Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: millet

Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 19 Mayıs

tarihte-bugun-ne-oldu419 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 139. (artık yıllarda 140.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 226 gün vardır.

Olaylar

  • 639 – Chieh-she-shuai ve yandaşları Tang imparatoru Tai Tsung’un yaz sarayı Chiucheng Sarayını bastılar.
  • 1881 – Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, bugün doğdu.
  • 1884 – Ringling Kardeşler ABD Baraboo’da ilk sirklerini açtılar. 1919’da Barnum şirketiyle birleştiler.
  • 1897 – Oscar Wilde, 1895’ten beri “ahlak dışı yaşam” suçlamasıyla kürek cezası çekmekte olduğu Reading Zindanı’ndan çıktı.
  • 1910 – Halley kuyruklu yıldızı Dünya’ya yaklaştı.
  • 1919 – Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu müfettişi olarak Anadolu’ya Samsun’dan ayak basması ve Milli Mücadele’yi başlatması.
  • 1924 – Musul sorunuyla ilgili Türk-İngiliz heyetleri arasında, Haliç Konferansı diye adlandırılan görüşmeler başladı. 9 Haziran’a kadar sürecek görüşmelerden sonuç alınamayınca, konu Milletler Cemiyetinegötürüldü.
  • 1934 – Bulgaristan’da faşistler darbeyle iktidarı ele geçirdi.
  • 1935 – Frankfurt am Main – Darmstadt arasında ilk Autobahn açıldı.
  • 1938 – Atatürk, son defa Gençlik ve Spor Bayramı gösterilerini izledi ve Hatay sorunu ile ilgili olarak -rahatsızlığına rağmen- Güney gezisine çıktı.
  • 1940 – İstanbul’da Dolmabahçe Stadı’nın temeli atıldı.
  • 1943 – Ankara’da Gençlik Parkı törenle açıldı.
  • 1968 – Türkiye İşçi Partisi’nin Kayseri’deki toplantısına saldırıldı; konuşmacılar yaralandı, bayrak ve flamalar yırtıldı.
  • 1975 – ABD Senatosu, Türkiye’ye silah ambargosunun kaldırılmasını kararlaştırdı.
  • 1979 – 1 Mayıs günü sokağa çıktıkları için tutuklanan Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Behice Boran ve 330 partili serbest bırakıldı.
  • 1981 – Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev yeniden düzenlenerek Devlet Bakanı İlhan Öztrak tarafından hizmete açıldı. Atatürk’ün AOÇ’deki evinin benzerinin temeli, Başbakan Bülend Ulusu tarafından atıldı.
  • 1982 – Türkiye, Fransa’dan Yılmaz Güney’in iadesini istedi.
  • 1989 – Kadın Kurultayı toplandı. İlk kez kapalı bir salonda yapılan kadın toplantısına yaklaşık 2 bin 500 kadın katıldı.
  • 1990 – Polis Kadıköy’de bir eve baskın düzenledi. Çıkan çatışmada Hatice Dilek Aslan ve İsmail Oral öldü.
  • 1991 – Hırvatistan’da referandum yapıldı. Halkın % 94’ü bağımsızlık için oy kullandı. Referanduma katılım oranı % 86 oldu.
  • 1993 – Atatürkçü Düşünce Derneği resmen kuruldu.
  • 2000 – Fiji’de, silahlı bir grup parlamento binasını basıp Başbakan Mahendra Chaudry ile 7 bakanı rehin alarak darbe yaptı.
  • 2006 – Türkiye Gençlik Birliği kuruldu.
  • 2003 – Yazar Orhan Pamuk, “Benim Adım Kırmızı” adlı romanıyla IMPAC Dublin Edebiyat Ödülü’nü kazandı.
  • 2004 – ABD işgal güçleri, Irak’ın batısındaki Ramadi kentinde bir eve düzenlediği bombalı saldırıda 45 kişiyi öldürdü.
  • 2011 – Kütahya Simav’da 5.9 şiddetin de deprem oldu. 3 kişi hayatını kaybetti, 120 kişi yaralandı.

Doğumlar

  • 1584 – Miyamoto Musaşi, Japon kılıç üstadı (ö. 1645)
  • 1762 – Johann Gottlieb Fichte, Alman filozof (ö. 1814)
  • 1881 – Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin kurucusu (ö. 1938)
  • 1890 – Ho Şi Mingh, Vietnam bağımsızlık hareketinin lideri (ö. 1969)
  • 1910 – Burhan Arpad, Türk gazeteci yazar (ö. 1994)
  • 1914 – Max Perutz, Avusturyalı-İngiliz moleküler biyolog (ö. 2002)
  • 1925 – Malcolm X, ABD’li siyahi lider (ö. 1965)
  • 1925 – Pol Pot, Kamboçyalı komünist lider (ö. 1998)
  • 1947 – David Helfgott, Avustralyalı piyanist
  • 1954 – Nükhet Duru, Pop Şarkıcısı
  • 1966 – Polly Walker, İngiliz oyuncu
  • 1972 – Özcan Deniz, Türk şarkıcı, besteci, oyuncu ve yönetmen.
  • 1975 – Jonas Renkse, Katatonia Grubu’nda Solist
  • 1976 – Kevin Garnett, ABD’li basketbolcu
  • 1977 – Natalia Oreiro, Arjantinli şarkıcı ve oyuncu
  • 1979 – Andrea Pirlo, İtalyan futbolcu
  • 1983 – Yağmur Atacan, Türk oyuncu

Ölümler

  • 1536 – Anne Boleyn , VIII. Henry’nin 2. karısı (d. 1501)
  • 1795 – James Boswell, Dr. Samuel Johnson’ın (“Sözlük Johnson”) biyografi yazarı
  • 1895 – Jose Julian Marti, Kübalı şair (d. 1853)
  • 1898 – William Ewart Gladstone, İngiliz politikacı, Birleşik Krallık Başbakanı (d. 1809)
  • 1927 – Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Türk yazar ve diplomat (d. 1870)
  • 1935 – T. E. Lawrence (Arabistanlı Lawrence), İngiliz arkeolog, asker, casus ve yazar (d. 1888)
  • 1939 – Ahmet Ağaoğlu, Türk siyaset adamı, hukukçu, yazar, gazeteci (d. 1869)
  • 1945 – Philipp Bouhler, Alman Nazi lideri (d. 1889)
  • 1958 – Ronald Colman, İngiliz aktör (d. 1891)
  • 1986 – Behçet Uz, Türk doktor (d. 1893)
  • 1994 – Jacqueline Kennedy Onassis, 35. ABD Başkanı John F. Kennedy’nin dul eşi (d. 1929)
  • 2002 – Leyla Yeniay Köseoğlu, Anavatan Partisi kurucu üyesi ve eski milletvekili (d. 1926)
  • 2013 – Hiroshi Yamauchi, Japon iş adamı (d. 1927)

Tatiller ve Özel Günler

  • 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı
  • 19 Mayıs Cebel Günü (Bulgaristan)
  • Rum Kırımı Anma Günü (Yunanistan)
  • Fırtına : Kokulya Fırtınası (2 Gün)
19 Mayıs 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/tarihte-bugun-ne-oldu43-e1441010517592.jpg 200 300 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-05-19 10:03:562015-05-19 10:03:56Tarihte Bugün Ne Oldu 19 Mayıs
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 4 Mayıs

tarihte-bugun-ne-oldu44 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 124. (artık yıllarda 125.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 241 gün vardır.

Olaylar

  • 1494 – Kristof Kolomb, Jamaika’ya vardı.
  • 1814 – I. Napolyon, Elba Adasının Portoferraio kasabasına vardı ve sürgün hayatı başladı.
  • 1865 – Abraham Lincoln suikast sonucu öldürülüşünden üç hafta sonra Springfield Illinois’de toprağa verildi.
  • 1904 – Panama Kanalı’ın inşasına başlandı.
  • 1912 – İtalya, Rodos’u işgal etti.
  • 1919 – Çin Cumhuriyeti’nde yabancı mallarını boykotu savunan öğrenci ayaklanması
  • 1924 – 1924 Yaz Olimpiyatları Paris’te başladı.
  • 1930 – Mahatma Gandi, İngilizler tarafından tutuklandı.
  • 1931 – Mustafa Kemal Atatürk, üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçildi.
  • 1932 – Al Capone, vergi kaçırma suçundan Atlanta’da hapse girdi.
  • 1949 – İstiklal Mahkemeleri’ne ilişkin yasa yürürlükten kaldırıldı.
  • 1953 – Ernest Hemingway, Yaşlı Adam ve Deniz adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.
  • 1970 – ABD’de, Ohio Kent Üniversitesi’nde, ABD’nin Kamboçya’yı işgalini protesto eden öğrencilere müdahale eden güvenlik güçleri dört öğrenciyi öldürdü, dokuzunu yaraladı.
  • 1979 – Margaret Thatcher, İngiltere başbakanı seçildi. İngiltere tarihinin ilk kadın başbakanı oldu.
  • 1994 – Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail, Batı Şeria ve Gazze’de yaşayan Filistinlilere özerklik verilmesini öngören antlaşmaya imza attı.
  • 1997 – Eurovision Şarkı Yarışması’nda, Şebnem Paker’in seslendirdiği ‘Dinle’ adlı şarkı üçüncü oldu.
  • 1997 – Irak’tan Avrupa ülkelerine gitmek isteyen 25 kişiyi taşıyan iki tekne, Ege Denizi’nde battı. 17 kişi boğuldu, yedi kişi kayboldu.
  • 2002 – Nijerya’da bir yolcu uçağı kalkıştan hemen sonra düştü: 148 kişi öldü.
  • 2009 – Mardin’de yapılan bir düğün sırasında düğündekilere kan davası yüzünden aynı aileden olan insanlara ateş açıldı. Saldırıda 3 hamile kadın 6 çocuk toplamda 44 kişi öldü.

Doğumlar

  • 1655 – Bartolomeo Cristofori, piyanonun mucidi
  • 1770 – François Gérard, ressam
  • 1825 – Thomas Henry Huxley, İngiliz biyolog
  • 1826 – Augustus Le Plongeon, Britanyalı amatör arkeolog, eski eserler uzmanı ve fotoğrafçı
  • 1878 – Aleksandr Tamanian, Ermeni mimar ve kentbilimci
  • 1880 – Bruno Taut, Alman mimar
  • 1881 – Aleksandr Kerenski, Rus politikacı
  • 1889 – Fritz von Opel, Alman otomotiv sanayicisi
  • 1928 – Muhammed Hüsnü Mübarek, Mısırlı politikacı, cumhurbaşkanı
  • 1929 – Audrey Hepburn, Belçikalı sinema oyuncusu
  • 1936 – Manuel Benitez, El Cordobés adıyla bilinen İspanyol Boğa güreşçisi
  • 1939 – Amos Oz, İsraili yazar
  • 1954 – Ricky Ford, Amerikan Jazz saksofoncu
  • 1956 – Ulrike Meyfarth, Alman bayan eski yüksek atlamacı
  • 1964 – Rocco Siffredi, İtalyan film aktörü, yönetmeni ve yapımcısı
  • 1967 – Haydar Zorlu, Türk asıllı Alman oyuncu
  • 1972 – Mike Dirnt, ABD’li gitarist ve baterist.
  • 1974 – Andy Khachaturian, Ermeni asıllı ABD’li besteci ve şarkıcı.
  • 1985 – Fernandinho, Brezilyalı futbolcu

Ölümler

  • 1506 – Hüseyin Baykara, Timur İmparatorluğu hükümdarı ve şair (d. 1438)
  • 1519 – Lorenzo di Piero de’ Medici, Floransa yöneticisi, Urbino Dükü (d. 1492)
  • 1734 – James Thornhill, İngiliz ressam (d. 1675)
  • 1903 – Gotse Delçev, Bulgar devrimci (d. 1872)
  • 1938 – Carl von Ossietzky, Alman yazar (d. 1889)
  • 1945 – Nadir Mutluay, İstiklâl Savaşı’nda Anadolu’da çıkan iç isyanları bastırmada ve işgale direnen Türk güçlerine silah temin etmede önemli hizmetleri geçmiş Müftü. (d. 1879)
  • 1945 – Fedor von Bock, Alman subayı (d. 1880)
  • 1955 – George Enescu, Romanyalı besteci (d. 1881)
  • 1979 – Tezer Taşkıran, Türk öğretmen, siyasetçi, yazar, ilk kadın milletvekillerinden (d. 1907)
  • 1980 – Josip Broz Tito, Yugoslavya devlet başkanı, mareşal (d. 1892)
  • 1984 – Diana Dors, İngiliz aktris (d. 1931)
  • 1985 – Fikri Sönmez (Terzi Fikri), Fatsa eski Belediye Başkanı (Fatsa Devrimci Yol davasından tutuklu olarak kaldığı Amasya askeri cezaevinde kalp krizi sonucu) (d. 1938)
  • 1997 – Esin Engin, Türk müzisyen (d. 1945)
  • 2001 – Leman Bozkurt Altınçekiç, ilk Türk kadın jet pilotu (d. 1932)
  • 2009 – Dom DeLuise, ABD’li aktör, komedyen yapımcı ve yönetmen (d. 1933)

Tatiller ve Özel Günler

  • 1979 – Star Wars Günü
  • Fırtına : Çiçek Fırtınası
04 Mayıs 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/tarihte-bugun-ne-oldu43-e1441010517592.jpg 200 300 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-05-04 11:30:362015-05-04 11:30:36Tarihte Bugün Ne Oldu 4 Mayıs
Sanat Haberleri

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun – 2015

Atamızın tüm dünya çocuklarına hediyesi olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk

Hediye Çocuklara ise ve hediye eden Mustafa Kemal ATATÜRKolduktan sonra uzun cümleler kurmak yazıyı daha fazla değerli kılmaz. Bazen bir cümle bir hayatı anlatabilir.

Kimin neyi, nasıl kabullendiği veya anlamak istediği veya değersizleştirmeye çalışması veya görmezden gelmesi bizler için yok olması anlamına gelmiyor. Ölümsüz Mustafa Keman Atatürk‘ün çocuklarımıza hediyesi olan bu bayramı kutlamak ve elbette Büyük Millet Meclisinin açılışının 95. yılında Atamızı anmak  ve onun kurduğu cumhuriyetin değerlerine bağlı olarak yetişen sanat sever çocuklarımız Atasının değerini biliyor ve asla unutmayacak, unutturulmasına asla izin vermeyeceğiz. Nice 95 yıllara…

Bir kez daha bize bu bayramı hediye eden ve ülkemizde, bayrağımız altında yaşamamızı sağlayan M.K. Atatürk’e sonsuz minnetimizle.

 

 

23 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/23-nisan-çocuk-bayramı-Atatürk.jpg 1358 1831 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-23 10:40:232015-04-23 10:53:3523 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun – 2015
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 21 Nisan

tarihte-bugun-ne-oldu421 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 111. (artık yıllarda 112.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 254 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 753 – Romulus ve Remus, Roma’yı kurdular.
  • 1821 – Sadrazam Benderli Ali Paşa görevinden ayrıldı ve 30 Nisan’da idam edildi. Benderli Ali Paşa, padişah emri ile idam edildiği bilinen son sadrazamdı.
  • 1920 – Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren bir genelge yayımladı.
  • 1930 – Columbus, Ohio’daki bir hapishanede çıkan yangında 320 kişi öldü.
  • 1939 – Hatay, Türk Gümrük Tarifesi’ne dahil oldu.
  • 1944 – Fransa’da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.
  • 1952 – Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayla vize formaliteleri kaldırıldı.
  • 1956 – Elvis Presley’nin Heartbreak Hotel isimli şarkısı Billboard dergisinde 1 numaraya ulaşan ilk eseri oldu.
  • 1957 – Muhsin Ertuğrul, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın başına getirildi.
  • 1960 – Brasília resmen Brezilya’nın başkenti oldu. Eski başkent Rio de Janeiro’ydu.
  • 1964 – Rum Patriği Vekili Emilyanos ile Metropolit Canavaris, Türkiye aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle sınır dışı edildi.
  • 1964 – Yunanistan, Kıbrıs’taki askeri birliğini, Birleşmiş Milletler Barış Gücü emrine vermeyi kabul etti.
  • 1967 – Yunanistan’da darbe yapıldı. George Papadopoulos liderliğindeki albaylar cuntası yönetime el koydu, yedi yıl sürecek olan askeri rejim başladı.
  • 1968 – Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Rusya, zor durumda kalan astronotları kurtarmak için bir antlaşma imzaladı.
  • 1970 – Hutt River Vilayeti Prensliği Avustralya’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1975 – Vietnam Savaşı: Güney Vietnam devlet başkanı Nguyen Van Thieu, Saygon’u terketti.
  • 1979 – İstanbul Boğazı’nda Rumen bandıralı Karpati şilebi ile demir yüklü Kemal Kefeli kosteri çarpıştı. Türk gemisi 17 mürettebatı ile battı iki denizcinin cesedi bulundu, beş kişi kayboldu. Rumen şilebi kaçarken polis motoru tarafından yakalandı.
  • 1987 – Sri Lanka’nın başkenti Colombo’da bomba yüklü bir araç infilak etti: 106 kişi öldü.
  • 1994 – İlk Güneş dışı gezegenler Polonyalı gökbilimci Alexander Wolszczan tarafından keşfedildi.
  • 2003 – Irak’taki Saddam Hüseyin iktidarının yıkılmasından sonra Geçici Koalisyon Yönetimi 28 Haziran 2004’e kadar ülkeyi yönetti.
  • 2004 – İsrail’de Mordehay Vanunu 18 yıl sonra hapisten çıktı. 20 Kasım 2005’te yasa dışı olarak Filistin topraklarına girdiği ve tahliye koşullarını ihlal ettiği iddiasıyla yeniden tutuklandı. Fas kökenli fizikçi Vanunu, 1986’da İsrail’in gizli nükleer çalışmalarını belge ve fotoğraflarla ifşa etmişti.
  • 2005 – TBMM Başkanlık Divanı, TBMM 85. Yıl Milli Egemenlik Onur Ödülü’nün Prof. Dr. Gazi Yaşargil’e verilmesini kararlaştırdı.
  • 2008 – Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, Gece Şahini olarak da anılan radara yakalanmayan uçak F-117 Nighthawk’ları hizmetten çıkardı.

Doğumlar

  • 1488 – Ulrich von Hutten, Alman düşünür ve şair. (ö. 1523)
  • 1774 – Jean-Baptiste Biot, Fransız fizikçi (ö. 1862)
  • 1790 – Manuel Blanco Encalada, Şili’nin ilk devlet başkanı (ö. 1876)
  • 1816 – Charlotte Brontë, İngiliz edebiyatçı (ö. 1855)
  • 1828 – Hippolyte Taine, Fransız tarihçi (ö. 1893)
  • 1864 – Max Weber, Alman toplumbilimci (ö. 1920)
  • 1913 – Şevket Rado, Türk gazeteci, yazar (ö. 1988)
  • 1922 – Şeyh Nazım Efendi Larnaka’da dünyaya geldi
  • 1923 – Bahaeddin Ögel, Türk tarih profesörü. (ö. 1989)
  • 1926 – 2. Elizabeth, İngiltere Kraliçesi
  • 1927 – Ahmed Arif, Türk şair (ö. 1991)
  • 1947 – Iggy Pop, ABD’li müzisyen, şarkıcı, söz yazarı, baterist, aktör
  • 1947 – Barbara Park, ABD’li yazar
  • 1951 – Tony Danza, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1955 – Murathan Mungan, Türk oyun yazarı, şair
  • 1961 – Ulvi Arı, Türk pantomim (mim) sanatçısı, oyuncu, yazar

Ölümler

  • 1073 – Papa II. Aleksander
  • 1142 – Pierre Abélard, Fransız yazar, filozof (d. 1079)
  • 1509 – VII. Henry, İngiltere Kralı (d. 1457)
  • 1699 – Jean Racine, Fransız şair, oyun yazarı (d. 1639)
  • 1714 – Vasily Golitsyn, Rus devlet adamı (d. 1643)
  • 1910 – Mark Twain, ABD’li roman ve mizah yazarı (d. 1835)
  • 1918 – Manfred von Richthofen Alman pilot (Kızıl Baron) (d. 1892)
  • 1938 – Muhammed İkbal, Pakistanlı şair (d. 1877)
  • 1945 – Walter Model, II. Dünya Savaşında görev yapmış Alman mareşali (d. 1891)
  • 1946 – John Maynard Keynes, İngiliz ekonomist (d. 1883)
  • 1965 – Edward Victor Appleton, Nobel Fizik Ödülü sahibi İngiliz fizikçi (d. 1892)
  • 1971 – François Duvalier, Haiti devlet başkanı (d. 1907)
  • 1973 – Kemal Tahir, Türk yazar (d. 1910)
  • 1996 – Cahar Dudayev, Çeçen komutan (d. 1944)
  • 1998 – Jean-François Lyotard, Fransız filozof (d. 1924)
  • 2010 – Juan Antonio Samaranch, Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanlığı yapmış İspanyol spor adamı (d. 1920)

Tatiller ve Özel Günler

  • Bahailik – Rıdvan festivalinin ilk günü.
  • Roma’nın doğum günü
  • Ebeler Haftası
  • Fırtına : Sitte-i Sevirin Başlangıcı
21 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/tarihte-bugun-ne-oldu42.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-21 15:17:052015-04-21 15:17:05Tarihte Bugün Ne Oldu 21 Nisan
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 7 Nisan

7 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 97. (artık yıllarda 98.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 268 gün vardır.

tarihte-bugun-ne-oldu

Olaylar

  • 451 – Hun İmparatoru Attila, Kuzey Fransa’daki Metz şehrini ele geçirdi. Germen müttefikleriyle birleşerekReims, Mainz, Strasbourg, Köln, Worms ve Trier kentleri yağmalandı.
  • 1521 – Ferdinand Magellan, Cebu adasına ulaştı.
  • 1712 – New York’ta köleler isyan başlattı.
  • 1789 – Sultan I. Abdülhamid vefat etti, III. Selim tahta çıktı.
  • 1795 – Fransa’da metre, uzunluk ölçüsü birimi olarak kabul edildi.
  • 1827 – İngiliz kimyager John Walker’ın buluşu olan kibrit, İngiltere’de piyasaya sürüldü.
  • 1906 – Vezüv Yanardağı lav püskürttü, Napoli şehri harabeye döndü.
  • 1939 – II. Dünya Savaşı: İtalya, Arnavutluk’u işgal etti.
  • 1943 – Batı Ukrayna’nın Terebovlia kentinde Naziler, 1.100 Yahudiyi öldürüp toplu mezara gömdüler.
  • 1945 – Kantaro Suzuki, Japonya’nın 42. başbakanı oldu.
  • 1946 – Suriye, Fransa’dan bağımsızlığını kazandı.
  • 1948 – Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak kuruldu.
  • 1963 – Yugoslavya’da sosyalist cumhuriyet ilan edildi.
  • 1969 – İnternet’in sembolik doğum günü.
  • 1971 – ABD Başkanı Nixon, Vietnam’daki ABD birliklerinin geri çekilme hızını arttıracağını açıkladı.
  • 1978 – Muğla’nın Yatağan ilçesinde termik santral temeli atıldı.
  • 1978 – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Server Tanilli silahlı saldırı sonucu felç oldu.
  • 1978 – ABD Başkanı Jimmy Carter, Nötron bombasının geliştirilme çalışmalarının durdurulmasına karar verdi.
  • 1987 – Altı yıl süren Milliyetçi Hareket Partisi davası bitti. Genel Başkan Alparslan Türkeş, 11 yıl 10 ay hapse mahkûm oldu.
  • 1994 – Almanya, sivil halka karşı kullanıldığı iddiasıyla Türkiye’ye silah ambargosu koydu.
  • 1995 – Ankara Devlet Tiyatrosu Mahir Canova Sahnesi açıldı.
  • 1999 – Hacıları almak için Cidde’ye gitmek üzere Adana’dan havalanan THY’ye ait Trakya uçağı, kalkışından kısa süre sonra düştü. Yolcusu bulunmayan uçağın altı kişilik mürettebatı öldü.
  • 2003 – Bağdat, tümüyle ABD birliklerinin kontrolüne geçti.
  • 2007 – Yıldız Geçidi SG-1 dizisi Türkiye’de TRT 1 tarafından Türkçe seslendirmeli olarak yayınlanmaya başladı.
  • 2011 – 11 Mart’ta tarihinin en büyük depremini yaşayan Japonya’da 7.1 büyüklüğünde şiddetli deprem meydana geldi. Depremin merkez üssünün ise Miyagi bölgesinin 40 kilometre açığında denizin altında olduğu ifade edildi.

Doğumlar  

  • 1770 – William Wordsworth, İngiliz şair (ö. 1850)
  • 1811 – Hoca Tahsin Efendi, Osmanlı bilim adamı ve düşünür (ö. 1881)
  • 1860 – Will Keith Kellogg, ABD’li mısır gevreği üreticisi (ö. 1951)
  • 1882 – Kurt von Schleicher, Alman subayı, Weimar Cumhuriyeti’nin son şansölyesi (ö. 1934)
  • 1883 – Gino Severini, İtalyan ressam (ö. 1966)
  • 1915 – Billie Holiday, ABD’li şarkıcı (ö. 1959)
  • 1920 – Ravi Shankar, Hintli müzisyen, sitar ustası ve besteci
  • 1921 – Feza Gürsey, Türk fizikçi (ö. 1992)
  • 1928 – James Garner, ABD’li sinema sanatçısı
  • 1928 – Alan J. Pakula, ABD’li film yönetmeni (ö. 1998)
  • 1933 – Sakıp Sabancı, ünlü Türk işadamı (ö. 2004)
  • 1933 – Seyyid Hüseyin Nasr, İranlı yazar, akademisyen ve İslam düşünürü
  • 1939 – Francis Ford Coppola, ABD’li sinema yönetmeni
  • 1944 – Gerhard Schröder, eski Almanya başbakanı
  • 1953 – Fatih Erkoç, Türk müzisyen
  • 1954 – Jackie Chan, Hong Konglu oyuncu
  • 1964 – Russell Crowe, Yeni Zelandalı sinema oyuncusu
  • 1967 – Bodo Illgner, eski Alman futbolcu
  • 1978 – Duncan James, İngiliz şarkıcı
  • 1980 – Randy Orton, Hollandalı voleybolcu.
  • 1982 – Agata Mróz-Olszewska, Polonyalı voleybolcu (ö. 2008)
  • 1983 – Franck Ribéry, Fransız futbolcu                                                                                                                                                                                Ölümler  
    • 30 – İsa Peygamberin çarmıha gerilerek öldürüldüğüne inanılan gün
    • 1614 – El Greco, Yunan asıllı İspanyol ressam (d. 1541)
    • 1761 – Thomas Bayes, İngiliz matematikçi (d. 1701)
    • 1789 – I. Abdülhamid, Osmanlı padişahı (d. 1725)
    • 1861 – Elisha Otis, ABD’li asansör imalatçısı (d. 1811)
    • 1891 – P. T. Barnum, ABD’li sirk menajeri, şovmen (d. 1810)
    • 1947 – Henry Ford, ABD’li otomobil üreticisi ve sanayicisi (d. 1863)
    • 1950 – Walter Huston, (John Huston’ın babası) Kanada doğumlu ABD’li aktör (d. 1884)
    • 1955 – Theda Bara (Theodosia Goobman), ABD’li tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1885)
    • 1980 – Mehmet Karaca, (Cem Karaca’nın babası) Türk tiyatro oyuncusu (d. 1900)
    • 1981 – Norman Taurog, ABD’li film yönetmeni ve senarist (d. 1899)
    • 1984 – Othmar Pferschy, Avusturyalı fotoğrafçı
    • 1991 – Memduh Ünlütürk, emekli Tümgeneral
    • 2005 – Melih Kibar, Türk müzisyen (d. 1951)
    • 2008 – Perihan Altındağ Sözeri Klasik Türk Müziği yorumcusu (d. 1925)
    • Tatiller ve Özel Günler
      • Dünya Sağlık Günü – Dünya Sağlık Örgütü’ne üye 191 ülkede 1948’den beri her yıl kutlanmaktadır.
      • Kadınlar Günü – Mozambik
      • Kimyagerler Günü Ve Kimyagerler Haftası
07 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/tarihte-bugun-ne-oldu2.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-07 15:04:462015-04-07 15:04:46Tarihte Bugün Ne Oldu 7 Nisan
Sanat Haberleri

Biraz da Felsefe: Etik. Etik Nedir | İonna Kuçuradi

Yine bir makale bu kez biraz felsefe olsun dedik hem günümüzde pekte revaçta olmayan bir söz hakkında “ETİK”. Elbette yazıdan sonra ünlü filozof İoanna Kuçuradi’nin kim olduğunu okuyabilirsiniz.

etik ve karar

Etik; insanın bütün hareket ve faaliyetlerinin temelini yani onun konuşmalarında, birşeyi savunmasında veya reddetmesinde, beğenmesinde veya beğenmemesinde, saygı duyup duymamasındaki temeli inceler. (T.Mengüşoğlu)

 

Varlık prensiplerini bağımsız olarak ele alan ve bu alanı belirleyen, varlık karakterini inceleyen bilme etkinliğine ‘etik’ denir.

Etik, eylemlerimizin temelinde ne var ise onu betimler. Etik, ‘nasıl davranmalıyım, hangi ilkelere göre hareket etmeliyim?’ sorunuyla ilgilenmez. Bu etiğin, metafiziğini (ahlak metafiziği) yapmaktır.

Antropolojik etik; olan bitene bakılarak yapılan etiktir.

Normatif / deontolojik etik; bütün insanlar için geçerli evrensel kurallar koymak. Olmayan bir şeye bakılarak yapılan metafizik bir etik. Kişinin kendi değer yargılarıyla herkes için geçerli evrensel moraller koymaya çalışması. (Moralin değil, kuralların felsefesi yapılır.)

Etik; ahlaksal olanın özü ve temelini inceleyen bilgi dalı.

Metafizik etik; iyiyi ya da ne yapmamız gerektiğini araştıran disiplin.

Bedia Akarsu’ya göre Kant’a kadar olan etik, ‘eudomonist’ (mutlulukçu) etiktir.

KYRENE OKULU – ARİSTİPPOS :

Sadece haz koşulsuz iyidir. İnsanın tüm ereği hazdır. Hazzı sağlayan iyidir. Yaşanan andaki haz önemli. Yaşadığı andan haz alan kişi bilgedir. İyi, olabildiğince şiddetli olan hazdır. Acıdan kaçmalı. Bilge kişi hiçbir eğlenceyi kaçırmaz. Yaptıklarının da bilincindedir. (Hayata karşı bir ‘yaşama ilkesi’ sunuyor)

KYNİKLER – ANTİSTENES :

Mutluluk nedir? Ya da yaşamın ereği olan mutluluğa nasıl erişilir?

Ahlaksal amaçlara hizmet etmeyen her bilgi boştur. Mutlu olmak için, erdem dışında her şeyi hor görmeli. Hazzın kölesi olmamak için hazdan kaçmalı.

Kimseden korkmayan, kaygılanmayan acı duymadan katlanabilen alın yazısına karşı çıkıyor. Erdemden başka iyi, erdemsizlikten başka kötü yoktur. Doğaya uygun yaşama, gereksinme duymadan ya da en basit ihtiyaçlarla yaşamak. (Bu da hayata karşı ‘yaşama ilkesi’ sunuyor)

STOA OKULU :

Hazcılık ortadan kalkıyor. Haz, gerçek mutluluğu vermez. Gerçek mutluluk, duygulara hakim olmaktır.

M.A.AERELİUS:

Evren tek bir varlığa, tek bir ruha ve öze sahiptir. O halde doğaya uygun yaşamalı. Aklınla hareket edersen dış dünyaya uyarsın. Yaşama olanağı olan yerde, iyi yaşama olanağı da vardır. Yaşamına her zaman düzenli bir akış verebilirsin. Seni küçük düşürenleri, kötülük edenleri bile sev. Öfkelenme her şey evrensel doğaya uygundur. Hiçbir insanın başına insani olmayan birşey gelmez. Hasta olabilir ama tehlikede olmayabilir, kuruntulara kapılma.

EPİKTETOS :

Tanrıya inanır, ona göre hayat bir şölendir. Buna göre hareket edersen tanrıların sofrasına bile davet edilirsin. Arzularına kendini kaptırma. Ona göre stoisyen hastayken, tehlikedeyken, ölüm anındayken de mutludur. Tanrı böyle uygun görmüş, o halde böyle mutlu olmaya bak.

EPİKÜROS :

‘Biz varken ölüm yok, ölüm varken de biz yokuz öyleyse ölümden niye korkmalı’.

Haz, doğuştan bizimle gelen en büyük iyiliktir. Her haz iyidir ama erişilmeye değmez. Bize düşen iyi ve kötüyü hakkıyla ayırmaktır. Haz hayatın en üstün amacıdır.

‘Bizim için haz, beden alanında hiçbir acı çekmemek, ruh alanında da hiçbir huzursuzluk duymamaktır. Ciddi bir huzursuzluğa uğramazsan mutlu olursun’.

DEMOKRİTOS :

Akılla duyguları yenmek, hakim olmak. Özgür olmak da budur. Elden geldiğince acıdan uzak haz içinde yaşamak. İnsanı mutlu yapan akıldır. Akıl sayesinde duygulara hakim olur. Böylece de haz ve acı aklın kontrolü altına girer.

SOFİSTLER :

Eylemlerde de her şeyin ölçüsü olarak insanı alıyorlar. Buna göre iyi öbürüne göre kötü olabilir. Değerler görelidir diyorlar. Amaçları, yararlı yuttaş yetiştirmek.

HERAKLEİTOS :

Logosu tanıyıp bilen kişi, kendi eylemine de ölçü olarak alacaktır. Bütünün düzenine bağlanmakla en üstün yaşama erişecektir. İnsanın amacı; akıl yasasıyla en yüksek mutluluğa ulaşmaktır.

SOKRATES :

‘Doğru yaşantı hangisidir?’ diye soruyor. Ona göre erdem; bilgidir. Bu bilgi, iyidir. Bu bilginin içeriğini bilen iyi, erdemli insandır. Çünkü o, yapılması gerekeni yapılmaması gerekenden ayırt edebilir. Doğru eylem, doğru bilginin sonucudur. Yanlış eylem ise bilgisizliğin. İnsan kendisiyle uyum içinde olursa mutlu olur.

Bilgili olmak (bilge kişi)  Erdemli olmak  Mutlu olmak

PLATON:

etik ve yalan

Ona göre insan ruhunun üç yanı vardır :

1-Arzulayan yan,
2-İsteyen / irade yanı, erdemi; ‘yiğtlik’, sınıfı; ‘koruyucular’.
3-Akıl / bilen yanı, erdemi; ‘bilgelik’, sınıfı; ‘yöneticiler’.

Adalet; tüm erdemlerin düzenleyicisi. Ruhun her bölümünün kendine uygun ödevi yerine getirmesi. Erdemlerin en yükseği, bütün erdemleri içinde topluyor. Bu erdemi gerçekleştiren insan, en yetkin insan.

Bilgelik; aklın erdemi, doğruyu yanlıştan ayırt etme.

Yiğitlik; korkulacak ve korkulmayacak olandan, haz ve acıdan ortaya çıkıyor.

Ölçülülük; kendine egemen olma.

Tek tek kişiler için de devlet için de bu erdemler sözkonusu. Devletin amacı da mutluluğu sağlamak. Bunun için de adil olup, görevini yerine getirmesi gerekiyor.

ARİSTOTELES :

Etiği üçe ayırıyor:

1-Teoretik; kendi kendisi için araştırıyorlar.
2-Pratik; davranışlarımıza kurallar koymak için uğraşıyorlar.
3-Poetik; yararlı ya da güzel, iyi şeyleri yaratmak için araştıran bilim. En yüce pratik bilim. Toplumsal bir bilim. Etik, poetikanın içinde, onun bir bölümü. Poetika, ne yapmamız gerekeni öğretiyor. Etik, karakter incelemesi yapıyor; karakter bilimi.

Ona göre insan ruhu iki kısım:

1-Logossuz yan:

a)Bitkisel yan
b)Arzulayan yan (epithemition)

2-Logoslu yan ;(Dionetik düşünce  erdemleri) hakikatle ilgili.

a)İsteme (pratik yan); başka türlü olabilecek olanları bilmemizi sağlayan yan.          Zorunlu olmayanların hakikati.
Pronesis (mezotesi sağlayan); belirli durumda ne yapılması gerekeni buyuruyor.
Synesis (bunlar etik erdemler)
b)Teorik yan; başka türlü olamayacak olanları bilmemizi sağlayan. Zorunlu olanların hakikati. Bunun da iki niteliği:

Sophia

Episteme

Aristoteles’e göre, mutlak iyi yok. Her eylemde başka bir iyi olabilir. Bunun yanında varlık basamağının da en yüksek iyisi var. En yüksek iyinin mutluluk da olduğunu söylüyor.

Mutluluk; ruhun tam erdeme göre etkinliği.

Erdem ise ruhun akla göre etkinliği.

Aristoteles, erdemleri; etik erdemler ve dionetik erdemler diye ikiye ayırıyor.

Etik erdemler;  adalet, cesaret, ölçülülük, şan-şeref sevgisi, cömertlik, ağırbaşlılık…

Bu erdemler; arzulayan yanla, başka türlü olabilecekleri bilmemizi sağlayan yanın ilişkisinde ortaya çıkıyor. Bunlar, orta olan/ mezotestir. Bizde orta olmayı sağlayan bir yeti var; prhonesis.

Etik erdemler, istemenin değil, arzulamanın özellikleridir. İsteme amaçlarla ilgilidir ve bilgisel bir tarafı da vardır. Arzulayan yanın, bilgisel bir tarafı yok, amaç da olmayabilir. Ona göre bu erdemler, alışkanlıklar sonucu yapıla yapıla erdem oluyor. Pronesis yoksa, ortayı da bulamıyoruz.

Dionetik (düşünce) erdemleri; logoslu yanın bütününün özellikleri. Pronesis, sinesis, sophia, episteme birer dionetik düşünce erdemleridir.

Mutluluğun olması için, erdemin olması lazım ama sadece erdem değil başka şeylerin de olması lazım.

Aristoteles, kural koymuyor, olan bitene bakarak ontolojik açıklama yapıyor.

DESCARTES :

İyiye yönelmiş akıllıca bir isteme ile duygulanımları yenmek. Çünkü, duygularımızla değil irademizle hareket ettiğimizde mutlu oluruz. İnsanı mutluluğa götüren, erdemdir.

Mutluluğa varmanın üç yolu:

1-Hakikati açık olarak bilme.
2-Hakikati iyice istemek.
3-Elimizde olmayan şeylerle ilgili bütün isteklerden vazgeçmek.

Bilgiyi eylemlerimize klavuz yaptığımız vakit, mutlu oluruz. Kötü iradenin, duygulara körü körüne bağlanması insanı mutsuz yapar. İnsan, iradesini açık seçik hakikatlere bağlarsa erdemli ve dolayısıyla mutlu olur.

SPİNOZA :

Kendimizi koruma duygusu iyi, bunun dışındakiler kötüdür. İyi, insanın elde etmek istediği neyse odur. Kötü, insanın kaçındığı, yaklaşmak istemediği.

İyinin özelliği; haz vermek, kötünün ki ise, acı vermektir.

Erdemli olma, iyiden de üstün olma, güçlü, etkin olma. Erdemli olmayı sağlayan, ruhun etkin olması. Ruh, tam açık seçik düşünebiliyorsa etkindir. Hiçbir itilimlerin, arzuların etkisi altında kalmadığı için ruh etkin.

Özgürlük de açık seçik düşünebilmeye bağlı.

Spinoza bu doktrini, hayatın yönetilmesine yardımcı olsun diye koyuyor.

Etik kişi, doğru eylemde bulunan  kişidir.

Buna göre Spinoza bizim:

1-Tanrının iradesiyle hareket ettiğimizi,
2-Mutluluğumuzun neden ibaret olduğunu,
3-Erdemle tanrıya bağlılık. Tanrıya bağlanan hakiki hazza erer,
4-Şu ya da bu tercihi aynı zihniyetle beklemeyi, katlanmayı,
5-Bu doktrin kimseden nefret etmemeyi, hor görmemeyi, alay etmemeyi, hasetle bakmamayı öğrettiğinden sosyal hayata da yararlı oluyor. Aynı zamanda o bize her şeyden memnun olmayı, komşumuza yardım etmeyi, yanlış inançla davranmamayı öğretiyor.

Tutkular, sınırlı olduğu için kötü, düşünce ise tanrının bir uzantısı olduğu (sınırsız) için iyidir. Bu nedenle düşünerek hareket etmeli.

‘İyilik, bize faydalı olduğunu kesinlikle bildiğim bir şey. Kötülük ise tam tersi’.

İyi bilgisi; sevinç duygulanışı, kötü ise; keder duygulanışı verir. Gerçekten tanrının bilgisine götüren iyi, engel olan herşey ise kötü.

Erdemin ya da doğru hayat gidişinin ilk biricik ilkesi; bize faydalı olanın aranmasıdır. Ruh; duyguları, tutkuları yenebilir. Çünkü o sonsuz töz tanrının bir uzantısıdır.

LOCKE :

Değer yargılarına bakarak herkes için genel geçer değer yargıları olamaz diyor. Ahlak, haz ve acıya dayanmaktadır. Biz bir eyleme iyi ya da kötü dediğimizde daha önceki bilgilerimizden hareket ediyoruz. (Locke, etik değil moral yapıyor.)

HUME :

Locke gibi değer yargılarıyla uğraşıyor. Eylemin değerini, yararlı ya da zararlı olarak ölçüyor. Oysa biz birçok eyleme, eylem olanaklarına bakarak, bir eylemin, diğer eylemler arasındaki yerini bulmaya çalışıyoruz. Kısaca Hume da, etik değil, moral yapıyor.

KANT : 18. yy notlarına bak.

BENTHAM :

İnsan dahil bütün canlılar, hazza yönelir acıdan kaçar. Bentham da insan eylemlerini değerlendirirken, haz ve acıyı ölçü olarak alıyor.

J.S.MİLL :

Ahlak sorunlarının, toplum içinde bulunduğunu söylüyor. Ona göre, bütün insan eylemlerinin en son ereği; en üstün iyi. Hem nitelik hem de nicelik açısından elden geldiğince sevinç duymak, acı duymamak.

İOANNA KUÇURADİ :

Eylem:

1-Değerlendirme (Değer felsefesine bak)
2-İlgili yaşantı (Değer felsefesine bak)
3-Yapma / yapmama (tutum)

Yapmanın Ögeleri (Kişi perspektifinden):

1-İsteme veya amaç:

a) Kişinin tatmin bekleyen ihtiyacı. İsteme, isteneni ne belirliyorsa, o eylemin değeri ona göre olacaktır. Bunların yararlılığı ya da yararsızlığı sözkonusu yoksa değerliliği ya da değersizliği değil.

b) Ana amaçlar :

I- İnsanın değerinin bilgisinde temelini bulan anlamların belirlemesi olabilir. Bir kişinin etik kişi olmasını bunlar belirliyor. İstemeyi bunlar belirlediği zaman değerler; etik değerler oluyor.

Etik değerler, insan haklarının korunmasını sağlıyor. Bu değerleri koruyan da etik kişi. Benim istememi, insan haklarını kapsayan etik değerler belirliyorsa o; etik kişi, eylem de değerli eylem. Burada istemeyi belirleyen ilişki; zorunlu. İnsan hakları herkes için geçerli yani evrensel, bu nedenle zorunlu.

II- Anlamlı kılınmış şeylerin, ideallerin belirlemesi, kişice ya da

kişi grubunca yapılıyor. Vatan sevgisi, soy sevgisi, Turancılık, nikah altında ölme…anlamlı kılınan şeyler bunlar. Bunların eyleminin değerli olması sözkonusu değil. Sadece yapanın kendisi için anlamlı olduğundan, değer olmayana değer atfediliyor. Böylece de değerlerin değiştiğini söylüyorlar. Bunlar anlamlı kılınan şeyleri, insan hakları gibi ilkeler veya etik değerler olarak görüyorlar. Burada istemeyi belirleyen; rastlantısal.

2- Karar verme veya hedef :

a) Önemli olan karar verme değil, neye karar verdiği ve gerçekte ne yaptığıdır. İstenilen ile yapılan arasındaki ilişki rastlantısal. Burada karar vermeme sözkonusu ise bu komik bir çatışma. Bu çatışma kendi içinde birbirine denk, kişinin psikolojik doyumsuzlukları oluyor. Örneğin, hem çok susamış hem de çok acıkmış. Komik çatışma bu, önce hangisini yapacağına karar veremiyor.

Senin için değil kendim için istiyorum ve gerçekleştiriyorum, onun için rastlantısal.

b) Burada istenen ile gerçekleştirilen arasındaki ilişki, zorunlu. Buradaki çatışma ise; trajik çatışma.

Tamamen kozal şartların, rastlantısal düğümlenmesi neden oluyor. Kişinin kendi dışındaki kozal şartlar çözümlenmedikçe çatışma ortadan kalkmaz.

c) İstenen ile gerçekleştirilen arasındaki ilişki; rastlantısal. Buradaki çatışma ise, etik çatışma. (Buradaki etik olumsuz) Kişinin yetersiz değer bilgisinden dolayı değer olmayanı değer sanması, bu nedenle etik çatışma.

Kişinin kararını hedef haline getirdiği an çatışmalar sözkonusu. Bir değerlendirme yapmışsam ve ilgili yaşantımı bu değerlendirmem gerekli kılıyorsa yani etik yaşantı ile istememi insan değerinin bilgisinde temelini bulan anlamlar belirliyorsa buradaki ilişki zorunlu ve eylemde değerli eylem. Bunun dışındaki rastlantısal ve değersiz eylem.

Kişi değerlendirme yapıp, ilgili yaşantısı da ona göre ise ama istemesinin kişinin tatmin bekleyen bir ihtiyacı veya anlamlı kılınmış şeyler, idealler belirliyorsa onun ne yapacağını bilemeyiz. İşte bu rastlantısal, eylemi de değerli eylem değil.

3- Gerçekleştirme veya davranış :

a) Tek tek davranışları yapan için, yararlı veya zararlı değerlendirilmesinden çıkıyor. İndüksiyon ürünü gereklilik düşünceleri olarak bu davranış ilkeleri bir genellemedirler. Ama genel geçer değildirler.

b) Bunlar insanlar arası ilişkilerde eylemleri belirleme talepleri olarak karşımıza çıkıyor. Kaynağını insanın değerlendirilmesinde buluyor. Temelinde insanın değerliliği ilkesi var.

Örneğin; ‘insan öldürülmez’, gerçi ‘insan öldürülür’ diye bir ilke konulamaz ama bu ilkelerin, her tek durumda geçerli olması sözkonusu değil.

Bunlar, insanın değerini korursan, insanın değeri de artar diyorlar.

Davranış ilkeleri; kayıtsız şartsız değildir.

İsteme ilkeleri; kayıtsız şarsızdır.

İlkeler, tarihte bir kez konduktan sonra kaldırılamazlar. Bu ilkeler, kayıtsız şartsız değil, genel geçerdirler. Ör. ‘İnsan öldürülemez’ ilkesi genel geçerdir. Yine ilke de olsa değerlendirme sözkonusu.

c) Kendileri de ilke ama başka davranış ilkelerinden değer yargılarından çıkıyor.

Tanrıyı kabul ettiğimizde, iyi-kötü tanrıya göre anlam kazanıyor. Tanrı yoksa, iyi-kötü de yok her şey mübah. Buradaki iyi-kötü birer meta yargıdır.

İ. Kuçuradi etiğinin diğer etiklerden farkı:

1- İnsan ve kişi ayrımı yapması
2- İlişkide eyleme bakması.

Kant ve Aristoteles de eyleme bakıyor ama ilişkide eyleme değil.

Kuçuradi’ye göre doğru eylem:

1-Kişi ile ilgili olan doğru bir değerlendirmeye dayanması.
2-Yaşantıyı bir değerin ya da insanın değerine olan bir inancın belirlemesi.
3- Diğer kişi için isteneni bir anlamın belirlemesi.
4-Konmuş hedefin isteneni o şartlarda gerçekleştiren bir hedef olması.
5-Bu hedefin en azından insanın değerini korumaya yönelik ilkelere dayanarak gerçekleştirilmiş olması.

Bunlar varsa eyleme, ‘doğru eylem’ diyoruz. Böyle eylemde bulunana da ‘etik kişi’ diyoruz.

Kuçuradi’ye göre değerli eylemde bulumak için, her tek durumda değerlendirme yapmak zorundayız. Eğer değerlendirmemiz doğru ise, ilgili yaşantımız etik yaşantı ise ve eylemimiz de buna göreyse, eylem; değerli eylemdir.

Kant – Kuçuradi ayrımı:

Kant, eyleme değil, istemeye bakıyor. Eğer kişinin istemesi doğruysa eylemi de doğrudur. Kant sadece kişinin isteme ilkesinin değerli olup olmadığına bakıyor.

Kuçuradi ise yapmaya / eyleme, eylemin sonucuna bakıyor. Aristoteles de eyleme bakıyor, bu yüzden  yaptığına ‘etik’ diyoruz.

İoanna Kuçuradi Kimdir?

İoanna Kuçuradi

İoanna Kuçuradi (4 Ekim, 1936 – ) Türk filozof, Türkiye Felsefe Kurumu’nun başkanı.Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nün kuruluşundan sonra uzun bir süre başkanlığını yapan eğitimci. Daha sonra Yeditepe Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi gibi başka kurumlarda da çalışmıştır. Şu anda hala Maltepe Üniversitesi’nde görev yapmaktadır. Özellikle insan hakları, insan felsefesi, etik gibi alanlara önem verip bu konularda çalışma yapmaktadır.

Biyografi

4 Ekim 1936’da, İstanbul’da, bir Rum ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi. 1954’te Zapyon Kız Lisesini, 1959’da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1965’te doktora derecesini aldı. 1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. 1970’te doçent, 1978’de de profesör oldu. Boston’da yapılan bir toplantı sonucu Dünya Felsefe Federasyonları Başkanlığı’na seçildi. Bu göreve seçilen ilk Türk ve ilk kadındır. 2001 yılında Dünya Felsefe Kongresi’nin Türkiye’de yapılmasını sağladı.

1969’da Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü kurdu ve 2003 yılında emekli oluncaya dek bölümün başkanlığını yaptı. 1997’den beri aynı üniversitenin İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin müdürü ve bu merkezin bünyesinde kurulan UNESCOkürsüsünün sahibidir. Ayrıca Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesidir.

Eserleri

  • Perdenin Arkası -Şiirler- (1962)
  • Max Scheler ve Nietzsche’de Trajik (1965)
  • Nietzsche ve İnsan (1966)
  • Schopenhauer ve İnsan (1967)
  • Liselerimizde Felsefe Öğretimi (1969)
  • İnsan ve Değerleri: Değer Problemi (1971)
  • Etik (1977)
  • Sanata Felsefeyle Bakmak (1980)
  • Çağın Olayları Arasında(1980)
  • Uludağ Konuşmaları – Özgürlük, Ahlâk, Kültür Kavramları(1988)
  • Yüzyılımızda İnsan Felsefesi – Takiyettin Mengüşoğlu’nun Anısına (1997)Çevirileri 
  • Pratik Aklın Eleştirisi (Kant’tan, 1980)
  • Ahlâk Metafizjğinin Temellendirilmesi (Kant’tan, 1981)
  • Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena (Kant’ tan, 1983)Üye olduğu kuruluşlar
  • Türkiye Felsefe Kurumu (1979’dan beri Başkan)
  • Klasikçağ Araştırmaları Kurumu
  • Türk Sosyal Bilimler Derneği
  • Unesco Türkiye Millî Komisyonu, İnsan Bilimleri Komitesi (Mart 1997’ye kadar)
  • Alman Kültür Merkezi (Ankara)
  • Fédération Internationale des Sociétés de Philosophie (1983’ten beri Yönetim Kurulu Üyesi, 1988-1998 yıllarında Genel Sekreter, Ağustos 1998’den beri de Başkan)
  • Afro-Asian Philosophy Association (Asya için Başkan Yardımcısı)
  • Greek Philosophical Society (Ömür boyu üye)
  • Institut international de philosophie (Paris)
  • Humboldt Bursiyerleri Derneği
  • Birleşmiş Milletler Türk Derneği
  • Atatürkçü Düşünce Derneği
  • Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfı
  • T.C. Başbakanlık İnsan Hakları Başmüşavirliği, İnsan Hakları Yüksek Danışma Kurulu (Kurulduğu Ekim 1994’ten, kaldırıldığı Mart 1996’ya kadar Başkan)
  • International Council for Philosophical Inquiry with Children
  • World Futures Studies Federation
  • International Academy of Humanism
  • Centre de Recherches Interdisciplinaires en Bioéthique (Onursal Komite Üyesi, Brüksel)
  • Türkiye İnsan Hakları Vakfı Etik Komitesi (Başkan)
  • İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi (Başkan)

 

Kaynak : wikipedia.org ve muhtelif

04 Nisan 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/etik-ve-karar.jpg 1660 1900 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-04-04 17:31:372015-04-04 18:01:49Biraz da Felsefe: Etik. Etik Nedir | İonna Kuçuradi
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 23 Mart

23 Mart, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 82. (Artık yıllarda 83.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 283 gün vardır.

tarihte-bugun-ne-oldu

Olaylar

  • 625 – Arabistan’da Müslümanlarla Kureyşler arasında Uhud Savaşı başladı.
  • 1791 – Hollandalı kadın hakları savunucusu Etta Palm, Gerçeğin Dostları Konfederasyonu olarak bilinen kadın kulüplerini kurdu.
  • 1801 – I. Aleksandr Rusya İmparatorluğu’nun çarı oldu.
  • 1839 – OK sözcüğü (“oll korrect”) Boston Morning Post gazetesinde ilk kez kayıtlara geçti.
  • 1848 – Macaristan, Avusturya’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1855 – Dolmabahçe Camii ibadete açıldı.
  • 1903 – Wright Kardeşler ilk sabit kanatlı uçakları için patent başvurusunda bulundular.
  • 1919 – Benito Mussolini, İtalya’da Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı (Fasci Italiani di Combattimento) partisini kurdu. 9 Kasım 1921’de ise Ulusal Faşist Parti kuruldu.
  • 1921 – II. İnönü Muharebesi başladı. Yunan birlikleri, Uşak ve Bursa üzerinden, Afyon ve Eskişehir’e doğru iki koldan taarruz başlattı.
  • 1925 – Sessiz sinema döneminin en pahalı filmi, (3.9 milyon dolar) “Ben Hur” gösterime girdi.
  • 1931 – Türk çocuklarının ilk öğrenimlerini Türk okullarında yapmalarını zorunlu kılan kanun kabul edildi.
  • 1933 – Alman Milli Meclisi Reichstag, Adolf Hitler’e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi.
  • 1946 – Zekeriya Sertel ve Sabiha Sertel, Cami Baykut ve Halil Lütfi Dördüncü, çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Daha sonra dava Yargıtayca bozuldu ve gazeteciler serbest bırakıldılar.
  • 1949 – Büyük Doğu dergisi sahibi Necip Fazıl Kısakürek, kumar oynarken polis tarafından yakalandı.
  • 1956 – Pakistan, ilk İslam cumhuriyeti oldu.
  • 1959 – Ankara’da yayınlanan Öncü gazetesi süresiz olarak kapatıldı.
  • 1971 – Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu liderlerinden Deniz Gezmiş’in arkadaşları Hüseyin İnan ve Mehmet Nakipoğlu yakalandı.
  • 1972 – Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında verilen idam cezalarını onayladı.
  • 1974 – Hükümet, İmralı Adası’nda gömülü olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.
  • 1977 – Liselerde okutulan “Felsefeye Başlangıç” adlı kitabın yazarı Prof. Nebahat Küyel, Aleviler’i küçük düşürme iddiasıyla yargılandı.
  • 1979 – MSP eski milletvekili Halit Kahraman eroin kaçırırken Yunanistan’da yakalandı.
  • 1989 – Utah Üniversitesi’nden Stanley Pons ve Martin Fleischmann, soğuk füzyon konusundaki buluşlarını açıkladılar.
  • 1990 – Cizre’de binlerce kişi yürüyüş yaptı.
  • 1992 – Şırnak’ın Cizre ilçesinde çıkan olaylarda, güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmaları izleyen Sabah Gazetesimuhabiri İzzet Kezer başından vurularak öldü.
  • 1994 – Meksika başkan adayı Luis Donaldo Colosio, seçim hazırlıkları sırasında düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
  • 1994 – Aeroflot tipi bir yolcu uçağı Sibirya’da düştü: 75 kişi öldü.
  • 1996 – Ankara’da öğrenciler harçları protesto eylemi yaptılar. Çıkan olaylar sonrasında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binasına giren polis 127 öğrenciyi gözaltına aldı. Olaylarda 51 polis ve 100 öğrenci yaralandı.
  • 1996 – Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Oğuzhan Asiltürk, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni din düşmanlığı yapmakla suçladı.
  • 1998 – Bakanlar Kurulunda irticayla mücadelede alınması gereken önlemleri içeren yasa tasarılarının büyük bölümü imzalandı.
  • 1999 – Paraguay Başkan yardımcısı Luis María Argaña suikast sonucu öldürüldü.
  • 2000 – Galatasaray futbol takımı, Avrupa Futbol Birliği, UEFA Kupası çeyrek finalinde deplasmandaki ilk maçta 4-1 yendiği Mallorca’yıAli Sami Yen Stadı’nda da yenip, yarı finalist oldu.
  • 2001 – NATO, Kosova savaşında seyreltilmiş uranyum mermisi kullandığını itiraf etti.
  • 2001 – Sovyet uzay istasyonu Mir’in görevi sonlandırıldı.
  • 2004 – Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce yürütülen Şehitler Coğrafyası projesi kapsamında yapılan araştırmalar sonucu, Gelibolu Yarımadası’nda iki bin askerin gömüldüğü gerçek şehitlik bulundu.
  • 2008 – Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan İlhan Selçuk, savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı ve yurt dışına çıkışı yasaklandı.

Doğumlar

  • 1749 – Pierre-Simon Laplace, Fransız matematikçi ve gökbilimci (ö. 1827)
  • 1876 – Ziya Gökalp, Türk şair (ö. 1924)
  • 1881 – Roger Martin du Gard, Fransız yazar (ö. 1958)
  • 1881 – Hermann Staudinger, Alman kimyager, Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1965)
  • 1882 – Amalie Emmy Noether, Alman matematikçi (ö. 1935)
  • 1887 – Juan Gris, İspanyol ressam ve heykeltraş (ö. 1927)
  • 1887 – Josef Čapek, Çek ressam ve yazar (ö. 1945)
  • 1900 – Erich Fromm, ABD’li psikoanalizci ve toplum felsefecisi (ö. 1980)
  • 1905 – Joan Crawford, ABD’li aktris (ö. 1977)
  • 1905 – Lale Andersen, Lili Marleen ile tanınan Alman şarkıcı (ö. 1972)
  • 1910 – Akira Kurosawa, Japon film yönetmeni (ö. 1998)
  • 1907 – Daniel Bovet, İsviçreli farmakolog (ö. 1992)
  • 1912 – Wernher von Braun, Alman bilimadamı (ö. 1977)
  • 1913 – Abidin Dino, Türk ressam, karikatürist, yazar, film yönetmeni. (ö. 1993)
  • 1915 – Vasiliy Zaytsev, SSCB’li keskin nişancı (ö. 1991)
  • 1924 – Tomiichi Murayama, Japon siyasetçi
  • 1933 – Hayes Alan Jenkins, SSCB’li buz patenci
  • 1933 – Philip Zimbardo, Stanford hapishane deneyi ile tanınan ABD’li psikolog
  • 1939 – Pervin Par, Türk sinema oyuncusu
  • 1942 – Michael Haneke, Avusturyalı film yönetmeni
  • 1944 – Michael Nyman, İngiliz minimal müzik bestecisi
  • 1945 – Leyla Demiriş, Türk Devlet Operası baş sopranosu
  • 1953 – Chaka Khan, ABD’li şarkıcı
  • 1956 – Jose Manuel Durao Barroso, Portekizli politikacı
  • 1963 – Míchel, İspanyol futbolcu, teknik direktör
  • 1964 – Okan Bayülgen, Türk televizyon programcısı,oyuncu
  • 1965 – Aneta Kręglicka, Polonyalı 1989 Dünya Güzeli
  • 1966 – Caner Beklim, Türk radyo yapımcısı ve müzik direktörü
  • 1968 – Fernando Hierro, İspanyol futbolcu
  • 1971 – Yasmeen Ghauri, Kanadalı manken
  • 1973 – Jason Kidd, ABD’li basketbolcu
  • 1973 – Jerzy Dudek, Polonyalı futbolcu
  • 1975 – Burak Gürpınar, Türk müzisyen
  • 1976 – Michelle Monaghan, ABD’li aktris
  • 1977 – Maxim Marinin, Rus buz patenci
  • 1978 – Walter Samuel, Arjantinli futbolcu
  • 1981 – Mesut Süre, Türk radyo programcısı ve stand up sanatçısı.
  • 1981 – Aysun Kayacı, Türk model ve oyuncu
  • 1983 – Hakan Kadir Balta, Türk futbolcu.
  • 1995 – Ozan Tufan, Türk futbolcu.

Ölümler

  • 1801 – I. Pavel, (d. 1754)
  • 1842 – Stendhal, Fransız yazar (d. 1783)
  • 1953 – Raoul Dufy, Fransız ressam (d. 1877)
  • 1960 – Said Nursi, Türk din adamı (d. 1878)
  • 1964 – Peter Lorre, Avusturya-Macaristan asıllı ABD’li aktör (d. 1904)
  • 1973 – Şevkiye May, Türk tiyatro, operet ve sinema oyuncusu (d. 1915)
  • 1987 – Nevzat Süer, Türk satranç oyuncusu (d. 1925)
  • 1990 – John Dexter, İngiliz tiyatro, film ve opera yönetmeni (d. 1925)
  • 1992 – Friedrich August von Hayek, Avusturyalı ekonomist ve Nobel Ekonomi Ödülü sahibi (d. 1899)
  • 1993 – Robert Crichton, ABD’li roman yazarı (d. 1925)
  • 1994 – Giulietta Masina, İtalyan aktris (d. 1921)
  • 1995 – Cevad Mahmut Altar, Türk sanat tarihçisi
  • 2006 – Pío Leyva, Kübalı müzisyen (d. 1917)
  • 2011 – Elizabeth Taylor, İngiliz aktör (d. 1932)
  • 2011 – Ali Teoman, Türk yazar. (d. 1962)
  • 2012 – Abdullahi Yusuf Ahmed, 6. Somali Devlet Başkanı (d. 1934)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Meteoroloji Günü
  • Kozkavuran Fırtınası
23 Mart 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/03/tarihte-bugun-ne-oldu.jpg 1067 1600 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-03-23 15:26:262015-03-23 15:26:26Tarihte Bugün Ne Oldu 23 Mart
Sanat Haberleri

“Salaklık Bulaşıcı mı?” Evet mi Hayır mı?

