Şunun için etiket arşivi: müzik

japonya-müzik-şiirsel-drama

Jun Kawasaki (kontr bas), Aya (butoh dansı), Choi Jae Chol (Kore davulu), Selen Gülün (piyano), Saadet Türköz (vokal) ve Şevket Akıncı (gitar) ‘nın performanslarını sergileyecekleri Japonya’dan Müzik ve Şiirsel Drama etkinliği 24 Temmuz 2017 saat 20:30 ‘da BBT Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek etkinlik için lütfen 0212 661 38 94-95’ten yerinizi ayırınız.

Kurumumuz öğrencilerinden Sena Nur Şen; Keman ve Piyano eğitmenimiz Zuhal Sevim Biricik ile yaptığı çalışmalar sonucu Bahçeşehir Güzel Sanatlar Lisesi müzik yetenek sınavını başarıyla geçip, sıralamada ilk 10 ‘a girerek 7. olmuştur. Kendisine yeni okul hayatında başarılar diler ve bizi ve ailesini gururlandırdığı için teşekkür ederiz.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016-2017 eğitim dönemi sonunda 16 Haziran 2017 , 20 Haziran 2017 ve 22 Haziran 2017 tarihlerinde yıl sonu gösterimiz yapılacaktır. 16:00 ‘da başlayacak olan 16 Haziran 2017 gösteri programımız şu şekildedir;

 

16:00-17:00 Müzik Gösterisi

Burak  Akalan 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Alp Lokmacılar 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Asya Arslan 16.06.2017 ONUR GÜNER
Elif Tülin Şahin 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Beren İncekalan 16.06.2017 BURCU IŞIL OĞUZ
Fatma Dora Altaş 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Selin Sadıç 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Olcay Zeydanlı 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Zeynep Maşlak 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Berat Şerif Demir 16.06.2017 BURCU IŞIL OĞUZ
Kuzey Güngör 16.06.2017 HÜSEYİN MAN
Yunus Yiğit Güler 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Doruk Demir 16.06.2017 CANER TOKYAY
Eren Özden 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Nima Abdullahi 16.06.2017 ONUR GÜNER
Özge Gültekin 16.06.2017 ONUR GÜNER
Yağmur Urulu 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Derin Alkaya 16.06.2017 BURCU IŞIL OĞUZ
Ege Eren Şen 16.06.2017 TARIK KARAKOÇ
Elif Duru Taş 16.06.2017 ERKAN BAŞA
İrem Zorlu 16.06.2017 CANER TOKYAY
Nil Sahra Aksal 16.06.2017 BURCU IŞIL OĞUZ
Efe Gönenç 16.06.2017 HÜSEYİN MAN
Ekin Göker 16.06.2017 ONUR GÜNER
Irmak Urulu 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Sena Ertop 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Azra Sarıgül 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Damla Küçük 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Ayşe Gözel 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Ece Funda şahin 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Huriye Niran Kaya 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Zehra Çelik 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Egemen Filiz 16.06.2017 HÜSEYİN MAN
Zeynep Ece Banzaroğlu 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Ece Eylül Kayacı 16.06.2017 BENGİSU ÖZCAN
Rabia ileri 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Şevval Alara Lamuş 16.06.2017 ELİF UNCU
Deniz Cem Sönmez 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Sena Polat 16.06.2017 ZUHAL SEVİM
Ege Eruçar 16.06.2017 ELİF UNCU
Hazal Talay 16.06.2017 NECATİ PALA
Özgü Abacı 16.06.2017 CANER TOKYAY

 

17:30-18:30 Bale Gösterisi

Eylül Ece Sarpel 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Arya Masal Yılmaz 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Ecrin Minel Ace 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Elina Bulut 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Iraz Koban 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Irmak Dündar 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Ada Önce 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Derin Tanem Gök 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Elif Tülin Şahin 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Öykü Işıl Çor 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Aslı Maşlak 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Duru Çağlar 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Zeynep Asya Dolu 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Melis Kutunsel 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Nehir Kocagil 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Nilce Gözükara 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Banu Özbay 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Deniz Gülseren 16.06.2017 DENİZ BAYDAR
Ada Gençkurt 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Buğlem Ada Öztürk 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Ela Anık 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Nehir Karasu 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Cemre Dağ 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Duru Korkutlar 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Elif Kurt 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Tuğba Geçer 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Aselnaz Elidoğru 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Elif Naz Kavuk 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Tuana Havin Aydoğdu 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Doğa İrem Tekin 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Duru Uysal 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Elif Yazıcı 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Feride Nazlı Yıldız 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Gözde Dönmez 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
İnci Temur 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Seray Naz Çelik 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Zeynep Naz Yıldızlar 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Selin Sadıç 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ
Zeynep Şitilci 16.06.2017 NAZ KURTULUŞ

 

19:00-20:00 Tiyatro Gösterisi

Dilara Turhan 16.06.2017 PELİN ACAR
İpek Öner 16.06.2017 PELİN ACAR
Kutay Karabela 16.06.2017 PELİN ACAR
Nisa Barman 16.06.2017 PELİN ACAR
Nur Hilal Karaca 16.06.2017 PELİN ACAR
Zeynep Ulcay 16.06.2017 PELİN ACAR
Dorukhan Turhan 16.06.2017 PELİN ACAR
Kaan İlkin 16.06.2017 PELİN ACAR
Rıdvan Ege Çiftçi 16.06.2017 PELİN ACAR
Elif Ersintepe 16.06.2017 PELİN ACAR
Arda Kaan Kayserilioğlu 16.06.2017 PELİN ACAR
Batu Sefer 16.06.2017 PELİN ACAR
Emircan Selahattin Daşdemir 16.06.2017 PELİN ACAR
Başak Çakırlar 16.06.2017 PELİN ACAR
İrem Cansu Bozkurt 16.06.2017 PELİN ACAR
Şefik Tuğra Telci 16.06.2017 PELİN ACAR
İrem Çelik 16.06.2017 PELİN ACAR
Ece Evler 16.06.2017 PELİN ACAR
Meltem Turgut 16.06.2017 PELİN ACAR

 

 

selin-nardemir-resital

 

30 Nisan 2017 Pazar günü saat 18:00 ‘da Selin Nardemir Viyolonsel Resitali Leyla Gencer Operasında yapılacaktır. Biletler Tam 23 TL , Öğrenci 8 TL ‘dir. Biletleri buraya tıklayarak satın alabilirsiniz.

Selin Nardemir Viyolonsel Resitali, 30 Nisan’da Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi sahnesinde…

1993 yılında İstanbul’da doğan Selin Nardemir,2002 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda viyolonsel eğitimine Prof. Sevil Gökdağ ile başlamıştır. Konservatuvar’daki eğitim yıllarında ; Prof. Yovan Markovitch,Iştvan Varga,Laressa Groeneveld,Henrik Brendstrup,Daniel Müller Schott,Anatoli Krastev,Erkki Lahesmaa,Alexander Hülshoff,Jiri Barta’nın ustalık sınıflarına katılmıştır.

Katıldığı 16. Edirne Uluslararası Genç Müzisyenler Oda Müziği Yarışması’nda ÜÇÜNCÜLÜK (2014),Bulgaristan’da düzenlenen 18. Uluslararası Dobrich Genç Müzisyenler Viyolonsel Yarışması’nda İKİNCİLİK (2014),ayrıca Yamaha’nın düzenlediği Genç Müzisyenler Yarışması kazanmış ve ödül almıştır.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Senfoni Orkestrası ile Edward Elgar Viyolonsel Konçertosu’nun ilk iki bölümünü seslendirmiş (2014) ,Pera Müzik,Tahta Üflemeli Sazlar (Woodwinds) festivallerinde,Aksanat Genç Yetenekler konserinde yer almıştır.

İlk orkestra deneyimine Doğuş Çocuk Senfoni Orkestrası ile başlamıştır, 2016’dan beri de Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Cihat Aşkın Ensemble grubu üyesidir.Ayrıca İş Sanat’ın Milli Reasürans’ta düzenlenen bu yılki Parlayan Yıldızlar serisinde yer alacaktır. Lise ve üniversite eğitimini okul birincisi olarak bitiren ve Lisans II ‘den beri Türk Eğitim Vakfı üstün başarı bursiyeri olan Nardemir,halen yüksek lisans eğitimine Prof. Sevil Gökdağ’ın viyolonsel sınıfında devam etmektedir.

kansere-inat-yasasin-hayat

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 4 Şubat Dünya Kanser Günü çerçevesinde planlanan Kansere İnat Yaşasın Hayat Seminerinde eğitmenlerimizden Erkan Başa, Caner Tokyay, Onur Güner ve Hüseyin Man müzik dinletisi düzenlemişler ve katkıda bulunmuşlardır. Kendilerine hoşgörü ve saygılarından dolayı teşekkür ederiz. Sende #KanserdenOnceDavran ..

kansere-inat-yasasin-hayat

dunya-kanser-gunu

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ‘nun da katkılarıyla 4 Şubat Dünya Kanser Gününde saat 12:00 ‘da Tarık Akan Konferans Salonunda Kansere İnat Yaşasın Hayat Semineri etkinliği gerçekleştirilecektir.

 

ETKİNLİK PROGRAMI

12:00 – 13:00 Resepsiyon ve İkramlar

13:00 – 13:15 Açılış – Dr. Bülent Kerimoğlu – Bakırköy Belediye Başkanı

13:15 – 13:45 Kanser Bilinçlendirme – Op. Dr. Murat Atay – F.Nightingale Hastanesi

13:45 – 14:15 Sağlıklı Besinler ve Saklama Önerileri – USLA Mutfak Akademisi

14:15 – 14:45 Doğru Nefes Alma Teknikleri – Nefes Akademisi

14:45 – 15:30 Kapanış – Bakırköy Nar Sanat Kursu Müzik Dinletisi

burcu-isil-oguz-erkan-basa

Marmara üniversitesinin topluma hizmet etkinliği kapsamında Kazım Karabekir (Erenköy) Kültür Sanat Merkezinde  Doç. Dr. Zuhal Özcengiz önderliğinde gerçekleştirilen “Geçmişten günümüze resim ve müzik alanındaki gelişmeler” adlı konser etkinliğinde piyano ve şan eğitmenimiz Işıl Oğuz ‘da yer almıştır. Kendisini Nar Sanat ailesi adına Etkinlik Koordinatörümüz Erkan Başa ziyaret etmiş ve sürpriz yapmıştır. Mart ve Nisan ayında da konserin tekrarı yapılacaktır. Hocamıza başarılarının ve sosyal projelerinin devamını dileriz..

 

KONSER İÇERİĞİ

İLKEL TOPLULUKLAR (ESAT MERT KOÇ Ortaçağ’ın sonuna kadar sunacak.)

İlkel topluluklarda yaratıcılığın temel ögesi doğaydı. İnsanlar hayvanların benzerlerini mağara duvarlarına ve kayalara resmediyorlardı. Taşlara ve kemik parçalarına vurarak değişik sesler çıkartıyorlardı. İlkel topluluklarda müzik ve resmin başlangıcı bu şekilde olmuştur.

ANTİK MISIR (İ.Ö 4000)

RESİM__Eski Mısır dünyasında resim sanatı edebi, sürekli ve kutsal olanı ifade etmek için kullanılmıştır. Mısır resim sanatı örneklerini, büyük tapınaklar ve mezar anıtları içinde yer almasının nedeni de budur.

MÜZİK__ Mısır tarihinde müziğin önemini, kazılarda bulunmuş çalgılardan ve tapınak duvarlarındaki resimlerden öğreniyoruz. Mısırlıların gelişmiş bir dans kültürü olduğu,özellikle kadınların şarkı söyleyerek dans ettikleri de belgeleniyor.

ANTİK YUNAN

RESİM__ M.Ö. 7. yy sonları ve 6. y.y. da siyah figür tekniği, sonraki dönemlerde ise kırmızı figür tekniği kullanılmıştır. Yunanlıların günlük ihtiyaçları için yapmış oldukları vazolarda, resim ve nakış sanatı için önemli belgelerdir.

MÜZİK__ Antik Yunanlıların müzikleri hakkında son yüzyılda pek çok malzeme ortaya çıkarılmıştır. Bu dönemde müzik hastalıkların tedavisinde de kullanılıyordu. Hipokrates yaklaşık 2400 yıl önce bazı hastalıkların tedavisi için, hastaları ilahilerle tapınağa götürüyordu.

ANTİK ROMA (M.Ö 9. yy -1453)

Roma uygarlığı, kültürel olarak yoğun biçimde ilham ve örnek aldığı Antik Yunan ile birlikte “klasik antikite”ye dahil edilir. Antik Roma Batı dünyasındaki hukuk,savaş, sanat, edebiyat, mimari, teknoloji ve dil konularının gelişimine büyük katkıda bulunmuştur ve hâlen de günümüz dünyası üzerinde büyük etkiye sahiptir.

ORTA ÇAĞ (476-1400)

RESİM__ Ortaçağ’ın en belirli resim akımını Bizans sanatıdır. “İkon” adı verilen tablo halindeki aziz resimleri de Ortaçağ Avrupa resmi gelişmesini etkilemiştir.Ortaçağ resmi başlangıçta altın zemin üzerinde, mekansız, ağırlıksız figürleri ile Bizans sanatından gelme bir tabiat uzaklığı, dini-mistik hava içindeyken, yavaş yavaş bu resim akımlarında doğaya yaklaşma başlar

MÜZİK__Orta Çağ, Antik Çağ ile Rönesans’ın arasındaki dönemi kapsayan ve müziğin gelişimini etkileyen bir dönemdir. Bu dönem karanlık çağ olarakta adlandırılır.Bunun sebebi kilisenin aşırı baskısıdır.Bu dönemde en önemli çalgı insan sesidir ve şarkı sözleri incilden alınmıştır.

RÖNESANS (Yeniden Doğuş) –  (SEFER TURAN sunucak)

Avrupa’da 1000 yıllık karanlık Ortaçağ sonrası katolik kilisesinin acımasız hakimiyetini kaybettiği ve  insanların hümanizmayla birlikte özgürlüklerini yeniden kazandıkları ve bu özgürlükle birlikte özellikle sanatta baskıcılıktan ve yasaklardan dolayı bin yılın biriktirdiği sanat eserlerinin onlarca yıl içinde ortaya çıktığı bir dönemdir.

RESİM__ Leonardo Da VİNCİ (1452-1519) insanlık tarihinin şahit olduğu tüm çağlara hitap edebilen en önemli tasarım, ressam ve mucitlerindendir. Rönesans döneminde doğadaki altın oran düzenini sanatına yansıtarak insanlığın fikri ve sanatsal gelişiminin belkide en önemli ivmesini gerçekleştirmiştir.

MÜZİK__Guilio CACCİNİ (1550-1618) bu dönemde konusu ilk din dışı şarkılar olan madrigallerin en ünlü bestecilerindendir. Amarilli mia bella en ünlü madrigalidir. ( Sefer Turan AMARİLLİ eserini seslendirecek.)

BAROK  DÖNEM (1600-1750) (AYHAN DOĞAN sunacak)

RESİM__ Barok resimde ışık bütün resim yüzeyine aynı ölçüde dağılmaz ve parçalar halinde yansır. Savrulan uçuşan hareketli figürler , eğri çizgiler oluşturacak biçimde resme yerleştirilmiştir.

MÜZİK__Barok müzik , armoninin açık seçik olmadığı , modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyon güç ve hareketi zor olan müziktir. Müzikteki başlıca büyük yeniliği “fonksiyonel tonalite” kavramının çok geliştirilmesindedir.

GİOVANNİ PAOLO PANİNİ (1691-1765)

Barok Dönemde yaşamış ve o dönemin özelliklerini eserlerine yansıtarak günümüze kadar ulaştırabilmiş İtalyan ressamdır. Eserlerinde daha çok içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündür.

JOHANN SEBASTİAN BACH (1685-1750)

Alman barok müzik bestecisi Bach köklü Alman stillerini , özellikle İtalya ve Fransa gibi dış ülkelerden aldığı ritm, form, armoni ve kontrpuan birikimleri ile müzikal motiflerin organizasyonundaki ustalığıyla geliştirmiştir. Eserleri arasında konçertoları , varyasyonları ,si minör missa , 2 çile ve 200 tanesi günümüze kadar ulaşmış 300 den fazla kantatı bulunmaktadır. (AYHAN DOĞAN Bach sol minör menüet çalacaktır.)

MİCHELANGELO CARAVAGGİO  (1573-1610) (MELİKE GÜZEL sunacak)

İtalyan ressam, aşırı gerçekçilikle yarattığı eserler dışında duygusal anlatımlı dinsel resimler de yapmıştır. Işığın kullanımında yenilik getirerek  karanlık alana, tek kaynaktan kuvvetli bir ışık vermeyi yeğlemiştir.

George Frideric Handel (1685-1759)

Alman bestecisidir, Su müziği, Havai Fişekler için müzik ve Mesih gibi eserleriyle Barok dönemin en büyük bestecilerinden biri sayılmıştır. Almira operasıyla  besteci olarak ilk başarılarını kazanmıştır. 40’tan fazla opera  ve oratoryo bestelemiş. Ayrıca orkestra müziği ve solo çalgılar için birçok eser yazmıştır. (Melike Güzel Handel sol minör sonata çalacak.)

 

KLASİK DÖNEM (1750-1827) (BURCU IŞIL OĞUZ sunacak)

RESİM__ Resimde insan, bir mekan içinde gösterilir. Yüzlerin ifadesi heykelde olduğu gibi iç duyguları yansıtmaz. Resimlerde, tek bir noktadan gelen ışık değil, tablonun her tarafını aydınlatan üniversal ışık önem kazanır.

MÜZİK__ Barok müziğin süslü anlatımı yerini sadeliğe bırakmıştır. Kontrpuantal yazım yerini homophoneye bırakmıştır. Orkestra müziği gelişmiştir. Piyano icat edilmiş ve piyano için besteler yapılmıştır.

JACQUES-LOUİS DAVİD (1748-1825)

Dönemin önemli ressamlarından biridir. Döneme damgasını vuran rokaka akımının ve Fransız ihtilanin etkileri eserlerinde görülür.

WOLFGANG AMADEUS MOZART (1756-1791)

Dönemin ünlü bestecilerindendir. Eserlerinde dönemin getirisi olan yalın müziği ve akıcı melodileri işleyişi göze çarpmaktadır. Opera buffa ve opera seria tarzlarında operalar yazmıştır. Senfoni, solo konçerto, oda orkestrası, yaylı kuartet ve yaylı kentet ve piyano sonatları da vardır. Ömrüne 626 eser sığdırmıştır. ( Burcu Işıl Oğuz Mozart – Als Luise seslendirecek.)

ANTOİNE – JEAN GROS (1771-1835) (ESAT MERT KOÇ sunacak.)

Fransız asıllı ressamdır. Minyatür ressamı olan babası tarafından 6 yaşında eğitilmeye başladı. 1785’in sonuna doğru jacques Louis David’in atölyesine katıldı. Yaşadığı dönem ve siyasi durumdan kaynaklı olarak genellikle; devlet liderleri, savaşlar ve meclis üyelerinin portelerini çiziyordu.

LUDWIG VAN BEETHOVEN (1770-1827)

Alman besteci ve müzisyendir. Yaşamı boyunca çeşitli sağlık problemleri çeken Beethoven 1801 yılında işitme problemleri yaşamaya başlamıştır. Bu süre zarfında çok sayıda piyano sonatı ve konçertolar bestelemiş bir de Fidelio adında opera yazmıştır. 1817’de tamamen sağır olan Beethoven yazdığı 9 senfoninin bir kısmını sağır olduğu zamanlarda yazmıştır. Hayatta çeşitli zorluklar yaşaması onun müzikal karakterini belirlemiştir. Besteleriyle kendinden sonraki dönem olan romantik dönem için önemli temeller atan Beethoven müziği aşırı belirgin duygu geçişleriyle, gerilen ve çözülen akorlarla bilinir.( Esat Mert Koç Beethoven – Pathetique sonat 2. bölüm çalacak.)

ROMANTİK DÖNEM (SEDEN CANALP sunacak.)

Romantizm dönem olarak, 19. yüzyılın başlarından 20. yüzyılın başlarına kadar geçen süreyi kapsar. 19. yüzyılla birlikte besteciler eserlerini yazarken romantik romanlar ve dramalardan etkilenmeye başlamışlardır. Bu özellikle opera ve senfonik şiirlerde göze çarpmaktadır.

JEAN AUGUSTE DOMİNİQUE INGRE

29 Ağustos 1780 yılında Toulouse yakınlarında Montauban’da dünyaya geldi. Babası dekoratif işler yapan bir heykeltraş idi. Böylece Dominique İngres on yaşlarındayken babasın¬dan ilk resim derslerini aldı. Hayatının son senelerindeki en büyük eseri, bü¬tün çıplaklarını kapsayan  Türk Hamamı adlı tablosu oldu.

FRANZ SCHUBERT

Yaklaşık 600’ün üzerinde şarkı, 9 senfoni (ünlü “Bitmemiş Senfoni”nin de içlerinde bulunduğu), operalar, çok sayıda oda müziği ve piyano parçaları bestelemiştir. Schubert’in müziği, hümanist özelliğiyle insanları kucaklar. İnanılmaz bir melodi zenginliği vardır. Schubert’in müzik dünyasına en önemli katkısı lied alanındadır.600 kadar liediyle kendinden önce Viyana Klasikleri’nin, yani Mozart, Haydn ve Beethoven’in sistemleşmiş çalışmalarını aştı, yeni bir biçimin sağlam temellerini attı. (Seden Canalp Schubert – Sarabande çalacak.)

Francisco Goya (30 Mart 1746 – 16 Nisan1828) (SELİN ECE KARAAĞAÇ sunacak.)

Romantik dönemin en önemli ressamlarından biri olan Francisco Goya, 30 Mart 1746’da Zaragoza’da doğmuştur. İlk resim denemelerini  Zaragoza’da yapmıştır. Başlangıçta  portre çalışmalarını manzara resimlerine tercih eden Goya, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti. (Selin Ece Karaağaç Schubert – Die Forelle seslendirecek. Not : Seden de schubert çaldığı için ressam hakkında bilgi verip eserine bağlayacaktır. )

HENRİ MATİSSE (31 Aralık 1869 – 3 Kasım 1954) (BURAK OTLU sunacak.)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından olan Matisse renkleri büyük bir ustalıkla kullanışıyla Picasso ve Kandinsky ile birlikte, modern sanatın en büyük sanatçılarından biri kabul edilir. Fovist akımın öncülerindendir.

SERGEY RAHMANİNOV (01 Nisan 1873 – 28 Mart 1943)

Sergey Rahmaninov, Sergey Rahmaninov 20. yüzyılın en büyük piyanist ve bestecilerinden birisidir.İlk önemli eseri 1895-1896’da yazdığı Re Minor 1. Senfoni’dir. (Burak Otlu Rachmaninov – Vocalise çalacak.)

PAUL CEZANNE (19 Ocak 1839 – 22 Ekim 1906)  (GÜL SIVACI sunacak.)

30 mart 1746 da  Zaragoza da doğmuştur. İlk resim denemelerini Zaragoza da yapmıştır. Başlangıçta portre çalışmalarını manzara resimlerine, tercih eden sanatkar, zamanla ilgisini kişilerin iç dünyalarına yöneltti.

CAMİLLE SAİNT SEANS (1835-1921)

Fransız bestecidir. Orkestra şefi ve piyanisttir. Saint-Seans’ in opera, senfoniler, konçerto, şarkılar, solo piyano ve oda müziği gibi neredeyse tüm türlerde yazdığı eserler 19. yüzyıl Fransız bestecileri arasında bir anormallikti. (Gül Sıvacı Camille – Kuğu çalacak.)

ÇAĞDAŞ DÖNEM (1900 ve Günümüz) (CEM ONAT TAYLAN sunacak.)

Resim : Birçok sanat akımının bir arada toplandığı dönemdir. Bu dönemde vurgulanan en önemli olgu resimde bulunan disiplinlerin kendine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğu ve bundaki amacın ise o  disiplini geliştirmek ve önemini arttırmak olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda doğadaki görüntülerin takliti yavaş yavaş bırakılmış, temsil ikinci plana atılmıştır. Gelinen en son nokta ise; insan elinin izlerini tümden kaldırarak dümdüz tek renge boyanan, böylece içerikten arındırılmaları amaçlanan tuvallerdir.

Müzik: Bu dönem; teknikte, ifadede, biçimde, stilde, içerikte, özde tüm kuralların eğilip bükülmeye, eriyip çökmeye başladığı dönemdir. Belli bir stil veya kalıp yoktur. Birçok besteci müziğin kurallarını tekrar değiştirip farklı tekniklerde başarılı örnekler sunmuşlardır. Sadece orkestral müzikte değil, sahne müziklerinde de yenilikler yapılmıştır. Son olarak teknolojideki gelişmeler ile beraber müzik salona gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmiştir.

PABLO PİCASSO (1881-1973)

  1. yüzyılın en önemli ressamlarından biri olan Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine parçaları bir araya getirme tekniği ile de bilinmektedir. Picasso nun amacı tutarlılık portresi çıkarmak yerine, his ve duyguların doruk noktasını yakalamaktı. Kübizmin önemli bir temsilcisidir. Bu yüzden eserlerinde doğa olgusunun olduğu gibi yansıtılmaması gerektiğini öne süren, nesneleri geometrik bir biçimle yansıtan bir anlayışa sahiptir. Eserlerinde metaforlar kullanarak gizlenmiş şekilde hikayelerde anlatmaktadır.

FREDERICK LOEWE   (10 Haziran 1901-14 Şubat 1988)

Viyana müzikal stilini benimsemiştir. ‘Fritz’  15 yaşına geldiğinde popüler bir şarkı olan ‘Katrina’ yı bestelemiştir. Film müzikalin den 9 akademi ödülü kazanmıştır. (Cem Onat Taylan Loewe – Ascot Gavotte çalacak.)

MARC CHAGALL (1887- 1985) (ÖZLEM ASİLTÜRK sunacak.)

Rus asıllı Fransız ressam. 1.Dünya Savaşı öncesinde Paris’teki avangard akımlara dahil oldu, fakat çalışmaları, kübizm ve fovizm gibi akımlara daha yakındır. Eserlerinde ülkesine ait folklorik öğeler göze çarpar. Birinci Dünya Savaşı öncesinde Paris’ te avantgart akımlara dahil oldu fakat çalışmaları, diğerleri ile karşılaştırınca kübizm ve fovizm gibi popüler sanat hareketlerine daha yakındı.

JUAN JOSE BUSCAGLİA (1893-1958)

Arjantin’ li gitarist ve şarkıcı. Chagall gibi, ülkesi Arjantin’in ulusal müzik türü olan ve folklorik motifler taşıyan milonga ve tango türünde besteler yapmıştır. (Özlem Asiltürk Buscaglia – Milonga çalacak.)

kafkas-afis-29-ocak

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 28 Ocak 2017 Cumartesi günü yapılacak olan Türkiye – Azerbaycan – Gürcistan Kafkas Gösterisi ‘nin biletleri yoğun ilgi üzerine tükenmiştir. Yoğun ilginiz ve isteğiniz için teşekkür ederiz.

Gösteri biletlerinin tükenmesi üzerine yaşanılan üzüntü nedeniyle düşündük taşındık ve  29 Ocak 2017 Pazar günü saat 18:00 ‘da Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi Konferans Salonunda (Yenibosna Adres: goo.gl/KfHrwj)  aynı gösterinin tekrarını yapmaya karar verdik. Bu gösteride yalnızca Gürcistan Dans ve Müzik Topluluğu ve Azerbaycan Virtüöz Cahargah Grubu sahne alacaktır.

İletişim ve Bilet Satış için: 0212-570-8068 ve 0530-880-7180

kafkas-afis-29-ocak

maniyerizm-nedir

Maniyerizm Nedir?

Diğer adı üslupçuluk olan maniyerizm, 1520 ile 1580 yılları arasında Avrupa’da belirmiş sanat üslubunun adıdır. Rönesans’a karşı hareket olarak ortaya çıkmıştır. Rönesans’ın estetik algısına tepki niteliğindedir. Rönesans’ın getirdiği geleneksel üslubu yadırgayan ve sonraki akımların da ortaya çıkışını hızlandıran Maniyerizm, İtalyanca’da “tarz” ve “üslup” anlamına gelen “maniera” sözcüğünden türemiştir. Osmanlıcada, “tasannuculuk” kelimesi ile tanımlanan bu akım, “yapmacıklı üslup” manasına da gelir.

Maniyerizm sözcüğünün ilk kullananlar, dönemin Alman sanat tarihi uzmanlarıdır. Rönesans dönemi ile Barok dönem arasındaki sanatçıların eserlerini tanımlamak için kullanılmıştır. Bu nedenle, bu akım bir geçiş akımı olarak da görülür.

Maniyerizm, klasik kuralları ve klasik öğeleri yerle bir etmiş olmasına rağmen klasik bir üslup olarak kabul edilir. İlk dönemleri geçiş dönemi olmasının da verdiği karmaşa nedeniyle, Rönesans’ın son döneminden zor ayırt edilir. Ancak, sonraki dönemlerindeki biçim keskin farkları, bu dönemi hem Rönesans’tan, hem Barok döneminden hem de sanat tarihinin belli başlı pek çok akımından kolayca ayrılmasını sağlar.

Maniyerizmin Özellikleri Nelerdir?

Maniyerizmde, ideal ve klasik olanın yerine deformasyona uğramış figürler, abartılı ve orantısız insan formları vardır. Rönesans’ın ölçülü, uyumlu ve oranlı figürleri artık yoktur, onun yerine abartılı, havada uçuyor hissi veren, bozuk, orantısız ve biçimsiz figürler görülür. Örneğin, maniyerizm akımı dahilinde yapılmış resim ve heykel eserlerinde baş, vücuda göre daha ufak olur, boyun kol ve eller ise daha uzundur. Tüm bu değişiklikler, bilinçli olarak yapılır. Bozulma, yeniyi, olağandışını aramak için bilinçli olarak yapılmış bir müdahaledir.

Uyumsuz öğelerle bezenmiş, devinim halindeki maniyerist resimlerde, anlatılanın açık bir şekilde anlaşılması zordur. Bu özgün stil, sanatsal nitelik arayışındadır ve bu nedenle resmin tüm öğeleri birbirine karışır.

Maniyeristler, içinde bulundukları devrin kendileri üzerindeki etkisini eserlerine yansıtır. Eserlerinde, yaşanan huzursuzluk ve karamsarlık net olarak hissedilir. Rönesans döneminin parlak ve canlı renklerinin yerini, ışık ve renk oyunlarıyla süslenmiş soğuk ve mat renkler alır. Genellikle tek bir eserde, Rönesans’taki tekil manzara görüntülerinin aksine, birden fazla mekan kullanılır. Bu mekanlara, irrasyonel kompozisyonlar, teatral ışıklar, arasında bir bağ bulunamayan renk ve konular eşlik eder.

Maniyerist eserler, farklı zevklerden, ikilemlerden, yapmacıklıktan, kimi zaman aşırılık ve gariplikten ilham alır.

Eskinin kalıplarından sıyrılma, kişisel yorumlar, çok serbest ve çok özgün duruşlar, yenilik arayışı ve “bilinçli bozulma” bu tarzın en mühim özelliklerindendir. Bu durum, başta anlaşılmamış, dönemin sanatçıları işinin ehli olmayan, sanatı beceremeyen, yalnızca taklit eden ve bu konuda başarısız olmuş insanlar olarak kabul edilirler. Stillerini bilinçli olarak geliştirdikleri, Rönesans’ın kusursuz insan anatomisini ve denge kurallarını özellikle deforme ettikleri çok sonra anlaşılır.

Tüm bu özelliklerle, maniyerizm, kuralların ötesine geçmiş ve dolayısıyla resmin daha da bireyselleşmesini sağlamış bir akım olarak kabul edilir. Maniyerizm, klasik güzellik anlayışına da bir başkaldırı niteliği taşır.

Maniyerist Sanatçılar

Döneminin toplumsal sorunları içinde sıkışmış ve bıkmış hisseden genç sanatçıları bir kriz dönemine girerler. Onlara göre, başarılacak her şey başarılmış ve yapılacak her şey çoktan yapılmıştır. Sanatlarında çözülmesi gereken bir problem bulamazlar, tüm teknik sorunları çoktan aşmışlardır ve anatomi, ışık, renk gibi konularda artık ulaşılacak daha mükemmel bir nokta kalmadığını düşünürler. Bu nedenle, yeni yaklaşımlar arayışın girerler. Maniyerizmi, bu akımın nitelikleri sayesinde doğanın taklitçiliğinden uzaklaşabildiklerini gördükleri için benimserler. Klasik kalıp ve üslupları deforme ederek yıkarlar ve çok önemli bir sanatsal değişim başlatırlar. Bu değişimin ilk adımları, İtalya’nın Floransa ve Roma kentlerinde atılır.

İtalya’da başlayan ve kısa sürede Kuzey Avrupa’ya sıçrayan akım, 17. yüzyılda Fransa’da da yayılmaya başlar.

Michelangelo Bounarotti, Maniyerizm’in öncüsü olarak görülür ve halen bu akımın en önemli temsilcilerinden kabul edilir. Bounarotti’nin Vatikan’daki Sistine Şapeli’nde bulunan mahşer freskleri, maniyerizmin belirleyicisi olarak görülür. Maniyerist tarzın tasarım/hekel alanındaki ilk örneklerinden biri de, Floransa’da bulunan Lorenzo Kütüphanesi’nin merdivenleridir. Michealangelo tarafından yapılan merdivenler, Rönesans döneminin klasik yumuşak hatlı mimarisinden farklıdır.

Bu akımın diğer önemli sanatçıları arasında Tintoretto ve El Greco da bulunur. El Greco’nun meşhur eserleri, Orgaz Kontunun Gömülmesi Töreni, Mısır’a Kaçış, Meryem’in Göğe Yükselişi ve Kralların Tapınması’nda maniyerizmin özellikleri net olarak fark edilir.

Bilinen diğer Maniyerist sanatçıların listesi şöyledir:

  • Jacopo de Pontormo
  • Rosso Fiorentino
  • Agnolo Bronzino
  • Alessandro Allori
  • Benvenuto Cellini
  • Joachim Wtewael
  • Giuseppe Arcimboldo

Maniyerizmin, dönemin edebiyat, müzik ve tiyatro eserlerini de etkilediği düşünülür.

barok-sanati-nedir

Maniyerizm’den sonra ortaya çıkan Barok Sanatı 16. Yüzyılın sonlarına doğru İtalya’da doğmuştur. Bu akım 18. Yüzyılın başında ise tüm İtalya’ya ve birçok Avrupa ülkesine yayılmıştır. Rönesansta dengeli olan görünüm Barokta bozulmuştur ve anlatım oldukça abartılıdır. Ayrıca Barokta gösteriş ve heyecan vardır. Bunun sonucunda da ortaya gösterişli mimari yapılar ve duygu yüklü eserler çıkmıştır. Bu akımın bilinen en önemli özellikleri görkem, aşırılık ve heyecandır.

Barok sanat akımı özellikle mimaride, heykelcilikte ve resimde görülmektedir.

Barok Resim Sanatı

Barok resim sanatında sıkça işlenen konular arasında azizlerin yaşamı, mitolojik konular, ailelerin tarihi ve kahramanlık öyküleri yer alır. Ayrıca barok sanatında manzaralar ve natürmort ile tek ya da grup portreleri de ön plandadır. Barok resim sanatının ayırt edici özelliklerinden birisi de kuvvetli gelen ışığın yüzeyde gölgeler oluşturacak şekilde yansımasıdır. Bunun sonucunda ise resimdeki duygu ve hareket güçlenir. Bu sanatın önde gelen ressamları arasında Caravaggio(İtalya), Velazquez(İspanya), Rubens(Belgium), Lorrain(Fransa) ve Rembrant(Hollanda) sayılabilir.

barok-sanati-nedir

En önemli Barok Resim Sanatı Eserleri aşağıdaki gibidir:

• Caravaggio – Aziz Thomas’ın şüphesi

• Rembrandt – Gece Devriyesi

• Rubens – Masumların Katli

• Vermeer – İnci Küpeli Kız

• Bernini – Apollo’nun Daphneyi Kaçırması

• Tintorette – Son Akşam Yemeği

• Valezquez – Yumurta Pişiren Yaşlı Kadın

• Murillo – Kavun Yiyenler

• Anthony Van Dyck – Kutsal Aile Dinleniyor

• Carracci – Kasap Dükkanı

• Guido Reni – Tesbihli Madonna

• Tiepolo – Palazzo Labia’daki Kleopatra’nın Ziyafeti

• El Greco – Kont Orgaz’ın Cenazesi

• Ter Borch – Munster Anlaşmasının Onaylanması

• Pieter De Hooch – Anne

• Jacob Van Ruisdael – Wijk Bij Duurstede’deki Yel Değirmeni

• Meindert Hobbema – Middelharnis’deki Yol

• Frans Hals – Toplu Portre

• Titian – Urbino Venüsü

Barok Mimari

Barok sanat akımı mimarlık alanında da ön plana çıkmıştır. Barok sanatının Roma’da doğduğu varsayılır ve İtalya’daki barok sanatının en güçlü mimarları Francesco Borromini ile Lorenzo Bernini’dir. Bu mimarların ardından ise Pietro Berettini Da Cortona, Guarino Guarini ve Baldassare Longhena gelmektedir. Barok mimari sanatının yayıldığı diğer ülkeler ise Fransa, İspanya, Almanya, Polonya, Avurturya, Rusya ve Çekoslavakya’dır.

https://www.high-endrolex.com/16

barok-sanati

Barok mimarisinin en önemli özellikleri şöyledir:

• Renkler ve süsler çok yoğun kullanılmaktadır.

• Görkemli heykeller, fıskiyeli havuzlar, muazzam salonlar, mükemmel duvar işlemeleri, tamamlanmamış mimari öğeler, geniş skalalı tavan freskleri barok mimaride yer alan ana unsurlardır.

• Yumuşak olan gotik tarz tamamen reddedilmektedir.

• Düz hatlar yerine yuvarlak hatlar kullanılmaktadır.

• Sarayların ve diğer büyük yapıların cephelerine çok önem verilmektedir.

Barok döneme ait en önemli mimari yapılar aşağıdaki gibidir:

• Versailles Sarayı

• Palais du Luxemburg

• Belvedere Sarayı

• San Carlo alle Quattro Fontane

• St. Paul Kilisesi

Barok Dönemi Heykelciliği

Bu dönemde hem resim hem heykelde insanların iç dünyasını ve ruh halini aksettirmek ön plandadır. Heykellerdeki kahramanlarda tıpkı resimlerdeki kahramanlarda olduğu gibi çirkine pek yer verilmez. Bunun yanında barok dönemi heykelciliğinin özellikleri ülkeden ülkeye de bir takım değişiklikler göstermektedir.

barok-art

Ülkeden ülkeye değişen bazı özelliklere karşın bu dönemde yapılan heykellerin karakteristik özellikleri şunlardır:

• Tam gerçekçilik

• Büyük ölçüde resimli etkiler

• Teknik üstünlük

Yine İtalya’dan örnek verecek olursak, bu alanda bir deha olan Bernini’den bahsetmemek olmaz. Bernini hem heykeltıraş hem mimardır ancak mimari eserleri de adeta heykellerini vurgulama özelliği taşımaktadır. Bunun en güzel örneği ise Vatikan’da yer alan sütunlardır.

Barok Sanatı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

• Barok kelimesi Portekizce Barucco’dan gelmektedir. Barucco ise düzensiz incilere verilen isimdir.

• Barok sanatı özellikle Roma’da yer alan kiliselerde, Avrupa’daki saraylarda ve şatolarda etkisini göstermiştir.

• Barok resim sanatında vücut adalelere ve damarlara kadar gösterilmektedir.

• Yine barok resimde durgun yüz ifadeleri yerini hisli ve neşeli, bazen de ıstıraplı ifadelere bırakır.

• Avrupa ile temasların artması sonunda Osmanlı’da da Barok tarzının etkileri görülmeye başlamıştır. Ancak bizim sanatçılarımızın da yorumlarıyla beraber batıdakinden daha farklı eserler ve yapılar ortaya çıkmıştır. İstanbul’da yer alan barok mimarisi eserlerinden bazıları Nuruosmaniye, Ortaköy ve Laleli camileri ile Selimiye Kışlası’dır.

• Katolik ülkelerde veba salgınının bittiğine şükretmek için yapılan Veba Sütunları da barok dönemi eserleri arasında yer almaktadır.

• Barok akımı aynı zamanda edebiyatta, dansta ve müzikte de etkilerini göstermiştir.

solfej-nedir

Bir müzik parçasının notalarını, do, re, mi gibi tek sesli adlarla okuyarak seslendirmeye denir. Bu anlamıyla solfej, bir müzik parçasının notalarını okumak ya da çalmak ile özdeştir. Müzik öğretiminde bu amaçla yapılan çalışma ve araştırmalara da solfej denir. Bu çalışma a, o, u gibi ünlülerle yapılırsa buna vokaliz adı verilir.

 Solfej çalışmasında öğrenciler anahtarları, ses aralıklarını ritimleri, tonalite ve değiştirme işaretlerini, özetle müzik yazımının bütün öğelerini tanımayı ve bunları gerçek seslere dönüştürmeyi öğrenirler. Bu bakımdan solfej müzik öğreniminde önemli bir yer tutar. Yalnızca şan öğrencileri değil, çalgı öğrencileri de solfej eğitimi görürler.

Solmizasyon ise, bir ses dizisindeki notaları hecelerle adlandırma yöntemine verilen addır. Eski Yunan, Hint ve Çin müziklerinde de solmizasyona yöntemleri vardır. Avrupa müziğinde en çok kullanılan ve günümüzde de yaygın olan solmizasyon yöntemini ortaçağda İtalyan öğretmen ve müzik bilgini Arezzolu Guido bulmuştur.

Altı notalı ses dizisini (heksakord) temel dizi olarak alan Guido, her notaya bir hecenin adını verdi. Bu heceleri, dizeleri bu notalarla başlayan Latince yazılmış olan çok tanınmış bir ilahiden aldı.

Yöntemin adı sol ve mi hecelerinden gelir. İki ana solmizasyon yöntemi vardır. Değişmeyen do adı verilen yöntemde her hece belli bir notanın adıdır ve başka bir nota için kullanılmaz. Do her tonalitede do, sol her tonalitede sol notasının adıdır. Değişken do adı verilen diğer sistemde ise, bütün tonalitelerde do birinci, re ikinci, mi üçüncü notanın adını gösterir. Dolayısıyla do, do majör ya da do minör tonunda do’yu, buna karşılık sol majör veya sol minör tonunda sol’u gösterir.

https://www.high-endrolex.com/17

İngiltere’de 19. yüzyılda şan eğitiminde yaygın olarak kullanılan tonik sol-fa sistemi de bir solmizasyon türüdür. Bu yöntem de değişken do yöntemine dayanır. Sarah Ann Glover adlı İngiliz bir öğretmenin bulduğu bu yöntem, normal majör dizisinin yedi notasını temel olarak alır. Tonik sol-fa sisteminde doh (okunuşu do), ray (re), me (mi), fah (fa), soh (so), lah (la) ve te (ti) heceleri kullanılır. Yazılı biçiminde bu heceler d, r, m, f, s, l ve t olarak kısaltılır. Diyezli notalarda bu hecelerde e (i) ünlüsü, bemollü notalarda ise a (e) ünlüsü kullanılır. Bugün eskisi kadar yaygın olarak kullanılmayan tonik sol-fa sistemi Galler’de ve İngiltere’nin kuzey kesimlerinde kulanılmaktadır.

ensemble-rustavi-narsanat

Nar Sanat Eğitim Kursu bünyesinde Azerbaycan,  Gürcistan ve Türk Kafkas dansçıları Bakırköy Leyla Gencer’de sahneye çıkıyor.

Kafkas dans ve müzik toplulukları Türkiye’de buluşuyor.

Savaş ve aşk temaları üzerine yapılandırılmış muhteşem kareografilere ve müziklere sahip Kafkas danslarında dünyanın en ünlü ekipleri Nar Sanat öncülüğünde bir araya gelecek. Azerbaycan’da virtüoz yarışması birincisi Ramin Hüseynov ve Çahargah Grubu, Gürcistan’dan Ensemble Rustavi Grubu, Türkiye’den Yetenek Sizsiniz Türkiye ikincisi Kafkas Kartalları sahne alacak. Etkinlik Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği öncülüğünde Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde Gerçekleşecek.

Tarih: 28 Ocak 2017, Cumartesi

Saat:19:30

Kayıt ve biletler için: 0212 570 80 68 veya 0553-465-50-36