Şunun için etiket arşivi: müzik

pavarotti-istanbul

İzleyiciyi büyülü bir serüvene çıkaran ve müziğin farklı türlerini sentezleyen müzikal tiyatro şovu Belcanto The Luciano Pavarotti Heritage, 17-18 Aralık 2016 tarihlerinde Volkswagen Arena’da sanatseverlerle buluşacak

Pavarotti

Son yüzyılın en ünlü tenoru Luciano Pavarotti’nin mirasına saygı niteliğindeki müzikalde, 12 şarkıcı, yedi müzisyen ve yedi dansçı sahne alacak. Ünlü gösterilere imza atan Franco Dragone’nun küratörlüğünü üstlendiği müzikal şovda, “Rönesans’tan Barok’a Belcanto”, “18. yüzyıldan İtalyan ve Avrupa güldürücü operası”, “Giuseppe Verdi”, “Giacomo Puccini”, “Napoliten şarkısı” ve “Dünyadan Belcanto” olmak üzere altı ana tema sahnelenecek.

Büyük bestekarların opera repertuarları, pop, rock, Anglo-Amerikan müzikalleri ve Avusturya-Fransız operetleri ile Belcanto the Luciano Pavarotti Heritage, sanatseverlere müzikal bir şovun yanı sıra görsel olarak da bir şölen sunacak.

antalya-film-festivali

Kerem Akça, 53. Antalya Film Festivali’ndeki ödül töreni heyecanını değerlendirdi.

antalya film festivali

16 Ekim’de başlayan 53. Uluslararası Antalya Film Festivali Pazar gecesi EXPO’daki törenle son bulacak. Ulusal yarışmada “Albüm” ve “Tereddüt” önde, onları “Siyah Karga”, “Babamın Kanatları” ve “Rauf” izliyor.

TÜRK KÜLTÜRÜYLE YOĞRULMUŞ ‘RÜYA’ TANIMI

“Rüya” ve “Toz”la, iki kadın hikayesi ile 12 filmlik yarışmayı noktaladım. Derviş Zaim, bu kez bir bilimkurgu filmine imza atmış. Ama işin içine dini ve kültürel motifler de sokmuş. Yedi Uyurlar efsanesini ‘aynı karakteri oynayan dört oyuncu’ kurallı olarak canlandırmış. Ana karakterin cami yapmak isteyen bir mimar olması da aslında ‘çizimler’ üzerinden ‘klonlanma’, ‘reenkarnasyon’ ya da ‘seri üretim’in adını koyuyor.

“Rüya”da Taner Tokgöz’ün beceriksizliği ile “Gölgeler ve Suretler” (2010) ve “Devir”deki (2012) adeta beyaz tülbentle kaplanan çerçeveler yeniden canlanıyor. Ama ne olursa olsun son 50 dakikada bir dönüş görüyoruz. O bölümde kağıt üstünde “Hücre” (“The Cell”, 2001) ile “Aç Gözünü” (“Abre Los Ojos”, 1997) arası, Müslümanların ‘bilinçaltında gezinen bilimkurgusu’, ‘uyku hastalığı’ damarıyla canlanıyor. Ama filmde 80’lerde izlediğimiz, “Başlangıç”ın (“Inception”, 2010) esin kaynağı “Dreamscape”in (1984) teknolojisi bile yok.

Açıkçası Yunan mitolojisindeki Cerberus ile eşleştirilebilecek Kıtmir, kutsal bir yol açarak eksik paydaları kapatıyor. Ama bir karakteri fazlaca oyuncunun canlandırdığı “Palindromes” (2004) devrimini göremiyoruz. Zaim’in düşüşünü perçinleyen “Rüya”, türsel yaklaşımıyla ilgi odağı olabilir.

Mimarlık estetiğine getirdiği yorumla da bir fikir jimnastiğine yol açıyor. Cami tasarımından başlayan dramatik yapısında zaman harcamadan son düzlüğe geçse ve teknolojiyle ilişkisini daha güncel hale getirme şansına kavuşsa ‘tutarlı’ veya ‘sahici’ durabilirmiş. Ama özellikle Boğaziçi Köprüsü’ne bakan köpek imgesi fazlasıyla pespaye duruyor.

“Toz” ise kötü sinematografisinin zaaflarını taşıyor. Nihayetinde de bu topraklardaki kadın sinemacıların ‘tek direnişçi kadın karakter yazayım yeterli’ yanılsamasını yansıtıyor. Öykü Karayel, kendisine anlatılan tiplemeyle ‘Afganistan’a göç’ün hüzünlü anlarını tadıyor. Oraya bakış inandırıcı dönüşlerle canlandırılmıyor. TV piyasasından bilinen Ferhat Uzundağ’ın boyutsuz görüntüleri filmi uçuruma sürüklüyor.

ÖNEMLİ ÖDÜLLERİ İKİ FİLM HAK EDİYOR

Son düzlüğe girilirken “Albüm” ve “Tereddüt”ün festival öncesi hissettirdiği ağırlık yerli yerinde duruyor. Bu seneki ulusal jüri sanki Semih Kaplanoğlu’nun gücünü ve kararlarını yansıtmak için belirlenmiş gibi. Ama üyelerin adedine bakınca kadınların ağır basması, bunların ikisinin de yabancı olması ibreyi Ustaoğlu’na döndürebilir. Diğer ödüllerde ise “Rüzgarda Salınan Nilüfer” ve “Toz”a sempati olabilir.

Açıkçası böyle dengeler ortaya çıkabilir. “Siyah Karga”, “Rauf” ve “Babamın Kanatları” ise Kürt sinemasının görsel-işitsel açıdan tutarlı olabileceğini gösteren işler. “Albüm” ile “Tereddüt”ün arkasında sıralarını bekliyorlar. Birincisi kadın hikayesi olmasıyla aslında bazı ödüllere uzanabilir. “Albüm” ve “Tereddüt” bir şekilde hakkını alır, ama bazı sürpriz kararlar da görebiliriz.

KADIN OYUNCU EN ÇEKİŞMELİ DAL

Ama ‘En İyi Erkek Oyuncu’da Menderes Samancılar’ı sadece “Mavi Bisiklet” ve “Rauf”un çocuk oyuncuları sarsabilir. O da tartışmalı olur. ‘En İyi Kadın Oyuncu’ en çekişmeli dal. “Tereddüt”ün Funda Eryiğit’i ile Ecem Uzun’una ortak ödül gidebilir. Şebnem Bozoklu, Şebnem Hassanisoughi, Songül Öden, Öykü Karayel de doğrudan yarışın içinde.

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’da “Toz”un belki de ‘ana imajı’ Muhammed Cangören, “Rüya”daki oyunculuklara profesyonellik katan Mehmet Ali Nuroğlu ve “Babamın Kanatları”nın Müsaib Ekici’si ödül bekliyor. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’da Ecem Uzun ve Kübra Kip’in şansı var.

JÜRİ ÜYELERİNİN KADIN AĞIRLIKLI OLMASI NEYE YOL AÇAR?

En İyi Sinematografi ikinci en çekişmeli dal. “Albüm”, “Siyah Karga”, “Rauf” ve “Tereddüt”ten biri alırsa kimse bir şey demez. Aksi kararlar tartışmalı olur. ‘En İyi Kurgu’ için net bir aday yok, ama “Babamın Kanatları”, “Rüya” ve “Tereddüt” bir şeyler yapabilir.

En İyi Müzik’te “Babamın Kanatları”nın ağırlığı var. ‘En İyi Senaryo’da aslında “Rüzgarda Salınan Nilüfer”, “Rüya” ve “Tereddüt” arasında bir ‘kadın hikayeleri’ yarışı görülüyor. Olursa bunlardan çıkar bir şey. Diğer metinler bir hayli zayıf.

Açıkçası kadın jüri üyelerinin dengesi ile Semih Kaplanoğlu’nun belirgin ağırlığı her şeyi belli edecek. Azınlık hikayeleri mi, sosyal gerçekçi damar mı, diyalogları öne çıkarma arzusu mu, direnişe geçen kadınlar mı, çocuk tiplemelerin duygusal boyutu mu, yoksa sinemanın evrensel tarafı mı zafere ulaşacak? Bunu Pazar gecesi göreceğiz.

Kerem Akça’ya göre ödülleri alacaklar:

En İyi Film: Tereddüt
En İyi İlk Film: Babamın Kanatları
En İyi Yönetmen: Mehmet Can Mertoğlu (Albüm)
En İyi Senaryo: Rüzgarda Salınan Nilüfer
En İyi Erkek Oyuncu: Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)
En İyi Kadın Oyuncu: Songül Öden (Rüzgarda Salınan Nilüfer)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ecem Uzun (Tereddüt)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Muhammed Cangören (Toz)
En İyi Görüntü Yönetimi: Siyah Karga
En İyi Kurgu: Rüya
En İyi Sanat Yönetimi: Rauf
En İyi Müzik: Babamın Kanatları
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin’in ekibi
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Mavi Bisiklet ve Rauf’un çocuk oyuncuları
Seyirci Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kars’ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var

Kerem Akça’ya göre ödülleri alması gerekenler:

En İyi Film: Albüm
En İyi İlk Film: Babamın Kanatları
En İyi Yönetmen: Yeşim Ustaoğlu (Tereddüt)
En İyi Senaryo: Rüya
En İyi Erkek Oyuncu: Menderes Samancılar (Babamın Kanatları)
En İyi Kadın Oyuncu: Şebnem Hassanisoughi (Siyah Karga)
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ecem Uzun (Tereddüt)
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Mehmet Ali Nuroğlu (Rüya)
En İyi Görüntü Yönetimi: Siyah Karga
En İyi Kurgu: Babamın Kanatları
En İyi Sanat Yönetimi: Rauf
En İyi Müzik: Babamın Kanatları
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Orhan Pamuk’a Söylemeyin’in ekibi
Behlül Dal Jüri Özel Ödülü: Genç Pehlivanlar’ın pehlivanları
Seyirci Ödülü: Tereddüt

Kerem Akça’ya göre Antalya Film Festivali’nin yarışmasındaki filmlerin sıralaması:

1-Albüm
2-Tereddüt
3-Siyah Karga
4-Babamın Kanatları
5-Rauf
6-Rüya
7-Rüzgarda Salınan Nilüfer
8-Orhan Pamuk’a Söylemeyin Kar Romanı da Var
9-Mavi Bisiklet
10-Genç Pehlivanlar
11-Toz
12-Eşik

deniz-baydar-bale-kursu

Genç ve güzel oyuncu Deniz Baydar, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı öğretim elemanı Özgürol Öztürk’ün hayata geçirdiği “Ballerina Project Turkey” için objektif karşısına geçti.

deniz-baydar-bale-kursu

Genç ve güzel oyuncu Deniz Baydar, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Anabilim Dalı öğretim elemanı Özgürol Öztürk’ün hayata geçirdiği “Ballerina Project Turkey” için objektif karşısına geçti.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bale Bölümü mezunu olan Deniz Baydar, dünyada yirmiyi aşkın kentte farklı insiyatiflerce yürütülen Ballerina Project’in Türkiye ayağında yer aldı. Böyle uluslararası bir sanat projesinde yer almanın kendisi için çok anlamlı olduğunu belirten Baydar; “Ballerina Project, New York merkezli bir çalışma. Dilerim Türkiye’de de orijinali kadar uzun soluklu olur. İçinde yer almaktan dolayı çok mutluyum çünkü bale ilk göz ağrım. Bu projede baleyi/balerinleri çok sık görmeye alışık olmadığımız mekanlarda çekimler yapılıyor ve Türkiye’nin doğal, tarihi ve kentsel güzelliklerinin ön plana çıkarılması hedefleniyor. Hayatımda şu an oyunculuk daha ön planda ancak sanatla ilgili hiçbir projeye kayıtsız kalamıyorum” dedi.

“Ballerina Project Turkey”nin müzik koordinatörlüğünü ise İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Tolga Tüzün yürüttü.

 

meola
meolaPiu Live prodüksiyonuyla İstanbul’ a gelecek olan İtalyan asıllı Amerikan sanatçı Al Di Meola, son albümü “Elysium & More” ile mutluluğu yeniden tanımlıyor. Amerikan füzyon cazında akla gelen ilk isimlerinden olan Al Di Meola, gitara dokunuşları ile unutulmaz bir geceye imza atacak.

Küçük yaşlarda davul çalmayı öğrenen Al Di Meola, 9 yaşında Beatles dinlemeye başladıktan sonra gitar ile buluşup, dünyaya adını duyurdu. Caza olan ilgisinin artmasıyla ünlü Berklee Müzik Koleji’ne girdi ve klavyeci Barry Miles’in öncülüğündeki füzyon caz grubu ile çalışmalarının ilk adımlarına başladı.

Profesyonel müzik kariyeri dünyaca ünlü caz ve dünya müziği piyanisti Chick Corea tarafından keşfedilmesiyle başladı. O dönemlerde günde on saat gitar çalan Al Di Meola, ses getirecek solo kariyerinin temellerini inşa etti.

Al Di Meola 1974’te Return to Forever’a katılmasıyla kendi rüyasını yazmaya başladı ve ardından 1976’da ilk albümünü çıkardıktan sonra Paco De Lucia ve John McLaughlin ile bir üçlü oluşturarak Flamenko’nun etkisinin hissedildiği bir albüm çıkardı.

Arjantinli ünlü tango bestecisi ve Bandoneon ustası Astor Piazzolla ile tanışmasının ardından Güney Amerika müziğine olan ilgisi arttı. 1966’da Paco De Lucia ve John McLaughlin’le tekrar bir araya gelen Al Di Meola ‘Guitar Trio’ albümünü çıkardı.

Land of the Midnight Sun ve Elegant Gypsy albümleri bugün hala geniş kitlelerce dinlenen ve tüm zamanların en iyi albümleri arasında gösterilen Al Di Meola, çıkardığı yeni albümü “Elysium & More” ile İstanbul’daki müzik severleri kendine bir kez daha hayran bırakacak.

40 senelik kariyerinde müzik dünyasına adını altın harflerle yazdıran Al Di Meola, 15 Kasım’da İstanbul Zorlu PSM sahnesinde sürprizleri ve gitar şovu ile herkesi büyüleyecek. Al Di Meola konseri biletlerine Biletix üzerinden ulaşabilirsiniz.

pop-muzik

NAR SANAT bünyesinde POP MÜZİK KOROSU oluşturulacaktır. Koronun şefliğini pop müzik sanatçısı UHDE SEÇİL yönetecektir. Kurulacak olan koronun amacı popüler müziğin daha geniş bir kitleye hitap etmesi ve her meslek dalından olan amatör insanlarında şarkı söyleyip müzik yapabileceğini göstermektir. Koroya katılmak isteyen katılımcıların duyurulan gün ve saatte 18 yaş ve 65 yaşına kadar her meslekten bay ve bayan olmak üzere NAR SANAT ‘a başvuru yapmaları gerekmektedir.

Katılımcılarda aranan özellik iyi ve düzgün şarkı söyleyebilen ve kulağı sağlam ses duyabilen kişiler olması gerekmektedir. Bunun içinde ön bir eleme yapılacaktır. Koristlerin koroya kabul edilmesinden sonra belirlenen ders günü ve saatlerini aksatmamaları ve disiplin kurallarına uymaları ve çalışmalara devamlılıkları önemlidir. Dersler haftanın iki günü 2 saat olacaktır.

Koronun hazır olduğu andan itibaren belirlenen konser salonlarında halka konser vermesi NAR SANAT tarafından ayarlanacaktır.

Eğer bir üniversitenin Müzik Öğretmenliği veya Konservatuvar bölümünde okuyorsanız nelere maruz kaldığınızı bir tek sizler bilirken bu haberi okuyanlarda öğrenecek. Belkide soruları soranlarda okur ozman enazından okumayanlar birdaha sormaz. (Pek zannetmiyoruz ama olsun:)

1. Müzik okulunda okuduğunuzu öğrendiğinde komşu/akraba tepkisi: “e olsun, hiç yoktan iyidir”

misafir teyze

2. Ne çalıyorsun sen?

 

 

bıktım

Bıktım sorulardan. Allahım sana geliyorum!

3. Mezun olunca ne olacaksın?

bu ne be

Bana bu sorularla gelmeyin

4. Formasyon veriyorlar mı? Kaça? Nerede?

Ben bilmem

Ben bilmem!

5. Ne güzel bölüm ya, tüm gün dımbır dımbır, şahane…

Çoook kolay haydi buyur buradan ç.al!

Çoook kolay haydi buyur buradan çal!

6. Şöyle bildik bişiler çalsan…oyun havası falan?

oyun havası

Ben de istiyorum da, final parçam farklı…hele bir final bitsin beraber oynarız. Eller havayaaaaa!

7. Valla ben onu bunu bilmem…bizim Necla Abla’nın torunu Merve müthiş çalıyor, hem de hiç ders almamış öyle…

kız çalıyor aBİ

Merve kim, Necla kim, neredeyim, canımdan bezdim…

8. Doktora yapanlar iyice kafa karıştırır: “Nasıl yani, müziğin de doktoru mu olur?”

nasıl yani

Nasıl yani ? Basın açıklaması ile söylemek lazım. “Müzik Doktoru ne arar bazarda da”

9. Barda vb. yerlerde müzik yapanlara hocaların yaptığı atar da az değildir: “Çalışmıyorsun sen, astın iyice, para herşey değil”

türkü evi

Ev sahibi ay başında transkripti sormuyor hocam…

10. Komşular gürültü yaptığınızı söylerek sürekli bir tehdit oluştururlar.

yuksek-sesle-muzik

Ne yapmak lazım bilemedim…Keman bu…

Sohbet sonunda duygularım….

 

adile-nasit-2

Adile Ablamız olsaydı olaydan önce böyle bakardı herhalde>

polat-alemdar

Ya evi terket ya…

ekingoreNar Sanat Eğitim Kursu olarak öğrencilerimizi Güzel Sanatlar Liselerine ve Konservatuarlara hazırlamaya devam etmekteyiz. Sevgi Gencan eğitmenimizin Resim öğrencisi olan Ekin GÖRE; çalışması ve azmi sonucunda Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi’ni birincilikle kazanmıştır. Çalışmasının, dikkatinin ve azminin sonuçları bizleri ve ailesini gururlandırarak sonuçlandırmıştır.

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak bizlere, Sevgi eğitmenine ve ailesine bu gururu yaşattığı için kendisi tebrik eder, teşekkürlerimizi sunar, başarılarının devamını diler ve bir sonraki başarılarında da Ekin’in yanında olacağımızı bildiririz.

Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi Hakkında

2013 Haziran ayından itibaren Güzel Sanatlar Lisesine dönüştürülmüştür. 2014 Eylül ayında Beylikdüzü Gürpınar Kültür Merkezi binasına taşınmıştır.

Okulda Güzel Sanatlar Lisesi müfredatı uygulanmaktadır. Yatılı bölümü bulunmayan gündüzlü ve tekli eğitim vermektedir. Öğrenciler özel yetenek sınavı ile alınmaktadır. Resim ve müzik alanlarında eğitim verilmektedir.

Amacı güzel sanatlar fakültelerine öğrenci yetiştirmektir. Okul ilk mezunlarını 2013-2014 eğitim öğretim yılında vermiştir. Mezun olan 35 öğrenciden 25’i üniversiteye yerleşmiştir.

Öğrenci başarısında diğer faktörleri de devreye sokmak için çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle öğretmen ve öğrencilerin motivasyonu, eğitim materyallerinin tamamlanması, hedefli ve disiplinli eğitim anlayışı, teknolojik yönden tam bir eğitim ortamı sağlama çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.

sinem-vedatNar Sanat Eğitim Kursu olarak öğrencilerimizi Güzel Sanatlar Liselerine ve Konservatuarlara hazırlamaya devam etmekteyiz. Aslı Gürbüz eğitmenimizin İşitme ve Piyano öğrencisi olan Sinem VEDAT; çalışması ve azmi sonucunda Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanmıştır. Derslerindeki dikkatinin ve çalışmasının yanı sıra müsait olduğu günlerde de kurumumuza gelip dersliklerimizde çalışarak, çabalayarak ve vaktinden ödün vererek bu başarıya giden yolda adımlarını hızlandırmış ve sonuca ulaşmıştır. Bu arada saçları gibi çok renkli bir kişiliğe de sahiptir. :)

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak bizlere, Aslı eğitmenine ve ailesine bu gururu yaşattığı için kendisi tebrik eder, teşekkürlerimizi sunar, başarılarının devamını diler ve bir sonraki başarılarında da Sinem ‘in yanında olacağımızı bildiririz.

Aşık Veysel Güzel Sanatlar Lisesi Hakkında

2013 Haziran ayından itibaren Güzel Sanatlar Lisesine dönüştürülmüştür. 2014 Eylül ayında Beylikdüzü Gürpınar Kültür Merkezi binasına taşınmıştır.

Okulda Güzel Sanatlar Lisesi müfredatı uygulanmaktadır. Yatılı bölümü bulunmayan gündüzlü ve tekli eğitim vermektedir. Öğrenciler özel yetenek sınavı ile alınmaktadır. Resim ve müzik alanlarında eğitim verilmektedir.

Amacı güzel sanatlar fakültelerine öğrenci yetiştirmektir. Okul ilk mezunlarını 2013-2014 eğitim öğretim yılında vermiştir. Mezun olan 35 öğrenciden 25’i üniversiteye yerleşmiştir.

Öğrenci başarısında diğer faktörleri de devreye sokmak için çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle öğretmen ve öğrencilerin motivasyonu, eğitim materyallerinin tamamlanması, hedefli ve disiplinli eğitim anlayışı, teknolojik yönden tam bir eğitim ortamı sağlama çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için [email protected] adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

narsanat toplanti 2015-2016

Hem iddialısınız, hem işinizi iyi yaptığınızı düşünüyor, hem  enerji dolusunuz, hem de… Siz hala kapitalist ve sömürgeci kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Valla size yazık! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi bak!

Ailemize 2016-2017 eğitim dönemi için; yeni (kullanılmamış veya az kullanılmış ya da en azından az yıpratılmış) sanat ile ilgili dallarda büyüen nar sanat ailesine öğretmenler / eğitmenlere ihtiyaç var. Lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve okuduğunu anlayanlar başvursun. (Bu ne yahu!)

Bir bakalım alınacak arkadaşlarda neler arıyormuşuz?

-TERCİHEN İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat som yıllarda irili ufaklı sadece yurt içine çalışan dille ilgisi olmayan tüm firmalar dahi İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. Biz onlar kadar bilemeyiz değil mi?

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki? Bizce mümkün.)
O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatınızı, işinizi öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (Bu çok önemli öyle demeyin. Söylerken insanın ağzında kalabalık oluyor, deneyin valla bak! “binaenaleyh insiyatif sahibi” istiyoruz!) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım) Ha hiç bir şey  sahibi değilseniz ve “özel mülkiyete” karşıysanız zaten “inisiyatif” sahibi de olmayın canım ne var yani!

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka) yeter ki iş sistematiğiniz olsun. (Var değil mi?)

SORUMLULUK ALABİLEN
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük gibi konulara hakim (!!!)  hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta her şey mümkün) . Zor şartlarda çalıştırdığımız hocalarımız gibi;

sartlar-zor

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsınız!)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin?Olur olur tabü!) Tamam tamam askerlik yapmamışsa da olur ısrar etmiyoruz.Ama 2 ay sonra gidecekler değil tabii…

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN 
Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa.(Tedbirli olmak lazım, hem ders esnasında sosyal medyayı boş bırakmaya gelmez muhakkak bir şeyler paylaşmak lazım. Değil mi?)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz(!)-sahi alt neresi , üst neresi?-, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek “seyahat engeli falan olmasın” hem ilana yazınca havası oluyor dedik. Kötü mü yaptık yani?

B SINIFI EHLİYET SAHİBİ–Olmazsa A-Z arası herhangi bir sınıfta olabilir– SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz, sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz(!), bakkala falan gönderiyoruz. Olur mu olur!

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee! Dens?

IMG_1736

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra, derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, (burada sosyal medya uzmanlığı devreye giriyor) dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart. ( Bu madde BİLGİSAYAR KULLANABİLEN maddesiyle de ilişkili galiba)

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey Arap saçına (Gerçi burada kastimiz Arapları aşağılamak değil ama geçen yıl trend olmuştu arapa arap demek 10 kusurlu hareketten biriydi) döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten. Hadi şimdi analitik düşünelim fakat önce … unuttum!

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS, DOKTORA VE ÜSTÜ, KONUSUNDA EN AZ 20 YIL DENEYİMLİ 30 YAŞINI AŞMAMIŞ. ”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha, yalan mı?

GENEL KONULARI DA EKLEYELİM…

Tercihen muhasebe bilen, finansal analiz, istatistik, CAT, proses, kaynak,demir doğrama,  reanimasyon,MS Project, PMP Sertifikasına sahip, kalıpçı, amuda kalkabilen, CNC Router, Frezeci,  olursa off ki off dadından yenmez !)

Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka pmp nedir CAT n’oluyor biz de bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

Not: M.E.B.’a  Bağlı olmamızdan  dolayı (biliyorsunuzdur fakat biz yine de yazalım) elbette ilgili okul mezunu olunması gerekmektedir.

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  [email protected]

Kastamonu Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Kılıç, TÜBİTAK destekli “Bas gör gitar” adını verdiği proje kapsamında bir gitar geliştirdi.

Kastamonu Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Abdulkadir Kılıç, TÜBİTAK destekli “Bas gör gitar” adını verdiği proje kapsamında, hangi perdeye basıldığını ve perdenin hangi notaya karşılık geldiğini gösteren gitar geliştirdi.

Orman Endüstri Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi 22 yaşındaki Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müziğe yeni başlayanlar, gitarı nota ile öğrenmek isteyenler ile pratiği olup da nota bilmeyenler için bir gitar geliştirmek fikriyle yola çıktığını anlattı.

Yapmayı düşündüğü gitarın projesini hazırlayıp TÜBİTAK’a sunduğunu belirten Kılıç, “Proje dersimizde projeyi yazdım ve hocalarımız vasıtası ile TÜBİTAK’a gönderdim. Projem kabul edilerek 2 bin 500 lira hibe aldım. Bu da yaptığım masrafları karşıladı.” dedi.

Projesinde, gitar klavyesindeki tele basılınca ana notaların hem led ışık hem de porte (Notaların üzerine yazıldığı eşit aralıklı beş çizgi ve dört aralıktan oluşan şekil) ile gitar üzerinde yerini gösteren bir cihaz bulunduğunu anlatan Kılıç, şunları kaydetti:

“Yedi yıldır müzikle uğraşıyorum. Notayı öğreniyorsunuz ama bunu gitara adapte etmek zor. Bunu kolaylaştırmak için ilk beş perdenin gitar üzerinde hem ışıkla hem de yazılımda nerede olduğunu görmek için bir gitar düşündüm. Klavyenin üzerinde tellerin altında raptiye ve sap ile klavye arasında ‘baskı devre’ adında elektronik bir devre oluşturdum. Bu raptiyeler baskı devreye ve led ışıklara bağlı. Led ışıklar ise gitarın gövdesinde çizilmiş porte üzerine notaya göre dizili. Hangi tele basarsak, o tel hangi notaya denk geliyorsa o led yanıyor. Böylelikle hem hangi notaya basıldığını hem de yazılımda yerini görmüş oluyoruz.”

Kılıç, “Bas gör gitar” adını verdiği projesi için patent başvurusunu yapmaya hazırlandığını, bir sponsor veya müzik aletleri firmasıyla projesini geliştirmek istediğini sözlerine ekledi.

thumbs_b_c_23da06e7bad232c3c099e7a0781b6aab

sairler-eskisehir-de-bulusuyor-141302-5

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması, 26-29 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Açılış, bu akşam saat 18.00’de Özdilek Sanat Merkezi’nde yapılacak ve tüm etkinlikler burada şiir severlerle buluşacak. Direktörlüğünü Şair Haydar Ergülen’in yaptığı şiir buluşmasının bu yılki onur konuğu Ahmet Telli olacak. Telli, açılıştan önce, saat 17.00’de okurları için kitaplarını imzaladı. Tepebaşı Belediye Başkanı Dr.Ahmet Ataç, “Dolu dolu geçeceğine inandığım şiir günlerimize sanatseverleri davet ediyorum” dedi.

ODAK ÜLKE NORVEÇ

6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşması’nın açılışında, şair-müzisyen Muzaffer Özdemir ve sonraki günlerde de Müzik Kutusu birer konser verecek. Buluşma boyunca dört “müzik-şiir okuması” gerçekleştirilecek. Behçet Necatigil, doğumunun 100. yılında şair Mahmut Temizyürek’in hazırladığı bir sunumla anılacak. Yakın tarihlerde aramızdan ayrılan şairler Sennur Sezer, Gülten Akın, Ahmet Oktay ve Ahmet Ada da bir etkinlikle anılacak.

Öte yandan, Onur Konuğu Ahmet Telli’nin şiirinin tartışılacağı bir oturum gerçekleştirilirken yurt dışından gelen konuk şairlerin katılacağı “Şiir ve Barış” ile “Norveç Şiiri” oturumları yapılacak. Bu yıl odak ülke Norveç olacak.

Şiir Buluşmasında her yıl olduğu gibi bu yıl da, çocuklarla bir “Çocuk Şiiri” oturumu yapılacak. Tepebaşı Belediyesi’nin Esentepe’deki Çocuk Sanat Merkezi’nde şairler Mehmet Atilla ve Erol Büyükmeriç konuşacak.

NAZIM ÖDÜLÜ

Şiir Buluşması kapsamında verilen “Nazım Hikmet Araştırma Ödülü, bu yıl Arif Keskiner ve M. Melih Güneş’in Hazırladığı “Nazım’ın evinde, Vera’nın Sofrasında” adlı kitaba verildi. Bu ödül için de bir tören gerçekleştirilecek.

6. Uluslararası Eskişehir Şiir Buluşmasına bu yıl; Fransa, İran, İtalya, Norveç, Polonya, Suriye ve ülkemizden 30 şair katılacak. Şairlerin şiirlerinden oluşan Türkçe-İngilizce bir kitap ile, Türk şiirinin ustalarından Behçet Necatigil’in 100. Yaşı nedeniyle şair Mahmut Temizyürek tarafından hazırlanan bir kitap ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da, Komşu Yayınları tarafından basımı yapılan şiir kitapları şiir severlere ücretsiz dağıtılacak.