Cevabı anlamak için mi buradasınız? Bir dakika bu konuya geçmeden durumu anlatayım size.Kitap incelemelerini okurken farklı bir isimle farklı bir konuyu işleyen bir kitaba rast geldim. Elbette henüz kitabı okumadım ama farklı sitelerden açıklamaları okuyunca ilginç budum ve sizlerle paylaşmaya karar verdim. İyi okumalar …

bulaşcı salaklık

 

İnsanın tarihi ilk insandan beri vardır. Tarihin ortaya çıkması insanlığın ortaya çıkmasıyla aynıdır. Neden bir tarih cümlesi kurarak yazıya başlama gerekliliği hissettim bunu daha sonra açıklayacağım. İnsanlığın tarihi, toplumların tarihi, susmanın tarihi, sözün tarihi… Bu gün her şeyin tarihinden biraz bahsedebilirsiniz. Çünkü ilk insandan bu güne çok insan gelip geçti ve herkes dünyada bir iz bırakarak kültür denilen olguya katkıda bulunarak uygarlıklar inşasına koyuldu. Bu gün hem kültürden hem de uygarlıktan bahsediyorsak; bireyselden toplumsala doğru bir inşa süreci geçirdiğimizin epifanik ifadesidir bu. Birey kendini kurdu ardından topluma girdi, toplumun yemeğini yedi, suyunu içti. Kendinden sonra toplumların kurulmasına yardımcı oldu. Uygarlıklar da bu toplumlar sonucunda büyüdü gelişti, serpildi. Kendini tarih sahnesine yerleştirmeyi başardı. Buna eklemlenme süreci dersek bu eklemlenme sürecini sade ya da normal seyrinde gerçekleştirmedi. Kendisiyle birlikte farklı durum ve olguları da getirdi. Her insanın bireysel özellikleri farklı olduğu için topluma entegre olması da farklılık gösterir. Toplum sonuçta bireylerin bir ara gelerek oluşturduğu bir yapıdır. Bu yüzden de bireylerden kısmi de olsa bir iz taşır.

Kuruluş olarak iki yere bakmamız lazım: birincisi toplumun bireyi kurması, ikincisi bireyin toplumu kurması. Birey toplumu kurarken kendinde olan özellikleri de topluma yaslar, toplum bireyi kurarken onda genelin istedi izlerin olmasını ister.

Salaklık Bulaşıcıdır

Bulaşıcı Salaklık Epidemiyolojisine Giriş isimli kitap “salaklık” kavramı üzerinden insanı sorgular ve getirdiği tanımlar dolayısıyla olaya bilimsel bir yaklaşım sergiler. Bulaşıcı Salaklık “zihinsel işlevlerde bozulmaya yol açan, hastanın ve hasta gurubunun doğal ve kültürel çevre içinde yaşamını sürdürme ve geliştirme yeteneğinin azalması ve/veya yitimiyle de sonuçlanabilen, kültürel temas yoluyla bulaşan, memetik kaynaklı bir zihin hastalığıdır.”(s.13) İnsanın kültür üretip toplumlaşma sürecinde uygarlığa eklemlendiğini ifade etmiştik. Bu eklemle bu yüzden masum bir eklemlenme değildir. Çünkü etki eden bir tepkimeye maruz kalır. “Benekler” denilen izler hem topluma hem de kendine nüfuz eder. Salaklık da bir çeşit benek olarak isimlendirilebilir. Bu daha çok “zihinsel işlevlerde bozulma” anlamında kullanılan bir benektir.

Salaklığın tanımı ve adı konusunda genel bir konsensüs yoktur. Akademik çevrelerce idiocity, sillinesgibi terimlerle karşılanırken Türkçe’de bu bir aşağılama sıfatı olarak kullanılmaktadır. Fevzi Demir, Tahsin Yücel’den yaptığı tanıma göre tipik bir salağın “önüne akan nehri akıp geçmesini beklemek” gibi bir tavrı vardır. Ona göre yine salaklık ” yanlış yapmak değil, yanlışa direnmek olduğundan kafatasının dar, kalın veya man olduğu ileri sürülmüştür.”

Salaklık Kimlerde Görülür

Fevzi Demir bunu çok bilinen fakat çok fazla sorgulanmayan kavramlar üzerinden hareketle açıklar.
– “Salak doğdun, salak öleceksin“ci yaklaşım : buna göre insan dış ilişkilerle biçilendirilmeyendir
– “Bırakınız yapsınlar“cu yaklaşım : buna göre salaklık piyasada olan bir şeydir ve her malın bir alıcısı olur.
– “kızı keyfine bırakırsan ya davulcuya ya da zurnacıya” tavrıdır. Bu düşünceye göre de salaklık öğrenilen bir şeydir ve davranışlarımızı oluşturan her şey zamanla öğrenilen şeylerdir.
Kitap için önemli bir kaynak Carlo M. Cipolla’nın Aptallığın Temel Yasaları’dır. Cipolla’ya göre dünyaya zekilerden çok salaklar yön vermiştir. Cipolla salaklığın kültürel dünyadaki durumuna ilişkin öngörüleri dikkat çekicidir. Salaklığın kimde görüldüğü konusu da çok geniş bir araştırma konusudur. Yaş, cinsiyet, meslek, ırk, renk ayrışmasında Cipolla’ya göre “aynı oranda” salak bulunmaktadır. Fevzi Demir ise bunu belli başlı başlıklar altında toplayarak kimlerde nasıl ve ne şekilde göründüğünü açık bir biçimde ortaya koymuştur.

Yaş başlığı altında salaklığın yaşa bağlı bir olgu olduğunu belirtmiş ve “Son araştırmalar salaklığın doğuştan değil, sonradan kültür içinde edinilen bir özellik olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu hastalık yetişkinlerce ve yetişkinlerin bulundukları ortamlarda çocuklara ve gençlere bulaşmakta ve bilinçsizce de olsa bulaştırılmaktadır.” s.32
Cinsiyet başlığında salaklığın cinsiyete göre de farklılık gösterebildiğini belirtmiş “son dönemdeki bilimsel araştırmalar ve özellikle feminist ve hatta bazı pos-feminist yaklaşımlar ise bu hastalığın eril uygarlığın bir ürünü olduğunu ısrarla ileri sürerek, fazlasıyla testesteron yüklü atmosfere dikkat çekmektedirler.” s.34

Medeni durumun bu hastalıktaki bağımlı-bağımsız değişkeni ise yazara göre “bekar, evli veya boşanmış olanların dışındaki bir kesimden bir değerlendirme alabilme olanağı teorik olarak mümkün olmadığından ve karşılıklı suçlama ve değerlendirmelerde her üç kesimde de yeterince salak bulunduğu anlaşıldığından medeni durumumuzun salaklık üzerinde doğrudan bir etki yaratmadığı söylenilebilir.”s.36

Milletlerdeki salaklık durumu ise “bu hastalıkla mücadele etme kapasitesine bağlı olarak değerlendirilir.”s.37 Ayrıca; din, şeytan, sınıf ve statü, rejim gibi alt başlıklarda salaklığın nerelerde ve kimlerde görüldüğü ayrıntılı bir biçimde sunulmuştur.

Bulaşıcı Salaklık bir eleştiriyi de içinde barındırır. Düzenlerin, sistemlerin, özellikle modern zamanların getirisi olan sözde “disipline edici” kurum ve kuruluşlarına eleştirel bir gözle bakarak bunların salaklığın üretim mekanizması olduğunu belirtmektedir. Çünkü modern devlet özgürleştirirken diğer yandan da disipline eder.

 

Devamı için kitabı alıp okumak lazım değil mi?

Bulaşıcı Salaklık
Epidemiyolojisine Giriş
Phoenix Yayınları
168 sayfa

13 Mart 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/03/bulaşcı-salaklık.jpg 526 350 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-03-13 19:17:282015-03-13 19:18:41“Salaklık Bulaşıcı mı?” Evet mi Hayır mı?
Sanat Haberleri

1800 ile 1900 yılları arasında ilk olarak neler olduğunu bilmek ister misiniz?

1800 – 1900 yılları arasında tarihte gerçekleşen ilkleri aşağıda bulabilirsiniz.

İlk tarihsel roman Waverley Sir Walter Scott

İlk tarihsel roman Waverley Sir Walter Scott

1800 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk trenyolu tüneli (Chapel Miltos, İngiltere, 1 Mayıs)
– İlk şeker fabrikası Horowitz, Avusturya
– Demir baskı makinesi (Londra)
1801 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Vitrinli ilk dükkân (8 Nisan, Londra)
– Elektrik iğneli telgraf (Fransa, 5 Kasım)
1803 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk çocuk kitaplığı (Ocak)
1804 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk demiryolu lokomotifi (6 Şubat)
– Yarışta at binen ilk kadın (25 Ağustos)
1806 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Havadan ilk propaganda (Mayıs)
– İlk kopya kâğıdı (7 Ekim)
– İlk kokteyl
1807 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk yolcu treni
1808 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk sanat eleştirisi (3 Ocak, Examiner gazetesinde, Robert Hunt imzasıyla)
– İlk daktilo
1811 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Nüfusu 1 milyon aşan ilk kent
1812 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk polis dedektifi
– İlk konserve
– İlk pamuk ipliği üretimi
1813 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Gazetede ilk satranç köşesi (Liverpool – Mercury dergisi, Londra)
– İlk buz hokeyi
1814 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk boks kulübü (Pugilistic Club, Londra, 22 Mayıs)
– İlk tarihsel roman (Waverley, Sir Walter Scott, 7 Temmuz)
– İlk buharlı savaş gemisi (Demologs, ABD, 29 Ekim)
1815 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk gaz-metre
– İlk peynir fabrikası (İsviçre)
1816 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Manş’ın buharlı gemiyle ilk aşılışı (17 Mart)
– İlk steteskop
1819 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Atlantik’i aşan ilk buharlı gemi (20 Haziran)
– Metal gövdeli ilk yolcu gemisi
– İlk kantin
– Yenebilir ilk çikolata
1821 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Doğal gazın ilk kullanımı (New York’ta, sokak ışıklarında)
– İlk boks dergisi (The Fancy, Londra)
– Ağız armonikası (Berlin)
1823 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk doğum kontrolü kampanyası (Haziran ayında, Londra’da başladı)
– Konuşan bebek (“Anne, baba” diyebilen bebekler, Paris’te yapıldı.)
1824 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk cankurtaran yeleği (30 Nisan ‘da İskoçyalı kaptan John Franklin yaptı).
– İlk kamuoyu araştırması (24 Temmuz)
– İlk lastik balon
1826 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk doğum kontrolü kitabı (Şubat ayında, Londra’da yayınlandı)
– İlk poşet çay
– Doğadan bir görüntü veren ilk fotoğraf
– İlk gaz sobası
– İdam cezasının kaldırılması
1827 tarihinde gerçekleşen ilkler

– İlk kibrit (7 Nisan)

Kibrit Kibrit her ne kadar Çin''de 6. yüzyıldan Avrupa''da ise 16. yüzyıldan beri kullanılıyor olsa da günümüzde kullanılan sürtme yöntemiyle yanan kibritin icadı 1800''lere dayanır. Bildiğimiz kibriti 1826 yılında İngiliz kimyager John Walker icat etti. Konuyla ilgili ilk çalışmalar 1680''lerde Robert Boyle ve onun asistanı Godfrey Haukweicz tarafından yürütüldü. Boyle deneylerinde fosfor ve sülfür kullandı ancak çabaları başarılı sonuçlanmadı. Walker ise stibnit potasyum klorat reçine ve nişasta karışımının sert bir yüzeye sürtülmesiyle tutuştuğunu keşfetti. Kibritin seri üretimine 1862''de geçildi.

Kibrit Kibrit her ne kadar Çin”de 6. yüzyıldan Avrupa”da ise 16. yüzyıldan beri kullanılıyor olsa da günümüzde kullanılan sürtme yöntemiyle yanan kibritin icadı 1800”lere dayanır. Bildiğimiz kibriti 1826 yılında İngiliz kimyager John Walker icat etti. Konuyla ilgili ilk çalışmalar 1680”lerde Robert Boyle ve onun asistanı Godfrey Haukweicz tarafından yürütüldü. Boyle deneylerinde fosfor ve sülfür kullandı ancak çabaları başarılı sonuçlanmadı. Walker ise stibnit potasyum klorat reçine ve nişasta karışımının sert bir yüzeye sürtülmesiyle tutuştuğunu keşfetti. Kibritin seri üretimine 1862”de geçildi.

1828 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Demiryolunda ilk ölüm
– Kakaonun Avrupa’ya gelişi
1829 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Tam sayfa ilk gazete ilanı (1 Ocak)
– Üniformalı ilk polis birliği (12 Mart)
– İlk otobüs
– Banyolu ilk otel odası (16 Ekim)
– İlk kutlama kartları
1830 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk tren istasyonu (Baltimore, 7 Ocak)
– İlk buharlı itfaiye aracı (Londra, 5 Şubat)
– Buharlı ilk yolcu treni (6 Mayıs)
– İlk çim biçme makinesi üretimi (18 Mayıs)
– Görevde öldürülen ilk polis (29 Haziran)
– Kazada can veren ilk tren yolcusu (15 Eylül)
– Trenle taşınılan ilk posta (11 Kasım)
– İlk kör piyanist (Claude Montal, Paris)

Claude Montal

Claude Montal

– İlk elastik
– İlk amatör tiyatro topluluğu (Cambridge Üniversitesi)
– İlk parafin üretimi (Almanya ve Çekoslovakya’da gerçekleştirildi)
1831 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk askeri tren (30 Haziran)
– Elektrik transformatörü (Michael Faraday, Londra, 29 Ağustos)
– Atlantik’i buhar gücüyle aşan ilk gemi (4 Eylül)
– İlk dişçi koltuğu (Londra)
1832 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk bale giysisi (12 Mart)
– İlk dinamo (Paris, 3 Eylül)
– Tirajı 100 bini aşan ilk gazete (Penny Magazine, Londra).
– İlk spor yazarı (William Trotter Porter, Baltimore Traveller gazetesi)
1833 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Full-time çalışan ilk itfaiye birliği (1 Ocak)
– İlk özel dedektiflik bürosu
1834 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Kendinden yapışkan ilk posta pulu (Ağustos)
– Atsız bir arabanın yol açtığı ilk kaza (John Scott Russel, buharlı arabasıyla İngiltere’de 5 kişiyi ezdi, 29 Temmuz)
– İlk demiryolu sinyalizasyonu
– İlk körler derneği
– İlk poker (Mississippi Nehri üzerinde bir gemide oynandı)
1835 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Gazetede ilk satranç köşesi (Bell’s Life in London, 4 Ocak)
– İlk devlet demiryolu (Belçika, 5 Mayıs)
– İlk elektrik ampulü (25 Temmuz)
– İlk jinekoloji koğuşu (Dublin, Rotunda Hastanesi)
– “Sağdan gidiniz” kuralının ilk uygulanışı (Fransa)
1836 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk özel eğitimli hemşire (Almanya, 20 Ekim)
– İlk satranç dergisi (La Palamede, Paris)
– İlk yataklı vagon
1837 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Körler için ilk dergi (ABD, Ocak)
– İlk elektrik motoru (25 Şubat)
– İlk tren biletleri (İngiltere, Nisan)
– İlk paraşüt kazası (Robert Cocking’in ölümü, İngiltere, 24 Temmuz)
– İlk yüzme yarışı (6 Ağustos, Londra)
– İlk galvanize demir (25 Ağustos, Londra)
– İlk kadınlar koleji (8 Kasım)
– İlk haber ajansı (Agence Havas, Paris)
1838 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Mors alfabesinin geliştirilmesi (New Jersey, ABD, 8 Ocak)
– İlk. hazır zarf (1 Kasım)
1839 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Ay’ın ilk fotoğrafı (Louis Daguerre, Paris, 2 Ocak)
– İlk fotoğraf sergisi (Paris, 24 Haziran)
– İlk istasyon oteli (Eylül)
– İlk vulkanize kauçuk (Charles Goodyear, ABD, Aralık)
– Yapay ışıkla ilk fotoğraf (Londra, Aralık)
– İlk metal gövdeli savaş gemisi
– İlk elektrikli lokomotif
– İlk bisiklet
– İlk mikrofilm
– İlk yapay gübre
1840 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk dişçilik okulu (İngiltere, 1 Şubat)
– İlk fotoğraf stüdyosu (4 Mart)
– İlk pul koleksiyoncusu
– Trenlerde ilk grup ve öğrenci indirimi
– İlk müzik-hol
– İlk fotoğrafçılık derneği
– Kayakla ilk yüksek atlayış (Norveç)
– Saksofon (Belçikalı Adolphe Sax buldu)
– İlk çıplak fotoğraf (Paris’te, N.P. Lerebouis çekti)
1841 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk dedektif öyküsü
– Üç boyutlu ilk fotoğraf
– İlk sıkmalı tüp
– İlk ekspres tren seferi
– Elektrikli ilk sokak lambası
– İlk futbol kulübü
1842 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk anestezi (30 Mart)
– İlk çamaşırhane
– İlk tam sayfa resimli gazete ilanı (10 Temmuz)
1843 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Tiyatroda ilk matine (New York, 25 Aralık)
– İlk kayak yarışması (Trömso, Norveç)
– İlk sabun tozu
– Üretilen ilk sigara
– İlk kadın fotoğrafçı
1844 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk basın telgrafı
– Hotelde ilk balayı dairesi
– İlk air condition
1845 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk havalı (pnömatik) lastik (10 Aralık)
– İlk eronatik dergisi (The Bolloon, Londra)
– İlk reklam takvimi (New York’ta Auburn Sigorta Şirketi bastırdı)
– İlk kabartma tozu
1846 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk sahra gazetesi (6 Haziran)
– İlk beyzbol maçı (New Jersey, 19 Haziran, Nine-Knickerbocker)
– İlk dergi fotoğrafı (Haziran)
– İlk haki üniforma
– İlk savaş fotoğrafı
1847 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Çift katlı otobüs (Nisan)
– İlk komünist partisi (1 Haziran)
– İlk fotoğraf dergisi (Le Daguerrotype, Paris)
– Bağımsızlığını kazanan ilk Afrika ülkesi (Liberya, 26 Temmuz)
– İlk taksimetre (Londra)
1848 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk medyumlar (31 Mart)
– İlk beyaz olmayan parlamenter (22 Ağustos)
– Gazetede ilk hava raporu (31 Ağustos)
– İlk çiklet
– İlk model uçak
– İlk emniyet kemeri
1849 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kadın doktor
– İlk uluslararası yat yarışı (Bermuda, 8 Mayıs)
– İlk kaza sigortası
– İlk telefon
– İlk satranç turnuvası
– İlk kuru temizleme
1850 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk resimli posta pulu (1 Ocak)
– İlk tren feribotu (7 Şubat)
– İlk blucin
– İlk soğutma tesisi

1851 tarihinde gerçekleşen ilkler

– Uluslararası sergi (1 Mayıs, Londra)
– İlk kokteyl salonu
– İlk dondurma fabrikası
– Ev tipi ilk dikiş makinesi
– İlk oftalmoskop
1852 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk erkekler genel tuvaleti (2 Şubat)
– İlk bayanlar genel tuvaleti (11 Şubat)
– İlk yivli ağızlı şişe (F. Joseph Beltzung, Fransa, 15 Nisan)
– Elektrikli ilk alarm sistemi (ABD, 28 Nisan)
– İlk hava gemisi
– İlk akordeon (M. Bouton, Paris)
– İlk işçi kulübü
– İlk pul albümü
– İlk model (Bayan Marie Worth)
1853 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk akvaryum (21 Mayıs, Londra Hayvanat Bahçesi)
– Otelde ilk bayan garson
– İlk cips
– İlk deri altı şırınga (Fransız Charles Gabriel Pravaz buldu)
1854 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Kenarları tırtıllı ilk posta pulu
– İlk bebek yarışması (14 Ekim)
– İlk su yumuşatma tesisleri (İngiltere)
– İlk parafin lambası
1855 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kompütür
– İlk sismograf (Deprem kayıt aygıtı, İtalyan Luigi Palmici tarafından bulundu)
1856 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk yapay solunum (Londra, 12 Nisan, St. George’sHastanesi)
– İlk sekiz saat çalışma hakkı (21 Mayıs’ta Avustralya’da tanındı)
– İlk dedektif romanı
– İlk sualtı fotoğrafı
1857 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Jokerli ilk oyun kâğıdı
– Körler için ilk kitaplık
1858 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Uluslararası ilk yüzme yarışması (9 Şubat, Melbourne)
– Elektrikli ilk hırsız alarmı
– İlk çelik gemi
– Ucu silgili ilk kurşunkalem
– İlk parmak izleri
– İlk tonik
– Havadan ilk fotoğraf
– Elektrikle çalışan ilk deniz feneri

– Asfaltlanan ilk cadde (Paris)
– Sigara içen ilk kadın
– İlk evcil kuş yarışması
– İlk menajerlik bürosu
1859 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk moda dergisi (Ocak)
– İlk işçi partisi (22 Mart)
– İlk köpek yarışması
– Elektriğin, evde ilk kullanımı (Temmuz)
– İlk işçi milletvekili

– İlk Pulmann vagon
– İlk trapez gösterisi
– İlk gezici kitaplık
– İlk çocuk bahçesi
1860 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk güneş tutulması resmi (8 Temmuz, ispanya, Fr. Secchi çekti)
– İçten patlamalı motor üretimi
– İlk Dry Martini
1861 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk fırtına uyarısı

– İlk renkli fotoğraf
– İlk hava tahmini
– İlk posta kartı
1862 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk pul kataloğu
– İlk otomobil
– İlk pul dergisi
– İlk termoplastik
– İlk yaya geçidi
1863 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk metro (10 Ocak)
– İlk faksimile (16 Şubat)
– Uluslararası ilk Kızılhaç Örgütü (17 Şubat)
– İlk atletizm kulübü (Haziran)
– İlk ağır siklet boks şampiyonası (8 Aralık’ta İngiliz Tom King, ABD’li John C. Heenan’ı yendi)
– İlk restoran-vagon
– İlk petrol tankeri

– İlk hastane treni

– İlk dinamit
1864 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Denizaltı tarafından batırılan ilk gemi (17 Şubat)
– İlk etsuyu özü
– İlk motorlu tekne
– İlk polis kaskı
– İlk balina gemisi
1865 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk hız limiti (5 Temmuz)
– İlk kadın doktor (28 Eylül)
– İlk petrol boru hattı (Ekim)
– İlk cep çakmağı (7 Kasım)
– İlk pul müzayedesi (29 Aralık, Paris)
– İlk hediye kuponu
1866 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kadın dişçi (21 Şubat)
– İlk çelik köprü (Paris)
1867 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Mikropsuz ortamda yapılan ilk ameliyat (17 Haziran, İskoçya)
– Manş’ı kanoyla ilk geçiş (19 Ağustos)
– Parlamento seçimlerinde oy veren ilk kadın (26 Kasım)
– Otomatik satış makinesi
1868 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Kadınlararası ilk bisiklet yarışı (Fransa, 1 Kasım)
– İlk kapalı salon atletizm yarışmaları (11 Kasım)
– İlk trafik lambası (10 Aralık)
– İlk resimli çikolata kutusu
– İlk torpido
– İlk holding (Pennsylvania Co.)
– İlk futbol turnuvası (İngiltere)
1869 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Uluslararası ilk bisiklet yarışı (6 Mart, Londra)
– İlk krematör (10 Mart)
– İlk bisiklet dergisi (La Velocipede Illustre, Paris, 19 Haziran)
– İlk margarin (15 Temmuz)
1870 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kadın borsa bankeri (19 Ocak)
– İlk tüp geçit (2 Ağustos)
– İlk daktilo üretimi (Ekim)
– Tümüyle metal gövdeli ilk bisiklet
1871 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk yarım ton fotoğraf (Mayıs)
– İlk postayla sipariş servisi (15 Eylül)
– İlk kadınlar kulübü
– Sirkte ilk güvenlik ağı
– İlk rüzgâr tüneli
1872 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk ulusal park (Yellowstone, 1 Mart)
– İlk futbol kupa finali (Londra, 16 Mart, Wanderers: 1—Royal Engineers: 0)
– Resimli ilk posta kartı
– Yehova Şahitleri’nin çıkışı
1873 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk cep sözlüğü
– İlk gazete fotoğrafı (2 Aralık)
– İlk daktilo mağazası
1874 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Fidye için kaçırılan ilk çocuk (Charley Ross, 1 Temmuz, ABD)
– İlk DDT (1 Ağustos, Fransa)
– İlk yaz okulu (New York, 4 Ağustos)
– İlk bayan bisikleti
1875 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk silahsızlanma kampanyası (Barış Derneği, Liverpool, 23 Ocak)
– Manş’ın yüzülerek ilk geçilişi (24-25
– Ağustos, Matthews Webb, 22 saat)
– Elektrikle aydınlatılan ilk fabrika (Almanya)
– İlk telif ajansı
– İlk daktilo memuresi
– Elektrikle aydınlatılan ilk istasyon (Gare du Nord, Paris)
1876 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk krematoryum (22 Ocak)
– Atlantik’i tek kolla yüzme (Alfred Johnson, 11 Ağustos, 57 gün)
– İlk cinsel eğitim
1877 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Uzun mesafeli ilk telefon görüşmesi (292 Km, 3 Nisan)
– İlk telefon santralı (17 Mayıs)
– İlk torpido bot (HMS Lightning, Mayıs, İngiltere)
– İlk fonograf (6 Aralık)
– Savaşta ilk telefon kullanımı (Hindistan)
– İlk daktilo kursu
– Kızılay Derneği’nin kuruluşu (Türkiye)
1878 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Torpidoyla batırılan ilk gemi (25 Ocak, Batum ‘da Türk gemisi)
– İlk full-time santral görevlisi (28 Ocak)
– İlk fonograf üretimi (24 Nisan)
– İlk donmuş et (Le Havre’dan Buenos
– Aires’e gönderildi, 7 Mayıs)
– Kadın santral görevlisi
– Esperanto’nun çıkışı (17 Aralık)
– Kadın polisiye yazarı
1879 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk karavan tatili (29 Ocak)
– İlk mağazalar zinciri (22 Şubat)
– Sakarin (27 Şubat’ta Baltimore’da, Johns Hopkins Üniversitesi’nde Constantine Fahlberg ve Prof. Ira Remsen – tarafından bulundu)
– Asansör takılan ilk işhanı (Eylül)
– Telefonlara numara verilmesi
1880 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk radyo-telefon
– Telefonla cepheden haber veren ilk savaş muhabiri (19 Nisan)
– Elektrikli asansör
– Minyatür elektrik motoru
– Erkek kol saati
1881 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk sosyalist parti (8 Haziran, İngiltere)
– Madenci lambası (8 Haziran, İngiltere)
– Stereofonik ses sistemi (30 Ağustos, Fransa)
– Elektrik santralı (1 Ekim)
– İlk hidrolik ekskavatör
1882
– Yeraltı telefon kablosu (16 Nisan, ABD)
– İlk troleybüs (27 Nisan, Berlin)
– Elektrikli ütü (6 Haziran, New York)
– Elektrik mühendisliği okulu (1 Temmuz, Londra)
– Elektrikle aydınlatılan ilk Noel ağacı (Aralık)
– Elektrikli vantilatör
– Donanma eğitim gemisi (George Stage, Danimarka)
– Judo (Tokyo’da, Kadokan Enstitüsü’nde, Dr. Jogoro Kano geliştirdi)
1883 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk benzinli otomobil
– İlk polis koleji (Paris)
– İlk buji (Paris)
1884 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk reklam yarışması (Mart, ABD)
– İlk lokal anestezi (15 Eylül)
– Jetonlu tartı makinesi (13 Aralık)
– Buhar türbini
– İlk mikrofilm kitaplığı (Paris)
1885 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk apandis ameliyatı 4 Ocak)
– İlk profesyonel futbol ligi (İngiltere, 20 Haziran)
– Eldivenle yapılan ilk ağır siklet dünya boks şampiyonluğu maçı (29 Ağustos,
Cincinnati, John L. Sullivan “ABD”, ile Dominick McCaffery’yi “ABD” yendi)
– İlk self-servis kafeterya (4 Eylül, New York)
– İlk benzin pompası (5 Eylül)
– İlk motosiklet (W Kasım)
– İlk güneş gözlüğü (Philadelphia)
1886 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk Coca Cola (29 Mart, ABD)
– İlk benzin motorlu tekne (Ağustos)
– İlk kadın yontusu (11 Ekim)
– Briçin çıkışı
– Torpido yüklü denizaltı
– Otomatik bilet makinesi
1887 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Başkentler arasında ilk telefon bağlantısı (Paris-Brüksel, 24 Şubat)
– İlk kadın belediye başkanı (17 Mart)
– İlk motor yarışı (20 Nisan)
– İlk hatıra pulu (Temmuz)
– İlk reklam fotoğrafı (11 Kasım)
– İlk sosyalist parlamenter
– İlk elektrokardiyogram
– İlk elektrikli ısıtıcı
– İlk Esperanto metin
– İlk kontakt lens
1888 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk toplama makinesi (Ocak)
– Politik karikatür yayınlanması (2 Şubat)
– Havalı bisiklet lastiği (28 Şubat)
– İlk haber fotoğrafı (10 Mart, Illustrated London Nevs)
– Otomobil üretimi (16 Mart)
– Yuvarlak plak çalabilen pikap (16 Mayıs)
– İlk güzellik yarışması (19 Eylül)
– İlk sinema filmi (Ekim)
– İlk foto-finiş aygıtı (New Jersey)
– İlk otobüs
– İlk motor bayii
1889 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk motorlu araç vergisi (1 Ocak)
– Bilgi işleyebilen ilk kompütür (8 Ocak)
– Havalı lastikli ilk yarış bisikleti (Belfast, 18 Mayıs)
– Esperanto gazete (Nuremberg, 1 Eylül)
– İlk müzik kutusu (23 Kasım)
– Yaratıcı reklam ajansı
– İlk benzinli traktör
– İlk elektrikli fırın
– İlk açlık grevi
– İlk bulaşık makinesi
– İlk jetonlu telefon
– Elektrikli ilk dikiş makinesi
1890 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Futbolda ilk kale ağları (İngiltere, 1 Ocak)
– İlk elektrikli sandalye (6 Ağustos)
– İlk elektrikli metro (4 Kasım)
– İlk epidiyaskop
1891 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk emekli maaşı (1 Ocak)
– İlk plak dergisi (Phonogram, ABD, 1 Ocak)
– İlk telefon link hattı (Londra-Paris, 1 Nisan)
– İlk pul makinesi (Mayıs)
– İlk moda fotoğrafı (4 Kasım)
– İlk küvöz
– İlk plak katalogu
– İlk diş macunu tüpü
1892 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk basketbol kuralları (15 Ocak)
– Poliste ilk parmak izi bürosu (31 Mart)
– İlk otomatik telefon görüşmesi (3 Kasım)
– Futbolda ilk büyük transfer (Aston
– Villa, Willie Groves için 100 sterlin ödedi)
– İlk psiko-analiz (Sigmund Freud, Viyana’da yaptı)
– İlk seyyar banka (Yeni Zelanda)
– İlk termos (İngiltere)
– İlk kadın sürücü
1893 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk film stüdyosu (1 Şubat)
– İlk yakın çekim (2 Şubat)
– Hızı saatte 100 mili aşan ilk tren (9
– Mayıs, Sirakuza, 102.8 m/s)
– İlk dizel motoru (10 Ağustos)
– İlk park yasakları (14 Ağustos)
– İlk plakalar (14 Ağustos)
– İlk ehliyet (14 Ağustos)
– İlk destroyer (28 Ekim)
– İlk renkli gazete ilavesi (19 Kasım)
– İlk fermuar
1894 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk striptiz (13 Mart)
– Sinema filmlerinin ilk ticari gösterimi (14 Nisan)
– İlk spor filmi (14 Haziran)
– Denizaşırı ilk futbol deplasmanı (Sunderland FC, ABD’ye gitti)
1895 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Soyluluk unvanı alan ilk tiyatrocu (24
Mayıs)
– İlk benzinli motor yarışı (11 Haziran)
– İlk haber filmi (20 Haziran)
– İlk film aktörü (28 Ağustos)
– İlk komedi filmi (28 Aralık)
– X ışınlarının tıpta ilk kullanımı (Viyana, 28 Aralık)
– İlk servis istasyonu
– Otomobil kullanan ilk doktor
– İlk kadın futbol kulübü (İngiltere)
– İlk voleybol (ABD)
1896 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Aşırı hızdan ceza yiyen ilk sürücü (28 Ocak)
– İlk ışın tedavisi (Chicago, 29 Ocak)
– İlk kiralık araba (Ocak)
– İlk modern olimpiyatlar (Atina, 6 Nisan)
– Sinemada ilk öpüşme sahnesi
– İlk sinema (26 Haziran)
– İlk araba hırsızlığı (9 Haziran)
– İlk otomobil kazası (17 Ağustos)
– İlk kalp ameliyatı (9 Eylül)
– İlk motosiklet yarışı (20 Eylül)
– İlk otomobil sigortası (2 Kasım)
– İlk film dergisi (Phonoscope, New York, 15 Kasım)
– Yapay ışık kullanılan ilk stüdyo (Kasım)
– İlk radyo (12 Aralık)
– İlk taksi
– İlk IQ testi
– İlk numara kadranlı telefon
1897 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Geniş ekranlı ilk film (17 Mart)
– İlk röntgen filmi (Glascow’da Dr. Macintyre, bir kurbağanın dizini çekti.)
– Filme alınan ilk savaş (Türk-Yunan Savaşı, Nisan)
– İlk taksimetre (Mayıs)
– İlk reklam filmi (5 Ağustos)
– İlk sarhoş sürücü (10 Eylül)
– İlk radyo istasyonu (Kasım)
– İlk kiralık kostümcü
– İlk plak kayıt stüdyosu
– İlk portatif daktilo
1898 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Öldürülen ilk şoför (12 Şubat)
– İlk tampon (21 Mayıs)
– Ehliyet alan ilk kadın (Mayıs)
– Dikenli telden çitler
– İlk posta kamyoneti (17 Haziran)
– İlk kadın mimar
– İlk profesyonel basketbol ligi (ABD)
– İlk hoparlör
– İlk masatenisi
– İlk ağır çekim film
– İlk Pepsi-Cola
1899 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk motosiklet kazası (11 Şubat)
– İlk radyo imdat çağrısı (17 Mart)
– Orduda motosikletlerin ilk kullanımı (30 Mart)
– İlk aspirin üretimi (Mayıs)
– İlk yürüyen merdiven (9 Haziran)
– İlk garaj
– İlk polis köpeği
– İlk periskop

