Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: Gönül

Sanat Haberleri

İstanbul’un 100 sahne sanatçısı

İstanbul sahnelerinin 100 duayeni kitap oldu

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla kentin kültür hayatına damgasını vuran 100 duayenin yaşam öyküsünü ”İstanbul’un 100 Sahne Sanatçısı” adlı kitapta bir araya getirdi.100 usta

Kültür AŞ’den yapılan açıklamaya göre, ”İstanbul’un 100 Sahne Sanatçısı” isimli eser, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde, ”tiyatro sevdalılarına armağan, sanatçılara saygı duruşu, araştırmacılara ışık olma” amacıyla yayımlandı.

Kitapta, geleneksel tiyatronun Güllü Agop ve Naşit Özcan gibi isimlerinden başlayarak, tiyatro, opera ve bale dallarında şehirdeki kültür hayatına damgasını vuran sanatçıların yaşam öyküleri bir araya getirildi. Şehrin sanat geçmişi açısından önemli bir kaynak özelliği taşıyan kitap, İstanbul sahnelerini süsleyen sanatçıları hatırlamak ve gelecek nesillere tanıtmak amacıyla kaleme alındı.

Çalışmada, yer verilen 70 tiyatro ile 30 opera ve bale sanatçısının bazılarının hayat hikayeleri şöyle: 

– Güllü Agop (1840-1902): Osmanlı döneminin tiyatro oyuncusu ve yönetmeni Güllü Agop, Türk tiyatrosunun kurucularından sayılıyor. Güllü Agop, Gedikpaşa Tiyatrosu’nda Ahmet Fehim, Ahmet Necip, Muhterem Efendi, Mehmet Vamık gibi ilk Türk tiyatro oyuncularını ve Kel Hamit, Kavuklu Hamdi, İsmail Hakkı Dümbüllü gibi ünlü tuluatçıları yetiştirdi.

– Kavuklu Hamdi (1841-1911): Ramazanda oynanan orta oyununu kapalı yerde ve sahnede de oynayabilmek için oyunların metinlerini sahneye uyarlayarak, ”perdeli orta oyunu” denilen türü ortaya çıkaran Kavuklu Hamdi, son dönemini Eyüp’te kahvecilik yaparak geçirdi ve yoksulluk içinde hayata veda etti.

– Tomas Fasulyeciyan (1843-1901): Osmanlı tiyatrosunun önemli isimlerinden Tomas Fasulyeciyan, kurduğu toplulukla Filibe, Edirne, Çanakkale, Trabzon, Ordu illerini kapsayan uzun bir turneye çıktı. Sanatçı, Türk tiyatro tarihine önemli katkılarda bulundu ve unutulmaz tiratlarıyla tarihe geçti.

       -”Sultan Hamid’i güldüren adam”- 

 – Naşit Özcan (1889-1943): ”Komik-i Şehir” lakabıyla tanınan Türk tiyatrosunun ünlü tuluat ustası Naşit Efendi, ”Sultan Hamid’i bile güldüren adam” olarak da anıldı. Türkiye’de ilk kez tiyatro temsillerinde sessiz film kullanan Naşit Özcan, ”Bir Millet Uyanıyor”, ”Duvaksız Gelin” ve ”Düğün Gecesi” filmlerinde oynadı.

  – Muhsin Ertuğrul (1892-1979): Türkiye’de tiyatro ve sinema alanlarında ilklere imza atan Muhsin Ertuğrul, 1931’de ilk sesli Türk filmi ”İstanbul Sokaklarında”yı çekti. Türk tiyatrosunun Batılı anlamda kurucusu kabul edilen Muhsin Ertuğrul, 82 yaşında Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’ne atandı. İlerleyen yaşına rağmen Semt Tiyatrosu, Öğle Tiyatrosu ve Gezici Tiyatro gibi çeşitli uygulamalarla yeni bir tiyatro seferberliği başlattı.

– İsmail Hakkı Dümbüllü (1897-1973): Geleneksel Türk tiyatrosunun son temsilcisi, orta oyunu ve tuluat ustası İsmail Hakkı Dümbüllü, 30 yaşına kadar Kel Hasan’ın yanında çalıştı, ardından Şehzadebaşı Tiyatrosu’na geçti. ”Geleneksel Kavuğu” Kel Hasan’dan alan İsmail Hakkı Dümbüllü, bunu Münir Özkul’a devretti. Kel Hasan’dan öğrendiklerini kişiliğiyle birleştirerek oluşturduğu ”Dümbüllü Tarzı”nı hem sahnede hem de perdede sergileyen oyuncu, Nasreddin Hoca ile özdeşleştirildi.

         -İlk kadın sanatçılar- 

– Bedia Muvahhit (1897-1994): Atatürk’ün ”Türk kadını sahneye çıkmalı. Bu sahnemiz için elzemdir” sözleri üzerine tiyatroya başlayan Bedia Muvahhit, 1923’ten emekli olduğu 1975 yılına kadar hep seyirci karşısındaydı. Bedia Muvahhit, yalnız oyuncu olarak değil, oyun yazarlığı ve çevirmenliğiyle de tiyatroya hizmet verdi.

– Afife Jale (1902-1941): 13 Nisan 1919’da açılışı yapılacak Hüseyin Suat’ın ”Yamalar” adlı oyununda, Eliza Binemeciyan’ın Paris’e gitmesi nedeniyle boş kalan ”Emel” rolüyle sahneye çıkan Afife Jale, böylece sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını oldu.

          -Sahnedeki rahatlığına kendisi bile inanamadı- 

– Münir Özkul (1925): Münir Özkul, lise öğrencisiyken Bakırköy Halkevi’nde ”Mahçuplar” adlı komedi oyunuyla sahneye çıkarak, amatör oyunculuğa başladı. Gerçek hayatta da oldukça mahcup bir kişiliği olan Özkul, sahnedeki rahatlığına kendisi bile inanamadı. Profesyonel oyunculuğa Ses Tiyatrosu’nda ”Aşk Köprüsü” isimli oyunla başlayan Özkul, 1951’de Küçük Sahne’nin kuruluşuna dahil olarak Muhsin Ertuğrul’la çalışma fırsatı yakaladı. Maaşlı oyunculuğun kendine göre olmadığını anlayan Özkul, 1963-1964 yıllarında tiyatrosunu kurarak, Newyork’ta ”Bir Pazar”, ”General Çöpçatan” ve ”Aşk Aşk Aşk” adlı oyunlarda roller aldı. 1940’lı yılların sonunda tesadüfen film setlerine adım atan Özkul, ”Hababam Sınıfı” serisindeki tatlı sert okul müdürü ”Kel Mahmut” tiplemesiyle ünlendi. Adile Naşit ile oynadıkları filmlerle Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden oldular.

– Nejat Uygur (1927): Kısa süre çalıştığı gemide, asker ocağında, evinde, mahallesinde herkesi güldüren ve İsmail Dümbüllü tarafından keşfedilen Uygur, 1949’ta profesyonel hayatına Nejat Uygur Tiyatrosu ile adım attı. Amatör ve profesyonel olarak 60 yıldan fazla süredir tiyatro yapan Nejat Uygur’un 50’den fazla ödülü bulunuyor. Devlet Sanatçısı unvanına sahip sanatçı, 2 kez ABD, 4 kez Avrupa ve 35 yıla yakın da Anadolu turnesi yaptı, yurdun hemen her yanını ekibiyle dolaştı.

-Ödül, ilk kez ”yıldız” olmayan oyuncuya verildi- 

 

   – Adile Naşit (1930-1987): İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun Çocuk Tiyatrosu’na 1944’te giren Adile Naşit, ”Her Şeyden Biraz” adlı oyunla ilk defa profesyonel olarak sahneye çıktı. Sinemaya 1948’de girmesine rağmen oynadığı küçük rollerle yetinmek zorunda kalan sanatçı, 1976’da ”İşte Hayat” adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ”En iyi kadın oyuncu” ödülünü kazandı. Bu, Türk sinemasında, ”yıldız” olmayan bir başoyuncunun kazandığı ilk ödül olarak tarihe geçti. Adile Naşit, ”Hababam Sınıfı” serisindeki Hafize Ana rolü ve Münir Özkul ile oynadıkları aile komedilerindeki iyi yürekli, sevimli anne, teyze rolleriyle Türk sinemasının unutulmaz isimleri arasına girdi.

   – Gazanfer Özcan (1931-2009): Lise yıllarında oynadığı ”Hisse-i Şayia” adlı oyundaki Bican Efendi rolüyle tiyatroyla tanışan Özcan, Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü’nde profesyonel oyunculuğuna başladı. Özcan, 1962 yılına kadar devam ettiği Şehir Tiyatroları’ndan eşiyle kurdukları Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu sebebiyle ayrıldı.

         -Yıldız Kenter, hala sahnelerde- 

         – Yıldız Kenter (1928): Kenter, 1948’de Shakespeare’in ”On İkinci Gece” adlı eseriyle Ankara Devlet Tiyatrosu’nda profesyonel oyunculuğa başladı. Yıldız Kenter, kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile 1960’da Site Tiyatrosu’nu kurdu. Tiyatro, adını iki yıl sonra Kenter Tiyatrosu olarak değiştirdi. Yıldız Kenter ilerleyen yaşına rağmen kendinden çok daha genç oyuncuların oynamaya cesaret dahi edemediği tek kişilik oyunlar ”Ben Anadolu”, ”Alyoşa” ve ailesinin tarihini konu edinerek yazdığı ”Hep Aşk Vardı” ve son olarak ”Kraliçe Lear” ile izleyenlerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. 

   -Sururi’nin ünlü makyajının sırrı- 

 – Gülriz Sururi (1929): Çocukken tanıştığı sahnelere ilk kez 1942’de İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Bölümü’nde ”Şeytan” adlı oyunun başrolünde çıkan sanatçı, çeşitli tiyatrolarda çalıştı. Sururi’nin modaya dönüşen ünlü makyajını yapmasına, 1957’de geçirdiği göz hastalığı sonucu sağ gözünün şiş kalması neden oldu.

  – Erol Günaydın (1933-2012): Günaydın, ilk kez Galatasaray Lisesi öğrencisiyken sahneye çıktı. Lise bitince Devlet Tiyatrosu’na katılan sanatçı, Münir Özkul ile  geleneksel tiyatro yapmaya karar verdi. Tiyatroların bir bir kapanması sonucu ekonomik sıkıntılar yaşayan ve seslendirme yapmaya başlayan Günaydın, sevilen çizgi film kahramanı Ayı Yogi’yi uzun yıllar seslendirdi. Birçok dizi ve filmde rol alan ve 2012’de vefat eden sanatçı, meddahlık geleneğinin son temsilcisi olarak tarihe geçti.

 

27 Mart 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/03/100-usta.jpg 350 563 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-03-27 13:22:402013-03-27 13:45:03İstanbul’un 100 sahne sanatçısı
Sanat Haberleri

Neden Davul / Bateri dersi almalısınız ?

Çocuğunuz veya Siz : Davul Dersi Aldığınızda Neler Oluyor?

Bateri /Davul Öğrencimiz Atilla Pazarlı

Davul çalmak fizyolojik etkiler oluşturur. Sadece bir aerobik egzersiz gibi kalp hızı ve kan akışını hızlandırır. Davul çalma sürecinde sağ ve sol beyin çalışır. Bu iki beyin lobu duygular, anlayış, bütünleşme, kesinlik, inanç ve gerçeklik algısı üretir. Bu süreçte davul çalmak bir meditasyon gibidir. Yakın tarihli bir çalışmaya göre davul çalan kişilerin IQ puanlarında yükseliş  görülmektedir. Davul çalmak ayrıca pek çok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde kullanılmaktadır. Yorgunluk, depresyon, hipertansiyon, kronik ağrılar hatta kanser.

Davul çalmak sadece bir şeylere vurmak değildir. Çocuğunuz davul dersi aldığında aynı zamanda el ve göz koordinasyonuna da sahip oluyor, refleksleri gelişiyor.

Müziğin temellerini küçük yaşta kazanmaya başlıyor. Büyüdükçe müzik odaklı oluyor ve buna uygun bir çevre ediniyor. Müzikle yetişen çocukların diğerlerine oranla daha aktif ve özgüven sahibi olduğu görülmüştür.

Bir yetenek kazanmak! Her anne-baba çocuğunun yaptığı güzel ve çevresi için örnek olan şeylerle gurur duyar. Davul çalmak bunlardan en havalı olanı!

Vücut gelişimi için önemlidir. Çünkü davul çalmak dik durmak, tutuş, vuruş, oturuş gibi önemli kurallarla başlar.

Kısaca Davul Çalmanın Gelişimine Katkıda Bulunduğu Konular:    Ruhsal gelişim, vücut gelişimi, zeka, duygusal durum, sosyallik

Yeteneğim yok bahanesine katılmıyoruz. Önemli olan doğru yönlendirme ve eğitim. Müzik, ritm kulağım yok, yeteneğim yok şeklinde duyumlar alırsınız. Ama gerçekte böyle bir şey yoktur. Yani müzik kulağı veya ritm kulağı olmayan insan yoktur. İstikrarlı çalışmayan kişi vardır.
Bir araştırmaya göre:

Finlandiyalı bilim adamları depresyon şikayeti olan 79 gönüllü üzerinde inceleme başlattı. 2 gruba ayrılan gönüllülerden birinci grup bir psikologlar görüşürken ikinci gruba 20 seans müzik terapisi dersi eklendi. Müzik terapisinde bateri çalmaları istendi.

Araştırmanın sonucunda müzikle ilgilenenlerin daha kolay iyileştiği görüldü. Jyväskylä Üniversitesi’nden Prof. Christian Gold, “Testler müzik terapisinin normal terapiyle birlikte yürütüldüğünde çok faydalı olduğunu gösteriyor. Bu sayede kişiler depresyondan çok daha hızlı bir şekilde kurtulabilir,” dedi.

Gold’a göre müzik kişilerin iletişimini ve tarif edemediği duyguları kolayca açığa vurmasını sağlıyor. Bazı durumlarda müzik terapisi, psikolog ile geçirilen zamandan daha etkili sonuçlar verebiliyor.

Yazar: Erhan KARACA

Nar Sanat Eğitim Kursu,  Bateri Eğitmeni

10 Şubat 2013/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2013/02/davul-bateri-çocuk.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2013-02-10 16:10:472013-02-10 16:34:24Neden Davul / Bateri dersi almalısınız ?
Sanat Haberleri

Ekoloji ve Teknoloji konulu karikatür yarışması

Denizli Belediyesi, İssimo Home Tekstil ve Karikatürcüler Derneği Denizli Şubesi, Ekoloji ve Teknoloji konulu karikatür yarışması düzenliyor.

Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, Karikatürcüler Derneği Denizli Temsilcisi Mehmet Selçuk, İssimo Home Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, Ekoloji ve Teknoloji Ulusal Karikatür Yarışması için basın toplantısı düzenledi. Başkan Zolan toplantıda yaptığı konuşmada, çevre bilincinin önemine dikkat çekmek adına bu yarışmanın düzenlendiğini söyledi.

Karikatürün anlattığıyla, belki bir cilt kitap yazılabileceği ifade eden Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, ‘Karikatürün etkisi çok büyüktür. Bu etkinin ekoloji ve teknoloji anlamında dikkat çekmek için kullanılması gerekir düşüncesindeyiz. Sadece üretmek ve günün ihtiyaçlarını karşılamak adına, çevremize, doğamıza ve birçok canlı yaşam alanlarına maalesef arzu edilmeyen boyutlarda kirliliğe yol açılmıştır. Dünyada son 50 yılda sadece üretmek üzerine o günkü rahatlık üzerine yoğunlaşma oldu. Son 10 yılda gelinen noktada ise çevre bilinci daha da önem arz etmektedir. Artık bugünkü kazançtan ziyade geleceğe nasıl bir çevre nasıl bir ortam bırakılması gerektiği tartışılır ve uygulamada yapılır hale gelmiştir. Denizli Belediyesi projelerimizde çevre hassasiyeti ilk önceliğimizdir. Atık su arıtma, katı atık tesisi, yeşil alanların artırılması ve yerinde ayrıştırılması gibi birçok projede çevreyi korumak adına olağan üstü gayret gösterdik. Daha yaşanabilir çevre için bunları yaptık. Sonucunda da en temiz kent ödülünü aldık. Hem üretme hem de çevreyi koruma adına ikisini birlikte yürütmek gerekiyor. Bunun beraber yürütülmesi için de ne yapabiliriz diye düşündük. Bu nedenle 3 kurum karikatür yarışmasını düzenledik. Bir çizgi belki bir ciltlik anlatımı ortaya koyuyor. Etkisi çok büyüktür. Bu nedenle ekoloji ve teknoloji konusunda yarışmayı düzenledik’ dedi.

Karikatürcüler Derneği Denizli Temsilcisi Mehmet Selçuk, da dernek temsilciliği olarak böyle bir yarışmanın faydalı olacağını düşündüklerini kaydederek, ‘Denizli Belediyesi’nin bu yıl aldığı temiz kent ödülüne katkı koyacağını düşündük. 17 yıldır burada karikatürcüyüm. İlk kez böyle büyük çaplı bir yarışma düzenleniyor. Ulusal anlamda ilk yarışmadır. Çok katılan olacağını düşünüyoruz. Seçici kurulda dünya çapında yarışmalara katılmış ağabeylerimiz var. İnşallah gelecekte uluslararası karikatür festivalimiz de olur’ dedi.

İssimo Home Tekstil İsmail Yılmaz ise ‘her sene bir benze nitelikte bir konuyu değerlendirip o konu hakkında projede yer alıyoruz. Denizli’nin markaya ihtiyacı olduğunu hepimiz biliyoruz. Marka olarak sosyal kimliği de olmalı düşüncesiyle bir şeyler yapmaya çalıştık. Belediyemizle Laodikya da 5 yıllık gönüllü kazı sponsorluğu da yapıyoruz. Ekoloji ve teknoloji söz konusu olduğunda bu projede yer almak istedik’ dedi.

Yarışmanın konusu, insanları ve kurumları ekoloji ve teknolojinin dengeli uyumuna dikkatlerini çekmek için karikatür yarışmasının konusunu ‘Ekoloji ve Teknoloji’ olarak belirlendi. Yarışma ulusal ölçekte düzenlendi ve amatör, profesyonel tüm karikatürcülere açık. Çizim tekniği serbest. Karikatürler bilgisayar çıktısı olarak gönderilecekse orijinal imzalı (ıslak imza) olması gerekiyor. Karikatür boyutları en az A4 ( 21 x 29.7 cm ) en fazla A3 ( 29.7 x 42 cm ) olmalı ve herhangi bir zemine yapıştırılmamalı. Gönderilecek karikatürler daha önce hiçbir ulusal ve uluslararası yarışmada ödül almamış olmalı. Seçici kurulun aynı ya da benzer saydığı veya başka bir karikatürcüye ait olduğunu bildiği karikatürler değerlendirilmeyecek. Her türlü olası tartışmalar, çalıntı ve benzer iddiaların sorumlusu katılımcı olacak. Yarışmacılar karikatürleriyle birlikte fotoğraflı özgeçmişlerini, adres, telefon ve e-posta bilgilerini de göndermeli. Yarışmacılar en fazla 3(üç) adet karikatür gönderebilecek. Her bir eserin arka yüzünde katılımcıların bilgileri yer alacak. 10-18 yaş arası genç katılımcılar için özendirme ödülleri verilecek. Karikatürlerin hasar görmemesi, kesinlikle katlanmaması, şartnameye uygun olarak; adrese kargo, iadeli taahhütlü posta veya elden ulaştırması gerekiyor. Katılımcılar eserlerini yalnızca belirlenmiş olduğu adrese gönderecek. Bu adrese gönderilmeyen eserler değerlendirmeye alınmayacak. Eserin gönderileceği zarfın üzerine ‘Denizli Belediyesi – İssimo Home Karikatür Yarışması’ yazısı ile sanatçının adı ve soyadı yazılarak zarf, eserle birlikte, belirtilen adrese 23 Kasım 2012 Cuma mesai bitimine kadar gönderilmese gerekiyor. Jürinin toplanma tarihi 24 Kasım 2012 Cuma. Yarışma sonuçları ise 26 Kasım 2012’de açıklanacak. Ödüller, 7 Aralık 2012 Cuma günü hak sahiplerine verilecek. Yarışma Jürisi’nin sergilenmeye değer bulduğu karikatürler, 7 – 14 Aralık 2012 Denizli Belediyesi Turan Bahadır Sanat Merkezi’nde sergilenecek.

19 Ekim 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/Karikatur-yarismasi.jpg 300 587 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-10-19 13:16:242012-10-19 13:16:24Ekoloji ve Teknoloji konulu karikatür yarışması
Sanat Haberleri

Nerede olursanız olun ; Türkiye ‘de Sanatla olun !

-DİYARBAKIR-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta “Bugün Git Yarın Gel” oyununu sahneleyecek.

nar sanat duyuru

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta “Bugün Git Yarın Gel” oyununu sahneleyecek.

Valantin Kataev’in yazdığı, Göksel Kortay’ın çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen’in yönettiği “Bugün Git Yarın Gel” adlı oyunda, dürüst ve namuslu bir memurun başından geçen trajikomik olaylar anlatılıyor.

Oyunda, Serkan Ekşioğlu, Mümtaz Aydoğan Mengi, Sevi Demirçivi, Birce Birsel Çağlar, Ercan Kılıçarslan, Özden Gököz, N. Özgün Çoban, Gonca Coşkun, Dilek Mengi, Ozan Hafızoğlu ve Filiz Kılıç rol alıyor. Dekoru Güven Öktem, kostümü Funda Karasaç, ışık düzeni Suat Uçar’a ait oyun, bugün ve yarın saat 20.00’de, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, ayrıca turne çalışması kapsamında “Bu Git Yarın Gel” oyununu, 9 Nisan’da Muş’ta, 11 Nisan’da ise Elazığ’daki tiyatroseverlerin beğenisine sunacak.

Diyarbakır Sanat Merkezi (DSM) İsveç Konsolosluğu’nun desteğiyle yürüttüğü “Bize Masal Anlatmayın” projesi kapsamında, Trabzonlu ve Diyarbakırlı kadınların ortak çalıştığı aynı adlı tiyatro oyununu sahneleyecek.

Dilek Güven’in derleyip yönettiği, şiddet, kayıp, töre, gelenek, isyan ve sessizlik gibi temaların anlatıldığı oyunun müziği, Emin Serdar Kurutçu, ışığı Nurullah Kaya ve Özcan Yıldırım’a ait.

Zelal Kaya, Meral Kaya, Leyla Takmaz, Sibel Can, Serap Berber, Songül Nadir, Nuray Yeşilaraz ve Şeyma İdman’ın rol aldığı oyun, cuma ve cumartesi günü Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Salonu’nda seyircisiyle buluşacak.

DSM ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle 7 Nisan’da, Remzi Raşa’nın “Yalnızlığı Seçmek” Bir Retrospektif: 1946-2006″ sergisi Sümerpark Sanat Galerisi’nde açılacak.

Raşa’nın 50 eserinin izlenime sunulacağı sergi, 6 Mayıs’a kadar açık kalacak.

-MARDİN-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” fotoğraf sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı sergi, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle vatandaşların ziyaretlerine açık olacak.

–MALATYA-

Bursa Devlet Tiyatrosu, Malatya’da ”Gönül Avcısı” adlı oyunu sahneleyece

Diego Fabbri’nin kaleme aldığı, Tarık Levendoğlu’nun çevirmenliğini yaptığı, Levent Ulukut’un yönettiği oyunda, Emir Çiçek, Ecehan Şarman Çetinkaya, Rüyam Dirin, Demet Oran ve Serkan Kargın rol alıyor.
Sabancı Kültür Merkezi’nde 6 Nisan Cuma günü saat 20.00’de, 7 Nisan Cumartesi günü saat 14.00 ve 20.00’de sahnelenecek oyunda, 3 kadını aynı anda seven bir adamın hikayesi ele alınıyor.

 -KONYA-

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “İbiş’in Rüyası”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço” adlı oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “İbiş’in Rüyası”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço” adlı oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Dekoru Sertel Çetiner, kostümleri Sevgi Türkay, ışık düzeni Hakan Özdemir ile İlyas Erdurucan’a ait “İbiş’in Rüyası”nda Asım Tuncay Aynur, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Yiğit Gümüşada, Ozan Umut Çobanoğlu, Nevra Sayar, Ebru Erbaş, Özlem Özkan ve Ayşe Seval Ersu rol alıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 7 Nisan Cumartesi günü ise saat 15.00 ve 12.00’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.

KDT “Güzel ve Çirkin” adlı müzikali de sahneleyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli’ye, kostümleri Ceren Karahan’a, ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait oyunda Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan prensin yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa dönüştürülmesinin ardından çirkin prensin elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan oyun 8 Nisan Pazar günü saat 15.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar’ın yazdığı çocuk oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 10 ve 11 Nisan’da saat 11.00’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

-ANTALYA-

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Donizetti’nin “Lucia Di Lammermoor” adlı eserini sahneleyecek.”Lucia Di Lammermoor”u Vincenzo Grisostomi Travaglini’nin rejisiyle sanatseverlerle buluşturacak.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), Donizetti’nin “Lucia Di Lammermoor” adlı eserini sahneleyecek.
ANTDOB sanatçıları, 7 Nisan’da, Gaetano Donizetti’nin üç perdelik operası

“Lucia Di Lammermoor”u Vincenzo Grisostomi Travaglini’nin rejisiyle sanatseverlerle buluşturacak.
Lucia Di Lammermoor’un ana karakterleri olan Lucia’yı Aslı Ayan ve Nurdan Küçükekmekçi Aydın canlandıracak. Edgardo rolünde ise Grammy ödüllü dünyaca ünlü Türk tenor Bülent Bezdüz ve Antalyaoperasının solist sanatçılarından Göksay Yaran dönüşümlü olarak sahne alacak.
ANTDOB sanatçıları, 9 Nisan’da “Kuklacı” adlı çocuk müzikalini sahneleyecek. “Kuklacı”, İtalyan yazar Carlo Collodi’nin çocuk romanı Pinokyo’nun hikayesini konu alıyor.
Müziklerini Melih Seskır’ın yaptığı, metnini Ferdi Merter’in yazdığı müzikali Melih Öztürk yönetti. Çocuklarıeğlenceli bir yolculuğa çıkaracak Kuklacı’da dekor Filiz Dinç, kostüm ise Aydan Çınar’a ait. Eserde Ceren Tereci
“Pinokyo”, Baturalp Bilgili “Gepetto”, Heyecan Gizem Yakan “Cırcır Böceği”, Mahir Seyrek “Tilki”, Sinem Seçil Baddal “Kedi”, Zafer İşgören “Öğretmen”, Onur Alpaslan “Müdür”, Arzu Aydoğdumu “Peri”, Müge Yıldıran “Melek”, Ercan Uğur “Şeytan” rolüyle sahne alacak. Eserin korrepetitörü ise Onur Altıparmak.
Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.
-ADT-
Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) Oyuncuları bugün, yarın ve 7 Nisan’da
“Eşeğin Gölgesi” adlı Oyunu sahneleyecek.
Oktay Gözpınar, Bahar Işık, Uğur Sertel, Gökhan Tüzün ve Murat Bölük’ün rol aldığı Oyunda, şehirdeki panayıra gitmek isteyen Berber Şaban bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan, “Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Bunun üzerine iki taraf arasında çıkan tartışma, ülkenin eşekçiler ve gölgeciler olarak ikiye bölünmesiyle sonuçlanan politik bir davaya dönüşür.
ADT Oyuncuları 8, 10 ve 11 Nisan’da “Pinokyo” adlı çocuk Oyunuyla minik tiyatroseverlerin karşısında olacak. Carlo Collodi’nin yazdığı, Brian Way’in tiyatroya uyarladığı eserin yönetmeni Ahmet Avkıran. Eserin dekor ve kostümleri Özlem Karabay’a, müzikleri İhsan Kılavuz’a, ışık tasarımı Namık Gürsoy’a ait.

ADT Oyuncuları 11 Nisan’da Hans Fallada tarafından yazılmış, aynı isimli romandan Yılmaz Onay tarafından sahneye uyarlanan “Küçük Adam Ne Oldu Sana” adlı kabareyi sahneleyecek.
1930’ların Almanyasında geçen Oyun, 1. Dünya Savaşı sonrası yenilgiye uğramış, ekonomik kriz içinde, büyük yoksulluk çeken halkın milliyetçi akımlara kapılarak nasyonal sosyalistleri iktidara taşımasını anlatıyor.
Yönetmenliğini Barış Erdenk’in yaptığı Oyunun koreografisini Sibel Erdenk üstleniyor. Oyunda Sedat Mayadağ, Gözen Müftüoğlu, Orkun Yılmaz, Sertel Uğur, Gökhan Tüzün, Kader Gözpınar, Senem Şahin, Özlem Şendinç, Zeynep Hasdal Çolakoğlu, Başak İşur, Erol Karayılan, Okan Kağnıcı, Fikret Baran, Gizem Kutluyıl, Ceren Demirton ve Samet Kara rol alıyor.
-ABT-
Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu (ABT) yarın Prof. Dr. Metin Balay’ın yazdığı ve yönettiği “İnadına Yaşamak” adlı eseri sahneleyecek. Müfit Kayacan, Mehmet Özgür ve Murat Ercanlı’nın rol aldığı Oyunda, günlük hayatın koşuşturması içinde farkına varılmadan yaşanıp giden ancak sahnede karşımıza çıkınca akıllarımızda yer eden hikayelerde seyirci bazen gülüp bazen duygusallaşacak.
ABT Oyuncuları 7 Nisan’da minik izleyiciler için Özer Tunca’nın yazıp yönettiği “Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa” adlı Oyunu sahneleyecek. Oyunda aylaklık yapmaktan bir türlü çalışmaya fırsat bulamayan 3 tembel arkadaş, karınlarını doyurmak için hırsız olmaya karar verir. Ancak soymak için girdikleri evde buldukları kuklalar ve kostümlerle öyle bir Oyuna dalarlar ki hem açlıklarını hem de hırsızlığı unutup bambaşka bir dünya keşfederler.
Oyun içinde Oyun oynanarak emeğin ve alın terinin güzelliğinin anlatıldığı
“Üç Kafadar Hırsız Kuklacı Olursa”nın en özel ve dikkati çekici tarafı ise aktörler tarafından sahnede canlı olarak oynatılan kuklalar. Bülent Patoğlu, Erdal Gürcan ve Mustafa Doğan Ayhan’ın rol aldığı Oyunda, kuklalara müzik ve şarkılar da eşlik ediyor. Oyunun müzikleri Oktay Köseoğlu, kukla tasarımı Okan Karacan, dekor ve kostümleri Gizem Karasu tarafından yapıldı.

ABT Oyuncuları, aynı günün akşamında “Vatan Kurtaran Şaban” adlı eser için sahneye çıkacak. Haldun Taner’in yazdığı “Vatan Kurtaran Şaban” adlı kabarede, Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden Kültür Sanat Müsteşarlığı’na atanan Şaban’ın bu alanda yaptığı komik ve çarpık uygulamalar hicvedilerek anlatılıyor. Ülkedeki kültür ve sanat anlayışına eleştirel bir yaklaşımın da konu edildiği Oyunda kalabalık bir kadro rol alıyor.

-KBT-
Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), yarın, Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği iki perdelik “Buzlar Çözülmeden” adlı Oyunla seyircinin karşısına çıkacak.
KBT Oyuncuları, 7 Nisan’da, Hüseyin Erdoğan’ın yazıp yönettiği tek perdelik
“Yunus Emre” ile sanatseverlerin karşısında olacak.
Aynı gün, Tülin Tümtürk Yılmaz’ın yazdığı ve yönettiği tek perdelik çocuk Oyunu “Ağaç Ev” de sahnelenecek.
Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

-Konser-
Ünlü sanatçı Cem Karaca, Kepez Belediyesi’nce düzenlenecek konserle anılacak.

Karaca’nın unutulmaz eserlerinin seslendirileceği konser, 9 Nisan’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde verilecek.
Kepez Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu’nca Şef Tahir Çetin yönetiminde
“İlahi Nameler” konseri düzenlenecek. Konser, 11 Nisan’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

-ELAZIĞ-

 

Elazığ’da, Bursa Devlet Tiyatrosu “Gönül Avcısı” adlı oyunu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu ise “Bugün Git Yarın Gel” adlı oyunu sahneleyecek.

Elazığ’da, Bursa Devlet Tiyatrosu “Gönül Avcısı” adlı oyunu, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu ise “Bugün Git Yarın Gel” adlı oyunu sahneleyecek.

Diego Fabbri’nin yazdığı, Tarık Levendoğlu’nun çevirdiği, Levent Ulukut’un yönettiği “Gönül Avcısı” adlı oyunda, Emir Çiçek, Ecehan Şarman Çetinkaya, Rüyam Dirin, Demet Oran ve Serkan Kargın rol alıyor.

Dekor tasarımı Işın Mumcu’ya, giysi tasarımı GülümserErigür’e, ışık tasarımı Mehmet Yaşayan’a ait oyunda, karısı, sekreteri ve bir mankeni aynı anda seven bir adamın hikayesi anlatılıyor.

İki perdelik oyun, bugün saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahnelenecek.

-“Bugün Git Yarın Gel”-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu ise Valantin Kataev’in yazdığı, Göksel Kortay’ın çevirdiği ve oyunlaştırdığı, Orkun Gülşen’in yönettiği “Bugün Git Yarın Gel” adlı oyunu sahne koyacak.

Dekor tasarımı Güven Öktem, giysi tasarımı Funda Karasaç, ışık tasarımı ise Suat Uçar’a ait oyunda, Dilek Mengi, Gonca Coşkun, Özgün Çoban, Özden Gököz, Ercan Kılıçaslan, Birce Birsel Çağlar, Sevi Demirçivi, Mümtaz Aydoğan Mengi, Serkan Ekşioğlu, Kerem Corogil ve İrem Ölmez rol alıyor.

Namuslu ve dürüst bir memur olan Şefik Şaşmaz’ın, yoğun iş temposu nedeniyle mesaisini bir dinlenmetesisinde geçiren bölge müdürüne, eksik bir imzayı attırmak için gösterdiği çabanın anlatıldığı oyun, 11 ve 12 Nisan’da saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği koro binasında sahnelenecek.

-SİVAS-

Sivas Devlet Tiyatrosu , Bu hafta ”Ortak Ağıt” adlı oyunla tiyatroseverlerle buluşuyor.

Hasan Öztürk’ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun, dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor. Oyun, bugün ve yarın 19.30’da, 7 Nisan’da ise saat 14.00 ve 19.30’da sahnelenecek. Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yeni doğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yeni doğan çocukları öldürmesi, bunun üzerine doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 11 Nisan Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da ”Dans Eden Eşek” adlı çocuk oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap’ın çevirisini yaptığı oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.
Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor .

-ESKİŞEHİR-

Haldun Taner’i  ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı” oyununun yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Keşanlı Ali Destanı”, “Açık Aile”, “Şimdi Olmaz Sevgilim”, “Palto” ve “Küçük Kara Balık” adlı oyunlar sahnelenecek

Haldun Taner’in ölümsüz tiyatro eseri “Keşanlı Ali Destanı” oyununun yönetmenliğini Kazım Akşar üstleniyor. Mert Kırlak, Gonca Yakut, Burcu Tutkun Oruç, Berkay Akın, Özgür Onan, Mete Ayhan, Tolga Tümer ve Mustafa Kılıkçı’nın rol aldığı oyun, 7 Nisan’da saat 20.00’da, 8 Nisan’da ise saat 18.00’da Sanat ve Kültür Sarayı’nda sahnelenecek.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı

“Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesi’nde yarın saat 20.00’da izlenebilecek.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi’nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından oyunlaştırıldı. Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor.

Oyun, 10 Nisan’da saat 11.00’da, 12 Nisan’da ise saat 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Nikolay Gogol’un yazdığı, Cemal Süreya’nın çevirdiği, Erdal Küçükkömürcü’nün yönettiği “Palto” adlı oyunda şehir tiyatrosu sanatçılarından Özlem Akdoğan, Basri Albayrak, Ali Eyidoğan, Emir İzci, Hakkı Kuş, Burcu Tutkun Oruç ve Serkan Sezgin rol alıyor. “Palto”, 10 Nisan’da saat 20.00’da Sultandere Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Evlilik, aşk ve aldatma konularını tempolu ve mizahi bir dille ele alan

“Şimdi Olmaz Sevgilim” oyununda ise Mehmet Alp Sunaoğlu, Mustafa Kılıkcı, Ezgi Çoşkun, Zuhal Lale, Çisem Erdoğan, Şayan Noyan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor.

Ercüment Yılmaz’ın yönettiği oyun, 11-12 Nisan’da saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde sahnelenecek.

-KAYSERİ-

Kayseri’de Adım Tiyatro tarafından “Kanlı Nigar” adlı 2 perdelik müzikli komedi oyunu ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından “Barış Gezegeni” ve “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunlar sergilenecek.

Kayseri’de Adım Tiyatro tarafından “Kanlı Nigar” adlı 2 perdelik müzikli komedi oyunu ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından “Barış Gezegeni” ve “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunlar sergilenecek.

Sadık Şendil’in yazdığı “Kanlı Nigar” adlı oyunun yönetmenliğini Müfit Kayacan, dekorunu Cenap Aydınoğlu, müzik düzenlemelerini ise İhsan Kılavuz üstleniyor.

Perihan Savaş, Soner Arıca, Sümer Tilmaç, Ebru Karaman, Ender Gülçiçek, Ercüment Balakoğlu, Hakkı Şahin, Hilmi Erdem ve Umut Oğuz’un rol aldığı oyun, 8 ve 9 Nisan günleri İl Kültür ve Turizm MüdürlüğüSalonu’nda saat 20.00’de sahnelenecek.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü tarafından da “Barış Gezegeni” ve “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunlar sergilenecek.

Ülker Köksal’ın yazdığı “Barış Gezegeni” adlı çocuk oyunu ile Üstün Dökmen’in yazdığı “Komşu Köyün Delisi” adlı 2 perdelik komedi oyununun, genel sanat yönetmenliğini Murat Özdeniz, yönetmenliğini ise Erdem Bayar yapıyor.

“Barış Gezegeni, 8-15-22 ve 29 Nisan günleri saat 13.00’te, “Komşu Köyün Delisi” adlı 2 perdelik komedi oyunu ise 6-13-20 ve 27 Nisan günleri saat 20.00’de Şehir Tiyatrosu’nda Kayserili sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

-GAZİANTEP, KAHRAMANMARAŞ VE ŞANLIURFA-

Antalya Devlet Tiyatrosu, “Toros Canavarı” adlı oyunu, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta sahneleyecek.

Antalya Devlet Tiyatrosu, “Toros Canavarı” adlı oyunu, Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta sahneleyecek.

Aziz Nesin’in yazdığı Ali Meriç’in yönettiği oyunda, ailesiyle kirada oturan ve evden çıkarılmak istenen Nuri Sayaner ile ev sahibi arasında geçenler anlatıyor.

Dekor ve giysi tasarımını Gül Emre, ışık tasarımını Namık Gürsoy’un hazırladığı oyunda, Fatih Kahraman, Senem Şahin, Kader Gözpınar, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Sırkıntı rol alıyor.

“Toros Canavarı” adlı oyun, bugün Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Sahnesi’nde, 6-7 Nisan’da Gaziantep Onat Kutlar Sahnesi’nde izlenebilecek.

Şanlıurfa’nın kurtuluşunun 91. yıl dönümü nedeniyle bu hafta kentte çeşitli etkinlikler düzenlenecek.

Bu kapsamda 10 Nisan Salı günü saat 11.00’da Belediye Sergi Salonunda

“Kurtuluş Sergisi” açılacak.

Aynı gün saat 12.00’de “Geleneksel Mutfak Müzesi”nde “İsot” ve

“Çiğköfte” yarışması düzenlenecek. Yine aynı gün saat 14.00’da Topçu Meydanı’nda gerçekleştirilecek açık hava konserinde mahalli şarkıcılar ile Şahap Akagün, Zekeriya Ünlü, Güler Işık ve Mahmut Tuncer sahne alacak.

11 Nisan Çarşamba günü saat 13.00’te Şanlıurfa Belediyesi önünde halk oyunları ekipleri gösteri yapacak. Aynı gece 20.30’da, Urfa City AVM konferans salonunda “Kurtuluş Müzikali” sahnelenecek.

Ayrıca Şanlıurfa Belediyesi tiyatro ekibi, 07 Nisan Cumartesi günü çocuklara yönelik “Teneke Şövalyeler” adlı oyunla saat 13.00’te Şair Nabi Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşacak.

Aynı gün ve yerde saat 19.30’da, “Urfa’dan Manzaralar” adlı tiyatro oyunu da izlenebilecek.

Bu arada, 09 Nisan Pazartesi günü Türk Polis Teşkilatının 167. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Şair Nabi Kültür Merkezi’nde saat 19.30’da,

“Bekçi Murtaza” adlı tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

 Başkentte Kültür Sanat

Başkent sinemalarında bu hafta 3 film seyirciyle buluşacak.

Başkent sinemalarında bu hafta 3 film seyirciyle buluşacak.

Yönetmenliğini Ferzan Özpetek’in yaptığı, Oyuncu kadrosunda Cem Yılmaz’ın da yer aldığı “Şahane Misafir” vizyona giriyor. Elio Germano, Beppe Fiorello’nun da başlıca rolleri paylaştığı dramatik komedi türündeki filmde, Sicilyalı Pietro’nun tek hayali olan aktörlüğe ulaşmak için izlediği yol ve yaşadıkları anlatılıyor.

“Amerikan Pastası: Buluşma” seyirciyle buluşuyor. Yönetmenliğini Jon Hurwitz ve Hayden Schlossberg’in üstlendiği filmde, Jason Biggs, Alyson Hannigan ve Chris Klein rol alıyor. Komedi türündeki filmde, 1999’un çılgın Üniversite gençleri şimdi aileleriyle geri dönüyor.

Belgesel türündeki “Ülkücüler” beyaz perdeye geliyor. Ülkücü harekete ve bu akımda sembolleşen kişi ve kurumlara belgesel film aracılığıyla teşekkür etme hedefi de taşınıyor.

-Sinemalardan-

Metropol: “Amerikan Pastası: Buluşma”, “Açlık Oyunları”, “Titanların Savaşı”, “Fetih 1453”, “Sen Kimsin”, “Kaos: Örümcek Ağı”

Optimum: “Titanların Öfkesi”, “Gizemli Adaya Yolculuk”, “Sen Kimsin”,

“Pamuk Prensesin Maceraları: Ayna Ayna Söyle Bana”, “Fetih 1453”, “Açlık Oyunları”, “Amerikan Pastası: Buluşma”, “Ülkücüler”

Büyülü Fener Kızılay: “Titanların Öfkesi”, “Fetih 1453”, “Açlık Oyunları”, “Bir Ses Böler Geceyi”, “Sen Kimsin”, “Şahane Misafir”,

“Amerikan Pastası: Buluşma”, “Pamuk Prensesin Maceraları: Ayna Ayna Söyle Bana”, “Elveda İlk Aşk”, “Kaos Örümcek Ağı”, “Gri Kurt”

Büyülü Fener Bahçelievler: “Fetih 1453”, “Açlık Oyunları”, “El Yazısı”, “Sen Kimsin”, “Şahane Misafir”, “Gri Kurt”

 

-İZMİR-

İzmir’i, farklı sanat dallarında çok sayıda etkinliğin düzenlendiği, kültür sanat gündemi açısından yoğun bir hafta bekliyor.

İzmir’i, farklı sanat dallarında çok sayıda etkinliğin düzenlendiği, kültür sanat gündemi açısından yoğun bir hafta bekliyor.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO), bu hafta Borusan Quartet’in iki önemli solistini konuk edecek.

Orkestranın yarın akşam saat 20.30’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde şef İbrahim Yazıcıyönetiminde vereceği konserin solistliklerini kemanda Esen Kıvrak, viyolonselde Çağ Erçağ üstlenecekler. Konserin yönetimini üstlenen Yazıcı, aynı zamanda solistlere piyanosuyla da eşlik edecek.

Konserde Esen Kıvrak, Borusan Kültür ve Sanat tarafından kendisine verilen 1590 yılı Amati yapımı kemanı, Çağ Erçağ ise 1740 yapımı Petrus Guarneri viyolonseliyle çalacak.

İZDSO, konserde Beethoven, Mozart ve Litz’in eserlerini seslendirecek.

İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), Elhamra Sahnesi’nde bu hafta, prömiyeri kısa süre önce yapılan “Çakırcalı Efe” dans tiyatrosunu yeniden İzmirli sanatseverlerle buluşturacak.

Ödemiş’in, Ayasuluğ köyünde dünyaya gelen Çakırcalı Mehmet Efe’nin yaşam öyküsünün anlatıldığı iki perdelik dans tiyatrosunu Yekta Oktay sahneye koyarken, orkestrayı ise Ali Hoca yönetecek. Eser, bu akşam ve 7 Nisan Cumartesi akşamı, İZDOB’un Elhamra Sahnesi’nde perdelerini açacak.

Elhamra Sahnesi, 11 Nisan Çarşamba akşamı ise 5. Ulusal Genç Solistler Yarışması konserine evsahipliği yapacak. Jüri karşısına bugün çıkmaya başlayacak adaylar için yarış, 11 Nisan Çarşamba gününe kadar etaplar halinde sürecek. Sanatseverler, yarışmada dereceye giren başarılı sesleri, aynı akşam verilecek konserde dinleme olanağını bulacaklar.

-İZDT’de bu hafta –

İzmir Devlet Tiyatrosu’nun (İZDT), 4 salonda perdelerini açacağı haftada, İzmirli tiyatroseverler, Bursa Devlet Tiyatrosu’nun “Karmakarışık” adlı Oyununu da izleme olanağını bulacak.

İZDT, Konak Sahnesi’nde 8 Nisan Pazar gününe kadar “Bir Garip Orhan Veli” adlı Oyunu sahneleyecek. Tayfun Eraslan’ın yönettiği tek kişilik Oyun, Orhan Veli’nin Murathan Mungan tarafından derlenen şiirlerinden oluşuyor ve izleyiciyi kimi zaman gülümseten, kimi zaman da duygulandıran bir yolculuğa çıkarıyor.

Sanatseverler, aynı sahnede 10 Nisan Salı gününden itibaren kente konuk olan Bursa Devlet Tiyatrosu’nun “Karmakarışık” adlı Oyununu izleyebilecekler. Oyunda, İngiltere Başbakan Yardımcısı Bay Phillips’in, ana muhalefet partisinin sekreterlerinden biriyle yapacağı kaçamak için, bir otel odası tutmasının ardından, birçok davetsiz misafirin geceye dahil olmasıyla karışan olaylar anlatılıyor.

Konak Melek Ökte Sahnesi ise hafta boyunca “Halktan Biri” adlı Oyunla perdelerini açacak. Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği Oyunda, hayatından ve ülkesinin gidişatından mutsuz olan, bu mutsuzluğunu da ABD başkanlarına yazdığı sayısız mektupta dile getiren Travis Pine’ın, CIA ajanlarının evine yaptığı ziyaretle değişen hayatı anlatılıyor.

Sezonun yeni Oyunlarından “Don Kişot’un Maceraları”, Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde hafta boyunca izleyiciyle buluşacak. Hans Ostarek’in yazdığı, Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği Oyunda,Cervantes’in ölümsüz karakteri Don Kişot’un efsaneleşmiş maceraları, onu kaybettikten sonra değerini anlayan dostları tarafından anlatılıyor.

Karşıyaka Oda Tiyatrosu’nda ise 10 Nisan Salı ve 11 Nisan Çarşamba akşamları

“Henry ve Alice’in Gizli Yaşamı” sahnelenecek. David Tristram’ın yazıp, Sinan Pekinton’un yönettiği iki perdelik Oyunda, iletişim sorunu yaşayan çiftin öyküsü anlatılıyor.

-Sergiler, etkinlikler-

Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde Aydın Doğan Vakfı, 28. Aydın DoğanUluslararası Karikatür Yarışması sergisi, 19 Nisan’a kadar gezilebilecek.

İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi, Emine Bıyıklı’nın “Bir Yitik Zaman” adlı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sanatseverler, Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi’nde “Kadın Konulu Karikatürler” karma sergisini gezebilecekler.

Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde Figen Onat, Zeynep Türkileri, Tülay Baytosun, Emel Say, Özgül Evren Atasoy, Hüseyin Çaygül, Funda Yalçın, Fatma Atagan, Erengül Mülayim’in çalışmalarından oluşan karma resim sergisi İzmirlilerin beğenisine sunuluyor.

Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi, her Cumartesi olduğu gibi bu hafta da Deniz Özgökbel’in Karagöz-Hacivat gösterisine ev sahipliği yapacak.

Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda şarkıcı Dario Moreno’nun 91. doğum yıldönümü nedeniyle “Seferad Konseri ve Dario Moreno Şarkıları” isimli konser düzenlenecek. Konser, 19.30’da başlayacak.

Sevilen grup “Gripin”, yarın akşam İzmir Arena’da vereceği konserde hayranlarıyla buluşurken, Bios Bar da Yeni Türkü sahne alacak. Aynı akşam, Ooze Venue’da ise Hande Yener konser verecek.

Minikler, bugün ve yarın, Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü karşısında kurulan Atlantis Sirki’nde, birbirinden ilginç gösterileri izleme olanağı bulacak.

Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Ferhan Şensoy, “Ferhangi Şeyler” ile 9 Nisan Pazartesi akşamı Atatürk Kültür Merkezi’nde hayranlarının karşısında olacak.

05 Nisan 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/nar-sanat-duyuru3.jpg 356 376 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-04-05 12:43:362012-04-05 15:46:00Nerede olursanız olun ; Türkiye ‘de Sanatla olun !
Sanat Haberleri

Sinema katliamı altında “31. İstanbul Film Festivali “geldi!

200 film gümbür gümbür geliyor

31 Mart-15 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek ”31. İstanbul Film Festivali”nde, 200’ün üzerinde film sinemaseverlerle buluşacak

Festival direktörü Azize Tan, 8 Mart’ta üniversitelerde ön gösterime başlayacaklarını, 18 üniversiteye gideceklerini ve öğrencileri festival programıyla tanıştıracaklarını söyledi.

Tan, bu yıl festivalde yarışmaların ön plana çıktığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Uluslararası yarışmanın başkanlığını Nuri Bilge Ceylan yapacak. Bu bizim için çok heyecan verici. Dünyaca tanınmış bir Türk yönetmenin bize destek vermesinden çok mutlu olduk. Murathan Mungan da ulusal yarışmamızın jüri başkanı olacak. Bu yıl ulusal yarışmamız çok iddialı olacak çünkü birçok filmin Türkiye ya da dünya prömiyerini ilk kez İstanbul’da yarışma sırasında görecek izleyicilerimiz. Çok sayıda konuk da gelecek. O konuklardan biri de Marjane Satrapi olacak. Animasyon bir yapım olan ”Persepolis” adlı filmiyle ilgi çeken yönetmen, yabancı film Oscar’larında son 5’e kalmıştı. Satrapi’nin son filmi ‘Chicken Plums” da festival kapsamında gösterilecek.”

Gelen ünlü yönetmen ve oyuncuların, sinema sohbetleri, paneller aracılığıyla seyirciyle buluşmasını sağlayacaklarını belirten Tan, ”Bu söyleşiler çok ilgi, görüyor üstelik tüm bunları ücretsiz yapıyoruz. Yine jüri başkanımız olan Nuri Bilge Ceylan da bir sinema dersi verecek” dedi.

Ulusal ve uluslararası Altın Lale yarışmalarının dışında, bir de İnsan Hakları yarışmasının düzenleneceğini dile getiren Tan, ”Belgesellerden çocuk filmlerine, deneysel filmlerden, genç yönetmenlerin filmlerine kadar çok farklı bölümlerimiz olacak. Bu yıl aynı zamanda ‘Çin Yılı’nı kutluyoruz. 2014’te de Çin de ‘Türkiye Yılı’ olacak. Karşılıklı bir işbirliğimiz söz konusu. Çin ile özel bir işbirliği gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

“MÜTEVAZI BİR BÜTÇEYLE FESTİVAL YAPIYORUZ”
Azize Tan, Türkiye’de sürekli yapılan bir organizasyonun dünyadaki benzerleriyle kıyaslandığını, ”Niye biz bir Berlin ya da Cannes olamıyoruz?” diye sorulduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Gönül rahatlığıyla diyebilirim ki, İstanbul Film Festivali, organizasyonun içeriği ve düzenlenmesi açısından yurt dışındaki örnekleriyle hakikaten aynı seviyede, aşağı kalır bir yanı yok. Üstelik bunu da onlara göre çok mütevazı bir bütçeyle yapıyoruz. Ama iş alt yapıya geldiğinde biz ne yazık ki çok geride kalıyoruz. Büyük festivaller, içinde bulundukları belediyeler ve hükümetler tarafından çok ciddi destekler alıyor. Bunların birer festival sarayları var. Mesela Berlin Film Festivalinin 2 bin kişilik bir sarayı var. Ses ve görüntü kalitesi çok iyi.”

“SİNEMALAR TEK TEK KAPANIYOR”
Yıllardır Beyoğlu’ndaki sinemalarda festival düzenlediklerini söyleyen Tan, sinemaların tek tek kapanmasının kendilerini çok etkilediğini belirtti.

Azize Tan, Türk sinemasında çok genç ve dinamik bir kuşağın yetiştiğine dikkati çekerek, ”Çok açıklar, dünya ile irtibat halindeler. Ancak hala Türkiye’de sinemanın endüstrileştiğinden bahsedemeyiz. O anlamda son dönemde Sinema Telif Hakları Müdürlüğünün Sinema ve Telif Hakları Müdürlüğü olarak ikiye ayrılmasını çok anlamlı buluyorum. Böylece tamamen sinemaya odaklanmış yeni bir birimin Kültür Bakanlığı içinde olması çok önemli. Ama hala sinemayla ilgili bazı problemler var. Türkiye de bir film enstitüsünün olmaması Türkiye sinemasının tek bir elden idare edilememesine neden oluyor. Oysa her ülkenin ulusal film enstitüsü bulunuyor. Türk filmlerinin yurt dışı tanıtımları da daha kurumsallaşmış bir şekilde yapılmalı.”

“DİZİ SEKTÖRÜNÜN POPÜLARİTESİ SİNEMAYI TETİKLEYEBİLİR”
Türkiye’de dizi sektörünün önemli bir noktaya geldiğine vurgu yapan Tan, ”Dizi sektöründeki bu başarıyı Türk sineması da yakalayabilir. Dizilerin yarattığı bu popülarite Türk filmlerini destekleyebilir. Bunlar sektörel anlamda birbirini besleyen şeylerdir. İki sektörün güç birliği yapması Türk sinemasını önemli yere getirecektir” dedi.

Azize Tan, 31. Film Festivalinin, İKSV’nin 40. yılına denk gelmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, açılışın Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapılacağını söyledi.

Tan, 31 Mart–15 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek festival kapsamında her yıl dağıtılan ”Sinema Onur Ödülleri”nin Türk sinemasına yıllar boyu emek veren yönetmen Ali Özgentürk, oyuncular Ayşen Gruda ile Halit Akçatepe ve Türkiye’nin ilk kadın film eleştirmeni Sevin Okyay’a takdim edileceğini kaydetti.

Festivale 300’ün üzerinde yabancı konuk geleceğini, yabancı gazeteciler ve eleştirmenlerin katılacağını belirten Tan, şunları kaydetti:

”İstanbul Film Festivali her geçen yıl adını biraz daha fazla duyuruyor. O yüzden bir çok önemli konuk kendi isteğiyle gelme, Türk sinemasıyla tanışma talebinde bulunuyor. Ancak siz bu insanları ağırlayacak bir sinema salonuna sahip değilseniz, bütçenizde devlet ve belediye katkısı çok sınırlıysa, sinemanızı geliştirmeniz çok zor oluyor. Elinizdeki olanaklarla yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Yapmak istediğimiz çok şey var. Zira İstanbul’un adını taşıyan bu festival için biraz daha destek almak ve mekan sorunlarımızı aşmak istiyoruz. İstanbul bir cazibe noktası haline gelmişken, 31 yıldır başarıyla devam eden bu festivali biraz daha destekle çok daha iyi yerlere getirebileceğimize inanıyorum.”

06 Mart 2012/149 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/31.-istanbul-film-festivali.jpg 345 545 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-03-06 20:05:002012-03-06 20:11:22Sinema katliamı altında “31. İstanbul Film Festivali “geldi!
Sanat Haberleri

İzmir Uluslararası Kukla Günleri Festivali Başlıyor

Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilen İzmir Kukla Günleri Festivali, bu yıl en iyi olmak için perdelerini açtı

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

Uluslararası arenada ses getiren kukla sanatçılarını, İzmirli kukla severlerle bir araya getiren ve bu yıl altıncısı düzenlenen İzmir Kukla Günleri, 3 gündür izleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaşıyor.
Sözü fazla uzatmadan festivalin yaratıcısı Selçuk Dinçer ile festivalin tüm detaylarını konuştuğumuz söyleşimize geçmek istiyorum.
* İzmirli sanatseverlerin sabırsızlıkla beklediği İzmir Kukla Günleri Festivali nihayet başladı. Eminim geçen seneye göre çok daha büyük bir ilgi söz konusu..
– Kesinlikle… Hatta geçen seneyle kıyaslarsak iki katına çıkan bir ilgiden söz etmek mümkün. Tartışmasız her gün artan bir ilgiyle karşı karşıya festivalimiz. Örneğin bu seneki birçok oyunumuzun biletleri çok erken bitti, bir kısmının da biletleri önemli oranda tükenmek üzere…
Öyle görünüyor ki festivali kaçırmak istemeyenlerin sayısında bir hayli artış var. Biletler erkenden sanatseverlerle buluştu…
Tabi bunun ötesinde sadece biletlerle değerlendirmemek lazım bu ilgiyi. Soranların, ilgilenenlerin, festival içinde bir şeyleri merak edenlerin, kısacası festivalle ilgili her detayı öğrenmek isteyenlerin sayılarında da ciddi bir artış söz konusu. Bu tabii ki çok sevindirici.
Çünkü bu durum İzmir’in tam anlamıyla festivalimize sahip çıktığı anlamına geliyor. Zaten bir festival ancak kent ona sahip çıkarsa, yaşar, büyür ve gelişir. İzmir, bu festivali benimsedi ve sonuna kadar sahip çıkacağının sinyallerini veriyor.

İLGİ KATLANARAK ARTIYOR
* Festivalin uluslararası tanınırlığı da artmış olmalı…

– Hem de çok… Uluslararası arenadaki festivalin tanınırlığı, bilinirliği, her yıl çok süratle artıyor. Hatta katlanarak artıyor demek daha doğru… Uluslararası alandan da çok ciddi geri dönüşler alıyoruz. Bu da İzmir’in adını markalaştırmak adına büyük bir artı.
* Geçen yıl bu zamanlar yaptığımız söyleşimizde festival için ‘henüz bebek’ yakıştırması yapmıştınız… Görünen o ki bebeğiniz hızla büyümüş, hatta ilkokula başlamış…
– Gerçekten de öyle oldu… O kadar hızla öğreniyor ve büyüyor ki, bu yıl ilkokula başladı diyebiliriz… (gülüyor) Çünkü özenle büyütüyoruz ve eğitiyoruz… Bakın festivallerde eğitim kısmı çok önemlidir. 6 yıllık genç bir festival olmamıza rağmen hızlı ama emin adımlarla ilerliyoruz. Her festivalde farklı şeyler öğreniyoruz, öğrenmeye de devam edeceğiz.
* İzmir Kukla Günleri, geçen yıl Avrupa’nın en büyük ikinci kukla festivali seçilmişti. Bu sene birinciliği alır mıyız?
– Evet, geçen sene Avrupa’daki en büyük ikinci kukla festivali seçildik. Belki bu yıl Avrupa’nın en büyük kukla festivali olacağız. Çünkü dünyanın en büyük kukla festivali Fransa’nın Sarnafil kasabasında düzenleniyor ve iki yılda bir yapılıyor. Geçtiğimiz yıl 50. yaşını kutladı. Bu sene festival kapsamında yer almıyor. Bundan dolayı da bu sene büyük ihtimal İzmir Kukla Günleri Festivali, Avrupa’nın belki de dünyanın en büyük kukla festivali olacak. Bu da ayrı bir heyecan bizim için…

ÖNEMLİ FARKLILIK
* Geçen seneye göre ne gibi farklılıklar var?

– Festivalimizin en büyük farkı workshop’lar bu sene… Sadece profesyonel sahne sanatçılarına yönelik workshop’lar bunlar. Geçen sene 1 olan atölye çalışmalarını 3’e çıkardık. Çünkü büyük oranda kalıcı yarar sağladığımızı gördük. Şöyle ki; İzmir’i kültür başkenti, marka kent yapmak adına, kentin içindeki sanatsal üretimlerin fazlalaşmasına ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Bu anlamda kentin içindeki kültürel, sanatsal üretim de ancak o üretimi yapacak insanları beslemekle mümkün. İşte bu anlamda çok ciddi ve kalıcı yararlar söz konusu. Festivale oyun oynamaya gelen aynı zamanda eğitimci niteliği taşıyan sanatçılardan da yararlanabiliriz diye düşündük ve dünyanın en önemli kukla sanatçılarına bu teklifte bulunduk. Örneğin sanatçılarından biri Neville Tranter…
Tranter’in Türkiye’ye ilk gelişi. 5-7 Mart’ta kukla oynatma teknikleri üzerine bir atölye çalışması olacak. Bir diğer sanatçımız Amerika’dan Larry Hunt& Adelka Polak… O da 6-8-9 Mart tarihlerinde mask atölyesi üzerine bir workshop düzenleyecek. Son workshop sanatçımız ise
Japon Noni Sawa… Sawa’nın 13-15 Mart’ta gölge oyunu konusunda bir workshop çalışması söz konusu. Hepsi master class niteliğinde atölye çalışmaları olacak. Festivalin büyük oranda artan ve en önemli farklılığı bu.
* İki önemli konferans ve sergi de var festival kapsamında… 
– Evet… Özellikle çok önemli iki konferansımız var. Biri 10 Mart’ta ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferans, bir diğeri ise 14 Mart’ta ise ‘Çağdaş Kuklacılıkta Yeni Bir İtici Güç’… Özellikle ‘Eğitimde Kuklanın Yeri’ adlı konferansa yoğun katılım olacağını düşünüyorum. Çünkü eğitim alanına hitap ediyor. Amerika’dan Jennifer Hunt, kendi alanında uzman bir isim.. Önemli bir konferans olacak… Bu konferansı eğitimcilerin kaçırmaması gerekiyor. Sergilere gelince… Festival boyunca sürecek sergilerimizden biri Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde sergilenen Kukla Afişleri, diğeri ise Fransız Kültür Merkezi’nde meraklılarıyla buluşan Fotoğrafçı Gözüyle Kukla…
* Festivalin süresi 11 günden 25 güne çıkarıldı… Eminim kukla severler bu duruma çok sevinmiştir…
– Gelen tepkiler o yönde gerçekten de… Geçen sene oyun sayımız 120’ydi, bu sene 132 oldu. Gösteri mekanı 25’ti, bu sene 35 oldu. Ama aşağı yukarı festivalin hacmi aynı. Festivali yayma gereği duyduk çünkü, böylece seyirciler daha fazla etkinliği izleyebilecekler. Bu da kukla severlerin bu sene dolu dolu bir festival geçirmesi anlamına geliyor. Sindire sindire, yetişme telaşı olmadan geçecek 25 gün… Biletler de geçen seneyle aynı… 15-20 TL… Bilet satışları AKM’deki gişelerden ve Biletix’ten sağlanıyor.

SAKIN KAÇIRMAYIN!
* Peki okurlarımıza özellikle de yetişkinlere ‘mutlaka kaçırmayın’ diye önerebileceğiniz oyunlar var mı?

– Olmaz mı… Toplamda 36 oyun, 132 gösteri sahnelenecek bu sene. Biri hariç hepsi ilk kez sahnelenecek oyunlar. Hepsi kaçırılmaması gereken oyunlar bana göre. Ama ‘mutlaka kaçırmayın’ diyebileceğimi birkaç oyun var elbette.
Örneğin Hollanda’dan Neville Tranter’ın ‘Punch&Judy Afganistan’da’ isimli politik güldürü (5-7 Mart), Fransa’dan La Compagnie Azhar’ın ‘Büyülü Toz’ (8-9 Mart), Japon sanatçı Nori Sawa’nın ‘Vişne Bahçesinin Gölgeleri’ (14-17 Mart), İspanya’dan El Retrete de Dorian Gray’in ‘Hava Boşluğu’ (15-16 Mart), yine İspanya’dan Angelico Musgo’dan ‘Ros’un Minyatür Yolcuyuğu’ (12-13-14-15-17 Mart), İtalya’dan Laura Kibel’in ‘Ayakların İzinde'(8-9-10-11-12 Mart)oyunu mutlaka izlenmeli. Arjantin’den Valeria Guglietti’nin ‘Ellerime Dokunma'(20-21-23-24 Mart) ve Bulgaristan’dan Varna Devlet Kukla Tiyatrosu’nun 16 kişilik dev ekibinin sahneleyeceği ‘Kukla Tiyatrosu Hakkında Bazı Sırlar’ (bugün-5 Mart) da kaçmaması gereken oyunlardan…

MİNİKLERE ÖZEL
* Ya çocuklar için…

– Değişik yaş gruplarına hitap eden oyunlar var bu yıl. Örneğin 2-5 yaş grubu çocuklar için Almanya’dan Angelika Müler’in sahneye taşıdığı ‘Aç Tırtıl'(5-6-7-8 Mart); 5-12 yaş çocuklar için ise Avusturya’dan Karin Schafer’in ‘Ejder Gemiler Geldiğinde’ (23-24 Mart); 13 yaş ve üzeri için ise Danimarka’dan Astrid Kjaer Jensen’in ‘Lilith Lilith’ (16-17 Mart)ve İspanya’dan Descamada Senorita’nın ‘Poşet Hanım’ (8-9-10-12 Mart) oyunu miniklerin severek izleyeceği oyunlardan sadece birkaçı.

Gönüllü desteğine ihtiyacımız var!
* Hep görünen kısımlardan bahsettik. Biraz da işin mutfağına girelim… Uluslararası başarı gösteren bu festival, kaç kişilik bir ekibin eseri…

– Küçücük bir ekibiz aslında biz. Sabit ve gönüllüler dahil toplam 12 kişiyiz. Festivalin ilerleyen zamanlarında bu sayının artmasını bekliyoruz. Aslında bu sayının normal şartlarda 20 ve üzeri olması gerekiyor. Sizin aracılığınızla İzmirlilere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bakın tüm dünya festivallerinde bu ölçekte belki de daha küçük festivallerde bile, düzenlendiği kente bağlı olarak çok sayıda gönüllü desteği söz konusu. Bu gönüllüler bir anlamda festivalin yükünü ortadan kaldırırlar. Aslında her biri birer gönüllü değil birer kültür elçisi, turizm elçisi konumunda… Maalesef İzmir’de gönüllü bulmakta çok zorlanıyoruz. Halbuki değişik yaş gruplarından gönüllülere çok ihtiyacımız var.
Sonuçta kentin sahip olduğu bir değerdir festivaller. Kentle bütünleşmek noktasında da bu kentin içinde yaşayan insanların desteklerine çok ihtiyaç oluyor. Eğer bu çağrımızdan sonra gönüllü olmak isteyenler olursa lütfen festival ofisimizden bizlerle bağlantıya geçsinler… Unutmasınlar ki bu hepimizin festivali…

Türkiye’de bir ilk
* Ülkemizde hala bir kukla eğitimi veren okul yok öyle değil mi?

– Bu anlamda güzel bir gelişme var aslında… Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bakın Türkiye’de modern kukla sanatının gelişmediğini hepimiz biliyoruz. Ama şöyle bir saptama yapmakta yarar var. Türkiye’de modern kukla sanatı eğitimsizlik yüzünden gelişmiyor. Ama çok yakında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü içersinde bir Kukla Bölümü’nün hayata geçirilmesi söz konusu. Hatta çok yakında eğitim hayatına başlayacak. Aslında Dokuz Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nün kuruluş tüzüğünde bir kukla bölümü var. Bölüm açılmayacak, sadece bölüm hayata geçirilecek. Bu da işleyişi hızlandırıyor tabi. Ders programları çıkarılıyor şuan okulda. Kuklacı yetiştiren ilk, kukla okul olacak. Bu çok güzel bir gelişme… Eğer bu olursa İzmir’den Türkiye’ye kukla sanatını yayacağız…

Kaynak : http://www.yeniasir.com.tr

03 Mart 2012/3 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/03/izmir-kukla-günler.jpg 300 660 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-03-03 18:49:222012-03-03 18:56:11İzmir Uluslararası Kukla Günleri Festivali Başlıyor
Sanat Haberleri

Nerede Olursanız Olun; Sivas ‘ta, Bursa ‘da, Zonguldak ‘ta, Konya ‘da, İstanbul ‘da, Elazığ ‘da, Ankara ‘da, Sanatla Olun !

Sivas’ta Kültür Sanat

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Hasan Öztürk‘ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 4 Şubatta saat 19.30’da sahnelenecek Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yenidoğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yenidoğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 8 Şubat Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı Oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.

Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

Bursa’da Kültür Sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Sam Bobrick’in yazdığı, Fikret Urucu’nun yönettiği “Yolcular”ın dekor tasarımı Murat Gülmez, kostümtasarımı Candan Günay, ışık tasarımı Rahmi Özan’a ait. Kamil Korunan, Cem Arabacıoğlu, Rüyam P. Dirin ve Cansu Yılmaz’ın rol aldığı Oyunda, kendini bir otobüs terminalinde bulan yolcuların başına gelenler anlatılıyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 2-3 Şubat’ta saat 20.00’de, 4 Şubat Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman‘ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenmegibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığıOyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor. Oyunda, çalıştığı fabrikasında her on dakikada bir kamyondan hamile elbisesi çıkan, hali vakti yerinde olan bir kişi ve güzel ama artık güzelliği ve kadınlığınıunutmuş olan eşi anlatılıyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği Oyun, AVP Sahnesi’nde 7-8 Şubatta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 5 ve 7 Şubat’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor

Amerikan Edebiyatının korku ve gerilim yazarı olan İra Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu Mustafa Kurt yönetiyor.

Sezonun yeni Oyunu olan “Ölüm Tuzağı”, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Şubat Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde, Ayşen Taştekin Doda’nın kişisel resim sergisi ise, 30 Ocak-4 Şubat tarihlerinde açık kalacak.

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York’ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Janusz Glowacki’nin yazdığı, Tuğrul Çetiner’in çevirdiği ve Faik Ertener’in yönettiği “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” 2 perdelik Oyunu 3-4 Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi‘nde izleyenlerle buluşturacak.

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar ve Adnan Kürkçü’nün rol aldığıOyunda, New York‘un parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların yaşam mücadelesi konu ediliyor.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Dekoru Gül Emre, kostümleri Gülnur Orhon ve ışık düzenini Mehmet Yaşayan’ın yaptığı “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunda Alpay Aksum, Şebnem Büyükkalkan, Gökçe Yurtsal, Doğan Doğru, Bengisu Gürbüzer Doğru, Feray Darıcı, Özgür Baş ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğunu anlatan

“Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan

“Carrar Ana’nın Silahları” bugün ve yarın saat 19.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise saat 14.00 ve 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyununu da sergileyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 5 Şubat Pazar günü saat 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar‘ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 7 Şubat Salı ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul’da Kültür-sanat

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley’in 67.doğum günü, 4 Şubat’ta Babylon’da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley‘in 67. doğum günü, 4 Şubat’taBabylon‘da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Şarkılarında işlediği sevgi, barış ve kardeşlik konularıyla tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Marley’in anısına düzenlenecek partilerde, Selekta Firuzaga, Ras Memo, Sattas, Mahi, Selekta Genjah, King Seroman, Naranjaman, Pnarzenci, Mojahfire ve Jr. Sensimilla gibi ünlü DJ’ler sahne alacak.

Trompet sanatçılarından İmer Demirer, yarın sanatçı dostlarıyla birlikte Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Mor ve Ötesi, 2007 yılından beri klasikleştirdiği “Akustik” konser serisinin 5’incisinde, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısını, sahneye davet edeceği şarkıcı ve müzisyen dostlarıyla yarın Ghetto’da seslendirecek.

Pop müzik sanatçısı Göksel, yeni albümü “Bende Bi Aşk Var”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

“Mi Kubbesi” isimli albümlerinin yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi tarafından takip edilmeye başlanan Nekropsi, derin enstrümantal kompozisyonları, ani ataklarla dinleyeni bambaşka bir hikayeye sürükleyen tarzlarıyla yarın Babylon‘da sahne alacak.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan ve “Her Gün İsyanım Var” ve “Damarımda Kanımsın” albümleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan İstanbul Arabesque Project, 4 Şubat’ta Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Konserlerinde Bergen’den Kamuran Akkor’a, Orhan Gencebay‘dan İbrahim Tatlıses‘e pek çok arabesk duayeninin eserlerini seslendiren grup, kendisini izlemeye gelen müzikseverlere arabeskin kederli değil, keyifli ve eğlenceli yönünü göstermeyi hedefliyor.

Uzun bir aradan sonra büyük bir özenle hazırladığı “Derindekiler” albümünü dinleyenlerin beğenisine sunan Kıraç, albümünün ilk İstanbul konserini 4 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek.

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının düzenlediği ve bestekarı bilinmeyen, bestelenmiş en eski Mevlevi ayinlerinden olduğu kabul edilen Pençgah Ayini

(Beste-i Kadim) “Sema Töreni”, 5 Şubat’ta Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

-Sahne sanatları

Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu “Rüya Takımı-Sihirli Akrobatlar”, trapez, dans, akrobasi ve kung-fu’yu bir araya getiren, yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyan performanslarını 3, 4 ve 5 Şubat’ta TİMMaslak Show Center’da sergileyecek.

Neil Labute’un yazıp Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği “Zorla Güzellik” isimli komedi türündeki tiyatro Oyunu, yarın Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

W. Gordon Smith’in yazıp Ülkü Tamer‘in çevirdiği ve Hakan Gerçek’in hem yazıp, hem de oynadığı tek kişilik Oyun “Van Gogh”, yarın Caddebostan Kültür Merkezi Küçük Salon’da izleyiciyle buluşacak.

Levent Kazak‘ın yazıp Laçin Ceylan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, kadının sosyal konumuna dikkat çeken “Cam”, yarın Kozyatağı Kültür Merkezi Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak.

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun yeni sezonu için Prof. Dr. Hasan Erkek tarafından Andersen’in “Çirkin Ördek Yavrusu” masalından hareketle yeniden yazılan

“öteki” kavramının farklı katmanlarda işlendiği “Çirkin Ördek Yavrusu”, 4 Şubat’ta Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Cesare Pavese‘nin “Yaşama Uğraşı” adıyla yayımlanan günlüğünden esinlenen, ölüm gerçeğini ve onu takip eden yas sürecini konu edinen bir dans performansı olan “Bugün, Hiçbir Şey”, 6 Şubat’ta Salon İKSV’de izleyici karşısına çıkacak.

“Elazığ Kültür ve Sanat Şehridir”

Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması için ilimize gelen sanatçılar ve kültür elçileri Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret ettiler.

Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşmasına katılacak olan sanatçılar ile organizasyona katkı veren kuruluşların yetkilileri hazır bulundu.

Ziyarette bir değerlendirme yapan Bedrettin Keleştimur: “Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması kapsamında şehrimizde bir faaliyeti daha icra etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Azerbaycan‘ın bağımsızlığının 20. yılında bu etkinlikler iki gün süreyle devam edecek. Azerbaycanlı Şair Elmas Yıldırım adına düzenlenecek paneller yapılacak. Cafer Cabbarlı’nın kitap tanıtımını yapacağız. Ve bu aradaAzerbaycan edebiyatında önemli olan şahsiyet Anar Bey’e FÜ tarafından Fahri Doktora unvanı verilecek. Programlarımız kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi tertip edeceğiz. Tüm programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu ise konuşmasında Azerbaycan Şehitleri içinTürkiye‘de ilk defa Elazığ‘da bir anıt yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini geliştirme adına çok önemli olacağına vurgu yaptı.

Sanatçı Mehmet Özbek ise açıklamasında; “Bizler için Elazığ – Bakü sanat buluşmasından ziyade burada bir Bayram yaşıyoruz. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve manas ekibine teşekkür ediyorum. Biz türkülerimizi yörelerimizden derleyerek sizlere sunmaya gayret gösterdik. Bu etkinliklerin tamamının hayırlı olmasını diliyorum. Etkinlikler kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi bizler için ayrıca önem arz eden programlardan biridir.” Dedi.

Elazığ‘ın bir kültür ve sanat şehri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:

“Sizleri Anadolu‘nun bu inci şehrinde ağırlamaktan mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat buluşmasını organize eden Bedrettin Keleştimur Beyefendi başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişte Hazar Şiir Akşamlarından birini Azerbaycan‘da gerçekleştirmiştik ve orada Yazarlar Birliği Başkanı Anar beyle de bir araya gelmiştik. Şehrimizde düzenlenecek bu programların hayırlı olmasını diliyor, bizleri ziyaretiniz içinde şükranlarımı sunuyorum.”

BAŞKENTTE KÜLTÜR SANAT HABERİ

CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI (CSO), 10 SUBAT’TAKI KONSERINDE ”BAROK HAFTASI” PROGRAMIYLA IZLEYICI KARSISINA CIKACAK.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 10 Şubatˊtaki konserinde ˊˊBarok Haftasıˊˊ programıyla izleyici karşısına çıkacak.

Orkestrayı Şef Raoul Grüneisˊin yöneteceği konserde, obuada Manfred Bellmann ve flütte Iris Rath yer alacak. Konserde, Telemannˊın ˊˊre majörˊˊ senfoniˊsi, Bach ve Vivaldiˊnin ˊˊobua konçertoˊˊlarıile Hasseˊnin ˊˊsol minörˊˊ senfonisi seslendirilecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: ˊˊGenç Osmanˊˊ, yarın ve 5 Şubatˊta sahne alacak.

Ali Berktayˊın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesciˊnin yönettiği ˊˊKerbelaˊˊ, 7 Şubatˊta seyredilebilir.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Aristophanesˊin yazdığı, Yücel Ertenˊin çevirip, oyunlaştırıp yönettiği ˊˊBarışˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊKantocuˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilir.

ˊˊBenim Tatlı Meleğimˊˊ, 5 Şubat pazar Günü izleyiciyle birlikte olacak.

Şinasi Sahnesi: Tennessee Williamsˊın yazdığı, Can Yücelˊin çevirdiği, Jason Haleˊnin yönettiği ˊˊSırça Kümesˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahnelenecek.

ˊˊElma Hırsızlarıˊˊ isimli eser, 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyirciyle birlikte olacak.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelliˊnin kaleme aldığı ve yönettiği ˊˊFigaroˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahne alacak.

ˊˊKeloğlan Keleşoğlanˊˊ isimli çocuk oyunu, 5 Şubat Pazar günü görülebilecek.

Akün Sahnesi: ˊˊGizler Çarşısıˊˊ, yarın, 4 ve 5 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊRab Şeytana Dedi Kiˊˊ, 7, 8 ve 9 Şubatˊta tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Altındağ Tiyatrosu: Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celalˊin kaleme aldığı ˊˊKafes Arkasındaˊˊ isimli oyun hafta boyunca izlenebilecek.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: ˊˊYastık Adamˊˊ, 4 Şubatˊta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne: ˊˊÜç Yönetmen Üç Oyunˊˊ, yarın, 5 ve 7 Şubatˊta izlenebilir.

Oda Tiyatrosu: ˊˊDönülmez Akşamın Ufkundayızˊˊ adlı eser, yarın ve 4 Şubatˊta, ˊˊHüzzamˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilecek.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: ˊˊMacbethˊˊ, 4 Şubat Cumartesi, ˊˊDon Giovanniˊˊ 6 Şubat Pazartesi sahnelenecek.

ˊˊZorbaˊˊ balesi, 9 Şubat Perşembe günü seyirciyle birlikte olacak.

Operet Sahnesi: ˊˊBir Tenor Aranıyorˊˊ, 5 Şubatˊta, ˊˊŞarkılarla Yaşamakˊˊ ise 7 Şubatˊta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: ˊˊSihirli Dünyaˊˊ adlı müzikli çocuk oyunu, 5 Şubatˊta izlenebilir.

-Sinema-

Steven Spielbergˊin Kamera karşısına geçtiği ve konusu Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ˊˊSavaş Atıˊˊ adlı film, yarın seyirciyle buluşacak.

Jeremy Irvin, Peter Mullan, Emily Watson ve David Thewlisˊin başrolünü üstlendiği film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Albertˊın eğittiği ve çok sevdiği atı Joeyˊnin satılarak savaşta sipere gönderilmesi üzerine yaşananları işliyor. Film, Michael Morpurgoˊnun aynı adlı çocuk romanından sinemaya aktarıldı.

Hasan Tolga Pulatˊın yönettiği, Altın Portakal ödüllü ˊˊGüzel Günler Göreceğizˊˊ vizyona girecek. Bir Güniçinde İstanbulˊda geçen hikaye, beş farklı karakterin kesişen yollarını anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü yer alıyor.

48. Antalya Altın Portakal Film Festivaliˊnde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü. Şanal Günseliˊnin yönettiği ˊˊEş Ruhumun Eş Zamanıˊˊ adlı film gösterime girecek. Uğur Çavuşoğlu, Aylin Kabasakal, Zeynep Utku, Deniz Seki, Musa Uzunlar, Tuğçe Ersoy ve Güzin Ustaˊnın rol aldığı yapım, Şanal Günseli ve Işık Günseli-nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. Türü ˊˊkuantum filmiˊˊ olarak nitelendirilen yapım, yeryüzünden uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlığın dünyaya inmesini ancak, burada çıkan bir kaos sonucu ikiye ayrılması nedeniyle bu varlıktan ayrılan iki eş ruhun birbirini aramaya başlamasını konu alıyor.

İngiltere yapımı ˊˊUtançˊˊ, haftanın dördüncü yeni yapımı. Steve Mcqueen IIˊnin yönettiği filmde Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale, Lucy Walters, Elizabeth Masucci ve Calamity Chang rol alıyor. Film, New Yorkˊta yaşayan 30ˊlu yaşlardaki Brandonˊın sorunlarından sıyrılma çabalarını işliyor.

 Kaynak : http:// haberler.com

02 Şubat 2012/311 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2011/12/Kültür-ve-sanat-nar-sanat1.jpg 271 271 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-02-02 13:21:302012-02-02 13:21:46Nerede Olursanız Olun; Sivas ‘ta, Bursa ‘da, Zonguldak ‘ta, Konya ‘da, İstanbul ‘da, Elazığ ‘da, Ankara ‘da, Sanatla Olun !
Sanat Haberleri

2012 yılında düzenlenecek bir kaç Müzik Yarışması

ses yarışması

Sizler için derlediğimiz müzik yarışmalarının bir kaçını aşağıda bulacaksınız.

ses yarışması1-  LEYLA GENCER ŞAN YARIŞMASI 2012 

Opera dünyasına kazandırdığı genç yeteneklerle uluslar arası müzik çevrelerinde çok konuşulan Leyla Gencer Şan Yarışması, bir kez daha opera dünyasının yeni yıldızlarını belirlemek üzere yola çıkıyor.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın altı Avrupa ülkesinde yapılacak ön elemelerinde Uzak Doğu’dan Amerika’ya her milletten şancı kendini göstermeye çalışacak. Operanın yeryüzündeki mabedi Teatro alla Scala’nın akademisinin işbirliğiyle İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen yarışma için başvurular açıldı.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın jürisine bu yıl MIRELLA FRENI başkanlık edecek. Yarışma, farklı ülkelerden opera alanında uzman ve etkili üyelerden oluşan jürisi kadar, kariyerlerinde dünya çapında hızlı bir çıkış yakalayan finalistleri ile de adından övgüyle söz ettirmekte.

Ülkede Ön Elemeler

Leyla Gencer Şan Yarışması, Nisan ve Mayıs aylarında altı ülkede yapılacak ön elemeler ile başlıyor. Bu kez İngiltere, Avusturya ve İspanya’nın da eklenmesiyle, ön elemeler yarışma jürisi tarafından aşağıdaki program çerçevesinde yapılacak:

BERLİN 26 Nisan Perşembe

LONDRA 4 Mayıs Cuma

VİYANA 7 Mayıs Pazartesi

MADRİD 10 Mayıs Perşembe

MİLANO 14 Mayıs Pazartesi

İSTANBUL 16-17 Mayıs Çarşamba-Perşembe

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın finalleri ise Eylül ayında İstanbul’da. 16 Eylül 2012 Pazar günü çeyrek finaller ile başlayacak maraton 20 Eylül Perşembe Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek görkemli final gecesi ile son bulacak.

Doğuş Grubu ile Garanti Bankası’nın sponsorluğunda ve Borusan Holding’in katkılarıyla gerçekleşen 7. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın birincisi 12.500 Euro, ikincisi 7.500 Euro ve üçüncüsü 3.500 Euro’luk nakit ödül kazanacak. Bu sene ilk kez verilen La Scala Tiyatrosu Akademisi Özel Ödülü bir finaliste üç aylık eğitim bursu sağlıyor. Özellikle Avrupa’dan pek çok menajer ve opera direktörünün takip ettiği, finallerine bizzat katıldığı yarışma, genç şancılara uluslar arası sahnelerde çeşitli imkanları da beraberinde getiriyor.

Son Başvuru: 16 Nisan 2012

Leyla Gencer Şan Yarışması’nda yer alarak opera dünyasında kendini göstermek isteyen genç şancılar 16 Nisan 2012 Pazartesi akşamına kadar İKSV’ye posta yoluyla veya internet ortamından yapacaklar.

Başvuru için lütfen tıklayınız.

 

2-  İSTANBUL ROTARY SANAT ÖDÜLÜ YARIŞMASI 2012

Genç ve yetenekli sanatçıların eğitimlerine, kariyerlerine, tanıtımlarına destek olmayı amaçlayan İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi 2012 yılında da devam ediyor.

Büyük ödülü 15.000 TL. olan ve seçilen üç genç sanatçının, kişi başı 5.000 TL. başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan – 12 Mayıs 2012 tarihleri arasında, Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde sanatseverlerle buluşacak. İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’nın seçici kurulunda, Ayşegül Sönmez, Başak Şenova, Can Elgiz, Haşim Nur Gürel, Kaya Özsezgin, Özalp Birol, Nural Denker ve Turgay Ağralı yer alıyor.

Yarışmanın son başvuru tarihi 09 Mart 2012.

2011 yılındaki ilk yarışmada, Elif Aydoğdu Ağatekin, Ozan Gezer, Seçkin Pirim, Seyit Mehmet Buçukoğlu ilk dört sanatçı olarak seçilmiş, bu sanatçıların yapıtları sergilenmiş, Seyit Mehmet Buçukoğlu büyük ödülü, diğer üç genç sanatçı ise başarı ödüllerini kazanmışlardı. Ayrıca, Armağan Ekici, Banu Çolak, Cansu Gürsu, Engin Beyaz, Fulden Aran, Işıl Ulaş, İsmet Yüksel, Kadir Tavaz, Kerem Güman, Müge Ceyhan, Seda Aytar, Sevgi Kesmen ve Soner Çakmak’ın yarışmaya katılan yapıtları, ilk dört sanatçının yapıtlarıyla birlikte, yarışma sergisi kataloğunda yer almışlardı.

T.C. vatandaşı olan ve Türkiye’de oturan 35 yaş altı genç sanatçılar İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’na, resim, heykel, fotoğraf, seramik, video-art, performans, dijital sanat, işitsel sanat gibi çağdaş sanatın birçok alanında ürettikleri ve daha önce başka bir yarışmaya katılmamış ve sergilenmemiş tek bir yapıtla katılabilecekler.

Büyük ödülü 15.000 TL olan ve seçilen üç genç sanatçının da, kişi başı 5.000 TL başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan 2012 tarihinde Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki, Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde açılacak ve 12 Mart 2012 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Adaylar, yarışma şartnamesi ve diğer detayları   öğrenmek için lütfen Tıklayınız

3-  NARDİS GENÇ CAZ VOKAL YARIŞMASI 2012

Nardis Genç Vokal Yarışması, Türkiye’nin her köşesinden caz müziğine gönül vermiş genç yeteneklerin uluslararası caz platformlarına taşınmasını hedefliyor. Nardis Genç Caz Vokal Yarışması, hem caz vokallerine sahnesini açıyor, hem de Türkiye’de caz müziğinin ve bilincinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Geçen yıllarda Nardis’in yarışmasına katılan genç yetenekler, başarılarını, Avrupa ve ABD’nin saygın müzik okullarından eğitim bursu kazanarak ve çeşitli festivallerde önemli ödüller alarak pekiştirdi.

Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nın amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan genç vokalistlerin seslerini yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da duyurmalarına destek olmaktır. Ülkemizin renkli kimliğini sanatçılarıyla festivallerde yansıttığı gibi, genç yetenekler aracılığıyla yarışmalarda sergilemesine önem veriyoruz. Tüm sanat dallarında olduğu gibi müzikte de gerçek anlamda bir yarışmanın olmadığına inanıyoruz. Yarışmalarda derece alanlar bu işi en iyi yapanlar olmadığı gibi, diğerleri de kötü olarak nitelendirilemez. Ancak bazı durumlarda bir kişinin diğerlerini de temsil etmek üzere seçilmesi gerekir. Onun için NARDIS olarak bu organizasyona “yarışma” adını istemeyerek veriyoruz. Bu organizasyonun sonunda “birinci” seçilmeyecek, sadece Litvanya ve Estonya’daki benzer yarışmalara gidecek vokalistler seçilecektir. Bu nedenle 2. veya 3. gibi dereceler olmayacaktır. Bu yarışmada en başarılı bulunan vokalistler Estonya ve Litvanya’da yarışma hakkı ile birlikte bir kişi de Pulawy, Polonya’da Temmuz ayında yapılacak olan International Jazz Workshop’a katılma hakkı kazanacak, uygun bulunan bir diğer katılımcı da Nardis Jazz Club programında yer alıp konser verebilecektir.

AMAÇ VE KONU

Nardis Jazz Club tarafından düzenlenen “Genç Caz Vokal” yarışmasının amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan gençlerin, üniversite öğrencisi genç müzisyenlerin ve müzik öğrencilerinin caz vokal alanında gelişme göstererek seslerini duyurmalarında yardımcı olmak, uluslararası sahnelerde yer almalarını sağlamak, teşvik etmektir.

“Genç Caz” Seçmeleri dahilinde seçilecek olan 2 finalist 7 Mart 2012 tarihinde Nardis Jazz Club’deki seçmeden sonra Litvanya’daki Jazz Voices http://www.jazzvoices.lt/ (12 – 15 Nisan tarihlerindeki) ve Nomme Jazz Festivali kapsamında Mayıs ayındaki “Nomme Jazz Competition 2012 (http://www.nommejazz.ee/index.php?id=195&keel=eng) adlı uluslararası yarışmaya katılacaktırlar.

SEÇİM

“Genç Caz Vokal” Seçmelerine katılacak müzisyenler bu şartnamede belirtildiği şekilde Nardis Jazz Club’a başvurmaları gereklidir. Değerlendirmeler bu başvurular üzerinden iki aşamalı bir seçim sonucunda yapılacaktır. İlk aşamada gönderilen başvurular arasından seçici kurul tarafından belirlenenler, ikinci aşamadaki performans secmelerine çağırılacaktır. Halka açık olarak yapılacak ve adayların canlı performanslarından oluşan değerlendirme konseri sonrasında seçici kurul tarafından başarılı bulunan şarkıcılar Nisan ayında Klaipeda’daki ve Mayıs ayında Nomme’deki yarışmalara katılmaya hak kazanacaktırlar.

SEÇMELERE KATILMA KOŞULLARI

Müzisyenlerin 1 Ocak 2012 tarihi itibari ile 35 yaşından büyük olmamaları,

Adayların Türk vatandaşı olması,

Başvuru dosyalarının ve demo kayıtlarının en geç 20 Şubat 2012, Salı günü saat 17.00’ye kadar Nardis Jazz Club’a posta, kurye veya elden teslim yolu ile iletilmesi gerekmektedir. (Adres bilgileri aşağıda verilmiştir)

Adayların başvuru dosyasında;

Demo CD

[Bu demoda caz olarak nitelendirilebilecek 3 değişik stilde (swing, latin, blues, funk vb) parçaya yer verilecektir.]

Kısa özgeçmiş bulunmalıdır.

Başvuruda bulunan tüm adaylar bu şartnamedeki hükümleri bütünüyle kabul etmiş sayılırlar. Gönderilen başvuru dosyaları ve demo kayıtları iade edilmeyecektir.

SUNULACAK DEMOLARDA ARANAN NİTELİKLER

Seçmelerde sadece klasik / çağdaş caz ve alt disiplinleri, blues, blues ve caz etkileşimli güncel türler (örneğin; caz-fusion, caz-rock, caz funk, soul, acid-caz, latin caz, pop-caz, groove, electronic caz, urban, r&b, caz-blues v.b.) alanındaki başvurular değerlendirilecektir. Caz ve türevleri dışında kalan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

Demolar, ön elemeler ve finalde seslendirilecek repertuvar, adayların kendi özgün besteleri veya mevcut eserlerin yeniden yorumlamalarından oluşabilir.

Sunulacak demonun MP3 formatında olması şarttır.

Demo kayıtları 3 parçadan oluşmalıdır.

Demoların değerlendirilmesinde kayıt kalitesi bir seçme kriteri olmadigi icin kayitlarin profesyonel bir stüdyoda yapılması şart değildir. Çalınan eserlerin ve enstrümanların anlaşılabilir seviyede duyulması yeterli olacaktır.

SEÇİCİ KURUL

Değerlendirmeyi yapacak Seçici Kurul üyeleri:

Ahmet Yeşiltepe, NTV Radyo

Alexandra Ivanoff, Müzisyen, Yazar

Bülent Denli, Yazar

Cem Tuncer; Müzisyen, Jazz Dergisi Yazarı

Emin Fındıkoğlu, Müzisyen

Hakan Tüfekçi, NTV Radio Programcısı

Neşet Ruacan, Müzisyen

Önder Focan, Müzisyen

Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesi

Sibel Köse, Müzisyen

Sevin Okyay, NTV Radyo

Nardis Jazz Club, herhangi bir Seçici Kurul üyesinin üyelikten vazgeçmesi veya kurul faaliyetlerine katılamaması halinde seçeceği başka bir kişiyi seçici kurul üyesi olarak atayabilir.

DEĞERLENDİRME

Başvuru son tarih 20 Şubat 2012 Salı günüdür.

20 Şubat’a kadar başvurularını yapmış olan müzisyen ve toplulukların demo kayıtları Seçici Kurul tarafından 1 Mart 2012 Salı gününe kadar dinlenecek ve seçici kurul üyelerinin her bir grup için yapacağı değerlendirmenin ortalaması alınarak en başarılı bulunan on başvuru değerlendirme konserine çağırılacaktır. Bu çağrı ile ilgili açıklama Nardis’in web sitesinden yayınlanacak ve ilgili katılımcılara doğrudan bildirilecektir.

Değerlendirme konseri, 7Mart 2012 Çarşamba günü Nardis Jazz Club’da dinleyicilere açık olarak gerçekleştirilecektir. Değerlendirme konserine çağırılan vokalistler kulübün belirleyeceği trio eşliğinde kendi sectikleri iki parçayı dinleyiciler ve seçici kurul önünde seslendireceklerdir. Sahne alma sırası kura ile belirlenecektir.

Değerlendirme konserini takiben seçici kurul “Genç Caz Vokal” konserlerine katılmaya hak kazanan finalistleri seçecek ve açıklayacaktır.

KONSERLER

Yukarıda belirtilen sürecin sonuda seçilen vokalist Litvanya’daki Jazz Voices adlı yarışmaya katılmaya hak kazanacaktır. Jüri tarafından değerlendirmeye girecek bir kişi de Polonya’daki Pulawy’deki workshop’lara katılamaya hak kazanacaktır. Yarışmaclarınının tüm yol ve konaklama masrafları NTV Radyo ve Nardis Jazz Club tarafından karşılanacaktır. Pasaport ve vize işlemleri katılımcıya aittir.

TEKNİK İHTİYAÇLAR

Vokalistlere yarışma öncesi belirlenecek bir saatte Nardis’te kendilerine çalacak grup ile prova yapma imkanı sağlanacaktır.

İstanbul dışından katılacak olanlar ulaşım ve konaklama masraflarından kendileri sorumludurlar.

İletişim Bilgileri

Nardis Jazz Club

Kuledibi Sokak No. 14 Galata / İstanbul  detaylar için lütfen tıklayınız. detay için :  [email protected]

4-  MİLLER MUSİC FACTORY MÜZİK YARIŞMASI 2012

Müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin vazgeçilmez markası Miller tarafından bu yıl 8.si düzenlenecek olan Miller Music Factory’ye (MMF) başvurular 10 Şubat’a kadar devam ediyor! Miller’ın yeni yıldızları keşfetmek ve sesini duyurmak isteyen yeteneklere destek olmak amacıyla düzenlediği müzik yarışmasına başvurular www.millermusicfactory.com internet sitesi üzerinden yapılıyor.

Miller, Türkiye’de bira sektörüne girdiği 2000 yılından bu yana müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin yanında yeralıyor. Miller Music Factory yarışması ile de müziğe gönül vermiş yetenekleri 8 senedir arıyor, buluyor ve destekliyor. Yarışma; yeteneğine inanan, fakat bu alanda kendilerini gösterebilecek platform bulamayan taze yetenekler için eşsiz bir fırsat. Her yıl rekor sayıda başvuru ile dikkat çeken Miller Music Factory, araştırmalarda genç yeteneklerin “En çok güvendiği yarışma” olarak tanımlanıyor. Bunun yanı sıra Miller Music Factory’ye katıldıktan sonra yıldızı parlayan isimler arasında 2006 yılı birincisi “Bedük”, 2007 yılı birincisi “Mustafa Keçeli”, 2008 yılı birincilerinden Multitap grubunun solisti “Selim Siyami Sümer” ve “DJ Junior” da bulunuyor.

Katılan binlerce aday arasından özel jüri tarafından seçilecek isimler finalist olarak belirleniyor. Finale kalan adaylar her kategoride alanında isim yapmış profesyoneller, sanatçılar ve jüri üyelerinden oluşan workshop’lara katılma hakkı kazanırken, aynı zamanda profesyonel danışmanlık desteği alma imkanı da buluyor. Ünlü prodüktör Chew Fu’nun da eğitim vereceği workshopların ardından ise final gecesinde yapılan halk oylaması sonucunda kazanan ilk üç isim belirleniyor. Buna göre ilk 3’e giren yarışmacıların ödülleri ise şöyle;

MMF Birincisi: Profesyonel stüdyoda 3 adet parça kaydı

MMF İkincisi: Profesyonel stüdyoda 2 adet parça kaydı

MMF Üçüncüsü: Profesyonel stüdyoda 1 adet parça kaydı

Jüri Özel Ödülü: Miller Music Tour West’e katılım şansı

Katılım şartları:

Yarışmaya katılmak isteyen 18 yaş üstü yetenekler, www.millermusicfactory.com ’dan başvuru formunu dolduracak ve aday parçayı siteye yükleyecek. Jürinin yapacağı titiz değerlendirmeler ve halk oylaması sonucunda kazananlar 10 Mart 2012’de gerçekleşecek Miller Music Factory final gecesinde açıklanacak.

Yarışma Jürisi:

Prodüktör DJ Murat Uncuoğlu, Prodüktör Hakan Kurşun, Ses Mühendisi ve Prodüktör Alp Turaç, Vokalist Elif Çağlar, Müzisyen Mabel Matiz, Dinamo FM’den Muzo Berberoğlu, Blog Yazarı Hayalsu Altınordu, Hip-hop Life Portal Editörü Ulaş Demiröz, Bant Dergisi Genel Yönetmeni Aylin Güngör ve Müzik Yazarı Eleştirmen Murat Beşer.

Chew Fu Kimdir?

Chew Fu, Lady Gaga’dan, Rihanna’ya, Alicia Keys’den Justin Timberlake’e uzanan geniş bir sanatçı kadrosu ile çalışmalar yürütmüş olan New York’lu mega-prodüktör, özgün şovlarıyla dikkat çeken sıra dışı bir DJ. Dans dünyasının önde gelen isimleri Chew Fu’yu, 2011 yılının en iyi remiksçisi olarak görüyor. Miller Music Factory için İstanbul’a gelecek olan Chew Fu finale kalan adaylara özel workshop verecek, 10 Mart gecesi gerçekleşecek final gecesinde jüri üyesi olarak yarışmacıları değerlendirecek ve aynı gece çok özel bir gösteriyle sahne alacak.

Detaylı bilgi için:

Bilgi için: Yasemin ENER / İnci ŞİRİN

PRO İletişim Danışmanlığı – 0 212 292 25 80  Yarışma için deyatlı bilgi alabileceğiniz e-mail adresleri:  [email protected] / [email protected]

 

 

13 Ocak 2012/66 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/01/şan4.jpg 300 201 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-01-13 15:50:262012-03-02 20:18:492012 yılında düzenlenecek bir kaç Müzik Yarışması
Sanat Haberleri

Van Depremi İçin Rock Zamanı!

Van depreminde zarar görenlere yardım amacıyla düzenlenecek olan konsere…

 Rock sanatçıları ve grupları Van’a yardım konseri için biraraya geliyor.

Rock müzisyenleri, Van’daki depremzedelere yardım amacıyla 30 Ekim’de Maçka’daki Küçükçiftlik Park’ta konser verecek.
Yapılan açıklamaya göre rock müzisyenleri, Van’da meydana gelen ve çok sayıda yurttaşın hayatını kaybettiği ve birçoğunun da evsiz kaldığı deprem için bir araya geldi.

Yüzlerce sanatçı, gönüllü ve kurumun koşulsuz ve ücret almadan katılımıyla gerçekleşecek “Van için rock” toplu konseri, 30 Ekim pazar günü Maçka Küçükçiftlik Park’ta yapılacak.

“Biz müzisyenler olarak, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız olduğu bu ortamda, en iyi yaptığımızı düşündüğümüz şeyle yani ürettiğimiz müziği arkamıza alarak Van’a destek için bir araya geliyoruz” diyerek bir araya gelen rock müzik sanatçılarının konseri, Dream TV’den canlı yayınlanacak.

Konserin geliri, Türk Kızılay’ı vasıtasıyla Van’daki depremzedeler için kullanılacak.
Konserde 4×4, Aslı, Aylin Aslım, Aydilge, Ayşe Saran-Murder King, Barlas, Can Bonomo, Cem Köksal, Çilekeş, Demirhan Baylan, Demir Demirkan, Dilemma, Duman, Direc-t, Emre Aydın, Ete Kurttekin, Feridun Düzağaç, Foma, Gece, Gece Yolcuları, Gripin, Haluk Levent, Kurban, Mabel Matiz, Malt, Marsis, Melis Danişmend, Model, Moğollar, Mor ve Ötesi, Multitap, Ogün Sanlısoy, Özge Fışkın, Öztürk, Pamela, Redd, Şebnem Ferah, TNK, Yüksek Sadakat sahne alacak.
Konserin 20 lira olan biletleri, Biletix aracılığıyla satışa sunuldu.

NEREDE: Maçka Küçükçiftlik Park
NE ZAMAN: 30 Ekim 2011 Pazar / Saat: 12.00 – 23.30 / Kapı Açılış Saati: 10.00
NE KADAR: 20 TL

Kyn: http://www.facebook.com/Sanatvekultur / ve  Tuncay Kiraç

 

25 Ekim 2011/6 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-10-25 12:53:222011-10-25 13:12:38Van Depremi İçin Rock Zamanı!
Sanat Haberleri

% 50 indirimle Tiyatro izlemeniz için Nar Sanat size destek oluyor !

Sanat ve sizin için çalışıyoruz!

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği girişimi ile M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrenci ve velileri ve Sağlık Ordusu üyeleri ile Tüm Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği üyelerine, Bakırköy Büyülü Sahne de oynanacak olan “ Ömürsün Doktor ” adlı oyun % 50 İNDİRİMLİ.

Yapmanız gereken tek şey ekteki 4 kuruma ait logonun çıktısını almak veya Nar Sanat Kitap ayraçlarından biri ile gişeye gitmek.

Yer : Bakırköy Büyülü Sahne (Eski 74 Sineması) Tel : 0212 572 0 444

Tarih : 30 Ekim 2011 Pazar

Saat : 18:00

OYUNDAN :     ÖMÜRSÜN DOKTOR

Öyküler: Anton ÇEHOV

Kurgulayan – Yöneten: Kubilay ZERENER

Oynayanlar: Levent Ünsal, Somer Karvan, Rüzgâr Aksoy, Kerim Yağcı, Nejmi Aykar, Gümeç Alpay, Sedanur Özgün

Anton Çehov, yaşadıklarını ve öykülerini büyük bir samimiyetle seyircisiyle paylaşıyor… Değişik öykülerde, Çehov’un hayatın içinden çıkmış renkli karakterleri eşliğinde yapılan keyifli bir tiyatro yolculuğu… Birbirinden güzel müzikler eşliğinde sergilenen, son derece sıcak ve duygusal bir komedi şöleni… Olaylar Rusya’da mı geçiyor, yoksa Türkiye’de mi? İyi bir yazarın elinden çıkmış iyi bir öykü, yer ve zaman tanımaz. Rusya’da da geçebilir, Türkiye’de de! Çehov’un öyküleri hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı nitekim…

 


20 Ekim 2011/6 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 0 0 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2011-10-20 15:24:452011-10-31 15:08:20% 50 indirimle Tiyatro izlemeniz için Nar Sanat size destek oluyor !
Page 2 of 212

Şunun için etiket arşivi: Gönül

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön