6 Ekim'de Bahçede Sanat Heykel Sergisi Başlıyor

 

[supsystic-gallery id=’6′ position=’center’]

Heykel Sanatçısı, Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL’in 6-16 Ekim 2015 tarihleri arasındaki Bahçede Sanat Heykel Sergisi’ne tüm sanatseverler davetlidir.

 


Hale Şakar Ürkmezgil Kimdir?

Şehnaz Hale Şakar Ürkmezgil (d. 1949, Ankara), Türk heykeltıraş. İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yaşamaktadır. 1973 yılında eski adı ile DTGSYO (Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu), şimdiki adı ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Serbest – Grafik İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.
1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe art direktör ve kreatif direktör olarak çalıştı. 1989 yılından sonra seramik ile başladığı çalışmalarını bronz heykele yönlendiren sanatçı, 1997 yılından bu yana figüratif tarzda, mermer yontu ve bronz döküm ile çalışmalarını sürdürmektedir.

KİŞİSEL SERGİLER

  • 1996 Gülmine Sanat Merkezi (Seramik Heykel)
  • 1998 Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev (Bronz Heykel)
  • 2000 İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru (Bronz Heykel)
  • 2000 Ankara / Karaca Sanat Galerisi (Bronz Heykel)
  • 2001 İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru (Bronz Heykel)
  • 2002 Pera Sanat Galerisi (Bronz Heykel)
  • 2002 Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi (Bronz Heykel)
  • 2004 Ankara / Galeri Sanat Yapım (Bronz Heykel)
  • 2005 Çağla Cabaoğlu Art Gallery (Bronz Heykel)
  • 2007 Bakraç Sanat Galerisi (Bronz Heykel ve Desen)
  • 2007 Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali (Bronz Heykel ve Desen)
  • 2010 Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi
  • 2011 Bakraç Sanat Galerisi
  • 2011 Doku Sanat Galerisi / İstanbul
  • 2011 Doku Sanat Galerisi / Ankara
  • 2012 Artev Sanat Galerisi
  • 2012 Doku Sanat Galerisi

YURT DIŞI SERGİLER VE ETKİNLİKLER

  • 1997 Almanya / Hannover – Türk Evi
  • 1997 Almanya / Köln – Atatürkçü Düşünce Derneği
  • 2002 Umut Vakfı ”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış” Heykel Yarışması Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü
  • 2002 Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi ”Sevgi Emektir” heykeli
  • 2003 Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile” Performans yarışması

FUAR VE KARMA SERGİLER

  • 1993 Pera Sanat Galerisi
  • 1997 Yunus Emre Kültür Merkezi ( Basad )
  • 1998 Yunus Emre Kültür Merkezi
  • 1999 Ankara / Su Ana Sanatevi
  • 2000 10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )
  • 2001 1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )
  • 2001 İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )
  • 2001 2001 Sanat Galerisi
  • 2002 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2002 [[2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )
  • 2002 Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2002 İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi
  • 2002 Çağla Cabaoğlu Art Gallery
  • 2002 Harbiye Askeri Müze ( Basad )
  • 2003 Bakraç Sanat Galerisi
  • 2003 İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi
  • 2003 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )
  • 2003 Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )
  • 2003 Antalya / Ansan Sanat Galerisi
  • 2004 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2004 Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”
  • 2004 Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )
  • 2004 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması – Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )
  • 2005 Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )
  • 2005 Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )
  • 2005 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması -Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )
  • 2006 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2006 Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – [[Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )
  • 2006 Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)
  • 2007 Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar
  • 2007 Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”
  • 2008 Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM (Ortaköy Sanat Galerisi )
  • 2009 86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)
  • 2009 Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)
  • 2010 Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop
  • 2010 Art Show 2010. MKM
  • 2010 Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)
  • 2011 Artev Sanat Galerisi (Karma)
  • 2011 Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Galerisi 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi
  • 2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM
  • 2012 “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD
  • 2013 Next Level, Ankara
  • 2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı
  • 2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü
  • 2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul
  • 2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve   Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara
  • 2014 Artev Sanat galerisi – İstanbul
Perdeler 'Barış'a Açılacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 7 Ekim’de başlayacak yeni sezonda barış temalı oyunlarıyla seyircilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

İSTANBUL Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, önceki gün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla 2015-16 sezonunun repertuvarını açıkladı. Toplantıya İBB Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen, Şehir Tiyatroları Müdürü Salih Efiloğlu, Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Hakan Arlı, Yiğit Sertdemir; Şehir Tiyatroları Sahne Yöneticisi Ozan Gözel, Şehir Tiyatroları Başdramaturgu Arzu Işıtman’ın yanı sıra Şehir Tiyatroları’nda bu sezon oyun sahneleyecek olan Zeliha Berksoy, Mehmet Birkiye gibi konuk yönetmenler ve Şehir Tiyatrosu oyuncuları katıldı.

‘BU SEZON DAHA İYİ’

Erhan Yazıcıoğlu, geçtiğimiz sezona oranla daha iyi bir repertuvarla seyircinin karşısına çıkacaklarını belirterek, “Bu yıl, repertuvarda barış temasını öne çıkaran oyunlarla 7 Ekim’de sahnelerimizi açacağız. Tüm dünyanın ihtiyacı olan barışa hizmet etmek, 101 yıllık bir kurum olarak bize onur verecektir. Şu ana kadar saptanan ve sezon boyunca aralarına yenilerinin ekleneceği savaşı sorgulayan bu oyunlara örnek olarak; Arthur Miller’ın ‘Bütün Oğullarım’, ‘Sonsuz Öykü’ (Leningrad Kuşatması), ‘İki Arada Bir Yerde’ ve ‘Kuvayi Milliye Destanı’nı sayabiliriz” dedi. Şehir Tiyatroları’nın bu sezon konuk rejisörleri, Zeliha Berksoy “Üç Kuruşluk Opera”yı, Mehmet Birkiye “Cyrano de Bergerac”ı ve Serdar Biliş ise “On İkinci Gece”yi sahneleyecek. Bu oyunların yanı sıra Şehir Tiyatroları sanatçılarından Orhan Alkaya “Ayaktakımı Arasında”yı, Arif Akkaya “Sonsuz Öykü”yü, Hakan Yavaş “Kuvayi Milliye”yi, Emre Koyuncuoğlu “Devekuşlu Kabare”yi, Kemal Kocatürk “Fehim Paşa Konağı”nı, Erhan Yazıcıoğlu “Reis Bey”i, Ali Gökmen Altuğ “Oyunun Oyunu”nu ve Ragıp Yavuz “Radyonun İçindekiler”i sahneye taşıyacak.

Sanatçılar Evlerini ve Atölyelerini Ziyaretçilere Açıyor

Sanatçılar evlerini ve atölyelerini ziyaretçilere açıyor.

İstanbul’un çeşitli semtlerindeki evler ve atölyeler, 2-4 Ekim tarihleri arasında, ‘kendin yap, kendin sergile’ diyerek yola çıkan Açık Stüdyo Günleri çerçevesinde sanatseverleri ağırlayacak.

Performanstan enstalasyona, sanatın pek çok farklı dalında işler üreten sanatçıların eserleri önümüzdeki 3 gün boyunca İstanbul’un muhtelif bölgelerinde bulunan ev ve atölyelerde sergilenecek.

Açık Stüdyo Günleri sanatçılara bir galeriye ihtiyaç duymaksızın eserlerini sergileme fırsatı verirken, sanatseverlere de ev ve sanatçıların üretim alanları olan atölyelerde sanat ile buluşma fırsatı sunuyor.

Bu sene ikincisi gerçekleştirilen Açık Stüdyo Günleri dahilinde çeşitli atölyeleri ve evleri ziyaret etmek isteyenler, oluşumun web sitesinde yer alan haritadan yararlanarak, Taksim, Cihangir , Galata, Karaköy, Tophane, Teşvikiye ve Kadıköy’de bulunan 33 mekandan dilediklerini seçebilecek.

Açık Stüdyo Günleri’nde gezilebilecek 33 ev ve atölye, 2 Ekim Cuma saat 17:00’de ziyarete açılacak. Aynı gün saat 17:20’de, Derya Yıldız, Didem Erbaş, Dila Yumurtacı, Eren Sulamacı, Melisa King ve Neslihan Koyuncu’dan oluşan sanatçı kolektifi UZ’un da Kadıköy’deki atölyelerinde bir performansı ve sergisi olacak. Sanatseverler, 3 gün sürecek Açık Stüdyo Günleri’nin düzenlendiği ev ve atölyeleri dış cephelerine asılmış pembe balonlardan tanıyabilecekler.

Bir sanatçı, Nizhny Novgorod’ta bulunan Oka nehri kıyısında ”Yaşayan Duvarlar” isimli bir sokak projesine başlamış. Sanatçı eski binaları boyayarak onlara hayat veriyor.Rusya’nın birçok farklı bölgesinde eserlerine rastlıyoruz ve sanatçı binalara hayat vermenin yanı sıra onlara duygu da katıyor. Yaratıcı sanatçı, pencereleri ve kapıları kullanarak sanki binaların ağzı, gözleri ve burnu varmış  gibi bir hava katıyor.

Sokak sanatı normal boyama sanatlarına benzemiyor. Sokakta yapılan çalışma ile evde yapılan çalışma çok farklı dinamikler içeriyor. Sokak sanatı diğer sanatlar gibi çok kalıcı ve dayanıklı olmayabilir fakat onlar gerçekten çok canlılar.

[supsystic-gallery id=’5′ position=’center’]

 

demirkubuz'un'burjuva aydını'nıtakdimidir

Demirkubuz'un 'burjuva aydını'nı takdimidir.

Zeki Demirkubuz’un 10. filmi ‘Bulantı’, insan ruhunun kötülükle yakın teması, yaşananlar karşısındaki kayıtsızlığı, soğukkanlı görünme hali, öte yanda içini yavaş yavaş kemiren vicdan olgusu etrafında şekilleniyor. Bir burjuva aydınını canlandıran Demirkubuz, ‘Bekleme Odası’ndaki performansının üzerine çıkıyor.

Yönetmen: Zeki Demirkubuz
Oyuncular: Zeki Demirkubuz, Şebnem Hassanisoughi, Öykü Karayel, Çağlar Çorumlu, Cemre Ebuzziya, Ercan Kesal, Nurhayat Demirkubuz
Yapım: 2015, Türkiye
Süre: 116 dakika

Deneyimli yönetmen son çalışması ‘Bulantı’yla bir kez daha aynı sulara dönüyor gibi. Gibi diyoruz, çünkü bu kez filminin ana karakteri bir yönetmen değil, klasik bir küçük burjuva aydını. Ahlakı ve hayatı bakışı da ait olduğu sınıfın değerleri ve ilişkileriyle örülü…
Konuyu kısaca özetlemek gerekirse; bir eğitim kurumunda eğitmenlik yapan Ahmet, çalkantılı bir hayatın sahibidir. Başına trajik bir olay gelir ama o sanki hiçbir şey olmamışçasına hayatına devam eder. Ya da buzdağının yüzeydeki görüntüsü böyledir…

Demirkubuz’un 10. filmi olan ‘Bulantı’, evet ‘kişiselliği’yle ilk elde ‘Bekleme Odası’nı akla getirse de olay örgüleri, karakter ilişkileri ve de kimi kadrajları itibariyle ‘Masumiyet’, ‘Kader’ ve ‘Kıskanmak’ hariç geride kalan filmlerinin adeta yeniden harmanlanması gibi de duruyor. Öykünün felsefi altyapısında ise Camus’nün ‘Yabancı’sıyla ‘Dostoyevski ruhu’nu bulmak mümkün. Ki bütün bu ipuçlarını birleştirince yönetmenin bildik temaları ve dertleriyle bir kez daha buluştuğumuzu görüyoruz. Yani insan ruhunun kötülükle yakın teması, yaşananlar karşısındaki kayıtsızlığı, soğukkanlı görünme hali, öte yanda içini yavaş yavaş kemiren bir vicdan olgusu… Ruhumuzun karanlığına dair söz söyleme çabasındaki ‘Bulantı’yı işte bu limanlarda gezinen bir yapım olarak tanımlamak da mümkün…

 

yılıniyilerindenimagori
Gotan Project’ten bildiğimiz Christoph H. Müeller, enerjisinden hiçbir şey kaybetmemiş eski toprak Hans-Joachim Roedelius’u da yanına alarak oldukça yoğun, atmosferik bir elektronik müzik füzyonu ortaya çıkarmış. Bu yılın ‘kıyıda köşede kalacak’ ama iyi albümlerinden biri ‘Imagori’.
Kıyıda köşede kalacak ama yılın iyilerinden: 'Imagori'

70’lerin krautrock sınırları ve deneysel elektronik müzik geleneğinin önemli gruplarından Harmoni ve Kluster’ın kurucusu, 1934 doğumlu Hans-Joachim Roedelius, kendinen yaşça hayli küçük, müzikal perspektif bakımından da farklı Christoph H. Müeller ile birlikte bir albüm yaparsa nasıl olur?

İsviçreliler ve Almanlar bir araya gelince genelde güzel şeyler olur. Müzik alanında da bu değişmiyor. Gotan Project’ten bildiğimiz Müeller, enerjisinden hiçbir şey kaybetmemiş eski toprak Roedelius’u da yanına alarak, ortaya oldukça yoğun, atmosferik bir elektronik müzik füzyonu çıkarmış.

2012 yılında Paris yakınlarında Enghien-les-Bains’deki sanat merkezinde bir seri doğaçlama performans sonrasında doğan birliktelik, ‘Imagori’ albümünde tam manasıyla son halini almış. 70’ler film müziklerinden bir piyano pasajını krautrock yağında kavurun, üzerine acid-jazz sosu dökün, işte size ‘Imogari’.
8+2+3 parçalık uzunçalarda genellikle melodik piyano tınılarına Roedelius, elektronik seslere ise Müeller hayatveriyor. Yaptıkları müzikle 80’lerindeki Roedelius ve ondan neredeyse iki kuşak sonradan gelen Müller, oldukça iyi bir iş çıkarmışlar.

Plak versiyonuna dahil edilmemiş iki parça ‘808 Fantasy’ ve ‘The Question’ fena değiller. Vasat oldukları için olsa gerek, plağa layık görülmemişler. Sonraki 3 parça ise sadece dijital olarak satışta ama maalesef ülkemizde değil. Orada Peter Kruder, Takamovksy ve Ken Hayakawa remix’leri var.
Asıl albümdeki sekiz parçaya dönecek olursak; ‘Himmel Über Lima’daki Viyana kokulu dub etkisi yeterince sıcak. ‘Valse Mecanique’i dinlerken, Basel’de akşam yemeğini yiyen İsviçrelinin saatinin içinde geziniyor gibi hissediyorsunuz. Açılış parçası ‘Time Has Come’ da hiç beklenmedik şekilde clicks & cuts var. ‘QM’ de ise Cluster ruhu! ‘About Tape’te Brain Eno sesiyle eşlik ediyor. B yüzünün açılış parçası ‘A Song or Not’ ise benim için albümdeki en iyi ve öne çıkan parça. Müeller’in hünerleri biraz olsun daha ön planda gibi. Piyano akorlarını serpiştiriş biçimi Gotan Project’i hatırlattığı için belki de.

Roedelius’un müzik aşkına bir egzersiz diye nitelediği ‘Imagori’de doğaçlamanın gücü de unutulmamış tabii ki.
Albümün karanlık, puslu atmosferinde nedense hiç karamsar duygulara kapılmıyorsunuz. Sadece derin düşüncelere dalıyorsunuz; ya da dikkatinizi vermediyseniz eğer, size bir çeşit asansör müziği gibi gelecektir ‘Imagori’. Zaten kotarılış biçimi de, Bauhaus döneminde tasarlanmış sandalyeleri ya da Dieter Rams’ın Braun ürünleri gibi. Çok güzel görünürler, ama kimse onları görmez. Son derece mükemmel tasarlanmalarına rağmen ‘less is more’ düsturuna uygun olarak az ve öz oldukları için, görünmezdirler.
Usta iki müzisyenin hayat verdiği ‘Imagori’nin içindeki ses parçacıklarının her biri de, öncesinde saatlerce süren doğaçlama seanlarından sonra, özenle oraya yerleştirilmiş. Pikabın iğnesi dokunduğunda ses veriyor ve sadece görevlerini yerine getiriyorlar, fazlasını değil. Ama bunu duyan kulaklarımız için hikaye daha yeni başlamış oluyor. Bu yılın ‘kıyıda köşede kalacak’ ama iyi albümlerinden biri ‘Imagori’.

kameraelindegeleceğincebindeyarışması

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından düzenlenen “Kamera Elinde Geleceğin Cebinde” kısa film yarışmasının sonuçları Borsa İstanbul’da düzenlenen ödül töreninde açıklandı.

Kısa film yarışması sonuçlandı!

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) tarafından ikincisi düzenlenen “Kamera Elinde Geleceğin Cebinde” Kısa Film Yarışması’nın sonuçları borsa İstanbul’da yarışmacıların, jüri üyelerinin, TSPB veBorsa İstanbul yetkililerinin katılımıyla gerçekleşen ödül töreninde açıklandı. Bu yıl “Varlıklı Geleceğin Sırrı” temasıyla yola çıkan yarışmada, 15.000 TL’ye varan ödüller sahiplerini buldu.

“Kamera Elinde Geleceğin Cebinde” Kısa Film Yarışması’nın ödül töreni, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş, Borsa İstanbul A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Talat Ulussever, Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Dinç ve TSPB Başkanı İlhami Koç’un katılımlarıyla 1 Ekim 2015 tarihinde Borsa İstanbul A.Ş. Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

“Kısa film yarışmasını uluslararası boyutlara taşımayı planlıyoruz”

Türk halkının bilinçlenmesi ve tasarrufa önem vererek geleceğe yatırım yapmasının, sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade eden TSPB Başkanı İlhami Koç, açılış konuşmasında  “Ülkemizde tasarruf ve yatırım düzeyini artırmaya yönelik finansal eğitim çalışmaları, Sermaye Piyasası Kurulu koordinatörlüğünde başlatılmıştır. Birlik olarak nihai hedefimiz, tasarrufların doğru yatırımlara dönüştürülmesi ve ülke ekonomisinin gelişmesine katkıda bulunmaktır” dedi. Sözlerine Birliğin faaliyetlerinden bahsederek devam eden Koç, Uluslararası Yatırımcı Eğitimi Platformu’nda birçok ülke temsilcisi tarafından çok beğenilen kısa film yarışması projesini yakın gelecekte birçok ülkenin katıldığı uluslararası bir etkinliğe dönüştürmeyi planladıkları müjdesini verdi.

“Gençleri tasarrufa teşvik etmek için çalışmalarımız devam edecek”
Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Dinç konuşmasında “Finansal okuryazarlığın geliştirilmesi, tasarruf ve yatırım bilincinin güçlendirilmesi üniversitelerde sadece işletme ya da iktisat fakültelerinde öğretilecek bir konu olmaktan çıkmalı, çok küçük yaşlarda bu bilinç insanımıza kazandırılmalıdır.

Biz, Borsa İstanbul olarak gerek konferanslar ve kampanyalar gerekse de eğitimlerimizle bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğitim kurumlarımızın ise bu konuda çok önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” dedi. Borsa İstanbul A.Ş. olarak yenilenen teknolojileri, yeni çıkan ürünleri, uluslararası borsa ve kuruluşlarla işbirlikleri ile Türkiye’de yatırım bilincinin gelişmesini sağlayacak bu tür organizasyonlara destek vermeye devam edeceklerini söyleyen Dinç sözlerini şöyle tamamladı: “İnanıyorum ki; bu salonda bulunanlar, bu yarışmada dereceye girenler bilinçli bir yatırımcı olarak tasarruflarıyla da ülke ekonomimize destek vermeye devam edecekler.”

Dolmabahçe'de 15 dua
Hattat Levent Karaduman, “Yeni Sayfalar” adını verdiği kişisel sergisiyle Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. 4 Ekim’e kadar açık kalacak sergide “dua” kavramının işlendiği 15 eseri bulunan Karaduman, “Doğunun en önemli sanatı olan hüsnühat ile batının resim sanatını birleştirdim. Bugünün estetik anlayışına böylece vurgu yapmak istedim” dedi. Sanatta insanın temel alınması gerektiğini vurgulayan Karaduman, “Ben bu sanatı yaparken insana bakıyorum. İnsan en büyük, en kıymetli varlıktır. Allah bunu Kuran-ı Kerim’de de söyler” diye konuştu. UNESCO tarafından “yaşayan insan hazinesi” kabul edilerek ödüle layık görülen hattat Fuat Başar’dan 2003’te icazet alan Levent Karaduman, 15 kişisel sergi açtı ve çok sayıda karma sergiye katıldı. İstiva Sanat’ta yazı çalışmalarını sürdüren Karaduman, hat sanatının klasik üslubunu yeni arayışlarla genç nesillere sevdirmeyi amaçladığını belirtiyor.
istanbulluları buluşturacak barışa giden sergi
İçinden Barış Geçen Sergi

Fotoğraf, resim, heykel gibi farklı alanlardan sanatçıların Barış Manço’nun şarkılarından ilhamla oluşturdukları eserler, İstanbul’da bir sergiyle beğeniye sunuldu

1999’da aramızdan ayrılan Barış Manço’nun şarkı sözleri, sanatçılara ilham verdi. Manço’nun sözlerinden hayat bulan eserlerden oluşan “Sözler Barış Manço” sergisi önceki gün açıldı. Sanatçının beste ve sözlerini temsil eden Muzikotek, 1.5 yıldır üstünde çalıştığı projeyi bir kitap ve kitapta bulunan eserlerden oluşan sergi ile müzikseverin beğenisine sundu. Bu kapsamda Manço’nun 80 şarkı sözü, 80 görsel sanatçı ile birleştirildi. “Sözler: Barış Manço” isimli sergi önceki akşam İstiklal Caddesi’nde, Eski Postane binasında açıldı.

80 ŞARKIYA 80 ESER

Leyla Manço, Doğukan ve Batıkan Manço’nun katılımıyla açılan sergide ressam, illüstratör, kaligraf, fotoğraf sanatçısı, heykeltıraş ve tasarımcılar, Manço’nun 80 sözünü sanatına yansıttı. 29 Ekim’e kadar devam edecek sergideki eserler Müzikotek aracılığıyla satışa da sunulurken, sergi ile birlikte hazırlanan kitap ise tüm kitapçılarda alıcılarını bekliyor. Sergiyi gezen Lale Manço “Yeni nesillere Barış Manço’nun şarkılarını yeni nesil sanatçıların yorumuyla aktarmak bir başka güzel” diyerek tüm Barış severleri sergiye davet etti.

istanbul sanat fuarı 25 yaşında

İstanbul Sanat Fuarı 25 yaşında

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından her yıl Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’yla eşzamanlı düzenlenen Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı 25. yaşını kutluyor.

7-15 Kasım tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ARTİST 2015/ 25. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı, yaklaşık 1000 sanatçıyı konuk etmeye hazırlanıyor. ‘Geçmişe Tanıklık’ temasıyla hazırlanan fuarın bu yılki Sanatçı Onur Ödülü yakın zamanda kaybettiğimiz Fikret Otyam’a verilirken; eleştirmen Onur Ödülü Prof. Kemal İskender’e, Sanatsever Kurum Onur Ödülü Çanakkale Bienali’ni düzenleyen CABININ’e, Koleksiyoner Onur Ödülü ise Max Maçoro’ya verilecek. Ödüller 9 Kasım Pazartesi günü düzenlenecek geleneksel TÜYAP Onur Yemeği’nde sahipleriyle buluşacak. İstanbul Sanat Fuarı, hafta içi 11.00-19.00, hafta sonu ise 11.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

devlet tiyatroları sezonu açtı
devlet tiyatroları sezonu açtı

Devlet Tiyatroları, 2015-2016 tiyatro sezonunu “Kamyon” adlı oyunla açtı.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü (DT), 2015-2016 tiyatro sezonunu Mehmet Baydur’un yazdığı, Sertel Uğur’un yönettiği “Kamyon” adlı oyunla açtı.

Ankara’daki Altındağ Tiyatrosunda sahnelenen oyunu, çok sayıda tiyatrosever izledi.

Evin Sanat Galerisi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, “Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisi kapsamında, 5 Ekim 2015 Pazartesi günü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde bir sempozyum düzenliyor

nuri iyem

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Yalçın Karayağız’ın açılış konuşması ile başlayacak olan sempozyum, Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep İnankur ve Prof. Dr. Nilüfer Öndin başkanlığında iki ayrı oturumda gerçekleştirelecek.

Sempozyumda “Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisinin direktörlerinden Feyyaz Yaman, sergi kapsamında yayımlanan kitabın yazarlarından Prof. Dr. Erhan Karaesmen ve Özcan Türkmen, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Doç. Dr. Burcu Pelvanoğlu ve Ali Kayaalp ve Resim Bölümü’nden Prof. Kemal İskender konuşmacı olarak yer alıyor. Konuşmacılar sempozyum kapsamında Türkiye sanatında modernleşme dönemi ve Nuri İyem’in figür resmi konularını irdeleyecek.

Sempozyum, 5 Ekim 2015 Pazartesi günü, saat 11:00 – 15:00 arasında, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

 

NURİ İYEM 100 YAŞINDA SERGİSİ

nuri iyem afiş

“Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisi, büyük usta için bugüne kadar düzenlenen sergiler arasında; Nuri İyem’in 68 yıllık sanat yaşamında ürettiği, farklı dönemlerini yansıtan ikonlaşmış portrelerinin yanı sıra, daha önce sergilenmemiş eserleri ve atölyesinden tamamlanmamış resimlerini de içeren en kapsamlı sergi. Nuri İyem’in portreleri kadar, bir sanatçı olarak öznel portresini de tanıtmak amacıyla, sergide yer alan Nuri İyem’in kişisel atölyesinin canlandırması, büyük ustanın kişisel eşyaları, kendi arşivinden belgeler, mektuplar, şahsi notlar ile sanatçının iç dünyasını görünür kılan bir arşiv-sergi niteliği taşıyor.

“Nuri İyem 100 Yaşında / Portre” sergisi 16 Eylül – 31 Ekim tarihleri arasında Pazar hariç her gün 11:00 – 19:00 saatleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilir.

Nuri İYEM Kimdir?

nuri iyem portre

Nuri İyem toplumsal-gerçekçi sanat akımının önde gelen ressamlarındandır.

Anadolulu kadın portreleriyle tanınmıştır. 3500 civarında resmi vardır. 1941 yılında Avni Arbaş, Agop Arad, Turgut Atalay, Haşmet Akal, Kemal Sönmezler, Selim Turan, Fethi Karakaş, Ferruh Başağa, Mümtaz Yener ile beraber “Yeniler” grubunu oluşturmuş ve “Liman” adlı bir sergi ile toplumsal-gerçekçi sanat görüşünü ortaya koymuştur.

Hayatı

nuri-iyem-5

Henüz üç yaşında iken 1918 yılında annesi ve ablası ile birlikte babasının görevi gereği bulunduğu Mardin’e bağlı bir ilçe olanCizre’ye gitti. İleriki yıllarda gözleri sanat yaşamının portrelerine konu olacak ve kendisi ile çok yakından ilgilenen ablasını 1922yılında kaybetti. İlkokula Mardin’de başladı. Ailesiyle geldiği İstanbul’dan 1923 yılında annesi ve teyzesiyle gittiği Arnavutlukİşkodra’da mahalle mektebine ardından da İtalyan İlkokulu’na devam etti. Ortaokulu, tekrar döndüğü İstanbul’da okuyan Nuri İyem,Pertevniyal Lisesi öğrencisi iken yaptığı resimlerini dönemin Akademi hocası Nazmi Ziya Güran’a gösterince, Akademi’ye kabul edilebileceği yanıtını aldı. 1933 yılında girdiği Akademi’de öğreniminin ilk yılında Nazmi Ziya Güran’ın öğrencisi oldu. Daha sonraki yıllarda Hikmet Onat, İbrahim Çallı ve Leopold Levy ile çalıştı. Estetik derslerini ise daha sonraki yıllarda yakın dostu olacak olanAhmet Hamdi Tanpınar’dan aldı. 1937 yılında birinciliği dönem arkadaşı Ragıp Gürcan ile paylaşarak mezun oldu. 1938 yılında yaniII. Dünya Savaşı sıralarında asteğmen olarak Trakya’ya gitti. Askerliğini yaptıktan sonra Giresun’a resim öğretmeni olarak atandı. Mezun olduğu okula 1940 yılında “Yüksek Resim Bölümü”nde okumak üzere tekrar geri döndü. Leopold Levy’nin öğrencisi oldu.1944 yılında “Yüksek Resim Bölümü”nü Nalbant adlı çalışması ile ikinci kez birincikle ilk mezun olarak bitiren sanatçı, aynı yıl Nasip Özçapan’la evlendi.

1941 yılında Avni Arbaş, Agop Arad, Turgut Atalay, Haşmet Akal, Kemal Sönmezler, Selim Turan, Fethi Karakaş, Ferruh Başağa veMümtaz Yener gibi toplumcu-gerçekçi sanat anlayışını paylaştığı arkadaşları ile Yeniler Grubu’nun kurucusu oldu. Grup, “Liman Kenti İstanbul” konulu ilk sergisini Beyoğlu Matbuat Umum Müdürlüğü binasında açtı. Türkiye’nin ilk özel resim dersanesini Beyoğlu Asmalımescit S. Önay Apartmanı çatı katında Fethi Karakaş ve Ferruh Başağa ile birlikte kurdu. Buradan yetişen öğrencilerin ilerleyen yıllarda Tavanarası Ressamları adlı bir grup kurduklarına şahit oldu.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Bir heykel kadar sımsıkı, yeşil mehtap aydınlığı kadar zarif, geçmiş zamanın havasını içinde taşıyan eskifresk ve ikonalar kadar yalın dediği kadın yüzleri, köyden kente göçün yoğunlaştığı, bireye ait sosyal hakların kadınlar aleyhine işlediği bir dönemin ürünüdür. Mahur, çekingen, güzel, utangaç ve melankolik halleri ile bu yüzler, hem ölen ablasının hayali imgesi hem de zamanı aşan ikonik bir sembol olarak Nuri İyem’in sanatının billurlaşmış bir örneğidir. Sanatçının aynı tarihlerde gerçekleştirdiği, Anadolu gerçeğine ulusalcı bir bakışla yaklaştığı ‘göç’ resimlerinde de, çalışan, emeğini topraktan çıkaran kadınlar sembolize edildi.

Boyut ve soyut sonrası olmak üzere iki dönem altında biçimlenen sanatı akademi merkezli sanat görüşlerine karşıt bir seçenek üzerinde kimliğini oluşturan sanatçının 2001 yılında Evin Sanat Galerisi tarafından resimlerinin yer aldığı koleksiyonlar tespit edilerek görselleri arşivledi. Projenin devamı olarak, 1504 resimden oluşan “Dünden Yarına Nuri İyem”” Retrospektif sergisi açılan ve sergiye gelen tüm yapıtların yer aldığı iki ciltlik kitabı yayımlanan sanatçı, Ulus’taki evinde 90 yaşında 18 Haziran 2005 tarihinde vefat etti.

Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen sanatçının, aralarında kendisi gibi sanatçı eşi ve hayat arkadaşı Nasip İyem’in de bulunduğu cenaze törenine katılanların yakalarına, sanatçıyı “Anadolu Kadınları” temalı bir tablosunun önünde gösteren fotoğrafı takıldı.

Resim tutkusu

nuri iyem 2

Resme olan tutkusu ile anne ve babasının ona karşı olan tutumunu kendi sözleri ile şöyle aktarır:

Resme olan tutkum yüzünden babamdan yediğim tokatlarla , söze başlamam gerekiyor önce: Mardin’de ilkokuldaydım. Bir tatil günü evde renkli kalemlerle resim yapıyordum. O zamanlar kullandığımız renkli kalemler kalitesiz olduklarından uçları hemen kırılıyordu. Külüstür bir çakı ile kırılan uçları açmak için uğraşıyordum. Ama kalemleri yontmak çok zor oluyordu. İşte, tam bu sırada duvara gömülü dolap içinde bir kutuda duran babamın usturaları geldi, aklıma. Çoktandır o usturaları kullanmadığını da biliyordum. Ama usturaları almaya korkuyordum. Babam evde olmadığı zamanlar, berbere gittiğinde almak daha kolayıma geliyordu, tabii. Usturalarla, renkli uçları kırılıveren kalemleri daha kolay yontabiliyordum. Yontabiliyordum ama usturaların o keskin ağızları da çabucak kırılıyordu. Resim yaptıktan sonra usturaları kutuya koyup dolaba kaldırdım. Kopacak fırtınayı bekliyordum. Şimdi bunları hatırladığımda yaşananların üzerinden sadece bir iki ay geçmiş gibi geliyor, bana. Babam dolabın kapısın açmış, elinde usturalarla önünde durmuş ve beni çağırıyordu. Yanına gittiğimde hiçbir şey söylemeden tokatları indirmeye başladı. Yeterince tokatladığına inanınca da usturaları bu hale niçin getirdiğimi sordu. Olayı olduğu gibi anlattım. Usturaları çok uzun zaman önce gördüğümü, kalemlerin uçunu açarken bu kadar kolay kırılacaklarını hiç sanmadığımı ve kendisinin de kullanmadığına göre lüzumlu olmadığını düşündüğümü söyledim. Babamın usturalarını kullanarak yaptığım resme ne oldu şimdi hatırlamıyorum. Ama resim yapmak, öylesine heyecan ve keyif verici bir şeydi işte.

Ödülleri

Nuri iyem3

  • 1973 Cumhuriyet’in 50.Yılı Resim Ödülü,
  • 1989 Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü
  • 1997 Tüyap İstanbul Sanat Fuarı Onur Ödülü

    Ölümünden sonraki sergilerinden seçmeler

  • nuri iyem6
    • 2008 Doku Sanat Galerisi
    • 2008 Evin Sanat Galerisi
    • 2008 Derinlikler Sanat Merkezi
    • 2008 Olcay Art
    • 2008 Antik Park Fine Art and Antiques
    • 2007 Antik Park Fine Art and Antiques
    • 2007 Valör Sanat Galerisi, Artistanbul 2007, İstanbul
    • 2007 Evin Sanat Galerisi, Artist 2007, Tüyap-İstanbul
    • 2007 Evin Sanat Galerisi
    • 2007 Doku Sanat Galerisi
    • 2007 Rezan Has Müzesi
    • 2007 Mart Kolleksiyon
    • 2006 Evin Sanat Galerisi
    • 2006 Cumalı Sanat Galerisi
    • 2005 Artı Mezat
    • 2005 Evin Sanat Galerisi
    • 2005 Artı Mezat

Ölümünden bir yıl önceki sergileri

  • 2004 Evin Sanat Galerisi
  • 2004 Cream Art Gallery
  • 2004 Nurol Sanat Galerisi
  • 2004 Ada Antik
  • 2004 Galeri Ortaköy
  • Kanak : radikal.com.tr 
  •      wikipedia.com