1920’lerin ortasından başlayarak 1940’lara dek süren ve cazın altın çağı sayılan swing döneminde cazın sadece dinlemek amacıyla değil, dans içinde var olduğunu savunan Lindy Hop, Harlem kökenli ve Afro – Amerikan bir sokak dansı türüdür. Lindy Hop’un swing danslarının en yaygın hali olduğunu söylersek hata yapmış olmayız.

Hem dansı, hem de müziği ile 20. yüzyılın en büyük ve en popüler caz akımı olarak kabul edilen Swing hareketi, Harlem’den ve Savoy’dan tüm Amerika’ya, oradan da Hollywood filmleri aracılığıyla tüm dünyayı sarmıştı.

1945’ten itibaren etkinliğini yitirmiş gibi gözükse de son yıllarda bu dans yeniden popüler olmaya başladı.
Eğer sizde geçmişlerin bu popüler dansını yeniden keşfetmek ve fark yaratmak istiyorsanız Nar Sanat Eğitim Kursu’nda yakında bu dans ile buluşabileceksiniz.

Detaylı bilgi ve iletişim için TIKLAYINIZ…

Marmara Denizi’ndeki kirliliğe dikkat çekmek adına 28 yıl önce balıkadamlar tarafından denizin dibindeki atıkların toplanmasıyla başlayıp, sonrasında kirlilikle ilgili fotoğraf ve videoların çekildiği bir yarışmaya dönüşen çevre hareketi, bir festivale dönüşmüştü.

Bu yıl 17.’si 24 – 27 Ağustos 2017 tarihleri arasında düzenlenecek olan Uluslararası Marmara Su altı Görüntüleme Festivali’ne yurt içi ve yurt dışından çok sayıda su altına ve sanata gönül veren yarışmacı katılıyor. Yarışmacılar, dünya denizlerinde önceden çekmiş oldukları fotoğraflarını seçici kurula göndererek yarışacaklar.

Diğer taraftan 24. Marmara Su altı Fotoğraf ve Video Yarışması, çevre kirliliğine ve çevreye olan farkındalığı artırmak ve dikkat çekmek için sosyal sorumluluk projesi kapsamında yapılıyor. Türkiye Su altı Sporları Federasyonuyla akredite olan yarışmamız 26 Ağustos 2017 tarihinde Marmara Denizi Prens Adalarında yapılacak olup, yarışmaya 20’den fazla yarışmacı katılacaktır. Festivalimiz Türk Balıkadamlar Spor Kulübü Caddebostan Sahil Tesislerinde ve Caddebostan Sahili Etkinlik Alanında (Caddebostan Migros yanı) gerçekleşecektir.

Bale hem zihinsel hem de fiziksel disiplin gerektiren evrensel sanatlardan birisi olmasının yanı sıra çocukların hayatını zenginleştirecek pek çok öğretiyi de içinde barındırıyor.

Bale çocuklarınızın hayatına sihirli bir dokunuştur!
Uzmanlar erken yaşta baleye yönelen çocukların farklı bir disiplinle yoğrulduğunu ve arkadaşlarından bir adım önde hayata başladığını işaret ediyor.

Bale Eğitiminin Çocuklara Faydaları Neler?

Çocuklarınızın özgüven sahibi olmasını ve balenin sihirli dünyasına girmesini istiyorsanız mutlaka tanışma ve seçme derslerimize çocuklarınızla birlikte gelmelisiniz.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda 9-10 Eylül tarihinde çocuklarınızı balenin büyülü dünyası ile buluşturabilmeniz için ücretsiz tanıştırma derslerimiz gerçekleşecek.

Bale eğitmenlerimiz Deniz Baydar ve Naz Kurtuluş 9 ve 10 Eylül saat 16.00-17.00 arasında 3,5 – 5 yaş ve saat 17.00-18.00 arasında 6-10 yaş öğrencilerimizle bir araya gelecek.

İşte bale derslerimizden görüntüler:

İletişim ve detaylar için TIKLAYINIZ…

Kartal Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Edebiyat-Sanat Çadırı’ etkinlikleri, 18-27 Ağustos tarihleri arasında ziyaretçilerini bekliyor.

Kartal Belediyesi tarafından bu yaz ilki gerçekleştirilecek olan, sonraki yıllarda da geleneksel hale getirilmesi düşünülen “Edebiyat-Sanat Çadırı” etkinlikleri, 18-27 Ağustos tarihleri arasında edebiyat/şiir okurlarını ve ziyaretçilerini bekliyor.

Şiir ve müzik dinletilerinin, animasyon ve tiyatro gösterilerinin gerçekleştirileceği Edebiyat-Sanat Çadırı, aynı zamanda birçok şair ve yazarın imza gününe ve söyleşilerine de ev sahipliği yapacak.

Çadır etkinliğinde yer alacak şair, yazar ve sanatçılar arasında Hilal Karahan, Metin Cengiz, İsmail Biçer, Emel Koşar, Volkan Hacıoğlu, Nalan Çelik, Sezai Sarıoğlu, Ali Rıza Gelirli, Ayşegül Kaya, Hüseyin Aslan, Handan Öztürk, Sadık Albayrak, Zeynel Kaya, Ö. Lütfü Demircan, Hasan Seçkin, Selenay Kübra Koçer, D. Nuray Erenler, İsmet Yalçın, Hüseyin Gül, Metin Kaya bulunuyor.

“Edebiyat-Sanat Çadırı”nın Kartal’daki adresi ise, Kartal Sanat Sokağı olacak.

18 yaşındaki genç müzisyen Damla Koşar, Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan The International Music Competition ‘Vienna’ Grand Prize Virtuoso 2017’de birinci oldu.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı 12’nci sınıfı öğrencisi Damla Koşar, 12 Ağustos’ta yapılan The International Music Competition ‘Vienna’ Grand Prize Virtuoso 2017 yarışmasına gönderdiği video ile katıldı. ‘Chopin Nocturne Op. 27 No.1 ve Adnan Saygun Etude Op. 38 No.1’ adlı eserleri seslendiren Koşar 22 Eylül’de Viyana’nın ünlü salonu Musikverein Vienna’da yapılacak ödül törenine davet edildi.

EĞİTİME YURTDIŞINDA DEVAM ETMEK İSTİYOR
Koşar, burada canlı performansının ardından ödünü alacak. Daha önce İspanya, Almanya, İsviçre, Gürcistan ve Bulgaristan’da düzenlenen yarışmalarda da birincilik alan Koşar, başarısını eğitmenlerine ve disiplinli çalışma sonucu elde ettiğini belirterek, “Derecelerimi biriktirip, eğitimime yurt dışında devam etmek istiyorum” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. ve Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenlediği ve Ortaokul 5,6,7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılım sağlayabileceği Çocuk Yazarlar Hikaye Yarışması’nın bu yıl dördüncüsü gerçekleştiriliyor.

Yarışmanın bu yıl ki teması 2071’oe İstanbul seçilirken, küçük yazarlardan 2071 yılına bir yolculuğa çıkmaları ve karşılaştıkları İstanbul’u anlatmaları isteniyor.

Çocuk Yazarlar Hikaye Yarışması’nın yanı sıra bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Genç Yazarlar Hikaye Yarışması’nın da teması aynı. Genç Yazarlar Hikaye Yarışmasına 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencileri başvurabilecek.

Başvuruların 6 Şubat’ta sona ereceğini işaret eden Milli Eğitim Bakanlığı, yarışma sonunda dereceye giren tüm hikayelerin bir kitapta toplanacağının altını çiziyor.

Hikayelerin Times New Roman yazı karakteri ile 12 punto ile yazılmış en az 2 en fazla 3 A4 kağıdını geçmeyecek uzunlukta olması gerektiğini paylaşan Milli Eğitim Bakanlığı, ilk dörde girenlere dikkat çekici ödüllerin yanı sıra madalya ve plakette takdim edileceğini paylaştı.

İzmir’de doğuştan işitme engelli olarak dünyaya gelen ve bir yaşında takılan biyonik kulak sayesinde duymaya başlayan 7 yaşındaki Altan Arsal, piyano yeteneğiyle dikkat çekiyor.

Tayfun ve Ebru Arsal çiftinin ilk çocukları Altan Arsal’a, doğumunun ardından yapılan muayenede ileri derecede işitme engeli tanısı konuldu. Henüz 4 aylıkken ameliyat olan minik Altan’a, ilk doğum gününde sesleri daha iyi duyması için “biyonik kulak” takıldı.

Küçük Altan için geçirdiği operasyonlar sonrası konuşma ve özel eğitim süreci başladı. Öğretmenleri küçük çocuğun ritimle iki elini aynı anda hareket ettirdiğini fark edince aileye piyano kursu önerisinde bulundu.

Bu yıl ilkokul 2. sınıfa devam edecek olan Arsal, anne ve babasının girişimiyle geçen sene piyano eğitimi almaya başladı. Kısa sürede notaları öğrenen ve klasik müzik eserlerini çalmaya başlayan küçük çocuk, geldiği noktada yaşamlarını biyonik kulakla sürdürenlere örnek oldu.

Anne Ebru Arsal, hayatını oğluna adadığını, öğretmen olmasına rağmen tedavi süreci nedeniyle mesleğini yapmadığını söyledi.

Oğlunun piyano çalarken izlediği zaman çok mutlu olduğunu belirten anne Arsal, “Altan bizim küçük mucizemiz. Zor zamanlar geçiriliyor ama baktığımızda zor zamanlardan geriye huzur kalıyor. Altan’ın bir zamanlar duymadığını öğrenip ‘acaba anne baba der mi’ diye hayalini kurarken şimdi piyano çalması bizim için mucize. Verdiğim emekler karşısında bu tabloyu görmek beni çok mutlu ediyor.” diye konuştu.

Arsal, oğlunun piyano başında çok mutlu olduğunu vurguladı.

Altan’ın piyano sayesinde daha hızlı sosyalleştiğini dile getiren Arsal, şöyle konuştu:

“Oğlumun duyması için çok emek harcadık. Bizim durumumuzdaki anne ve babalar ilk önce çocuklarının bu durumunu kabul etmeli. Böyle olunca çocuğunuz için ne yapmanız gerektiğini daha net görüyorsunuz. Ameliyat önemli ama arkasındaki süreç daha mühim. İyi bir işitme tedavisi ve özel eğitim bunlar çok önemli. Bolca emek, biraz sabır ve umut herşeyden önemli.”

“En mutlu dakikalarım piyano çalarken”

Altan Arsal da piyano çalmayı sevdiğini ifade etti.

Piyanonun başında kendisini iyi hissettiğini aktaran Arsal, “Çünkü en mutlu dakikalarım kursta veya evde piyano çalarken geçirdiğim zamanlardır. İleride çok başarılı bir piyanist olmak istiyorum. Evde zaman zaman annemle beraber çalışıyoruz. Anneme piyano öğretmeyi çok istiyorum.” dedi.

Piyano öğretmeni Tara Karaman ise Altan’ın çok yetenekli bir öğrenci olduğunu kaydetti.

Öğrencisinin, piyano çalarak biyonik kulakla hayatını devam ettirenlere örnek olduğunun altını çizen Karaman, “Altan’ın çok iyi bir müzik kulağı var ve onun önümüzdeki süreçte çok iyi bir piyanist olacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında, bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan “Antalya Film Forum” genç sinemacıların ilgi odağı oldu.

Forum’da sinemacılara verilecek desteğin arttırılması ve yeni başlayacak platformlar nedeniyle başvurularda geçtiğimiz yıllara göre büyük bir artış yaşanıyor. Genç sinemacılar, Forum Direktörü Zeynep Atakan’ın geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarından bilgilendirme amaçlı yaptığı canlı yayına da yoğun bir katılım sağladı.

54. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında düzenlenen ve direktörlüğünü Zeynep Atakan’ın üstendiği, ortak yapım ve proje geliştirme marketi “Film Forum” genç sinemacıların ilgi odağı oldu.

22-26 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan Forum’da; Türk yapımlarına verilecek desteğin arttırılması ve yeni başlayacak platformlar, sinema endüstrisinde büyük bir heyecan yarattı.

Forum’un en çok ilgi gören platformlarından biri, bu yıl başlayacak olan; Türk senaryo yazarı ve yönetmenlere ait projelerin çok erken bir dönemde keşfedilmesini, değerlendirilmesini ve yapımcı bulmasını amaçlayan “Yapımcısını Arayan Projeler Platformu” oldu.

‘Yapımcısını Arayan Projeler’ senaryo yazarları veya kendi senaryosunu yazmış olan yönetmenlerin, jüri karşısında senaryolarının sunumlarını gerçekleştirdikleri ve aynı zamanda projelerin yapımcı bulmasını amaçlayan bir senaryo geliştirme ve projelendirme platformu olarak projelerin hayata geçmesine destek olacak.

Platforma, Türkiye’den süresi en az 60 dakika olan uzun metraj film projeleri katılabilecek.
Senaryo yazım sürecinden başlayacak ve projenin bir yapımcı ile yol almasını, işbirliklerinin arttırmasını sağlayacak olan platformda, iki proje ödüllendirilecek.

Ödül alan projelerin her birine, senaryo yazarı ve yapımcı arasında paylaştırılmak üzere 50.000 ₺ verilecek.

Finale kalan her proje, Antalya Film Forum sırasında jüriye yapacakları sunumdan bağımsız olarak yapımcılar ve dağıtımcılarla özel toplantılar yapacaklar ve projelerini hem yurtiçinde, hem de yurtdışında tanınan sinema profesyonellerine sunacaklar.

Nilüfer Belediyesi’nin, Bursa’da ‘birliktegüzel’ sloganıyla gerçekleştirdiği Nilüfer Müzik Festivali, rekor katılımla 10-13 Ağustos tarihleri arasında Balat Atatürk Ormanı’nda gerçekleştirildi.

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ve Türkiye’nin en büyük müzik festivallerinden biri olan Nilüfer Müzik Festivali, ‘birliktegüzel’ sloganıyla, her türden müzikal beğeniye hitap eden zengin sanatçı listesiyle on binlerce kişiyi ağırladı.

Festival kapsamında Cihan Mürtezaoğlu, In Hoodies, Gaye Su Akyol, Adamlar, Bubituzak, Flört, Gevende, Duman, Sattas, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Büyük Ev Ablukada: Fırtınayt, Akın Sevgör, Jakuzi, Korhan Futacı ve Kara Orkestra, İlhan Erşahin, Kaan Düzarat, Hey! Douglas gibi son dönem Türk sanatçı ve grupların yanı sıra dünyadan Erik Truffaz, Txarango, Men With a Plan, La Caravane Passe, Dubioza Kolektiv ft. Dzambo Agusev, Maximo Park gibi isimler de Türkiye’nin dört bir yanından gelen müzikseverlerle buluştu.

Avrupa Festivaller Birliği “YOUROPE”a Türkiye’den üye olan tek kamplı festival olan Nilüfer Müzik Festivali aynı zamanda Türkiye’de bir kamu kurumu tarafından düzenlenen en büyük festival olma özelliğini taşıyor. 3 farklı sahnede müziğin aralıksız olarak devam ettiği festivalde, müziğin yanı sıra gerçekleştirilen atölyeler, oyun alanı, tasarım stantları, farklı ve yerel yeme-içme durakları katılımcılara farklı deneyimler yaşattı. ‘birliktegüzel’ sloganıyla 260 dönümlük ormanlık alanda gerçekleştirilen festivale kamplı ve kombine toplam 100 bin kişi katıldı.

Pakistan’ın Lahor şehrinde yaşayan 20 yaşındaki karikatürist Unaiza Ali Barlas dünyanın en uzun bant karikatürüyle Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.

Karikatür, 12 Mart’ta tamamlandığında, dört gözlemci tanıklığında bir bilirkişi tarafından 267.38 metre olarak ölçüldü. Karikatürle hep ilgili olduğunu belirten Unaiza, ülkesinin 70. Kurtuluş yıldönümü için özel bir şey yapmak istediğini söyledi.

Unaiza, “Guinness Rekorlar Kitabı’nı incelerken, tam da benim ilgi alanıma giren bir rekor gördüm. Rekoru kıran bir Hindistan vatandaşıydı, ve ben de bunu bir meydan okuma olarak kabul ettim” dedi.

Çalışmayı tamamlamasının bir yıl sürdüğünü söyleyen Unaiza, “Gereken uzunluğa ulaşabilmek için kâğıtları keserek uç uca yapıştırıyordum.” dedi.

Rekor kıran “Çıkış” adlı karikatürün temasını ‘bencil olmama’ olarak tanımlayan Unaiza, “Bu benim için basit bir eser değil, gençlere güçlü bir mesaj da vermek istedim.” dedi.

‘Çıkış’, karikatür dünyasında yaşamaktan bıkmış olan Jack adlı bir adamın kağıttan çıkarak gerçek dünyaya ulaşma çabalarını anlatıyor.

Ünlü sinema sanatçı Kuzey Vargın, bir süredir tedavi gördüğü Muğla’da hayatını kaybetti.

74 yaşındaki ünlü sinema sanatçı Kuzey Vargın, yüksek tansiyona bağlı yaşadığı rahatsızlık nedeniyle Marmaris’te özel bir hastanede tedavi görmüş ve daha sonra böbrek yetmezliği teşhisi üzerine Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmişti. Yaklaşık 1,5 aydır yoğun bakımda tedavisi süren Vargın, sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Cenazesi Marmaris’ten İstanbul’a götürülecek olan Vargın’ın perşembe günü Levent Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi.

Kuzey Vargın, 2014 yılında yüksek tansiyona bağlı yaşadığı rahatsızlığın ardından Marmaris’teki özel bir hastanede tedavi altına alınmış, zaman zaman bilinç kaybı yaşadığı öğrenilmiş ve sonra sağlığına kavuşarak taburcu edilmişti. 2015 yılında ise parkinson hastalığı şikayetiyle yine Marmaris’teki özel bir hastanede tedavi gören Vargın, yürümede zorluk çekmeye başlayınca fizik tedavisi almaya başlamıştı.

Kuzey Vargın kimdir?
15 Haziran 1940’da İstanbul’da doğan Kuzey Vargın, Yeşilçam’da 1960’lı yıllarda jön olarak başladığı kariyerini ilerleyen dönemde ağırlıklı olarak kötü adamların oluşturduğu karakter rolleri ile sürdürmüştür. Kariyerinin ilk döneminde 1965 yapımı Yasak Sokaklar, Çılgın Gençlik, Ağlayan Kadın gibi filmlerde rol almıştır. Televizyonda sık gösterilen eserlerden Bir Dağ Masalı filminde Lale’yi aldatan nişanlısı Ekrem, Seni Sevmek Kaderim filminde entrikacı Bülent rollerini oynamıştır. Kartal Tibet’den sonra Karaoğlan’ı canlandırmıştır. En son Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde “Âdil Eşrefoğlu” karakteri ile İhtiyarlar Heyeti Başkanı rolünü başarı ile canlandırmıştır.

Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde.

Türkiye rock müzik tarihinin en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak nitelendirilen Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde başlayacak. 15 Ağustos 2001’de hayata veda eden Çetin’in sanatçı dostları ve sevenleri tarafından düzenlenen tek günlük festivalde Pentagram, Büyük Ev Ablukada, Bulutsuzluk Özlemi, Kurtalan Ekpres, Moğollar, Flört, Batu Mutlugil, Murat İlkan & Metin Türkcan (Akustik), Sahte Rakı, Can Gox, Palmiyeler, Eskiz, Yavuzcan Çetin ve Mosquito gibi sanatçılar konser verecek.