Yazılar

40. İstanbul Müzik Festivali, “Umut ve Kahramanlar” teması çerçevesinde, 16 Haziran Cumartesi akşamı 20.00’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, Mercedes-Benz Türk AŞ’nin sponsorluğunda, Deutsches Symphonie Orchester Berlin’i ağırlıyor.

Orkestra, şef Sir Roger Norrington yönetiminde, festivalin bu yılki Onur Ödülü ‘nün sahibi, uluslararası platformda adından sıkça söz ettiren ünlü piyanist Hüseyin Sermet ‘e eşlik edecek.

Festivalin temasından yola çıkarak belirlenen konser programında, Ravel ‘in, I. Dünya Savaşı ‘nda sağ kolunu kaybeden, her ne koşulda olursa olsun “umudunu asla yitirmeyen” piyanist Wittgenstein için yazdığı “Sol El İçin Piyano Konçertosu” ve Beethoven ‘ın, kahramanlığı hem zaferi hem de trajedisiyle dile getiren 3. Senfoni ‘si “Eroica” yer alacak.

40. İstanbul Müzik Festivali ‘nin açılış töreninde festivalin “Onur Ödülü”nü alan Hüseyin Sermet, 1955 yılında İstanbul ‘da doğdu. Ankara Devlet Konservatuarı ‘nda başladığı eğitimini Paris Konservatuarı ile Alfred Cortot Paris Müzik Eğitim Fakültesi ‘nde Thierry de Brunhoff, Nadia Boulanger ve Maria Curcio ile sürdürdü. Olivier Messiaen ile de kompozisyon çalıştı. Aralarında Diapason d ‘Or ve MIDEM Classical Award ‘ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görüldü. Yorumculuğunun yanı sıra besteci kimliğiyle de tanınan Hüseyin Sermet, Lorin Maazel, Mstislav Rostropoviç, Vladimir Jurowski, Semyon Bychkov, David Robertson, Lawrence Foster ve Maria João Pires gibi dünyanın en iyi müzisyenleri ile; Londra Filarmoni, Londra Kraliyet Filarmoni, Paris Orkestrası, Bavyera Radyo Senfoni, NHK, Şanghay, Tokyo ve Detroit Senfoni Orkestraları eşliğinde birçok konser verdi.

Camerata Salzburg, Stuttgart Radyo Senfoni ‘nin ardından Zürih Oda Orkestrası ‘nın birinci şefi olarak görev yapan Sir Roger Norrington, özellikle barok, klasik ve romantik dönem eserlerinin orijinaline tamamen sadık icralarıyla tanınıyor. Sir Roger Norrington, kemancı, tenor ve şef olarak birkaç yıl deneyim edindikten sonra Kraliyet Müzik Koleji ‘nde Adrian Boult ile çalışmalarına geri döndü. 1962 yılında Schütz Korosu ‘nu kurdu ve böylece otantik icrayı keşfetmekle geçen 30 yıllık macera başlamış oldu. Koroyla genellikle 17. ve 19. yüzyıl repertuarını kapsayan pek çok konser verdi ve kayıt yaptı. 1997 yılında “Sir” unvanı verilen Roger Norrington, Berlin, Viyana, Salzburg, Amsterdam, Paris, New York, San Francisco, Los Angeles, Chicago ve Londra ‘daki orkestraları sıklıkla yönetmektedir.

Deutsches Symphonie Orchester Berlin, 65 yıldır Almanya ‘nın en iyi orkestraları arasında sayılıyor. Almanya ‘nın demokratik ve kültürel değişiminin müjdecisi kabul edilen, gerçekleştirdiği çalışmalarla pek çok ilke imza atan topluluk, 1946 yılında Berlin ‘in Amerikan bölgesinde yayın yapan istasyon tarafından RIAS Senfoni Orkestrası adı altında kuruldu. Topluluk, 2011 yılında En İyi Opera Kaydı dalında Grammy ödülü kazandı.

Deutsches Symphonie Orchester Berlin Konseri biletleri 250, 200, 150, 100, 60 ve 30TL (öğrenci) üzerinden Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), www.biletix.com, İKSV (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane, Pazar hariç her gün 10.00–18.00 saatleri arasında) ve festival süresince Aya İrini Müzesi’nde bulunan gişeden alınabilir.

Kaynak :[-]

Yoğun bir eğitim döneminin ardından Nar Sanat öğrencileri “Nar Çiçekleri Festivali ” adı ile düzenlenen ve 3’sü Yapılan öğrenci etkinliği ile 2011 – 2012 eğitim dönemine noktayı koydu.

Velilerin ve öğrencilerin yoğun ilgisi ile karşılaşılan etkinlikte öğrencilerin yıl boyunca öğrendiklerini sergilemesi izleyicilerin alkışları ile ödüllerindi…

Sabah ve öğlen olmak üzere toplamında 4 kez tekrarlanan etkinlikte SBS sınavları olmayan ve yaz tatiline erken çıkmayan öğrencilerin mini konserleri gerek veliler gerekse izleyiciler tarafından zaman zaman ayakta alkışlandı.

İki gün içersinde 4 etkinliğe yaklaşık olarak 670 kişinin izlediği etkinlikler boyunca çocuğunun başarısı ile duygulanan veliler kimi zaman  gözyaşlarını tutamadı…

4 yaşından başlayarak 70 yaşına kadar katılan tüm öğrencilerin eğitim süresince aldıkları eğitimleri sergileme imkânı buldukları etkinlik boyunca kuliste öğrenciler için açık büfe düzenlendi hem çalıp hem de söyleyerek ve dans ederek eğlenen öğrencilerimiz zaman zaman bazı müziklerde tempo tutular.

Keman, Piyano, Akordeon, Elektro Gitar, Klasik Gitar, Bas Gitar, Bateri (Davul) , Bağlama, Ud, Şan, Viyolonsel, Klarnet gibi müzik dallarının bazılarında solo bazılarında grup olarak sahne alan öğrencilerin  muhteşem gösterilerinin yanı sıra çocuk dans grubu ile coşan öğrencilerimiz yerlerinde duramazken Eğitmen orkestramızın çalıp söylediği parçalarla tüm konuklarımız eğlenceli dakikalar yaşadı.

Bakırköy, bir kez daha İstanbul’un enönemli  sanat merkezi olduğunu ve Nar Sanatın da bu merkezin ortasında yer aldığını katılımcılar bir kez daha yaşayarak görmüş oldu.

Etkinliklerimize ait fotoğraflarımızı yakında sitemizde ve Facebook sayfamızda görebileceksiniz.

“Sanat Dünyasında Yedi Gün”, “Nemesis”, “Sahte”, “Garfield ile Arkadaşları- Odie Aşık”, “Red Kit Toplu Albümleri 4”, “Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı”, “Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 5- Cadılar” ve aylık edebiyat dergisi Kitap-lık’ın haziran sayısı raflarda yerini aldı.

Sanat Dünyasında Yedi Gün

Sanat Dünyasında Yedi Gün

Sanat tarihçisi ve sosyolog Sarah Thornton, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Sanat Dünyasında Yedi Gün kitabında New York, Los Angeles, Londra, Basel, Venedik ve Tokyo gibi çağdaş sanat merkezlerinde geçirdiği yedi günü anlatıyor.

Müzayede’de Christie’s müzayede evinde bir akşam satışına, Eleştiri Dersi’nde CalArts’ta bir seminer dersine konuk oluyor, Fuar’da Basel Sanat Fuarı’ndaki seçkin müşterileri izliyor, Ödül’de Tate’in düzenlediği Turner Ödülü’nün arkasındaki rekabeti anlatıyor, Dergi’de Artforum dergisi ve eleştirmenlerini tanıtıyor, Atölye Ziyareti’nde Takashi Murakami’nin atölyesindeki eğlenceye katılıyor ve Bienal’de Venedik Bienali’ndeki küratörlerin ve sanatçıların dünyasını gözler önüne seriyor.

Sanatı lüks bir tüketim ürünü ya da eğlence aracı olarak gören insanlara, entelektüel bir eylem, bir iş, hatta alternatif bir din olarak tanımlayanların katılımıyla kitap renkli karakterlerle dolu bir dünya gezisine dönüşüyor.

Sanat Dünyasında Yedi Gün kitabı, çağdaş sanat dünyasındaki yaratıcılık, zevk, karar, statü, para ve güzellik arayışının dinamiklerini anlamanın en eğlenceli yolu!

Çeviren: Mine Haydaroğlu
21 TL, 277 Sayfa

Nemesis

Nemesis

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Nemesis’te Philip Roth, insanın varoluşuna dair söyledikleriyle Yunan trajedilerini hatırlatan sarsıcı bir hikâye anlatıyor.

1944 yazında, polio salgını Newark sakinlerinin, ama özellikle de çocukların hayatlarını cehenneme çevirirken, gözleri yeterince iyi görmediği için orduya alınmayan genç beden eğitimi öğretmeni Bucky Cantor, şehrin Yahudi mahallesindeki bir okulun bahçe sorumluluğunu yapmakta ve orada oynayan çocukları hastalıktan korumaya çalışmaktadır. Şehirden ve salgından uzaktaki bir yaz kampında çalışan sevgilisi Marcia’yı bir mutluluk hayali olarak hep aklında bulunduran Bucky, bu hayale bir an önce ulaşmak için acele ettiğinde, bütün hayatını değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir.

Nemesis, gençlik heyecanları, ölüm korkusu, sorumluluk ve inanç üzerine unutulmayacak bir roman.

Çeviren: Deniz Koç
171 Sayfa, 12 T

Sahte

Sahte

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Sahte kitabında Erte, haşarı bir çocuk olarak büyük
yazarların ‘anlatı laboratuvarı’na giriyor ve her şeyi birbirine karıştırıyor.

Sahte kendisini temsil etmek üzere kurulabilecek bütün cümleleri önceden tasarlayarak yalanlayan, roman olduğunu iddia ederken bir türün altında konumlandırılmamak için her türlü kurgusal düzenlemeden kaçan ve zaaflarının farkına vardığı anda onları silmek, ortadan kaldırmak yerine alay konusu yapan bir metin.

“Bütün fikirler bayağıdır. Geriye sadece üslup kalır. Kalırsa.” diyen bir yazardan.

140 sayfa, 10 TL

Yeraltına Mektuplar

Yeraltına Mektuplar

Yapı Kredi Yayınları’nın aylık edebiyat dergisi Kitap-lık’ın Haziran sayısı “Yeraltına Mektuplar” başlıklı bölümle açılıyor.

İbrahim Yıldırım, Haydar Ergülen, Fatih Özgüven, Müge İplikçi, Ömer Erdem, Behçet Çelik ve Mine Söğüt, bugün hayatta olmayan sevdikleri yazarlara birer mektupla seslendiler. Bu ilginç bölümde Beckett’den Tanpınar’a, Cemal Süreya’dan Nabokov’a, Metin Altıok’tan Thoreau’ya birbirinden farklı yazarlara yazılmış mektuplar yer alıyor.

Thierry Orfila’nın “Baudelaire’de Hastalık İmgesi” başlıklı incelemesi ve Demir Özlü’nün “Çıplak kadın gövdesi görmekten korkan yazarlar roman yazamazlar” savlı yazısı bu sayının dikkat çeken yazıları. Mehmet Müfit, Mehmet Yaşın, Necmi Zekâ, Ali Asker Barut, Elif Sofya, Süleyman Unutmaz şiirleriyle; Tuncer Erdem, Saliha Yadigâr, Ferhat Özkan, Hasan Türksel, Cengiz Kara, Pınar Sönmez ve Ali Teoman öyküleriyle; Uğur Kökden, Mehmet Serdar, Necmi Sönmez, Fazlı Can, Hande Öğüt, Hasan Turgut, Selçuk Uygur, Mustafa Yılmaz yazılarıyla Kitap-lık’talar.
Kitap-lık iyi edebiyatın ve nitelikli okurun adresi olmayı sürdürüyor.

Kitap-lık 161 (Haziran 2012)
7,5 TL

Garfield ile Arkadaşları- Odie Aşık

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Garfield serisinin ikinci mini macerası Odie Âşık, tembel ve obur olduğu kadar bencil de bir kedi olan Garfield’in suçluluk duyarak hatasını telafi etmeye çalıştığı ender olaylardan birini konu alıyor.

Dünyanın en ünlü sarmanı, Jon’un aldığı fırçaya âşık olan ev ve oyun arkadaşı saf köpekçik Odie’nin artık kendisiyle oynamamasına bozularak fırçayı gizlice çöpe atar. Ancak kendisinin “cinayet gecesi” olarak tanımladığı o geceden sonra hiçbir şey eskiye dönmez. Bir yandan pişmanlık, bir yandan da güzeller güzeli kız arkadaşının bile kendisini ayıplaması Garfield’e fırçayı bulmaktan başka seçenek bırakmaz. İşte o an heyecan başlar: Odie’yle birlikte arkasına takıldıkları çöp arabası onları büyük ve korkulu bir maceranın kucağına atacaktır…

Çeviren: Elif Gökteke

Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 5- Cadılar

Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 5- Cadılar

Macar yazar Erika Bartos’un yazıp resimlediği, Yapı KrediYayınları’nın yayımladığı Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk’un maceraları devam ediyor.

Önceki maceralar: Arkadaş, Gökkuşağı, Noel Baba, Uçurtma başlıklarını taşıyordu. Yeni maceranın yer aldığı beşinci kitapise: Cadılar.

Bir yaz akşamı gökyüzünde cadıların uçuşmaya başladığını gören Sevecen ile Tomurcuk çok korkarlar. Sonra o cadıların, şaka yapmaya çalışan arkadaşları olduğunu anlayıp onlara güzel bir ders vermeye karar verirler. Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk’un arkadaşları Kelebek Peri ile Arıcık Baltazar’ın eşlik ettiği bu okul öncesi kitabına çocuklar yine bayılacaklar.

5 TL

Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı

Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı, Yalvaç Ural’dan yine çok sevilecek bir kitap… Bu güzel kitabın resimleri ise Feridun Oral’a ait.

Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı kitabı, Küçük Ayının Uzun Yolculuğu’nun ardından çıkan bir macera. Annesinin sözünü dinlemeyen Küçük Ayı koşarken düşer ve hızla yuvarlanarak gidip bir ahlat ağacına çarpar. Derdi bu kadarla da bitmez. Çarpmasının hızıyla, olgun ve kocaman bir ahlat düşer kafasına. O sinirle bir tekme sallar ağaca Küçük Ayı. Başının zonklamasına mı yansın, ayağının acıdığına mı?

Yalvaç Ural’ın ilk kez yayımlanan bu güzel okul öncesi kitabını Feridun Oral resimledi.

Resimleyen: Feridun Oral
12 TL

Red Kit Toplu Albümleri 4

Daltonlar dönüyor… Öldükleri ve gömüldükleri sanılan Daltonlar, Goscinny tarafından yeniden canlandırılıyor. Ancak bu defa Yeğen Daltonlar olarak karşımızdalar…

Red Kit ise yine Batı’nın en kötü, en aptal, en komik Kızılderili, haydut, çete reislerine karşı mücadele veriyor. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Red Kit Toplu Albümler’in dördüncüsünde Red Kit Mavi Ayaklara Karşı, Red Kit Joss Jamon’a Karşı ve Red Kit Daltonların Yeğeni maceraları yer alıyor.

Çizen: Morris
Çeviren: Eray Canberk

Artık okullarda sınavların sonuna doğru geliniyor ve yaz sezonu için hazırlıklar başlıyor…

Çocuklar, gençler ve çalışan yetişkinler… Yoğun çalışma yılının ardından, hepimiz baharın rehavetini üzerinden atıp  uzun yaz günlerine hazırlanıyoruz.

Bir çok sanat haberinde başlık olarak kullandığımız “Nerede olursan ol, Sanatla ol” sloganını haykırmanın zamanı! Uzun yaz günlerinden faydalanmak gerek. Değil mi? Çocuklarımız ve sizler için sanatın bir dalını  keşfetmenin tamda vakti!

Yaz sezonu için kayıtlarımız başladı.

Çalışan veya kendine vakit ayırmak isteyen velilerin çocukları için “Ders Yok Sanat var!” sloganı ile sunduğumuz haftanın 3 tam günü sürecek olan sanat yaz kampına çocuklarınızı dahil ederek onların sanatla iç içe olmalarını ve sosyal-kültürel gelişimlerine katkıda buluna bilirsiniz. Ya da uzun yaz günlerinde herhangi bir dalda örneğin; Piyano, Gitar, Resim, Dans,Bateri, Klarnet, Drama ve daha pek çok dalda bireysel veya grup olarak bir branşta eğitim almalarını sağlayarak sokaklardan kurtarmanın vaktidir.

Hava geç kararıyor, işten çıktınız yoğun iş stresinden uzaklaşmak ve farklı bir şeylerle uğraşmak istiyorsunuz. Yıllardır ertelediğiniz ve öğrenmeyi çok istediğiniz bir müzik aletini çalma arzunuzu gerçekleştirmenizin tamda vakti.

Nezih, güvenilir ve işinin uzman eğitmenleri ile sanata bir adım daha yaklaşmak için yapmanız gereken Nar Sanat’a uğramak. Uğrayın ve hobinizin ne kadar yakın olduğunu fark edin.

Unutmayın ne kadar erken uğrarsanız; istediğiniz gün ve saate dersinizi ayarlamamız o kadar kolay olacaktır.