Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: eğitim

Sanat Haberleri

Konfüçyus’a ait Aforizmalar

Aforizmalar devam ediyoruz. Sıra uzakdoğudan Konfüçyus’a ait aforizmalarda…

konfucyus

*    Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner.
*    Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.
*    Ağaç yaşken eğilir.
*    Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir; istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir.
*    Aşk, dört nala giden at gibidir, ne dizginden anlar, ne söz dinler.
*    Aç midenin cezasını yorgun ayaklar çeker.
*    Asıl bilgi insanın cehaletini tanımasında yatar.
*    Akıllı insan kimseyle yarışmaz, böylece kimse onunla yarışamaz.
*    Adalet devletin hazinesidir.
*    Az konuşmaktan pek az, çok konuşmaktan sık sık pişman olunur.
*    Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
*    Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.
*    Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Öğretmeyi seviyorum ve öğrenmeye çalışıyorum.
*    Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret.
*    Bir milleti tutsak etmek isterseniz, onun müziğini çürütün.
*    Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.
*    Bir şeyin haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir.
*    Bir ülkede adaletin varlığı kişinin kendini özgürce ifade etmesinden anlaşılır. Bir ülkede adaletsizliğin varlığı ise kişilerin başına buyruk davranışından anlaşılır. İyi insanlar sorunları önlemek için çaba sarf ederler.
*    Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.
*    Çizik olmayan bir çakıl taşı, çizik bir elmastan daha iyidir.
*    Devlet düzen içinde yönetildiğinde ancak dünyada barış tesis edilebilir.
*    Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım.
*    Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.
*    Derin olan kuyu değil,kısa olan iptir.
*    Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır.
*    Durmadığınız sürece yavaş ilerlemeniz önemli değildir.
*    Efendi adam, kendisinden çok şey, başkalarından az şey bekler.
*    Eğitimli insanlar adaleti ilke edinir ve onu düzenli bir biçimde yürütür; onu alçak gönüllülükle kurar ve sadakatla gerçekleştirir.
*    Eğitimli insanlar öncelikle adalete değer verir. Eğitimli insanlar adalet olmadan cesaret sahibi olunca asi olurlar. Küçük insanlar adalet olmadan cesaret sahibi olunca haydut olurlar.
*    Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan, verdiği sözü unutmayan, tam insandır.
*    Etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula.
*    Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz.
*    Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler.
*    Güçlü olan, zayıf yanını herkesten iyi bilendir; daha güçlü olan ise zayıf yanına hükmedebilendir.
*    Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.
*    Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insanı daha görmedim.
*    Her şey bir güzelliğe sahiptir fakat bunu herkes görmez.
*    Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.
*    Hiçbir şey eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz.
*    İhtiyatlı insan nadiren hata işler.
*    İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.
*    İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler.
*    İsteyenler bilgilerini genişletmelidirler. Bilgilerini genişletmek isteyenler önce araştırmalıdırlar.
*    İşlerin çabuk yapılmasını istemek, onların düzgün biçimde yapılmasını engeller.
*    İdare etmek dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen yanlış olmaya kimse cesaret edemez.
*    İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.
*    İnsanların umutlarıyla oynama,belki tek sahip oldukları şey odur.
*    İnsanlar ellerine neden silah aldıklarını bilseler o silahları parçalarlar.
*    Karanlığa söveceğine, bir mum yak.
*    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.
*    Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.
*    Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi, başkasına yapmamalıyız.
*    Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir.
*    Küçük avantajların peşinden koşarken büyük başarılardan olabilirsiniz.
*    Küçükler ot gibidir, büyükler ise rüzgar: Rüzgar ne yöne eserse, otlar o yöne eğilir.
*    Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki ne insanları, ne de kelimeleri yitir.
*    Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanin boyu hizasındadır.
*    Müzik gökle toprak arasında bir ahenktir.
*    Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen kişidir.
*    Okudum, unuttum, gördüm, hatırladım, yaptım, öğrendim.
*    Nasıl ki elmas yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşamaz…
*    Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz.
*    Öğrenme ilkesi insanın temiz karakterini ortaya çıkarmak, insanlara yeni yaşam vermek ve nihai iyiye ve doğruya ulaşmak demektir.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin cömertliği sevmek vardır ki aptalca bir saflığa götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin bilmeyi sevmek vardır ki zihinin gereksizce dağılmasına götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin içten olmayı sevmek vardır ki onur kırıcı bir aldırmazlığa götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin dobra olmayı sevmek vardır ki kabalığa götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin açık görüşlü olmayı sevmek vardır ki umarsız bir asiliğe götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin prensip sahibi olmayı sevmek vardır ki mantıksız bir zorlamaya götürür.
*    Örnek insanlar adaleti anlar. Adaleti anlamayan adaletsiz olur.
*    Örnek insanlar yumuşak huyludur ve öfkeden kaçınır.
*    Öğretmek iki kere öğrenmek demektir.
*    Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi? Bildiğin zaman bildiğini anla, bilmediğin zaman ise bilmediğini anla.
*    Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.
*    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
*    Tanrım bana kitap ve çiçekle dolu bir ev ver!
*    Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.
*    Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.

Konfüçyus Kimdir

Konfüçyüs (Çince: Kǒng Fūzǐ, 孔夫子, Latince: Confucius, “Üstad Kong” Çince 孔子, Kǒng Zǐ, Wade-Giles: K’ung-tzǔ) Çinli filozof,eğitimci ve yazar.

MÖ 551 – MÖ 479 tarihleri arasında, Doğu Zhou Hanedanlığı döneminde yaşadığı sanılmaktadır. Kong Qiu (Wade-Giles: K’ung Ch’iu) adı altında, Lu devletinin Qufu şehrinde (günümüzde Shandong eyaleti) doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiştir.

Doğu uygarlığının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilir. Çin geleneklerini derleyip toparlayarak yeni kuşaklara aktarmak isteyen Konfüçyüs, kendisine özgü yöntemleriyle öğretimi halka yaymış ve öğretmenliği bir uğraş haline getirmiş bir düşünürdür. Ancak adı filozoflar, devlet adamları, büyük öğretmenler ve ahlakçılar arasında değil, peygamberler arasında zikredilmektedir. Dinler Tarihi araştırmacıları da onun öğretisini bir din olarak kabul etmektedir.

Konfüçyüs kendisini antik dönem krallarının öğretisini aktaran Klasikler’in içerdiği değerleri ve ilkeleri topluma aktarmaktan sorumlu görmüştü. Temel amacı ve ideali “tartışmalardan uzak ve tümüyle uyum içerisinde yaşayan bir toplum ve dünya kurmak”tı.Bu ideale ulaşabilmek için ise, ideal insanı tanımlamak ve onun ortaya çıkmasına yardımcı olmak gerekiyordu. Öğretisinde öteki dünya, tanrı, ruhlar, doğaüstü varlıklar ve benzeri kavramlara ve olgulara yer vermemişti. Çünkü bu alan, onun ilgi alanına girmiyordu.Bu bakımdan Çin’in Sokrates’i olarak kabul edilir. Fikirleri, kendisi tarafından asla yazılı hale getirilmemiş, çoğunluğu birer düşünür ve bilim adamı olarak yetişen öğrencileri tarafından kağıda dökülmüştür

Ölümünden sonra ülkesinde önce prens unvanı ile yüceltilmiş, ondan sonra “Mükemmel Hakim” ve “Taçsız Kral” namıyla kutsanmış ve Çin’de kendi adına tapınaklar inşa edilmiştir. Böylece Konfüçyüs yeni bir din ortaya koymayı düşünmediği halde onun adına mabedler inşa etme geleneği XX. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Konfüçyüs’ün düşüncelerini ve konuşmalarını derleyen “Lun Yu” adlı ince kitap, kutsal kitap olarak kabul görmüştür.

İsminin tarihçesi

Asıl adı Qui, soyadı Kong, lakabı ise Zhonngni’dir. Çin’de Kong-Fuzi (孔夫子, Kǒng Fū Zǐ)veya Kung-Fu-Tzu adıyla tanındı.[3] Fuzi, “üstad, bilge, öğretmen, filozof” anlamlarına gelir. İsminin anlamı “Bilge-Filozof Kong”’dur.

Konfüçyüs isminin Batı dillerindeki karşılığı olan “Confucius”, Kong-Fuzi’nin Latince şeklidir.İsmin sonundaki “-us” parçasının kaynağı, yazıtlarının ilk başta Cizvitler tarafından Latince’ye çevrilmesiyle ilgilidir. Böylece “Kǒng Fū Zǐ“, “Konfüçyüs“‘e dönüşmüştür.[kaynak belirtilmeli]

Kong ailesi günümüzde hala çınar ailesi olmakta ve dünyanın tarihçe kanıtlanmış en eski ailelerinden biri sayılmaktadır. Kong ailesinin 75. nesil üyesi bugün Tayvan’da turan çınar olarak yaşamaktadır. Qufu şehrinde yaşayan diğer bir ailenin de yine Konfüçyüs soyağacına dayandığı bilinmektedir. Soyağacının çok eskiye dayanmasından ötürü, binlerce ailenin çınar ailesine bağlı olması mümkün sayılır. Günümüzde halen daha Kong ailesi fertleri, tapınak görünümlü malikanelerindeki kabristana defnedilmektedir.

Hayatı

M.Ö. 27 Ağustos 551 tarihinde, Kuzey Çin’in şimdiki Shandong eyaletinin Lu şehrinde, Kong ailesinden Shu-Liang He’nin oğlu olarak dünyaya geldiği düşünülür. Kaynaklarda soyu ve gençliği ile ilgili çeşitli rivayetler ve anlatımlar bulunmaktadır. Bir rivayete göre fakir, fakat saygın bir aristokrat aileden gelmekteydi. Babasını henüz üç yaşında iken kaybetti

Bilge bir aileye mensup olan annesinden yazı yazmayı öğrendi. On üç yaşına geldiğinde dedesinin yanına gönderildi; altı yıl süreyle dedesinden özel eğitim alarak altı marifet (sanat-hüner) diye adlandırılan, töre (tarihi gelenek ve görenekler), müzik, ok ve yay kullanma, araba sürme, yazı yazma ve hesap yapmayı öğrendi. Altı yılın sonunda dedesi, MÖ 529 yılında ise annesi vefat etti. Konfüçyüs, yaşadığı beyliğin kuralları gereği üç yıl annesinin yasını tuttu.

MÖ 532–502 yılları arasında belli aralıklarla Lu derebeyliğinde çeşitli görevlerde bulundu. Başlangıçta küçük memuriyetlerde bulundu. 19 yaşında iken Song beyliği seyahati sırasında tanıştığı Jī Guān Shì (丌官氏) ile evlendi, bir yıl sonra bir oğlu dünyaya geldi. Daha sonra iki kız çocuğu olmuş, birisi çok küçükken hayatını kaybetmiştir.

M.Ö. 522’de bir okul açtı ve öğrenci yetiştirmeye başladı. Hedefi yeni görüşler ortaya koymak değil eskilerin hikmetli sözlerini aktarmaktı. Çocukluk çağlarından itibaren önceki dönem hanedanlık tarihi, yönetim şekli, sosyal ve kültürel yaşam gibi konularda araştırma yapmış ve ideallerinde yer alan dönemi Batı Zhou Hanedanlığı olarak belirlemişti. Toplumsal düzenin yeniden sağlanması için siyasal ve sosyal anlamda reform gerçekleştirilmesi gerektiğini savunmaktaydı. Fikirlerini hayata geçirmek amacıyla, ülkedeki beyliklere mensup bir yöneticinin yanında görev almayı arzu etmekteydi.

konfüçyus_mezarlığıM.Ö. 518’de günümüzde Henan eyaletinin Luo Yang kenti olan şehre gitti; tarih ve müzik üzerine çalıştı. Taoizmin kurucusu kabul edilenLaozi ile buluştu. Bu görüşme onun düşünce dünyasına yön vermesi bakımından önemlidir. Laozi ile buluşmasından sonra Lu Beyliği’ne geri dönerek araştırma yapmaya ve öğrenci yetiştirmeye devam etti. İki sene sonra öğrencileri ile birlikte iç savaştan kaçarak komşu devlet Qi’ye sığındı. Qi halkı üzerinde etkili ve güçlü izler bıraktı ancak soylularla çatışma yaşadığı için iki sene sonra doğduğu topraklar olan Lu Beyliği’ne döndü. On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.

51 yaşında iken beyliğin kuzeybatısında küçük bir yerleşim yeri olan Zhōng Dū (中都) bölgesi temsilcisi olarak görevlendirildi. Bu görevindeki başarıları nedeniyle M.Ö. 500 yılında Lu Beyi tarafından “vezir vekili” görevine terfi ettirildi. Fikirlerini hayata geçirmek üzere Lu Beyliği idari sistemi ve toplum yapısında önemli değişiklikler yaptı. Cinsiyet ve sınıf farkı gözetmeksizin herkesin eğitim almasının önünü açtı. Soyluların yetkilerini sınırladı. Lu beyinin zevke ve sefaya dalması üzerine M.Ö. 497’de görevinden ayrıldı. On dört yıl boyunca ülkeyi dolaşıp düşüncelerini anlattı. Hiçbir yerde düşüncelerini gerçekleştirmek için uygun konuma gelmeyi başaramadı ancak çok sayıda yeni öğrenci kazandı. Gezdiği toprakların tarihsel sürecini, yaşam koşullarını ve gelenek yapısını öğrenerek düşünce dünyasını zenginleştirdi.
M.Ö. 484’te eşini kaybeden Konfüçyüs, Lu’ya döndü. Peşpeşe oğlunu, en sevdiği öğrencilerinden Yan Hui’yi ve Zǐ Lù’yu kaybetti. Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi’nin başlamıştı. Konfüçyüs, tek eseri olan Bahar ve Güz’ü yazdı. M.Ö. 479’da ağır bir hastalığa yakalanıp vefat etti. Naaşı Qu Fu kenti kuzey yakasında yer alan Sa Shui Nehri kıyısına defnedilmiş ve öğrencileri mezarı başında bir kulübe inşa ederek üç yıl boyunca yasını tutmuştur. Mezarı halen ziyarete açıktır.

Etkileri

Konfüçüs’ün etkisi, öğrencileri ve takipçileri sayesinde ölümünden kısa süre sonra görülmeye başlandı. Takipçilerinden Mensiyüs ile Hsun Tzu, Konfüçyüsçü düşünceye kendi fikirlerini, kendi vurgularını da katarak, seçkinlerin eğiticisi oldular. Kısa ömürlü Ch’in hanedanlığı döneminde (MÖ. 221-MÖ205) Konfüçyüs ve ekolü yok sayıldı. fal, tıp ve tarım kitapları dışındaki kitapların yakıldığı bu dönemde Lun Yu da yakılan kitaplar arasındaydı. Ancak geçici bir unutuluştan sonra hükümdarlar Konfüçyus’un kuramının, feodal toplumun istikrarı için çok yararlı olduğunun farkına vararak, Konfüçyusçuluğa devletin yasal öğreti ideolojisi konumunu tanıdılar.

Han Hanedanı zamanında Konfüçyüs’ü tanrılaştırma teşebbüsleri bile olmuştur. Konfüçyüs yeni bir din ortaya koymayı düşünmediği halde Lu’nun prensi onun adına bir mabet inşa ettirdi ve ona kurbanlar sunulmaya başlandı. Mezarı bir ziyaret yeri oldu. M.Ö 125’te ona, imparatorlara verilen şeref ve paye verilmiş; M.S.1’de “Dük” adı verilmiş; 492’de kendisine, “Saygı değer Ni, iyi yetişmiş Bilge” ünvanıyla hitap edilmiştir. İmparator Yuan Tsung (M.S.713-776), ona “İyi Yetişmiş Bilge Kral” ünvanını verdi. Cheng Tsung (1068-1086) onu, “imparator” ünvanına yükselttir. 1308’de “Kusursuz Büyük İnsan ve En Büyük Bilge” ünvanına layık görüldü. Konfüçyüs’e saygı o kadar aşırılaştırıldı ki 1382’de imparator, Konfüçyüs’ün tasvirlerinin tapınaklarda bulundurulmasını yasaklamak zorunda kaldı. Bununla beraber Çin geleneğine uyularak yine de onun ve dört büyük öğrencisinin ata tabletleri şeref köşesinde bulunduruldu.

Nihayet 1906’da İmparatoriçe Dowager, Gök’e sunulan kurbanların aynısının Konfüçyüs’e de sunulacağına dair ferman yayınladı; Konfüçyüsçülük Çin’in resmi ve milli dini haline getirildi. 1912’ye kadar imparator onun şerefine, ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere, yılda iki defa kurban sunmaya devam etti. Çin’de 1313’ten 1905’e kadar sürdürülen devlet görevliliği sınavları Konfüçyüs’ün “Dört Kitap” diye bilinen yapıtlarını okumayı gerektirmiştir.

Konfüçyüs düşüncesini 1583’te Pekin’e yerleşen Cizvit misyonerleri tarafından batıya aktarıldı.

1934’te Konfüçyüs’ün doğum günü olan 27 Ağustos milli tatil günü olarak ilan edildi. 1949’da kurulan Halk Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında çok eleştirilse de Konfüçyüsçülüğün etkisi devam etti.

Eserleri

confucius

Konfüçyüs, öğrencileri ile birlikte geçmiş Çin filozof ve bilginlerinin yazılarını bir araya getirmeye çalışmış; onların çabası sonucu “Beş Klasik (Wou King)” ve “Dört Kitap (Se Chou)” adı verilen koleksiyon ortaya çıkmıştır. Konfüçyüsçülüğün kutsal metinlerini oluşturan iki koleksiyon mevcut şeklini Chu Hsi (1130-1200) yönetimindeki Sung hânedanlığı zamanında almıştır.

Ayrıca Konfüçyus’un düşüncesi ve konuşmaları “Lun Yu” (Konuşmalar) adlı ince bir kitapta derlenmiştir. Kitaba, Konfüçyus’un konuşmalarından alıntılar ve öğrencileriyle yaptığı diyaloglar alındı. Çin’de bu kitap kutsal kitap olarak kabul edilmiştir.

Öğretisi

Konfüçyüs bir din kurucusu, ya da bir reformcu olarak ortaya çıkmamış, bozulmuş ve yıkılmak üzere bulduğu Kadim Çin dinini canlandırmaya çalışmıştır. Misyonunu, “Ben eskiye inanan biriyim; bir kurucu değil bir aktarıcıyım.” sözleri ile tarif etmiştir. Bütün eski Çin metinlerini gözden geçirmiş, daha önceki Çin filozof ve düşünürlerinin yazılarını derleyerek yorumlamıştır. Ona büyük bağlılık gösteren ve ondan edebiyat, tarih, felsefe-ahlak öğrenen öğrencileri, ölümünden sonra onun sözlerini ve görüşlerini toplamışlardır. Öğretisi, değişik zamanlarda farklı nitelikte felsefi ve dini bir kimlik kazanıp ahlaki-siyasi bir öğreti olarak öne çıkmıştır.

Konfüçyüs öğretisinin ilgi alanı sadece insan ve insan-toplum ilişkilerini kapsar. Bu sistemin temelinde, insanın yaratılıştan iyi olduğuna itimat yatar. Konfüçyüs’ün kendi ve öğrencileriyle yaptığı konuşmaları toplayan Lun Yu (Çince 論語 / 论语, lùn yǔ / lún yǔ), dört temel kavramı içerir:

  • Anaya ve babaya saygı (孝, xiao),
  • İnsancıllık / merhametlilik (仁, ren),
  • Adalet (義, yi),
  • Yazıtlar / ayinler (禮 / 礼, li).

Anaya ve babaya saygı, büyüklere hürmet, ahlak kurallarının başında gelen erdemlerdir. Her insan bu kurallara uygun yaşamayı amaçlamalı ve bunu çevresine, dostça, sevecen, ılımlı, güvenilir, dürüst davranışlarla göstermelidir. Konfüçyüs’e göre, “Yüce” insan olmanın ilk şartı, bu dört erdeme ulaşılması asla mümkün olmasa da, yılmadan gayret göstermektir. Gerceği görmek, çaba gösteren herkes için mümkündür. Bunun aracı da Konfüçyüs’e göre bilgidir. Bilgi sahibi olmak, insanların mevki durumuna göre ayrım yapmadan, herkese açık olmalıdır.

Konfüçyüs’ün öğretisi din değil, eski Wu-dinine dayanan etik felsefedir. Öğretisinde kesin bir hiyerarşi söz konusudur. İnsan ilişkilerinde birbirine itaat etmesi gereken gruplar şunlardır:

  • Vatandaş: Hükümdarına itaat etmeli
  • Genç: Yaşlıya itaat etmeli
  • Kadın: Kocasına itaat etmeli
  • Çocuklar: Ana-babaya itaat etmeli

Bu erdemlere ulaşmanın yolu bilgiden geçer. İnsan, hayatı boyunca, alçak gönüllülüğünü koruyarak, yeni şeyler öğrenmeye çaba göstermelidir.

 Kaynak : [1] ve [2]
16 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/konfucyus.jpg 375 651 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-16 18:54:122015-02-16 19:05:36Konfüçyus’a ait Aforizmalar
Sanat Haberleri

21. Yüzyıl hastalığı: HİKİKOMORİ

Hikikomori, Japonca da “elini, ayağını çekmek” anlamına geliyor. Bu terim Japonya dan yayılmış ve 21. Yüzyılın hastalığı olarak tanımlanıyor.

hikikomori0

Japonlar, geleneksel yaklaşımlarından dolayı, özellikle erkek çocuklarının her türlü hizmetini ayağına kadar getirdikleri için bu hastalık yaygınlaşmış durumda. Dünyada ve Türkiye de de tehlikeli bir seyir izliyor. Erken teşhis edilmeli, en güzeli de Hikikomori ye neden olabilecek durumlar kontrol altına alınmalıdır.

Bu hastalık, her ne kadar teknolojinin yarattığı bir hastalık olarak görülse de temelde başka nedenlere dayanıyor. Kişi, teknoloji ile ilgilenerek kendisini sosyal çevreye kapatıyor. Bilgisayar ekranı ile sanal alemde iletişim kuruyor. Bu iletişim, öyle boyutlara geliyor ki artık kişi tüm temel ihtiyaçlarını odasında karşılıyor. Yemeğini ailesi ile yemiyor, odasında yemek, uyumak dahil tüm ihtiyaçlarını karşılıyor. Hatta, o kadar büyük boyutlara kadar gelebiliyor ki tuvalet ihtiyacını bile odasında giderenler olabiliyor.
Hikikomori hastalığı, büyük oranda erkeklerde ve 15 yaşlarında görülüyor. Bu kişiler, sanal bir dünyada olmanın rahatlığını yaşıyorlar, herşeyi kendi istedikleri şekilde yönetebiliyorlar, karşı çıkan olmuyor. Kişi kendi kendisine yaşıyor, aileden kişilerle bile iletişim kurmak istemiyor. Belki, ayda bir, yakın bir yere,birşey almaya gidiyor. Asosyal olma durumu pek farkedilmiyor. Kişinin kendi tercihi olarak düşünülüyor. Günümüzde, çocuk odalarının içe dönük kullanılması, sadece çocuğa özel olarak düşünülmesi, evlerde ısıtma alanının ve kullanım alanının geniş olması bireyler arasındaki iletişimi ister istemez azaltıyor.

hikikomori hastalığı

Hikikomori hastalığı, başlangıçta bilgisayar, internet düşkünlüğü ya da bağımlılığı olarak tanımlanıyor. Aileler, önceleri, çocuklarının dışarıda kendilerinin bilmediği bir yerde zaman geçireceğine, evde olmalarını tercih ediyorlar. Ancak, durum bakıyorlar ki hikikomori haline gelmiş. Hikikomori, bu tür kişileri tanımlamak anlamında da kullanılıyor, isim olarak ta kullanılıyor.

13-14 yaşlarında başlayan hikikomoride önergenlikte olan erkek çocuklar, odalarında ders çalışıyor diye düşünülmemeli, teknolojik araçların kontrol altında kullanılmasına izin verilmelidir. Bunun yanında çocukların derslerde aşırıya kaçmamaları, günün planlı kullanımı da önemlidir. Kız çocuklar da dikkatle izlenmeli, iletişim sağlıklı şekilde devam etmelidir.

Bilgisayarlar, ortak kullanım alanında, örneğin, salonda kullanılmalı, aileler kendilerini teknolojik alanda geliştirmeye önem vermeli ki takip edebilsinler; çocuklar, odalarında ders çalışırken, tamamen kontrolsüz bırakılmamalı, mümkünse oda kapısı kapatılmamalı, çocuğun odasına zaman zaman girerek, aileden kopuk bir durum yaratılmamalıdır.

Altta yatan nedenin iyi gitmeyen gönül ilişkileri de olabileceği düşünülerek, çocuk ve gençler aile desteğinden yoksun bırakılıp, kendi içlerine kapanmalarına neden olabilecek durumlar yaratılmaktan kaçınılmalıdır. Gence kendini iyi ifade edebilecek ortam evde her zaman için sağlanmış olmalıdır. Çocuk ve gençler, sosyal ilişkilere yönlendirilmeli, açık hava oyunlarına ve arkadaşlık ilişkilerine ortam hazırlanmalıdır. Bilgisayar ve internet, oyun ağırlıklı değil; gerçek ihtiyaca yönelik olarak kullanılmalıdır. Burada anne- babanın örnek olduğunu da belirtmeden geçemeyiz.

Kaybedilmiş kuşaklar yaratmak istemiyorsak elimizde ve evimizdeki tehlikenin farkına varmalı, geç kalmadan önlemlerimizi almalı. Aileler, olabildiğince sabah kahvaltılarında ve akşam yemeklerinde bir arada olmalı, aile bireyleri günü, konuşarak değerlendirebilmelidir. Herkes günü nasıl geçirdiğini anlatabilmelidir. Çocuk ve gençler, daha çok dinlenmeli, etkin dinleme yapılmalıdır.

Çocukların eğitiminde, otokontrol sahibi olabilmeleri amaçlanmalıdır. Teknolojik araçların en verimli şekilde nasıl kullanılabileceği, zamanın ne kadar önemli olduğu üzerinde durularak, bilgiler tartışılmalıdır. Aile ile çocuk-genç arasındaki bağlar kuvvetlendirilmeli, ortak paylaşımlar çoğaltılmalıdır.

Öznur SİMAV-Pedagog

Kaynak :[–]

16 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/hikikomori0.jpg 363 640 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-16 16:05:452015-02-16 18:55:5321. Yüzyıl hastalığı: HİKİKOMORİ
Sanat Haberleri

NAR SANAT ÖĞRENCİLERİ YARIN TRT1 EKRANLARINDA

Nar Sanat eğitim kursu öğrencileri yarın (03.02.2015) saat 11:25’de TRT1 televizyonunda sunucu Esra Harmanda tarafından sunulanİyi Fikir” adlı programda yer alacak.

trt1_yeni_logo

 

İyi Fikir programı yapımcıları tarafından TRT stüdyosuna davet edilen küçük bale öğrencilerimiz gösterileri ile üstatlarına taş çıkartacak küçük bağlama öğrencimiz ve şan öğrencimiz türkü ve şarkı dinletileri ile programa neşe katacaklar.

Trt1-İyi-Fikir-ProgramıBu etkinliğe öğrencilerimizi hazırlayan Nar Sanat Eğitim Kursu Bale Öğretmenlerimizden Anna ALTUNOĞLU’na, Bağlama Öğretmenlerimizden Murat HASGÜN’e, Ses ve Şan Öğretmenlerimizden Erkan BAŞA’ya yetiştirdikleri öğrenciler ve çabaları için teşekkür ederiz.

Ve elbette tüm öğrencilerimize ve velilerine de teşekkürü borç biliriz.

PROGRAMA KATILACAK BALE ÖĞRENCİLERİMİZ:

Asya SEVİNÇ

Berra Ecem ÖZTÜRK

Ezgi KIZILAY

Muhterem Eylem YÜKSEL

Nilsa Dide COŞAN

Sıla KARTAL

Sude SARIÇOĞLU

Zeynep Ece SAYAN

PROGRAMA KATILACAK BAĞLAMA ÖĞRENCİMİZ:

Caner BAHADIR

ŞAN ÖĞRENCİMİZ

Rüya YILDIZ

 

 

 

 

02 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/trt1_yeni_logo.jpg 250 610 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-02 20:31:522015-02-08 11:25:08NAR SANAT ÖĞRENCİLERİ YARIN TRT1 EKRANLARINDA
Sanat Haberleri

2014 yılında ençok ne tür kitap okundu?

Uluslararası Yayıncılar Birliği’nin (IPA) 2014 verilerine göre Türkiye dünyanın en büyük 12. yayıncılık sektörü ve üretilen yeni kitap çeşidinde 11. sırada yer alıyor.

kitap satışı

2014 yılında toplam 561.103.770 adet kitap üretildi. Bu kitaplar için 344.405.399 adet bandrol satın alındı. Milli Eğitim Bakanlığı 2014 yılında ilk ve orta öğretim öğrencilerine 216.698.371 adet ücretsiz ders kitabı dağıttı.

Dikkat edilirse üretim daha çok eğitim kitaplarında dolaysıyla “Türkiye kitap basımında eski oranla daha iyi” ya da zaman zaman gazetelerde

“Türkler sanıldığından fazla kitap okuyor” sözü biraz havada kalıyor. Çünkü eğitim kitapları zorunlu olarak ve ders amacıyla alınıp okunuyor oysa sanat, edebiyat, bilim kitaplarındaki  artış daha sınırlı.  Bakınız (Lütfen gazete adlarına tıklayınız) “Zaman” veya “Hürriyet” (Editörün notu)

kitap-okumak
Kitap türlerine göre üretim:

1.    Eğitim kitapları (%71)
2.    Yetişkin kurgu dışı (%11)
3.    İnanç (%9)
4.    Çocuk-ilk gençlik (%5)
5.    Yetişkin kurgu (%3)
6.    Akademik yayınlar (%1)

En fazla kitap üretilen iller:   (Bandrol adetlerine göre)

1.    İstanbul (%59.5)

2.    Ankara (%27.5)

3.    İzmir ()

 

19 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/kitap-okumak.png 493 500 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-19 18:15:072015-01-19 18:15:072014 yılında ençok ne tür kitap okundu?
Sanat Haberleri

Türkiye’nin ilk görme engelliler sergisi devam ediyor.

Seramik sanatçısı Nuray Erden ve Görsev Bilkay’ın İdol Seramik Atölyesi İzmir’den İstanbul’a geldi. Türkiye de ilk kez geçtiğimiz yıl Haziran ayında İzmir’de açılan bu özel seramik sergisi Beyaz Baston Görme Engelliler Haftasında bu kez İstanbul’da bir ilke imza attı.

gorme-engeller-sergisi

Tüm İdol sanatçılarının eserlerinden oluşan Seramik Sergisi Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı Derneği (TÜRGÖK ) yararına Gayrettepe Rotary Kulübü ve Rotary 2420 Bölge 4. Grup Kulüpler tarafından düzenlendi.

Sergiye katılımın yoğun olması dikkat çekerken, görme özürlülerin seramiklere elleriyle temas ederek eserleri incelemeleri çok özel görüntüler oluşmasına sebep oldu. Sergiye gelen görme özürlüler, sergilenen eserleri elleriyle tanırken, her eser ile ilgili bilgiyi ses kaydından dinleyerek ve kabartma Braille alfabesiyle yazılan tanıtım levhalarından öğrenebilme fırsatı buldular. Ayrıca seramik sanatçılarıyla tanışma ve görüşme olanağına da sahip oldular.

Sergi geliri “Görme Özürlüler Kitaplığı”’na

Serginin geliri Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı Derneği’ne bağışlanacak. Türkiye’nin ilk ve tek Görme Özürlüler Kitaplığı görme özürlülerin yazılı kaynaklardan yararlanmalarını sağlamak, onların eğitimine ve kültürel gelişimine katkıda bulunmak için 2004 yılında İzmir’de kurulmuştur. Bugüne kadar Türkiye’nin her yerine ve İngiltere Hollanda ve Kıbrıs, Amerika ve Almanya’daki görme özürlülerimize kabartma (Braille) harfleriyle yazılan kitaplar dergiler ve ses kayıtlarını ücretsiz ve iadesiz göndererek hizmet vermektedir. Bugüne kadar 6 bine yakın görme özürlüye hizmet verilmiştir.

