Bayburt

Bayburt konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Bayburt konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Bayburt konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Bayburt konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

faust

faustAlman yazar J. W. Goethe’nin aynı adlı eserinden Fransız besteci Charles Gounod’nun bestelediği “Faust” operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahneleniyor. Goethe’nin edebiyat, politika ve doğa bilimleri üzerine yazdığı tüm eserlerinin bir hülasası olarak kabul edilen “Faust”un librettosu Gounod’nun her zaman birlikte çalıştığı Jules Paul Barbier ile Michel Florentin Carré’ye ait.

Son olarak 1992-93 İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanat sezonunda, Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen Faust; 13 Şubat saat 20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Recep Ayyılmaz’ın sahneye koyduğu eserin  orkestra şefi Roberto Gianola. koroyu ise Marco Morrone hazırladı. Koreografisi Beyhan Murphy’e ait eserin dekor tasarımı Efter Tunç, kostüm tasarımı Gizem Betil, ışık tasarımı Yakup Çartık’a ait.

Eserde Faust rolünü Erdem Erdoğan ve Hüseyin Likos, Méphistophélès rolünü Zafer Erdaş,Tuncay Kurtoğlu ve Gökhan Ürben, Marguerite rolünü Ayten Telek,Gülbin Günay, Valentin rolünü Caner Akgün, Alper Göçeri, Siébel rolünü Özge Belen ve Deniz Erdoğan Likos, Wagner rolünü Utku Bayburt ve Bahadır Noyan Coşgun ve Marthe rolünü Neslişah Pekin,Nursel Dinler dönüşümlü olarak üstleniyor.

Konu:

İhtiyar Doktor Faust, kasvetli, karanlık odasında gençliğinin özlemini duymaktadır: Dua da etse derdine çare bulacağından emin değildir. Bu nedenle şeytanı çağırmaya karar verir. Şeytan Méphistophélès yüzünde alaycı gülümseyişiyle gelir ve Faust’a ne istediğini sorar; “Para mı, ün mü?” Yaşlı doctor Faust ise hiç birini istemez, o sadece gençliğini arzulamaktadır.

Şeytan ona gençliğini verecektir ancak buna karşılık ondan ruhunu ister. Ve Méphistophélès kozunu oynar.  Aniden güzel bir kız hayali belirir, bu Marguerite’dir. Marguerite’i gören Faust heyecanla pazarlığı kabul eder. Böylece olaylar gelişir ve Faust genç bir delikanlı olarak kaderini Şeytan Méphistophélès’in ellerine bırakır. Sürükleyici konusu ve dramatik yapısı ile eser, seyircinin beğenisine  sunuluyor.

 

“Faust Şubat’ta şu tarihlerde temsil edilecek:

13 Şubat 2016  Cumartesi     20.00 (Prömiyer)

16 Şubat Salı 20.00/17 Şubat Çarşamba 20.00

18 Perşembe 20.00/20 Şubat Cumartesi 20.00

25 Mart Cuma 20.00/26 Mart Cumartesi 16.00

29 Mart Salı 20.00

Bir süre önce Kurucularımızdan ve Eğitmenlerimizden Oyuncu Cem Cücenoğlu’na bir Japon film yapım şirketinden bir filmde oynaması için teklif geldi. Teklif görüşmelerinin ardından anlaşma imzalandı. Akabinde herşey çok hızlı gelişti.

Dürüyemin Gügümleri Adlı dizi filmde Rol alan Oyuncu ve Eğitmenimiz Cem CÜCENOĞLU

“Dürüyenin Gügümleri” Adlı dizi filmde Rol alan Oyuncu ve Eğitmenimiz            Cem CÜCENOĞLU

Anlaşmanın imzalanmasının ardından Oyuncumuz Japonya’ya uçtu. Filmin Japonya’da geçen bölümünün çekimi tamamlanan film çalışmasının Ülkemizde çekilecek bölümlerinin hazırlıkları devam ediyor.

Cem Cücenoğlu’nun Japonya’da gerçekleşen film çalışması ve orada bulunduğu süre içinde yaşadıklarını yazmasını rica ettik. Aşağıda Japonya anılarını okuyacaksınız. Ve elbette Filmin konusuna kaynaklık eden tarihimizde  “Ertuğrul Faciası” olarak anılan üzücü olayın tarihini de Oyuncumuz Cem CÜCENOĞLU’nun anılarından sonra okuyabilirsiniz.

Japonya Anılarım -Cem CÜCENOĞLU

16 yıllık oyuncuyum. Birçok dizi film, reklam filmi, sinema, filmi, vr, tiyatro oyununda rol aldım. Turnelerle ülkemizin neredeyse her şehrini gezdim. Bir sürü anı ve dost biriktirdim. Ve bunlar birikirken de mesleğimi icra etmek ayrı bir keyifti.

 2014 Aralık Ayının başlarıydı. Akşam 21:00 de telefonum çaldı. Arayan Best Ajans dı. Bizim meslekte o saatte gelen telefonlar genelde “hayırlı”dır. Hayır olsun dedik, açtık telefonu. Heyecanlı bir ses, büyük bir sinema filmi projesinden bahsediyordu. Projenin adı “Ertuğrul” dedi. 1890 da Japonya Kushimoto da batan Ertuğrul Fırkateyni’ni konu alıyordu. 12 Türk Oyuncudan birisi olarak seçilmişim.Çok heyecanlanmıştım. Ve finalde bana çekimlerin Japonya’da olacağını ve minimum 30 gün süreceğini söylediğinde içimi derin bir hüzün kapladı. 30 gün! Çünkü çalıştığım kurumum Narsanat ve çekimleri devam eden bir TV dizisi vardı. 3-5 gün olsa sorun yok. Ben biraz düşünmek ve izin alabilmek için süre istedim. Ertesi gün durumu Narsanat’a bildirdim. Projeyi anlattım. Kendileri anlayışla karşılayıp izin verdi. Daha sonra Dizimizin yapımcısı Hayri Aslan beye durumu anlattım. Biraz süreyi fazla buldu ama sonunda o da izni verdi. Dünyalar benim olmuştu. Pasaport, vize, çalışma izni derken, kostüm provaları… Artık herşey hazırdı.
8 Ocak 2015 yolculuk…

IMG-20150202-WA0050
12 saat süren bir uçak yolculuğuyla Osaka’ ya indik. İnişte bizi bir çekim ekibi karşıladı. Otobüse bindik ve 1,5 saatlik bir yolculukla Kyoto’ ya ulaştık. Otele yerleştikten sonra bizi akşam yemeğine davet ettiler. Ve Geleneksel Japon yemekleriyle tanıştık. Çok lezzetli bir deneyimdi benim için.
5 gün Kyoto’ yu gezdim. Tapınaklar Şehri. Japonya’nın ilk başkentiymiş. Tarihi dokusu mükemmel. Ve çok iyi muhafaza edilmiş. İnanılmaz derecede bir düzen hakim şehirlere. Düzenli trafik, temizlik, kurallara uyan sevimli ve sıcak insanlar… Kısaca olması gereken !!! Bu arada sushi ve sashimi nin dibine vuran Türk ekibi.
Ve Kyoto Toei Stüdyoları’ nda çekimler başladı. Acayip disiplinli bir set. Sahne öncesi en az 1saat prova yapılıyordu. Tabi bunun sayesinde ikinci tekrar yapılmadan bir kerede sahne çekiliyordu. Platodaki tüm sahneler bittiğinde , Kyoto maceramız bitiyordu. Ve kazanın yaşandığı yer olan Kushimoto’ ya doğru yola çıktık.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kyoto’dan Kushimoto’ya 5,5 saat süren bir otobüs yolculuğu yaptık. Vardığımızda ilk olarak yemek yedikten sonra bizi Ertuğrul Anıtı’ na götürdüler. Belediye Başkanı bizi bekliyordu. Bizleri çiçeklerle karşıladılar. Daha sonra saygı duruşunda bulunduk. Çok duygusal anlardı. Ve otele dönüş.  Otelimiz çok büyüktü. Kaldığım oda kendi evimin salonundan büyüktü. Bu bana ilginç geldi çünkü Japonya’ da herşey minimalist tasarımlı. Kushimoto genelde yaşlı nüfusun yaşadığı şirin bir sahil kasabası. Filmi çekeceğimiz ada, buraya bir köprü ile bağlı. Nefis bir köy inşa etmişler film için. Herşey o döneme ait. En az 200 yardımcı oyuncu vardı. Ve hepsi işini profesyonelce yaptı. Kushimoto Türk Derneği bizlere güzel Türk yemekleri hazırlayıp, halk oyunlarımızdan örneklerle harika bir sürpriz yaptılar. Çok eğlenceli günler geçirdik tüm ekipçe. Ve son sahneleri çekerken acı bir haberle sarsıldık. Türkiye’ deki görüşmelerde bize tercümanlık yapan Kazumi, bir rehine haberi yapmaya giderken trafik kazasın da Türkiye de ölmüş. 23 gün kaldığım Japonya’ da sadece 1 ya da 2 kez polis gördüm. Trafik kazası oranı binde bir falanmış. İnsanın üzülmemesi elde mi? (Adamların yapıları 8.5 – 9 şiddetindeki depremlere dayanıklı. Gel gör ki Van depreminde gönüllü çalışan bir Japon, 5,5 lik artçı bir sarsıntıda çöken binanın altında kalarak ölmüştü…)

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

         Ve dönüş günümüzde sabah Osaka’ya doğru yola çıktık. Öğlen 12 de vardığımız Osaka’yı akşam 19:00 a kadar gezme ve alış veriş yapma fırsatımız oldu. Artık ne bulduysak almaya çalıştık. 23:30 da uçağımız havalanmıştı bile. Eşimi, ailemi ve Memleketimi çok özlemiştim. Atatürk Havaalanı’nın kapısından ilk çıktığımda 2 Taksici birbirlerine “ana avrat” küfür ediyorlardı. Yerler sigara izmariti doluydu. Eve geldiğimizde, belediyenin kaldırım çalışması sayesinde gölete dönen salonum… Canım memleketim! Nasıl da özlemişim seni 🙂

Bir daha böyle bir şans gelir mi bilemem ama, bana, bu şansı değerlendirmeme olanak sağayan Narsanat’tan Patronum Sn. Naci Özcan ve Limon Film’in sahibi Sn. Hayri Arslan beye teşekkürü bir borç bilirim.

ERTUĞRUL FACİASI 

ertugrul-gazi-firkateyn

Ertuğrul, Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış ve 19 Ekim 1863 Pazartesi günü Padişah huzurunda denize indirilmiş Osmanlı fırkateyni. Makine ve kazanları 1864’te İngiltere’de monte edilmiştir. 1865’te Kosova ve Hüdavendigâr gemileriyle birlikte İngiltere’den yurda dönerken Cherburg, Toulon ve bazı İspanyol limanlarına uğramış, İstanbul’a gelişinde de Beşiktaş Sahil Saray-ı Hümayunu (Dolmabahçe Sarayı) önünde demirli kalmış, bir süre sonra da Haliç’e kapatılmıştır.

ertuğrul gemisi personelinden

Ertuğrul Gemisi personelinden

 

Gemi 8 adet 150 milimetrelik Krupp topu, 5 adet 150 librelik Armstrong topu, 2 adet 4, 2 adet 3 fontluk Krupp, 2 adet 5 namlulu Hockins, 2 adet 5, 4 adet namlulu Nordenfeld, 1 adet 12 ve 1 adet 6 librelik roket kovanı, 1 torpido atış kovanı, 2 torpido, 100 Martin Henry tüfeği, 100 Winchester tüfeği ve 40 adet tabanca taşımaktadır.

Ertuğrul 79 metre boyunda, 15,5 metre genişliğinde idi ve 8 metreye yakın su çekiyordu. 60 ton su alıyor, aldığı kömürle de 10 mil süratle 9 saat seyredebiliyordu. Gemi zamanına göre modern araçlarla donatılmış, elektrikle aydınlatılmıştı. Bunlar göz önüne alınarak teknenin çürüklüğünden başka kusuru yoktu denilebilir.

Ertuğrul Fırkateyni’nin Mürettebat Sayısı

oşima da Ertuğrul şehitleri

Ertuğrul’un mürettebat sayısı kaynaklarda farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Süleyman Nutku, subayların ismini ve sayısını ayrıntılı olarak verirken erlerin sadece sayısını vermekle yetinmiştir. 54 subay ve 553 er olmak üzere toplam 607 kişiden bahseder. Bazı çalışmalarda da Ertuğrul’un mevcudu toplam 609, 61 subay ve memur, 548 er ve erbaş olmak üzere toplam 609 kişi; 56 subay 537 er toplam 593; 62 subay 547 er ve erbaş, toplam 609; 61 subay ve memur 548 er toplam 609; 56 subay 537 er ve erbaş, 6 sivil personel olmak üzere toplam 599; toplam 607; 56 subay, 591 er ve bazı sivil teknisyenler olmak üzere toplam 655; 44 subay, 14 mühendis (yüzbaşı), 591 er, 5 sivil ve 1 şair olmak üzere toplam 655 olarak verilmektedir.

Yolculuk

ertuğrul güzergah

II. Abdülhamid, 1887 yılında Japonya İmparatoru Komeii ‘nin yeğeninin bir savaş gemisiyle İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından Japonya’ya bir heyet gönderilerek iade-i ziyaret yapılmasını emretmişti. Gemi, II. Abdülhamid’den Japon İmparatoruna mücevherli imtiyaz nişanı ve diğer hediyeleri götürecekti.

Padişahın isteği üzerine donanmanın en güzel gemisi bu iş için tahsis edildi. Bazı uzmanların bu geminin çürük olduğu ve böyle bir seferi tamamlayamayacağı yönündeki raporlarina rağmen Ertuğrul Fırkateyni, Temmuz 1889’da İstanbul’dan yola çıktı. İlk arızasını sueyş kanalında yaptı ve Güzergâhı boyunca çeşitli limanlara uğrayarak seyahat ediyordu. Fırkateyn, Singapur’a vardığında kafile başkanı Miralay Osman Bey Amiralliğe terfi ettirildi. Kafile, uğradığı ülkelerin halkları ve Müslümanlar tarafından görkemli sevgi gösterileriyle karşılanıyor, gemiyi kimi zaman binlerce kişiden oluşan gruplar ziyaret ediyordu. Gemi, 11 ay sonra 7 Haziran 1890 tarihinde Japonya’nın Yokohama Limanı’na vardı.

İmparator Komeii, Türk amiralini ve heyetini görkemli bir şekilde karşıladı. Şehir halkı Türk amiralinin saray arabası ile İmparatorun yanına gidişini sevgi gösterileriyle takip etti.

Ertuğrul Fırkateyni, Japon sularında kaldığı üç ay boyunca etrafındaki binlerce Japon kayığına 50 kişilik bandosuyla konserler verdi. Nihayet geri dönüş yolculuğu için hazırlıklar tamamlandı. Yola çıkılacağı gün Japon Deniz Kuvvetlerinin tayfun uyarısına rağmen, Ertuğrul Fırkateyni planlandığı gibi 15 Eylül 1890 tarihinde Yokohama Limanı’ndan ayrıldı.Kuşimoto açıklarında tayfuna yakalanan Ertuğrul Fırkateyni 16 Eylül 1890’da kayalara çarparak battı. Kazadan sadece 69 denizci kurtulabildi, Amiral Osman Bey de dahil diğer mürettebat hayatını kaybetti.

Ertuğrul Fırkateyni’nin trajik sonu Türk-Japon halklarını yakınlaştırdı. Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi. Torajiro Yamada isimli bir Japon, şehit yakınları ve kazazedeler için yardım kampanyası düzenledi. Toplanan para aynı kişi tarafından dönemin padişahına teslim edildi. Hayatta kalan 69 denizci, Japonya İmparatorunun talimatıyla Hiei ve Kongō isimli iki askeri gemi ile İstanbul’a gönderildi.

Kazada ölenlerin anısına Kuşimoto’da bir anıt yapılmıştır. İlk anıt Japonlar tarafından 1891’de dikilirken, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletilmiştir. Şehitlik Anıtı, 3 Haziran 1929 tarihinde Japon İmparatoru tarafından da ziyaret edilmiştir. 1937’de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak anma törenleri yapılmaktadır.

Kuşimoto kasabası Mersin ve Yakakent ile kardeş şehirdir. Kuşimoto’da bir de müze bulunmaktadır. 1974 yılında inşa edilen “Türk Müzesi”nde Ertuğrul Fırkateyni’nin maketi, gemideki asker ve komutanların fotoğrafları ve heykelleri bulunmaktadır.

Şehitler arasında Hasan Âli Yücel’in annesi Neyyire Hanım tarafından dedesi ve Can Yücel’in büyükdedesi Kaptan Âli Bey de bulunmaktaydı.

Mürettebat

Şehit Olan Yüzbaşı ve Üstü Subaylar (587 kişi şehit olmuştur.)

  • Mirliva Osman Paşa,Kumandan
  • Miralay İbrahim Bey, Serçarkçı
  • Miralay Hüsnü Bey, Sertabib
  • Kaymakam Ali Bey, Süvari
  • Kaymakam Cemil Bey, Süvari Muavini
  • Binbaşı Yeniçeşmeli Nuri Bey, Süvari-yi Sani
  • Binbaşı Asitaneli Mehmet Bey, Üçüncü Kaptan
  • Binbaşı Tekfurdağlı Ömer Bey, Dördüncü Kaptan
  • Binbaşı Kasımpaşalı Hacı Ahmet Bey, Çarkçı-yı Sani
  • Sağkolağası Yasef Efendi, Tabib-i Sani
  • Solkolağası Beşiktaşlı Hasan Tahsin Kaptan, Seyr ü Sefain Memuru
  • Solkolağası Kadıköylü Reşad Kaptan, Torpido Muallimi
  • Solkolağası Asitaneli Tevfik Kaptan, Beşinci Kaptan
  • Solkolağası Eyüplü Şevki Efendi, Dördüncü Çarkçı
  • Kalyon Katibi Kasımpaşalı Cemal Efendi, Serkatip
  • Yüzbaşı Yanyalı Celal Efendi, Topçu Zabiti
  • Yüzbaşı Kasımpaşalı Hamdi Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Davud Paşalı Hulusi Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Yeniçeşmeli Nuri Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Asitaneli Ömer Lütfi Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Kasımpaşalı Mehmet Ömer Efendi, Bölük Zabiti
  • Yüzbaşı Asitaneli Mehmet Cemal Efendi, Çarkçı
  • Yüzbaşı Tophaneli Said Efendi, Çarkçı
  • Yüzbaşı Eyüplü Arif Efendi, Çarkçı

Kurtulan Yolcular(69 kişi kurtulmuştur.)

  • Sağkolağası Kasımpaşalı Mehmet Arif Efendi, Çarkçı-yı salis
  • Fırkateyn Katibi Oflu Mustafa Efendi, Katib-i sani
  • İmam-ı sınıf-ı salis Şileli Hafız Ali Efendi, İmam
  • Yüzbaşı Asitaneli Mehmet Ali Bey, Çarkçı
  • Mülazım-ı evvel Edirnekapılı İsmail Efendi, Musika Zabiti
  • Mülazım-ı sani Beşiktaşlı Haydar Efendi, Fotoğraf Memuru

Şehit olan Tüm mürettabat Listesi

Ertuğrul’un mürettebatı 26 güverte, 21 makine subayı, 1 sıhhiye, 1 silahendaz, 1 bando şefi, 5 askerî usta olmak üzere toplam 55 subay, 12 yeni mezun mühendis teğmen, 1 başçavuş, 2 serdümen çavuşu, 15 bölük çavuşu, 9 bölük emini, 57 onbaşı, 352 güverte eri, 37 makine eri, zanaatkâr ve hizmetli toplamı 70 kişi ve 1 de imam ile toplam 610 kişidir.

 

Şehit Subaylar

Kafile Komutanı – Mirliva Cibalili Osman Ahmed Paşa

Çarkçıbaşı – Makine Miralayı Hemşinli İbrahim Mehmed Bey

Gemi Süvarisi Güverte Kaymakam – Tekirdağlı Yarbay Ali Mehmed Bey

Baş Tabib – Miralay Eyüblü Hüseyin Hüsnü Hüseyin Bey

Süvari Muavini Güverte Kaymakam – Tekirdağlı Ahmed Cemil Alâattin Bey

İkinci Kaptan – Güverte Binbaşı Yeniçeşmeli Nuri Hüseyin Bey

Üçüncü Kaptan – Güverte Binbaşı Fenerli Mehmed Yakup Bey

Dördüncü Kaptan – Güverte Binbaşı Tekirdağlı Ömer Mehmed Bey

İkinci Çarkçı – Makine Binbaşı Kasımpaşalı Hacı Ahmed Hasan Bey

Tabib Sağkolağası – Beyoğlulu Yasef Jak Efendi

Seyir Subayı Güverte Solkolağası – Beşiktaşlı Hafız Tahsin Mehmed Kaptan

Torpido Muallimi Güverte Solkolağası – Kadıköylü Reşat Emin Kaptan

Beşinci Kaptan – Güverte Solkolağası Asitaneli Tevfik Mehmed Kaptan

Dördüncü Çarkçı – Makine Solkolağası Eyüplü Şevki Bekir Efendi

Baş Katip – Kalyon Katibi Kasımpaşalı Cemal Ethem Efendi

Topçu Subayı Güverte – Yüzbaşı Yanyalı Celâl Fevzi Efendi

  1. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Kasımpaşalı Hamdi Mehmed Efendi
  2. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Davudpaşalı Hulusi Nuri Efendi
  3. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Yeniçeşmeli Mehmed Nuri Ali Efendi
  4. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Asitaneli Ömer Lütfı Bekir Efendi
  5. Bölük Subayı Güverte – Yüzbaşı Kasımpaşalı Mehmed Ömer İzzet Efendi

Makine Vardiya Subayı – Çarkçı Yüzbaşı Asitaneli Mehmed Cemal Salih Efendi

Makine Vardiya Subayı – Çarkçı Yüzbaşı Tophaneli Mehmet Sait Abdullah Efendi

Makine Vardiya Subayı – Çarkçı Yüzbaşı Eyüplü Arif Salih Efendi

Seyir Subay Muavini – Mülazım-ı Evvel Beykozlu Necip, Mehmet Rasim Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kocamustafapaşalı Agâh Rıza Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Beşiktaşlı Rıza, Ahmet Hamdi Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Asaf, Şükrü Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Mehmet, İsmail Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Beykozlu izzet, Şerif İsmail Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Ali Rıza, Ziya Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Küçükpazarlı Hâşim, Süleyman Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Tophaneli Mehmed, Tevfik Halim Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Hasköylü Ahmed, Eyüp Efendi

Seyir Subayı Muavini ve 1. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Sütlüceli Şemsettin Hurşit Efendi

Seyir Subayı Muavini ve 2. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Basri Şükrü Efendi

Seyir Subayı Muavini ve 3. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kapandakikli İbrahim Şevki, İbrahim Efendi

Topçu Komutan Muavini ve 4. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Saffet Rıfat Efendi

Seyir Subay Muavini ve 5. Bölük Subayı – Güverte Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı Hasan Tahsin İsmail Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel Asitaneli Sadık Eyüp Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel İstinyeli Ali Rıza Şevki Efendi

Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel Küçükmustafapaşalı Kadri Hasan Ahmed Efendi

Torpido Memuru Stajyer Bölük Subayı – Çarkçı Mülazım-ı Evvel Kasımpaşalı H. Kemal Hasan Efendi

İnşaiye Subayı – İnşaiye Mülazım-ı Evvel Sultanselimli Ali Mehmed Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kulaksızlı Ali, Arif Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kasımpaşalı Şem’i, Mustafa Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kasımpaşalı Ahmet Ziya, İbrahim Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Kasımpaşalı Mehmed Ziya, Emin Efendi

Stajyer Güverte – Mülazım-ı Sâni Balatlı Salih, Ahmed Emin Efendi

Silâhendaz – Mülazım-ı Sâni Çeşmeli Ferdi Mustafa Ahmed Efendi

 

Maiyet Erleri

Bölükten Sürmeneli Yakup oğlu Ahmet Çavuş – 1884/1936

Bölükten Bölük Emini Gümüşhaneli Tufan oğlu Arif Çavuş – 1885/1601

Sibyan’dan Geçme 1. Bölükten Lomlu Yahya oğlu Ruşen – Er l883/2047

 

Bölük Eratı

Urlalı Abdullahoğlu Hüseyin – Çavuş 1885/4405

Rizeli Kumaşoğullarından Hüseyin oğlu Salih – Onbaşı 1884/887

Yumralı Köroğullarından Bayram oğlu Mehmed – Onbaşı 1884/1107

Çarşambalı Bastiloğullarından Halil oğlu Hamid – Onbaşı 1884/2102

Tırebolulu Velioğullarından İsmail oğlu Hasan – Onbaşı 1885/610

Giresunlu Kirazoğullarından Mehmet oğlu Şükrü – Onbaşı 1885/1024

Keşaplı Sakallıoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Onbaşı 1885/3541

Akçaabadlı Süleymanoğullarından Osmanoğlu Nuri – Onbaşı 1885/3841

Ordulu Karavelioğullarından Hüseyin oğlu Ahmed – Onbaşı 1885/4095

Yumralı Kalaycıoğullarından Ömer oğlu Mehmed – Onbaşı 1885/6073

Milolu (Antalya) Mustafa oğlu Mustafa – Onbaşı 1885/6880

Tonyalı Kuzuluğullarından Mehmed oğlu Abdullah – Onbaşı 1885/3612

Tophaneli Sadık oğlu Mehmed Sibyandan Geçme – Er 1879/4066

Asitaneli Yunus oğlu Kadri Sibyandan Geçme – Er 1882/1315

Göreleli Ahmedoğullarından İbrahim oğlu Hasan – Er 1884/160

Keşaplı Veysioğullarından Halil oğlu Halil – Er 1884/647

Mapavrili Balyasoğullarından Osman oğlu Salih – Er 1884/1720

Oflu Deliömeroğullarından Mustafa oğlu Mehmed – Er 1885/41

Rizeli Haliloğullarından Memiş oğlu Mehmed – Er 1885/225

Divrikli Şeyoğullarından Mehmed oğlu Hasan – Er 1885/309

Samsunlu Öksüzoğullarından Mehmet oğlu Abdullah – Er 1885/8 86

Samsunlu İmanoğullarından Ali oğlu Halil – Er 1885/892

Giresunlu Yusufoğullarından Hasan oğlu İlyas – Er 1885/1016

Akçaabatlı Ahmedoğullarından Yusuf oğlu Ahmet Hamdi – Er 1885/1376

Pirazizli Alibaşoğullarından Mehmet oğlu Mehmet – Er 1885/2504

İnebolulu Zingaroğullarından Ali oğlu Mustafa – Er 1885/2713

Ordulu Halil oğlu Ahmet – Er 1885/4715

Ordulu Müftüoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1885/4184

Ordulu Tiryakioğullarından Süleyman oğlu Mahmut – Er 1885/4190

Oflu Hacıhasanoğullarından Mehmed oğlu İsmail – Er 1885/4675

Ordulu Sakaoğullarından Mehmed oğlu Mustafa – Er 1885/7360

Keşdereli (Fatsa) Armağanoğullarından Hasan oğlu Hüseyin – Er 1886/217

izmirli Bulanhmehmedoğullarından Mustafa oğlu Osman – Er 1886/1294

Hoşalaylı (Fatsa) Eyüboğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1886/1943

Samsunlu Uzunoğullarından Ali oğlu Mehmet – Er 1886/2860

Bafralı Aşçıoğullarından Mehmet oğlu Recep – Er 1886/3005

Alaçamlı Köleoğullarından Veli oğlu Hüseyin – Er 1886/3066

Kale-i Sultaniyeli Ali oğlu Mehmed – Er 1887/187

Gemlikli Sertabdullahoğullarından Mustafa oğlu Osman – Er 1887/525

Amasralı Yazıcıoğullarından Ali Osman oğlu İbrahim – Er 1887/636

Ayvacıklı Karahasanoğullarından Ali oğlu Şevket – Er 1887/717

Ayvacıklı Bozoğullarından Ahmet oğlu Mustafa – Er 1887/725

Amasralı Yeniçerioğullarından Osman oğlu Mustafa – Er 1887/876

Kuruçaylı (Erzincan) Sarıoğullarından Halil oğlu Mustafa – Er 1887/947

Bartınlı Şeyhoğullarından Süleyman oğlu Şaban – Er 1887/1323

Çamaşlı (Ordu) Dumanoğullarından Mehmet oğlu Osman – Er 1887/1782

Balıkesirli Topaloğullarından Ahmet oğlu Ali Osman – Er 1887/1797

Vakfıkebirli Naipoğullarından Arif oğlu Mustafa – Er 1887/2022

Akçaabatlı (Trabzon) Alemdaroğullarından Hasan oğlu Ömer – Er 1887/2405

Hamidiyeli (Şebinkarahisar) İkizoğullarından Ömer oğlu Şakir – Er 1887/2860

Koçhisarlı Saraçoğullarından Ali oğlu Arif – Er 1887/2923

İzmirli Abdülbarı oğlu Kemalettin – Er 1887/3058

Kaşlı (Antalya) Kocavelioğullarından Molla Veli oğlu Ömer – Er 1887/3410

Kaşlı (Antalya) Mollaisaoğullarından Musa oğlu Mustafa – Er 1887/3407

Lapsekili Servi Muhacirlerinden Mustafa oğlu İsmail – Er 1887/3460

Lapsekili Kaşıkçıoğullarından Mustafa oğlu Mehmet – Er 1887/3450

Lapsekili Ahmetçavuşoğullarından Ahmet oğlu Mehmed – Er 1887/3461

Kale-i Sultaniyeli Çakıroğullarından Musa oğlu Mustafa – Er 1887/3 588

Şileli Değirmencioğullarından Halil oğlu Mustafa – Er 1887/5647

Şileli Mollamehmetoğullarından İbrahim oğlu Mehmet – Er 1887/5669

Gebzelı Akviranlı-Torunu Lâtif oğlu izzet – Er 1887/5775

İstefanlı (Ayancık) Sepetçioğullarından Yusuf oğlu Fevzi – Er 1887/5865

Ezineli Karaahmetoğullarından İbrahim oğlu Ahmet İzzet – Er 1887/6207

Kavaklı (Samsun) Müezzinoğullarından Ahmet oğlu Şerif – Er 1888/975

Kavaklı (Samsun) Molla Mustafa yeğeni Sadık oğlu Lütfullah – Er 1888/985

İzmirli Saraçoğullarından Halil oğlu Ahmet – Er 1888/1619

Atmalı (Pazar) Hûsrevoğullarından Ali oğlu Şaban – Er 1888/1845

Hemşinli Velioğullarından Mustafa oğlu İlyas – Er 1888/1906

Giresunlu Erzurumluoğullarından Resul oğlu Hasan – Er 1888/1953

Karaburunlu (İzmir) Manastırlı Hüseyin Torunu Halil oğlu Hüseyin – Er 1888/2857

Karaburunlu (İzmir) Hüseyin oğlu Hasan – Er 1888/2859

Karaburunlu (İzmir) Mustafa oğlu Mehmed – Er 1888/2861

Urlalı Beyoğlu Hasan Torunu Ali oğlu Ahmet – Er 1888/2913

Bursalı Sadettin oğlu Mustafa – Er

 

Bölük Eratı 2

Rizeli Mustafa oğlu Zekeriya – Çavuş 1880/787

Kasımpaşalı Ali oğlu Salih Agâh – Çavuş, Bölük Emini 1881/7979

Göreleli Eyiceoğullarından Süleyman oğlu Mehmet – Çavuş 1884/161

Minolu (Antalya) Osmanoğullarından Ali oğlu Ömer – Çavuş 1885/6875

Giresunlu Çamcalıoğullarından Mehmet oğlu Osman – Onbaşı 1883/3105

Çarşambalı Hatipoğullarından Selim oğlu Mehmet – Onbaşı 1884/1747

Mapavrili (Rize) Bağdatlıoğullarından Ali oğlu Ömer – Onbaşı 1885/217

Şarlı (Trabzon) Kemancıoğullarından Mustafa oğlu Yakup – Onbaşı 1885/684

Bulamanlı (Ünye) İshakoğullarından Ömer oğlu Ali – Onbaşı 1885/71 î

Ulubeyli (Ordu) Kahyaoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Onbaşı 1885/756

Mecitözlü Kavakçıoğullarından Alı oğlu Hüseyin – Onbaşı 1885/3607

İzmirli Mustafa oğlu Mehmet – Onbaşı 1886/1157

Eskizağralı Kamil oğlu Hasan Tahsin Sübyandan Geçme – Er 1880/2224

Meğrili (Fethiye) Avıoğullarından Hüseyin oğlu Ömer – Er 1883/2994

Topkapılı Salih oğlu Selahaddin Sübyandan Geçme – Er 1884/3125

Tirebolulu Çilahmetoğullarından Süleyman oğlu Hüseyin – Er 1885/326

Samsunlu Tolukoğullarından Hüseyin oğlu Hasan – Er 1885/883

Samsunlu İmamoğullarından Ali Oğlu Musa – Er 1885/889

Gümüşhaneli Sandıkoğullarından Hasan oğlu Mehmed – Er 1885,1536

Karaburunlu Ibrahimoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1885/2062

Çarşambalı Avcıoğullarından Mehmet oğlu Ali – Er 1885/2599

Ordulu Kocaoğullarından Süleyman oğlu İbrahim – Er 1885/4173

Ordulu Varilcioğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1885/4192

Gebzeli Seyit Mehmet oğlu Osman Şerif – Er 1886/2768

Samsunlu Softaoğullarından Mehmet oğlu Selim – Er 1886/2869

Bafralı Kargaoğlu Yeğeni Hasan oğlu Arif – Er 1886/3 007

Bafralı Abti oğlu Yusuf – Er 1886/3011

Rizeli Topaloğullarından Recep oğlu Temel – Er 1887/245

izmirli Çırpanoğullarından Mehmet oğlu Osman – Er 1887/305

İzmirli Ahmet oğlu Necip – Er 1887/313

Gemlikli Mustafa oğlu İbrahim – Er 1887/524

Maçkalı (Trabzon) İncehasanoğullarından Hasan oğlu Osman – Er 1887/680

Maçkalı (Trabzon) oğlu Mustafa – Er 1887/688

Ayvacıklı Hacıtalipoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1887/73 5

Ayvacıklı Mahmutoğullarından Arif oğlu İsmail – Er 1887/762

Cideli Lazoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Er 1887/1439

Abanalı (İnebolu) Kalafatoğullarından Ali oğlu Ali – Er 1887/1552

Balıkesirli Tırnavalıoğullarından Osman oğlu Abdurrahman – Er 1887/1801

Akçaabatlı Köroğullarından Mehmet oğlu Kamil – Er 1887/2360

Akçaabatlı Haliloğullarından Mehmet oğlu Osman – Er 1887/2361

Akçaabatlı Mısırlıoğullarından Mehmet oğlu İbrahim – Er 1887/2370

Akçaabatlı Turalıoğullarından Mustafa oğlu Ali – Er 1887/2425

Akçaabatlı Mollaoğullarından İsmail oğlu Emin – Er 1887/2434

Hamidiye (Bolu) Nasuhoğullarından Hasan oğlu Hüseyin – Er 1887/2716

Hamidiye (Şibinkarahisar) Fettahoğullarından İbrahim oğlu Mustafa – Er 1887/2884

Lapsekili Topalmahmutoğullarından Mehmet oğlu Hüseyin – Er 1887/3459

Kemahlı Köseoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Er 1887/3666

Lapsekili Demirciismailoğullarından İsmail oğlu Hasan – Er 1887/3474

Bayburtlu Ahmet oğlu Veli Şükrü – Er 1887/4684

İstefanlı (Ayancık) Bafralıoğullarından Salih oğlu Şaban – Er 1887/5 577

Şileli Manavoğullarından İdris oğlu İsmail – Er 1887/5663

Şileli Kuzuoğullarından İbrahim oğlu Mehmet – Er 1887/5675

Edremitli Mustafa oğlu İbrahim – Er 1887/5 702

Edremitli Peynircioğullarından Mustafa oğlu Ali – Er 1887/5707

Edremitli Kundakçıoğullarından Mehmet oğlu Hasan – Er 1887/5712

Gebzeli Mahmut oğlu Mustafa – Er 1887/5793

Gölpazarlı Ağzıyukarıoğullarından Ahmet oğlu Mustafa – Er 1887/5999

Yaykıllı (Gerze) Tiryakioğullarından Mehmet oğlu Ahmet – Er 1887/6025

Ezineli Dağlıoğullarından Hüseyin oğlu Mehmet – Er 1887/6213

Ezineli Hacınizamoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1887/621 5

Çarşambali Çakıroğullarından Mehmet oğlu Kadir – Er 1888/2

Sürmeneli Süleymanoğullarından Mustafa oğlu Miktad – Er 1888/705

Sürmeneli Sakaoğullarından Ömer oğlu Hüseyin – Er 1888/712

Kavaklı (Samsun) Atlıoğullarından Mustafa oğlu Ahmet – Er 1888/948

Kavaklı (Samsun) Haliloğlu Torunu Mehmet oğlu Ahmet – Er 1888/949

Kavaklı (Samsun) Marizoğullarından İbrahim oğlu Mustafa – Er 1888/958

Kavaklı (Samsun) Azimoğullarından Salih oğlu Hamit – Er 1888/962

Kavaklı (Samsun) Kozanoğullarından Ahmet oğlu Mehmet – Er 1888/968

Kavaklı (Samsun) Çürükhaliloğullarından Osman oğlu Hüseyin – Er 1888/970

Kavaklı (Samsun) Topaloğullarından Şerif Oğlu Emrullah – Er 3 888/973

Kavaklı (Samsun) Mustafaoğullarından Ali oğlu Arif – Er 1888/978

Kavaklı (Samsun) Karabaloğullarından Recep oğlu Emin – Er 1888/982

Burunabatlı (İzmir) Bölükoğullarından Süleyman oğlu Mehmet – Er 1888/1549

Karaburunlu (İzmir) Mehmet oğlu Mustafa – Er 1888/2861

Urlalı Musaoğullarından Ömer oğlu Mehmet – Er 1888/2918

 

Bölük Eratı 3

Mapavrili (Rize) Alcıkoğullarından Mustafa oğlu Kerim – Çavuş 1884/2542

Çevreğili (Ünye) Kerimoğullarından Sadık oğlu İshak – Çavuş, Bölük Emini 1885/3422

Bigalı Tuzlalıoğullarından Ali oğlu Halil – Çavuş 1885/6130

Ordulu İmamoğullarından Mustafa oğlu Mustafa – Çavuş, Bölük Emini 1885/7359

Üsküdarlı Emin oğlu İsmail Sübyandan Geçme – Onbaşı 1881/8008

Sivrihisarlı Mehmet Oğlu Mahmut – Onbaşı 1883/4161

Elmalı Karahaliloğullarından Mahmut oğlu Ali – Onbaşı 1883/4878

Oflu Karıncaoğullarından Mustafa oğlu Mehmet – Onbaşı 1885/46

Maçkalı Kalenderoğullarından Süleyman oğlu Ali – Onbaşı i 885/259

Sürmeneli Alakahoğullarından Mehmet oğlu Ömer – Onbaşı 1885/3514

Ordulu İmamoğullarından Mahmut oğlu Hüseyin – Onbaşı 1887/4215

Somalı Mustafaoğullarından İsa oğlu Mahmut – Er 1881/6821

Hasköylü Mehmet oğlu Apti Sübyandan Geçme – Er 1881/8148

İnebolulu Mollahasanoğullarından Hasan oğlu Salih – Er 1884/1631

Maçkalı (Trabzon) Mollamehmetoğullarından Halil oğlu Ahmet – Er 1884/2321

Maçkalı (Trabzon) Murtazaoğullarından Ali oğlu Halil Arif – Er 1885/287

Tirebolulu Karahüseyinoğullarından Hasan oğlu Halil – Er 1885/512

Arhavili (Rize) Hotinoğullarından Şaban oğlu Süleyman – Er 1885/661

Samsunlu Memişoğullarından Hasan oğlu Şerif – Er 1885/912

Ordulu Karahasanoğullarından Murteza oğlu Mehmet – Er 1885/2296

Pazarsulu (Giresun) Çırakoğullarından Hasan oğlu Hüseyin – Er 1885/3199

Akköylü (Giresun) Kürtoğullarından Hasan oğlu İbrahim – Er 1885/3210

Abanalı (İnebolu) Tiryakioğullarından Mehmet oğlu Mehmet – Er 1885/3730

Ordulu Abazoğlu Torunu Mustafa oğlu Osman – Er 1885/4183

Ordulu Kocahasanoğullarından Osman oğlu Hüseyin – Er 1885/4200

Ordulu Mehmetağaoğullarından Mahmut oğlu Ömer – Er 1885/4206

Oflu Sarıalioğullarından İbrahim oğlu Recep – Er 1885/4676

Vakfıkebirli Kuruoğullarından Ali oğlu İzzet – Er 1885/6357

Ordulu Toymazoğullarından Ahmet oğlu İbrahim – Er 1885/73 53

İzmirli Arnavutoğullarından İsmail oğlu Cemil – Er 1886/1296

Hoşalaylı (Cide) Dedemehmetoğullarından Ömer oğlu Mustafa – Er 1886/1816

Şileli Tombuloğullarından Mehmet oğlu Recep – Er 1886/2128

Cideli Bilaloğullarından Memiş oğlu Bilal – Er 1886/2544

Çarşambalı Abbasoğullarından Abdullah oğlu Hasan – Er 1886/2587

Bafralı Çolakoğullarından Hüseyin oğlu Ömer – Er 1886/3001

Akköylü (Giresun) Sarıoğullarından Aziz oğlu Hasan – Er 1886/3 748

Kurayısebalı (Trabzon) Ekşioğullarından Davut oğlu İsmail – Er 1887/342

Gemlikli Arıkoğullarından Rüstem oğlu Mehmet – Er 1887/523

Gemlikli Eskizaroğullarından Mehmet oğlu Selim – Er 1887/527

Gemlikli Kürtoğullarından Osman oğlu Mehmet – Er 1887/531

Ayvalıklı İmamoğullarından Hüseyin oğlu Şerif İbrahim – Er 1887/727

Lapsekili Hasan oğlu Hasan – Er 1887/765

Ayvacıklı Tepeköylüoğullarından Ali oğlu Mustafa – Er 1887/766

Sürmeneli Alioğullarından Osman oğlu Hasan – Er 1887/784

Hemşinli Panbukçuoğullarından Cumaali oğlu Hüseyin – Er 1887/2654

Hamidiyeli (Bolu) Köseoğullarından Veli oğlu Recep – Er 1887/2713

Bayburtlu İbrahim oğlu Şerif – Er 1887/3086

Ökseli (Çarşamba) Mollaömeroğullarından Ömer oğlu İbrahim – Er 1887/3196

Kalafatlı Alihocaoğullarından Ömer oğlu Ali – Er 1887/3413

Lapsekili Tatarpazalığı Muhacirlerinden Mehmet oğlu Osman – Er 1887/3463

Lapsekili Kaptanoğullarından Yusuf oğlu Mustafa – Er 1887/3466

Sivaslı Delibekiroğullarından Bekir oğlu Mehmet – Er 1887/3 531

Karadenizli (Rize) Kalpakoğullarından Hüseyin oğlu Ali – Er 1887/3673

Bayburtlu Mehmet oğlu Ali – Er 1887/4701

Mudanyalı Mustafa oğlu Kara Salim – Er 1887/5074

İstefanlı (Ayancık) Kesercioğullarından Arif oğlu İbrahim – Er 1887/5561

İstefanlı (Ayancık) Salimbeşoğullarından Ahmet oğlu Mehmet – Er 1887/5564

Şileli Kadirbeyoğullarından Mehmet oğlu Halil – Er 1887/5649

Şileli Bostanoğullarından Süleyman oğlu Emin – Er 1887/5678

Kavaklı Kadıoğlu Yeğeni Ahmet oğlu Hakkı – Er 1888/977

Yumralı Aliyazıcıoğullarından Osman oğlu Numan – Er 1888/1138

Tirebolulu Balioğullarından Mehmet oğlu Dursun – Er 1888/2113

Karaburunlu (İzmir) Amcahaliloğullarından Halil oğlu Hasan – Er 1888/2849

Karaburunlu (İzmir) Silistirelilerden Hasan oğlu Hasan – Er 1888/2859

Karaburunlu (İzmir) Manastırlıhamzaoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1888/2860

Çeşmeli Ali oğlu Esat – Er 1888/2882

Çeşmeli Kocasüleyman Torunu Mehmet Ali oğlu İsmail – Er 1888/2883

Urrah Beyoğluhasan torunu Ali oğlu Ahmet – Er 1888/2913

Karadereli (Rize) Tüfekçioğullarından Ahmet oğlu Mustafa – Er 1888/2964

 

Bölük Eratı 4

Akçaabatlı Velioğullarından Salihoğlu Mustafa – Çavuş 1884/3047

Tekirdağlı Emin oğlu Mehmet – Çavuş, Bölük Emini 1885/1125

Yaralı Mehmet oğlu Eyüp – Çavuş 1885/6300

Seydişehirli Hasanoğullarından Hüseyin oğlu Hüseyin – Onbaşı 1884/1389

Giresunlu Bıyıkoğullarından Ahmet oğlu Hasan – Onbaşı 1885/1048

Akçaabatlı (Trabzon) Osman oğlu Mehmet Bilâl – Onbaşı 1885/1375

Sürmeneli Hamzavelioğullarından Ahmet oğlu Hasan – Onbaşı 1885/6552

Antalyalı Abdurrahman oğlu Bekir – Onbaşı 1885/6923

Tophaneli İbrahim oğlu Mehmet – Er 1881/8197

Termeli (Samsun) İbrahimoğullarından Hüseyin oğlu Hasan – Er 1883/3795

Maçkalı Köleoğlu Yeğeni Ali oğlu Emin – Er 1885 267

Şarlılı Veysioğullarından İbrahim oğlu Abdullah – Er 1885/438

Fatsalı Zoroğullarından Mustafa oğlu Süleyman – Er 1885/722

Akçaabatlı (Trabzon) Murtazaoğullarından Ali oğlu İzzet – Er 1885/1371

Kelkitli (Gümüşhane) Topaloğullarından Osman oğlu Osman – Er 1885/2914

Oflu Sarıalioğullarından Süleyman oğlu Yusuf – Er 1885/4677

Giresunlu Mehmet oğlu Bilal – Er 1885/4795

Koyulhisarlı (Şibinkarahisar) Abdülazizoğullarından Mehmet oğlu Aziz – Er 1885/6173

Yumralı (Trabzon) Alioğullarından Mehmet oğlu Halil – Er 1885/6600

Sürmeneli Köçekoğullarından Ahmet oğlu Emin – Er 1885/6769

İstanozlu (Antalya) Ali oğlu Mehmet – Er 1885/6935

Ordulu Kulakoğlu torunu Yusuf oğlu Mehmet – Er 1885/7355

Gelibolulu Kırimi Salih oğlu Süleyman – Er 1886/476

İzmirli Rençberoğullarından İbrahim oğlu İbrahim – Er 1886/598

İzmirli Molla İbrahim oğlu Hüseyin – Er 1886/1085

İzmirli Mahmut Mamak oğlu Ahmet – Er 1886/1163

Ünyeli Aşcıoğullarından Mehmet oğlu Mustafa – Er 1886/1179

Kurayı Sebalı (Trabzon) Hafızaoğullarından Osman oğlu Mustafa – Er 1886/1391

Hoşalaylı (Cide) Karakadıoğullarından Bilal oğlu İbrahim – Er 1886/1790

Büyük Limanlı Alemdaroğullarından Osman oğlu Mehmet – Er 1886/1796

Maçkalı (Trabzon) İbişoğullarından Ali oğlu Temel – Er 1886/2033

Fenarisli (Ünye) Balcıimamoğullarından Raşit oğlu Mehmet – Er 1886/2779

Fenarisli (Ünye) Abazaoğullarından Ali oğlu Emin – Er 1886/2783

Fabralı Keleşoğullarından Hasan oğlu Hasan – Er 1886/3010

Gerzeli Hızıroğullarından Mehmet oğlu İbrahim – Er 1886/3114

Serkeşli (Fatsa) Tonbaloğullarından İsmail oğlu Hasan – Er 1886/3454

Trabzonlu Musaoğullarından Kamil oğlu Mehmet – Er 1887/1 3

İzmirli Filibelioğullarından Ahmet oğlu Hasan – Er 1887/200

İzmirli Mehmet oğlu İsmail – Er 1887/205

İzmirli Mehmet oğlu Hüseyin – Er 1887 291

Sürmeneli İpekçioğullarından Mehmet oğlu Ali – Er 1887.787

Sürmeneli Kahramanoğullarından Mehmet oğlu İsmail – Er 1887/800

Ayvacıklı Çakıroğlu Karındaşı Hasan oğlu İbrahim – Er 1887/819

Şarlılı İmamecioğullarından Ali oğlu Mehmet – Er 1887/892

Akçaabatlı (Trabzon) Osmanoğlu Mehmet – Er 1887/2347

Akçaabatlı (Trabzon) Seyidoğullarından Hasan oğlu Salim – Er 1887/2426

İzmitli Ali Osman oğlu Şerif Ali – Er 1887/3053

Lapsekili Karaçobanoğullarından Hüseyin oğlu Hüseyin – Er 1887/3476

Kalei Sultaniyeli İbrahim oğlu Hasan – Er 1887/3580

Serkeşli (Fatsa) Velimehmetoğullarından Hasan oğlu Osman – Er 1887/3724

İstefanlı (Ayvacık) Tophanelioğullarından İsmail oğlu Mustafa – Er 1887/5568

İstefanlı (Ayvacık) Battaloğullarından Hasan oğlu Mehmet – Er 1887/5581

Şileli İbrahimoğullarından Mehmet oğlu Rıza – Er 1887/5650

Şileli Hacıhasanoğullarından İbrahim oğlu Mustafa – Er 1887/5677

Şileli Karahüseyinoğullarından Ahmet oğlu İbrahim – Er 1887/5680

Şileli Şehirlioğullarından Hüseyin oğlu İbrahim – Er 1887 5683

Meğrili (Fethiye) Mehmet oğlu Süleyman – Er 1887/5903

Boyalı (Araç) Fevzullahoğullarından İsmail oğlu Hasan – Er 1887/6111

Sürmeneli Yakupoğullarından Şaban oğlu Ali – Er 1888/707

Serkeşli (Fatsa) Doğmaoğullarından Osman oğlu İbrahim – Er 1888/2737

Karaburunlu (İzmir) Ahmet oğlu İsmail – Er 1888/2850

Karaburunlu (İzmir) Delihüseyinoğullarından Hasan oğlu Mustafa – Er 1888/2854

Karaburunlu (İzmir) Manastırlı Hasan torunu Halil oğlu Hüseyin – Er 1888/2857

Urlalı Mustafa oğlu Ali – Er 1888/2917

 

 

Bayburt’ta kurduğu Baksı Müzesi ile geçtiğimiz 2014 yılında Avrupa Konseyi Müze Ödülü’nü kazanan Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, TBMM tarafından bu yıl beşincisi verilecek olan ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi Onur Ödülü’nü almaya hak kazandı. Hüsamettin Koçan, ödülünü 1 Ekim Çarşamba günü, TBMM’nin açılış töreninde Meclis Başkanı Cemil Çiçek’ten teslim alacak.

Bayraktar köyü ve baksı müzesi

Bayraktar köyü ve baksı müzesi

Kendi çabaları ve gönüllülerin katkılarıyla, hiçbir devlet yardımı almadan, 2010 yılında Bayburt’ta açtığı Baksı Müzesi ile bugüne dek birçok ödüle layık görülen Hüsamettin Koçan, ulusal ve uluslararası müzecilik anlayışına da yeni bir bakış açısı getirmiş oldu. Bölgede yarattığı istihdam olanaklarının yanı sıra güncel sanat koleksiyonuyla da büyük ilgi gören Baksı Müzesi’nde orijinal bir Joan Miro heykelciği bulunuyor.

Türkiye’nin temsil ve tanıtımına katkı gösteren kişilere verilen ödül için 103 aday arasından iki isim belirlendi. Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın yanı sıra Ankara Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Taner Demirer’e de ödülü 1 Ekim’de takdim edilecek.

Ülkemizde pek çok yerde  saat kulesi var. Bazı saat kuleleri bulunduğu bölgenin simgesi haline geliyor saatin yayın olmadığı dönemlerde pek çok işlevsel özelliğin yanı sıra saat kulesi olarak planlanmayan ama sonradan saat eklenerek saat kulesi haline dönüştürülen kuleler de mevcut. Kimi zaman seyahat esnasında veya yaşadığımız bölgelerde saat kulelerini görüp de tarihçesini merak etmeyenimiz var mı acaba? Saat kuleleri ile ilgili onediyo.com sitesinde tarihçe görünce sizlerle paylaşmak istedik dileriz bir nebze de olsa merakınızı giderebiliriz.

1174 Erzurum

erzurum saat kulesi

Erzurum Saat Kulesi

Diğer bir adı Tepsi Minare olan saat kulesi, Saltuklu Emirlerinden İnanç Biygu Alp Tuğrul Bey tarafından İçkale Camisi’nin minaresi ve gözetleme köşkü olarak yaptırılmış. Ezan okunan yer olarak “Tepe Minare”, üstünün yıkılmasıyla “Kesik Kule” ve “Minare Kule” adını aldı. Kırım Savaşı’ndan önce kuleye bir saat yerleştirilince “Saat Kulesi” adıyla tanınmaya başladı. Kırım savaşından sonra bu saati Ruslar yerinden söküp almış ve bunun üzerine 1877 yılında İngiltere tarafından bugünkü saat armağan edilmiş.

Üst kısımda, saatten 1.50 m. aşağıda kuleyi çepeçevre kuşatan Arapça küfi yazılı yazıtta “İkbal dinin ışığı, İslâm’ın kutbu, devletin yardımcısı, milletin zahiri, arkası, meliklerin ve emirlerin güneşi Ebil Kasım oğlu Ebil Muzaffer Gazi İnanç Biygu Alp Tuğrul Bey içindir” yazısı bulunuyor.

1798 Karabük

safranbolu saat kulesi

Karabük Saat Kulesi

Padişah III. Selim’in Safranbolulu sadrazamı İzzet Mehmet Paşa, hemşehrilerine bir söz verir: “Hepinize ikişer saat hediye edeceğim. Biri evinize, diğeri iş yerinize.” Kasabalı sevinir. Ancak Paşa, onların hiç de aklına gelmeyen bir işe koyulur. En hâkim tepeye 12 metre yüksekliğinde bir kule yaptırıp İngiltere’den de çanlı saat getirtir. Kasabalı, 1798’de kuleden gelen sesle irkilir. Yarım saatte bir vuran çan, saatin kaç olduğunu duyurmaya başlayınca halk uyanıklığı fark eder. Herkesin iki saati vardır artık. Saat evden de duyulur, işten de…

Safranbolu Kalesi’nde bulunan bu saatin en önemli özelliği, Türkiye’de bir benzerinin daha olmaması. Çünkü saati çalıştıran mekanizma, yani zemberek, dünyada sayılı saat kulelerinde kalmış oldukça eski bir model.

1827 Balıkesir

balikesir-saat-kulesi

Balıkesir Saat Kulesi

Silistre Valisi Girit-i Zade Mehmet Paşa tarafından 5 katlı olarak yaptırılan saat kulesi yapı itibariyle Galata Kulesi’ne benzetiliyor. 5 katlı olarak inşa edilen 20 metre yüksekliğindeki kule,1897 yılında meydana gelen bir depremde yıkılıp mutasarrıf Ömer Ali Bey tarafından 1901 yılında yeniden yaptırılmış.

1862 İstanbul

Tophane / Nusretiye Saat Kulesi- İstanbul

Tophane (diğer bilinen adıyla Nusretiye Saat Kulesi) Saat kulesi, İstanbul’da ayakta kalan en eski saat kulesi.

Nusretiye Camii’nin yanında yer alan saat kulesi, Sultan Abdülmecid tarafından yaptırıldı. Yukarı doğru kademeli olarak daralan, saatli bölümle beraber dört katlı bir yapıdan oluşuyor. Dört cephesi birbirine eş olarak tasarlanan kulenin denize bakan cephedeki kapısının üstünde de Abdülmecid’e ait tuğra yer almakta.

1866 Amasya

amasya_saat_kulesi

Amasya Saat Kulesi

Merzifon’un bir çok yerinden görülebilen saat kulesi, Çelebi Sultan Mehmet’in emri ile Mehmet Memişoğlu Ebubekirtarafından yapıldı.

1938 yılında meydana gelen depremle yıkılan kule, sonrasında Amasya belediyesinin çabaları ile tekrar inşa edildi.

1882 Adana

Büyük Saat olarak da anılan kule, 32 metre ile Türkiye’nin en uzun saat kulesi olma özelliğini taşıyor. Yapımına Ziya Paşa döneminde başlandı, Abidin Paşa döneminde başarıyla tamamlandı.

Adana Saat Kulesi

Adana Saat Kulesi

8 metre genişliğinde diktörtgen şekilde yükselen saat kulesinin dört tarafında saat kadranı bulunuyor. Almanya’dan 1925 yılında özel olarak getirilen saat makinesiye yenilenen kulenin tepesinde motifler ve kabartmalarla süslenmiş dev bir çan göze çarpıyor.

1884 Ankara

Ankara Saat Kulesi

Ankara Saat Kulesi

Ankara‘nın o dönemki valisi Sırrı Paşa tarafından Hacı Süleyman Refik Efendi gözetiminde yaptırılan Ankara Saat Kulesi, büyük bir çana sahip. Çanın üzerinde 1884 yılında “Louis Edel” tarafından Strasbourg’da yapıldığı yazdığı için kulenin de orada yapıldığı düşünülmektedir.

1885 Muğla

Balıbey mahallesinde, merkezi bir noktada yer alan saat kulesi, Muğla’da yaşamış Rumların şehre kazandırdığı en güzel eserlerden birisi.

Muğla Belediyesi’nin ilk başkanı Hacı Süleyman Ağatarafından yaptırılan saat kulesinin mimarı Rum Filivari Usta’dır. Üzerinde yer alan kitabede hem yapanı, hem de neden yapıldığı hakkında bilgiler bulunur.

Muğla Saat Kulesi

Muğla Saat Kulesi

Sahib’ül hayr Hacı Süleyman Efendi 

Yine deryayı itâsını ikân eyledi zuhur, 

Bahusus aktar-ı eshar vaktini ilân için, 

Bu mahalle bir muvakkithane yaptı bi kusur, 

Beldemizde misli nâmesbuk kebir çan saati Avrupadan celb edince herkese verdi süru, 

Kalmadı hiç ihtiyaç cep saati taşımaya, 

Aksi avaz ile alem vakti etti şuur, 

Hem ziya şevkiyle buldu mücevher tarihi, 

Geldi meydana muvakkithane bi evsa-ı vufur, 

Harerehu İsmail Hakkı 1301 fi Şaban.

1885 Kastamonu

Dönemin valisi Abdurrahman Paşa tarafından yaptırılan Saat Kulesi, İstanbul’dan dönemin padişahı II. Abdülhamidtarafından Kastamonu’ya gönderilen ‘sürgün’ bir saat aslında. Bu sürgünle ilgili çeşitli rivayetler dolaşıyor.

Kastamonu Saat Kulesi

Kastamonu Saat Kulesi

Rivayete göre; II. Abdülhamid zamanında saat İstanbul’da Sarayburnu’nda bulunurken yanlış gitmesi ve zamansız çalması sarayı kızdırmış, saray tarafından cezalandırılarak Kastamonu’ya sürgün edilmiştir.

Diğer bir rivayete göre de; dönemin padişahının hareminde bulunan gözde bir cariyesinin Sarayburnu’ndaki bu saatin vurma sesi nedeni ile karnındaki çocuğunu düşürmesi sonucu, padişah tarafından Saat Kulesi, Kastamonu’ya sürgün edilmiş.

1890 – 1891 Bolu

Mudurnu Saat Kulesi

Mudurnu Saat Kulesi

Ahşap olarak inşaa edilen Mudurnu Saat Kulesi, çıkan bir yangın sonrası yanarak yıkıldı. 1905 yılında Mudurnu Kalesi’nden sökülüp getirilen taşlar ile mahkûmlar tarafından inşa edilen kuleye bir Türk demirci ustasının yaptığı saat takıldı. 1963-1964 yıllarında bir yangına daha maruz kalan kule tekrar tamir edilerek şimdiki halini aldı.

1894 Çorum

Çorum Saat Kulesi, Abdülhamid döneminde padişahın Beşiktaş Muhafızı, İstanbul’daki Ali Suavi olayını bastıran Hasan Paşa tarafından yaptırıldı. Kulenin çanı da Hasan Paşa tarafından itina ile seçilerek İstanbul’dan gönderilmiş.

Saatin çanının sesi ilk yıllarda çok güçlü olduğu ve merkeze bağlı köylerden bile duyulduğu söyleniyor. Ancak restorasyon için yapılan incelemede yıllardır tokmağının aynı noktaya vurması ile derince bir oyuk oluştuğu ve bu nedenle çanın sesinin azaldığı saptandı.

Saat Kulesi’nin kapısı üzerinde eski yazı ile bir kitabe vardır. Kitabe, Muhammet Nuri Bektaşi (Korman) tarafından yazılmıştı.

Günümüz Türkçesi ile;

Zamanın ulu hakanı cömert Abdülhamid Han’ın
Yüce fermanıyla şanlı Hasan Paşa
Adadı bütün vaktini hayır işleri yapmaya
Başarılı kılsın her dileğini Mevla
Saat Kulesi kısaca seçkin hayratıdır onun
Bol bereketle yapıldı bu şehri etti ihya
Çıkıp kutlu bir zamanda yazıldı kapısına tarih
Bu büyük saati yaptı bak Hasan Paşa’nın lutfu

1895 Mersin/Tarsus

Mersin-Tarsus Saat Kulesi

Mersin-Tarsus Saat Kulesi

Tarsus Kaymakamı Ziya Bey tarafından inşa ettirilen yapının masraflarını Tarsus eşrafından Feyzullah Ağa üstlenmiş. Feyzullah Ağa’nın o dönemin parasına göre verdiği 200 lira ile yapılan saat kulesine, 100 liraya da Avrupa’dan çalar saat getirilmiş ve hayırsever 1895’te Mecidiye Nişanı ile taltif edilmiş.

Saat, kadranları ve makinesinin ilk yapıldığı orijinal haliyle duruyor.

1890 – 1895 İstanbul

Dolmabahçe Saat Kulesi

Dolmabahçe Saat Kulesi

2. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan Dolmabahçe Saat Kulesi; Bezm-i Alem Valide Sultan Camii ile Dolmabahçe Sarayı’nın Saltanat Kapısı arasında yer almakta. Yapımı ise 1.210.550 kuruşa mal olmuş.

Her bir cephesinde saat bulunan kulenin saatleri Fransız imalatı. Saatçibaşı Johann Meyer tarafından takılan Paul Garnier markalı saat 1979’da elektronik sisteme çevrilmiş ve çalışır durumda.

1897 Çanakkale

Çanakkale Saat Kulesi

Çanakkale Saat Kulesi

Dönemin Çanakkale İtalyan konsolosu Vitalis Gaptirole’nin de yapımı için on bin altın gönderdiği Çanakkale Saat Kulesi,Sultan 2.Abdülhamid döneminde yaptırıldı. Beş kattan oluşan kulenin yapımında pembe granit taşlar kullanılmış. Saat odası dördüncü, çanı ise beşinci katta bulunuyor.

1901 İzmir

İzmir-saat-kulesi

II. Abdülhamid’in (hükümdarlığı:1876-1909) tahta çıkışının 25. yılı için Sadrazam Mehmet Said Paşa tarafından Alman Konsolosluk binasını yapan Raymond Charles Péré adlı mimara  yaptırılan kule 25 metre boyunda olup, dairesel esas etrafında dört çeşmesi bulunuyor.

Kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm’in hediyesi ve kurulduğu günden bu yana yalnızca bir kere durmuş. 5.2 şiddetindeki 1974 İzmir Depremi sırasında hasar alan kulenin saatin kadranları üzerindeki son kat yıkılmış ve saat depremin oluş saati olan 02:04’te durmuş. Kule ve saat, iki yıl içerisinde onarılıp eski haline getirilmiş.

1901 Antalya

Antalya Saat Kulesi

Antalya Saat Kulesi

Antalya‘daki saat kulesi, Sadrazam Küçük Sait Paşatarafından II. Abdülhamid şerefine yaptırıldı. Dört tarafında da birer saat ve tepesinde bir çan bulunan kulenin, yerden yüksekliği 14 metre, surların üzerinden yüksekliği ise 8 metredir.

1901 İzmit

izmit-saat-kulesi

İzmit Saat Kulesi

İzmit saat kulesi 33 yıl süren Sultan II. Abdülhamid saltanatı tarafından İzmit’te yaptırılan ve günümüze kadar ayakta kalabilen ender yapılardan biri.

Saat kulesi, köşelerinde ikişer sütun ve kenarlarında çember şeklindeki kemerli sebiller bulunan kare bir kaide üzerinde yükseliyor. İkinci katta kaide ile gövde arasına bir balkon yapılmış. Demir korkuluklardan yapılan balkon, devrin üslup özelliklerini yansıtıyor.

Kulenin 3. katında her cephe yüzeyinde kaş kemerli pencerelere yer verilmiş; bu pencerelerin alt kısımlarında, mermer madalyonlar içerisinde II. Abdülhamid’in tuğrası bulunuyor.

Dördüncü katta dört yöne yönelik birer saat kadranı yerleştirilmiş, saatlerin üst kısımlarda üçer pencere kuşağı bulunmakta.  Dört katın üzeri ince sivri bir külâh ile örtülmüştür.

1902 Tokat

tokat-saat-kulesi

Tokat Saat Kulesi

Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan saat kulesi günümüzde de çok iyi bir şekilde korunuyor. Kentin her yerinden görülebilen, yapımında kesme taş kullanılan kulenin yüksekliği tam 33 metre.

1917 yılında alafrangaya çevrilen saat kısmı, dört yöne büyük kadranlarla her yarım ve saat başlarında iki dakika ara ile tam çalar durumda. Sesi de kentin her noktasından rahatlıkla duyulabiliyor.

1905 Bursa

Bursa Saat Kulesi

Bursa Saat Kulesi

Bursa saat kulesi ilk olarak 1900’lerin başında Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmış ancak bilinmeyen bir tarihte yıkılmıştır. 2 Ağustos 1904’te yapımına tekrar başlanmış, 31 Ağustos 1905’te tamamlanarak II. Abdülhamid’in tahta çıkışı şerefine, Vali Reşit Mümtaz Paşa tarafından törenle hizmete sokulmuştur.

6 katlı ve 65 metre uzunluğundaki saat kulesi, günümüzde bir elektronik saate sahip ve Bursa Belediyesi’nce yangın gözetleme amacıyla da kullanılıyor.

1906 Kayseri

Kayseri Saat Kulesi

Kayseri Saat Kulesi

Kayseri’nin şehir sembollerinden kabul edilen Kayseri Saat Kulesi, Cumhuriyet Meydanı’nın ortasında bulunuyor. Saat Kulesi ve ona bitişik olan Muvakkithane, Kayseri MutasarrıfıHaydar Bey döneminde, 1906 yılında yaptırılmış.

Sultan II. Abdülhamid’in fermanıyla bütün büyük şehirlere birer saat kulesi ve muvakkithane (Güneşe bakılarak vakitlerin belirlendiği yer) inşa edilmiş. Saat Kulesi’nin yapım masrafları Vilayet Muhasebe-i Hususiyesi (Özel İdare) tarafından karşılanmıştır. Saat, Tavlusunlu Salih Ustatarafından inşa edilmiş ancak mimarı bilinmiyor.

1907 İstanbul

 

İstanbul Saat Kulesi

İstanbul Saat Kulesi

II. Abdülhamid tarafından o zamanki ismi “Hamidiye” olan Şişli Etfal Hastanesi’nin bahçesine 1907’de inşa edilen kule, İtalyan mimar R. D’Aronco’ya ait. Mühendishane-i Hümayunhocalarından Mahmut Şükrü Bey gözetiminde yapılmış. Tarihi yapı, II. Abdülhamid’in hatırası olarak gelecek nesillere en büyük miras olarak görülüyor.

1908 Yozgat

 

Yozgat Saat Kulesi

Yozgat Saat Kulesi

Belediye Başkanı Tevfikizade Ahmet Bey tarafından inşa ettirilen Yozgat Saat Kulesi, altı bölüm halinde yapılmış. Kaynaklardan öğrenildiğine göre mimarı Şakir Usta’dır. Her bölüm birbirinden ayrılmış olup, her cephesine birer pencere yerleştirilmiştir. Kulenin içerisindeki merdivenlerle yukarı çıkılmaktadır ve en üst katı balkonla çevrelenmiştir.

1923 Bayburt

Bayburt Saat Kulesi

Bayburt Saat Kulesi

Yapımına Cumhuriyetin ilan edilmesiyle başlanan Bayburt Kalesi’nin hemen önünde yükselen Saat Kulesi’nin yapımı 1923’e dayanıyor. Kulenin inşaatı tam 1 yıl sürmüş. Muhittin Usta adında bir taş ustası tarafından yapımına başlanmış,Rizeli İbrahim Usta tarafından da tamamlanmış.

Kulenin uzunluğu 21 metreyi buluyor. Aynı zamanda şerefesi de mevcut. Kulenin saati ise İsviçre’den getirilmiş ve hala çalışır durumda.

1927 Şanlıurfa

Şanlıurfa Saat Kulesi

Şanlıurfa Saat Kulesi

Şanlıurfa il merkezindeki Ulu Cami avlusunda yer alan kuleUrfa Saat Kulesi’ne dönüştürülmüş. Bu kule sekizgen planlı olup, Haçlı Kontluğu döneminde burada yapılmış olan kilisenin çan kulesidir. Kule üzerine bir saat kulesi ilave edilmiş. Ancak bu kulenin ne zaman saat kulesine dönüştürüldüğü bilinmiyor.

İl merkezindeki Ulu Cami avlusunun bahçesinde bulunan saat kulesi, şehrin hemen hemen her noktasından görülebiliyor.

Kaynak :[-]

Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulu bir müze… Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yer veriyor.

Baksı Müzesinden

Baksı Müzesinden

 

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Baksı Müzesi, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Hüsamettin Koçan’ın bir düşü ve bu düş 2010 yılında hayata geçti. Hüsamettin Koçan şu sıralar Avrupa Konseyi tarafından verilen 2014 Yılı Avrupa Müze Ödülü’ne değer görülmenin heyecanını yaşıyor.

40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi’ni bir “kültürel etkileşim noktası” olarak tanımlayan jüri üyeleri, müzenin geleneksel kültürleri güncel hayat tarzları ile birleştiren konseptinden etkilendiklerini belirtti.

Avrupa Konseyi Müze Ödülü, Baksı Müzesi için ne anlama geliyor? 

Ödül, Avrupa ölçeğinde verilen en büyük müzecilik ödüllerinden biri. Bu ödül, bildiğim kadarı ile daha önce, Türkiye’den İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne verildi. Yurtdışında ise bu ödülü alan kurumlar arasında, Liverpool Müzesi, Joan Miro Müzesi gibi önemli müzeler bulunuyor. Bu açıdan Baksı bu ödülle dünyanın önemli müzeleri arasında yer almış oldu. Bunun müzecilik ve Türkiye açısından büyük bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Kültür Komisyonu tarafından verilen “Avrupa Konseyi Müze Ödülü” Baksı Müzesi’ni uluslararası platforma taşımada çok önemli bir basamaktır.

Bu müzeyle kendi toprağınıza sanatla kök saldınız. Peki Baksılıların yerel sanatı müzeye kök salıyor mu?

Bayraktar köyü ve baksı müzesi

Bayraktar köyü ve baksı müzesi

Küçük ölçekte Baksılılar, orta ölçekte Bayburt, büyük ölçekte bulunduğumuz coğrafi bölge Baksı Müzesi’ni içtenlikle benimsediler. O bölge insanı kendisine sunulan her imkânı bir armağan olarak görür. Müzenin bulunduğu köy-kent bu anlamda Baksı’ya her zaman büyük ilgi gösterdi. Bir örnek verecek olursam; bölgeden yurtdışına giden işçilerin çocukları Baksı Müzesi’ni görmek için Baksı’ya, kendi topraklarına sık sık gelmeye, bu vesileyle ailelerini ziyaret etmeye başladılar. 

Baksı köyü restore edilecek

Yeni projeler var mı?

2014 yılı içerisinde ana binada büyük bir sergi açma çalışmalarını yoğun bir biçimde sürdürüyoruz. Bu sergi bir kadın küratör tarafından yürütülsün istiyoruz, bu nedenle Baksı’ya bazı seyahatler düzenledik. Kurumsallaşma yolundaki çalışmalarımız da devam ediyor. Bir sponsorluk geliştirme projesi üzerinde çalışıyoruz. Müzenin 40 yatak kapasiteli konukevini ve öteki hizmet birimlerini kültür turizmine açıyoruz. Bu doğrultuda Baksı köyünün restorasyon çalışmaları da gündeme gelecek. Baksı köyünü, uzmanların önerileri doğrultusunda geleneksel omurgasını koruyarak örnek bir köy olarak yeniden tasarlama projemiz var.

Baksı’nın diğer müzelerden farkı ne?

Baksı tüm öteki müzelerden çok farklı bir kurum. Her şeyden önce bulunduğu konum nedeniyle farklı. Baksı seyirlik bir müze değil, aynı zamanda insanların ürettikleri, paylaştıkları kültürel ve ekonomik sorunlarını çözebildikleri bir müze. Üretim atölyelerimiz var. Sanat ve zanaat ayrımını bir kenara bırakıp insanoğlunun yaratma eylemi için bir ortak zemin oluşturuyoruz. O nedenle geleneksel olanla güncel olan bu müzede aynı platformda buluşabiliyor. Bir başka farkımız da müze yönetiminin tümünün kadınlardan oluşması; kadın duyarlılığının müze yapısına çok değerli katkıları olduğuna inanıyoruz.        Kaynak : []

Baksı Müzesi ile ilgili Önceki Haberimiz için lütfen TIKLAYINIZ.

Baksı Müzesi  Fotoğraf Galerisi :

Türkiye’de keşkek, yumurta gibi yiyeceklerden leylek, flamingoya, yağmur duasına, çiçek, çocuk ve spordan turizme birçok alanda yaklaşık bin 300 festival, anma günü, şenlik ve şölen tarzında etkinlik düzenleniyor.

Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festival

İzmir fuar, Bursa anma günleri, Antalya turizm ve spor, Ankara festivalleriyle öne çıkarken, İstanbul’da ise düzenlenen uluslararası etkinlikler dikkati çekiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerinden derlenen bilgiye göre, her yıl yurt genelinde festival, şenlik, özel gün, özel hafta, dini, milli bayram ve şölen adı altında yaklaşık bin 300 etkinlik gerçekleştiriliyor.

Sinema, tiyatro, müzik, yağmur duası, yiyecekler, dekorasyon, dans, turizm, spor, karikatür, kukla gibi farklı konularda düzenlenen etkinlikler, ağırlıklı olarak kültürel yaşama canlılık katmayı ve illeri markalaştırmayı amaçlıyor. Etkinliklerin bir kısmı ününü Türkiye’ye hatta dünyaya duyururken, bazıları küçük bütçeyle ancak yöre veya bölge halkına hitap edebiliyor.

İller sıralamasında da bu yıl Ege’nin incisi İzmir 67 etkinlikle ilk sırada yer alırken bu kenti Bursa, Konya, İstanbul ve Antalya takip ediyor.

 İZMİR FUAR CENNETİ

Gerçekleştirilen etkinliklere bakıldığında, İzmir’in fuar cenneti olduğu görülüyor. Ayakkabı, çanta ve aksesuarları, gelinlik, damatlık ve abiye giyim, oto yan sanayi, şarap, zeytin, zeytinyağı ve alkollü içecekler, süs bitkileri, evcil hayvanlar, seracılık ve peyzaj, takım tezgahları, mobilya, dekorasyon, ev ve büro mobilyaları, kitap, kozmetik, estetik, kuaför ve güzellik ekipmanları gibi birçok alanda fuar düzenleniyor.

Ayrıca, çocuk, çiçek, tiyatro, eğitim-bilim, bağ bozumu, barış-demokrasi-emek, deve güreşleri gibi şenliklerin düzenlendiği kentte, kültür ve sanat, caz, turizm ve dans, kiraz ve incir festivalleri; Türkçe, heykel, sağlıklı yaşam konularında günler; karikatür, mizah, resim, fotoğraf ve dağ bisikleti alanlarında yarışmalar düzenleniyor.

 BURSA’DA LEYLEK, ÇİLEK, İNCİR ŞENLİKLERİ…

Bursa ise anma günleri, kültür-sanat, gençlik ve spor, leylek, çilek, kiraz, yamaç paraşütü gibi alanlarda şenliklerle öne çıkıyor. Bu ilde, ”Aşıklar Bayramı” ile incir, zeytin, kukla ve gölge oyunları adı altında festivaller; çocuk olimpiyatları, uluslararası karikatür bienali, ilkbahar panayırı, pehlivan güreşleri düzenlenirken, düzenlenen ”Şeb-i Arus Gösterisi” ve ”Uluslararası İpekyolu Film Festivali” de şehre renk katıyor.

KONYA MEVLANA İLE TANINIYOR

Hazreti Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri’nin ön planda olduğu şehirde, Uluslararası Mistik Müzik Festivali, Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali de gerçekleştiriliyor. Anadolu ile Şükran Buluşmaları ve Land-art etkinliklerinin yanı sıra kültürel, sanatsal, yöresel ürünlerin tanıtıldığı festivaller ile sağlık ve spor alanında çeşitli etkinlikler de düzenleniyor.

İSTANBUL ‘KÜLTÜR KENTİ’

İstanbul’un kozmopolitliğine uygun olarak, düzenlenen etkinlikler de çeşitlilik gösteriyor. Uluslararası nitelik kazanmış, ”Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali”, ”Uluslararası İstanbul Müzik Festivali”, ”Uluslararası İstanbul Film Festivali” ile ”Uluslararası İstanbul Caz Festivali” İstanbul’un aynı zamanda bir ”kültür kenti” olduğunu tüm dünyaya kanıtlıyor.