Kaynak : dunyaninilkleri.com

25 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/Claude-Montal.jpg 961 668 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-25 13:30:052015-02-25 13:30:051800 ile 1900 yılları arasında ilk olarak neler olduğunu bilmek ister misiniz?
Sanat Haberleri

Kadınlarla ilgili aramaları Google hangi ilginç kelimelerle tamamlıyor

Kadına karşı şiddet, maalesef yine içimizi parçalayan bir olayla gündemimize oturdu. Peki kadına dair gelişmiş bu hastalıklı algının küresel bir fotoğrafını çekmek istesek nasıl bir sonuca ulaşırdık?
googleda-kadin-kelimesiyle-yapilan-aramalar-5
Cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi için çalışan Birleşmiş Milletler organizasyonu, UN Women‘ın Memac Ogilvy & Mather Dubai adlı ajanstan çıkan çarpıcı reklam kampanyası işte o küresel durumun bir göstergesi gibi. Reklam, Google‘da “kadın” kelimesiyle yapacağımız bir arama sonucu karşımıza bu kelimelerle yapılmış hangi “popüler aramalar”ın çıkabileceğini gösteriyor. Örneğin “Kadınlar … yapmamalı.” gibi bir arama yapacağınız sırada Google “Bunu mu demek istediniz?”diye sorarak “Kadınlar hak sahibi olmamalı.” veya “Kadınlar çalışmamalı.” gibi sonuçları gösteriyor.Talihsizce içinde yaşamaya çalıştığımız bu dünyada bakın insanlar arama motorunun başına geçip kadınların neleri yapıp neleri yapmayacağına dair nasıl da ahkam kesiyorlar. İşte 9 Mart 2013 tarihli Google aramalarının sonuçları:

googleda-kadin-kelimesiyle-yapilan-aramalar-2

“Women shouldn’t…” yazıp da “Kadınlar şunu şunu yapmamalı” diye arayacak biri daha aramasını bitiremeden karşısına “Kadınlar hak sahibi olmamalı./ Kadınlar oy kullanmamalı./ Kadınlar çalışmamalı.” gibi sonuçlar çıkıyor.

 

 

googleda-kadin-kelimesiyle-yapilan-aramalar-1

Google’a “Women cannot…” yazan, yani kadınların yapamayacağı şeyleri arayan birinin karşısına otomatik olarak “Kadınlar araba kullanamaz./ Kadınlar psikopos olamaz./ Kadınlara güvenilmez./ Kadınlar kilisede konuşmaz.” cevapları çıkıyor

 

googleda-kadin-kelimesiyle-yapilan-aramalar-3

Peki ya kadınlar ne yapmalı. “Women should…” yani “Kadınlar … yapmalı.” aramasını Google “Kadınlar evde oturmalı./ Kadınlar köle olmalı./ Kadınlar mutfakta olmalı.” şeklinde tamamlıyor.

 

 

 

googleda-kadin-kelimesiyle-yapilan-aramalar-4

Kadınların ne yapmalarının lazım olduğu konusunda da fikirler şöyle: “Kadınların layık oldukları yerde tutulmaları lazım../ Kadınların yerlerini bilmeleri lazım./ Kadınların kontrol edilmeleri lazım./ Kadınların disipline edilmeleri lazım.”

Kaynak :nolm.us

 

17 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/googleda-kadin-kelimesiyle-yapilan-aramalar-5.jpg 311 495 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-17 15:23:122015-02-17 15:28:47Kadınlarla ilgili aramaları Google hangi ilginç kelimelerle tamamlıyor
Sanat Haberleri

Konfüçyus’a ait Aforizmalar

Aforizmalar devam ediyoruz. Sıra uzakdoğudan Konfüçyus’a ait aforizmalarda…

konfucyus

*    Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner.
*    Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.
*    Ağaç yaşken eğilir.
*    Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir; istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir.
*    Aşk, dört nala giden at gibidir, ne dizginden anlar, ne söz dinler.
*    Aç midenin cezasını yorgun ayaklar çeker.
*    Asıl bilgi insanın cehaletini tanımasında yatar.
*    Akıllı insan kimseyle yarışmaz, böylece kimse onunla yarışamaz.
*    Adalet devletin hazinesidir.
*    Az konuşmaktan pek az, çok konuşmaktan sık sık pişman olunur.
*    Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
*    Bilgi insanı şüpheden, iyilik acı çekmekten, kararlı olmak korkudan kurtarır.
*    Bilgiye sahip olarak doğmuş birisi değilim. Öğretmeyi seviyorum ve öğrenmeye çalışıyorum.
*    Bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret.
*    Bir milleti tutsak etmek isterseniz, onun müziğini çürütün.
*    Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.
*    Bir şeyin haklı olduğunu bildiğin halde, o şeyden yana çıkmazsan, korkaksın demektir.
*    Bir ülkede adaletin varlığı kişinin kendini özgürce ifade etmesinden anlaşılır. Bir ülkede adaletsizliğin varlığı ise kişilerin başına buyruk davranışından anlaşılır. İyi insanlar sorunları önlemek için çaba sarf ederler.
*    Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.
*    Çizik olmayan bir çakıl taşı, çizik bir elmastan daha iyidir.
*    Devlet düzen içinde yönetildiğinde ancak dünyada barış tesis edilebilir.
*    Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım.
*    Düşünmeden öğrenmek faydasız, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir.
*    Derin olan kuyu değil,kısa olan iptir.
*    Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır.
*    Durmadığınız sürece yavaş ilerlemeniz önemli değildir.
*    Efendi adam, kendisinden çok şey, başkalarından az şey bekler.
*    Eğitimli insanlar adaleti ilke edinir ve onu düzenli bir biçimde yürütür; onu alçak gönüllülükle kurar ve sadakatla gerçekleştirir.
*    Eğitimli insanlar öncelikle adalete değer verir. Eğitimli insanlar adalet olmadan cesaret sahibi olunca asi olurlar. Küçük insanlar adalet olmadan cesaret sahibi olunca haydut olurlar.
*    Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan, verdiği sözü unutmayan, tam insandır.
*    Etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula.
*    Evinizin eşiğini temizlemeden komşunuzun damındaki karlardan şikayet etmeyiniz.
*    Gerçeği bilenler ile onu sevenler hiçbir zaman eşit değildirler.
*    Güçlü olan, zayıf yanını herkesten iyi bilendir; daha güçlü olan ise zayıf yanına hükmedebilendir.
*    Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.
*    Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insanı daha görmedim.
*    Her şey bir güzelliğe sahiptir fakat bunu herkes görmez.
*    Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.
*    Hiçbir şey eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz.
*    İhtiyatlı insan nadiren hata işler.
*    İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.
*    İnsanları niçin öldürüyorsunuz, biraz bekleyin zaten ölecekler.
*    İsteyenler bilgilerini genişletmelidirler. Bilgilerini genişletmek isteyenler önce araştırmalıdırlar.
*    İşlerin çabuk yapılmasını istemek, onların düzgün biçimde yapılmasını engeller.
*    İdare etmek dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen yanlış olmaya kimse cesaret edemez.
*    İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.
*    İnsanların umutlarıyla oynama,belki tek sahip oldukları şey odur.
*    İnsanlar ellerine neden silah aldıklarını bilseler o silahları parçalarlar.
*    Karanlığa söveceğine, bir mum yak.
*    Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.
*    Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.
*    Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi, başkasına yapmamalıyız.
*    Kendini affetmeyen bir insanın bütün kusurları affedilebilir.
*    Küçük avantajların peşinden koşarken büyük başarılardan olabilirsiniz.
*    Küçükler ot gibidir, büyükler ise rüzgar: Rüzgar ne yöne eserse, otlar o yöne eğilir.
*    Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki ne insanları, ne de kelimeleri yitir.
*    Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanin boyu hizasındadır.
*    Müzik gökle toprak arasında bir ahenktir.
*    Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen kişidir.
*    Okudum, unuttum, gördüm, hatırladım, yaptım, öğrendim.
*    Nasıl ki elmas yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşamaz…
*    Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlayamaz.
*    Öğrenme ilkesi insanın temiz karakterini ortaya çıkarmak, insanlara yeni yaşam vermek ve nihai iyiye ve doğruya ulaşmak demektir.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin cömertliği sevmek vardır ki aptalca bir saflığa götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin bilmeyi sevmek vardır ki zihinin gereksizce dağılmasına götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin içten olmayı sevmek vardır ki onur kırıcı bir aldırmazlığa götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin dobra olmayı sevmek vardır ki kabalığa götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin açık görüşlü olmayı sevmek vardır ki umarsız bir asiliğe götürür.
*    Öğrenmeyi sevmeksizin prensip sahibi olmayı sevmek vardır ki mantıksız bir zorlamaya götürür.
*    Örnek insanlar adaleti anlar. Adaleti anlamayan adaletsiz olur.
*    Örnek insanlar yumuşak huyludur ve öfkeden kaçınır.
*    Öğretmek iki kere öğrenmek demektir.
*    Sana bir şeyi nasıl bilebileceğini öğreteyim mi? Bildiğin zaman bildiğini anla, bilmediğin zaman ise bilmediğini anla.
*    Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.
*    Sözcüklerin gücünü anlamadan insanların gücünü anlayamazsınız.
*    Tanrım bana kitap ve çiçekle dolu bir ev ver!
*    Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.
*    Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.

Konfüçyus Kimdir

Konfüçyüs (Çince: Kǒng Fūzǐ, 孔夫子, Latince: Confucius, “Üstad Kong” Çince 孔子, Kǒng Zǐ, Wade-Giles: K’ung-tzǔ) Çinli filozof,eğitimci ve yazar.

MÖ 551 – MÖ 479 tarihleri arasında, Doğu Zhou Hanedanlığı döneminde yaşadığı sanılmaktadır. Kong Qiu (Wade-Giles: K’ung Ch’iu) adı altında, Lu devletinin Qufu şehrinde (günümüzde Shandong eyaleti) doğmuş ve aynı şehirde vefat etmiştir.

Doğu uygarlığının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilir. Çin geleneklerini derleyip toparlayarak yeni kuşaklara aktarmak isteyen Konfüçyüs, kendisine özgü yöntemleriyle öğretimi halka yaymış ve öğretmenliği bir uğraş haline getirmiş bir düşünürdür. Ancak adı filozoflar, devlet adamları, büyük öğretmenler ve ahlakçılar arasında değil, peygamberler arasında zikredilmektedir. Dinler Tarihi araştırmacıları da onun öğretisini bir din olarak kabul etmektedir.

Konfüçyüs kendisini antik dönem krallarının öğretisini aktaran Klasikler’in içerdiği değerleri ve ilkeleri topluma aktarmaktan sorumlu görmüştü. Temel amacı ve ideali “tartışmalardan uzak ve tümüyle uyum içerisinde yaşayan bir toplum ve dünya kurmak”tı.Bu ideale ulaşabilmek için ise, ideal insanı tanımlamak ve onun ortaya çıkmasına yardımcı olmak gerekiyordu. Öğretisinde öteki dünya, tanrı, ruhlar, doğaüstü varlıklar ve benzeri kavramlara ve olgulara yer vermemişti. Çünkü bu alan, onun ilgi alanına girmiyordu.Bu bakımdan Çin’in Sokrates’i olarak kabul edilir. Fikirleri, kendisi tarafından asla yazılı hale getirilmemiş, çoğunluğu birer düşünür ve bilim adamı olarak yetişen öğrencileri tarafından kağıda dökülmüştür

Ölümünden sonra ülkesinde önce prens unvanı ile yüceltilmiş, ondan sonra “Mükemmel Hakim” ve “Taçsız Kral” namıyla kutsanmış ve Çin’de kendi adına tapınaklar inşa edilmiştir. Böylece Konfüçyüs yeni bir din ortaya koymayı düşünmediği halde onun adına mabedler inşa etme geleneği XX. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Konfüçyüs’ün düşüncelerini ve konuşmalarını derleyen “Lun Yu” adlı ince kitap, kutsal kitap olarak kabul görmüştür.

İsminin tarihçesi

Asıl adı Qui, soyadı Kong, lakabı ise Zhonngni’dir. Çin’de Kong-Fuzi (孔夫子, Kǒng Fū Zǐ)veya Kung-Fu-Tzu adıyla tanındı.[3] Fuzi, “üstad, bilge, öğretmen, filozof” anlamlarına gelir. İsminin anlamı “Bilge-Filozof Kong”’dur.