Sergi 13-21 Ocak 2015 Saat 11.00 ile 19.00

Beşiktaş Belediyesi

Ortaköy Kültür Merkezi

Kaynak: Cumhuriyet

15 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/gorme-engeller-sergisi.jpg 334 565 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-15 10:35:342015-01-15 18:26:31Türkiye’nin ilk görme engelliler sergisi devam ediyor.
Sanat Haberleri

Çocuk Bale Dersinden Görüntüler

Bale Kursu – Piyano Eşliğinde Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Bale Hazırlık sınıfında öğrencilerimizin çalışmalarından kesitler. (2014 – 2015 Eğitim Dönemi)

11 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/cocuk-bale-dersi.jpg 581 1032 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-11 20:43:072015-01-29 17:15:24Çocuk Bale Dersinden Görüntüler
Sanat Haberleri

Tiyatro izlemeye hazır mısınız? Nar Sanat Tiyatrosu; Ne zaman, Nerede, Hangi oyunları oynayacak?

Geçen yıl “Araf Ne taraf” adlı oyundaki başarısından sonra sezona hızlı başlayan Nar Sanat Tiyatrosu bu yıl hem yetişkinler içim hem de çocuklar için pek çok oyunla sahne alıyor. Bir çok şehir ve sahneyle birlikte İstanbul’da da oynanacak oyunların tarihleri hakkında sıkça gelen telefonlara cevaplamanın yanı sıra, şuan tarihi kesinleşmiş oyunlarımızı sizlere duyurmak istiyoruz.

nar sanat tiyatro logo

 

Aşağıda oyunların tarihi, yeri ve içeriğini hakkında kısa bilgileri bulabilirsiniz . Elbette http://www.narsanattiyatrosu.com sitemizden de tüm oyunları ve mekanlarını takip etmeniz mümkün.

Bunun yanı sıra elbette unutmayın ki 3D  Tiyatroyu farklı bir çalışma tekniğiyle ilk defa Nar Sanat Tiyatrosu sahnede uygulayacak. Farklı bir tiyatro deneyimi yaşamak istiyorsanız ”Sır” oyununu ve elbette diğer oyunlarımızı kaçırmayın.

 

Şuan itibarı ile oynanacak oyunların listesi.

13.01.2015 …. S I R Afife Jale/Ortaköy, Saat ; 17.00
14.01.2015….. İMAM BAYILDI Akadlar Kültür Mrk. Saat ; 20.30
15.01.2015…. YASTIK KAVGASI Afife Jale/Ortaköy Saat; 11.00, .
18.01.2015…. ERİMEKTEN KORKAN BUZ PITIR.. Kozyatağı K.M. Saat; 12.00,

18.01.2015…. KAYIP MASALLAR Kozyatağı Kültür Mrk Saat; 14.00,
21.01.2015…. S I R HALİS KURTÇA Kültür. Mrk. Saat; 17.00,
26.01.2015…. İMAM BAYILDI Kozyatağı Kültür Mrk. Saat; 20.30,
29.01.2015…. YASTIK KAVGASI Halis Kurtça Kültür Mrk. Saat ; 13.00,

29.01.2015…. OYUN DELİSİ Halis Kurtça Kültür Mrk. Saat; 15.00,

01.02.2015…. KAYIP MASALLAR CKM (Caddebostan K.M) Saat; 15.00,

12.02.2015…. İMAM BAYILDI Halis Kurtça Kültür Mrk. Saat; 20.30
23.02.2015…. SIR Halis Kurtça Kültür Mrk. Saat; 17.00

Oyunlarımızın detaylarını aşağıda bululabilirsiniz.

İlk oyunumuz :

13 Ocak 2015 – “Sır” Gençlik Oyunu – Ortaköy Afife Jale Sahnesi

Sır

Nar Sanat Tiyatrosu tarafından hazırlanan Gençlik Oyunu “Sır” Ortaköy Afife Jale’de Sahne alıyor.

Tarih: 13 Ocak 2015

Saat: 17:00

Etkinlik Detayları

Yazan:

Halis Bayraktaroğlu

Yöneten:

Halis Bayraktaroğlu

Oyuncularımız:

Taylan Güner, Bülent Keser, Batuhan Soncul, İrem Mercan, Cumhur Sarı.

Türü:

Melodram 2 Perde.

Oyun Hakkında:

Yaşamları, hayata bakışları ve sahip oldukları imkanlarıyla birbirinin zıttı olan Soner ve Mahirin kimseye söyleyemedikleri bir sırı vardır. Ancak bu sırlarını bir kişi daha bilmektedir.

İlk aşkın duyarlılığı, Arkadaşlık-dostluğun vurgulandığı biraz esprili, biraz gizemli, biraz dramatik biraz da gerilim li bir oyun SIR.. Başka dünyalara duyulan özlem, masum yıllar..

Okulunda başarılı, idealleri olan Sonerin bir gece penceresi tıklatılır, gelen bildiği ama tanımadığı Mahirdir.. Mahir Onu kendisinin gizli yerine götürür ve bir sırrını paylaşır. İstemeyerekte olsa bu Sırrı öğrenen Soner, Mahirle işbirliği yaparak serüvenlerine yol alır.

Dostluğun, arkadaşlığın, Doğayla ilgili duyarlılığın, İlk aşkın, eğitimin öneminin, Ailenin öneminin ve yaşama dair bir çok özelliğin işlendiği Oyunumuzda serüven bir dantela şeklinde işlenmiş seyirci neredeyse her sahnede farklı düşünce ve sürpriz gelişmelere hazırlanmaktadır. Hikayenin dramının arkasından komediye dönülmekte ve seyircinin sıkılması engellenmektedir.

Lise dönemi gençleri için düşünülen oyun aslında genç-yetişkin herkese önemli sorular soran, izlemesi gereken bir oyundur.

Mahir ve Sonerin ortak SIR’ları, acaba onları nerelere savuracak? onları bekleyen sürprizler neler? Melis, Can ve Deli Mehmet bu Sır hakkında ne biliyorlar?

Hep beraber izleyelim sorulara kendimizden pay çıkartarak cevaplar arıyalım mı ?

 İkinci Oyunumuz:

14 Ocak 2015 – İmam Bayıldı – Akatlar Kültür Merkezi

Imam Bayıldı

Nar Sanat Tiyatrosu tarafından hazırlanan Tiyatro Oyunu İmam Bayıldı  Akatlar Kültür Merkezinde Sahne alıyor.

Tarih: 14 Ocak 2015

Saat: 20:30

Oyun Hakkında

Yazan:

Zerrin Soysal

Yöneten:

Halis Bayraktaroğlu

Oyuncularımız:

Balık Ayhan (Ayhan Küçükboyacı), Uhde Seçil (Seçil Özçakmak), Cumhur Sarı, Ece Baykal, Tolga ÖZ ve Buket Bulut.

Türü:

Müzikli Komedi 2 Perde

Oyun Hakkında

Felatun Bey soylu bir aileden gelen, geleneklere karşı çıkan, ödün vermez  asi ruhu nedeniyle dışişlerinde dikiş tutturayayıp din görevlisi olmuş, pahalı zevkleri olan biridir. Uzun yıllar yurt dışı görevlerde bulunduktan sonra İstanbul’a atanmış, aile yadigarı hizmetçisi ve  onun öksüz yetimliği yüzünden iyice şımarttıkları yeğeniyle yaşamaktadır.

İkide bir de çeşitli bahanelerle evine damlayan hafifmeşrep komşusu Cilvenaz, kadim dostu azıcık kafayı sıyırmış emekli komiser Şerlottin ve  Amerika’da okumakta olan biricik oğlu Tanju’yla şenlikli bir yaşam sürerken bir yandan da hurafelerle mücadele eder.

Torun sahibi olma hayaliyle yanıp tutuşan Felatun Bey’in en büyük sıkıntısı mahalledeki kilisenin papazıdır. Aralarındaki kimin cemaati daha fazla yarışması bir yana papazın ustalıkla kamufle ettiği ahlaksızca davranışları da canını sıkmakta, suçüstü yakalatıp maskesini indirmek için mücadele etmektedir.

