hacıbektaşi

Anadolu coğrafyasının gönül erlerinden biri olan Hacı Bektaş-ı Veli’nin felsefesi, Nevşehir’de yarın ikincisi gerçekleştirilecek olan festival ve sempozyumla tanıtılacak.

hacıbektaşi

Başbakanlık Tanıtma Fonunun katkısıyla Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesince düzenlenen “2. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Hoşgörü ve Barış Sempozyumu” ile “2. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Hoşgörü ve Barış Festivali”, yarın başlayıp 10 Ekim’de sona erecek.

Rektör Prof. Dr. Filiz Kılıç, AA muhabirine, Hacı Bektaş-ı Veli’nin Nevşehir’in önemli değerlerinden biri olduğunu, 13. yüzyılda tüm dünyaya hoşgörü, barış ve kardeşlik getirmek adına Anadolu’nun bağrında çalışmalar yaptığını söyledi.

Bütün bu değerlerden yola çıkarak üniversite bünyesindeki Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsünün sempozyum ve festival düzenlemeye karar verdiğini anlatan Kılıç, “Şu anda bütün dünyada sevgi, barış, hoşgörüye ihtiyacımız her zamankinden çok daha fazla ve daha da artacak” diye konuştu.

Sempozyum ve festival programını Başbakanlık Tanıtma Fonuna sunduklarını dile getiren Kılıç, “Bu etkinliğimizi kabul ettiler, yapılması noktasında da ana sponsorumuz oldular. Öncelikle onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.

Sempozyumu özellikle önemsediklerini vurgulayan Kılıç, Hacı Bektaş-ı Veli’nin hoşgörüsünü, düşüncesini, karizmatik liderliğini, 13. yüzyılda bütün dünyaya seslenişini her zaman ayakta tutmak istediklerini bildirdi.

Prof. Dr. Kılıç, “Amacımız Hacı Bektaş-ı Veli’nin felsefesini bütün dünyaya haykırabilmek, ‘Gelin bir olalım, diri olalım’ diyebilmektir. İnşallah bu düşüncelerle sempozyumumuzu 8-10 Ekim’de gerçekleştirme çabasındayız” ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın da kendilerine her konuda destek olduğunu belirten Kılıç, sempozyum ve festival programına ilişkin şu bilgileri verdi:

“İlk gün sportif bir faaliyetle festivalimizi başlatacağız. Ardından bir seramik ve resim sergimiz olacak. Daha sonra Afyonkarahisar Senfoni Orkestrasının konseri gerçekleşecek. Sonrasında İran’dan bir müzik grubunun çok farklı bir gösterisi olacak. Yine Samsun’dan gelen bir grubumuz farklı bir müzik dinletisi sunacak. Güzel sanatlar fakültesi öğrencilerimizin de gösterileri olacak. 3. günde Albayraklar Müzik Topluluğu ve Tokat Semah Ekibi, katılımcıların karşısına çıkacak. Öğrenci ve hocalarımızın hazırladığı ‘Barış ve Hoşgörü İçin Çal’ isimli kısa filmimiz yayınlanacak. Bunu halkımızla, gençlerimizle, öğrencilerimizle paylaşacağız.”

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün çocuklara vakıf kavramını anlatmak amacıyla hayata geçirdiği tek kişilik müzikli çocuk tiyatrosu “Vakıf Dede”, kasımda KKTC’de sahneye çıkıyor.

masalcı vakıf dede

Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nce insanın özbenliğinde yer alan iyilik etme duygusunun temelini oluşturduğu vakıf kavramını tanıtmak ve iyilik etme isteğini pekiştirmek, paylaşma duygusuna cesaret vermek amacıyla “Masalcı Vakıf Dede Müzikli Çocuk Tiyatrosu Projesi” hayata geçirildi. Proje 1 ay süreyle Ankara’da merkez ve ilçelerde 16 okulda bin 832 çocukla buluştu.

Çocukların içlerindeki iyi insanı yaşatmaları ve ileride bu iyiliği kurumsallaştırarak vakıf kurabilecek bireyler olmaları yönünde bir etki gücü oluşturmayı amaçlayan proje hakkında AA muhabirine bilgi veren Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aslı Ceren İnanç, 4 sene önce meddah formatında “Vakıf Dede” karakteri yarattıklarını ve telifini aldıklarını söyledi.

Projeyi ilkokul çocuklarına uygun şekilde, daha keyifli hale dönüştürüp tek kişilik “Vakıf Dede Müzikli Çocuk Tiyatrosu” haline getirdiklerini anlatan İnanç, oyunu devlet tiyatrosu sanatçısı Çetin Azer Aras’ın interaktif şekilde sahnelediğini kaydetti.

“Geçmişteki gerçek vakıfları masala dönüştürdük”

Aslı Ceren İnanç, oyunda ilginç vakıfların anlatıldığını belirterek, şu bilgileri verdi:

“Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından basılan iki ciltlik ‘İlginç Vakıflar’ adlı eserimiz var. Osmanlı’da her alanda vakıf kurulmuş. İnsan Onurunu Koruyan Vakıf’tan Dağdan Kar Getiren Vakıf’a, Pikniğe Götüren Vakıf’tan Temiz Hava Aldıran Vakıf’a kadar. Dünyada sigara ile ilgili bir çalışma yokken, Selçuklu döneminde doktorların sigara içmesini engellemeye çalışan bir vakıf var. İyi Huylu Doktorlar Yetiştirmeye Çalışan Vakıf. Öyküyü, buradan yola çıkarak yazdırdık. Vakıf Dede, her bir masalda bir vakfı anlatıyor. Geçmişteki gerçek vakıfları masala dönüştürdük. Her masalda kahramanlar oluyor, çocukları sahneye çekiyor.

Contemporary

Contemporary Istanbul, 12-15 Kasım’da Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda “Contemporary Tehran” (Tahran’dan Çağdaş Sanat) ve Plugin Yeni Medya Bölümü ile 102 galeriye ev sahipliği yapacak.

Contemporary Istanbul’dan yapılan açıklamaya göre, 10. yılında fuara 24 ülke ve 28 şehirden toplam 102 sanat galerisi katılacak. Contemporary Istanbul galerileri arasından 23 galeri fuarda ilk defa yer alacak.

Katılımcı galeriler, CI Artistik Danışmanı Marc-Olivier Wahler, koleksiyoner Natalie Mamane Cohen, koleksiyoner ve küratör Freda Rozenbaum Uziyel ve The Empire Project kurucusu Kerimcan Güleryüz’den oluşan seçici kurul tarafından belirlendi.

  1. yılı için yıl boyunca hazırlıklarını sürdüren Contemporary Istanbul, ocak ayından bu yana 16 şehir, 15 ülke ve 20 uluslararası etkinlik bağlamında 178 bin 480 kilometre yol kat etti. Bin 250 koleksiyoner, 540 galeri, 83 basın mensubu, 138 sanat kurumu ve müze direktörü ile buluştu.483088 (1)

Fuarda ilk defa yer alacak galeriler arasında Art Lexing (Miami), Australia China Art Foundation (Şanghay), Galerie Bernard Ceysson (Paris), Corridor Contemporary (Tel Aviv), Dar AL-Anda Art Gallery (Amman), Dastan’s Basement (Tahran), Shirin Gallery (Tahran), Aaran Gallery (Tahran), Lajevardi Foundation – New Media Society (Tahran), Dubner Moderne (Lozan), l’étrangère (Londra), Frederic Got (Paris), Galeria Joan Gaspar (Barselona), Karavil Contemporary (Londra), KUAD Galeri (İstanbul), König Galerie (Berlin), Lazarides Gallery (Londra), LICHT FELD Gallery (Basel), Galerie Loevenbruck (Paris), Mika Gallery (Tel Aviv), Galerie Paris-Beijing (Paris), PROPAGANDA (Varşova), Galería Rosa Santos (Valencia), Xavier Laboulbenne (Berlin), Vogelsang Gallery (Brüksel), Nasui Collection & Gallery (Bükreş), Analix Forever (Geneva), Galeria Contrast (Barselona), Daniel Marzona (Berlin) bulunuyor.

Contemporary Istanbul’a bu yıl katılan bölge galerileri işe şöyle:

“Savina Gallery (St. Petersburg), Project Artbeat (Tiflis); Galerie Iragui (Moskova); Mika Gallery (Tel Aviv); Dar AL-Anda Art Gallery (Amman), ALAN Istanbul, x-ist (İstanbul), Galeri Baraz (İstanbul), Galeri Zilberman (İstanbul), Versus Art Project (İstanbul), Soda (İstanbul), Sanatorium (İstanbul), Rampa İstanbul, Redart Gallery (İstanbul), Pi Artworks (İstanbul), Piramid Sanat (İstanbul), Pg Art Gallery (İstanbul), Mika Gallery (İstanbul), Galeri Nev (İstanbul), Mixer (İstanbul), Milk Gallery (İstanbul), MERKUR (İstanbul); Kare Art Gallery (İstanbul), KUAD Galeri (İstanbul), Siyah-Beyaz (Istanbul), Galeri İlayda (İstanbul); Galeri 77 (İstanbul); Gama Gallery (İstanbul); Gaia Gallery (İstanbul), Daire Galeri (İstanbul), The Empire Project (İstanbul), Dirimart (İstanbul), CEP Gallery (İstanbul), C.A.M (Istanbul), Bozlu Art Project (İstanbul), Art350 (İstanbul), artSümer (İstanbul), art ON (İstanbul), Doğançay Museum (İstanbul), Galeri/Miz, Armaggan Art and Design (İstanbul), Bozlu Art Project (İstanbul), Krampf Gallery (İstanbul).”

“Tahran çağdaş sanatının güçlü bir şekilde temsil edileceğini umuyoruz”

Contemporary Istanbul’un 10. yılında, Contemporary Tehran (Tahran’dan Çağdaş Sanat) adı altında gerçekleştirilen “Focus” bölümü fuarın öne çıkan kısımlarından birisi olacak. Contemporary Tahran kapsamında, Assar Gallery, Aaran Gallery, Dastan’s Basement, Lajevardi Foundation- New Media Society ve Shirin Gallery katılım gösterecek.

İran’ın önde gelen sanatçılarının eserlerini görmenin mümkün olacağı bölüm kapsamında, sanatçılar Nasser Bakhshi (Aaran Gallery), Babak Roshaninejad (Assar Gallery); Ali Akbar Sadeghi (Shirin Gallery); Moreshin Allahyari (Lajevardi Foundation – New Media Society) ve Houman Mortazavi’nin (Dastan’s Basement) eserleri sergilenecek.

Yeni medya sanatlarına yer veren Plugin, Dr. Ebru Yetişkin küratörlüğünde, galeriler, mimarlık ve tasarım stüdyoları, yeni medya ile ilgili yaratım atölyeleri, oyun laboratuvarları, dijital sanat kolektifleri ve proje mekanları gibi inisiyatifleri X-CHANGE başlıklı bir küratöryal tema altında ve tek bir alanda bir araya getirilecek.

Plugin 3’üncü yılında, yüksek teknolojinin basit teknolojilerle birlikte çalışması, organik ve inorganik formların bir arada işlemesi, fiziksel ve dijital gibi ikiliklerin ötesine geçen dinamikler gibi alt başlıklara odaklanıyor.

Contemporary Istanbul ayrıca Australia China Art Foundation (ACAF) tarafından seçilen Çinli sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapacak. Shao Yinong ve Mu Chen, Ling Jian (Australia China Art Foundation), Aaajiao (Leo Xu Projects, Şanghay), Tao Hui (Aike Dellarco Galeri, Şanghay), Yang Xin ve Zheng Jiang (Space Station Galeri, Pekin) eserlerini görmek mümkün. Diğer yandan, Aimee Lin tarafından hazırlanan “Parade” başlıklı sergi de bu kapsamda izleyiciyle buluşacak.

Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, “Focus” bölümü konuğunun İran olmasının kendilerine gurur verdiğini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İran sanatının benzersiz ve etkileyici bir tarihe sahip olduğunu biliyoruz. Sürekli gelişen bir çağdaş sanat ortamına sahip olan İran çağdaş sanatı her zaman Contemporary Istanbul’un ilgi alanı içinde olmuştur. Bu bölgede yer alan, sürekli gelişme gösteren koleksiyoner ağı ve koleksiyonerlerin yeni sanatçılar keşfetme isteği, çağdaş İran sanatını da daha heyecanlı hale getiriyor.”

kibarlık budalası

Moliere’in 17. yüzyılda geçen ünlü eseri “Kibarlık Budalası” adlı oyunu, Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek.

kibarlık budalası

Başrolünü Haldun Dormen’in üstlendiği “Kibarlık Budalası”, Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Fransa’da, asil olabilmeye çalışan orta sınıfa mensup birinin gülünç tutumları üzerinden, insanların üst sınıfa yükselme çabasını komik bir dille anlatan oyun 10 Ekim’de izleyiciyle buluşacak.

Oyunda, Dormen’in yanı sıra Göksel Kortay ve Hakan Altıner gibi isimler rol alıyor.

Sınıf atlama uğruna herşeyi göze alan Mösyö Jourdain’i anlatan oyun, yaklaşık 350 yıldır sahneleniyor.

 

ankara savaşı basri uluğ

“Köylü Ressam” olarak tanınan Halil Basri Uluğ (55) tarafından yapılan Ankara Savaşı’nın üç boyutlu maketi tamamlanarak, ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

[supsystic-gallery id=’11’ position=’center’]

Çubuk Belediyesinin katkılarıyla, Ankara Savaşı’nın 3 boyutlu maketini gece gündüz çalışarak bir yılda tamamlayan Uluğ, eserini Çubuk Şehir Müzesi’nin giriş katında sergilemeye başladı. Girişlerin ücretsiz olduğu müzede, ses ve ışık efektleri de eklenen maket, haftanın 6 günü ziyaret edilebilecek.

Savaşla ilgili çok fazla bilgi ve belgenin olmaması nedeniyle çalışmanın kendisini çok yorduğunu ancak eserin ortaya çıkmasıyla aldığı beğenilerin bu yorgunluğa değdiğini ifade eden Uluğ, maketi tamamlamanın mutluluğunu yaşadığını dile getirdi.

Uluğ, şunları kaydetti:

“1402 yılında ilçemizde yaşanan Ankara Savaşı’nın maketini 12 metrekarelik bir alanda yapmayı başardım. Bu gördüğünüz 1/25000 ölçekli savaş meydanının replikasını (birebir aynısını) yapmak için bir yılda 4 bin saatten fazla mesai harcayarak çeşitli boylarda 10 binin üzerinde maket hazırladım. Çalışmamda savaş alanının geçtiği yerleri bizzat gidip günlerce dağlarında, tepelerinde gezerek savaşın senaryosunu yeniden yaşamaya çalıştım ve düşündüğüm kurguyu makete dönüştürmeyi başardım. Hangi dağda hangi toprak çeşidi ve bitki örtüsü varsa onları getirerek bu alanda kullandım. Bu da çok hoş bir görüntüye sebep oldu. Bu çalışma bizi bayağı bir yordu ama sonunda çok güzel bir çalışma ortaya çıktı.”

10 yıldır hayalini kurduğu eserin ortaya çıkmasında kendisine destek olan Çubuk Belediye Başkanı Tuncay Acehan’a ve ekibine teşekkür eden Uluğ, bundan sonraki hedefinin Çubuk’un kültürel yaşantısını maketleştirmek olduğunu söyledi.

Çubuk Belediyesi Başkan Yardımcısı Zeki Metin de 1402 Ankara Savaşı’nın maketinin ziyaretçilerini beklediğini belirterek, üç boyutlu maketin başta tarihçiler olmak üzere eğitim camiası tarafından büyük beğeni topladığını belirtti.

Maketin müzeye değer katacağını vurgulayan Metin, “Çubuk’ta yapılan Ankara Savaşı hem ilçemiz açısından hem de Türk dünyası açısından çok büyük bir önem taşıyor. Biz bunu bildiğimiz için bu maketi müzemize kazandık. Daha büyüğünü yaptırmak istiyorduk ama müzemizdeki fiziki şartlar ancak bu kadarına yetti. Resmi açılışını inşallah 9 Ekim’de düzenleyeceğimiz ‘Uluslararası Bütün Yönleriyle Çubuk ve Çevresi Sempozyumu’ öncesi yapacağız” diye konuştu.

anadoluda 40 yıllık yolculuk

Anadolu’yu ziyaret ederek fotoğraflar çeken Stephane Boudoyan, “Doğu Anadolu’da 40 Yıllık Yolculuk” konulu söyleşide izlenimlerini aktardı.

[supsystic-gallery id=’10’ position=’center’]

Anadolu’yu ziyaret ederek fotoğraflar çeken Stephane Boudoyan, “Doğu Anadolu’da 40 Yıllık Yolculuk” konulu söyleşide izlenimlerini aktardı.

İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü işbirliğiyle düzenlenen söyleşiye katılan Boudoyan yaptığı açıklamada, 47 yıldır, her sene doğuya giderek tarihi eserleri, sosyal hayatı ve insanları fotoğrafladığını söyledi.

Stephane Boudoyan, Anadolu ziyaretlerine başlama nedeninin babasından kaynakladığına dikkati çekerek, “Babam 1965’de Fransa’dan Türkiye’ye otobüsle gelmişti. Ziyaretinde kendi anne babasının evini ziyaret etmişti. Döndüğünde bize gördüklerini anlattı. Eski tarihe karşı merakım ve keşfetmeye dair kıvılcımım burada belirdi. Üç sene sonra, 1968’de ben de gezmeye başladım” dedi.

Yıllar içinde gerçekleştirdiği gezilere ilişkin bilgi veren Boudoyan, şöyle konuştu:

“Keşfetmeye ilk başladığım zamanlar, pek iyi algılanmıyordu. Fransa’daki Ermeniler buna iyi bakmıyordu. Türkler de hazine aradığımızı veya kiliseleri yağma edeceğimizi düşünüyordu. Zamanında bazı kötü şeyler de yaşandı ama artık zaman değişti ve korku yok oldu. Bugün ise arabamın üstünde bir Ermeni bayrağı var ve bununla korkmadan dolaşabiliyorum. Bundan dolayı çok mutluyum.”

Boudoyan, yaptığı gezilerde kendisini en çok etkileyen yerin, Van Gölü ve çevresi olduğunu dile getirerek, “Orada hala devam eden bir tarih var. Ben tarihi çok seviyorum ve insanların izinde yürümek hoşuma gidiyor” ifadelerini kullandı.

Arşivindeki fotoğrafların yakında internet ortamına aktarılacağını belirten Boudoyan, Doğu’da eski tarihi en iyi anlatan yerlerin ise dini mekanlar olduğunu söyledi.

 

 

Türkiye’nin en yeni eğlence konsepti ile festival coşkusu kulüplere taşınıyor!

Hayal Kahvesi Shining Stars başlıyor!

Hayal Kahvesi, son projesi ‘’Shining Stars’’ ile dünyanın en parlayan müzisyenlerini, Türkiye’nin birçok ilindeki şubelerinde müzikseverlerle buluşturuyor. 26 Eylül 2014’de Blonde Readhead ile Beyoğlu’nda başlayacak bu konser turnesinde Minor Empire, Brazzaville, Kadebostany sahnede olacak… Festival coşkusuna hazır olun!
Kurulduğu günden beri binlerce konsere ev sahipliği yapan Hayal Kahvesi, bu tecrübesini Türkiye’nin birçok ilinde açtığı şubeleriyle birlikte bir festivale dönüştürüyor. Hayal Kahvesi Shining Stars isimli projenin ana teması, yeni bir eğlence konsepti yaratmak ve festivallerde yakalanan büyük coşkuyu kulüplere taşımak. Tabii ki; bu coşkuda dünyada yıldızı parlayan müzisyenlerin etkisi büyük olacak… Dünyaca ünlü gruplar ve müzisyenler Hayal Kahvesi markası ile tüm Türkiye’ye ulaşacak. Müzik ve eğlence, her ile hızla yayılacak.
26 Eylül’de ilk konser Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde gerçekleşecek. İlk konuk ise Blonde Readhead… Shining Stars’ın Sonbahar programında Blonde Readhead’i, sırasıyla Minor Empire, Brazzaville ve Kadebostany takip edecek. Bu gruplar Beyoğlu’nun yanı sıra, İzmir, Ankara, Gaziantep, Bursa, Adana ve Diyarbakır’daki Hayal Kahvesi sahnelerinde de müzikseverlerle buluşacak.
İlki 2014 ilkbaharında gerçekleşen Hayal Kahvesi Shining Stars, her sene sonbahar ve ilkbahar olarak iki dönemde farklı gruplarla gerçekleştirilecek. Hayal Kahvesi’nin bu yepyeni markası, yakın zamanda Türkiye’nin en vazgeçilmez müzik turnesi haline gelmeye aday… Sürprizlerle dolu bu özel konserlerin biletlerine ise Biletix’ten ulaşmak mümkün…
Blonde Redhead
Kazu Makino, Maki Takahashi ve İtalyan ikizler Simone – Amedeo Pace tarafından kurulan Blonde Redhead’in müziği, alternative rock veya Indie Rock olarak tanımlanmaktadır. Grubun ismi, 70’li ve 80’li yıllarda bilinen New York grubu DNA’in bir parçasından alınmıştır.
Blonde Redhead’in kariyeri, Sonic Youth bateristi Steve Shelley tarafından keşfedilmelerinin ardından yükselişe geçer. Keza Shelley, gruba 1993 yılında çıkardıkları ilk albüm konusunda büyük bir destek verir. Fakat ilk albüm sonrasında, grubun kurucularından olan Maki Takahashi ekipten ayrılır ve grup yoluna üç kişi olarak devam etme kararı alır.
Kendine has bir dinleyici kitlesi olan grupta, başlarda Sonic Youth’un etkileri gözükse de daha sonra yavaş yavaş bu etkiden sıyrılıp, müziklerini özgün bir hale getirmeyi başarırlar. Blonde Redhead’in karakteristik özellikleri arasında, Kazu’nun gizemli ve yüksek tonlardaki sesi ayrıca grubun melodik/melankolik müzikal alt yapısı gösterilebilir.
Konser Tarihleri
26.09.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:30
27.09.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Beyoğlu // 22:00
Minor Empire
Minor Empire, gitarist/yapımcı Ozan Boz ve vokalist Özgü Özman liderliğinde Kanada’nın seçkin müzisyenlerinin de katılımıyla, 2010 yılında Toronto’da kurulmuş bir müzik grubudur. İlk albümleri “Second Nature” ile Kanada’da iki büyük müzik endüstrisi ödülü alarak bir ilke imza atan grup, Kanada ve ABD turneleriyle, aralarında Vancouver ve Calgary Folk Müzik Festivallerinin de bulunduğu bir çok prestijli festivalin yanısıra, dünyaca tanınmış efsanevi Yoshi’s San Francisco kulübü gibi kulüplerde de sahne aldı.
”Second Nature” albümlerinin, piyasaya çıkmasını takiben Kanada Radyoları Dünya Müziği Listesi’nde 1 numaraya ulaşmasıyla müzik kritiklerinin dikkatini çeken grup, dünyanın dört bir yanından övgüler toplamaya devam ediyor. Kanada’nın önde gelen müzik kritiği ve CBC Radyo yapımcısı Errol Nazareth albümü “dünya müziği için atılmış büyük bir adım” olarak nitelendirirken,İngiltere tabanlı Songlines dergisi, grubun “sinematik ve rüyamsı atmosferler yaratma konusundaki uzmanlığına” ve vokalist Özgü Özman’ın “çarpıcı tonu ve vokallerine” dikkat çekiyor.
Konser Tarihleri
30.10.2014 Perşembe // Hayal Kahvesi Gaziantep // Saat : 22:00
31.10.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Adana // Saat : 22:30
01.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Mersin // Saat: 22:00
06.11.2014 Perşembe // Hayal Kahvesi Ankara // Saat: 21:30
07.11.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Performans, İzmir // Saat: 22:00
08.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:00
Brazzaville
İstanbul’daki her konseriyle büyük yankı uyandıran ve Doublemoon etiketiyle yayımlanan “Brazzaville in İstanbul” adlı albümüyle Türkiye’deki tüm müzikseverlerin kalbinde taht kurmayı başaran Brazzaville, kendi tarzını yaratmayı başarmış önemli bir topluluk olarak dikkat çekiyor.
David Brown’un müzikal kimliği, biriktirdiği parayla bir saksafon satın alarak dünyayı dolaşmasıyla şekillendi. Beck ve Siouxe Sioux gibi isimlerle çalışan Brown, saksafonu bırakıp akustik gitara geçtikten sonra grubu Brazzaville’i kurdu. Alternatif rock müziği etnik caz dokunuşlarıyla birleştiren David Brown ve ekibi zaman zaman Tom Waits ve Morphine’e dokunsa da bossa nova, caz, dub öğelerine de yer vermeyi unutmuyor.
Türkiye ve İstanbul’dan etkilendikleri Hotel Devman, Hills of Anatolia, Bosphorus ve Taksim isimli parçalara sahip olan Brazzaville, kemikleşmiş bir Türk dinleyici profiline sahip olmasının yanı sıra, her konserinin ardından hayran kitlesini oldukça arttırmakta.
Konser Tarihleri
13.11.2014 Perşembe // Hayal Kahvesi Adana // Saat: 22:00
14.11. 2014 Cuma // Hayal Kahvesi Diyarbakır // Saat:  22:00
15.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Performans, İzmir // Saat: 22:00
18.11.2014 Salı // Hayal Kahvesi Görükle, Bursa // Saat: 21.30
19.11.2014 Çarşamba // Hayal Kahvesi Ankara // Saat: 21:30
21.11.2014 Cuma // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:30
22.11.2014 Cumartesi // Hayal Kahvesi Beyoğlu // Saat: 22:00
Kadebostany
Pop İmparatorluğunda yepyeni bir koloni! Kadebostany Cumhuriyeti! Şaka değil, grup üyeleri dünyanın en küçük ve en ilginç ülkesini temsil ettiklerine “kalpten” inanıyorlar. Kadebostany,Polonya, Rusya, Kazakistan ve Romanya gibi ülkelerden gelen müzisyenlerden oluşuyor. Ülkenin başkanı aynı zamanda grubun da lideri olan çılgın Kadebostan’dan başkası değil. Onun ülkeyi başarıyla yönetmesinin sırrı ise; keman, akordeon, saksofon, gitar, banjo, fagot ve elbette bir bilgisayardan oluşan ilginç bir formül. Mental Groove etiketi ile yayınlanan “Songs from Kadebostany” albümü ve özellikle ülkemiz radyolarında da fırtına gibi esen Kazak Rules adlı şarkılarıyla dikkatleri üzerine çeken grubun, bu dinamik müziği enfes bir görsel şölenle süslediğini de söyleyebiliriz.
2013 yılında “Kadebostany” adı ile çıkardıkları “Pop Collection” albümleri ile dinleyicilerini bir kez daha kendilerine hayran bırakan Kadebostany Cumhuriyetinin sakinleri; Montreux Caz Festivali,Berlin Wilde Renate ve Mutek-Meksika gibi bir çok festival ve konser salonunda sahne almış olan ve Türk radyolarında da sıkça çalınan Kadebostany, ikinci albümleri Pop Collection’ın çalışmaları devam ettikleri vakitlerde, Ghetto ve akabinde de Rock’n Coke 2013’te kendilerini izleyenlere unutulmaz anlar yaşatmıştı.
Konser Tarihleri
12.12.2014 Cuma // Beyoğlu Hayal Kahvesi // Saat: 22:30
13.12.2014 Cumartesi // Beyoğlu Hayal Kahvesi // Saat: 22:00

42. Amerikan Müzik Ödüllerine üç dalda ödüle layık görülen Katy Perry ve One Direction grubu damga vurdu.

 

  1. Amerikan Müzik Ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödül törenine üç dalda ödül alanKaty Perry ve One Direction grubu ile iki dalda ödül alan Avustralyalı Iggy Azalea damga vurdu.
 amerikan-muzik-odulleri-sahiplerini-buldu-5011305

Los Angeles’taki Nokia Theater’da düzenlenen ve dünyanın en önemli müzik şovlarından birisi olarak kabul edilen etkinliğin 160’tan fazla ülkede izlendiği belirtildi.

Ödül töreninde son dönemde öne çıkmış birçok grup ve sanatçı renkli performansları ile izleyenlerin beğenisini topladı. Hareketli şovlardan birini gerçekleştiren Tylor Swift, performansının ardından Dick Clark Award Mükemmellik ödülü aldı.

Gecede ödül alan sanatçı ve gruplar şöyle:

“Yılın sanatçısı: One Direction

Yılın yeni sanatçısı: 5 Seconds of Summer

Yılın Single’ı: Katy Perry, Featuring Juicy J “Dark Horse”

Pop/rock kadın sanatçısı: Katy Perry

Pop/rock erkek sanatçısı: Sam Smith

Pop/rock grubu: One Direction

Pop/rock albümü: One Direction “Midnight Memories”

Kadın country sanatçısı: Carrie Underwood

Erkek country sanatçısı: Luke Bryan

Country grubu: Florida Georgia Line

Country albümü: Brantley Gilbert “Just As I Am”

Rap/hip-hop sanatçısı: Iggy Azalea

Rap/hip-hop albümü: Iggy Azalea “The New Classic”

Kadın soul/R&B sanatçısı: Beyonce

Erkek soul/R&B sanatçısı: John Legend

Soul/R&B albümü: Beyonce “Beyonce”

Alternatif rock sanatçısı: Imagine Dragons

Latin sanatçı: Enrique Iglesias

Elektronik dans müziği sanatçısı: Calvin Harris

İlham veren çağdaş sanatçı: Casting Crowns

Yetişkin çağdaş sanatçı: Katy Perry

En iyi Film Müziği: Frozen”

özgür ressamlar sokakta
Özgür Ressamlar Derneği’ni kuran Zafer Yörük ve Aysel Aydın, İstanbul Avcılar’da sokakta resim yapmaya başladı.

Özgür Ressamlar Derneği Zafer Yörük Aysel Aydın

Halkın resim sanatına daha fazla ilgi göstermesi için Özgür Ressamlar Derneği’ni kuran Zafer Yörük ve Aysel Aydın, İstanbul Avcılar’da sokakta resim yapmaya başladı.

Yoldan geçenlerin durup kendilerini ilgi ile izlediklerini belirten Yörük, “Tanıtamadığımız resmi halkın ayağına getirdik. İnsanları resme götüremeyince, biz de resim sanatını insanlara getirdik” dedi. Kısa süre önce Özgür Ressamlar Derneği’ni kurduklarını ifade eden Yörük ve Aydın, İstanbul’da yaşayanlara resim sanatını daha fazla sevdirmek veya merak edenleri bu sanata çekmek için ilçede trafiğe kapalı Marmara Caddesi’ne tuval ve boyalarını taşıyarak sokakta resim yapmaya başladıklarını söyledi.

 

Aydın’ın Didim İlçesi’nde Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği tarafından kurulan Didim Cemevi Aşık Veysel Korosu, Türk Halk Müziği konseri düzenledi.

[supsystic-gallery id=9 position=center]

 

Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cem Evi Derneği’ne bağlı Aşık Veysel Korosu, Didimlilere ücretsiz konser verdi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte, sanatçılar 25 eseri seslendirdi.  Dün akşam saat 20: 30’da Didim Ticaret Odası Kültür Merkezi’nde düzenlenen  konsere yaklaşık 200 kişi katıldı. Cem Evi yönetimi ve STK temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte vatandaşlar, Türk Halk Müziği ziyafeti çekti.
Konser sonunda Koro adına Şef Cem Sezgin’e çiçek takdim edildi.

 

 

gırgıriye

Türk Sineması’nın unutulmaz filmi Stockholm’deki Uluslararası Komedi Film Festivali’nden büyük ilgi gördü.

[supsystic-gallery id=’8′ position=’center’]

İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen Uluslararası Komedi Film Festivali kapsamında 10 ülkeden 10 uzun metraj film, sinemaseverlerle buluştu. Festivalin üçüncü gecesinde “Gırgıriye” filminin gösterimi yapıldı. Festivalin özel davetlisi olarak İsveç’te bulunan sanatçı Perran Kutman ve merhum sanatçı Kemal Sunal’ın eşi Gül Sunal da seyirciler arasındaydı. Kutman, konuşmasında, sanat hayatının 50’nci yılını kutladığını söyledi. Sanat hayatı boyunca hep saygı ve sevgi gördüğünü vurgulayan Kutman, sevenlerine teşekkür etti. Kutman, “Dilerim gözlerimi kapatana kadar da sevgi ve saygı görürüm” dedi. “Gırgıriye” filminin hikâyesini de seyirciyle paylaşan Kutman, konuşmasının sonunda sahneye davet ettiği Gül Sunal ile beraber seyircileri selamladı. Kartal Tibet’in yönettiği, Adile Naşit, Müjdat Gezen, Perran Kutman, Münir Özkul ve Ayşen Gruda gibi oyuncuların rol aldığı 1981 yapımı “Gırgıriye,” Türk Sineması’nın unutulmaz filmleri arasında bulunuyor.

 

türel süt renkleri hissetmek

Ressam Türel Süt’ün görme engellilerin, tabloları kabartma olarak hazırlanan panellere dokunup, dinleyip ve renklere özgü kokular aracılığıyla algılama imkânı sunan “Renkleri Hissetmek” projesi, Uluslararası Görme Engelliler Merkezi’nin İsviçre’deki merkezinde müze haline getirildi. Yaşamını Almanya’da sürdüren Süt, ilk 2010’da sanatseverlerle buluşan proje kapsamındaki eserlerinin, bugüne kadar Almanya ve İsviçre’de 15 kentte sergilendiğini belirtti. Türel Süt, “Görme engelliler resimleri elleriyle hissetmenin yanı sıra panellere dokunurken, aynı anda kulaklıklar aracılığıyla resmin ebatları ve renkleri hakkında bilgi alabiliyor. Renkler, farklı koku ve ısı değişimiyle hissettiriliyor. Örneğin, yeşil renklerde taze kesilmiş çimen kokusu hissediliyor, güneş sarısı ise ısının artmasıyla algılanabiliyor” diye konuştu.

[supsystic-gallery id=’7′ position=’center’]

 

TÜREL SÜT KİMDİR?

Türel Süt 1972 de sıcak bir temmuz ayı sabahında İzmir Türkiye’de doğmuştur. Beş ve Sekiz yaşlarında ailesi ve İlkokul öğretmeninin büyük teşviki ile resimleri dönemin TRT programı gök kuşağında yayınlanmıştır. İlk ve orta öğrenimini İzmir de tamamlayıp yüksek öğrenimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde yürütmüştür. Öğrencilik yıllarında tanıştığı İngiliz kız arkadaşı ile evlenip İngiltereye yerleşmeye karar vermişlerdir. 1990 lı yılların koşulları itibarı ile sanat hayatını İngiltere’de sürdürme olasılığıgerçekleşince son sınıfta tek ders bırakıp İngiltere’ye yerleşmiştir.

İngiltereye yerleştikten hemen sonra oradaki sanatsal ortamın içine girmiş ve kendi bıranşı ve ilgisi dahilinde bir çok aktiviteye katılmıştır.Kısa zamanda yaşadığı ortamda sivrilip tanınan ve ödüller alan bir sanatçı konumuna gelmiştir. İngilterede 11 yılı aşkın bir dönem süresince toplumsal sanat organizasyonları yürütmüştür.

İngilterenin Hastings ilçesinde sanat atölyesi açmış ve onlarca kişiye resim ve geriye dönüşümlü sanat eğitim kursları vermiştir.

Bilindiği kadarı ile İngiltere ve belkide Avrupadaki ilk enternasyonal geriye dönüşümlü sanat yarışmasının fikrini ortaya atmış ve bu yarışmanın organizasyonunu yapmıştır.

Fresk ile yaşamak, Hastings lokumu, Geriye dönüşümlü sanat gurubu, Enternasyonal geriye dönüşümlü sanat yarışması ve sergileri geçmişte Türel’in İngilterede kurup yönettiği toplumsal sanat projeleridir.

Sanata ve topluma katkılarından ötürü 9 Ekim 2009 da İngilterenin Hastings ilçesinde Türel’e yerel kahraman ünvanı verilmiştir. Belkide İngilterede yerel kahraman seçilen ilk ve tek Türk Türel Süt dür.

Türel’in İngilterede yaşadığı dönemde projeleri ödüller almıştır. Bir resmi Hastings belediye binasına, üç resmi Hastings miras müzesine, bir resmide Brightling köyü kilisesine daimi olmak üzere asılmıştır. Ayrıca yakın geçmişte iki çalışmasıda İsviçre Landschlacht daki İnternasyonel görme engelliler merkezine daimi olarak asılmıştır.

Şu anda Almanyanın Konstanz şehrinde yaşamını ve sanat kariyerini sürdürmekte olan Türel son projesi olan Renkleri Hisset üzerinde çalışmaktadır.

Sense the Colours / ”Renkleri Hisset” projesi ”Sanat herkes için, sadece görebilenlerdeğil” parolasında görme engelli kişilere sanat sağlama amacı gütmektedir.

Yakın geçmişte Renkleri Hisset sanat projesi Almanya Konstanz, Almanya Freiburg, İsviçre Landschlacht, İsviçre Tenero başta olmak üzere bir çok ayrı locasyonda 15 kez sergilenmiştir. Görme engellilere çok kapsamlı bir proje kurduğu için Enternasyonal görme engelliler merkezi İsviçreden Altın anahtar ödülü alan tek insan olmuştur. Önümüzdeki yıl ise bu sergi müze olacaktır.

Ayrıca Türkiye’de 6N1K haber kanalında köşe yazarlığı yapan sanatçı bir düşünce insanı olduğunuda köşe yazarlığı ile kanıtlamaktadır.