En iyi senaryo yarışması başvuruları bitmek üzere

Tursak’ın Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte düzenlediği En iyi senaryo yarışması başvuruları 22 Kasım 2013  tarihinde bitiyor.

en-iyi-senaryo-yuarismasi

Amaç

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile Türsak Vakfı; Sinemanın en temel öğesi olan ‘Senaryo Geliştirme’ konusunda ilk uzun metraj filmlerinin senaryolarını yazan yönetmenleri desteklemek, yapım öncesi sinemamızın yazımsal sorunlarına katkı sağlamak amacıyla, En İyi İlk Senaryo Yarışması düzenlemektedir. Yarışmamız, yazarlara genç senaristlere ve sanatın diğer disiplinlerine eserler veren sanat yaratıcılarına yani tüm sinemaseverlere açıktır.

 Kapsam

a) “İlk Senaryo” projesi T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleriyle ve Türsak Vakfı’nın danışmanlığı ve işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

b) “İlk Senaryo” yarışmasına katılacak yarışmacılar 18 yaşını doldurmuş olmalıdır. Yarışma, ilk filmini oluşturmak için senaryosunu yazan tüm katılımcılara açıktır.

Başvuru Koşulları

yarışmaa) “İLK SENARYO” yarışmasının en önemli şartı senaristlerin ilk uzun metraj

senaryosunu yazmış olmasıdır. Daha önce yarışmalara katılıp ödül alan senaryolar kabul edilmez. Başvuru sahibi daha önce senaryo ya da senaryolar yazmış olsa dahi filme çekilmemiş olması şarttır.

b) Katılımcıların daha önce yazdığı ya da yazımına katıldığı film senaryosunun filme çekildiği belirlenirse ödül akçesi geri alınır.

c) Senaryolar Amerikan senaryo yazım formatında olmalıdır.

d) Senaryolar 60-90 sayfa arası olmalıdır.

e) Senaryolar 5 kopya halinde basılarak proje dosyasına eklenmelidir.

f) Senaryonun iki sayfayı geçmeyen sinopsisi 3 kopya halinde basılarak proje dosyasına eklenmelidir.

g) Senaryolar bilgisayar veya daktiloda yazılmalıdır.

h) Yukarıda talep edilen dökümanlar ve başvuru formu bir zarfa koyulup teslim

edilmelidir.

 Başvuru

a) Senaryo sahipleri katılım dosyalarını en geç 22 Kasım Cuma günü saat 18:00’e kadar, Türsak Vakfı Gazeteci Erol Dernek sokak. HANİF HAN 11/2 34433 Beyoğlu/İstanbul adresine elden, kurye veya taahhütlü posta ile teslim etmelidir.

Postadaki gecikmelerden Bakanlık veya TÜRSAK Vakfı sorumlu olmayacaktır.

b) Yarışmaya katılıp ödül kazanamayan senaryolar bir ay içinde TÜRSAK Vakfı’na bizzat gelerek senaryolarını geri alabilirler. Bir ay içinde alınmayan senaryolar imha edilir.

 Detaylı bilgi için : lütfen TIKLAYINIZ

En Pahalı Türk Tablosu Evine Döndü

Çağdaş Türk resminin en önemli isimlerinden Fahrelnissa Zeid’in tablosu “Atom ve Bitkisel Yaşam Arasında” 5 milyon 450 bin TL’ye Türk koleksiyonere satıldı. Tablo böylece en pahalı çağdaş Türk resmi oldu

en-pahali-turk-resmi

Çağdaş Türk resminin en önemli isimlerinden Fahrelnissa Zeid’in 1962 tarihli tablosu “Break of the Atom and Vegetal Life” (Atom ve Bitkisel Yaşam Arasında), Dubai’de Christie’s Müzayede Evi tarafından dün akşam düzenlenen müzayedede, 2 milyon 741 bin dolara yani yaklaşık 5 milyon 450 bin TL’ye Türk bir koleksiyonere satıldı. 1901-1991 yılları arasında yaşamış Zeid’in uzun süredir Ürdün’de bulunan eseri, böylece Erol Akyavaş’ın bu yıl, 2 milyon 900 bin TL’ye satılan ve en pahalı çağdaş Türk resmi olan “Kabe” eserinin rekorunu kırarak en pahalı çağdaş Türk resmi oldu.

‘Yuvasına döndü’

Tabloyu satın alan Türk koleksiyonerin ismini saklı tutan Christie’s Müzayede Evi’nin Türkiye yetkilisi Eda Kehale Argun, “Christie’s bu eserin Cumhuriyet’in 90. yılının kutlandığı bu gecede, Türk bir koleksiyonere satılmasından, yuvasına dönmesinden gurur duyar” dedi.

“Dubai Türk, İran ve Arap Ülkeleri Modern ve Çağdaş Sanat” müzayedesinde satılan tablo, aynı zamanda Christie’s Dubai’nin satışını gerçekleştirdiği Ortadoğu coğrafyası sanatçıları arasında en pahalı eser oldu. Fahrelnissa Zeid’in oğlu Raad Bin Zeid Koleksiyonu’ndan müzayedeye çıkan tablo 2.1 metreye 5.5 metre boyutlarında. Yağlıboya tablo, Zeid’in soyut geometrik tarzının önemli bir örneği sayılıyor. Kabaağaçlızade Şakir Paşa’nın kızı, II. Abdülhamit devri sadrazamlarından Cevat Paşa’nın yeğeni ve Halikarnas Balıkçısı’nın kız kardeşi olan Fahrelnissa Zeid, soyadını Kral 1. Faysal bin Hüseyin’in kardeşi ve dönemin Irak büyükelçisi olan Emir Zeid’le evlendikten sonra aldı. Sanatçı, Sanayi-i Nefise’nin ilk kadın öğrencileri arasında yer alıyordu.

Kaynak : Milliyet Sanat

14. Uluslararası Antalya Piyano Festivaline günler kaldı

Dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturan Uluslararası Antalya Piyano Festivali Kasım’da başlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği, sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı festival, Volkswagen ana sponsorluğunda 08 Kasım – 30 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek.

14-antalya-uluslararsı-piyano-festivaliFestivale bu yıl Grammy ödüllü sanatçı Michel Camilo, Vladimir Spivakov, Aziza Mustafa Zadeh gibi önemli isimler konuk olurken; piyano festivalinin siparişi üzerine Muhiddin Dürrüoğlu tarafından bestelenen “Anadolu’dan Sahneler”in de dünya prömiyeri yapılacak. Festivalde ayrıca Fazıl Say’ın Water –Su isimli piyano konçertosu ve Michel Camilo’nun “Piyano Konçertosu No: 1” isimli eseri de Türkiye’de ilk kez seslendirilecek. Her gecesiyle izleyiciye ayrı bir tat sunacak olan festivalde, sahnedeki konserlerin yanı sıra halk konserleri ve öğrenciler ile sanatçıları biraraya getiren atölye çalışmaları da yer alıyor. “Şehirde Müzik Var” sloganı ile festival, 14’üncü yaşında da sanatseverlere unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.

Fazil SAY-Naci-ÖZGÜÇ-Seranad BAGCAN

Fazil SAY-Naci-ÖZGÜÇ-Seranad BAGCAN

Festival açılışında Fazıl Say’ın yeni eseri “Water” ilk kez seslendirilecek

Festivalin bu yılki açılış konserinde ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın yeni eseri olan ve dünya prömiyeri İsviçre’de yapılan “Water” piyano konçertosu, Türkiye’de ilk kez seslendirilecek. Sanatçının piyano ve orkestra için bestelediği eserin prömiyerinde, sanatçıya şef Naci Özgüç yönetimindeki “Antalya Devlet Senfoni Orkestrası” eşlik edecek. Sanatçının suyun sakinliğini ve gücünü müzikle bir araya getirdiği eser; üç farklı bölümden oluşuyor. Eserin ilk bölümü olan “Mavi Su” dans eden, caz yapan, hüzünlenen, derinleşen sonsuz büyük denizi, ikinci bölümü olan “Siyah Su” gece vakti ay ışığı altında baykuş ve kurbağa seslerinin duyulduğu ormanda bir gölü, son bölüm olan “Yeşil Su” ise akarsuları anlatıyor. Konserin ikinci yarısında ise yine Say besteleri yer alıyor. Sanatçının “İlk Şarkılar” adını verdiği on farklı eser izleyici ile buluşurken, Say’ın piyanosuna solist Serenad Bağcan eşlik edecek. Fazıl Say’ın güçlü performansıyla gerçekleşecek açılış konserleri 08 Kasım Cuma ve 09 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

32’inci İstanbul Uluslararası Kitap Fuarına günler kala

Bu yılın onur konuğu ülkesi Çin Halk Cumhuriyeti, yazarları ve yayıncılarıyla fuarda olacak. Onur yazarının Taner Timur olduğu fuarın ana teması ise ‘Tarih: Geçmişteki Gelecek’.

32-kitap-fuarıTÜYAP tarafından, Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle, bu yıl 32’ncisi düzenlenen İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı,Büyükçekmece’de TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 2-10 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Çin Halk Cumhuriyeti’nin onur konuğu olduğu fuarın onur yazarı ise tarih profesörü Taner Timur. Fuara 650 yayınevi, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ile sahaflar katılacak, 300 etkinlik ve yüzlerce imza günü düzenlenecek. Tarihe nasıl bakmalı? Kitap Fuarları Danışma Kurulu’nun kararıyla, fuarın onur yazarı Prof. Dr. Taner Timur olarak belirlenirken, ana temasının da “Tarih: Geçmişteki Gelecek” olması kararlaştırıldı. Buna göre Timur’un katılımıyla birçok panel ve söyleşi düzenlenecek. Bunlardan biri, 2 Kasım’daki açılış gününde, Heybeliada Salonu’nda Yordam Kitap tarafından yapılacak “Tarihe ve Osmanlı Tarihine Nasıl Bakmalı?” konulu panel. 3 Kasım Pazar günü ise Faruk Şüyün’ün de katılacağı, Timur’un onur konuğu olmasıyla ilgili bir etkinlik  düzenlenecek. Ayrıca, yine Yordam Kitap tarafından 10 Kasım’da Büyükada Salonu’nda “Tarihi Maddecilik, Toplum Bilimleri ve Felsefe” panelinde, Timur’la birlikte, Cem Eroğlu ve Sungur Savran konuşma yapacak. TÜYAP tarafından Timur’un yaşamı ve çalışmalarından oluşan bir de kitap hazırlanacak. Çin buluşmaları Bu yıl fuarın ilk dört günü,Çin Halk Cumhuriyeti, Ulusal Stantları’nda ağırlanacak. Çin’den yayınevlerinin yer alacağı stantta pek çok etkinlik düzenlenecek ve Çin edebiyatının önemli adları fuarın konuğu olacak. Ayrıca Çin’deki yayın sektörünün temsilcileri, Türkiye’den yayıncılarla bir araya gelerek sektörel buluşmalar gerçekleştirecek. Fuarın 32 kitap fuarı konuğuilk günü Buket Uzuner, Tie Ning ile “kadın ve edebi yaratıcılık” üzerine konuşacak. Ardından Mevlana İdris Zengin, Yang Hongying
ile “Çocuk Dünyasında İnteraktif Büyüme”yi tartışacak. Jiang Nan ile Sibel Atasoy’un “Ben ve Edebi Yaratıcılık” sohbeti ile konuk olacakları Çin Ulusal Standı, sonrasında Zhang Wei ve Wang Gang’ı “Çin- Türkiye Çeviri Forumu”da, kaligrafi sanatçısı Pang Zhonghua’yu da kaligrafi üzerine yapacağı sunumla ağırlayacak. Stanttaki etkinliklerin yanı sıra “Çin-Türkiye Kültür Forumu”, “Yeni İpek Yolu Çağında İletişim ve İşbirliği”, “Uygarlığın İlerlemesi ve Kalkınma Yollarının Keşfi”, “Dünyada ve Türkiye’de Yayıncılık Sektörü ve Telif Hakları Yönetimi”, “Türkiye-Çin Kitap Pazarları” gibi başlıklarda pek çok etkinlik düzenlenecek. 32. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, bu yıl hafta içi 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise geçen yıllarda olduğu gibi 10.00- 20.00 saatlerinde ziyaret edilebilecek. Fuar, kapanış günü olan 10 Kasım’da saat 19.00’da sona erecek.