Şerlottin, Cilvenaz, Amerika’dan tatil için gelen oğlu ve Hizmetçisi Ülfetcan’la yeğeninin yardımlarıyla adama tuzak kurarlar.

Felatun Bey kurnaz ve sinsi papazı tongaya düşürmeye çalışırken hangi aile sırlarıyla yüzleşmek zorunda kalacak, ne gibi sürprizlerle karşılaşacaktır?

Birbirinden renkli karakterlerin biraraya geldiği bu oyunda kahkahalarla gülerken çok farklı insanlık durumlarına da kafa yoracak, hoşgörü ve uzlaşmanın doğuracağı güzel sonuçlara tanık olacaksınız.

Üçüncü Oyunumuz

15 Ocak 2015 – Yastık Kavgası – Ortaköy Afife Jale Sahnesi

Yastık Kavgası

Nar Sanat Tiyatrosu tarafından hazırlanan Çocuk Tiyatrosu oyunu Yastık Kavgası Ortaköy Afife Jale Sahnesinde.

Tarih: 15 Ocak 2015

Saat: 11:00

Yazan:

Zerrin Soysal

Yöneten:

Buket Bulut

Oyuncularımız:

Melih Coşkungönül, Kaan Gençoğlu, Tuğba Cebe, Güneş Gürpınar, Gözde Kamar, Gökçe Kaya.

Müzik:

Can Başarır

Türü:

4 – 12 Yaş Çocuk Oyunu

Süre:

45 Dk.

Oyun Hakkında:

Murat mutlu ve huzurlu aile ortamında yaşamaktadır. Ailesi onu itina ile büyütmektedir. Ne var ki bir akşam yemeği Murat’ın rüyasını kabusa dönüştürür.. Bazı iç organları susuz kalmış, akşam yediği yemeği eritmekte zorlanmaktadır… Murat uykusundan uyandığında Annesi ve Babası yanındadır..

Oyunun Amacı:
Beslenmenin önemi ile birlikte nelere dikkat edilmesi gerektiği, Organlarımızın nelere ihtiyacı olduğu ve nasıl koordineli birlikte çalıştıkları çocuklarımıza oyun ve şarkılar eşliğinde anlatılıp, öğrenmeleri sağlanmaktadır.

Dördüncü Oyunumuz:

18 Ocak 2015 – Erimekten Korkan Buz Pıtır – Kozyatağı Kültür Merkezi

Erimekten korkan buz Pıtır

Nar Sanat Tiyatrosu tarafından hazırlanan Çocuk Oyunu Erimekten Korkan Buz Pıtır Kozyatağı Kültür Merkezinde Sahne alıyor.

Tarih: 18 Ocak 2015, Pazar

Saat: 12:00

Oyun Hakkında

Yazan:

Ebru Erdemoğlu

Yöneten:

İrem Mercan

Oyuncularımız:

Gökalp Açine Özcan, Buket Bulut, Güneş Gürpınar.

Müzik:

Can Başarır

Türü:

4 – 12 Yaş Çocuk Oyunu

Süre:

45 Dk.

Oyun Hakkında:

Eren ve Can samimi iki arkadaştırlar. Küresel Isınma ile ilgili bir ödev hazırlarken Pıtır ile karşılaşırlar. Pıtır Küresel Isınmadan etkilenmiş bir Buz parçasıdır. Eğer Denize ulaşamazsa eriyecek ve yok olacaktır. Kahramanlarımızın Pıtırı denize ulaştırmak için çeşitli zorluklarla karşılaşıp umutsuzluğa düştükleri sırada akıllarına gelen parlak bir fikirle Pıtır’ı kurtarmayı başarırlar.

Oyunun amacı:

Temel olarak küresel Isınmanın yol açabileceği Çevre ve Doğa zararları vurgulanmakta olup yanı sıra dayanışmanın ve yardımlaşmanın İnsanlara faydalı olabilmenin düşündürülmesiyle insani duyguları ön plana çıkarmaktır.

 

Beşinci Oyunumuz:

18 Ocak 2015 – Kayıp Masallar – Kozyatağı Kültür Merkezi

Kayıp Masallar

Nar Sanat Tiyatrosu tarafından hazırlanan Çocuk Oyunu  Kozyatağı Kültür Merkezinde Sahne alıyor.

Tarih: 18 Ocak 2015, Pazar

Saat: 14:00

Oyun Hakkında

Yazan:

Ebru Erdemoğlu

Yöneten:

Buket Bulut

Oyuncularımız:

Umut Aydın, Kaan Gençoğlu, Tuğba Cebe, Gökalp Açine Özcan, Ferim Aslaner, İrem Mercan.

Müzik:

Reşat Tokatlı

Türü:

4 – 12 Yaş Çocuk Oyunu

Süre:

45 Dk.

Oyun Hakkında:

Zeynep Ödev olarak bir Masal okuyup özetini çıkarmalı. Araştırma yaparken karasız kalır. O kadar çeşitli Masallar okumuştur ki aklı karışır.. Keloğlan, Karagöz-Hacivat, Peri Kızı, Çizmeli Kedi, Cadı, Robin Hood ve Pamuk Prenses gibi farklı dönemlerin farklı masal kahramanları hikayeyi oluştururlar ama Zeynep bu konudan çok memnun olmasa da aklına iyi bir fikir gelmiştir.. Bu tüm kahramanların bazılarını özetine alır bazılarını almaz ve ortaya komik bir masal çıkar.. acaba nasıl bir sonuş ortaya çıkacaktır ?

Oyunun Amacı:

Sistemli çalışmanın önemi vurgulanmaktadır. Farklı masal Kahramanlarını bir araya getirip çocukların bu konudaki hafızalarını yenilemek, eğlenceli bir zaman geçirmelerini sağlamak.

Diğer tarihlerimizi not almayı unutmayın lütfen!

İyi seyirler diliyoruz.

10 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/Sır.jpg 3476 2484 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-10 16:43:192015-01-11 16:28:23Tiyatro izlemeye hazır mısınız? Nar Sanat Tiyatrosu; Ne zaman, Nerede, Hangi oyunları oynayacak?
Sanat Haberleri

Sizler istediniz; biz hazırladık ve 2-3 yaş Oyun Grubu çalışmalara başlıyor

Bildiğiniz gibi sanatın pek çok dalında ciddi ve akademik eğitim veren kursumuzdan talepler doğrultusunda çocuk  drama eğitimlerinin yanı sıra “oyun grubu “ içinde gelen yoğun taleplere kayıtsız kalamadık ve 2-3 yaş aralığı oyun grubu oluşturmaya başladık. Çocuk gelişimi ve drama uzmanı eğitmenimizin denetim ve katkıları ile gerçekleştirilecek “oyun grubu” çalışmaları hakkında biraz bilgi vermenin  yararlı olacağına inanmaktayız.

 oyun grubu 2- 3 yaş

Bildiğini gibi; pek çok semtte farklı isim ve anlayışla oyun grupları faaliyet göstermektedir. Fakat gelen taleplerden de anlaşılacağı üzere velilerimiz bunların pek çoğundan memnun olmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü drama ve çocuk psikolojisi ve çocuk gelişimi hakkında yeterli bilgi ve daha da önemlisi; yeterli deneyimi olmayan eğitmenler ile yapılan çalışmaların verimli olmadığı bir gerçektir.

Her şeyden önce “OYUN GRUBU” kavramı ile kastedilen çocukların sadece oyun oynamasını sağlamak değildir.

Unutulmamalıdır ki  oyun çocuklar için ciddi bir iştir. Çünkü çocuklar oyun oynarken hayatı tanır ve gerekli becerileri kazanırlar ve hayata hazırlanmaları, kişilik, motor hareketler, paylaşım v.b. pek çok konuda oyunun ciddiyetini anlamamıza yardımcı olabilir.

Çocuklar kendi yaşıtlarıyla birlikte olmaya ihtiyaç duyarlar.Şehir hayatında kendi sosyal alanlarını oluşturamayan çocuklar içine kapanık, utangaç,öz güveni eksik ya da bencil , saldırgan tutumlar sergileyen bireyler olmakla karşı karşıya kalmaktadırlar.

.Ailelerinden özellikle de annelerinden uzun süre ayrı kalmaları hayatlarını etkileyecek  olumsuz  izler bırakabilmektedir.Bu  sebeple okul adı altında 2-3 yaşlarında  ani kopuşlar  yaşamaları uygun değildir.Oyun grubu gerçekçi bir çözümdür.

Çünkü;

Oyun ve oyuncak çocukların yaşamı öğrenmesinde en önemli araçlardır. Yaş akranlarıyla birlikte oynayarak öğrenen çocuklar mutlu olurlar. Oyun grubu çocuğunuzun sağlıklı ve güvenli koşullarda, keşif yapmasına, deneyerek öğrenmesine yeni beceriler geliştirmesine olanak sağlar. Oyun gurupları sosyalleşme ve öğrenme sürecini beraber işler. Amaç sosyalleşme sürecinde ona yeni beceriler ve bilgiler kazandırmaktır.

Bebeğimiz hareketlenmeye başladığı, etrafındaki değişiklikleri algılamaya ve bu değişikliklere tepki vermeye başladığında aslında artık bir oyun gurubuna katılabilir demektir.
Oyun özellikle dil gelişiminin yeni geliştiği 1,5 yaş civarında çocukların sözel olarak anlatamadığı ihtiyaçlarını ifade etmesine imkân tanır. Yaşıtlarıyla zaman geçirmesi ve sosyalleşmesi adına iyi bir araçtır. İşbirliği ve sorumluluk duygularının gelişmesini sağlar. Bedensel ve ruhsal olarak biriken enerjinin en uygun şekilde boşaltılması sağlayan oyun aynı zamanda hamur, kil ve boya araçları sayesinde okul döneminde gerekli olan el kaslarının gelişmesine yardımcı olur.

Çocuklar, sosyal açıdan kabul görmeyen duygularını oyun esnasında özgürce ortaya koyabilirler. Böylece yaşanılan tüm gerilimler oyun sayesinde azalmış olur. Kısacası oyun, çocukların sosyal, bedensel ve ruhsal gelişimleri açısından sahip oldukları en doğal hazineleridir.

Oyun Grubunun Amacı;

oyun-grubu-bakırköy
Yukarıda da belirtildiği gibi; Oyun grubunun temel amacı; çocuğun tam zamanlı bir okul öncesi eğitimine hem ruhsal, hem de zihinsel açıdan en sağlıklı şekilde hazır olmasını sağlamaktır.

 Oyun Grubu ile yapılacak çalışmalar

1-Serbest etkinlik

2-çember zamanı

3-kurallı oyun

4-sanat etkinliğinden

oluşan programımız 2-3 yaş çocukların sosyal ve duygusal,zihinsel,fiziksel,dil gelişimlerini desteklemek  amacıyla oluşturulmuştur. Çocuk oyun grubunun ihtiyaçları doğrultusunda zaman zaman  Anneler etkinliklere katılırlar ve okul öncesi eğitim uzmanımızdan danışmanlık alabilirler.

Amacımız sağlıklı ve güvenli koşullarda çocuklara yaşıtlarıyla oynama fırsatı tanımak, sosyalleşme becerilerini arttırarak, sosyalleşme ve öğrenme sürecini beraber işlemektedir. 24 ile 35 ay aralığındaki gruplara özenle hazırlanmış bir eğitim-öğretim programı bulunmaktadır. Bu programda çocuğa yeni beceriler ve bilgiler kazandırmak, yeni kavramlar öğretmek, düşünme becerilerini geliştirmek ve motor gelişimlerini desteklemek genel hedeflerdir.

Oyun Grubunun Faydaları

» Çocuğunuz zeka gelişimi açısından gerekli olan değişik uyaranlarla dolu ortama gelir.
» Oyun grubu çocuğunuzun ortalama olarak 2 yaşında başlayan “Ben Çağı”nı destekler
» Güvenli geniş bir mekanda çok çeşitli oyun malzemeleri ile oynar.
» Çocuğunuz, oyun grubu içinde sosyal gelişimi için gerekli olan kendi yaşıtları ile beraber oynama imkanı bulur.
» Yeni arkadaşlar edinir, sahip olmayı, paylaşmayı, “hayır” demeyi, her istediğini alamamayı öğrenir.
» Oyun grubu belirli kurallara uyma açısından iyi bir başlangıçtır oluşturur.

Çocuk Oyun grubu
Oyun oynamak çocuklar için önemlidir
gerçek hayata oyunla hazırlan

oyun grubu Bakırköy’de
birlikte büyüyen çocuklar

Elbette zaman zaman  sanat ile ilgili minik dinletiler ve sanata yaklaştırma çalışmaları da yapılacak ve sanatın çocukların ruhuna yansıması ve duyguların gelişmesine de katkıda bulunulacaktır.

Sizleri ve çocukları da bekliyoruz. Sanat ile iç içe huzurlu bir ortamda çocuğunuzun gelişimine birlikte katkıda bulunmak için daha fazla gecikmeyin ve bizleri arayarak ders süre ve zamanı hakkında bilgi alabilirsiniz. Çocuğunuzun kişiliğini dolaysıyla geleceğini şimdiden planlayabilir, şehrin sıkışmış yaşantısı içersinde çocuğunuzun farkındalıklarını artırma yolunda bir adım daha önde olabilirsiniz.

Oyun grupları farklı zamanlarda farklı gruplarla olmaktadır. Arzu ederseniz çocuğunuzla birlikte misafirimiz olup ücretsiz tanışma dersine katılabilir, sanat dolu bir ortamda çayınızı kahvenizi yudumlayabilir, eğitmenimizle tanışabilirsiniz.

Cumartesi : 11:00 – 13:00 arası

Not: Hafta sonu grubunda kontenjan sınırlıdır.-Taleplere göre hafta içi gruplarda açılabilir.-

Bir telefon kadar yakınınızdayız. Adres ve telefon bilgilerimiz için TIKLAYINIZ.

05 Aralık 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/12/oyun-grubu-bakırköy.jpg 606 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-12-05 17:39:132014-12-08 17:35:32Sizler istediniz; biz hazırladık ve 2-3 yaş Oyun Grubu çalışmalara başlıyor
Sanat Haberleri

İşte Benim Zeki Müren sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı

Zeki Müren 3Bursa’da 1933 yılında doğan Zeki Müren, yokluk içerisinde geçen çocukluğundan 1991 yılında ‘Devlet Sanatçısı’ seçilmesine kadarki süreçte, müzik, sinema ve şarkı sözleriyle sanata büyük katkılarda bulundu. Zeki Müren’in yaşamına dair bugüne dek hiç görülmemiş fotoğraflar ve yaşamından önemli notların yer aldığı ‘İşte Benim Zeki Müren’ sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı.

Zeki Müren, 24 Eylül 1996’daki ölümünden önce mal varlığını ve mirasını Türk Eğitim Vakfı’na ve Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’na bağışladığını açıklamış, ondan geriye kalan tüm eşyalar saklanmış ve bugüne dek ortaya çıkarılmamıştı. Dolayısıyla ‘İşte Benim Zeki Müren’ adlı sergi, Zeki Müren’le ilgili bugüne dek gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliğine de sahip. 20 Aralık 2014’e kadar İstanbul Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açık kalacak olan sergide, Zeki Müren’e ait on bine yakın fotoğraf içinden hazırlanan bir seçki, özel eşyaları, arşiv videoları, el yazısı şiirleri, plakları yer alıyor.

Zeki Müren’in annesi ile mektuplaşmalarının da yer aldığı sergide, annesi, yazdığı mektuplardan birinde oğluna şöyle sesleniyor, ‘…insan gençken dinlenir ama yaşlanınca bizim gibi olmaması için kendine iyi bakman gerekir. Canım evladım beni dinle, zira gözümde tütüyorsun. Gurbet çok zor, aylardır seni görmedim, vallahi içim harıl harıl yanıyor. İnşallah İstanbul’a gelince hemen geleceğiz. Yavrum biz artık sonbahar olduk, bir gün Müren ağacının dibine düşmek üzereyiz.’

YAPI KREDİ KÜLTÜR MERKEZİ

Açık olduğu saatler:

Hafta içi: 10:00 – 19.00
Cts. 10:00-18:00 / Pz. 13:00 – 18:00

Adres: Yapı Kredi Kültür Merkezi,
İstiklal Caddesi, No: 161-161A
34433 Beyoğlu, İstanbul

Tel: (0212) 252 47 00 (pbx)
Faks: (0212) 293 07 23

 

Kaynak: Al Jazeera






22 Kasım 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/11/Zeki-Müren-3.jpg 667 1000 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-11-22 14:19:512014-11-22 14:19:51İşte Benim Zeki Müren sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı
Sanat Haberleri

Müzik Dinlerken veya Bir Müzik Aleti Çalarken Beynimizde Olup Bitenler

bir-muzisyenin-beyniDoktorasını Melbourne Üniversitesinde nöroloji ve müzik eğitimi üzerine yapan Anita Collins, müzik dinlerken ve bir müzik aleti çalarken beynimizde olup bitenleri yaklaşık 5 dakikalık bir videoya sığdırarak anlatmayı başarmış.

Sharon Colman Graham tarafından hazırlanan animasyonda, gelişen teknoloji sayesinde daha ayrıntılı olarak incelenebilen insan beyninin müziğe karşı verdiği olağanüstü tepki anlatılıyor. Günlük hayattaki aktiviteler için sadece tek bir bölgesi kullanılan insan beyninin, müzik dinlerken aynı anda birçok bölümü harekete geçiyor.

Müzik aleti çalan bir insanın beyni ise tam bir havai fişek gösterisini andırıyor. Videoda özellikle enstrüman çalan birisinin normal hayatta olayları nasıl daha hızlı kavradığı, hafızasının ve yeteneklerinin nasıl çok yönlü olduğu da vurgulanıyor.

Kaynak: Hafif Müzik

21 Kasım 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/11/bir-muzisyenin-beyni.jpg 505 987 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-11-21 13:21:372014-11-21 13:21:37Müzik Dinlerken veya Bir Müzik Aleti Çalarken Beynimizde Olup Bitenler
Sanat Haberleri

London College of Music (LCM) Sınavlarında Nar Sanat Başarısı

T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencileri 16 Ekim 2014 tarihinde London College Of Music (LCM) sınavlarına katılmıştı. Bakırköy ve çevre ilçelerde ilk ve tek resmi LCM  eğitim ve sınav merkezi olma özelliğini taşıyan kursumuzda yapılan sınav sonucunda, kursumuzda sınava giren öğrenciler  % 100 başarı göstermiştir.

London-College-of-Music-Sertifikasyon-Bakirkoy

Öğrencilerimiz ve kursumuzda sınava giren diğer kurum öğrencilerinin % 100’ü  tüm dünyada geçerli University  Of West London akreditasyonuna sahip belge almaya hak kazanmıştır. Bilindiği üzere sınav  İngiltere’de bulunan  University  Of West London ‘dan gelen gözlemciler eşliğinde yapılmaktadır. Kurumumuzda sınav olup başarı gösteren tüm öğrencilerimiz ve öğrencimiz olmayıp kurumumuzda sınava giren diğer kursların öğrencilerini kutluyoruz.

London College of Music eğitimi veren kurum olarak hedeflerimiz;

Enstrüman eğitimi alan öğrencinin,
•Teknik ve müzikal gelişimini sağlayarak, akademik seviyesine bilimsel katkı yapmak,
•Sanatsal vizyonunu geliştirmek,
•Müzik eğitimini Uluslararası sertifikalarla belgelendirerek nitelikli bir portfolyoya sahip olmasını sağlamaktır.

T.C. MEB Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun LCM’e yönelik çalışma programları:

Piyano-Keman- Gitar-Flüt, Davul (Bateri), şan  programlarıdır. Solfej-Duyuş-Teori dersi de ayrıca ve grup olarak uygulanmaktadır.

Sınava giren öğrencilerimizin in adları şu şekildedir.

ADI SOYADI BÖLÜM
Ahmed Doğukan Balık PİANO
Aybike Su Duran PİANO
Begüm Ayaz PİANO
Berzah Aydemir PİANO
Doğa Aynacı PİANO
Ege Yılmaz KEMAN
Faruk Baray Uludağ PİANO
Ievsenıı Gostyshchev PİANO
Jewahir Başak Sait PİANO
Mehmet Efe Dülger PİANO
Mert Taşdemir PİANO
Yağmur Kozan PİANO
Zehra Sümerkan PİANO
Zeynep Beceren PİANO

LCM hakkında daha detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

18 Kasım 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/10/london.jpg 265 616 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-11-18 18:38:092014-12-04 11:20:05London College of Music (LCM) Sınavlarında Nar Sanat Başarısı
Sanat Haberleri

Steinbec’in kayıp hikayesi yayınlanıyor

ABDli yazar John Steinbeck’in, 70 yıl önce yazdığı bir hikâye ortaya çıktı.

john-ve-elaine-steinbeck

Tarih1944, yazar, yönetmen, film ve radyo yapımcısı Orson Welles, BBC Radyo’daki programlarından birinde, John Steinbeck’in Welles’in yayını için kaleme aldığı With Your Wings adlı hikâyeyi, dinleyenlere okur. Öykü, II. Dünya Savaşı sırasında savaş pilotluğu yapan siyahi bir adamın hayatını anlatmaktadır. Yayının hemen ardından kaybolduğu düşünülen hikâye, Steinbeck uzmanları olarak nam salan Susan Shilinglaw ve James Dougarian tarafından bile neredeyse hatırlanmıyor. Usta yazarın eserlerinin ilk baskılarını satan antikacı Dougarian, “Açıkçası, Steinbeck’le ilgili her türlü materyalin basıldığı düşünülür. With Your Wings için hafızamı zorlasam da, ne yazık ki, hatrımda kalan hiçbir şey yok.” diyor.

ARŞİVLERDE TESADÜFEN BULUNDU

john-steinbackTeksas Üniversitesi arşivlerinde, büyük yazarların daha önce hiç basılmamış eserlerini ortaya çıkaran ve yayımlayan The Strand dergisi baş editörü Andrew F. Gulli tarafından tesadüfen ortaya çıkan kayıp hikâye, derginin bir sonraki sayısında basılarak edebiyatseverlerle buluşacak. 1968’de hayata veda eden Steinbeck, romanlarında sık sık sosyal adaletsizlik konularını işleyen ve siyahi karakterlere eserlerinde nadir yer veren bir yazar olma özelliğini taşıyor. Gulli, “Steinbeck, tam bir idealistti. Amerika’yı bir fırsatlar ülkesi olarak gören fakat diğer yandan bu ülkede yaşanan eşitsizliklere asla kayıtsız kalmayan bir yapıya sahipti” derken, With Your Wings’in bu bağlamda, savaş boyunca Afrikalı Amerikalıların, ülkeyi düşmanlara karşı nasıl koruduğunu anlatan hikâyesinin çok çapıcı olduğunu da sözlerine ekledi.

BİR ÜSTEĞMEN’NİN EVE DÖNÜŞÜ

With Your Wings, üsteğmen William Thatcher’ın gümüş apoletlerle onurlandırılarak, ordudaki eğitimini tamamladıktan sonra, Ford marka arabasına atlayıp, evine dönmesiyle başlar. Şehir merkezine giriş yapan araba, Thatcher halk tarafından alkışlarla adeta kahraman ya da bir dünya starıymış gibi karşılandığı sanılır. Steinbeck o anları şöyle anlatır; Thatcher, seyir halindeki arabasından, halkın yavaş yavaş hareketlenerek, kendi çevresinde bir halka oluşturduğunu görmeye başlar. İnsanlar sanki önyargılarıyla birlikte William’ı sarmaya geliyorlardır.” Çok geçmeden, hikâyede, orduda yapılan ırkçılık anlatılmaya başlar. Steinbeck, “Beresini çıkararak avuçlarının içinde tutar, karşısında onu seyreden babası dudaklarını ıslatarak ona şöyle dedi, ‘Evlat, bu dünyadaki her siyahi adam, senin omzundaki kanatlarla uçacaktır’

08 Kasım 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/11/john-steinback.jpg 268 400 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-11-08 12:59:372014-11-08 12:59:37Steinbec’in kayıp hikayesi yayınlanıyor
Page 15 of 23«‹1314151617›»

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön