Atölyemizi size anlatmadan önce Müziğin çocuk üzerindeki etkilerine göz atmak konuyu daha netleştirecektir. Drama Nedir sorusunun cevabını ise LİNKE tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bazen çocuğu en iyi anlama yolu sanattır! Çocuğumuzun gelişiminin her safhasında sanatı kullanmak mümkündür.

Şöyle ki; Hamilelikte başlayan süreçte anne karnında çocuğun, annenin kalp sesi ve ritmine olan aşinalığını o veya bu şekilde duymuşuzdur. Çoğumuz yetişkin olduğumuzda dahi belirli müzik ve seslerde daha sakin olduğumuzu, bazı müzik veya seslerde daha hareketli, bazılarında ise daha enerjik veya hüzün dolu hissettiğimizi fark etmişizdir. İşte tüm bunlar anne karından başlayan ve çocuğun dünyaya gelip, gelişim sürecinde maruz kaldığı ritmik ses ile duyguların arasındaki ilgidir.

Okulöncesi ve okul döneminde verilen müzik eğitimi, çocuklara bazı kavramların ve değerlerin kazandırılmasında oldukça etken bir yoldur.

Bunları sırasıyla kısaca ifade edecek olursak;

1.Ruhsal Bakımdan: Müzik/resim eğitimi, çocuğun psikolojik gelişiminde olumlu rol oynar. Sanat eğitimi yoluyla çocuklara, iyiyi, doğruyu ve güzeli kavratarak toplumsallaşması yolunda küçümsenmeyecek mesafeler alınabilir. Sanat eğitimi yoluyla ruhsal bakımdan doyum sağlayan çocuk, hem sağlıklı bir ruhsal gelişim hem de sağlıklı bir kişilik yapısı kazanma şansına kavuşmaktadır.

 2.Kültürel Bakımdan: Sanat dalları bir anlatım yoludur, anlatım ise dil ile gerçekleştirilir. Örneğin; Müziksel anlatım, ancak müzik diliyle ifade edilebilir. Resim de çizimler ile. Sanatın, insanın ortak dili olması özelliğinden dolayı çocuğun kendi ülkesi ve başka ülkelerde yaşayan insan topluluklarını ve onların kültürlerini anlayarak evrensel kültürün temelleri oluşturulur. Kitle iletişim araçları yoluyla, insanların duygularını ifade etmede ve farklı toplumların kültürel özelliklerini yansıtan başta müzik

olmak üzere sanatın tüm dallarıyla dinlenmekte, izlenmekte ve paylaşılmaktadır. Bu açıdan, müziğe /resme kısaca sanatların tümü bir kültür aktarması olarak da bakılabilir. Çocuk kendi kültür ve geleneklerini müziği ve danslarıyla tanır, diğer sanat dallarıyla birleşerek milli duyguları gelişir.

Bir kültür ürünü olarak örneğin müzik, içinde filizlendiği toplumun tüm kültür öğelerini taşır ve bunları sürekli biçimde geleceğe iletir. Bu yönüyle müzik geçmişle gelecek arasında bir bağ kurar ve kuşakları birbirine bağlar. İnsanın yapısı ve yaradılışı gereği müzik, hoşlanma, keyif alma, neşelenme aracı olmanın çok ötesinde, insan için çok daha derin, köklü, kapsamlı ve anlamlı ilişkiler ifade eden bir yaşam biçimi, bir kültür ürünüdür. Eğitimin diğer safhalarında olduğu gibi, okulöncesi ve sonrası müzik kısaca sanat eğitimi, çocuğa o ülkenin kültür değerlerini kavratarak toplumsallaşma sürecinde önemli bir rol oynar.

3.Sosyal Bakımdan: Okulöncesi ve okul döneminde sanat eğitimi, çocuğa diğer çocuklarla beraberce mutlu yaşama alışkanlığını kazanmada yardımcı olur. Her çocuk çeşitli sanat etkinliklerinde yer aldığında, gerek şahsen ve gerek sorumlu bir üye olarak yaptığı bireysel ve grup çalışmalarında, bu amaca doğru yönelecektir. Bunun neticesi olarak da çocuk sosyalleşecektir. Çocukların toplumsal etkinliklere katılma deneyleri oldukça azdır. Müzikal ve sanatsal etkinlikler, çocuğa toplumsal ve sosyal bir ortama sokarak ferdi, grup ve toplu iş yapmalarını sağlayacağından, toplumsal etkinliklere katılma deneyleri artacaktır. Grup ve toplu çalışmalar çocuğa, toplu çalışma, düzenli ve disiplinli olma, çevresine uyum sağlama ve birlik içinde mutlu yaşama alışkanlıklarını kazandıracağından, çocuklar sosyalleşme sürecine gireceklerdir.

4.Zekâ Gelişimi ve Anlayışı Bakımından: Okulöncesinde ve okul döneminde yapılacak sanat eğitimi, çocuğa yaşamı algılama, yorumlama, yaratıcılık ve düşünme sistemini geliştirme ve eğitme konularında etkili olacaktır. Okulöncesinde ve okul döneminde verilecek zengin bir sanat eğitimi, çocukların sanat anlayışlarının ve yeteneklerin gelişmesine yardım edeceği gibi, karşılaşacakları problemlerin ve olayların nedenini anlamada kolaylık sağlayacağı kabul edilebilir bir varsayımdır. Ayrıca yaşantıları da kademeli olarak geliştirilecek şekilde düzenlenirse daha iyi bir sanat anlayışı kazanacakları düşünülebilir. Müzik, resim,  sanat eğitiminin temel öğelerinden ikisi olup, zihinsel süreçlerin de bir ifadesidir.

Müziğin bu bağlamda etkisini kısaca şu şekilde aktarabiliriz: Çocuklar, iç dünyalarında yaşadıklarını zaman zaman sözcüklerle anlatmada güçlük çektiklerinde müziği araç olarak kullanırlar. Müzik dinleyen çocuk, sessiz olmayı, dikkatini yoğunlaştırmayı ve müzik dinleyenlere sessiz kalarak saygı göstermeyi, sesleri tanımayı ve ayırt etmeyi öğrenmektedir. Farklı zamanlarda dinlediği müzikleri hatırlaması, dinlediği müzikte konu anlatıldığında konu ile müzik arasında neden-sonuç ilişkileri kurması, böylelikle bilişsel süreçlerin desteklenmesi sağlanmaktadır.

Buradan hareketle müzik i resim ve dramayı aynı çatı altında bir atölyede ilişkilendirerek çocuğumuzun iç sesinin,  görsele dönüşüp oradan bedene yansımasını hedefliyoruz.  Bu sayede neler elde edeceğimizi aşağıda bulabilirsiniz.

NELER YAPACAĞIZ!

1.      Çocuklarımıza;  Klasik Müzik dinleterek, onlarda oluşan duyguları resim ile önce kağıda yansıtmalarını ve bu sayede duyguların aslında her iki sanat türü ile nasıl iç içe geçtiğini göstermek. Aynı zamanda notaları her bir rengi nasıl yansıttığını kendi duyguları ile ifade edilebileceğini kavramış olacak.

2.      Dinletilen Klasik Müziğin çocuğumuzda ne hissettirdiğini ve bu duygunun vücudunu kullanarak nasıl ifade edebileceğini drama yolu ile aktarmak ve gözlemlemek.

Çocuğumuza bir eser dinletilir ve bu eserin onda uyandırdığı hisleri belirli bir süre doğrultusunda, grup içersinde nasıl bir oyuna dönüşebileceğini, kendi yaklaşımı ile ifade edilmesi sağlanır.

 

3.      Tabi sadece bu değil bunun yanı sıra kısa kısa bilgiler şeklinde gerek resim gerekse müzikle ilgili belirli dönemlerden (Barok dönem, Rönesans dönem vs) belirli Klasik müzik bestecileri hakkında bilgiler verilir aynı dönemler için resim sanatı hakkında da küçük aydınlatıcı anlatımlar ile desteklenir. Kim bilir, bu bilgilerin daha da akılda kalıcılığını artırmak için bekli de çocuklarımızın ilgisini çekebilecek ufak dedikodularla eğlenceli hale getirilir? Elbette bu uygulamalar ve anlatımlar slaytlar ile desteklenerek çocuklarımıza aktarılır.

 

Yazan : G.B. Su ÖZCAN

Kaynakça

 

-Akkaş Salih, Türkiye’de Cumhuriyet dönemi kültür ve müzik politikaları (1923-2000)- Yayın Yılı : 2015-Yayınevi : Sonçağ Yayınları

-Uçan, Ali, İnsan ve Müzik-İnsan ve Sanat Eğitimi, Müzik Ansk. Yay., Alf Matb., Ankara, 1996,

– Canbay, Murat Can, Okul öncesi Müzik Kurumlarında Müzik Eğitimi, 1.Ulusal Müzik Bilimleri Sempozyumu Bildirileri, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Yayınları No:23, İzmir, 1984,