Yazılar

Ünlü İtalyan ressam Caravaggio’nun 700 Milyon Euro değerinde ki 100 adet eskizi bulundu.

Caravaggio’nun bir eseri

Ünlü İtalyan Rönesans ressamı Barok akımının ilk ustası Michelangelo Merisi da Caravaggio’nun çıraklık döneminde daha sonra resimlerinde kullandığı 100 adet eskizi Milano’da bulundu.

Caravaggio üzerine uzman olan sanat tarihi eleştirmenleri Maurizio Bernardelli Cruz ve Adriana Conconi Fedrigolli, Milano’da aynı dönemlerde yaşayan ressam Simone Peterzano’nun Castello  Sforzesco’da ki atölyesinde 300 kadar eskizin bulunduğunu ve bunun 100 tanesinin Caravaggio’ya ait olduğunun sanıldığını  açıkladılar.

Caravaggio 13 yaşındayken annesi tarafından çırak olarak Simone Peterzano’nun resim atölyesine gönderildiğinin bilindiğini söyleyen iki Caravaggio uzmanı 83 eskizin İtalyan ressamın daha sonra yaptığı eserlerde ki kişilere tamamen benzediğini de sözlerine eklediler.

Müze halinde ki atölyenin müdürü Francesca Rossi “Çatı katında bir sandıkta bulunan eskizler için “Jenerik eskizler. Ama Caravaggio’nun çizdiğine emin olamayız. Daha fazla araştırmamız gerek” açıklaması yaptı. Kullandığı resim tekniğine benzediği belirtilen eskizlerin yakın bir

Caravaggio bir başka eseri

gelecekte “Genç Caravaggio” adıyla resim albümü haline getirileceği ve iki e-kitap oluşturulacağı aynı eleştirmenlerce açıklandı.

Kaynak : Reha ERUS [-] 

Borusan Kültür Sanat, müzisyen/DJ kimliğiyle tanınan Arkın (Mercan Dede) ve ressam Carlito Dalceggio’nun Montreal’den İstanbul’a uzanan serüvenini sanatseverlerle buluşturuyor. “İçsel aydınlanma, evrensel özgürlük” sloganıyla kapılarını açan “Revolution Revelation” sergisi 24 Mayıs–25 Temmuz 2012 tarihleri arasında Borusan Müzik Evi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin art book’u için Arkın’ın yakın dostu, yazar Elif Şafak bir önsöz hazırlayacak.

Borusan Müzik Evi’nin 2010 yılı Ocak ayındaki açılışını müzik ve canlı resim performansıyla yapan Arkın (Mercan Dede) ve Carlito Dalceggio, bu kez renkli, sıra dışı bir sergiyle İstanbul’da. Sanatçılar, Borusan Müzik Evi’nde herkesi içsel bir devrime ve aydınlanmaya davet ediyor. Daha önce defalarca müzik ve resmi bütünsel bir performansa dönüştüren projelerde yan yana çalışan ikili, “Revolution Revelation” adlı sergide ilk kez iki görsel sanatçı olarak bir araya geliyor. Sergiye aklı değil gönlü karıştırdıklarını söyleyen Arkın ve Carlito, kendilerini “Romantik Asiler” olarak tanımlıyor.

“Revolution Revelation” sergisinde “revolution” temasını Carlito Dalceggio, “revelation” temasını ise Arkın (Mercan Dede) temsil ediyor. “Revolution” yani “devrim” yeni bir bilinç düzeyine ulaşmak için egodan kurtulmaya, kabuklardan ve maskelerden sıyrılmaya bir davet niteliği taşıyor. “Revelation” yani “perdelerin kalkması” ise bunu izleyen ve tamamlayıcısı olan içsel dönüşümü tarif ediyor. Yaşamı ve üretimlerini iç içe var olan bir döngü olarak gören iki sanatçı, birbirlerinden uzaklaşırken dönüp dolaşıp aynı noktadan daha fazla bilinçlenmiş, daha aydınlanmış olarak geçilebileceğini kanıtlıyor.

Stüdyo Montreal’den İstanbul’a taşındı

Serginin hazırlıklarına Ocak ayında Carlito Dalceggio’nun Montreal’daki stüdyosunda başlayan ikili, üç aylık bir çalışmanın ardından Nisan başında atölyelerini İstanbul’a taşıdı. Borusan Müzik Evi’nin atölyeye dönüştürdükleri birinci katında yaklaşık kırk gün boyunca geceli gündüzlü çalışan Arkın ve Carlito, üretim sürecini sanatseverlerle paylaşmak için stüdyolarını ziyarete açtı. İstanbulluların, atölyenin kontrollü kaosuna, rengârenk ortamına ve enerjisine hayran kaldıklarını dile getiren iki sanatçı, izleyenlerin çoğu zaman ellerine bir fırça alarak atölyeye dâhil olmak istediklerini ve bazılarını kıramadıklarını söylüyorlar.

4 metrelik dev Buddha, kartondan evler ve sürprizler…

Borusan Müzik Evi’nin altı katına yayılan “Revolution Revelation”da tuval, heykel, karışık teknik, enstalasyon, müzik ve video olmak üzere 60’a yakın çalışma yer alıyor. Sergide Carlito’nun tuval üzeri boya ve üç boyutlu resim çalışmaları, Arkın’ın ise kolaj ağırlıklı çalışmaları dikkat çekiyor. İkilinin birlikte yarattıkları eserlerin de bulunduğu serginin en ilgi çeken yapıtı ise normalde konserlerin düzenlendiği 2’inci ve 3’üncü katları kaplayan 4 metrelik Buddha heykeli… Parçalar halinde İstanbul’a getirilen ve sadece 4 gün içinde monte edilerek tamamlanan dev Buddha heykeli, izleyenlere dış dünyanın gerçekliğinden kısa bir süreliğine de olsa uzaklaşma olanağı sunuyor. Bu rengârenk ve devasa Buddhayı çevreleyen kartondan dört farklı ev ise ortak bir hikâye etrafında birleşiyor. Üç boyutlu gözlük ve “black light” ile bakıldığında farklı detaylar sunan karton evler, müzik ve video enstalasyonlarıyla ziyaretçilerini kendi dünyalarına davet ediyor. Carlito’nun her sergisinde mutlaka bir atıfta bulunduğu Picasso’nun Guernica’sına yaptığı gönderme ise sergideki dikkat çeken eserlerden bir diğeri…

Bu sergide “dokunmamak yasak!”

Sergide yer alan bazı eserlerin üzerinde yazan “Dokunmamak Yasaktır!” ifadesi çağdaş sanat galerilerinin izleyiciyi kuşatan “klinik” havasına farklı bir yaklaşım sunuyor. Sergide ayrıca ziyaretçilerin dilediklerini yazıp çizebilmesi için rengârenk tebeşirler, fırçalar, boyalar ve büyükçe bir pano ile bir daktilo bulunduran Arkın ve Carlito, izleyicilerin tüm eserlere dokunabilmesinin bu serginin en önemli yönlerinden biri olduğunun altını çiziyorlar.

Serginin öyküsünü 40 bin kare fotoğraf anlatıyor

Sergiye paralel olarak Borusan Müzik Evi’nin en üst katında Kanadalı fotoğraf sanatçısı Jarrett Gibbons’ın, “Revolution Revelation”ın Montreal’den İstanbul’a uzanan sürecini belgelediği fotoğraflarından bir seçki ve 40 bin kare fotoğraftan oluşturduğu stop frame animasyon filmi ziyaretçileri bekliyor.

“Revolution Revelation”a ilişkin detaylı bilgi ve sanatçıların manifestosuna, bu sergi için özel olarak hazırlananwww.revolutionrevelation.be adresinden ulaşılabilir.

Arkın (Mercan Dede) ve Carlito Dalceggio’nun “Revolution Revelation” adlı sergisi 24 Mayıs–25 Temmuz 2012 tarihleri arasında Borusan Müzik Evi’nde görülebilir.

REVOLUTION REVELATION”

Arkın& Carlito Dalceggio

24 Mayıs–25 Temmuz 2012

Ziyaret Günleri: Salı–Cumartesi

Saat: 11.00–19.00

Web sitesi

http://www.revolutionrevelation.be/

 Kaynak : [-]

 

22. KAKAVA FESTİVALİ PROGRAMI

22. Kakava şenlikleri

Kırklareli Belediyesi tarafından bu yıl 22ncisi düzenlenen Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali bugün saat 19.30da Atatürk Stadyumunda Veteranlar Futbol Karşılaşmaları kapsamında Kırklarelispor ile Alpulluspor arasında yapılacak olan maç ile start alacak.

26 Mayıs 2012 Cumartesi günü saat 22.45te Festival Alanında Atiye Konseri ile sona erecek olan etkinlikler kapsamında çeşitli Spor, Resim, Müzik Yarışmaları yapılacak.

9 gün boyunca Kırklareli halkının etkinliklere doyacağı proğram şu şekilde:

* 19 MAYIS 2012 CUMARTESİ 
Saat: 10.00da Doğan Işıkalp İlköğretim Okulunda Duvar Resimleri Etkinliği
Saat: 17.00da Gar Binasında Hüseyin Macar Kişisel Resim Sergisi Açılışı
Saat: 11.30da Festival Alanında Taekwondo Karşılaşması
Saat: 13.30da Cumhuriyet Mahallesi Meydanı Cumhuriyet Parkı Açılışı
Saat: 14.00da Kırklareli Üniversitesi Rektörlük Kültür Merkezi İlköğretim Okulları arası Karagöz-Hacivat Tiplemeleri Yarışması
Saat: 16.00da Kapalı Spor Salonu yanında MiniFEST Voleybol Karşılaşması (2000–2001–2002 yaş grubu)
Saat: 17.00da Kapalı Spor Salonu yanında MidiFEST Voleybol Karşılaşması (1998–1999 yaş gurubu)
Alternatif Sahne Konserleri
Saat: 21.00 Grup Records
Saat: 21.30 Cezayir
Saat: 22.10 Barış Bilgili

* 20 MAYIS 2012 PAZAR
Saat: 11.00da Karahıdır Koru Parkında Belediye Birimler Arası Paintball Turnuvası
Saat: 14.00–17.00da Sabahattin Ali Parkı, İstasyon Caddesinde Kırklareli Kültür Sanat ve Edebiyatçılar Derneği Şiir Dinletisi
Saat: 14.00da Oto Galericiler Sitesinde Tuning 39 Modifiye Araçlar Ses Yarışması
Saat: 14.00 Duathlon Bisiklet ve Koşu Karahıdır Korusu- Festival Alanı
Saat: 18.30da Dostluk Evinde Yöresel Tatlar Yarışması Kategori: Kekler
Alternatif Sahne Konserleri
Saat:21.00 ‘Kakava ve Sesleri‘ Yarışması Finali
* 21 MAYIS 2012 PAZARTESİ
Saat: 14.00da Kapalı Spor Salonu yanında Ritim Yarışması
Saat: 16.00da Başkanlık Makamında Karagöz Hacivat Atışmaları Kompozisyon Yarışması Ödül Töreni
Saat: 19.00da İstasyon Caddesinde Hollanda-Türkiye 400 yıl Bilinmeyenler Sergisi
Saat: 19.30da Atatürk Stadında Veteranlar Futbol Karşılaşması ( Lüleburgaz- Babaeski)
Alternatif Sahne Konserleri
Saat: 20.45 Sebot
Saat: 21.15 Amblem
Saat: 21.45 Ayışığı Orkestrası
Saat: 22.15 İstasyon 39
Saat: 22.45 Grup Karakter
* 22 MAYIS 2012 SALI
Saat:12.00da Gar Binasında Kırklareli Amatör Ressamlar Derneği (KARDER) Karma Resim Sergisi
Saat:18.30da Kırklareli Hareketi Derneğinde Söyleşi- Beslenme ve Diyetin Kalp Sağlığı üzerindeki önemi
Alternatif Sahne Konserleri
Saat: 20.45 Big Volant
Saat: 21.15 Grup Demo
Saat: 21.45 Müzikalite
Saat: 22.15 Ramço ve Grup Alaturka
Saat: 22.45 Grup Hücre
* 23 MAYIS 2012 ÇARŞAMBA
Saat: 10.00da Ali Nazmi Üstündağ Spor Kompleksinde İlköğretim Okulları arası Karagöz Futbol Turnuvası Küçükler Finali
Saat: 11.00da Ali Nazmi Üstündağ Spor Kompleksinde İlköğretim Okulları arası Karagöz Futbol Turnuvası Yıldızlar Finali
Saat: 17.00da Cevahir Kafede Teoman Hekimoğlu İmza Günü
Saat: 18.00da Kapalı Spor Salonu yanında Dostluk Evi Sokak Basketbolu Turnuvası Başlangıcı
Saat: 18.00da Dostluk Evinde Fotoğraf Sergisi Açılışı Bulgaristan Burgas Fotoğraf Derneği ve KIFSAD
Saat: 21.00da Kırklareli Üniversitesi Rektörlük Kültür Merkezinde Tiyatro: Alevli Günler İstanbul Halk Tiyatrosu
Alternatif Sahne Konserleri
Saat: 20.45 Sahn-ı Sabote
Saat: 21.15 Hicaz Sanat Evi
Saat: 21.45 Grup Band
Saat: 22.15 Harun Atmaca
Saat: 23.00 Grup Rapick-Effa
* 24 MAYIS 2012 PERŞEMBE
Saat: 15.00da İstasyon Caddesi, Vilayet Meydanı, Cumhuriyet Caddesi, Anıt Kültür Parkı, Karagöz Parkı, Lise Merdivenleri ve İnci Parkında Sokak Çalgıcıları
Saat: 15.00da Gar Binası Önü, Festival Alanında UMKE Kurtarma Tatbikatı
Saat: 16.00da Atatürk Stadında Veteranlar Futbol Karşılaşması
Saat: 18.00da Atatürk Stadında Veteranlar Futbol Karşılaşması
Saat: 18.00da Show Düğün Salonunda Söyleşi-Kemik erimesi hastalığı
Saat: 18.00da Kapalı Spor Salonu yanında Dostluk Evi Sokak Basketbolu Turnuvası Finali
Alternatif Sahne Konserleri
Saat: 20.45 Atatürk Anadolu Lisesi Rock Grubu
Saat: 21.15 Şadi Usul ve Saz Ekibi
Saat: 22.00 Rezonans
Saat: 22.45 Kıvanç Özalp
* 25 MAYIS 2012 CUMA
Saat: 12.00da Vilayet Meydanında AKUD Deprem Simülasyon TIRI, Gar Binası Önü, Festival Alanında AFAD Kurtarma Tatbikatı
Saat: 16.00da Anıt Kültür Parkında Bisikletli Denge Yarışması
Saat: 17.00da Festival Korteji – Başlangıç: Karagöz Parkı ‘Uçmak Özgürlüktür Balonların uçurulması, Babaeski Belediye Bandosu, TOBB Lisesi Halk Oyunları Ekibi, Kırklareli Belediyesi Halk Oyunları Ekibi, Erzurumlular Derneği Halk Oyunları Ekibi, Atatürk İ.Ö.O. Halk Oyunları Ekibi, Fahri Kasapoğlu İ.Ö.O. Halk Oyunları Ekibi, Anadolu Lisesi Halk Oyunları Ekibi, Çerkezköy Halk Eğitim Merkezi Zeybek Halk Oyunları Ekibi
Saat: 18.00da Festival Alanında Kakava Bereketi
Saat: 19.00da Festival Alanında Geleneksel Kakava Ateşinin Yakılması ve Gösteriler
Saat: 19.00da Sokak Çalgıcıları ( İstasyon Cad.-Vilayet Mey.-Cumhuriyet Cad-Anıt Kültür Park-Karagöz Park- Lise Merdivenleri, İnci Park)
ANA SAHNE GECE KONSERLERİ
Saat: 21.00 Magiya Dans Grubu
Saat: 21.10 Blues Of Rumeli
Saat: 22.20 Magiya Dans Grubu
Saat: 22.30 Volkan Konak

* 26 MAYIS 2012 CUMARTESİ
Saat: 12.00da Festival Alanı Motokros Akrobasi Gösterileri
Saat: 12.00 -15.30da Atatürk Kapalı Spor Salonu Briç Turnuvası
Saat: 14.00da Dostluk Evinde Festivalin Renkleri II. Fotoğraf Yarışması FİNALİ -KIFSAD
Saat: 15.00da Show Düğün Salonunda Söyleşi Demokratikleşen Türkiye ve Aydın Sorumluluğu Gazeteci Enver Aysever
Saat: 18.00da Atatürk Stadında Veteranlar Futbol Karşılaşması (Kırklareli-Malko Tırnova)
Saat: 19.00da Sokak Çalgıcıları ( İstasyon Cad.-Vilayet Mey.-Cumhuriyet Cad-Anıt Kültür Park-Karagöz Park- Lise Merdivenleri, İnci Park)
Ana Sahne Gece Konserleri
Saat: 20.50 Magiya Dans Grubu
Saat: 21.00 NEV
Saat: 22.30 Magiya Dans Grubu
Saat: 22.45 ATİYE
Saat: 24.00 Havai Fişek Gösterileri (u.e.)

 

http://www.luleburgaz.org

Müzeler Haftası nedeniyle Kültür Bakanlığına bağlı müzelerle bazı özel müzeler bugün ücretsiz gezilebilecek (Haber tarihi :19 Mayıs 2012)

Müzeler Günü Nedir?

Müze

Dünya kültür mirasının korunması ve Müzeciliğin tanıtılması amacıyla UNESCO tarafından tüm dünyada 18 Mayıs “Müzeler Günü” olarak kutlanmaktadır.

Ülkemizde aynı amaçla 1982 yılından itibaren her yıl “Müzeler Haftası Kutlama Yönergesi” hükümleri kapsamında 18-24 Mayıs tarihleri arasında Bakanlığımız bünyesinde düzenlenen “Müzeler Haftası” etkinlikleri, “Müzeler Günü”nü tüm dünya ülkeleri ile birlikte eşzamanlı olarak kutlamak amacıyla değiştirilmiş ve UNESCO tarafından tüm dünyada “Müzeler Günü” olarak kutlanan 18 Mayıs günü, ülkemizde de “Müzeler Günü” olarak kutlanılmaya başlanmıştır.

Türkiye genelindeki pek çok müze, 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası nedeniyle bugün gece yarısına kadar açık ve ücretsiz gezilebilecek. Aralarında İstanbul Ayasofya, Türk-İslam Eserleri, Ankara Anadolu Medeniyetleri, Ankara Etnografya, Gaziantep Zeugma, Antalya Müzesi’nin de olduğu Kültür Bakanlığı’na bağlı birçok müze, bugün mesai saatleri içinde normal ücretle, mesai saati bitiminden gece saat 23.00’e kadar ise ücretsiz olarak ziyarete açık olacak.

Avrupa’da da kutlanan Müzeler Gecesi uygulamasına İstanbul’daki büyük sanat müzeleri Sabancı, İstanbul Modern ve Pera Müzesi de çeşitli etkinliklerle dahil oluyor.

Radikal’in haberine göre şu sıralar ‘Yeni Yapıtlar, Yeni Ufuklar’ ve ‘Dünden Sonra’ sergilerine ev sahipliği yapan İstanbul Modern bugün saat 22.00’ye kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

‘Rembrandt ve Çağdaşları: Hollanda Sanatının Altın Çağı’, ‘Bir Ülke Değişirken: Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Türk Resmi’ ve yenilenen tasarımıyla ‘SSM Hat Koleksiyonu’ sergilerini ağırlayan Sabancı Müzesi, bugün mesai saatleri içinde ücretsiz gezilebilecek. Sabancı, 19 Mayıs Cumartesi günü ise saat 22.00’ye kadar açık kalacak ve 19 Mayıs Gençlik Bayramı nedeniyle tüm öğrencileri ücretsiz kabul edecek. Ayrıca müze bahçesinde 15.00-16.00 saatleri arasında Sabancı Üniversitesi caz topluluğu Sujazz, 16.00-17.00 arasında rock müziği grubu Shuffle konserleri izlenebilecek.

‘Goya: Zamanının Tanığı’, ‘Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar’ sergilerine ev sahipliği yapan Pera Müzesi de Müzeler Gecesi kapsamında 19 Mayıs Cumartesi günü 24.00’e kadar açık ve öğrencilere tüm gün, diğer ziyaretçilere ise 19.00’dan sonra ücretsiz olacak. Ayrıca müzeyi gezen ilk 200 öğrenciye Pera’da açılan öğrenci sergilerinin katalogları hediye edilecek ve saat 20.00’de Halimden Konan Anlar, 21.15’te ise Bora Çeliker Quartet konserleri gerçekleştirilecek.

 

Kaynak : [-]

Merkez Bankası’nın, 206 tonluk külçe altın rezervinin yanı sıra paha biçilemeyen sanat koleksiyonu da bulunuyor. 104 ressamın eserlerinin yer aldığı bankanın sanat kasasında Osmanlı’dan kalma “efemera” isimli resmi yazışmalar, padişah fermanları ve asırlık hisse senetleri de yer alıyor.

Erdinç ÇELİKKAN

T.C. Merkez Bankası

Merkez Bankası, 206 tonluk külçe altın rezervinin yanı sıra paha biçilemeyen sanat koleksiyonuna da sahip bulunuyor. Banka koleksiyonu arasında Abidin Dino’dan Fikret Mualla’ya, Nuri İyem’den İbrahim Çallı’nın da bulunduğu 104 ressamın eserleri yer alıyor. Merkez’in zengin sanat kasasında Osmanlı’dan kalma “efemera” isimli resmi yazışmalar, padişah fermanları ve asırlık hisse senetleri de bulunuyor.

Cumhuriyetle yaşıt

Merkez Bankası, sanat koleksiyonu Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşturulmaya başlandı. 1930’lu yıllarda Halil Paşa, İbrahim Çallı ve Hikmet Onat gibi Türk resim sanatının önder isimlerine ait yapıtlarla başlayan çalışma Şeref Adik, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Sabri Berkel gibi sanatçıların eserleriyle daha da zenginleşti. Merkez’in sanat müzesinde, aralarında Eyüboğlu’nun “Ankara’dan Görünüm”, Mahmut Cuda’nın “Beyaz Vazo”, İbrahim Çallı’nın “Çınaraltı” adlı tablolarının da bulunduğu yüzlerce eser sergileniyor. Türk sanat tarihinde güçlü bir bellek oluşturmayı hedefleyen Merkez Bankası’nın bu koleksiyonu, Türk resim sanatının ulaştığı düzeyi en iyi yansıtan koleksiyonlar arasında sayılıyor.

Hisse senetleri de var

Bankanın sanat kasasında, 1932-1941 yılları arasında Maliye Bakanlığı’nca ihraç edilmiş olan devlet iç borçlanma senetlerinden örnekler, 1902 tarihli Haydarpaşa Limanı AŞ ve Anadolu Demiryolu AŞ’ya ait hisse senedi örnekleri de yer alıyor. Koleksiyonda III. Selim ve II. Murat döneminden kalan değerli altınlar ve diğer padişahlara ait fermanlar da sergileniyor.

Osmanlı altınları ve fermanlar var

MERKEZ Bankası’nın koleksiyonundaki ilginç sanat eserleri de bulunuyor. Bunlar arasında da Osmanlı döneminde halkın Evrek-ı Nakdiye desenlerinde dokuduğu halılar; çeşitli tarihlerde banka şubelerinin kendi arasında yaptığı “efemera” denilen yazışma örnekleri; V. Mehmet Reşad döneminden başlayarak kullanılan kağıt paralar dikkat çekiyor.

Kaynak : [-]

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Rembrandt ve Çağdaşları-Hollanda Sanatının Altın Çağı sergisini ziyaret etmek için son bir ay!

Karanlıkla Işığın Buluştuğu Yerde

Rembrandt

Rembrandt ve Çağdaşları – Hollanda Sanatının Altın Çağı

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Rembrandt ve Çağdaşları-Hollanda Sanatının Altın Çağı sergisini ziyaret etmek için son bir ay! Rembrandt ve çağdaşlarından öte, daha çok Rembrandt ve öğrencilerinin eserlerinin yer aldığı sergi, “altın çağı”n ışığı ile göz kamaştırıyor adeta. Özellikle güneş ışığı ile içimizin iyiden iyiye ısındığı bu günlerde, müzenin konumundan istifade ederek Boğaz’ın tadını çıkarma fırsatını da kaçırmamak gerek. Emirgan’daki Sabancı Köşkü’nden erguvanlarla renklenmiş, mis kokan manzaraya ‘tepeden’ baktıktan sonra, bu sene 10. Senesini kutlayan Müze, sizi ülkeler ötesi, yüzyıllar öncesi bir yolculuğa davet ediyor. Bu kez ağırlanananlar, Rijksmuseum ile ortak bir çalışmanın sonucunda, Türkiye’de.

Sergideki eserleri seyretmek, tarihte iki galerilik bir yolculuğa çıkmak için, çok detaylı bir resim bilgisine sahip olmak gerekmiyor. Tam da bu noktada atlamadan hatırlatmak gerekir ki, müze girişinde dileyen misafirlere ücretsiz ‘audioguide’ sunuyorlar. Böylece müzedeki 73 tablodan öne çıkan 25’ini detaylı bir şekilde inceleyebiliyorsunuz, gördüklerinizin ötesinde, tablolarda kullanılan metaforlarla ve resim teknikleri ile ilgili bilgiler ediniyorsunuz. Kuşkusuz serginin en öne çıkan eseri, Rembrandt Harmensz van Rijn tarafından, ressamın 28 yaşında resmettiği, Rotterdamlı Bira Üreticisi Dirck Jansz Pesser’in Eşi tablosu. Tablo öyle düşünülerek konumlandırılmış ki, sergide, hemen yamacındaki Frans Hals tablosu, Maritge Claesdr Voogt Portresi ile yanyanalığı tesadüf

Rembrandt çağdaşları

değil. Böylece sadece ‘karanlıkla’ değil ‘gerçekçilikle’ ışığın buluştuğu noktada buluyor insane kendini. Jansz Pesser’in eşi yüzünü size çevirip, sizinle konuşmaya başlayacakmış gibi beklemek çok da şaşılası değil. Bununla beraber “İnci Küpeli Kız” ile zihinlerimizde yer etmiş, Johannes Vermeer’in seçme eserlerini de seyrinize sunan müzede, bu eserlerden en göz dolduranlardan Aşk Mektubu’nu da seyreylerken, dinlemeyi de unutmayın. Perspektifin büyüleyiciliği ve ‘an’a tanıklık ediyormuş hissi sizi adeta resmin içine çekecek. Ailelerin bir çoğunun zamanın ‘fotoğraf albümü’ mantığı ile duvarlarını süslediği portreleri, tarihe tanıklık imkanı sağlarken, aynı dönemde özellikle natürmort tablolarda kullanılan ışık oyunları sayesinde şimdilerde televizyonlarda, sinemalarda deneyimlemeye başladığımız 3. Boyutun yüzyıllar öncesinde keşfini hissediyorsunuz. Renklerin canlılığı ise değme yüksek çözünürlüklü görüntüye rakip çıkıyor. İki katlı sergide, ikinci galeride daha çok denizcilik üzerine tablolar yer alıyor. Her iki katta ise tablolarla bir bütünlük içinde, 18 obje bulunuyor, bir çokları yine öyle güzel takdim ediliyor ki, adeta yanına koyduğu resimin içinden alınmış hissini veriyor. Bir boyut daha katıyor seyir keyfine. Jan Steen de sergide dikkat çeken bir başka isim, özellikle hiciv vurgusu ile insanı betimlemeleriyle de güldürmeyi başarıyor.

Sergide Altın Çağ ile birlikte dönemin yaşantısına, dönemin insanının günlük hayatına da böylece tanıklık edebiliyor, dönemle ilgili bir çok bilgi edinebiliyorsunuz. Altını çizmeden de edemeyeceğim, müzedeki eserlerin konumlandırılması, ve özellikle de tam da sloganına uygun şekilde “karanlıkla ışığın buluşturulması” öyle profesyonelce yapılmış ki, sizi her tablonın adeta içine itiyor, o dünyaya hızlıca girmenizi sağlıyor ve üstelik gezerken sizi hiç mi hiç yormuyor.

Müze’de en alttaki galeride misafirlerin seyrine sunulan bir diğer sergi ise Sakıp Sabancı’nın özel ilgisi sayesinde oluşturulmuş koleksiyon eserlerinden oluşan, “Bir Ülke Değişirken – Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi” sergisi. Burada da zihinlerimize kazınmış bir çok ünlü Türk ressamının eserlerini inceleme fırsatı buluyorsunuz. Özellikle Tanzimat Dönemi ve sonrasında Türkiye Cumhuriyeti ilk dönem eserlerinin seyre sunulduğu bu bölümde; Şehzade Abdülmecid Efendi, Osman Hamdi Bey, Fikret Muallâ, Halil Paşa, İzzet Ziya, İbrahim Çallı gibi önemli şahsiyetlerin eserleri, Türk resim sanatının gelişimine de oldukça ışık tutuyor. Resmin, insanı resmenin “günah” olmaktan çıkarak ve hatta ‘nü’ resmin deneyimlendiği, modernleşen ülke ile parelel bir sanat anlayışına da böylece tanıklık edebiliyorsunuz. Elbette yüzyıllar öncesi Hollandalı dokunuşları seyreyledikten sonra bambaşka bir dönemde ve ülkede olduğunuzu hissettiriyor bu sergideki tablolar.

Emirgan’a kısa bir ziyaret yapıp, köşk’te baharın ve sanatın tadını çıkarmanın tam da vakti. Sonrasında kendinizi Emirgan Korusu’nda çimlere sereserpe bırakabilir ya da sahilde kendinize bir kahve ısmarlayabilirsiniz. Keyfinize keyif katacağı kesin !

Pazartesi günleri hariç, hergün ziyarete açık olan müze, Çarşamba akşamları da ücretsiz gezi imkanı sunuyor. Son tarihse 10 Haziran! Keyifli seyirler, iyi yolculuklar !

 

Kaynak : [-] Ceren Öner

Pera Müzesi, dünyaca ünlü usta Goya’nın 230 eserinden oluşan “Goya Zamanın Tanığı” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi 29 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilir.

Francisco de Goya (1746-1828)

Pera Müzesi, bu kez de büyük usta Goya’nın eserlerini Türkiye’ye getirdi. Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın kurduğu Pera Müzesi’ndeki Goya Zamanın Tanığı sergisi 29 Temmuz’a kadar ziyarete açık.

Çağdaş sanatın en büyük ismi olarak anılan Goya’nın eserleri ilk defa Türkiye’ye geldi. Sergi, Prado Müzesi dahil, İspanya’nın çeşitli müzeleri ile İtalya’dan gelen kraliyet portreleri, gravür ve yağlıboyalardan oluşan 218’i gravür 230 parçadan oluşuyor.

Serginin 19 Nisan’daki açılışında konuşan küratör Maria Oropesa, İspanyol ressam Francisco Goya için, “zamanının en kilit ismi” nitelemesinde bulunurken, “Goya anlatılması gereken birisi. Herkesi şaşırtan biri ve bunun yanında iyi bir psikolog. İnsan ruhunu onun kadar anlayan çok az isim var” dedi.

Oropesa, Goya Zamanın Tanığı sergisini de şöyle anlattı: “Bu sergide Goya nasıl oluyor, nasıl doğuyor Victor Hugo’yu dahi kendine nasıl hayran bırakıyor bunlara tanık olacaksınız.”

Serginin küratörlüğünü Marisa Oropesa ve Maria Toral yapıyor. Sergideki eserlerin değeri 8 milyon Euro’dan fazla.

Francisco de Goya y Lucientes, 1746-1828 arasında yaşadı. Zaragozalı bir yaldız ustasının oğlu olan Goya, zamanının en büyük İspanyol ressamlarından biri oldu. Henüz ilk işleriyle bile çok yetenekli bir portre ressamı olduğunu gösterdi. Çizimleri, seçtiği renkler ve çizgileriyle kısa sürede kraliyet mensuplarını ve sanat camiasının önde gelenleri arasında tanındı. Birçok dük, kont ve Kral Carlos IV onunla çalıştı.

Francisco de Goya (1746-1828)

Goya, 1792’de tamamen sağır oldu. Bu onun ruh sağlığını çok olumsuz etkiledi, içine kapandı ve kendini tümüyle resimlerine verdi. Bu tarihten sonraki eserlerinin daha sert ve saldırgan bir niteliktedir. 1808’de başlayan İspanyol İç Savaşı Goya’yı çok etkiledi; Goya bu dönemde diğer ressamlardan sıyrılarak savaşın karanlık ve korkunç yüzünü çizdi; savaşı gurur duyulacak bir durummuş gibi göstermedi. Bu farklılık sanata yeni bir soluk getirdi.

1819’da ruh sağlığı iyice kötüledi ve Goya bu tarihten sonra evinin duvarlarını çok karanlık ve korkutucu resimler ve figürlerle donattı.

Seksen iki yaşında, hasta ve yarı kör bir durumda son tablosu olan Sütçü Kadın’ı çizdi. Bu tablo sanat camiasında önemli bir yere sahiptir.

Goya’nın gravürlerinin yanı sıra sipariş üzerine yaptığı saray resimleri de olduğu düşünüldüğünde Goya’nın eserlerinin yaşadığı döneme ait bilgi verdiği ve belge niteliği taşıdığuı söylenebilir.

Goya, kendisinden sonra gelen Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi önemli isimleri etkiledi. Ressamın eserlerinin büyük bir bölümü Madrid’de Museo del Prado’da sergileniyor. (IC)

 

Kaynak: [-]

İKSV’nin 2012 sürprizleri devam ediyor: Indie-folk müziğin dünyada en sevilen isimlerinden, Kanadalı şarkıcı, besteci ve gitarist Feist, Türkiye’deki ilk konserini vermek üzere 25 Ağustos’tasantralistanbul Kıyı Amfi’de olacak.

feist

İpeksi sesi, güçlü gitarı ve şarkı yazarlığı ile dinleyenleri ve müzik piyasasını kendine hayran bırakan Feist, İKSV’nin konuğu olarak 25 Ağustos Cumartesi akşamı santralistanbul Kıyı Amfi’deki konseriyle hayranlarının uzun süren bekleyişine son verecek.

Indie folk müziğin dünyada en sevilen solistlerinden biri olan Leslie Feist, şimdiye kadar 4 defa Grammy Ödülleri’ne aday gösterildi. Feist, 2012 yılında Juno Ödülleri’nde Yılın Sanatçısı Ödülü de dâhil olmak üzere 3 Juno alarak, bu ödüllerinin sayısını toplam 11’e çıkardı. Başarılı solo kariyerinin yanı sıra halen bir üyesi olduğu indie müzik grubu Broken Social Scene ve Norveçli ikili Kings of Convenience ile yaptığı çalışmalarla kendine büyük bir hayran kitlesi edinen Feist uzun zamandır beklenen isimlerden biri.

Konser Biletleri
Feist konserinin biletleri 20 Nisan Cuma gününden itibaren Biletix satış kanalları (BİLETİX satış noktaları, BİLETİX çağrı merkezi (0216 556 98 00), biletix.com) ve İKSV merkezinden satışa çıkacak. Lale Kart sahipleri için indirimli ön satış dönemi Siyah ve Beyaz Lale Üyeleri için 18 Nisan, Kırmızı ve Sarı Lale Üyeleri için 19 Nisan.

Feist konserinin bilet fiyatları ise 90 TL, 70 TL, 60 TL ve 50 TL olacak.

Kings of Convenience’tan Beck’e Herkes Feist’a Hayran
Jane Birkin, Republic of Two, Beck ve Wilco gibi önemli sanatçıların albümlerine konuk olan Feist’in özellikle Kings of Convenience ile yaptığı çalışmalarla da kendine büyük bir hayran kitlesi edindi. Feist, Kings of Convenience’ın 2004 yılında yayınladığı ikinci albümü Riot on an Empty Street de yer alan “Know-How” ve “The Build-Up” parçalarına yaptığı vokallerle büyük beğeni topladı.

Peaches’dan Broken Social Scene’e

feist

Şarkıcı, besteci ve gitarist Feist, ressam bir baba ve seramik sanatçısı bir annenin çocuğu olarak 1976 yılında Kanada’da dünyaya geldi. Müzik hayatına 15 yaşındayken kurduğu Placebo adındaki punk grubuyla başlayan Feist grubuyla Battle of the Bands yarışmasına katıldı ve Ramones’un ön grubu olarak konser verdi. Bir süre Noah Mintz’in solo projesine basgitar ile eşlik eden Feist ardından dünyaca ünlü Kanadalı indie grubu The Divine Right’a katılarak üç yıl boyunca dünya turnelerine katıldı. Feist, bir sonraki yıl ise aynı zamanda ev arkadaşı olan elektro punk sanatçısı Peaches adıyla tanınan Merrill Nisker’le ile turne gerçekleştirdi. Peaches konserlerinde sahne arkasında çalışan Feist, The Teaches of Peaches albümünde de yardımcı vokal olarak yer aldı.

Feist, 1999 yılında Toronto’da kurulan, Kanadalı sevilen indie rock grubunun da bir üyesi. 2001 yılından beri Broken Social Scene’in konserlerinin yanı sıra albümlerinde de vokal olarak yer alan Feist, 2009 Haziran ayında, Broken Social Scene’in biyografisi This Book Is Broken’ın piyasaya çıkması şerefine eski ekip arkadaşlarıyla bir konser verdi.

Solo Kariyeri
Feist, ilk solo albümü Monarch (Lay Your Jewelled Head Down)’ı 1999 yılında yayımladı. 2004 yılında ise dünya çapında 500 bin satış rakamına ulaşan ikinci solo albümü Let it Die’ı yayımladı. Bu albümü ile pek çok ödül alan Feist, dünya çapında tanınan bir isim oldu. Let It Die’daki şarkıların remixlerinin bulunduğu albüm; Gonzales, Jamie Lidell, The Postal Servis ve King of Convenience’ın katkılarıyla Open Season adıyla 2006 yılında yayınlandı.

Feist, The Reminder adlı üçüncü albümünü 2007 yılında piyasaya çıkardı. Bu albümde yer alan “1234” isimli şarkısı bir reklam filminde kullanıldı ve internetten en çok indirilenler listesinde ilk 10’a yerleşti; Amerika müzik listelerine ise 8 numaradan giriş yaptı. Şarkı aynı zamanda The Times tarafında yılın en iyi ikinci şarkısı seçildi. The Reminder albümü dünyada bir milyon kopya sattı ve Amerika’da altın plak, Kanada’daki Juno ödüllerinde ise Yılın En İyi Albümü ödülünü aldı.

Feist’in geçtiğimiz yıl yayınlanan dördüncü stüdyo albümü Metals US Billboard listelerine 7 numaradan giriş yaptı. İlk haftasında 38 bin kopya satan albüm müzik eleştirmenlerinden de tam not aldı.

 

 Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından gerçekleştirilen DYO Resim Yarışması’nın 35’ncisi başlıyor. Son başvuru tarihi 10 Ağustos 2012 olan yarışmanın Seçici Kurulu’nda Prof. Atilla Atar, Burhan Doğançay, Yalçın Gökçebağ, Abdülkadir Günyaz, Prof. Ergin İnan, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar ve Prof. Dr. Mustafa Pilevneli gibi çok değerli sanatçıların görev aldığı DYO Resim Yarışması, Türk özel sektörünün sanata destek verdiği örnek projelerden biri olma özelliğini de taşıyor.

dyo resim yarisması 2012 Afişi

DYO Resim Yarışması 1967 yılından bu yana sanata ve sanatçıya destek oluyor

Geçmişten günümüze Türk özel sektörünün sanata destek verdiği örnek projelerden biri olan ve bu yıl 35’ncisi düzenlenen DYO Resim Yarışması başladı. Nisan 2012 tarihi itibariyle başvuruların kabul edileceği yarışmanın son başvuru tarihi 10 Ağustos 2012 olarak belirlendi. 1967 yılında, sanatı ve sanatçıyı desteklemek üzere başlatılan yarışma, 1993 yılından bu yana Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından iki yılda bir düzenleniyor. Seçici Kurulu’nda Prof. Atilla Atar, Burhan Doğançay, Yalçın Gökçebağ, Abdülkadir Günyaz, Prof. Ergin İnan, Prof. Dr. Bedri Karayağmurlar ve Prof. Dr. Mustafa Pilevneli gibi çok değerli sanatçıların yer aldığı DYO Resim Yarışması, Türk Resim Sanatı’nda isim yapmış usta ressamlara da ev sahipliği yaptı ve resim sanatına sahip çıkarak, gelişimi destekleyici ve kültürel planda ülkemize katkı sağlayıcı bir görevi de bugüne kadar başarıyla yürüttü.

Seçici Kurulu’nda görev alanların ve birinci derece yakınlarının dışında tüm sanatçıların katılımına açık olan 35. Dyo Resim Yarışması’na, yağlıboya, akrilik veya özgün baskıresim tekniğinde eserler kabul ediliyor ve yarışmaya her sanatçı en fazla üç eseriyle katılabiliyor. Konunun serbest olduğu DYO Resim Yarışması’nda; katılan eserin daha önce başka bir yarışmaya katılmamış, ödül almamış veya herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekiyor. Yarışmanın ön değerlendirmeleri ise; 15 Ağustos’ta İstanbul’da, 16 Ağustos’ta Ankara’da, 23 Ağustos’ta Adana, 07 Eylül’de İzmir’de yapılacak. 08 Eylül 2012 tarihinde ise; sergilenmeye değer bulunan eserler ve ödüller belirlenecek. Pentür dalında 4 esere eşit 12 bin TL, özgün baskıresim dalında 3 esere eşit 5 bin TL Başarı Ödülü ve Plaketi’nin verileceği DYO Resim Yarışması’nda sergilenmeye değer bulunan eserler; 2012 – 2013 yıllarında toplam 7 ilde sergilenecektir. Yarışmayla ilgili detaylı bilgilere Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı’ndan (www.yasar.com.tr/vakif , [email protected] , 232 / 4822200 ) ulaşmak mümkün.

1967’den bu yana Dyo Resim Yarışması…

İlk olarak İzmir’de başlayan ve sadece Ege Bölgesi sanatçılarına ulaşan DYO Resim Yarışması, 1973’den bu yana Türkiye çapında düzenlenmeye başladı ve 1999 yılına gelindiğinde uluslararası bir nitelik kazandı. 91 sanatçının 271 eserle katıldığı ilk yarışmanın ardından bu sayı geçtiğimiz yıl 1004 sanatçı ve 1609 esere ulaştı. Başlangıcından bugüne kadar 11 bin 942 sanatçı ve 20 bin 130 eserin katıldığı ve 2 bin 715 eserin de sergilendiği DYO Resim Yarışması, devlet sergilerinin yanı sıra özellikle genç sanatçı kuşağının büyük oranda katıldığı sanat etkinliği olma özelliğini de taşıyor.

Adnan Çoker, Zahit Büyükişleyen, Mustafa Ayaz, Kadir Ata, Alaattin Aksoy ve Mehmet Güler gibi Türk Resim Sanatı’nda isim yapmış pek çok usta ressamın eserleriyle katıldığı DYO Resim Yarışması, gerek katılımcıları gerekse başvuran eserlerin niteliğiyle her geçen gün önemini artırdı. Yarışma bugün ulaştığı noktada resim sanatına değerli isimler katmanın yanı sıra resim sanatındaki ulusal ve uluslararası güncel gelişmelerin, yeni eğilimlerin ve araştırmaların da değerlendirildiği bir platform haline geldi.

Kaynak : Sanatkop.com

Dünyaca ünlü Sotheby’s Müzayedeevi, Osman Hamdi Bey’in “Okuyan Genç Emir” isimli tablosunu açık artırmayla satacak

okuyan gen. emir / Osman Hamdi

İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan müzayedeevi, ünlü Türk ressam Osman Hamdi Bey’in 1878 yılında yaptığı yağlı boya tabloyu 24 Nisan’da satışa sunacak. Tablonun 3-5 milyon sterlin arasında alıcı bulması bekleniyor. Açık artırmada, bir dönem İstanbul’da yaşayan İtalyan ressam Fausto Zonaro’nun Boğaz’ı resmettiği tabloların da yer aldığı 33 eser satılacak. 45.5’e 90 santimetre boyutlarındaki tablonun, 33 eser arasında en yüksek fiyata satılması öngörülüyor. Sotheby’s Müzayedeevi’nde, 4 yıl önce de Osman Hamdi Bey’in “İstanbul Hanımefendisi” adlı tablosu 3 milyon 380 bin sterline (yaklaşık 10 milyon TL) alıcı bulmuştu. “Okuyan Genç Emir” adlı tablo, Liverpool’daki Walker Art Gallery’de sergileniyordu.