Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: ressam

Sanat Haberleri

Nerede Olursanız Olun ; 19 Kasım – 18 Kasım Arası Sanatla Olun !

Çağdaş sanat tutkunlarının merakla beklediği Contemporary İstanbul 2012 22 Kasım’da kapılarını açıyor.

İstanbul – Sergi

sanat duyuru

İSTANBUL

■ Contemporary İstanbul 2012 22 – 25 Kasım tarihleri arasında.

■ 22. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı17 – 25 Kasım tarihleri arasında.

■ Magdalena Abakanowicz’in “İnsanlıkSerüveni” isimli sergisi 20 Kasım – 30 Ocak tarihleri arasında Akbank Sanat’ta.

■ Beril Anılanmert’in “Entropi” isimli sergisi 20 Kasım – 17 Aralık tarihleri arasında Galeri Işık’ta.

■ Adnan Çoker’in “Minimal Simetri III” isimli sergisi 20 Kasım – 31 Aralık tarihleri arasında Kare Sanat Galerisi’nde. (0212 240 44 48)

■ Joseph Kosuth’un “Uyanma” isimli sergisi 22 Kasım – 23 Şubat tarihleri arasında Kuad Galeri’de.

■ Iván Navarro’nun “Umutsuzluk” isimli sergisi 22 Kasım – 12 Ocak tarihleri arasında Egeran Galeri’de. (0212 251 1251)

■ Raziye Cerit Albayrak’ın “Anadolu’yum Ben” isimli sergisi 22 Kasım – 3 Aralık tarihleri arasında Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)

■ Korhan Karaoysal’ın sergisi 23 Kasım – 30 Aralık tarihleri arasında Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi Operation Room’da.

■ Hilal Zıllıoğlu’nun “Çocuğum Ben” isimli sergisi 19 Kasım’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)

■ Dmitry Sokolenko’nun sergisi 20 Kasım’a kadar Get-Me-Art Galleriy’de.

■ Hilmi Özbay’ın “Çizgiden Boyaya” isimli sergisi 20 Kasım’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde” isimli sergisi 21 Kasım’a kadar Galerist Hasköy’de. (0212 252 1896)

■ Feride Atıkır’ın “Atatürk ve İstanbul” isimli sergisi 22 Kasım’a kadar Bakırköy Kültür ve Sanat Konağı’nda. (0212 570 45 95)

■ İÜ İktisat Fakültesi Mezunları Cemiyeti Sergisi 23 Kasım’a kadar Tünel Sanat Galerisi’nde.

■ Mustafa Köseoğlu’nun sergisi 23 Kasım’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde.

■ Arzu Aytekin, Mustafa Bulat, Erol Deneç, Sibel Kasapoğlu, Şevkat İşleğen’in karma eserlerinden oluşan sergi, 24 Kasım’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Alptekin Yüksel’in “Düşlük Vakti” isimli sergisi 24 Kasım’a kadar Galeri Oda’da. (0212 259 22 08)

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 25 Kasım’a kadar İstanbul Modern’de.

■ Nejat Satı’nın “Halet-i ruhiye” isimli sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. (0212 245 40 87)

■ Nezih Çavuşoğlu’nun “Anıtsal Renkler ve Monokromlar” isimli sergisi 25 Kasım’a kadar ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Joan Botella Lucas’ın sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. (0212 245 40 87)

■ Suna Tüfekçibaşı’nın “İstanbul’da Uykusuz” isimli sergisi 26 Kasım’a kadar Maçka art&design’da. (0212 343 58 46)

■ International Underground isimli karma sergi 26 Kasım’a kadar Piramid Sanat’ta. (0212 297 31 15)

■ Ozan Oganer’in “Dilemma” isimli sergisi 27 Kasım’a kadar Galeri Merkur’da. (0212 225 37 37)

■ Dilşan Balkancı’nın “Suyla Gelen” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Ruşen Eşref Yılmaz’ın “İçimde Kalanlar” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)

■ Anna Puig Rosado’nun “Marsilya’nın Kalbi” isimli fotoğraf sergisi 29 Kasım’a kadar Galeri Od’A-Ouvroir D’Art-Sainte Pulchérie Fransız Lisesi’nde.

■ Bir Figür Ustası: Neşet Günal’dan Desenler isimli sergi 30 Kasım’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)

■ Feyzullah Baytekin’in fotoğraf sergisi 30 Kasım’a kadar Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde. (0216 564 13 00)

■ Muhammet Şengöz’ün “İç – Seller” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

■ Suna ve İnan Kıraç Vakfı Atatürk Fotoğrafları Koleksiyonu’ndan fotoğrafların yer aldığı sergi 30 Kasım’a kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. (0212 334 09 00)

■ Altan Çelem, Bedri Baykam, Doğan Paksoy, İrfan Okan, Mehmet Günyeli’nin “Tüm Diğer Durumlar” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0212 241 65 35)

■ Sema Maşkılı’nın “Efendiler ve Köleler” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)

■ Serkan Bayer’in “Görünmeyen Medeniyetler” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Galeriartist Çukurcuma’da.

■ Gülyüz Atkovar’ın “EBRUMANİA” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Armando Gutierrez Rabadan’ın “Micro Chrome” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Astoria AVM – Art Minium’da.

■ Nodira İbrahim Öztürk’ün “Kâhinin Renkli Rüyaları” isimli sergisi 30 Kasım’a kadar Vakıfbank İstanbul Genel Müdürlük Fuayesi’nde. (0212 316 70 70)

■ Hattuşa’da 106 Yıl sergisi 30 Kasım’a kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde.

■ Rıza Kuruüzümcü’nün sergisi 31 Kasım’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Yerellikten Evrenselliğe Yolculuk: Neşet Günal sergisi 1 Aralık’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Rasim Konyar’ın “Dokunduklarımız” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Esra Şatıroğlu’nun “Bana Ait” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri Linart’ta. (0212 247 47 29)

■ Zeynep Perinçek Signoret’in “Keşke” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri Apel’de. (0212 292 72 36)

■ Abdurruhman Öztoprak anısına yapılan sergi 1 Aralık’a kadar Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Fatoş Beykal’ın “Masal Olduk” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Dilay Koçoğulları’nın “Mikro-Makro Kozmos: Algının Uyumu” isimli fotoğraf sergisi 1 Aralık’a kadar Daire Galeri’de.

■ Tan Oral’ın “Çizgilerle Geçmiş Olsun” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.

■ Füsun Onur’un “Çeşitlemeler” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde. (0212 240 80 23)

■ Cindy Jansen’in “Sevgiyle” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar The Empire Project’te.

■ Mike Berg’in sergisi 1 Aralık’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Loris Savino’nun “Sınırlar Arası” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Poligon Galata’da.

■ Komet, Kezban Arca Batıbeki, Arslan Sükan, Kerem Ozan Bayraktar, Hande Şekerciler, Tayfun Serttaş, Aslı Özdemir ve Sılacan Köseler’in “WARHOLA” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar ALAN İstanbul’da. (0212 252 94 53)

■ Kıyamet isimli karma sergi 2 Aralık’a kadar Artgalerim’de.

■ Jerome Symons’un “Mutlu Günler” isimli sergisi 2 Aralık’a kadar PG art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Remzi Raşa’nın sergisi 4 Aralık’a kadar Artisan Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 90 81)

■ Richard Stipl ve Joseph Zlamal’ın sergisi 5 Aralık’a kadar Krampg Galeri’de. (0212 293 93 14)

■ Arzu Başaran’ın “ağ” isimli sergisi 6 Aralık’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Memduh Kuzay’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Tolga Eti Sanatevi’nde. (0216 368 26 79)

■ İsmet Birsel’in “Şahane Dostlar” isimli resim sergisi 8 Aralık’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

■ Cem Turgay’ın “Ertelenmiş Zaman” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Kesişim isimli sergi 8 Aralık’a kadar Galeri 5’te.

■ Nurdan Likos’un “Aklımdakilar” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)

■ İbrahim Balaban’ın sergisi 9 Aralık’a kadar Leonardo Sanat Galerisi’nde. (0212 280 83 94)

■ Tankut Öktem’in “Sıradışı Bir Usta” isimli retrospektif sergisi 10 Aralık’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Sabahat Çıkıntaş’ın “Arka Oda” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Nişantaşı Mine Sanat’ta. (0212 232 38 13)

■ Batu Bozoğlu’nun “Ödev: Günümü Gün Et” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

■ Olaf Otto Becker’in “Sıfır Noktası Üzerinde” isimli fotoğraf sergisi 14 Aralık’a kadar Elipsis Gallery’de. (0212 249 48 92)

■ Ömer Kaleşi’nin sergisi 15 Aralık’a kadar TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Kabuğundan Sıyrılan Fin Tasarımı isimli sergi 15 Aralık’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Gökhan Deniz’in “Hangisi Daha Gerçek?” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. (0212 291 37 91)

■ Onur Gülfidan’ın “Harika Günler” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar .artSümer’de. (0212 249 1035)

■ Erinç Seymen’in “Tohum ve Mermi” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar Rampa’da. (0212 327 08 00)

■ Fikret Otyam’ın “Hoşçakal İstanbul” isimli sergisi 27 Aralık’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Ekoloji IV Gecenin Günü isimli sergi 29 Aralık’a kadar Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi’nde. (0212 230 74 92)

■ Sandra Schafer’in sergisi 29 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Ahmet Güneştekin’in “Yüzleşme” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Antrepo No 3’te.

■ Aysel Alver’in “Retro” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 243 31 00)

■ Murathan Özbek’in “İN” isimli sergisi 2 Ocak 2013’e kadar the hall’de. (0212 245 69 22)

■ Altın Çocuklar – 16.-19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portreler isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Monet’nin Bahçesi isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ DunHuang’ın Renkleri: İpek Yolu’na Açılan Büyük Kapı isimli sergi 7 Ocak 2013’e kadar MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Joachim Schmeisser’in fotoğraf sergisi 19 Ocak 2013’e kadar Immagis Galeri’de.

■ Bakış – Portre Fotoğrafının Değişen Yüzüisimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ 1952 – 2012 Sualtına Işık Tutanlar sergisi 28 Şubata kadar Rezan Has Müzesi’nde. (0212 533 65 32)

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

■ İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz 2013’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)

BODRUM

■ Devrim Erbil, Süleyman Saim Tekcan, Hayati Misman’ın sergisi 2 Aralık’a kadar Bodrum Nurol Sanat Galerisi’nde.

ANKARA

■ Asiye Aytan’ın resim sergisi 23 Kasım’a dek Bilkent Center Sanat Sokağı’nda. (0 312 266 56 57)

■ Lütfü Günay’ın resim sergisi 24 Kasım’a dek Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ Betül Demir Karakaya’nın seramik sergisi 28 Kasım’a dek Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Buluşma II isimli resim sergisi 28 Kasım’a dek Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Sema Öcal’ın resim sergisi 28 Kasım’a dek Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Betül Demir Karakaya’nın seramik sergisi 28 Kasım’a dek Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Sabri Akça’nın resim sergisi 29 Kasım’a dek Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)

■ Mukaddes Kocakök’ün resim sergisi 29 Kasım’a dek Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ Mehmet Güleryüz’ün resim sergisi 30 Kasım’a dek m1886’da. (0 312 286 00 74)

■ 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Uzanan Fırçalarisimli resim sergisi 30 Kasım’a dek Peker Sanat’ta. (0 312 439 30 03)

Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Jale Yılmabaşar&Sedef Yılmabaşar’ın resim sergisi 7 Aralık’a dek Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Şükran ve Hasan Pekmezci’nin resim sergisi 9 Aralık’a dek Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Van Gogh/Alive dijital sanat sergisi 3 Ocak’a dek Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

İZMİR

■ Art Shop Sanat Galerisi’nde 15 Aralık’a dek Ekin Balcıoğlu, Mahmut Karatoprak, Soner Göksay ve Ünal Kuş‘un eserlerinden oluşan karma resim sergisine ev sahipliği yapacak.

■ Arkas Sanat Merkezi’nde Ahmet Ertuğ‘un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Konak Belediyesi İzmir Mask Müzesi‘ndeki Ressam

ADANA

■ İnci Küçükusta’nın, yağlıboya çalışmalarının yer aldığı, 3. kişisel sergisi AÇS Sanat Galerisi’nde 26 Kasım’a dek izlenebilecek. (0322 4534445)

MERSİN

■ Küratörlüğünü Muzaffer Tire’nin yaptığı, “89. Yılında Cumhuriyet Sanatçıları-3” adlı sergi Adana’dan sonra Mersinli sanatseverlerin izlenimine sunuldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Sarayı Sanat Galerisi’ndeki sergi 30 Kasım’a dek izlenime açık olacak. Sergi, Nevşehir, Şanlıurfa, Adana, Mersin ve Osmaniye’den gelen 30 sanatçının katılımıyla gerçekleşiyor. (0322 4593458)

Tiyatro

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Sidikli Kasabası” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00; cumartesi 15.00 ve 20.00 pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Yağmur Durduğunda” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçük Sahne’de “Herkesin Bildiği Sırlar” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece Sahnesi’nde “Ay Ecesi” perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Düğün Şarkısı” cuuma 20.00, cumartesi 15.00, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Çehov Makinesi”perşembe, cumartesi 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Büyünün Gözleri” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde“Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt” perşembe, cuma 14.00, cumartesi, pazar 12.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Arka Bahçe” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Şark Dişçisi” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Kâğ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Karagöz Tatlıcı” perşembe, cuma 14.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Ümraniye Sahnesi’nde“Dünyanın Ortasında Bir Yer” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Dar Ayakkabıyla Yaşamak” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. ( 0 212 661 38 94)

■ Bakırköy Belediye Tiyatrosu Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyli Müzikali” perşembe 20.30, “www.askbu-mu.com” cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Hangisi Babası” cumartesi 20.30, pazar 15.30,“Benim Güzel Pabuçlarım” pazar 11.00. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde“Carrar Ana’nın Silahları” çarşamba 20.30, “Şişman Domuz” cuma 20.30. (0 212 661 38 94)

■ Ortaoyuncular’da “Ferhangi Şeyler” cuma 20.00, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cumartesi 20.00. (0 212 251 18 65)

■ Tiyatro Pera’nın “Kazaen (Beyoğlu’nda Çarpışmalar)” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30.

■ Oyun Atölyesi’nde “Pandaların Hikâyesi” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 16.00 ve 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)

■ Kumbaracı50’de “Lulabay (Bir Cihangir Hikâyesi” bugün 20.30, “Yokuş Aşağı Emanetler” salı 20.30, “Kar Sohbet” çarşamba 20.30, “Üç Faz”perşembe, cuma 20.30, “Haz Makamı” cumartesi 20.30, çocuk oyunu“Çok Soğuk” pazar 13.00. (0 212 243 50 51)

■ İkincikat’ta “Korku Tüneli” bugün, “Barselo” salı, çarşamba, perşembe 20.30 (0 212 292 32 47)

■ Mekân Artı’da “Şiddet Üçlemesi 2 -Şeker” bugün, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, pazar 20.30 (0 212 224 57 56)

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 25 Kasım’da saat 11.00’de, “Kış Gelmeden” adlı oyun 20, 21, 22 ve 23 Kasım’da saat 20.00’de, 24 Kasım’da saat 15 ve 20.00’de, “Mirasçılar/İzmir DT” 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Kerbela” adlı oyun 27 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, “Hürrem Sultan” adlı oyun 20, 23 Kasım’da saat 20.00’de, 25 Kasım’da saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye” adlı müzikal oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312  240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” bugün saat 11.00’de,“Huzur Çıkmazı/İzmir DT” 20, 21, 22 ve 23 Kasım’da saat 20.00’de, 24 Kasım’da saat 15.00 ve 20.00’de, “Ben Ödüyorum” adlı oyun 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Krem Karamel” adlı oyun 19-24 Kasım tarihleri arasında saat 18.30’da, “Yosunlar” adlı oyun 27-30 Kasım tarihleri arasında saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” adlı oyun 20, 23, 27, 30 Kasım’da saat 20.00’de, 25 Kasım’da saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” adlı oyun 24 Kasım’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Yastık Adam”adlı oyun 28 ve 29 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 397 30 24)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Sırça Kümes” adlı oyun 27, 28, 29 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, “Canlı Yayın” adlı oyun bugün ve yarın saat 20.00’de. (0 312 397 30 24)

■ Ankara Meydan Sahne’de, Uğur Mumcu’nun kaleme aldığı“Sakıncasız” adlı oyun 24 ve 28 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 431 74 31)

■ Mavi Sahne’de, “Gıres/müzikal” adlı oyun, 23 ve 24 Kasım’da saat 20.00’de, 25 Kasım’da saat 17.00’de. (0 312 241 02 33)

■ Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Selamün Kavlen Karakolu” adlı oyun 23, 24 ve 30 Kasım’da saat 20.00’de, “Zübük” adlı oyun 25 Kasım’da saat 15.30’da. (0 312 417 76 76)

■ Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Hiçyemez Prenses” 24 Kasım’da saat 12.00’de, “Kırmızı Şapkalı Kurbağalar/bebek tiyatrosu” 25 Kasım’da saat 12.00’de.

ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu’nda, “Ah-u Zelha” adlı oyun hafta içi her gün 20.00’da, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de izlenebilecek.“Dış Ses”adlı oyun Fuaye Sahne’de çarşamba, perşembe ve cuma günleri 18.00’de sahnelenecek. Çarşamba günü 14.00, pazar günü 11.00’de,“Define Adası” adlı müzikli güldürülü çocuk oyunu izlenebilir. (0322 3523355)

Gösteri-Söyleşi

İSTANBUL

■ Tim Maslak Show Center’da bu akşam saat 19.00’da Cem Yılmaz gösterisi olacak. (0212 286 66 86)

■ Dada’da Vedat Özdemiroğlu yarın saat 21.00’de. (0212 245 12 12)

ANKARA

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Zafer Kızılkaya’nın vereceği “Sualtı Söyleşileri” başlıklı söyleşi 22 Kasım’da saat 19.30’da, eğitimci yazar Niyazi Altunya’nın yöneteceği ve CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ile Hacettepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yüksel Kavak’ın konuşmacı olarak yer alacağı “Eğitimin Medreseleşmesi” başlıklı panel, 24 Kasım’da saat 14.00’te. (0 312 442 30 50)

■ Milli Kütüphane Konferans Salonu’nda bugün saat 14.30-18.30 arasında Cahit Külebi anma günü düzenlenecek.

Opera-Bale

İSTANBUL

■ Süreyya Operası’nda perşembe günü saat 20.00’de, cumartesi günü ise 16.00’da Afife Bale’si izlenebilir. (0216 346 15 31)

■ Caddebostan Kültür Merkezi’nde Çağdaş Bale Topluluğu’nun “Romeo ve Juliet” balesi çarşamba günü saat 20.30’da sahnelenecek. (0216 467 36 00)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “V. Murad/bale” 29 Kasım’da saat 20.00’de, “Don Giovanni/opera” 19 ve 28 Kasım’da saat 20.00’de, “Bir Yaz Gecesi Rüyası/modern dans” 26 Kasım’da saat 20.00’de, “Ali Baba ve 40 Haramiler/opera” 21 Kasım’da saat 20.00’de, “Amazonlar/bale” 22 Kasım’da saat 20.00’de, “Harem/bale” 24 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

Müzik

İSTANBUL

■ Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’da Jülide Özçelik Band, yarın saat 21.30’da ODTÜ Caz Gecesi, çarşamba günü saat 21.30’da Özlem Bulut, perşembe saat 21.30’da Başak Yavuz Band, cuma saat 22.30’da Janusz Szprot, cumartesi günü Sibel Köse Quartet saat 22.30’da. (0212 244 63 27)

■ Salon İKSV’de yarın ve çarşamba günü saat 21.30’da Dustin O’Halloran, Johann Johannsson, Hauschka, perşembe günü saat 21.30’da Gaz Coombes, cuma günü 22.30’da Kırıka, cumartesi günü Sofa Surfers saat 22.30’da dinleyicileriyle buluşacak. (0212 334 07 00)

■ Jolly Joker İstanbul’da bu akşam Çelik saat 21.30’da, çarşamba Murat Aziret saat 21.00’de, perşembe Pilli Bebek saat 21.00’de, Yeni Türkü cuma günü saat 22.00’de ve Gripin cumartesi günü saat 22.00’de. (0212 249 07 49)

■ Babylon’da çarşamba günü saat 21.30’da Queen Tribute Night, perşembe günü saat 21.30’da f*cked up, cuma günü Moritz Von Oswald saat 23.55’te, IAMX konseri ise cumartesi günü saat 23.30’da başlayacak. (0212 292 73 68)

■ Ghetto’da cuma günü Nils Landgren Funk Unit saat 22.30’da, Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars cumartesi günü saat 23.30’da sahnede olacak. (0212 251 75 01)

■ Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yarın saat 20.00’de Katona Twins, çarşamba günü saat 20.00’de Midori ve Özgür Aydın Resitali, perşembe günü saat 20.00’de Asif Ali Khan, cuma günü saat 20.00’de ise Erol Evgin dinleyicileriyle buluşacak. (0212 231 54 97)

■ Garajistanbul’da çarşamba saat 22.00’de Baki Duyarlar, cumartesi saat 22.30’da ise Gevende dinlenebilir. (0212 244 44 99)

■ Hayal Kahvesi’nde bu akşam saat 22.30’da Manto sonrasında Flexible saat 00.30’da, yarın saat 22.30’da Bulutsuzluk Özlemi ve saat 00.30’da Fair Play, çarşamba günü Ceylan Ertem – Sezen Aksu Tribute ardından saat 00.30’da Özge Fışkın, perşembe günü saat 22.30’da Sınır ve saat 00.30’da RadioLux, cuma günü Timuçin Esen 22.30’da, 00.30’da ise SSCB, cumartesi Radiohead Tribute 22.30’da, Soul Stuff ise 00:30’da, pazar günü saat 00:30’da Erdem Akakçe Band müzikseverlerle buluşacak. (0212 245 10 48)

■ İş Sanat’ta yarın Macy Gray saat 20.00’de, Arcadi Volodos ise perşembe günü saat 20.00’de. (0212 316 10 83)

■ Womist “İstanbul Dünya Müzikleri Festivali” kapsamında Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde, çarşamba günü Kuarteti Pentagram, 27 Kasım’da ise Dhoad Gypsy Band sahnede olacak. 28 Kasım’da Mahsa ve Marjan Vahdat Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde, 29 Kasım’da da Forabandit Fransız Kültür Merkezi’nde olacak.

ANKARA

■ Jolly Joker Ankara’da, Gripin konseri 23 Kasım’da saat 22.00’de, Cem Adrian konseri 24 Kasım’da saat 22.00’de, Haggard konseri 25 Kasım’da saat 21.00’de, Mehmet Erdem konseri 29 Kasım’da saat 21.00’de, Uriah Heep konseri 30 Kasım’da saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

■ If Performance Hall’de, Babazula’nın vereceği konser 22 Kasım’da saat 23.00’te. (0 312 418 95 06)

■ Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde, Jam Session’un vereceği caz konseri 21 ve 28 Kasım’da saat 20.00’de, Neşet Ertaş’ı anma konseri 30 Kasım’da saat 20.00’de, Mehmet Evren Hacıoğlu’nun vereceği konser 23 Kasım’da saat 20.00’de. (0 312 417 56 59)

ANTALYA

■ 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde bu hafta gerçekleşecek etkinlikler şöyle, yarın saat 20.00’da Özgür Aydın ve Midori, perşembe günü saat 20.00’da Andreas Staier ve cumartesi günü ise saat 20.00’da Buika Antalya Kültür Merkezi’nde olacak.

 

19 Kasım 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/nar-sanat-duyuru3.jpg 356 376 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-19 17:19:122012-11-19 17:19:12Nerede Olursanız Olun ; 19 Kasım – 18 Kasım Arası Sanatla Olun !
Sanat Haberleri

Dünya alkışlıyor, ülkesi yargılıyor

Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen ‘Fazıl Say hastaları’nın sayısı hiç de az değil. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın konserlerininizini sürdüklerini anlıyorsunuz. Say nereye, onlar da oraya…

Oteldeki odam Main Irmağı’na bakıyor. Duvarda ise Alman dışavurumcu Schmidt-Rottluff’tan iki manzara. Schmidt-Rottluff, Naziler Almanya’da iktidara gelince resim yapması yasaklanmış bir ressam. Main, sessiz sakin akıyor.

Her yolculuk yanına bir kitap ister bir başka yolculuğa kapı açsın diye. İki saat kadar sonra, Fazıl Say’ın menajeri Kadir Dursun’la otelin lobisinde buluşup “Fazıl Say Gecesi”ne gideceğim. Beklerken,Leonardo Sciascia’nın beni Sicilya’ya götüren “Şarap RengiDeniz”ini okuyorum. Main, bozbulanık akıyor.

Maestro Griffiths

Lobiye indiğimde beni bir sürpriz bekliyor. Kadir Dursun’un yanında, gecede Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nı yönetecek olan Howard Griffiths. Griffiths hiç yabancımız değil.

On yıl kadar Zürih Oda Orkestrası’nın sanat yönetmenliğini üstlenen, Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Fransa Ulusal Orkestrası, Moskova Radyosu’nun Çaykovski Senfoni Orkestrası, Varşova FilarmoniOrkestrası, Basel Senfoni Orkestrası, Londra Mozart Players gibi saygın toplulukları yöneten Griffiths, uzun yıllardır Türk viyolacı Semra Griffiths’le evli ve bir ayağı hep Türkiye’de. Uzun süredir ülkemizde dekonserler yönetiyor, Türk bestecilerin yapıtlarının seslendirilmesine özel bir önem veriyor.

Ama beni asıl şaşırtan, Griffiths’in yeni kitabı oluyor. Maestro, çocuklariçin bir müzik kitabı yazmış: “Cadı ile Maestro.” Almancası yeniyayımlanmış. İngilizcesi de 2013’te çıkacak. Karin Hellert-Knappe’nin nefis resimleri ve Fabian Künzli’nin bu kitap için bestelediği müziği içeren bir CD eşliğinde.

“Fazıl Say Gecesi”ne doğru yola çıkmadan bir şeyler atıştırmak zorundayız, çünkü gerçek anlamda bir müzik maratonu bizi bekliyor: Say’ın “Hezarfen” Ney Konçertosu, “İstanbul Senfonisi”, Türkiye’de henüz seslendirilmeyen “Uzay Senfonisi” ve Say’ın yorumuylaBeethoven’ın “Ayışığı Sonatı”, ardından Chopin’den 3 Gece Müziği.

Arte’den canlı yayın

Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nın konser salonu çok özel bir salon. Çünkü aynı zamanda “tam teşekküllü” dev bir kayıt stüdyosu. Bin kadar dinleyici alıyor, ama Gece’nin burada yapılmasının ayrı bir anlamı var: Avrupa’nın en saygın kültür-sanat TV kanallarından Arte, konseri canlı olarak yayınlıyor. Arte kameramanlarının kameralarına iliştirilmiş nota sayfaları hemen dikkati çekiyor. O zaman, bu tür konser çekimlerindeki zamanlamanın kusursuzluğunu daha iyi anlıyorum…

Salon, kuşkusuz, dolu. Kuşkusuz, Türkler de var. Ama büyük çoğunluk Alman. Belki çok daha ilginci, dinleyiciler arasında, Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen “Fazıl Say hastaları”nın sayısının hiç de az olmaması. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın Avrupa konserlerinin izini sürdüklerini anlıyorsunuz. Fazıl Say nereye, onlar da oraya…

Orkestranın yanı başında

Say, Griffiths’in alıp götürdüğü orkestranın “Uzay Senfonisi”ni,“İstanbul Senfonisi”ni, “Hezarfen Ney Konçertosu”nu yorumlayışını salonda, onların yanı başında izliyor, dinliyor. Ben de zaman zaman onun dinleyişini izliyorum. Kimileyin, bu yapıtları sanki ilk kez dinliyormuşçasına çocuksu bir saflık beliriyor bakışlarında. Kimileyin, orkestranın ustalığından duyduğu coşkulu hoşnutluk okunuyor yüzünde.

Besteleriyle kendi ruh yapısı arasında yakınlıklar kuruyorum. Büyük coşkunluklar, cezbeler, çalkantılarla dinginlikler, sessizlikler hep iç içe.

Hezarfen’in düş gücü!

Çalınıştan önce Hezarfen Ahmed Çelebi’ye adadığı Ney Konçertosu’yla ilgili açıklama yaparken, sonsuz düş gücüyle yerçekimine direnmeye kalkarken aslında insanlığın “geriye çekimi”ne baş kaldıran o “bin fenli”, “bin bilimli” geliyor gözümün önüne.

“Hezarfen”i dinlerken, “çok şey bildiği” için Cezayir’e sürülen Çelebi’yi düşünüyorum ve Hayyam’ın “Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle; / Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle; / Bana kötü deyip kötülük edeceksen, / Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle!” dizeleri geçiyor aklımdan.

Dört saatlik konser çılgınca alkışlarla son bulduğunda, bakıyorum, yüzlerde en küçük bir yorgunluk belirtisi yok. Yorgunluk ne söz, daha şimdiden ertesi günkü öğle konserine hazırlıyorlar kendilerini. “Fazıl Say’la bir hafta sonu yaşama”nın keyfini bu kez Mozart’la, Haydn’la, Erkin’le, Say’ın “Boşanma” adlı yaylı çalgılar dörtlüsüyle katmerleştirmek üzere.

Rushdie, Hayyam ve Say

İstanbul’a dönerken, uçakta, Salman Rushdie’nin son kitabını düşünüyorum. “Şeytan Âyetleri” adlı romanı yüzünden Humeyni’nin hakkında “ölüm fetvası” verdiği yıllar boyunca yaşadıklarını anlattığı“Joseph Anton” adlı kitabını. “Joseph Anton”, Rushdie’nin gizlilikte yaşamak zorunda kaldığı o yıllarda kullandığı takma ad. Sevdiği iki yazarın, Joseph Conrad ve Anton Çehov’un adlarından oluşuyor.

Birkaç hafta önce Cumhuriyet Kitap’a yazdığım bir yazı düşüyor aklıma.“Nasıl bir ülkedeyiz!” diyorum kendi kendime. “Hayyam’ın birkaç dizesi yüzünden Fazıl Say yargılanıyor ülkemizde. Dünya alkışlıyor, ülkesi yargılıyor! Rushdie’nin ‘Joseph Anton’u yayımlanmalı ve okunmalı ki, Türkiye’de Joseph Anton’lar olmasın. Fazıl Say, on yıl sonra, sözgelimi Cemal Reşit Rey ve Adnan Saygun adlarından esinli ‘Cemal Saygun’ adlı bir kitap yazmak zorunda kalmasın…”

 

Kaynak : [-]

14 Kasım 2012/15 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/fazil-say.jpg 352 564 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-14 15:50:362012-11-14 16:15:53Dünya alkışlıyor, ülkesi yargılıyor
Sanat Haberleri

Soyut ekspresyonizm akımının önemli temsilcilerinden Rothko’nun eseri 75 milyon dolara alıcı buldu

Soyut ekspresyonizm akımının önemli temsilcilerinden Rus asıllı Amerikalı ressam Mark Rothko’nun “No 1 (Royal Red and Blue)” adlı eseri, New York’ta yapılan açık artırmada 75 milyon dolara satıldı.

Sotheby’s Müzayede Evi’nde yapılan açık artırmada, Rothko’nun başyapıtlarından biri kabul edilen eser, adının açıklanmasını istemeyen bir koleksiyoncu tarafından satın alındı. Eserin, 35-50 milyon dolara alıcı bulması bekleniyordu.

Eser, Rothko’nun 1954 yılında Chicago’daki Sanat Enstitüsü’nde düzenlediği solo gösterisinde sergilenmesi için seçtiği 8 çalışmasından biriydi.

Rothko’nun “Orange, Red, Yellow” adlı eseri, Mayıs 2011’de Christie’s müzayede evinde 86,9 milyon dolara satılarak şimdiye kadarki en pahalı çağdaş sanat eseri olmuştu.

Sotheby’s Müzayede Evi’ndeki açık artırmada Amerikalı ressam Jackson Pollock’un “Number 4” adlı tablosu 40,4 milyon dolara, İngiliz sanatçı Francis Bacon’ın “Screaming Pope” tablosu 30 milyon dolara ve Willem de Kooning’e ait bir çalışma da 20 milyon dolara alıcı buldu.

Andy Warhol’un “Suicide” adlı eseri 16,3 milyon dolara, “Green Disaster” tablosu 15,2 milyon dolara ve “The Kiss” eseri de 9,3 milyon dolara satıldı.

Açık artırmada toplam satış, 375 milyona ulaştı.

Kaynak : [-]

 

14 Kasım 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/rothko-resmi.jpg 368 550 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-14 15:33:392012-11-14 15:33:39Soyut ekspresyonizm akımının önemli temsilcilerinden Rothko’nun eseri 75 milyon dolara alıcı buldu
Sanat Haberleri

Van Gogh 16 Ekim’de Ankara’da

Sanatseverleri resmin içinde bir yolculuğa davet eden “Van Gogh Alive Dijital Sanat Sergisi”, kapılarını 16 Ekim’de Ankara’da açacak.

Cer Modern Sanatlar Merkezi’nde izlenime sunulacak sergi, sanat, bilim ve teknolojiyi yenilikçi bir şekilde harmanlayarak, izleyiciye Van Gogh’un ünlü eserlerinin “içindeymiş” gibi hissettirecek.

Singapur’daki dünya prömiyerinin ardından ilk kez Türkiye’de sanatseverlerin beğenisine sunulan, geleneksel sanat ve modern teknolojinin sentezlendiği sergi, ressamın en ünlü eserlerini 3 binin üzerinde dijital imajla çerçevenin içinden çıkararak, resmin hikayesini yaşatıyor.

“Van Gogh Alive Dijital Sanat Sergisi”, 16 Ekim 2012– 3 Ocak 2013 arasında ziyaret edilebilecek.

“Çerçeve yok, içindesin”

Güçlü görüntü ve ses sistemleriyle resim tutkunlarını cezbetmeyi amaçlayan sergide, klasik müzikle senkronize olarak değişen dev boyutlardaki 3 binden fazla Van Gogh görüntüsü, ekranları, duvarları, kolonları, tavanı, yeri dolduran heyecan verici bir gösteri ortaya çıkarıyor.

“Van Gogh Alive”, sanatçının çalışmalarını ve hayat deneyimlerini keşfetme, düşüncelerini, duygularını ve ruh halini yorumlama fırsatı sunuyor.

Sergide sanatçının “Çalışan Adam”, “Yeşilimsi Bir Başlık Giymiş Yaşlı Köylü Kadını”, “Çiçek Açmış Erik Ağacı”, “Gri Şapkalı Otoportre”, “Vazoda 12 Ayçiçeği”, “Vincent’ın Yatak Odası”, “Teras Kafe”, “Sandalye ve Pipo”, “Ren Nehrinde Yıldızlı Bir Gece”, “Süsen Çiçekleri”, “Buğday Tarlası ve Kargalar”, “Kırmızı Üzüm Bağı”, “Sargılı Kulaklı Otoportre” gibi tanınan eserleri yer alıyor.

Kaynak :[-]

13 Ekim 2012/7 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/Van-GoghAlive.jpg 333 600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-10-13 16:14:362012-10-13 16:14:36Van Gogh 16 Ekim’de Ankara’da
Sanat Haberleri

Ünlü ressam Monet eserleri İstanbul ’da

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi kuruluşunun onuncu yılını Monet sergisiyle kutluyor.

6 Ocak 2013’e dek izlenebilecek ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi, izlenimciliğin isim babası Monet’nin olgunluk döneminde Giverny’deki evinin bahçesinde ürettiği doğa ve çiçek tablolarına ağırlık veriyor.

Bu sene 10’uncu yılını kutlayan Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi bugün ziyarete açıldı. Fransa’daki Marmottan Monet Müzesi’nin koleksiyonundan yapılan 39  tabloluk seçkiyi sunan sergi, Monet’nin ağırlıklı olarak çiçek ve doğa temalı tablolarına yer veriyor. Çünkü, sergideki tablolar “Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum” diyen Monet’nin olgunluk dönemindeki sanatsal üretiminin ana temasını oluşturan Giverny Bahçesi’ne odaklı. Monet’nin 1883 yılında ikinci eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı Giverny’deki ev, sanatçının sanatsal üretiminin de kaynağı haline gelmişti. Evin dekorasyonu, eski meyve bahçesinin bir çiçek bahçesine dönüştürülmesi ve daha sonra buraya bir su bahçesinin eklenmesi, Monet’nin tam 15 yılını aldı. Sonrasında Giverny Bahçesi’nde çiçeklerle sarılı bir hayat süren Monet, tablolarında da hep onları resmetti. Öyle ki, bahçedeki renkleri paletine göre oluşturuyor; bahçeyi de bir sanat eseri gibi hayranlık yaratacak şekilde tasarlıyordu.

Paleti ve piposu da sergileniyor

SSM’de açılan ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi; empresyonizm, namı diğer izlenimcilik akımına adını veren Monet’nin Giverny Bahçesi’ndeki evi, geç dönem bahçe manzaraları, nilüferler ve ünlü Japon köprüsü tablolarına yer veriyor.
Bunların yanı sıra, Monet’nin yakın arkadaşı ressam Auguste Renoir imzalı Monet ve eşi Camille’in portreleri ve fotoğraflarıyla, Monet’nin paleti, çalışma gözlüğü ve piposu gibi kişisel eşyasını da sergide görmek mümkün.

Sanatçının bahçe tutkusunu ve büyük önem verdiği aile yaşamını yansıtan ‘Monet’nin Bahçesi’nde

Monet’nin Nar Ağacı

ressam, sanat yaşamında sergilediği yenilikçi yaklaşımlar ve 1940 ile 50’lerin geleneklere karşı gelen genç sanatçılarına ilham veren kimliğiyle izleyiciye tanıtılıyor. Marmottan Monet Müzesi Küratörü Marianne Mathieu tarafından hazırlanan sergiyi, 6 Ocak 2013’e dek görmek mümkün.

 

Kaynak :[-]

 

 

 

 

09 Ekim 2012/3 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/monete-ve-nar-agaci.jpg 761 1024 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-10-09 12:15:292012-10-09 12:15:56Ünlü ressam Monet eserleri İstanbul ’da
Sanat Haberleri

Tate Modern’de ünlü ressamın tablosuna saldırı

İngiltere’nin başkenti Londra’daki dünyanın en çok ziyaret edilen sanat galerisi Tate Modern’de önceki gün büyük bir skandal yaşandı. Rus asıllı Amerikalı ressam Mark Rothko’nun milyon dolarlık “Black On Maroon” isimli 1958 tarihli tablosu “karalandı”.

 

Mark Rothko – Vlademir Umanets

Ziyaretçilerin şaşkın bakışları altında 20’li yaşlarında bir genç, tabloya siyah kalemle İngilizce, “Vladimir Umanets, a potential piece of yellowism (Vladimir Umanets, yellowism’in gizli parçası)” yazdı. Her yıl yaklaşık 5 milyon turistin ziyaret ettiği müze, olaydan sonra kısa süreliğine kapatıldı.

Müzeden gözaltına alınmadan ayrılan Umanets isimli Rus genci, saldırıyı üstlenerek “Tate Modern’deki güvenliğin beni yakalamasını bekliyordum, oradaydım, birçok insanın önünde resme imza attım. Video, kameralar ve her şey var” dedi. Genç, resmi yok etmediğini, çalmadığını, Rotkho’ya hayran olduğunu söyledi.

Rus saldırganın tabloya yazdığı ‘yellowism’, 2010’da kurulan kavramsal sanat hareketi. BBC’nin sanat editörü Will Gompertz, “Galeriye gidip çok sevilen bir sanat çalışmasının üzerini çizmek sanat işi değil, vandalizmdir” dedi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Kaynak :[-]

09 Ekim 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/rothkos.jpg 310 500 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-10-09 11:03:512012-10-09 11:03:51Tate Modern’de ünlü ressamın tablosuna saldırı
Sanat Haberleri

Mona Lisa ve ikiz resimi !

Leonardo da Vinci, Mona Lisa’dan önce Isleworth Mona Lisasını yapmış.

Rönesans döneminin efsanevi ismi Leonardo da Vinci‘nin, ünlü tablosu “Mona Lisa“dan önce “Isleworth Mona Lisası” olarak bilinen eserini yaptığı iddia edildi.

Merkezi Zürih’te bulunan Mona Lisa Vakfı, 35 yıl süren araştırmalar sonucu usta ressamın “Isleworth Mona Lisası” adlı eserini başyapıtından yaklaşık 11 yıl önce tamamladığını ileri sürdü.

Regresyon testleri ile matematiksel hesaplamalar yaparak tabloları karşılaştıran ve arşivleri tarayan uzmanlar, elde ettikleri sonuçları “Mona Lisa: Leonardo’s Earlier Version” adlı kitapta topladı.

Kitabın yazarı ve sanat tarihçisi Stanley Feldman, oturur halde resmedilen kadının bedeninin tüm unsurlarının her iki tabloda tamamen ayrı konumda bulunduğunu keşfettiklerini söyledi.  Feldman, “Kadının duruşu, ellerini tutuşu, yüz ifadesi, saçı, örtüsü ve giysisi her iki tabloda bire bir aynı. Öyle ki bu tablolardan birini, ancak diğerini de boyayan kişi yapabilir.

Tablolardaki tek fark, arka plandaki manzara” dedi. Gizemli gülüşüyle genç bir kadını tasvir eden “Isleworth Mona Lisası”, Paris’teki Louvre Müzesi’nde sergilenen başyapıttan biraz daha büyük ve daha canlı renklere sahip. CENEVRE

 Kaynak :[-]

28 Eylül 2012/3 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/monalisa.jpg 424 609 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-28 19:47:132012-10-17 00:30:11Mona Lisa ve ikiz resimi !
Sanat Haberleri

Bu rakama ‘ Çığlık ‘ atılır !

Norveçli ressam Edvard Munch’ın mayıs ayında rekor fiyata alıcı bularak şimdiye kadar bir açık artırmada satılan en pahalı sanat eseri olan ‘Çığlık’  –Orijinal ismiyle Skrik- ( Sanat Tarihi’nde orijinal adı Boğuntu ) adlı tablosu, New York’ta sergilenecek.

Norveçli ressam Edvard Munch’ın mayıs ayında rekor fiyata alıcı bularak şimdiye kadar bir açık artırmada satılan en pahalı sanat eseri olan ”Çığlık” adlı tablosu, New York’ta sergilenecek.

Ünlü ressamın 1895’te yaptığı kan kırmızı gök altında başını tutarak çığlık atan bir adamı tasvir eden tablosu, 24 Ekim’den itibaren 6 ay boyunca Modern Sanat Müzesi’nde (MoMA) izlenime sunulacak.

Müze Müdürü Glenn D. Lowry, sergiyi, ”hem müze hem de New Yorklu sanatseverler için çok büyük bir fırsat” olarak niteledi.

Munch’un başyapıtı ”Çığlık”ın dört versiyonundan biri olan tablo, mayıs ayında Sotheby’s Müzayede Evi’nde yapılan açık artırmada 120 milyon dolara satılmıştı. Dört ”Çığlık” tablosundan biri Norveç’teki Ulusal Müze’de, diğer ikisi ise yine Oslo’da yer alan Munch Müzesi’nde bulunuyor.

Tabloya servet ödeyen kişinin kimliği açıklanmamıştı. Gizemli alıcının, ünlü yatırımcı Leon Black olduğu sanılıyor. Sahip olduğu sanat eserleri koleksiyonuyla tanınan Black, aynı zamanda MoMA’nın yönetim kurulu üyeleri arasında yer alıyor.

29 Nisan 2013’e kadar müzenin 5. katında sergilenecek tablo için yoğun güvenlik önlemleri alınacak.

”Çığlık”ın iki versiyonu, 1994 ve 2004 yıllarında çalınmıştı. Tablolar, daha sonra bulunmuştu.

19 Eylül 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/09/Edvard-Munch_ciglik.jpg 1573 1280 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-09-19 12:20:112012-09-19 12:29:28Bu rakama ‘ Çığlık ‘ atılır !
Sanat Haberleri

Cihangir Sanat Galerisi’ni bulabilirseniz ‘sönen’ bir efsane; Tina Modotti’nin fotoğraf sergisini gezebilirsiniz…

Bugün “Fotoğraf Eğitmenimiz”  “ Damla YEDİSAN ” ile fotoğraf ve Fotoğrafçılık Kurslarımıza ait özel bir site ( http://www.fotografcilikkurslarim.com )yapımı ve şekli hakkında telefon görüşmesi yaptık ve ardından siteyi biraz inceledim sonra diğer sanat sitelerine göz atmaya başladım ki fotoğraf sergisi olarak aşağıdaki haberi gördüm… Haberi okuduktan sonra google’da biraz araştırma yapınca sizlerle de paylaşmak istedim.  “Bilgi paylaştıkça büyür.” değil mi?

 

Tina Modotti

İtalya’daki yoksulluktan Hollywood’da başrole… Entelektüellerin gözdesi ‘çılgın’ partilerden Komünist Parti üyeliğine… Vatansızlıktan savaş meydanlarına… Herkesi etkileyen güzellikten ‘hafifmeşreplikle’ damgalanmaya… Tarihin önemli fotoğrafçılarından Tina Modotti’nin fotoğrafları, efsanesine yakıştıramadığımız bir sessizlikle Cihangir Sanat Galerisi’nde bekliyor.

İtalya’da yoksul bir ailede başlayan yaşamı, dünyanın dört bir yanında fena halde fırtınalı biçimde seyrederken, yolu Hollywood’da başrollere de düşmüş Avrupa’da ajanlığa da… Etkisinden kolay kaçınılmayan bir güzelliğe sahipmiş. Yaşamının bir kısmında entelektüel camianın katılmak için can attığı çılgın partilere ev sahipliği yaparken, bir kısmını militan bir komünist olarak geçirmiş, bir kısmında ‘hafifmeşrep’ ve ‘tehlikeli’ bir kadın sıfatıyla damgalanmış…

Dünyanın farklı yerlerinde bulunmasına, vatansız yaşamasına karşın en yaygın iki sıfatıyla belirtirsek; ‘Meksikalı’, ‘devrimci fotoğrafçı’ Tina Modotti’den (1896-1942) söz ediyoruz. Fotoğraf sanatında kalıcı bir iz bırakmış; eserleri önemli müzelerin koleksiyonuna girmiş Modotti’den…

Ölümünden uzunca süre sonra dünyada tekrar hatırlanması 1991’e denk geliyor. O yıl, Modotti’nin 1925’te çektiği ‘Güller’ adlı fotoğrafı açık artırmaya çıktığında, o zamana kadar bir fotoğraf için ödenen rekor fiyata; 165 bin dolara satılmıştı.

SESSİZ SEDASIZ BİR SERGİ  
Modotti’yi bugün hatırlamamızın vesilesiyse İstanbul’da açılan ‘Yeni Bir Bakış’ adlı sergi. ‘Renkli’ hayat hikâyesine sahip önemli bir sanatçının yolu Türkiye’ye düştüğünde çektiği büyük ilgiye; sanatseverliğimizin göstergesi olarak, mesela hikâyesinin sosyal medyada dilden dile dolaşmasına artık alışkınız. Konumuz bu durumu tartışmak değil ama ‘sanatseverlik’ ilgisini fazlasıyla hak eden Modotti’yi İstanbul’a getiren serginin, 19 Temmuz’da Cihangir Sanat Galerisi’nde sessiz sedasız açılması dikkat çekici…

Bu notun ardından iki öneri; sergiye giderken konuya az da olsa çalışmış olmak önemli. Yoksa bir zamanların Meksikasının yoksul yaşamından görüntüler aktaran, küçük siyah beyaz kareler size pek fazla şey ifade etmeyebilir.

Dilerseniz, ‘konuya çalışma’ meselesiyle bağını kurabileceğiniz ikinci önerimizse bir kitap. Margaret Hooks’un Agora Kitaplığı’ndan çıkan, ‘Devrimci Fotoğrafçı Modotti’ adlı kitabı, akıcı bir dille yazılmış, ‘renkli’ bir portreyi aktarıyor. Biz de bu yaşam öyküsünde hızlı bir tur atalım.

İtalya’da altı çocuklu yoksul bir ailenin, küçük yaşta okulu bırakıp fabrikada çalışmak zorunda kalacak ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Modotti. Babası iş için ABD’ye gittiğinde, 12 yaşındayken bir ipek fabrikasında çalışmaya başlamıştı. 1913’te New York’taki babasının yanına gitmesiyle yeni bir dünya tanıdı; kaldığı ‘Küçük İtalya’ bölgesi aynı zamanda sanatçıların merkeziydi. Modotti böyle bir ortamda vaktinin önemli kısmını tiyatro ve opera izlemeye ayırıyordu. Tanıştığı ABD’li ressam Roubaix de I’Abrie Richey (Robo) sayesinde bir adım daha atıp ‘camiaya’ karışacaktı. 18 yaşına bastığında bazı yerel tiyatrolarda rol alarak yeteneğini gösterme fırsatı bulmuş, küçük çaplı bir üne kavuşmuştu bile.

HOLLYWOOD VE MEKSİKA
Hedefi Robo’yla birlikte Hollywood’a gitmekti. 22 yaşındayken bu hayalini gerçekleştirdi ve bir yıl sonra ‘Kaplanın Postu’ adlı filmde başrolü kaptı. Robo’yla Los Angeles’a gittiğinde evlenmişti. Modotti’nin, entelektüel çevredeki ününün yaygınlaşmasında oyunculuğunun yanı sıra önemli bir neden daha vardı; herkesin hemfikir olduğu güzelliği. Eşiyle birlikte düzenlediği entelektüel tartışma toplantılarında da, eğlenceli partilerde de herkesin odağındaki kişi aynıydı; Modotti.

Âşıklarının sayısı hiç de az değildi. O sıralarda Los Angeles’ın yolunu tutan diğer bir kişi, adı fotoğrafın efsaneleri arasında anılacak Edward Weston’dı.

Modotti, Robo’yla ilişkisindeki duygusal bağ gevşediği sırada Weston’la yakınlaştı. Robo Meksika’ya gitmişti. Modotti de peşinden gitmeyi aklından geçirmeye başlarken, 1922’de onun bir hastalık sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Ertesi yıl, Hollywood’un kendisine göre olmadığını düşünen Modotti’yle Meksika’ya gitmek Weston’a nasip oldu.

O yıllarda Meksika entelektüeller için cazip bir yerdi. Siyasi devrim yaşanmıştı ve canlanan kültürel ortam dünyanın pek çok yerindeki sanatçıları çekiyordu. Modotti ve Weston, bir tür Rönesans’ın yaşandığı Juarez bölgesine taşındılar. Modotti, Weston’ın önerisiyle fotoğraf çekmeye başlamıştı. Bu alanda da yetenekliydi ve iyi bir fotoğrafçı olarak kabul görmesi için bir yıl yetecekti. Evdeki ‘çılgın partiler’ dönemi tekrar başlamıştı.

Daha çok ‘Frida’ filmiyle birlikte tanıdığımız, büyük ressam Diego Rivera da partilerin konukları arasındaydı. Rivera’yı, büyük aşk yaşadığı diğer ressam Frida Kahlo’yla partilerin ev sahibi Modotti tanıştıracaktı. Filmi izleyenler, bir sahnede Frida’yla etkileyici biçimde tango yapan kadını hatırlayacaktır; işte o ‘bizim’ Modotti’ydi.

Modotti’ye aşina olduğumuz başka bir şeyden söz etmek de mümkün; bizzat Weston’ın çektiği, epey yaygınlaşmış nü fotoğrafları… Öyle ki, “O nü fotoğrafları olmasaydı bugün Modotti’yle ilgilenir miydik?” sorusunu soran sanat tarihçileri vardır. Yanıtı, önceki satırlarda kitabından bahsettiğimiz Hooks veriyor; “Kesinlikle evet. Yoksa 1991’de Sotheby’s’deki açık artırmada, ‘Güller’ fotoğrafı 165 bin dolara satılabilir miydi?”

Tekrar Modotti’nin partilerine ve Weston’a dönelim. Daha doğrusu Modotti’nin bu ikisiyle arasındaki bağın kopmasına, yaşamının bir kez daha radikal biçimde değişmesine… Modotti’nin, evinde partiler düzenlemeyi bırakması, Weston’la arasındaki bağın kopması, politikaya gittikçe daha fazla ilgi duymasıyla aynı günlere denk geliyor. Ve fotoğraf makinesini yoksul Meksikalılara çevirmesiyle…

AJANLIĞA GİDEN YOL
Modotti 1927’de, 31 yaşındayken katıldığı Meksika Komünist Parti’sinde, partinin gazetesi için foto muhabirliği yapmak gibi aktif görevler üstlenmişti. Fakat kötü günler yaklaşıyordu. 1929’da, birlikte yaşadığı sevgilisi, parti üyesi Antonio Mella’nın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunda yalnızca tutuklanmadı; komünistleri aşağılayan bir kampanyanın hedefine yerleştirildi ve ‘hafifmeşrep’, ‘tehlikeli’ bir kadın olarak damgalandı. 1930’da, bu kez Meksika başkanına yönelik bir suikasttan sorumlu tutulduğunda ülkeden sürüldü.

Berlin’e gitti. Canlı bir sanat ortamı ve fazlasıyla fotoğrafçı vardı. Avangart sanat ortamında kendisini geliştirecek maddi imkânlara sahip değildi. Bunalıma girdi, fotoğraf çekmeyi bıraktı, komünistler arasında nam sahibi bir arkadaşıyla Moskova’ya geçti. Komünist Parti içinde aktif roller üstlendi ve Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’da çalışan gizli görevlileri arasında yer aldı.

Katıldığı İspanya İç Savaşı’nda komünistler yenildiğinde New York’a gitmek istiyordu ama ABD bu isteği kabul etmedi. Kendisini, kimliksiz geldiği, takma isimle yaşayacağı Meksika’da buldu. Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Modotti, Komünist Parti’ye olan güvenini kaybetmişti. Depresyon dönemi tekrar başlamıştı. 5 Ocak 1942’de, arkadaşlarıyla gittiği akşam yemeğinden dönerken kalp krizi geçirdi. Hemen her efsane kişilik gibi Modotti’nin ardından, ölümünün nedenleri hakkında söylentiler üretildi. Pablo Neruda da şiir yazdı.

SERGİ CİHANGİR OTOPARKINA GİZLENMİŞ GİBİ
Meksika Başkonsolosluğu’nun desteğiyle, Modotti’nin 26 fotoğrafının sergilendiği yer, Beyoğlu Belediyesi’ne ait Cihangir Sanat Galerisi. 15 Ağustos’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Galeri, üstü çocuk parkı olarak düzenlenmiş, bir kısmı yeraltında kalan Cihangir’deki katlı otoparkın içindeki salonlardan birinde kurulmuş. Fakat eğer daha önce galeriye gitmediyseniz bulmanız kolay olmayabilir. Zira Modotti sergisiyle ilgili afişler, işaretler bir yana; galeriyi gösteren herhangi bir işaret de yok. Otoparkın giriş kapısından içeri girip galeriye ulaşmaya çalışırsanız işiniz zor; epey bir dolanıp bulamama ihtimaliniz var. Kısa yol, otoparkın üstündeki, ilk bakışta fark edilmeyen merdivenden aşağı inip galeriye girmek.

 Aşağıda galeride sanatçıya ait fotoğraflardan seçme fotoğrafları bulabilirsiniz.

Kaynak : [-]  Eyüp Tatlıpınar


Tina Modotti





28 Temmuz 2012/94 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/Komünizm.jpg 480 530 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-28 16:17:432012-07-28 16:27:02Cihangir Sanat Galerisi’ni bulabilirseniz ‘sönen’ bir efsane; Tina Modotti’nin fotoğraf sergisini gezebilirsiniz…
Sanat Haberleri

Aynı ressam aynı tablo iki farklı müzede

Neşet Günal’ın erken dönem başyapıtlarından 1956 tarihli ‘Bağbozumu’ tablosu, Ankara’da birbirine çok yakın iki müze; Ankara Resim Heykel ve Hacettepe Müzesi’nde sergilendiği ortaya çıktı. Her iki müzenin yetkilileri de tablolarının orijinalliğinden kuşku duymuyor

adikal gazetesinden Erkan Aktuğ’un haberine göre; Ankara ’da aralarında 1 km. bile mesafe olmayan iki müze… Ulus’taki Ankara Resim Heykel Müzesi ve Sıhhiye’deki Hacettepe Sanat Müzesi. Başkentin iki saygın müzesi olmalarının yanında bir ortak özellikleri daha var: Aynı anda Neşet Günal’ın ‘Bağbozumu’ adlı dev boyuttaki başyapıtına ev sahipliği yapıyorlar. Evet, yanlış okumadınız 2002’de hayata veda eden Günal’ın 1956 tarihli tablosu, şu sıralar hem Hacettepe Sanat Müzesi’nde hem de AnkaraResim Heykel’de sergileniyor. Yan yana koyup ‘aralarındaki 7 farkı bulun’ mantığıyla bakmazsanız iki resim de aynı. Üstelik boyutları da birebir tutuyor: 137×250 cm. Ama iki resim detaylı incelendiğinde figürler aynı olmakla birlikte bulutların şekillerinde, arkadaki peribacalarında, ağaçtan asılan çocuğun giysisinde, ağaç yapraklarında küçük farklar var.

Elbette ilk akla gelen şey, ‘Hangisi sahte?’ sorusu. Ama bu kararı vermek o kadar kolay değil. Çünkü çok sık rastlanan bir durum olmasa da bazı ressamların aynı resmi birden fazla ürettiği biliniyor. Edward Munch’ün dört adet olan ünlü ‘Çığlık’ tabloları. Türkiye ’de toplumsal gerçekçi resmin büyük ismi Neşet Günal da resimlerinde benzer kompozisyonları tekrarlayan bir ressam. Ama ‘Bağbozumu’ tablosundan iki adet olduğu bilinen bir durum değil. En azından taradığımız kaynaklarda böyle bir bilgiye rastlayamadık.

Gelelim ikiz ‘Bağbozumu’nun hikâyesine… Birbirine çok yakın iki müzede sergilenen iki resim arasındaki benzerliği fark eden kişi, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı Mustafa Salim Aktuğ. Ankara Resim Heykel’i ziyareti sırasında ‘Bağbozumu’nu gören Aktuğ, ‘Bu resmin aynısı bizim müzede de var’ diye içinden geçirip önce şaşırıyor, sonra da her iki resmi yakından inceliyor.

BİRDEN ÇOK KEZ ÇALIŞTI

Neşet Günal, Bağbozumu , 137×250 cm., Ankara Resİm Heykel Müzesi
Neşet Günal, Bağbozumu , 137×250 cm., Hacettepe Sanat Müzes

İKİ ‘BAĞBOZUMU’ ARASINDAKİ 7 FARK 

1) Hacettepe’deki resimde imza sol üstte ‘NeşetGünal56’ diye, AnkaraResim Heykel’deki tabloda imza sağ altta ‘N.Günal56’ diye.
2) Üstte çocuğun kazağında düğme yok, altta var.
3) Üstte adamın kafasına bitişik bir yaprak var, altta yok.
4) Üstteki bulutla alttaki bulutun şekli farklı.
5) Üstte peribacasına bitişik bulut yok, alttaki resimde var.
6) Üstte kadının omzuna bitişik iki peribacası kovuğu yok, alttakinde iki adet var.
7) Üstte üç pencere var, altta beş pencere görülüyor.


“Neşet Günal’ın aynı kompozisyonu birden çok kez çalıştığı bilinen bir şey ama boyutlarının da aynı olması bana enteresan geldi” diyen Aktuğ, şöyle devam ediyor: “İki resmi de yakından inceledim, kataloglara ve kitaplara baktım. Ben iki resmin de orijinal olduğu kanaatindeyim. Resim Heykel’deki resim Günal’ın sağlığında yayımlanan katalog ve kitaplarda geçiyor. Hacettepe Müzesi’ndeki resimle ilgili de Neşet Günal’la annesini o resmin önünde gösteren fotoğraf var. Resim Heykel’deki daha ustaca boyanmış, daha sadeleştirilerek resmedilmiş, renkleri daha parlak. Hacettepe’deki resim daha soluk. Sanıyorum uzun süre Tıp Fakültesi Hastanesi’nin girişinde sergilendiği için zaman içinde hırpalanmış olabilir. İkisi de şaheser. Neşet Günal’ın toplumsal gerçekçi üslübunun oturduğu dönemin ilk şaheserleri bunlar. Ama sonuçta ben Neşet Günal uzmanı değilim. Onun uzmanı kişilerin değerlendirmesi daha doğru olur.”

Geçmiş dönemlerde sık sık sahte tablolarla gündeme gelen Ankara Resim Heykel Müzesi’nin müdürvekili Ali İhsan Gürsoy, müzelerindeki ‘Bağbozumu’nun orijinalliğiyle ilgili hiçbir kuşkusunun olmadığını vurguluyor: “Üniversitelerden uzman ekipler eşliğinde 2010-2011 yıllarında yapılan sayım ve incelemelerde Hacettepe’den profesörler de gördü bu resmi. O yüzden orijinalliğiyle ilgili en ufak bir kuşkum yok. Bu resmin en az 20 yılını biliyorum müzemizde. 90’lardaki sayımlarda da vardı, çeşitli sergilere de gönderildi. Ancak müze yenilendikten sonra yeni teşhir edilmeye başladı bu tablo. Daha önce müzenin deposunda bekliyordu. Bildiğim kadarıyla Devlet Resim Heykel Yarışmaları’ndan gelen tablolardan biri. Orijinalliği konusunda en ufak bir kuşkum yok.”

Müzelerindeki tablonun orijinalliği konusunda, Hacettepe Sanat Müzesi’nin müdür yardımcısı sanat tarihçi Dilek Şener’in de içi çok rahat: “Neşet Günal sağlığında bu resmi Hacettepe Çocuk Hastanesi’ne bağışladığını söylemişti. 2000’lerin başında Galeri Selvin’de açılan Ankara ’daki son sergisi sırasında da hastaneye gelip bu resmi görmüştü. Ayrıca resmin Hacettepe’de sergilendiğine dair 1957 tarihli fotoğraflar var elimizde. O dönem tıp fakültesinde öğrenci olan Prof. Talat Göğüş verdi bu fotoğrafları. Yine bizde sergilenen tablonun önünde Neşet Günal’ın annesiyle birlikte çektirdiği fotoğraf var. 2005 yılında hastaneden müze koleksiyonuna dahil edildi. Orijinalliği konusunda hiçbir terettüdüm yok. Ankara Resim Heykel’deki tabloyu biliyorum ama incelemedim. Devlet Resim Heykel Müzeleri deyince soru işareti uyanıyor ne yazık ki. 2012 itibariyle durum ortada. Ben 88’de öğrenci olarak Ankara ’ya geldiğimde bu müze bize klavuzluk etmişti. Ama günümüzde çağdaş Türk resmi konusunda sanat öğrencilerine kılavuzluk edebilir mi, kuşkuluyum.”

İKİSİNİ DE GÖRMEK GEREK

Daha önce Neşet Günal kitabı hazırlayan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Kemal İskender, Günal’ın resimlerinde benzer kompozisyonları tekrarladığını ancak ‘Bağbozumu’ tablosundan iki adet olduğunu bilmediğini söyledi. İskender, “ Ankara Resim Heykel Müzesi açılırken 300’den fazla tablo bizim müzeden ( İstanbul Resim Heykel Müzesi) gitti. Eğer bizden gidenlerden biriyse kuşku duymamak gerekir. Kesin orijinaldir. Sizin gönderdiğiniz belgelere baktım, Hacettepe’nin de sağlam kanıtları var. İkisi de orijinal gibi görünüyor. Neşet bey 60’lardan sonra benzer konular çalıştı ama böyle ikiz resimler yapmadı.” diye konuştu.
İstanbul Modern’in şef küratörü Levent Çalıkoğlu’na da iki resim arasındaki benzerliği nasıl yorumladığını sorduk. Günal’ın anıtsal koleksiyonlarında çözüme kavuşturduğu figürlerini farklı resimlerinde tekrarladığını ve erken döneminde üslubunu sağlamlaştırmak için aynısını yeniden yapmış olabileceğini belirten Çalıkoğlu, “Fernand Leger etkili erken tarihli sözkonusu her iki resim, küçük farklılıklarla neredeyse birbirinin aynısı. Hangi gerekçeyle iki resim tamamlamış olacağına ilişkin bir yorumda bulunmam mümkün değil” dedi.
Orijinalliğini, sahteliğini işin uzmanlarına bırakalım. Ankara ’da birbirine çok yakın iki müzede Neşet Günal’ın erken dönem iki şaheseri sergileniyor, görmek gerek.

 Kaynak : [-]

20 Temmuz 2012/1 Yorum/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/Neşet-Günal-2.jpg 352 640 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-20 12:43:142012-07-20 12:43:14Aynı ressam aynı tablo iki farklı müzede
Sanat Haberleri

9 yaşında sanat dehası

İngiltere’de Kieron Williamson isimli çocuğun yaptığı son 24 resim, Picturecraft galerisinde 15 dakikada satıldı. Adeta kapışılan resimler toplam 250 bin sterline satıldı.



İngiltere’de Kieron Williamson isimli çocuğun yaptığı son 24 resim, Picturecraft galerisinde 15 dakikada satıldı. Adeta kapışılan resimler toplam 250 bin sterline satıldı.
Norfolk’ta yaşayan Kieron Williamson’un 24 resminin tamamı, telefon ve internet üzerinden15 dakika içinde satıldı.
Daha önce de dünyanın çeşitli yerlerinde sergiler açan Williamson’un ABD, Güney Afrika, Japonya, Kanada ve Almanya gibi dünyanın birçok yerinden müşterileri var. Çocuk daha şimdiden servet sahibi oldu.

Ünlü Fransız ressam Claude Monet’ten dolayı ‘Mini Monet’ lakabı takılan sanat dehası, bazı resimleri sadece birkaç dakika içinde yapmış. Williamson, resme 2008’de başlamış. Resme karşı muazzam bir yeteneği olan çocuk, sürekli sanatını geliştirirken bu durum sergilerinde de bariz bir şekilde görülüyor. Williamson genelde manzara resimleri çiziyor.
Çocuk hızla şöhret ve para kazanırken 18 yaşına kadar servetine anne ve babası gözkulak olacak.

 

Kaynak :[-]  Emin ARVAS

14 Temmuz 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/1.jpg 270 600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-14 14:01:472012-07-14 14:01:479 yaşında sanat dehası
Sanat Haberleri

Moskova’da 3. genç sanat bienali açılıyor

 Moskova’dan da haberdar olalım…

11 Temmuz Çarşamba günü, Moskova Merkezi Ressam Evinde 3. Uluslararası Genç Sanat Bienali açılıyor.

Yeni Berlin Sanat Derneği Video Forum’unun yöneticisi, küratör Katrin Bekker’in oluşturduğu konsepte göre seyircilere genç neslin sanatlarından bir kesit, çağdaş yaşamda sanatçıların duruşunu ve ayrıca nasıl bir ortamda çalıştıklarını resmeden projenin multimedya gösterimi gerçekleştirilecek.

Bekker, “Güneşin altındaki Yaldızlardan” adlı esas projeye 80 ülkeden 32 yazarın 81 çalışmasına yer verdi. Bienal’in özel programı içerisinde, 15 ülkeden 56 katılımcının yer aldığı açık yarışma sonucunda Bekker ve organizatörler tarafından seçilen 17 küratör projesi yer alıyor. “Bitmeyen Tahlil” adlı stratejik proje ise, çeşitli nedenlerle esas projede yer alamayan 72 sanatçının eserlerinden oluşuyor. Projeler, Moskova’nın çeşitli mekânlarında gösterime sunulacak. Forumun bilim- eğitim programı; uzman sınıflar, konferanslar, tartışmalar gibi farklı formatlarda sunulacak. Söz konusu etkinliğin programına, 3. Uluslararası Genç Sanat Bienali Internet sitesinden ulaşılabilir. Sergi Ağustos ayı ortasına kadar devam edecek.

 Kaynak : [-]

11 Temmuz 2012/2 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/07/3.-genç-sanat-bienali.jpg 268 460 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-07-11 17:41:412012-07-11 17:41:41Moskova’da 3. genç sanat bienali açılıyor
Page 11 of 12«‹9101112›

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön