Çocuklarınız bizim için çok değerli!

Drama Nedir?

Drama, eğitim ve öğretimde yeni bir oluşumdur. Ezbere dayalı bir eğitim çocuğun zihinsel gelişimini, araştırma yapabilmesine, diğer insanlarla olan ilişkilerini, paylaşmayı ve nihayet etkili öğrenebilmesini engeller. Drama ise çocuğun yaratıcılığını geliştiren, yetiştiren ve onu hayata hazırlayan hem başlı başına bir eğitim alanı hem de etkili bir öğretim yöntemidir

Bilim ve teknolojinin çok hızlı geliştiği çağımızda insanoğlu bu çağa uygun niteliklere sahip olabilme soruları ile karşı-karşıya kalmaktadır. Yaşanılan çağa uyum sağlayabilmek için ülkeler, eğitim

kurumlarını bu durumlara göre planlamak ve programlamak zorundadırlar. Çağdaş, kişilik sahibi, demokratik, laik, hayatı algılayabilen ve sorgulayabilen, kendini ifade edebilen, etkin, üretebilen, kendine güvenebilen, kitleleri etkileyebilen bireyleri yetiştirebilmek için de eğitim sistemlerini düzenlemek zorundadırlar. Drama, bu özellikleri öğrencilere kazandıran bir bilim ve sanat’tır. Drama bir bilim dalıdır. Bir alanın bilim dalı olabilmesi için yönetiminin olması gerekir. Bilimler alanına giren olay ve olguları kendine has olan yöntemlerle inceleyerek doğru olan bilgileri ortaya koyarlar. Dramanın kendine özgü yöntemlerinin başında iletişim, pandomim (sözsüz iletişim), doğaçlama, beden dilini kullanma, gösterip yaptırma, taklit ettirme, empati kurma, rol oynama, hayal kurma, canlandırma, değerlendirme gelir. Ayrıca drama, eğitim ve öğretimde kullanılan her türlü öğretim yöntem ve tekniklerinden de yararlanır.

 Drama Bir Oyun mudur?

Oyun, öğrencilerin hayal gücünü geliştirir. Hayal edilen her şeyde oyunsu öğeler vardır. Rol oynayan kişi bir başkası gibi düşünmeye, hissetmeye ve davranmaya çalışır.

Eflatun; “Çocuk oyunla büyür”, Zalmann; “Okullarımıza öğleden önce teorik dersler yerine oyun, halk dansları, topluca yürüyüşler koyun, Pazar günlerini oyun günleri olarak değerlendirin.” Frobel; “Oyunlar çocuğun hayatının bir çekirdeğidir, bütüninsanlar orada gelişir, büyür, olgunlaşır ve insanın en güzel, en olumlu yetenekleri orada yükselir.”, Guts Muths; “vücudun ve fikrin gelişmesinde oyunun rolü başta gelir, bunu böyle bil, programını ona göre düzenle!”, H. Spencer; “oyun, çocukta harcanmamış, birikmiş bir enerji tüketimidir.”, J. J, Rousseau; ”Önce çocuğun duyu organları eğitilmelidir; bu da ancak oyunla mümkündür. ”, J. Puaul; ”Oyun insanoğlunun ilk bilincidir.” I. Kant; “Oyun, bütün ve uyumlu bir faaliyettir. ”, Fenolon ; ”Bütün öğretim oyun ve eğlenceye dayanmalıdır.” , Schiller; “Güzel sanatın başlangıcı oyundur.” ve Piere De Coubertin ise “Oyun çocukları sosyal eğitime yöneltir”, demişlerdir.

Bu sebeple; Nar Sanat çocuklarınızı düşünüyor ve Yaratıcı Drama derslerini ‘’Okul Öncesi’’ve ‘’Okul Dönemi’’ olmak üzere 2 ayrı grupta eğitim veriyor.

 

Okul Öncesi Grubu Okul Dönemi Grubu
Yaratıcı Drama Dersi 12:00-13:30 Resim Aktivitesi 13:30-14:30
Resim Aktivitesi 13:30-14:30 Yaratıcı Drama Dersi 14:30-16:00

 

*Resim aktivitesinde veliler ile birlikte çocuklarımız, hem zaman geçirip, hem de resim yeteneklerini geliştirmek için eğitim almaktadırlar.

*Resim eğitmenimiz Ezgi Baytöre ve Yaratıcı Drama eğitmenimiz Banu Çavuş koordineli olarak bu çalışmayı yürütmektedirler.

*Dilerseniz (1 ders) ücretsiz deneme dersine katılabilirsiniz.

‘ Türkiye’de Yaratıcı Endüstrilerin Geleceği ‘ paneli devam ediyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. Yılında hayata geçirdiği İstanbul Tasarım Bienali, 12 Aralık tarihinde sona eriyor. Bienal kapsamında, Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türkiye’de Yaratıcı Endüstrilerin Geleceği’ paneli 29 Kasım Perşembe günü saat 10.00’da İstanbul Modern’de Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik’in katılımıyla gerçekleştirilecek.

 Kapılarını açtığı 13 Ekim tarihinden bu yana İstanbul’u uluslararası tasarım haritasının merkezine oturtan İstanbul Tasarım Bienali, 12 Aralık Çarşamba günü sona eriyor. Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ve İstanbul Modern’de yer alan iki ana serginin yanı sıra kentin farklı noktalarına yayılan akademi programı, atölye sergileri, seminer programı ve paralel katılımcı programı çalışmaları son iki haftasında tüm hızıyla devam ediyor.

“Musibet” Sergisi

Küratörlüğünü Emre Arolat’ın üstlendiği “Musibet” sergisinde, 165 tasarımcı ve mimar tarafından hazırlanmış, İstanbul ve diğer şehirlerdeki büyük dönüşümlerin birbirinden farklı yüzlerini göz önüne seren 30’un üzerinde proje yer alıyor. İstanbul Modern’de özel olarak tasarlanan sergi mekânındaki, kurgusal bir geçmişten yola çıkarak, II. Dünya Savaşı sırasında düşen bombaların ardından İstanbul’da yeniden tasarlanan üç farklı yapıdan, İstanbul’un farklı kimliklerle yeniden yaratıldığı interaktif “kent yapma oyunu”na, Galata Serdar-ı Ekrem sokağı sakinlerinin dönüşüm sürecini anlattığı videolardan “İstanbul’un sesinin” üç boyutlu dinlenebildiği ses enstalasyonuna, çarpıcı projeler izleyenleri “Bir musibet bin nasihatten iyidir” atasözünü düşünmeye davet ediyor.

Birşeyler Üreten İnsanların Sergisi: “Adhokrasi”

Karaköy’de yer alan Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda Joseph Grima’nın küratörlüğünü üstlendiği “Adhokrasi” sergisi 120 tasarımcı ve mimarın 60’dan fazla projesini bir araya getiriyor. “Birşeyler üreten insanların sergisi”nde, üç boyutlu yazıcılardan, gelecekte gazetecilik ve iletişim alanlarında büyük önem kazanacak insansız hava araçlarına, eritilerek müzik enstrümanlarına dönüştürülen yasadışı silahlardan, internet ortamında paylaşılarak kullanıcıların ihtiyaçlarına göre üretilebilen açık kaynak projelerine, son yıllarda çağdaş tasarım sahnesinde büyük ses getiren toplumsal ve teknolojik gelişmeler değerlendiriliyor.

Bienal Sergileri Ücretsiz Rehberler Eşliğinde

İstanbul Tasarım Bienali’nin Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ve İstanbul Modern’deki sergilerine bilet alan ziyaretçiler, bienalin eş sponsorlarından Vestel’in katkılarıyla sergileri ücretsiz rehberler eşliğinde gezebiliyor.

Küratörlüğünü Emre Arolat’ın üstlendiği ve İstanbul Modern’de yer alan “Musibet” sergisinin ücretsiz rehberli gezileri, her gün 10.30-17.00 saatleri arasında 30 dakikalık turlar şeklinde yapılıyor. Perşembe günleri ise ek olarak 18.00 ve 19.00 saatlerinde de ücretsiz rehberli turlar gerçekleştiriliyor. Joseph Grima’nın küratörlüğünü üstlendiği ve Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda yer alan “Adhokrasi” sergisinin 45 dakika süren ücretsiz rehberli gezileri ise her gün 10.30-17.30 saatleri arasında yapılıyor. Perşembe günleri ise ek olarak 18.30’da da turlar oluyor. Ücretsiz rehberli turlarla ilgili ayrıntılı bilgiler mekânların girişinde bulunan gişelerden öğrenilebilir.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılında, Eren Holding, Koray Şirketler Topluluğu, Vestel ve VitrA eş sponsorluğunda hayata geçirdiği İstanbul Tasarım Bienali birçok mekanda çok sayıda sergi ve etkinlikle meraklıları bekliyor.

Paneller  hakkında :

Panel: 29 Kasım 2012, Perşembe, 10.00-12.30

Türkiye’de Yaratıcı Endüstriler Sektöründe Neler Oluyor?

Düzenleyen: Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği

Türkiye yaratıcı endüstriler sektöründe çalışmalar yapan disiplinlerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarınca kurulan Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği (YEKON), İstanbul Tasarım Bienali dahilinde gerçekleştireceği panelde derneğin oluşum amacı, misyonu hakkında bilgi verecek, Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan düzenlemeler ile ilgili çalışmalarını tartışmaya açacak. Yaratıcı endüstriler sektörlerinde disiplinler arası iş birliklerini geliştirmek için sivil toplum örgütleri olarak öncelikle bir araya gelmek, ortak hedefler yönelik çalışmalar yapmak, yaratıcılığı tercih edilen bir değer haline getirmek, sektörün küresel pazarda rekabet edilebilirliğini artırmak amacıyla YEKON olarak yapılması gerekli olan çalışmalar bu panelde tartışmaya açılıyor ve şu sorulara yanıt aranıyor:

11 sivil toplum örgütü tarafından kurulan ve yeni üyelerle de genişleyecek olan YEKON’un amaçları nelerdir ve hedefleri neler olmalıdır? Yaratıcı endüstrilere yönelik eğitim sistemini neden daha yaratıcı, sorgulayıcı ve yenilikçi kılmak gereklidir? Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile neler değişecek? YEKON bu kanun değişikliği için ne gibi çalışmaları hangi amaçla yaptı ve yapacak? Yaratıcı endüstriler ve YEKON Türkiye sanayisine ve ekonomisine nasıl bir katma değer sağlayabilir?

Panel: 2 Aralık 2012, Pazar, 14.00-17.00

Sanat, Zanaat, İnovasyon Üçgeninde Endüstriyel Tasarım

Düzenleyen: Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK)

Günümüzde, endüstriyel tasarımcıların rolleri değişim gösteriyor. Endüstriyel tasarım mesleği geçmiş dönemnde daha teknik bir disiplin olarak algılanırken bugün, tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede de pazarlama ağırlıklı bir bakış açısıyla kavramsal, yenilikçi ve geleceğe yönelik iddiası olan projeler için endüstriyel tasarımcılar daha çok tercih edilmeye başladı. Endüstriyel tasarımcılar bu değişen piyasa koşullarında kendilerine farklı alanlar da yaratmaya başlarken, mesleğin sınırları  da genişlemektedir. Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK)’nun bienal kapsamında düzenlediği panel, endüstriyel tasarımın sanat, zanaat ve inovasyonla kesişimleri, birleşimleri ve farklılıklarını irdeliyor ve şu sorulara yanıt arıyor: Buluş, teknoloji ve mühendislik ağında endüstriyel tasarım kendine nasıl bir yer edinmelidir? Dünya’da bu ilişkiler nasıl konumlanmaktadır? Zanaat ve sanatla birleşen projelerde yer alan, kendi ürünlerini tasarlayıp üreterek farklı kulvarlarda da kendilerine yer açmaya çalışan tasarımcılar zanaatın ve sanatın neresinde konumlanmalıdır? Zanaatçı aynı zamanda tasarımcı mıdır ya da tasarımcı zanaatçı olabilir mi ya da olmalı mıdır? Zanaat tasarımı ne kadar ve nasıl etkiler? Endüstriyel tasarımcı kendini bu kavramlara ne kadar yakın görür?  Tasarım sanatla hangi durumlarda kesişir? Tasarım “sanat”, tasarımcı “sanatçı” olabilir mi? Genişleyen bu sınırlarda, Türkiye’deki tasarımcılar olarak bu üçgenin neresinde kalmalıyız? Türk tasarımcısı nasıl yetiştirilmelidir ki Türkiye ekonomisine katkıda bulunsun, pazarda kendine bir yer bulabilsin ve istihdam edilebilsin? Bu üçgende ağır basan bir nokta olmalı mıdır?

1. İstanbul Tasarım Bienali Film Gösterim Programı

1 Aralık 2012 Cumartesi 17.00

Welcome to Macintosh

Robert Baca, 90’, ABD, 2008, İngilizce

Welcome to Macintosh, ünlü Apple markası ve ürünlerine dair tarihçeyi, eleştirileri ve eğlenceli bilgileri bir araya getirirken tarafsız durmaya çalışan, enteresan bir uzun metraj belgesel. İster iflah olmaz bir Mac fanatiği olsun ister bir teknoloji korkağı… Film, izleyicisini Apple denilen dev fenomenin dünyayı nasıl değiştirdiğini gösteren bir yolculuğa davet ediyor. Apple-I’in ilk günlerinden şirketin bugün sunduğu tüm deneyimlere uzanan eğlenceli ve tarihsel bir yolculuk bu.

Film gösterimleri Tasarım Bienali ve İstanbul Modern ziyaretçilerine ücretsizdir.

 

Blues festivali tüm hızıyla devam ediyor

Türkiye turuna devam eden ”23. Efes Pilsen Blues Festivali”, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

Bu yıl 23. kezyola çıkan, Türkiye’nin ilk ve tek blues festivali, Türkiye turuna İstanbul’da düzenlenecek konserlerledevam ediyor.

Blues’un Grammy ve Emmy ödüllü isimlerinibuluşturan festival kapsamında, armonika blues üstadı Billy Branchve grubu The Sons of BluesBilly Branch‘ın özel konuğu Mississippili blues sanatçısı Zora Young, blues gitaristi Smokin Joe Kubek & Bnois King ve festivale özel gitar performansı ile dünyanın en iyi davulcularından Cedric Burnside, 30 Kasım ve 1 Aralık’ta Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda İstanbullu müzikseverlerin karşısında olacak.
Kaynak :[-]

1.İstanbul Arkeoloji Ve Sanat Tarihi Öğrencileri Sempozyumu 29-30 Kasım-1 Aralık 2012

İstanbul’daki kazılarda bulunan arkeoloji öğrencileri 29 Kasım 1 Aralık tarihleri arasında Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu’nu düzenleyecek.

Yenikapı kazılarında öğrencilerin çalıştığı kazılardan sadece bir tanesi. Yıllardır Yenikapı kazılarında çalışan, İstanbul Teknik Üniversitesi Sanat Tarihi yüksek lisans öğrencisi Hasan Binay İstanbul’un tarihini 8 bin 500 yıl geriye çeken kazı için, kentin belleğini tamamıyla değiştirdiğini belirtti. Anadolu’da devam eden 150 kazıda öğrencilerin emeği var. Kazılarda çalışan öğrenciler birikimlerini sempozyumla aktarmak istiyor. 29 Kasım 1 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek Arkeoloji ve Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu’nu organize ettiler.

İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Boğaziçi Güzel Sanatlar Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde 35 öğrenci aylardır bu sempozyuma hazırlanıyor.
Sempozyumda; disiplinler arası çalışmalar, kent arkeolojisi ve kentsel dönüşüm ile ilgili sunumlar, İstanbul ve çevre   bölgelerdeki  arkeolojik kazılar, İstanbul’un kültürel varlıklarının arkeoloji ve sanat tarihi öğrencileri tarafından değerlendirilmesi, arkeoloji ve sanat tarihi öğrencilerinin staj döneminde ve mezun olduktan sonraki sorunları üzerine söyleşiler yer almaktadır. Perşembe ve Cuma günleri konularına göre sunumlar ve tartışmalara, Cumartesi günü ise etkinliklere ayrılmıştır.

İstanbul tablolarına Londra’da rekor fiyat

Ünlü Rus ressam Ivan Ayvazovsky’nin İstanbul’u resmettiği üç tablosumüzayede salonu Sotheby’s’ün düzenlediği açık artırmada satışa çıktı. Tabloların ikisi toplam 2 milyon 654 bin TL’ye alıcı buldu.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki ünlü müzayede salonu Sotheby’s’in düzenlediği “Önemli Rus Sanatı” müzayedesinde satışa çıkarılan Ayvazovzky’nin İstanbul’u resmettiği 3 tablosundan ikisi 922 bin 500 Sterlin (2 milyon 654 bin TL)’e satıldı.

Müzayedede, Ayvazovsky’nin 1845 yılında tamamladığı  “Ay Işığında Galata Kulesi”,  825 bin 250 Sterlin, (yaklaşık 2 milyon 374 bin TL), 1900 yılına ait  “Boğaziçi’nde Gemiler, Konstantinopolis”  tablosu 97 bin 250 Sterlin (yaklaşık 280 bin TL) satıldı. Başlangıç fiyatı 700 bin sterlin olan 1886 yılına ait “Haliç’te Ay Doğuşu” tablosu ise alıcı bulamadı. Tabloya verilen son fiyat 680 bin Sterlin oldu.

29 tablonun satışa çıktığı açık artırmaya telefondan ve internet üzerinden çok sayıda kişi katıldı. Tabloların alıcıları ise açıklanmadı.

Hayatı boyunca bir çok kez ziyaret ettiği İstanbul’u  resimlerine sık sık konu eden Rus ressam’ın sanatsal yetenegi 1874 senesinde Dolmabahçe Sarayı’nı süslemesi için İstanbul’un farklı manzaralarını resmetmesini isteyen Sultan Abdülaziz  tarafından da tanındı.

Ressamın ‘”Haliç’te Ay Doğuşu” adlı eseri  Eyüp’ten bakıldığında İstanbul’un en bilinen abide ve camilerini resmediyor.

Uzun seneler çok saygın bir özel koleksiyonda bulunduktan sonra ilk defa müzayedeye çıkan resim, Ayvazovsky’nin Türkiye resimleri  açısından da bilgiler veriyor.
Ayvazovsky’nin en son resimlerinden biri olan ‘Boğaziçi’nde Gemiler, Konstantinopolis’ ise tarihi Arnavutköy’ü resmediyor.

Boğaziçi tablosu rekor fiyata satılmıştı

Sotheby’s, sanatçının tablolarını geçen Nisan ayında tanıtmış ve 1856 yılı tarihini taşıyan, “Konstantinopolis ve Boğaziçi Manzarası”nı 3 milyon 233 bin 250 Sterlin’e satarak sanatçının Türkiye manzaraları arasında bir rekor elde etmişti.

Kaynak :[-]

Okul öncesi müzik eğitimi alan öğrencilerimiz de artık ücretsiz solfej çalışmalarına katılabilecek

Bakırköy’de her yaş grubunu sanat ile buluşturan, sanat eğitim merkezimizden bir ilk daha.

Müzik bölümümüzde herhangi bir enstrüman eğitimi alan okul öncesi yaş grubundaki tüm öğrencilerimiz artık hem eğlenecek hem de solfej derslerine girecek.

Müzik eğitimin temel taşı olan Nota/Solfej eğitiminin öneminin farkında olan kursumuzda, okul öncesi müzik eğitimi alan tüm öğrencilerimiz ücretsiz solfej dersine girebilecek. Bu sayede branş eğitmenlerimiz çocuklarımıza kendi dallarında daha etkili ders işleme imkanına sahip olabilecek.

Bakırköy‘de halkımızın daha iyi sanat eğitimi alması için derneğimiz tarafından kurulan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu son gelişme ile birlikte haftada 4 saat olan  Solfej/Nota bilgisi derslerini öğrencilerine ücretsiz olmak üzere haftada 5 saate çıkartmış bulunmaktadır.

Artık minik öğrencilerimizde ücretsiz olarak solfej eğitimi alabilecekler.  Her Çarşamba saat 18:00‘da başlayacak olan Okul öncesi yaş grubu için ücretsiz solfej/Nota eğitimine tüm minik öğrencilerimizi bekliyoruz.

“Hep Sanat, Nar Sanat”

Nerede Olursanız Olun ; 26 Kasım – 03 Aralık Arası Sanatla Olun !

Ataköy Atletizm Arena’da bu akşam saat 21.00’de Sting konseri izlenebilir.

Müzik

 

sanat duyuru

İSTANBUL

■ Salon İKSV’de cuma günü saat 22.30’da GençOsman dinlenebilir. (0212 334 07 00)

■ Jolly Joker İstanbul’da yarın saat 21.00’de Altan Güngör, çarşamba saat21.00’de Sattas, perşembe günü saat 21.00’de Uriah Heep, cuma günüsaat 22.00’de Zakkum, cumartesi günü MFÖ ise saat 22.00’de. (0212 249 07 49)

■ Babylon’da yarın saat 20.00’de Support Vinyl, çarşamba günü Beat Department saat 21.00’de, Wax Poetic perşembe günü saat 21.30’da cuma günü ise 23.00’te dinlenebilir. (0212 292 73 68)

■ Ghetto’da çarşamba günü saat Jehan Barbur ve perşembe günü Hanne Hukkelberg saat 21.30’da. (0212 251 75 01)

■ Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yarın saat 20.00’de Chick Corea Trio, çarşamba 20.00’de Armağan Durdağ Ensemble, perşembe saat 20.00’de Söz Saz İstanbul, Cosi fan Tutte Operası cuma günü saat 20.00’de. (0212 231 54 97)

■ Ataköy Atletizm Arena’da bu akşam saat 21.00’de Sting konseri izlenebilir.

■ Hayal Kahvesi’nde bu akşam saat 22.30’da Mara ve 00.30’da Flexible, yarın saat 22.30’da Aklan Akdağ ve 00.30’da Fair Play, çarşamba saat 22.30’da Fuat Güner Project sonrasında 00.30’da Özge Fışkın, perşembe saat 22.30’da Peyk ardından 00.30’da RADIOLux, cuma günü saat 22.30’da Suzan Kardeş ve Bekriya Band 00.30’da ise SSCB, cumartesi günü Soul Stuff saat 00.30 ve pazar günü Erdem Akakçe Band saat 00.30’da başlayacak. (0212 245 10 48)

■ İş Sanat’ta yarın Luz Casal saat 20.00’de ve perşembe günü Duman saat 20.00’de dinleyicileriyle buluşacak. (0212 316 10 83)

■ Womist “İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”kapsamında Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde yarın Dhoad Gypsy Band, çarşamba günü Mahsa ve Marjan Vahdat Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde ve perşembe günü de Forabandit Fransız Kültür Merkezi’nde olacak.

■ Nardis Jazz Club’da bu akşam 21.30’da Volkan Polat Quartet.

■ Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Ve Sergi Sarayı’nda cuma günü saat 20.00’de İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, Sonbahara Veda Konser’i verecek. (0212 373 11 00)

■ Harbiye’deki Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Salonu’nda Orchestra’Sion şef Orçun Orçunsel yönetiminde Igor Stravinsky’nin ünlü eseri “Askerin Öyküsü”nü yarın akşam saat 19.30’da seslendirilecek. Konsere anlatıcı olarak ünlü oyuncu Ali Poyrazoğlu katılacak.

ANKARA

■ Anadolu Gösteri Merkezi’nde, Sıla’nın konseri 2 Aralık’ta saat 21.00’de, Yalın konseri 8 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 286 12 11)

■ If Performance Hall’de, Halimden Konan Anlar konseri 28 Kasım’da saat 22.00’de, Zakkum konseri 29 Kasım’da saat 22.00’de, Vega konseri 6 Aralık’ta saat 22.00’de, Oğuzhan Uğur konseri 13 Aralık’ta saat 22.00’de. (0 312 418 95 06)

■ Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde, Jam Session’un vereceği caz konseri 28 Kasım’da saat 20.00’de, Neşet Ertaş’ı anma konseri 30 Kasım’da saat 20.00’de, Mehmet Evren Hacıoğlu’nun vereceği konser 23 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 417 56 59)

■ MEB Şûra Salonu’nda, Kardeş Türküler’in vereceği konser 15 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 413 14 52)

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Vakhtang Matchavariani yönetiminde vereceği, Alexander Toradze’nin (piyano) solist olarak yer alacağı konser 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)

■ BSO Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şef Dmitry Yablonsky yönetiminde vereceği, Toğrul Ganiyev’in (keman) solist olarak yer alacağı konser, 1 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 290 17 75)

■ Hacettepe Üniversitesi Kültür Merkezi M Salonu’nda, Hacettepe Senfoni Orkestrası’nın şef Erol Erdinç yönetiminde vereceği konser, yarın saat 19.00’da. (0 312 305 11 00)

■ Ankara Üniversitesi Rektörlüğü 100. Yıl Salonu’nda, Ankara Üniversitesi Politik Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin düzenlediği “Şiddet ve Terör” konulu panel, bugün 09.30-12.30 saatleri arasında. (0 312 212 60 40)

Sergi

İSTANBUL

■ Gökçe Oflu’nun “Dokuları Duyumsamak” sergisi 27 Kasım – 18 Aralık tarihleri arasında Galeriartist’te.

■ Küba Mozaik sergisi 27 Kasım – 11 Aralık tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Aysel Gözübüyük’ün sergisi 28 Kasım – 11 Aralık tarihleri arasında Bahariye Sanat Galerisi’nde. (0216 414 55 06)

■ F. Erdoğan Sarma’nın heykel sergisi 1-29 Aralık tarihleri arasında Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Suna Tüfekçibaşı’nın “İstanbul’da Uykusuz” isimli sergisi 26 Kasım’a kadar Maçka art&design’da. (0212 343 58 46)

■ International Underground isimli karma sergi 26 Kasım’a kadar Piramid Sanat’ta. (0212 297 31 15)

■ Ozan Oganer’in “Dilemma” isimli sergisi 27 Kasım’a kadar Galeri Merkur’da. (0212 225 37 37)

■ Dilşan Balkancı’nın “Suyla Gelen” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Ruşen Eşref Yılmaz’ın “İçimde Kalanlar” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)

■ Anna Puig Rosado’nun “Marsilya’nın Kalbi” isimli fotoğraf sergisi 29 Kasım’a kadar Galeri Od’A-Ouvroir D’Art-Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nde.

■ Bir Figür Ustası: Neşet Günal’dan Desenler isimli sergi 30 Kasım’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)

■ Feyzullah Baytekin’in fotoğraf sergisi 30 Kasım’a kadar Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde. (0216 564 13 00)

■ Muhammet Şengöz’ün “İç – Seller” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

■ Suna ve İnan Kıraç Vakfı Atatürk Fotoğrafları Koleksiyonu’ndan fotoğrafların yer aldığı sergi 30 Kasım’a kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. (212 334 09 00)

■ Altan Çelem, Bedri Baykam, Doğan Paksoy, İrfan Okan, Mehmet Günyeli’nin “Tüm Diğer Durumlar” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0 212 241 65 35)

■ Sema Maşkılı’nın “Efendiler ve Köleler” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)

■ Serkan Bayer’in “Görünmeyen Medeniyetler” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Galeriartist Çukurcuma’da.

■ Gülyüz Atkovar’ın “EBRUMANİA” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Armando Gutierrez Rabadan’ın “Micro Chrome” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Astoria AVM – Art Minium’da.

■ Nodira İbrahim Öztürk’ün “Kâhinin Renkli Rüyaları” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Vakıfbank İstanbul Genel Müdürlük Fuayesi’nde. (0212 316 70 70)

■ Hattuşa’da 106 Yıl sergisi 30 Kasım’a kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde.

■ Selahattin Taran anısına düzenlenen sergi, 30 Kasım’dan itibaren Yunus Emre Kültür Merkezi’nde. (0212 6611941-43)

■ Rıza Kuruüzümcü’nün sergisi 31 Kasım’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Yerellikten evrenselliğe yolculuk: Neşet Günal sergisi 1 Aralık’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Rasim Konyar’ın “Dokunduklarımız” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Esra Şatıroğlu’nun “Bana Ait” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri Linart’ta. (0212 247 47 29)

■ Zeynep Perinçek Signoret’in “Keşke” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri Apel’de. (0212-2927236)

■ Abdurruhman Öztoprak anısına yapılan sergi 1 Aralık’a kadar Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Fatoş Beykal’ın “Masal Olduk” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Dilay Koçoğulları’nın “Mikro-Makro Kozmos: Algının Uyumu” isimli fotoğraf sergisi 1 Aralık’a kadar Daire Galeri’de.

■ Tan Oral’ın “Çizgilerle Geçmiş Olsun” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.

■ Füsun Onur’un “Çeşitlemeler” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde. (0 212) 240 80 23)

■ Cindy Jansen’in “Sevgiyle” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar The Empire Project’te.

■ Mike Berg’in sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Murat İres’in “Tophane Lüleciliği” sergisi 1 Aralık’a kadar Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisi’nde.

■ Loris Savino’nun “Sınırlar Arası” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Poligon Galata’da.

■ Komet, Kezban Arca Batıbeki, Arslan Sükan, Kerem Ozan Bayraktar, Hande Şekerciler, Tayfun Serttaş, Aslı Özdemir ve Sılacan Köseler’in “WARHOLA” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar ALAN İstanbul’da. (0212 252 94 53)

■ Kıyamet isimli karma sergi 2 Aralık’a kadar Artgalerim’de.

■ Jerome Symons’un “Mutlu Günler” isimli sergisi 2 Aralık’a kadar PG art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Raziye Cerit Albayrak’ın “Anadolu’yum Ben” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0 212 244 94 99)

■ Remzi Raşa’nın sergisi 4 Aralık’a kadar Artisan Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 90 81)

■ Richard Stipl ve Joseph Zlamal’ın sergisi 5 Aralık’a kadar Krampg Galeri’de. (0212 293 93 14)

■ Arzu Başaran’ın “ağ” isimli sergisi 6 Aralık’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Mualla Tetik ve Halil Aydın’ın sergileri 7 Aralık’a kadar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Sanat Galerisi salonlarında.

■ Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Memduh Kuzay’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Tolga Eti Sanatevi’nde. (0216 368 26 79)

■ İsmet Birsel’in “Şahane Dostlar” isimli resim sergisi 8 Aralık’a kadar tarihleri arasında Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

■ Cem Turgay’ın “Ertelenmiş Zaman” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Kesişim isimli sergi 8 Aralık’a kadar Galeri 5’te.

■ Nurdan Likos’un “Aklımdakilar” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)

■ İbrahim Balaban’ın sergisi 9 Aralık’a kadar Leonardo Sanat Galerisi’nde. (0212 280 83 94)

■ Tankut Öktem’in “Sıradışı bir usta” isimli retrospektif sergisi 10 Aralık’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Sabahat Çıkıntaş’ın “Arka Oda” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Nişantaşı Mine Sanat’ta. (0 212 23 23 813)

■ Dilek Işıksel’in “40 Yıl” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. (0 216 418 38 06)

■ Ahmet Hıdır’ın “Parçalı Bulutlu” isimli sergisi 13 Aralık’a kadar Bindallı Sanat Galerisi’nde. (0 212 252 79 66)

■ Batu Bozoğlu’nun “Ödev: “Günümü Gün Et” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

■ Koral Sağular’ın “Suretlerle Sohbet” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar ENKA Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi’nde.

■ Olaf Otto Becker’in “Sıfır Noktası Üzerinde” isimli fotoğraf sergisi 14 Aralık’a kadar Elipsis Gallery’de. (0212 249 48 92)

■ Emrah Günay’ın “Bendeki Benler” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Yüksel Sabancı Sanat Merkezi’nde. (0212 383 70 70)

■ Bülent Yavuz Yılmaz’ın sergisi 14 Aralık’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde.

■ Ömer Kaleşi’nin sergisi 15 Aralık’a kadar TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Ahmet Aydın Atmaca’nın “Yeşil Senfoni” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar ALAN İstanbul Proje Odaları’nda. (0 212 252 94 53)

■ Kabuğundan Sıyrılan Fin Tasarımıisimli sergi 15 Aralık’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Tayfun Serttaş’ın “Bazan” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Pilevneli Project’te. (0212 259 03 94)

■ Rasim Aksan’ın “İsimsiz1” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Galerist Tepebaşı’nda. (0212 252 18 96)

■ Su Yücel’in “Artık Şehir” isimli sergisi 16 Aralık’a kadar Adahan İstanbul’da. (0212 243 85 81)

■ Gökhan Deniz’in “Hangisi Daha Gerçek?” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. (0212 291 37 91)

■ Beril Anılanmert’in “Entropi” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Galeri Işık’ta.

■ Işıl Gönen’in sergisi 17 Aralık’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Nadia Arditti ve Mahmut Karatoprak’ın “Gizem” isimli sergisi 21 Aralık’a kadar Art212’de.

■ Onur Gülfidan’ın “Harika Günler” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar .artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Erinç Seymen’in “Tohum ve Mermi” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar Rampa’da. (0212 327 08 00)

■ Ahmet Sel’in “Davutpaşa Orta 3” isimli sergisi 23 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Fikret Otyam’ın “Hoşçakal İstanbul” isimli sergisi 27 Aralık’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Ekoloji IV Gecenin Günü isimli sergi 29 Aralık’a kadar Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi’nde. (0212 230 74 92)

■ Sandra Schafer’in sergisi 29 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Ahmet Güneştekin’in “Yüzleşme” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Antrepo No 3’te.

■ Aysel Alver’in “Retro” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 243 31 00)

■ Korhan Karaoysal’ın sergisi 30 Aralık’a kadar Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi Operation Room’da.

■ Adnan Çoker’in “Minimal Simetri III” isimli sergisi 31 Aralık’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde. (0212 240 44 48)

■ Murathan Özbek’in “İN” isimli sergisi 2 Ocak 2013’e kadar The Hall’de. (0212 245 69 22)

■ Altın Çocuklar – 16. – 19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portreler isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Monet’nin Bahçesi isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ DunHuang’ın Renkleri: İpek Yolu’na Açılan Büyük Kapı isimli sergi 7 Ocak 2013’e kadar MSGSÜ Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Iván Navarro’nun “Tünelin Ucundaki Işık” isimli sergisi 12 Ocak’a kadar Egeran Galeri’de. (0 212 251 1251)

■ Pawel Althamer’in “6 Heykel” adlı sergisi 12 Ocak’a kadar Galeri Mana’da. (0 212 243 6666)

■ Joachim Schmeisser’in fotoğraf sergisi 19 Ocak 2013’e kadar Immagis Galeri’de.

■ Bakış – Portre Fotoğrafının Değişen Yüzü isimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Magdalena Abakanowicz’in “İnsanlık Serüveni” isimli sergisi 30 Ocak’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Bir Başkentin Su Yolları isimli sergi 18 Şubat’a kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Çin Hazineleri Sergisi 20 Şubat’a kadar Topkapı Sarayı’nda.

■ Çin mağara sanatı sergisi 20 Şubat’a kadar MSÜ Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Joseph Kosuth’un “Uyanma” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar Kuad Galeri’de.

■ 1952 – 2012 Sualtına Işık Tutanlar sergisi 28 Şubat’a kadar Rezan Has Müzesi’nde. (0212 533 65 32)

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

■ İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)

BODRUM

■ Devrim Erbil, Süleyman Saim Tekcan, Hayati Misman’ın sergisi 2 Aralık’a kadar Bodrum Nurol Sanat Galerisi’nde.

ANKARA

■ Sabri Akça – resim – 29 Kasım’a dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)

■ Karma Resim – resim – 30 Kasım’a dek – Mart Koleksiyon’da. (0 312 447 42 52)

■ Mukaddes Kocakök – resim – 29 Kasım’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ Mehmet Güleryüz – resim – 30 Kasım’a dek – m1886’da. (0 312 286 00 74)

■ 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Uzanan Fırçalar – resim – 30 Kasım’a dek – Peker Sanat’ta. (0 312 439 30 03)

■ Merhaba Ankara – karma resim – 30 Kasım’a dek – Valör Resim Galerisi’nde. (0 312 442 00 72)

■ Yaşar Çallı – resim – 30 Kasım’a dek – Galerim Sanat Galerisi’nde. (0 312 235 50 06)

■ Burcu Perçin – özgün baskı – 1 Aralık’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Cevdet Batur – resim – 3 Aralık’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 266 56 57)

■ Mustafa Köseoğlu – suluboya resim – 5 Aralık’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Feyza Gürleşen – resim – 6 Aralık’a dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0 312 433 12 35)

■ Jale Yılmabaşar&Sedef Yılmabaşar – resim – 7 Aralık’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Yurdagül Özsavaşçı- geleneksel Türk süsleme sanatları sergisi – 7 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ Ayşe Bilir – resim – 14 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ ‘Mesajınız Var!’ – Kentsel Avustralya’da Yerli Kimliği – resim – 15 Aralık’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Vedat Örs – resim – 30 Kasım -19 Aralık tarihleri arasında – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Galeri Sanatyapım 30. Yıl Sergisi – resim – 28 Aralık’a dek – Galeri Sanat Yapım’da. (0 312 222 19 06)

■ Van Gogh/Alive – dijital sanat – 3 Ocak’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Aida Arghavanian – resim – 11 Ocak’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

MERSİN

■ Sayım Koç’un, 26. kişisel sergisi MTSO Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergiyi sanatseverler hafta sonuna dek izleyebilecek. (0324 2389500)

İZMİR

■ Art Shop Sanat Galerisi, 15 Aralık’a dek Ekin Balcıoğlu, Mahmut Karatoprak, Soner Göksay ve Ünal Kuş’un eserlerinden oluşan karma resim sergisine ev sahipliği yapacak.

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertu’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Lale Altınkurt’un son dönem çalışmalarının yer aldığı 12. kişisel resim sergisi, Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi’nde 12 Aralık’a dek görülebilir.

Tiyatro

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. “Antigone” yarın, çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00’de cumartesi 20.00 ve 15.00’te, pazar 15.00’te Cevahir Sahnesi Salon 1’de, “Açıl Kafam Açıl” yarın, çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te Cevahir Salon2’de. “Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk” yarın, çarşamba, perşembe, cuma saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00 pazar günü 15.00’te Küçük Sahnede. “Sezuan’ın İyi İnsanı” perşembe ve cuma saat 20.00’de, Küçükçekmece DT Sahnesi’nde. “Düğün Şarkısı” çarşamba, cuma, cumartesi saat 20.00’de, pazar ise 15.00’te Üsküdar Stüdyo Sahne’de. “Çehov Makinesi” yarın ve perşembe günü saat 20.00’de, cumartesi ise 15.00’te Üsküdar Tekel Sahnesi’nde. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe saat 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar ise 15.30’da. Kadiköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Perşembenin Hanımları” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Kâğıthane Sadabat Sahnesi’nde “İstanbul Efendisi” çarşamba 15.30 ve 20.30, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde “İntiharın Genel Provası” çarşamba 15.30 ve 20.30, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Yüzleşme” çarşamba 15.30 ve 20.30, perşembe ve cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Ümraniye Sahnesi’nde “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” çarşamba 15.30 ve 20.30, perşembe 20.30’da, “Sevgili Doktor” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. ( 0 212 661 38 94)

■ Bakırköy Belediye Tiyatrosu Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyli Müzikali” perşembe 20.30, “www.askbu-mu.com” cuma 20.30’da ve pazar günü 15.30’da, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00 ve pazar saat 11.00’de , “Hangisi Babası” cumartesi 20.30’da. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde cuma “Şişman Domuz” saat 20.30’da, “Carrar Ana’nın Silahları” cumartesi saat 11.00’de. (0 212 661 38 94)

■ Dostlar Tiyatrosu’unda yarın “Ben Bertolt Brecht” 20.30’da, çarşamba günü “Kerem Gibi” 20.30’da, perşembe günü “İnsanlarım” 20.30’da, cuma “Marx’ın Dönüşü” 20.30’da ve cumartesi günü “Nereye Gidiyoruz” ile saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde. (0216 467 36 00)

■ Ortaoyuncular’da “İşsizler Cennete Gider” cuma günü saat 20.00’de. (0 212 251 18 65)

■ Tiyatro Pera’da cuma ve cumartesi akşamı saat 20.00’de, pazar 18.30’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im”. (0 212 245 44 60)

■ Kumbaracı50’de “Lulabay (Bir Cihangir Hikâyesi)” yarın saat 20.30’da, “Kara Sohbet” çarşamba günü 20.30’da, “Katilcilik” perşembe, cuma, cumartesi 20.30’da. (0 212 243 50 51)

■ Oyun Atölyesi’nde cuma ve cumartesi akşamı saat 20.30’da “Antonius ile Kleopatra” izlenebilir. ( 0 216 345 39 39)

■ Mekân Artı’da “Kozalar” cuma günü saat 20.30’da. (0 212 224 57 56)

■ Duru Tiyatro ’da “Sondan Sonra” çarşamba günü saat 20.30’da, perşembe günü saat 20.30’da “Aşk Her Yerde”, cuma günü saat 20.30’da “Bavul”, cumartesi günü saat 20.30’da ise “Aşk Her Yerde” ve “Suç ve Ceza” izlenebilir. (0 216 338 56 36)

■ İkinci Kat’ta bu akşam 20.30’da “Limonata”, yarın ve çarşamba günü “Barselo” 20.30’da, perşembe günü “Disosya” 20.30’da, cuma ve cumartesi günü 20.30’da “Yalnızlar Kulübü” görülebilir. (0 212 292 32 47)

■ Maya Sahnesi’nde “Meymenetsiz Musibet” bu akşam 20.30’da, yarın 20.30’da “Gece Tarlabaşı’ndan Meydana Çıkmak”, çarşamba günü “Üstü Kalsın” 20.30’da, cuma günü 20.30’da “Pencere”, cumartesi günü “Yeni Bir Hayat İçin” saat 20.30’da, “Mitoz” pazar günü 18.00’de. (0 212 252 74 52)

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde , “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyun 27, 28, 29 Kasım’da ve 1 Aralık’ta saat 20.00’de, 2 Aralık’ta saat 15,00’te, “33 Varyasyon” adlı adlı oyun 4, 5, 6 Aralık’ta saat 20.00’de, 8 Aralık’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda , “Boğaç Han/çocuk oyunu” 9 Aralık’ta saat 11.00’de, “Mirasçılar/İzmir DT” adlı oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, 1 Aralık’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 2 Aralık’ta saat 15.00’te, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” adlı oyun 4, 5, 6 Aralık’ta saat 20.00’de, 8 Aralık’ta saat 15.00 ve 20.00’de. (0 312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da ,“Kerbela” adlı oyun 27 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, 2 ve 9 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde , “Fosforlu Cevriye” adlı müzikal oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, 1 Aralık’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 2 Aralık’ta saat 15.00’te, “Hürrem Sultan” adlı oyun 5, 6, 7 Aralık’ta saat 20.00’de, 8 Aralık’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da , “Ben Ödüyorum” adlı oyun 28 Kasım-8 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” adlı oyun 9 Aralık’ta saat 11.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda , “Yosunlar” adlı oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 18.30’da, “Krem Karamel” adlı oyun 4, 5, 6, 7 ve 8 Aralık’ta saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne’de , “Jerry ve Tom” adlı oyun 27, 30 Kasım’da ve 4, 7 Aralık’ta saat 20.00’de, 2 ve 9 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi ’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” adlı oyun 5 ve 6 Aralık’ta saat 20.00’de, 8 Aralık’ta saat 15.00’te, “Yastık Adam” adlı oyun 28 ve 29 Kasım’da ve 1 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 397 30 24)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Sırça Kümes” adlı oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, 1 Aralık’ta saat 15.00’te, “Yastık Adam” adlı oyun 4, 5, 6 Aralık’ta saat 20.00’de, 8 Aralık’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ Ankara Meydan Sahne’de, Uğur Mumcu’nun kaleme aldığı “Sakıncasız” adlı oyun 28 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 431 74 31)

■ ATO Congresium’da, Cem Yılmaz’ın tek kişilik gösterisi “CM101MMXI FUNDAMENTALS” 30 Kasım’da ve 1, 2 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 285 03 85)

■ Mavi Sahne’de, “Gıres/müzikal” adlı oyun, 7, 8, 21, 22 Aralık’ta saat 20.00’de, 9, 23 Aralık’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her Şey Doğaçlama Komik Gösteri” adlı oyun 30 Kasım’da ve 1, 15, 29 Aralık’ta saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” adlı oyun 14 ve 28 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 241 02 33)

■ Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Selamün Kavlen Karakolu” adlı oyun 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 417 76 76)

■ Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Hiçyemez Prenses” adlı çocuk oyunu 1, 8, 15 ve 22 Aralık’ta saat 12.00’de, “Bebek Tiyatrosu/Kırmızı Şapkalı Kurbağalar/0-3 yaş arası için” adlı oyun 2 ve 9 Aralık’ta saat 12.00’de, “Bebek Tiyatrosu/Evden Kaçan Soba/0-3 yaş arası için” adlı çocuk oyunu 16 ve 23 Aralık’ta saat 12.00’de. (0 312 418 02 98)

■ Ertan Sahne Sanatları Tiyatrosu’nda, “Anadolu Ekspresi-Göç/müzikal” 28 Kasım’da saat 20.30’da, “Yaşam Oyunu” 29 Kasım’da ve 1 Aralık’ta saat 20.30’da, 2 Aralık’ta saat 14.00’te, “Antik Tiyatro” adlı oyun 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 212 32 31)

■ Batı Sinemaları’nda, “Biedermann ve Kundakçılar” adlı oyun 8 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 418 83 23)

■ Yenimahalle Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür ve Kongre Merkezi ’nde, “Antonius ile Kleopatra” adlı oyun 15 Aralık’ta saat 20.30’da, 16 Aralık’ta saat 16.00’da. (0 312 444 93 64)

■ ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde, “Adalet, Sizsiniz” adlı oyun 22 Aralık’ta saat 20.30’da, 23 Aralık’ta saat 16.00’da. (0 312 210 41 51)

SAMSUN

■ Samsun Düşevi Oyuncuları, Murat Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Bursa Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Volkan Çetinkaya’nın yönettiği “Sarı Köpek” adlı oyunun galasını 27 Kasım Salı günü saat 19.00’da Gazi Sahnesi’nde Türkiye Eleştirmenler Birliği Başkanı Üstün Akmen, protokol üyeleri, basın mensupları ve sanat çevresinin katılımı ile gerçekleştirecek.

■ Füruzan’ın yazdığı Funda Mete’nin yönettiği “Kış Gelmeden” adlı 1 perdelik tiyatro oyunu Ankara Devlet Tiyatroları oyuncuları tarafından 27-28 Kasım tarihlerinde saat 20.00’de Samsun Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Salon’da sahnelenecek. (0 362-431 21 00)

ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu, tiyatroseverlerin beğenisini toplayan, “Ah-u Zelha” adlı oyunu bu hafta da sahneleyecek. Pervin Okur’un yazdığı, Tayfun Erarslan’ın yönettiği oyun, hafta içi hergün 20.00’da, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’da izlenebilecek. Zeynep Kaçar’ın yazdığı, Fırat Demirağ’ın yönettiği, “Dış Ses” adlı oyunu Fuaye Sahne’de çarşamba, perşembe ve cuma günleri 18.00’de sahnelemeyi sürdürecek olan ADT oyuncuları, çarşamba günü 14.00, pazar günü 11.00’de, “Define Adası” adlı müzikli güldürülü çocuk oyunu ile küçük tiyatroseverlerin karışısında olacak. (0322 3523355)

İSKENDERUN

■ İskenderun Belediyesi Şehir Tiyatrosu Oyuncuları, “İki Karışık Bir Kabare” adlı oyunu çarşamba günü 19.30’da yeniden sahneleyecek. Seyfettin Babat’ın yazdığı, müziklerini Sabit Güldür’ün yaptığı, şarkıları ise Didem Yücelen ve Hakan Koşal’ın seslendirdiği oyunda, Özer Yüksel, Seyfettin Babat, Tamer Aytan, Eda Babat, Birsen Özer, Gamze Çakmak, Lina Arusoğlu, Hakan Koşal, Yonca Karpuz, Utku Palta, Şule Ataman Sayın rolleri paylaşıyor. (0326 6134990)

22 yıl önceki ve sonraki İstanbul Sanat Fuarı

22 yıl önceki İstanbul Sanat Fuarı’nı anımsadım. O günlerden bu günlere ulaşılabileceği aklımıza gelmezdi. Bugün bu görkemli organizasyona herkes dahil olmalı ve yeni yolculuklara çıkmalı.

Fuar alanına ulaştığımızda, fuarın alışıldık çizgisinin yeni bir uygulamasıyla karşılaşacağım düşüncesi hakimdi. İlk dakikaların sükunetini avantaj olarak kullanmak niyetiyle fuarda hızlı bir tur atmak iyi bir fikirdi, öyle yaptım. Koleksiyonerler, müzeciler, kültür organizasyonu gerçekleştirenler de öyle düşünmüş olmalıydı ki hemen ilk adımda Oya-Bülent Eczacıbaşı ve Mustafa Taviloğlu’nun içinde olduğu çok sayıda izleyiciyle karşılaştım.

Sessiz ve sihirli bir trafik
Giriş katını tamamlayıp alt kata indiğimde fuarı hâlâ rahatlıkla izleyebilme şansı vardı. Aynı hızla öteki bölüme ulaşmak için merdivene yönelince biraz önce geçtiğim giriş katı olağanüstü kalabalık bir izleyici kitlesiyle adeta kuşatılmıştı. Bundan sonraki süreç omuz omuza sürdü. Ancak böylesine görkemli bir açılışı oluşturan kitleden beklenen uğultu ve karmaşa yerini sessiz ve sihirli bir trafiğe terk etmişti. İzleyiciler tüm iletişimlerini görme eylemi üstünden yürütüyorlardı.

Türkiye’de sanat pazarının oluşumu müzayedeler aracılığıyla yönlendiriliyor. Galerileri ve sanatçıları alan dışında tutarak koleksiyonerleri müzayede salonlarına bağlama eğilimleri giderek güç kazanıyor. Bu durum sanat pazarının oluşumunda özellikle yeni koleksiyoner kuşağının sağlıklı seçim alternatiflerinden uzaklaşmasına neden oluyor. Contemporary İstanbulorganizasyonu bir alternatif olarak galericileri, sanatçıları, hatta koleksiyonerleri yalnızlaştıran bu oluşuma karşı çok önemli bir dinamik. İzleyiciye renkli, çok boyutlu, uluslararası zengin seçenekler sunuyor.

22 yıl önce İstanbul Sanat Fuarı’nın açılış gününü anımsadım. Organizasyonu gerçekleştiren arkadaşlarımla konukları karşılamaya hazırlanırken sonuçlarını kestiremediğimiz bir yolculuğu başlattığımızı biliyorduk. Ama o günlerden bu günlere ulaşabileceğini planladığımızdan emin değilim. Sadece galeri birikimlerini öne çıkarmak ve izleyiciye toplu izleme olanağı sunacak bir ortam yaratmak isteğimiz vardı. Çünkü müzesi olmayan bir sanat ortamında doğan boşluğu bir biçimde doldurmak istiyorduk. Sanat Fuarı’nın ilk izleyicilerinden birinin Nejat Eczacıbaşı olduğunu ve bizi bu konuda yüreklendirdiğini de anımsıyorum.

İstanbul Bienali öncü oldu
Şurası bir gerçek ki İstanbul Bienali Türkiye’de izleyici sınırlarını zorlayan öncü girişimleriyle büyük bir uluslararası ilgi yarattı ve geniş bir izleyici kitlesi oluşturdu. 2000’li yıllarda kurulmaya başlanan özel müzelerse bienalin yarattığı bu ortamı özellikle de yeni koleksiyoner kuşağını yüreklendirecek bir boyuta taşıdı ve yine bienal aracılığı ile açılan uluslararası koridoru kullanma alışkanlığını edinmemizi sağladı. Böylesi bir ortamı fuarcılık alanına taşımak gerekiyordu. Contemporary İstanbul bu oluşumu büyük bir başarıyla gerçekleştirmiş.

Contemporary İstanbul 55’i yurtdışı 45’i Türkiye’den 100 galeriyi bir araya getirmiş. 600 sanatçının 3000 eserini son derece başarılı biçimde sergileyerek izleyiciye zengin bir sanat yelpazesi sunuyor. Kurumlara, sivil insiyatiflere, yayınlara yer açarak kendini sadece bir pazar ortamıyla sınırlamadan yeni oluşumları destekleyen ve gelecek vurgusu yapan çok boyutlu bir organizasyon gerçekleştirmiş. Programına önemli konuşmalar ve konuşmacılar yerleştirerek görsel dünyanın düşünsel boyutuna da yer vermiş.

Türkiye ciddi bir pazar
Uluslararası galerilerin sayısal çoğunluk sağladıkları ortamda ortaya koydukları kalite de İstanbul’daki bu fuarı ciddiye aldıklarını gösteriyor. Ayrıca bu galerilerin şaşırtıcı Türkiye ilgisi Türkiye’de ciddi bir pazar potansiyelinin varlığına işaret ediyor. Fuarın yarattığı bu ortam sanat ortamımız açısından son derece önemli sayılmalı. Artık ulusal galeriler, sanatçılar, koleksiyonerler ve izleyiciler uluslararası bir rekabetin tarafı olmak olanağına sahipler.

İletişim ortamı yaratıldı
Bu ortam ayrıca herkese ilişkiler kurma olanağı sunuyor. Özellikle genç sanatçılar ulusal ve uluslararası galerilerle ilişki kurabiliyor. Fuarda kapı komşusu olan galeriler, dünya galerileriyle kolayca iletişime geçebilirler.
Etkilendiğim işlerin sayısı çok. Aynı şeyi galeriler için de söyleyebilirim. Bence CI, sanat fuarcılığından bekleneni gerçekleştirmiş. Gerisi bu başarıyı paylaşacak izleyiciye, galericiye, koleksiyonere ve sanatçılara kalmış. Bu görkemli organizasyonda Ali Güreli ve Hasan Bülent Kahraman önemli bir iş başarmışlar. Bu büyük şölene herkes katılıp kendi beğenileriyle yeni bir yolculuğa çıkabilir.

Kaynak :[-]   Hazırlayan : Hüsamettin KOÇAN

Fazıl Say Anadolu turuna başlıyor

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleşecek konserlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

Fazıl Say‘ın Anadolu turu 25 Kasım’da Bursa’da gerçekleşecek resital ile başlayacak. Konserlerinin ilk etabında Trabzon, İzmir, Adana, Gaziantep ve Mersin şehirlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanan Say, resitallerine 2013 yılında da devam edecek. Say konserlerde kendi eserlerinin yanı sıra Mozart, Beethoven ve Bach eserlerini de yorumlayacak.

Müzik eleştirmenlerinin ‘Kültürlerarası köprü kuran büyüleyici piyanist’ diye adlandırdığı Sayın eserleri, geçtiğimiz haftalarda 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde seslendirildi. Aynı zamanda Say’ın eserleri, ‘Artist in Residence Haftası’ kapsamında daimi sanatçısı olduğu Frankfurt Radyosu Senfoni Orkestrası ile birlikte icra edildi.

Konserler:

25 Kasım 2012 Pazar // Saat 20.30 // Bursa Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

1 Aralık 2012 Cumartesi // Saat 20.00 // Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi AKM

3 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // İzmit Süleyman Demirel Kültür Merkezi

23 Aralık 2012 Pazar // Saat 18.00 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

24 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

25 Aralık 2012 Salı // Saat 20.30 // Gaziantep Dedeman Oteli

26 Aralık 2012 Çarşamba // Saat 20.30 // Mersin Kültür Merkezi

Kaynak : [-]

İlk kez 1952 ‘de sahnelenen ‘ Fare Kapanı ‘ 60 yılda 25 oyun sergiledi

İlk kez 1952’de sahnelenen ‘Fare Kapanı’, Winston Churchill’den David Cameron’a tam 12 İngiltere başbakanı gördü. Oyun, Kraliçe II. Elizabeth’in tahta çıkışıyla yaşıt.

“Polisiye roman ve tiyatronun kraliçesi” Agatha Christie’nin “Fare Kapanı” (Mousetrap) adlı oyunu, ilk kez, II. Elizabeth’in taç giydiği yıl, 1952’de sahnelenmişti.

Soğuk Savaş başladığında “Fare Kapanı”, Londra’daki Ambassadors Tiyatrosu’nda sahneleniyordu; Soğuk Savaş biteli yıllar oldu, “Fare Kapanı” hâlâ sahnede.

Şu sıralar 60. yılını kutlayan oyun, bugüne kadar Winston Churchill’den David Cameron’a tam 12 İngiltere başbakanı gördü.

Beklenmedik son

Christie’nin bir cinayeti ve karmaşık çözümünü işleyen oyunu, 18 Kasım 2012’de 25 bininci kez sergilendi. Dünyanın en uzun süre sahnede kalan oyunu olarak bilinen “Fare Kapanı”, hâlâ popülerliğinden bir şey yitirmiş değil ve kapalı gişe oynamayı sürdürüyor.

Oyun, ilk kez, 25 Kasım 1952’de Ambassadors Tiyatrosu’nda sahnelenmiş ve Richard Attenborough ile karısı Sheila Sim 21 yıl boyunca başrolleri üstlenmişlerdi.

“Fare Kapanı”nın ilk oynanışından bu yana, her oyunun sonunda oyunculardan biri seyircilerden “beklenmedik son”u kimseye açıklamamalarını istiyor: “Artık ‘Fare Kapanı’nı seyrettiğinize göre cinayetimize ortak oldunuz demektir. Sizden, cinayeti kimin işlediğini bir sır gibi saklamanızı rica ediyoruz…”

Seyircilerin oyunun sonunu sır gibi saklayıp saklamadıkları bilinmiyor, ama The Guardian’dan Stephen Moss, “Fare Kapanı”nı 60. yılında bir kez daha izlemeye gittiğinde tanık olduğu ilginç bir olayı aktarıyor:

Moss, tiyatronun kapısında, “Fare Kapanı”nı seyretmeye Birmingham’dan gelmiş bir Agatha Christie hayranına, gelmeden önce cinayeti kimin işlediğini araştırıp araştırmadığını sormuş. Adam, kısa bir duraksamadan sonra, “Yoksa seyircilerden biri mi!” deyivermiş.

‘8 ay oynanır’ demişti

Oyun, ilkin 1947’de “Üç Kör Fare” adıyla radyo tiyatrosu olarak yayımlanmış, daha sonra Shakespeare’in ünlü tragedyasında Hamlet’in bir sözünden esinlenilerek “Fare Kapanı” adını almıştı.

Ambassadors Tiyatrosu’nda 21 yıl boyunca 8.862 kez sahnelenerek bir dünya rekoru kıran “Fare Kapanı”, 1974’ten bu yana St. Martin’s Tiyatrosu’nda, yıllardır da David Turner’ın yönetmenliğinde oynanıyor.

Şu sıralar “Fare Kapanı”nın başlıca rollerini Hugh Bonneville, Patrick Stewart, Julie Walters ve Miranda Hart paylaşıyorlar.

Agatha Christie’nin, ilk sahnelendiği günlerde “En fazla 8 ay oynanır” dediği oyun, bakalım daha kaç yıl sahnede kalacak?

 

5. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi başlıyor

”Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi”nin beşincisi, 2012 Türk Dünyasının Kültür Başkenti Astana’da düzenleniyor

TÜRKSOY’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, bugün ve yarın gerçekleştirilecek kongre, Çin’den Kosova’ya, Yakutistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kadar 15 ülkeden 30’dan fazla editör, yazar ve bilim adamına ev sahipliği yapacak.

Kongrede, ”Türk Dünyasında Yılın Edebiyat Adamı” ilan edilen Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rezayev’e de ödülü takdim edilecek.

Kongre kapsamında, Kazakistan’ın önemli edebiyat dergilerinden ”Culduz”un 90. yıl kutlamaları ve II. Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Hikaye Yarışması Kazakistan etabı ödül töreni de yapılacak.

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi, Türk dünyasının edebiyat alanında önde gelen isimlerini bir araya getirerek karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla 2008 yılından beri düzenleniyor.

 

Elleri öpülesi öğretmenlerimizin günü kutlu olsun…

Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama gündür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen ) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

Türkiye

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti.

Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.

 

Atatürk’ün öğretmenlik mesleğine bakışı şu sözlerinde kesin bir nitelendirim açık bir anlamlandırım ve derin bir anlatım bulur:

– Dünyanın her yerinde öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer üyeleridir. (1923)- Ulusumuzu yetiştirmek gibi kutsal bir görevi üstüne almış olan yüce Türk öğretmen topluluğu …(1921)

-Gelecekteki kurtuluşumuzun saygıdeğer öncüleri olan Türkiye öğretmenleri…(1921)

– Hükümetin en verimli ve en önemli görevi milli eğitim işleridir..(1922)

– Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim…

– Benim asıl kişiliğim (niteliğim) öğretmenliğimdir. Ben milletimin öğretmeniyim…(1936)

– Eğitimdir ki ulusu özgür; şanlı ve yüksek bir toplum olarak yaşatır..(1924)

– Eğitim okul demektir. .(1919)

– Okul adını hep birlikte büyük saygı ile analım! (1922)

– Gerçek zaferi siz (öğretmenler) kazanıp sürdüreceksiniz..(1922)

– Eğitim bakanı olarak milli irfanı yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.

– Bilim ordusunun değeri siz öğretmenlerin değeri ile ölçülecektir…(1923)

– Öğretmenler…bilim esasından kazanmaya başladıkları egemenliği sonuca ulaştırmalıdırlar.

– Bununla öğretmenlik mesleği gerçek gelişme devrine dahil olacaktır…(1924)

– Öğretmenler sizin başarınız Cumhuriyet’in başarısı olacaktır…(1924)

– Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır…(1924)

– Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür.Vicdanı hür.İrfanı hür nesiller ister…(1924)

– Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir…(1925)

İş günlerinde Öğretmenler Gününü kutlayan diğer ülkeler

Azerbaycan

Azerbaycan’da her sene 5 Ekim günü Uluslararası Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.

Avustralya

Avustralya’da Öğretmenler Günü Ekim ayının son cuma gününde kutlanır. [2]. UNESCO tarafından Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanması tavsiye edilen 5 Ekim’de Avustralya’da genellikle okullar tatil olduğu için ekim ayının son cuma günü Öğretmenler Günü olarak kabul edilmiştir.

Çek Cumhuriyeti

Evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Hindistan

Hindistan Öğretmenler Günü’nü 5 Eylül’de kutlar. Bu, eski Hindistan devlet başkanı ve öğretmeni Dr. Sarvepalli Radhakrishnan’ın doğum günüdür. Dr. Radhakrishnan 1962’de Hindistan cumhurbaşkanı olunca bazı öğrencileri ve arkadaşları onun doğumgününü kutlamalarına izin vermesi konusunda kendisine isteklerini danışmıştır. Dr. Radhakrishnan da yanıt olarak Benim doğumgünümü ayrıca kutlamak yerine, 5 Eylül Öğretmenler Günü olarak kutlansa bu benim kendi gurur ayrıcalığım olur. demiştir.

Bu gün Hindistan’da tatil değildir. Bu gün bir kutlama günü olarak kabul edilip öğrenciler normal bir günmüş gibi okula gelir; olağan etkinlikler ve dersler, kutlama aktiviteleriyle birlikte teşekkür ve hatırlama da içerir. Bazı okullarda bu günde öğretmenlerin sorumluluklarını son sınıf öğrencileri alarak öğretmenlerinin kıymetini bildiklerini onlara gösterir.

Geleneksel olarak, Hintliler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır. Eski bir Hintlinin söylediğine göre (genellikle öğrencilere öğretilir) öğretmeni 3. sırada sıralar, Tanrı’dan bile önce: Anne, Baba ve Öğretmen Tanrı’dır anlamında “Maata, Pitha, Guru, Daivam”. Bir beyitin (doha) söylemi Guru Govind doou khare kake lagon paai? Balihari guru aap ki Govind deeo batai, ne göre “İlk selamımı kime vermem gerektiği konusunda içinden çıkılmaz bir durum içindeyim: Öğretmen mi yoksa Tanrı mı. Beni Tanrı’yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim.” Başka bir örnek olarak, Hinduizm’in kutsal kitabının orta kısımlarında “Guru Bramha, Guru Vishnu, Guru devo Maheshwaraha – Gurusakshath parabramha tasmai shree gurve namaha,” der, çevirisiyse “Öğretmen üçlü birliktir. Öğretmenin kendisi Tanrı’nın önündeki belirtidir.” Öğretmen her çocuğa her kimseye bilgi vermekle kalmaz onun annesi görevini de üstlenmiş olur.

İran

Murtaza Mutahhari’nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs günü Öğretmenler Günü’dür.

Malezya

Malezya’da Öğretmenler Günü (Malezyaca: Hari Guru) 16 Mayıs’ta kutlanır.

Peru

1953’ten bu yana 6 Temmuz günü resmi olarak Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulması sebebiyle 6 Temmuz günü seçilmiştir.

Slovakya

Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.