anma

anma konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. anma konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. anma konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri anma konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

14 yıl önce aramızdan ayrılan şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle anılacak.

Şair, romancı, deneme yazarı, senarist ve düşünür Attilâ İlhan, 14’üncü ölüm yıldönümü vesilesiyle 10 Ekim 2019 Perşembe akşamı Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) saat 20.00’de başlayacak etkinlikle anılacak. Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Bilim, Sanat ve Kültür Vakfı iş birliğiyle düzenlenecek anma etkinliğinde Attilâ İlhan okurlarını çok yönlü bir program bekliyor.

PEN Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Oral ile 11. Attilâ İlhan Liseli Gençler Kompozisyon Yarışması birincisi Ebru Ayyıldız birer konuşma gerçekleştirecekler. Sanatçı Kerem Alışık ve Şenay Gürler’in Attilâ İlhan şiirlerini seslendireceği gece Ferhat Göçer’in müzik dinletisi ile son bulacak. Anma etkinliğinde Attilâ İlhan’ın hayatından ve fikirlerinden kesitler içeren video gösterimleri de yapılacak. Etkinliğe katılım ücretsiz olacak.

Türk halk müziğinin en duayen isimlerinden olan Neşet Ertaş ölümünün altıncı yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor.

İşte ölümsüz usta Ertaş’ın hayat hikayesi:

Bozlak türkülerini ” feryat ” olarak isimlendiren Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesinde hayata gözlerini açtı. Müzik hayatına başlamasındaki en önemli etken kendisi gibi saz üstadı olan babası oldu. Sanatçının çaldığı ilk çalgı annesinin yaptığı oyuncak bağlamaydı. Küçük yaşta bağlama ve keman çalmayı öğrendi. Küçükken babasıyla köyün eğlencelerinde saz çalıp türkü söylerlerdi.

8 yıl boyunca Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat gibi yerleri gezerek babası ile birlikte geçimlerini sağlamaya çalıştı. Hal böyle olunca okula gidemeyen Ertaş’a, ağabeyi okuma ve yazmayı öğretti.

14 yaşında ilk albümünü yaptı.

Babasıyla aynı ruha sahip olduğunu her zaman niteleyen Ertaş, 1950’li yılların başında İstanbul’a gelerek babasının yazmış olduğu ” Neden Garip Garip  Ötersin Bülbül” adlı türküsüyle ilk plağını müzikseverlerine sundu. İstanbul Şen Çalar Plak’tan çıkan bu çalışmasıyla herkesin sevgisini kazanan Ertaş, geniş kitlelere ulaşmış ve tüm Anadolu da dinlenen bir ozan haline gelmiştir.

Geniş halk kitlelerinin yanı sıra musiki çevrelerinde de büyük ilgi uyandıran usta müzisyen “Garip” takma adıyla yazdığı şiirlerinde kendi hayatını tanıttı.

” Türkülerinin Babası “, ” Anadolu Efsanesi “, “Abdal Müzisyen” lakaplarıyla tanınan sanatçı İstanbul’da geçirdiği 2 yıldan sonra Ankara’ya yerleşti ve sanat hayatına burada devam etti.

Ankara Radyosu’nda “Mahalli Sanatçı” unvanıyla programlar yapmaya başladı. Yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle enstrüman çalamamaya başlayan Ertaş, kardeşinin de daveti üzerine tedavisi için Almanya’ya yerleşti.

Türkiye’de çıkardığı plaklar, yaptığı radyo programları, konserler ve düğün performansları sayesinde büyük bir üne sahip olan Neşet Ertaş, Almanya’daki birinci kuşak Türk göçmenlerin de gönlünü kazandı.

Gelenekten gelen türküleri kendine has üslubuyla icra eden Ertaş, 2000’de İstanbul’da verdiği konserle sevenlerinin karşısına yıllar sonra yeniden çıktı.

“Devlet Sanatçısı” unvanını reddetti.

Ertaş, Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine teklif edilen “Devlet Sanatçısı” unvanını ise “Herkes bu devletin sanatçısı” diyerek kabul etmedi. Abdallık kültürünün son efsanesi olarak bilinen Ertaş, hayatta olduğu dönemde “Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi” kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edildi.

Eserlerinde Anadolu insanının acı ve kederini dile getirdiğini ifade eden Ertaş’a, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından 2011’de fahri doktora unvanı verildi.

Aynı zamanda sanatçının bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuvarlarda ders olarak okutuldu. Hayatı ve eserleri Prof. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanan Neşet Ertaş, 25 Eylül 2012’de İzmir’de prostat kanserine yenik düşerek 74 yaşında vefat etti.

Dünyaca ünlü Türk soprano Leyla Gencer, ölümünün 10. yılında düzenlenen özel gecede anılacak. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenecek olan anma konseri, Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek. 11 Mayıs 2018 günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek olan anma etkinliği, saat 20:00’da başlayacak.

Bu özel konserde, Giuseppe Verdi’nin, İtalyan edebiyatçı Manzoni’nin ölümü üzerine bestelediği “Requiem” adlı eseri yorumlanacak.

Meksikalı tenor Fabian Lara’nın konuk sanatçı olarak yer alacağı konserde, İDOB’a İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşlik edecek.

Antonio Pirolli’nin yönetimindeki etkinlikte, İDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan ile soprano Perihan Artan ve mezzosoprano Nesrin Gönüldağ da sahne alacak.

Leyla Gencer Kimdir?

Leyla Gencer, 10 Ekim 1928’de Polonezköy’de dünyaya geldi. Solistlik kariyerine 1950’de Ankara Devlet Tiyatrosu’nda, Cavalleria Rusticana eserindeki “Santuzza” rolüyle adım atan sanatçı, İtalya’da da ilk kez bu rolle seyirciyle buluştu. Gencer, zengin repertuvarı ve mükemmel tekniği sayesinde kısa zamanda dünya çapında tanınarak “La Diva Turca”, “La Gencer” ve “La Regina” olarak ün kazandı.

Milano, Roma, Napoli, Venedik, Viyana, Paris, San Francisco, Köln, Buenos Aires, Londra, Rio de Janerio, Bilbao, Chicago’da sahne alan sanatçı, Lucia, Norma, Lady Macbeth, Queen Elizabeth, Filoria Tosca, Lucrezia, Madam Butterfly, Alceste, Aida, Violetta ve Leonora’nın sesi oldu.

Kariyeri boyunca, 23 bestecinin 72 eserini repertuvarına alan sanatçı, konserlerini 1992’ye kadar sürdürdü. Sonraki yıllarda eğitimcilik kariyerine ağırlık vererek, genç sanatçıları yetiştiren Gencer, 10 Mayıs 2008’de hayata veda etti.

Ölümünün 28. yılında Kadıköy’deki Caddebostan Kültür Merkezi’nde anılacak olan Usta şair Cemal Süreya, geçtiğimiz yıl da ‘memleketi’ Kadıköy’de anılmıştı.

Geçtiğimiz sene, usta şair Cemal Süreyya’nın Caferağa Mahallesi, Cemal Süreya Sokak’ta yaşadığı evin önündeki kaldırım taşlarından bir bölümü üzerine şaire ait 5 ayrı şiirden alıntılar yazılmıştı.

Ustanın ölüm yıldönümü olan 9 Ocak’ta Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde geleneksel anma etkinliği düzenleyecek. Konuşmalar ve şiir okumalarıyla başlayacak olan etkinlikte Mehtap İskender ve Fasl-ı Hayal müzik dinletisi verecek, şairin sevdiği ezgiler dostları ve şiir severlerle paylaşılacak.

 Türk şiirinin usta kalemlerinden Orhan Veli Kanık, ölümünün 67. Yılında mezarı başında düzenlenen etkinlik ile anıldı.

 

Orhan Veli Kanık şiirlerini seven bir grup şiir tutkunu, Orhan Veli Kanık’ın ölüm yıl dönümünde 1996 yılından itibaren her yıl aksatmadan anma etkinliği düzenliyor.

 

Aynı grup yine büyük ustaya sevgi ve saygılarını sunmak için düzenlediği Orhan Veli Kanık’ı anma etkinliği kapsamında Taksim’den Aşiyan Mezarlığı’na yaklaşık 10 kilometre şiir okuyarak yürüdü. 10 kilometre boyunca Orhan Veli Kanık şiirleri okuyarak yürüyen grup, Orhan Veli Kanık’ın mezarı başına ulaştıklarında da şiir okuyarak anma etkinliğini devam ettirdi.

 

36 yıllık yaşamına onlarca şiir sığdıran Türk Edebiyatı’nda ‘Garip’ akımını oluşturan Şair Orhan Veli Kanık, yürümeyi de çok severdi.

“ORHAN VELİ PARASIZLIKTAN YÜRÜYORDU BİZ İSE SEVGİMİZDEN YÜRÜYORUZ”

Yürüyüşe katılan bir başka Orhan Veli tutkunu Deniz Özgür yaptığı açıklamada; “Biz Orhan Veli’yi sevenleri olarak yürüyoruz. Orhan Veli, şiirlerinin yanı sıra onun yaşamından da ders aldığımız biri. Onun yaşamı bize çok şey anlatıyor. İçinden geçtiğimiz dönemde Orhan Veli bizim için tutunacak bir dal aynı zamanda. Çünkü çok başka zamanların şairi ve hala ondan çok katkı alıyoruz. Orhan Veli bu yürüyüşleri parasızlıktan yapıyordu; biz de ona olan sevgimizden dolayı yürüyoruz.” dedi.

 

“Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” sözlerinin sahibi Cumhuriyetimizin Kurucu Lideri Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 79. yıl dönümünde saygı, sevgi ve minnet ile anıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bedeni ölmüş olsa da, fikirleri ve kurduğu Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır.