Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: ressam

Sanat Haberleri

Alfred HİTCHCOCK filmi, piyanist ve besteci Hakan A.TOKER ile sesini buldu

sessiz sinemanın Şantaj filmi Piyanoyla Sese Kavuştu, Hakan A. Toker, Hitchcock’un az bilinen dokuz sessiz filminden biri olan “Şantaj”a piyanosuyla yaptığı doğaçlama müzikle ses verdi.

Blacmail-1929

Ankara Sinema Derneği’nce düzenlenen Gezici Festival’in Ankara ayağının açılışı 28 Kasım akşamı; Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde yapıldı.

Alfred HİTCHCOCKBu yıl 19’uncu yaşını kutlayan Gezici Festival’in açılış filmi olan Alfred Hitchcock’un sessiz filmi “Şantaj” (Blackmail) British Council işbirliği ile programda yer aldı.

Gösterim öncesi Ankara Sinema Derneği Başkanı Ahmet Boyacıoğlu, British Council Ülke Direktörü Margaret Jack ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Mesut Cem Erkul birer konuşma yaptı. Piyanist Hakan A. Toker de film gösterimi sırasında yapacağı müzik hakkında bilgi verdi. Toker; filmdeki oğlan, kız ve şantajcı adam için yaptığı toplamı 10 saniyelik ezgiciklerden örnekler vererek filmin akışı sırasında bu ezgicikleri doğaçlama olarak çalacağını belirtti.

Hakan A. Toker

Hakan Ali TOKER

İngiliz Film Enstitüsü’nün (BFI), “Hitchcock9 Projesi” kapsamında yenilediği Hitchcock’un az bilinen dokuz sessiz filminden biri olan 1929 yapımı “Şantaj”a; Hakan A.Toker’in (Sanatçı hakkında dahafazla bilgi için lütfen adına tıklayınız)piyanosuyla yaptığı doğaçlama müzik ses verdi.

İzleyiciler değişik bir deneyim yaşadıkları bu gösterime olan beğenilerini alkışlarıyla ifade etti. Gezici festival acılış gecesi kokteylle sona erdi.

Şantaj üzerine -sanal alem- notları

* Genç bir kız olan Alice, bir lokantada tanıştığı bir yabancıyla flört ettikten sonra Scotland Yard detektifi olan sevgilisi Frank ile tartışır ve yabancının kolunda oradan ayrılır. Adam, Alice’i resim stüdyosuna davet eder ve o da bu daveti kabul eder. Adam, stüdyoda Alice’e tecavüz etmeye kalkınca, kendini korumaya çalışan Alice ressamı öldürür. Aynı gece Alice’i binadan çıkarken gören birisi, Alice ve dedektif Frank’a şantaj yapar. Detektif Alice’nin katil olduğunu bilmekte ve bu gerçeği üstlerinden saklamaktadır. Şantajcı adam, tanık iken sanık durumuna düşer.

* Sessiz bir film olarak çekilen Şantaj, seslendirme ile yönetmenin ve “İngiltere’nin ilk sesli filmi” olarak sinema tarihine geçmiştir.

* Hitchcock, “Şantaj”da da ışık ve gölgeyle yarattığı gerilimi gündelik yaşamın bir parçası olarak kullanmış;  psikolojik saptamalara ve simgesel anlatımlara yer vermiş.

*Filmde –gösterilmeyen – tecavüz ve cinayetin sahnelerinin sinemasal ifadesi çok etkileyici.

* Her filminde kendine minik bir rol veren Hitchcock, bu filmde metroda gazete okurken küçük bir çocuk tarafından rahatsız edilen yolcu rolünde. (ŞD/HK)

Kaynak :[–]  Şadiye DÖNÜMCÜ

 

01 Aralık 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/12/Blacmail-1929.jpg 345 610 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-12-01 16:46:502013-12-01 17:05:34Alfred HİTCHCOCK filmi, piyanist ve besteci Hakan A.TOKER ile sesini buldu
Sanat Haberleri

İstanbul daha bir sürrealist

Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist oydu’’ dediği Katalan ressam Joan Miró’nun Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseri, 19 Ocak’a kadar Tophane-i Amire’de…
sürrealist1924 yılında Sürrealist Manifesto’yu yayınlayan Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist oydu’’ dediği Joan Miró yaşasaydı ve onunla röportaj yapsaydım, büyük ihtimalle “Beni kabul edecek hiçbir kulübe üye olmak istemem’’ derdi. Bence onu, hiçbir akıma dahil olmayan biri olarak tanımlamak gerek. Kullandığı canlı renkler ve karmaşık imgeler görenlerde “Ben de yaparım’’ hissi uyandırabilir, ama aslında her eserinin diğeriyle arasında geometrik bir ilişki var. 90 yıllık ömründe üç savaş görmüş Miró’nun modern sanata katkısı büyü. 20. yüzyılın en büyük ressamlarından o… Resimleri aynı anda o kadar çok çağrışım yaratıyor ki beyniniz kısa devre yapacakmış gibi hissediyorsunuz. Sergi koordinatörü Dündar Hızal bize daha fazlasını anlatıyor…

Miró’nun eserleri size ne hissettiriyor?

Miró’nun tetiklediği “Bunu ben de yaparım’’ duygusu, insanları resme teşvik etmede çok önemli bir şey. Bir çocuk geldiğinde kendini gerçek bir sanatçı gibi hissediyor çünkü gördüğü resimler onun yaptıklarına benziyor. “Resim, ilk mağara resmi yapan insanlardan sonra bir şekilde yozlaştı. Ta ki bana kadar. Ben resmi o yozlaşmadan kurtardım’’ diyor Miró. Resmi saf şiir gibi görüyor. Tristan Tzara gibi o dönemin dadaist şairleri ile olan yakın arkadaşlıkları da o şiirlerden ilham almasını sağlıyor. Dadaistler için kelimeler düşünceden önce gelir. Miró için de öyle. Başlarken bir düşünce ile başlamıyor. Renk ve biçim oluştuktan sonra düşünce ortaya çıkıyor. Resim, bittikten sonra kadın veya kuş resmine dönüşüyor.

Miró’nun Andre Breton’la arkadaşlığı nereden geliyor?

Joan MiróBreton ‘’Sürrealist Manifesto’’yu yazdığında ilk katılanlardan biri de Miró. Salvador Dali ve Picasso da aynı ekipte. Ama Miró hiçbir zaman kendisini sürrealist olarak ilan etmiyor. Zaten eserlerinde birçok akımdan izler bulmak mümkün. Dadaizmden etkilenmekle beraber renkler kübistlerin renkleri, biçimler fovistlerin biçimleri. O nedenle mutlak bir yere oturtulamıyor.

Hayatının neredeyse tamamı savaş dönemlerine denk gelmiş. Ama eserleri rengârenk…

Hayatının en güzel yıllarında 1. Dünya Savaşı’nı yaşamış. Sonra ülkesi İspanya’da iç savaş patlak vermiş ve bundan da çok etkilenmiş. Paris’e taşındığındaysa Naziler gelmiş Paris’i işgal etmiş. Bunun gibi büyük travmalar yaşamış insanların iki şey yapması beklenir; ya içine kapanması ya da bunu tamamen reddetmesi. Bu süreci yaşamış kimi ressamlar çok karanlıktır, kimileriyse Dali gibi kendini tamamıyla bu durumun dışında tutarak hayal gücüne yönelir. Miró’da da ters etki yaratmış.

Burada çocuk atölyesi açma fikri nereden geldi?

Bizden geldi. Sergi ziyaretçilerinin yüzde 50’sini çocuklar oluşturuyor. Bunun Miró’ya özel bir tarafı da oldu. Şu an 10.000 çocuk ön rezervasyon yaptırmış durumda. Bu çocuklar buraya gelecek ve bu eserleri gördükten sonra içlerindeki potansiyel de açığa çıkacak. Biz de onlar bunu deneyimledikten sonra sıcağı sıcağına çıktıya dönüştürecek bir alan yaratmak istedik.

JOAN-MİRO-41-1024x638Sırada kimin sergisi var?

Seneye bu zamanlar Matisse’i getirmeyi planlıyoruz. Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist oydu’’ dediği Katalan ressam Joan Miró’nun Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseri, 19 Ocak’a kadar Tophane-i Amire’de…

Kaynak : [–] Özge Mine Sarıçam

30 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/JOAN-MİRO-41-1024x638.jpg 638 1024 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-30 17:09:292013-11-30 17:09:29İstanbul daha bir sürrealist
Sanat Haberleri

Sürrealist akımın öncü sanatçılarından Joan MIRÓ eserleri İstanbul’da

Sürrealist akımın öncü sanatçılarından Joan MIRÓ, Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseriyle 20 Kasım – 19 Ocak tarihleri arasında Mimar Sinan Üniversitesi Tophane-i Amire’de.

Joan_Miro2012 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ve büyük ilgi görenSalvador Dali Sergisi ’nden sonra yine Kült işbirliğiyle 20. yüzyılın en ilham verici isimlerinden Joan MIRÓ , dünyaca tanınmış Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseriyle 20 Kasım 2013 / 19 Ocak 2014 tarihleri arasında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde olacak.

1924 yılında Sürrealist Manifesto ’yu yayınlayan Andre Breton’un “içimizdeki en Sürrealist” diye tanımladığıJoan MIRÓ canlı renklerin, biomorfik yaratıkların, arabesklerin, kadınların, kuşların, güneşin ve yıldızların göksel bir mekana serpiştirildiği çocuksu ve nükteli resimleriyle izleyiciye fantastik bir dünya sunacak.

Büyük çağdaş ustalar arasında Joan MIRÓ eserlerine hakim olan hayat dolu şiirsel, ince zeka ürünü ve doğaçlama atmosferle ön plana çıkar.

İlk dönemlerinde Fovizm ve Kübizm etkisinde yaptığı Katalan manzaraları 1920’lerin başlarında sürrealizm etkisiyle “rüya resimlere” doğru yönelir. 1930’larda ise İspanya’daki iç savaşa dönüşen siyaset nedeniyleMIRÓ ’nun Katalan kimliği ve yaşadığı çelişkiler bu dönemde ürettiği eserlerde baskın hale gelir. Şiddetin ve ruhsal ıstırabın baskın olduğu bu yıllarda eski düşsel ortamın yerini vahşet, eğilip bükülmüş, biçimi bozulmuş figürler ve siyah renkler alır.

Bu ruh hali yine de MIRÓ ’nun sanatındaki en büyük özelliklerinden biri olan materyallerin alışılmadık kombinasyonları üzerinde deneme yapma ve birbiriyle bağlantısı olmayan imajları şaşırtıcı biçimde yan yana getirme arzusuna engel olmaz. Bu keşifler sonucu da MIRÓ ’nun sanata yaptığı en büyük katkılardan biri olan yeni bir işaret dili vücut bulur. “Resim mağara adamlarının çizimlerinden beri çöküş içerisindedir” diyen MIRÓ , işaret ve sembollerden oluşan evrenini hep ilkel bir ressamın doğallığıyla oluşturur ve ulaşmaya çalıştığı bu “saflık” onu çağdaşlarından ayıran en belirgin özelliği olur.

ÇOCUKLAR İÇİN MIRÓ

Çocuk Sanat Atölyesi

Sanatsal aktivitelere önem vererek bilinçli ve yetenekli nesiller yetiştirmeyi hedefleyen Doğa Koleji, MIRÓSergisi’nde çocuklar için özel bir “çocuk alanı” oluşturuyor.

Çocuk alanı, serginin geniş bir bölümünde yer alarak birçok çocuğa sanatla iç içe zaman geçirmelerini sağlayacak. Çocuklar bu özel alanda MIRÓ ’nun eserlerini boyama, duvar resimleri yapma ve eserlerini projeksiyonla sergileme imkânı yakalayacak. Böylece çocukların çalışmaları saflığın, ilk resmin, çocuksuluğun peşinden giden MIRÓ’nun eserleriyle ortak bir paydada buluşacak.

Birçok başarılı sergiye imza atan, sanatsal etkinliklerde yer alan deneyimli sanat ekibi, etkinlik alanında çocukları yalnız bırakmayacak. Çocukların yorum ve yaratıcılıklarını geliştirme imkânı yakalayacağı bu alanda, farklı yaş grupları, kendi renkli dünyalarını MIRÓ ’nun bir o kadar canlı evreniyle buluşturma şansı bulacaklar.

20. YÜZYILIN EN OLAĞANDIŞI SANATÇI-ŞAİRİ

dutchintJOAN MIRÓ

1893 yılında Katalonya’nın kalbi Barcelona’da doğan Joan MIRÓ özellikle kamusal alanlarında bulunan eserleriyle aynı Gaudi gibi şehre mimari kimliğini kazandırmış bir isimdir.

Joan MIRÓ uzun kariyeri boyunca yalnızca yağlıboya, baskı resim ve kitap resimleri üretmekle yetinmemiş; eskiz, kolaj, seramik, heykel, sahne tasarımı, duvar resmi ve dokuma alanlarında da çalışma yapmıştır.

“Kırsalda geçen ömrümün özeti ve peşinden gideceğim şeyin başlangıç noktası” dediği ilk önemli eseri “Çiftlik” ünlü yazar Ernest Hemingway tarafından satın alınır. Hemingway içinse bu eser şunu ifade etmektedir: “ Çiftlik ‘i dünyadaki hiçbir tabloya değişmem.”

1924 yılında Andre Breton Sürrealist Manifesto’yu yayınladığında, Andre Masson, Max Ernst, Louis Aragon ve Paul Elouard ile birlikte akıma ilk katılanlar arasındadır.

Paris’te geçen yıllarında en yakın dostlarından birisi İspanya’dan sürgündeki bir başka isim Pablo Picasso’dur.

İspanya İç Savaşı esnasında General Franco’ya tepkisini bu dönemde yaptığı, yumruğunu hiddetle sıkmış bir Katalan ırgatın faşizme başkaldırısını gösteren Aidez L’Espagne (İspanya’ya Yardım Edin) isimli çalışmasıyla gösterir.

1954 yılındaki Venedik Bienali’nde Grafik Sanat Büyük Ödülü’nü kazanır. Paris UNESCO binasındaki çalışmaları Uluslararası Guggenheim Ödülü’ne layık görülmüştür.

1974 yılında Dünya Ticaret Merkezi için yaptığı duvar çalışması 11 Eylül saldırılarında yok olan en değerli sanat eserlerinden biridir.

Katalan kimliğinin sembolü Barcelona futbol takımının 75. yılı adına bir afişe imza atmıştır.

1982’de İspanya’da düzenlenen Dünya Kupası’nın afişini tasarlamıştır.

MIRÓ denildiğinde akla gelen ilk çalışmalardan birisi de General Franco sonrasında dünyadaki imajını değiştirmeye çalışan İspanya için yaptığı ve hala kullanılan turizm logosudur

18 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/Joan_Miro.jpg 477 376 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-18 17:35:522013-11-18 17:44:58Sürrealist akımın öncü sanatçılarından Joan MIRÓ eserleri İstanbul’da
Sanat Haberleri

75 yıl sonra Naziler’in el koyduğu 1500 tablo bulundu

Aralarında Matisse ve Picasso’nun da eserleri bulunan, Nazi döneminde el koyulan yüzlerce tablo Münih’te ortaya çıktı.

naziler_ve_sanatAlmanya’nın Münih kentinde ünlü ressamlara ait 1500 tablo ortaya çıkarıldı. Alman medyasına göre tabloların toplam değeri 1 milyar Euro civarında.

Bulunan eserler arasında Pablo Picasso, Henri Matisse, Marc Chagall, Paul Klee gibi ressamların tabloları bulunuyor. Eserlerin bir bölümüne Nazi döneminde “yozlaşmış” olarak değerlendirildiği için el konulduğu belirlendi. Bir bölümü de Yahudi koleksiyonculardan çok ucuz fiyatlara zorla satın alındı ya da çalındı.

Sanat eseri ticareti yapan Hildebrand Gurlitt’in tabloları, 1930 ve 1940’lı yıllarda satın aldığı, oğlu Cornelius Gurlitt’in de bu eserleri yarım yüzyıldan beri evinde sakladığı belirlendi. Yetkililer tablolara Cornelius Gurlitt ile ilgili vergi kaçaklığı soruşturması sayesinde ulaştı. Soruşturma çerçevesinde Gurlitt’in evinde yapılan aramada eserler bulundu.

Münih yakınlarındaki Bavyera gümrük dairesinde tutulan eserlerin tam değeri araştırılıyor.

05 Kasım 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/11/naziler_ve_sanat.jpg 235 360 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-11-05 11:02:402013-11-05 11:02:4075 yıl sonra Naziler’in el koyduğu 1500 tablo bulundu
Sanat Haberleri

Kültür ve Turizm Bakanlığından, ressam ve eserleri ile ilgili garip talep

Kültür ve Turizm Bakanlığı, ressamlardan eserlerinin isimlerini, türlerini ve ölçülerini istedi

gesamKültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Türkiye Güzel Sanat Eseri Sahipleri Meslek Birliği’ne (GESAM) “acil” koduyla gönderdiği yazıda, ressamlardan 2013 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptıkları resimlerin “isimlerini, türlerini ve ölçülerini” istedi. Bakanlıktan istenen bu bilgiler, ressamlarda “Fişleniyor muyuz?” endişesi yarattı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ressamlardan “ilginç bir istekte” bulundu. Bakanlık, GESAM’a gönderdiği “acil” ibareli yazısında, meslek birliğine üye 691 ressamdan 2013 yılının nisan, mayıs ve haziran aylarında yaptıkları resimlerin isimlerini, türlerini ve ölçülerini istedi.

GESAM yönetiminin de söz konusu yazıyı, üyesi bulunan ressamlara, 22 Ağustos’ta, “Acil ve günlüdür” başlıklı bir yazı göndererek duyurdu.

GESAM’dan ressamlara gönderilen yazıda, “Bağlı bulunduğumuz Telif Hakları Genel Müdürlüğü, meslek birliğimize gönderdiği ‘acil’ ibareli yazında, siz değerli üyelerimizin sanatsal üretimlerine göre ‘sınıflandırma, tasnif ve arşivleme’ yapacağından ürettiğiniz eserlere ait bilgilerin GESAM’daki bilgi havuzunda toplanarak bildirilmesi istenmektedir. Bu münasebetle, 2013 yılının ikinci 3 ayında (nisan, mayıs, haziran) yaptığınız yeni eserlerin isimleri, türleri ve ölçülerinin en geç 16 Eylül 2013 Pazartesi akşamına kadar GESAM’a yazı ile bildirilmesi gerekmektedir” denildi.

 

Kaynak : [-]

02 Eylül 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/09/gesam.jpg 529 383 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-09-02 14:13:442013-09-02 18:53:02Kültür ve Turizm Bakanlığından, ressam ve eserleri ile ilgili garip talep
Sanat Haberleri

Hepimizin “Fransız Devrimi” ile ilişkili olarak bildiği Ressam Eugene Delacroix’a ait tablo tahrif edildi

2006 yılında  Milli Eğitim Bakanlığının da sansür istediği, (Bakınız)Ressam Eugene Delacroix tarafından 1830’da yapılan ve Fransız devrimini anlatan “Halka Önderlik eden Hürriyet” isimli tablo, müzede bir ziyaretçi tarafından kısmen tahrip edildi. 

Fransız devrimini anlatan ve ülkenin sembollerinden biri olan tarihi tabloya, sergilendiği Louvre müzesinin Lens kentindeki binasında 28 yaşındaki bir ziyaretçi kadın üzerine yazdığı yazıyla zarar verdi.

Müze görevlileri tarafından gözaltına alınan kadının, ünlü tablonun üzerine, 30 santimetre uzunluğunda ve 6 santimetre genişliğinde “AE911” harf ve rakamlarını çizdiği ortaya çıktı. Genç kadın olayın ardından gözaltına alındı.

Louvre müzesinin, zarar gören tarihi tablonun eski haline getirilmesi için bir çalışma başlattığı bildirildi.

Bu arada, tablonun üzerine yazılan “AE911” ifadesinin, ABD Kongresi’ne 11 Eylül saldırılarıyla ilgili etkili ve bağımsız bir soruşturma açması talebinde bulunan ve şu ana kadar bin 768 mimar ve mühendis ile yaklaşık 16 bin vatandaşın imza attığı kampanyayı yürüten grubun adıyla aynı olması Fransız basınında yoğun ilgi görüyor.

09 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/Halka-önderlik-eden-kadin-Eugene-Delacroix.jpg 1013 1280 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-09 17:33:462013-05-13 11:01:34Hepimizin “Fransız Devrimi” ile ilişkili olarak bildiği Ressam Eugene Delacroix’a ait tablo tahrif edildi
Sanat Haberleri

44,9 Milyon Dolara Picasso

Londra’da düzenlenen müzayedede, Pablo Picasso’nun ”Pencerenin Yanında Oturan Kadın” adlı ünlü tablosu 44,9 milyon dolara alıcı buldu.

Dünyaca ünlü müzayede evi Sotheby’s’in, Londra’da düzenlediği Empresyonist ve Modern Sanat Müzayedesi’nde, Picasso’nun 1932 tarihli ”Pencerenin Yanında Oturan Kadın” olarak da bilinen, sevgilisi Marie-Therese Walter’dan esinlenerek yaptığı tablo, 44,9 milyon dolara satıldı.

Sotheby’s’in, Avrupa’daki Empresyonist ve Modern Sanat departmanı yöneticisi Helena Newman, Picasso’nun söz konusu tablosunu, ”çarpıcı ve muazzam bir resim” olarak niteledi.

Newman ayrıca, koleksiyoncuların son yıllarda Picasso’nun Walter’dan esinlenerek yaptığı resimlere ilgisinin arttığını, ünlü ressamın yine Walter’ı resmettiği ”La Lecture” adlı eserinin de 2011’de 40 milyon dolara alıcı bulduğunu belirtti.

Pablo Picasso, yaşamını dönüştüren gizli sevgilisi 17 yaşındaki Marie Therese Walter’la 1927 yılında Paris’te tanışmıştı.

06 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/picasso-tablo.jpg 362 580 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-06 11:21:012013-02-06 11:21:0144,9 Milyon Dolara Picasso
Sanat Haberleri

”All Arts İstanbul” fuarı nisanda açılıyor

”All Arts İstanbul” fuarında Türk ve Osmanlı geleneksel sanatlarından antikaya, modernden çağdaş sanata kadar geniş yelpazeyi bir arada sergilenecek

İstanbul’da nisanda düzenlenecek “All Arts İstanbul” fuarında sanatseverler, Türk ve Osmanlı geleneksel sanatlarından antikaya, modernden çağdaş sanata kadar geniş yelpazeyi bir arada görebilecek. İstanbul Kongre Merkezi Fuar Alanı’nda 18-21 Nisan‘da ilk kez sanatseverlerle buluşacak olan All Arts İstanbul Fuarı, klasik Türk sanatları, antika, modern ve çağdaş sanat örnekleri ile İstanbul’un ve bölgenin sanat hayatına farklı bir boyut getirecek.

All Arts Istanbul sanat fuarı farklı kategorilerden oluşacak. Birinci bölümde Klasik Türk Sanatları icra eden ustalara yer verilecek. Bu bölüme, yazma, hat, halı, seramik ve çini, bakır, keçe, cam, mücevher, tespih, tezhip, minyatür, sedef, ebru, kalem işi, cilt, dokuma ve ahşap gibi 18 kategoriden 80 usta ve sanatçı katılacak.

İkinci bölümde antika, resim, çini, efemera (gündelik hayata ait biriktirilmiş ufak tefek belgeler), kuyum, halı, nümizmatik (sikke ve madeni paralar) örnekleri yer alacak.

Üçüncü bölümde ise Modern ve çağdaş sanat örneklerinin sergileneceği galeriler bulunacak.

Özel koleksiyonlar ile üç koleksiyondan seçilen eserlerle gerçekleştirilecek küratöryel serginin de görülebileceği fuar, sanat kurumları, sanat yayınları, kitapçı ve sahaflar ile beraber 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırlayacak.

”Fausto Zonaro’nun eserleri de yer alacak”

All Arts İstanbul’da 2. Abdülhamit döneminde saray ressamı olarak Osmanlı sarayına hizmet vermiş oryantalist ressam Fausto Zonaro’nun eserleri de yer alacak. Zonaro’nun torunu Cesare Mario Trevigne de fuar kapsamında İstanbul’da olacak.

Fuarda katılımcılara, sanatçıların stüdyolarını ziyaret etme, müze ve özel koleksiyonları rehberli turlarla gezme, seminer, konferans ve atölye çalışmaları gibi paralel programlara katılma imkanı sunulacak.

Konferanslar kapsamında önemli sanat profesyonelleri de konuşmacı olarak konuk edilecek.

 Kaynak : [-]

05 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/all-arts.jpg 298 290 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-05 20:15:462013-02-05 20:15:46”All Arts İstanbul” fuarı nisanda açılıyor
Sanat Haberleri

İzmir ‘de Şubat ayı boyunca konser furyası

Şubat ayında farklı türdeki konserler sanatseverlerle buluşacak

– izmir büyükşehir belediyesi, şubat ayında birbirinden farklı türdeki konserlerle sanatseverleri müzikle buluşturacak – della miles’tan özlem tekin’e, havva karakaş’tan jazzband’a bir çok sevilen sanatçı ve grup izmirlilere müzik ziyafeti çekecek – salvador dali’nin 2 mart’a kadar açık kalacak sergisi, aassm’deki konserlere ayrı bir renk katacak

– İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmirli sanatseverlere Şubat ayında dolu dolu bir sanat programı sunacak. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Kültürpark İzmir Sanat ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’ndeki toplam 12 konser, adeta kulakların pasını silecek. Şubat ayının ilk konseri Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) gerçekleşecek.

-Aslı Tuncay’ın piyano resitali 4 Şubat 2013 Pazartesi günü saat 20.00’de Küçük Salon’da. Konserin bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL olarak belirlendi.

-AASSM, 5 Şubat 2013 Salı günü ise, Jazzino’yu ağırlayacak. Duygu Tarhan ve Ceyda Köybaşıoğlu’nun solist olarak yer aldığı Jazzino, piyanoda Aşkın Arsunan, bas gitarda Aycan Tezel, bateride Volkan Öktem, saksafonda Batuhan Şallıel, trompette Tolga Bilgin ile perküsyonda Metin Kurtuluş’dan oluşuyor. Grup, kendi bestelerinin yanısıra dünyaca ünlü bestecilerin melodilerini de yorumlayacak. Büyük Salon’da saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserin bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL.

-6 Şubat 2013 Çarşamba günü Kültürpark İzmir Sanat’ta Bilkent Piyanolu Üçlü’ sahne alacak. Piyanoda Elif Önal, kemanda İrina Nikotina ve viyolonselde Yiğit Ülgen’den oluşan grubun konseri saat 20.00’de başlayacak. 12 Şubat 2013 Salı gününün konseri Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde olacak.

-Saat 20.00’de, Balkan müziğinin usta yorumcusu Havva Karakaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’yla aynı sahneyi paylaşacak. Ücretsiz konserde orkestrayı Hüseyin Çebi yönetecek. Zafer Çebi’nin düzenlemelerini yaptığı konserde Aydın Uştuk, Sedat Yüce, Funda Öncü, Tülay Şen, Bahar Pamukçu, Şenay Gökdemir, İpek Kaletaş ve Esra Göndeş de solist olarak sahne alacak.

-13 Şubat 2013 Çarşamba günü, kaybettiğimiz sevilen seslerden Tanju Okan’ın şarkıları sanatseverlere ulaşacak. Solist Tevfik Rodos’a, piyanoda Ali Hoca, keman ve mandolinde Tamer Albayrak, klavyede Kaya Demircan, gitarda Ataç Aydın, bas gitarda Halil Serin ile bateride Akgün Çavuş eşlik edecek. İsmet İnönü Kültür Merkezi’ndeki konser saat 20.00’de başlayacak.

-4 Şubat 2013 Perşembe günü, Sevgililer Günü Konseri’nin konuğu ise sevilen sanatçı Özlem Tekin olacak. Tekin, AASSM Büyük Salon’da saat 20.00’de sevenleriyle buluşacak. Özlem Tekin’i dinlemek isteyenler için bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL olarak belirlendi.

-19 Şubat 2013 Salı günü müzikseverler için iki farklı konser hazırlandı. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde saat 20.00’de. Zafer Çebi, Evrim Özkaynak, Emre Kartarı, Halil Çokyürekli, Erdoğan Turanlı, Gökçen Güngördü, Halil Çağlar Serin ve Tolga Bilgin’den oluşan Jazzband, cazseverler için çalacak.

-AASSM’de ise Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi ve Perküsyon’ başlıklı bir konser var. Küçük Salon’da saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserde kemanda Hakan Özaytekin ve Tolga Akın, viyolada Alp Gültekin, viyolonselde Arzu Gök, kontrasta Bülent Oral ile perküsyonda Ali Çetir sahneye çıkacak. Konserin bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL.

-21 Şubat 2013 Perşembe günü, İzmir Sanat’ta Batı Ensemble’ dinleyiciyle buluşacak. Klarnette Yonca Alpay, kemanda Sema Korkut ve Ozan Akkol, viyolada Özlem Görgülü ve çelloda Arzu Gök’ten oluşan grubun konseri saat 20.00’de başlayacak.

-27 Şubat 2013 Çarşamba günü ise Samsun Quartet’, AASSM’de sanatseverlerin karşısına çıkacak. Küçük Salon’da saat 20.00’de başlayacak olan konserde, kemanda Canan Cihangir ve Ezel Çalışkan, viyolada Cihan Zabunoğlu, viyolonselde ise Taylan Sarı yer alacak. Konseri izlemek isteyenler için bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL.

-28 Şubat 2013 Perşembe günü de sanatseverleri iki konser bekliyor. Biri, caz müziğin ünlü sesi Della Miles’in AASSM’deki konseri. Büyük Salon’da saat 20.00’deki konserin bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL.

-Aynı günün diğer konseri ise ‘Küçükay Gitar Üçlüsü’nden. Saat 20.00’de İzmir Sanat’ta gerçekleşecek olan konserde Bekir Küçükay, Fatih Akbulut ve Erkin Çavuş üçlüsü gitarlarıyla müzikseverlerle buluşacak. Konserler için Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ne gelen İzmirli sanatseverlerin, gerçeküstü akımının dünyadaki en ünlü ressamlarından olan Salvador Dali’nin “Zodyak” isimli sergisini de gezmesi öneriliyor. Sergi 2 Mart’a kadar açık kalacak.

-Konserleri izlemek isteyenler, AASSM’nin 293 38 31/ 17/ 19/ 20, Kültürpark İzmir Sanat’ın 0232 293 40 49 / 45 ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’nin 0232 293 46 04 nolu telefonlarıyla irtibata geçebilir; ayrıca www.izmir.bel.tr/Kultursanat, www.aassm.org.tr ve [email protected]r adreslerinden yararlanabilir.

Kaynak:[-]

 

02 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/jazz.ino_.jpg 600 500 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-02 19:20:022013-02-03 10:04:56İzmir ‘de Şubat ayı boyunca konser furyası
Sanat Haberleri

20. Yüzyılın ünlü ressamlarından Matisse’ye ait tablo bulundu

20’nci yüzyılın en önemli ressamlarından Henri Matisse’in, İsveç’te bir sanat galerisinden çalınan 1 milyon dolar değerindeki tablosu 22 yıl sonra bulundu.

“Le Jardin” (Bahçe) isimli 1920 tarihli yağlıboya tablo 11 Mayıs 1987’de, Stockholm’deki Modern Sanatlar Müzesi’nden, balyoz kullanan bir hırsız tarafından çalınmıştı.

O dönemde, belli bir para karşılığında tabloyu müzeye satma girişimleri olduğuna dair bilgiler gelse de, tablonun yeri bulunamamıştı.

Fransız ressam Matisse’in kayıp tablosunun ortaya çıkışı Noel’den kısa bir süre önce gerçekleşti.

Polonyalı bir koleksiyoncu tarafından kendisine “Le Jardin” tablosu gösteirlen Essex’li sanat komisyoncusu Charles Roberts, araştırma yapınca, tablonun Matisse’in çalıntı eseri olduğunu anladı.

22 sene önce çalınan parça olduğu uluslararası kayıp ve çalıntı sanat eseri veri arşivi Art Loss Register tarafından doğrulanan tablo, şu an güvenli bir yerde İsveç’e döneceği günü bekliyor.

08 Ocak 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/01/Matisse-le-jardin-bahçe.jpg 219 350 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-01-08 11:53:412013-01-08 11:53:4120. Yüzyılın ünlü ressamlarından Matisse’ye ait tablo bulundu
Sanat Haberleri

Bir sanat çınarı; Abidin Dino’nun ardından

Çağdaş Türk resminin büyük ismi Abidin Dino 7 Aralık 1993’te Paris’te öldüğünde 80 yaşındaydı. Hayallerine sığmayan her şeyi şiirleri, heykelleri, filmleri, belgeselleriyle anlatmaya çalışan Dino, “büyük insanlığa” bıraktığı zenginliklerle anılıyor.

1913 İstanbul’unda bir Osmanlı valisinin torunu olarak doğan Abidin Dino, çocukluğunun büyük kısmını Avrupa’da geçirmişti. İstanbul’a döndüğünde Robert Kolej’de öğrenimine başlayan Dino’nun, ne hoş tesadüftür ki sıra arkadaşı yıllar sonra Türkiye Komünist Partisi saflarında yoldaşlık edeceği Mihri Belli olmuştu.

Nazım Hikmet’in Sesini Kaybeden Şehir ve Bir Ölü Evi kitaplarına kapak resmi çizdiğinde henüz 20 yaşında bile olmayan Dino, 1933 yılında “d Grubu”nun kurucuları arasında yer aldığında niyetlerini, Türk resminin düşünsel bağlamını güçlendirip çağcıl bir soluk getirmek olarak tanımlamıştı. Aynı yıl açtıkları bir sergide girişin ücretsiz olması ise bugün bakıldığında mühim olmayan bir ayrıntı gibi görünse de, sanat eserinin toplumla buluşmasına dair 1930’ların Türkiye’sine yeni bir perspektif sunmuştu.

SSCB’nin tanınmış yönetmenlerinden Sergey Yutkeviç’in 1933’te Türkiye’nin Kalbi Ankara belgeselini çekmek için Türkiye’ye gelişi, Abidin Dino için sosyalist coğrafyada görülecek çaplı bir eğitimin aracı oldu. Yönetmen, bir sergide resimlerini gördüğü Dino’ya kendisiyle birlikte SSCB’ye gitmeyi teklif etti. 3 yıl SSCB’de kalan, bu süre boyunca Eisenstein dahil olmak üzere pek çok Sovyet sinemacısıyla Len Film Stüdyosu’nda çalışan Dino, 1937’de II. Dünya Savaşı’nın eşiğinde diğer yabancı öğrencilerle birlikte ülkesine geri döndü. 1937-1939 yılları arasında Fransa’da bir dönem bulunan, İspanya İç Savaşı’nda uluslararası gönüllü tugayında savaşmak için başvuran ressamın başvurusu, cumhuriyetçilerin kaybettiğinin netleşiyor olması nedeniyle reddedildi.

Abidin Dino tarafından çizilen Nazım Hikmet Run resmi

Abidin Dino, Türkiye’ye geldiğinde ressam dostlarıyla Yeniler Grubu’nu kurdu, desenlerinde, çizgilerinde emekçileri, yoksulları çizdi. İstanbullu balıkçıların desenlerine çok konu edilmesinden olsa gerek, bu grup Liman Grubu olarak da bilindi.

1939’da cumhuriyetin genç aydınların emeğiyle ve onlar aracılığıyla toplumsallaşmaya çalıştığı dönemde CHP’nin düzenlediği “yurt gezisi” ile Balıkesir’e giden Dino, o yörede kullanılan dile özgü yaptığı çalışmalarda “imece” sözcüğünü fark etmiş, ve Türkçe’de yaygın kullanıma bu güzel sözcüğü armağan etmişti. Abidin Dino ‘imece’nin hikayesini şöyle anlatıyor:

“Balıkesir taraflarında dolaştığım sıralarda, İMECE sözcüğünü duydum. Çok hoşuma gitti. Ve not ettim. Sonra bir araya geldiğimizde Sabahattin’e (Sabahattin Eyüboğlu) aktardım. O da Bakan’a, Hasan Ali Yücel’e aktardı. Derken Köy Enstitülerinde kullanılmaya başlandı. Ve imece benimsendi.”

“İmece”yi çok seven Abidin Dino, daha sonra pek çok oyununda, yazısında bu sözcüğü kullandı. Belki de en güzel kullanımlarından birine “İş ve Sanat” makalesinde şöyle rastlanıyor: “…sanat ve iş aşkına dayanan, ziraatten endüstriye kadar yayılan yeni bir rasyonel ‘imeceye’ ihtiyaç var.”

Sürgün yılları
1942’de TKP’ye üye olan Abidin Dino, Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından önce Çorum’a ardından da Adana’ya sürgün edildi. Sürgün yılların da pamuk işçilerinin resimlerini yaptı, Sıkıyönetim’in toplattığı oyunlar yazdı. “Türkiye’nin meçhul bir ovasında, rastgele bir köyünde işittiğim şarkılar, sanatın nerede saklandığını bana ifşa etti…Tüm gördüklerim, yaşadıklarım beni resme daha çok bağlıyordu,sanki resmettikçe görüyordum içinde yaşadığım Anadolu insanının gerçeğini…” diyen Dino, 1946’da Adana’dan ayrılmıştı.

Yıllar sonra Yaşar Kemal, henüz 15 yaşındayken Adana’da tanıdığı Abidin Dino ile ilgili; ”O ve ağabeyi Arif Dino olmasaydı Yaşar Kemal de olmazdı. Sürgün de bazen işe yarıyor” demişti.

1952’de eşi Güzin Dino ile birlikte Paris’e yerleşen Abidin Dino, çağının pek çok aydını, sanatçısıyla burada tanışma fırsatı bulsa da bir röportajında “ne işim var benim burada” diyecek kadar memleket özlemi duyuyordu. Paris’te Picasso ve Chagall ile birlikte de çalıştı, 1954’ten itibaren 8 yıl boyunca Paris’te Mayıs Salonu sergilerine katıldı, Atom Korkusu, Savaş ve Barış, İşkence, Çıplaklar eserleri dünyanın pek çok ülkesinde çeşitli galeriler ve müzelerde sergilendi. 1968’de öğrenci olayları sırasında Paris sokaklarında eylemlere katıldı, 68 gençliğinin resimlerini yaptı. Abidin Dino, 1979 yılında Fransız Plastik Sanatlar Birliği”nin Onursal Başkanlığı’na seçildi.

Eserlerinde, köylüleri, işçileri gördüğümüz Abidin Dino’nun en çok tema edindiklerinden biri de belki de emeğin bir sembolü olarak ‘eller’ oldu. Nazım Hikmet, Saman Sarısı şiirinde uzun yıllar dostluk, yoldaşlık ettiği Dino’ya şöyle sesleniyordu; “Sen el resimleri yaparsın Abidin, bizim ırgatların demircilerin ellerini / Kübalı balıkçı Nikolas’ın da elini yap karakalem…”

Mutluluğun Resmi çizildi mi ?

1961 yılında Havana’ya bir ziyaret gerçekleştiren Nazım Hikmet, Prag-Paris-Havana-Moskova-Varşova’da bulunduğu süre boyunca, Saman Sarısı şiirini yazmıştı. Nazım, Abidin Dino’ya şöyle sesleniyordu ;
…
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini
değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı
balığınkini
sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin
çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem
gayrının resmini yapabilir misin üstad…

Bunun üzerine Nazım Hikmet’e Abidin Dino da “Mutluluğun Resmi” şiiri ile yanıt vermişti. Ancak Nazım Hikmet’i vatandaşlıktan çıkaran, Abidin Dino’yu sürgüne gönderen iktidarların halefleri, 2000’li yıllarda “Orta Öğretim Felsefe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu”na bu iki komünist aydının hikayesini koymaya çalıştıklarında cehaletlerinden ötürü işin içinden çıkamadılar. “Böyle bir şiir varsa, ressam da resmini yapmıştır muhtemelen” basitliğiyle düşünen Milli Eğitim Bakanlığı, Amerikalı ressam Dianne Dengel’e ait bir tabloyu hazırladığı kılavuza koyup, “Abidin Dino’nun bu resmini tahtaya yansıtın ve öğrencilere yorumlatın” diyerek sanattan ne denli anladığını da göstermiş oldu.

Öte yandan, yoldaşı Nazım Hikmet’e yanıtını şiirle veren Abidin Dino’nun dizeleri ise sürgündeki iki aydının memlekette kavuşma hülyasını yansıtıyor ve tarih boyunca okunmaya devam edecek gibi görünüyor.

Mutlulugun Resmi

kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martıların telaşı bambaşka
işçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayağında varnanın tozu
yüreğinde ince bir sızı.
mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bağrımıza bassaydık seni nazım,
yapardım mutluluğun resmini
başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
bahriyeli adımlarla düşüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karşılaştığımız yere
ve bir acı kahvemi içseydin.
anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler…
dinerdi tüm acılar seninle
bir düş olurdu ayrılığımız,
anılarda kalan.
ve dolaşsaydık türkiyeyi
bir baştan bir başa.
yattığımız yerler müze olmuş,
sürgün şehirler cennet.

işte o zaman nazım,
yapardım mutluluğun resmini
buna da ne tual yeterdi;
ne boya…

Kaynak : [-], Yazan : Evrim Gökçe 

07 Aralık 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/12/abidin-dino-cizimi-nazim-hikmet-run.jpg 500 313 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-12-07 17:38:212012-12-07 17:38:54Bir sanat çınarı; Abidin Dino’nun ardından
Sanat Haberleri

İstanbul tablolarına Londra’da rekor fiyat

Ünlü Rus ressam Ivan Ayvazovsky’nin İstanbul’u resmettiği üç tablosumüzayede salonu Sotheby’s’ün düzenlediği açık artırmada satışa çıktı. Tabloların ikisi toplam 2 milyon 654 bin TL’ye alıcı buldu.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki ünlü müzayede salonu Sotheby’s’in düzenlediği “Önemli Rus Sanatı” müzayedesinde satışa çıkarılan Ayvazovzky’nin İstanbul’u resmettiği 3 tablosundan ikisi 922 bin 500 Sterlin (2 milyon 654 bin TL)’e satıldı.

Müzayedede, Ayvazovsky’nin 1845 yılında tamamladığı  “Ay Işığında Galata Kulesi”,  825 bin 250 Sterlin, (yaklaşık 2 milyon 374 bin TL), 1900 yılına ait  “Boğaziçi’nde Gemiler, Konstantinopolis”  tablosu 97 bin 250 Sterlin (yaklaşık 280 bin TL) satıldı. Başlangıç fiyatı 700 bin sterlin olan 1886 yılına ait “Haliç’te Ay Doğuşu” tablosu ise alıcı bulamadı. Tabloya verilen son fiyat 680 bin Sterlin oldu.

29 tablonun satışa çıktığı açık artırmaya telefondan ve internet üzerinden çok sayıda kişi katıldı. Tabloların alıcıları ise açıklanmadı.

Hayatı boyunca bir çok kez ziyaret ettiği İstanbul’u  resimlerine sık sık konu eden Rus ressam’ın sanatsal yetenegi 1874 senesinde Dolmabahçe Sarayı’nı süslemesi için İstanbul’un farklı manzaralarını resmetmesini isteyen Sultan Abdülaziz  tarafından da tanındı.

Ressamın ‘”Haliç’te Ay Doğuşu” adlı eseri  Eyüp’ten bakıldığında İstanbul’un en bilinen abide ve camilerini resmediyor.

Uzun seneler çok saygın bir özel koleksiyonda bulunduktan sonra ilk defa müzayedeye çıkan resim, Ayvazovsky’nin Türkiye resimleri  açısından da bilgiler veriyor.
Ayvazovsky’nin en son resimlerinden biri olan ‘Boğaziçi’nde Gemiler, Konstantinopolis’ ise tarihi Arnavutköy’ü resmediyor.

Boğaziçi tablosu rekor fiyata satılmıştı

Sotheby’s, sanatçının tablolarını geçen Nisan ayında tanıtmış ve 1856 yılı tarihini taşıyan, “Konstantinopolis ve Boğaziçi Manzarası”nı 3 milyon 233 bin 250 Sterlin’e satarak sanatçının Türkiye manzaraları arasında bir rekor elde etmişti.

Kaynak :[-]

27 Kasım 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/Ivan-Ayvazovski.jpg 182 292 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-27 13:54:022012-11-27 13:56:32İstanbul tablolarına Londra’da rekor fiyat
Page 10 of 12«‹89101112›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön