İstanbul daha bir sürrealist

Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist oydu’’ dediği Katalan ressam Joan Miró’nun Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseri, 19 Ocak’a kadar Tophane-i Amire’de…
sürrealist1924 yılında Sürrealist Manifesto’yu yayınlayan Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist oydu’’ dediği Joan Miró yaşasaydı ve onunla röportaj yapsaydım, büyük ihtimalle “Beni kabul edecek hiçbir kulübe üye olmak istemem’’ derdi. Bence onu, hiçbir akıma dahil olmayan biri olarak tanımlamak gerek. Kullandığı canlı renkler ve karmaşık imgeler görenlerde “Ben de yaparım’’ hissi uyandırabilir, ama aslında her eserinin diğeriyle arasında geometrik bir ilişki var. 90 yıllık ömründe üç savaş görmüş Miró’nun modern sanata katkısı büyü. 20. yüzyılın en büyük ressamlarından o… Resimleri aynı anda o kadar çok çağrışım yaratıyor ki beyniniz kısa devre yapacakmış gibi hissediyorsunuz. Sergi koordinatörü Dündar Hızal bize daha fazlasını anlatıyor…

Miró’nun eserleri size ne hissettiriyor?

Miró’nun tetiklediği “Bunu ben de yaparım’’ duygusu, insanları resme teşvik etmede çok önemli bir şey. Bir çocuk geldiğinde kendini gerçek bir sanatçı gibi hissediyor çünkü gördüğü resimler onun yaptıklarına benziyor. “Resim, ilk mağara resmi yapan insanlardan sonra bir şekilde yozlaştı. Ta ki bana kadar. Ben resmi o yozlaşmadan kurtardım’’ diyor Miró. Resmi saf şiir gibi görüyor. Tristan Tzara gibi o dönemin dadaist şairleri ile olan yakın arkadaşlıkları da o şiirlerden ilham almasını sağlıyor. Dadaistler için kelimeler düşünceden önce gelir. Miró için de öyle. Başlarken bir düşünce ile başlamıyor. Renk ve biçim oluştuktan sonra düşünce ortaya çıkıyor. Resim, bittikten sonra kadın veya kuş resmine dönüşüyor.

Miró’nun Andre Breton’la arkadaşlığı nereden geliyor?

Joan MiróBreton ‘’Sürrealist Manifesto’’yu yazdığında ilk katılanlardan biri de Miró. Salvador Dali ve Picasso da aynı ekipte. Ama Miró hiçbir zaman kendisini sürrealist olarak ilan etmiyor. Zaten eserlerinde birçok akımdan izler bulmak mümkün. Dadaizmden etkilenmekle beraber renkler kübistlerin renkleri, biçimler fovistlerin biçimleri. O nedenle mutlak bir yere oturtulamıyor.

Hayatının neredeyse tamamı savaş dönemlerine denk gelmiş. Ama eserleri rengârenk…

Hayatının en güzel yıllarında 1. Dünya Savaşı’nı yaşamış. Sonra ülkesi İspanya’da iç savaş patlak vermiş ve bundan da çok etkilenmiş. Paris’e taşındığındaysa Naziler gelmiş Paris’i işgal etmiş. Bunun gibi büyük travmalar yaşamış insanların iki şey yapması beklenir; ya içine kapanması ya da bunu tamamen reddetmesi. Bu süreci yaşamış kimi ressamlar çok karanlıktır, kimileriyse Dali gibi kendini tamamıyla bu durumun dışında tutarak hayal gücüne yönelir. Miró’da da ters etki yaratmış.

Burada çocuk atölyesi açma fikri nereden geldi?

Bizden geldi. Sergi ziyaretçilerinin yüzde 50’sini çocuklar oluşturuyor. Bunun Miró’ya özel bir tarafı da oldu. Şu an 10.000 çocuk ön rezervasyon yaptırmış durumda. Bu çocuklar buraya gelecek ve bu eserleri gördükten sonra içlerindeki potansiyel de açığa çıkacak. Biz de onlar bunu deneyimledikten sonra sıcağı sıcağına çıktıya dönüştürecek bir alan yaratmak istedik.

JOAN-MİRO-41-1024x638Sırada kimin sergisi var?

Seneye bu zamanlar Matisse’i getirmeyi planlıyoruz. Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist oydu’’ dediği Katalan ressam Joan Miró’nun Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseri, 19 Ocak’a kadar Tophane-i Amire’de…

Kaynak : [] Özge Mine Sarıçam

Gelecek vadeden bir genç müzisyene verilen ‘Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün başvuru süresi 1 Aralıkta doluyor

Gelecek vadeden bir genç müzisyene verilen ‘Aydın Gün Teşvik Ödülü’nün başvuru süresi 1 Aralık itibariyle sona eriyor.

aydın gun

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın kurucuları arasında yer alan ve Türkiye’de operanın gelişmesine büyük katkıda bulunan Aydın Gün anısına, vakfın 40. yıldönümünden itibaren verilmeye başlanan “Aydın Gün Teşvik Ödülü” ile vakıf, genç yeteneklere destek olmaya devam ediyor. Her yıl klasik müzik alanında, gelecek vadeden bir genç müzisyene verilen “Aydın Gün Teşvik Ödülü”nün 1 Kasım tarihinde başlayan başvuru süresi 1 Aralık itibariyle sona eriyor.

Klasik müzik alanında verilen “Aydın Gün Teşvik Ödülü”yle, seçici kurul tarafından belirlenen, çalgı, şan, bestecilik veya şeflik dallarında aktif 30 yaşın altındaki bir sanatçıya, bir defaya mahsus olmak üzere 15 bin TL tutarında destek sağlanıyor.

İKSV Genel Müdürü Görgün Taner başkanlığında, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü şef Rengim Gökmen, Devlet Opera ve Balesi Başrejisörü Yekta Kara, keman sanatçısı Cihat Aşkın, Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli ile İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’tan oluşan seçici kurulun kararı Aralık ayı sonunda açıklanacak.

“Aydın Gün Teşvik Ödülü”nün ilki, geçen sene, 1992 yılında Adana’da doğan genç kemancı Hande Küden ’e sunulmuştu. Çeşitli yarışmalarda ödül alan, yurtiçi ve yurtdışında solist ve oda müziği sanatçısı olarak konserler veren Küden, halen Hanns Eisler Berlin Müzik Akademisi’nde yüksek lisans yapıyor.

Aydın Gün kimdir?

1917 yılında Adana’da doğan Aydın Gün, Türkiye’de operanın gelişmesine büyük katkıda bulundu; İstanbul ve Ankara Operaları’nın kurucuları arasında yer aldı ve her iki kurumda da genel müdürlük görevi üstlendi. Gün, “Avrupa Konseyi Kültür Ödülü”nün yanı sıra 1988 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanıyla onurlandırıldı. İKSV’nin kurucuları arasında yer alan Gün, 1974-1993 yılları arasında İKSV’nin genel müdürlüğünü üstlenerek vakfın yaptığı birçok etkinliğin öncüsü oldu. Yirmi yıl süreyle Uluslararası İstanbul Festivali’nin sanat yönetmenliğini yaptı. İstanbul Bienali’nin ilk yılları sayılan Çağdaş Sanat Sergileri’ni başlatan Gün, Uluslararası Leyla Gencer Şan Yarışması’nın da kurucuları arasında yer aldı. 1990’ların sonunda ailesiyle birlikte Berlin’e yerleşerek sanat alanındaki çalışmalarına orada devam eden Gün, 2007 Kasım ayında, 90 yaşındayken yaşamını yitirmişti.

Kaynak : http://www.Kisahaber.net

Otizmli Cem’in Müzik Serüveni Mahkemeye Bağlı

Sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Gündoğdu’nun ailesi okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçe kabul edilirse farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

cem gündogdu

Bianet’in gündeme getirdiği sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Görkem Gündoğdu’nun ailesi ayrımcılık yapılarak eğitim hakkının engellendiği gerekçesiyle okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bu dilekçe kabul edilirse Türkiye’de farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

Üç yaşında otizm teşhisi konan 15 yaşındaki Cem, beş yıldır tutkuylapiyano çalıyor. İlkokuldan beri kaynaştırma eğitimle diğer çocuklarla birlikte devlet okulunda okuyan Cem, müzik eğitimine sanat lisesinde devam etmek istedi.

Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. Ancak normal gelişim gösteren akranlarıyla girdiği yarışı kazanamadı.

Özel sınava tabi tutulmalıydı

Aslında Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde yer alan maddeye göre, kaynaştırma raporlu öğrencilerin başarı değerlendirmelerinin akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılması gerekiyor.

Baba Cezmi Gündoğdu’nun oğlunun rehber eşliğinde dahi sınava girme talebine izin verilmedi. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mersin Valiliği’ne yaptığı başvurular da bir sonuç vermedi. Otizm Platformu’nun okul yönetimini arayıp yönetmeliğe uyulması gerektiği yönündeki ikna çabalarına da “bize işimizi öğretmeyin” karşılığı verildi.

Cem şu anda mecburen bir meslek lisesinde bilgisayar okuyor ancak piyano çalmaya devam ediyor. Gündoğdu ailesi, hiçbir yol sonuç vermeyince Otizm Platformu’nun desteğiyle hukuki süreci başlattı.

Bugün İstanbul’da savcılığa verdiği dilekçede, çocuklarının bu yönetmelikte yer alan şartlar sağlanmadan sınava tabi tutulduğunu bu yüzden de “eğitim hakkının ayrımcılık yapılarak engellendiğini” belirtildi.

Baba Gündoğdu, hukuki süreci hem kendi çocuğu hem de diğer otizmli çocukların eğitim hakkının sağlanması adına emsal teşkil etmesi için başlattığını söyledi.

otizmDaha önce reddedilen dilekçe AİHM’de

Cem’in davasını üstlenen Otizm Platformu gönüllü avukatı Sedef Erken’in oğlu Ozan Barış’ın ilkokulda eğitim hakkının engellenmesiyle ilgili verdiği dilekçe savcılıkça reddedilmişti. Dava şu anda AİHM’de.

Erken, “Dilekçemizi bile okumadılar. Çünkü reddettiklerine dair gönderdikleri yazıda hiçbir gerekçe yazmıyordu. Kimseyi muhatap bulamadık. Sadece bir kez karakolda ifademiz alındı. Beni en çok üzen de bu. Cem’in dilekçesi kabul edilirse AİHM’de değil Türkiye’de muhatap alınmış olacağız” dedi.

MEB’e de tazminat davası açılacak

Geçen nisan ayında Otizm Platformu katkılarıyla hazırlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıkladığı “Otizm Eylem Planı’nda “MEB otizmli çocukların meslek, güze sanatlar ve spor liseslerinden kaynaştırma eğitimi almalarını yetenek sınavları raporları dikkate alınarak yapılmasını sağlamalı” ifadeleri yer alıyor.

Erken, Cem’in davası için MEB’e tazminat davası açacaklarını da belirtti. (NV)

Kaynak : [-]

“Akbank Sanat Caz Günleri” 4-26 Aralık 2013 arasında

Akbank Sanat, 4-26 Aralık 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Akbank Sanat Caz Günleri ile dünyaca ünlü ustaları ve genç yetenekleri ağırlıyor.

23-Akbank-Caz-Festivali-2013

ERMAN DİRİKCAN

Erman Dirikcan

Yeni nesil Türk cazının en önemli temsilcilerinden biri olan genç müzisyen Erman Dirikcan, bas gitarda Boris Oud, davulda Friso van Wijck’dan oluşan Erman Dirikcan Trio’nun 04 Aralık 2013, Çarşamba günü gerçekleştirecekleri konserle başlayacak olan Akbank Sanat Caz Günleri, 10 Aralık 2013, Salı günü geleneksel İskandinav halk müziğini günümüz caz standartları içinde ustalıkla kullanan, gospel ve Karayip ritmleri ile cool cazı ve hatta funk’ı başarıyla harmanlayan Tord Gustavsen ile devam edecek.

Etkinlik kapsamında geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen JamZZ Genç Yetenekler Yarışması 2012’de “en iyi performans” ödülü sahibi Olgun Açar, 13 Aralık 2013, Cuma günü; Danimarka’nın caz divası Cæcilie Norby ve Kuzey cazının en önemli isimlerinden İsveçli Lars Danielsson, 18 Aralık 2013 Çarşamba günü ve yeni nesil caz müziğinin genç ve yetenekli ismi Uraz Kıvaner, 26 Aralık 203, Perşembe günü Akbank Sanat sahnesinde olacak.

CAZIN GENÇ YILDIZI “ERMAN DİRİKCAN” AKBANK SANAT‘TA

Son yılların en heyecan verici caz gitaristlerinden biri olarak kabul edilen ve yurtdışında yaptığı çalışmalarla yeni nesil Türk cazının en önemli temsilcilerinden biri olan genç müzisyen Erman Dirikcan, bas gitarda Boris Oud, davulda Friso van Wijck’dan oluşan Erman Dirikcan Trio ile 04 Aralık 2013, Çarşamba günü Akbank Sanat’ta unutulmaz bir müzik ziyafeti sunacak. Konserde, “Forces At Work” isimli yeni albümden parçalar, ayrıca sevilen caz standardlarından örnekler sunacak olan Erman Dirikcan Trio, 05 Aralık 2013, Perşembe günü düzenlenecek atölye çalışmasında ise birikimlerini müzikseverlerle paylaşacak ve merak ettikleri soruları yanıtlayacak.

Etkinlik: Konser– ERMAN DİRİKCAN TRİO
Erman Dirikcan, gitar, perdesiz gitar
Boris Oud, bas gitar
Friso van Wijck, davul

Tarih: 04 Aralık 2013, Çarşamba
Saat: 20:00
Yer: Akbank Sanat

Etkinlik: Masterclass– ERMAN DİRİKCAN TRİO
Tarih: 05 Aralık 2013, Perşembe
Saat: 15:00
Etkinlik ücretsizdir

TORD GUSTAVSEN

Tord GUTAVSEN

Olgun Açar

oLGUN açar

KUZEYDEN LİRİK BİR CAZ ŞAİRİ “TORD GUSTAVSEN”

Geleneksel İskandinav halk müziğini günümüz caz standartları içinde ustalıkla kullanan, gospel ve Karayip ritmleri ile cool cazı ve hatta funk’ı başarıyla harmanlayan Tord Gustavsen, 10 Aralık 2013, Salı günü Akbank Sanat’ta izleyenleri büyüleyecek.

Piyanoda Tord Gustavsen, saksofonda Tore Brunborg, kontrbasda Mats Eilertsen ve davulda Jarle Vespestad’dan oluşan Tord Gustavsen Quartet, 2012 yılında yayınlanan ve “2012’nin En İyi Norveç Caz Albümü” seçilen ve tüm dünyada büyük ilgi ile karşılanan The Well’in dünya turnesi kapsamında müzikseverlerle buluşacak.

Etkinlik: Konser– TORD GUSTAVSEN QUARTET
Tord Gustavsen, piyano
Tore Brunborg, saksofon
Mats Eilertsen, kontrbas
Jarle Vespestad, davul

Tarih: 10 Aralık 2013, Salı
Saat: 20:00
Yer: Akbank Sanat

“TIDES” AKBANK SANAT CAZ GÜNLERİ’NDE

Akbank Sanat Caz Günleri kapsamında sahne alan sanatçılardan biri de geçtiğimiz yıl JamZZ Genç Yetenekler Yarışması 2012’de “en iyi performans ödülü”nü kazanan Olgun Açar.

Davulda Olgun Açar, tenor saksafonda 2010 çıkışlı albümü “Barcelona” ile beğeni kazanan Tamer Temel, basta Türkiye’nin en önemli bas gitaristlerinden Volkan Topakoğlu ve piyanoda İstanbul’da yaşayan Fransız piyanist Jef Giansly’den oluşan TIDES, 13 Aralık 2013, Cuma günü izleyicilere keyifli bir müzik ziyafeti sunacak.

Etkinlik: Konser – TIDES
Olgun Açar, davul
Tamer Temel, tenor saksafon
Volkan Topakoğlu, bas
Jef Giansly, piyano

Tarih: 13 Aralık 2013, Cuma
Saat: 20:00
Yer: Akbank Sanat

İSKANDİNAV CAZININ USTA İSİMLERİ AKBANK SANAT CAZ GÜNLERİ’NDE

Geçtiğimiz yıl 22. Akbank Caz Festivali’nde “The Act Jubilee Night” konseri kapsamında müzik tutkunları ile buluşan ve büyük beğeni kazanan, Danimarka’nın caz divası Cæcilie Norby ve Kuzey cazının en önemli isimlerinden İsveçli Lars Danielsson, 18 Aralık 2013, Çarşamba günü Akbank Sanat sahnesinde müzikseverlerin karşısında olacak.

İpeksi ses rengi ve kusursuz yorumuyla dinleyicileri büyüleyen Cæcilie Norby ve enstrümanı kontrbasın sınırlarını yeniden çizen Lars Danielsson, Akbank Sanat için hazırladıkları özel bir konser programı ile cazseverlere unutulmaz bir performans sunacak. Cæcilie Norby ve Lars Danielsson aynı gün konser öncesi düzenlenecek atölye çalışmasında ise birikimlerini müzikseverlerle paylaşacak ve merak ettikleri soruları yanıtlayacak.

Etkinlik: Konser – CAEICILE NORBY & LARS DANIELSSON
Caecilie Norby, vokal
Lars Danielsson, kontrbas, çello
Tarih: 18 Aralık 2013, Çarşamba
Saat: 20:00
Yer: Akbank Sanat

Etkinlik: Masterclass– CAEICILE NORBY & LARS DANIELSSON
Tarih: 18 Aralık 2013, Çarşamba
Saat: 15:00
Etkinlik ücretsizdir

UrazKivaner

Uraz Kivaner

Akbak Sanat Caz Günleri, piyano çalış tekniğiyle Bill Evans, Oscar Peterson ve Ahmad Jamal’ı, vokaliyle ise Chet Baker’ı andıran yeni nesil caz müziğinin genç ve yetenekli ismi Uraz Kıvaner ile son buluyor. Soprano ve tenor saksofonda Engin Recepoğulları, piyanoda Uraz Kıvaner, kontrbasta Ozan Musluoğlu ve davulda Ferit Odman’dan oluşan Uraz Kıvaner Quartet, 26 Aralık 2013, Perşembe günü gerçekleştirecekleri konserlerinde Uraz Kıvaner’in Mart 2012’de yayınladığı ilk albümü “Pieces”dan parçaları ve sevilen caz standartlarını kendilerine has yorumlarıyla seslendirecek.

Etkinlik: Konser– URAZ KIVANER QUARTET
Engin Recepoğulları, Soprano & tenor saksofon
Uraz Kıvaner, piyano
Ozan Musluoğlu, kontrbas
Ferit Odman, davul
Tarih: 26 Aralık 2013, Perşembe
Saat: 20:00
Yer: Akbank Sanat

Talepler üzerine Pazar günleri yeni hobi/Akademiye hazırlık resim grubumuz açılıyor

Stresten uzaklaşıp kendinizi gerçekleştirmek için yanınızdayız. Şehrin stresi sizi yenmesin çünkü Nar sanat yanınızda.

resim hobi grubu

Stres hepimizin bildiği gibi, sağlığımızı ve yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkileyen zamanımızın en büyük düşmanlarımızdan biri, özellikle ruh, kalp ve damar sağlığımız üzerine sayısız olumsuz etkisi var. Stres, yaşadığımız ortama, yaptığımız işe, hayat tarzımıza, hayata bakış açımıza ve kişilik yapımıza göre hepimizi farklı farklı değişen oranlarda etkiler. O halde sağlıklı yaşamamız da, bu amansız düşman ile ne ölçüde mücadele edebildiğimize bağlıdır. (*)

Stres ile mücadelede pek çok yöntem uygulanabileceği gibi modern yaşamın ve kendini gerçekleştirmenin yöntemlerinden biride hobi edinmektir.

14akademiye hazırlık ve hobi resimGenel anlamda

1-Nefes Egzersizleri

2-Sağlıklı Beslenme

3-Zaman Yönetimi

4- Bir Hobi Edinme

5-Sosyalleşme gibi bir takım programlar sunulmaktadır.

Görüldüğü gibi bilim insanlarının da önerilerinden enaz ikisini hobilerinizle gerçekleştirmeniz mümkün.

Kaldı ki modern çağın yaşamı gereği iş stresinden kurtulma veya iş koşturmamasının rutininden çıkma ya da emekli olduktan sonra iş yoksunluğu diye adlandırabileceğimiz çalışmama halinin sağlık üzerindeki olumsuzluklarından kurtulmanın yolu kendini gerçekleştirmekten geçiyor.

Bu anlamda Nar Sanat olarak sizleri sadece çocuklarımızın sanat eğitimi değil kendinizin de bir hobi edilebilmesi için aramıza bekliyoruz.

Müzik dallarından herhangi biri veya Koro çalışmalarının yanı sıra hafta içersinde gündüz ve gece olmak üzere resim hobi/ Akademiye Hazırlık gruplarımızın mevcut olduğunu 12akademiye hazırlık ve hobi resimbiliyorsunuz. Hafta sonu  cumartesi günü olan grubumuz dolması ve Pazar günü talebin oluşması ile artık Pazar günleri de hobi ve akademiye hazırlık grubumuz başlıyor. Enfazla 8 kişilik gruplar halinde ve bir birinden bağımsız olarak temel sanat eğitimi ardından herhangi bir tarzda resim çalışmanız mümkün.

Hocamızı tanıyorsunuz Ülkemizin yetiştirdiği nadir kadın Heykel sanatçılarından olan Ş.Hale ÜRKMEZGİL’in (Sanatçının öz geçmişi için adına tıklayınız) atölyesinde resim dersi almak daha bir eğlenceli daha bir eğitici.

Sadece resim eğitmenliği yapmayan fiili olarak sanatını da devam ettirten Hocamız sizlerle olmaktan mutluluk duyacaktır. Buyurun Pazar günü saat : 12:00-16:00 saatlerini arasında gelip konuk olup sonra karar verebilirsiniz.

 (*) Kaynakça: Prof.Dr.Ahmet ALPMAN 

 

Öğrencilerimizden bazı resim çalışmaları

Araf ne taraf oyunu ikinci kez sahnelendi

Nar Sanat Tiyatrosu tarafından sahneye konulan ARAF NE TARAF adlı tiyatro oyunu ikinci kez sahnedeydi. Yoğun katılım ile gerçekleşen tiyatro oyunumuz izleyiciden tam not aldı. 26 Kasım 2013, salı günü saat: 20:30’da sahne alan tiyatro oyununa ünlü oyuncuların katılımı yüksek oldu. Katılımcılar arasında Romalı Perihan, Atilla Akarsu, Muhlis ASAN, Uhde Seçil, Yalçın Özden ve ekibi yer aldı.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARIHalis BAYRAKTAROĞLUNalan BAŞARAN,Ebru SARITAŞOğuz ÖZTAŞ rol aldı.

Özel Tiyatrolara Yardım Kriteri Ahlaka Uygunluk!

Bakanlık, yardım yaptığı özel tiyatrolara, ‘genel ahlâk kurallarına uygun’ oyun sahnelemeleri için protokol imzalama zorunluluğu getirdi

tiyatro dersleriiiiiiiiiBakanlık, yardım yaptığı tiyatrolara ‘ahlaklı oyun’ kriteri koydu. Yardım yapılan özel tiyatrolara ‘genel ahlak kurallarına uygun oyun’ sahnelemeliri için protokol imzalama zorunluluğu getirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gezi eylemlerini destekleyen özel tiyatrolara yardımı kesmesinin ardından yardım konusunda ikinci bir skandala daha imza attı. Bakanlık, yardım yapmaya uygun bulduğu tiyatrolara “ahlaklı oyun” kriteri getirdi.

Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu ‘nun haberine göre bakanlık, yardım yaptığı özel tiyatrolara, “genel ahlâk kurallarına uygun” oyun sahnelemeleri için protokol imzalama zorunluluğu getirdi. “Genel ahlaka uygun oyun” sergilemeyen tiyatronun yardımı 15 gün içinde yasal faiziyle birlikte geri alınacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, her yıl verilen özel tiyatrolara destek yardımları konusunda bu yıl farklı bir tutum takınarak “Gezi eylemlerine katılan ve destek veren” aralarında Genco Erkal , Ferhan Şensoy , Haluk Bilginer , Levent Kırca ’nın tiyatroları ile AST ile Destar Tiyatro’nun da bulunduğu 20’ye yakın tiyatroya destek yardımı yapmamıştı. Bakanlık Değerlendirme Komisyonu, 4 milyon 312 bin TL ödeneği, bu yıl, 221 özel tiyatronun projesine dağıtmaya karar vermişti.

Söz konusu yardımlara ilişkin bakanlık, desteklemeye değer görülen tiyatrolara “Özel Tiyatroları Destekleme Yardımları Protokolü” gönderdi. Tiyatroların bakanlıktan yardım alabilmek için imzalamakla yükümlü oldukları söz konusu protokolün 14. maddesi ile dikkat çekici bir yükümlülük getirildi.

14 maddeye göre, tiyatrolar alacakları yardım karşılığında “genel ahlak kurallarına uygun” oyun sahnelemek zorunda olacaklar. Protokole göre, yardım alan tiyatrolar “genel ahlâk kurallarına uygun” oyun sahnelemezse, bakanlıkça verilen yardım 15 gün içinde yasal faiziyle birlikte geri alınacak.

14- Madde’ye ilk tepki Tiyatro Kumpanyası’ndan:

 ‘Desteği reddediyoruz!’

Protokolün 14. maddesine ilk tepki ibu yıl sunduğu proje destek almaya değer görülen Tiyatro Kumpanyası’ndan geldi. Tiyatro Kumpanyası’nın Genel Sanat Yönetmeni Kemal Kocatürk, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, 14. madde ve “Gezi” tartışmaları nedeniyle kendilerine yapılan yardımı bakanlığa iade edeceklerini söyledi.

Geçen yıl Ahmed Arif ’in “Hasretinden Prangalar Eskittim” adlı eserinden uyarlanmış aynı isimli oyunla bakanlıktan ödenek aldıklarını ve bu yıl da “Küçürekkız” adlı oyunla bakanlığa başvurduklarını dile getiren Kocatürk, “Hiç umudumuz yokken, geçen yıla oranla ‘indirimli’ bir ödeneğe değer görüldük. ‘İndirimli’ dememden kasıt şudur: Bakanlığın sloganı hani ‘Devletin özel tiyatrolara artarak süren desteği…’ ya, o bakımdan. Biz ‘indirime’ tabi tutulmuşuz” dedi.

Protokole göre, bakanlıktan ödenek alan tiyatroların yıl içinde 27 temsil yapmak zorunda olduklarını ve bu temsillerde “14. maddeye uymak zorunluluğu” doğduğunun altını çizen Kocatürk, şöyle konuştu:

“Böylesine muğlak bir maddenin içeriği hiçbir hukuk diline de sığmaz herhalde. Bu maddeden iyi niyet beklentim olmadığı için de bu desteği bir köstek olarak gördüğümüzden kullanmayı düşünmemekteyiz. Çünkü maddenin içeriğinden anlaşılacağı üzere, ‘armudun çekirdeği, üzümün çöpü’ denilerek, verilen yardımın yeniden sizden faiziyle birlikte geri istenmesi işten bile değil.

Üstelik de oyununuz hakkında tespit tutanağı yazacak kişi ya da kuruluşlar bile belli değil. Yoldan geçen herhangi birinin hakkınızda bakanlığa yapacağı ufacık bir şikâyetin bile dayanak gösterilmeyeceği ne malum?

Böylesi bir protokole imza atmayı kendimizde ne yazık ki uygar, demokratik ve hukuk devletinin bir bireyi olarak hak görmüyoruz. Hak görenleri de kınıyoruz. Devletin tüm halkın vergileriyle dağıttığı bu ödeneği bir hulufe, bir sadaka gibi görmesini ve bunda da ayrıştırıcı rol oynamasını içimize sindiremeyerek, bu desteği reddediyoruz.”

‘Aile değerleri’ni gözeteceğiz!

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik , TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında, “Gezi’ci tiyatrolara destek yok” haberini anımsatarak “Bir tiyatroya verilen destekte hangi kriterleri gözetiyorsunuz?” sorusunu soran CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük’e, “Tabii ki aile değerlerini gözeteceğiz; tabii ki toplumun genel kabul gösterdiği değerleri gözeteceğiz. Dünyadaki hiçbir kültür bakanlığının da temel statejisi içinde buna aykırı unsurlar bulamazsınız” yanıtını vermişti.

Araf Ne Taraf bu akşam Akatlar Kültür Merkezinde sahne alıyor

İki arkadaşın tabi tutuldukları Cennet ve Cehennem sınavında Zebani ile giriştikleri mücadeleyi konu alan oyun “Araf Ne Taraf?”, tiyatroseverlerle buluşuyor.

Araf Afiş kasım ayı (2)Birbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, “Araf Ne Taraf?” adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor. Mahmut  ve Bilal’in  Zebani  ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule  de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu  boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır. CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Oyuncular :

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARIHalis BAYRAKTAROĞLUNalan BAŞARANEbru SARITAŞOğuz ÖZTAŞ’ın araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

Kaynak :

Nar Sanat Eğitim Kursu Yarın (25 Kasım 2013) saat11:00’e kadar kapalı

DUYURU

M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ve Derneğimiz yarım gün kapalı.

nar-sanat-hayatin-icinden

Öğretmenler günü kutlamaları dolaysıyla 25 Kasım 2013 pazartesi günü kursumuz saat 11:00 ‘a kadar kapalı olacaktır. Saat 11:00’dan sonra kursumuz tekrar açılacaktır.

Öğlenden sonra olan dersler ve koro çalışmaları aynı gün ve saat içersinde yapılacak olup eğitim rutin olarak devam edecektir.

Tüm Öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin ve kuruluşumuzdan bu yana kurumumuza emeği geçen tüm öğretmenlerimizin gününü kutları en içten dileklerimizle teşekkür ederiz. 

öğretmenler günü

 

Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

İş günlerinde Öğretmenler Gününü kutlayan ülkeler

Azerbaycan

Azerbaycan’da her sene 5 Ekim günü Uluslararası Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. [1]

Avustralya

Avustralya’da Öğretmenler Günü Ekim ayının son cuma gününde kutlanır. [2]. UNESCO tarafından Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanması tavsiye edilen 5 Ekim’de Avustralya’da genellikle okullar tatil olduğu için ekim ayının son cuma günü Öğretmenler Günü olarak kabul edilmiştir[2].

Çek Cumhuriyeti

Evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Hindistan

Hindistan Öğretmenler Günü’nü 5 Eylül’de kutlar. Bu, eski Hindistan devlet başkanı ve öğretmeni Dr. Sarvepalli Radhakrishnan’ın doğum günüdür. Dr. Radhakrishnan 1962’de Hindistan cumhurbaşkanı olunca bazı öğrencileri ve arkadaşları onun doğumgününü kutlamalarına izin vermesi konusunda kendisine isteklerini danışmıştır. Dr. Radhakrishnan da yanıt olarak Benim doğumgünümü ayrıca kutlamak yerine, 5 Eylül Öğretmenler Günü olarak kutlansa bu benim kendi gurur ayrıcalığım olur. demiştir.

Bu gün Hindistan’da tatil değildir. Bu gün bir kutlama günü olarak kabul edilip öğrenciler normal bir günmüş gibi okula gelir; olağan etkinlikler ve dersler, kutlama aktiviteleriyle birlikte teşekkür ve hatırlama da içerir. Bazı okullarda bu günde öğretmenlerin sorumluluklarını son sınıf öğrencileri alarak öğretmenlerinin kıymetini bildiklerini onlara gösterir.

Geleneksel olarak, Hintliler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır. Eski bir Hintlinin söylediğine göre (genellikle öğrencilere öğretilir) öğretmeni 3. sırada sıralar, Tanrı’dan bile önce: Anne, Baba ve Öğretmen Tanrı’dır anlamında “Maata, Pitha, Guru, Daivam”. Bir beyitin (doha) söylemi Guru Govind doou khare kake lagon paai? Balihari guru aap ki Govind deeo batai, ne göre “İlk selamımı kime vermem gerektiği konusunda içinden çıkılmaz bir durum içindeyim: Öğretmen mi yoksa Tanrı mı. Beni Tanrı’yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim.” Başka bir örnek olarak, Hinduizm’in kutsal kitabının orta kısımlarında “Guru Bramha, Guru Vishnu, Guru devo Maheshwaraha – Gurusakshath parabramha tasmai shree gurve namaha,” der, çevirisiyse “Öğretmen üçlü birliktir. Öğretmenin kendisi Tanrı’nın önündeki belirtidir.” Öğretmen her çocuğa her kimseye bilgi vermekle kalmaz onun annesi görevini de üstlenmiş olur.

İran

Murtaza Mutahhari’nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs günü Öğretmenler Günü’dür.

Malezya

Malezya’da Öğretmenler Günü (Malezyaca: Hari Guru) 16 Mayıs’ta kutlanır.

Peru

1953’ten bu yana 6 Temmuz günü resmi olarak Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulması sebebiyle 6 Temmuz günü seçilmiştir.

Slovakya

Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Türkiye

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti.

Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.

Kaynak : [-]

 Türkiye’de yaplan kutlamalar

Tüm bunların yanı sıra elbette kimi zaman ileri demokrasinin olduğu ülkelerdeki gibi “Öğretmenler günü kutlamaları” yapılmaktadır.

Eğitim-Sen’in; ‘Meslek onurumuza ve haklarımıza sahip çıkmak, toplumsal yaşamda ve eğitimde yaşanan dayatmalara hayır demek için; 23 Kasım’da Ankara’dayız!’

açıklamasına parelel Tandoğan’dan Kızılay’a yürüyen Eğitim-Sen üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyelerine Kızılay Meydanı’nda sert bir müdahalede bulunuldu. Polisin müdahalesinden sonra ortalık resmen savaş alanın döndü. Müdahale esnasında Eğitim-Sen 1 Nolu Şube üyesi Aslı Akdemir başına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Olaylarda Aslı Akdemir’in de aralarında bulunduğu toplam 7 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.

İşte an an yaşananlardan kareler…  (Kaynak:[-])

 

 

Al Pacino İzmir’deki tiyatro ödülleri töreninde onur konuğu olacak…

Usta aktör İzmir’deki tiyatro ödülleri töreninde onur konuğu olacak…

Al-Pacino- Usta aktör, 5. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin onur konuğu olacak. Sahne Tozu Tiyatrosu ve Haldun Dormen tarafından düzenlenen 5. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nde sürpriz isim… İzmir’de kültür ve sanata yeni bir soluk getiren Sahne Tozu’nun kurucusu ve yönetmeni Çağlar İşgören, şunları söyledi:

’1996 yılından beri İstanbul’da düzenlenen Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nin bir benzerini İzmir’de gerçekleştiriyoruz. Haziran ayındaki ödül töreninde onur konuğumuz Al Pacino olacak. Dünya çapında bir aktörü ağırlamaktan gurur duyacağız.’

Doctor Who Google’un doodle’ında

Google, özel günlerde kişi ve olayları anmak için hazırladığı doodle’lara bugün bir yenisini ekledi. Google’ın anasayfasında beliren Doctor Who doodle’ı, 8 bit’lik bir oyun olarak belirdi. Google, Doctor Who doodle’ının bugüne kadar hazırlanan en büyük doodle olduğunu açıkladı.

whoodle

Ünlü bilim kurgu dizisi Doctor Who’nun 50’inci yılını kutlayan Google, özellikle dizinin hayranlarının çok seveceği animasyonlu bir doodle hazırladı.

Doctor Who’nun 11 kez hayata geri döndüğü karakterleri seçebildiğiniz oyunda, TARDIS zaman yolculuğu yaparak farklı senaryolarda ‘Google’ harflerini oluşturuyorsunuz. Harfleri toplamak için, Dalek gardiyanlarını geçmeniz gerekiyor.

Guardian’ın haberine göre, Google’ın hazırladığı en büyük animasyonlu doodle olan Doctor Who’nun hazırlanması 4 ay sürdü. Google’ın merkezinin bulunduğu Mountain View’deki Googleplex tesisinde, Doctor Who doodle’ına ‘Whoodle’ adı takıldı.