Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: tepki

Sanat Haberleri

Devletin Sanat ile ilgili tüm faaliyetleri 11 kişinin oluşturduğu Türkiye Sanat Kurumu’na (TÜSAK) emanet

Devlet Tiyatroları’nın geleceğine ilişkin tartışmalar yeni bir aşamaya giriyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Devlet Tiyatroları dışında, orkestralar, opera-bale ile güzel sanatlar gibi bakanlığa bağlı sanat birimleriyle ilgili yapılacak düzenlemeyi sivil toplum örgütlerinin görüşlerine açıyor.

tc-kultur-ve-turizm-Bakanligi-logoKonu ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in başkanlık edeceği belirtilen bir toplantı 22 Ocak’ta yapılacak. Toplantıya tarafların temsilcileri katılacak. Toplantıda, bakanlık tarafından daha önce hazırlanan yasa taslağı ilk kez ilgili kesimlerle görüşülecek.

Bakanlığın hazırladığı “Türkiye Sanat Kurumu ile Sanatın Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” başlıklı çalışma, geçtiğimiz sanat sezonunun sonunda gündeme gelmişti. Ancak bakanlık taslakla ilgili açıklama yapmamıştı. Söz konusu toplantıda ise bakanlık, adı geçen taslağı sahiplenerek, sivil toplum örgütlerinin, ilgili tarafların görüşüne açacak. Taslağın ilgili kurumların görüşleri alındıktan sonra Meclis’e getirilmesi hedefleniyor. Taslak, devlete bağlı Devlet Tiyatroları, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Opera Bale Genel Müdürlüğü ile orkestraların faaliyetlerinin tamamının Türkiye Sanat Kurumu’na (TÜSAK) bağlanmasını içeriyor. Kurum, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tavsiyesi ve Bakanlar Kurulu kararı ile atanacak 11 kişiden oluşan Türkiye Sanat Kurulu ve hizmet birimlerinden oluşacak. Türkiye’de desteklenecek tüm kültür-sanat faaliyetleri 11 kişinin uhdesinde olacak. Tasarının ‘gerekçe’ bölümünde, yeni düzenlemede, İngiltere’nin 1940 yılında kurulan ‘İngiliz Sanat Konseyi’, İtalya’da 1976 yılında kurulan Kültürel Faaliyetler Bakanlığı ile Avustralya’da 1975 yılında kurulan Sanat Konseyi’nin örnek alındığı belirtiliyor.

Sanat kurumları TÜSAK’a devredilecek

Devlet-TiyatrolariTasarıda, kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte söz konusu devlete bağlı sanat kurumlarının kapanarak, yöneticilerinin bakanlık müşavirliği kadrosuna, personelinin ise Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredileceği belirtiliyor. Emeklilik dönemine yakın personelin de emekliliğini istemesi halinde emeklilik ikramiyesinin yüksek miktarlarda ödeneceği taahhüt ediliyor. 30 yaşını geçmemiş ‘sanatçı memur’ statüsündeki personelin bir kısmının da TÜSAK’ta ‘uzman yardımcısı’ olarak başvuru yapabileceği belirtiliyor. Böylece devlette ‘sanatçı’ kadrosu tamamen ortadan kalkacak. Taslakta, TÜSAK’ın görev tanımlarına bakıldığında, Türkiye’deki tüm kültür-sanat faaliyetlerinin bu kurum eli ile gerçekleştirileceği görülüyor. Sanat projelerinin değerlendirilmesi, desteklenmesi ve yaptırılması TÜSAK’a ait olacak. Kurum, mali ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, kamu tüzel kişiliğini haiz, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdürecek.

Sanatçılar tepkili

Bindikleri dalı keserler

Ayten Gökçer (Oyuncu) Eski köye yeni âdet getirmeye gerek yok. Devlet Tiyatroları’nı kapatmaya çalışıyorlarsa açıkça söylesinler. Bunu yapamazlar, onları aşar. Dünyanın her yerinde sanat özgürdür. Kuruma destek verenler tabii ki orada neler olduğuna bakacaklardır ama direkt müdahale edemezler. Bu bindiğin dalı kesmektir. Böyle bir karar almayacaklarını düşünüyorum. Aklı başında kişiler oldukları kanısındayım.

Kapatmak çözüm değil

Nevra Serezli (Oyuncu) Devlet Tiyatroları, uzun yıllar süren bir geleneğe sahip. Kendi iç tüzükleri, işleyişi var. Bunları yok sayıp onu atıyorum, bunu kapatıyorum tutumu çok yanlış. Bu kökten değişim, her şeye kökten el koymak oluyor. Çok üzücü. Mevcut sistemin sorunu varsa onu gidermeye çalışırsın, kapatarak sorun çözemezsin. Sanat kurulunu iktidarın belirlemesi sanatın siyasallaşması anlamına geliyor. Sanat, özgürlük demek. Onu kısıtlarsan, bariyerler koyarsan hiçbir şey üretemezsin. Olamaz böyle bir şey. Umarım keyfe keder böyle düzenleme yapılmaz.

Dehşet içindeyim

Haldun Dormen (Oyuncu-Yönetmen) Böyle bir şeyi nasıl yaparlar, sanatı böyle nasıl baltalarlar anlamıyorum. Dehşet içindeyim. Sanatı bir yerlere getirmek için bu kadar yıldır çalışıyoruz. Müzikte, tiyatroda, sinemada dünya çapında isimler yetiştirdik. Böyle bir düzenleme, bunları yok etmektir.

ASLIHAN AYDIN -AYHAN HÜLAGÜ

Kaynak : onedio.com

11 Ocak 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/01/tc-kultur-ve-turizm-Bakanligi-logo.jpg 1039 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-01-11 14:14:202014-01-11 14:14:20Devletin Sanat ile ilgili tüm faaliyetleri 11 kişinin oluşturduğu Türkiye Sanat Kurumu’na (TÜSAK) emanet
Sanat Haberleri

Paris’in ünlü yeraltı tünellerinde sanat gerillaları

Paris Kent Deneyi grubunun gizliliklerine takıntı derecesinde düşkün üyeleri, son 30 yılı Fransa başkentinin altındaki tünellerde gizli kapaklı sanat etkinlikleri düzenleyerek geçirdi. Yetkililerden ne izin ne de destek beklediklerini söylüyorlar.

BBC- Kirsty Lang

Kaldırımda gergin bir şekilde bekliyoruz. Gelen geçen herkesi çaktırmadan süzmeye çalışırken, göze batmadığımızı umuyoruz.

Haftalar süren pazarlıklardan sonra gizemli Fransız sanat kollektifi Les UX’in temsilcileriyle, Paris’in güneyindeki bir belediyenin önünde randevumuz var. Pazar akşamı geç bir saat ama sokak hala epey kalabalık.

Sonunda kırmızı beresi ile küçük sırt çantası hariç tepeden tırnağa siyahlar giymiş genç bir adam çarpıyor gözüme. Biraz duraksıyor, sonra onu izlememiz için bize işaret ediyor. İstikamet yeraltı mezarlıkları, Paris’in kaldırımları altında uzanan tüneller.

Birkaç dakika sonra Tristan (tabii gerçek adı bu değil) ve iki arkadaşı bir rögarın ağır çelik kapağını kaldırıyor. “Çabuk, çabuk,” diyor Tristan, “Polis gelmeden.”

Ucu bucağı görünmeyen kara deliğe bir göz atıp, temkini adımlarla paslı merdivene basıyor ve aşağı inmeye başlıyorum.

Birkaç merdivenden daha inip, dibe ulaşıyoruz. Etrafta sıçan olmadığını fark edince rahat bir nefes alıyorum. Sıçanların indiğinden daha da derinlere inmişiz. Ama göz gözü görmüyor ve her yer ıslak.

Sular bileklerime kadar çıkıyor; ayakkabılarım sırılsıklam. Tristan lastik çizmeleriyle suları sıçratarak önümüzden giderken gülüyor. Telefonumdaki ışığı kullanarak onu izlemek için elimizden geleni yapıyoruz. Duvarlarda yer yer renkli grafitiler ve hain bakışlı bir kedinin tablosu var.

Birkaç dakika sonra kuru, açık bir alana varıyoruz. İşte duvarlarında girift oymalar olan bu alanda nihayet oturup, gizemli yol arkadaşlarımıza sorularımızı sormaya başlıyoruz.

Tristan normalde yasak olan yerlere girmekten ayrı bir keyif aldığını söylüyor. Paris’in yeraltı mezarlıklarında dolanmayı seven bir “mezarlıksever”miş.

Tristan kiliselerin çatılarına da tırmanıyor. “Bütün kent ayaklarının altında,” diyor, “Özellikle geceleri manzara harika. Piknik için de ilginç bir yer.”

UX farklı farklı insanları bir araya getiren gevşek bir yapılanma. Aralarında yalnızca sanatçılar değil, mühendisler, memurlar, avukatlar ve hatta bir savcı varmış. İlgi alanlarına göre farklı gruplara bölünüyorlar.

Bu gruplardan biri, Fare Evi, yalnızca kadınlardan oluşuyormuş ve bir yerlere sızmakta ustaymışlar. Bir diğer grup, tıklayın Untergunther, devletin ihmal ettiğini düşündükleri kültür varlıklarını gizli gizli restore ediyor.

La Mexicane de Perforation grubu yeraltında sinema festivalleri gibi etkinlikler düzenliyor. Bir seferinde Trocadero yakınlarındaki Palais de Chaillot’nun altında taşa koltuklar kazarak, koca bir sinema salonu yapmışlar.

Paris’teki tüneller hiçbir yerde yok. Zaten kentin kendisi, binaların altından çıkarılan kireç taşından yapılma. Bu yüzden kilometrelerce uzanan maden tünelleri var.

Buna metro için, telefon şebekesi, kanalizasyon vs için kazılan tünelleri ekleyin, gün ışığı görmeden kenti boydan boya kat edebilirsiniz.

UX’in kurucuları 1980’lerin başında, Paris’in Sol Yaka’sındaki bir lisede tanışmışlar. Önceleri, sırf yapabileceklerini kanıtlamak için, yeraltı tünellerini kullanarak müzelere ve anıtlara girmeyi seven bir avuç çocuktan ibaretmiş grup.

Video editörü Lazar Kuntsmann (tabii bu da takma ad) onlardan biriymiş. Şimdi grubun sözcüsü olan Kuntsmann “Büyüdükçe, yeryüzünde herkes kendi kariyerini kurdu.” diye anlatıyor.

“İki önemli ilkemiz var. Birincisi, asla izin istemeyiz, yetkililere asla haber vermeyiz ne yapacağımızı. Ve tabii bir de asla maddi destek almayız.”

UX’in en ünlü eylemlerinden biri, bundan altı yıl önce Fransa’nın en ünlü evlatlarının gömüldüğü Pantheon’da 19. yüzyıldan kalma bozuk bir saati onarmaktı.

Grubun kurucu üyelerinden, gerçek bir saat ustası olan Jean Baptiste Viot öncülüğünde kurulan sekiz kişilik restorasyon ekibi, malzemelerin saklandığı bir dolabın arkasına gizli bir atelye kurmuş. Aylarca her gece çalışmışlar.

İşlerini bitirdikten sonra Pantheon’un müdürüne haber vermişler. Müdür önce minnettar kalsa da, onun patronları aynı fikirde olmamış. Saati parçalarına ayırıp, UX’e 43.800 euroluk tazminat davası açmaya kalkmışlar.

Fransa’da kamuya ait binalara izinsiz girmek ya da onları onarmak suç sayılmadığı için dava düşmüş. Lazar Kuntsmann bu tepkiyi yetkililerin “utancına” bağlıyor.

Kuntsmann’ın kendisi de bir seferinde Pantheon’da gece vakti bir tiyatro oyunu sergilemiş. Ama Paris’in yeraltı tünellerini kullananlar yalnızca UX grubunun üyeleri değil.

Bazı mekanların bin kişiyi alacak büyüklükte olduğu söylenen yeraltında büyük partiler de düzenlendiği biliniyor. Bu partiler için barlar kurularak, DJ ve özel ışık efekti yapacak insanlar getirilerek, Paris metrosundan elektrik çekilerek yeraltı mekanları geçici gece kulüplerine çevriliyor.

 Kaynak : [-]

24 Kasım 2012/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/paris-yeralti-tunelleri.jpg 304 304 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-11-24 11:38:312012-11-24 11:38:31Paris’in ünlü yeraltı tünellerinde sanat gerillaları
Sanat Haberleri

Müzik ve Demokrasi

Makale: Bağlama Eğitmeni Murat HASGÜN

Müzik, Konfüçyüs’ün deyimiyle; gök ve toprak arasında bir uyumdur. Yani birleştiricidir. İşte bu noktada, bu yazınında temel konusunu oluşturan şu soru beliriyor aklımda; Böyle birleştirici bir unsur olan müziğin bağlayıcı yönünden, son günlerde iyice yıpratılan ülkemiz demokrasisi de nasibini alamaz mı? Bin yıldır aşıklarımız, ozanlarımız; düşüncelerini, sevdiklerini, duygularını müzikle dile getirmişler. Tüm tepkilerini müzikle ortaya koymuşlar.

Sevdiklerine de, devlete de müzikle seslenmişler. Zaman zaman yasaklansalar da, müziklerinden dolayı alı da konulsalar, mahkumda olsalar, yılmamışlar ve müziği duyguların dili olarak yaşatmaya, düşüncelerini paylaşacakları özgür bir alan olarak görmeye devam etmişler. Çünkü müziğin karşı konulmaz gücüne inanmışlar.

Sanatın demokrasiye geçmişte olduğu gibi gelecekte de katkıda bulunması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü sanat, demokrasiden yana mucizevi bir yol…

Ülke gündeminin geldiği nokta ortada…

Yaşananlar gencinden yaşlısına, halkından siyasetçisine herkesin sinirlerini iyice geriyor. Bu gergin ortamdan en ağır hasarı alanlarsa, şüphesiz Mustafa Kemal’in “bütün ümidim” dediği gençler oluyor. Sokaklarda yaşanan ve ülkedeki olumsuz gidişin birer ürünü olan her olayda ne yazık ki baş rolü gençler, hatta çocuklar oynuyor.

Müzik, bağlayıcı olduğu kadar şiddetten uzaklaştıran, eğiten, sosyal hayata katkı sağlayan, bireyin topluma bakışını değiştiren ve ufkunu açan bir olgu.

Bu bağlamda ülkemiz gençlerinin müziğe yönelmelerini, ellerine taş sopa değil, enstrüman almalarını, savaşçı değil, sanatçı olmalarını ve kendilerini müzikle, sanatla ifade etmelerini öneriyorum.

Türkiye’nin tek çıkış noktası eğitimdir.

Müzik eğitimi alanında zengin bir coğrafya da yaşıyoruz. Ülkemizde müzik eğitimi veren dernekler, kurslar, topluluklar var. Bu zincire konservatuvarları da katarsak, bu anlamda ne kadar zengin olduğumuzu görebiliriz. Bu kurumlar kendi müziğimizi bize tanıtmanın yanında, başka kültürlerin müziklerini de aynı doğrulukta tanıtmak açısından önemli.

Müzik eğitiminin diğer bir önemi; bireyin yaratıcılığını arttırması, entellektüel ve sosyal yaşamını desteklemesi.

İnanıyorum ki sanat; geçmişte olduğu gibi gelecekte de demokrasiye yol gösterecek ve şiddetten uzak, yasa dışılıktan uzak, özgür ve yerinde ifadelerin ortak alanı olacaktır.

Sanatın her alanı birer zenginlik olarak görülmeli ve bizleri her zaman daha aydınlığa ulaştıracağı unutulmamalı.

 

10 Kasım 2012/tarafından
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/11/müzik-eğitimi1.jpg 237 296 https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 2012-11-10 14:29:392012-11-10 19:27:07Müzik ve Demokrasi
Sanat Haberleri

DENEYİMİN ÖTESİ, GENÇ SANATÇININ KALFALIK SÜRECİ

Sanat uzun, hayat ise kısa! 

 Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğrencileri, resim, heykel, drama ve enstalasyon gibi farklı dallarda ürettikleri eserlerde postmodern çağdaki insan ve eşya ilişkisini sorguluyor.

DENEYİMİN ÖTESİ, GENÇ SANATÇININ KALFALIK SÜRECİ

YAZ aylarını genç sanatçılara ve sanat eğitim kurumlarına ayıran ‘Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’ bu kez İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin eserlerine evsahipliği yapıyor.

Deneyimi sürekli kılmak…

Sergiye adını veren ‘Deneyimin Ötesi, sanatsal üretimde süreci önemseyen, bu süreçteki düşünsel dönüşümlere önem veren bir bakış açısını temsil ediyor. Sanat eğitimini sorunsallaştıran bu şeffaf yaklaşım; gençlerde öne çıkan üretim potansiyelini, eserlere odaklanarak deneyim kazanma ve bunu sürekli kılma durumuyla ilişkili olarak değerlendirmek gerektiğine inanıyor. ‘Deneyimin Ötesi’ fani olan, risk içeren ve yanılma olasılığı yüksek işlerle üretim ve tasarımlara işaret etse de kişisel algı ve tepkilerin ayrımlarını örnekleyen esaslı bir kapsam olarak karşımızda duruyor.

Sergi hakkında bilgi veren ve serginin internet üzerinden 3 boyutlu olarak ziyaret edilebileceğini söyleyen Resim Bölüm Başkanı Prof. Mümtaz Sağlam, “18-25 yaş kuşağı eskilere göre daha şiddet içerikli mesajlara yöneliyor. Biz bu istekle gelen gençleri geri çevirmiyoruz. Böylelikle gençliğin hayata bakış açısını da ölçmüş bulunuyoruz. Biz bu sergide öğrencilerin kendilerini ifade etmelerini sağlamak açısından farklı yaklaşımları bir araya getirdik” dedi.

 

Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Yoleri ise “Bu proje, İzmir atmosferiyle oluşturduğumuz çalışmalarımızı İstanbul’da paylaşmamız olarak tanımlanabilir” diye konuştu.

30 Eylül’e kadar açık

‘Deneyimin Ötesi’ adlı sergide; resim, heykel, drama ve enstalasyon gibi farklı dalda üretilmiş 150’yi aşkın eser bulunuyor. Önceki gün açılan sergi 30 Eylül’e kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Kaynak :[-] Buket Kahraman

11 Ağustos 2012/6 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/08/deneyimin-otesi-2.jpg 375 299 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-08-11 14:00:012012-08-11 14:06:05DENEYİMİN ÖTESİ, GENÇ SANATÇININ KALFALIK SÜRECİ
Sanat Haberleri

TİYATROCULARIN ” YÖNETMELİK ” TEPKİSİ ” Sanatı Sanatçıya Bırakın ”

Tiyatro sanatçılarının tepkisiİstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’nda İstanbul Şehir Tiyatroları yönetiminin sanatçılardan alınarak belediyenin bürokratlarına devredilmesi kararı bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde protesto edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis komisyonunda dün alınan karar uyarınca İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimi sanatçılardan alınarak belediyelere devredilecek.

Bu kararın sanatın ve sanatçının özgürlüğünü kısıtlayacağını düşünen tiyatro sanatçıları ve tiyatroseverler bugün Muhsin Ertuğrul sahnesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Basın açıklaması öncesinde okunan İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği tarafından kaleme alınan, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a gönderilen mektupta, Topbaş’ın yeni yönetmeliği imzalamamasını istediler.

Öngören: “Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan çıktı”

İstanbul Büyük Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği adına Aslı Öngören tarafından okunan basın açıklamasında, bir kısım medyanın şehir tiyatrolarına yönelik anlamlandıramadıkları saldırıların nedeninin şimdi daha açık anlaşıldığını vurguladı. “Amaç 98 yıldır sanatçıları tarafından yönetilen Şenir Tiyatromuzun, tüm sanatsal işleyişinin, belediye bürokratlarına teslim edilmesiymiş.

Şehir Tiyatrolarının Genel Sanat Yönetmeninin başkanlığını yürüttüğü ve sanatçıların çoğunlukta olduğu yönetim kurulu tarafından yönetitildiğini hatırlatan Öngören, “Yıllık repertuarımızı belirlemek, bu repertuar doğrultusunda sahnelenecek oyunları seçmek, bu oyunların hangi yönetmenler ve ekipler tarafından sahneleneceğine karar vermek gibi pek çok sanatsal işleyiş, olması gerektiği gibi sanatçıların iradesiyle belirleniyordu.

Bu yeni yönetmeliğe göre artık Şehir Tiyatrosu bir sanat kurumu olmaktan resmen çıkarılarak, basit bir şube müdürlüğüne dönüştürülecek. Yönetim kurulumuza genel sanat yönetmeni yerine, belediye genel sekreter yardımcısı başkanlık edecek. Tüm sanatsal kararlar belediye bürokratlarının çoğunlukta olacağı yeni bir yönetim kurulu tarafından verilecek” dedi.

tiyatroculardan-yonetmelik-tepkisi- muhsin ertuğrul

“Muhafazakarlaşma harekatı”

Yönetmelik hazırlığından kurumlarının, genel sanat yönetmenlerinin, yönetim kurullarının, belediye başkanı sanat danışmanlarının haberlerinin olmasının manidar olduğunu söyleyen Öngören, tiyatrolarının tependen inme bir anlayışla yol edilmek istendiğini vurguladı.

Yapılanların sanat kurumlarının sonu olduğunu ifaade ede Öngören, “Aynı zamanda ülkemizin tüm kültür ve sanat ortamını muhafazakarlaştırma harekatıdır” dedi.

Aydın: “Bu bir ele geçirme operasyonu”

Konuyla ilgili Bianet’e konuşan, tiyatro sanatçısı Orhan Aydın, “Bu bir ele geçirme operasyonudur. Cumhurbaşkanı sekreteri Mustafa İsen’in ‘muhafazakâr sanat ve sanatçı yaratmalıyız’ konusundaki düşüncesinin hayat bulmuş halidir. Sanat alanı içerisinde var olan yaratıcılar o işin yönetiminde yoksa orası güdülen bir yer haline gelir. Amaçta zaten güdülen bir hal haline getirmek. Bizler bu işi danışarak aşabiliriz. Geç olmadan bütün sanat alanları ellini taşın altına sokmalı” dedi.

Danış: “Karanlık Türkiye kaygısı”

Oyuncu Fırat Danış ise, burada gördüğümüz bu insan topluluğu son dönemde üstlerine çullanan karanlık bir Türkiye projesinden duydukları kaygı için buradalar. Şehir tiyatrosunun kadrosunun bürokrasiye devredilmesi kararı da karanlık Türkiye projesinin bir parçasıdır” dedi.

Sever: “Sanat sanatçılara bırakılmalı”

Oyuncu Erkan Sever ise, “Bir sanat kurumunu bürokratlar ve belediye çalışanları yönetirse orası sanat kurumu olmaktan çıkar. Parklar, bahçeler, mezarlıklar gibi bir belediye kurumu haline gelir. Türkiye’de sanatın sanatçılara bırakılmasını istiyoruz.

Her konuda ve her yerde bir sivil darbe söz konusu. Ufak ufak her yer ele geçirilmek isteniyor.  Bu durum şimdi de tiyatrolara yönelmiş durumda. Bizden olmayan yaşamasın, mahvolsun, istemiyoruz gibi bir anlayış var. Bu gün biz bunun için buradayız. Tiyatromuza, sanatçımıza, ülkemize ve geleceğimize sahip çıkmak için buradayız” dedi. (RDY/HK)

Kaynak : http://www.bianet.org

Rojda Duygu YEŞİLGÖZ

İstanbul – BİA Haber Merkezi

13 Nisan 2012/77 Yorumlar/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2012/04/sanat-tepki.jpg 345 460 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2012-04-13 17:58:012012-04-13 17:58:01TİYATROCULARIN ” YÖNETMELİK ” TEPKİSİ ” Sanatı Sanatçıya Bırakın ”
Page 3 of 3123

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön