40 konteynerle gelen ekipmanı, şov boyunca kullanılan 50 farklı kostümü ve nefes kesen 10 performans sanatçısıyla Cirkopolis 10 Ekim’de sahnede
[supsystic-gallery id=’2′ position=’center’]

2014 yılında Winner of Drama Desk Awards’ta ‘En Sıradışı Tiyatro Deneyimi Ödülü’ne layık görülen Cirkopolis, hayal ile gerçeğin, sınırlarla özgürlüklerin, dans ile akrobasinin, birey ile toplumun kesişmeleri üzerine kurulu olağanüstü bir şov sunuyor.

40 konteynerle gelen ekipmanı, şov boyunca kullanılan 50 farklı kostümü ve nefes kesen 10 performans sanatçısıyla Cirkopolis 10 Ekim tarihinde Zorlu PSM’de sahnelenecek.

tarihte-bugun-ne-oldu43 Ekim, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 276. (artık yıllarda 277.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 89 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 52 – Jül Sezar komutasındaki Roma ordusu Alesia Muharebesini kazanarak Galya’yı fethetti.
  • 1605 – Sadrazam Sokolluzade Lala Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Estergon Kalesi’ni ikinci kez fethetti.
  • 1716 – Nevşehirli Damat İbrahim Paşa sadaret kaymakamlığına getirildi.
  • 1739 – Osmanlı-Rus-Avusturya Savaşı’nı sona erdiren ve Osmanlı’nın kârlı çıktığı son antlaşma olan Niş Antlaşması imzalandı.
  • 1849 – ABD’li yazar Edgar Allan Poe, Baltimore sokaklarında perişan bir vaziyette bulundu, hastaneye kaldırıldı.
  • 1852 – Damad Mehmed Ali Paşa, Osmanlı sadrazamı oldu.
  • 1912 – Sırbistan, Karadağ, Yunanistan ve Bulgaristan, Osmanlı Devleti’nden 3 gün içinde Arnavutluk ve Makedonya’ya özerklik verilmesini istediler. Osmanlı, bu notayı reddedince 8 Ekimde I. Balkan Savaşı başladı.
  • 1922 – Mudanya Mütarekesi’nin imzalanmasıyla sonuçlanan Mudanya Konferansı başladı.
  • 1926 – Atatürk’ün ilk heykeli İstanbul Sarayburnu’na dikildi.
  • 1929 – Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı ismini Yugoslavya Krallığı olarak değiştirdi.
  • 1931 – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faaliyete geçti.
  • 1932 – Birleşik Krallık mandası Irak bağımsızlığını ilan etti.
  • 1935 – İtalya, Etiyopya’yı işgal harekâtına başladı.
  • 1947 – Türkiye, Uluslararası Üzüm, Üzüm Suyu ve Şarapçılık Kongresi’ne ilk kez ev sahipliği yaptı.
  • 1952 – İngiltere ilk atom bombası denemesini Monte Bello adasında gerçekleştirerek dünyanın 3. nükleer gücü oldu.
  • 1953 – Çanakkale açıklarında İsveç Bandıralı Naboland gemisiyle çarpışarak batan, 81 denizcinin öldüğü TCG Dumlupınar denizaltısı ile ilgili dava sonuçlandı: Naboland kaptanı 6 ay ağır hapse mahkûm edildi, Dumlupınar komutanı yüzbaşı Sabri Çelebioğlu beraat etti.
  • 1965 – Küba lideri Fidel Castro, Che Guevara’nın emperyalizme karşı savaşmak için Küba’dan ayrıldığını açıkladı.
  • 1966 – İstanbul’un Anadolu yakasındaki son tramvay hattı da kaldırıldı.
  • 1967 – Kuzey Vietnam Amerika Birleşik Devletleri’nin barış görüşmeleri önerisini reddetti.
  • 1971 – SSCB ile ABD arasında kısa adı SALT olan Stratejik Silahları Sınırlama Antlaşması imzalandı.
  • 1973- 75 yıldan beri petrol aranan Trakya bölgesinde ilk petrol Lüleburgaz yakınlarında TPAO tarafından bulundu.
  • 1981 – Belfast’ta, İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) tutuklularının yaptığı açlık grevi bitti. Açlık grevi 7 ay sürmüş ve 10 IRA üyesi hayatını kaybetmişti.
  • 1984 – Devrimci Yol davası sonucu idam cezasına çarptırılan Hıdır Aslan ve İlyas Has’ın cezaları TBMM’de onaylandı.
  • 1990 – Doğu ve Batı Almanya birleşti.
  • 1993 – Haydar Aliyev, Azerbaycan devlet başkanı seçildi.
  • 1994 – II. Nükleer Karşıtı Kongre İstanbul’da toplandı.
  • 2005 – Avrupa Birliği ile Türkiye arasında üyelik müzakereleri başladı.
  • 2006 – THY’nin Tiran – İstanbul seferini yapan Boeing 737-400 tipi tarifeli uçağı Hakan Ekinci adlı hava korsanı tarafından kaçırıldı.
  • 2008 – PKK militanları Hakkâri’nin Şemdinli ilçesinde Aktütün karakoluna saldırdı.
  • 2009 – Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye devlet başkanlarının imzaladığı Nahçıvan Anlaşması ile Türk Konseyi kuruldu.
  • 2010 – Almanya, Versay Barış Antlaşması’nda kabul ettiği Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma savaş tazminatlarının son taksidini ödedi.
  • 2012 – Suriye’den gelen top mermileri sonucu Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde 5 sivilin hayatını kaybetmesi üzerine Türkiye, Suriye’yi vurdu.
  • 2013 – Gambiya, İngiliz Milletler Topluluğu’ndan ayrıldığını açıkladı.

Doğumlar

  • 1889 – Carl von Ossietzky, Alman yazar (ö. 1938)
  • 1895 – Sergey Yesenin, Rus şair (ö. 1925)
  • 1897 – Louis Aragon, Fransız yazar (ö. 1982)
  • 1898 – Leo McCarey, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo dallarında Oscar ödülü almayı başarmış beş kişiden biri olan [[ABD]’li film yönetmeni, yapımcısı ve senarist (ö. 1969)
  • 1900 – Thomas Wolfe, ABD’li yazar (ö. 1938)
  • 1901 – Hilmi Ziya Ülken, Türk felsefeci ve sosyolog (ö. 1974)
  • 1903 – Tekin Arıburun, Türk asker ve siyasetçi (ö. 1993)
  • 1941 – Chubby Checker, ABD’li şarkıcı
  • 1943 – Baki İlkin, Türk diplomat
  • 1954 – Stevie Ray Vaughan, ABD’li gitarist (ö. 1990)
  • 1955 – Buket Uzuner, Türk öykücü, romancı ve gezi yazarı
  • 1964 – Clive Owen, İngiliz oyuncu
  • 1969 – Gwen Stefani, ABD’li şarkıcı
  • 1970 – Zeynep Casalini, Türk-İtalyan ses sanatçısı
  • 1972 – Kevin Scott Richardson, Backstreet Boys grubu eski üyesi
  • 1973 – Lena Headey, İngiliz sinema oyuncusu
  • 1973 – Neve Campbell, ABD’li oyuncu
  • 1978 – Claudio Pizarro, Perulu futbolcu
  • 1978 – Gerald Asamoah, Alman futbolcu
  • 1979 – Efe Yılmaz, maNga adlı Türk rock müzik grubun DJ’i
  • 1981 – Zlatan İbrahimoviç, İsveçli futbolcu
  • 1981 – Andreas Isaksson, İsveçli futbolcu
  • 1984 – Ashlee Simpson, ABD’li şarkıcı

Ölümler

  • 1649 – Giovanni Diodati, Cenevreli Protestan ilâhiyatçı (d. 1575)
  • 1838 – Kara Şahin, Illinois ve Mississippi bölgelerinde ABD’ye direnen Kızılderili şefi (d. 1767)
  • 1896 – William Morris, İngiliz yazar ve şair (d. 1834)
  • 1929 – Gustav Stresemann, Nobel Barış Ödülü sahibi, Alman Weimar Cumhuriyeti şansölyesi (d. 1878)
  • 1963 – Refet Bele, Türk asker ve siyasetçi (d. 1881)
  • 1967 – Woody Guthrie, ABD’li folk müzik şarkıcısı (d. 1912)
  • 1969 – Skip James, ABD’li Delta blues şarkıcısı, gitaristi, piyanisti ve şarkı sözü yazarı (d. 1902)
  • 1979 – Nicos Poulantzas, Yunan-Fransız sosyolog ve felsefeci (d. 1936)
  • 1986 – William Morris, İngiliz şair, desinatör, roman ve sanat yazarı, ressam (d. 1834)
  • 1987 – Jean Anouilh, Fransız oyun yazarı (d. 1910)
  • 1993 – Mahmut Şerafettin Dikerdem, Türk diplomat ve yazar (d. 1916)
  • 1998 – Roddy McDowall, İngiliz aktör (d. 1928)
  • 1999 – Akio Morita, Sony Corporation’ın kurucusu (d. 1921)
  • 2004 – Atalay Yörükoğlu, Prof. Dr., çocuk psikolojisi uzmanı
  • 2004 – Janet Leigh, ABD’li aktris (d. 1927)
  • 2005 – Nurettin Ersin, 18. Genelkurmay Başkanı (d. 1918)

Tatiller ve özel günler

  • Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan – Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., Osmanlı dönemindeki çiçekçilik sanatını ve Osmanlı çiçeklerinin sırlarını anlatan 8 şükûfenameyi tek kitapta topladı.

Araştırmacı yazar Dr. Seyit Ali Kahraman tarafından hazırlanan “Şükûfenâme” adlı kitapta, Osmanlı çiçekçilik tarihinin en önemli yazma eserlerinden 8 tanesi ilk kez özgün diliyle yayımlandı.

Osmanlı Çiçekçiliği Kanuni Döneminde Zirveye Ulaştı

Kitapta, 16.yüzyılda özellikle Kanunî Sultan Süleyman döneminde zirveye ulaşan bahçe ve çiçek kültürü ile başta padişahlar olmak üzere her kesimden halkın profesyonelce uğraştığı çiçek yetiştiriciliği, tarihî vesikalarıyla birlikte anlatılıyor.

[supsystic-gallery id=’1′ position=’center’]

Botanik Bilimine Kaynaklık Ediyor

Osmanlı çiçek yetiştiriciliğini ve çiçeklerini anlatan 8 yazma eseri bir araya getiren “Şükûfenâme” adlı kitapta, botanik bilimine kaynaklık edebilecek önemli bilgiler yer alıyor. Eser, Şükûfenâme-i Ali Çelebi, Ubeydullah Efendi Şükûfenâmesi, Lâlezarî Mehmed Efendi Şükûfenâmesi, Şükûfenâme, Defter-i Lâlezar-ı İstanbul, Takvimü’l-kibâr min Mi’yâri’l-ezhâr, Karanfil Risalesi, Revnak-ı Bostan adlı 8 yazmanın yanında, yine aynı konuda yazılmış yazmalardan yola çıkılarak hazırlanmış çiçek yetiştiriciliği bilgileri, yazmalarda isimleri geçen çiçeklerin listesi, çiçek yetiştiriciliğine ait sözlük ve dizinden oluşuyor.

İstanbul’un İlk Lâlesi Ebussuud Efendi’den

Şükûfenâme’de anlatılan hikâyeye göre; Kanunî Sultan Süleyman’ın ünlü şeyhülislamı Ebussuud Efendi’ye Bolu’dan bir lâle soğanı hediye olarak getirilmiş. Ebussuud Efendi’nin bu lâle soğanını ekmesiyle İstanbul’da lâle merakı ve yetiştiriciliği başlamış. İstanbul’un büyük mutasavvıflarından Üsküdarlı Aziz Mahmut Hüdai Hazretlerinin lâle yetiştiriciliğine önem verdiği ve bu konuda insanları teşvik ettiği de Şükûfenâme’de anlatılan hikâyeler arasında yer alıyor.

Bin Altın Değerindeki Lâle Soğanı

Kitapta yer alan bilgilere göre, Osmanlı döneminde özellikle lâle sevgisi ve merakı, bir tutkuya dönüşmüş. Değerli bir lâle soğanı, bin altına alınıp satılır hâle gelmiş.

Sultan 3. Ahmed ve sadrazamı Nevşehirli İbrahim Paşa zamanındaki çiçekçiliği de anlatan kitapta, o dönemde yetiştirilen binlerce lâlenin ismi ve özellikleri detaylı olarak anlatılıyor.

Çiçek yetiştiriciliğine ait makalelerin de yer aldığı kitapta, “Lâle, nergis, buhur-ı meryem nasıl yetiştirilir?”, “Seçkin bir lâlenin özellikleri nelerdir?” gibi sorulara cevaplar veriliyor. Kitapta ayrıca, çiçek yazmalarında geçen İstanbul lâlesi, Kıbrıs, Girit ve Kâğıthane lâlesi, sümbül, nergis, karanfil gibi, adı geçen çiçeklerin listesine de yer veriliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenen kültür etkinlikleri, 1 Ekim Perşembe günü başlıyor. Aziz şehidlerimizin hatırasına saygı gereği, Ekim ayı konser programları ise iptal edildi. Özel etkinlikler, seminerler-söyleşiler, çocuk tiyatroları, yetişkin tiyatroları, sinema gösterimleri ve sergiler, 2015-2016 Kültür ve Sanat Sezonu boyunca devam edecek.

Özel etkinlikler

Sezonun her ayında olduğu gibi Ekim ayında da bazı “özel etkinlikler” de gerçekleştirilecek. Bu etkinlikler, şöyle sıralanıyor:

“Türkiye ve Güney Asya Müslümanları / Geçmişten Günümüze Yeni Bir Perspektif Sempozyumu”, “Ölümünün 100. Yıldönümünde Tevfik Fikret Sempozyumu”, Edebiyatın Ses Bayrağı Dergiler temalı “7. İstanbul Edebiyat Festivali”’ ve “Feyzi Halıcı’ya Saygı Gecesi”.

istanbul sembolleri

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., Batı dünyasının hayalî kahramanlarının işgal ettiği kırtasiye ürünlerine karşı yerli seçenekler oluşturmak ve öğrencilerde İstanbul sevgisini canlı tutmak amacıyla İstanbul’un en  gözde tarihî  eserlerini kırtasiye ürünlerine işledi.

“Hediyem İstanbul” markası tarafından tasarlanan kalem, defter, kalemlik, ayraç ve çantaların üzerinde İstanbul’un sembolleri olan Ayasofya, Kız kulesi, Rumeli Hisarı, Boğaziçi Köprüsü, Haydarpaşa Tren İstasyonu, Şehir Hatları Vapuru, Galata Kulesi ve Ortaköy Camisi yer alıyor.

Tasarlanan ürünlerle öğrencilerde İstanbul’da yaşama konusunda küçük yaşlardan itibaren “aidiyet” duygusunun geliştirilmesi ve İstanbul’u değerleriyle birlikte muhafaza etme bilincinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek ‘Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin adının değiştiği açıkladı. Bundan sonra “Ödülün adı altın portakal ama film festivalinin adı da ‘Antalya Uluslararası Film Festivali’ olarak bundan sonra devam ettirilecektir. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde ödülün adıyla anılan film festivali yok” dedi. 

altın portakal1

Ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelenen 52. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde nihayet yarışma başvuruları başladı. İsmindeki ‘Altın Portakal’ı atarak yoluna devam etme kararı alan festivalde başka önemli değişiklikler de var. Belgesel ve kısa film yarışmaları kaldırıldı, ulusal yarışma ikinci lige düşürüldü ve en iyi film ödülü tutarı 350 bin liradan 100 bin liraya indirildi. Festivallerin en büyük sorunu haline gelen ‘eser işletme belgesi’ şartının yarışma yönetmeliklerinde yer almaması ise şaşkınlık yarattı.

Antalya Film Festivali’nde çok ciddi değişiklikler oluyor. Antalya’da yapılacak G20 zirvesi gerekçe gösterilerek ekim ayından 29 Kasım – 6 Aralık tarihlerine ertelen ve adındaki ‘Altın Portakal’ı atıp yoluna Uluslararası Antalya Film Festivali olarak devam etme kararı alan festivalin yarışma yönetmelikleri dün açıklandı. Böylece festivaldeki önemli değişimler de netleşmiş oldu. İlk bakışta dikkatimizi çekenleri sıralayalım…

ULUSAL YARIŞMA İKİNCİ LİGE DÜŞTÜ
Bu yıl 52’ncisi düzenlenecek Altın Portakal’ın en güçlü yanı kuşkusuz ulusal yarışmasıydı. Fakat ‘ulusal yarışma’ ikinci lige düşürüldü. En iyi filme verilen para ödülü 350 bin liradan 50 bin lirası ‘dağıtım’ şartına bağlı olmak üzere 100 bin liraya indirildi. En iyi ilk film, yönetmen, senaryo, müzik gibi kategorilerdeki para ödülleri de kaldırıldı. Eskiden en iyi ilk filme 125 bin, yönetmene 75 bin, diğer kategorilere ise 30 bin lira para ödülü veriliyordu. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

ULUSLARARASI YARIŞMA NE KADAR İLGİ GÖRÜR?
‘Birinci lig’ olarak nitelendirebileceğimiz ‘uluslararası yarışma’ya Türk filmleri de alınacak ama yarışmada kaç adet yerli yapım olacak belli değil. Uluslararası yarışmanın tek para ödülü en iyi filme verilecek 50 bin euro. Diğer ödüllerin parasal karşılığı yok. Belli ki festival uluslararası arenada adından söz ettirmek istiyor, umarız ettirir ayrı konu ama diyelim yabancı bir filmin mesela şahane bir Polonya filminin kazandığı Altın Portakal bir süre sonra Türkiye ’de ne kadar ilgi çeker bekleyip göreceğiz. Son başvuru tarihi 19 Ekim Pazartesi.

BELGESEL YARIŞMASI KALDIRILDI
Geçen yıl Gezi belgeseli ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ nedeniyle büyük sansür krizi yaşayan festivalde belgesel yarışması bu yıl yok, dolayısıyla bu yarışmada verilen para ödülleri de… Belgeselcilerin gönlünü hoş tutmak içinse ‘ulusal yarışma’ yönetmeliğine ‘belgesel, animasyon ve deneysel filmler de katılabilir’ maddesi konuldu. Belki yönetmelikte böyle bir madde yoktu ama daha önce ‘İki Dil Bir Bavul’ (en iyi ilk film ödülünü kazanmıştı) gibi belgeseller Altın Portakal’ın ulusal yarışmasında yer almıştı.

KISA FİLM YARIŞMASI GİTTİ ‘SEÇKİ’Sİ GELDİ!
Festivalin para ödüllü kısa film yarışması da bu yıl yok. Yerine ‘kısa film seçkisi’ geldi. Bu bölümde profesyonel jüri olmayacak, sadece seyirci ödülü verilecek ama parasal karşılığı olmayacak.

ANTALYA FİLM FORUM’A DEVAM
Geçen yıl başlayan ve katılan sinemacıların hayli memnun kaldığı Antalya Film Forum, Zeynep Özbatur Atakan yönetiminde devam ediyor. Ödülleri de geçen yılla aynı… Work In Progress Ödülü: 100.000 TL, Kurmaca Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL, Belgesel Pitching Platformu Ödülü 30.000 TL. Son başvuru tarihi 26 Ekim 2015 Pazartesi.

BAŞVURUSU İKİ HAFTA SONRA BİTECEK ANTALYA’DA GEÇEN SENARYO YARIŞMASI!
Bu yılın sevindirici yeniliği ise en az üçte birlik bölümü Antalya’da çekilecek projelere velirecek 100 bin TL ödüllü Antalya Film Festivali Destek Fonu Ödülü. Fakat son başvuru tarihi 12 Ekim olarak belirlendi. Yani içinde Antalya sahneleri geçecek bir senaryo yazmanız için sadece iki haftanız var! Adrese teslim bir yarışma düzenlendiyse o ayrı tabi…

‘ESER İŞLETME BELGESİ’ İSTENMİYOR MU?
Asıl şaşırtıcı olansa yönetmeliklerde Kültür Bakanlığı’ndan alınacak ‘eser işletme belgesi’ şartının yer almaması… Belki unutulmuş belki de zaten yasal zorunluluk olduğu için yönetmeliğe yazma gereği duyulmamış. PKK ’yi anlatan ‘Bakur’ belgeseli nedeniyle İstanbul ve Ankara Film Festivali’nde büyük krize yaşanmış, sinemacıların tepkisi sonucu iki festivalin de yarışmaları iptal edilmişti.

ÖDÜL AYRIMCILIĞI
Festivalin belki de en tuhaf yeniliği ödül ayrımcılığı! Zira ulusal yarışmada en iyi ilk film, yardımcı erkek/kadın oyuncu, kurgu gibi kategorilerdeki ödüller kapanıştan bir gece önce düzenlenecek ayrı bir töreninde en iyi film, yönetmen, erkek/kadın oyuncu gibi kategoriler ise kapanıştaki ödül töreninde sahiplerine verilecek.

GEÇEN YILKİ FESTİVAL KOMİTESİ NEREDE?
Direktörlüğünü Elif Dağdeviren’in üstlendiği Antalya Film Festivali’nin geçen yılki ‘festival komitesi’ ise dağıldı. Komitedeki isimlerden İstanbul Film Festivali’nin eski direktörü Hülya Uçansu ayrılırken Uluslararası Sinema Yazarları Federasyonu FIPRESCI’nın başkanlığını Alin Taşçıyan festivalin uluslararası basın danışmanı, deneyimli yapımcı Zeynep Özbatur Atakan ise Antalya Film Forum’un direktörü olarak görevlerini sürdürüyor.

Anladığımız Türkiye’nin en eski film festivali çok ciddi bir dönemeçte. Umarız yanlış yola girmez. Yoksa yazık olur 52 yıllık geçmişe… Hep olduğu gibi sonra her şey sil baştan!

Festivalle ilgili bilgi için: www.antalyaff.com 

Haber: ERKAN AKTUĞ

 Kaynak : Radikal.com.tr 

Bildiğiniz gibi Bakırköy ve çevre ilçelerde M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili ilk dernek kuruluşu olan kurumumuz pek çok dalda olduğu gibi Tiyatro konusunda da uzun yıllardır eğitim vermektedir. 
Bakırköy-nar-sanat-tiyatrosu
 7. yılımıza girerken sizlere ve çocuklarınıza sanatı sevdirmek ve sanat eğitimi ve faaliyetlerini hayatınıza dâhil etmeye çalışan M.E.B. Özel Nar Sanat EğitimKursu verdiği eğitim ve işinde profesyonel olan eğitmenleri ile siz sanat dostlarına, sanat eğitimi konusunda daha sıcak, daha samimi ve elbette profesyonel yaklaşımıyla eğitimlerine devam etmektedir.

Güçlü bir kadro ile eğitimlerine devam eden kurumumuz;  her yıl olduğu gibi bu yılda tiyatro eğitimi için siz tiyatro severleri kurumumuza bekliyor.  10 yaştan başlayarak alabileceğiniz tiyatro eğitimimize arzu ederseniz aşağıdaki program doğrultusunda bir ders misafir olarak katılıp ondan sonrada karar verebilirsiniz.

Yeni sezon Tiyatro kursumuzun programı şu şekildedir.

nar-sanat-tiyatrosu

1.Sınıflar (yeni kayıtlılar) Cumartesi günleri 16:00-18:00 Saatleri arasında

2.Sınıflar (Önceki dönem devam eden öğrencilerimiz) Cumartesi Günleri 14:00-16:00 saatlerinde eğitimlerine devam edebilecektir.

Başlama Tarihi : 03 Ekim 2015

nar-sanat-tiyatrosu

Talep yoğunluğuna göre yeni sınıfların açılması elbette mümkün olacaktır.

bakırköy-tiyatro-kursuSanat dolu bir ortamda eğitim görmek ve sahnenin heyecan veren atmosferini yaşamak isterseniz veya sahnede olmayı arzu ederseniz elbette bunun eğitimini Nar Sanat ’da almalısınız. Sadece bir okul gibi gelip giderek sahne eğitimi verilemez verilmemelidir. “ İşi uzmanından öğren” öz deyişinin tamada anlatmak istediği bu olsa gerek.

Yıllarını tiyatroya, sinemaya veren Oyuncu ve eğitmenlerimiz Esin KARAKAYA  yönetiminde ve Halis BAYRAKTAROĞLU desteğiyle siz tiyatro severleri bekliyoruz.

Elbette yıl içersinde değerli hocalarımızın desteği ile pek çok oyuncuda zaman zaman derslerimize konuk olacak ve sizlerle tecrübelerini ve bilgilerini paylaşacak.

Sahnede olmak bir oyunda rol almak ve daha fazlası için her yerinde buram buram sanat kokan kurumumuzda olmanın zevk ve heyecanını yaşamak isterseniz sizleri de bekleriz.    Unutmayın lütfen “Nar Sanat Her yerde”.

Buyurun sizde Nar Sanat ailesine katılın. Bir adım ötenizdeyiz.

İrtibat için LÜTFEN TIKLAYINIZ.

 

The Voca People 15 Ekim’de İstanbul’da…Dünyaca ünlü sanatçılar 70. yılını kutlayan Yapı Kredi’nin ana sponsorluğunda düzenlenen “Good Music In Town Konserleri” kapsamında Ekim ve Kasım aylarında İstanbullu sanatseverlerle bir araya gelecek.
“Good Music in Town” konsepti çerçevesinde İlk olarak, tüm dünyada kapalı gişe gösteri yapan A Capella grubu The Voca People, 15 Ekim’de Black Box İstanbul’da İstanbullu sanatseverlerle buluşacak.
Vokal sesleri ve A Capella’yı modern beat-box ile harmanlayan; diller, kültürler hatta gezegenler arası köprü kuran dinamik, galaksiler arası müzikal bir tiyatro olan The Voca People, “Hayat müziktir ve müzik hayattır” sloganıyla 2009 yılından bu yana Güney Amerika, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Orta Asya ve Avrupa’da birçok ülkede sahneledikleri müzikaller ile sanatseverlerle bir araya geldi.
Şovlarında, bugüne dek dünya çapında hit olan birçok şarkıyı sadece insan sesi ile seslendiren topluluk, seyirciyi de gösteriye dahil ederek muhteşem bir aile eğlencesi sunuyor. Grup; Lady Gaga, Beatles, Adele, Queen, Maroon 5, Michael Jackson gibi pop sanatçılarının şarkılarının yanı sıra The Godfather, The Pink Panther, Mission Impossible gibi film müzikleri ve Beethoven’dan Tchaikovsky’e Klasik Müziğin en önemli eserlerini de muhteşem bir performansla İstanbullu müzikseverle 15 Ekim’de buluşmaya hazırlanıyor.
Bu eğlenceli gösterinin biletlerine Biletix’ten ulaşabilirsiniz.
“Good Music In Town” Konser Takvimi:
Sarah Brightman 9 Kasım’da Ülker sports Arena’da
Dee Dee Bridgewater 21 Kasım’da Zorlu Center PSM’de
André Rieu 27 Kasım’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda ve 29 Kasım’da Ülker Sports Arena’da

Ülkemizi uluslararası arenada fotoğraflarıyla temsil eden ve bir çok ilkin temsilcisi olan fotoğraf sanatının duayen ismi Ersin Alok ‘1966-2014 Sanayi Fotoğrafları Sergisi’ ile Türkiye’nin dört bir yanında sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Türk Sanayisinin Yarım Asırlık geçmişi Kocaeli’nde sergilenecekİstanbul Sanayi Odası ve Eskişehir Ticaret Odası’nın ardından Kocaeli Sanayi Odası ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan serginin açılışı 4 Aralık 2014 tarihinde yapılacak.
Duayen fotoğraf sanatçısı Ersin Alok, Türk Sanayisinin yarım asırlık geçmişini fotoğraflarıyla  anlattığı ‘1966-2014 Sanayi Fotoğrafları Sergisi’ ile 4 Aralık – 19 Aralık 2014 tarihleri arasında Kocaeli Sanayi Odası üyeleri ve sanatseverlerle buluşacak. 4 Aralık 2014 Perşembe günü saat 11.00’de açılışı gerçekleştirilecek olan sergi 19 Aralık 2014 Cuma günü sona erecek.
Türk sanayisinin 50 yıllık gelişim evrelerini ve Türkiye’deki endüstri hareketlerini fotoğraflarla anlatan ‘1966-2014 Sanayi Fotoğrafları Sergisi’,İstanbul Sanayi Odası ve Eskişehir Ticaret Odası’nın ardından şimdi de sanayinin kalbinin attığı Kocaeli’nde görücüye çıkmaya hazırlanıyor.
Dünyada da sanatıyla adından sıkça söz ettiren Alok, “Bu sergi 1966 yılında Türkiye’nin ikinci sanayi devriminin başladığı tarih olarak kabul edilen süreçte Türkiye’deki sanayi hareketlerinin yeni ve modern anlamada nasıl kurulduğunu yıl yıl takip ederek günümüze kadar çektiğim fotoğraflardan düzenlediğim bir sergi. Sergide Türkiye sanayisini olabildiğince anlatmaya çalıştım. Ayrıca bu sergiyi sanayinin başkenti olan Kocaeli’nde açmak konsept ve anlaşabilirlik açısından çok doğru olacak” dedi.
ERSİN ALOK HAKKINDA
1937 yılında doğan Ersin Alok, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü ile I.I.T.I Akademisi Ticaret ve Gazetecilik Bölümlerini bitirdi. Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Enstitüsü’nün kuruluşunu yaptı. Sanat uğraşına resimle başlayan Alok, 1967 yılında profesyonel olarak fotoğrafa başladı. Alok, Endüstri Fotoğrafçılığı konusunda önemli çalışmalar yaptı. Arkeolojik ve Mimari Fotoğraf çekimi konusunda gerçekleştirdiği buluşlarıyla da ünlüdür. Türkiye’de, ilk olarak 360 derecelik görüşle, eskiz olarak fotoğraf çekimini gerçekleştirdi (1986) Dünyanın çeşitli yerlerinde derin su dalışları yaparak fotoğraflar çekti. İlk Kızıldeniz dalışını gerçekleştiren Türk fotoğraf sanatçısıdır. V. Paris Bienali’nde “Absurd” anlatımı içinde Birincilik Ödülü aldı. Ardından Roma, Brüksel,Sofya, Varşova ve ABD Barkley birincilikleri geldi. 1989’da Dünya Fotoğrafçıları Birliği, Helsinki’de Alok’a Asya’yı temsil etme hakkını verdi ve Alok üç arkadaşıyla birlikte DOĞA temalı Panoromik Üçgen Sergisini açtı. Ses kayıtları konusunda yaptığı çalışmalarla Ses Arşivi oluşturdu. Ayrıca beş milyona yakın diadan oluşan arşiviyle Türkiye’nin ilk DIABANK’ını kurdu (1967). Alok’un bugüne dek 24 kitabı yayınlandı. Alok, dökümanter film konusunda da çalışmalar yapmaktadır. Kendisinin keşfi olan Doğu Anadolu Kaya Üstü resimleri yaklaşık olarak 10.000’in üstündedir. Bugüne kadar Yeni Zelanda ve Güney Kutbu dışında her yerde Prehistorik ve Antropolojik araştırmalar yaptı. Himayalalar’da ve Hindu & Budist mabetlerde “Yaşamın Paylaşılması ve Seksüel Davranışlar” konusunda da araştırmaları oldu. Sanata etki eden olay ve olguları derinlemesine inceleyen Alok, dünya çapında onlarca konferans düzenledi. Kadrajına yansıyan her ayrıntıya sanatsal bir boyut kazandıran Alok’un arşivinde 11 milyonu aşkın görsel ve dia çalışması bulunuyor.

aa_picture_20150922_6356442_web.jpg
29 Eylül-4 Ekim arasında düzenlenecek Bodrum Türk Filmleri Haftası kapsamında, gösterime girecek filmlerin yönetmen ve oyuncuları seyircilerle buluşacak.

5. Bodrum Türk Filmleri Haftası 29 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek.
Bodrum Türk Filmleri Haftası dolayısıyla Trafo Bodrum Hakan Aykan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Bodrum Sinema ve Kültür Derneği Başkanı Cenk Sezgin, etkinlikte bu yıl bir çok filmin gösterileceğini söyledi.
Film gösterimlerin yanı sıra etkinlik boyunca her akşam yönetmen ve oyuncuların katılımıyla söyleşiler yapılacağını anlatan Sezgin, “Bu etkinliğin sadece sanat olarak değil, ticaret olarak da Bodrum’a değer katması anlamında da sizlerden aldığımız enerji, bizlere çok şeyler kazandırdı” diye konuştu.
Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ise Türk Filmleri Haftası’nın Bodrum’da sinemayla bugüne kadar karşılaşmamış, hiç sinemada film izlememiş insanları da bir araya getirdiğine vurgu yaptı.
Kocadon, “Türk Filmleri Haftası’ndaki filmleri ve gösterimleri halka açık yapıyoruz ve gerçekten de halk gelip izliyor. Dolayısıyla bunun sosyal boyutunu da değerlendirmek lazım. Onun için bu etkinlikte bize katkı veren, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı.
Magazin Gazetecileri Derneği Başkan Yardımcısı Okan Sarıkaya ise Bodrum’un bir Cannes olması için hiçbir şeyin eksik olmadığını belirtti.
Sarıkaya, etkinliğin Türkiye’de siyasallaşmayan tek organizasyon olduğuna dikkati çekerek, “Bodrum büyük bir yer, Cannes ise büyütülmüş bir yer. Destinasyon, marketing dehasıyla karşımıza çıkarılmış bir Cannes’ın karşısında Bodrum gerçekten büyük bir yer. Dünya genelinde Cannes’a rakip olabilecek, yani sanatla adından söz ettirecek bir destinasyon olması için hiçbir şey eksik değil” dedi.
Bodrum Türk Filmleri Haftası, her gün farklı bir filmin tanıtım galasına ev sahipliği yapacak. Tanıtımı yapılan filmin yönetmen ve oyuncuları da etkinlik kapsamında izleyici ve basın mensuplarıyla biraraya gelecek.
Bu sene galaları ile ilk kez Bodrum Türk Filmleri Haftası’nda Semra Dündar’ın yönettiği “Aşk Nerede”, Caner Özyurtlu’nun yönetmenliğini yaptığı “Yok Artık”, Yasemin Türkmenli’nin “Evlenmeden Olmaz” filmleri seyirciyle, ücretsiz olarak buluşacak.
Filmler 29 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında, yönetmen ve oyuncuların katılımıyla Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği’nde ve Cinemarine Sinemalarında gösterime girecek.

merdiven baba
merdiven-baba.jpg

Başrollerinde, Seksenler dizisinin “Bekçi Bekir”i Hacı Ali Konuk ile Esra Dermancıoğlu’nun yer aldığı “Merdiven Baba”, Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde yarışacak.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, yapımcılığını ve senaristliğini Birol Güven’in üstlendiği film, 22-31 Ekim’de gerçekleştirilecek festivalde yer alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Güven, Merdiven Baba’nın gerçekten çok farklı ve çok güzel bir film olduğunu belirterek, “Uluslararası platformda şansının daha da çok olacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İlginç hikayesiyle dikkat çeken film, havalimanlarında görülen “merdiven araba”nın hayatın içine karışmasını ve Fazlı’nın hayatını değiştirmesini konu alıyor.

Hasan Tolga Pulat’ın yönetmen koltuğuna oturduğu film Ağustos ayında vizyona girmişti.

 

balımGeçtiğimiz sezon boyunca TİM Show Center’da sahnelenen ve büyük beğeni toplayan ‘’BALIM’’ müzikali, yeni sezonda da güçlü oyuncu kadrosu İlker Aksum, Özge Borak, Ozan Çobanoğlu, Cezmi Baskın, Şebnem Sönmez, Hüseyin Soysalan, Murat İpek ile yeniden izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor.

Broadway’den Hollywood’a “Bazıları Sıcak Sever” ismiyle transfer olan efsane müzikal “Sugar / Balım”, yeni sezonda da Türk izleyiciyle buluşacak.
Marilyn Monroe, Jack Lemmon, Tony Curtis gibi 20.yüzyıla damgasını vurmuş muhteşem kadrosuyla hafızalardan silinmeyen “Bazıları Sıcak Sever” (Some Like It Hot), ülkemizde de Türk sinema ve tiyatrosunun en güçlü isimleriyle yeniden yorumlandı.

SUGAR / BALIM
Olaylar, beş parasız iki işsiz müzisyen olan saksafoncu Hayri (İlker Aksum) ve kontrbasçı Zeki (Ozan Çobanoğlu) etrafında döner. Hiç görmemeleri gereken bir olaya şahit olunca, iki kafadarın başı mafyayla derde girer. Mafyadan kaçmanın çözümünü, Fiko’nun (Murat İpek) menajerliğini yaptığı Tatlı Şükü’nün (Şebnem Sönmez) “Turkish Delights” isimli orkestrasıyla İstanbul’dan İzmir kaçmakta bulan ikiliyi müzik, dans ve aşkla bezenmiş bir serüven bekler.

İki delikanlı hayatta kalmak için çabalarken, tamamı güzel kadınlardan oluşan bir orkestranın içine düşerler; orada karşılarına tatlı ve çekici bir kadın olan assolist Balım (Özge Borak) çıkar. Hikayenin bundan sonrası tatlı assolist Balım, Laz mafya babası Süleyman (Hüseyin Soysalan), zengin iş adamı Himmet (Cezmi Baskın) ve iki müzisyen Zeki ile Hayri etrafında dönen olaylardan oluşur.

Başrollerini Özge Borak, İlker Aksum, Ozan Çobanoğlu paylaştığı bu görkemli müzikalin diğer rollerinde Şebnem Sönmez, Cezmi Baskın, Hüseyin Soysalan, Murat İpek ve Selçuk Borak yer alırken, 15 kişilik kadınlar orkestrası ile 19 kişilik dans ve vokal grubu onlara sahnede eşlik ediyor.