Biliyoruz tatsız bir yazı başlığı fakat bazen gerçekleri yumuşatmak sadece olayı küçümsemektir ve bazı gerçekleri anlata bilmek için net söylemler gerekir.

Bir süre önce Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Müzik-Sen’in verilerine göre pandemi sürecinde 100’e yakın müzisyenin intihar ettiğini söyledi. Peki bu söylem yeterince ilgi çekti mi? Elbette Hayır!

Taşçıer’in söyledikleri kısaca şunlar; “Müzik-Sen’in verilerine göre pandemi başladığından bu yana intihar eden müzisyenlerin sayısı yüze yaklaşmış. Müzik aletlerini satarak eve ekmek götürmeye çalışan müzisyenler var. Bu insanların sigortaları yapılmadığı için hiçbir güvenceleri de yok” dedi.

Hani her şeye rağmen sizleri eğlendiren, mutlu olmanızı sağlayan, yeri geldi mi hüzünlendiren müzikleri yapan kişilerden bahsediyoruz. Hatırladınız mı? Ve sizlere/çocuklarınıza müzik eğitimi veren kişiler var ya onlardan bahsediyoruz. Hatırladınız mı? Zannetmeyin ki sadece müzisyenlerde durum bu? Tüm sanat dallarında durum aynı. (“Sanat/Müzik/müzisyen” derken milyonlar alıp kimsenin izlemediği ve sonrada aglak açıklamalar yapan şahsiyetlerden bahsetmiyoruz)

Resim, heykel, sahne sanatları v.b. tüm sanat dallarından bahsediyorum. Konunun temelinde ilk an sadece müzisyenler gibi görünmekle beraber konu aynı zamanda sanat eğitmenlerini de kapsıyor. 10 Binlerce kişi sanat eğitimi alıyor bunların pek çoğu sosyal güvenlikten yoksun tüm bunları geçtik sosyal güvenlikleri olsa ne olacak 1600-1100 tl arasında kısa çalışma ödeneği alarak kiralarını mı ödeyecek yoksa geçimlerini mi sağlayacaklar. Kaldı ki kaçak kursların durumu orada!

Bunu da geçtik Müzik ve pek çok sanat dalında eğitim veren yerlerin/Kursların tüm desteklerden mahrum kalmaları sanat kurslarının arasında birlik olmaması ve Yöneticilere ulaşamamaları zaten başlı başına bir sorun. Binlerle ifade edilen kurs olmasına rağmen hükumetler nezdinde girişimlerde bulunacak bir birlik dahi yok.

Birlik kurulması için Nar Sanat olarak pek çok defa girişimde bulunmamıza rağmen diğer kurumların duyarsızlığı bizleri bugüne getirdi.

Devletin sadece ceza ve denetim için Kursların varlığını kabul etmesi ve bunun dışında kursları yok saymaları, görmezden gelmeleri ve özel yasal düzenlemelerde özel sanat kurslarının fikrinin alınmaması zaten büyük sorunlar oluşturmakta. Bir motorlu taşıt kursu veya Üniversiteye hazırlık kursu ile aynı mantık ve statüde görülen sanat kurslarının yığılmış dağ gibi sorunları bulunmakta. Yasa ve yönetmelik çıkartırken Hürmetler bizleri görmezlikten gelmekte oysa anayasanın

64. Maddesinde şöyle der.:  XII. Sanatın ve Sanatçının Korunması
Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.

MADDE 73. — Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.

Der demesine ama neredeyse yok sayılır sanatçılar ve kurslar. Çünkü sanatçı denildiğinde anlaşılan sadece bir avuç icracı, sanat kurumu denilince de organizasyon ve menajerlik firması akla gelir oysa onlar zaten işin kaymak kısmını yemekte diğerleri de alçak sürünmeye devam!

Adı bilindik sanatçılar (!) dışında diğerlerinin ve özellikle sanat eğitimcilerinin durumu nedir diye ne devlet ne hükümet nede halk sormamakta. Nüfus 80 milyondan fazla 100 tanesini kaybetmişiz n’olur mantığı ile bakmak bizleri bitirmez belki ama  üzüntümüzü artırır. Bizlerde bu ülkenin vatandaşı vergi veren yaşayan ülkenin kültür ve sanatını ayakta tutan insanlarız hadi devleti hükümetleri hadi bir yerde haklıda geçtik ya siz sanat yapanlar, sanat eğitimi verenler sizlerde mi ölü toprağı serdiniz üzerinize?

Israrla söylüyoruz sanatçı demek sadece müzisyenler demek değil, tüm sanat dalları için durum benzer vaziyette. Biz hakkımızı savunmazsak kimse savunamaz bunun yolu da BİRLİK OLMAK.
Bu kadar dertten sonra haberimize geçelim.

Tüm bu olaylar yaşanırken BBCTÜRKÇE de Burak Abatay tarafından yapılan habere

Bir göz atalım.

Not: Haber elbette yine bir kesim sanatçıları ilgilendiriyor fakat “hiç yoktan iyidir” mantığıyla bakınca belki birilerinin dikkatini çeker.

“Koronavirüs Türkiye’de müzik sektörünü nasıl etkiledi, sorunlar nasıl çözülür?
Albüm satışları ya da dijital platformlardan elde edilen teliflerden kazançlar olsa da sektörün asıl geçim kaynağı konserler.

Orkestrasından sesçisine, ışıkçısından rodisine, menajerinden ulaşım görevlisine, mekân çalışanlarından mekân etrafındaki seyyar satıcılara kadar müzik sektörü pastasının pek çok dilimi var.

 

DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.