Yazılar

Ünlü müzik ustası Carl Orff tarafından geliştirilen kendi adındaki yöntem, çocuklara müzik eğitimi vermeyi hedeflemektedir. Orff’un halk şarkılarına, 19. Yüzyılın popüler şarkılarına, dans ve tiyatro müziklerine olan ilgisi ve Ortaçağ Barok ve Rönesans müziğinin belli başlı öğeleri Orff’un çok kapsamlı müzik eğitimi kuramına öncü olmuştur.

Orff yönteminde, çocukların doğalarında var olan ve kendileri tarafından uyarlanmış ritimleri temel alır. Söz konusu bu ritimlere örnek vermek gerekirse, sekerek yürümek, sallanarak yürümek, dolanarak yürümek, koşmak ve atlayarak koşmak verilebilir.

Orff’un hayatı boyunca gözlemlediği deneyimler, temel müzik yani konuşma, hareket ve dansın gelişmesiyle oluşmuş müziğin, erken çocukluktaki müzik eğitiminin temeli olabileceğini gösterdi. Çocukların bazı Orff enstrümanlarını kullanarak yaptıkları temel müzik, 1948 yılında bir radyo programında yayınlanınca geniş kitlelerin ilgisini çekmeyi başardı.

1950-1954 yılları arasında Orff, Çocuklar için Müzik kitabını yayımladı.

Orff’un besteleri incelendiğinde, eğitimini verdiği konuların geniş etkilerinin yer aldığını gözlemlemenin mümkün olduğunun altını çizen uzmanlar, Orff’a göre ritmin, müziğin en temel öğesi olmanın ötesinde melodinin temeli olma özelliğini taşıdığını hatırlatıyor.

Carl Orff’un müzik eğitiminin insanoğlunun evrimi göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini savunduğunu belirten uzmanlar, bunun çocukların kendi içlerinde müzik kavramını oluşturabilmeleri için müziğin tarihsel sürecini yeninde yaşamaları anlamına geldiğini işaret ediyor.

Orff’un çocukların müziği, yapaylıktan uzak, doğal ve gelişim potansiyeline sahip olarak tanımladığını da ifade eden uzmanlar, Orff’un bu nedenle birbirini takip eden gelişimsel etkinlikleri temel alarak basit ritimler geliştirdiğini de hatırlatmakta fayda görüyor.

Büyükçekmeceliler şiirin usta kalemlerinden Ataol Behramoğlu ile buluşmanın heyecanını yaşadılar.

Büyükçekmecelilere unutulmaz bir şiir dinletisi yapan ünlü şair Ataol Behramoğlu’na müzisyen Haluk Çetin de eşlik etti. Şair Ataol Behramoğlu ve müzisyen Haluk Çetin ile şiir ve müziğin bir araya geldiği bu muhteşem etkinliğe yoğun ilgi vardı.

Geceye katılan Büyükçekmeceliler, şair Ataol Behramoğlu’nun seslendirdiği şiirleri hayranlıkla dinlerken, müzisyen Haluk Çetin’in de özgün yorumuyla seslendirdiği şarkıları hep bir ağızdan söyledi.

“Unutulmaz bir gece yaşattılar”

Programa katılan Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Öncelikle Büyükçekmece’mize geldikleri için değerli şairimiz Ataol Behramoğlu ve müzisyen Haluk Çetin’e teşekkür ediyorum. Çok güzel bir geceye tanıklık ettik. Ataol ve Haluk bey, birbirinden özel şiirleri müzik eşliğinde bizlere sunarak unutulmaz bir gece yaşattılar. Sergiledikleri performanstan ötürü bir kez daha teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Yapılan araştırmalara göre sanat ile ilgilenen çocukların stres seviyelerinde azalma olduğu görülüyor.

Küçük yaşta dans, müzik veya görsel sanatlar gibi sanatsal aktiviteler ile uğraşan çocukların stres seviyelerinde olumlu yönde değişimler olduğu gözlemlendi.

Sanatın insaların üzerindeki etkileri yıllardır süren bilimsel çalışmalar ile araştırılmaya devam ediyor. Ancak çocuklar üzerinde olumlu yönde etkileri olduğunu kesinleşmiş oldu.

Sanat Karavanı sitesinin Yazarı Saniye Kaya’nın haberine göre; West Chester ve Delaware Üniversitesinden bilim insanları tarafından yürütülen araştırma sonuca ulaştı. Yapılan açıklama da; ‘sanatın, çocukların fizyolojik gelişimi üzerinde yoksulluğun yarattığı güçlü etkiyi yatıştırabilme özelliğini’ ortaya koydu denildi.

Philadelphia’da bir okul öncesi eğitim kurumunda ekonomik durumları iyi olmayan 3 ila 5 yaş arası 310 çocuk üzerinde yapılan bir deneyde de sanatın iyileştirici etkisi kanıtlandı. Sanatla iç içe bir eğitim programı hazırlayan okula giden çocuklar gün içinde birden fazla sanat dalıyla ilgileniyor ve çeşitli becerileri gelişiyor. Araştırmada yer alan ekip, araştırma için rastgele seçilen çocuklardan okuldan önce ve sonra tükürük örnekleri alıyor ve bu örneklerde kortizol seviyesini ölçtüğünde; sanat derslerinden sonra kortizol yani stres seviyesinin düştüğü gözlemleniyor.

Çocuklarda olduğu kadar daha önce yetişkinlerde de benzer araştırma ve deneyler yapılmış yine benzer sonuçlar alınmıştı. Sanatın stres seviyesi üzerindeki olumlu etkisi hem çocuklarda hem de yetişkinlerde oldukça fazla. Sanatın iyileştirici, yatıştırıcı ve dönüştürücü etkisi göz ardı edilemeyecek kadar değerli. Fransız ressam ve heykeltıraş Georges Braque’ın da söylediği gibi:

“Sanat, yaranın ışığa dönüşmüş halidir.”

Çello virtüözü olan 13 yaşındaki Arya Nur Güneş, “Kaunas Sonorum 2017 Genç Müzisyenler Uluslararası Müzik Yarışması”ndan ödülle döndü.

Müziğe olan yeteneğini 4 yaşlarındayken keşfeden Arya Nur’un ailesi, 6 yaşında piyano çalan ve beste yapmaya başlayan Arya Nur’u konservatuvara göndermeye karar verdi. Konservatuvar sınavlarını başarıyla geçen Arya Nur Güneş, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Devlet Konservatuvarı Müzik ve Bale Ortaokuluna başladı.

3 yıl önce başladığı Çello’da kısa sürede ciddi gelişim gösteren 13 yaşındaki Arya Nur Güneş, “Kaunas Sonorum 2017 Genç Müzisyenler Uluslararası Müzik Yarışması”na katıldı. Katılmış olduğu ilk yarışmada 590 müzisyen arasında jüri özel mansiyon ödülünü kazanan genç yetenek,büyük bir başarıya imza attı.

AA muhabirine açıklama yapan Arya Nur Güneş; “Yarışmaya katılmaya da 6 ay önce karar verdik. Benim için çok güzel bir deneyim oldu, çok şey öğrendim. İlk yarışmamdı, zor ve stresli bir dönem geçirdim ama sonuçları güzel oldu.” dedi.

İdeali Jacqueline du Pre
İdolünün dünyaca ünlü İngiliz müzisyen Jacqueline du Pre olduğunu belirten Güneş, onun eserlerinin kalbine işlediğini vurguladı.

İleride dünya çapında bir çellist olmak istediğini anlatan Güneş, “Müziğimle insanlara duygularımı yansıtmak ve dokunmak istiyorum. Jacqueline du Pre gibi ben de başkalarına ilham olmak istiyorum. Müziğimi geniş bir kitleye tanıtmayı hedefliyorum.” ifadelerini kullandı.

İstanbul Resitalleri kapsamında konser verecek olan Rus piyanist Vitaly Pisarenko, İstanbullu müzikseverlerle 9 Ocak 2018 tarihinde Sakıp Sabancı Müzesi the Seed’de buluşacak.

9 Ocak’ta Sakıp Sabancı Müzesi the Seed’de konser verecek olan Rus piyanist Vitaly Pisarenko, Franz Liszt Uluslararası Piyano Yarışmasında birinci olmuştu. Vitaly Pisarenko müzik otoritelerince “Genç Liszt” olarak gösteriliyor.

Henüz 31 yaşında olan genç piyanist, bugüne kadar toplam 30 ülkede konser verdi. 9 Ocak’ta Sakıp Sabancı Müzesi the Seed’de konser verecek olan Vitaly Pisarenko, konserde Schubert, Prokofiev, Rachmaninov ve Liszt eserlerini yorumlayacak.

18 yaşındaki genç müzisyen Damla Koşar, Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan The International Music Competition ‘Vienna’ Grand Prize Virtuoso 2017’de birinci oldu.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı 12’nci sınıfı öğrencisi Damla Koşar, 12 Ağustos’ta yapılan The International Music Competition ‘Vienna’ Grand Prize Virtuoso 2017 yarışmasına gönderdiği video ile katıldı. ‘Chopin Nocturne Op. 27 No.1 ve Adnan Saygun Etude Op. 38 No.1’ adlı eserleri seslendiren Koşar 22 Eylül’de Viyana’nın ünlü salonu Musikverein Vienna’da yapılacak ödül törenine davet edildi.

EĞİTİME YURTDIŞINDA DEVAM ETMEK İSTİYOR
Koşar, burada canlı performansının ardından ödünü alacak. Daha önce İspanya, Almanya, İsviçre, Gürcistan ve Bulgaristan’da düzenlenen yarışmalarda da birincilik alan Koşar, başarısını eğitmenlerine ve disiplinli çalışma sonucu elde ettiğini belirterek, “Derecelerimi biriktirip, eğitimime yurt dışında devam etmek istiyorum” dedi.

Nilüfer Belediyesi’nin, Bursa’da ‘birliktegüzel’ sloganıyla gerçekleştirdiği Nilüfer Müzik Festivali, rekor katılımla 10-13 Ağustos tarihleri arasında Balat Atatürk Ormanı’nda gerçekleştirildi.

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ve Türkiye’nin en büyük müzik festivallerinden biri olan Nilüfer Müzik Festivali, ‘birliktegüzel’ sloganıyla, her türden müzikal beğeniye hitap eden zengin sanatçı listesiyle on binlerce kişiyi ağırladı.

Festival kapsamında Cihan Mürtezaoğlu, In Hoodies, Gaye Su Akyol, Adamlar, Bubituzak, Flört, Gevende, Duman, Sattas, Yüzyüzeyken Konuşuruz, Büyük Ev Ablukada: Fırtınayt, Akın Sevgör, Jakuzi, Korhan Futacı ve Kara Orkestra, İlhan Erşahin, Kaan Düzarat, Hey! Douglas gibi son dönem Türk sanatçı ve grupların yanı sıra dünyadan Erik Truffaz, Txarango, Men With a Plan, La Caravane Passe, Dubioza Kolektiv ft. Dzambo Agusev, Maximo Park gibi isimler de Türkiye’nin dört bir yanından gelen müzikseverlerle buluştu.

Avrupa Festivaller Birliği “YOUROPE”a Türkiye’den üye olan tek kamplı festival olan Nilüfer Müzik Festivali aynı zamanda Türkiye’de bir kamu kurumu tarafından düzenlenen en büyük festival olma özelliğini taşıyor. 3 farklı sahnede müziğin aralıksız olarak devam ettiği festivalde, müziğin yanı sıra gerçekleştirilen atölyeler, oyun alanı, tasarım stantları, farklı ve yerel yeme-içme durakları katılımcılara farklı deneyimler yaşattı. ‘birliktegüzel’ sloganıyla 260 dönümlük ormanlık alanda gerçekleştirilen festivale kamplı ve kombine toplam 100 bin kişi katıldı.

Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde.

Türkiye rock müzik tarihinin en iyi gitar virtüözlerinden biri olarak nitelendirilen Yavuz Çetin’in, ölümünün 16’ncı yılında anılacağı “Yavuzfest”, yarın 12.00’de UNIQ Açıkhava Sahnesi’nde başlayacak. 15 Ağustos 2001’de hayata veda eden Çetin’in sanatçı dostları ve sevenleri tarafından düzenlenen tek günlük festivalde Pentagram, Büyük Ev Ablukada, Bulutsuzluk Özlemi, Kurtalan Ekpres, Moğollar, Flört, Batu Mutlugil, Murat İlkan & Metin Türkcan (Akustik), Sahte Rakı, Can Gox, Palmiyeler, Eskiz, Yavuzcan Çetin ve Mosquito gibi sanatçılar konser verecek.

teog-sinavinda-yetenege-ek-puan-2017

MİLLİ Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Doç.Dr. Yusuf Tekin sanat, spor ve kültür etkinliklerine katılan ortaokul öğrencilerine katkı puanı için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Tekin, ortak sınavlara (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş/TEOG) geçerken sadece akademik başarıya bakılmayacağını, öğrencilerin sosyal faaliyetler için teşvik edileceğini açıkladı. “Önemli olan çocuğun bir etkinliğe katılımı, biz bunu ödüllendirmek istiyoruz” diyen Tekin’in Hürriyet’e yaptığı açıklamalar şöyle:

SANAT, SPOR, MÜZİK DERSLERİ TEŞVİK EDİLECEK
Ortaöğretime geçişte merkezi sınav uygulamasını kaldırıp, okul başarı puanı üzerinden yürüyen ortak sınavlara (TEOG) geçerken sadece çocukların akademik başarıları değil, aynı zamanda veli, eğitimci olarak çocuklarımızdan şikayetçi olduğumuz bireysel yeteneklerini geliştirememe, sosyalleşememe, sanatsal sportif anlamda etkinlik yapamama durumlarını da ortadan kaldıracak bir mekanizma üreteceğimizi söylemiştik. Velilerimize “Çocuklarınızı bu tür etkinliklere yönlendirin” demenin bir karşılığı olmadığını daha önceki tecrübelerimizden gördük. Okullardaki görsel sanatlar, spor, beden eğitimi, müzik sayısını ve saatini artırmamıza rağmen işlevsel kullanılamadı. Veliler, öğretmenler, okul idarecileri bu derslerde yine akademik etkinlikler yapmaya devam etti, matematik, fizik sorusu çözdü. Bunun tek başına bir çözüm olmadığını anladık.

ALTYAPI TAMAM
Bunun için de TEOG’a bu yapılan etkinliklerin katkısı olursa kültür etkinliklerinin, boşa geçmiş zaman olarak görülmeyeceğini düşündük. Çocuklarımızın akademik başarısının yanı sıra etkinliklerin de değerlendirileceği bir altyapı üzerinde çalıştık. 15 Temmuz olmasaydı, geçen yıl bunu hayata geçiriyorduk. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla karşılıklı güçlerimizi birleştirmek üzere protokoller yapmıştık ve geçtiğimiz yıl pilot uygulamaya geçecektik. Ancak 15 Temmuz’da yaşananlarla bu pilot uygulamayı erteledik.

HER İLDE BİR PİLOT OKULDA BAŞLIYORUZ
Bu yıl eylül ayında her ilden belirli pilot okullar seçilerek bununla ilgili altyapı süreci hazırlanmış olacak. Bunun için de kamuoyunda objektif bakış açısını ortadan kaldıran bir yapı oluşmamalı, güven zedelenmemeli. Her çocuğa eşit şekilde bu etkinlikleri yapma imkânı sunulabilmeli. Üzerinde çalışacağımız pilot uygulamayla oluşturduğumuz modelin velilerin, öğrencilerin, kamuoyunun güvenini sarsıcı bir unsur olup olmadığını tespit edeceğiz.
Türkiye’nin her tarafında çocuklarımıza bu tür imkânları sunabilme olanağını analiz edeceğiz. Bizi tatmin edici bir sonuç elde edersek bir sonraki eğitim öğretim yılında puan olarak katkısını bütün öğrenciler nezdinde uygulamaya geçireceğiz.

TEOG a ek puan

teog-sinavinda-yetenege-ek-puan-2017

ETKİ ORANI HENÜZ BELLİ DEĞİL
Teog sınavlarına ek puan da şuanki kurgumuz ortaokul sürecinde yani 5-6-7 ve 8’inci sınıftan itibaren bu tür etkinliklere çocukları yönlendirip, teşvik etmek. Eğer objektif şekilde yapabilirsek puan düzeyine katkısını bu uygulama esnasında göreceğiz. Öngörülerimiz var, ama sahada test edeceğiz. Şu anda oranı kararlaştırmadık, yüzde 20-30 da olabilir. Ancak yüzdelik dilim olarak mutlaka ortaokuldan liseye geçişte TEOG’da baz olarak kullanacağız. TEOG puanının hesaplanmasında akademik başarılarının yanına etkinlikleri de ekleyeceğiz.

HANGİ ETKİNLİKLER KATKI YAPACAK?
Bakanlığımız, okullarımızda öğrencilerimiz tarafından yapılan etkinliklerin toplandığı bir sistem oluşturdu. Verilerin geleceğe yönelik uygulamalara ışık tutması için sosyal etkinliklerle ilgili öğretmen ve akademisyenlerimizin katkısıyla bir sistematik yapı kurgulanarak ‘Sosyal Etkinlikler’ ana başlığında 5 alt tema belirledik. Bilimsel, Kültürel, Sanatsal, Sportif Etkinlikler ve Toplum Hizmeti Çalışmaları’nın alt basamakları şunlar:

KÜLTÜREL ETKİNLİKLER: Temel hedefimiz kültürel miras uygulamalarımızı gelecek kuşaklara aktarmak için gerekli mekanizmaları oluşturmak. Bunun için sözlü gelenekler ve anlatımlar, somut olmayan kültürel miras uygulamaları, toplumsal uygulama ritüel ve şölenler, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar, el sanatları etkinlikleri, geziler (müze-ören yeri-tarihi mekan gezileri), sözlü gelenekler (aşıklık, mani söyleme, Nasreddin Hoca fıkraları anlatma, Dede Korkut geleneği), yöresel etkinlikler (yaylacılık, zeytin ve zeytinyağı kültürü vs) yapılacak.

SANATSAL ETKİNLİKLER: Amacımız küçük yaştan itibaren çocuklarımızın sanatsal yeteneklerinin tespit edilip, sonraki eğitimlerinin buna göre planlanması, her çocuğumuzun bir sanatsal etkinlikle ilgilenmesini sağlamak. Fonetik sanatlar (şan, solo, koro, orkestra, enstrüman), dramatik ve plastik sanatlar, gösteri sanatları (barak, bozlak havaları yöresel olarak tespit edilmiş meddahlık geleneği, okçuluk), el sanatları (ahşap oymacılığı, kilim dokumacılığı, bakırcılık, çalgı yapımcılığı, çömlekçilik, ebru sanatları, keçecilik, kilim dokuma, lüle taşı işleme).

SPORTİF ETKİNLİKLER: Bu etkinlikleri teşvik ederken iki amacımız var. Bir yandan çocuklarımızın vücut sağlıkları, çocukluklarını yaşayabilmeleri için onlara uygun ortamlar oluşturmak. Diğer yandan da profesyonel sportif altyapıyı hazırlamak için, ülkemizin ihtiyaç duyduğu başarılı sporcuları küçük yaştan itibaren tespit edip gerekli eğitimi alabilmelerini sağlamak. Bu amaçla da Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan protokolle 50’nin üzerindeki federasyonlarla işbirliği olacak ve tüm spor branşlarıyla ilgili başlıklar takip edilecek.

BİLİMSEL ETKİNLİKLER: Çocuklarımızın eğitim süreçlerine uygun bilimsel etkinliklere yönlendirilmesini de planladık. Bu amaçla başta TÜBİTAK ve üniversiteler olmak üzere yetkin kurum ve birimlerle işbirliği halinde yapılacak çalışmaları kapsayacak şekilde; Bilim Olimpiyatları, Bilim Şenlikleri, Bilim Fuarları, Bilimsel Proje Yarışmaları, Patent Sahibi Olma, Bilimsel Toplantılar, Bilimsel Araştırma Yarışmaları, Zekâ Oyunları vb. başlıkları içerecek çalışmalar izlenecek.

TOPLUMA HİZMET ÇALIŞMALARI: Temel hedefimiz çevresini tanıyan, etrafının sorunlarıyla ilgilenen, topluma yararlı olmayı önceleyen sosyal bireyler olmalarına yardımcı olmak. Öğrencilerimiz tarafından okul Sosyal Etkinlikler Kurulu’nca belirlenen çalışma başlıkları göz önünde bulundurularak, okul kulüpleri marifetiyle çevreye ve sosyal hayatın ihtiyaçlarına duyarlı ve okulun ihtiyaçlarına göre yapacağı toplum hizmetleri çalışmalarını kapsar.

5 İNCİ SINIFLARA HAZIRLIK
Ortaokul 5’inci sınıflarda yoğunlaştırılmış yabancı dil ağırlıklı programı önümüzdeki eğitim yılında başlamak için çalışmalar sürüyor. 600’ün üzerinde okulda pilot uygulayacağız. Herhangi bir dersten azalma olmaksızın seçimlik dersleri bu yönde çeşitlendireceğiz. Programın planlanması aşamasında çalıştaylar, literatür taraması, mevcut yabancı dil öğretim programına yönelik anketler gibi çeşitli çalışmalar yapıldı. Yabancı dil öğretiminde alanında yetkin kuruluşlarla görüşüldü. Yabancı dil öğretimine 5’inci sınıflarda 16-18 saat ayrılması uygun görüldü ve buna göre taslak öğretim programı hazırlandı. Talim ve Terbiye Kurulu program üzerinde çalışıyor. Uzaktan eğitimden yararlanabiliriz. Yabancı dil düzeyi öğrencilere faydalı olabilecek, yeterince skoru ve düzeyi olan öğretmenlere yaz aylarında hizmetiçi eğitim başlattık. Etkili ve verimli hizmet içi eğitimler, ölçme ve değerlendirme sisteminin düzenlenmesi gibi planlamalar var. Amacımız en iyi olanakları kullanarak yabancı dili öğretim sürecini, işlevsel hale getirmek.

DEVAM AFFI SENEYE YOK
Sınav kazanıp devamsızlık yapan liselilere üniversiteyi kazanınca tolerans tanıdık. Son kez mağduriyet yaşanmasın diye düzenleme yaptık. Bundan sonra devamla ilgili velilerden talep gelmesin, çocuklar yönetmelikte tanımlandığı biçimde mutlaka devam etsin, seneye bu konuda çalışmamız olmayacak.

ÖNEMLİ OLAN KATILIMI ÖDÜLLENDİRMEK
Her çocuk bir etkinliğe gitsin istiyoruz, katılımı ödüllendirmek gerekiyor. Çocuğun etkinliğe katılması bizim için bir değer, bunu mutlaka bir veri olarak alalım. Katıldığında bir ürün ortaya çıkarıp çıkarmaması da önemli. Örneğin bir sergi açıyor ya da müzik resitalı veriyor mu? Uluslararası alanda derece elde ediyor mu? Bu da ödüllendirilmeli. Kamuoyunda objektif değerlendirmeyi ortadan kaldıracak bir düzenleme yapmamalı, ona da hassasiyetle dikkat edeceğiz. Etkinliklerden alınan notlarla akademik başarıları belli oranda birleştirip liseye yerleştirilirken öğrenciyi hem yönlendirmiş olacağız, hem de sanat, spor ya da başka yeteneğine göre liseye yerleştireceğiz. Böylece çocuklarımızın okul dışında zaman geçirmesini, etkinliklere katılmasını teşvik edeceğiz.

ÜNİVERSİTE SINAV SİSTEMİ KONUSUNDA YÖK İLE TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞTIK
Üniversite sınav sistemini TEOG benzeri bir sisteme dönüştürme talebimiz yok. Biz sadece TEOG uygulamasının başarılı sonuçlarını paylaşıyoruz. Bu inisiyatif tamamen YÖK’te. YÖK ile de bu konuda tecrübelerimizi paylaştık, gerekli şeyleri anlattık. Bundan sonraki süreçte YÖK’ün atacağı adımlara destek olacağımızı söyledik.

 

Alıntı: mebajans.net

Hem iddialısınız, hem işinizi iyi yaptığınızı düşünüyor, hem  enerji dolusunuz, hem de… Siz hala kapitalist kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Valla darılırız! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi bak!

Ailemize 2017-2018 eğitim dönemi için; yeni (doktordan az ve temiz kullanılmış bi nevi sağlığı yerinde olan bile denebilir) sanat ile ilgili dallarda hızla büyüyen nar sanat ailesine öğretmenlere / eğitmenlere ihtiyaç var. Lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve okuduğunu anlayanlar başvursun. (Bu ne yahu!)

Bir bakalım alınacak arkadaşlarda neler arıyormuşuz?

-TERCİHEN GALLER PRENSİ KADAR İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat son yıllarda irili ufaklı sadece yurt içine çalışan dille ilgisi olmayan tüm firmalar dahi İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. Biz onlar kadar bilemeyiz değil mi?

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki? Bizce mümkün.)
“Bilgi; havada uçan kuş olsa, o kuşu avlayan avcının tüfeğinden çıkan mermi gibi acımasız olurum.” cümlesindeki gibi hayat felsefesi olsa bizim için kafi. O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatınızı, işinizi öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (“Gerektiğinde aksiyon alabilen” tanımı kadar değil tabii ki neticede saha ajanı değilsiniz. Değilsiniz di mi?) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım) Ha hiç bir şey  sahibi değilseniz ve “özel mülkiyete” karşıysanız zaten “inisiyatif” sahibi de olmayın canım ne var yani!

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka) yeter ki iş sistematiğiniz olsun. (Var değil mi?)

SORUMLULUK ALABİLEN ()
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük gibi konulara hakim (!!!)  hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta her şey mümkün) . Zor şartlarda çalıştırdığımız hocalarımız gibi;

sartlar-zor

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsınız!)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin? Olur olur tabi!) Tamam tamam askerlik yapmamışsa da olur ısrar etmiyoruz. Ama 2 ay sonra ben askere gideceğim diye tutturmayın lütfen!!

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Şimdi size kalkıp Bulut Sistemini anlatacak kadar bilgiye sahip olun demiyoruz. ki bulut sistemini anlatırken acı çektirenler var orası ayrı tabi neyse.. Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa. (Tedbirli olmak lazım, hem ders esnasında sosyal medyayı boş bırakmaya gelmez muhakkak bir şeyler paylaşmak lazım. Değil mi?)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz(!)-sahi alt neresi , üst neresi?-, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek “seyahat engeli falan olmasın” hem ilana yazınca havası oluyor dedik. Kötü mü yaptık yani?

B SINIFI EHLİYET SAHİBİ–Olmazsa A-Z arası herhangi bir sınıfta olabilir– SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz, sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz(!), bakkala falan gönderiyoruz. Mesela geçenlerde keman eğitmenine el freni telini tamir ettirttik. Sonuçta telden yaydan anlıyor. Olur mu olur!

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee! Dens?

IMG_1736

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra, derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, (burada sosyal medya uzmanlığı devreye giriyor) dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart. ( Bu madde BİLGİSAYAR KULLANABİLEN maddesiyle de ilişkili galiba)

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey Arap saçına (Gerçi burada kastimiz Arapları aşağılamak değil ama geçen yıl trend olmuştu arapa arap demek 10 kusurlu hareketten biriydi) döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten. Hadi şimdi analitik düşünelim fakat önce … unuttum!

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS, DOKTORA VE ÜSTÜ, KONUSUNDA EN AZ 20 YIL DENEYİMLİ 30 YAŞINI AŞMAMIŞ. ”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha, yalan mı?

GENEL KONULARI DA EKLEYELİM…

Tercihen muhasebe bilen, finansal analiz, istatistik, CAT, proses, kaynak,demir doğrama,  reanimasyon,MS Project, PMP Sertifikasına sahip, kalıpçı, amuda kalkabilen, CNC Router, Frezeci,  olursa off ki off dadından yenmez !)

Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka pmp nedir CAT n’oluyor biz de bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

Not: M.E.B.’a  Bağlı olmamızdan  dolayı (biliyorsunuzdur fakat biz yine de yazalım) elbette ilgili okul mezunu olunması gerekmektedir.

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  info@narsanat.com

 

japonya-müzik-şiirsel-drama

Jun Kawasaki (kontr bas), Aya (butoh dansı), Choi Jae Chol (Kore davulu), Selen Gülün (piyano), Saadet Türköz (vokal) ve Şevket Akıncı (gitar) ‘nın performanslarını sergileyecekleri Japonya’dan Müzik ve Şiirsel Drama etkinliği 24 Temmuz 2017 saat 20:30 ‘da BBT Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlik için lütfen 0212 661 38 94-95’ten yerinizi ayırınız.

Kurumumuz öğrencilerinden Sena Nur Şen; Keman ve Piyano eğitmenimiz Zuhal Sevim Biricik ile yaptığı çalışmalar sonucu Bahçeşehir Güzel Sanatlar Lisesi müzik yetenek sınavını başarıyla geçip, sıralamada ilk 10 ‘a girerek 7. olmuştur. Kendisine yeni okul hayatında başarılar diler ve bizi ve ailesini gururlandırdığı için teşekkür ederiz.