3. Kadıköy Belediyesi Çocuk Kitapları Şenliği

05- 08 Şubat tarihleri arasında birçok yayınevinin katılımıyla gerçekleşecek şenlik Kozyatağı Kültür Merkezi’nde birbirinden keyifli atölye çalışmalarıyla renklenecek.

KATILIMCI YAYINEVLERİ

Doğan Egmont, Everest Yayınları, Can Yayınları, Nesin Yayınları, Yapı Kredi Yayınları, İş Kültür Yayınları, TübitakYayınları, Cumhuriyet Yayınları, NTV Yayınları, Altın Kitaplar, Remzi Yayınevi ,Çizmeli Kedi Yayınları, Red House Yayınları,O2 Yayınları, Beyaz Balina Yayınları, Cosmo Yayınları, Kırmızı Kedi Yayınları, Arunas Yayınları, Çikolata Yayınevi, Bulut Yayınları, ABM Yayınları, Çiçek Yayınları, 1001 Çiçek Yayınlar, Epsilon Yayınları

ATÖLYELER

05 ŞUBAT 2015 PERŞEMBE

11.00  MODERN DANS JAZZ DANS

13.15 PERKÜSYON-DAVULUMDAN MASALLAR

15.30 MÜZİKLE YARATICI YAZARLIK

17.00 MASAL MASAL İÇİNDE

06 ŞUBAT 2015 CUMA

11.00- VAN GOGH-AİT MİYİM?

12.00 KARİKATÜR ATÖLYESİ

13.15 TUVAL BEZ BOYAMA

15.00 PERKÜSYON – DAVULUMDAN MASALLAR

16.00 İNTERAKTİF DANS

17.00 MASAL MASAL İÇİNDE

07 ŞUBAT 2015 CUMARTESİ

12.15 KEDİ EVİ ATÖLYESİ

13.15 DALİASLINDA NE SÖYLÜYOR?

14.30 MÜZİKLE YARATICI YAZARLIK

17.00 MASAL MASAL İÇİNDE

08 ŞUBAT 2015 PAZAR

12.15 MASKE ATÖLYESİ

13.15 YARATICI DRAMA-BEN KİMİM?

14.30 SOLUCANLARLA TOPRAK YAPIMI

17.00 MASAL MASAL İÇİNDE

 

  • Tarih : 05-08 Şubat 2015 (10.00-22.00)
  • Yer : Kozyatağı Kültür Merkezi  (Kozzy Avm 2. Kat)
  •  Bayar Cad. Buket Sok. No:16/1 Kozyatağı
  • Bilgi için : 216 658 00 15 – 18
  •  www.kkm.gen.tr

kadikoy-belediyesi

Yılmaz Erdoğan’a Avustralya’dan büyük ödül

Avustralya’nın Oscar’ı olarak nitelendirilen AACTA ödülü için yarışan Yılmaz Erdoğan, ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ dalında ödüle layık görüldü.

yilmaz-erdogan-somn-umut

Oscar ödüllü aktör Russell Crowe’un yönettiği ‘Son Umut (The Water Diviner)’ filminde rol alan Yılmaz Erdoğan; Avustralya’da, Avusturya Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi tarafından verilen AACTA Ödülü’nü kazandı.

‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ dalında kazandığı ödül için yarışan diğer adaylar arasında Robert Pattinson, Patrick Brammall ve TJ Power bulunuyordu. Çanakkale Savaşı’nda üç oğlunu da kaybeden ve onların peşinden Çanakkale’ye gelen bir babanın hikâyesinin anlatıldığı filmde, Yılmaz Erdoğan bir subayı canlandırıyor.

Adaylığı sırasında Sydney Morning Herald Gazetesi’ne röportaj veren Yılmaz Erdoğan, ‘Daha önce ne bu büyüklükte bir projede, ne İngilizce, ne de Oscar’lı sinemacılarla çalışmıştım. Harika bir deneyimdi’ sözlerini kullanmıştı. Erdoğan’ı ödülünü kazanmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik tebrik etti.

Son Umut

the-water-diviner-son-umut-filmi-russell

Yönetmenliğini Russell Crowe’un üstlendiği filmde başrolleri Russell Crowe, Olga Kurylenko, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan paylaşıyor. Türkiye’de 26 Aralık 2014’te gösterime giren film, Avustralyalı çiftçi Connor’un savaşa giden üç oğlunun peşinden İstanbul’a ve oradan da Çanakkale’ye gelmesini konu ediniyor.

William Shakespeare’in ölümsüz aşk öyküsü ‘Romeo ve Juliet’ İstanbul’da

William Shakespeare’in ölümsüz aşk öyküsü ‘Romeo ve Juliet’, 21 Şubat’ta İstanbul’da sahnelenecek. Gösteri için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getirilecek.

William Shakespeare Romeo ve Juliet

Gösteri ve sahne sanatları örneklerinin sınırlarını zorlayan bir proje olarak gösterilen ‘Romeo ve Juliet’ Şubat ayında İstanbul’a geliyor. 45 oyuncunun rol aldığı ve büyük bir teknik ekiple İstanbul’da sahne almaya hazırlanan ‘Romeo ve Juliet’ ekibi oyuncuların yanı sıra 40 teknisyen, 6 kişilik iletişim ekibi, 15 kişilik yapım sorumlusundan oluşuyor.

Bugüne dek sayısız kez bale, film, müzikal ve opera olarak sahnelenen William Shakespeare’in ölümsüz eseri, 3 boyutlu dijital sahne tasarımıyla ve orijinal dilinde sahnelenecek. Temsil sırasında 23 sahne değişimi ve 270’ten fazla kostümün kullanıldığı oyun için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getiriliyor. Yönetmenliğini Giuliano Peparini’nin üstlendiği, besteleri Gerard Presgurvic, şarkı sözleri ise Vincenzo Incenzo’e ait oyun, 1 Mart’a kadar Zorlu PSM’de izlenebilecek.

Romeo e Giulietta

Etkinlik Hakkında

Shakespeare’in 420 yıl önceki hayali,
bugünün hayal gücüyle İstanbul’da…

Sonsuz aşkın müzikle dansı
Romeo & Giulietta

Cesur bir prodüktör, çılgın bir yönetmen ve 45 eşsiz oyuncu, dansçı ve akrobat; Shakespeare’in o günlerde hayal bile edemeyeceği 3 boyutlu dijital bir sahnede bu unutulmaz hikayeye yeniden hayat veriyor.

İtalya’da 8 ay gibi kısa bir sürede 400.000 kişiyi büyüleyen Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo 270’ten fazla benzersiz kostüm, 23 sahne değişimi ve üstün teknolojik alt yapısıyla İstanbullu sanatseverlere bugüne kadar yaşamadıkları bir deneyim yaşatmak için geliyor.

İtalya’da gelmiş geçmiş en görkemli gösteri olarak adlandırılan bu muhteşem show 21 Şubat’ta Zorlu Center PSM’de perdelerini açıyor.

Aşkla değişir dünya

Verona’nın iki soylu ailesi, Montegue ve Capuleti’lerin ölümcül nefretleri iki gencin ilk görüşte başlayan ve kaderlerini mühürleyecek olan aşkına engel olamaz. Aşıkların trajik intiharıyla ölüm aşkı ebediyete yüceltirken, düşman aileleri vicdan azabıyla tüketir.

Shakespeare’in eserinde aşk, insani bir tecrübeden tüm evreni içine alacak evrensel bir boyuta taşınıyor. Shakespeare karanlığın ve ışığın üzerinde duruyor.

Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo’da müzik, hikayeyi yeniden yaratıyor. Her özgün yorumunda olduğu gibi klasik eserin özüne hem saygı duyuyor hem ihanet ediyor.

Çatışmaları aydınlatan, tutkuları gizleyen ışık bu özgün yorumda bize müzikle dönüyor ve kötülüğün renklerini güçle doldururken, iyiliğin çerçevesini yumuşak tonlarla çiziyor.

Müzikler ve ritim kimi zaman deliliği, kimi zaman ahlakın terk edilişini simgeliyor. Aşk resmedilirken ise bunun aksine iki aşığın tutkusunun, sonsuz bekleyişinin ve çektikleri işkencenin altını çiziyor.

Vincenzo Incenzo

Yazar William Shakespeare,
Yapımcı David Zard,
Müzik Gérard Presgurvic,
Italyanca Uyarlama Vincenzo Incenzo,
Yönetmen Giuliano Peparini

Dünyanın En Hızlı Davulcusu (World’s Fastest Drummer) yarışması Türkiye’de

2014’te Nashville ABD’de Dünyanın En Hızlı Davulcusu yarışmasına katılan ve ayaklarda dakikada 940 vuruşla derece yapan Erhan Karaca yarışmayı Mayıs 2015’te Türkiye’de organize ediyor.

dunyanin-en-hizli-davulcusu

WFD ABD’de yapılan ve ve Guinnes Worlds Records ile birlikte dünyanın en hızlı davulcusunu bulmayı amaçlayan eğlenceli bir organizasyon. Yarışmada el ve ayak olarak 2 kategori var. Bunlarda 1 dakika içinde en fazla single stroke(sağ-sol) vuruşu yapan o yılın en hızlı davulcusu sayılıyor. Vuruşlar ABD patentli Drumometer adındaki sayaç ile sayılıyor. İlk 3’e giren yarışmacılar sponsorlardan güzel ödülleri kapıyor. Rekor gelirse de dünyanın en hızlı davulcusu olarak ismini yazdırmış oluyor. Türkiye’de yapılan da bundan farklı olmayacak. Zuhal Müzik, İstanbul Agop Cymbals, D52 Davul Metodu ve turkgitar yarışma sponsorları arasında.

World s Fastest Drummer

Şimdiye kadar katılımcılar arasındaki Dream Theater davulcusu Mike Mangini, Morbid Angel davulcusu Tim Yeung, Johnny Rabb, Art Verdi gibi ünlü isimler yer alıyor. Yarışma ABD’deki orjinal versiyonu dışında Rusya, İngiltere, Çin gibi pek çok ülkede resmi olarak yapılmaya başlanmıştır.

FİLMmich 2. Liselerarası Kısa Film Yarışması

FİLMmich 2. Liselerarası Kısa Film YarışmasıBu yıl ikincisi düzenlenecek olan Saint Michel Fransız Lisesi Kısa Film Yarışması, 2014 senesinin Türk Sinemasının 100. Yılını anmak amacıyla yarışmaya katılmak isteyen filmlerden “Türk Sineması” referansı taşımasını beklemektedir.

Tema:

Katılımcı yönetmenler kısa filmlerinde Türk sineması izlerini istedikleri gibi kullanabilirler. Bu izler filmin bir kısmında ya da bütününde hakim olabilir. Bir anımsatma, gönderme ya da filmin tamamı şeklinde görülebilir. Bu konuda herhangi bir kısıtlama yoktur. Bu yönetmenin tercihine bırakılmıştır.

Teslim Tarihi:

Filmlerin Saint Michel Lisesi adresine posta yoluyla en geç 1 Mayıs 2015 tarihine kadar gönderilmesi gerekir.

Değerlendirme:

Filmler 22 Mayıs 2015 tarihinde Saint Michel Gençlik Festivali’nde gösterilecek, 1., 2., 3. Seyirci oylarıyla belirlenecek, sonuçlar 25 Mayıs 2015 tarihinde okulun web sitesinde açıklanacaktır.

Ödüller:

1.ye 1000TL; 2.ye 750TL, 3.ye 500TL değerinde elektronik mağazalarda kullanılmak üzere hediye çeki verilecektir.

Yarışma sadece lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrencilere açıktır. Yönetmenler filmleriyle birlikte öğrenci belgelerini de göndermek zorundadır.

Ayrıntılı bilgi şartnamede bulunabilir.

ÖZEL SAINT MICHEL FRANSIZ LİSESİ 2. KISA FİLM FESTİVALİ

FİLMmich 2. LİSELERARASI KISA FİLM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

Özel Saint Michel Fransız Lisesi bu yıl ikincisi düzenlenecek olan FİLMmich Kısa Film Yarışmasına ev sahipliği yapmaktadır. Bu kapsamda bu sene Türkiye Geneli 2. Kısa Film Yarışması ve Festivali düzenlenecektir. Türk sinemasının 100. Yılını kutladığı bu sene yarışmaya katılacak tüm kısa filmlerin eski türk filmlerine Yeşilçam karakterlerine Türk Sinema tarihinin önemli film, sahne ya da oyuncu ya da dialoglarına referanslar taşıması gerekmektedir. Bu yılki kısa film yarışması ile Saint Michel Lisesi Türk sinemasına bir saygı duruşu gerçekleştirmek istemektedir. Eski Türk filmlerinin ne şekilde yeniden üretileceği tamamen yönetmene bırakılmıştır. Yönetmenler 100 yıllık Türk Sinema tarihi geleneği ve birikiminden istedikleri düzeyde, tarzda ve miktarda yararlanabilirler. İster kısa filmin tamamı ya da sadece bir bölümü Türk Sinemasını izlerini ve ruhunu taşımalıdır.

AMAÇ: Özel Saint Michel Fransız Lisesi, “Kısa Film Yarışması” ile öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirmeyi, kısa film yapımını özendirmeyi, sinemanın gelişimine katkıda bulunmayı, bu yıl özel olarak Türk Sinemasının 100. yılını kutlamayı hedeflemiştir.

KAPSAM:

a) Türkiye genelindeki liselerin öğrencileri katılabilir.

b) Saint Michel Fransız Lisesi Kısa Film Yarışması’nda kurmaca, belgesel ve animasyon şeklinde hazırlanmış eserler değerlendirilecektir.

c) Yarışmaya film gönderme, filmin yönetmeni tarafından yapılmalıdır. Proje, birden çok kişi tarafından hazırlanmış olsa da, künyede yönetmen olarak sadece bir kişinin adının bulunması gerekmektedir. Birden çok yönetmeni olan filmler, yarışmaya katılamaz. Yarışmaya gönderilen filmler Kısa Film Festivali Düzenleme Komisyonu tarafından saptanacak ön eleme jürisi tarafından izlenecek ve ön eleme sonuçları www.sm.k12.tr adresinden ilan edilecektir.

d) Ön elemeyi geçen yarışma filmleri, seçili jüri tarafından değerlendirilerek ödül kazananlar belirlenecektir.

e) Ön eleme jürisi tarafından belirlenen, ödül kazanamayan yönetmenlere katılım belgesi verilecektir.

f) Ödüller birden çok film arasında paylaştırılamaz.

g) Jürinin kararı kesindir, itiraz edilemez, değiştirilemez. Eser sahibi, adli ve idari yargı yoluna müracaat haklarından vazgeçmiştir.

h) Ön Seçici Kurul tarafından seçilen filmler izleyicilere, Saint Michel Kısa Film Festivali Düzenleme Komisyonunun belirleyeceği salonlarda ve programa göre sunulur.

Ayrıntılı bilgi ve başvuru için

http://www.saintmichel.k12.tr/

65. Uluslararası Film Festivali’nde 19 film “Altın Ayı” ödülü için yarışacak

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek 65. Uluslararası Film Festivali’nde 19 film “Altın Ayı” ödülü için yarışacak. Festivalde 441 film gösterilecek.

65 Uluslararası Film Festivali

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek 65. Uluslararası Film Festivali’nde (Berlinale) 72 ülkeden 441 filmin gösterileceği bildirildi.

Federal Basın ve Enformasyon Dairesi’nin salonunda Berlinale Direktörü Dieter Kosslick’in de katıldığı bir basın toplantısı ile 5-15 Şubat tarihleri arasında yapılacak festivalin programı tanıtıldı.

Bu yıl yarışma bölümünde 23 filmin gösterileceği Berlinale’de 19 film “Altın Ayı” ödülü için yarışacak.

Festival boyunca çeşitli kategorilerde 72 ülkeden toplam 441 film gösterilecek. Emine Emel Balcı’nın yönettiği “Nefesim Kesilene Kadar” filmi “Forum” bölümünde yer alırken, “Generation Kplus” bölümünde Faruk Hacıhafızoğlu’nun “Kar Korsanları”, “Generation 14plus” bölümünde kısa filmler arasında da Derya Durmaz’ın “Gri Bölge” filmi yer alıyor.

Berlinale’de dünya prömiyeri yapılacak olan “Nefesim Kesilene Kadar” filmi, aynı zamanda “En iyi ilk film ödülü” için de yarışacak. Festivalde ilk gösterimi yapılacak “Kar Korsanları” ise “Generation Kplus” bölümünde “Kristal Ayı” için mücadele edecek.

Jüri başkanı Darren Aronofsky

“Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” ödülleri alacak filmleri belirleyecek jürinin başkanlığınıABD’li yönetmen Darren Aronofsky yapacak. Yedi kişilik uluslararası jüride Almanoyuncu Daniel Brühl, Güney Koreli yönetmen ve senarist Bong Joon-ho, ABD’li yapımcı Martha De Laurentiis, Perulu yönetmen Claudia Llosa, Fransız oyuncu Audrey Tautou ve ABD’li senarist Matthew Weiner yer alıyor.

Uluslararası kısa film jürisinde ise sanatçı Halil Altındere bulunuyor. Jüride, Altındere’nin yanı sıra Hindistan’dan Madhusree Dutta ve Singapur’dan Wahyuni Hadi görev yapacak.

Wim Wenders’e Onur Ödülü

Festival Direktörü Dieter Kosslick, bu yılki “Onur Ödülü”nün Alman yönetmen Wim Wenders’e verileceğini açıkladı. Kosslick, “Berlinale-Kamera Ödülüne” de yönetmen Marcel Ophüls ve film tarihçisi Naum Kleiman’ın layık görüldüğünü ifade etti.

Açılışı “Nobody Wants the Night” yapacak

Berlin Film Festivali’nin bu yılki açılışı Isabel Coixet’in “Nobody Wants the Night” filmi ile 5 Şubat’ta yapılacak. Festivalde “Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” için yarışacak 19 film şöyle:

Almanya ve ABD yapımı Werner Herzog’un ‘Queen of the Desert’, Almanya’dan Sebastian Schipper’in ‘Victoria’, Andreas Dresen’in ‘Als wir traeumten’, ABD’den Terrence Malick’in ‘Knight of Cups’, İspanya’dan Isabel Coixet’in ‘Nobody Wants the Night’, İngiltere’den Peter Greenaway’in ‘Eisenstein in Guanajuato’, Andrew Haigh’in ’45 Years’, İran’dan Cafer Panahi’nin ‘Taksi’, Fransa’dan Benoit Jocquot’un ‘Journal d’une femme de chambre’, Guatemala’dan Jayro Bustamante ‘Ixcanul Volcano’,Rusya’dan Aleksei German’ın ‘Under Electric Clouds’, Polonya’dan Malgorzata Szumowska’nın ‘Body’, Vietnam’dan Di Phan Dang’ın ‘Cha va con va’, Çin’den Wen Jiang’in ‘Yi bu zhi yao’, Romanya’dan Radu Jude’nin ‘Aferim!’, Şili’den Patricio Guzman’ın ‘Der Perlmuttknopf’, Pablo Larrain’in ‘The Club’, Japonya’dan Sabu’nun ‘Chasuk’s Journey’ ve İtlaya’dan Laura Bispuri’nin ‘Sworn Virgin’.

İstanbul Japon Filmleri Festivali 11. Kez İzleyicisiyle Buluşuyor

Çağdaş Japon sinemasının seçkin örneklerini İstanbul’lu sinemaseverleriyle buuluşturan Japon Filmleri Festivali, önümüzdeki hafta başlıyor.

Bu yıl 11. kez düzenlenecek İstanbul Japon Filmleri Festivali, Japonya İstanbul Başkonsolosluğu, Japan Foundation ve Akbank Sanat’ın işbirliği ile 4-14 Şubat arasında gerçekleştirilecek. Akbank Sanat’ta 6 film gösterilecek, filmler ücretsiz.

Rikyu’nun Yolunda (Rikyu Ni Tazuneyo)

Rikyu’nun Yolunda (Rikyu Ni Tazuneyo)

Tarih: 5 Şubat Perşembe 19:00/ 13 Şubat Cuma 19:00
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Yapım: 2013, 121 dk.
Çay seremonisi ustası Sen no Rikyu’nin etrafı üç bin asker tarafından çevrilmiştir. İmparator Vekili Hideyoshi Toyotomi’nin emri ile harakiri yapmak üzereyken eşinin sorusu üzerine 10’lu yaşlardan itibaren hayatında yaşadığı olağanüstü iniş ve çıkışları hatırlamaya başlar. Kenichi Yamamoto’nun yazdığı,140. Naoki Sanjugo ödülüne layık görülen aynı adlı kitaptan esinlenerek çekilen film, 37. Japon Akademi Ödülü’nde 9 dalda Üstün Performans Ödülü, 37. Montreal Film Festivali En İyi Sanata Katkı Ödülü kazandı.

Tomurcuklar Açarken (Sakurasaku)

Tomurcuklar Açarken (Sakurasaku)

4 Şubat Çarşamba 19.00/ 14 Şubat Cumartesi 17.30
Yönetmen: Mitsutoshi Tanaka
Yapım yılı: 2014, 107 dakika
Büyük bir şirkette çalışan Shunsuke, eşi, iki çocuğu ve babasıyla birlikte yaşamaktadır. Kendini fazlasıyla işine verdiğinden, farkında olmadan evle ilgili tüm konular karısının üzerine kalır. Aile ilişkileri pek sıkı değilken, babasına demans teşhisi konur. Shunsuke bu gerçeği anlamak istemez ve ailesi ile duygu çatışması yaşar. Sonunda gerçekleri anlayan Shunsuke, önemli bir iş toplantısına katılmayarak bir aile gezisine çıkma kararı alır. Shunsuke’nin bu davranışı karşısında şaşıran aile, ilkbaharın ilk günlerini geçirmek üzere Shuntaro’nun memleketine gittiğinde değişim başlar. Masashi Sada tarafından yazılan aynı adlı kitaptan esinlenerek çekilen film, 38. Montreal Film Festivali “Dünya Sineması’na Bakış” bölümünde gösterildi.

Kaligrafinin Gücü (Kızların Zaferi – Shodo Girls)

Kaligrafinin Gücü (Kızların Zaferi - Shodo Girls)

6 Şubat Cuma 19.00
Yönetmen: Ryuichi Inomata
Yapım yılı: 2010, 121dk.
Japonya’nın başlıca kağıt üretim merkezi olan Shikoku Chuo şehri “kağıt şehri” olarak bilinmektedir. Ancak ekonomik durgunluğun etkisiyle şehir refahını kaybeder. Satoko, Shikoku Chuo Lisesi Kaligrafi Kulübü Başkanı’dır. Yazı ustası olan babasının beklentileri Satoko üzerinde baskı oluşturur. Bir gün, doğum iznine ayrılan öğretmenin yerine geçici olarak Ikezawa, Kaligrafi Kulübü’nün danışmanı olarak görevlendirilir. Ikezawa’nın müzik eşliğinde yaptığı gösteri, Kaligrafi Kulübü için dönüm noktası olur. Hem Başkan Satoko’nun hem de kulüp üyelerinin kaligrafiye olan ilgisi yeniden canlanır.

Kelime Bahçesi (Kotonoha No Niwa)

Kelime Bahçesi (Kotonoha No Niwa)

 

7 Şubat Cumartesi 17.30
Yönetmen: Makoto Shinkai
Yapım: 2013, 45 dk.
Ayakkabı tasarımcısı olmak isteyen Takao, okulu asıp eski Japon tarzı bir bahçede ayakkabı çizimleri yapmaktadır. Bir gün kendinden yaşça büyük Yukino adında gizemli bir kadınla tanışır. İkilinin yolları sık sık kesişmeye başlar. Yalnız bu karşılaşmalar hep yağmurlu günlerde olmaktadır. İkisi de ilişkilerini derinleştirip birbirlerine açılmaya çalışmaktadır. Ama yağmur mevsimi sona ermek üzeredir.

 

Ruhların Kaçışı (Sen To Chihiro No Kamikakushi)

Ruhların Kaçışı (Sen To Chihiro No Kamikakushi)

7 Şubat Cumartesi 19:00
Yönetmen: Hayao Miyazaki
Yapım: 2001, 124 dk.
10 yaşındaki Chihiro, ailesi ile birlikte taşınırken yolunu kaybedip esrarengiz bir dünyaya girer ve yanlışlıkla Tanrıların toplandığı hamam “Aburaya”ya girer. Beddua ile domuz şekline dönüştürülen anne ve babasına dönemeyen ve yapayalnız kalan Chihiro, gizemli genç delikanlı Haku ile tanışır. Haku, Chihiro’nun anne babasını kurtarmak için hamamda çalışması gerektiğini söyler. Chihiro, “Aburaya”nın sorumlusu Yubaba ile sözleşme yaparak çalışmaya başlar. Chihiro, gerçek dünyaya dönüp anne babasına tekrar kavuşabilecek midir?

Miyori’nin Ormanı (Miyori No Mori)

Miyori’nin Ormanı (Miyori No Mori)

13 Şubat Cuma 16:00/ 14 Şubat Cumartesi 17:30
Yönetmen: Nizo Yamamoto
Yapım: 2007, 105 dk.
11 yaşındaki Miyori, babasının isteğiyle büyükannesine emanet edilir. Büyükannenin evinin yakınındaki ormanda yürüyüşe çıktığında yıldırım düşmesinden kırılan kiraz ağacında çiçek açması, orada olmaması gereken kaplanın ortaya çıkması gibi esrarengiz olaylarla karşılaşır. Kısa süre sonra orman cinleri Miyori’nin önüne çıkar. Cinler, Miyori’den yakın zamanda barajın altında kalacak olan ormanı kurtarmasını rica eder.

Not: Gösterimler Beyoğlu’ndaki Akbank Sanat’ta ücretsiz yapılacak. Filmler, orijinal dillerinde (Japonca) ve Türkçe altyazılı gösterilecek.

Hazar Kısa Film Yarışması’na Başvurular 31 Ocak’a kadar

hazar_kisa_film_festivaliHazar ülkelerini mercek altına alan, bölgede yaşanan gelişmeleri yeni ve farklı bakış açılarıyla okuyucuyla buluşturan Türkiye’nin ilk ve tek dergisi Hazar World, sinema sanatına gönül veren herkesi Hazar Kısa Film Yarışması’na bekliyor.

Akademik çalışmaların yanı sıra medyada da etkinliğini sağlamlaştıran Hazar Strateji Enstitüsü’nün basılı yayınlarından Hazar World dergisinin organize ettiği “Hazar Kısa Film Yarışması 2014” başladı. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Hazar World, Hazar bölgesinin kanayan yarası Dağlık Karabağ sorununu gündeme taşıyor. “Ermenistan İşgali Altındaki Dağlık Karabağ” temalı kısa film yarışması, kısa film yapımcılarını ve yönetmenlerini desteklemek, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Savaş yılları, savaşta şehit düşenler, gaziler, savaş sonrası göçe zorlanan kadın, çocuk ve yaşlılar; göçmenlerin sorunları, yaşamları ve adaptasyon süreçlerinin ele alınacağı yarışma kapsamında 23 bin TL ödül dağıtılacak. Kurmaca, Belgesel, Animasyon, Canlandırma ve Deneysel türlerinin kabul edileceği yarışmada birinciye 10 bin TL, ikinciye 7 bin TL, üçüncüye 5 bin TL, jüri özel ödülüne hak kazanan filme ise 1,000 TL ve Apple iPad Mini 16GB Wi-Fi Tablet verilecek.

Ön seçici kurulun değerlendirmeler sonucu belirleyeceği 10 film finalde yarışacak. Kısa film başvuruları, “en az 5, en çok 20 dakika süreli” olmak üzere alınacak. Başvuru süresi 31 Ocak 2015 tarihinde sona erecek.

Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme

divannagmeDivan türü eserlerin bir araya getirildiği “Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme” çalışması, Türk müziğinin önemli eserlerini geleceğe taşıyacak.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve “Divannağme” Proje Küratörü Prof. Dr. Levent Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, divanın sanat müziğinin besteleme biçimlerinden biri olduğunu söyledi.

TRT kayıtları ve arşivlerde bugüne kadar bilinen üç divan olduğunu belirten Öztürk, şarkı, ağıt, semai gibi besteleme biçimleri bulunduğunu, divanın da bunlardan biri olduğunu ifade etti.

Divanların arşivlerde az olduğuna işaret eden Öztürk, “Sadece üç tane. Repertuvarımızda 40 binin üzerine eser var. Bu rakama rağmen divanlar neden az, özellikleri nelerdir diye 4 yıl önce araştırmaya başladım” dedi.

Öztürk, araştırmaları sonucunda gün yüzüne çıkmamış, daha önce dile getirilmemiş divanlar bulduğunu gördüklerini vurguladı.

Sanat müziği içerisinde yıllardır çalışan sanatkarlarla görüştüklerini ve başka divan eserleri de ortaya çıkardıklarını ifade eden Öztürk, şöyle devam etti:

“Bestekar Necip Gülses ile görüştük. Onun bir ‘Hüseyn’i Divan’ı gün yüzüne çıktı. Bir tane Rabikaratte’nin radyo kayıtlarındaki sesinden, ses kaydından notaya çekilmiş bir ‘Gerdaniye Divan’ çıktı. Zaman içerisinde bunların sayısı 12’ye ulaştı. Biz 12 eseri saptayınca Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne proje olarak sunduk. ‘Bunların kayıt altına alınması önemlidir, çünkü serbest okunan eserler, bunların notaya alınmasında da güçlükler var’ dedik.”

-“Arşiv için başladık, keyifle dinlenir bir CD ortaya çıktı”

Öztürk, Kültür ve Turizm Bakanlığının projelerini ilgiyle karşıladığını ve destek gördüklerini vurguladı.

Daha önce hiç yapılmamış bir çalışma ortaya çıkardıklarını belirten Öztürk, “Geleneksel Türk Müziğinde Divanlar: Divannağme’ çalışmamız, geleneksel sanat müziğindeki mevcut bilinen bütün divan türü eserleri bir araya getiren ve bunların unutulmasını önleyecek bir çalışmadır” diye konuştu.

Öztürk, arşiv için başladıkları projeden, keyifle dinlenebilen bir CD ortaya çıktığını dile getirdi.

Türk kültürünün yazılı olmaktan ziyade sözlü kültür olarak geliştiğini, bunların kayıt altına alınma ihtiyacının çok fazla duyulmadığını aktaran Öztürk, şunları anlattı:

“Bu da zaman içerisinde pek çok kültürel ögenin kaybolmasına ve unutulmasına yol açmış. Geleneksel sanat müziğiyle uğraşıyorum. Halen çalınıp söylenmeyen çok güzel formlar var. Şarkı dışında farklı formlar yokmuş gibi Türk sanat müziği 30 yıldır şarkı formuna indirgendi. Halbuki çok güzel besteleme biçimlerimiz var. Divan da bunlardan bir tanesidir. Bence divan halk müziğiyle, sanat müziğini tam kaynaştıran orta yerde duran bir türdür. Sanat müziği ile halk müziği ayırımının da ne kadar suni olduğunu vurgulayan bir tür olması açısından önemlidir. Dinlediğiniz zaman orada halk müziği delegeleri ve makamsal özellikler de var.”

Öztürk, Türk müziğinin geniş bir repertuvara sahip olduğunu ve gelecek nesillere ulaşmasını sağlayacak çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Bunun için “Bir divan da sen bestele” yarışması düzenlenebileceğini aktaran Öztürk, Halil Erseven ve Fadıl Atik ile hazırladıkları Divannağme’nin gelecek nesillere bir miras olduğunu kaydetti.

Kaynak: Haberler.com

2014’ün en pahalı ya satılan sanat eserleri hangileridir

Milyonlarca dolara satılan sanat eserleri… Sahip olma tutkusu mu yoksa herhangi bir yatırım aracına para koyup daha fazla getirmesini bekleme hesabı mı? Buna kesin bir cevap vermek kolay olmasa da, gerçeklik değişmiyor. 2014 yılında el değiştiren sanat eserlerinden bazıları dolar cinsinden 7, hatta 8 sıfırlı rakamlara ulaştı. Huffington Post bunlardan en üst sırayı işgal eden on tanesini bir liste halinde yayımladı. Biz de aşağıda bunlara yer veriyoruz.

1- Triple Elvis (Üç Elvis), Andy Warhol (1963): 81.9 milyon dolar.

Fall Art Auctions

Rock müziğinin efsanelerinden Elvis Presly’yi kovboy olarak sunan pop kültürünün efsanelerinden Andy Warhol’un 2 metreden fazla yüksekliği olan bu tablosu Eylül ayında 80 milyon dolardan fazla bir paraya Christie’s müzayede salonunda el değiştirdi.

2- Four Marlons (Dört Marlon), Andy Warhol (1966): 69.6 milyon dolar.

Britain Auction

Dört Marlon Brando’nun dört Elvis’ten az para getirmesini dert etmezseniz, 1970’lerde bir Alman kumarhanesi tarafından ikisi beraber iki yüz bin dolara alınan bu tabloların bugün toplamda 150 milyona satılmasının karlı bir alışverişe işaret ettiğini düşünebilirsiniz.

3- Three Studies for a Portrait of John Edward (John Edwards’ın Portresi için Üç Eskiz), Francis Bacon (1984): 80.8 milyon dolar.

FRANCIS-BACON-JOHN-EDWARD

Londralı okuma yazma bilmeyen bir bar yöneticisi olan Edwards’ın ünlü İngiliz sanatçı Bacon’la tanışıp arkadaş olması hayatını epey değiştirmiş olmalı. Ressamın mirasçısı da olan Edward’ın payına ne düştüğünü bilmiyoruz ama yer aldığı resimlerin bu kadar büyük paralara satılacağını tahmin etmiş olması ufak bir ihtimal olarak duruyor.

4- Untitled (İsimsiz), Cy Twombly (1970): 69.6 milyon dolar.

TWOMBLY-BLACKBOARD-UNTITLED

Gri kanvas üzerine mumlu kalemle yapılan bir dizi çizimden oluşan tablo, şaşırtıcı biçimde en yüksek değere satılan eserler arasında yer alıyor.

5- Mark Rothko’ya ait iki İsimsiz tablo: 76 milyon dolar.

US-ART-AUCTION-CONTEMPORARY

Satış öncesindeki tahminlerin iki katı fiyata satılarak herkesi şaşırtan bu tablolar, müzayede salonları arasındaki rekabette Sotheby’ın Christie’s’in gerisinde kalmamasını sağlamanın ötesinde eski sahiplerine büyük bir kar getirmişe de benziyor.

6- Le Printemps (İlkbahar), Edouard Manet (1881), 65.1 milyon dolar.

Jeanne Demarsy

Genelde modern sanat eserlerinden oluşan listeye giren saha eski dönemlerden bir tablo. Empresyonist ustalardan Manet’nin hala özel ellerde kalan bu son tablosu J. Paul Getty Müzesi tarafından satın alınmış.

7- Jimson Weed (Boru Çiçeği), Georgia O’Keeffe (1932): 44.4 milyon dolar.

Georgia O’Keeffe Auction

Dünyada bir kadın tarafından yaratılan sanat eserleri arasında en pahalıya satılan olma rekorunu ele geçiren bu tabloyu alan kişinin kimliği (çoğu zaman olduğu gibi) açıklanmamış.

8- Chariot (At Arabası), Alberto Gİacometti (1950), 101 milyon dolar.

Sotheby's Prepare  For Frieze Art Fair

Listedeki en pahalı eser bronz bir kadını resmeden bu Giacometti heykeli. Satın alan kişi ise yatırım fonları milyarderi Steven A. Cohen.

9- Black Fire (Siyah Ateş), Barnett Newman (1961), 84.2 milyon dolar.

US-ART-AUCTION-CHRISTIES

“Siyahı renge dönüştürmeyi” sanatının amacı olarak açıklayan Newman’ın bu tablosunu satın alan kişinin de adı belli değil.

10- Portrait of George Dyer Talking (Konuşan George Dyer’ın Portresi), Francis Bacon (1966), 70 milyon dolar.

BRITAIN-ART-AUCTION-FILES

Hırsızlık için girdiği Bacon’un evinde kaderi değişen George Dyer’ın bu tablosu daha sonra sevgilisi olan ressamın ona bir saygı sunuşu olarak da değerlendiriliyor.

Kaynak : notosoloji.com

Dünyanın ilk ve tek Minyatür Kitap Müzesi Guinness Rekorlar Kitabı’na alındı

minyatur-kitapDünyanın ilk ve tek minyatür kitap müzesi, Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.

Tarihi İçerişehir’deki müzede sergilenen minyatür kitaplar, “Dünyanın en büyük minyatür kitap koleksiyonu” olarak onaylandı. Müzenin kurucusu ve minyatür kitap koleksiyonunun sahibi Zarife Salahova, 30 yıl önce minyatür kitap toplamaya başladığını ve bugün koleksiyonundaki 5 bin 600 kitabın müzede yer aldığını söyledi. Müzenin dünyada “ilk ve tek” olduğunu vurgulayan Salahova, bir kişinin en uzun tırnak kategorisinde Guinness’e girdiğini öğrenmesiyle başvuruda bulunmaya karar verdiğini bildirdi. Geçen yılki başvurunun ardından gönderdiği tüm belgeleri incelendiğini ifade eden Salahova, uzun bekleyişin ardından amacına ulaştığını ifade etti. Sadece 7,5 santimetreden küçük kitapları minyatür kitap olarak kabul edildiğini vurgulayan Salahova, koleksiyonunda bu standardı taşıyan 2 bin 913 kitap bulunduğunu bildirdi.

71 ÜLKEDEN KİTAP BULUNUYOR

Bakü’ye gelen turistlerin uğrak yeri olan müzede, 71 ülkede basılmış kitaplar bulunuyor. Müzede, minyatür kitapların yanı sıra farklı büyüteçler yardımıyla okunabilen mikro kitaplar da yer alıyor.

Japonya’da Toppan yayınevi tarafından basılan 0,75×0,75 milimetre ebadındaki “Dört Mevsim Çiçekleri” isimli kitap müzenin en küçük kitabı olma özelliğini taşıyor. Yirmi iki sayfalık bu kitap, özel mikroskop vasıtasıyla okunabiliyor.

“Picture of English History” kitabı 1815 baskısı, 16. yüzyıla ait “Masses of St. Francis of Assisi and St. Anne” kitabının çok eski tıpkı basımı ve 17. yüzyıla ait bir Kur’an-ı Kerim, müzenin en nadir eserlerini oluşturuyor. Alparslan Türkeş’in Dokuz Işık eseri ve Ümit Yaşar Oğuzcan’ın şiirlerinden oluşan mini kitapların yer aldığı müzede, Mustafa Kemal Atatürk’ün, 2008 yılında Azerbaycan’da yayımlanan eseri Nutuk da sergileniyor.

Kaynak: Medya

‘Videoart’ın son dönem temsilcileri İstanbul’da bir araya geliyor.

İstanbul’da uluslararası ‘videoart’ buluşması. Güncel sanatın ana dallarından biri olan ‘videoart’ın son dönem temsilcileri İstanbul’da bir araya geliyor. Uluslararası Sanatçı Filmleri sergisi 12 Mart’a kadar İstanbul Modern’de izlenebilir.

16 ülkeden sanatçıların video çalışmaları bu sergide bir araya gelecek

16 ülkeden sanatçıların video çalışmaları bu sergide bir araya gelecek

20 Ocak’ta İstanbul Modern’de açılan ‘Artists’ Film International (Uluslararası Sanatçı Filmleri)’ bu yıl bir sergiye de ev sahipliği yapacak. Hareketli görüntü, animasyon ve kısa filmlerini buluşturan sergi ve film gösterimlerinin küratörlüğünü Çelenk Bafra üstleniyor.

Türkiye’den Burak Delier’in “Kriz ve Kontrol” ve Vahap Avşar’ın “Arguvan Yolu” adlı video yerleştirmelerinin yanı sıra 15 ülkeden sanatçıların son dönem video çalışmaları tematik seçkiler halinde gösteriliyor. Çatışmalar, kentsel yaşamın performatif yorumu, bedensel sınırlar ve olay anlatımı gibi farklı konu başlıkları altında toplanan filmler, projeksiyon ve ekranlardan izlenebilecek.

2008 yılında başlayan ve farklı coğrafyalardan 17 sanat kurumunu buluşturan etkinlik, bu yıl sanatçı Vahap Avşar’ı özel olarak davet etti. Vahap Avşar’ın video çalışması, yıl boyunca İstanbul Modern’de izlenebilecek.

vahap avşar

Sanatçı; Vahap Avşar

 

Çalışmaları sergilenecek olan sanatçılar, Yuri Ancarani, Vahap Avşar, Lee Kai Chung, Burak Delier, Dalila Ennadre, Provmyza Group, Mattias Harenstam, Oded Hirsch, Rebecca Ann Hobbs, Tran Luong, Jorge Macchi, Nicole Miller, Karen Mirza & Brad Butler, Uudam Tran Nguyen, Masooda Noora, Pallavi Paul, Elisabeth Price, Tejal Shah, Anatoly Shuravlev, Angela Su, Milica Tomic, Diego Tonus, Amir Yatziv, Tanya Busse & Emilija Škarnulytė.

Kaynak: Al Jazeera