Şunun için etiket arşivi: Kadıköy

19. Mersin Uluslararası Müzik Festivali, David Lang’ın “Politzer Ödüllü” eseri Kibritçi Kızın Tutkusu’nu da seslendiren Damask Vocal Quartet’i Tarsuslu sanatseverlerle buluşturdu. Tarsus St. Paul Müzesi’nde yer alan konser sonunda sanatçılar, dakikalarca ayakta alkışlandı.

 

“Sanat iyileştirir” temasıyla düzenlenen 19’ncu Müzik Festivali’nde David Lang’ın “Politzer Ödüllü” eseri Kibritçi Kızın Tutkusu’nu da seslendiren Damask Vocal Quartet, Tarsuslu sanatseverlerle buluştu.

 

 

FESTİVAL 2 EKİM’E KADAR SÜRECEK

Adını Suriye’ye (Şam) özgü kumaş tasarımından alan Hollanda merkezli ve dört farklı ulus sanatçılarından oluşan Topluluk, Soprano Katharine Dain, Mezzo-soprano Marine Fribourg, Tenor Edward Leach ve Bariton Drew Santini’den oluşuyor. Konserde, Kibritçi Kızın Tutkusu ile birlikte My Lord, What a Morning, Shall We Gather at the River, Were You There eserleri de seslendirildi. Konser sonunda, sanatçılar sürpriz yaparak Mersinli Besteci Prof. Dr. Nevit Kodallı’nın koro için düzenlediği Zekiyem eserini seslendirdi.

Tarsuslu sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konserde, Tarsus Kaymakamı Kadir Sertel Otçu’nun yanı sıra, Tarsus Belediye Başkanı  Haluk Bozdoğan, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan’da dinleyiciler arasında yer aldı.

2 Ekim’e kadar sürecek Festival’in bir sonraki etkinliğinde, usta klarnet sanatçısı Hüsnü Şenlendirici 24 Eylül’de aynı saatte Toroslar Belediyesi Amfi Tiyatrosu’nda ücretsiz olarak yer alacak.

 

Kaynak: Sözcü

William Shakespeare’in unutulmaz eserinden sinemaya uyarlanan; başrollerinde Denzel Washington ve Frances McDormandın oynadığı, Joel Coen imzalı Tragedy of Macbethten ilk fragman yayınlandı.

 

25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin biletleri, İKSV Lale Kart üyeleri için bu gün başlayan indirimli ön satış döneminin ardından, 25 Eylül Cumartesi günü genel satışa çıkıyor.

 

 

25. İstanbul Tiyatro Festivali22 Ekim – 20 Kasım tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan 25. İstanbul Tiyatro Festivali bir ay boyunca, fiziki ve çevrimiçi olmak üzere toplam 25 yerli ve uluslararası yapımı ağırlayacak.

Programdaki fiziki yapımlar Alan Kadıköy, Atlas 1948 Sineması, Profilo Kültür Merkezi Batı Ana Sahne, Duru Ataşehir, Moda Sahnesi, DasDas, Caddebostan Kültür Merkezi, Müze Gazhane, Yapı Kredi bomontiada ve Zorlu PSM‘de fiziksel olarak Covid-19 önlemleri altında izleyicileriyle buluşacak. Çevrimiçi gösterimler ise festival boyunca passostudio.com adresinden izlenebilecek.

 

İNDİRİMLİ ÖĞRENCİ BİLETLERİ DE SATILACAK

Festival biletleri Lale Kart üyeleri için indirimli ön satış döneminin ardından, 25 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren passo.com.tr internet sitesi üzerinden ve İKSV ana gişeden (pazar günleri hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) genel satışa sunulacak. Her gösteri için sınırlı sayıda indirimli öğrenci bileti de satışa çıkacak.

Üyelikleriyle İKSV’nin sene boyunca gerçekleştirdiği tüm etkinlikleri destekleyen Lale Kart üyeleri, festival biletlerini indirimli fiyatlarla ve öncelikli olarak alabilecek. Biletler, Beyaz Lale Kart üyeleri için 23 Eylül Perşembe saat 10.30, Kırmızı ve Sarı Lale Kart üyeleri için ise 24 Eylül Cuma saat 10.30’da satışa sunulacak.

 

Kaynak: Ntv

 

Rus asıllı iki kozmonot ve sinemacıdan oluşan bir ekip, 5 Ekim’de Soyuz MS-19 gemisiyle Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilecek. Ekip, istasyonda çekeceği filmle dünyanın uzayda çekilen ilk filmine imza atmış olacak.

 

 

Rusya’dan yapılan açıklamada, iki kozmonot ve iki sinemacıdan oluşan bir Rus ekibin, uzaydaki ilk filmi çekmek için önümüzdeki ayın başlarında Uluslararası Uzay İstasyonu‘na (ISS) doğru yola çıkacağını belirtildi. Dört kişilik ekip, 5 Ekim’de, yaklaşık 354 km yükseklikte, Dünya yörüngesinde dönen istasyona teslim edilmek üzere bir Soyuz MS-19 roketiyle fırlatılacak.

Webtekno’nun haberine göre, ekibin yolculuğu, SpaceX tarafından geliştirilen ve uçuşa onlarca yıldır devam eden Rusya-Amerika Birleşik Devletleri rekabetinin bir unsurunu ekleyen, bir roket ve kapsülle uzaya giden ilk sivil mürettebatın yolculuğundan sadece haftalar sonra gerçekleşecek.

“FİLM BİR DOKTORUN KOZMONOTUN HAYATINI KURTARMASINI ANLATACAK”

Yönetmen ve aktör Klim Shipenko, mürettebatın Kazakistan’daki Baykonur kozmodromuna gitmek üzere ayrılmasından önce bir basın toplantısında söyledi ve “Bu film sıradan bir insanın, uzay araştırmalarıyla hiçbir ilgisi olmayan ve bunu hiç düşünmemiş bir doktorun USS’e seyahat etmesi ve bir kozmonotun hayatını kurtarmasını hikaye ediniyor” dedi.

Ekipteki profesyonel kozmonotlar da filmde yer alacak. Komutan Anton Shkaplerov, “Ben filmde rol almayacağım ama yine de uzay gibi alışılmadık bir yerde bir filmin nasıl çekildiğini öğrenmem gerekecek” dedi.

Başrol oyuncusu Yulia Peresild, kendimin makyaj sanatçısı ve kostüm tasarımcısı olmayı öğrendiğini söyledi ve şunları ekledi:

“Dünya ile aynı seviyede olmayacak ama elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Bunun için hazırız.”

1,9 metre boyunda olan yönetmen Shipenko, boyunun uzay aracının içinde eğitimi ve yaklaşan seyahati pek rahat kılmayacağını söyledikten sonra “Ancak gelecekte konaklama yapılacak” dedi ve ekledi:

“Sorun değil. Şimdi olduğu gibi uçacağım, ancak Mars’a seyahatle ilgili devam filmini yaptığımızda araçta daha iyi bir koltuk bulunacağına dair söz veriyorlar.”

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Ntv

Kadıköy Belediyesinin başlatmış olduğu gürültü kirliliğine karşı farkındalık projesine sanatçılar da sokaklarda sahne performanslarını gerçekleştirdiler.

 

Kadıköy’de artan gürültü kirliliğine karşı geçen hafta başlatılan farkındalık projesi bu hafta Kadıköylü sanatçıların sergilediği pandomim gösterisiyle Osmanağa’da gerçekleşti.

Pandemi sürecinden yeni normale geçişle birlikte sokaklar ve açık alanlar da eğlence için daha cazip hale gelmiş ve beraberinde gürültü kirliliğini getirmişti. Kadıköy Belediyesi de, geçtiğimiz hafta bu konuyla ilgili mahalle muhtarları, esnaf dernekleri, mahalleliler ve Kadıköylü performans sanatçılarıyla bir araya gelerek “Kadıköy Hepimizin” temasıyla bir proje geliştirdi.

Proje; gürültü kirliliğine karşı empati ile farkındalık oluşturulmayı ve mahalle dışından gelen ziyaretçilerin mahalle sakinleriyle uyum içerisinde yaşayabildiği bir semt oluşturmayı amaçlıyor. Performanslarıyla, yaşam kültürüne dikkat çekmeye çalışan sanatçılar dört farklı noktada dört ayrı performans sergiledi.

Sanatçılar, mahalle sakinlerinin sesi oldu ve izleyenlere şu mesajı verdi:

“Bizler, yani ders çalışmak zorunda olan öğrenciler, bebeğini uyutmaya çalışan anne-babalar, ertesi gün işe gitmek zorunda olan komşularınız olarak, siz eğlenirken bizlerin de gürültüsüz bir semtte yaşama hakkımıza saygı duymanızı bekliyoruz.

 

Kaynak: www.ntv.com.tr

7’den 70’e herkesin sevgisini kazanan Barış Manço, aramızdan ayrılışının 21. yılında Kadıköy’de anılacak.

Anadolu rock müziğinin efsane ismi, şarkıcı, besteci, söz yazarı ve televizyon programcısı Barış Manço Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği bir programla anılıyor. Barış Manço’nun önderliğinde 1972 yılında kurulan Kurtalan Ekspres müzik grubu anma programında sahne alıyor. “Barış Manço’yu Sevgiyle Anıyoruz” anma programı 1 Şubat Cumartesi, saat 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezinde gerçekleşecek.

Kadıköy Belediyesi’nin Manço ailesi ile birlikte ve Halkbank’ın desteğiyle müze haline getirdiği Barış Manço’nun Moda’daki evi de, anma programı kapsamında her yıl olduğu gibi bu yıl da 31 Ocak günü saat 24.00’e kadar ziyaretçilere açık olacak. Barış Manço’nun eşyalarının olduğu ev ücretsiz olarak gezilebilecek.

Sanatseverlerin tekrar görmek istediği bale dalının en önemli eserlerinden birisi olan Uyuyan Güzel Balesi estetiği ve tekniğiyle tekrar sanatseverlerle buluşuyor. 30 Kasım, 3, 5, 7, 10, 12 Aralık tarihlerinde yeniden sahnelenerek mest edecek.

Uyuyan Güzel’in kareografı Petipa; Çaykovski’nin, yazdığı güzel müzikle balenin bütün farklı kavramlarının, karakterlerin ve güçlüklerle dolu bale adımlarının en doğal biçimde kaynaşmasına olanak verdiği biliniyor. Yüz yıllık uykuya dalan güzel bir prensesin öyküsünü anlatan klasik bir Avrupa masalı olan Uyuyan Güzel’i İstanbul Devlet Opera ve Balesi Bale Başkoreografı Ayşem Sunal Savaşkurt, çıkış noktası olarak Petipa’ya sadık kalarak ve R. Nureyev’den de etkilenerek sahneye koyuyor.

GÖSTERİ TARİHLERİ

3, 5, 10, 12 Aralık

Saat: 20.00

30 Kasım ve 7 Aralık

Saat: 16.00

Yer: Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl “Hayat Ters Yüz” temasıyla düzenlenen ve 13 Kasım’da başlayan “23. İstanbul Tiyatro Festivali”, 1 Aralık’a kadar devam edecek.

Festivalde 28 tiyatro oyunu içerisinde 16’sı yerli, 12’si yabancı olmak üzere dans ve performans topluluğunun 78 gösteriminin haricinde okuma tiyatroları, söyleşiler, atölye çalışmaları ve ustalık sınıfları gibi Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamında yan etkinlikler gerçekleştirilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatrolarının bu haftaki programda 9’u yetişkin olmak üzere, 17 oyun yer alacak.
Tuncer Cücenoğlu’nun kaleme aldığı “Matruşka”, 20, 21, 22 ve 23 Kasım’da Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde
İspanya iç savaşında Franco rejimi tarafından rehin alınan iki varyete oyuncusu Carmela ve Paulino’nun yaşadıklarını ela alan “Ay, Carmela” Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde
Bu hafta tüm gösterimlerinin bileti tükenen “Cibali Karakolu” müzikali Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde
Chloe Lambert’in yazdığı “Uzlaşma” ise Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Aynı tarihlerde Mert Turak’ın tek kişilik performansı “Karıncalar- Bir Savaş Vardı” Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde
Nihat Alpteki’nin “Geç Kalanlar” oyunu Ümraniye Sahnesi’nde
Toplumsal kurallar çerçevesinde biçimlenen insan ilişkilerine odaklanan “Kahvede Şenlik Var” Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde
İkinci Dünya Savaşı’nda Yugoslavya’da yaşanan açlık ve yokluk içinde umudun ve sevginin anlatıldığı “Ocak’ta Bahar – Underground” adlı oyun Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde izlenebilecek.

19-24 Kasım tarihleri arasında sahnelenecek diğer oyunlar;

  1. “Vahşi Batı”(Sam Shepard’ın ünlü oyunu) (Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi)
  2. “Karagöz Çiftlik Bekçisi” (Fatih Reşat Nuri Sahnesi)
  3. “Üzgün Ağaçlar Ülkesi” (Gaziosmanpaşa Sahnesi)
  4. “Rüya” (Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi)
  5. “Elma Kurdu Kırtık” (Kadıköy Haldun Taner Sahnesi)
  6. “Yaşasın Barış” (Kağıthane Sadabad Sahnesi)
  7. “Bir Kümes Hikayesi” (Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi)
  8. “Pollyanna” (Ümraniye Sahnesi)
  9. “Harikalar Mutfağı” (Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi)
  10. William Shakespeare’in ünlü oyunu “Hamlet” (Cevahir Sahneleri Salon 1’de)
  11. “Bay Z” ( Bülent Usta’nın oyunu) (Mecidiyeköy Stüdyo Sahnesi)
  12. “Alyoşa” (Hayati Çitaklar’ın oyunu )(Üsküdar Stüdyo Sahnesi)
  13. “Uçmak- Hezarfen Ahmed Çelebi” (Mecidiyeköy Büyük Sahnesi)
  14. “80 Günde Devr-i Alem” (Üsküdar Tekel Sahnesi)
  15. “Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal)” (Zeytinburnu Sahnesi)

Çocuk oyunları;

  1. “Siz Ne Dersiniz” (Küçükçekmece Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sahnesi)
  2. “Keloğlan Keleşoğlan” (Cevahir Sahneleri Salon 1’de)
  3. “Turta Girmemiş Orman” Üsküdar Stüdyo Sahne’de tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Kadıköy Belediyesi, 33 şairin şiirlerinin sergilendiği ‘Şiirin Seyri’ adlı sergiye ev sahipliği yapıyor. 1 – 31 Aralık tarihleri arasında Kozyatağı Kültür Merkezi’nde düzenlenecek sergide, şiirle ilgili sempozyumlar ve atölye çalışmaları da yer alacak.

“ŞİİR YAZMAK GEREKLİ Mİ?”
“Şiirin Seyri” adlı şiir sergide 33 şairin şiirleri sergilenecek. Bir tür “şiir bianeli” de sayılabilecek bu etkinlikte, şiirin farklı, yaratıcı sergileme biçimleri yanında, gösteri, okuma, dinleti, panel, video, videopoetry, konuşma, söyleşi ve tartışmalarıyla organik bir ruh kazanacak. 1 Aralık Cumartesi günü saat 14.00’te yapılacak açılışta, 70’li yılların popüler şarkıcıları Ersan Erdura ve Bilgen Bengü müzik dinletisi sunacaklar. Aynı gün bir de şiir paneli yapılacak. Orhan Alkaya, Tuğrul Tanyol, Riitta Cankoçak ve Mustafa Köz, ‘Şiir yazmak gerekli mi?’ sorusuna yanıt arayacak.

2 Aralık günü saat 15.30’da KKM Konferans Salonu’nda bir şiir paneli daha olacak. Haydar Ergülen, Cenk Gündoğdu, Baki Ayhan, Zeynep Köylü, ‘ilk kitaplar ve şiirde acemilik’ konusunu ele alacaklar. 9 Aralık’taki panelde ise Hilal Karahan, W.B Bayrıl, Turgay Kantürk ve Engin Turgut, ‘şiir ve görsellik’ temalı söyleşecekler. Etkinlikler KKM Konferans Salonu, Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi ve Kozzy AVM’de yapılacak.

1 ay sürecek şiir günleri kapsamında ayrıca şu etkinlikler yapılacak:
Haydar Ergülen ile Şiir Çalışması (2 Aralık/13.00)
Nihal Başgöl ile “Senaryoda Kahramanın Yolculuğu” (8 ve 15 Aralık/13.00)
Funda Tarakçıoğlu ile “Şiirleri Boyuyoruz” (8 Aralık/15.00)
Füsun Çetinel ile “Yeni Metinler Yeni Formlar” (8 ve 22 Aralık /17.00 / 16 ve 23 Aralık /15.00)
Yeşim Cimcöz ile “Yaratıcı Yazı” (9 Aralık/ 13.00)
Tolga Kılıç ile “Şiirini Al Gel” (15 ve 22 Aralık /15.00)
Gizem P. Karaboğa ile “Duygulardan Kurguya” (23 Aralık/13.00

Ülkemizi yurt dışında da başarıyla temsil eden ünlü piyano virtüözü Şevki Karayel, Türkiye’nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan ve kurulduğu günden bu yana “Eğitimde Fırsat Eşitliği” misyonuyla binlerce çocuğun hayatını değiştiren Darüşşafaka Cemiyeti yararına düzenlenen bağış konserinde verdiği piyano resitaliyle klasik müzik tutkunlarına unutulmaz bir akşam yaşattı.

Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda sahne alan sanatçı, konserde klasik müziğin efsane isimlerinden Bach, Beethoven, Liszt, Schubert ve Gershwin’in eserlerini yorumladı. Konserden elde edilen gelirle Darüşşafaka Sanat Merkezi’nde ihtiyaç duyulan enstrümanlar temin edilecek.

Konserin, Süreyya Paşa tarafından Darüşşafaka’ya miras bırakılan Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda yapılması da özel bir anlam taşıyor. Süreyya İlmen, nam-ı diğer Süreyya Paşa, vefatından önce mal varlığının büyük kısmını çeşitli kurumlara bağışladı. Bunlar arasında Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihi boyunca babası hayatta olmayan, maddi durumu yetersiz çocuklara en iyi koşullarda eğitim şansı tanıyan Darüşşafaka Cemiyeti de vardı. İlmen, 1927’de görkemli bir galayla açılışı yapılan Türkiye’nin ilk çağdaş tiyatro ve sinema binasını, yani Süreyya Operası’nı Darüşşafaka’ya miras bıraktı. Uzun yıllar sinema olarak hizmet veren bina, Kadıköy Belediyesi tarafından aslına sadık kalınarak restore edildi ve 2007’de kapılarını sanatseverlere açtı. Restorasyon çalışmalarından sonra, opera ve bale temsillerine kavuşan bina, Anadolu yakasının tek, Türkiye’nin altıncı operası olarak hizmet vermeye başladı.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, geçtiğimiz sezon prömiyerini yaptığı ve büyük ilgi gören “Tamino’nun Rüyası” nı, Kasım ayından itibaren Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde sahneleyecek…

Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1791 yılında bestelediği son operası “Sihirli Flüt“ den yola çıkarak hazırlanan bu opera ile çocuklar , sihirli bir yolculuğa çıkıyor…

Tamino’nun Rüyası’nın merkezinde “insan” var. İnsanı insan yapan erdemleri, sevginin her türlü kötülüğü yenen gücünü tanıyacağız. Bakalım, Tamino rüyasında kimlerle tanışacak, ona bu rüyada hangi sihirli melodiler eşlik edecek? Ve bakalım Tamino rüyadan uyanınca onu nasıl bir yaşam bekliyor?

Murat Cem Orhan’ın Orkestra Şefliği’ni üstlendiği eseri Caner Akın sahneye koyuyor. Koro Şefliği Paolo Villa’ya , metin düzenlemesi Defne Arıkan’a, dekoru Zeki Sarayoğlu’na, kostüm tasarımları Gizem Betil’e, ışık tasarımları ise Taner Aydın’a ait.

Sihirli Flüt (Tamino’nun Rüyası) operasında Caner Akın / Ahmet Baykara, Ayşegül Karkıner / Pınar Koç / Sirel Yakupoğlu, Emre Güngör / Umut Tingür, Caner Akgün / Alper Göçeri, Dilruba Akgün / Hale Soner, Betül Görgülü / Begüm Karacasu, Okan Fidan / Can Reha Gün, Zeynep Şimşir, Ayşe Özkan / Elif Tuğba Tekışık, Eda Erdaş / Neslişah Pekin, Damla Dai / Azra Erdoğan , H. Ada Gülmez / Mira Hopanoğlu, Derin Ay Kurtuluş / Berk Türeci dönüşümlü olarak rol alıyorlar.

18 Kasım 2018 , 9 – 23 Aralık 2018 , 3 – 10 Şubat 2019

Kadıköy Bld. Süreyya Opera Sahnesi’nde

Restorasyon çalışmalarının sürdüğü Haydarpaşa Garı çevresindeki arkeolojik kazılarda 2 bin yıllık olduğu düşünülen duvar ile üzerinde koku kolyesi olan ve bin yaşında olduğu düşünülen bir iskelet bulundu. Arkeolojik kazı alanını ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, “Haydarpaşa Kadıköy için, Türkiye için çok önemli bir alan, ülkemizin ortak değeridir. Bu önemli alanı koruyarak, kimliğine yakışır bir biçimde gelecek kuşaklara aktarmak gerekiyor.” dedi.

KOLYESİ ÜZERİNDE ‘BİN YILLIK’ İSKELET BULUNDU
Haydarpaşa Garı çevresinde, Arkeoloji Müzeler Müdürlüğü denetiminde yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında neredeyse her gün yeni tarihi kalıntılar çıkartılıyor. İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun kararıyla 11 Mayıs’ta başlayan arkeolojik kazı çalışmalarında şimdiye kadar onlarca mezar kalıntısı çıkartıldı. Ancak yapılan son çalışmalarda ortaya çıkarılan mezarda bütünlüğü çok fazla bozulmayan ve bin yaşında olduğu düşünülen bir iskelet bulundu. İskeletin üzerinde bir de koku kolyesi de bulunuyor.

NUHOĞLU KAZI ALANINI İNCELEDİ
Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu kazı çalışmalarının sürdüğü alanı ziyaret etti. Nuhoğlu’na kazı alanındaki arkeologlar da eşlik etti. Çalışmalar hakkında bilgi edinen Nuhoğlu, kazı alanından çıkartılan sikkeleri, süs eşyalarını da inceledi. Haydarpaşa’nın çok önemli bir alan olduğunu vurgulayan Nuhoğlu, “Bu önemli alanı koruyarak, kimliğine yakışır bir biçimde gelecek kuşaklara aktarmak gerekiyor. Bu kazılarla da gün yüzüne çıktığı üzere Kadıköy’ün İstanbul’un geleceğine ışık tutan bir alan. Biz de zaman zaman kazıyı yerinde izliyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz. Türkiye için çok önemli bir alan olan gar ve çevresinin hem tarihi hem kültürel mirası ile korunarak sahip çıkılması gerekiyor. Biz hem belediye hem de Kadıköylüler olarak bu konuda oldukça duyarlıyız. Gar eski canlılığına kavuşacak. Trenler gelecek, gar canlı bir şekilde devam edecek.” dedi.

İSTANBUL’UN AKAR DURUMDA OLAN TEK BİZANS ÇEŞMESİ ORTAYA ÇIKTI
Kazılarla birlikte Bizans dönemine ait bir de çeşme bulundu. Bu çeşmenin özelliği hala aktif olması. Yetkililerin verdiği bilgilere göre kazı alanında bulunan su kanalları bu çeşmeye bağlanıyor. İstanbul’un akar durumda olan tek Bizans çeşmesi olduğu belirtilen çeşmenin suyu yapılan testlere göre içilebilir kalitede. Arkeologlar, suyun temiz kalmasını o dönemki mimari faaliyetlerin özenle yapıldığını gösterir nitelikte olduğunu ifade etti.

SUR DUVARI OLABİLİR
3 müze uzmanı, 18 serbest arkeolog, 1 restoratör, 1 fotoğrafçı ve yaklaşık 400 işçinin görev yaptığı alanda, peronların olduğu kısımda ise Hellenistik döneme ait olduğu düşünülen ve demir kenetlerle birbirine bağlı kesme dörtgen blok taşlardan yapılan bir podyum bulundu. Peronların kuzeyinde bulunan alanda sürdürülen çalışmalarda ise batı yüzü kesme dörtgen blok taşlarla çok düzgün bir şekilde inşa edilmiş, sandık duvar tekniği ile yapılmış büyük bir duvar tespit edildi. Yer yer kesintiye uğrayan ancak uzunluğu 100 metre, genişliği ise 3 metre olan bu duvarın henüz hangi döneme ait olduğu kesinleşmiş değil. Ancak arkeologlar duvarın 2 bin yıllık bir geçmişe sahip sur duvarının devamı olduğunu düşünüyor. Duvarın önündeki toprak yapısını inceleyen arkeologlar limanın bu noktadan başladığını ifade ediyorlar. İbrahimağa bölgesinde yapılan kazılarda da Orta Bizans dönemine ait seramik tuğla fırını açığa çıktı.

İMPARATORLARIN SİKKELERİ ÇIKIYOR
Kazı alanında süren çalışmalarda şimdiye kadar yaklaşık 2 bin adet sikke bulundu. Altın ve gümüş sikkeler titizlikle incelenip numaralandırılıyor. Bazı sikkelerin oldukça temiz durumda ve üzerindeki yazılardan nerede basıldığına ve dönemine ait bilgiler de yer alıyor. Bulunan sikkelerden bazılar M.S 610- 641 III. Konstantinos, M.S 527- 565 I. Justinianus’a ait.