Yazılar

Dünyaca ünlü keman virtüözü Farid Farjad, 21 Kasım’da Ankaralılarla buluşacak.

farid faraj

“Kemanı ağlatan adam” olarak dünyada tanınan keman virtüözü Farid Farjad, 21 Kasım’da Ankara’da konser verecek.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Halil Sezai yarın, Volkan Konak 21 Kasım’da, Koray Avcı 25 Kasım’da Jolly Joker Ankara’da, Moğollar grubu da yarın akşam Hayal Kahvesi’nde sahne alacak.

“Kemanı ağlatan adam” olarak dünyada tanınan keman virtüözü İran asıllı Farid Farjad, 21 Kasım’da ATO Congresium da hayranlarıyla buluşacak.

Ankara Caz Derneği’nce bu yıl 19’uncusu yarın başlayacak “Uluslararası Ankara Caz Festivali” kapsamında Türkiye’nin usta caz piyanistlerinden Kerem Görsev, Kağan Yıldız ve Ferit Odman’dan oluşan üçlü yarın akşam MEB Şura Salonunda sanatseverlerin karşısına çıkacak.

– Opera ve Bale

  1. yüzyılın en önemli bale yapıtı olarak kabul edilen ve sahnelendiği ilk günden günümüze bale tarihinin en sevilen eserlerinden Coppalia, bu akşam Opera Sahnesi’nde sanatseverlerin karşısına çıkacak. Eser, Macar koreograf Gyula Harangozo tarafından sahneye konuluyor.

Coppalia, nişanlısı Franz’ın gizemli bir evin balkonundaki güzel kız Coppelia’ya ilgisini kıskanan Swanilda’nın eve gizlice girerek Coppelia’nın aslında bir oyuncak olduğunu keşfetmesi ve nişanlısına unutamayacağı bir ders verme konusunda karar almasını konu alıyor.

Amadeus Hoffman’ın “Fındıkkıran ve Fareler Kralı” adlı masalından yola çıkılarak Alexander Dumas’ın yeniden yazdığı, ilk koreografisi Marius Petipa tarafından gerçekleştirilen “Fındıkkıran” balesi, dünyada en çok sahnelenen bale eserlerinden biri olma özelliğini koruyor.

Klara’nın yılbaşı armağanı olarak aldığı ‘Fındıkkıran’ oyuncağı ile ilgili rüyalarını konu alan eserin koreografisini Anna Akabalı’nın yaptığı opera 21 Kasım’da Opera Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Müzikli çocuk oyunu “Kalp Korosu” 22 Kasım’da Leyla Gencer Sahnesi’nde, Bestesi Selman Ada’ya, librettosu Tarık Günersel’e ait “Ali Baba&40” operası Mehmet Balkan rejisiyle 23 Kasım’da Opera Sahnesi’nde, “Kanlı Nigar” müzikali ise 24 Kasım’da sahnelenecek.

– Tiyatro

Türkiye’nin en uzun soluklu tiyatro festivallerinden biri olan “TAKSAV Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali” bu yıl 20. kez tiyatroseverlerle buluşacak. Ankaralıların sanata doyacağı etkinlik kapsamında 20-30 Kasım tarihleri arasında çok sayıda oyunla izleyicinin karşısına çıkılacak.

George Orwell’in yazdığı, Özge Kayakutlu’nun çevirdiği ve Barış Erdenk’in yönettiği “Hayvan Çiftliği” bu akşam, yarın, 21 ve 22 Kasım’da, Chris Alexander ve Hille Darjes’in yazdığı, Yücel Erten’in çevirdiği ve İlham Yazar’ın yönettiği “Shakespeare Zorda” 23 ve 24 Kasım’da Akün Sahnesi’nde seyircilerle buluşacak.

İrin Aktemur’un yazdığı, Umut Toprak’ın yönettiği “Neşe, Dert, Aşk” bu akşam, yarın, 21, 22 ve 24 Kasım’da, Pervin Ünalp’ın yazıp yönettiği “Kuaförde Bir Gün” 25 Kasım’da Altındağ Tiyatrosu’nda, Antov Çehov’un yazdığı, Ataol Behramoğlu’nun çevirdiği, Erhan Gökgücü’nün rejisörlüğünü yaptığı “Vanya Dayı” 22-24 Kasım’da Büyük Tiyatro’da oynanacak.

Tufan Gündüz’ün yazdığı, Adnan Erbaş’ın yönettiği “Bir İnce Sızı” bu akşam, yarın, 21, 22 ve 24 Kasım’da Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, Haldun Taner’in yazdığı, Ali Düşenkalkar’ın yönettiği “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” bu akşam, yarın, 21, 22, 24 ve 25 Kasım’da Küçük Tiyatro’da sahneye koyulacak.

Pedro Bloch’un yazdığı, Lütfi Ay ve Tarık Levendoğlu’nun çevirdiği, Yurdaer Okur’un yönettiği “Euridice’nin Elleri” bu akşam, yarın ve 21 Kasım’da, Anton Çehov’un yazdığı, Yılmaz Gruda’nın çevirdiği ve Aclan Büyüktürkoğlu’nun yönettiği “Kuğu’nun Şarkısı Bir Evlenme Teklifi” 24 ve 25 Kasım’da Oda Tiyatrosu’nda sahnelenecek. “Euridice’nin Elleri” oyunu ayrıca 24 ve 25 Kasım’da Tatbikat Sahnesi’nde oynanacak.

Sönmez Atasoy’un yazdığı, Mustafa Kurt’un rejisörlüğünü yaptığı “Bizim Yunus” yarın ve 22 Kasım’da, Sait Faik Abasıyanık’ın yazdığı, Murat Çidamlı’nın yönettiği “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye” 24 Kasım’da Stüdyo Sahnesi’nde, Gülşen Karakadıoğlu’nun yazdığı, Vacide Öksüzcü’nün yönettiği “Nehir” bu akşam, yarın ve 21 Kasım’da Ziraat Sahnesi’nde gösterilecek.

Nuri Pakdil’in yazdığı, Murat Demirbaş’ın yönettiği “Umut” 19 ve 21 Kasım’da İrfan Şahinbaş Sahnesi’nde, Sevim Ak’ın yazdığı, Servet Aybar’ın oyunlaştırdığı “Horoz Adam ve Korsan” 24 Kasım’da, Federico Garcia Lorca’nın yazdığı, Turan Oflazoğlu’nun çevirdiği ve Ayşe Emel Mesci’nin rejisörlüğünü yaptığı “Bernarda Albanın Evi” 25 Kasım’da İrfan Şahinbaş Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Jordi Galceran’ın yazdığı, Sinan Pekinton’un yönettiği “Grönholm Metodu” bu akşam, yarın, 21 ve 22 Kasım’da Şinasi Sahnesi’nde oynanacak.

43. istanbul müzik festivali

istanbul-muzik-festivali600’e yakın sanatçı eserleriyle İstanbul gecelerini daha anlamlı kılacak. O halde, İstanbul’u dinlemenin tam vakti…

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 43. İstanbul Müzik Festivali, yarın akşam gerçekleştirilecek açılış töreni ve konseriyle başlıyor. “Kültürel Manzaralar” temasıyla 29 Haziran tarihine kadar aralarında Yuri Bashmet, Fazıl Say, Gidon Kremer, Yuja Wang, Magdalena Koená, Emmanuelle Haïm ve festivalin bu yılki Yerleşik Konuk Orkestrası Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’in de bulunduğu 600’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı Aya İrini Müzesi ve Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall gibi İstanbul’un 12 farklı mekânında ağırlayacak.

Festivalin mihenk taşlarının festival heyecanlarını ve festivalden beklentilerini sorduk. İlk olarak da İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’ın kapısını çaldık.

‘YILDIZ İSİMLERDEN ÇOK, İÇERİK ÖNEMLİ’

-Festival denince akla artık ilk olarak İKSV geliyor. Özellikle de İstanbul Müzik Festivali. Sizce uzun soluklu festival olmasının ardında ne var?

İstanbul Müzik Festivali’nin 43 yıldır hem sanatçılar hem de izleyiciler tarafından ilgiyle takip edilmesinin ve uluslararası alanda etkisini artırabilmesinin sırrı, yaratıcı programları, seyirciyi şaşırtabilmesi, sürekli yenilik peşinde koşması ve dünyada klasik müzikte olan gelişmeleri çok yakından takip edebilmesinde yatıyor. Bugün Türkiye’de pek çok özel kurum, klasik müziğin en büyük isimlerini sunabiliyor. Festivalin farkı burada ortaya çıkıyor. Bizim için artık ‘yıldız isim’lerden çok, projenin içeriği önemli. Bir festivalin en önemli görevi, sanatçılar ve projeleri için yaratıcı bir platform oluşturmaktır. Bir festival sanatçılara hayal kurabilecekleri yaratıcı bir ortam sağlamalı, hatta bir adım ötede yaratıcı anlamda riskler alabilmeleri için bir platform oluşturabilmeli. Seyirciler açısından baktığımızda ise, öncelikle onlar için bu festivalde nasıl sıra dışı ve özel anlar yaratabileceğimizi göz önünde bulundururuz. İstanbul Müzik Festivali olarak dinleyicilerimize mümkün olduğunca çeşitli yenilikler içeren ve sürprizlerle dolu anlar yaşatmayı, dağarcıklarına yeni eserler kazandırarak kimi zaman onları konfor alanlarından çıkarmayı ve özel anlar yaratmayı amaçlıyoruz.

-Bu yılki tema epey derin ve müzikseverler tarafından merakla bekleniyor. “Kültürel Manzaralar”ı etkinlik boyunca katılımcılar nerelerde yakalayacak?

Festivalin başından sonuna kadar pek çok “Kültürel Manzara” karşımıza çıkacak. İlk olarak müzikseverlerin kaçırmaması gereken günümüzün en büyük kemancılarından Gidon Kremer ve Kremerata Baltica’nın 1 Haziran tarihinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde sunacakları “Rus ve Amerikan Mevsimleri” konserini saymak istiyorum. Astor Piazzolla’dan Philip Glass’a ulaşan muhteşem bir konser programı ve arkada gösterilecek olan özel video projeksiyonu kaçırmamalarını tavsiye ederim. Seyirciler için gerçek bir deneyim olacak bu konser. Tabii bunun dışında Angela Hewitt’den “İspanyol Manzaraları”, Alliage Quartet’ten “Paris Dans Ediyor” konseri, Schubertiade, Franz Liszt Oda Orkestrası, Borodin Quartet, Kim Kashkashian konserleri dünyanın pek çok yerinden manzaralar sunacak bizlere.

-İKSV her yıl çıtayı yükseltiyor. Genç müzisyenlere de el uzatıyor. Bu festivalin bir de misyon sırtlandığını düşünebiliriz sanırım.

Genç müzisyenler bizler için çok önemli, bu ülkenin geleceği onlar. Bu nedenle 9 yıldır festivalin açılış konserlerini ülkemizin gelecek vaat eden genç müzisyenleriyle gerçekleştiriyoruz. Bu yıl açılış konserinde dinleyeceğimiz genç piyanist Can Çakmur, gerçekten özel bir yetenek. Aynı zamanda her yıl festival genç solistini sunan projemiz var. Bu yıl genç solistimizi flüt dalında seçtik. Bengisu Kömürcü Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası eşliğinde ilk kez festival izleyicileriyle buluşacak. Tabii Barış İçin Müzik Orkestrası’nı da unutmamamız gerekir. Onlar da küçük topluluklarıyla festival süresince konser öncesi etkinliklerimizde yer alacak.

NEREDE? NE ZAMAN?

29 Haziran’a kada rsürecek. 43. İstanbulMüzik Festivali programına ve biletlerine muzik.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

SAYILARLA MÜZİK FESTIVALİ

-Festival 42 yılda 3 bine yakın etkinlik gerçekleştirdi.

-Bu yıl yaklaşık 25 bin seyirciye ulaşacak.

-İstanbul Müzik Festivali gençleri desteklemek ve müziğe teşvik etmek amacıyla, 2007 yılından bu yana festivalin açılış konserlerinde genç müzisyenlere programında yer veriyor.

-Aynı şekilde İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılında (2012), geleceğin sanatçılarının yetişmesine katkıda bulunmak amacıyla, vakfın kurucuları arasında yer alan ve Türkiye’de operanın gelişmesine büyük katkıda bulunan Aydın Gün anısına başlattığı teşvik ödülü, her yıl klasik müzik alanında bir gence veriliyor.

-İKSV, Barış İçin Müzik Vakfı’nın gelişimine, uluslararası arenada yer edinmesine ve sürdürülebilirliğine yönelik çalışmalar yürütecek; destekçi arayışı, iletişim çalışmaları ve organizasyona yönelik konularda da 2013 yılından beri kurumsal partnerliğini üstleniyor.

PROF. FİLİZ ALİ: BEREZOVSKY’NİN KONSERİ KAÇMAMALI

İstanbul Müzik Festivali Onur Ödülü’ne layık görülen Prof. Filiz Ali ödülünü yarın akşam alacak. Ali’den konserlerde en ön sıralarda olacağı, heyecanla beklediği konserleri aldık.

“Ödülü aldığımı duyduğumda benim için büyük bir sürpriz oldu. Ödül alma amacıyla değil, içtenlikle yaptığım ve bu nedenle ödüllendirildiğim için çok mutlu oldum. İKSV tarafından verilmesi benim için ayrıca anlamlı. Kurucularını da yakinen tanırım. İstanbul Müzik Festivali sayesinde dinleyebileceğimizi ummadığımız müzisyenler getirildi. Eskiden kaliteli müziğe ulaşmak gerçekten çok zordu.

Yaşam boyu başarı ödülü alacak olan Borodin kuarteti ile son zamanların en ilgi çeken piyanistlerinden Berezovsky’nin konserine gitmeyi çok istiyorum. Tabii AIMA Festival Orkestrası’nın Alexander Rudin ve Julian Milkis ile verecekleri konser de çok önemli. Ermeni bestecilerin eserlerinin de yorumlanacağı Kim Kashkashian & Peter Nagy konserine de gitmeyi çok isterim.”

ÇANAKKALE MUHAREBELERİNİN 100. YILI ŞEREFİNE

43. İstanbul Müzik Festivali, besteci, keman virtüözü ve şef Hasan Niyazi Tura’ya festival tarafından sipariş edilen “Şehidin Türküsü” eserinin dünya prömiyeriyle başlayacak. Tura şöyle diyor: “Festivalde dinleyicilerin duyacağı ilk notaların bestecisi olmak heyecan verici. İKSV’nin Çanakkale muharebelerinin 100. yılı şerefine bir eser ısmarlaması ve ortaya çıkan yeni eserimde Çanakkale gazisi büyükbabam Mustafa Niyazi Tura’nın, söz ve müziğini yazdığı türküsünü bir aile yadigârı olmaktan daha ileriye taşımam tarifi zor ama çok güzel duygular.”

“GENÇLERE BÜYÜK SALONLARDA ÇALMA İMKANI VERİLİYOR”

Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında eğitimlerini sürdüren 24 yaş altı flütçüler arasından Bengisu Kömürcü festivalde konuk olmaya hak kazandı. 22 yaşındaki Kömürcü, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İstanbul Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası ve şef Antonio Pirolli ile aynı sahnede olacak. İleride eğitimci olmak isteyen Kömürcü, “İstanbul Müzik Festivali’nin çok dolu bir tarihi var. Her zaman önemli müzisyenleri ağırladı, bu sene de öyle olacak. Biz gençlere de yer veriliyor olması çok anlamlı. Çünkü maalesef bugün ülkemizde büyük bir kitleye haber verip, böyle salonlarda çalma imkânımız yok. 20 Haziran’daki konserim için de çok heyecanlıyım. Bunu bir başlangıç olarak görüyorum. Gelişmeye devam etmeyi ve ileride öğrenci yetiştirmeyi hedefliyorum” diyor.

PİYANİST ANGELA HEWİTT: BENCE HER ŞEY HARİKA OLACAK

“1700’lerde Domenico Scarlatti’nin yazdığı sonatlarının yanı sıra Albeniz’in süiti, Granados’un dansları ve Falla’nın fantezilerini çalmak ve dinlemek ilginç ve etkileyici bir deneyim. Bu isimler fevkalade eserler yazdı ve piyanistlerin neler yapabileceğini gözler önüne serdi. Bu konser için ben de çok heyecanlıyım. İstanbul’da birkaç kere çalmama rağmen İstanbul Müzik Festivali benim için ilk olacak, bu yüzden çok heyecanlıyım fakat bence harika olacak! Umarım dinleyiciler de memnun kalır.”

GABOR BOLDOCZKİ: YENİ TROMPET KONÇERTOLARI GEREK

“İstanbul’un görkemli Osmanlı saray ve bahçelerinin yanı sıra gece hayatı etkileyici. Fazıl Say ile birkaç kere çaldım, harikaydı. Gülsin Onay ile yeni bir müzikal işbirliği gerçekleştirecek olmanın heyecanını yaşıyorum. Yakında İstanbul’a yeni trompet konçertoları getirmek istiyorum.”

Kaynak: Habertürk

tarihte-bugun-ne-oldu422 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 112. (artık yıllarda 113.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 253 gün vardır.

Olaylar

  • 1370 – Fransa Kralı V. Charles’ın emriyle Bastille kalesinin yapımına başlandı
  • 1912 – SSCB Komünist Partisi’nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
  • 1918 – Hakkari’nin düşman işgalinden kurtuluşu.
  • 1920 – İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris’te toplanacak barış konferansına davet etti.
  • 1924 – Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.
  • 1933 – Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
  • 1940 – Siirt’in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı’nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
  • 1947 – Türkiye’ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
  • 1962 – Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu’nun kurulmasına karar verildi.
  • 1970 – Dünya Günü ilk kez kutlandı.
  • 1975 – Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.
  • 1983 – Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler’in Günlükleri‘ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.
  • 1987 – Dil Derneği kuruldu.
  • 1992 – Meksika’nın ikinci büyük şehri Guadalajara’da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.
  • 2004 – Kuzey Kore’de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.

Doğumlar

  • 1724 – Immanuel Kant, Alman filozof (ö. 1804)
  • 1799 – Jean Louis Marie Poiseuille, Fransız doktor (ö. 1869)
  • 1870 – Vladimir İlyiç Lenin, Sovyetler Birliği kurucusu (ö. 1924)
  • 1904 – Robert Oppenheimer, ABD’li fizikçi (ö. 1967)
  • 1916 – Yehudi Menuhin, keman virtüözü (ö. 1999)
  • 1937 – Jack Nicholson, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1959 – Musa Uzunlar, Türk aktör
  • 1965 – Fikret Kuşkan, Türk oyuncu
  • 1966 – Jeffrey Dean Morgan, ABD’li aktör
  • 1982 – Kaká, Brezilyalı futbolcu
  • 1984 – Amelle Berrabah, İngiliz şarkıcı ve söz yazarı
  • 1987 – David Luiz, Brezilyalı futbolcu

Ölümler

  • 455 – Petronius Maximus, Roma İmparatoru (d. 396)
  • 1892 – Edouard Lalo, Fransız besteci (d. 1823)
  • 1930 – John Peter Russell, Avustralyalı ressam (d. 1858)
  • 1945 – Käthe Kollwitz, Alman ressam
  • 1969 – Christina Montt, Şilili oyuncu (d. 1895)
  • 1977 – Atıf Kaptan, Türk sinema oyuncusu (d. 1908)
  • 1984 – Ansel Adams, ABD’li fotoğrafçı (d. 1902)
  • 1990 – Albert Salmi, ABD’li aktör (d. 1928)
  • 1991 – Feriha Tevfik, Türkiye’nin ilk güzellik kraliçesi (d. 1910)
  • 1994 – Berin Menderes, eski Başbakanlardan Adnan Menderes’in eşi (d. 1905)
  • 1994 – Richard Nixon, ABD başkanı (d. 1913)
  • 2002 – Linda Lovelace, ABD’li porno film oyuncusu (d. 1949)
  • 2006 – Alida Valli, İtalyan aktris (d. 1921)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Günü
 Bu yıl 31 Mayıs – 29 Haziran tarihleri arasında 43. kez düzenlenecek İstanbul Müzik Festivali’nin tanıtım toplantısı, dün sabah Martı İstanbul Otel’de gerçekleşti. Basın toplantısına konuşmacı olarak, İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak ve 2006 yılından beri festival sponsoru olan Borusan Holding adına Borusan Kocabıyık Vakfı Genel Sekreteri Canan Ercan Çelik katıldı.
Haber :SELAY SARI
Folklorik öğelere vurgu
Sol Gabetta

Sol Gabetta

Festivalin bu yılki teması ‘Kültürel Manzaralar’, 19. YY Avrupasında milliyetçiliğin güçlenmesiyle klasik müzikte vurgu kazanan folklorik öğelere atıfta bulunuyor. Programda ‘İspanyol Manzaraları’, ‘Rus Mevsimleri ve Amerikan Mevsimleri’ gibi coğrafi başlıklara sahip konserlerin yanı sıra, Macar piyano virtüözü ve besteci Franz Liszt, Çek besteci Antonin Dvorak ve Macar halk müziği üzerine çalışmalarıyla etnomüzikolojinin kurucularından sayılan Bela Bartok’un eserlerine özel olarak yer veriliyor.
Festivalde sahne alacak önemli isimler arasında yıldız mezzosoprano Magdalena Kozena, Berlin Filarmoni’nin 12 Çellisti, keman virtüözü Patricia Kopatchinskaja ve çello virtüözü Sol Gabetta, Fazıl Say ve festivalin yerleşik konuk orkestrası Deutsche Kammerphilharmonie Berlin yer alıyor.
Patricia Kopatchinskaja

Patricia Kopatchinskaja

Bu yıl festival tarafından ısmarlanan iki eser de, aynı döneme ait iki tarihi olayı anma niteliği taşıyor. Besteci Hasan Niyazi Tura’ya, Çanakkale Savaşı’nın 100. yılı sebebiyle sipariş edilen senfonik şiirin dünya prömiyeri, 31 Mayıs Pazar akşamı Lütfi Kırdar UKSS’deki açılış konserinde Sascha Goetzel yönetimindeki BİFO tarafından gerçekleştirilecek. Saygın Ermeni besteci Tigran Mansurian’a sipariş edilen eser ise dünyada ilk kez, viyola virtüözü Kim Kashkashian ve piyanist Peter Nagy tarafından 10 Haziran Çarşamba akşamı Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde icra edilecek. Yeşim Gürer Oymak, eseri tanıtırken, “Bu eserin, 1915’te kaybettiğimiz Ermeni kardeşlerimizi anmamıza yardımcı olmasını diliyoruz,” şeklinde konuştu.
Onur Ödülü Filiz Ali’ye
Prof.Dr. Filiz Ali

Prof.Dr. Filiz Ali

Festivalin Onur Ödülü bu yıl, hem müzisyen hem de eğitimci kimliğiyle Türkiye’de çok sesli batı müziğinin yaygınlaşmasına yaptığı katkılar sebebiyle Prof.Dr. Filiz Ali’ye sunulacak. Eğitimci kimliğiyle kurduğu Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin yanı sıra müzik eleştirileriyle de klasik Batı müziği alanında Türkiye’de en önemli isimlerden biri olan Ali’ye ödülü, 31 Mayıs günü festivalin açılış konserinde takdim edilecek.
Festival biletleri 14 Şubat’ta İKSV ana gişesi, Biletix satış noktaları, çağrı merkezi ve www.biletix.com web sitesinde satışa çıkacak.

Dünyaca ünlü keman virtüözü İstanbul’a geliyor!

Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor.

Itzhak_Perlman

Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler’in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor.
20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor!
Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak.
ITZHAK-PERLMANPerlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait  Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak.
Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
5 ayrı dalda Grammy sahibi…
En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor.
Itzhak Perlman Kimdir?
Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı.
İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti.
Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor.
20. ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikteNew York’ta yaşıyor.
Ünlü performansları
Itzhak Perlman, 7 Mayıs 2007 tarihinde Beyaz Saray’daki Kraliçe Elizabeth’in katıldığı devlet yemeğinde performans sergiledi.
2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı.
Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu.
Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi.
Başarıları – Ödülleri
Leventritt Yarışması – Galibiyet
Grammy Ödülleri :
– En İyi Oda Müziği Performansı
– En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile)
– En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan)
– En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik
* Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı
* A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi.
* A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi
* Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi.

İki Grammy ödüllü keman virtüözü Hilary Hahn,şef Paavo Järvi yönetimindeki Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası eşliğinde 26 Mart Salı günü İş Sanat’ta müzikseverlerle buluşacak.

hilary-hahn

Geçen sezon da etkileyici resitali ile İş Sanat’ta İstanbullu müzikseverlerin karşısına çıkan Hilary Hahn 26 Mart Salı akşamı bu kez Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası eşliğinde sahnede olacak. Tekniği, yorumu ve yeni müziğe bağlılığıyla zamanımızın en çok aranan müzisyenlerinden biri olarak görülen Hilary Hahn, iki Grammy ve çok sayıda Diapason ödülünün yanı Hilary Hahnsıra 2001 yılında Time dergisi tarafından “Amerika’nın En İyi Genç Klasik Müzisyeni” ilan edilmişti.

Hahn’a konserde eleştirmenlerce Avrupa’nın en seçkin orkestralarından biri olarak kabul edilen, Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası eşlik edecek. 80 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan orkestra, baroktan çağdaşa geniş repertuvarıyla ve klasik eserlerin icrasında gösterdiği başarıyla dikkat çekiyor. Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası daimi şefi Paavo Järvi ile birlikte sadece Avrupa’nın değil, Japonya ve Çin de dâhil olmak üzere dünyanın önde gelen tüm sahnelerindeki üstün performanslarıyla büyük beğeni topluyor. Orchestre de Paris’nin dört yıldır müzik direktörlüğünü üstlenen Estonya asıllı şef Paavo Järvi başarılı müzik kariyerinin yanı sıra genç yeteneklerin yetişmesine verdiği önemle de dikkat çekiyor.

Hilary Hahn, Paavo Järvi yönetimindeki Frankfurt Radyo Senfoni Orkestrası ile Brahms’ın keman konçertosunu seslendirecek. Orkestra ikinci bölümde senfonileri ile ün yapan Bruckner’in 3 numaralı Re minör senfonisini çalacak. Konser saat 20.00’de başlayacak. (ANKA)

hillary

Ünlü genç keman virtüözü Ryu Goto yarın akşam İş Sanat’ta Afrodisias Antik Kenti’nin korunma ve tanıtılmasına destek amacıyla 1987’de kurulan Geyre Vakfı yararına konser verecek. Dünyanın çeşitli bölgelerinde gençlere yönelik projelere destek veren Ryu Goto, kızkardeşinin çalışmaları nedeniyle arkeolojiye de büyük ilgi duyuyor

Ryu-Goto-1

Taksim Martı Otel’de Geyre Vakfı Yönetim Kurulu’nun düzenlediği basın toplantısına annesi ve ilk öğretmeni Setzu Goto ile birlikte katılan Ryu Goto, Hakan Şensoy yönetimindeki Filarmoni İstanbul orkestrası eşliğinde vereceği konserin İstanbul ve Afrodisias’ı görmek için de önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

İlk kez Japon Başkonsolosluğu’nda Cana Gürman ile verdiği resital nedeniyle İstanbul’a gelen sanatçı, “Tarihi keşfetmeyi severim. Çok önemli gördüğüm Afrodisias’a destek gibi bir kültürel çabaya katkıda bulunmaktan mutluyum. Bugün Mimar Sinan konsevatuvarı keman öğrencileriyle de provada buluşacağım” diyerek sanatçının eğitiminde teknik kadar ortamın, insan ilişkilerinin de önemli olduğunu belirtti. Konserde çalacağı konçerto hakkında da bilgi veren sanatçı, “Op.61 Keman Konçertosu Beethoven’ın en önemli eserlerindendir.Yavaş yavaş açılan bu eseri çok severek çalıyorum.”dedi.

Ryu Goto Yarın akşam saat 21.00’de İş Sanat’ın mekan sponsorluğunda gerçekleşecek olan konserde Ryu Goto’ya Beethoven Keman Konçertosu’nde eşlik edecek olan Filarmoni İstanbul orkestrası, Oğuzhan Balcı’nın “Balkan Uvertürü” ve Çaykovski’nin “Romeo & Jüliet Fantazi Uvertürü”nü de seslendirecek.

Vakıf adına konuşan yönetim kurulu üyesi Sennur Hamamcıoğlu da Sevgi Gönül’ün ölümünden sonra Ömer Koç’un başkanı olduğu Geyre Vakfı’nın bugüne kadar dünyaca ünlü Sebastion Rölyeflerinin sergilendiği Sebastion Müzesi Sevgi Gönül Salonu, Sebastion Anastolosis, Tiyatro yolunun kazılması gibi çok önemli projelere imza attığını açıkladı.

Geyre Vakfı’nın Başkanlığını halası Sevgi Gönül’ün vefatının ardından kendisi de arkeolojiye çok önem veren Ömer M. Koç yürütüyor. Arkeolojiye büyük destek veren Sevgi Gönül’ün bağışları sayesinde kazı başkanı rahmetli Prof. Kenan Erim’in Aydın ili Geyre köyünde Antik Afrodisias kentinden çıkardığı eserler depolarda kalmaktan kurtulmuş yerinde sergilenme imkanı veren müzeye kavuşmuştu.

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, maestro Gürer Aykal yönetiminde, yeni sezonun ilk konserini Aya İrini’de verdi

gürer-aykal

İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) yeni sezonun ilk konserinde önceki akşam Aya İrini Müzesi’nde müzikseverlerle buluştu. Maestro Gürer Aykal’ın yönetimindeki İDSO, soprano Evren Işık, alto Nesrin Gönüldağ, tenor Ünüşan Kuloğlu, bariton Erdem Baydar’a eşlik etti. İDSO’nun ilk konserine büyük bir ilgi gösteren sanatseverler orkestrayı uzun süre alkışladı. Konserin son bölümünde ise İDSO, Gökçen Koray yönetimindeki İstanbul Senfoni Korosu ile Beethoven’in 9’uncu senfonisini seslendirdi. İDSO, bu yıl altı farklı mekanda 34 performans sergileyecek.

6 MEKÂNDA 34 KONSER 

Aya İrini Müzesi, Caddebostan Kültür Merkezi, Zorlu Center, Fulya Kültür Merkezi, İkitelli Kültür Merkezi ve Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı konser mekanları 11 Ekim’deki ikinci konserde piyanist Gülsin Onay ve keman virtüözü Agata Szymczewska ile sahne alacak.

Festival bu yıl ‘zaman ve değişim’ temasıyla 4-29 Haziran tarihlerinde yapılacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını söyledi. İSTANBUL (ANKA)-İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali, 41. yılında “Zaman ve Değişim” temasıyla müzikseverleri zengin bir programla karşılamaya hazırlanırken, İKSV festival öncesi bir sürpriz olarak dünyanın en büyük senfoni orkestralarının en önemlisi sayılan New York Flarmoni Orkestrası’nı Mayıs ayında Türkiye’ye getiriyor. İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını,projeyle ilgili detayların gelecek günler içinde açıklanacağını söyledi.

41.İstanbul Müzik Festivali’nin programı, son dört yıldır festivalin basın toplantılarına mekân ve ikram desteği veren Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Festival sponsorluğunu 2006 yılından beri Borusan Holding’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “Zaman ve Değişim” teması etrafında, 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Basın toplantısına, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.41. İstanbul Müzik Festivali’nin afişi Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştü.

-“HEDEFİMİZ KLASİK MÜZİĞİ GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRMAK”-

Basın toplantısında konuşma yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım ve duyuru afişlerinde yeni bir işbirliğine gidildiğini duyurarak “Farklı sanat dallarının önde gelen temsilcilerinin desenleri, yapıtları, işaretleri ve el yazıları, grafik tasarımcı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişlerine dönüşecek. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görselinde de günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısını görüyorsunuz. Disiplinlerarasılığın ilham verici gücünü kullanan bu işbirliklerini, 2013 yılında gerçekleştireceğimiz Film ve Caz Festivalleri’nde ve önümüzdeki yıllarda da farklı sanatçıların katılımıyla devam ettireceğiz” dedi. İstanbul Müzik Festivali’nde gençlere yönelik projelerin de artırılarak devam edeceğinin altını çizen Eczacıbaşı ayrıca İstanbul genelinde farklı mekânlarda ücretsiz konserler gerçekleştirerek klasik müziği kentin değişik noktalarına taşımayı ve daha büyük kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini de söyledi.

-“İKSV ARTIK DÜNYADA ÖZEL SİPARİŞLERİYLE ANILIYOR”-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak konuşmasında “Geçtiğimiz yıl İKSV’nin ve Müzik Festivalinin 40. yılını kutlarken oldukça detaylı bir arşiv çalışması yapmıştık. Festivalin ilk yıllarındaki programlarıyla bugünün programları içerik açısından oldukça farklılık gösteriyor. Bugün farklı sanatçıları bir araya getirdiğimiz, sadece bizim festivalimize özgü projelerin ve eser siparişlerinin prömiyerlerinin ve genç müzisyenlerimizin daha çok yer aldığı, daha maceracı ve yeniliklere daha açık bir festival programı oluşturduğumuzu gördüm. Aradan geçen 41 yıllık zaman, festivalimizi bir yandan olgunlaştırırken diğer yandan kaçınılmaz olarak da değiştirdi” dedi. Oymak, Festivalin bu yılki temasının çıkış fikrini açıklarken de konser programlarındaki kimi eserler ve projelerin “zaman ve değişim”e direkt gönderme yapan başlıklar taşıdığını, kimilerinin biçimsel değişimi ya da belli bir yüzyıla ait bir stilin farklı bir yüzyılda yepyeni bir müzikal dille ele alınması sonucundaki değişimi sergilediğini belirtti. Festivalin 2011 yılından bu yana, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye yönelik çalışmalar yaptığını anlatan Yeşim Gürer Oymak, “Birçok festival ve orkestra artık İstanbul Müzik Festivali’ni eser sipariş eden bir kurum olarak tanımakta” dedi. Festival programını anlatırken gençlik projelerine de değinen direktör, “Bizim genç sanatçılarımızı, gelecekteki umutlarımızı da müzikseverlerin alkışlarıyla desteklemelerini ve onları cesaretlendirmelerini ümit ediyorum” dedi.

Yeşim Gürer Oymak,Festivalde genç müzisyenlere yönelik özel projeler de yer aldığını belirterek, geçen yıl, ülke çapında genç yetenekleri keşfetmek ve teşvik etmek amacıyla başlatılan “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” projesinin bu yıl viyolonsel dalında devam ettiğini, konservatuvar öğrencilerini festival izleyicileriyle buluşturan “Açık Konservatuvar” projesinin ise bu yıl 9 Haziran Pazar günü Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirileceğini ifade etti.

-NASREDDİN HOCA ÖZEL SİPARİŞİ-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nde orkestralı konserler, oda müziği ve resitaller ile bazıları özgün programlardan oluşan toplam 22 konser yer aldığını, şehri kucaklamak üzere farklı mekanlarda da dinleyicilerle buluşmaya özen gösteren festivalin bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacağını, Festivalin bu yılki diğer mekânları arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi’nin bulunduğunu söyledi. Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nin, verdiği eser siparişleriyle çağdaş müzik repertuvarına katkıda bulunmaya da devam ederek çeşitli dünya ve Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacağını ifade ederek, Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyerinin, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirileceğini bildirdi. Oymak,. Festivalin besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’yla ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun Türkiye prömiyerini ise Sol Gabetta’nın yapacağını kaydetti.

-“41 KERE MAŞALLAH”-

Toplantıda konuşan Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ise şu görüşleri ifade etti: “Borusan olarak toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeyi ve çağdaş bir toplumun inşası için sorumluluğu üstlenmeyi öncelikli kurumsal değerlerimiz arasında görüyoruz. Yüksek başarı, yenilikçilik ve sürekli gelişimi desteklerken, topluma katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeyi de bir görev kabul ediyoruz. Bu değerleri, kurucumuz ve onursal başkanımız rahmetli Asım Kocabıyık, Borusan’ın kurum felsefesinin temellerine oturtmuştu. Yönetimi ondan devralan kuşak olarak bizler de onun yolundan ilerliyoruz. Sürdürdüğümüz kültür ve sanat faaliyetlerinin yanı sıra toplumumuzun gelişmesinde büyük payı olan İKSV’nin düzenlediği İstanbul Müzik Festivali’ne 20 yılı aşkın zamandır destek vermek ve son sekiz yıldır da sponsoru olmak bizim için bir mutluluk kaynağı.41. yılında 41 kere maşallah diyoruz.”

-FESTİVALİN AÇILIŞ KONSERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek tören ve ardından Açılış Konseri’yle başlayacak. 7. Uluslararası Genç Müzisyenler Çaykovski Yarışması birincisi, 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ayrıca Hector Berlioz’un Fantastik Senfoni’sini yorumlayacak. Müzikseverlerin her yıl heyecanla beklediği Açılış Konseri öncesinde verilecek kokteyl için de ayrıca sınırlı sayıda bilet satışı olacak.

-FESTİVALİN YAŞAM BOYU BAŞARI VE ONUR ÖDÜLLERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü”, piyano ikilisi olarak yaptıkları çok başarılı uluslararası kariyer, müzikte ulaştıkları derinlik ve mükemmeliyetin yanı sıra Türkiye’de çoksesliliğin yayılması konusunda yaptıkları değerli çalışmalar ile genç müzisyenlerin eğitim ve gelişimleri yönünde verdikleri girişimleri dolayısıyla Güher ve Süher Pekinel’e takdim edilecek. Güher ve Süher Pekinel’e ödülleri, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış töreninde verilecek. Festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ise yaşayan en büyük müzik insanlarından, 20. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş, kullandığı avangart olduğu kadar geleneksel müzik dili ile günümüzün en fazla sipariş alan ve aralarında senfonik eserler ve operaların da bulunduğu çok zengin bir eser birikimine sahip Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Penderecki’ye ödülü, 17 Haziran Pazartesi akşamı Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek şef Alexander Liebreich yönetimindeki Münih Oda Orkestrası’nın konserinden önce takdim edilecek. Konserde orkestra, Penderecki’nin 1960’ta bestelediği, UNESCO ödüllü “52 Yaylı İçin Hiroşima Kurbanlarına Ağıt” adlı eserini de seslendirecek.

FESTİVALİN BU YILKİ TEMASI “ZAMAN VE DEĞİŞİM”

“Zaman ve Değişim” temasını işleyen 41. İstanbul Müzik Festivali’nde müzikseverleri bu çerçevede seçilmiş eserler ve konserler bekliyor. Alman çoksesli müzik dünyasının en parlak meşalelerinden biri kabul edilen Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İri Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Hayat döngüsünün farklı evrelerine dair şarkıları, kutlamaları ve ağıtları ele alan, Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.Piyano ikilisi Ufuk ve Bahar Dördüncü İstanbul Modern’deki 7 Haziran tarihli konserde Rachmaninov ve Ravel’in süit ve valslerini seslendirecek. Solo kariyerlerinin yanı sıra oda müziğine olan tutkularının peşini hiç bırakmamaları sayesinde hem dostluk hem müzik sevgisiyle bir araya gelen Piano Trio Forte’nin 22 Haziran’daki konseri zamanın yol açtığı değişimleri anlatan eserlere yer verirken stil çeşitliliği ve güçlü tekniğiyle tanınan kemancı ve şef Shlomo Mintz ile Cameristi Della Scala’nın 18 Haziran’daki konseri, Bach ve Schubert’in yanı sıra Grieg’in bir önceki yüzyılın danslarını ve stillerini kendi dönemine uyguladığı neoklasik eseri Holberg Süiti ile Aya İrini’de “geçmişi geleceğe taşıyacak.

-FESTİVALİN ÖZEL ESER SİPARİŞLERİ-

İstanbul Müzik Festivali üç yıldır, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye katkıda bulunuyor. Festivalin bu yılki programında da dünyaca ünlü iki bestecinin yeni eserleri yer alıyor.Türkiye’nin önde gelen bestecilerinden Kâmran İnce’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından 19 Haziran Çarşamba akşamı Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek. Günümüzün önde gelen “topluluk piyanistleri”nden biri olarak kabul edilen Zeynep Özsuca, kuşağının gelecek vaat eden flütçülerinden Aaron Dan, barok obua ve blok flütte de çağdaş obuada olduğu kadar usta bir müzisyen Yigal Kaminka, pek çok önemli oda müziği topluluğunca da aranılan bir fagotçu olan Heidi Elizabeth Mockert, klarnetteki eşsiz tonu ile tanınan Sascha Rattle ile Avrupa’nın birçok önemli orkestrasında görev alan kornocu Dániel Molnár’dan kurulu Berlin Counterpoint Ensemble festivalin en hoş sürprizlerinden biri sayılabilecek “Nasreddin Hoca”yı seslendirecek.

İstanbul Müzik Festivali’nin Letonyalı besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası ile ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun ise Türkiye prömiyeri yapılacak. Dünyanın belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta’yı besteci Peteris Vasks’ın yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşturan konser, 25 Haziran Salı günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek.

41.İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Festival bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek. Çok yönlü sanatçı Cihat Aşkın ile “şeytanın kemancısı” lakaplı Roby Lakatos, bir festival klasiği haline gelen, “Festival Buluşması” dizisi kapsamında ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek. Aşkın ve Lakatos’un topluluklarının yorumuyla, Türk müziği ile Çigan müziğinin renkli dünyalarının birleşiminden oluşan benzersiz bir müzik ziyafeti, festival kapsamında 13 Haziran akşamı Aya İrini Müzesi’nde müzikseverleri bekliyor. Günümüzün en büyük viyolacılarından Kim Kashkashian ile piyanist Péter Nagy’nin birlikte vereceği konser festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri olacak. İkili konserde, Beethoven’ın Mozart üzerine çeşitlemelerinden, 1869 Kütahya doğumlu Ermeni besteci Komitas’a uzanan renkli bir program sunacak. Kashkashian ve Nagy, festival izleyicisiyle 26 Haziran Çarşamba gecesi festivalin yeni mekanlarından Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde buluşacak.

-FESTİVAL BİLETLERİ 2 ŞUBAT’TA SATIŞTA-

Rus ekolünün önde gelen temsilcilerinden kabul edilen keman virtüözü Maxim Vengerov festivalin son gecesine konuk oluyor. Keman çalmaya beş yaşında başlayan, Grammy dahil pek çok prestijli ödül kazanan Maxim Vengerov, bugüne kadar dünyanın önemli orkestraları eşliğinde çaldı ve keman repertuvarının en büyük eserlerini kaydetti. 29 Haziran Cumartesi akşamı, Aya İrini Müzesi’nin büyülü atmosferine bir sonraki festivale kadar veda anlamına da gelen Kapanış Konseri’nde Vengerov’a Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek.

41.İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserler ile Açılış Töreni ve Konseri’nin biletleri 2 Şubat Cumartesi günü saat 10.00’dan itibaren satışa sunulacak. 41. İstanbul Müzik Festivali bilet fiyatları 15 TL ile 350 TL arasında değişiyor. Öğrenci biletleri yalnızca İKSV gişesinden kimlik kartı gösterilerek satın alınabilecek.Lale Kart sahipleri festival biletlerinde yüzde 20-25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler.

Kaynak :[-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın ilk festivali olan İstanbul Müzik Festivali, bu yıl 40. yaşını kutluyor. Festival ilk hafta sonunda klasik müzik dünyasının yıldız isimlerini ağırlayacak.

Hüseyin Sermet

İKSV tarafından düzenlenen 40. İstanbul Müzik Festivali, 29 Haziran tarihine kadar 750’nin üzerinde yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un farklı mekânlarında ağırlayarak klasik müzikseverlere “Umut ve Kahramanlık” hikâyeleriyle dolu bir ayyaşatacak.

40. İstanbul Müzik Festivali, 31 Mayıs Perşembe akşamı saat 20.30’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek Açılış Töreni ve Konseri ile başlayacak.

Festivalin açılış töreninde, aralarında Diapason d’Or ve MIDEM Classical Award’ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görülen Hüseyin Sermet’e İstanbul Müzik Festivali’nin Onur Ödülü takdim edilecek.

Açılış Töreni’nin ardından İstanbul Müzik Festivali, Beethoven’ın görkemli 9. Senfonisi’nin seslendirileceği açılış konseriyle başlayacak.

Şef Sascha Goetzel

Yundi

Konserde, şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Cem’i Can Deliorman yönetimindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, dünya sahnelerinde fırtına gibi esen solistlerimiz soprano Simge Büyükedes, alto Ezgi Kutlu, bas Burak Bilgili ve tenor Murat Karahan’a eşlik edecek.

Açılış Konseri’nde yer alacağı duyurulan tenor Cenk Bıyık ise rahatsızlığı nedeniyle konsere katılamayacak.

40. İstanbul Müzik Festivali’nin 31 Mayıs akşamı Haliç Kongre Merkezi’ndeki Açılış Töreni ve Konserini izlemek isteyen müzikseverler biletlerini Biletix ve İKSV’den alabilir.

Festival ilk hafta sonuna yıldız isimlerle giriyor

40. İstanbul Müzik Festivali, ilk hafta sonunda dünyaca ünlü isimleri ağırlayarak Festivale hızlı bir giriş yapacak.

1 Haziran Cuma akşamı, festivalin ilk konserinde, dünyanın en iyi orkestraları arasında sayılan Viyana ile Berlin Filarmoni orkestralarının üyelerinden oluşan, Viyana-Berlin Oda Orkestrası ile yıldız keman virtüözü Anne-Sophie Mutter, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda festival izleyiciyle buluşacak.

2 Haziran Cumartesi akşamı ise günümüzün en parlak Chopin yorumcularından, piyanist Yundi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Türkiye’deki ilk konserini verecek.

Anne-Sophie Mutter ile Viyana-Berlin Oda Orkestrası aynı sahnede

Dünyanın en iyi orkestraları arasında sayılan Viyana ile Berlin Filarmoni orkestralarının üyelerinden oluşan, Viyana-Berlin Oda Orkestrası, Elig Ortak Avukat Bürosu ve Enerjisa eş sponsorluğunda Festivalin konuğu oluyor.

1 Haziran Cuma akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda saat 20.00’de başlayacak konserde, orkestra, günümüzün en prestijli keman virtüözlerinden Anne-Sophie Mutter’e eşlik edecek.

2009 yılında 37. İstanbul Müzik Festivali kapsamında verdiği konseriyle İstanbullu müzikseverleri büyüleyen Anne-Sophie Mutter, Festivalin konuğu olarak bir kez daha İstanbul’a geliyor.

Anne-Sophie Mutter konserde, dünya prömiyerini Kasım 2010’da New York’ta gerçekleştirdiği, müzik eleştirmenleri kadar dinleyicilerin de beğenisini kazanan Wolfgang Rihm’in Lichtes Spiel isimli yapıtının Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek.

En parlak Chopin yorumcularından Yundi ilk kez Türkiye’de

Günümüzün en parlak Chopin yorumcularından Yundi, İstanbul Müzik Festivali kapsamında, 2 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda ilk kez  İstanbullu müzikseverlerin karşısına çıkacak.

2000’deki Uluslararası Chopin Piyano Yarışması’nda aldığı birincilik ödülüyle yıldızı parlayan piyanist Yundi, 2012 Çin Kültür Yılı kapsamında, Chopin’in eserlerinden oluşan bir program sunacak.

Festival biletleri nerede?

40. İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserlerin biletleri Biletix satış kanalları,  İKSV (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane, Pazar hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) ve festival süresince Aya İrini Müzesi’nde bulunan gişeden alınabilir. Tüm bilet alımlarında kredi kartı geçerlidir.

15 yaşındaki kemancımız İspanya’da birinci oldu!

Elvin Hoxha

Genç Keman Virtüözü Elvin Hoxha, klasik müziğin en prestijli festivallerinden biri olan “Noche en Madrid “festivalinde yaşları 7-27 arasında değişen 53 rakibini geride bırakarak birinciliği kazandı.

Elvin Hoxha,  Güher-Süher Pekinel tarafından başlatılan ve Onduline Avrasya tarafından desteklenen “Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler” projesi kapsamında seçilen ve burs alan yetenekli gençlerden biri…

Türkiye’nin müzik alanında üstün yetenekli gençlerini keşfetmek amacıyla Güher-Süher Pekinel tarafından başlatılan ve Onduline Avrasya tarafından desteklenen “Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler” projesi, Türkiye’ye gurur yaşatmaya devam ediyor. Bilkent ÜniversitesiMüzik ve Sahne Sanatları Lisesi, Keman SanatDalı öğrencisi olan Elvin Hoxha, Madrid’de gerçekleşen 2.Uluslararası “Noche en Madrid “festivali yarışmasında  53 yarışmacıyı geride bırakarak birinci oldu. Genç keman virtüözü Elvin Hoxha, dünyanın en saygın müzik festivallerinden biri olan ve İspanya, İsrail, İtalya, Yeni Zelanda,Romanya, Meksika, Yunanistan, Sırbistan, Rusya,Ukrayna, Belarusya, Azerbaycan, Türkiye, Çin gibi dünyanın her yanından yarışmaya katılan 7-27 yaşları arasındaki rakiplerini geride bıraktı.

Elvin Hoxha Konserde

1997 yılında dünyaya gelen Elvin Hoxha, 2006’daMoskova’da düzenlenen ‘Uluslararası Klasik Kültür Mirası Yarışması’nda birincilik, 2007’de ‘2. Gülden Turalı Keman Yarışması’nda birincilik ve ‘Türk Bestecisi Özel Ödülü’ sahibi. 2009’da Polonya’daki ‘Uluslararası 11. Lipinski-Wieniawski Genç Kemancı Yarışması’nda dünya ikincisi ve Andante2010 Klasik Müzik Ödülleri’nden ‘Yılın Çıkış Yapan Genç Müzisyeni’ de seçilen Elvin Hoxha Ganiyev, 2008’de Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Bursu ile de ödüllendirildi.  Elvin Hoxha yeni hedefi olan Eylül 2012’de İsviçre’de yapılacak ‘Young Musicians Tchaikovsky Keman Yarışması’na hazırlanıyor.

Dünyanın en saygın piyano virtüözleri arasında yerlerini alan Güher&Süher Pekinel’in vizyonları ışığında ve Onduline Avrasya’nın desteğiyle, Türkiye’nin müzik alanında “üstün yetenekli gençlerini keşfetmek”  için başlatılan proje, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin veEskişehir’de bulunan konservatuvarlarda gerçekleştirilmişti. Konservatuvarların piyano, keman, çello, flüt, klarinet ve kompozisyon bölümü öğrencileri arasında yapılan seçimler aralarında Elvin Hoxha bulunduğu yetenekli gençleri belirlenmiş ve bu gençlere çeşitli burslar verilerek enstrüman desteği sağlanmıştı.

Milliyet.com.tr