EMITT, turizmde tanınmak isteyen illeri her yıl İstanbul’da toplarken, Tasarım Fuarı Design Week, İstanbul Shoping Fest, İstanbul Kültür Gezileri, Uluslararası Mücevher, Takı, Gümüş, Saat ve Malzemeleri Fuarı, Türk Dünyası Çağdaş Edebiyat Günleri, Kırım Müzik ve Dans Günleri, Türk Dünyası Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Film Festivali, Uluslararası CRR Çocuk Festivali, Uluslararası CRR Gençlik Festivali, Türk Dünyası Kukla Tiyatroları Festivali, Tataristan Kültür Günleri, Fetih Şenlikleri, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, Uluslararası Boğaziçi Festivali, Şile Bezi Kültür ve Sanat Şenliği, Kartal Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, Uluslararası İstanbul Bienali, Uluslararası CRR Mistik Müzik Festivali, Türk Dünyası Sinema Günleri, Uluslararası CRR Piyano Festivali şehrin önemli etkinlikleri arasında yer alıyor.

 ANTALYA’DA KEŞKEK, MANTAR FESTİVALİ

Antalya’daki etkinliklerde ise karpuz, bal, elma, mantar, keşkek, kardelen, ayran, başak, erik, üzüm, balık ile kültür ve turizm alanlarında festivaller yapılıyor. İl genelinde çeşitli şenlikler ve anma törenleri de düzenleniyor.

 ‘MAHALLEDE ŞENLİK VAR’

Flamingo ve Yumurta Festivali

Siyasetin merkezi Ankara ise daha çok sanatsal ve yöresel festivallere ev sahipliği yapıyor. Ankara Uluslararası Film Festivali, Uluslararası Ankara Caz Festivali, başkentteki kültür yaşamında en ön plana çıkan uluslararası nitelikteki etkinlikler iken, İşçi Filmleri Festivali, Gezici Festival, Tarihi Türk Müziği Konser ve Gösterileri, Mahallede Şenlik Var etkinlikleri de Ankara’daki diğer önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Ayrıca başkentte bu yıl ilk kez Shopping Fest de düzenlenecek.

İlçeler arasında en fazla etkinliğin yapıldığı Altındağ’da bahar konserleri, Hacı Bayram Veli Anma Günü Etkinlikleri, Uçurtma Şenliği, Ankara Kale’si Şenlikleri, şiir akşamları, Geleneksel Karapürçek Yağlı Güreşleri, Halk Oyunları Festivali düzenleniyor.

Başkentin merkez ve ilçelerinde ise bu yıl birbirinden değişik festival ve etkinlikler düzenlenecek. Etimesgut’ta tiyatro, resim, müzik ile

Yesiluzumlu Kuzugobegi Mantar Festivali

izcilik konularda şenlikler; Yenimahalle’de şenliklerin yanı sıra Aşıklar Şöleni, Uluslar Arası Kültür Sanat ve Dostluk Günleri etkinlikleri; Sincan’da Lale ve Geleneksel Kavun festivalleri; Ayaş’ta Geleneksel Dut Tarihi Evler Kültür ve El Sanatları Festivali; Beypazarı’nda Geleneksel Tarihi Evler, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali, Eğriova Yayla Festivali, Kırbaşı Hasat Festivali ve Açık Tarım Fuarı, Gölbaşı’nda Uluslararası Göller-Andezit ve Sevgi Çiçeği Festivali; Bala’da Buğday Hasat Festivali; Çubuk’ta Vişne Festivali, Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festivali; Kızılcahamam’da Su Festivali; Çamlıdere’de Doğa Festivali; Nallıhan’da Tabduk Emre’yi Anma Töreni, Tabduk Emrenin Kızı Bacım Sultanı Anma Töreni; Kalecik’te Uluslararası Kalecik Karası Üzüm Festivali; Kazan’da Gençlik Şöleni düzenlenecek.

 EN AZ ETKİNLİK DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA

Yıl boyunca en az etkinlikler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da gerçekleştiriliyor. Şırnak’ta ”Koyun Kırpma Kültür, Sanat ve Yayla Şenlikleri Festivali”, Muş’ta ise ”Malazgirt Zaferi Kutlamaları” bu kentlerdeki tek etkinlik olma özelliğini taşıyor. Hakkari’de ”Berçelan Şenlikleri” ve ”Kuzu Kırpma Şenlikleri”, Mardin’de ”Sine Mardin Uluslararası Film Festivali”, ”Mardin Gençlik Çocuk Tiyatro Festivali”, Ağrı’da da ”Doğubayazıt Kültür Sanat ve Turizm Festivali”, ”Aşıklar Şenliği” yapılıyor. Ayrıca, Iğdır, Afyonkarahisar’da ve Bayburt’ta yıl içinde 2’şer, Kars, Tunceli ve Kırıkkale’de 3’er, Niğde, Nevşehir ve Adıyaman’da 4’er etkinlik düzenleniyor.

Ege Bölgesi’nde İzmir’in dışında Manisa, Uşak gibi illerde etkinlik sayısı 10’nun altında kalırken, diğer illerdeki etkinlik sayıları ise şöyle:

Yesiluzumlu Kuzugobegi MantarFest

Adana’da 24, Aksaray’da 6, Amasya’da 21, Artvin’de , Aydın’da 14, Balıkesir’de 28, Bartın’da 9, Bolu’da 7, Burdur’da 16, Çanakkale’de 30, Çankırı’da 11, Çorum’da 13, Denizli’de 20, Erzincan’da 14, Erzurum’da 11, Eskişehir’de 14, Gaziantep’te 13, Giresun’da 18, Gümüşhane’de 28, Hatay’da 10, Isparta’da 15, Karabük’te 4, Karaman’da 10, Kastamonu’da 17, Kayseri’de 22, Kırşehir’de 3, Kocaeli’de 18, Konya’da 63, Kütahya’da 14, Malatya’da 10, Mersin’de 26, Muğla’da 28, Nevşehir’de 8, Niğde’de 8, Ordu’da 22, Osmaniye’de 6, Rize’de 10, Sakarya’da 20, Samsun’da 9, Sinop’ta 9, Sivas’ta 24, Tekirdağ’da 8, Tokat’ta 38, Trabzon’da 38, Uşak’ta 9, Yalova’da 7, Yozgat’6ta, Zonguldak’ta 9.

Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu yıl birçok ilde toplam 48 etkinliğin konaklama, yemek, kokteyl, hediyelik eşya ve tanıtıcı materyal gibi ihtiyaçlarını karşılanması için destek verecek. Buna göre, Ankara, İstanbul, Antalya, Van, Diyarbakır, Konya, Afyonkarahisar ve İzmir’in yanı sıra, Muğla, Mardin, Çanakkale, Erzurum, Karabük, Bursa’da da birer etkinliğe maddi destek sağlanacak.

Türkiye’nin hemen hemen tüm merkez, ilçe ya da belde belediyeleri de bölgelerinde kültürel varlıkları tanıtarak gelecek kuşaklara taşırken aynı zamanda da sosyal yardımları da etkinlik ve şölen havasında gerçekleştiriyor.

Bu kapsamda belediyeler geleneksel sünnet şölenleri, geleneksel düğün şölenleri, ramazan ayı etkinlikleri, ve kurtuluş günü gibi etkinlikler yapıyor.

 FLAMİNGODAN BAMYAYA İLGİNÇ FESTİVALLER

Adana’da Karpuz Şenliği, Afyonkarahisar’da Flamingo ve Yumurta Festivali, Katmer Şenliği, Gurbetçiler Festivali, Kaymak Festivali, Amasya’da Şarlayık Şenliği, Çiçek Bamya Şenliği, Ankara’da Çubuk Turşu Festivali, Bolu’da Beyaz Et Festivali, Çanakkkale’de Altın Sardalya Kültür ve Sanat Festivali, Kars’ta Beyaz-Uykusuz-Uzakta Kültür Sanat Festivali, Manisa’da Manisa Tarzanı ve Çevre Günleri ile Çağlak Festivali ve Zeytin Şenlikleri, Mersin’de Geleneksel Batırık Şöleni, Muğla Kuzu Göbeği–Mantar Festivali, Samsun Selesepet Top Kandil ve Kavun Karpuz Yarışması gibi etkinlikler isimleriyle dikkati çekiyor.

Adına en çok festival ve etkinliğe veren meyvelerin başında ise kiraz, kayısı, dut, ceviz ve incir gelirken, öte yandan bazı bölgelerde de akarsuların nehirlerin ve barajların adını taşıyan festivaller insanları bir araya getiriyor.

Kaynak : [-]

Anadolu’nun şirin bir köşesinde bu mimari ile karşılaşmak insanın içinde farklı duygular yaratıyor. Sizler daha önce  fark ettiniz mi bilmem ama bimeyeniniz varsa; Bayburt’un Bayraktar köyünde Prof. Dr. Hüsamettin Koçan tarafından “ Baksı Kültür ve Sanat Vakfı” ile birlikte 2010 yılında yaptırılan Baksı Müzesi batı illerimizde dahi göremeyeceğimiz güzellikte. Bu görüntüleri paylaşmak istedik. 

baksi müzesi ana bina

Müze Farklı mimari yapısı ile dikkat çekiyor.Baksı Müzesinde 30 bin metre karelik alan içersinde çağdaş sanat ve geleneksel el sanatları birlikte sergileniyor.

Prf. Dr.Hüsamettin Koçan

Müzenin internet sitesinde “ Nasıl Bir müze” sorusuna şu cevap verilmiş : “Baksı Müzesi Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulu… Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu sıradışı müze çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yan yana, içiçe yer veriyor.

Sergi salonları, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konuk evleri ile 30 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi Bayburt doğumlu sanatçı ve eğitimci Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında bir vakıf kuruldu. Başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal bir projeye dönüşen müze, 10 yıllık zorlu bir serüvenin sonunda, bu süreç içerisinde devletten hiçbir maddi yardım almadan 2010 yılında tamamlandı. 2010 yılı Haziran ayında İstanbul Modern Tanıtımı, Temmuz ayında ise müzenin açılışı yapıldı. Baksı Müzesi’nde, önde gelen sanatçıların eserlerinden oluşan nitelikli bir çağdaş sanat koleksiyonu ile geniş bir halk resimleri koleksiyonu ve yerel el sanatlarını yansıtan özgün örnekler bir arada yer alıyor. Müze, sanatçılar ve araştırmacılar için geleneksel sanatlarla çağdaş sanatı buluşturan özgün bir kültürel etkileşim merkezi yaratmayı, yoğun göç nedeniyle parçalanmış bir kültürel ortama yeniden hayat verebilmeyi ve kültürel belleğin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Baksı Müzesi’nin hedeflerinden biri de, Türkiye’nin en yoğun göç veren bölgelerinden biri olan Bayburt’a yaşam soluğunu sanatla yeniden kazandırmak, bölgenin ekonomik yaşamını canlandırmak.”

Hani diyoruz Bayburt’a yolunuz düşse, Bayraktar Köyüne gitmek için yanıp tutuşsanız, merak etseniz, hani diyoruz düşmese de düşürseniz, uğrasanız, bizim olduğunu fark etseniz! Birilerinin sanat için çalıştığının farkında mısınız?

NASIL MI GİDİLİR?

Bayburt Karadeniz bölgesini Doğu Anadolu’ya bağlayan tarihi İpek Yolu üzerinde bulunuyor. Gümüşhane ile Erzurum arasında konumlanan Bayburt’a ulaşım esas olarak karayolu ile sağlanıyor. Erzurum ve Trabzon havalimanları ise Türkiye’nin dört bir yanından Bayburt’a ulaşımı kolaylaştırıyor. Bayburt Erzurum havalimanına 1,5 saat, Trabzon Havalimanı’na 2,5 saat mesafede bulunuyor

 Detaylı bilgi : http://www.baksi.org/

Baksı Müzesi  Fotoğraf Galerisi :