Yazılar

Müren, 24 Eylül 1996 yılında canlı yayında rahatsızlanarak aramızdan ayrıldı.  Müren’in sevenleri bugünlerde, “Sanat Güneşi” ve “Paşa” olarak da bilinen Müren’in Bursa’daki mezarı ve müze haline getirilen Bodrum’daki evini ziyaret ediyor.

Klasik Türk müziğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilen sanatçı 6 Aralık 1931’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa’da tamamlayan ve yeteneği babası tarafından keşfedilen Müren, Tamburi İzzet Gerçeker’den solfej ve sanat müziği usul dersleri aldı.

Müren, ilk bestelerini 1940’larda yaparken, bir yandan İstanbul Boğaziçi Lisesi’ne yatılı öğrenci olarak devam etti. Dönemin ünlü müzisyenlerinden Agopos Efendi ile udi Kirkor Efendi’den 1949’da dersler almaya başlayan Müren, daha sonra Refik Fersan ve Şerif İçli hocalardan fasıl musikisi, klasik Türk müziği makamları, usül ve kuramları üzerine dersler aldı.

1954 yılında ilk filmini çekti.

“Zehretme Hayatı Bana Cananım” adlı parçası İstanbul Radyosu’nda okunduğunda henüz 17 yaşında bir lise öğrencisi olan Müren, 1950’de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nin (Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Yüksek Süsleme Bölümü Sabiha Gözen Atölyesi’nde yüksek öğrenime başladı.

Aynı yıl İstanbul Radyosu’nun açtığı sınava giren Zeki Müren, 1951’de İstanbul Radyosu sanatçılarından Perihan Altındağ Sözeri’nin aniden rahatsızlanması üzerine konser vermek için radyodan çağrıldı. Programda, 45 dakikalık başarılı bir canlı performans sergileyen Müren’in müzik kariyeri bu konserden sonra yükselişe geçti.

Müren, 1954’te Cahide Sonku ile başrolünü paylaştığı “Beklenen Şarkı” filmi ile sinemaseverin karşısına ilk kez çıktı. On bestesinin de yer aldığı müzikal niteliğindeki bu film, Zeki Müren’i görmek isteyenlerin akınıyla gişe rekorları kırdı. Sonradan on yedi filmde daha başrol oynayan ve filmlere kendi şarkılarının adı verilen sanatçı, 1955’te Arena Tiyatrosu’nun “Çay ve Sempati” adlı oyununda da sahneye başrol olarak çıktı.

Vurgulu ve ince yorumuyla, ahenkli sesiyle ve tasarımı kendine ait gösterişli kostümleriyle dikkati çeken Müren, 1955’te çıkardığı “Manolyam” isimli eseriyle Türkiye’de ilk kez verilen Altın Plak Ödülü’nü kazandı.

Bodrum Kale’sinde son konser.

Zeki Müren, 1965’te farklı zamanlarda yazdığı şiirlerini, “Bıldırcın Yağmuru” adıyla kitap ve kaset olarak yayımladı. Televizyonun gündelik hayattaki payını arttırmasıyla birlikte, sahnelerden ekranlara doğru geçmeye başlayan Müren, amatör olarak ilgilendiği resim ve desen tasarımı sergileri de açtı.

Kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı nedeniyle, 1970’li yılların sonuna doğru sanatsal çalışmalarında perde arkasında kalmayı tercih eden “Sanat Güneşi”, 1980’de Kuşadası’nda, 1983’te de Paris’te geçirdiği kalp krizlerinin ardından, daha çok Muğla Bodrum’daki evinde yaşamaya başladı.

Sanatçı, farklı kesimlerden insanların sevgisini kazanabilmiş nadir sanatçılardan olurken, geliri antik tiyatronun restorasyonuna harcanmak üzere, Bodrum Kalesi’nde son konserini 1984’te verdi ve sonrasında evine kapandı.

Bir yılda yüz civarı konser verdiği dönemler olan ve iki yüz civarında eser besteleyen sanatçı, çalışmalarından dolayı 1991 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanına layık görüldü.

Evi sevenleri için müze oldu.

Müren, TRT İzmir Radyosu’nda canlı yayında rahatsızlanarak 24 Eylül 1996’da hayatını kaybetti ve cenazesi, binlerce kişinin katılımıyla kaldırılarak Bursa Emir Sultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

 

Sosyal sorumluluk projelerinin yanı sıra kültür-sanat çalışmalarına da destek veren Limak Vakfı’nın kurduğu Limak Filarmoni Orkestrası, Zeki Müren şarkıları konser turnesi kapsamında Bodrum’daydı. Dünyanın en önemli tenorları arasında gösterilen Murat Karahan’ın solistliğini yaptığı orkestra, 27 Ağustos 2018 Pazartesi günü Bodrum Antik Tiyatro’daki konserinde Bodrumlulara müzik ziyafeti verdi. Zeki Müren’in en sevilen şarkılarını Karahan ile birlikte söyleyen Bodrumlular “Sanat Güneşi” Zeki Müren’i andı…

Farklı alanlarda hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle, Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına destek veren Limak Vakfı, Limak Filarmoni Orkestrası aracılığıyla sanata olan katkılarını da sürdürüyor. Çok sesli müziğin tanınması ve sevilmesi için çıktığı yolda Türkiye turnesini sürdüren Limak Filarmoni Orkestrası, büyük beğeni toplayan Zeki Müren şarkılarıyla 27 Ağustos’ta Bodrum Antik Tiyatro’daydı. Bodrumluların büyük ilgi gösterdiği konserde adı Bodrumla özdeşleşen Zeki Müren şarkıları hep birlikte söylendi.

Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir’in ev sahipliğindeki geceye Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Limak Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Özdemir’in yanı sıra iş ve sanat dünyasından önemli isimler katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un eşi Pervin Ersoy’un da katıldığı konserin açılışında bir konuşma yapan Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Limak Vakfı’nın Türkiye’nin Mühendis Kızları, Evin Küçük Mühendisleri gibi sosyal sorumluluk projeleri yürüttüğünü belirterek “Sanat da Limak Vakfı’nın en önemli başlıkları arasında yer alıyor. Bu amaçla 2017 yılında kurduğumuz Limak Filarmoni Orkestrası, Türkiye’de çok sesli müziği geniş kitleler tarafından sevdirmeye başlamasının yanı sıra Türk müziğini de dünyaya tanıtan bir fonksiyon üstlendi” dedi. Orkestranın bugüne kadar 10 ilde verdiği konserlerde büyük ilgiyle karşılandığını da belirten Özdemir, Zeki Müren şarkılarını Bodrum’da seslendirmenin hem kendisi hem de orkestra için büyük bir önem taşıdığına vurgu yaptı.

Sırada her yöreden türküler var
Bugüne kadar dünyanın birçok yerinde sahneye çıktığını ancak Bodrum konserinin sanat hayatının en keyifli gecelerinden biri olduğunu belirten Murat Karahan ise Bodrumlulara konsere gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür etti. Limak Filarmoni orkestrasının kuruluşunun bir cesaret örneği olduğunu belirten Karahan, “Zeki Müren de hayatı boyunca hep ilkleri yaparak çok önemli bir cesaret örneği gösterdi. Bu iki cesur tavrın buluşması da bu projenin bu denli başarılı olmasında rol oynadı” dedi. Son Zeki Müren konserini 28 Ağustos’ta Çeşme’de vereceklerini belirten Karahan, müzikseverlere yeni sezonun sürprizini de açıkladı. Karahan, yeni sezonda Türkiye’nin dört bir yanından türküleri çok sesli olarak seslendireceklerini belirterek “Karadeniz’den, Trakya’ya, Ege’den Akdeniz’e Doğu Anadolu’dan İç Anadolu’ya kadar her yöreden türküler üzerinde çalışıyoruz. İlk konserimizi de daha önce söz verdiğimiz üzere Diyarbakır’da yapacağız” dedi.

Zeki Müren şarkıları albümü çıkıyor
Zeki Müren’in söz ve bestesine imza attığı şarkıların yanı sıra Zeki Müren’in söylediği şarkılardan oluşan geniş bir repertuar seslendiren Karahan, çok yakın bir zamanda bu çalışmanın albümünün de çıkacağını ve Türk müziğinin evrenselleşmesi adına önemli bir eksikliğin de giderilmiş olacağını belirtti. Karahan, konserde Zeki Müren’in hafızalardan çıkmayan “Şimdi Uzaklardasın”, “Elbet Bir Gün Buluşacağız” ve “Yaralı Gönül” gibi onlarca parçasının yanı sıra Bodrum türküsü “Çökertme” ile Sezen Aksu’nun ‘Masum Değiliz’ şarkısını da seslendirdi.

Sosyal sorumluluk projelerinin yanı sıra kültür-sanat alanında çalışmalara destek veren Limak Vakfı tarafından kurulan Limak Filarmoni Orkestrası, büyük beğeni toplayan Zeki Müren konserlerine devam ediyor. Dünyanın en önemli tenorları arasında gösterilen Murat Karahan’ın sanat yönetmenliğindeki orkestra, yaz turnesi kapsamında Ege sahillerini gezmeye hazırlanıyor… 27 Ağustos 2018 Pazartesi günü Bodrum Antik Tiyatro, 28 Ağustos’ta ise Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilecek konserlerde, Zeki Müren’in en sevilen şarkıları bambaşka bir yorumla izleyicilerle buluşacak.

Farklı alanlarda hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle, Türkiye’nin toplumsal kalkınmasına destek veren Limak Vakfı, Limak Filarmoni Orkestrası aracılığıyla sanata olan katkılarını da sürdürüyor. Çok sesli müziğin tanınması ve sevilmesi için çıktığı yolda Türkiye turnesini başarıyla tamamlayan Limak Filarmoni Orkestrası, büyük beğeni toplayan Zeki Müren şarkılarını Bodrum ve Çeşmeli müzik severlerle buluşturmak için harekete geçti. Limak Filarmoni Orkestrası’nın, yaz turnesi kapsamında 27 Ağustos 2018 Pazartesi Bodrum Antik Tiyatro’da, 28 Ağustos Salı günü ise Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda vereceği konserlerde, Zeki Müren’in en sevilen şarkıları bambaşka bir yorumla izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Murat Karahan seslendirecek
Dünyaca ünlü Türk tenor Murat Karahan’ın sanat yönetmenliğini yaptığı orkestranın şefliğini ise yine Rengim Gökmen üstlenecek. Moskova Bolşoy Tiyatrosu’ndan, Berlin Deutsche Oper, Viyana Wiener Staatsoper, Münih Bayerische Staatoper, Napoli San Carlo, Arena Di Verona, Teatro Regio di Parma, Teatro Filarmonico Verona ve Fransa Limoges ile Reims operalarına kadar yüzlerce kez sahnelerde başrolde yer alan Murat Karahan, düzenlenecek konserlerde Zeki Müren’in hafızalardan çıkmayan “Şimdi Uzaklardasın”, “Elbet Bir Gün Buluşacağız” ve “Yaralı Gönül” gibi onlarca parçasını seslendirecek.

Hedefimiz çok sesli müzik izleyicisi oranını artırmak
Opera ve klasik müzik alanında Türkiye’nin çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Murat Karahan, Limak tarafından kurulan Filarmoni Orkestrası’nın çok önemli bir adım olduğunu ve benzer projelerle Türkiye’nin kısa süre içinde dünya operaları ile yarışacak seviyeye geleceği kanısında. Murat Karahan, “Bizim projedeki çıkış noktamız da bu oldu. Ülkemizdeki klasik müzik ve çok sesli müzik izleyicisi oranını artırmak ve bu zenginliği çok daha geniş kitlelere yaymak hedefiyle yola çıktık. Limak Filarmoni Orkestrası gün gelecek dünyaca ünlü Orkestra Şefi Barenboim’i getirip Şostakokoviç de çalacak, Zeki Müren şarkılarını da yorumlayacak. Evrensel müziğe kendi yerli ezgilerimizle katkıda bulunacağız” ifadelerini kullanıyor.

Derya Bengi’nin imza attığı ”50’li Yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük’, dönemin kültür sanat alanındaki gelişmelerini sözlük formatında birleştiriyor

Gazeteci ve araştırmacı Derya Bengi, 50’li yıllarda Türkiye’de ve dünyada kültür sanat alanındaki gelişmeleri bir sözlük altında birleştirdi.

Derya Bengi, “İkinci Dünya Savaşı’nın ortak acıları ve açtığı yaraların sızısıyla geçen bir önceki on yılın sonrasında bir uyanış, nefes alış, neşe ve refah dönemi” olarak tarif ettiği 50’li yılların Türkiyesi’nin bir sözlüğünü oluşturma amacıyla ‘50’li yıllarda Türkiye: Sazlı Cazlı Sözlük’ adlı kitabını çıkardı. Kitabın alt başlığı olan ‘Şimdiki Zaman Beledir’ ise 50’li yılların popüler türkülerinden biri olan ‘Ha Bu Diyar’dan bir mısra. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan 370 sayfalık kitap 50’li yılların Türkiyesi’nin kitaplarına, filmlerine, şarkılarına, danslarına yer veriyor.

Kitap her ne kadar ’50’li yıllarda Türkiye’ başlığıyla çıksa da, o dönemde Türkiye’deki kültür sanatın büyük ölçüde Avrupa ve Amerika’dan etkilendiğini de göz önünde bulunduruyor ve 50’lerde Türkiye’de kültür sanat anlamında olan biten her şeye değinmeye çalışıyor.

Bengi, dönemi incelerken alfabetik bir sıralama yapmayı tercih etse de kitabın sonuna 50’lerin kronolojisini de eklemeyi unutmamış. Bu da, sözlükte okur için aradığını bulma kolaylığı sağlıyor. Kitap aynı zamanda döneme ait zengin bir görsel içeriğe sahip. Dönemin karikatürlerine, kartpostallarına, dergi kapaklarına, plak görsellerine, film afişlerine ve kült fotoğraflarına yüksek çözünürlükte yer verilmiş.

Koleksiyon kitabı gibi

Marilyn Monroe’dan Zeki Müren’e, dönemin politik olaylarından gece hayatına, dergilerinden sinemasına, Bazıları Sıcak Sever’den (Some Like it Hot) Yağmur Altında’ya (Singin’ in the Rain) kadar geniş bir çeşitliliğe sahip olan sözlük, koleksiyon kitabı niteliğinde.

Kaynak: MilliyetSanat

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 19 Mayıs Atatürk ‘ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla 21 Mayıs 2016 Cumartesi günü saat 19:00 ‘da öğrenci dinletisi etkinliğimiz bulunmaktadır. Etkinliğimize herkes davetlidir. Etkinlikte yer alıcak öğrencilerimiz;

MURAT HASGÜN

Sümeyra Arslan Çıkı  – İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım , Güneş Topla Benim İçin

ERKAN BAŞA

Ezgi Fırat – Aynalara (Şan) – Eşlik Reşat,

Gabriella Özcan – Sevdim Bir Genç Kadını (Şan),

İdil Deniz Bakır (Piyano)

ZUHAL SEVİM

Bethany Turley – Saraydan kız kaçırma operası

Ebru Aysoysal – Kalbin Sesi

Gülcan Atalay – Fikrimin İnce Gülü

REŞAT TOKATLI

Berdan Yıldız – Menuet

Berkin Ay – Vals

SENA SEVİM

Busenur Ulak – Chorale (flüt)

Selinsu Ökdemir – Ah bir ataş ver (piyano)

Elif Ergün (flüt) & Selinsu ökdemir (piyano) – Lal (Sertab Erener)

BURCU IŞIL OĞUZ

Merve Ayanoğlu – Nasıl Geçti Habersiz (zeki müren) – Samanyolu (müjde ar)

Aslıhan Şen – Greensleeves (mozart) – Fırtına (cornelius gurlitt)

Aysara Özenç – Eski Fransız Şarkısı (Chaykovski) – Theme From Symphony No 40 (Mozart)

ÖZGÜR YAHYA ORUÇOĞLU

Rümeysa Demirhan – Milongo Del Ayer

Tuğba Seher Karanfil – Clodoaldo Bornero

UMUT OKTAY DORUK OKTAY – Aeo (Sarp Maden) – Maracatu (Egberto Gismonti)

COŞKUN NEHİR

Egemen NAKİPLER

Etkinlik programımız ise şu şekilde;

19 mayis etkinlik

program-kapak

Yer bilgisi için buraya tıklayınız.

 

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 18 Mart Cuma günü Çanakkale Zaferini anma amacıyla Eğitmen ve Öğrenci Dinletisi Etkinliğimiz yapılacaktır. Etkinliğimiz Bakırköylü İş Adamları Derneğinde (BİAD) saat 19.00’da  yapılacaktır. BİAD adresi; “İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No: 2 Bakırköy  İSTANBUL  /  TÜRKİYE” dir. Harita konumu için;

Nar Sanatın bulunduğu sokaktan incirliye doğru giderken ilk sokaktır.

Adres :  İncirli Caddesi Yeşiladalı sokak No 2                    Bakırköy


Etkinlik Programı şu şekildedir;

AÇILIŞ KONUŞMASI (Naci Özcan)

Reşat Tokatlı

DÜET [Meral Eren (Çanakkale Türküsü – Keman) & Ezgi Fırat & Reşat Tokatlı (Piyano)]

DÜET [Ege Yılmaz (Historia De Un Amoa, L. Miguel) – Reşat Tokatlı (Piyano)]

Özgür Yahya Oruçoğlu & Sena Sevim

DÜET [Özgür Yahya Oruçoğlu (Gitar) & Eylül Gülenç (Flüt)]

Burcu Işıl Oğuz

Zeynep Ceylin Günenç (Orda bir köy var uzakta, Enver Tufan – Etüd, Cornelius Gurlitt)

Reşat Tokatlı

Zehra Mina Fırıncı (Etüd, H. Lemoine)

Aslı Gürbüz

Çağla Gökçen (Old Mcdonalds, John Thompson)

Burcu Işıl Oğuz

DÜET [Merve Ayanoğlu (Samanyolu, Teoman Alpay – Yıldızların Altında, Kaptanzade Ali Rıza Bey) – Erkan Başa]

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Zuhal Sevim

Bethany Turley (Melodi, Alexandr Burkard – Menuet, Henry Purce)

Onur Güner

Göksenin Şeylan (La Sautillante, Ferdinando Carulli – Vazgeç Gönül, Zeynep Dizdar)

Ahmet Yiğit Batur (Dalgaların Şarkısı, Enver Tufan – Lokomotif, Enver Tufan)

Erkan Başa

Mert Güneş (Zeybek, Faik Canselen – Bulut Olsam, Salih Aydoğan – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi)

Deniz Kaplan (Melodi, Alexandr Burkard – Vals, Selmin Tufan<)

Özgür Yahya Oruçoğlu

DÜET [Rümeysa Demirhan, Tuğba Seher Karanfil – (Vals,Ole Halen – Rumba, Josep Wanders)]

Sena Sevim

Elif Gürel (Lokomotif, Enver Tufan) – Piyano

Zuhal Sevim

Demir Mirza (Gün Doğarken, Minik Kızıldereliler, Balerin – John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Onur Güner

Bade Kırkgöz (La Soutillante – Ferdinando Carulli)

Aslı Gürbüz

Sıla Ergün (Ömer Can)

Umut Nişantaş (Hayallerin Eksperi,Kendi Bestesi – Bekle Dedi Gitti, Duman)

Burcu Işıl Oğuz

Berat Şerif Demir (Old Mcdonald, John Thompson – Yankee Doodle, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Jbid Göktaş (C Sharp Minör Nacturne, F. Chopin – Vals, Evgeny Grinko ) – Reşat Tokatlı (Keman)]

Eren Özden (Skip To My Lou, John Thompson)

Erkan Başa

Burcu Bozkurt (Uzaklar, Göçmen Kular – Enver Tufan)

İdil Deniz Bakır (Lirik, Fikret Amirov – Venedik Gondol, F. Mendolsohn)

Sena Sevim

İlke Güven (Bir Üflersem Düşersin, John Thompson)

REŞAT TOKATLI & MURAT HASGÜN DİNLETİ

Aslı Gürbüz

Ecem Koca (Anlamazdın, Ayla Dikmen)

Zuhal Sevim

Lara Sadi (Allegra, S. Suzuki)

Erkan Başa

Meriç Gürcan (Zeybek, Faik Canselen – Yaşasın Okulumuz, Alman Ezgisi) – Piyano

Su Azra Dayıoğlu (Alsak, Enver Tufan – Orda Bir Köy Var Uzakta, Münir Ceylan) – Piyano

Sena Sevim

Rüzgar Almasulu   (Yakarış, Enver Tufan)

Emir Karademir (Çanlar, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Sıla Üçtepe (Uzaklar, Enver Tufan)

Burcu Işıl Oğuz

Yasemin Özyiğit (Dolaptaki Sır, Enver Tufan – Aria, Mozart)

DÜET [İklim Keleş (Polonaise, J.S.)]

Onur Güner

Sarp Kılıç (Andontino, Ferdinando Carulli – Studi Per Guitarra, Ferdinando Calluri)

Nima Abdullahi (Dede,Peyman – Trombon Çalgısı, John Thompson)

Reşat Tokatlı

DÜET [Melisa Kaya (Aygız, C. Cihangirov)- Reşat Tokatlı (Piyano)]

Deniz Balcı (Kızıldereli Davulu, John Thompson)

Erkan Başa

Nehir Ergün (Kuş Uçar, Alman Halk Şarkısı – Etüd, Alexandr Burkard – Kalinka, Rus Halk Şarkısı)

Asım Güven Bozkurt (Çanlar Çalıyor – Gün Doğarken – Balerinin Valsi, John Thompson)

Aslı Gürbüz

Ayşe Ela Şenkaya (Tren, John Thompson)

Zuhal Sevim

Demirhan Altındil (Okul Günleri – Kovalamaca, John Thompson)

Tülay Naz Çakır (Etüd 84, Ömer Can)

Burcu Işıl Oğuz

Nil Sahra Aksal (Sinbad – Kalinka – Var-Yok , Y. İman)

Nil Ergün (Aria, W.A. Mozart – Savaş Dansı, Michael AAR)

Aysara Özenç (Nasıl Geçti Habersiz, Zeki Müren – Gnoissienne No.1, Erik Satie)

Not: Dinletimiz ücretsizdir.

