27. İstanbul Caz Festivali başladı. Festival, 20 Eylül’den itibaren online izlenebilecek.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 27. İstanbul Caz Festivali, Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Swissotel The Bosphorus’ta korona virüsü önlemleri doğrultusunda, kısıtlı seyirciyle yapılan Selen Gülün Quintet, Sibel Köse ve Ece Göksu konseriyle başladı.

‘DİJİTALE GEÇMENİN YOLLARINI KEŞFETTİK’

Festivali direktörü Harun İzer, yaptığı açıklamada, tüm gösteri sanatlarının korona virüsünden çok etkilendiğini belirterek, “Kültür sanat alanında etkinlik yapan bütün aktörler, sanatçılar, merkezler ve sponsorlarımız için zor bir süreç oldu. Fakat tüm bunlara rağmen ülkemiz insanın yatkın oluğu gibi, yaratıcı çözümlerle yeni yollar üretmeye başladık. Festivalin 20 Eylül’den sonra dijital platformda da izlenebilecek olmasının, bu dönemin bir kazanımı olduğu düşünüyorum. Kendimizi bu duruma adapte etmeye çalıştık ve dijitale geçmenin yollarını keşfettik diyebilirim. Bunun en büyük avantajı, normal şartlarda festivale gelemeyecek olan sanatseverler, konserlere erişebilecek” dedi.

Piyanist Selen Gülün’ün, Barış Doğukan Yazıcı, Serhan Erkol, Kağan Yıldız ve Ferit Odaman’dan oluşan beşlisinin sahne aldığı konserde, topluluğa, caz vokali Sibel Köse ve Ece Göksu eşlik etti.

14 Eylül’e kadar devam edecek olan festivalin konser kayıtları, 20 Eylül’den itibaren online.iksv.org adresinden izlenebilecek. Festival programıyla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşılabilir.

Milli Eğitim Bakanlığı liselerde yeni düzenlemeler yaptı. Buna göre, okullarda öğrencilere, resmi tatil günlerinde puanla değerlendirilecek şekilde ödev verilmeyecek. Beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik gibi yeteneğe bağlı seçilen derslerde, 10 öğrenci şartı aranmayacak. Yabancı dil derslerinin her bir sınavı, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçecek şekilde yazılı ve uygulamalı olacak.

Resmi ve özel örgün ortaöğretim kurumlarında eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin usul ve esasların düzenlendiği yönetmelikte değişikliğe gidildi. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Buna göre, öğrencinin iki dönem puanı alabilecek durumda olmasına rağmen öğretmenin raporlu veya izinli olması, göreve geç başlaması, dönem bitmeden ayrılması ile öğretmensizlik, doğal afet, salgın hastalık, olağanüstü hal ve benzeri sebeplerle işlenemeyen ders programları tamamlanacak.

Sosyal bilimler liselerinde hazırlık sınıfı açılması zorunluluğuna yönelik düzenlemeye son verilerek, Bakanlıkça uygun görülen liselerde hazırlık sınıfı açılmasına yönelik düzenleme yapıldı.

Ders seçimleri okullar tarafından sisteme girilen kitap taleplerinin daha önceden belirlenebilmesi amacıyla şubat ayı yerine aralık ve ocak aylarına alındı.

Beden eğitimi, görsel sanatlar, müzik gibi yeteneğe bağlı olarak seçilen derslerde, 10 öğrenci talebi şartı aranmayacak.

Bakanlığın düzenlemesiyle okullarda öğrencilere, resmi tatil günlerinde puanla değerlendirilecek şekilde ödev verilmeyecek.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde yer alan eğitim, öğretim, yönetim ve diğer işleyiş ile ilgili bölümler Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne aktarıldı.

AKADEMİK DESTEK ŞUBELERİ OLUŞTURULACAK

Anadolu teknik programlarında 12’nci sınıfta alan ayırımı yapılmaksızın akademik destek şubeleri oluşturulacak. Bu öğrenciler, seçtikleri akademik destek paketine göre gruplara ayrılacak. Bir gruptaki öğrenci sayısı 10’dan az olmayacak. Ancak ders yılı içerisinde öğrenci sayısının azalması durumunda mevcut öğrencilerle eğitime devam edilecek. Anadolu teknik programına merkezi sınavla yerleşen öğrenciler ile Anadolu meslek programından Anadolu teknik programına geçiş yapan öğrencilerin eğitimleri ayrı şubelerde gerçekleştirilecek.

Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanıyla, tercihleri doğrultusunda, doğrudan alana öğrenci yerleştirilecek. Yerleştirme işlemlerinden sonra boş kontenjanı bulunan alanlara merkezi sınav puanıyla öğrenci alan diğer ortaöğretim kurumlarından 9’uncu sınıf birinci dönem sonuna kadar, nakil ve geçiş yapılabilecek. Ancak yetenek, mülakat ve beden yeterliliği sınavı ile öğrenci alınan alanlarda bu sınavlara girerek başarılı olunması gerekecek.

Anadolu meslek programı öğrencilerinden 11’inci sınıfı doğrudan geçen ve 9, 10 ve 11’inci sınıf ortak derslerinin ağırlıklı yıl sonu başarı puanlarının aritmetik ortalaması en az 70 olanlar Anadolu teknik programına geçiş için başvurabilecek. Başvuru ve yerleştirme işlemleri, Bakanlıkça belirlenen esaslar ve kayıt takvimi çerçevesinde, e-Okul sistemi üzerinden yapılacak.

Ayrıca ustalık yeterliliğini kazanmış olanların iş pedagojisi kurslarına uzaktan eğitim yoluyla da katılabilmeleri ve sınavlarını e-Sınav şeklinde yapılabilmesi yönünde düzenlemede bulunuldu.

ALANA YERLEŞTİRME 9 SINIFA ALINDI

Anadolu teknik programlarına ve proje okulu kapsamındaki mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarının Bakanlıkça belirlenen Anadolu meslek programlarının proje kapsamındaki alanlarına merkezi sınav puanıyla tercihleri doğrultusunda doğrudan alana öğrenci yerleştirilecek.

Diğer Anadolu meslek programlarında alana yerleştirme işlemi ise 10’uncu sınıf yerine 9’uncu sınıfta yapılacak. Böylece 9’uncu sınıfta alın ders yılının başladığı ilk 2 hafta içerisinde okullarında yapılacak alan tanıtımları ve yönlendirmeler sonucunda öğrencilerin tercihleri alınmak suretiyle ortaokul başarı puanı esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Anadolu teknik ve Anadolu meslek programlarında dala yerleştirme işlemi 9’uncu sınıfın sonunda e-Okul sistemi üzerinden yapılacak.

Anadolu meslek ve Anadolu teknik programlarında öğrencilerin 9’uncu sınıf sonunda meslek eğitimindeki yetenek ve başarıları, sektörün ihtiyacı, öğrenci ile velilerin talepleri ve grup oluşturma sayıları dikkate alınarak dala geçiş işlemleri ilgili okul müdürlüğünce yapılacak. Tercihlerin belli dallarda yoğunlaşması halinde 9’uncu sınıf yıl sonu başarı puanı yüksek olanlara öncelik verilecek.

Mesleki eğitim merkezi programına kayıtlı 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencilerinin beceri sınavı, Bakanlıkça hazırlanan, kalfalık ustalık beceri sınavı değerlendirme kriterleri doğrultusunda, uygulamalı olarak yapılacak ve kamera kaydına alınacak.

Hazırlık sınıfı bulunmayan okulların 9’uncu sınıflarından hazırlık sınıfı bulunan okulların 9’uncu sınıflarına yeterlilik sınavına bağlı olarak nakil yoluyla geçmek isteyen öğrenciler için getirilen “ekim ayı sonuna kadar” sınırlaması kaldırıldı.

Bakanlığın yeni yönetmeliğine, yabancı dil derslerinin sınavlarında yaşanan farklı anlama ve uygulamaların önüne geçilmesi, uygulamada birlikteliğin sağlanması için yeni hükümler getirildi. Buna göre, yabancı dil derslerinin her bir sınavı, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçecek şekilde yazılı ve uygulamalı olacak.

SORUMLULUK SINAVLARINDA 50 PUAN ŞARTI

Yeni yönetmelikle bir dersten sorumlu geçen öğrenciler için sorumluluk sınavından en az 50 puan alınması şartı getirildi.

Öğrenim süresi içinde ikinci defa sınıf tekrarı durumuna düşen öğrencilerin ders yılı sonunda okulla ilişiği kesilerek mesleki eğitim merkezine, açık öğretim lisesine, mesleki açık öğretim lisesine veya açık öğretim imam hatip lisesine kayıtları yapılacak.

Mesleki eğitim merkezi programlarına kayıtlı öğrencilerden aynı alanda/dalda ikinci defa sınıf tekrarı durumuna düşen öğrenciler, ders yılı sonunda farklı bir alandan tekrar kayıt yaptırabilecek. Mesleki eğitim merkezinde okuma hakkı bulunmayan öğrencilerin ders yılı sonunda okulla ilişiği kesilerek açık öğretim lisesi, mesleki açık öğretim lisesi veya açık öğretim imam hatip lisesine yönlendirilerek kayıtları sağlanacak. Kayıt olmak istemeyen öğrencilerin kayıtlarının açık öğretim lisesi, mesleki açık öğretim lisesi veya açık öğretim imam hatip lisesine yapılması olanağı getirilecek.

HAMİLE ÖĞRETMENLERE NÖBET GÖREVİ VERİLMEYECEK

Liselerde görevli yönetici ve öğretmenler, eylül ayının ilk iş gününden derslerin başlangıç tarihine, derslerin kesimi tarihinden temmuz ayının ilk iş gününe kadar geçen süreler ile kasım ve nisan aylarında yapılacak ara tatillerde, Bakanlıkça hazırlanan program dahilinde kendi okullarında mesleki çalışmada bulunacak.

Ancak ilçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi nedenlerle eğitim ve öğretim faaliyetinin iki haftadan fazla süreyle yapılamaması ve uygulanacak telafi programlarının ders yılı içerisinde tamamlanamaması durumunda yaz tatilinde yapılacak eğitim ve öğretim faaliyetleri nedeniyle Bakanlıkça mesleki çalışma takviminde değişiklik yapılabilecek. Mesleki çalışma programı, okul müdürlüğünce yönetici ve öğretmenlere bir hafta önceden duyurulacak.

Hamile öğretmenlere, hamileliğin 24’üncü haftasından itibaren doğum sonrası analık izni süresinin bitimini takip eden bir yıllık sürenin sonuna kadar istememesi halinde nöbet görevi verilmeyecek.

Engelli, engelli çocuğu veya bakmakla yükümlü olduğu engelli bireyi olanlar ile süt izni kullanan öğretmenlerin haftalık ders programı, gün ve saatleri okulun genel işleyişini bozmayacak şekilde ilgili öğretmenlerin tercihleri dikkate alınarak hazırlanacak.

Bakanlık, daha önce ilköğretim kurumlarında olduğu gibi liselerde de olağanüstü durumlarda eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin alınması gereken tedbirlere ilişkin de yeni düzenleme yaptı. Buna göre, İlçe, il veya ülke genelinde genel hayatı etkileyen salgın hastalık, doğal afet, elverişsiz hava koşulları gibi durumlarda yönetmelikle düzenlenen eğitim, öğretim, yönetim ve işleyişe ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça ayrıca belirlenebilecek.

Bugün günlerden kurtuluş ve minnet günü! 26 Ağustos Türk tarihinin en önemli günü olarak tarih sayfalarındaki yerini almaya devam ediyor. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferi’nin 949’inci, Büyük Taarruz’un 98’inci yıl dönümünü kutluyoruz.

26 Ağustos tarihinin Türk tarihinde çok ayrı bir yeri, özel anlamları var… “Malazgirt Zaferi ve Büyük Taarruz”, Türk tarihine, Anadolu’ya damgasını vuran iki büyük tarihi olay… Biri bize Anadolu’nun kapılarını açan zafer, bir diğeri ise Anadolu’yu kurtarmamızı sağlayan zafer…

Tüm bu olağan üstü olayların yanında elbette Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve kültür Sanat Derneğin‘ninde kuruluş yıl dönümü. 2009 yılının 26 Ağustos tarihinde Derneğimizi kurmuştuk. Böylesine bir tarihte kurulmuş olmak bizler içinde bir onur vesilesi.

Tüm bu olaylar içerisinde minnet duymamız gerekenleri saymakla bitmemesi doğal değil mi? Hatırlamakta fayda var. Sosyal medya üzerinden kimin yazdığını bilmediğimiz bir mesajı olduğu gibi paylaşıyoruz.

İyi okumalar.

27 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa‘ya telefonda kuşattıkları tepeyi yarım saat sonra alacaklarını bildirmesine rağmen bunu başaramayınca intihar ederek hayatına son veren Miralay Reşat (Çiğiltepe)’a;

Özellikle cephenin biraz gerisinde yüksekçe bir yere oturup tabancalarını dizlerine koyarak “Geri çekileni vururum” mesajı vermesi ve birkaç sefer geriye kaçan askerler üzerinde bunu bizzat uygulamasıyla “Deli Halit” lakabını alan Mirliva Halit (Karsıalan)’e;

Kütahya’nın Emet ilçesinden kendisi, Emet halkı ve süvarileri tarafından kaçırılan Yunan ordusunu kovalayarak İzmir’e giren ilk süvari birlikleri komutanı Ferik Fahrettin (Altay)’e;

Demiryollarının kesiştiği yer olan Eskişehir’e bir üs kuran ve savaş boyunca derme çatma trenlerle cepheye asker, cephane, malzeme nakleden; ray döşeten; gerektiğinde ray ve vagonlardan çelik söktürüp kılıç yaptıran Miralay Behiç Bey’e;

İstanbul’dan bizzat kendisine gönderilen ve Mustafa Kemal Paşa’yı tutuklamasını emreden telgrafa rağmen “Ben ve kolordum emrinizdedir Paşam!” sözünü söyleyerek Mustafa Kemal Paşa’nın emrine giren Birinci Ferik Musa Kâzım (Karabekir)’a;

İzmit ile Adapazarı’nı geri alıp, Sakarya Meydan Muharebesi’ne katılarak üstün başarılar kazanan Birinci Ferik Kazım Fikri (Özalp)’ye;

Birlikleri ile İzmit ve Adapazarı üzerinden Bilecik ve Eskişehir istikametine ilerleyen İngiliz kuvvetlerine Geyve yakınlarında ateş açarak onları durdurup geri püskürten ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan ilk komutan olan Mirliva Ali Fuat (Cebesoy)’a;

Bahriye Nazırlığı’ndan ayrılan ve Anadolu’daki Milli Mücadele hareketine katılan Albay Hüseyin Rauf (Orbay)’a;

İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve mühimmat kaçıran, İtalyan işgalindeki Antalya depolarında bulunan silah ve mühimmatı Kuva-yı Milliye’ye kazandıran Mirliva İbrahim Refet (Bele)’e;

İstanbul Hükümeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesi kaldırılan, nişanları geri alınan ve idamına karar verilen Müşir Mustafa Fevzi (Çakmak)’ye;

Harbiye’de Askeri Taktik ve Strateji Öğretmenliği yapması nedeniyle başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Kurtuluş Savaşı’ndaki üst düzey komutanların büyük çoğunluğu tarafından “Hocam” diye hitap edilen, Büyük Taarruz’dan önce taarruz stratejisinin belirlenmesi için yapılan toplantılarda, tedbirli ve titiz karakteri nedeniyle, taarruz planını çok riskli ve tehlikeli bulduğu için şiddetle itiraz eden, ancak yine de verilen emirleri, biri hariç, harfiyen yerine getiren Orgeneral Yakup Şevki (Subaşı)’ye;

Yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatip olan, Kurtuluş Savaşı’nda cephede Mustafa Kemal’in yanında görev yapan, sivil olmasına rağmen rütbe alarak bir savaş kahramanı sayılan Onbaşı Halide (Edip Adıvar)’ye;

Kağnıyla cepheye silah taşıyan Fatma Nine’ye;

İnebolu’da bulunan cephaneleri Ankara’ya götürülmesinde çocuğu ve kağnısıyla yer alırken, kış şartları nedeniyle cephane ıslanmasın diye battaniyesini cephaneye saran, bebeğine sarılıp onun donmaması için uğraş verirken donarak ölen Şerife Bacı’ya;

Onbaşı olduğunda neredeyse sadece kadınlardan oluşan birliği ile düşmanın cephe gerisine saldırı düzenleyen ve aralarında bir Yunan subayı dahil toplam 25 esir askerle geri dönen Erzurumlu Kara Fatma (Seher Erden)’ya;

Kocayayla baskınında geri çekilen silah arkadaşlarına cesaret vermek için hızla öne atılınca başından vurularak şehit olan Gördesli Makbule’ye;

Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek alarak dağa çıkan ve Yörük Ali Efe’ye katılan Emir Ayşe’ye;

Düzenli ordu kurulana kadar yirmi aylık bir sürede düşman kuvvetlerinin Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesini engelleyen Yörük Ali Efe’ye;

Bekir Ağa Bölüğü`ne baskın düzenleyerek tutuklu bulunan vatansever ve aydınları kurtarıp Anadolu`ya geçmelerini sağlayan Yahya Kaptan’a;

Bir Fransız gemisini kaçırmayı başarınca ona layık görülen İstiklal Madalyasını geri çevirerek “Ben madalya için değil milletim içim savaştım” diyen İpsiz Recep’e;

Kumardan hileyle kazandığı 45 bin frank ile İzmir’de vatani görevine başlayan İngiliz Kemal lakaplı Türk ajan Ahmet Esat (Tomruk)’a;

Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın gizli örgütü Karakol’un yöneticisi Naciye Faham’a;

İşkence görmesine rağmen Karakol’un adresini vermeyen Topkapılı ebe Şahende’ye;

Felah Grubu’na saraydan bilgi taşıyan V. Murat’ın kızı Fehime Sultan’a;

İşgal protestolarında on binlere konuşan Şükufe Nihal’e;

Sebahat’e ;

Zeliha’ya;

Darülfünunlu Saime’ye;

12 yaşında İnönü muharebelerinde savaşan Nezahat’e;

“Muharere bana düğündür Paşam” diyen Mustafa Kemal’in askeri Sivaslı Fatma Seher’e;

Çerkez kadınları örgütleyen Hayriye Melek’e;

Alaşehir’deki zulmü dünyaya çektikleri telgraf ile duyuran Makbule’ye;

Nebile’ye;

Yunan işgaline elinde silahla karşı koyan Turgutlulu Çavuş Ayşe’ye;

Ödemişli Fatma’ya;

Köpekli Nuri Çetesi’ne katılan Aydınlı -namı diğer Binbaşı- Ayşe’ye;

Yörük Ali Efe’nin 1. bölüğünün 4. mangasında nişancı olarak savaşan Emire Aliye’ye;

Elinde balta ile Menderes Köprüsü’nde düşman bekleyen Arşın Teyze’ye;

Sarayköy’e gelen İngilizci Nasihat Kurulu’nun üzerine silahla yürüyen Adöv Ayşe’ye;

Başındaki yırtık örtüsünü erkeklerin yüzüne atıp, “alın bunları örtünün, verin silahları ben savaşırım” diyen Kezban’a;

Mavzeri hiç susmayan şehit eşi Senem Ayşe’ye;

Düğünde takılan altınları Ankara’ya bağışlayan Kastamonulu 17 yaşındaki Hatice’ye;

Üç kızını Mustafa Kemal’e emanet edip Sakarya Cephesine koşan ve yaralanan Ayşe Çavuş’a;

Düşmanla işbirliği yapan oğlunu vurup dağa çıkan Domaniçli Habibe’ye;

Erkek kılığında savaşan ve sonra kadın olduğu anlaşılan Halime Çavuş’a…..

Soyadını İnönü meydanında çarpışa çarpışa alan Mustafa İsmet’e;

“Geldikleri gibi giderler” deyip, geldiklerinden biraz daha hızlı gitmelerini sağlayan Mustafa Kemal’e…
Zafere, şerefe “, onura ülkemize ve bizlere bu onuru yaşatan tüm kahramanlarımızı saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamalara göre ; Ustalık ve kalfalık belgesi almış veya mesleki eğitim merkezinde okumaya devam eden fakat diploma programına dahil olmayan kişiler, telafi dersler ile meslek lisesi diploması sahibi olabilecekler.

Milli Eğitim Bakanlığınca mesleki eğitim merkezlerine gönderilen yönerge ile ustalık ve kalfalık belgesi almış veya mesleki eğitim merkezinde okumaya devam eden fakat diploma programına dahil olmayan kişiler, telafi dersler ile meslek lisesi diploması sahibi olabilecek.

Binlerce ortaokul mezunu kalfalık ve ustalık belgesi sahibi olan vatandaşın beklediği karar çıktı. Mesleki eğitim merkezleri tarafından verilen lise diploması şartları daha da genişletildi. Mesleki Eğitim Merkezinde okuyarak mezun olmuş, fakat diploma programına dahil olmayarak kalfalık ve ustalık belgesi almış kişiler artık telafi dersler ile lise diploması alabilecekler. Bunun yanı sıra bu merkezlerde okuyan ve 11’inci, 12’nci sınıftaki diploma programına dahil olmayan öğrenciler de fark derslerini alarak meslek lisesi diploması almaya hak kazanacaklar. Ayrıca dışarıdan ustalık kalfalık sınavına girmiş ortaokul veya imam hatip ortaokulu mezunu kişiler de diploma programına dahil olarak diploma alabilecekler.

[embedyt] https://www.youtube.com/watch?v=mwzmTZkAKlw[/embedyt]
Sevgili velilerimiz ve öğrencilerimiz yaklaşık 3 haftadır kurumla biz öğretmenlerimizin yaptığı toplantılar sonucu sizler ve öğrencilerimizin vakit kaybetmemesi adına sizlerle kısa da olsa ders yapıyorduk.

Kurum ve eğitmenler olarak gözlemlerimiz ve çalışmalarımız gösterdi ki kısa da olsa (Online) çevrimiçi dersler verimli olabiliyor.
Sizlerinde gözlemlediği ve bildiğiniz üzere ne yazık ki bu süreç uzayacak gibi duruyor ve maddi açının ötesinde enstrüman çalmak, ilerlemek, pratik yapılmadan ve bir öğretici olmadan yapılabilecek bir şey değil.

Dolaysıyla (Online) çevrimiçi derslere daha sıkı ve ciddi şekilde tam saatli devam etmeye karar verdik. Kaldı ki internette görebileceğiniz üzere bazı kişiler (Online) çevrimiçi ders açarak eğitimlerine devam etmektedir.

Kurum olarak öncelikle bunun olabilirliğini denemek istedik ve bir fikir sunduk ve öğretmen arkadaşlarım gönüllü olarak 10-15 dakikalık deneme derslerini denemeyi kabul etti ve sonuç olarak bunun olumlu sonuçları üzerine kurum olarak 45 dk ders yapılabileceğine karar verdik.

BİREYSEL DERSLER HAKKINDA

Bu konuda hiçbir zorlamaya elbette gitmeyeceğiz. İmkânı olmayan öğrencilerimiz kaydını sildirmemek (Sonra devam etmek) şartı ile öğretmen arkadaşlarıma performans videoları atarak devam edebilecek fakat tam zamanlı olarak ücreti karşılığında isteyen velilerimizle de 45 dakikalık ders yapılmasının olumlu olacağını düşünmekteyiz. Hala hazırda kayıtlı öğrencimiz olanların; her Çevrim içi aldığı 4 (Online) çevrimiçi ders için rutine döndükten sonra 1 adet uygulamalı telafi dersi yapılacaktır. Bu durum yalnızca eğitim alan kayıtlı öğrencilerimiz için geçerli olup yeni kayıt olacaklara uygulanmayacaktır.

Bu konuda birçok velimiz ve öğrencimizin de talepte bulunması üzerine bu yöntemin rutin eğitimlere geçinceye kadar faydalı olacağına inanmaktayız.

GRUP DERSLER HAKKINDA:

Bireysel derslerin yanı sıra grup dersi olan Bale /Dans dersleri konusunda da çalışmaların verimli olmasından dolayı bu derslerle ilgili olarak ders saatleri ve diğer planlamalar ve rutin dersler, ücret ve değerlendirme için lütfen kurumla irtibata geçiniz.

Grup derslerde de her 4 dersin sonucunda eğitimin rutine dönmesi ile 1 adet telafi dersi yapılacaktır.

Her hangi bir ücrete tabii olmayan ve gönüllü olarak verdiğimiz dersleri kimi zaman sizlerin isteği üzerine uzattık fakat gerek bizlerin hayatımızı idame ettirebilmemiz ve gerekse kurumumuzun yaşayabilmesi ve rutin eğitimlere dönüldüğünde de sizlerden ayrı kalmamak adına bu yöntemi geliştirmek durumundaydık.

ÜCRET ÖDEMEKTE ZORLUK ÇEKENLER VE BURSLULAR

Elbette normal şartlarda hepimizin içinde olduğu durum malum iş ve ücret konusunda zorluk çeken fakat devam etmek isteyen veya tam burslu öğrencilerimizin de kurumla bir an önce irtibata geçmesini diliyoruz. Hiçbir veli ve öğrencimizi yalnız bırakma istemiyoruz.

Yukarıda bahsedilen durumlar dışında Ücretli derslere devam etmek istemeyen öğrencilerimiz ile video paylaşımlarına pek tabii ki devam edeceğiz.

Detaylı görüşme için kuruma ulaşabilirsiniz.

Ücretli derse devam etmek isteyen öğrencilerim ve velilerim kurumla irtibata geçerse seviniriz. Tekrar yan yana ders yapabileceğimiz günlerde görüşmek üzere. Hepinizle ders yapmayı gerçekten çok özledik.

Konu ile ilgili daha detaylı bilgi ve ücretlerin nasıl ödenebileceği konusunda sokağa çıkma yasağının olmadığı günlerde her gün saat 13:00-18:00 arasında 5308807180 ve 0212 570 80 68 nolu telefonlardan Genel koordinatörümüz Mehtap Hocamızdan bilgi alabilirsiniz.
Sevgi ve sağlıcakla kalınız.

Nar Sanat Kafkas Halk Dansları Öğrencileri Migros tarafından 23 Nisan etkinlikleri kapsamında çekilen reklam filminde yer aldı.

Tüm öğrencilerimizi kutluyoruz.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramımızın 100. Yılında tüm çocukların bayramını kutluyoruz.

Online olarak yayınlanan Tiyatro oyunlarını sizin için derledik. Teknolojinin gücü ile kendinizi bir tiyatro sahnesinde gibi hissedeceğiniz oyunları keyifle izleyebilirsiniz.. Sessizlik oyun başlıyor…

Ankara Devlet Tiyatrosu

Reis Bey

Leyla İle Mecnun

 Osmancık

Bornova Şehir Tiyatrosu

Bir Anarşistin Kaza Sonucu

 Ölümü

 İşgüzar Bir Tekerrür

 Küheylan

Kral Lear 1 , 2

İstanbul Devlet Tiyatrosu

Bir Nefes Dede Korkut

Eskişehir Şehir Tiyatroları

Bir Şehnaz Oyun

Gergedan

 Keşanlı Ali Destanı 1 , 2

 Ağır Roman

Van Devlet Tiyatrosu

Kahvede Şenlik Var

Nilüfer Kent Tiyatrosu

 Şark Dişçisi-1 , 2 Romeo & Juliet

 İki Efendinin Uşağı-1 , 2 Tersine Dünya

III. Reich’ın Korku Ve Sefaleti 1 , 2

Titanik Orkestrası

 Cambazın Cenazesi

 Kanlı Düğün

 Çöl Oyunu

Trabzon Şehir Tiyatrosu

444

Kafes Dokuz Canlı

 

Afyon Belediye Şehir Tiyatrosu

Bana Bir Şeyhler Oluyor

Haybeden Gerçeküstü

 Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

Tiyatro Pangar

Kozalar

Dostlar Tiyatrosu

 Marx’ın Dönüşü

Sivas’93

Levent Üzümcü

 Anlatılan Senin Hikayendir

Haluk Bilginer

 Şekspir Müzikali

Levent Kırca Tiyatrosu

 Azınlık

Nejat Uygur Tiyatrosu

Zamsalak

Kadro   Pa

Macbeth Mutfakta

Proje No2

 Hizmetçiler

Mekan Artı

80’lerde Lubunya Olmak

 Şiddet Üçlemesi 2 – Şeker

 Üç kişi

İTÜ Müzikal Topluluğu

Sidikli Kasabası 1 , 2

Nazım Hikmet Kültür Merkezi

En Gerçek Masal – Ç.O

Galata Perform

Aksak İstanbul Hikayeleri

Tiyatro Ak’la Kara

 Karımın Kocası

Patron Kim ?

 Yargı

 Kadın Aklı Erkek Aklı Audition

Kelebekler Özgürdür Tiyatro Oyunevi Tiyatro Öldü

Tiyatro Mundus

Beckett Marat Sade

 Akıl Defteri Hareket Atölyesi Ahhval

 Ülke – Yolculuk – Hafıza

 İnsan(Lık) Hali

 Kül Kadın Ruhiye Fulya Peker Dem

Veba

FMV Işık Müzikal Topluluğu

 Lüküs Hayat 1 , 2 , 3

Hisseli Harikalar Kumpanyası 1, 2

 İstanbul Efendisi 1 , 2

 Tosunpaşa 1 , 2

Enka Tiyatro Kulübü

Yedi Kocalı Hürmüz 1 , 2

İçimizden Bir Ekip Risus Sanat Bonus

 Küçük Kara Balık

Sayın veli ve öğrencilerimiz. Video ile yaptığımız açıklamanın tam anlaşılmadığını üzülerek görmekteyiz. Dolaysıyla yanlış anlaşılmama adına aşağıdaki açıklamayı yapmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Güven ve anlayışınıza sığınarak bizleri anlayacağınızı düşünüyoruz.

Öncelikle kurumumuz bir dernek kuruluşu olup; bugüne kadar kurucular dışında hiç bir kurum, kuruluş ve siyasi bir partiden maddi destek istemedi kendi çabaları ile 11 yılı geride bıraktı. Destek olanlar sadece siz velilerimizdi.

Sıra ile açıklamaya çalışalım.

1-Online dersler hiç bir suretle herhangi bir ÜCRETE TABİİ DEĞİLDİR (ÜCRETSİZDİR)  amaç öğrencilerimizin bu zor günlerinde eğitimden uzak kalmamaları ve azda olsa moral verebilmek ve yalnız olmadıklarını hissettirmektir.

2-Devletin öngördüğü işverene tanına ÜCRETSİZ İZİN konusunda vicdanen iş yerimiz bu uygulamayı desteklememektedir ve onaylamamaktadır, dolasıyla çalışanlarımıza imkanlarımız ölçüsünde destek olmaya çalışmaktadır.

3-Ne kurum olarak nede eğitmenler olarak kimseden para dilenmedik veya ima etmedik destek ve dilenme arasındaki farkı kavrayabilecek veli ve öğrencilerimiz olduğuna inanıyoruz.

4-Tam tersine kaydını sildirse dahi ücret ödemekte zorlanan veli ve öğrencilerimizin, online derslere devam edebileceğini, arayan velilere özel olarak ilettik ve  ödeme yapmasına gerek olmadığını söyledik, çünkü herkesin zor durumda olduğunu farkettiğimiz için özellikle bunu belirtip imkanı olanlar diye ifade ettik.

5-Yasal olarak eğitim sezonunun %10 ‘luk (1 aylık) kısmını talep etme hakkımız olmasına rağmen isteyen veya istemeyen herkesin kaydını dondurduk ve kendi isterse ücret aldık.

6-Veli ve öğrencilerimiz ödeme yaptıysa; salgın ortadan kalkmasının hemen ardından muhakkak telafisinin yapılacağı hem video hem de arayanlara sözlü olarak ilettik.

7-Elbetteki deneyimli ve tecrübeli velilerimizin (!) her türlü fikrine açık olmakla birlikte eğitmenlerin motivasyonunu bozmak ve kuruma karşı güvensizlik oluşturacak biçimde kurum hakkında bir fikre sahip olmadıkları halde eğitmenlere kurumu karalarcasına diyaloğa girmeye kalkmadığına da EMİNİZ!

8- Eğitim dışında kursumuzla ilgili her türlü sorununuz için 13:00-18:00 arası kurum telefonları veya maille iletişme geçmek için lütfen tereddüt etmeyiniz.

Siz tüm veli ve öğrencilerimizi seviyor ve bir an önce rutin derslerimize dönüp hepinizi sağlıklı şekilde kucaklama arzusuyla sağlıklı ve neşeli günler diliyoruz.

Nar Sanat Ailesi.

Not: Amacımız kimseyi kırmak veya rencide etmek değil elbette fakat hiç bir  eğitmen veya çalışanımız veya kurumumuzun da rencide edilmesine hoş görü gösteremeyiz. Anlayışınız ve hoş görünüz için çok teşekkür ederiz.

Yoğun ilgi nedeni ile eser 23 Mart Cumartesi günü saat 20.00’da yeniden sahnelenecek.

MERSİN Devlet Opera ve Balesi (MDOB) sanatçıları tarafından uzun süredir provaları devam eden Georges Bizet’in dünyaca ünlü eseri 2 perdelik ‘Carmen’ operası, kapalı gişe sahneledi.

Kültür Merkezi Sahnesi’nde sahnelenen eseri, MDOB Sanat Yönetmeni ve Müdürü Bengi İspir Özdülger ile yaklaşık 700 sanatsever izledi. Fransız yazar Prosper Merimee’nin aynı adlı romanından operaya uyarlanan eserin librettosunu Henri Meilhac ve Ludoviç Halevy’in yazdığı ‘Carmen’ operasının rejisörlüğünü Haldun Özörten yaptı.

Tütün fabrikasında çalışan güzeller güzeli Carmen ile bir muhafız çavuşu olan Don Jose arasındaki ihtiraslı aşk hikayesinin konu edildiği eserde, başlıca rolleri; Gülden Vurandemir, Ferda Yetişer (Carmen), Bülent Bezdüz, Ali Murat Erengül (Don Jose), Faik Mansuroğlu, Mehmet Ali Tutar (Escamillo), Işıl Azaz, Bengi İspir Özdülger, Serin Saybaşılı (Michaela), Yusuf Ziya Büyükaslan, Serkan Sevinç, K. Erdem Özdemir (Zuniga), Mehmet Erkoç, Hulusi Polat (Morales), Pınar Olgun Güven, Funda Uyanık (Frasquita), Pınar Duygu Çınar, Dilara Köse, Özlem Pamuk (Mercedes), Serkan Karagöz (Le Dancaire) ve Mustafa Özer (Le Remendado) paylaşıyor.

Haldun Özörten; “Muhteşem bir çalıma döneminin arkasından seyircinin çok sevdiği bir Carmen’i sahneye koymanın sevincini ve mutluluğunu yaşıyoruz. Gerek gelen tepkiler gerek duyduklarımız Carmen’i çok sevdiği, farklı yorumundan mutlu olduğunu gördük. Nice güzel projelerle Mersin seyircisi ile buluşmaya devam edip sanatseverlere en iyi en kaliteli eserli sunmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

 

2. Kitap Fuarı, 12.10.2018 Cuma günü saat 15.00’te Belediye Kültür Merkezi’nde açılacak. Açılış günü saat 15.00’te Hüseyin Muşmal’ın imza, saat 15.30’da Sinan Yağmur’un imza ve Turgay Güler’in saat 18.00’de imza, saat 19.30’da söyleşi programı gerçekleşecek.

Kitap okumanın önemine değinen Belediye Başkanı Özkan Özgüven: “Bilgi ve kültüre ulaşmak her insanın hedeflediği bir şeydir. Kitaplar bilgi ve kültürün en yoğun olduğu kaynaklardır. Kitaplar insanın en yakın dostlarındandır. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin erken yaşlardan itibaren kitap okuma alışkanlığı edinmelerini sağlamalıyız. Çünkü toplumları ileri götüren yegane şey bilgi ve donanımlı çocuklar, gençler yetiştirebilmektir. Onlar bizim geleceğimiz ve onlara gelişimlerine destek olmak bizim en önemli görevimizdir. Belediye olarak eğitimin önemini biliyor ve destek oluyoruz” açıklamasını yaptı.

Özgüven: “Kitap kültürü kazandırmak amacıyla geçen yıl ilkini düzenlediğimiz 1. Kitap Fuarı ile çocuklarımızı, gençlerimizi ve kitapsever vatandaşlarımızı sevdikleri yazar ve yayınevleriyle buluşturduk. 50 bin hemşehrimizin ziyaret ettiği 1. Kitap Fuarı ile şehrimizde bir ilki gerçekleştirerek; 100’ün üzerinde yayınevi, 16 yazar ile yazar okur buluşması, imza, söyleyişi, konferans düzenledik. Bu yıl gerçekleştireceğimiz 2. Kitap Fuarımızda da 100’ün üzerinde yayınevi, 27 yazar ve on binlerce kitabı vatandaşlarımızla bir araya getiriyoruz. 12.10.2018 Cuma günü saat 15.00’te açılışını gerçekleştireceğimiz 2. Kitap Fuarımıza ve akabinde değerli yazarlarımızın imza ve söyleşi programlarına tüm hemşehrilerimiz bekliyoruz” diyerek halka seslendi.

 

Yeni eğitim-öğretim dönemine yaklaşırken, TÜKİD kırtasiye alışverişi konusunda velileri ve öğrencileri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

“Merdiven altı olarak adlandırılan, üreticisi ve satıcısı belli olmayan ürünlerden uzak durulmalı” diye belirten Başkan Vecdet F. Şendil, kimliği olan sağlıklı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Verilen mücadeleler sonucu kırtasiye ürünlerinde yüzde 99 oranında güvenilirliğe eriştiklerini de anlattı.

Yaklaşık 18 milyon öğrencinin okula gideceği yeni dönemde aileleri sağlıklı ve güvenilir kırtasiye malzemesi alışverişinin telaşı sardı.

Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Başkanı Vecdet F. Şendil, özellikle merdiven altı olarak adlandırılan, üreticisi ve satıcısı belli olmayan ürünlerin alınmaması gerektiğini söyledi. Şendil, “Çünkü bunlar sağlıksız ürünler. Markasız ürün alarak çocuğunuzun hayatını riske atmayın” dedi.

Yüzde 99’u güvenli
Sağlıklı ürün konusunda yıllardır verdikleri mücadelenin sonucunu aldıklarını ve Türkiye’de 100 kırtasiye ürününden 99’unun güvenli hale geldiğini vurgulayan Şendil taklit, sahte, korsan ürünlerin satışının önlenmesi ve nitelikli ürün kullanımının özendirilmesi için üzerlerine düşen görevi yerine getirdiklerini söyledi. Ancak, çalışmalarının süreceğini ve piyasada güvensiz bir ürün bile bırakmayacaklarını da sözlerine ekledi.

En doğru adres kırtasiyeler
Tüketicilere de bu konuda büyük iş düştüğünün altına çizen Şendil, tüketicilere bir kaç tavsiyelerde bulundu: “Tüketiciler alışverişlerini bilinçli bir şekilde yapmalı. Aldıkları ürünlerin mutlaka etiketlerine bakmalılar. Ambalajlı, ithalatçısı ya da üreticisi belli olan yani kimliği olan sağlıklı ürünleri tercih etmeliler. Bunun için en doğru adres kırtasiyeler.”

Editöre Not: 1985 yılında İstanbul Kırtasiye İmalatçıları, İthalatçıları ve Toptancıları Dayanışma Derneği adıyla kurulan ve günümüzde Tüm Kırtasiyeciler Derneği olarak yoluna devam eden TÜKİD, bugüne kadar taklit, sahte, korsan, sağlıksız kırtasiye ürünlerinin satışının önlenmesi ve nitelikli ürün kullanımını özendirilmesi konularında çok sayıda başarılı projeyi hayata geçirdi. Derneğin başkanlığını Vecdet F. Şendil yürütüyor.