Konfüçyüs isminin Batı dillerindeki karşılığı olan “Confucius”, Kong-Fuzi’nin Latince şeklidir.İsmin sonundaki “-us” parçasının kaynağı, yazıtlarının ilk başta Cizvitler tarafından Latince’ye çevrilmesiyle ilgilidir. Böylece “Kǒng Fū Zǐ“, “Konfüçyüs“‘e dönüşmüştür.[kaynak belirtilmeli]

Kong ailesi günümüzde hala çınar ailesi olmakta ve dünyanın tarihçe kanıtlanmış en eski ailelerinden biri sayılmaktadır. Kong ailesinin 75. nesil üyesi bugün Tayvan’da turan çınar olarak yaşamaktadır. Qufu şehrinde yaşayan diğer bir ailenin de yine Konfüçyüs soyağacına dayandığı bilinmektedir. Soyağacının çok eskiye dayanmasından ötürü, binlerce ailenin çınar ailesine bağlı olması mümkün sayılır. Günümüzde halen daha Kong ailesi fertleri, tapınak görünümlü malikanelerindeki kabristana defnedilmektedir.

Hayatı

M.Ö. 27 Ağustos 551 tarihinde, Kuzey Çin’in şimdiki Shandong eyaletinin Lu şehrinde, Kong ailesinden Shu-Liang He’nin oğlu olarak dünyaya geldiği düşünülür. Kaynaklarda soyu ve gençliği ile ilgili çeşitli rivayetler ve anlatımlar bulunmaktadır. Bir rivayete göre fakir, fakat saygın bir aristokrat aileden gelmekteydi. Babasını henüz üç yaşında iken kaybetti

Bilge bir aileye mensup olan annesinden yazı yazmayı öğrendi. On üç yaşına geldiğinde dedesinin yanına gönderildi; altı yıl süreyle dedesinden özel eğitim alarak altı marifet (sanat-hüner) diye adlandırılan, töre (tarihi gelenek ve görenekler), müzik, ok ve yay kullanma, araba sürme, yazı yazma ve hesap yapmayı öğrendi. Altı yılın sonunda dedesi, MÖ 529 yılında ise annesi vefat etti. Konfüçyüs, yaşadığı beyliğin kuralları gereği üç yıl annesinin yasını tuttu.

MÖ 532–502 yılları arasında belli aralıklarla Lu derebeyliğinde çeşitli görevlerde bulundu. Başlangıçta küçük memuriyetlerde bulundu. 19 yaşında iken Song beyliği seyahati sırasında tanıştığı Jī Guān Shì (丌官氏) ile evlendi, bir yıl sonra bir oğlu dünyaya geldi. Daha sonra iki kız çocuğu olmuş, birisi çok küçükken hayatını kaybetmiştir.

M.Ö. 522’de bir okul açtı ve öğrenci yetiştirmeye başladı. Hedefi yeni görüşler ortaya koymak değil eskilerin hikmetli sözlerini aktarmaktı. Çocukluk çağlarından itibaren önceki dönem hanedanlık tarihi, yönetim şekli, sosyal ve kültürel yaşam gibi konularda araştırma yapmış ve ideallerinde yer alan dönemi Batı Zhou Hanedanlığı olarak belirlemişti. Toplumsal düzenin yeniden sağlanması için siyasal ve sosyal anlamda reform gerçekleştirilmesi gerektiğini savunmaktaydı. Fikirlerini hayata geçirmek amacıyla, ülkedeki beyliklere mensup bir yöneticinin yanında görev almayı arzu etmekteydi.

konfüçyus_mezarlığıM.Ö. 518’de günümüzde Henan eyaletinin Luo Yang kenti olan şehre gitti; tarih ve müzik üzerine çalıştı. Taoizmin kurucusu kabul edilenLaozi ile buluştu. Bu görüşme onun düşünce dünyasına yön vermesi bakımından önemlidir. Laozi ile buluşmasından sonra Lu Beyliği’ne geri dönerek araştırma yapmaya ve öğrenci yetiştirmeye devam etti. İki sene sonra öğrencileri ile birlikte iç savaştan kaçarak komşu devlet Qi’ye sığındı. Qi halkı üzerinde etkili ve güçlü izler bıraktı ancak soylularla çatışma yaşadığı için iki sene sonra doğduğu topraklar olan Lu Beyliği’ne döndü. On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.

51 yaşında iken beyliğin kuzeybatısında küçük bir yerleşim yeri olan Zhōng Dū (中都) bölgesi temsilcisi olarak görevlendirildi. Bu görevindeki başarıları nedeniyle M.Ö. 500 yılında Lu Beyi tarafından “vezir vekili” görevine terfi ettirildi. Fikirlerini hayata geçirmek üzere Lu Beyliği idari sistemi ve toplum yapısında önemli değişiklikler yaptı. Cinsiyet ve sınıf farkı gözetmeksizin herkesin eğitim almasının önünü açtı. Soyluların yetkilerini sınırladı. Lu beyinin zevke ve sefaya dalması üzerine M.Ö. 497’de görevinden ayrıldı. On dört yıl boyunca ülkeyi dolaşıp düşüncelerini anlattı. Hiçbir yerde düşüncelerini gerçekleştirmek için uygun konuma gelmeyi başaramadı ancak çok sayıda yeni öğrenci kazandı. Gezdiği toprakların tarihsel sürecini, yaşam koşullarını ve gelenek yapısını öğrenerek düşünce dünyasını zenginleştirdi.
M.Ö. 484’te eşini kaybeden Konfüçyüs, Lu’ya döndü. Peşpeşe oğlunu, en sevdiği öğrencilerinden Yan Hui’yi ve Zǐ Lù’yu kaybetti. Bu arada Çin tarihinde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi’nin bittiği Muharip Devletler Dönemi’nin başlamıştı. Konfüçyüs, tek eseri olan Bahar ve Güz’ü yazdı. M.Ö. 479’da ağır bir hastalığa yakalanıp vefat etti. Naaşı Qu Fu kenti kuzey yakasında yer alan Sa Shui Nehri kıyısına defnedilmiş ve öğrencileri mezarı başında bir kulübe inşa ederek üç yıl boyunca yasını tutmuştur. Mezarı halen ziyarete açıktır.

Etkileri

Konfüçüs’ün etkisi, öğrencileri ve takipçileri sayesinde ölümünden kısa süre sonra görülmeye başlandı. Takipçilerinden Mensiyüs ile Hsun Tzu, Konfüçyüsçü düşünceye kendi fikirlerini, kendi vurgularını da katarak, seçkinlerin eğiticisi oldular. Kısa ömürlü Ch’in hanedanlığı döneminde (MÖ. 221-MÖ205) Konfüçyüs ve ekolü yok sayıldı. fal, tıp ve tarım kitapları dışındaki kitapların yakıldığı bu dönemde Lun Yu da yakılan kitaplar arasındaydı. Ancak geçici bir unutuluştan sonra hükümdarlar Konfüçyus’un kuramının, feodal toplumun istikrarı için çok yararlı olduğunun farkına vararak, Konfüçyusçuluğa devletin yasal öğreti ideolojisi konumunu tanıdılar.

Han Hanedanı zamanında Konfüçyüs’ü tanrılaştırma teşebbüsleri bile olmuştur. Konfüçyüs yeni bir din ortaya koymayı düşünmediği halde Lu’nun prensi onun adına bir mabet inşa ettirdi ve ona kurbanlar sunulmaya başlandı. Mezarı bir ziyaret yeri oldu. M.Ö 125’te ona, imparatorlara verilen şeref ve paye verilmiş; M.S.1’de “Dük” adı verilmiş; 492’de kendisine, “Saygı değer Ni, iyi yetişmiş Bilge” ünvanıyla hitap edilmiştir. İmparator Yuan Tsung (M.S.713-776), ona “İyi Yetişmiş Bilge Kral” ünvanını verdi. Cheng Tsung (1068-1086) onu, “imparator” ünvanına yükselttir. 1308’de “Kusursuz Büyük İnsan ve En Büyük Bilge” ünvanına layık görüldü. Konfüçyüs’e saygı o kadar aşırılaştırıldı ki 1382’de imparator, Konfüçyüs’ün tasvirlerinin tapınaklarda bulundurulmasını yasaklamak zorunda kaldı. Bununla beraber Çin geleneğine uyularak yine de onun ve dört büyük öğrencisinin ata tabletleri şeref köşesinde bulunduruldu.

Nihayet 1906’da İmparatoriçe Dowager, Gök’e sunulan kurbanların aynısının Konfüçyüs’e de sunulacağına dair ferman yayınladı; Konfüçyüsçülük Çin’in resmi ve milli dini haline getirildi. 1912’ye kadar imparator onun şerefine, ilkbahar ve sonbaharda olmak üzere, yılda iki defa kurban sunmaya devam etti. Çin’de 1313’ten 1905’e kadar sürdürülen devlet görevliliği sınavları Konfüçyüs’ün “Dört Kitap” diye bilinen yapıtlarını okumayı gerektirmiştir.

Konfüçyüs düşüncesini 1583’te Pekin’e yerleşen Cizvit misyonerleri tarafından batıya aktarıldı.

1934’te Konfüçyüs’ün doğum günü olan 27 Ağustos milli tatil günü olarak ilan edildi. 1949’da kurulan Halk Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında çok eleştirilse de Konfüçyüsçülüğün etkisi devam etti.

Eserleri

confucius

Konfüçyüs, öğrencileri ile birlikte geçmiş Çin filozof ve bilginlerinin yazılarını bir araya getirmeye çalışmış; onların çabası sonucu “Beş Klasik (Wou King)” ve “Dört Kitap (Se Chou)” adı verilen koleksiyon ortaya çıkmıştır. Konfüçyüsçülüğün kutsal metinlerini oluşturan iki koleksiyon mevcut şeklini Chu Hsi (1130-1200) yönetimindeki Sung hânedanlığı zamanında almıştır.

Ayrıca Konfüçyus’un düşüncesi ve konuşmaları “Lun Yu” (Konuşmalar) adlı ince bir kitapta derlenmiştir. Kitaba, Konfüçyus’un konuşmalarından alıntılar ve öğrencileriyle yaptığı diyaloglar alındı. Çin’de bu kitap kutsal kitap olarak kabul edilmiştir.

Öğretisi

Konfüçyüs bir din kurucusu, ya da bir reformcu olarak ortaya çıkmamış, bozulmuş ve yıkılmak üzere bulduğu Kadim Çin dinini canlandırmaya çalışmıştır. Misyonunu, “Ben eskiye inanan biriyim; bir kurucu değil bir aktarıcıyım.” sözleri ile tarif etmiştir. Bütün eski Çin metinlerini gözden geçirmiş, daha önceki Çin filozof ve düşünürlerinin yazılarını derleyerek yorumlamıştır. Ona büyük bağlılık gösteren ve ondan edebiyat, tarih, felsefe-ahlak öğrenen öğrencileri, ölümünden sonra onun sözlerini ve görüşlerini toplamışlardır. Öğretisi, değişik zamanlarda farklı nitelikte felsefi ve dini bir kimlik kazanıp ahlaki-siyasi bir öğreti olarak öne çıkmıştır.

Konfüçyüs öğretisinin ilgi alanı sadece insan ve insan-toplum ilişkilerini kapsar. Bu sistemin temelinde, insanın yaratılıştan iyi olduğuna itimat yatar. Konfüçyüs’ün kendi ve öğrencileriyle yaptığı konuşmaları toplayan Lun Yu (Çince 論語 / 论语, lùn yǔ / lún yǔ), dört temel kavramı içerir:

  • Anaya ve babaya saygı (孝, xiao),
  • İnsancıllık / merhametlilik (仁, ren),
  • Adalet (義, yi),
  • Yazıtlar / ayinler (禮 / 礼, li).

Anaya ve babaya saygı, büyüklere hürmet, ahlak kurallarının başında gelen erdemlerdir. Her insan bu kurallara uygun yaşamayı amaçlamalı ve bunu çevresine, dostça, sevecen, ılımlı, güvenilir, dürüst davranışlarla göstermelidir. Konfüçyüs’e göre, “Yüce” insan olmanın ilk şartı, bu dört erdeme ulaşılması asla mümkün olmasa da, yılmadan gayret göstermektir. Gerceği görmek, çaba gösteren herkes için mümkündür. Bunun aracı da Konfüçyüs’e göre bilgidir. Bilgi sahibi olmak, insanların mevki durumuna göre ayrım yapmadan, herkese açık olmalıdır.

Konfüçyüs’ün öğretisi din değil, eski Wu-dinine dayanan etik felsefedir. Öğretisinde kesin bir hiyerarşi söz konusudur. İnsan ilişkilerinde birbirine itaat etmesi gereken gruplar şunlardır:

  • Vatandaş: Hükümdarına itaat etmeli
  • Genç: Yaşlıya itaat etmeli
  • Kadın: Kocasına itaat etmeli
  • Çocuklar: Ana-babaya itaat etmeli

Bu erdemlere ulaşmanın yolu bilgiden geçer. İnsan, hayatı boyunca, alçak gönüllülüğünü koruyarak, yeni şeyler öğrenmeye çaba göstermelidir.

 Kaynak : [1] ve [2]
16 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/konfucyus.jpg 375 651 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-16 18:54:122015-02-16 19:05:36Konfüçyus’a ait Aforizmalar
Sanat Haberleri

Türk Kahvesi Müzesi Açılıyor

türk-kahvesiTürk kültürünün vazgeçilmez içeceği olan Türk kahvesinin doğru tanıtımı için müze kuruluyor.

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınarak dünya halklarının ortak mirası haline gelen Türk kahvesi müzelik oluyor.

Türk kahve kültürünün üretiminden içimine kadar her aşamasının önemli bir zenginliğe sahip olduğunu ve doğru bilinmesini istediklerini anlatan Arı, bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında iki müze açmayı planladıklarını ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Ahmet Arı, Türk kahvesinin pişirilme tekniği ve sunumuyla geleneksel kültürün en kıymetli değerlerinden olduğunu söyledi.

Arı, açılacak müzelerde hem kahve kültürüyle ilgili eğitim verileceğini hem de turistik bir değer yaratılmaya çalışılacağını kaydetti.

Yurt içinde faaliyet gösterecek müzenin yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği İstanbul’da açılabileceğini dile getiren Arı, müzede kahve kültürüne ait her obje ve ögenin de görücüye çıkacağını sözlerine ekledi.

Araştırmacılara göre kahve 14. yüzyılın başlarında Habeşistan’dan tüm dünyaya yayılmıştır. Kahve adını çıkış yeri olan Güney Habeşistan’daki Kaffa yöresinden almıştır.

Önceleri Arap Yarımadası’nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek, Türk kahvesi olarak yepyeni hazırlama ve pişirme yöntemiyle özgün tadına kavuşmuştur. Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa, uzun yıllar kahveyi bu yöntemle hazırlayıp tüketmiştir.

Brezilya ve Orta Amerika kaynaklı, arabica türü, yüksek kaliteli kahve çekirdeklerinden harmanlanan ve tercihen kömür ateşinde ağır ağır, titizlikle kavrulan Türk Kahvesi, değirmende çok ince öğütülür. Bir cezve yardımıyla su ve isteğe göre şeker ilave edilerek pişirilir, bir fincan kahveye iki çay kaşığı kahve atılır. Küçük fincanlarla servis yapılır. İçilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için kısa bir süre beklenir. Su, sanıldığı gibi kahvenin sonunda değil; kahveyi içmeden önce içilmektedir.

Kahvenin Türk kültüründeki yeri

1517 yılında lezzetine hayran kalan Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul’a getirilen kahve, Türkler tarafından bulunan yepyeni hazırlama metodu sayesinde güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk kahvesi adını aldı. İlk olarak Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu.

Saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde pişirilmek suretiyle içiliyor ve en itibarlı dostlara büyük bir özenle ikram ediliyordu. Kısa sürede, gerek İstanbul’a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa’yı oradan da tüm dünyayı sardı.

Türk kültüründe kahvenin yeri o kadar önemli ki; Anadolu topraklarında farklı materyallerden üretilen fincanlar, cezveler ve değirmenler var!.. ‘Kırk yıl hatırı var’ sözü de bunu destekliyor!..

Kaynak: Medya

04 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/türk-kahvesi.jpg 1434 1838 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-04 11:16:402015-02-04 11:16:40Türk Kahvesi Müzesi Açılıyor
Page 2 of 41234

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön