinde şarkı, 9 senfoni (ünlü “Bitmemiş Senfoni”nin de içlerinde bulunduğu), operalar, çok sayıda oda müziği ve piyano parçaları bestelemiştir. Schubert’in müziği, hümanist özelliğiyle insanları kucaklar. İnanılmaz bir melodi zenginliği vardır. Schubert’in müzik dünyasına en önemli katkısı lied alanındadır.600 kadar liediyle kendinden önce Viyana Klasikleri’nin, yani Mozart, Haydn ve Beethoven’in sistemleşmiş çalışmalarını aştı, yeni bir biçimin sağlam temellerini attı. (Seden Canalp Schubert – Sarabande çalacak.)

Francisco Goya (30 Mart 1746 – 16 Nisan1828) (SELİN ECE KARAAĞAÇ sunacak.)

Romantik dönemin en önemli ressamlarından biri olan Francisco Goya, 30 Mart 1746’da Zaragoza’da doğmuştur. İlk resim denemelerini  Zaragoza’da yapmıştır. Başlangıçta  portre çalışmalarını manzara resimlerine tercih eden Goya, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti. (Selin Ece Karaağaç Schubert – Die Forelle seslendirecek. Not : Seden de schubert çaldığı için ressam hakkında bilgi verip eserine bağlayacaktır. )

HENRİ MATİSSE (31 Aralık 1869 – 3 Kasım 1954) (BURAK OTLU sunacak.)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından olan Matisse renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir. Fovist akımın öncülerindendir.

SERGEY RAHMANİNOV (01 Nisan 1873 – 28 Mart 1943)

Sergey Rahmaninov, Sergey Rahmaninov 20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. (Burak Otlu Rachmaninov – Vocalise çalacak.)

PAUL CEZANNE (19 Ocak 1839 – 22 Ekim 1906)  (GÜL SIVACI sunacak.)

30 mart 1746 da  Zaragoza da doğmuştur. İlk resim denemelerini Zaragoza da yapmıştır. Başlangıçta portre çalışmalarını manzara resimlerine, tercih eden sanatkar, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti.

CAMİLLE SAİNT SEANS (1835-1921)

Fransız bestecidir. Orkestra şefi ve piyanisttir. Saint-Seans’ in opera, senfoniler, konçerto, şarkılar, solo piyano ve oda müziği gibi neredeyse tüm türlerde yazdığı eserler 19. yüzyıl Fransız bestecileri arasında bir anormallikti. (Gül Sıvacı Camille – Kuğu çalacak.)

ÇAĞDAŞ DÖNEM (1900 ve Günümüz) (CEM ONAT TAYLAN sunacak.)

Resim : Birçok sanat akımının bir arada toplandığı dönemdir. Bu dönemde vurgulanan en önemli olgu resimde bulunan disiplinlerin kendine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğu ve bundaki amacın ise o  disiplini geliştirmek ve önemini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda doğadaki görüntülerin takliti yavaş yavaş bırakılmış, temsil ikinci plana atılmıştır. Gelinen en son nokta ise; insan elinin izlerini tümden kaldırarak dümdüz tek renge boyanan, böylece içerikten arındırılmaları amaçlanan tuvallerdir.

Müzik: Bu dönem; teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm kuralların eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başladığı dönemdir. Belli bir stil veya kalıp yoktur. Birçok besteci müziğin kurallarını tekrar değiştirip farklı tekniklerde başarılı örnekler sunmuşlardır. Sadece orkestral müzikte değil, sahne müziklerinde de yenilikler yapılmıştır. Son olarak teknolojideki gelişmeler ile beraber müzik salona gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir.

PABLO PİCASSO (1881-1973)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olan Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine parçaları bir araya getirme tekniği ile de bilinmektedir. Picasso nun amacı tutarlılık portresi çıkarmak yerine, his ve duyguların doruk noktasını yakalamaktı. Kübizmin önemli bir temsilcisidir. Bu yüzden eserlerinde doğa olgusunun olduğu gibi yansıtılmaması gerektiğini öne süren, nesneleri geometrik bir biçimle yansıtan bir anlayışa sahiptir. Eserlerinde metaforlar kullanarak gizlenmiş şekilde hikayelerde anlatmaktadır.

FREDERICK LOEWE   (10 Haziran 1901-14 Şubat 1988)

Viyana müzikal stilini benimsemiştir. ‘Fritz’  15 yaşına geldiğinde popüler bir şarkı olan ‘Katrina’ yı bestelemiştir. Film müzikalin den 9 akademi ödülü kazanmıştır. (Cem Onat Taylan Loewe – Ascot Gavotte çalacak.)

MARC CHAGALL (1887- 1985) (ÖZLEM ASİLTÜRK sunacak.)

Rus asıllı Fransız ressam. 1.Dünya Savaşı öncesinde Paris’teki avangard akımlara dahil oldu, fakat çalışmaları, kübizm ve fovizm gibi akımlara daha yakındır. Eserlerinde ülkesine ait folklorik öğeler göze çarpar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’ te avantgart akımlara dahil oldu fakat çalışmaları, diğerleri ile karşılaştırınca kübizm ve fovizm gibi popüler sanat hareketlerine daha yakındı.

JUAN JOSE BUSCAGLİA (1893-1958)

Arjantin’ li gitarist ve şarkıcı. Chagall gibi, ülkesi Arjantin’in ulusal müzik türü olan ve folklorik motifler taşıyan milonga ve tango türünde besteler yapmıştır. (Özlem Asiltürk Buscaglia – Milonga çalacak.)