Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: eğitim

Sanat Haberleri

4.Nar Çiçekleri Festivalinin 22 Haziran tarihli dinleti ve Tiyatrosundan görseller

Bildiğiniz gibi, 4 yıldır Bakırköy’de Nar Sanat Öğrenci ve eğitmenlerinin katılımı ile yapılmakta olan “Nar Çiçekleri Festivali” 22 Haziranda yapılan etkinliklerle son buldu.

Sabah saat 10:00 dan başlayarak gece 22:30’a kadar devam eden etkinlikler en son gece 21:00 başlayan tiyatro gösterisi ile son buldu. Etkinlikler boyunca eğitmen ve öğrenci orkestralarının yanı sıra, Nar Sanat öğrencileri Bale, Latin Dans, Modern Dans gibi gösterilerin yanı sıra Gitar, Keman, Piyano, Bağlama, Şan, Flüt ve daha pek çok dalda öğrencilerimiz yıl içerisinde öğrendiklerini sergiledi.

Yıl içerisinde eğitim alan 3 yaşından 60 yaşına kadar öğrencilerimizin pek çoğunun katılımı ile gerçekleşen (4 gösteri boyunca toplam 313 öğrencimiz görev almıştır) etkinliklerimizin sonuncusu olan Nar Sanat Öğrenci Tiyatrosu ise veli ve izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Tiyatronun Hemen öncesinde Minikler bale ve modern dans gösterisi ise tüm sevimliliği ile unutulmaz anlar yaşattı. Katılamayan, tatilde olan ve gelecek yıl katılmak için sabır eden öğrencilerimize de yıl içerisinde verdikleri emek için teşekkür ediyor gelecek yıl onları da sahnede görmek istiyoruz.

“Hep Sanat, Nar Sanat”



































































































































































































































































23 Haziran 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/06/4-nar-cicekleri-festivali-bakirkoy008091.jpg 685 1024 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-06-23 18:19:372013-08-12 20:19:574.Nar Çiçekleri Festivalinin 22 Haziran tarihli dinleti ve Tiyatrosundan görseller
Sanat Haberleri

1 Mayıs 2013 Öğrenci orkestra çalışması

2012-2013 Eğitim yılı sonunda yapılacak olan Nar Çiçekleri Festivali için yapılan öğrenci orkestrası çalışması.

Katılan eğitmenlerimiz: Ersin SARACİK, Murat  KELEŞ,

Öğrencilerimiz:

Gitar :Aslı ŞEN,

Bateri (Davul) :Çağlayan KAYHAN,

Piyano :Egemen ÖZGÜVEN,

Bas Gitar  :Özden GÜRSOY,

02 Mayıs 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/04/nar-sanat.jpg 1024 685 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-05-02 20:45:332013-05-03 12:20:481 Mayıs 2013 Öğrenci orkestra çalışması
Sanat Haberleri

Tarihte İlginçlikler, Enler ve İlklerden bazıları

Sadece sanat haberleri yayınladığımızı biliyoruz. Fakat yazın iyice yüzünü gösterdiği şu sırlar biraz farklılık ve zaman zaman acı da olsa tebessüm iyi gider diye düşündük. Kafa dağıtma zamanı iyi okumalar.

afganistan

  • Çocuk ölümlerinin en fazla yaşandığı ülke Afganistan.
  • Dünya’da en fazla bira tüketimi Venezuella’da yaşanıyor. Kişi başına düşen yıllık bira tüketimi 83 litre.
  • Dünya’da en fazla sigara tüketimi yapan ülke Yunanistan. Kişi başına günlük sigara tüketimi 8 adet.
  • Yemeğe en fazla zaman ayıran ülke Türkiye. Kişi başına düşen günlük zaman 162 dakika.
  • Dünya’nın en fazla çay üreten ve tüketen ülkesi Çin. Yılda 1,166 bin ton üretim, 828 bin ton tüketim yapılıyor.
  • İş hayatında en fazla aktif olan ülke Cayman Adaları. Nüfusun 67.7’si çalışıyor.
  • Kanada’da her 100 insana ortalama 94 bilgisayar düşüyor.
  • Birleşik Arap Emirlikleri’nin her 100 vatandaşının ortalama 176 cep telefonu var.
  • En fazla gazete şatışı yapılan ülke İzlanda. Nüfusun %80’i gazete okuyor.
  • Eğitime en fazla para harcayan ülke Küba.
  • Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ülke ABD.
  • Dünyada en fazla altın üretimi yapan ülke Çin. Yılda 270 ton
  • En fazla trafik kazası Katar’da yaşanıyor. Buradaki kazalara 100,000 insan karışıyor. 9,989’u yaralanıyor ve bunların %33’ü ölümle sonuçlanıyor.
  • Dünyada en çok dil konuşulan ülke Papua Yeni Gine. 869 dil, ağız ve lehçe konuşulmaktadır.
  • Dünyanın en sıcak yeri Libya’da El-Aziziya’dır. Ortalama sıcaklık 58 C
  • Dünyanın en soğuk yeri Antarktika’da Vostok’tur. En düşük sıcaklık -89 C

İlginç tesadüfler

  • Amerika’da bulunan Hoover barajı projesinde 112 adam öldü. İlki 20 Aralık 1922’de J.G. Tierney idi. Sonuncu ise tam 13 yıl sonra yine 20 Aralık 1935’de Patrick Tierney idi ve J.G. Tierney’nin oğluydu.
  • 1930’lar da Detroit’te dikkatsiz genç bir anne Joseph Figlock isimli bir adama çok şey borçlu. Figlock sokakta yürürken yüksekçe bir pencereden düşen bebek tam onun kucağına geldi. Ne adam ne de bebek yaralandı. Fakat sadece bir yıl sonra, yine Figlock sadece sokaktan geçiyorken aynı bebek yine aynı şekilde kucağına düştü. Ve yine ikisi de zarar görmedi.
  • 2000’de çıkan Deus Ex projesinde sanatçı ikiz kuleleri New York siluetine koymadı. Bu ise oyunda ikiz kulelerin bir terörist saldırısında yıkıldığı şeklinde açıklanıyordu.
  • MGM kostümcüleri Oz Büyücüsü’nde ki Profesör Marvel için, pejmürde görünmesi amacıyla bir ikinci el dükkandan ceket aldı. Fakat bu ceketin aynı zamanda Oz’un yazarı L. Frank Baum’a ait olduğunu bilmiyorlardı.
  • Tamerlane 14. yüzyılda yaşayan Cengiz Han’ın soyundan ve zamanın çoğunu Asya’yı fethetmekle geçirmiş bir hükümdardı. Sovyet arkeologlar mezarını açtığında şu yazıyırdu :” Mezarımı açan benden daha kötü bir işgalciyi ortaya çıkaracaktır.” Tarih 20 Haziran 1941 idi.
  • Roma’nın efsane kurucusunun adı Romulus idi ve daha sonra Augustus adını aldı. Alman barbarlar tarafından Batı Roma İmparatorluğu’nun son imparatorunun adı ise yine Romulus Augustus idi.
  • 28 Temmuz 1900’da İtalya hükümdarı Kral Umberto Monza’da küçük bir restorana gitti. Restoran sahibinin adı da Umberto idi ve sipariş aldıktan sonra ikili ortak özelliklerini keşfettiler. İkisi de Turin kasabasında 14 Mart 1844’de doğdu. İkisi de aynı gün Margherita isimli birer kadınla evlendiler. Kral Umberto’nun kral olduğu gün restoran açıldı. Ertesi gün ise restoran sahibi öldürüldü, kral buna üzülürken aynı gün kalabalıktan bir suikastçı onu öldürdü.
  • 1974’de Bermuda’da motosiklet kullanan bir adam taksi çarpmasıyla öldü. Bir yıl sonra adamın kardeşi yine aynı motosiklet ile öldü. Ona da aynı taksi sürücüsü aynı yolcu ile birlikte çarptı.
  • 1976 tarihli Omen filmi pek çok tesadüf barındırıyordu. En ilginci ise şuydu: Film ekibi tarafından kiralanan bir özel jet son anda iptal edildi. Daha sonra bu jet bir yola çarptı ve iki arabanın kaza yapmasına yol açtı. Jetin çarptığı arabalardan birinde pilotun karısı ve çocuğu vardı ve kimse kurtulamadı.
  • Birinci Dünya Savaşında ölen ilk İngiliz askeri ile son İngiliz askerinin mezarı 6 metre arayla ve birbirine bakıyor. Ve bu yerleştirme bilinçli yapılmadı.
  • Viyana’da ki 79 milyon insanın ölümünden sorumlu olan 3 insan Hitler, Stalin ve Josef (Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph) sıklıkla aynı zamanlarda ve sıkça halde aynı parkta yürüdüler ve birbirlerini tanımıyorlardı.
  • 1895’de Ohio’da sadece iki araba vardı ve onlar da birbirine çarparak kaza yaptı.
  • ilginçlikler1914’de Alman bir anne çocuğunu fotoğraflamak için bir film aldı ve onu Starzburg’da ki bir fotoğrafçıya götürerek fotoğrafları almak istedi. Daha sonra savaş başladı ve fotoğrafları hiç alamadı. Daha sonra Frankfurt’a taşındı ve iki yıl sonra bu sefer yeni doğan çocuğunu fotoğraflamak için yine bir film aldı. Fotoğrafı almaya gittiğinde iki yıl önceki fotoğrafın yenisiyle üst üste bindiğini gördü. Filmler çoğunlukla tekrar kullanılırdı ve bu özel film hiç temizlenmeden 150 kilometre ötede aynı kadına satılmıştı.
  • Güney Afrikalı 49 yaşındaki astronom Danie du Toit, ölümün her an gelebileceğini öğütleyen bir ders verdi. Dersi bitirirken ağzına bir şeker attı, oturdu, ve bu şekerle boğulup öldü.
  • A III18Arçdükü Franz Ferdinand’ın öldürüldüğü arabanın plakası “A III18” idi. Bu olaydan sonuçlanan savaş bir Ateşkes ile 11-11-18’de sona erdi.
  • 200 yıl arayla yaşamış şarkı yazarı ve gitarit Hendrix ve besteci Handel Brook caddesinde yanyana iki evde oturdu.
  • Bir ofise şikayet mektubu yazmak için gelen iki kadın bilgisayar hatası sonucu aynı sosyal güvenlik numarasına sahipti. Aynı Patricia Ann Campbell ismine sahiplerdi, ikisinin de doğum günü 13 Mart 1941 idi, ikisinin de babası Robert Campbell idi, ikisi de 1959’da iki askerle evlenmişti hendrixve ikisinin de 21 ve 19 yaşlarında iki çocuğu vardı.
  • Thomas Jefferson’ın son sözleri: Bugün ayın 4’ü mü? ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Bir kaç saat önce Jefferson’ın öldüğünü bilmeyen John Adams’ın son sözleri: Jefferson yaşıyor. ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Son anlarında arkadaşı James Madison ile ilgili konuşan James Monroe’nun son sözleri: Keşke ölmeden son kez onu görebilseydim. (Ölüm 4 Temmuz 1831)
  • Bu geleneği devam ettirmek için Madison’a ilaç verildi ve 4 Temmuz’a kadar yaşatılmaya çalışıldı. son sözleri: Lanet olsun! (Ölüm: 28 Haziran 1836)
  • 1920’lerde Amerikan roman yazarı Anne Parish çocukluk favorilerinden Jack Frost ve Diğer Öyküler kitabını Paris’te bir kitabevinde buldu. Kitabı kocasına gösterip ne kadar sevdiğini anlattı. Kitabı açtıklarında şu yazıyı gördüler: Anne Parish, 209 N. Weber sokağı, Colorado Springs” Kendi kitabıydı.
  • Beatrice’de ki batı yakası baptist kilisesi korosu için her çarşamba saat 7.20’de bir prova yapardı. 1 Mart 1950’de bir çarşamba günü 7.27’de gaz sızıntısından bir patlama yaşandı. Mucizevi bir şekilde kimse zarar görmedi çünkü koronun 15 üyesinin tamamı ilk defa provaya geç kalmıştı.
  • 2006’da balıkçı Mark Anderson “Copious” isimli botuyla balığa çıkmışken tam 92 yıllık bir şişede mesaj buldu ki bu en eski mesaj olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Arkadaşı Andrew Leaper’a bu konuda devamlı övünerek onu gıcık etti. 2012’de Aynı botla bu sefer Leaper balığa çıktığında bu sefer 96 yıllık bir mesajı o buldu ve arkadaşını kitaptaki yerinden etti.
  • 70 yaşında bir adam Helsinki’nin 600 kilometre kuzeyinde bir yoldan geçerken bir kamyonet ona çarptı ve adam öldü. 2 Saat önce yine 70 yaşında bir adam 1.5 kilometre ötede yine karşıdan karşıya geçerken kamyonet çarpmasıyla öldü. İkisi kardeşti, hatta ikiz kardeşti.
  • 1973 Yılında Anthony Hopkins, kitabıyla aynı ismi taşıyan George Feifer imzalı Petrovkalı Kız filminde başrolü kaptı. Önce kitabı okumak isteyen Hopkins, Londra’da ki hiç bir psycho-filmikitapçıda kitabı bulamadı. Eve giderken bir bankta unutulmuş bir kitap buldu ve bu kitap Petrovkalı Kız idi. 2 Yıl sonra filmi çekerken George Feifer Hopkins’e kendi kitabından onda olmadığını çünkü kitabı verdiği bir arkadaşının onu Londra’da kaybettiğini söyledi. Kitabın içinde Feifer’ın tüm notları bulunuyordu. Hopkins kitabı çıkarıp ” Bu mu?” diye sordu, aynı kitaptı.
  • 29 Eylül 1888’de saat 8.30’da Catherine Eddows tutuklandı. 12.55’de ayılıp serbest bırakılırken polislere isminin Marry Kelly olduğunu söyledi ki bu yanlış ve uydurmaydı. 30 Eylül’de sabah karın deşen tarafından öldürüldü. Bu karın deşenin son cinayeti olan Marry Kelly’den bir önceki cinayetti.
  • 1660’da bir gemi Dover geçidinde battı. Tek kurtulan Hugh Williams idi. 1767’de aynı yerde ikinci bir gemi battı ve yine tek kurtulan adamın ismi Hugh Williams idi. 1820’de Tahmes’de bir gemi karaya oturdu ve yine tek kurtulan Hugh Williams idi. 1940’da bir gemi Alman mayını tarafından patlatıldı. İki adam kurtuldu, amca yeğenlerdi ve ikisinin de ismi Hugh Williams idi.
  • Hitler ve Napolyon 129 yıl arayla doğdular. Yine 129 yıl arayla hükümdar oldular. 129 yıl arayla Rusya’ya savaş açtılar ve 129 yıl arayla yenildiler.
  • Violet Jessop RMS Olympic, RMS Titanic ve HMHS Brittanic gemileri battığında bu gemilerde bulunuyordu.
  • Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde İngilizler RMS Carmania isimli bir savaş gemisini geçici bir savaş teknesine dönüştürdü. Dikkatlerden uzak kalmasını umarak SMS Cap Trafalgar isimli bir Alman gemisi olarak gizlediler. Plan işe yaradı ve 14 Eylül 1914’de bir Alman gemisini Brezilya kıyısında batırdı. Tamamen tesadüf olarak batırdığı gemi gerçek SMS Cap Trafalgar gemisi idi. Hatta bu gemi de Almanlar tarafından RMS Carmania ismiyle gizlenmişti.

Antik Roma hakkında bilinen ilginç şeyler

  • roma hakkındaAntik Roma’da gladyatör kanı doğurganlığı arttırmak ve bazı hastalıkların tedavisi için içilmesi tavsiye ediliyordu.
  • Mor giysiler statü belirtiyordu ve sadece imparator veya senato üyeleri giyebilirdi. Mor boya denizden bazı midyelerden elde ediliyordu. Asiller dışında mor giymek vatana ihanet sayılıyordu.
  • Penis heykelciklerinin uğur getirdiğine inanılıyordu. Ya boyunda ya da kapı girişlerine asılırlardı ve kötü ruhları uzak tuttuğuna inanılırdı.
  • Sol elini kullanan insanların şanssız doğduğu düşünülürdü.
  • roma ve kadınİmparator Caligula zaman zaman halk içine kadın kıyafetleri içinde çıkardı.
  • Milattan önce birinci yüzyılda şair Gaius Valerius Catullu, kendini eleştiren iki Romalı Furius ve Aurelius’a gönderme yapan bir şiir yazdı. Sözleri o kadar ağırdı ki şiir hiç latinceden çevrilmedi.
  • Romalılar ilk Hristiyanların ekmeği beden şarabı kan olarak gaius-valeriusgörmesinden dolayı onları yamyam zannediyordu.
  • İçerdiği amonyaktan dolayı çamaşır temizliğinde sidik kullanılırdı. Tüm şehirden sidik toplanırdı.

Sinemadan birkaç bilinmeyen

  • Norma Jeane Mortenson yani Marilyn Monroe gerçekte sarışın değildi.
  • 1960’da ki Psycho filmi bir tuvalet sifonunu gösteren ilk filmdi ve bu uygunsuzluk açısından tartışmalara yol açtı.

Bizimle ilgili ilkler ve enlerden bazıları

  • ilk hırıstiyanlarİlk defa verâset sistemini uygulayan Hunlardır
  • İstanbul’u ilk kuşatan Türk devleti Avarlardır (619-626).
  • Dünya’da ilk defa Yivli-Setli toplar II. Beyazıt zamanında yapılmıştır.
  • Osmanlılarda ilk bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa yapmıştır.
  • İlk Mühendis okulu 1731 yılında Kara Mühendishanesi adıyla I. Mahmut tarafından kurulmuştur.
  • Osmanlı Devletinin I.Dünya savaşı içinde paylaşıldığı ilk antlaşma Sykes Picottur.
  • I.Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin elinden çıkan ilk yer Kıbrıs’tır.
  •  Osmanlı Devletinde bağımsızlığını kazanan son balkan devleti Arnavutluktur.
  • İşgallere silahla karşı koyma kararı ilk defa İzmir Müdafaa Hukuk Kongresinde verilmiştir.
  • İzmit’in Yunanlılara verilmesi ilk defa Paris Barış Konferansında kararlaştırılmıştır.(1919)
  • İtilaf devletlerinin Mondros’tan sonra kontrol altına aldıkları ilk yer boğazlar ve Marmara bölgesidir.
  • donarak ölen türkKuvay-ı Milliye hareketi ilk defa Yunan işgaline karşı kurulmuştur.
  • İşgale karşı kurulan ilk cemiyet Trakya Paşaeli Cemiyetidir.
  • Amerikan Northwest Havayolları’na ait bir DC-10’un iniş takımı yuvasına gizlenerek Amsterdam’dan New Jersey’e kadar uçan Türk, donarak öldü.
  • Mideye kaçan sineği öldürmek için ağza sheltox sıkmak suretiyle ölüm (İstanbul/Sultanbeyli)
  • Bir arabaya 11 kişi binip viyadüğe uçmak (Molla Gürani Viyadüğü/İstanbul)
  • Aynı iş yerinde biri gündüz bir gece vardiyasinda olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılasmaları ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce ölmeleri. (Konya,Meram Mahallesi)
  • Nüfus sayımı nedeniyle kendisinden başka kimsenin bulunmadığı yolda (üstelik de otoban) sayım görevlisinin bariyerlere çarparak ölümü. (TEM Otoyolu-Gebze)
  • Arkadaşlarıyla iddiaya tutuşup kafasıyla mermer bloku kırmaya çalışan medyatik karatecinin mermer yerine kafasını kırarak beyin travması sonucu ölmesi (İstanbul-Esenler).
  • Bir işçinin 600 tonluk pres makinesinin arasında emeklemek suretiyle 2450 derecelik fırında sigarasını yakmaya çalısması. (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)
  • Alkollü durumda TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; süper fm´de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve otoyolda göbek atmaya başlaması üzerine 5 kişiden 3´ünün ayrı ayrı araçların çarpması sonucu ölümü (Adapazarı/Hendek).
  • Yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi (Gene Dudullu´da).
  • Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı ayağını silkeleyerek çıkarmaya çalışan kişinin, elektrik çarptığını sanan yardımsever biri tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmesi. (Rize/Ardeşen Kasabasi/Tunca Köyü´nde).
  • Yatağındaki tahtakurusu veya bilimum haşeratı öldürmek için yatağı ilaçladıktan biraz sonra uykuya dalarak vefat etmek (Bodrum/Yalıkavak Köyü).
  • Balkona 50 kişi çıkılması sonucu balkonun çökmesiyle oluşan toplu ölüm. (Dudullu´da bir Köy nişan töreninde)
  • Tıraş olurken berberin rahatlatır diye boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu küt diye boynu kırılan müşterinin koltukta rahmetli oluşu. (Erzurum)

 

Diğer ilginçlikler

  • Kamboçya’da 72 harften oluşan bir alfabe kullanılmaktadır.Bu harflerin çoğu gereksizdir
  • Bougainvilla adasının yerlileri 11 harfli bir alfabe kullanırlar.(Adanın adı bile 12 harfli) Dünyanın en uzun isim ve soyadına sahip Bay Adolph Blaine Charles David Earl Friedrick Gerald Hubert Irvin John Kenneth Lloyd Martin Nero Oliver Paul Quincy Randolph Sherman Thomas Uncas Victor William Xerxes Yancy Zeus’un 590 harfli soyadının ilk 35 harfi Wolfeschlegelsteinhausenbergerdorff’tur.

 

Not: Onedio ve diğer kaynaklardan derlenmiştir.

28 Nisan 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/04/roma-hakkında.jpg 426 625 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-04-28 13:39:482013-04-28 13:39:48Tarihte İlginçlikler, Enler ve İlklerden bazıları
Sanat Haberleri

Nasreddin Hoca UNESCO listesine girmeye aday

UNESCO Türkiye Milli Komitesi, Nasreddin Hoca’nın UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’ne alınmasını hedefliyor

nasreddin-hoca

UNESCO Türkiye Milli Komitesi, 7-8 Mayıs’ta yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla gerçekleştireceği toplantı sonunda “Nasreddin Hoca Fıkraları Anlatı Geleneği” hakkında bir dosya hazırlayıp böylece Nasreddin Hoca’nın UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’ne alınmasını hedefliyor.

UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Öcal Oğuz, Nasreddin Hoca fıkralarının da inanılmaz geniş bir coğrafyada anlatıldığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Dünyanın birçok yerinde Nasreddin Hoca fıkraları kuşaktan kuşağa, atadan toruna miras olarak aktarılıyor. Doğu Türkistan’da, Çin’de, Türkistan’da, Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da, Azerbaycan’da, Anadolu’da, Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da, Hindistan’da Nasreddin Hoca fıkraları anlatılıyor. Bu bölgelerdeki 43 ülkeyi, 7-8 Mayıs’ta UNESCO’ya ‘Nasreddin Hoca Fıkraları Anlatı Geleneği’ni çok milletli bir dosya olarak sunmak için davet ettik. 30’un üzerindeki ülkeden olumlu yanıt geldi. UNESCO’nun bunu dünya mirası listesine almasını hedefliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü ile bu çalışmanın içindeyiz. Bu dosyayı, UNESCO’ya sunacağız” dedi.

Nasreddin Hoca UNESCO listesine girmeye aday

UNESCO Türkiye Milli Komitesi, Nasreddin Hoca’nın UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’ne alınmasını hedefliyor

UNESCO Türkiye Milli Komitesi, 7-8 Mayıs’ta yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla gerçekleştireceği toplantı sonunda “Nasreddin Hoca Fıkraları Anlatı Geleneği” hakkında bir dosya hazırlayıp böylece Nasreddin Hoca’nın UNESCO’nun Somut Olmayan Dünya Mirası Listesi’ne alınmasını hedefliyor.

nasrettin-hoca-ve-essegi
UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Öcal Oğuz, Nasreddin Hoca fıkralarının da inanılmaz geniş bir coğrafyada anlatıldığını vurgulayarak şöyle devam etti: “Dünyanın birçok yerinde Nasreddin Hoca fıkraları kuşaktan kuşağa, atadan toruna miras olarak aktarılıyor. Doğu Türkistan’da, Çin’de, Türkistan’da, Özbekistan’da, Kazakistan’da, Kırgızistan’da, Türkmenistan’da, Azerbaycan’da, Anadolu’da, Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da, Hindistan’da Nasreddin Hoca fıkraları anlatılıyor. Bu bölgelerdeki 43 ülkeyi, 7-8 Mayıs’ta UNESCO’ya ‘Nasreddin Hoca Fıkraları Anlatı Geleneği’ni çok milletli bir dosya olarak sunmak için davet ettik. 30’un üzerindeki ülkeden olumlu yanıt geldi. UNESCO’nun bunu dünya mirası listesine almasını hedefliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü ile bu çalışmanın içindeyiz. Bu dosyayı, UNESCO’ya sunacağız” dedi.

25 Nisan 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/04/nasreddin-hoca.jpg 1425 1900 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-04-25 17:03:552013-04-25 17:03:55Nasreddin Hoca UNESCO listesine girmeye aday
Sanat Haberleri

İzmir Kitap Fuarı 18. defa okuyucularıyla bugün buluşuyor

18.İzmir Kitap Fuarı bu sene 400 bin ziyaretçi hedefiyle kapılarını açıyor

18.izmir kiatp fuarı

TÜYAP‘ın Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle bu sene on sekizincisini düzenleyeceği İzmir Kitap Fuarı, Uluslararası İzmir Fuar Alanı’nda yarın kitapseverlerle buluşacak.

9 gün açık kalacak ve 350 yayınevinin ve sivil toplum kuruluşunun katılacağı fuara bu yıl 400 bine yakın ziyaretçinin katılımı bekleniyor.

Yetişkinler ve çocuklar için düzenlenen 100’e yakın etkinlik, imza günü ve söyleşinin yapılacağı fuarda, 1 ve 2 numaralı hollerde her yıl olduğu gibi yetişkinler ve çocuklar için çeşitli yayınevlerinin stantları yer alırken, bu yıl ilk kez, 3. holde eğitim ve kaynak kitaplarla sınavlara hazırlık yayınlarının tanıtılıp satılacak.

ONUR KONUĞU AHMET CEMAL

İzmir Fuar Alanı’nda 28 Nisan’a kadar okurlarla buluşacak fuarın onur konuğu ise çevirmen ve yazarAhmet Cemal olacak.

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Televizyon bölümü öğretim görevlisi, 1942 doğumlu Ahmet Cemal, Bertolt Brecht, Elias Canetti, Stefan Zweig, Ingeborg Bachmann, Paul Celan, Rainer Maria Rilke, Georg Trakl, Friedrich Hölderlin, Heinrich von Kleist, Georg Lukacs, Anna Seghers, Erich M. Remarque, Manes Sperber, Franz Kafka, Walter Benjamin, Robert Musil, Ernst Fischer, Octavio Paz ve E. H. Gombrich gibi birçok ünlü yazarın eserlerini Türkçe’ye kazandırdı.

Fuar etkinlik programını aşağıda bulabilirsiniz.

18. İZMİR KİTAP FUARI ETKİNLİK PROGRAMI

 

 

20 NİSAN 2013 CUMARTESİ

Konferans Salonu I

14.00-15.00
Söyleşi: “Benim Külrengi Zamanlarım”
Konuşmacılar: Ahmet Cemal, Enver Ercan
Düzenleyen: TÜYAP

15.15-16.15
Panel: “Küba’nın Başarısı ”Sosyalist Anayasa ”
Konuşmacı: Eks.Jorge Quesada Concepción
Düzenleyen: José Marti Küba Dostluk Derneği İzmir Şube

16.30-17.30
Söyleşi: “Gerçek Dünya, Sanal Politika”
Konuşmacı: Ercan Karakaş
Düzenleyen: Destek Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “21. Yüzyılda İşçi Sınıfı”
Konuşmacı: Haluk Yurtsever
Düzenleyen:  Yordam Kitap

Konferans Salonu II

14.00-15.00
Söyleşi: “Atatürk ve İslam”
Konuşmacılar: Anıl Çeçen, Ahmet Akgül
Düzenleyen: Togan Yayıncılık

15.15-16.15
Söyleşi: “Türkçe Konuşmak”
Konuşmacı: Gülgûn Feyman
Düzenleyen: İnkılâp Kitabevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Zamana Karşı Orhan Kemal”
Konuşmacılar: Işık Öğütçü, Mazlum Vesek
Düzenleyen: Everest Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Deftera Wenda-Kayıp Defter”
Konuşmalar: Ronî War, Receb Dildar
Düzenleyen: Ava Yayınları

 

Konferans Salonu III

14.00-15.00
Söyleşi: “Nihat Genç’le Söyleşi”
Konuşmacı: Nihat Genç
Düzenleyen: Kırmızı Kedi

15.15-16.15
Söyleşi: “Metristepe Nasıl Metrestepe Oldu?”
Konuşmacı: Üstün Dökmen
Düzenleyen: Remzi Kitabevi

16.30-17.30
Söyleşi: “Faruk Dilaver “Yunus Emre’ye Dair”
Konuşmacı: Faruk Dilaver
Düzenleyen: Destek Yayınları

17.45-18.45
Söyleşi: “Göc ve Avrupalı Olmak”
Konuşmacılar: Habib Bektas, Yüksel Pazarkaya
Düzenleyen: TÜYAP

19.00-20.00
Panel: “Başkanlık Sistemi ve Türkiye”
Yöneten: Devrim Barış Çelik
Konuşmacılar: Ercan Karakaş, Bülent Tezcan
Düzenleyen: SODEV

 

21 NİSAN 2013 PAZAR

Konferans Salonu I

 

11.00-11.45
Söyleşi: “Bakalım N’olacak?”
Konuk Yazarlar: Çiğdem Özelsancak Ataş, Fidan Çobanoğlu Kaplan
Yöneten: E. Pınar Ayçiçek
Düzenleyen: Top Yayıncılık, TAKEV Özel İlköğretim Okulu

12.00-13.00
Panel: “Kitapla Değişir Dünya”
Konuşmacılar: Ahmet Cemal, Faruk Duman
Yöneten: Hüseyin Çukur
Düzenleyen: José Marti Küba Dostluk Derneği İzmir Şube -Sol Gazetesi

13.15-14.15
Söyleşi: “Kendi Everest’inize Tırmanın”
Konuşmacı: Nasuh Mahruki
Düzenleyen: Alfa Yayınları

14.30-16.00
Söyleşi: “Sevdiğim Roman Kahramanları”
Konuşmacılar: Nilüfer Kuyaş, Faruk Duman, Mehmet Anıl, Sibel Türker, Cemil Kavukçu
Düzenleyen: Can Yayınları

16.15-17.15
Söyleşi: “Kürt Sorunu, Suriye ve Ortadoğu Denklemi”
Konuşmacı: Haluk Gerger
Düzenleyen: Yordam Kitap

17.30-18.30
Söyleşi: “Ölümünün 40.Yılında Kemal Tahir”
Konuşmacılar: Cengiz Yazoğlu, Sezai Coşkun, Korkut Tuna
Düzenleyen: İthaki Yayınları

18.45-19.30
Söyleşi: Şiir, Tanışmalar, Hatıralar
Konuşmacılar: Nesrin Kültür Kiraz, Sezai Sarıoğlu,  Eşber Yağmurdereli
Düzenleyen:  Kibele Yayınları

 

 

 

Konferans Salonu II

12.00-13.00
Söyleşi: “Hadi Konuşalım”
Konuşmacı: Esra Harmanda
Düzenleyen: Altın Kitaplar

13.15-14.15
Söyleşi: “Korku Çağında Edebiyat”
Konuşmacılar: Onur Behramoğlu, Kadir Aydemir
Düzenleyen: Yitik Ülke Yayınları

14.30-15.30
Söyleşi: “Kemalizm ve Kürt Sorunu
Konuşmacı: Osman Özarslan
Düzenleyen: Ceylan Yayınları

15.45-16.45
Panel:”Savaş Politikaları” Tartışmaları
Yöneten: Serhat Halis
Konuşmacılar: Ahmet Kale, Gülümser Seyitcemaloğlu
Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

17.00-18.00
Söyleşi: “Stefan Zweig’i Çevirmek”
Konuşmacı: Ahmet Cemal
Düzenleyen: İş Kültür Yayınları

18.15-19.15
Söyleşi: “Ulusalcılık, İşçi Sınıfı Enternasyonalizmi ve 1 Mayıs”
Yöneten: Gürsel Köse
Konuşmacılar: Makum Alagöz, Abdullah Varl
Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00
Söyleşi: “Siyasetin Sefaleti”
Konuşmacı: Osman Pamukoğlu
Düzenleyen: İnkılap Kitabevi

 

13.15-14.15

Panel: “Barış Süreci ve Demokrasi”

Yöneten: Hakkı Ülkü

Konuşmacılar: Alaattin Yüksel, Levent Tüzel

Düzenleyen: SODEV

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Tarihin Işığında Günümüz Sorunları”

Konuşmacı: Erdoğan Aydın

Düzenleyen: Literatür

 

15.45-16.45

Söyleşi: “Aykırı Sorular”

Konuşmacı: Enver Aysever

Düzenleyen: Remzi Kitabevi

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Türkiye Nereye Gidiyor?”

Konuşmacı: Merdan Yanardağ

Düzenleyen: Destek Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: “Şeyh Bedrettin ve Pirenelilerin Lanetlileri”

Konuşmacı: Esat Korkmaz

Düzenleyen: TÜYAP-E Yayınları

 

22 NİSAN 2013 PAZARTESİ

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Ekrem Güneş’le Söyleşi “ Okudukça Neler Değişir?”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Ergenliğin Zorlu Yollarını Resmeden Gençlik Romanı: Defne’yi Beklerken”

Konuşmacı: Aslı Der
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Kaptan’ın Zekâ Oyunları”

Konuk Yazar: Nevzat Erkmen

Yöneten: E. Pınar Ayçiçek

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Ege Lisesi

 

15.45-16.45

Panel: “Edebiyatta Yaratıcılık”

Yönlendirici: Hülya Soyşekerci

Konuşmacılar: Yusuf Alper, Levent Mete, Yılmaz Okyay

Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

 

17.00-18.00

Panel: “’Kent ve Edebiyat Dili ve İzmir’

Yöneten: Tekin Sönmez

Konuşmacılar: Mehmet Güler, Ahmet Özer, Hasan Kantarcı

Düzenleyen: Nis Medya

 

18.15-19.15

Söyleşi: “Şiirin Adı İzmir”

Katılımcılar: Ahmet Günbaş, Berin Taşan, Hüseyin Yurttaş, Oğuz Tümbaş,

Bilsen Başaran, Hülya Deniz Ünal, Emel Kayın, Hüseyin Peker, Halim Yazıcı,

Sadık Kırımlı, Süreyya Güven Akçay

Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00

Söyleşi: “İyi ki Doğdun Palyaço!”

Konuk Şair: Kazım Şahin

Yöneten: Özden Ölmez Ceylan

Düzenleyen: Top Yayıncılık, MEV Özel Güzelbahçe Koleji, Yöneliş Koleji

 

13.15-14.15

Panel: “Modernite ve Muhafazakarlık Arasına Sıkışmış Kadın”

Yöneten: Güzin Oralkan

Konuşmacılar: Ayşe Ertübey, Gülseren Mungan, Oya Uslu

Düzenleyen: Egeli Kadın Yazarlar Platformu

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Çok Şikâyetim Var/ Küçük Şikâyetler Defteri”

Konuk Yazar: Nursel Çetin

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, İzmir Türk Koleji, Yücel Tonguç Koleji

 

15.45-16.45

Panel: “Şiirde Dilin Gücü”

Yöneten: Celâl Fedai

Konuşmacılar: Yunus Koray, Yusuf Alper, Fergun Özelli, Murat  Acar

Düzenleyen: İzmir Edebiyat Platformu

 

 17.00-18.00

Kutlama: “Dil Derneği 26 Yaşında”

Şiir Saati: “26. Yılımızda 26 Şiirle…”

Açılış Konuşması: Sevgi Özel

Konuklar: Bahri Karaduman, Bedri Karayağmurlar, Berin Taşan, Berrin Nazlı, Erdoğan Aytekin, Ergün Yazıcı, Eşref Karadağ, H. Recai Atalay, Hakan Cem, Halim Yazıcı, Hidayet Karakuş, Hüseyin Yurttaş, İlhan Soytürk, M. Sadık Kırımlı, Mavisel Yener, Mehmet Atilla, Mehmet Genç, Mehmet Rayman, Mehmet Sarsmaz, Mevlüt Kaplan, Mukadder Özakman, Muzaffer Sarıgül, Nevin Konuk, Oğuz Tümbaş, Sıtkı Salih Gör, Şengül Kıran, Tahsin Şimşek, Talat Avcı, Tuğrul Keskin, Veli Başak

Sunan: İffet Diler

Düzenleyen: Cumhuriyet Kitapları-Dil Derneği

 

18.15-19.15

Şiir Dinletisi: “İzmir’de Bir Aşktır Şiir”

Sunum: Bekir Yurdakul

Şairler: Ahmet Günbaş, Azime A. Yazıcı, Atila Er, Aydın Uysal, Emel Kayın, Eşref Karadağ,Hidayet Karakuş, Halim Yazıcı, Mehmet Sadık Kırımlı, Mazhar Alphan, Nesrin İnankul, Neyzar Karahan, Oğuz Tümbaş, Özgen Seçkin, Pelin Onay, Turgut Baygın, Selami Şimşek,Serap Telöz, Şerif Temurtaş, Süreyya Güven Akçay.

Düzenleyen: Kurşun Kalem Ed. dergisi ve Neziher Yayınları

 

23 NİSAN 2013 SALI

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Söyleşi: “Ayla Çınaroğlu’yla Söyleşi “Bilgebaş Olmak”
Düzenleyen: Uçanbalık Yayınları

13.15-14.00

Söyleşi: “Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler”

Konuşmacı: Süleyman Bulut

Düzenleyen: Can Çocuk

 

14.15-15.45

Söyleşi : “Diyaloglar: “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”

Konuşmacılar: Ayfer Tunç , Murat Gülsoy

Düzenleyen: Can Yayınları

 

16.00-17.00

Söyleşi: ‘Çocuklar ve Büyük Çocuklar İçin Şiir Yazmak’

Konuşmacı: Haydar Ergülen

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

17.15-18.15

Söyleşi: “Kardeşlik ve Gelecek Şiirleri”

Konuşmacılar: Tuğrul Keskin, Aydın Şimşek

Düzenleyen: Everest Yayınları

 

18.30-19.30

Söyleşi: “Gönül Adamı, Bir Çizgi Karakter ve Arkasındaki Müzik”

Konuşmacı: Güneri İçoğlu

Düzenleyen: Leman Dergisi

 

Konferans Salonu II

 

13.15-14.15

Söyleşi: Türkiye’nin Dönüşüm Yılları”

Konuşmacılar: Işın Çelebi

Düzenleyen: AlfaYayınları

 

14.30-15.30

Panel: “Edebiyatımızda Yeni Sesler”

Yöneten: İsmail Gezgin

Konuşmacılar: Sinan Sülün, Deniz Gezgin, Oylum Yılmaz

Düzenleyen: SEL

 

15.45-16.45

Söyleşi: “19 Mayıs’tan 23 Nisan’a-23 Nisan’dan 9 Eylül’e

Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mız”

Konuşmacı: Gürdal Çıngı

Yönetici: Tacettin Çolak

Düzenleyen: Derleniş Yayınları

 

17.00-18.00

Şiir Dinletisi: “Aşkın Şiiri-Şiirin Aşkı”

Konuşmacı: Tacim Çiçek, Şevket Karakış

Müzik: Grup Mamiran

Düzenleyen: Ozan Yayıncılık

 

 

Konferans Salonu III

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Ahmet Şerif İzgören ile Söyleşi”

Konuşmacı: Ahmet Şerif İzgören

Düzenleyen: Elma Yayınevi

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Soner Yalçın Büyük Oyunu Anlatıyor”

Konuşmacı: Soner Yalçın

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

15.45-16.45

Söyleşi: “AKP’li Yıllarda Türkiye Ekonomisi ve Emekçiler”

Konuşmacılar: Erinç Yeldan, Mustafa Sönmez

Düzenleyen:  Yordam Kitap

 

17.00-17.45

Söyleşi: “İzmir’i Sevme Sanatı”

Konuşmacılar: Yaşar Aksoy, Hakan Tartan, Bijen  Molay

Düzenleyen: İleri Kitabevi

 

24 NİSAN 2013 ÇARŞAMBA

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Söyleyişi: “Sınav Stratejileri”

Konuşmacı: Orhan Keskin

Düzenleyen: Körfez Yayinlari

 

13.15-14.15

Hamdullah Köseoğlu’yla Söyleşi “Sözün ve Yazının Gücü”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

14.30-15.30

Söyleşi: “Günlük Hayatın Sonsuzluğu ve Şiir”

Konuşmacı: Şükrü Erbaş

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

15.45-16.45

Söyleşi: “Futbol ve Milliyetçilik”

Konuşmacılar: Gökhan Daca, Devrim Cem

Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

 

17.00-18.00

Panel: “Kadın Edebiyatçıların Aynasından”

Yöneten: Güzin Oralkan

Konuşmacılar: Lütfiye Aydın, Neriman Ağaoğlu, Birsen Ferahlı

Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

 

18.15-19.15

Stand-up: “Kitap Doktoru” Yazarından,Tek kişilik Eğitici Mizah Gösterisi

Konuşmacı: Rıfat Batur

Düzenleyen: O2 yayınevi

 

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00

Konu: “Ben de Böyle Yaptım”

Konuşmacı: İsmail Yavaş
Düzenleyen: Şule Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Yaklaşan Felaket ve Tabiatı Koruma Yasası”

Konuşmacılar: Ahmet Tuncay Karaçorlu, Oktay Ekinci, Yakup Okumuşoğlu

Düzenleyen: Doğal ve Kültürel Yaşam Girişimi – Ayışığı Sanat Merkezi

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Bakalım N’olacak?”

Konuk Yazarlar: İmren Tübcil, Türkay Çakalağaoğlu

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Çakabey Okulları

 

15.45-16.45

Ödül Töreni: 16. Mevlüt Kaplan Edebiyat Ödülleri Töreni

Panel: Çocuk Edebiyatı ve İşlev, Ödüllerin Önemi

Yöneten: Özgür Kaplan

Konuşmacılar: Bilsen Başaran, Mevlüt Kaplan, Hüseyin Tuncer, Timuçin Özyürekli

Düzenleyen: Özgür Eğitim Yayınları

 

17.00-18.00

Panel: “Cumhuriyet ve 68’liler”

Yöneten: Abdürrahim Sercan

Konuşmacılar: Mustafa İlker Gürkan, Zihni Çetiner, Hakkı Karadeniz

Düzenleyen: 68’liler Birliği Vakfı

 

18.15-19.15

Şiir Dinletisi: “İmbatın Rüzgarı Barış İçin Esiyor (Barış için Şiirler)”

Katılan Şairler: Aydın Şimşek, Tuğrul Keskin, Namık Kuyumcu, Hayri K.Yetik, Fergun Özelli, Yusuf Alper, Özgen Seçkin, Utkun Büyükaşık,Özer Alptekin, Erhan Söğüt, Aydın Uysal, Burcin İvren

Düzenleyen: Kanguru Yayınları

 

25 NİSAN 2013 PERŞEMBE

Konferans Salonu I

11.15-12.15

Söyleşi: “İzmir Sokaklarında Bir Simitçi Çocuk: Gevrekçiii”

Konuşmacı: Hacer Kılcıoğlu
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Çocuk ve Gençlik Edebiyatında 50 Yılın Ardından”

Konuşmacı: Gülten Dayıoğlu

Düzenleyen: Altın Kitaplar

 

14.30-15.30

Mehmet Atilla’yla Söyleşi “Düşle Gerçeği Buluşturan Edebiyat”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.45-16.45

Söyleşi:“Öykünün İzmir Bahçesinde”

Konuşmacılar: Aydın Şimşek, Turan Horzum, Hüsamettin Köseoğlu, Seher Kaya, Deniz Moralıgil, Figen Dölek

Düzenleyen: Kanguru Yayınları

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Çevirmen Gözüyle Böyle Dedi Zerdüşt”

Konuşmacı: Gülperi Sert

Düzenleyen: Doğu- Batı Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: “Merdivende Üç Şair “Sivas 93”

Sunum: Âba Müslim Çelik

Düzenleyen: Türkiye Yazarlar Sendikası

 

Konferans Salonu III

12.00-13.00

Söyleşi: Arkadaşları Tayfun Gönül’ü Anlatıyor

Konuşmacılar: Abdullah Öztürk, Aytek Özel, Gazi Bertal, Ossi

Yöneten: Engin Ülçay

Düzenleyen: Kaos Yayınları

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Bakalım N’olacak?”

Konuk Şairler: Ahmet Günbaş, Eşref Karadağ, Halim Yazıcı

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Ekin Koleji, Özel Rota Koleji

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Türkiye Çocuk Edebiyatında Fantastik Kurgunun Yeri”

Konuşmacılar: Gülşah Elikbank, Mavisel Yener

Düzenleyen: İthaki Yayınları

 

15.45-16.45

Söyleşi:“Basın, Sermaye ve İktidar ilişkisi”

Konuşmacılar: Yeşim Kaptan, Emine Uyar

Düzenleyen: Evrensel Gazetesi

 

18.15-19.15

Panel: “Ölümünün 60. Yılında Neyzen Tevfik”

Konuşmacılar: Mecit Ünal, Seyyit Nezir

Düzenleyen: Broy Yayınevi

 

26 NİSAN 2013 CUMA

Konferans Salonu I

11.00-11.45

Okuma: “Çılgın Dondurma”

Konuşmacı: Tülin Kozikoğlu

Düzenleyen: İletişim yayınları

 

12.00-13.00

Söyleşi: “Göçün ve Mübadelenin Alevi İle Kavrulan Yürekler, Hürriyet: Bir Sevda Masalı”

Konuşmacı: Nur İçözü

Düzenleyen:  Altın Kitaplar

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Gençlik ve Tarihsel Romanlar”

Konuşmacı: İsmet Bertan
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 

14.30-15.30

Aytül Akal’la Söyleşi “Kırmızı Arabayı Kim İster?”
Düzenleyen: Tudem Yayınları

15.45-16.45

Söyleşi: “Çayırkuşu Çatıya Çıkınca…”

Konuk Yazar: Habib Bektaş

Yöneten: Yunus Bekir Yurdakul

Düzenleyen: Top Yayıncılık, Özel Çamlaraltı Koleji, Tuğsavul İlkokulu

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Derslerle Başım Dertte”

Konuşmacı: Funda Özlem Şeran

Düzenleyen: Final Kültür Sanat Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: “35 Yıllık Bir Mizah Yolculuğundan Anılar”

Konuşmacı: Cihan Demirci

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

 

Konferans Salonu II

12.00-13.00

Söyleşi: “Çocuk ve Edebiyat”

Konuşmacılar: İbrahim Dinçer, Yeşim Deniş Sevim

Düzenleyen:  İzmir Yazarevi

 

13.15-14.00

Atölye çalışması: “Kurbağa ve Murbağa ile Arkadaşlık Ne Güzel!”

Düzenleyen: Kelime Yayınları

 

14.30-15.30

Söyleşi: “Eğitim Teknojileri

Konuşmacı: Alaaddin Evren

Düzenleyen: Körfez Yayınları

 

15.45-16.45

Panel: “Örgütlenme ve Kadın Dergileri”

Yöneten: Sevim Korkmaz Dinç

Konuşmacılar: Derya Şaşman Kaylı, İlknur Üstün, Filiz Karakuş

Düzenleyen: Kadın Yazarlar Derneği

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Modern Tıbbın Karanlık Yüzü (Tıp Bu Değil)”

Konuşmacı: Osman Elbek

Düzenleyen İthaki Yayınları

 

18.15-19.15

Söyleşi: Kpss Nedir? Nasıl Memur Olunur? -Ales Nedir?

Konuşmacılar: Hüseyin Mayan, Emre Çoban

Düzenleyen: Yediiklim Akademi

 

Konferans Salonu III

 

12.00-13.00

Ferda İzbudak Akıncı’yla Söyleşi “Büyük Bergama Direnişi, Altın Madenleri ve Bir Roman: Bergamalı Simo”
Düzenleyen: Delidolu Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Kaplanla Yan Yana”

Konuşmacılar:  Ayşe Kulin, Inez Baranay

Düzenleyen: Everest Yayınları

 14.30-15.30

Söyleşi: “Mavisel Yener Çocuklarla Buluşuyor, Düşler Konuşuyor”

Konuşmacı: Mavisel Yener

Düzenleyen: Bilgi Yayınevi

 15.45-16.45

Söyleşi: “Karatay Diyeti’yle Yaşam Boyu Sağlık”

Konuşmacı: Canan Karatay

Düzenleyen: Hayy Kitap

 17.00-18.00

Söyleşi:  ‘’Nil’den Fırat’a Devlet Oyunları ‘’

Konuşmacı: Erdal Sarızeybek

Düzenleyen: İleri Kitabevi

19.00-19.45

Panel: “Yerel Yönetimler ve Demokrasi”

Yöneten: Hüseyin Çorlu

Konuşmacı: Gökhan Günaydın

Düzenleyen: SODEV

 27 NİSAN 2013 CUMARTESİ

Konferans Salonu I

11.00-11.45

Simla Sunay’la Atölye Çalışması “Sözcüklerin Rengi, Rengin Mutluluğu…”
Düzenleyen: Desen Yayınları

12.00-13.00

Söyleşi: “Gönül Meselesi ve Roman Kahramanları”

Konuşmacı: Tuna Kiremitçi

Düzenleyen: Kırmızı Kedi

13.15-14.15

Söyleşi: “Zamana Söylenmiştir”

Konuşmacılar: Ahmet Telli, Asuman Susam, Didem Gülçin Erdem

Düzenleyen: Everest Yayınları

 14.30-15.30

Söyleşi: “Bölgedeki Gelişmeler ve Türkiye”

Konuşmacı: Onur Öymen

Düzenleyen: Remzi Kitabevi

15.45-16.45

Söyleşi: “Romanımızda İdeolojik ve Politik Yaklaşımlar”

Konuşmacı: Oya Baydar, Turhan Günay, Hayri Kako Yetik

Düzenleyen: Can Yayınları

 17.00-18.00

Söyleşi: “Sosyal Sorumluluk Projeleri ve Kolektif Kitaplar Kapsamında ‘K’ ”

Konuşmacılar: Cüneyt Ayral,  Levent Sevinçok

Düzenleyen: Bence Kitap

 

18.15-19.15

Panel: “İzmir’in Şiir Damarları”
Yöneten: Hülya Soyşekerci
Konuşmacılar: Halim Yazıcı, Hüseyin Peker
Düzenleyen: PEN

  Konferans Salonu II

 12.00-13.00

Söyleşi: “İzmir Sofraları ve Tılsımlı Yemekler”

Konuşmacılar: Ayşe Kilimci, Bülent Usta

Düzenleyen: Oğlak Yayınları

 13.15-14.15

Söyleşi: “Yazarken Büyümek”

Konuşmacı: Müge İplikçi
Düzenleyen: Günışığı Kitaplığı

 14.30-15.30

Söyleşi: “Uydurulan Dinden İndirilen Dine..”

Konuşmacı: Eren Erdem

Düzenleyen: Destek  Yayınları

 15.45-16.45

Söyleşi: “İleri Demokrasi”de İleri Sansür”

Konuşmacılar: Nihat Behram, Turhan Keskin

Düzenleyen: Everest Yayınları

 17.00-18.00

Söyleşi: “Alman İdeolojisi”

Konuşmacılar: Aydın Çubukçu, Doğan Göçmen

Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

 18.15-19.15

Söyleşi: “Hiyerarşik Düşünme ve İçkinlik Düzlemi”

Konuşmacı: Cengiz Baysoy

Düzenleyen: Otonom Yayıncılık

 Konferans Salonu III

 12.00-13.00

Söyleşi: “İzmir’in Yüksek Maneviyatı”

Konuşmacı: İhsan Özkes

Düzenleyen: Tekin Yayınevi

 

13.15-14.15

Söyleşi: “Hasret”

Konuşmacı: Canan Tan

Düzenleyen: Doğan Kitap

 14.30-15.30

Söyleşi: “Gün O Gün’dür”

Konuşmacı: Banu Avar

Düzenleyen: Remzi Kitabevi

 15.45-16.45

Söyleşi: “Cumhuriyet Kazanımlarının Günümüzdeki Durumu”

Konuşmacı: Sinan Meydan

Düzenleyen: İnkılâp Kitabevi

 

17.00-18.00

Şiir Dinletisi: “Sanat Cephesi Şairleriyle Söyleşi “Savaş-Barış Politikaları” Şiir Dinletisi”

Yöneten: Asım Gönen

Katılımcılar: Hüseyin Gül, Ragıp Özcan, Birsel Başaran, Sevgi Gül

Müzik- Saz: Hüseyin Gül

Düzenleyen: Sorun Yayınları Kolektifi

 18.15-19.15

Söyleşi: “ İkinci Cumhuriyet’te Yurtseverlik “

Konuşmacı: Kemal Okuyan

Düzenleyen: Yazılama Yayınevi

 

 28 NİSAN 2013 PAZAR

Konferans Salonu I

12.00-13.00

Söyleşi: “Şiirdeki Yaşam, Yaşamdaki Şiir”

Konuşmacı: Ataol Behramoğlu

Düzenleyen:  Tekin Yayınevi

 13.15-14.15

Söyleşi:  “Osmanlının Son Kartalları”

Konuşmacı: Aziz Üstel

Düzenleyen: İnkılâp Kitabevi

 14.30-15.30

Söyleşi:  “Osmanlı’da Aile ve Kültür Hayatı”

Konuşmacı: Yavuz Bahadıroğlu

Düzenleyen: Nesil Yayınları

 15.45-16.45

Söyleşi: “Yazının Cinsiyeti”

Konuşmacılar: Mine Söğüt, Yalçın Tosun, Kerem Işık

Düzenleyen: Yapı Kredi Yayınları

 

17.00-18.00

Söyleşi: “Milliyetçilik ve Kürt Sorunu”

Konuşmacılar: Zafer Yörük, Nuray Sancar, Aydın Çubukçu

Düzenleyen: Evrensel Basım Yayın

  

Konferans Salonu II

12.00-13.00

Söyleşi: “Filozof Çocuklar Klübü”

Konuşmacı: Seran Demiral

Düzenleyen: Final Kültür Sanat Yayınları

 13.15-14.15

Söyleşi: “Satılık İmparatorluk – Küller Altında Yakın Tarih”

Konuşmacı: Mustafa Armağan

Düzenleyen: Timaş Yayınları

14.30-15.30

Panel: “Edebiyat Özgürlüğü”

Yöneten: Asuman Susam

Konuşmacılar: Tülin Dursun, Halil İbrahim Özcan, Hülya Soyşekerci, Sabri Kuşkonmaz, Cüneyt Ayral

Düzenleyen: PEN

 15.45-16.45

Söyleşi:  “Gizil Güçlerin Farkındalığı”
Konuşmacı: Bünyamin Çetinkaya
Düzenleyen: Pegem Akademi Yayıncılık

 17.00-18.00

Söyleşi: “Kürt Aydını – Kürt Edebiyatı”

Konuşmacı: Selim Temo

Düzenleyen: Agora Kitaplığı

 Konferans Salonu III

12.00-13.00

Söyleşi: “Kendi Mucizenizi Yaratın”

Konuşmacı: Nuray Sayarı

Düzenleyen: Destek  Yayınları

13.15-14.15

Söyleşi: “Türkiye’de Gazeteci Olmak”

Konuşmacı: İlhan Taşçı

Düzenleyen: Cumhuriyet Kitap

 14.30-15.30

Söyleşi: “Yekta Kopan’la Söyleşi”

Konuşmacı: Yekta Kopan

Düzenleyen: Can Yayınları

 

15.45-16.45

Söyleşi: “Sivil Tuzak”

Konuşmacı: Tansel Çölaşan

Düzenleyen: İleri Kitabevi

 

17.00-18.30

Şiir Dinletisi: “İzmir’den, aşka, barışa, dizelerden ezgilere, imbatla…”

Yönlendirici: Zübeyde Seven Turan

Gökhan Cengizhan, Neyzar Karahan, Güzin Oralkan, M. Sadık Kırımlı, H. Deniz Ünal, Mazhar Alphan, Ayhan Altay, Nevin Konuk, Recai Atalay, Deniz Faruk, Özlem Tezcan Dertsiz, Mustafa Korkmaz Dinçer, Mehmet Sarsmaz, Aslıhan Tüylüoğlu, Bülent Güldal, Halim Yazıcı, Mehmet Genç, Durmuş Taşdemir, Mine Ömer, Oğuz Tümbaş, İbrahim Oluklu, Azime Akbaş Yazıcı, Hüseyin Peker, Mehmet Rayman, Şevki  Özdemir, Aydın Uysal

Müzik: Selçuk Yılmaz, Nesnin İnankul, İlkiz Kucur

Saz: Coşkun Gönültaş

Ney: Mitat Karagenç

Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği

 

20 Nisan 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/04/18.izmir-kiatp-fuarı.jpg 136 370 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-04-20 09:36:562013-04-20 14:14:17İzmir Kitap Fuarı 18. defa okuyucularıyla bugün buluşuyor
Sanat Haberleri

Bateri – Davul dersi ile ilgili en sık sorulan sorular ve cevapları

Bakırköy’de pek çok dalda olduğu gibi M.E.B. Onaylı ilk ve tek Davul / Bateri dersi vermeye yetkili olan kurumumuza diğer dallarda olduğu gibi Davul/Bateri dalında da pek çok soru sorulmaktadır.

bateri-davulElbette ki Davul /Bateri dersini değişik yaş gruplarından farklı kişiler gerek hobi ve gerekse M.E.B. sertifikalı olarak  da veriyor olmamız dolaysıyla tüm eğitimlerimizde olduğu gibi  zaman zaman sorularla karşılaşabiliyoruz.

Bizlere sıkça sorulan sorular ve cevaplarını sizler için derledik. Aşağıda Davul /Bateri konusunda aklınıza takılan pek çok soruya cevap bulabileceksiniz.

Sıkça Sorulan Sorular:

Yaşım oldu 35, elime hiç baget almadım. Benden davulcu olur mu?

Cevap: Tabii ki olur. Bu yaştan sonra da belli bir tekniğe ulaşmış pek çok davulcu ve öğrencim oldu. Önemli olan odaklanıp zaman ayırabilmeniz. Yaşın hiç önemi yok. Şu anki öğrencilerimin yaş aralığı 5-45 arasında.

Peki kas, güç, boy gibi fiziksel durumlar? 

Cevap: Davul çalmanız için kaslı, uzun boylu vs. olmanız gerekmez. Geçmişten beri pek çok kısa boylu ve zayıf davulcularla karşılaşıyoruz. Aynı zamanda kilolu olanlarla da. Bunun dışında davul çalmak kaslarınızda belirgin bir büyümeye yol açmaz. Davul cinsiyet ayrımı da tabii ki yapmaz :) Kadın davulcuların güç, kas vs gibi fiziksel farklılıklarının davul çalmakla alakası yoktur. bkz. Maria Martinez :

Ne zaman bir şeyler çalmaya başlarım?

Cevap: İlk ay daha çok koordinasyonumuzu oturtmaya çalışıyoruz. 1. aydan sonra ritmlerde bir şeyler oluşturmaya başladığınızı göreceksiniz. Daha ilerisi sizin çalışmanıza bağlı olarak değişir.

davul-calan-kadinBir süredir davul çalıyorum, derslere nereden başlayacağız?

Cevap: İlk derste sizi dinleyerek, amaçlarınıza ve ilerlediğim programa göre bir yol belirliyorum. Belli bir seviyeniz de olsa eksiklerinizi de belirleyip ona göre ilerliyoruz.

Sadece belirli bir konu üzerine ders alabilir miyim?

Cevap: Evet. Sadece twin pedal çalışmaları için gelen öğrencilerim var. Bunun dışında çalışabileceğimiz konular hakkında bana yazabilirsin. 

Ne kadar çalışmalıyım?

Cevap: Gerçek şu ki günde 4-5 saat çalışmalısın. Tanışıp sohbet ettiğim ünlü davulcular da hala o kadar çalıştığını söylüyor. Ama iş, okul, sosyal hayat derken pek çoğumuz zaman ayıramıyor. Bu yüzden öğrencilerime tavsiye ettiğim günlük en az 20-30 dakikalık çalışmalar başlangıç için yeterli olacaktır.

Nota bilmiyorum. Öğrenmem gerekir mi? Davulda nota var mı?

Cevap: Her müzik aletinde sesler notayla belirtilir. Davuldaki seslere karşılık gelen notalar vardır. Ama melodik bir enstrüman olmadığı için notaların süreleri bizi daha çok ilgilendiriyor. Bunu da başlangıç olarak sizi zorlamayacak şekilde 1-2 derste öğreniyoruz.

Davul almama gerek var mı?

Cevap: Davul olmadan da çalışmanın yolları var. Bunun için müzik aletleri satan mağazalardan çalışma pedleri edinebilirsiniz. Ama bir davulunuz olsa tabii ki gelişmenize katkısı olacaktır.

İşlediğiniz belli bir müfredat, program var mı? Süresi nedir?

Cevap: Başlangıç seviyeleri için ortalama 8-9 aylık bir programım var. Sonraki seviyeler için belirli konulara yöneliyoruz.

Stil çalışmaları yapıyor muyuz?

Cevap: Temel programdan sonra jazz, latin, funk, rock, metal gibi pek çok konuda çalışabiliriz.

Davul dersi almamın bana katkısı tam olarak ne olacak?

Cevap: Davul çalmayı kendi başınıza da öğrenebilirsiniz. Ancak yanlış teknikler geliştirebilir ve bunları düzeltmeniz yıllarınızı alabilir. Profesyonel bir eğitmenle çalışarak teknik yanlışları düzelterek yıllarınızı kazanabilirsiniz. Bunun dışında nasıl çalışacağınızı, nereden başlamanız gerektiğini, hangi tekniği nerede kullanacağınızı öğrenirsiniz.

 

18 Nisan 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/04/bateri-davul.jpg 764 1024 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-04-18 15:06:302013-04-18 15:06:30Bateri – Davul dersi ile ilgili en sık sorulan sorular ve cevapları
Sanat Haberleri

Deliliğin sınırlarında sanat

“Normallik ve Delilik Arasındaki Sanatçılar: Bosh’dan Dali’ye Ham Sanat’tan Basquiat’ya” adı altında Ravenna Sanat Müzesi’nde açılan sergi, yaratıcılığın sınırlarında gezinen “borderline” diye tanımlanan sanatçıların dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor ziyaretçiyi.

Ferrara’daki müzede topluca sunulan 200 yapıt, uçurumların kıyısında süregelen sonu olmayan bir yolculuğa eşlik ediyor. Geceyle gündüzün, gerçekle düşün birbirine karıştığı bu yolculukta, deliliğin sınırlarındaki sanatçılar, ziyaretçiyi kaosa sürüklüyor. Bu serginin küratörlüğünü üstlenen Ravenna Sanat Müzesi’nin (Mar) müdürü Claudio Spadoni, serginin katoloğunu yayımlayan Gabriele Mazotta ve psikiyatr Giorgio Bedoni’nin amacı da borderline sanatçıların fırçasından çıkan yapıtlar aracılığıyla her türden sınırı aşmak.

Çocuksu yaratıcılık
Fransızcada “Art Brut” diye tanımlanan, “Ham Sanat”ın temsilcisi sayılan sanatçıların yapıtlarıyla düzenlenen serginin ana teması, Paul Klee ve Jean Dubuffet’nin ”ilkel bir içgüdü” diye yorumladıkları esinlenme konusuna odaklanıyor. Tek başlarına, sessiz bir ortamda, psikiyatrik sorunları nedeniyle yaşamın kıyısına itilen yaratıcıların yapıtlarıyla karşı karşıya geliyor bu sergide ziyaretçi. “Art Brut” bu sıra dışı yaşamlarda, İsviçre’deki psikiyatri kliniklerinde yıllar süren bir yaşam süren Dubuffet’nin vurguladığı gibi primitif ve çocuksu bir nitelik ve yaratıcılık barındırıyor.

Sıra dışı bir dünyanın kapılarını aralayan Ferrara’daki sergide sanat dünyasında Pontormo diye anılan melankolik Jacopo Carrucci’nin uyguladığı diyet ve sürekli şikayet ettiği bağırsak rahatsızlığıyla ilgili yakınmalarını not düştüğü hüzünlü günlüğe de yer veriliyor. Carrucci bu günlüğü, 1554’de Floransa’daki San Lorenzo kilisesindeki bir iskeleden düşmesinin hemen ardından tutmaya başlıyor.

Müzikle terapi
Art Brut akımının bir başka önemli temsilcisi Hugo van der Goes da melankolik ve acaip davranışlarıyla dikkat çeken bir sanatçıydı. Sanat kariyerinin zirvesindeyken Brüksel’deki Roode Kloster manastırına kapanmaya karar verdi. Gerçek dışı şeyler gördüğünü söylüyor ver bağrıyordu. Yunanlı hekimlerin yolundan giden dönemin doktorları, Goes’u müzikle tedavi ediyordu.

talyan Annibale Carracci ile Carlo Dolci de melankolik karakterleriyle tanınan iki sanatçıydı. Her iki sanatçının özyaşam öykülerini kaleme alan biyografi yazarları, Carracci’nin yaşadığı aşklarla ilgili derin bir depresyona sürüklendiğini, Dolci’nin ise konuşmayı kestiğini, iletişim kurmaktan kaçındığını aktarıyor.

Viyana’da sanat tarihi mezunu olan, ardından Londra’da müzik ve tıp eğitimi alan 1886 doğumlu Hans Prinzhorn, psikanalist olmuştu. Ayrıca Heidelberg üniversitesinde ünlü bir psikiyatrın asistanlığını yapıyordu.

Prinzhorm’un “Akıl Hastalarında Plastik Faaliyet” başlıklı ilk kitabı 1922’de yayımlandı. Prinzhorm Almanya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada çeşitli kliniklere yatırılan akıl hastalarının farklı niteliklerdeki yapıtlarını inceliyordu.

Psikopatolojik sanat
1923 tarihli Venedik Bienali ile 1900 Paris Uluslararası Sergisi’nde, Afrikalı sanatçıların işleri olan heykellerden bir retrospektif düzenlemişti. Avrupa dışı kültürlerden gelen sanatçıların yapıtları ilk kez sunuluyordu. Aynı yıllarda primitifler ve çocukların yaptıkları resimleri çağrıştıran “ Art Brut/Ham Sanat” da modaydı.

Blaue Reiter’in Münih’de açılan bir sergisi üzerine “Die Alpen” dergisinde bir yazı yazan Paul Klee, “Çocuklar özgür bırakıldıkları sürece çok sayıda birçok ayrıntı aktaran resim yapıyor” diye not düşmüştü. Klee’nin meslektaşı Gabriele Münter, o yıllarda çocuk resimlerinin koleksiyonunu yapıyordu.

Birinci dünya savaşı sırasında İsviçre’deki kahvelerde bir araya gelen militarizm karşıtı ve anarşist Dada akımının temsilcileri, primitifler ve çocukların resimlerini çağrıştıran Art Brut akımını taklit etmişti. Öte yandan psikanalist Prinzhorm’un koleksiyonu gitgide büyüyerek 5 bin yapıta ulaşmıştı. “Psikopatolojik sanat” diye anılan kavram da bu dönemde ortaya çıkmıştı.

Jean Dubuffet 1945’de “Ham Sanat”ı, toplumdan dışlanmış ya da kendini bilinçli şekilde toplum dışına atmiş kişilerin sanatı olarak tanımlamıştı. “Art Brut”, hem ham hem de şampanya gibi “köpüklü” biir akımdı. Kendisi aynı zamanda şarap tüccarı olan Dubuffet, “Art Brut” sanatçılarını bir çatı altında bir araya getiren bir şirket de kurmuştu.

Ravenna Sanat Müzesi’nde “Borderline, Normallik ve Delilik Arasındaki sanatçılar: Bosch’dan Dali’ye, Ham Sanat”tan Basquiat”ya başlıklı sergi, 16 hazirana kadar sanat dünyasının “çılgınları”nın portreleri ile sıra dışı işlerini bir araya getiriyor.

“Art Brut” akımının takipçileri portreye çok önem veriyordu. Bu obsesif seçimin ilk örneği Van Gogh’da izleniyor. Francis Bacon, “Sevilmek için sanatçı oldum” diyordu. Gerçeküstü resmin ünlü ismi Salvador Dali’yle noktalayalım, “Bir deliyle aramda tek bir fark var; ben deli değilim!”

Kaynak : Aslı Kayabal [-]
09 Mart 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/03/ekran-alintisi.jpg 311 197 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-03-09 13:21:032013-03-09 13:21:03Deliliğin sınırlarında sanat
Sanat Haberleri

Neden fotoğraf çekiyoruz ve neden Fotoğrafçılık eğitimi almalıyız!

Fotoğraf hakkında yazı ararken bir blog’da fotoğrafçılara sorulan “Neden Fotoğraf çekiyorsunuz?” sorusuna verilen cevapları gördüm ve sizinle paylaşmak istedim.

Fotoğraf bir tutku olayı benim için. Öncelikle kendim için fotoğraf çekiyorum. Yani anılarımı yaşatacağım, belgeleyeceğim, sevdiklerimle paylaşacağım ve çocuklarıma miras (parayı kendileri kazansın) olarak bırakabileceğim fotoğraflar benim için ön planda. Fotoğraf hayat’ tır diye düşünürüm ve insan öğesi ağırlıklı fotoğrafları, yaşamın ta içinden olanları çok seviyorum.
İşim gereği hayatın içinden fotoğraflar çekmeye vakit bulamasam da çektiklerim benim hayatım hakkında fikir veriyor diyebilirim. Neler yapıyorum, nerelere gidiyorum, nasıl yaşıyorum? Böyle düşününce bencil bir durum da ortaya çıkıyor ama bu tüm fotoğrafçılar için böyle. Özellikle fotoğrafçılığın ticari kısmını bir kenara bırakırsak fotoğraflarla hayata fotoğrafçının gözünden bakmıyor muyuz?,

Serdal GÜZEL

Neden mi fotoğraf çekiyorum… Taraf olduğum için… Ben tarafım… halkımın yanında, onların sorunlarıyla boğuşmasında… Acılarında… Tarafım… Taraf olduğum ve içimi acıttığı için fotoğraf çekiyorum… Zaten içimizi bir şeyler acıtmazsa üretemeyeceğimize inanıyorum… Yazmadıklarımız, söyleyemediklerimiz yâda yazdığımız halde kısa sürede unutulanlar, fotoğraf sayesinde unutulmuyor… belge ayni zamanda fotograf… Devam edeceğim…

Kemal ELİTAŞ

Fotoğraf çekmediğim bazı anlarda o anların bir daha yaşanmayacağına dair kaygı duyuyorum, fotoğraf çekme arzusunun, farklılıkları fark edip o anları dondurma isteği olduğuna inanıyorum…

Yeter YEŞİL

Farklı kişiler, farklı gözler ama hepsinin ortak bir bakışı var fotoğrafa dair…

Tarihte bu söylenenleri fotoğraflarında uygulayabilenler ölümsüzleşmişlerdir çektikleri görüntülerle. Fotoğrafı yaşıyoruz, onda yaşıyoruz. Neden fotoğraf çekeriz sorusunun ardında kendimizi arıyoruz her çekilen fotoğrafta birazda…

 Murat Yazar

Makinenin arkasında duran fotoğrafçının düşünsel alanına denk düşen kareleri yakalayıp sunmasıdır. Düşünsel alan, dünyaya bakış açımız, dünyayı yorumlama çabamızdır. Fotoğraf makinesinin arkasında duran fotoğrafçıyla objektifin önündeki konu bağımsız değildir. Çünkü fotoğraf öncelikle düşünsel alanımızda oluşur. Ben makinenin arkasında durup çekim alanına birileri girsin diye beklerim. Alana gidiyorum, fotoğrafı süre giden hayatın içinden, kendi özgül koşullarıyla çekiyorum. Düş dünyamın ve onu algılayış tarzımın da kareleri bunlar aynı zamanda. Birde hayatla derdimiz olduğu için, taraf olduğum için, hayat ve yaşam felsefemin bir parçası haline geldiği içindir fotoğraf…

red ettiğimiz için…

Paşa İMREK

Kaynak: [-]

 Tüm bunlardan sonra fotoğrafın bulunmasından günümüze kadar geçen süreç ve sonunda artık cep telefonlarında dahi fotoğraf makinesi olması ve kullanılması fotoğrafa olan ilgiyi artırmıştır.

Elbette insanın doğal ihtiyaçlarından değildir Fotoğraf çekmek fakat insan olma ve tarih yazmanın teknolojik yoludur eğer bilgiyi ve olayları bir sonraki nesle ve daha sonraki nesillere aktaramayan toplumlar gelişemez. Tabi sadece aktarmak değil her aktarılışın üzerine ekleyerek yenilik katmak ve ardından tekrar kayıt altına alma arzusu insanın doğasında var.

Gerek kendi ve gerekse başkalarının yaşamı veya eşyaların, şehirlerin, tabiatın, bitkinin, hayvanın, kısaca evrende var olan şeylerin anlık kaydını tutmak ve bazen de bunu sanata dönüştürmek insana has bir özellik.

Bundan yola çıkarak anı fotoğrafı, belgesel fotoğrafı, kurgu fotoğraf, veya reklam fotoğrafı kısaca ne için olursa olsun hepimizde kayıt altına alma ve yayma isteği vardır. Kaldı ki “belgeleyemediğiniz şey asla gerçek kabul edilemez.” Gerçeğinden hareketle bir yerde var olduğumuzu, bir şeylerdeki değişimi veya bir şeylerin oluşmasını ve oluşunu nasıl yorumlarsanız yorumlayın çok az istisnai durum dışında en sağlam hali ile ispatlamanın en sade yolu fotoğraftır. Ve artık fotoğraf hayatımızda. İster üzerinde oynanmış, ister göz yanılmaları ile sabitlenmiş, nasıl ve ne şekilde olursa olsun, fotoğraf şekil değiştirse de tüm bu türlere yeni türler eklenerek ve sanata daha da girerek var olmaya devam edecek.

Tüm teknolojik ürünler gibi analog fotoğraftan dijital fotoğrafa geçiş ile teknolojinin yaygınlaşması ve ulaşılabilir hale gelen fotoğrafın çekim kalitesi söz konusu olduğu andan itibaren ve elbette basitlerden karmaşığa doğru kaydıkça fotoğrafçılığın eğitimini almak bizleri daha kaliteye götürecektir.

İşte bu noktada artık Nar Sanat yanınızda… Kurumsallaşmış bir yapıda tüm eğitimlerinde olduğu gibi M.E.B. onaylı belge ve yeterli eğitim düzeyine sahip ve deneyimli eğitmenleri ile fotoğraf eğitimine sizleri çağırıyor.

Bakırköy’de M.E.B. Onaylı fotoğrafçılık eğitimi vermeye yetkili ilk tek kurumda eğitim almanız sizi bir üst basamağa çıkartacak ve ne tür fotoğraf çekerseniz çekin fark edileceksiniz. Elbette eğitimlerin sonunda seçilen fotoğraflarınızla fotoğraf sergisine de katılacaksınız.

Şu an yeni açılacak olan sınıfımız Pazar günleri saat: 15:00-19:00 arasında.

Biz nerede miyiz?  Tıklayın

 

 

 

02 Mart 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/03/fotoğraf-açısı.jpg 489 1200 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-03-02 21:27:572013-03-02 21:27:57Neden fotoğraf çekiyoruz ve neden Fotoğrafçılık eğitimi almalıyız!
Sanat Haberleri

Akademi ve Güzel Sanatlar üniversitelerinin yetenek sınavları için ”Pazar Günü “ yeni grup kayıtları başlamıştır.

Güzel Sanatlar Fakülteleri veya Akademilerin Resim, Heykel, İç Mimarlık, Grafik Tasarım, Geleneksel Türk Sanatları, Tekstil Ve Moda Tasarımı, Seramik Ve Cam Tasarımı ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okulların sınavlarına hazırlık amacıyla Talep üzerine  Pazar günü için yeni sınıf açılacaktır.

 

Talebin yoğunlaştığı saat olan 15:00 – 19:00 arası için öğrenci kayıtları başlamıştır.

Adres bilgimize ve telefonlarımıza ulaşmak için” İletişim” ‘e tıklayınız.  Bizleri ziyaret ederek bilgi alabilir veya telefonla görüşebilirsiniz. Arzu ediyorsanız bir Pazar günü kağıt ve kalemlerinizi alarak bir ders misafirimiz olup kendinizi deneyebilirsiniz.

Bildiğiniz gibi hazırlık eğitimlerimizi Heykel sanatçısı ve Temel sanat eğitmeni  Ş.Hale ÜRKMEZGİL vermektedir.

 

02 Mart 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/03/Akademi-Hazırlık1.jpg 900 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-03-02 19:11:232013-03-02 19:11:23Akademi ve Güzel Sanatlar üniversitelerinin yetenek sınavları için ”Pazar Günü “ yeni grup kayıtları başlamıştır.
Sanat Haberleri

Müzik sevgisinin doğuştan olmadığı ve öğrenilebildiği belirlendi.

Melbourne Üniversitesi’nden Neil McLachlan, müziğin anlaşılması ve beğenilmesiyle ilgili daha önceki kuramların ses, kulak gibi fiziksel özelliklere ve doğuştan gelen armoniyi işitme becerisine dayandırıldığını belirtti.

Bilimadamı, ancak ekibiyle yaptıkları araştırmanın armoninin, beynin “sesleri duymak için eğitilmesiyle” öğrenilebileceğini gösterdiğini vurguladı.

McLachlan, bazı egzotik kültürlerin müziğinin ya da cazın kulağa kötü gelebilmesinin sebebinin, bu müzikleri kurallarına göre dinlemenin öğrenilmemesinden kaynaklandığını ifade etti.

Müzik eğitimi alan 66 gönüllünün katılımıyla yapılan araştırmada, kişilerin aşina oldukları notaların oluşturduğu sesleri uyumlu buldukları veya beğendikleri görüldü.

Araştırmacılar beynin, caz ve rock müzikteki gibi özel varyasyonları sevmek için eğitilebileceğini vurguladı.

McLachlan, bu araştırmayla bazı notaların kulağa “Güzel” veya “Kötü” gelip gelmediği yönünde yıllardır süren tartışmayı, “güzellik beyindedir” cevabını vererek sonlandırdıklarını savundu.

Araştırma, “Journal of Experimental Psychology: General” dergisinde yayımlandı.

Kaynaklar : [-] 

http://www.onedio.com

16 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/çcocuk-ve-muzik.jpg 533 550 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-16 17:29:502013-03-09 16:07:03Müzik sevgisinin doğuştan olmadığı ve öğrenilebildiği belirlendi.
Sanat Haberleri

” Anne baba olmak sanattır…” Ebeveyn koçluğu atölye çalışmamız başlıyor….

Ebeveyn olmak hem çok hoş hem de zorlayıcı bir durum. Hele de zamanımızın koşulları gereği hızlı değişen koşullarında. Bu değişim haliyle çocuklarımızla bizim çocukluklarımız arasında çok büyük değişikliklerin oluşmasına yol açmakta.

 Değişen koşullara rağmen değişmeyen tutumlarla anne babalık yapmak çatışmaları ve sorunları beraberinde getiriyor.

Biz diyoruz ki anne baba olmak ile ilgili şikayet etmekten başka yapılabilecekler de  var..

Çocuklarımızdan şikâyet etmek yerine onları anlamak ve onlarla doğru iletişime geçmek için neler yapabiliriz?

Çocuğuma ulaşmak istiyorum diyen anne babalar bir yol…

 Düşünmeyenimiz oldu mu acaba?

  • Çocuğuma ulaşamıyorum…
  • Aramızda hep bir didişme ve gerilim var…
  • Aynı dili konuşamıyoruz…Beni anlamıyor…
  • Ders çalışmıyor ve hep beni yoruyor..
  • Çok sorumsuz ve artık bıktım…
  • Sınavlara hazırlanırken onunla nasıl baş edeceğim…
  • Tam zamane çocuğu hiçbir şeye karşı saygısı  yok…

  Bu ve benzeri cümleler hayatınızda varsa ve artık “Nasıl değiştiririm, bunun bir yolu olsa ?” veya “Nasıl bakmak ve nasıl davranmak bizim için fark yaratır?” sorularına doğru çözümleri arıyorsanız, bunları bulmak ve deneyimlemek için anne baba olma sanatı eğitimi güzel bir adım olabilir…

  “ANNE BABA OLMA SANATI-EBEVEYN KOÇLUĞU” Programını sizin için tasarladık…

6 hafta sürecek programda tüm soruların yanıtını alacak ve çocuğunuzla bağlantı kurmak ve doğru iletişim stratejileri izleyerek ilişkininizi yeniden yapılandırabileceksiniz…

Program bir reçete sunmaktan öte; kişisel farkındalık ve keşfe dayalı bir özellik taşıdığından bu eğitim ile her yaş grubundaki çocuğu olan ebeveynler için ve hayatınızın her döneminde işinize yarayacaktır.

Şikâyet ettiğimiz konuların nedenlerini ve çözümlerini deneyimlemek, fark etmek ve değiştirmek için atölyemize bekliyoruz.

Neslihan EROĞLU kimdir?

(Resmi sitesi : http://www.neslihanerdogdu.com)


PCC,Sosyolog, Eğitmen, Yazar

UZMANLIK ALANLARI

Yaşam Koçluğu

Kurumsal Koçluk

Yönetici Koçluğu

Takım Koçluğu

Organizasyon Koçluğu

KARİYER ÖYKÜSÜ

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra eğitim sektörünün çeşitli kademelerinde 25 yıl çalıştı. Bu sürenin uzun bir kısmı yöneticilik yaptı, insan ilişkileri ve yönetim becerileri ile ilgili pek çok deneyim kazanan Neslihan ERDOĞDU kişisel gelişime merakı ve yeniliklere açık olmanın etkisi ile 2006 yılında koçlukla tanıştı ve TheCoachingInstitute, Comprehensive Coaching U Sertifika Programına katılarak kapsamlı koçluk eğitimi alıp koçluk yapmaya başladı.Koçluğun bir dönüşüm ve değişim yolculuğu olduğu bilinci ile eğitimlerine devam eden Neslihan ERDOĞDU Bahçeşehir Üniversitesi GCDF programını bitirdi.

Türkiye’nin ilk kariyer geliştirme danışmanlarından olan Neslihan ERDOĞDU KİPDER projeleri kapsamında çeşitli üniversitelerde eğitimler verdi. Gençlerin meslek seçim süreçlerindeki hataların meslek yaşamlarında yarattığı mutsuzluk ve olumsuzlukların önlenmesi ile ilgili olarak yürütülen bu proje ile pek çok gencin hayatına dokundu.

Mesleki yaşamını sürdürürken “bilgi paylaşıldıkça çoğalır” ilkesiyle sosyal sorumluluk projelerinde de yer alarak deneyimlerini değişik mecralarda paylaştı. Bakırköy Kent Konseyi-Kadın Meclisi, Toplumsal Eğitim ve Gelişim Derneği, Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği bunlardan bazılarıdır.300 den fazla seminer verdi. Çeşitli sempozyumlara konuşmacı olarak katıldı. Turuncu Şapkalılar olarak bilinen Türkiye’nin 45 üniversitesine yönelik en kapsamlı Kariyer Geliştirme Koçluğu projesinin akademik danışmanlığını yaptı.7 üniversitede atölye çalışmaları yaparak yüzlerce gencin hayatına dokundu.

TOKİ-Emlak Konut GYO Genel Müdürlük personeli ile yürütülen koçluk sürecinde profesyonel koçluk yapan Neslihan ERDOĞDU, halen ID Coaching  International ‘da Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve çeşitli şirketlerde A’dan Z’ye kurumsal koçluk yapmaktadır.2000 saatin üzerinde koçluk deneyimine sahip olan ERDOĞDU Professional Certified Coach olarak,ID Akademi’de mentorluk yapmakta,mezun koçlarla deneyimlerini paylaşmaktadır.

Neslihan ERDOĞDU,aynı zamanda Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.

Yayınlanmış bir kitabı ve çeşitli kanallarda yürüttüğü TV programları olan Neslihan ERDOĞDU yazılarını milliyet Blog sayfalarında sürdürmektedir.

 

EĞİTİM&SERTİFİKALAR

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi-Sosyoloji Böl.

Comprehensive CoachingU,TheC oaching Institute,2006

AB Proje Döngüsü Eğitimi-Ulusal Ajans,2006

Toplam Kalite Yönetimi Eğitimi-MEB,2006

Girişimcilik Eğitimi 1-2-İSTESOB,2007

Kariyer Geliştirme Danşmanlığı (GCDF),Bahçeşehir üniversitesi,2007

NLP Practitioner,ID Coaching International, 2009

Duygusal Zeka,CHE,2011

Executive Coaching, ID Coaching International,2011

NLP Master Practitioner, IDCoaching International,2011

Life Coaching,IDCoachingInternational,2011

Certified Coach,ID Coaching International,2011

Integral Coaching,ID Coaching International,2012

Yaratıcı Drama Eğitimi Şapka Eğitim ve Danışamanlık 2012

GERÇEKLEŞEN PROJE EĞİTİM İLE İLGİLİ EĞİTİM KURUMLARI İLE İLGİLİ  REFERANSLAR:

  • BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ  EXECUTIVEMBA-KOÇLUKEĞİTİMİ( devam ediyor)
  • ANKARA İLİ REHBER ÖĞRETMENLERİNE ÖĞRENCİ KOÇLUĞU EĞİTİMİ
  • AKSARAY İLİ  ÖĞRETMENLERİNEÖĞRENCİ KOÇLUĞU EĞİTİMİ
  • SELMAN BUCAKLI DANIŞMANLIK-EBEVEYNKOÇLUĞU ATÖLYESİ

•21 ÜNİVERSİTEDEN ÖĞRENCİLERE

Etkili İletişim Becerileri ve Takım Çalışması Eğitimi

•             İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

•             ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

•             SAKARYA ÜNİVERSİTESİ ,

•             ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ,

•             SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

•             BİLKENT ÜNİVERSİTESİ

•             GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ

•             MALTEPE ÜNİVERSİTESİ

•             KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ

KARİYER KOÇLUĞU EĞİTİMİ

•             BİLKENT ÜNİVERSİTESİ

STRES VE KENDİMİZİN STRES KOÇU OLMAK

•             EKOLOG33 AB PROJESİ–

GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ-MERSİN-

•             KAVRAM M.Y.O-TURUNCU KARİYER-

İLETİŞİM BECERİLERİ

             KAVRAM M.YO.-TURUNCU KARİYER

ZAMAN YÖNETİMİ VE TOPLANTI YÖNETİMİ

•             KAVRAM M.YO.TURUNCU KARİYER

STRES YÖNETİMİ

•             KIZILAY TIP MERKEZİ-BAKIRKÖY

STRES YÖNETİMİ

•             KAVRAM M.Y.O TURUNCU KARİYER

STRES YÖNETİMİ

TIME ETKİNLİĞİ-CEYLAN INTERCONTINENTAL HOTEL

1NİSAN KARİYER ETKİNLİKLERİ

3 FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU VELİLERİNE

AİLE İÇİ İLETİŞİM VE EBEVEYN TUTUMLARI

•             FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRENCİLERİNE

ZAMAN YÖNETİMİ

•             BASAD (Bakırköylü Sanatçılar Derneği)

SANATÇILAR VE ZAMAN YÖNETİMİ

•             EĞİTİM-SEN ÖĞRETMENLERE

•             YAŞAM BOYU İLETİŞİM (4 HAFTA)

•             ÇINAR LİONS

YAŞAMDAN ZEVK ALMAK VE KENDİ YAŞAM KOÇUMUZ OLMAK

•             YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ

ÇOCUKLARIMIZ KARNE ALIRKEN

•             Y-G 21KADIN MECLİSİ

İLETİŞİM SEMİNERİ

•             FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU VELİLERİNE

SINIRLAR

•             MARMARA ÜNİVERSİTESİ

ÖĞRENCİLERİNE KARİYER DANIŞMANLIĞI(3 OTURUM)

•             FERİKÖY ERMENİ İLKÖĞRETİM OKULU

DİKKAT VE ODAKLANMA

•             MARMARA ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT KLÜBÜ

KARİYER BASAMAKLARI –KİŞİSEL ÖZELLİKLERİMİZ

•             UĞUR DERSHNELERİ SEMİNERLERİ

BEŞİKTAŞ ŞB.VELİ SINAV STRESİ VE EBEYN TUTUMLARI

AKSARAY ŞB.VELİ- MENTÖR ANNE-BABALIĞA DOĞRU (2KEZ)

AKSARAY ÖĞRENCİ-SINAV STRESİ İLE DOST OLMA  (2 KEZ)

AKSARAY VELİ-SINAV SİSTEMİ VE EBEVEYN TUTUMLARI

BAKIRKÖY ŞB.VELİ-GELECEĞİ ÇAĞIRMAK

BAKIRKÖY ŞB.ÖĞRENCİ-SİZİN KUTUP YILDIZINIZ?

13 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/mutluluk-ve-çocuklar.jpg 511 950 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-13 10:10:162013-02-13 10:10:16” Anne baba olmak sanattır…” Ebeveyn koçluğu atölye çalışmamız başlıyor….
Sanat Haberleri

Neden Davul / Bateri dersi almalısınız ?

Çocuğunuz veya Siz : Davul Dersi Aldığınızda Neler Oluyor?

Bateri /Davul Öğrencimiz Atilla Pazarlı

Davul çalmak fizyolojik etkiler oluşturur. Sadece bir aerobik egzersiz gibi kalp hızı ve kan akışını hızlandırır. Davul çalma sürecinde sağ ve sol beyin çalışır. Bu iki beyin lobu duygular, anlayış, bütünleşme, kesinlik, inanç ve gerçeklik algısı üretir. Bu süreçte davul çalmak bir meditasyon gibidir. Yakın tarihli bir çalışmaya göre davul çalan kişilerin IQ puanlarında yükseliş  görülmektedir. Davul çalmak ayrıca pek çok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır. Yorgunluk, depresyon, hipertansiyon, kronik ağrılar hatta kanser.

Davul çalmak sadece bir şeylere vurmak değildir. Çocuğunuz davul dersi aldığında aynı zamanda el ve göz koordinasyonuna da sahip oluyor, refleksleri gelişiyor.

Müziğin temellerini küçük yaşta kazanmaya başlıyor. Büyüdükçe müzik odaklı oluyor ve buna uygun bir çevre ediniyor. Müzikle yetişen çocukların diğerlerine oranla daha aktif ve özgüven sahibi olduğu görülmüştür.

Bir yetenek kazanmak! Her anne-baba çocuğunun yaptığı güzel ve çevresi için örnek olan şeylerle gurur duyar. Davul çalmak bunlardan en havalı olanı!

Vücut gelişimi için önemlidir. Çünkü davul çalmak dik durmak, tutuş, vuruş, oturuş gibi önemli kurallarla başlar.

Kısaca Davul Çalmanın Gelişimine Katkıda Bulunduğu Konular:    Ruhsal gelişim, vücut gelişimi, zeka, duygusal durum, sosyallik

Yeteneğim yok bahanesine katılmıyoruz. Önemli olan doğru yönlendirme ve eğitim. Müzik, ritm kulağım yok, yeteneğim yok şeklinde duyumlar alırsınız. Ama gerçekte böyle bir şey yoktur. Yani müzik kulağı veya ritm kulağı olmayan insan yoktur. İstikrarlı çalışmayan kişi vardır.
Bir araştırmaya göre:

Finlandiyalı bilim adamları depresyon şikayeti olan 79 gönüllü üzerinde inceleme başlattı. 2 gruba ayrılan gönüllülerden birinci grup bir psikologlar görüşürken ikinci gruba 20 seans müzik terapisi dersi eklendi. Müzik terapisinde bateri çalmaları istendi.

Araştırmanın sonucunda müzikle ilgilenenlerin daha kolay iyileştiği görüldü. Jyväskylä Üniversitesi’nden Prof. Christian Gold, “Testler müzik terapisinin normal terapiyle birlikte yürütüldüğünde çok faydalı olduğunu gösteriyor. Bu sayede kişiler depresyondan çok daha hızlı bir şekilde kurtulabilir,” dedi.

Gold’a göre müzik kişilerin iletişimini ve tarif edemediği duyguları kolayca açığa vurmasını sağlıyor. Bazı durumlarda müzik terapisi, psikolog ile geçirilen zamandan daha etkili sonuçlar verebiliyor.

Yazar: Erhan KARACA

Nar Sanat Eğitim Kursu,  Bateri Eğitmeni

10 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/davul-bateri-çocuk.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-10 16:10:472013-02-10 16:34:24Neden Davul / Bateri dersi almalısınız ?
Page 19 of 23«‹1718192021›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön