Yazılar

Uluslararası Bursa Tiyatro Festivali Başladı

tiyatro-kursu

tiyatro-kursuBursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) ve ASSITEJ Türkiye Merkezi tarafından bu sene 21’incisi düzenlenen “Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali”, ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro gösterimiyle başladı.
Türkiye’nin en büyük ve en geniş çaplı sahne sanatları festivali olan 21. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, 7-22 Ekim tarihleri arasında Türkiye, Meksika, Uruguay, Çek Cumhuriyeti, İran, Rusya, Estonya,Yunanistan ve İtalya’dan olmak üzere toplam 9 ülkeden 24 ekibin iştirakiyle başladı. 17 ilçede yapılacak olan festival kapsamında 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecek. 10 atölye çalışmasının yapılacağı festivalin, 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedefleniyor. Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda yapılan açılış törenine, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse, BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak, Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, Büyükşehir Belediyesi eski dönem başkanı Ekrem Barışık, öğrenciler ve yabancı davetliler katıldı.
Başkanvekili Şükrü Köse, Bursa’nın tarihi, kültürü ve sosyal hayatıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’yı Avrupa’nın ve dünyanın en gözde şehirlerinden biri yapmak amacıyla var gücüyle çalıştığını ifade eden Köse, Bursa’da üretilen değerlerinden bunu ispatladığını dile getirerek, “Uluslararası Bursa Festivali, Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması, Kukla ve Gölge Oyunları festivali gibi birçok organizasyonla şehrin kültürel hayatına katkıda bulunuyoruz. Şehir tiyatrosu ve diğer oluşumlar da Bursa’nın sanat hayatına renk katıyor. 1996’da başlatılan ve bu sene 21’incisi yapılan Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali de şehrin simgesi olmuştur. Geniş yelpazeyi kapsayan festivalle, yerli ve yabancı toplulukları 21 senedir Bursa’da buluşturuyoruz. Bu sene 9’u yerli olmak üzere 24 ekip katılmaktadır. 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecektir. Festivalin 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedeflenmektedir. Ayrıca kardeş şehirlerimizden gelen konuklar festival havasını ve şehrin dokusunu hissedecektir. Festivalin gençlerimize ve çocuklarımıza yeni ufuklar açmasını diliyorum.
BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak ise, festivalde emeği geçenlere ve dünyanın 7 ülkesinden gençlere teşekkür etti.
Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, bir festivalin 21 senedir yapılmasına katkı sunan Büyükşehir Belediyesi’ne, BKTSV’ye ve Assitej Türkiye’ye, festivale katılan sanatçılara ve tiyatroya her zaman destek olan seyirciye ve gençlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından BGST Tiyatro Boğaziçi’nin ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Oyun, öğrenciler tarafından büyük ilgi ve keyifle izlendi.

 

Kaynak: Milliyet

Nerede olursanız olun ; Türkiye ‘de Sanatla olun !

-İSTANBUL-

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için önemli sanat etkinliklerini derledik…

”Filmmor Kadın Filmleri Festivali”, yarın Pera Müzesi’nde yapılacak açılış töreniyle başlayacak. ”Feminist Sinema”nın 100., Filmmor’un 10. yılının kutlanacağı festivalde, 20’yi aşkın ülkeden 70 film izleyiciyle buluşacak. Festival, İstanbul’un ardından Çanakkale, Van ve Hakkari’de devam edecek.

Müzisyen, şarkıcı ve oyuncu İlhan Şeşen, ”İlhan Şeşen Akustik” konseriyle yarın İstanbul Jazz Center’da sahne alacak.

Capo Verde kökenli sanatçı Lura, yarın Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda konser verecek.  Kendine özgü ilk albüm çalışmasını 2004 yılında yapan Lura, Portekiz pop müziği, caz, Afrika müziği ve Amerikan soul gibi farklı türleri harmanlıyor.

Yorumcu ve söz yazarı Özge Fışkın, yeni albümü ”Bir Avuç Fotoğraf”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

Sagopa Kajmer ve Kolera 10 Mart cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, Fazıl Say, CRR Konser Salonu’nda düzenlenecek ”Fazıl Say Çocuklarla” etkinliğiyle çocukları klasik müzik yolculuğuna çıkaracak.

Sevdalinka ile çingene müziğini ustaca birleştiren Mostar Sevdah Reunion, Avea’nın ”Sıradışı Müzik Konserleri” kapsamında 10 Mart cumartesi günü Küçük Çiftlik Park’ta sahne alacak. Bosna-Hersek kökenli grup, efsane çingene şarkıcı Şaban Bayramoviç ile 2, Balkanların caz divası kabul edilen Ljiljana Buttler ile 2 olmak üzere toplam 7 albüm yaptı.

Aynı gün, Ayşenur Kolivar ilk albümü ”Bahçeye Hanımeli”nin şarkılarını, CRR Konser Salonu’nda müzikseverlerle paylaşacak. Konserde, Doğu Karadeniz türkülerini seslendirecek olan Kolivar, 2001’den bu yana Doğu Karadeniz halk müzikleri konusunda derleme ve icra çalışmaları yürüten ”Helesa Projesi”nde araştırmacı ve solist olarak yer alıyor.

”İstanbul Klarnet Korosu Clarinet Circus 2”, 10 Mart cumartesi günü Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde konser verecek. Genç klarnet sanatçılarından oluşan ve Ocak 2009’dan bu yana izleyicilerle buluşan koroya konserde, şef Serdar Yalçın ve solist Hüsnü Şenlendirici eşlik edecek.

Aynı gün, Türk halk müziği sanatçıları Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde çoğu eski Anadolu türkülerinden oluşan bir repertuvarla dinleyici karşısına çıkacak. Performanslarını ”bir birlikte hatırlama çabası” olarak gören ikili, düo formatında gerçekleştirdikleri türkü yorumlarıyla Türk halk müziğinde yeni bir tarz oluşturuyor.

Zen-funk dörtlüsü Nik Bärtsch’s Ronin, 10 Mart cumartesi günü Borusan Müzik Evi’nde müzikseverlerle buluşacak. Grup, piyanoda Nik Bärtsch, davulda Kaspar Rast, basta Thomy Jordi, klarinet ve saksafonda Sha Bas, perküsyonda ise Andi Pupato’dan oluşuyor.

Aynı gün, Fatih Erkoç vokal, piyano, trombon ve flüt ile performans sergileyeceği ”Fatih Erkoç Akustik Trio” konserini İstanbul Jazz Center’da gerçekleştirecek.

Tune-Yards grubu, 10 Mart cumartesi günü Salon İKSV’ye konuk olacak. ”BiRd-BrAiNs” adlı ilk albümünü 2009’da çıkaran grup, konserde deneysel pop şarkıları seslendirecek.

Jamaikalı sanatçı Lee Scratch Perry, aynı gün garajistanbul’da sahne alacak. Perry, 2003 yılında ”En İyi Reggae Albümü Grammy Ödülünü”, ”Jamaican E.T.” albümü ile aldı.

Yeni nesil tango orkestrası İTÜ Maçka’da

”İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu: Hüseyni” konseri, 11 Mart pazar günü CRR Konser Salonu’nda dinlenebilecek. Koro, konserin ilk bölümünde Hüseyni makamının örnekleriyle müzikseverlerin karşısına çıkacak. Konserin sololar bölümünde keman sanatçısı İhsan Aslan, Türk saz musikisinden iki eser, Ufuk Caba ise neoklasik döneme ait şarkılar seslendirecek.

Aynı gün, Şikago doğumlu Hindistan kökenli müzisyen Sachal Vasandani, CRR Konser Salonu’nda konser verecek. Vasandani, Lincoln Center Caz Orkestrasında Wynton Marsalis ile çalıştı ve New York’ta Zinc Bar’da sahne aldı.

”Opus Amadeus Oda Müziği Festivali”nin ikinci konseri, ”Flüt’ün Sihirli Mozart’ları, Piyano’nun Şiirli Rachmaninoff’ları” adıyla 11 Mart pazar günü Kadıköy Süreyya Operası’nda düzenlenecek. Konserde flütist Bülent Evcil ve piyanist Gökhan Aybulus, Mozart’ın 8 yaşında yazdığı flüt sonatlarını seslendirecek. Gökhan Aybulus, konserde Rus besteci Sergei Rachmaninoff’un 1931 yılında bestelediği ve 20 varyasyondan oluşan ”Corelli’nin bir Teması Üzerine Varyasyonları” ile J.S. Bach’ın Ferrucio Busoni tarafından piyanoya uyarlanan koral prelüdlerini de yorumlayacak.

Yeni nesil tango orkestrası Arjantinli Sexteto Milonguero ve tango sanatçıları, ”Tango Poison”gösterisiyle 11 Mart pazar günü İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka Mustafa Kemal Amfisi’nde sahne alacak. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ”TanGOTOIstanbul Tango Festivali” kapsamında gerçekleşecek gösteride, Arjantin tangoları, geleneksel Arjantin ritmleri ve Güney Amerika ezgileriyle beraber dünyanın en usta dansçılarının Arjantin tangosunun doğasına uygun olarak doğaçlama dansları izlenebilecek.

Eurovision temsilcisi Can Bonomo, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde

Bakü’de düzenlenecek ”57. Eurovision Şarkı Yarışması”nda Türkiye’yi temsil edecek Can Bonomo, ”tek kişilik kabare”ye benzetilen ilk albümü ”Meczup”tan şarkılarını 11 Mart pazar günü  Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde seslendirecek.

Piyanist McCoy Tyner, saksafonda Joe Lovano, basta Gerald Cannon ve davulda Francisco Mela ile”McCoy Tyner Trio” 12 Mart pazartesi günü Garajistanbul’da sahne alacak.

Piano Trio Forte’nin ”Müziğin Dev İki Mimarı” konseri, 13 Mart salı günü Borusan Müzik Evi’nde düzenlenecek. Konserde, piyanoda Ece Demirci, kemanda Sevil Ulucan, viyolonselde ise Helmut Rocholl, Johannes Brahms ve Dmitri
Şostakoviç eserleri çalacak.

Aynı gün, Nicholas Payton İstanbul Jazz Center’da müzikseverlerle buluşacak. Payton’a piyano ve klavyede Lawrence Fields, basta Ben Wolfe ve davulda Nasheet Watts eşlik edecek.

Rock grubu Pinhani, 14 Mart çarşamba günü Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, ”CRR Türk Müziği Topluluğu: Aşk Bezirganı” konseri CRR Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Konserde, tasavvuf müziğinde Ahmed Yesevi’den Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Ümmi Sinan’dan Niyazi Mısri’ye, Somuncu Baba’dan Eşrefoğlu Rumi’ye eserler seslendirilecek.

Moğollar, Tohum Otizm Vakfı yararına İş Sanat Kültür Sahnesi’nde

Ferit Odman Quartet konseri, 15 Mart perşembe günü Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek. Piyanoda Burak Bedikyan, kontrbasta Kağan Yıldız, davulda Ferit Odman’ın performans sergileyeceği konserde, Ferit Odman’a tenor ve soprano saksafon olarak Kestutis Vaiginis eşlik edecek.

Aynı gün, İngiliz Oda Orkestrası, Roy Goodman şefliğinde CRR Konser Salonu’nda konser verecek.

Koreli sanatçı H.J. Lim, ”İstanbul Resitalleri” kapsamında 15 Mart perşembe günü Sakıp Sabancı Müzesi-The Seed’de sahne alacak. Lim, Rimsky Korsakov’un The Flight of the Bumblebee adlı yapıtını en hızlı çalan piyanist olarak tanınıyor.

Türk rock müziğinin efsane grubu Moğollar, Galata Rotary Kulübü’nün Tohum Otizm Vakfı yararına düzenlediği etkinlik kapsamında 15 Mart perşembe günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Konserden elde edilecek gelir, vakıf tarafından ailelere yol haritası olması için geliştirilen ”Otizm Eğitim Kiti”nin Türkiye çapında basım ve dağıtım organizasyonunda kullanılacak.

Devlet ve şehir tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosunda bu hafta, Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde ”Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk”, Cevahir sahnelerinde ”Yanık” ve ”At”, Küçük Sahne’de ”Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni”, Küçük Çekmece Sahnesi’nde ”Opera Komik” ve ”Aşkın Sıradanlığı”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde de ”Birdy” oyunları izlenebilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında bu hafta sahnelenecek oyunlar arasında, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Yüzleşme” ve ”Ufak Bir Hata”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde”Kargaşa” ve ”Tehlikeli İlişkiler”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Tarla Kuşuydu Juliet” ve”Lüküs Hayat”, Küçükçekmece Sefaköy Sahnesi’nde ”Perşembenin Hanımları”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde ”Ateşli  Sabır (Postacı)” ve ‘‘Günlük Müstehcen Sırlar”, Ümraniye Sahnesi’nde”Sevgili Doktor” ve ”Toros Canavarı”, Üsküdar Musahipzade Sahnesi’nde ”Buluşma Yeri” ve”Otobüs”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Kadınlar, Savaş, Komedi” ve ”Mutfak Söyleşileri” yer alıyor.

Yıldız olmaya çalışan gençlerin hikayesi ”Süpernova”

Yıldız olmaya çalışan bir grup genç çocuğun hikayesini anlatan ”Beautiful Burnout/Süpernova”oyunu, 9, 11, 14 ve 15 Mart tarihlerinde Dot Salonu’nda sergilenecek. Bryony Lavery’nin yazdığı, Murat Daltaban’ın yönettiği oyunda Cemil Büyükdöğerli, Hakan Kurtaş, Berrak Kuş, Ünal Silver, Pınar Töre, Tuğrul Tülek, Emre Yetim rol alıyor.

Tiyatro Karnaval’ın ”Bu Filmi Görmüştüm” adlı komedisi yarın Gönül Ülkü&Gazanfer Özcan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Tolga Yeter’in yönettiği oyunun hikayesi şöyle: ”Albert Lamart, Fransa’nın önde gelen siyasetçilerindendir. Yıllar önce eşini kaybeden Lamart, seçimlerden önce tüm dikkatleri üzerine çekmek için oğlu Louis ile birlikte çifte düğün hazırlığı yapmaktadır. Ancak Amerika’dan gelen bir albay, Albert Lamart’ın bütün planlarını alt üst edecektir.”

Uyarlamasını İpek Kadılar Altıner’in yaptığı ve başrolünü Haldun Dormen’in oynadığı Moliere’in ölümsüz eseri ”Kibarlık Budalası”, 10 Mart cumartesi günü KKM Gazanfer Özcan Sahnesi’nde, 11 Mart pazar günü de Tiyatro Kedi Black Out Sahnesi’nde sergilenecek.

Levent Kazak’ın yazdığı, Laçin Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği ve Dolunay Soysert, Mete Horozoğlu, Deniz Çakır, Bülent Alkış ve Selen Uçer’in rol aldığı tiyatro oyunu ”Cam”, 12 Mart pazartesi günü Yunus Emre Büyük Sahne’de izlenebilecek. Oyun, kadının sosyal konumuna dikkati çekerek kadına dair birçok şeyi sorgulatmayı amaçlıyor.

Çocuklar oyunları

Müzikal çocuk oyunu ”Sinbad ve Adalar Prensesi”, 10 Mart cumartesi günü TİM Fettah Aytaç Sahnesi’nde çocuklara keyifli dakikalar yaşatacak. Murat Altınok’un yazıp yönettiği oyunun hikayesi şöyle:  ”Bir deniz kazasında yunus balıklarının yardımıyla kendisini ıssız bir adada bulan Rose, insanlar ve medeniyet hakkında hiçbir şey bilmeden hayvan dostları tarafından büyütülmüştür. Hayvanlarla konuşabilme yeteneğine sahip Rose tüm adanın sevgisini kazanmıştır ve bir gün denizler prensi kaptan Sinbad bir deniz macerası sırasında Rose’un adasına gelir.”

Çocuklar için müzikli serüven ”Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”, 11 Mart pazar günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde sergilenecek.

Sergiler

Ahmet Polat’ın Türkiye’de yaşayan genç insanları konu alarak oluşturduğu 56 fotoğrafın yer aldığı ”Kemal’in Rüyası” sergisi, yarından itibaren Tütün Deposu’nda gezilebilecek. Sergi, Polat’ın geçen altı yıl boyunca İstanbul’dan Karadeniz’e, Güneydoğu’dan Ege’ye seyahatlerinde dostları ve yeni tanıdığı insanlarla söyleşileri ve çektiği fotoğraflara dayanıyor.

Başak Şenova’nın küratörlüğünde hazırlanan ”Kırmızı Koridor” sergisi, 10 Mart cumartesi günü Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergi, beden dilini kullanan, yüzleri görünmeyen figürler üzerinden bugünün yaptırımlarını, güçlerini, değerlerini, umutlarını, yasaklarını ve inançlarını eleştirel bir yaklaşımla işliyor.

”Hesaplaşma” adlı karma sergi, 14 Mart çarşamba günü Akbank Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenime açılacak. ”Bellek” ile ”kötülük” arasındaki ilişki üzerine şekillenen sergide, Adel Abidin, Almagul Manlibayeva, Ayman Yossri Daydban, Bahar Behrani, Ceren Oykut, Constantinos Taliotis, İpek Duben, Özgül Ezgin, Rheim Alkadhi, Yane Calovski’nin çalışmaları yer alıyor.

 -ADANA-

Adana’da bu hafta, 9 tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

Adana’da bu hafta, 9 tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

Adana Devlet Tiyatrosu (ADT), Orhan Kemal’in yazdığı ve Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği “Murtaza” adlı oyunu yarın ve 10 Mart’ta sahneleyecek. Hakan Elmasoğlu, Boğaçhan Sözmen, Devrim Evin, Barış Özkan, Mazlum Taşkıran, Saliha Özkanlı, Yeliz Tekman, Ayşin Çukadar, Yaşar Bayram Gül, Özgür Onur Damar, Ömer Bertan, Recep Kekil, Burak Erol, Çağlar Tekman ve Sabahattin Nazik’in rol aldığı oyunda, 1940’lı yıllarda savaş sonrası göç almaya başlayan Adana’nın gecekondu mahallesinde, Alasonya’dan gelen Bekçi Murtaza ve ailesinin hikayesi anlatılıyor.

ADT, Muzaffer İzgü’nün yazdığı ve Boğaçhan Sözmen’in yönettiği “Sınır” adlı oyunu da yarın ve 14-16 Mart tarihleri arasında seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

“Bilinmeyen bir yerde, sınır komşusu bilinmeyen ve bilinmeyen bir nedenle birbirine düşman olan iki ülkenin iki askerinin hikayesi”nin anlatıldığı oyun, Muzaffer İzgü’nün acılı ve gülünç kaleminden çıkan ilginç yorumuyla seyirciyle buluşacak.

ADT, Ephraim Kishon’un yazdığı ve Hale Kuntay’ın çevirdiği, yönetmenliğini Ali Hürol’un yaptığı “Karımla Evleniyorum” adlı oyunu sahnelemeyi sürdürecek. Gökhan Doğan, Burçin Börü, Murat Aslan, Murat Özben, Deniz Gökçe Kayhan ve Özlem Buluttekin’in rol aldığı oyun, sevginin, saygının azaldığı ve sadece nikahlı oldukları için evliliklerini sürdüren çiftlerin düştükleri durumu mizahi bir dille anlatıyor. Oyun 13 ve 15-17 Mart tarihleri arasında izlenebilecek.

Ayrıca ADT, Harun Özer’in yazdığı ve Ebru Kara’nın yönettiği çocuk oyunu “Kayıp Bolluk Ülkesi”ni, 11 ve 14 Mart tarihlerinde sahneleyecek.

Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Kazım Güçlü’nün yazdığı ve Önder Özcan’ın yönettiği “Rüya Oyunu” adlı çocuk oyununu 11 Mart’ta küçük seyirciler için sahneleyecek.

Aynı sahnede 10 Mart’ta Çukurova Belediye Tiyatrosu “Duvarların Ötesinde” ve Genç Dostlar Tiyatrosu “Ben Ne Biçim Vatandaşım” adlı oyunu, 10 ve 11 Mart’ta Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı oyunu, 13 Mart’ta ise Aysa Prodüksiyon “Basit Bir Ev Kazası” adlı oyunu sahneleyecek.

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO), yarın şef Emin Güven Yaşlıçam yönetiminde ve solist Cano Rodenas’ın piyanosu eşliğinde, Chopin’in “Piyano Konçertosu No. 1 Op. 11 mi minör” ve C. Debussy’nin “La Mer” (Deniz) adlı eserini seslendirecek.

Ayrıca Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu Salonu’nda, 12 Mart’ta Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 15 Mart’ta da Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı birer Türk sanat müziği konseri verecek.

-Mersin-

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), Rachmaninov’un tek perdelik “Aleko” operasını sahneleyecek.

Puşkin’in “Çingeneler” adlı öyküsünden yazılan ve Sergei Rachmaninov’un tamamlanmış üç operasından birincisi olan Aleko, 10 Mart Cumartesi günü Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Evin Yerli’nin sahneye koyduğu eserde başlıca rolleri Andrei Yevtushenko, Deniz Karausta, Işıl Azaz, Kenan Korbek ve Zeynep Tatlıpınar Kağnıcı paylaşıyor.

MDOB, İngiliz Şair Lord Byron’un aynı adlı şiirinden esinlenilerek baleye uyarlanan “Korsan” balesinin galasını yapacak.

Müziği Adolphe Adam, C. Pugni, L. Delibes ve R. Drigo’ya ait 2 perdelik eser, 13 Mart Salı Günü Kültür Merkezinde sahnelenecek. Nugzar Magalashvili’nin düzenleyip sahneye koyduğu klasik balenin en güzel örneklerinden biri olarak nitelenen eserin orkestra şefliğini Wladimir Lungu, koreografisini Marius Petipa, dekor ve kostüm tasarımını İsmail Dede, ışık tasarımını Tarı Deniz yapıyor.

Eserde başlıca rolleri Özlem Şenormanlılar, Büşra Ay, Meltem Ayar, Tutku Barın Tümen, Özge Uzun Özmen, Iraklı Bakhtadze, Burak Serkan Cebeci, Mahmut Akyol ve Serbülent Biçer paylaşıyor.

-TRABZON-

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro Oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” ve “Islıksever Max” adlı tiyatroOyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Plinio Marcos’un yazdığı, Orhan Güner’in Türkçe’ye çevirdiği, Barış Erdenk’in yönettiği “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” adlı Oyunda, Fatih Topçuoğlu ile Erşan Utku Ölmez rol alıyor.

Tek perdelik Oyunun dekor tasarımı Seyhan Kırca‘ya, kostüm tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı ise Nihat Bahar’a ait. “Harabe bir yapının sefil bir odasında” geçen Oyunda, pazar yerinde çalışan ve parasızlık yüzünden aynı odayı paylaşmak zorunda kalan Paco ve Tonho’nun hikayesi anlatılıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 10 Mart Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk Oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı Oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya aitOyun, 11 Mart Pazar günü saat 13.30’da ve 14 Mart Çarşamba günü ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir Oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

 -SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, ”İstanbulname” isimli opereti izleyicinin beğenisine sunacak

Samsun Devlet Tiyatrosunda ise ”Ben Feuerbach” adlı oyun sahnelenecek. Samsun Devlet Opera ve Balesi, 12 Mart Pazartesi günü 20.00’da, 1914 yılında henüz 1. Dünya Savaşı başlamamışken İstanbul Galata’da yaşayan bir grup insanın hayatının anlatıldığı Ferdi Merter’in ünlü opereti ”İstanbulname”yi yeniden seyircisiyle buluşturacak. Dekor tasarımı Seyhan Atamer, kostüm tasarımını ise Gülden Sayıl’ın yaptığı oyunun rejisörlüğünü Murat Atak, orkestra şefliğini Tolga Taviş yaptı. Turne sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosunda, 13 Mart Salı ve 14 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da Trabzon Devlet Tiyatrosunca hazırlanan ”Ben Feuerbach” adlı oyun sahnelenecek. Tankred Dorst’un yazdığı, Yurdaer Okur’un sahneye koyduğu oyunda, uzun süre akıl hastanesinde tedavi gördükten sonra yeniden mesleğini yapmaya çalışan tiyatroya tutkun bir oyuncunun hikayesi anlatılıyor. Samsun Gazi Sahnesinde bugün saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu, ”Vay Başımıza Gelenler” adlı oyunla seyircinin karşısına çıkmaya devam edecek. Günlük hayattaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı. Samsun Söz Sanat Merkezi de 12 Mart Pazartesi ve 14 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da ”Geç Kalanlar” adlı oyunu tekrar sahneleyecek. Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı oyunu Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu. Gazi Sahnesinde ayrıca 13 Mart Salı günü, 20.00’da Düşevi Oyuncuları, ”Süreyya” isimli oyunu seyirciyle buluşturacak. Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Cem Kaynar’ın sahneye koyduğu oyunda, hayatının sonuna gelmiş bir kadının yarım bıraktığı birçok şeyi ölmeden önce tamamlamaya çalışması konu ediliyor.

-ORDU –

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu , 13 Mart Salı günü 20.00’da ”Eşeğin Gölgesi” isimli oyunu seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçiyor. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon 1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır. -Çorum- Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosunda, yarın 20.00’da ve 10 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Bursa Devlet Tiyatrosunca hazırlanan ”Bu Da Benim Karım” adlı oyun seyirciyle buluşturulacak.

-ZONGULDAK –

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu ”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlı oyunu sahneleyecek.

Oyun, Nazlı Nihan Şenol’un yazdığı, Meral Üner’in yönettiği oyunu 10-11 Mart tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezinde izleyenlerle buluşturacak. Mehmet Ege ve Işıl Poyraz’ın rol aldığı oyunda, aile bağlarının kutsallığı işleniyor.

-DİYARBAKIR-

“Bugün Git Yarın Gel” ile “Kurnaz Avukat” Oyunlarını sahneleyecek.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta  “Bugün Git Yarın Gel” ile “Kurnaz Avukat” Oyunlarını sahneleyecek.
Valantin Kataev’in yazdığı, Göksel Kortay’ın çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen‘in yönettiği “Bugün Git Yarın Gel” Oyununda, dürüst ve namuslu bir memurun başından geçen trajikomik olaylar anlatılıyor.
Oyunda, Serkan Ekşioğlu, Mümtaz Aydoğan Mengi, Sevi Demirçivi, Birce Birsel Çağlar, Ercan Kılıçarslan, Özden Gököz, N. Özgün Çoban, Gonca Coşkun, Dilek Mengi, Ozan Hafızoğlu ve Filiz Kılıç rol alıyor.

Dekoru Güven Öktem, kostümü Funda Karasaç, ışık düzeni Suat Uçar’a ait Oyun, bugün ve yarın saat20.00’de, 10 Martta saat 15.00 ve 20.00’de Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü küçük seyircileri için “Kurnaz Avukat”ı sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da, Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği “Antigone”yi sergileyecek.

Oyun, Kürtçe olarak Cuma ve Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciyle buluşacak.

-MARDİN-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin‘de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler‘in fotoğraflarının yer aldığı sergi “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

-BURSA-

Bursa Devlet Tiyatrosu “Karmakarışık”, “Rahvan Giden Atlılar” ve çocuk oyunu“Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Karmakarışık”, “Rahvan Giden Atlılar” ve çocuk oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği “Karmakarışık” adlı oyununyönetmeni Kerem Atabeyoğlu.

İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen “Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.

Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin, sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 10 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Rahvan Giden Atlılar”ın dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, “Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” konusu işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda 8-9-10 Mart tarihlerinde saat 18.00’de sahneye konulacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk oyununundekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığı oyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 11 ve 13 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, “Kuşbakışı” adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Şehir Tiyatrosu, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleme aldığı, Ayşegül Çelik Şahin’in uyarlamasıyla Ertan Akman’ın yönettiği ve geçkin yaşına rağmen bambaşka bir hayatın peşinde sürüklenen dul bir kadının yaşamının komik bir dille anlatıldığı “Kaynanam Nasıl Kudurdu” adlı oyunu, bugün ve yarın saat 20.30’da 10 Mart Cumartesi günü ise saat 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde (TKM) sahneleyecek.

Tiyatroda, 14 Mart Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde, Bursa Büyükşehir Belediyesi Protokol Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği “Bursa Kent Rehberi Sergisi” ve “Bursa’nın 100 güzeli” isimli resim sergisi 1-10 Mart tarihlerinde açık kalacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde ise Bursa Kent Konseyi’nin Dünya Kadınlar Günü ile ilgili düzenlediği, 5 Martta açılan resim sergisi, 10 Mart’a kadar açık kalacak.

 


Şehir Tiyatroları ; ‘ Müstehcen oyun diye bir seçim olamaz ‘

Şehir Tiyatroları’ndan bazı gazetelerde yayınlanan ‘müstehcen oyun’, ‘seyirci kaybediyor’ haberlerine cevap geldi: ‘Politik oyun’ veya ‘müstehcen oyun’ diye özel bir seçim yoktur; ‘gerici oyun’, ‘ilerici oyun’ vb. olmayacağı gibi! Esas olan öncelikle ‘nitelikli oyun’dur.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na son dönemde yapılan sistemli “eleştiri”lerin tamamı kulaktan dolma, haksız, mesnetsiz ve maddi hatalarla doludur. Sanatı, genel anlamda tiyatroyu ve asırlık geleneğe sahip bir kurumu “arsızlıkla” niteleyenler, “ödenekli tiyatroları kapatalım” baskısını uygulayanlar Şehir Tiyatroları yönetimi ve sanatçılarıyla yakışıksız bir tartışmayı zorlamaktadır.

Kurumumuzun resmi internet sitesi olan www.ibst.gov.tr adresinden oyunların en azından isim – yazar ve konularına göz atan akıl ve izan sahibi hiç kimse “İBBŞT oyunlarında % 80 cinsel sululuk ve müstehcenlik var” çıkarsamasında bulunamayacaktır.

ESAS OLAN ‘NİTELİKLİ OYUN’DUR
Bir kurum tiyatrosunda çalışanlar için “politik oyun” veya “müstehcen oyun” diye özel bir seçim yoktur; “gerici oyun”, “ilerici oyun” vb. olmayacağı gibi! Ödenekli tiyatrolarda esas olan öncelikle “nitelikli oyun”dur! Dolayısıyla Şehir Tiyatroları, Shakespeare de sahneler Moliere de; Necip Fazıl da sahneler Nazım Hikmet de… M.Ö. 480 yılında doğmuş Euripides’in tragedyasını da bugüne taşır, 17 yaşındaki Fehime Seven’in komedisini de… Oyunlarda Mevlana da konu edilir Galilei de… Binlerce yıldır icra edilen bu meslek bunu gerektirir. Tiyatro sanatı bu yüzden güzeldir ve her şeye rağmen bu çeşitliliğini koruyup sahip çıktığı sürece varolacaktır.

(…)

Sonuç olarak tiyatro “eserinde” bir ideoloji, düşünce ve inanç tema olarak işlense de “tiyatro sanatı” hiçbir zaman belli bir zümrenin belli bir inancın belli bir ideolojinin veya baskın siyasi eğilimin emrine girmemiştir. Doğuşundan bugüne varlığının yegâne temeli budur.

Altı çizilen 16 yaş uyarısı öğrencilerini oyunlara getiren hocaların ricası üzerine, çocukların algısının üstünde karmaşık metinler, argo sözcükler içeren ya da sert temaların yer aldığı oyunlarda kullanılmıştır. Bu ibare müstehcenlik ya da erotizm adına koyulmamıştır, bizler tiyatro sanatını icra ediyoruz, başka bir şey değil.

Yaşadığımız bugün için Şehir Tiyatroları’na ne hükümetten ne iktidar partisinden ne de bağlı olduğumuz kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden repertuara ilişkin herhangi bir “resmi” talep veya baskı gelmiştir. İBB Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu’nda Belediye tarafından atanan üyeler varken, Kültür Daire İşleri Başkanı aynı zamanda Repertuar Kurulu’na başkanlık ederken; dışarıdan hiçbir resmi sıfatı olmayan kişilerin, yüz yıllık bir kurumu ve çalışanlarını “ilgili mercilere” ihbar etme çabası trajikomiktir ve hepsinden önemlisi tiyatro sanatına gönülden destek veren ve her zaman yanımızda olan Sayın Başkan Kadir Topbaş ve ekibine büyük haksızlıktır.

 

SANAT VE İSTATİSTİKLER 
İBB Şehir Tiyatroları adı üstünde İstanbul Büyükşehir Belediyesin’e bağlı bir kurumdur. Ancak unutulmamalıdır ki, İBBŞT öncelikle bir “sanat” kurumudur. Şehir Tiyatroları, sınırlı olanaklarına rağmen, repertuarındaki 60’ın üzerindeki oyunu 175 sözleşmeli memur sanatçının yanı sıra sınırlı sayıdaki teknik kadrosuyla seyircisiyle buluşturma başarısını gösteren bir yapıdır. Yine Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri doğru kabul edilerek oranlama yapılsa bile tiyatro çalışanlarının azımsanmayacak bir bölümünün en azından “yoksulluk sınırında” ücret aldığı bilinmektedir.

 

Şehir Tiyatroları’nın “seyirci kaybettiği” yargısı gerçeği yansıtmamaktadır. Buna kaynak olarak verilen İstatistik Kurumu verilerinde 2009-2010-2011 yılları karşılaştırılmış, buna göre 2009 yılında 401.522 olan seyirci sayısının bir sonraki yıl 421.884’e yükseldiği ancak 2011 yılında 12734 kişi; doluluk oranında ise bir önceki yıla göre %2’lik bir azalma olduğu belirlenmiş.

 

Şehir Tiyatroları elbette her yıl bir öncekine göre daha fazla seyirciye ulaşmayı hedefler. Ancak sorun edilen rakam 12.734 kişi ise bunu tamamlamak bir kurum tiyatrosu açısından hiç de zor olmasa gerekir. Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde yapılacak birkaç temsille veya –hizmete açılması durumunda– Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek festival oyunlarıyla bu istatistiklerin üzerine çıkılabilir.

Ayrıca söz konusu haberde hiç değinilmeyen fakat bu yıl 27.’si düzenlenen Çocuk Şenliği’nde 28 farklı oyunla 40 bin’in üzerinde çocuk seyirciye ve yine 27 yıldır düzenlenen Genç Günler’de 65 farklı oyunla 116 gösteri ücretsiz olarak sunularak 50 bin’in üzerinde genç seyirciye ulaşılmıştır.

İBBŞT’nin asıl hedefi ise rakamların çok daha üstündedir. Şehir Tiyatroları yönetimi şu kesimden veya bu kesimden değil; o semtten bu semtten değil; ve hatta üç yüz – beş yüz bin de değil 15 milyon İstanbullu’ya ulaşmayı amaçlamaktadır. 2014 ve 2023 yılına dair hedefler doğrultusunda bu yönde dev projelerin hazırlığı yapılmaktadır.

 

Bütün bunların ötesinde, bir tiyatronun repertuarının niteliğini, bir oyunun başarısını ya da başarısızlığını bu istatistikler belirlemez. Aynı şey tüm sanat ve edebiyat dalları için de geçerlidir. Türk sinemasında 4 buçuk milyon izleyiciye koşan “Recep İvedik” rekor kırarken, Cannes’da “Jüri Büyük Ödülü” alan “Bir Zamanlar Anadolu”da ancak 150 bin kişiye ulaşabilmiştir.

 

Söz konusu haberde ve istatistiklerde yer almayan şu bilgilerin de kayda geçmesi gerekir: İBB Şehir Tiyatroları aldığı davetlerle yurtiçinde Adana, Adapazarı, Ankara, Bursa, Büyükçekmece, Giresun, İzmir, GAP, Mardin, Silivri’ye; yurtdışında Almanya, Arnavutluk, Kıbrıs, Kırım, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Suriye’ye toplam 52 turne düzenlemiş ayrıca 13. Uluslararası Devlet Tiyatroları Sabancı Adana Uluslararası Tiyatro Festivali, 17. Uluslararası İstanbul Kültür Sanat Vakfı Tiyatro Festivali, 16. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 6. Uluslararası Eskişehir Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 17. Romanya Sibiu Uluslararası Tiyatro Festivali’nde ülkemizi ve tiyatromuzu başarıyla temsil etmiş; ulusal ve uluslararası alanda 2009-10’dan bugüne toplam 120 daldaki adaylıktan 74 ödüle layık görülmüştür.

 

Ayrıca şu da unutulmamalıdır ki, yalnızca tiyatro ve özellikle Şehir Tiyatroları oyunları için değil, herhangi bir kültürel etkinliğin “yaygın” hale gelebilmesi için en önemli unsur tanıtımdır. Şehir Tiyatroları yalnızca birkaç gazeteye ve tiyatro dergisilerine verdiği ilanlarla tanıtım yapmaya çalışmaktadır. Arzu edilen her mecrada reklam ve haberlerin çıkması, belediyelerin sunduğu olanaklarla kentin dört bir yanında İstanbul ve Türkiye seyircisine tüm oyunların tanıtılmasıdır ki önümüzdeki yıllarda bu hayalin de gerçekleşeceğine eminiz…

Zaman Gazetesi’nin 20 Şubat 2012 tarihli nüshasında önce Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri sunularak seyirci sayısının düştüğü “belirlenmiş” ardından kişisel kanaatler, yanlış bilgilendirme ve yönlendirme sonucu maddi hatalar yapılmıştır.

“Koltuk sayısı artarken seyirci sayısı düşmüştür” anlamakta zorlanıyoruz, salon sayımızda bir değişim olmamıştır -iki küçük çocuk tiyatrosu sahnesi hariç– ki bu iki küçük salon da ifade edilen dramatik artışı oluşturmaktan uzaktır. Devlet Tiyatroları’nın “70 ilde 70 sahne” projesiyle mi karıştırıldık acaba diye düşünmekteyiz.

“Repertuardaki sıkışıklık, eserlerin ‘olgunlaşmadan’ seyirci karşısına çıktığı yönünde eleştirilere sebep oluyor.”

Görsel ya da yazılı basında bugüne kadar böyle bir “eleştiri”ye rastlanmamıştır. Gazeteye bu minvalde “bilgi” sunan Devlet İstatistik Kurumu değilse, eleştiriyi yapan “kişi ya da kişilerin”, bu cümleyi de açıklaması gerekmektedir. Gerek Şehir Tiyatroları’nda gerekse de profesyonel hiçbir tiyatroda bir eser hazırlık sürecini tamamlamadan seyirci karşısına çıkamaz. Şehir Tiyatroları’nda kimi oyunun provası 9 ay, kimi oyunun 2 ay sürer. Bir tiyatro sezonu 3 turda tamamlanır; Mayıs ayında ilk okuma provasını yapan oyunlar Ekim ayında sezon açılışını yaparlar. Kasım ayı itibariyle ikinci tur oyunların provası başlar ve en az iki aylık sürecin sonunda premier yapar. Ocak sonrasında ise üçüncü tur oyunların provaları başlar ve Mart ayında seyirciyle buluşur. Repertuar tiyatroları dünyanın her yerinde bu şekilde çalışır.

“Bazı yönetmenlerin oyunlarını kenar semtlere götürmek istememesi” komik bir iddia olarak görünmektedir. Çünkü Şehir Tiyatroları, sahnelerin teknik imkânları elverdiğince, her oyunu her sahneye götürmeye çalışmaktadır. İddia edildiğinin tam aksine, yönetmenlerin ve oyuncuların talepleri de hep bu doğrultuda gerçekleşir. Bugüne kadar İstanbul’un tarihi mekânlarında, sokaklarında, meydanlarında ve kenar semtlerinde de oyunlar oynanmış bundan sonra da oynanacaktır. Mevsime bağlı olarak özellikle festival ve şenlik açılışları hep açık mekânlarda gerçekleştirilmiştir. Bunun da ötesinde Şehir Tiyatroları yönetimi, teknik anlamda uygun gördüğü her yere oyunlarını göndermektedir. Tiyatro çalışanları da bu konuda özel taleplerde bulunamaz. Aylık Oyun Programı ise Sahne Direktörlüğü tarafından hazırlanıp Genel Sanat Yönetmenliği tarafından onaylanır. Buna göre İstanbul’un çeşitli semtlerindeki her sahnede, hemen hemen her oyunun 2 hafta boyunca oynamasına dikkat edilmektedir.

“Oyuncu performansı” denilen şey de iddia edildiğinin aksine “bir bütündür, bölünemez”; ancak bugüne kadar hep “tiyatro oyuncularının çalışmadan haksız kazanç elde ettiği” türünde yanlış iddiaların göz önüne alınmayarak 4-5 oyunda birden oynayan Şehir Tiyatrosu sanatçılarının özverisine dikkat çekilmesi aslında bir “düzeltme” niteliği taşımaktadır.

Şehir Tiyatroları’nın yoğun bir repertuarı özveriyle sırtlayan bir tiyatro olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. 15 milyonluk nüfusa hitap edebilmek için 60’ın üzerinde oyun, son derece düşük maliyetle ve dar kadroyla gerçekleştirilmektedir. Ve Şehir Tiyatroları, kurulduğu günden bu yana ilk defa çok “ürettiği için” eleştirilmektedir.

 

“Başarılı oyunların oynatılmaması”: İma edilmeye çalışıldığı gibi hiçbir tiyatro kurumu, başarılı prodüksiyonlarını harcamaya çalışmaz. Üstelik “Dünyanın Ortasında Bir Yer”i buna örnek göstermek hiç doğru olmaz. Çünkü bu oyun Türkiye’de ilk kez şu andaki genel sanat yönetmenimiz Ayşenil Şamlıoğlu büyük beğenisi rejisiyle 2007 Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmiştir. “Dünyanın Ortasında Bir Yer”in İBBŞT repertuarında da özel bir öneme sahiptir. Oyun iddia edildiğinin aksine bu yıl 14, geçtiğimiz yıl 39, premier yaptığı 2009-10 sezonunda ise 25 gösterim yapmıştır. 2011 Uluslararası Şam Tiyatro Festivali’nde de ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. 25 Şubat’ta oynamak üzere Mardin’de düzenlenecek festivale Şehir Tiyatroları yine bu oyunla katılmıştır. 2010 yılında premier yapan “Dört Kişilik Bahçe” bugüne kadar 88 gösterim yapmıştır. Oyun, dekorunun ağırlığından ve teknik güçlüklerinden ötürü bazı sahnelerde oynama imkanı bulamamış ve artık kâfi derecede seyirciye ulaştığı için doğal olarak daha seyrek sahnelenmektedir. Yine 2010 yılında premier yapmış olan “Binali ile Temir” ise bugüne kadar toplam 109 gösterim yapmış, 2012 Ocak’ından bugüne de 14 kez daha oynamıştır.

Geçtiğimiz sezonlara ait oyunların üzerine, sınırlı kadroyla, yeni oyunlar da sahnelenmiştir. Kadro darlığı nedeniyle aynı oyuncuların farklı oyunlarda çakışması söz konusu olabilir. Aylık oyun programı doğal olarak yeni prodüksiyonlara ağırlık verilerek düzenlenir. Dünyanın tüm tiyatrolarında işleyen program süreci bu şekildedir.

Şehir Tiyatroları her şeyden önce bu kentin tiyatrosudur. Bugüne kadar yalnızca tahsis edilen sahnelerde değil, İstanbul’un sokaklarında, köprülerinde, meydanlarında, varoşlarında da oyunlar oynamış bundan sonra da oynamaya devam edecektir. Bir kurum tiyatrosunun herhangi bir sahneye “en zayıf prodüksiyonlarını” göndermesi eleştirisini akılla ve mantıkla izah edebilmek mümkün değildir. “Zayıf” prodüksiyondan kastedilen nedir? Tek kişilik ve hatta dekoru bile olmayan bir oyun, gerek metin gerekse oyunculuk ve görsel anlatım açısından son derece “güçlü” olabilir. Buna örnek pek çok oyun yıllardır her sahneye, yurt içi ve yurtdışı turnelere gönderilmektedir. Dolayısıyla prodüksiyon açısından ne seyirci ne de kurum “zayıf”, “iri”, “dev”, “minik”, “butik” gibi ayrımlar yapar.

 

Şehir Tiyatroları bir sanat kurumudur; besi çiftliği değildir. Küçükçekmece Sefaköy Kültür Merkezi’ne ve diğer merkezlere ancak aylık programın yoğunluğuna göre ayrıca turne yapılabilmektedir. Turne yapılacak sahnelerde ise öncelikle teknik koşulların yerine getirilmesi gösterimlerin selameti açısından önceliklidir.

 

Sonuç olarak Şehir Tiyatroları repertuarındaki her oyun “sanatsal” anlamda tartışılabilir; ancak her kim tarafından olursa olsun provokatif bir tartışmaya malzeme edilmesini ise ancak üzüntü ile karşılarız. Özünde tiyatro sanatını, bir kurum tiyatrosunun yüz yıllık işleyişi ve repertuar politikasını suçlamaya yönelik mesnetsiz eleştiriler bizi üzülerek de olsa böyle bir açıklama yapmak zorunda bırakmıştır. Kanımızca bu türden manipülatif çaba ve dezenformasyonun daha başka bir amacı olsa gerek. Bu bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve bu karalama kampanyasını durdurmak için böyle bir yazıyı kaleme almak zorunda kaldık. Ancak bundan sonra Şehir Tiyatroları’nın böylesi karalama ve itibarsızlaştırma çabalarına karşı vereceği cevap sahnedeki oyunlar üzerinden olacaktır. ”

 ————————————————————————————

 Nar Sanat Haber Editörününden :   Her şey bir yana eleştiriye konu olan oyun yıllar önce sahnelenmişti eleştiriyi getirenler o tarihlerde nerede yaşıyorlardı acaba? 

“Günlük Müstehcen Sırlar Türkiye’de daha önce 1994 yılında Tiyatrofil tarafından sahnelenmiştir. Üstelik Tiyatrofil bu oyunla 1995’teki 7. Uluslararası Tiyatro Festivali programında da yer almıştır.(Günlük Müstehcen Sırlar’ın bu sahnelemesinde emeği geçenleri hatırlayalım: Tiyatro Tiyatro dergisinin Aralik 1994 tarihli 44. sayisindan aktariyorum: Sevil Kuvan’in hazırladıgı “Bu Ay Sahnedekiler” isimli köşeden (s.14)… “Günlük Mustehcen Sırlar – Tiyatrofil, Yazan: M. Antonio de la Parra Çeviren: Deniz Yüce, Yoneten: Ozkan Schulze Oynayanlar: Arif Akkaya, Engin Alkan…”

Kaynak :  http://www.coskunbuktel.com/buktelkorlarkorlariizliyor.htm  )

 

Nerede olursanız olun ; Türkiye ‘de Sanatla olun

İZMİR’DE SANAT

İzmirli sanatseverleri, yeni sergi ve gösterilerle dolu,sanat etkinlikleri bakımından oldukça yoğun bir hafta bekliyor. 

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) bu hafta, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda

İzmirli sanatseverleri, yeni sergi ve gösterilerle dolu, sanatetkinlikleri bakımından oldukça yoğun bir hafta bekliyor. 
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) bu hafta, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda oda müziği konusunda uzman olan piyanist Prof. Muhiddin Dürrüoğlu’nu konuk edecek.
Ege Bölgesi’nde üç günlük turnesini tamamlayan İZDSO, yarın akşam 20.30’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yeniden İzmirli dinleyicinin karşısında olacak.
Orkestrayı, şef İbrahim Yazıcı’nın yöneteceği konserde, Dürrüoğlu ve İZDSO, Chopin’in 2 numaralı piyano konçertosu, Çaykovski’nin ”Romeo ve Juliet” fantezi üvertürünü yorumlayacaklar.
Puccini’nin son eseri ”Turandot”un prömiyerini geçen hafta yapan ve büyük beğeni kazanan İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu hafta ”Kösem Sultan Balesi” ile ”Çingene Baron” operetini sanatseverlerle buluşturacak.
”Kösem Sultan” balesi, 18 Şubat Cumartesi ve 20 Şubat Pazartesi akşamları, Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi’nde izleyici karşısında olacak. Mahpeyker Sultan’ın, 50 yıllık saltanatı ve trajik sonunun anlatıldığı iki perdelik baleyi, Tevfik Akbaşlı besteledi, Uğur Seyrek ise koreografiyi hazırlayarak eseri sahneye koydu.
İZDOB’un Elhamra Sahnesi’nde ise 21 Şubat Salı ve 22 Şubat Çarşamba akşamları, sezonun keyifli oyunlarından ”Çingene Baron” opereti yeniden perdelerini açacak. Strauss’un valslerinin süslediği operayı, İzmir’de Önder Gökseven sahneye koyuyor. Operetin dekorları Kaan Güreşçi’ye, kostümleri ise Gülden Sayıl’a ait. ”Çingene Baron”da orkestrayı Vladimir Lungu yönetecek.
İZDOB, bu hafta ayrıca minik izleyicileri için yarın 11.00 ve 13.00’te Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde Hülya Nüfusçu’nun yönetiminde ”Pamuk Prenses” adlı çocuk balesini sahneleyecek.

   -İZDT- 

İzmir Devlet Tiyatroları (İZDT), bu hafta 4 salonda sahneleyeceği oyunlarla İzmirli sanatseverleri bekliyor.
Karşıyaka Oda Tiyatrosu, 21 Şubat Salı ve 22 Şubat Çarşamba akşamları ”Bir Garip Orhan Veli” adlı oyuna ev sahipliği yapacak. Tayfun Eraslan’ın yönettiği tek kişilik oyun, Orhan Veli’nin, Murathan Mungan tarafından derlenen şiirlerinden oluşuyor ve izleyiciyi kimi zaman gülümseten, kimi zaman da duygulandıran bir yolculuğa çıkarıyor.
Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi ise hafta boyunca ”Anam bacım Avradım” adlı oyunla perdelerini açacak. Kadına şiddet konusunun ele alındığı müzikli oyun, 13 yaşından küçük izleyicilere önerilmiyor.
Konak Melek Ökte Sahnesi, 19 Şubat Pazar gününe kadar sezonun yeni oyunlarından ”Sıçan” ile izleyiciyi buluşturacak. Justine DelCorte’nin yazdığı, Barış Eren’in çevirdiği oyunda, yıllar sonra bir araya gelen iki kız kardeşin birbiriyle hesaplaşması ve çekişmeleri mizahi dille anlatılıyor. Aynı sahnede, 21 Şubat Salı ve 22 Şubat Çarşamba günleri, ”Edi’nin Annesi Nerede-” isimli çocuk oyunu sahnelenecek.
İZDT’nin Konak Sahnesi ise tüm haftayı, sezonun yeni oyunlarından olan ”Halktan Biri”ne ayırdı.
Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği oyun ilginç bir konuya sahip. Oyunda, hayatından ve ülkesinin gidişatından mutsuz olan, bu mutsuzluğunu da ABD başkanlarına yazdığı sayısız mektupta dile getiren Travis Pine’ın, CIA ajanlarının evine yaptığı ziyaretle değişen hayatı anlatılıyor.
          -”Keşanlı Ali” İzmir’de- 

Türk tiyatrosunun önemli başyapıtlarından sayılan ”Keşanlı Ali Destanı”, bugün ve yarın Sadri Alışık Tiyatrosu ile İzmir’e konuk olacak.
Yavuz Bingöl, Songül Öden, Kerem Alışık, Tuba Ünsal gibi ünlü isimlerin yer aldığı oyun, İzmir Atatürk Kültür Merkezi’nde bu akşam ve yarın akşam İzmirli tiyatroseverlerin karşısında olacak.
Ahmet Mümtaz Taylan’ın yönettiği oyunun müzik direktörlüğünü, Çiğdem Erken üstleniyor.
     -Sergiler, etkinlikler- 

Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi’nde önceki gün açılan Güler Çınar, Şengül Akdoğan suluboya resim sergisi, ay sonuna kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Ressam Hülya Sezgin’in beşinci kişisel sergisi, Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi Prof. Dr. Türkan Saylan Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi, Mahmut Turgut’un ”Dünya Çocukları” fotoğraf sergisine de ev sahipliği yapıyor.
Karikatürist Aziz Yavuzdoğan’ın, 30. sanat yılı kapsamındaki ”Yazısız Şeyler” isimli karikatür sergisini Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi’nde gezilebilir.
Pop ve rock müziğin sevilen seslerinden Nev, yarın akşam Ooze Venue’da hayranlarıyla buluşacak.
Kaynak: http://www.haberdar.com/

 Karadeniz’de Kültür Sanat

ZONGULDAK :

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından, “Sönmüş Yıldızlar” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek.

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından, “Sönmüş Yıldızlar” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu, Kerim Tinçurin’in yazdığı, Albina Garifullina’nın çevirdiği ve Raşid Zagidullin’in yönettiği “Sönmüş Yıldızlar” adlı 2 perdelik oyunu 17-18Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezinde izleyenlerle buluşturacak.

Deniz Yılmaz, Deniz Evin, Can Ali Çalışandemir, Yasemin Karataş, Ayla Alevok, Pelin Tozkoparan, Aylin Akın, Dilan Kart, Erdem Koşar, Hande Karaca, Merve Gül, Nihal Erdoğan, Yağmur Uzun, Zerrin Çağlar, Şafak Ceylan, Doğuş Kasım Ateş, Faik Gürbüzlü, Faruk Karagül, Güven Türkmen, Hüseyin İlaslan, Mahir Berkant Varol ve Umut Yılmaz’ın oynadığı oyunda Tatarefsanesi Server ile İsmail’in trajik aşkı anlatılıyor.

TRABZON :  

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Robin Hawdon’un yazdığı, Özcan Özer’in Türkçe’ye çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği “Şahane Düğün” adlı oyunda, Başak Anat Özcan, Emre Ön, Birkan Görgün, Şebnem Dokurel Topçuoğlu, Banu Manioğlu ve Elif Şeker Saka rol alıyor.

Nikahının kıyılacağı günün sabahında, kaldığı otelodasında yanında hiç tanımadığı bir kadınla birlikte uyanan Bill’in yaşamından kesitler sunan oyunda, geceye dair hiçbir şey hatırlamayan Bill’in nişanlısı Rachel ile nikahının yapılacağı günde yaşanan karmaşa ve yanlış anlaşılmalar anlatılıyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait oyun, 19 Şubat Pazar günü saat 13.30’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

İç Anadolu’da Kültür, sanat

KAYSERİ

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunu sahneleyecek.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunu sahneleyecek.

Üstün Dökmen’in yazdığı, Erdem Bayar’ın yönetmenliğini üstlendiği oyunda, Yukarı Çavuldur Köyü muhtarının gazeteye “Deli Aranıyor” ilanı vermesiyle başlayan olaylar konu ediliyor.

Kayseri Şehir Tiyatrosu’nda 17 ve 24 Şubat tarihlerinde sergilenecek 2 perdelik komedi oyunu, saat: 19.30’da sanatseverlerle buluşacak.

Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Erciyes Kar Festivali kapsamında sanatçı Mustafa Ceceli 19 Şubat Pazar günü Erciyes Kayak Merkezi’nde konser verecek.

Paraşüt, kayak, snowboard gösterileri ile yurtiçi ve yurtdışından gelen heykeltraşların yapacağı “Kardan Heykeller Sergisi”nin de bulunacağı festival, 18-19 Şubat tarihlerinde yapılacak.

Kaynak : http://www.haberciniz.biz

 

Doğu Anadolu’da Kültür Sanat

Erzurum 

Devlet Tiyatrosu, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı Oyunu seyirciyle buluşturacak.

Erzurum Devlet Tiyatrosu, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı Oyunu seyirciyle buluşturacak.

Eric Chappel’in yazdığı, Cengiz Toraman’ın yönettiği, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı Oyunun, dekor tasarımını Suar Şeylan, giysi tasarımını Özlem Karabay, müziklerini Engin Bayrak yaptı.

Eylem Yıldız, Gökhan Kocaoğlu, Yasemin Erbulun, Mehmet Yıldız, Arif Atalay’ın rol aldığı Oyunda, zengin bir çiftin evine giren hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından gelişen olaylar, insan zaafları, felsefe ve sistem üzerine eğlenceli, düşündürücü, dinamik ve komik bir olay konu ediliyor.

Oyun bugün, yarın ve 18 Şubat Cumartesi günü saat 14.00 ile 19.30’da izleyicisinin beğenisine sunulacak.

Bu arada, William Shakespeare’nin yazdığı, yönetmenliğini Kutay Sungar’ın yaptığı “Fırtına” adlı çocukOyunu 19-20 Şubat tarihlerinde saat: 14.00’te sahnelenecek.

 

İç Anadolu’da kültür sanat

KONYA

 Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği ”Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamuşan)” ile ”Güzel ve Çirkin” adlı oyunları sahneleyecek. Dekoru Hakan Dündar, kostümleri…

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği ”Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamuşan)” ile ”Güzel ve Çirkin” adlı oyunları sahneleyecek.
Dekoru Hakan Dündar, kostümleri Özge Akarsu ve ışık düzeni Kazım Öztürk’e ait ”Suskunlar Kapısı”nda, Doğan Doğru, Asım Tuncay Aynur, Bengisu Gürbüzer Doğru, Nur Yazar, Nevra Sayar, Ozan Umut Çobanoğlu, Yıldırım Gücük, Yaşar Özboz, Ahmet Çökmez, Mustafa Uzman ve Hasan Tanılmış rol alıyor.
Şems-i Tebrizi’nin hayatıyla Mevlana’nın hoşgörüsünün anlatıldığı oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 18 Şubat Cumartesi 14.00’da ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.
”Güzel ve Çirkin” adlı oyun da izleyiciyle buluşacak. Dekoru Aytuğ Dereli, kostümleri Ceren Karahan ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor. Oyun, 19 Şubat’ta saat 14.00’da sahnelenecek.
Tamay Sayar-Şekip Taşpınar’ın yazdığı çocuk oyunu ”Dört Köşe Palyaço” ise 21 ve 22 Şubat’ta saat 10.30 ile 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

 Başkentte kültür sanat

(ANKARA)

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına (CSO), 23-24 Şubat’taki konserlerinde keman sanatçısı Mario Hossen eşlik edecek.

Şefliğini Dorian Wilson’un yapacağı konserde, Niccolo Paganini’nin ”Keman Konçertosu No.1” ile Jean Sibelius’un ”1. Senfoni Op.39” eserleri yorumlanacak.
Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 18 Şubat’ta viyolonsel sanatçısı Hayreddin Hoca ile seyirciyi selamlayacak. Ion Marin’in yöneteceği orkestra, Richard Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör Op. 129” ile Felix Mendelssohn’un ”Senfoni No.4 ‘İtalyan’, La majör Op. 90” adlı eserleri yorumlanacak.
Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 13 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.
Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

-Tiyatro- 

Büyük Tiyatro: Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 100. yıl dönümü kapsamında sahnelenen ”Bir Tayyare Serüveni”, yarın ve 19 Şubat’ta izleyici karşısına çıkacak. Firdevs Aylin Tez’in yazdığı, Mehmet Ege’nin yönettiği eserin dekor tasarımı Sertel Çetiner’e, kostümleri Sevgi Türkay’a, ışık düzeni ise Yakup Çartık’a ait. Türk insanının havacılık konusunda yapılan icat ve atılımlarda ne kadar öngörülü ve cesur olduğunun anlatıldığı yapıtta, Nermin Uğur, Levent Çelmen, Hülya Dizmen, İsmet Numanoğlu, Bülent Türkmen, Teoman Gülen ve Fuat Çiyiltepe başlıca rolleri paylaşıyor.
”Genç Osman”, 21 Şubat’ta sahne alacak. Turan Oflazoğlu’nun kaleme aldığı yapıtın yönetmeni Şakir Gürzumar. Dekor tasarımını Sertel Çetiner’in, giysi tasarımını Gülümser Erigür’ün yaptığı eserin ışık düzeni Şükrü Kırımoğlu’nun, müzikleri Can Atila’nın imzasını taşıyor. Eserde Akın Erozan, Tolga Tuncer, İlhan Kantarcı, Kutay Sungar, Ahmet Erkut, Nusret Şenay, Cahit Çağıran, Kayhan Sarıgöllü, Uğur Kaya, Mine Medya Haktanır, İhsan Sanıvar, Neşe Baykent ve Füsun Akay başlıca rollerde.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Türk tiyatrosunun klasiklerinden ”Fosforlu Cevriye”, 21 ve 22 Şubat’ta izlenebilir. Gülriz Sururi’nin oyunlaştırdığı ve yönettiği eserin dekor tasarımını Hakan Dündar, kostümlerini Fatma Görgü yaptı. Işık düzeninin Yakup Çartık’ın gerçekleştirdiği eserin besteleri Atilla Özdemiroğlu’na ait. Fosforlu Cevriye’yi Feray Darıcı’nın canlandırdığı eserde, İsmet Numanoğlu, Ali Hakan Beşen, Engin Özsayın, İclal Karaduman, Kader İlhan, Nermin Uğur, Dara Tan, Buket Türkyılmaz, Ömer Comba, Volkan İsmail Duru ve Zeynep Aytek Metin başlıca rollerde. Ünlü müzikal, eski kantocu, yeni randevucu Sümbül Dudu’nun evinde geçenleri neşeli bir dille anlatıyor.

Şinasi Sahnesi: ”Soğuk Bir Berlin Gecesi” oyunu, 21 ve 22 Şubat’ta seyirciyle buluşacak. Barış Eren’in yazıp yönettiği yapıtın dekor tasarımı Sinan Yardımedici’ye, kostümleri Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Olcay Kavuzlu, Fulya Koçak, Ferahnur Barut, Eray Eserol, Adnan Erbaş ve Mahmut Işık’ın rol aldığı yapıt, Avrupa’nın ortasında uygar bir kentte yabancı durumuna düşürülen, dışlanan ve ötekileştirilen Tarık’ın dramını işliyor.
”Sunay Akın Anlatıyor”, 20 Şubat Pazartesi günü izlenebilir.

Küçük Tiyatro: Komedi türünün usta kalemi Fransız yazar Moliere’in ”George Dandin” oyunu, hafta süresince izlenebilecek. Çevirisini Sema Kuray’ın yaptığı eser, konuk yönetmen Philip Boulay tarafından sahneye konulacak. Dekor ve kostüm tasarımını Jean-Guy Lecat’ın hazırladığı yapıtın ışık düzeni Ahmet Karademir’e ait. Yaşlı ve zengin bir köylü olan George Dandin ile aile baskısı sonucu evlenen genç ve soylu Angelique arasında baş gösteren aşk ve kıskançlık çatışmasının konu edildiği komedide, Bülent Çiftçi, Zeynep Yasa, Serpil Gül, Cebrail Esen, Meliha Savaş, Gürkan Görbil ile Hüseyin Baylan rol alıyor.

Akün Sahnesi: ”Yastık Adam”, bugün, yarın ve 18 Şubat’ta temsil verecek. Martin McDonagh’ın eserini İlham Yazar yönetti. Tolga Tekin, Mesut Turan, Murat Çıdamlı ve Buğra Koçtepe’nin rol aldığı yapıt,kurgu ile gerçeğin birbirine karıştığı bir polisiye gerilim.
”Barış” adlı yapıt, 21 ve 22 Şubat’ta seyirciyle buluşacak.

Altındağ Tiyatrosu: ”Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” adlı yapıt, hafta süresince izlenebilecek. Hatice Meryem’in yazdığı, Funda Mete’nin oyunlaştırıp yönettiği eserin dekoru Ceren Karahan’a, kostümleri Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Berrin Öney, Elvan Eker, Gülçin Yaşaroğlu ve Özlem Gündoğdu’nun rol aldığı oyun, çeşitli sosyal sınıflardan kadınların evliliklerinde ezilişlerinin öyküsü.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: Arthur Miller’in yazdığı, Yıldırım Türker’in dilimize çevirdiği, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği ”Orkestra” adlı yapıt, hafta süresince seyircinin karşısına çıkacak. Dekoru Murat Gülmez’e, kostümü Hale Eren’e, ışığı Önder Arık’a ait eserde, Zeynep Hürol, Funda Gökgücü, Özlem Gür, Miraç Eronat, Aysın Işımer, Şeyda Akova Balcıoğlu, Mehmet Gökçer, Okay İrkören başlıca rolleri paylaşıyor.

Stüdyo Sahne: Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un ”Bir Delinin Hatıra Defteri”, yarın, 19 ve 21 Şubat’ta sahnelenecek. Sylvie Luneau ile Roger Coggio’nun uyarladığı, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği yapıtın proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla canlandırdığı Aksenti İvanoviç Poprişçin’i, Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Eserin dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor.

Oda Tiyatrosu: ”Kontrabas” adlı oyun, bugün, yarın ve 18 Şubat’ta izlenebilir.
”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” 21 ve 22 Şubat’ta sahnelenecek.

-Opera-bale- 

Opera Sahnesi: ”Yusuf ile Züleyha” operası, 18 Şubat Cumartesi günü seyiriyle buluşacak.
”Macbeth” Operası, sezonun son temsili ile 22 Şubat’ta sahnelenecek.
”Gecenin Rengi” adlı modern dans gösterisi, 20 Şubat’ta izlenebilir.

Operet Sahnesi: Oda Müziği Konseri, 19 Şubat’ta izlenebilir.
”Seslerle Anadolu” adlı müzikli oyun 21 Şubat’ta temsil verecek.

Leyla Gencer Sahnesi: ”Sihirli Dünya” adlı müzikli çocuk oyunu, 19 Şubat’ta minik seyircinin karşısına çıkacak.

-Konser- 

CSO: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına (CSO), 23-24 Şubat’taki konserlerinde keman sanatçısı Mario Hossen eşlik edecek. Şefliğini Dorian Wilson’un yapacağı konserde Niccolo Paganini’nin ”Keman Konçertosu No.1” ile Jean Sibelius’un ”1. Senfoni Op.39” eserleri yorumlanacak.

BSO: Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 18 Şubat’ta viyolonsel sanatçısı Hayreddin Hoca ile seyirciyi selamlayacak. Ion Marin’in yöneteceği orkestra, Richard Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör Op. 129” ile Felix Mendelssohn’un ”Senfoni No.4 ‘İtalyan’, La majör Op. 90” adlı eserleri yorumlanacak.

-Sinemalardan- 

Yönetmenliğini Faruk Aksoy’un yaptığı ”Fetih 1453”, bugün seyirciyle buluşacak.
Yapımcılığını Faruk Aksoy, Servet Aksoy ve Ayşe Germen’in üstlendiği film, Fatih Sultan Mehmet’in çocukluğundan fetihlerine kadar süreci anlatıyor. Yapımı 3 yıl süren filmde, Fatih Sultan Mehmet’i Devrim Evin, Ulubatlı Hasan’ı İbrahim Çelikkol, Era’yı Dilek Serbest, Konstantin’i Recep Aktuğ canlandırıyor. Toplam 15 bin yardımcı oyuncunun kullanıldığı filmin müzikleri Benjamin Wallfisch’in imzasını taşıyor. 17 milyon dolarlık bütçeli film, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, İngiltere, İsviçre, KKTC, Orta Doğu ülkeleri, Endonezya, Malezya, Rusya, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna-Hersek, Makedonya, Kosova, Romanya, Yunanistan, Güney Kore, Tayland, Japonya ve Amerika’da gösterime girecek. Film, İstanbul’un fethedildiği 1453 tarihine gönderme yaparak saat 14.53’te izleyiciyle buluşacak.
Nicolas Cage’in rol aldığı ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi” yarın gösterime girecek. Cage’in yeniden kamera karşısına geçtiği filmin yönetmenleri Mark Neveldine ve Brian Taylor. Cage’e Violante Placido, Johnny Whitworth ve ”İskoçyalı” filminin ünlü yıldızı Christophe Lambert’in ”Methodius” rolünde eşlik ettiği film, Blaze’in Doğu Avrupa’da, kendisini insan formuna sokmaya çalışan şeytan ile mücadele etmesini konu alıyor. Filmin çekimleri Kapadokya ve Pamukkale’nin yanı sıra Romanya’nın Transilvanya bölgesi, Sibiu, Bükreş ve Gorj kentlerinde gerçekleştirildi.
Kuklaların beyazperde macerası ”Muppets”, haftanın üçüncü yeni yapımı olacak. James Bobin’in yönettiği film, Jason Segel, Amy Adams, Chris Cooper, Rashida Jones ve Alan Arkin rol alıyor. Film, üç kukla delisi arkadaş Walter, Gary ve Mary’nin tatil için Los Angeles’a gitmesini, ancak burada tesadüfen petrol zengini Tex Richman’ın yeni keşfettiği petrol kaynağına ulaşmak için Kukla Tiyatrosunu yıkacağını öğrenince burayı kurtarmak için verdikleri mücadeleyi konu alıyor.

Metropol: ”Fetih 1453”, ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, ”Duyguların Rengi”, ”Berlin Kaplanı”, ”Düşmanı Korurken”, ”Sümela’nın Şifresi Temel”.

Optimum: ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, ”Karanlıklar Ülkesi: Uyanış”, ”Yıldız Savaşları: Bölüm 1-Gizli Tehlike”, ”Fetih 1453”, ”Mupets”, ”Sümela’nın Şifresi Temel”, ”Berlin Kaplanı”.

Kızılay Büyülü Fener: ”Fetih 1453”, ”Berlin Kaplanı”, ”Düşmanı Korurken”, ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, ”Köstebek”, ”Utanç”, ”Sürücü”, ”Jack ve Jill”.

Bahçelievler Büyülü Fener: ”Savaş Atı”, ”Berlin Kaplanı”, ”Artist”, ”Utanç”, ”Köstebek”.

Kaynak : http://haber.turk.net

 İstanbul’da Kültür Sanat

Cemal Reşit Rey (CRR) Türk Müziği Topluluğu, Hoca Ahmed Yesevi’den Hacı Bektaş Veli’ye, Ümmi Sinan’dan Niyazi Mısri’ye, Somuncu Baba’dan Eşrefoğlu Rumi’ye kadar geniş bir coğrafyada hüküm süren tasavvuf musikisini, yarın seslendirecek.
İslam tasavvufunun Anadolu’da gösterdiği gelişme, tasavvuf edebiyatı ve musikisine dair çok kıymetli eserlerin ortaya çıkmasıyla da kendini hissettirmiştir.
Hoca Ahmed Yesevi’den günümüze kadar, pek çok Hak aşığı ve muhabbet ehli, bu topraklarda yaşayanları yoğurup şekillendirmeye çalışmış ve arkalarında bıraktıkları eserlerle yüzyıllara ışık tutmuştur.
Avusturyalı caz trompetçisi ve şarkıcısı Michaela Rabitsch, gitarist Robert Pawlik ile birlikte çıkardığı 3. albümü ”Moods” ile yarın İstanbul Jazz Center’da sahne alacak.
Halk müziğinin bilindik usullerine yeni bir yorum getiren Baba Zula, yarın Babylon sahnesinde hayranlarıyla buluşacak.
Türk rock müziğinin önde gelen kadın vokallerinden Aylin Aslım, yarın Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde başta ”Canını Seven Kaçsın” adlı son albümü olmak üzere sevilen şarkılarını söyleyecek.
Türk rock müziğinde uzun yıllar varlığı hissedilecek bir yer edinen ”Yüksek Sadakat”, 18 Şubat’ta İstanbul Live’da hayranlarıyla buluşacak.
”Büyük İnsan” isimli şarkısının sosyal paylaşım sitelerinde 5 milyonu aşkın kişi tarafından dinlenmesiyle parlayan Gökhan Türkmen, 18 Şubat’ta Jolly Joker’da konser verecek.
Atlanta ve Pittsburgh Senfoni Orkestraları, Cleveland Orkestrası, St Martin Akademisi, Viyana Radyosu Senfoni, Zürih Oda Orkestrası, Komischer Oper Berlin ve Çek Ulusal Senfoni Orkestrası gibi pek çok orkestra ile birlikte çalışmalar yapan Grammy ödüllü sanatçı Gabriela Montero, 20 Şubat’ta CRR Konser Salonu’nda sahne alacak.
Amerikalı besteci ve söz yazarı St. Vincent, Indie-rock ile kabare caz tarzında gerçekleştirdiği müziğini 21 Şubat’ta Salon İKSV’de sahneleyecek.

 -Sahne sanatları 

Moskova Balesi (Moscow Ballet RFB) yarın ve 18 ile 19 Şubat’ta Türker İnanoğlu Maslak (TİM) Show Center’da, klasik balenin en muhteşem eserlerinden ”Uyuyan Güzel” ve ”Kuğu Gölü”nü sahneleyecek.
Francis Veber’in yazıp Çetin Akcan’ın yönettiği ”Münasebetsiz”, yarın Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izleyici karşısına çıkacak. Oyunda, Zafer Algöz, Seda Akman, Melih Ekener, Hidayet Erdinç, Kerem Fırtına ve genç oyuncu Ekran Pekbay rol alıyor.
Tiyatronun duayen isimlerinden Genco Erkal’ın Bertolt Brecht’in şiir, şarkı ve öykülerinden uyarladığı müzikli kabare oyunu ”Ben Bertolt Brecht”, yarın Muammer Karaca Tiyatrosu’nda izleyici karşısına çıkacak.
”Troya”nın hikayesi, Mustafa Erdoğan’ın yönetimindeki Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun yarın Ülker Sports Arena’daki performansıyla anlatılacak

DEVLET TİYATROLARI PERDELERİNİ AÇIYOR

Devlet Tiyatroları, 19 ildeki 54 sahnesiyle 2011–2012 tiyatro mevsimine ‘merhaba’ demeye hazırlanıyor.

Sert ve şaşırtıcı yeni sezon başlıyor

Devlet Tiyatrolarından yapılan yazılı açıklamaya göre, DT, 19 ildeki 54 yerleşik sahnesiyle ve turne sahnelerinde 2011–2012 tiyatro mevsiminin ilk turunda da seçkin tiyatro eserlerinin en güzel örneklerini sanatseverlerle buluşturacak.

Türk tiyatrosunun, ulusal üslubunu oluşturacak olan oyun yazarlarını desteklemek amacıyla her sezon Türk tiyatro eserlerinin yeni örneklerini repertuvarına alan ve 60. yılında 60 yeni yerli oyunu ilk kez sahneleyen DT, yeni mevsimde de 11 yeni yerli oyunu ilk kez sahne ışıklarına çıkaracak. Bir çeviri oyun da ilk kez sahnelenecek oyunlar arasında yer alacak.

Ayrıca 5 yeni oyun Türkiye’de ilk kez sahne ışıklarına çıkarken, 3 yeni oyun ilk kez DT’de sahnelenecek. Yerli ve yabancı pek çok önemli oyunu 62 yıldır sahnelerine taşıyan DT, bu yıl da repertuvarını yaparken klasik, çağdaş ve günümüz yazarlarının seyirciyi etkileyeceğine inandığı seçkin oyunlarına yer verdi.

Yabancı oyunlarda, Aristophanes, Sophokles, Shakespeare, Molier gibi dünya tiyatrosunun en önde gelen klasik yazarlarının hem eğlendirici özelliği olan hem de bugüne söyleyecek sözü olan, evrensel değerleri içeren, dramatik yapısı sağlam eserleri seçildi.

Tennessee Williams, Arthur Miller, Brecht gibi çağdaş–klasik yazarların her dönemde sanatsal, düşünsel etkisi güçlü oyunlarının ramp ışıklarına çıkartılmasına özen gösterildi. Bunun yanı sıra John Logan, Wajdi Mouawad, Janusz Glowacki, Nagle Jackson gibi dünyada parlak kariyerleri olan yazarların da seyirciyle buluşturulması amaçlandı.

Yerli yazarların klasikleşmiş yapıtlarının genç seyircilere tanıtılmacı hedeflendi. Yaşar Kemal, Nazım Hikmet, Haldun Taner ve Orhan Asena’nın yanı sıra İnanç Yılan, Yunus Emre Gümüş, Sema Göktaş, Hüseyin Alp Tahmaz gibi yeni yazarlarla geniş bir yerli oyun yelpazesi sunuldu.  Kynk: SH.