zeki müren konseriTürkiye’nin “Sanat Güneşi” Zeki Müren, ölümünün 20. yılında çok özel bir konserle anılıyor…

Emel Sayın’dan Nükhet Duru’ya, Kenan Doğulu’dan Yonca Lodi’ye, Zara’dan Gökhan Tepe’ye Türkiye’nin en sevilen yorumcuları Zeki Müren şarkıları yorumluyor…

Mirasını bağışladığı Türk Eğitim Vakfı ve TSK Mehmetçik Vakfı tarafından düzenlenen, Osmantan Erkır’ın barkovizyonda Zeki Müren’le sunduğu bu çok özel gece 26 Şubat Cuma 21.15’te NTV’de..

Zeki Müren 3Bursa’da 1933 yılında doğan Zeki Müren, yokluk içerisinde geçen çocukluğundan 1991 yılında ‘Devlet Sanatçısı’ seçilmesine kadarki süreçte, müzik, sinema ve şarkı sözleriyle sanata büyük katkılarda bulundu. Zeki Müren’in yaşamına dair bugüne dek hiç görülmemiş fotoğraflar ve yaşamından önemli notların yer aldığı ‘İşte Benim Zeki Müren’ sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı.

Zeki Müren, 24 Eylül 1996’daki ölümünden önce mal varlığını ve mirasını Türk Eğitim Vakfı’na ve Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’na bağışladığını açıklamış, ondan geriye kalan tüm eşyalar saklanmış ve bugüne dek ortaya çıkarılmamıştı. Dolayısıyla ‘İşte Benim Zeki Müren’ adlı sergi, Zeki Müren’le ilgili bugüne dek gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliğine de sahip. 20 Aralık 2014’e kadar İstanbul Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açık kalacak olan sergide, Zeki Müren’e ait on bine yakın fotoğraf içinden hazırlanan bir seçki, özel eşyaları, arşiv videoları, el yazısı şiirleri, plakları yer alıyor.

Zeki Müren’in annesi ile mektuplaşmalarının da yer aldığı sergide, annesi, yazdığı mektuplardan birinde oğluna şöyle sesleniyor, ‘…insan gençken dinlenir ama yaşlanınca bizim gibi olmaması için kendine iyi bakman gerekir. Canım evladım beni dinle, zira gözümde tütüyorsun. Gurbet çok zor, aylardır seni görmedim, vallahi içim harıl harıl yanıyor. İnşallah İstanbul’a gelince hemen geleceğiz. Yavrum biz artık sonbahar olduk, bir gün Müren ağacının dibine düşmek üzereyiz.’

YAPI KREDİ KÜLTÜR MERKEZİ

Açık olduğu saatler:

Hafta içi: 10:00 – 19.00
Cts. 10:00-18:00 / Pz. 13:00 – 18:00

Adres: Yapı Kredi Kültür Merkezi,
İstiklal Caddesi, No: 161-161A
34433 Beyoğlu, İstanbul

Tel: (0212) 252 47 00 (pbx)
Faks: (0212) 293 07 23

 

Kaynak: Al Jazeera

 20’nci Altın Koza Film Festivali’nde geleneksel olarak verilen Yaşam Boyu Onur Ödülleri, bu yıl ünlü oyunculardan Çolpan İlhan, İzzet Günay ve Demir Görgün Karahan ile yapımcı Necip Sarıcı’ya verildi.

altın-koza-onur-odulleriŞarkıcı Şevval Sam, sevilen şarkılarıyla geceyi renklendirdi. Seyhan Baraj Gölü manzaralı Park Zirve Zaimoğlu Tesisleri’nde organize edilen ödül törenine festival konuğu beyazperdenin emekçileri ile kent protokolü ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Oyuncu Çolpan İlhan ile İzzet Günay ödülünü Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’dan Demir Karahan CHP Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu’dan Yapımcı Necip Sarıcı ise ödülünü CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün elinden aldı.

ADANALILARA TEŞEKKÜR ETTİLER

Ödül alan sanatçılar, Altın Koza’nın Türk Sineması’nda çok önemli bir yeri olduğunu vurgulayıp, bu ödüle layık görüldükleri için Adanalılara teşekkür etti.

Ödülünü almak için Zihni Aldırmaz’ın elinden tuttuğu Çolpan İlhan, çok mutlu olduğunu vurgulayıp. “Daha nice ödüllereö dedi.

İzzet Günay ise sanat yaşamı boyunca kendisini el üstünde tutan Türk sinemaseyircisine minnet duyduğunu dile getirdi. Bu ödülde rol aldığı filmlere emek veren kişilerin de payı olduğunu kaydeden İzzet Günay, “Bu güzel ödülle birlikte beni en çok sevindiren hayatımı anlatan kitabın çıkmasıdır. Ödül kadar kitabı da çok önemsiyorum. Çünkü insanlar çabuk unutulur. Ama kitaplar oldukça içindeki insanlar da yaşıyor. Kitaplar içindeki insanları saklıyorö deyip kitabı kaleme alan Burçak Evren’e teşekkür etti.

Demir Karahan, Adanalı olduğunu hatırlatıp, buğday ve pamuk gibi bu topraklardan çıkan biri olduğunu kaydetti. Onur’un başucu kitabı olduğununun altını çizen Demir Karahan, aldığı ödülü torunu Eylül’ün başucuna koyacağını söyledi. Karahan, eşine de Nazım Hikmet’in ‘Karım’ adlı şiirini sahneden okudu.

Yapımcı Necip Sarıca ise Altın Koza’da 6 ödül aldığını, kendisi için bu festivalin çok özel yeri olduğunu ifade etti. Yılmaz Güney başta olmak üzere Adanalı sinemacılara ve Altın Koza’yı yaşatanlara teşekkür etti.

Törenin sonunda söz alan festivalin ev sahibi Zihni Aldırmaz ise önümüzdeki yıl Türk Sineması’nın 100 yılını kutlayacaklarını, buna kutlamalar gerçekleştirmek için çaba göstereceklerini söyledi.
Gecenin devamında sahne alan ünlü şarkıcı Şevval Sam, Türk Sanat Müziği’nin sevilen eserlerini seslendirdi.

20-altın-koza

ÇOLPAN İLHAN – ROL SEÇEN OYUNCU

77 yıllık hayatının 56 yılını sinema ve tiyatro sanatının içinde geçiren Çolpan İlhan, 200’e yakın filmde oyunculuk yaptı. 1970’e kadar bir çok filmde boş rol oynayan Çolpan İlhan, ‘rol seçen oyuncu’ unvanıyla tanındı. ‘Karakter oyuncusu’ sıfatıyla bilinen, farklı bir ‘Yeşilçam Starı’ çizgisi taşıyan Çolpan İlhan, sanat eğitiminin duyarlılığını beyazperdeye başarıyla yazdırdı. Çolpan İlhan, 1997’de Sadri Alışık Tiyatrosu’nu açarak tiyatro sanatına önemli katkılar sağladı. Halen oğlu Kerem Alışık ile Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde gençlere tiyatro dersleri vermeyi sürdüren sanatçı, şu sıralar aynı tiyatroda sahnelediği ‘Sonbaharı Beklerken’ adlı oyunda Alzheimer hastalığından ölen İrlandalı filozof Iris Murdoch’ı canlandırıyor. Çolpan İlhan, şair Attila İlhan’ın kız kardeşi, sinema sanatçısı Sadri Alışık’ın karısıdır. Çolpan İlhan, tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra moda tasarımcısı ve tiyatro eğitmeni olarak birçok alanda başarılara imza attı.

DEMİR KARAHAN – YAZDI, YÖNETTİ, OYNADI

69 yıl önce Adana’da dünyaya gelen Demir Karahan, tıp fakültesini okurken yönetmen ve senarist Duygu Sağıroğlu ile tanışınca okulu bırakıp, sinemaya gönül verdi. 40 yıllık sanat hayatında 59 yapımda roller aldı. Türk – Fransız ortak yapımı bir filmde oynamak üzere gittiği Fransa’da 4 filmde rol aldı, yönetmen asistanlığı yaptı. Sinemanın krize girdiği süreçte ticaret ve çiftçilikle uğraştı, politikayla ilgilenerek Adana DSP İl Başkanlığı görevinde bulundu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Demir Karahan, sanat hayatında oyunculuk dışında ‘Çark’ adlı bir filmin senaryosu yazıp, aynı filmin yönetmenliğini de üstlendi.

İZZET GÜNAY: SİNEMA SEVDASI KIRIK PLAK’LA BAŞLADI

Türk Sineması’nın çınarlarından 79 yaşındaki İzzet Günay, lise yıllarında tiyatroya merak sardı, 1958’de Kemal Film yapımı ‘Kırık Plak’ adlı filmde, Zeki Müren’in şoförü rolüyle sinema oyunculuğuna başladı. 55 yıllık sanat hayatını 120 film sığdırdı. 1964’de Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde baş rolünü oynadığı ‘Ağaçlar Ayakta Ölür’ filmiyle ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü aldı. Türk sanat müziği solistliği yapan, televizyon dizilerinde de oynayan İzzet Günay, pul, para, madalya ve madalyon koleksiyonculuğu ilgi alanı içine girdi. 1985’te antika üzerine dükkan açan, İzzet Günay, uzmanlık alanı olan koleksiyonculuk ve antika konusunda danışmanlık yaptı.

NECİP SARICI – SİNEMANIN HAFIZASI

Necip Sarıcı, sinema sanatına 1949’da İzmir’deki sinema makineleri tamir atölyesinde çıraklık yaparak girdi. Üç yıl sonra ustalığa geçen Necip Sarıcı, İstanbul’da 1957’de Lale Film Stüdyosunda ‘ses mühendisi’ olarak işe alındı. Arzu Film, Erman Film, Uğur Film, Akün Film, Erler Film gibi Yeşilçam’ın önemli kuruluşlarıyla çalıştı. 1979’da Filmer ailesinin stüdyoculuğu devretmesiyle Lale Film Stüdyosu’nu Yeni Lale ismiyle devralarak seslendirme, emisyon, telesine, montaj gibi laboratuar çalışmalarını yeni bir düzenlemeyle işletmeye açtı. 64 yıldır sinema ve sanatın içinde yaşayan ve belgesel ve sinema film yapımcılığı da yapan Necip Arıcı, ‘önemli bir arşivci’ diye anılıyor. Sarıcı’nın arşivinde 65 bin fotoğraf negatifi, 5 bin’e yakın edebiyat, tarih, sanat, sinema ve mesleki kitaplar ile Türk sinema tarihinin önemli filmlerinin negatifleri, pozitif görsel kopyaları ve 5 bin adet orijinal Türk filmi afişi bulunuyor.

 

Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve TSK Mehmetçik Vakfı tarafından Türk Sanat Müziği’nin iki önemli ismi anısına düzenlenen ve yeni sanat müziği yıldızlarının seçileceği 4. Safiye Ayla-Zeki Müren Ses Yarışması’nda ödüller 8 Aralık Cumartesi Günü saat 20.00’de Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda konuk sanatçı olarak Melihat Gülses’in de katılacağı özel bir geceyle sahiplerini bulacak.

Tüm Türk sanat müziği severlerin ücretsiz izleyebilecekleri TEV ve Mehmetçik Vakfı’nın Safiye Ayla ve Zeki Müren adına üç yılda bir düzenlenen 4. ses yarışması TRT Müzik kanalından canlı olarak yayınlanacak.

258 başvuru

Bu yıl 258 genç sanatçının başvurduğu Safiye Ayla-Zeki Müren Ses Yarışması’nda, deneyimli jüri kadrosu tarafından değerlendirilen sesler arasından 17 sanatçı Safiye Ayla dalında, 19 sanatçı da Zeki Müren dalında yarı finale kaldı. Sanat Müziği’nin efsanelerinin adlarını yaşatacak 12 genç sanatçı 26 Kasım’da yapılan elemeler sonucunda finale kaldı.

Ünlü ses sanatçısı ve Şef Tülûn Korman’ın başkanlık ettiği, Türkiye’de Türk Müziği konusunda söz sahibi 11 kişiden oluşan jüride; Koro Şefi Süheyla Atmışdört, ses sanatçısı Nesrin Sipahi, ses sanatçısı ve Koro şefi Kutlu Payaslı, Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu Şefi Fatih Salgar, TRT Müzik Dairesi Başkan Yardımcısı Özgen Gürbüz, ses sanatçısı ve Koro Şefi Serap Mutlu Akbulut, ses sanatçısı Münip Utandı, Gazeteci-Yazar Mehmet Barlas, Gazeteci-Yazar Doğan Hızlan, Türk Musikisi Vakfı Başkan Vekili Dr. Osman Simav yer alıyor.

TRT’den canlı yayınlanacak

12 finalist, sanat ve yayın dünyasının ünlü isimlerinden oluşan jüri tarafından sahnede dinlenecek. TRT’nin de canlı yayınlayacağı gecenin sonunda ünlü yorumcu Melihat Gülses de iki ünlü ismin besteleri ve şarkıları ile geceye renk katacak.

Safiye Ayla ve Zeki Müren’in anısına gerçekleştirilecek olan ve yeni sesleri topluma tanıtma amacı ile düzenlenen ses yarışmasına katılacak adaylar, Safiye Ayla ve Zeki Müren adına ayrı dalda yarışacaklar. Yarışma sonucunda birincilere 10.000 TL, ikincilere 7.000 TL, üçüncülere 5.000 TL ve dördüncü, beşinci, altıncılara ise 2,000TL ve plaket ödül olarak verilecek.