yeni ufuklar

yeni ufuklar konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. yeni ufuklar konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. yeni ufuklar konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri yeni ufuklar konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

tiyatro-kursu

tiyatro-kursuBursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) ve ASSITEJ Türkiye Merkezi tarafından bu sene 21’incisi düzenlenen “Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali”, ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro gösterimiyle başladı.
Türkiye’nin en büyük ve en geniş çaplı sahne sanatları festivali olan 21. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, 7-22 Ekim tarihleri arasında Türkiye, Meksika, Uruguay, Çek Cumhuriyeti, İran, Rusya, Estonya,Yunanistan ve İtalya’dan olmak üzere toplam 9 ülkeden 24 ekibin iştirakiyle başladı. 17 ilçede yapılacak olan festival kapsamında 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecek. 10 atölye çalışmasının yapılacağı festivalin, 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedefleniyor. Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda yapılan açılış törenine, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse, BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak, Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, Büyükşehir Belediyesi eski dönem başkanı Ekrem Barışık, öğrenciler ve yabancı davetliler katıldı.
Başkanvekili Şükrü Köse, Bursa’nın tarihi, kültürü ve sosyal hayatıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’yı Avrupa’nın ve dünyanın en gözde şehirlerinden biri yapmak amacıyla var gücüyle çalıştığını ifade eden Köse, Bursa’da üretilen değerlerinden bunu ispatladığını dile getirerek, “Uluslararası Bursa Festivali, Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması, Kukla ve Gölge Oyunları festivali gibi birçok organizasyonla şehrin kültürel hayatına katkıda bulunuyoruz. Şehir tiyatrosu ve diğer oluşumlar da Bursa’nın sanat hayatına renk katıyor. 1996’da başlatılan ve bu sene 21’incisi yapılan Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali de şehrin simgesi olmuştur. Geniş yelpazeyi kapsayan festivalle, yerli ve yabancı toplulukları 21 senedir Bursa’da buluşturuyoruz. Bu sene 9’u yerli olmak üzere 24 ekip katılmaktadır. 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecektir. Festivalin 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedeflenmektedir. Ayrıca kardeş şehirlerimizden gelen konuklar festival havasını ve şehrin dokusunu hissedecektir. Festivalin gençlerimize ve çocuklarımıza yeni ufuklar açmasını diliyorum.
BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak ise, festivalde emeği geçenlere ve dünyanın 7 ülkesinden gençlere teşekkür etti.
Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, bir festivalin 21 senedir yapılmasına katkı sunan Büyükşehir Belediyesi’ne, BKTSV’ye ve Assitej Türkiye’ye, festivale katılan sanatçılara ve tiyatroya her zaman destek olan seyirciye ve gençlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından BGST Tiyatro Boğaziçi’nin ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Oyun, öğrenciler tarafından büyük ilgi ve keyifle izlendi.

 

Kaynak: Milliyet

95 uluslararası galerinin yer alacağı Contemporary İstanbul’un konuk ülkesi Çin.

9. Contemporary İstanbul

Contemporary Istanbul, 13-16 Kasım 2014 tarihlerinde 9. kez İstanbul Kongre Merkezi ve Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek ve 95 uluslararası galeriyi bir araya getirecek.

Contemporary Istanbul, her yıl Türk çağdaş sanatının yanında ‘New Horizons – Yeni Ufuklar’ bölümünde çevre ülkelere de ev sahipliği yaparak İstanbul’u merkez haline getirmeyi amaçlıyor. 2014 yılında ‘New Horizons – Yeni Ufuklar’ bölümünde son yıllarda uluslararası sanat dünyasında önemli bir güç olmaya devam eden Çin’i konuk edecek.

Herkesin ortak fikri bu yılki fuarın geçmiş yılların üzerine bir hatta birkaç tuğla ekleyip yükseldiği yönünde. Eser sayısındaki artışı kastetmiyoruz; yapıtların niteliği de üst seviyelere çıkmış

Bir köşede Andy Warhol bir köşede Burhan Doğançay… Hem Magdalena Abakanowicz’in ismi gibi dev heykelleri hem günümüz Türk heykelinin genç heykeltıraşlarından Ozan Oganer’in koskoca Buda’sı. Hepsi yan yana, ardı ardına sıralanıyor. Dünyadan ve Türkiye’den usta sanatçıların, genç isimlerin tam 3 bin eseri Contemporary İstanbul’un çatısı altında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde.
Dev bir müze gibi
Fuar alanı çok büyük; tam 16 bin metre kare. Hal böyle olunca Contemporary İstanbul tam zamanlı bir vakit istiyor izleyicisinden; eserleri doya doya, sindire sindire görmesi için. Fuarın ilk günü sabah saatlerinden itibaren, üstelik İstanbullular güne yağmur ve soğuk bir havayla uyanmış olsa da, yine dolu. Orta yaşlı hanımlardan gençlere, koleksiyonerlerden öğrencilere kadar sabah 10.00 itibariyle fuar alanını doldurmaya başlıyor sanat meraklısı ziyaretçiler.
Herkesin ortak fikri bu yılki fuarın geçmiş yılların üzerine bir hatta birkaç tuğla daha ekleyip daha da yükseldiği. Sadece eser sayısındaki artışı kast etmiyoruz; fuardaki yapıtların niteliği de daha üstlere çıkıyor her yıl. İzleyici adeta dev bir çağdaş sanat müzesinde gibi hissediyor kendini.

Banksy de fuarda
Fuar üç bölümden oluşuyor. Giriş bölümünde genellikle her yıl burada konuşlanan galeriler göze çarpıyor yine: Dirimart, Galeri Baraz, Pi Artworks, x-ist Galeri, Galerist, Akbank Sanat. Alt kat, fuarın bu yılki “Yeni Ufuklar” bölümünün konukları olan Orta ve Doğu Avrupa’dan galerilere ve solo projelere ayrılmış. Türk sanat severe pek yakın olmadığı bir sanat diliyle tanışma imkanı sağlıyor bu bölüm.
Giriş bölümünden bir koridorla İstanbul Kongre Merkezi’ne ulaşıyorsunuz. Girer girmez Pera Müzesi’nden Baksı Müzesi’ne kadar kurumları görüyoruz. İstanbul Kongre Merkezi’ndeki galerilerin alanı daha ferah, daha geniş.
Fuarın yurtdışından katılan ve sanat severler tarafından heyecanla beklenen yabancı galerilerini burada bulabilirsiniz. Mesela Botero’larıyla dikkat çeken Marlborough Gallery; Andy Warhol imzalıPrenses Diana ve Prens Charles portrelerinin yanı sıra Basquiat, Robert Indiana’nın eserlerini sunan Opera Gallery; Roy Lichtenstein, Damien Hirst ve grafitinin sanat olarak kabul edilmesini sağlayan, kim olduğu bilinmeyen ve eserleri başta Hollywood yıldızları olmak üzere pek çok önemli isim tarafından kapışılan Banksy’nin yapıtlarıyla dolu olan Andipa Gallery… Bu arada meraklıları için söyleyelim Banksy’nin “Leopard and Barcode”u 145 bin sterlin, “Every Time I Make Love to You I Think of Someone Else”i 95 bin sterlin, Damien Hirst’ün eserlerinden biri 25 bin, diğeri 18 bin sterlin.

“Ölü mumyalar gerçek mi?”
Stantlar arasında dolaşırken orta yaşlı hanımların sanatçılar üzerine yorumları da kulağımıza çalınıyor: “Sanatçı artık olmuş, bir arayış içindeydi, gelişimi sürüyordu ama artık oturmuş sanatı.” Evet bu fuar gerçekten sanat meraklılarıyla dolu; galeri görevlilerine sorular soruyorlar, sanatçıları tanımaya, işlerini anlamaya çalışıyorlar.
Galeri Zilberman’ın yanında siyahperdeden çeri giriyoruz; karanlık bir oda, yerde sıra sıra kefene bürünmüş ölüler. Yanımızdaki küçük çocuk, galeri görevlisine soruyor: “Bu ölü mumyalar gerçek mi?” Eserin adı “Apoclypsse” ve yaratıcısı da Türk çağdaş sanatının en kışkırtıcı isimlerinden Şükran Moral. Sanatçının bu çalışması siyaset, din ve ırk konularında nefret teması üzerine kurulu.
Bir de eğlenceli ve izleyicilerin sürekli fotoğrafını çektiği stantlardan birine uğrayalım: Galeri x-ist bu yıl sanatçısı Ansen için özel bir proje odası yapmış. Burada sanatçının geçtiğimiz yıl başladığı “Microbigs” serisinden eserler yer alıyor. “Microbigs” Ansen’in yeni dili; geçtiğimiz yıl politikacıların heykellerini yapmıştı, Obama’dan Saddam Hüseyin’e, Tayyip Erdoğan’a kadar. Bu yıl sinemayı ele alıyor Ansen: Önemli filmlerin yönetmenlerini, karakterlerini fırınlanmış kil, plastik ve el yapımı kıyafet kullanarak yeniden yaratıyor. Behzat Ç. de tam kadro burada.
Fuar saatlar ilerledikçe daha da hareketleniyor; canlanıyor. Öyle görünüyor ki ön izleme gününde 10 bin kişinin katıldığı fuarın ziyaretçi sayısı hedefi olan 70 bin rakamına rahatlıkla ulaşacak…

Halil Altındere’den yedi altın öğüt

2010 yılında Burhan Doğançay’ın “Mavi Senfoni”sini, ünlü galerici Yahşi Baraz’ın başına geçirdiği “Portrait of a Dealer” adlı eseriyle Contemporary İstanbul’da büyük ses getirenHalil Altındere yine yapacağını yapmış. Sanatçı iki eser sergiliyor fuarda. İlki “Satış yapmak isteyen sanatçılar için tüyolar” adını taşıyor.
Amerikalı kavramsal sanatçı John Baldessari’nin 1966’da yaptığı aynı adlı işine atıfta bulunduğu eseriyle Altındere sanatçılara 7 altın öğüt sunuyor. Sanatçı fuar mantığı çerçevesinde bir iş yapmak istemiş ve bunu da başarmış.
Diğer işinin adı “Sanat her zaman arzu ve imzayla ilgilidir”. Burada da Türkiye’nin en önemli koleksiyonerlerinden biri olan Mustafa Taviloğlu ile işbirliğine gidiyor.
Taviloğlu birkaç hafta önce Altındere’den bir iş almak istemiş. Galericisiyle anlaşılmış fiyat üzerinde. Altındere Taviloğlu’ndan aldığı çeki, tıpkı 1997’de dev boyutlarda büyüttüğü 1 milyonTL’de olduğu gibi büyütmüş, altına da imzasını atmış, koleksiyonere yani Taviloğlu’na geri vermiş bu çeki. Yapıt bu kadar basit anlatılabilir ama alt metni kesinlikle çok güçlü…

Kaynak :[-]   Haber : Yasemin BAY

 

19. İstanbul Caz Festivali, bu hafta sonu cazın yenilikçi isimlerini “tuhaf bir yer”de ağırlayacak.

  Festival, bu yıl da değişik mekân ve yeni etkinliklerle seyircilerinin karşısına çıkmaya devam ediyor.

Festivalin en ilginç etkinliklerinden “Caz İçin Tuhaf Bir Yer (A Strange Place For Jazz)”, yarın akşam, tarihi ve mekânsal özelliklerinin yanı sıra kültür sanat dünyasında önemli bir yere sahip Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde,Volvo Car Türkiye sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Adını, 2008’de kaybettiğimiz ünlü caz müzisyeni Esbjörn Svensson’un grubu e.s.t.’nin bir albümünden (Strange Place For Snow) alan “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” (A Strange Place For Jazz) gecesinde, müziğe yeni ufuklar kazandıran, dünyaca tanınmış müzisyenlerden oluşan üç caz topluluğu, Sakıp Sabancı Müzesi’ni cazseverler için bir festival mekânına dönüştürecek.

Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni topluluğu, Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton’ın özel projesi Ninety Miles ile “future caz”ın öncü isimlerinden Bugge Wesseltoft’ın yeni projesi Bugge ‘N Friends, saat 20.00’den itibaren, Sakıp Sabancı Müzesi’nde buluşacak.

* Magnus Öström / Üst Teras, saat 20.00

Avrupa cazının en önemli gruplarından e.s.t.’nin kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni topluluğu, gecenin ilk performansını Sakıp Sabancı Müzesi’nin Üst Teras bölümünde saat 20.00’de gerçekleştirecek.

Öncüsü olduğu toplulukla Thread of Life albümünü 2011’in başlarında yayınlayan Öström’e piyanoda Daniell Karlsson, gitarda Andreas Hourdakis ve basta Thobias Gabrielsson eşlik edecek.

* Ninety Miles / Üst Teras, saat 21.45

Gecenin ikinci performansında, Kuzey Amerikalı, Porto Rikolu ve Kübalı müzisyenler, ismini Miami ile Havana arasındaki mesafeden alan özel proje Ninety Miles’da buluşacak.

Konserde, Grammy adaylığı bulunan vibrafonist Stefon Harris, Dizzy Gillespie gibi birçok caz efsanesiyle aynı sahnede yer almış saksafoncu David Sanchez ve Cassandra Wilson, Esperanza Spalding, N’Dambi gibi isimlerle çalışmış trompetçi Nicholas Payton sahnede olacak.

Konserde ayrıca Edward Simon (piyano), Ricky Rodriguez (bas), Mauricio Herrera (vurmalı çalgılar) ve Terreon Gully (davul) de yer alacak. Sakıp Sabancı Müzesi’nin Üst Teras bölümünde gerçekleşecek Ninety Miles konseri saat 21.45’te başlayacak.

* Bugge ‘N Friends / The Seed, saat 23.30

Gecenin son performansında ise özellikle rhodes ve synthesizerlar konusunda uzman, caz, house, tekno, ambient ve noise türlerini birleştiren “future caz”ın öncü isimlerinden Bugge Wesseltoft, Bugge ‘N Friends isimli proje ile sahnede olacak.

Wesseltoft’a, son yıllarda birçok başarılı projeye imza atan saksafoncu İlhan Erşahin, birçok türde sayısız albüm ve projeye imza atmış fenomen trompetçi Eric Truffaz ve elektronik ritimler ve organik vurmalı çalgıların ustası Joaquin “Joe” Claussell eşlik edecek.

Dörtlüyle birlikte bas gitar ve kontrbasta Marius Reksjo, vurmalı çalgılarda Erik Holm ve davulda Andreas Bye da sahnede olacak. Konser, Sakıp Sabancı Müzesi bahçesinde yer alan The Seed’de saat 23.30’da başlayacak.

“Caz İçin Tuhaf Bir Yer”e denizden ulaşım

Cazseverler Emirgan’da, Boğaz kenarında yer alan Sakıp Sabancı Müzesi’ne deniz yoluyla da ulaşabilecek.  Konser öncesinde, saat 18.30’da Kabataş Petrol Ofisi benzin istasyonunun yanındaki Kabataş Turyol Motor İskelesi’nden ve saat 18.50’de Bahçeşehir Üniversitesi’nin önündeki Beşiktaş Turyol Motor İskelesi’nden “Caz İçin Tuhaf Bir Yer”e motor seferi düzenlenecek.

Gecenin bitiminde, saat 24.00’da, Sakıp Sabancı Müzesi’nin önündeki iskeleden kalkacak motor, önce Beşiktaş, ardından Kabataş Turyol Motor İskeleleri’ne yanaşacak.

İzleyicilerin motor seferine katılmak için seferler öncesinde konser biletlerini göstermeleri yeterli. Etkinlik gününde, Sakıp Sabancı Müzesi’nde otopark imkânı olmayacak.

“Caz İçin Tuhaf Bir Yer” (A Strange Place For Jazz) gecesinin biletleri Biletix satış kanalları veİKSV’nin yanı sıra konser günü mekân girişinden alınabilir. Konseri izlemek isteyen cazseverler 60 TL ve 40 TL (öğrenci) üzerinden bilet temin edebilir.

Ayrıntılı bilgi için: caz.iksv.org

Kaynak : [-]

Bu sene 5. yılını kutlayacak olan DOCUMENTARIST, yine dünyanın gerçek gündemine ışık tutan filmlere kucak açıyor. 1-6 Haziran’da gerçekleşecek olan festivalin onur konuğu, çağımızın en önemli belgeselcilerinden Hollandalı yönetmen Heddy Honigmann…

 

Belgesel Günleri

Dünyanın belgeseli İstanbul’da geliyor

İstanbul Belgesel Günleri, 1 – 6 Haziran’da özel bir programla 5. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. Dünyanın en nitelikli belgesellerinden oluşan seçkileriyle Türkiye’deki film festivalleri içinde özel bir yer edinen etkinlik, 2012 programıyla da belgesel alanında yeni ufuklara açılıyor.

Bugüne kadar belgesel sinemanın pek çok ustasını ağırlayan DOCUMENTARIST’in bu yılki onur konuğu çağımızın en önemli belgeselcilerinden olan Heddy Honigmann. “Metal ve Melankoli”, “O Amor Natural”, “Yeraltı Orkestrası”, “El Olvido” gibi klasikleşmiş filmlerinin yer alacağı geniş kapsamlı bir retrospektifleİstanbul’da ağırlanacak olan yönetmen festivalde bir de ‘sinema dersi’ verecek.

Dünya çapındaki belgeselci, yapımcı ve festival temsilcilerini İstanbul’a taşıyan DOCUMENTARIST, yerli ve yabancı belgeselciler için bir buluşma platformu olma misyonunu bu yıl da sürdürüyor. Honigmann bölümünün yanısıra festival programı bu yıl, dünyanının gündemine oturan bir coğrafyayı daha yakından tanımaya yardımcı olacak filmlerin buluştuğu Arap Dünyası: Değişim Rüzgarları, komşumuzun içinden geçtiği zorlu sürece ayna tutan filmlerin ağırlıkta olduğu Yunanistan: Komşuda Pişen, bellek ve belgesel sinema ilişkisini tartışılacağı Belleği Belgelemek, müzikle sinemanın mutlu birlikteliğine örnek oluşturan filmlerden oluşan Müzik Belgeselleri gibi bölümlere dağılmış 90’a yakın fimden oluşuyor. DOCUMENTARIST 2012 programında Cannes, Berlinale, IDFA, DOK Leipzig, CPH:DOX, Jihlava gibi festivallerden seçilen en yeni ve bol ödüllü filmlerin yanısıra,
“Sınırın Ötesi” (Step Across the Border) gibi klasikler de yerini alacak. Festivalde, Avrupa’daki saygın sinema okullarından Prag merkezli FAMU da, öğrencilerinin ürettiği filmler ve konuklarıyla özel bir bölüme konuk olacak. Festival haftası boyunca ayrıca programdaki temalara ilişkin atölye, panel, söyleşi, özel gösterim ve sergi gibi pek çok yan etkinlik gerçekleştirilecek.

Hollanda Başkonsolosluğu’nun desteğiyle 2010’dan beri verilen ve yönetmenlerin ilk ve ikinci filmlerine açık olan Documentarist Yeni Yetenek Ödülü de, üçüncü kez sahibini bulacak. Festival pek çok yan etkinliğin yanısıra, ilk etabı Mart ayında gerçekleştirilen, John Appel ve Jeroen Berkvens eğitmenliğindeki Yaratıcı Belgesel Geliştirme Atölyesi’ne de ev sahipliği yapıyor. Atölyede, Türkiye’den seçilerek geliştirilen 7 projeye uluslararası yapım olanakları yaratılmaya çalışılacak, bazı projeler yurtdışındaki festivallere davet edilecek.

Hollanda Başkonsolosluğu, İstanbul Fransız Enstitüsü, Yunan Başkonsolosluğu, Dimitrie Cantemir Romen Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü, Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Anadolu Kültür, İstanbulBüyükşehir Belediyesi ve Hotel Armada’nın desteğiyle gerçekleşen festivalin medya sponsorluğunu CNN Türk; tanıtım desteğini Birgün Gazetesi, Altyazı Sinema Dergisi, Yeni Film, Bianet, Zero İstanbul, Grizine, Fil’m Hafızası, Alternatif-İstanbul ve Filmlerim.com, festival mobil uygulama desteğini ise Stüdyo Nord üstleniyor.

DOCUMENTARIST – 5. İstanbul Belgesel Günleri’nin gösterim ve etkinlikleri, 1-6 Haziran 2012 tarihlerinde Akbank Sanat, Fransız Kültür Merkezi, Aynalı Geçit Sinema Salonu, SALT Beyoğlu ve Romanya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Festivalin ayrıntılı programı 15 Mayıs’ta düzenlenecek bir basın resepsiyonuyla açıklanacak.

 

Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası çağdaş sanat fuarı “Contemporary İstanbul”, 24-27 Kasım tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.

6. yılında sanatseverleri yeni ve daha geniş bir alanda yine ilklerle buluşturmaya devam edecek olan “Contemporary İstanbul”, toplam 12 bin 500 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek.

Uluslararası çağdaş sanat dünyası ve Türk sanatseverlerin merakla beklediği “Contemporary İstanbul”da, Türkiye’den ve dünyadan 526 sanatçıya ait 3 bin çağdaş sanat eseri görülebilecek.

Binden fazla uluslararası koleksiyonerin, 60 binden fazla ziyaretçinin beklendiği fuarın ana sponsorluğunu Akbank Özel Bankacılık, destek sponsorluğunu Zorlu Center üstlenecek.

“Contemporary İstanbul”a bu yıl, 22 ayrı ülkeden 42’i yurtdışı ve 48’ü yurt içi olmak üzere 90 çağdaş sanat galerisi katılacak. Uluslararası çağdaş sanat dünyası ve Türk sanatseverlerin merakla beklediği “Contemporary İstanbul”da birçok önemli çağdaş sanat eseri ilk defa görülebilecek.

Türk çağdaş sanatı yanında çevre ülkelere de (Balkanlar, Karadeniz, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz) ev sahipliği yaparak İstanbul’u merkez haline getirmeyi amaçlayan “Contemporary İstanbul”un “New Horizons-Yeni Ufuklar” adlı bölümde bu yıl Körfez Bölgesi ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Suudi Arabistan’dan altı sanat galerisi yer alacak.

Sanatçılar “CI Dialogues”te tartışacak
 Ayrıca fuar boyunca çağdaş sanatın bugünü ve yarınının tartışılacağı koleksiyonerler, sanatçılar, sanat kurumu yöneticileri ve sanat eleştirmenlerinin katılacağı “CI Dialogues” konferansı gerçekleştirilecek.

“CI Dialogues” konferans serisinde Türkiye’den ve uluslararası çevreden koleksiyonerler, sanatçılar, sanat kurumu yöneticileri, sanat eleştirmenleri panel ve konuşmalara da katılacaklar.

Fuarın üçüncü günü (26 Kasım) “New Horizons-Yeni Ufuklar”a ayrılacak. Bu bölümde Körfez Bölgesi ülkelerinden koleksiyonerler, müze yöneticileri, eleştirmenler ve sanatçılar konuşacak.

“Contemporary İstanbul”da, “Komet” adıyla tanınan ressam Gürkan Coşkun’un 70. yaşı “O Değilse Başkasıdır”-“Esrarengiz” başlıklı bir sergiyle kutlanacak. Sergi, tablo, video seçkisinden oluşacak ve sanatçının ilk kez sergilenecek 27 eserine yer verilecek.

Genç küratör Selin Turam tarafından hazırlanan “T(here)” adlı sergide ziyaretçiler birçok farklı projeyi ve yapıtı bir arada görebilecek. Seçkide Tony Cragg, Renata Poljak, Maitha Huraiz, Imran Channa, Haleh Anvari, Azade Köker, Nobu Nakanishi, Erdağ Aksel, Nilbar Güreş ve daha birçok sanatçının eserleri yer alacak.

Bu sene “Video Cube” alanında Kurye Sanat İnisiyatifi’nden Irmak ve Ceren Akman’ın küratörlüğünü yaptığı bir video seçkisi gösterilecek. Bu çağdaş sanatın en önemli alanlarından biri olan video sanatına dönük bir çalışma olacak.