Johann Strauss Orkestrası’nın kurucusu Andre Rieu İstanbul’a geliyor

Hollandalı kemancı, besteci, orkestra şefi ve Johann Strauss Orkestrası’nın kurucusu Andre Rieu, 29 Kasım’da İstanbul’da konser verecek.

Andre-RieuDünya müzik otoritelerince yüzyılın en önemli müzisyenlerinden biri olarak kabul edilen ve her birine 50-60 bin kişinin katıldığı konserlerinin biletleri aylar önce tükenen Andre Rieu, İstanbul’daki konserinde Sinan Erdem Spor Salonu’nda sevenleriyle buluşacak.

“Statlarda konser veren tek klasik müzik sanatçısı” olma özelliği taşıyan Rieu, bugüne kadar dünya müzik listelerinde 30 kez liste birinciliği, 355 Platin Albüm Ödülü, 35 milyon DVD satışı, 2012 dünyanın en çok satan erkek sanatçısı, 2009-2011 Yılın Tur Sanatçısı Top 10 gibi başarıları elinde tutuyor.

Rieu, Pollstar listelerinde de 2012 yılının en çok kazanan müzisyenler listesinde 12. sırada yer aldı.

Rieu hakkında

Andre Rieu, 1949’da Hollanda’nin Maastricht kentinde doğdu. Babası Limburg Senfoni Orkestrası’nda ve Leipzig Operası’nda şef olan sanatçının kardeşleri de müzisyen.

Babasından aldığı keman eğitiminin ardından, Lüttich, Maastricht ve Brüksel konservatuarlarında eğitimine devam eden sanatçı, on yıl boyunca Limburg Senfonu Orkestrası’nın üyesi oldu.

Franz Lehar’ın “Gold and Silver”ını icra eden bir salon grubuna katılması, Rieu’nun müzikal kariyerini bu yönde çizmesinde etkili oldu. Kendi salon orkestrası Maastricht Salon Orkestrası’nı 1978’de kuran sanatçı, 1987’ye kadar çalıştığı bu orkestrası ile albümler yayınladı.

Sanatçı, 1980’lerin başında kurduğu Maastricht Salon Orkestrası ile adını duyurdu.

Özellikle Strauss’un valslerine getirdiği yorumlarıyla “Waltz King” olarak adlandırılmaya başlanan Andre Rieu, 1987’e yılında Johann Stauss Orkestrası’nı kurdu ve başlarda on kişiden oluşan, bugün elliyi aşkın müzisyenin üyesi olduğu bu orkestra ile Strauss’un valslerini 19. yüzyıl ruhu ve atmosferi içerisinde icra ettiği gösterisini, dünyanın büyük kentlerinde sunmaya devam ediyor.

Uluslararası Çoğaltım Hakları Kuruluşları Federasyonu İstanbul’da Telif haklarını konuşacak

Uluslararası Çoğaltım Hakları Kuruluşları Federasyonu 29 – 31 Ekim tarihlerinde İstanbul’da yapacağı 2013 yılı Dünya Kongresinde telif hakları ve korsan yayınlar tartışılacak.

telif-haklarıUluslararası Çoğaltım Hakları Kuruluşları Federasyonu (International Federation of Reproduction Rights Organisations –IFRRO ) 2013 yılı Dünya Kongresini 29 ile 31 Ekim arasında, Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Kongre kapsamındaki “Telif Hakları, Kültürel Çeşitlilik ve Toplu Hak Yönetimi” başlıklı uluslararası konferansa çeşitli ülkelerden, telif hakları alanında çalışan kurum ve kuruluşlardan 200’ün üzerinde delege, temsilci ve uzman katılacak.

IFRRO üyesi Yayıncılar Meslek Birliği’nin ( YAYBİR) ev sahipliğinde toplanacak kongrede telif hakları, lisanslama, korsanla mücadele, elektronik yayıncılıkta telif hakları gibi konular, dünyadan örneklerle ve deneyimlerle konuşulacak.

Kongreyle eş zamanlı olarak, IFRRO’nun “Toplu Hak Yönetimi: Yaratıcılıktan, Kültürel ve Ekonomik Gelişmeden Yararlanmak” temalı Genel Kurulu da gerçekleştirecek.

IFRRO Başkanı Rainer Just ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı ‘nın açılışını yapacağı kongrede teknoloji şirketlerinin kültür endüstrisine verdiği zararları anlatan “Free Ride” adlı kitabıyla tanınan Robert Levine de bir konuşma yapacak. (EA)

 

Kaynak : [-]

Cumhuriyet Bayramı Google’un Doodle’ı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramının İşte Google Logosu!

Pazarlama kaygısı olsa da her ülke için farklı dahi olsa,  yerli pek çok kurumun hatta “yerli hükümetin” (!) bile ihmal ettiği bir günü uluslar arası bir şirketin anımsayıp sürpriz yapması bizleri mutlu ediyor(!)

cumhuriyet bayramı 2013

cumhuriyet bayramı için google’ın doodle’ı 2013

Cumhuriyet Bayramı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta[1] kutlanan bir millî bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlardaşenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir.

Padişah, şah, kral, hakan, imparator, sultan gibi tek kişiye dayalı yönetim sistemine “mutlakiyet” adı verilmiştir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız, tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde ülkeyi yöneten kişiye yardımcı olması için meclis kurulurdu. Meclis üyeleri halkın isteklerini yöneticiye duyurur, yasatasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları yönetici tarafından benimsendiğindeyasalaşırdı. Bu yönetim biçimi ise “meşrutiyet”tir. Meşrutiyette meclisin yetkileri sembolik düzeyde olabileceği gibi bir cumhuriyetteki kadar geniş de olabilir. Osmanlı Devleti’nde 1876 ve 1908 yıllarında olmak üzere iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından 6 yıl sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı başlamıştır. Dört yıl süren savaş, İttifak Devletleri ile birlikte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik sayılmasıyla sonuçlanmış ve Osmanlı toprakları İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştır.

 Cumhuriyetin ilanı

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ’Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin, ’vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmış fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara, başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk, egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devleti’nin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Halk da cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette, Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

 Bayram kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir.[2] Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır

 

Cumhuriyetin 90. yılında Nar Sanat Carousel’de Klasik ve Popüler Müzik Dinletisi yapacak

NAR SANAT EĞİTİM KURSU ve Kursumuzun sahibi olan derneğimiz;  NAR SANAT İSTANBUL EĞİTİM VE KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ olarak Cumhuriyetimizin 90. Yılını kutlama anlamında Bakırköy Carousel alış veriş merkezinde 29 Ekim 2013 Tarih ve saat : 13:00’de klasik müzik dinletisi gerçekleştirecektir.

Tüm halkımız ile veli ve öğrencilerimiz davetlidir.

29-ekim-cumhuriyet-bayrami

 

Dinletide görev alacak Öğrenci ve eğitmenlerin adları aşağıdadır.

 

carousel ve nar sanat

 

Etkinliğimizde görev alacak öğrencilerimiz:

Doğa Naz ÇELİK

Çağlayan KAYHAN

Egemen ÖZGÜVEN

 

 

 

 

 

Görev alacak öğretmenlerimiz :

Ersin SARACİK

Ekin SELÇUK

Şeyma YÜREKİR

İbrahim Can BAŞARIR

 

 

Yeni bir Festival ” XXF- Very Very French” 1 Kasım’da İstanbul’da başlıyor.

İstanbullu müzik severler için Fransa’dan yepyeni bir festival, ‘XXF- Very Very French’ 1 Kasım’da İstanbul’da başlıyor.

XXF- Very Very FrenchYeni nesil Fransız sanatçıları biraraya getirerek güncel Fransız müziği örneklerini sunacak Festival ‘XXF – Very Very French’, 1-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da başlıyor. Fransız Kültür Merkezi tarafından düzenlenen ve bu yıl ilki yapılacak festival kapsamında, farklı mekanlarda toplam 7 konser gerçekleşecek. XXF’in konser mekanları ise Babylon, Ghetto, Nublu İstanbul ve Salon İKSV.

Festivalde yaratıcılıkları ve özgünlükleriyle ünleri çoktan Fransa dışına taşmış yeni nesil Fransız müzisyenlerini ağırlayacak. Fransız Kültür Merkezi’nin girişimiyle düzenlenen ve müzikal güncelliği ile kaçırılmaması gereken Festival XXF – Very Very French, Country’den Caz’a, Funk’tan Indie Rock’a farklı müzik türlerini müzikseverlerle buluşturacak.

Festival, açılışını 1 Kasım Cuma akşamı Babylon’da Moriarty grubuyla yapacak. Müziğini country ve blues temelleri üzerine kuran Moriarty, vokalistleri Rosemary Standley’nin güçlü sesiyle sıradışı hikâyelerini Babylon’un sahnesinden anlatacak.

2 Kasım Cumartesi akşamı ise, Fransa’nın yeni serçesi Mesparrow, Salon İKSV’de sahne alacak. Soul, pop ve elektro müziği harmanlayarak harika bir karışım yaratan Mesparrow, festivalin bir diğer öne çıkan isimleri arasında.

Festival XXF – Very Very French, 8 Kasım Cuma ise Fransa’nın electro/hip hop sahnesinden iki önemli Fransız DJ’i enerji yüklü bir gecede Ghetto’da ağırlıyor: DJ Feadz ve Mr. Flash!

9 Kasım Cumartesi günü Nublu İstanbul’da “Filisrailli” Boogie Balagan ikilisi farklı dillerin içiçe geçtiği eğlenceli ve yüksek tempolu konserleri ile dinleyicileri sınırların olmadığı yepyeni bir dünyaya davet ediyor olacak.

13 Kasım Çarşamba akşamı ise avangard elektro sahnelerinin parlayan yıldızı Chapelier Fou nam-ı diğer Louis Warynski konseri Nublu İstanbul’da izlenebilir.

Festivalin bir diğer sürprizi 14 Kasım Perşembe akşamı Nublu İstanbul’da konser verecek indie müziğine Fransa’dan bir armağan, Poni Hoax grubu.

Günümüz Fransız müzik sahnesinin en göze çarpan temsilcileri arasında yer alan Electro Deluxe ise dilden dile dolaşan sahne performansıyla 15 Kasım Cuma akşamı Babylon’da XXF Very Very French Festivali’nin kapanışını yapacak.

Kaynak :[-]

Dernek Başkanımız Heykel sanatçısı Hale ÜRKMEZGİL davetli olarak Almanya’da

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hale ÜRKMEZGİL Berlin Büyük elçiliğinin davetlisi olarak Berlin’de sergiye katılmak üzere hareket etti.

Hale ÜRKMEZGİL

Heykel Sanatçısı Ş.Hale ÜRKMEZGİL

Dernek kurucumuz ve aynı zamanda Nar Sanat Eğitim Kursu Resim öğretmeni olan Heykel sanatçısı Hale ÜRKMEZGİL bir grup sanatçı ile Berlin Büyük elçiliğinin davetlisi olarak Berlin’e gidiyor.

90’ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90” ismi ile   Yunus Emre Enstitüsü ve Berlin Büyük Elçiliğinin  birlikte organize edilip açacağı sergi hakkında elçilik açıklaması söyle ”

Değerli Sanatçılar,

hale-urkmezgil-almanyaCumhuriyetin 90.yılı anısına ilk defa uluslararası bir platformda gerçekleştirilecek ‘’Özgür ve 90’’ sergisine katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Sergini, 29 ekim 2013 saat 18.30 da T.C.Berlin Büyükelçiliğinde yaklaşık 2500 kişinin katılacağı Cumhuriyet resepsiyonu ile açılacaktır..”

Yunus Emre Enstitüsü, Cumhuriyet’in kuruluşunun 90’ıncı yılı anısına Almanya’da farklı bir etkinliğe imza atacak. Türkiye’nin resimden heykele, seramik ve fotoğraftan dijital sanata uzanan 90 farklı sanatçısının eserleri “Özgür ve 90” isimli sergi ile Berlin’de sanatseverlerle buluşturulacak. Çağdaş Türk sanatının farklı jenerasyonlarının eserlerinin bulunduğu “Özgür ve 90” ismi verilen sergi uluslararası platformda ilk defa gerçekleştirilecek. Cumhuriyet’in 90’ıncı yılı anısına, bugün açılacak sergi, dünyada 26 ülke ve 32 Türk Kültür Merkezi ile faaliyetlerde bulunan Yunus Emre Enstitüsü ile birlikte Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Art and Life iş birliği ile küratörlüğünü Beste Gürsu’nun yaptığı “Özgür ve 90” sergisi, 29 Kasım tarihine kadar Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nde ziyaret edilebilecek.

Piri Reis Sergisi sizleri bekliyor

Türk denizcilik tarihinin en önemli halkalarından biri olan Piri Reis’in hayatını ve eserlerini konu alan “Piri Reis ve Haritaları” sergisi, İstanbul Deniz Müzesi’nde açıldı.

piri-reis-haritasiSerginin açılışına, Bakan Çelik, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve çok sayıda davetli katıldı. Açılıştan önce konuşan Çelik, Piri Reis‘in haritalarının izlenime sunulduğu sergiyi açmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Piri Reis’in eserlerinin Türk denizcilik tarihi açısından önemini vurguladı.

Bir dönem yazılan kitaplarda, Piri Reis’in eserleri için “Normal bir insanın o dönemde yazması mümkün değil, ancak uzaylılar yazdırmış olabilir” gibi ifadelerin kullanıldığını hatırlatan Çelik, Piri Reis’in eserlerinin tanıtımı ve daha iyi anlaşılması için çalışmalar yapıldığını anlattı.

Denizcilik tarihi için özel bir uygulamanın bir süredir terk edildiğini de kaydeden Çelik, 20-30 yıl öncesinde kadar Boğaz’dan geçen gemilerin Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa’nın kabrine selam durarak geçtiğini anımsattı.

Bakan Çelik, “20-25 yıldır bu gelenek unutulmuş. Bu geleneğin yeniden ihya edilmesinin, bu toprakların büyük bir denizci ile kurduğu piri-reis-portreanlamlı bağın yeniden ihya edilmesi anlamında önemli olacağı düşüncesindeyim” dedi.

Bugüne kadar denizcilik konusunda stratejik bir çalışmanın bulunduğunu söylemenin mümkün olmadığını dile getiren Çelik, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye‘nin denizlerden azami şekilde faydalanmak durumunda olduğunu söyledi.

Piri Reis’in hayatının anlatıldığı 8 dakikalık filmin izlenmesinin ardından Bakan Çelik ve beraberindekiler sergiyi gezdi.

Kaynak :[]

Malatya Uluslararası Film Festivali’nde geri sayım

Malatya Uluslararası Film Festivali’nde, bir filme Kemal Sunal Halk Ödülü verileceği bildirildi.

4-malatya-film-festivaliMalatya Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, ünlü oyuncu Kemal Sunal, Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfının bu yıl 15-21 Kasım tarihlerinde dördüncüsünü gerçekleştireceği Malatya Uluslararası Film Festivali’nde anılacak.

Kemal Sunal anısına, Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yer alan filmler, halk oylamasına sunulacak. Oylama sonucunda ödüle değer görülen filme Kemal Sunal Halk Ödülü Sunal ailesi tarafından takdim edilecek.

Kemal Sunal etkinlikleri kapsamında, eşi Gül Sunal’ın hazırladığı, oyuncunun filmlerinde giydiği elbiselerden ve kullandığı aksesuarlardan oluşan sergi, festival haftası boyunca Malatya Park AVM’de sinemaseverlerle buluşacak. Sunal ailesinin katılımıyla malatya-film-festivali-afişMalatya Park AVM’de bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Hababam Sınıfı adlı filmde öğrencileri canlandıran sinema oyuncularının, “İnek Şaban”ı anlatmak için bir araya geleceği festivalde, Kemal Sunal’ın Tosun Paşa ve Propoganda filmleri gösterilecek.

Festivalde, sinema yazarı ve araştırmacı Ali Can Sekmeç’in, Sunal’ın röportajlarını derlediği Kahkaha Kralı kitabı sinemaseverlere hediye edilecek. Sekmeç’in özel arşivinden derlenen Kemal Sunal Sergisi de festival boyunca gezilebilecek.

Kaynak: [-]