Hem zihni hem de fiziksel disiplin gerektiren günümüz evrensel sanatlarından bale, çocukların hayatını değiştirebilecek noktaları içinde barındırıyor.

Baleye erken yaşta başlanması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, bu disiplinle yoğrulan çocukların hayatın her alanında bir adım öne çıkacağını vurguluyor.

Müzik eşliğinde yapılan bale, çocukların kulak gelişimini sağlarken, hayal gücünü canlandırma etkisine de sahip.

Çocukların el, kol ve bacak koordinasyonu kurmasına yardımcı olan bale, içe basma, taban düşüklüğü, hafif ölçüde taban eğriliği gibi hastalıkların tedavisinde de destekleyici unsurlardan biri olarak görülüyor.

Uzmanlar bale eğitimi alan çocukların diğer yaşıtlarına oranla daha özgüven sahibi olduğunu ve hayatları boyunca kendilerini daha iyi ifade edebildiğini belirtirken, çocukların aldığı disiplin sayesinde sağlıklı beslenme kokusunda da titiz davranacağını vurguluyor.

Eğer sizde çocuğunuzun balenin bu faydalarından yararlanmasını istiyorsanız mutlaka Uzman eğitmenler eşliğinde verilen eğitimler için Nar Sanat Eğitim Kursu’nu aramalısınız.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda Eylül ayından itibaren çocuklarınızı  bale ile buluşturabilirsiniz.

 

İletişim ve adres için lütfen TIKLAYINIZ.

 

Not: Yetişkinler için bale derslerinimizin hazırlıkları devam etmektedir.

Sertab Erener 7 Nisan’da Instagram hesabından yayınladığı Tek başına şarkısının karaokesi ile hayranlarına çağrıda bulunmuştu.

Erener çağrısında “Bakalım kimler iyi şarkı söylüyor? #Tekbaşına hastagi ile videolarınızı bekliyorum. Videonun tamamına profilimdeki Youtube hesabımdan ulaşabilirsiniz.” derken video gönderenlere sürprizleri olacağını da dile getirmişti.

7 Nisan’daki bu çağrının ardından Erener’e hayranlarından video yağdı. Hocamız Erkan Başa’da Erener’in çağrısını cevapsız bırakmadı.

İşte hocamız Erkan Başa’nın o videosu:

Videoları değerlendiren ve aralarından Nar Sanat Eğitim Kursu‘nda şan, ses terapisi ve piyano eğitmenliğinin yanı sıra eğitmen koordinatörlüğü görevini de üstlenen hocamız Erkan Başa‘nın da içinde olduğu 10 ismi seçen Sertab Erener, sözünde durarak hayranlarına büyük bir sürpriz yaptı.

Öncelikle seçilen videolardan bir kolaj oluşturarak bir klip hazırlayan Erener, videonun sonunda da şarkıyı kendisi seslendirdi. Erener’in sürprizi bununla da sınırlı kalmadı.

İşte Erener’in o videosu:

31 Temmuz akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşen Sertab’ın Oda Müziği ve Sertab Show konserinde de konsere gelebilen kişilerle sahneye çıkan Erener, konser öncesinde provalar aldı ve zaman geçirdi. Daha sonra da bu çalışmayı karografiye ekleyen Erener hem seyircilerine hem de çağrısına yanıt verip ön plana çıkan hayranlarına sürpriz yapmış oldu.

Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşen konserde hocamız Erkan Başa da performansıyla dudak ısırttı.

BAŞA: BU İŞ BÖYLE YAPILIR!
Sertab Erener’in hayranı olduğunu belirten hocamız Erkan Başa ” Kendisini zaten çok seviyordum. Herkesin küçük büyük hayalleri vardır. Benim de aslında Sertab Erener ile sahneye çıkmak gibi bir hayalim hep olmuştu. Bunu da sayesinde Harbiye’de gerçekleştirdim. Çok içten, egosuz ve sıcak kanlı bir insan olduğunu gözlerimle de görmüş oldum. Kendisine zaten teşekkür etmiştim. Fakat yine tekrar her şey için teşekkür etmek istiyorum. Başarılarının devamını diliyorum. Kendi mesleğim de olmak üzere bu işin böyle olması gerektiğini bana bir kez daha göstermiş oldu.”

Nar Sanat Ailesi olarak; Erkan Başa hocamıza teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda Piyano, Klasik Gitar, Elektronik Gitar, Klarnet eğitimi veren Onur Güner ayrıca sanat hayatına sahnelerde devam ediyor.

Daha önce Soner Arıca, İpek Mert ve Fikret Dedeoğlu’nun ardından şimdi de Murat Kekilli ile birlikte konserler veren Onur Güner; 6 Ağustos’ta Büyükada, 12 Ağustos’ta Adana ve 19 Ağustos’ta da Ordu’da olacak.

Konservatuvarların tiyatro ve opera-şan bölümlerinde öğrencilerin müzik eşliğinde diksiyon ve güzel konuşmasını amaçlayan, aynı zamanda müzikallerde ve içinde müzik unsuru olan tiyatro eserlerinde güzel şarkı söyleme alışkanlığının kazanılması için nota ve ses eğitimini içeren müzikli diksiyon dersleri artık Nar Sanat’ta.

Nar Sanat Eğitim Kurumu’nda Şan ve Mandolin eğitmeni olarak görev alan Coşkun Nehir bu programda dudak tembelliği, hızlı ve yavaş konuşma, yanlış nefes alma gibi kişisel bozuklukların yok edilmesini ön planda tutacak.

Coşkun Nehir piyano eşliğinde kişiye özel gerçekleştirilecek derslerin iki senelik programlı bir çalışmadan sonra öğrenciyi başarıya ulaştıracağının altını çiziyor.

Geçtiğimiz aylarda Marmara Üniversitesi tarafından gelenekselleştirilen Ses Çalıştayı’na Nar Sanat Eğitim Kursu’nda Şan, Ses Terapisi ile Piyano eğitmenliği yapan aynı zamanda eğitmen koordinatörlüğü görevini üstlenen Erkan Başa ve piyano ve solfej eğitmeni Burcu Işıl Oğuz katıldı.

Doç. Dr. Tülin Malkoç, Prof. Mesut İktu ve Prof. Dr. Ahmet Şükrü Özdemir’in koordinatörlüğünde organize edilen Ses Çalıştayı’nda Türk ve yabancı bestecilerin eserlerinin söz ve ses uyumu, sesin önemi, eğitimi ve ergenlik dönemi, ses eğitimi metotlarında türler, müzikaller ve klasik ses eğitiminde kullanılan sesin farkılıkları, ses renkleri ve ses renklerinin saptanmasında dikkat edilmesi gereken faktörler ile ses eğitimi ve bedensel farkındalık ilişkisi ele alındı.

Marmara Üniversitesi tarafından gerçekleşen bu önemli ve özel çalıştayda hocalarımız Erkan Başa ve Burcu Işıl Oğuz da sertifika almaya hak kazandı.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda bateri eğitmenliği yapan Hüseyin Man önemli bir çalışmaya imza atmaya hazırlanıyor.

Eğitmenimiz Hüseyin Man, Türkiye’de içerik bakımından bir ilk olma özelliğine sahip  kitabında ağırlıklı olarak Türk ritmleri ve bunların bateri ile çalınımı başta olmak üzere bateri hakkında akla gelebilecek her şey hem fotoğraf hem de videolarla sanatseverlere sunulacak.

Türkiye’nin önde gelen davulcularının da referans olacağı kitabın çalışmalarına devam eden hocamız Hüseyin Man, kitabında iki DVD’de sunacak.

Geçtiğimiz aylarda Üsküdar Üniversitesi tarafından gelenekselleştirilen Dünya Ses Günü etkinlikleri kapsamında Profesyonel Ses ve Şan Eğitimi Sempozyumu’na imza attı.

Profesyonel Ses ve Şan Eğitimi’nin pedagoji, teknik ve medikal olarak üç ana başlığa ayrıldığı sempozyumda, şan basamaklarından şan eğitimi, ses eğitimi ve ses terapisine, müzik türlerinden ses eğitimindeki nefes tekniklerine, koro eğitiminde ses yaklaşımından mutasyon döneminde ses eğitiminin önemine, sesin oluşumundan şan sırasında endoskopiye kadar pek çok konu ele alındı.

Üsküdar Üniversitesi ile Ses Konuşma ve Yutma Bozuklukları Derneği’nin birlikte gerçekleştirdiği sempozyuma Nar Sanat Eğitim Kursu’nda Şan, Ses Terapisi ile Piyano eğitmenliği yapan ve eğitmen koordinatörlüğü görevini üstlenen Erkan Başa da katıldı.

Üsküdar Üniversitesi’nde gerçekleşen bu önemli ve özel sempozyumda hocamız Erkan Başa’da sertifika almaya hak kazandı.

Teknoloji artık tüm hayatımızı kaplamış durumda. Yürürken bile sosyal medya hesaplarımızı kontrol ediyor, arkadaşlarımızla neredeyse sadece selfie çekmek ve sosyal medyada paylaşmak için buluşuyoruz.

Uzmanlar hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen teknolojiden çocuklarında etkilendiğini dile getiriyor ve aile içindeki iletişimi öldüren sanal bağımlılık konusunda ebeveynlere büyük rol düştüğünün altını çiziyor.

Yapılan araştırmalar 0-3 yaş dönemindeki çocukların teknolojiden mutlaka uzak tutulması gerektiğinin ortaya koyarken, çoğu ebeveyn sırf rahat edebilmek uğruna çocuklarının eline tablet verdiğini ilerleyen dönemlerde de bunun önünü alamadığını savunuyor.

Özellikle anne babaların çocuklarının sanal bağımlı olmaması için bazı önlemler alabileceği üzerinde duran uzmanlar çocuğunuzu takip etmeniz, ona net kurallar koymanız ve hayatın sanal dünyadan ibaret olmadığını öğretmeniz gerektiğini vurguluyor.

Çoğunuz sanal dünyaya bağımlı olduysa bile kurallarla ona alternatifler sunarak bunun üstesinden gelebileceğinizi hatırlatan uzmanlar, çocuğunuzu sanatla tanıştırmanın şart olduğunu dile getiriyor.

Eğer sizde çocuğunuzun sanal dünyanın esiri olmasını istemiyorsanız Nar Sanat Eğitim Kursu’nda çocuğunuzun gerçek dünya ile bağlantısını pekiştirebilirsiniz.

Çocuklarınızı Nar Sanat Eğitim Kursu bünyesinde halen devam etmekte olan resim, karikatür, yaratıcı drama, piyano, gitar, keman, bateri, perküsyon , şan bağlama, akordeon, flüt, saksafon, klarnet ve çello kurslarında veya Eylül ayında başlayacak olan bale, halk oyunları ve hip hop kurslarıyla sanal bağımlılıktan uzak tutabilirsiniz.

Detaylı bilgi ve randevu için 0212 570 80 80 – 0212 570 80 98 ve 0530 880 71 80 numaralı telefonlarımızı arayabilirsiniz.

2 Ağustos Çarşamba akşamı Kadıköy metrosunda polisler tarafından çello çantasında bomba olduğu sanılarak alıkonulup tartaklanan çellist Gülşah Erol’un başına gelenler hem geleneksel medya hem de sosyal medyada geniş yankı buldu.

Çellist Gülşah Erol o başına gelenleri ve yaşadığı şoku Instagram hesabından takipçileriyle paylaştı.

Kadıköy Metro girişinde 2 Ağustos’ta 2 polis memuru tarafından enstrümanının bomba olduğu ileri sürülerek terörist olduğu gerekçesiyle odaya kapatıldığını belirten Erol, ellerine kelepçe takılarak defalarca yumruklandığını ve tekmelendiğini, Türk bayrağıyla yüzüne vurulduğunu kaydetti.

Müzisyen olduğunu, ellerine dikkat etmesi gerektiğini söylediğini vurgulayan Erol, daha çok darp edildiğini ve kendisine vatan hainiymiş gibi davranıldığını dile getirdi.

“BEN MÜZİSYENİM HAK ETTİĞİM BU MU?”

Polisler tarafından hapse atılmakla tehdit edilmesinin yanı sıra kendisine ve ailesine ağza alınmayacak küfürler edildiğini de işaret eden çellist Gülşah Erol instagram hesabından “Ben müzisyenim! Bu ülkeye emek harcayan bir sanatçıyım. Hak ettiğim bu mu?! Lütfen dikkat edin müzisyen, sanatçı arkadaşlar, size hakaretle ve saldırıyla yaklaşsalar dahi susun ve yanlarından uzaklaşın. Her yerim ağrıyor, çenem, gözüm, yüzüm, bacaklarım ve kollarım darp içinde ama en çok kalbim acıyor. Dün ölebilirdim…” yorumunda bulundu.

Nar Sanat olarak bizde yaşananlara sessiz kalmak istemiyoruz.

Bizleri korumakla görevli olan polis ve güvenlik görevlilerinin çello, keman, gitar gibi enstrüman çantalarını (case) silah kutularından ayırt edebilmeleri gerektiğini düşünüyoruz.

İşte bilmeyenler için case çeşitleri:

Peri masallarındaki gibi bir düğün organize ettiniz ancak bir şeylerin eksik olduğunu düşünüyorsunuz. Şimdiden gelinliğiniz, düğününüzü yapacağınız yer, tüm davetliler ve diğer tüm detaylar belli. Peki ama hayatınızın en özel gününde sevdiklerinizi büyüleyecek bir dansa ne dersiniz?

Önceden hazırlanarak düğününüz de tüm davetlileri şaşırtacak hoş bir sürprize eşinizle birlikte imza atabilirsiniz.

Nar Sanat Eğitim Kursu size bu konuda desteğe hazır. Düğün dansı eğitmeni Kamuran Terzioğlu davetlilerinizi şaşırtabileceğiniz ve fark yaratabileceğiniz dansları size sunuyor.

6 saatlik çifte özel paket programda Tango, Salsa, Vals, Bachata, Samba, Lambada, Rumba, Cha Cha ve Folklor dansları üzerine çiftin isteği üzerine eğitim veriliyor.

Toplamda KDV dahil 600 TL gibi bir ücretle zihinlere kazınacak ve hayatınız boyunca unutamayacağınız bir düğün dansını gerçekleştirebilirsiniz.

Detaylı bilgi ve randevu için 0212 570 80 80 – 0212 570 80 98 ve 0530 880 71 80 numaralı telefonlarımızı arayabilirsiniz.

Nar Sanat Eğitim Kursu’nda piyano, şan ve ses terapisi dersleri veren aynı zamanda eğitim koordinatörü olan Erkan Başa, müzik ve enstrüman eğitimi almak isteyenlerin sıkça sorguladığı ‘geç mi kaldım’ sorusunu bizler için yanıtladı.

Enstrüman öğrenmek veya müzik eğitimine başlamak istiyorsunuz ancak “geç mi kaldım” endişesi duyuyorsanız Erkan Başa, müzik eğitimine hiçbir zaman geç kalınmayacağını dile getiriyor.

Erkan Başa müziğe başlamakta kararlıysanız yaşınız kaç olursa olsun bu adımı atmaktan çekinmemeniz gerektiğini ifade ediyor ve ekliyor “Çevrenizden gelen ‘bu saatten sonra olmaz’ baskılarına boyun eğmeyin.” diyor.

Diğer uzmanlarla en verimli öğrenme çağının çocukluk çağı olduğu konusunda hemfikir olan Erkan Başa, çocukluk çağında başlanan enstrüman ve müzik eğitiminin yararının bilimsel çalışmalarla da kanıtlandığının altını çiziyor.

“İÇİNİZDE MÜZİK AŞKI VARSA HER YAŞTA EĞİTİME BAŞLAYABİLİRSİNİZ”
İmkan olduğu takdirde mutlaka eğitime 4 ile 6 yaş aralığında başlanması gerektiğini belirten Başa, hayatının bu döneminde imkana sahip olamamış kişilerin hayatlarının herhangi bir döneminde mutlaka içlerinde müzik aşkı bulunuyorsa eğitime başlayabileceğinin ifade ediyor.

Erkan Başa enstrüman öğrenmeyi dil öğrenmeye benzetiyor ve kişinin içinde şevk olduğu sürece ileri yaşlarda nasıl İngilizce öğrenilebiliyorsa enstrüman da öğrenebileceğini savunuyor.

“MÜZİĞE GEÇ YAŞTA BAŞLAMANIN AVANTAJLARI”
Yetişkinlerle çalışmanın çocuklarla çalışmak kadar zevkli olduğunu altını çizen Başa, özellikle çocuklardan daha gelişmiş analitik düşünme yeteneği sayesinde ilerleyen yaşlarda parça ile bütün arasında ilişkiyi kurabilme yetisinin daha fazla geliştiğini de belirtiyor ve ekliyor “Çocukların modlar, aralıklar ve karışık armoniler konusunu öğrenmekte ve bunların arasındaki bağı kurmakta zorluk çekerken yetişkinlerin bu konuda daha şanslı” diyor.
Yetişkin bireylerin öğrenme konusunda daha fazla zaman harcamış olmasından dolayı konsantrasyon ve disiplinle karılmış olduğunu işaret eden Başa, çocukların sıkıldıkları anda dersi veya parçayı bırakmak isteyeceklerini vurguluyor.

Çocukların her şeyi oyun haline getirebilme özelliğinden kaynaklanan bu durum yetişkinlerde yaşanmadığı hatırlatan Başa, bu eğitimlerinde yetişkinler de daha hızlı gördüklerini belirtiyor.

Ayrıca Erkan Başa, yetişkin bireylerin hayatları boyunca pek çok sanat eserini dinlediğini ( pop, hip hop, rock vb…) ve kulağında ritim ve melodi duygusunun geliştiğini hatırlatıyor. Burada da yetişkinlerin müzikal backroundlarının çocuklara göre gelişkin olduğunu düşünüyor.

İtalya’nın Napoli şehrinde düzenlenen Uluslararası Ischia Piyano Yarışması’nda 2’inci olan 12 yaşındaki Nehir Özzengin dikkatleri üstüne toplamayı başardı.

Henüz 4,5 yaşındayken üstün yeteneği ortaya çıkan Nehir Özzengin, ailesinin de desteğiyle her yıl hem ulusal hem de uluslararası başarılara imza atıyor.

İlkokul 7. sınıf öğrencisi olan Nehir Özzengin aynı zamanda 5 yıldır burslu olarak özel bir üniversitenin müzik akademisinde klasik piyano eğitimi alıyor. Her gün en az 2 saatini piyano başında geçirdiğini işaret eden Nehir Özzengin, tatile gittiği yerlerde bile piyano olması şartını aradığını vurguluyor.

Lisanslı olarak basketbol ve tenis sporlarıyla da uğraşan Nehir Özzengin ileride tüm dünyayı dolaşarak konserler vermek istediğini dile getirirken, evde de rahatça çalışmaları sürdürebilmek için akustik bir piyanoya sahip olmayı hayal ettiğini kaydediyor.