‘Konsere Gitmek’ Ömrü Uzatıyor

Hepimiz daha uzun süre yaşamak isteriz değil mi? Hatta bunun için kimimiz sağlıklı beslenir, kimimiz spor yapar. Böylece hem yaşam kalitemiz yükselir, hemde daha sağlıklı olur ve uzun yaşarız.

Londra Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel bir araştırmaya göre yoga yapmak ve yürüyüşe çıkmaktan daha çok yaşam kalitesini arttıran bir şey daha keşfedildi: Konsere Gitmek!

Hani hep derler ya, “Müzik ruhun gıdasıdır” diye, bu araştırma bu cümleyi de doğrular nitelikte olmuş diyebiliriz. Müzik yaşam kalitenizi arttıran bir eğlencedir. Müzik konserleri ise vazgeçilmezlerimizdendir. Tabi dinlediğiniz tarza göre değişiklik gösterebilir ama genel anlamda müzik dinlemek kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Konsere gitmek ise kendimizi çok daha iyi hissetmemize neden olur.

Bilim insanları da ‘müzik ve kendinizi iyi hissetmek’ arasındaki bağı araştırmaya devam ediyor. Konuyla ilgili Londra Üniversitesi’nin yaptığı son araştırmaya göre konsere gitmenin insan üzerindeki olumlu etkisi yoga yapmaktan ya da yürüyüşe çıkmaktan çok daha fazla.

Müziğin insan beynine etkisi araştırılırken mutluluk hormonu salgılamaya neden olduğu ve yaşam süresini uzattığı daha önce yapılan bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştı. Londra Üniversitesi ise katılımcılarla gerçekleştirdikleri araştırmalar neticesinde benzer sonuçlara ulaştı. Araştırmadaki katılımcılar 20 dakika yoga yaptıklarında modları yüzde 10 artarken 20 dakika müzik dinlediklerinde modlarının yüzde 21 arttığı görüldü. Yürüyüşe çıkanlarda ise bu oran yüzde 7’de kaldı.

11 Yaşındaki Türk Balerinden Büyük Başarı

11 yaşındaki Türk yetenek Yasemin Kayabay, YAGP 2018’de finale katılmaya hak kazandı.

Henüz 11 yaşında olmasına rağmen oldukça yetenekli olan genç balerin Yasemin Kayabay, New York’ta finali yapılacak olan YAGP 2018’de finale kaldı.

2018 Uluslararası TAllinn Bale Yarışması’nda üçüncü olarak büyük bir başarıya imza atan Yasemin Kayabay, New York’ta yapılacak YAGP 2018 yarışmasında da birinci olmak için mücadele edecek.

21-26 Mart tarihleri arasında düzenlenen Tallinn Bale Yarışması’nda 11-14 yaş kategorisinde yarışan Kayabay, klasik bale kategorisi olan 1. turda Fairy Doll – Taş Bebek Perisi varyasyonunu sergileyerek 2. tura yükselmeyi başardı. 2. Turda da Ninni adlı modern varyasyon ile seyirciyi büyüleyen genç yetenek, finale ulaştı. Final turunda ise etkileyici performansıyla üçüncülük ödülüne layık görülen Yasemin Kayabay, dünyaca ünlü bale yarışması ‘YAGP 2018’de yarışma şansı yakaladı.

Kayabay’a kazandığı üçüncülük ödülü ve prestijli bir yarışmada yer alma fırsatının yanı sıra Zürih Dance Academy, Berlin State Ballet okullarından kısa süreli eğitim bursu ile Kore Ballet Foundation’dan yaz okulu bursu verildi.

Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sı Bina Duvarına Resmedildi

Mersin Toroslar Belediyesi tarafından başlatılan yeni proje kapsamında Toroslar ilçe Bulvarındaki apartmanların  duvarlarına ünlü ressamların eserleri çiziliyor.

Proje kapsamında Leonardo da Vinci’nin dünyaca ünlü eseri olan Mona Lisa da bir binanın duvarına çizildi. Ressam İlçe bulvarındaki bir apartmana Nazife Bilgin Hazar tarafından çizilen Leonardo da Vinci’nin eseri Mona Lisa, Toroslar halkında yoğun ilgi gördü.

 

Konuyla ilgili açıklama yapan ressam Nazife Bilgin Hazar, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa eserinin yanı sıra, Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Neşet Günal ve Salvador Dali’nin eserlerinin de içinde olduğu toplamda 17 farklı eseri ilçe bulvarındaki binaların duvarlarına resmettiğinin altını çizerek;

“Mona Lisa’nın çok net renkli çıktısını bir türlü bulamadım. Çok küçük olarak cep telefonundan bakmak zorunda kaldım. Güneş vurduğunda çok net seçemiyordum. Akşam eve göz kapaklarım şişmiş vaziyette gidiyordum. O şartlarda eseri tamamladım” dedi.

8 ay önce başlatılan projede Akbelen Bulvarı’ndaki 34 yıllık binaların dış yüzeylerine Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Neşet Günal ve Salvador Dali’nin eserlerini ‘reprodüksiyon’ yöntemiyle aktaran Hazar, son iki eserden sonra projeyi tamamlayacağını aktardı.

Halkı sanatla buluşturma amacı taşıdığını belirten Hazar, insanların resimlere ilgi gösterdiğini, araştırmalar yaptığını ve gördüklerinde kendilerini iyi hissettiklerini paylaştı.

Okul öncesi sanat eğitimi nasıl olmalı?

Uzmanlar sanat ile eğitim arasındaki ilişkinin akıl ile tutkunun birleşiminden kaynaklandığını dile getirirken, bu ilişkinin akılcı düşünceyi de gösterdiğini savunmaktadır.

Çağımızın yeni öğrenme yöntemlerinin ve çoklu zeka kuramının daha da etkili bir biçimde verildiği sanat eğitiminin, çocukların bedensel, zihinsel, duygusal, dilsel, bilişsel ve sosyal gelişiminin yetkinleşmesine önemli katkıda bulunduğunu hatırlatmakta fayda var.

Okul öncesi çocuklar üzerinde Harvard Üniversitesi’nden Howard Gardner ve Jessica Davis’in gerçekleştirdiği araştırmaların sonuçlarına göre, 3-4 yaş grubu çocukların düşünce, duygu ve semboller dünyasıyla akıcı ve yaratıcı bir uyuma sahip oldukları fakat yaratıcılıkta parlayan bu çocukların esnek zekalarını, eğitim sistemi içinde kaybettikleri saptandı.

Yapılan bu araştırma, okulların, çocukların doğal düşünme ve öğrenme yöntemine saygı duyulması gerektiğini ve ancak bu şekilde çocukların sanatla ilk eğilimlerinin başarılı olacağını ortaya koymuştur.

Ünlü ressam Picasso’nun “Bir çocuk gibi resim yapmayı öğrenmek bütün ömrümü aldı” sözü de aslında bu araştırmayı destekleyen en önemli sözlerden biridir.

RÖPORTAJ: Cem Cücenoğlu ve Ayçin Özgür – Çocuk Tacizleri ve Tecavüzleri

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun kurucularından olan Oyuncu Cem Cücenoğlu, Psikolog Ayçin Özgür ile Çocuk Tacizleri ve Tecavüzleri ile ilgili çok önemli bir röportaja imza attı.

Bu röportajı çocuk sahibi olan veya çocuk sahibi olacak olan herkesin mutlaka izlemesi gerekiyor. Hatta bu röportajı çocuklara eğitim veren tüm eğitimcilerin izlemesi şart.

Bu röportajın daha fazla izlenmesini sağlamak için sosyal medya sayfalarınızda paylaşmanızı önemle rica ediyoruz. Bu video ne kadar çok kişiye ulaşırsa, belki de çocuklarımızın bir kısmını tacizden, tecavüzden, istismardan ve şiddetten kurtarabiliriz.

Röportajda konuşulan konu başlıkları şöyle;

-Ülkemizde cinsel istismar vakalarındaki patlama günümüzde mi bu kadar çok yaşanıyor yoksa eskiden de vardı ancak şu anda görünürlüğü mü arttı?

-Anne ve babalar çocuklarını istismardan korumak için, çocuklarına neleri öğretmeli?

-Çocukları cinsel istismardan, taciz ve tecavüzden korumaya yönelik tavsiyelerde bulunabilir misiniz?

-Bir çocuğun cinsel istismara, tacize veya tecavüze uğradığı nasıl anlaşılır? İpucu verebilecek davranışlar ve fiziksel belirtiler var mıdır?

-Ebeveynler cinsel istismar durumunu saptayabilmek için çocuklarıyla nasıl iletişim kurmalı?

-Ebeveynler çocuklarına yönelik bir taciz veya tecavüzden şüphelenirse ne yapmalı?

-Uzmanlar çocuk tacizi ve tecavüzlerinin yabancı kişilerden daha çok, yakın çevreden geldiğine işaret ediyor. Buna nasıl engel olunabilir?

-Cinsel istismar nerede başlar, bir çocuk cinsel istismara uğradığını nasıl anlar?

-Cinsel istismara uğramış bir çocuk hayatının geri kalanında nasıl izler taşır? Ve bu durumda çocuğu geleceğe nasıl hazırlamalıyız?

-Çocukların gerçek sevgi ile istismarı ayırabilmeleri için bizim çocuklarla kurduğumuz yakınlık nasıl olmalı?

-Bir babanın kızına, ya da bir annenin oğluna tacizi hakkında neler söyleyebiliriz? Bu durumların önüne nasıl geçebiliriz?

Nar Sanat Güzel Sanatlar Fakülteleri ve Akademilerine hazırlıyor!

Nar Sanat  Derneği tarafından kurulan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren ilk dernek kursu olma özelliği taşıyan kursumuz Özel Nar sanat Eğitim Kursu’nda pek çok sanat dalını sizlerle buluşturuyoruz.

Tüm kurslarımızda olduğu gibi Akademi ve Güzel Sanatlar Liselerine hazırlık kurslarımızda tüm hızı ile devam ediyor. Eğer sizde Güzel Sanatlar Fakülteleri veya Akademilerin Resim, Heykel, İç Mimarlık, Grafik Tasarım, Geleneksel Türk Sanatları, Tekstil Ve Moda Tasarımı, Animasyon, Fotoğraf, Seramik Ve Cam Tasarımı ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okulların sınavlarına hazırlanmak istiyorsanız Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’ndaki derslerimiz tam sizin aradığınız programları size sunuyor.

Ön kayıt ve detaylı bilgi için: 0212 570 80 68

Konservatuvara Nar Sanat ile hazırlanın!

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak, talep eden öğrencilerimizi eğitmenlerimizin değerlendirmesi sonrasında, ülkemizde eğitim veren devlet / özel konservatuvarlara, müzik fakültelerine, güzel sanatlar fakültelerine, eğitim fakültelerine (müzik öğretmenliği) ve Anadolu güzel sanatlar liselerine giriş sınavlarına hazırlıyoruz.

Bizimle çalışmak isteyen öğrencinin yeteneği ve daha önce aldığı eğitim durumununa göre belirlenen ders içeriği ile adayların yetenek sınavlarından geçebilmeleri için önemli bir adım atıyoruz.

Eğer sizinde hayalleriniz arasında devlet / özel konservatuvarlara, müzik fakültelerine, güzel sanatlar fakültelerine, eğitim fakültelerine (müzik öğretmenliği) ve Anadolu güzel sanatlar liselerine girmek var ise Ön kayıt ve detaylı bilgi için 0212 570 80 68.

Sukhishivili Dans Topluluğu 12 Mayıs’ta İstanbul’da

,

3 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde 15 yıl aradan sonra dünyanın en köklü kültürlerinden birine sahip olan Gürcülere ait Gürcistan Devlet Halk Dansları Topluluğu Ensemble Rustavi ile sanat severleri bir araya getiren Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ile Kafkas Halk Dansları Organizasyonu dev bir organizasyona daha imza atmaya hazırlanıyor.

Bugüne kadar 5 kıtada 300 turne, 100 ülkede 10 bin konser ve 65 milyon seyircinin karşısına çıkan Dünyanın en iyi kafkas dans grubu olarak kabul edilen Sukhishivili Dans Topluluğu, 12 Mayıs Cumartesi Saat 20.00’da İstanbul Bostancı Gösteri Merkezi’nde sanat severlerle buluşacak.

Dünyanın önde gelen gazetelerinden New York Times’in “Kuyumcular değerli taşları birbirinden ayırt edebilir. Bu grup ise dansın en değerli taşı… Tek kelimeyle muhteşem.” yorumuyla tanımladığı Sukhishivili Dans Topluluğu, Kafkasya’nın ruhunu yansıtmaya, asaletin dansını sizlerle buluşturmaya hazırlanıyor.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ile Kafkas Halk Dansları Organizasyonu tarafından organize edilen bu eşsiz dans gösterisini kaçırmamanızı tavsiye ediyoruz.

Biletler ve Detaylı Bilgi İçin 0553 465 50 36 (DENİZ İME)

  

Sosyal medya eğitimleri Nar Sanat’ta

Her geçen gün hayatımızı daha fazla saran sosyal medya hakkındaki bilgi birikiminizi arttırmak mı istiyorsunuz? Nar Sanat’ta tam size göre bir program başlıyor.

Sosyal medyayı daha etkili kullanmak isteyen şirket ve marka yöneticileri, strateji geliştiricileri, pazarlama sorumluları, kurumsal iletişim sorumluları, medya planlama departmanları, ajans yöneticileri, internet girişimcileri, yazılımcı, tasarımcı ve web masterlar ile e-ticaret sektöründe çalışanların aradığı tüm bilgilere ulaşabileceği Sosyal Medya eğitimimiz 8 hafta devam edecek.

Sosyal Medya uzmanı Habeş Anık tarafından verilecek eğitimde, sosyal medya ağları, sosyal medyada marka duruşu geliştirme, topluluk yaratma, kriz yönetimi, viral reklamlar, pr, takip ve raporlama, online reklam, Facebook, Twitter, Instagram, Linkedin ve diğer sosyal medya ağları ele alınacak.

Eğer sizde bu özel programdan yararlanmak istiyorsanız bizi mutlaka arayın. Ön kayıt ve detaylı bilgi için: 0212 570 80 68

Erken çocukluk döneminde müziğin önemi saymakla bitmiyor

Millattan önce 384-322 yılları arasında yaşayan ünlü düşünür Aristo, eğitimde müziğin önemine dikkat çekmiş “Müziği daha çok kişilik üzerinde etki yapabilen ve böylelikle, doğru bir eleştirici değerlendirme alışkanlığına sahip ve yetenekli insanlar yetiştirmemiz için bir uyarıcı olarak görmemiz gerekir. Duyguları içtenlikle ifade etme konusunda hiçbir şey ritim ve şarkı söyleme kadar kuvvetli değildir. Madem ki bu kadar güçlü bir kuvvettir, o halde müzik mutlaka çocukların eğitiminde kullanılmalıdır.” Yorumuna imza atmıştır.

Aristo bu yorumuyla çocukların duygularını açığa vurabilmesi, yeteneklerini geliştirebilmesi, kendini ifade edebilmesi, olaylar karşısında akıl yürütebilmesinde müziğin çok büyük bir rolü olduğunu işaret etmiştir.

İşte bu nedenle çok erken yaşlarda çocuğun eğitiminde müziğin bulunmasının şart olduğunu söylersek hata yapmış olmayız.

Uzmanlar erken çocukluk döneminde müzik eğitimin amacının, çocuğun müzik kültürü ile tanışmasını sağlamak olduğunu kaydederken, müzik gelişimine olumlu yönde yapılacak en önemli katkıyı, çocuğun gideceği okul öncesi eğitim kurumunun sağlayacağını belirtiyor.

Elbette ki okul öncesi eğitim kurumlarının yanı sıra özel olarak aldırılacak derslerinde büyük önem taşıdığını hatırlatmakta fayda var. İşte bizde Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak, erken çocukluk döneminde müzik eğitimi veren ve çocukların bu eğitimi almasının gelecekleri açısından büyük önem taşıdığını düşünen bir kurumuz.

Bu nedenle 4,5 yaştan itibaren deneyimli eğitmenlerimiz ücretsiz bir şekilde yetenek testi uyguluyor. Sizde bizi arayıp randevu alarak ücretsiz yetenek testimizden yararlanabilirsiniz.

Detaylı bilgi ve randevu için: 0212 570 80 68

Çanakkale İçin Çal – Çanakkale Türküsü

Bugün 18 Mart… Çanakkale Zaferinin 103’üncü yıl dönümü…

Özel Nar Sanat Eğitim Kursumuzun Eğitim Koordinatörü ve Şan Eğitmeni Erkan Başa’nın da yer aldığı “Çanakkale için çal – Çanakkale Türküsü” projesini yeniden sizlerle paylaşmak istedik.

Kuzey Kumsal öncülüğünden oluşturulan projede bir çok müzisyen yer aldı. Eğitim Koordinatörümüz ve Şan Eğitmenimiz Erkan Başa da bu projede hem vokal olarak yer aldı hem de projenin vokal koçluğunu üstlendi.

“Çanakkale İçin Çal – Çanakkale Türküsü” projesinde türkünün ilk bölümü savaş zamanına hitaben geleneksel tarzda planlanmış, ikinci bölümünde ise savaşı kazanmanın ruhu ve coşkusu ile farklı dünya stilleri de yansıtılarak uluslararası bir değer kazanması sağlanmış.

İşte “Çanakkale İçin Çal – Çanakkale Türküsü” projesi:

Çocuklarda ses ve müzik algısı gelişimi nasıl başlar?

İyi müzik dinleyerek yetişen çocukların doğru bir kişilik geliştireceğini, niteliksiz müzik ile büyütülen çocukların ise dengesiz bir kişiliğe sahip olacağını savunan Aristoteles’e göre, jimnastik bedenin eğitimi ise müzikte ruhun eğitimidir.

Uzmanlara göre sanat dalları arasında müzik eğitimi, erken yaşta başlayan ve eğitim süreci en uzun süren eğitimdir.

Japon eğitmen Schinici Suzuki tarafından bulunan yöntemde iki yaşında minyatür çalgılarla kemana başlayan çocuklarda, notaya bağlı olmaksızın hızlı eğitim ile çok çabuk ilerleme gösterdikleri saptanmıştır.

Suzuki’ye göre her çocuk bir çalgı çalmayı başarabilecek kapasiteye sahiptir.

Önemli olanın yöntem yaklaşımı olduğunun altını çizen Suzuki, öncelikle çocuğun boyuna posuna göre seçilen çalgıların, çocuğun büyümesiyle birlikte daha büyük ölçülere varabileceğini ifade ediyor.