Şunun için etiket arşivi: İstanbul

Pek çok çevrede olduğu gibi sanat çevrelerinde ve özellikle edebiyat çevrelerinde sıkça dile getirilen bir terim olan “Sen, ben, bizim oğlan” terimini hatırlatan bu durum aslında gülünesi bir durumdur. İyi olmak, büyük olmak için “Nobel sahibi mi olmak gerekiyor?  Malum olanları da görüyoruz kimi zaman” demeden geçemedim ve bu haberi yayınladım. Buyurun bizim oğlanlarının düşüncelerini okuyalım. (Editör)

İlber Ortaylı geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada Türk edebiyatının Nobel’i, romanla değil şiirle hak ettiğini söyledi ve bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ertuğrul Özkök de köşesinde Ortaylı’ya yüzde 100 katıldığını yazarak tartışmayı alevlendirdi.

Akşam gazetesinden Eyüp Tatlıpınar, Ortaylı’nın bu iddialı açıklamasını edebiyatçılara ve konuyla ilgili kişilere sordu..

İşte “Nobel, Türk şiirine verilse hangi şaire yakışır?” sorusunun yanıtları

“NOBEL ADAYI ŞAİR BİZDE ÇOK”
Şair Ataol Behramoğlu
× Şiirin, Nobel’i daha çok hak ettiği görüşüne katılıyorum. Nedeni çok açık; bizdeki edebiyat geleneğinin en birikimli, en gelişmiş, dünya ölçeğindeki türü şiirdir.
× 19. yüzyılda Tevfik Fikret, biçimi ve ses tonuyla, büyük dünyasıyla Nobel’i hak ediyordu.
× 20. yüzyıl başlarında Yahya Kemal, divan edebiyatı, İstanbul Türkçesi ve Fransız şiirini sentezlemesiyle hak ediyordu.
× Nazım Hikmet, herkesçe bilindiği gibi dünyanın en iyi şairlerinden. Yaklaşık olarak aynı şeyler Fazıl Hüsnü Dağlarca, Melih Cevdet Anday için de söylenebilir.
× Nobel, özellikle son yıllarda postmodern yaklaşımlara, siyasi dalgalanmalara göre veriliyor. Nobel’i Türkiye’ye veren ekibin Türk edebiyatını tanıdığını hiç zannetmiyorum.
× Türkiye’de şiirin günümüzdeki durumu dünyayla paralel gidiyor. Dünyada şiir, deyim yerindeyse moda değil. Edebiyatı gerçekten seven okurun ilgi alanında kalıyor. Dünyada hakim olan değerler parayla, eğlenceyle, hızlı tüketimle ilgili. Şiir de bu dünyaya yabancı.

“İLBER’E KATILMIYORUM”
Yazar, Eleştirmen Necmiye Alpay
× Genel olarak ödül mekanizmalarına karşı olduğum için, Nobel adaylarım yok.
× Sevgili sınıf arkadaşım İlber Ortaylı’nın sözüne gelince. ‘Nobel’i hak etmek’ sözünü ‘değerli olmak’ diye anlayacaksak İlber’e pek katılamıyorum. Türkçe şiir ile roman arasında çok temel bağlar var. Her ikisinin de okuru olan bir kimsenin, yani roman yazarının, şiirdeki duygudan beslenmemiş olması düşünülemez. İlber’in kurduğu bağ bu yönüyle önemli.
× En büyük roman ve öykü yazarları şiirden beslenmiştir, bugün de beslenmektedir: Hayatta olanlardan, Leyla Erbil, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Tahsin Yücel… Öte yandan, özellikle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın o müthiş hesaplaşmasından bu yana, roman olsun, düşünce yazısı olsun Türkçe düzyazıyı şiirden (siz bunu ‘dünya edebiyatından’ diye anlayınız) geri saymanın uzun uzadıya savunulacak bir yanı yok.
× İlber Ortaylı işin bu yanını değil de, Türkçe şiirin değerini vurgulamak istemiş olabilir. Ama bunun için de ödül temelli değer yarıştırmasına girmekten daha iyi yöntemler bulunabilir.

“NOBEL HAK EDENE VERİLMİYOR”
Yazar İnci Aral
× Nobel’e inanmıyorum. Zaten romanda da iyi edebiyata verildiğini düşünmediğim için, hangi türün daha çok hak ettiği tartışması biraz anlamsız. Politik kaygılar, iyi edebiyattan daha önemli bir kriter mesela.
× İyi edebiyata verilecek bir Nobel’den söz edersek Turgut Uyar’a verilebilirdi. Günümüzde Adonis’e verilebilir, ama Türkiye’den yaşayan bir şair ismi veremem.

“TÜRK ŞİİRİNİN NOBEL’DE GÖZÜ YOK”
Şair Ömer Erdem
× Pek katılamıyorum bu görüşe. Türk şiirinin Nobel’de gözü yok bence. Nobel’i dağıtan küresel düzenin karşısında bir yerde konumlandığını düşünüyorum.
× Türkiye’de şiirin geliştiği bir hakikattir ama 2000’lerden itibaren yerini romana terk etti. Şiir, bu dönemde gelişen tüketim kültürüne uygun değil çünkü. Edebi etkinliğin merkezinden uzaklaşmaya devam edecek. Yalnızca Nobel’cilerin değil, Türkiye’de yaşayanların gözünden de uzaklaşacak.
× Nobel için şair adayı istiyorsanız, yılların bir şeyler kattığı yazarları önerebilirim; Sezai Karakoç, Ülkü Tamer, İsmet Özel…

“NOBEL ADAYIM: TURGUT UYAR”
Şair Kaan Koç
× Hem coğrafi, hem sosyolojik olarak Nobel en çok şiire yakışırdı; evet. Bu coğrafyanın dalgalı, çatışmalı halini en iyi şiir yansıtıyor. Yine de şairlerin bir özeleştiri yapması gerekiyor; kendi buhranlarıyla, şairlik unvanıyla daha çok ilgileniyorlar. Doğu’nun kolaycı toplum olmasından… Şairlerin bulunduğu toplumun edebiyat kültürünü, kelime üretimini zenginleştirmesi lazım. Bizde bu eksik.
× Nobel adayım İkinci Yeni’den bir isim olabilir. Mesela Turgut Uyar…

“ŞİİR ROMANA GÖRE DAHA ÖZGÜN”
Tiyatrocu Kenan Işık
× Bizde şiir romana göre daha özgün. Bu coğrafyada binlerce yıl boyunca yer almış uygarlıklarla onların edebi, kültürel üretimleriyle ilişki kurabildiği için. Gazellerle, kasidelerle, rubailerle örneğin…
× Roman için bu durum geçerli değil. Batı’yı model aldı bizim romancılarımız. Roman Batı’da gelişen bir tür olduğu için bu doğaldı. Ama geleneksel metinlerle ilişki kurmayı, özgün olmayı, yerli olma özelliğini kazanamadı.
× Şiir daha özgün ve bu nedenle değerlidir. Nobel’i de çok daha önceden hak etmiştir. Adaylarım, geleneği sürdüren şairler olurdu. Ahmed Arif, Cemal Süreya, Edip Cansever. Değerli şairlerimiz çok. Günümüzden Bejan Matur olurdu.

“KESİNLİKLE FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA”
Şair Küçük İskender
Öncelikle sevgili Orhan Pamuk’un bu ödülü kesinlikle hak ettiğini düşünüyorum. Şiir de, roman da aynı ailenin çocukları, onları birbiriyle tokuşturmamak lazım. Bunun haricinde şiirin de aynı ödülle dönmesi tabii ki güzel bir şey olur. Bu şairi sevindirecek bir şey olmasa bile. Eğer şiirde Nobel’i alacak biri varsa o benim için kesinlikle Fazıl Hüsnü Dağlarca’dır.

“45 YILDIR AYNI SORUYLA KARŞILAŞIYORUM”
Şair Haydar Ergülen
× Nobel, romanla da hak edilerek alındı. Orhan Pamuk’tan önce Yaşar Kemal de almalıydı. Fakat şiir bizim en eski edebi geleneğimizdir. Roman Batı’da, şiir Doğu’da doğan bir tür. Bizde, bir ‘Nobel’i hak etme’ meselesi söz konusuysa en az roman kadar hak ettiği doğrudur.
× Nazım Hikmet ve Fazıl Hüsnü Dağlarca alabilirdi bu ödülü. Günümüzde Gülten Akın önemli bir şair. İnsan hakları konusundaki hassasiyetlerin Nobel jürisi tarafından gözetildiğini görüyoruz. 1980’lerde hapiste yatan oğlu için çabalamış biri Akın. Politik hassasiyetlere sahip…
× 45 yıldır aynı soruyla karşılaşıyorum; ‘Şiir öldü mü?’ Ölmüyor ama biçim değiştiriyor. Şiir organik bir edebi tür. Başka şeylerin içine sızabilir. Günlük konuşma dilinde de şiir kullanabiliriz, sinema filmi çekerken de…

“ANA DİL İKİ DURUMDA ÇOK ÖNEMLİ: SEVİŞME VE ŞİİR”
Gazeteci Ertuğrul Özkök
× Kendimi, geride bıraktığımız 10 yıllık her kuşağa ait hissediyorum aslında. 1970’lerin özelliği şiirle yaşamış olmamızdı. Şimdi Twitter’da kurulan ilişkileri şiirle kuruyorduk. Cemal Süreya’nın bir şiiri kadın-erkek ilişkilerinde bizim için bir parolaydı.
× Şiirin yaşamımızdaki etkisi büyüktür. Hala şiirle konuşuyoruz. Türk müziğinde şiirselliği kuvvetli buluyorum. Doğuş’un, Sezen Aksu’nun şarkı sözlerinde şiirselliğin kuvvetli etkisi var örneğin.
× Ana dil iki durumda çok önemlidir; sevişmede ve şiirde.
× Türk şiirinin insanlar arası ilişkileri açan maymuncuk olduğunu düşünüyorum.
× Romanı çok severim ama bana, ‘Nobel değeri en yüksek edebi ödüldür, kime verelim?’ deseler hiç düşünmeden şairleri gösteririm. Bir isim vermemi istiyorsan benim için Ece Ayhan önce gelir. Cemal Süreya, Melih Cevdet Anday, Sezai Karakoç, Enis Batur, Küçük İskender gibi şairler onu takip eder.
× Nobel jürisinin gözünde politik tavır önemli bir kriter. İnsanların politik tavırları olması elbette gerekli bir şey ama bir edebiyat ödülü için bu kriterin öne çıkarılmasını pek anlamlı bulmuyorum. Şairler politize oldukları ölçüde şiirleri değer kaybediyor. Nazım Hikmet’in en güzel şiirlerinin, kendisiyle hesaplaştığı, sevdiği kadın lara yazdığı şiirler olduğunu düşünüyorum.

“TÜRKİYE’DEN BİRİ ALACAKSA ATAOL BEHRAMOĞLU OLMALI”
Yazar Nazlı Eray
İlber Ortaylı’ya kesinlikle katılıyorum, çok doğru söylemiş. Çok iyi şairlerimiz var. Ama şairler romancılar gibi değiller. ‘Şiirim çok okunsun, çok satsın’ derdine girmez ve halkla ilişkiler çalışması yapmazlar. Zaten çok az yayınevi şiir kitabı yayınlamaya yanaşıyor. Buna rağmen onlar yazdıklarıyla mutludur ve hayranları onları takip eder, onlar hayranlarını değil.
Nobel, genellikle politik görüşlü kişilere veriliyor. Bunun değişmesi gerek. Ayrıca ‘İlla çok kalın bir kitap Nobel alır’ anlayışını da yanlış buluyorum. İncecik bir şiir kitabı birçok kalın romandan çok daha büyük duygular ifade eder. Zaten bu yüzden ‘Şiir almalı’ diyorum. Türkiye’den biri alacaksa bu kişi Ataol Behramoğlu olmalı.
Tabii şunu da unutmamak gerek, Nobel bir kitabın iyi olduğunun kanıtı değildir. Kesinlikle Nobel alması gereken ama almayan değerli edebiyatçılar olduğu gibi, Nobel aldığına kendi bile şaşıran edebiyatçılar var. Nobel’in seçim kriterlerini doğru bulmayan Sartre, Nobel Ödülü’nü geri çevirmiştir. Bunun hem yapıtlarına, hem de politik konumuna zarar vereceğini düşündüğü için.

YAŞAYAN ŞAİRLERDEN BİR ADAY GÖSTERMEK ZOR”
Şair Utku Özmakas
× Türkiye’de şiir geleneğinin güçlü olduğunu ispat etmek zor değil. Dünya kütüphanelerine bakın; romancılarımız nadir bulunur ama bir Nazım Hikmet dünyanın tüm kütüphanelerinde vardır.
× Roman şiire göre daha hızlı tüketiliyor, ortalama okura hitap etme avantajı var. Şiir, özellikle İkinci Yeni akımından sonra daha fazla kültürel birikim talep eden bir tür haline geldi.
× Yaşayan şairlerden bir aday göstermek kolay değil. Metin Kaçan’ın ‘Ağır Roman’ı örneğindeki gibi, roman alanında bir iyi eser vermen yetebiliyor ama şiirde iyi olmak, istikrarla ilgili bir şey. Bir şair hakkında konuşmak için üzerinden zaman geçmesi lazım. İsim istiyorsanız Nazım Hikmet ve Turgut Uyar’ı söyleyebilirim.
× Bir ara araştırdığımda 1975 ve sonrasında doğan 146 şair saymıştım. Bu sayı, zengin üretimin halen sürdüğünü gösteriyor.

Kaynak :[-]

”All Arts İstanbul” fuarında Türk ve Osmanlı geleneksel sanatlarından antikaya, modernden çağdaş sanata kadar geniş yelpazeyi bir arada sergilenecek

İstanbul’da nisanda düzenlenecek “All Arts İstanbul” fuarında sanatseverler, Türk ve Osmanlı geleneksel sanatlarından antikaya, modernden çağdaş sanata kadar geniş yelpazeyi bir arada görebilecek. İstanbul Kongre Merkezi Fuar Alanı’nda 18-21 Nisan‘da ilk kez sanatseverlerle buluşacak olan All Arts İstanbul Fuarı, klasik Türk sanatları, antika, modern ve çağdaş sanat örnekleri ile İstanbul’un ve bölgenin sanat hayatına farklı bir boyut getirecek.

All Arts Istanbul sanat fuarı farklı kategorilerden oluşacak. Birinci bölümde Klasik Türk Sanatları icra eden ustalara yer verilecek. Bu bölüme, yazma, hat, halı, seramik ve çini, bakır, keçe, cam, mücevher, tespih, tezhip, minyatür, sedef, ebru, kalem işi, cilt, dokuma ve ahşap gibi 18 kategoriden 80 usta ve sanatçı katılacak.

İkinci bölümde antika, resim, çini, efemera (gündelik hayata ait biriktirilmiş ufak tefek belgeler), kuyum, halı, nümizmatik (sikke ve madeni paralar) örnekleri yer alacak.

Üçüncü bölümde ise Modern ve çağdaş sanat örneklerinin sergileneceği galeriler bulunacak.

Özel koleksiyonlar ile üç koleksiyondan seçilen eserlerle gerçekleştirilecek küratöryel serginin de görülebileceği fuar, sanat kurumları, sanat yayınları, kitapçı ve sahaflar ile beraber 100’ün üzerinde katılımcıyı ağırlayacak.

”Fausto Zonaro’nun eserleri de yer alacak”

All Arts İstanbul’da 2. Abdülhamit döneminde saray ressamı olarak Osmanlı sarayına hizmet vermiş oryantalist ressam Fausto Zonaro’nun eserleri de yer alacak. Zonaro’nun torunu Cesare Mario Trevigne de fuar kapsamında İstanbul’da olacak.

Fuarda katılımcılara, sanatçıların stüdyolarını ziyaret etme, müze ve özel koleksiyonları rehberli turlarla gezme, seminer, konferans ve atölye çalışmaları gibi paralel programlara katılma imkanı sunulacak.

Konferanslar kapsamında önemli sanat profesyonelleri de konuşmacı olarak konuk edilecek.

 Kaynak : [-]

Sizler için 2013 yılında pek çok dalda yapılacak yarışmaları derlemeye çalıştık.

Diğer yarışmalar açıldıkça sitemizde zaman zaman duyurmaya çalışacağız.

 

“Taç Bir De Sen Tasarla”

Son katılım tarihi: 22/03/2012

Taç Bir De Sen Tasarla Yarışması’nın konusu “Gençlik”tir. Bu kapsamda yarışmada, gençlerin düşledikleri dünyayı, özgürlük, gelecek ve/veya dönüşüm kavramlarıyla anlattıkları tasarımlar yarışacaktır.

Ev tekstilinde moda yaratabilecek tasarım ve tasarımcıların ortaya çıkmasını sağlamayı hedefleyen ve Zorluteks Tekstil Tic. Ve San. A.Ş. (“Zorluteks“ olarak anılacaktır) tarafından organize edilen “Bir De Sen Tasarla” yarışması, “nevresim desen tasarımı” kategorisinde “gençlik” teması ile düzenlenmektedir.

Ödüller
Birincilik ödülü: 10.000- TL
İkincilik ödülü: 7.000- TL
Üçüncülük ödülü:5.000-TL

Mehmet Zorlu Vakfı Özel Bursu(*): 6 Adet
TETSİAD Özel Ödülü: 1 kişi 3.000- TL
Sosyal Medya Ödülü(**): 1 kişi 3.000- TL
Böylece toplam 11 ödül verilecektir.

Şartname için tıklayınız:

http://www.facebook.com/tacbirdesentasarla/app_283383435045779

 “Dünya Su Günü” Yarışma Başvuruları Başladı…

22 Mart 2013 “Dünya Su Günü” kutlama faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen; Resim, Kompozisyon, Afiş ve Fotoğraf yarışma başvuruları başladı…

uyun giderek artan öneminden dolayı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; 1992 yılında Brezilya’nın başkenti Rio de Janerio’da düzenlenen, Çevre ve Kalkınma Konferansı’nda her yıl 22 Mart tarihinin “Dünya Su Günü” olarak kutlanmasına karar vermiştir.

1995 yılından bu yana Dünya Su Günü her yıl farklı bir tema vurgusu ile kutlanmaktadır.2013 yılının teması ise  Uluslararası Su İşbirliği Yılı” olarak belirlenmiştir.

 Bu yıl 21. kez düzenlenecek olan Dünya Su Günü, 1996 yılından bu yana ülkemizde de başta Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü olmak üzere, üniversiteler, belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları tarafından çeşitli etkinliklerle kutlanacaktır.

Bu yıl düzenlenecek kutlama etkinlikleri kapsamında afiş, fotoğraf, resim ve kompozisyon yarışması da düzenlenecektir. Afiş ve Fotoğraf yarışmasında son başvuru tarihi 22.02.2013  olup, DSİ Genel Müdürlüğü’ne posta yoluyla iletilmesi gerekmektedir.

 Birincilik ödülü : Plaket  ve   2500 TL

İkincilik ödülü   : Plaket  ve   2000 TL

Üçüncülük ödülü    : Plaket  ve   1500 TL

Afiş ve fotoğraf yarışması için katılım şartları ve ayrıntılı bilgi için tıklayınız…

Afiş Yarışması

Fotoğraf Yarışması

İlköğretim Okulları 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin katılabileceği Resim ve Kompozisyon yarışmalarında son başvuru tarihi 15.02.2013 olup, bağlı bulundukları DSİ Bölge Müdürlüklerine posta yoluyla iletilmesi gerekmektedir.

Birincilik ödülü : Plaket  ve   1500 TL

İkincilik ödülü   : Plaket  ve   1000 TL

Üçüncülük ödülü          : Plaket  ve   750 TL

Kompozisyon yarışması için Katılım şartları ve ayrıntılı bilgi için tıklayınız…

Kompozisyon Yarışması

 Resim Yarışması

 

KENTSEL DÖNÜŞÜM SENARYO YARIŞMASI

Son Başvuru Tarihi: 22 Şubat 2013 (Uzatıldı !)

Ödüller:

1.lik ödülü: 25.000 TL

2.lik ödülü: 10.000 TL

3.lük ödülü: 5.000 TL

Bulut İnşaat’a reklam filmi hazırlanması amaçlanmaktadır. 22 ocaktan itibaren 2 hafta boyunca halk oylaması yapılacaktır. Halk oylamasıyla seçilen 15 senayo içinden 3 adeti jüri tarafından belirlenecektir.

Ayrıntılar için:
http://www.iamistanbul.tv/yarismalar/odullu/istanbul-senaryo-yarismasi.html

 16. ULUSLARARASI BİLİM ve BAHAR ŞENLİĞİ SENARYO YARIŞMASI

Son Başvuru Tarihi: 4 Mart 2013
 Dereceye girenler şöyle ödüllendirilecektir:
1.lik Ödülü : 5.000,00 (bintürklirası)
2.lik Ödülü : 2.500,00 (ikibinbeşyüztürklirası)
3.lük Ödülü : 1.000,00 (bintürklirası)
Konu: Piri Reis’in hayatı, çalışmaları, eserleri ile ilgili senaryo yarışması
Katılım: Bilimsel kaynaklara uygun bir kurgulama yapılacakYarışmaya yurt içi veya yurt dışından amatör ve profesyonel herkes başvurabilir. Metin dili Türkçedir.

ILDC 2013 – 5. Uluslararası Asansör Tasarım Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 18 Mart 2013 

 Yarışma Teması: Asansörlerde Kasıtlı Kötü Kullanıma Karşı Tasarımlar

Yarışma Amacı:  Asansör sektöründe katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi ve tasarım etkinliklerinin yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu yarışmayla asansör sektörü ve asansör kullanıcıları için yenilikçi tasarımların desteklenmesi amaçlanmaktadır.

Bilindiği gibi asansörler EN81-1 & 2’deki kurallara göre tasarlanır. Ancak kasıtlı tahribata karşı dayanıklı olması istenilen asansörlerde doğal olarak, asansör kullanıcılarının güvenliğini temin etmek üzere daha farklı hususlar da göz önüne alınmalıdır. Bu hususlarla ilgili olarak ekte verilen TS EN81-71 standardının çok iyi özümsenmesi ve hazırlanacak projelerde uygulanabilirliğin sağlanması gerekmektedir.
Asansörlerde karşılaşılabilecek tehlikeler arasındaki “İnsan Davranışı” ile ilgili olan tehlikeler, yukarda sözü edilen standartta belirtilmiş olmasına rağmen ayrıca kısaca bu şartnamenin ekinde de verilmiştir. Ancak bu ekin sadece “hızlı göz atma” (quick reference) için verildiği unutulmamalıdır: Esas ve geçerli olan yine TS EN81-71 standardıdır.
Standardın 10 ve 11 sayfalarında “Kurallara uygunluğun doğrulanması için kullanılacak metotlar” adıyla verilen Çizelge 2’nin çok iyi incelenerek projelerin hazırlanması önemlidir.
Hazırlanacak projelerin, standartta belirtilen hangi asansör kategorisi (Bknz. Ek A Müşteriler/tasarımcılar için kılavuz Çizelge A.1) için hazırlandığı da özellikle belirtilmelidir.
Yarışma sonunda uygulanabilirliği jüri tarafından belirlenen tasarımların üretilerek hayata geçirilmesi hedeflendiğinden, projelerin tasarımcıları ile anlaşılarak telif hakları devir alınacaktır.

Yarışma Takvimi:

  • Proje teslim tarihi : 18 Mart 2013 Pazartesi saat 17:00’ye kadar 
  • Seçici Kurul toplantısı : 30 Mart 2013 
  • Sonuçların ilanı ve ödül töreni : 1 Nisan 2013 
  • Sergi ( Fuar Alanı ) : 4 – 7 Nisan 2013

Yarışma Jürisi: 

  • 9 asil ve 2 yedek üyeden oluşan Seçici Kurul AYSAD, IFO ve ETMK tarafından oluşturulmuştur.

Katılım Koşulları:

  • Yarışmaya Endüstriyel Tasarımcılar, Mimarlar, Đç Mimarlar, Mühendisler ve bu meslek ünvanlarını almak üzere yüksek öğrenimine devam eden öğrenciler katılabilirler.
  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışma uluslararası olup, 4/a. Maddesinde bahsi geçen ünvanlardan birine sahip kişiler bu şartnamede belirtilen koşullara uygun olarak hazırlayacakları proje ve dokümantasyonu belirlenmiş süre içinde Yarışma Sekreteryası’na ileterek katılabilir.
  • Yarışmalara grup olarak katılmak mümkündür. Grubu oluşturan kişilerden en az biri 4/a. maddesinde yer alan ünvanlardan birini taşımalı ve grup en fazla 4 kişiden oluşmalıdır.
  • Çizimler: En çok 2 adet paftadan oluşan, her biri A1 boyutunda, 300 dpi çözünürlükte PDF veya A1 boyutunda 600 dpi çözünürlükte JPEG olarak hazırlanmış ve CD’ye kaydedilmiş olmalıdır. CD olarak teslim edilecek projeler Yarışma Sekreteryası tarafından bastırılacaktır.
  • Rapor: Projeyi 500 kelimeyi aşmayacak şekilde yazılı olarak anlatan, A4 boyutunda Word veya PDF formatında Türkçe ve/veya Đngilizce 1 sayfalık proje raporu ayrıca bir CD’de kaydedilerek teslim edilmelidir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Posta yolu yada elden teslim yapılır.
  • Adres:  Kore Şehitleri Cad. No: 34 Kat.4, Zincirlikuyu Şişli 34394  İSTANBUL TÜRKİYE

Ödüller:

  • Birincilik ödülü : 5.000 € 
  • İkincilik ödülü : 3.000 €
  • Üçüncülük ödülü : 1.000 €

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği (AYSAD)
  • İFO  İstanbul Fuar Hizmetleri A..Ş

Nurol GYO Tasarım Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 20 Şubat 2013 (Teslime 16 days kaldı)

Yarışma Teması: İstanbul için Hafta sonu Kentini Tasarla

Yarışma Amacı: Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, farklı fikir ve tasarımlarla, rekabetin hız kazandığı bu dönemde, genç beyinlerin yaratıcı fikir ve özgün tasarımlarının teşvik edilmesi gerektiğini düşünmektedir. Bu anlamda, Nurol Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. nezdinde üniversitelerin desteğiyle düzenlenecek olan Nurol GYO Mimarlık Öğrencileri Yarışması ile gençleri desteklemeyi amaçlamaktadır.

İstanbul için Hafta sonu Kentini Tasarla / Desing the weekend city.

20.yüzyıla  çok katmanlı, kozmopolit  ve zengin kent kültürü ile giren İstanbul, diğer yandan Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesi ve kapsamlı bir modernleşme projesini finanse edecek gücünün olmaması nedeniyle  günden güne enerjisini ve çeşitliliğini yitirerek girdi.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında  ise İstanbul’a göç edenler kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kaldılar  ve  enformel kent  böyle kuruldu. Enformel kentleşme, alt-orta sınıf için modern kent “gecekondulu-minibüslü-seyyar satıcılı” bir yaşam anlamına gelirken , üst-orta sınıfların modern kenti ‘yap-satçı’ müteahhitlerin inşa ettiği bir  apartman denizinden ibaret oldu.
50 sonrası ise hızla büyüyen şehrin inşaa ettiği tek şey ise konut oldu. Bu plansız kentleşme de İstanbul’da kamusal alan inşasını neredeyse unutturdu.
Oysa ki kamusal alan kenti ve kentlileri bir  arada  tutan güçlü bir bağ.
İşte bu kapsamda yarışma katılımcılarından anahtar sözcüklerimizden ilham alarak ve fikir denizlerini genişleterek haftasonu için kente özel tasarımlar geliştirmeleri ve yeni fikirler üretilmesi bekleniyor.

  • Açık alanlar
  • Kıyılar
  • Eğlence / dinlence alanları
  • Yer
  • Boş zaman
  • Aylak / Flaneur
  • Mekansal ve sosyal kutuplaşma

Yarışma Takvimi:

  • Yarışmanın İlanı: 26 Kasım 2012
  • Son Başvuru Tarihi: 20 Şubat 2013
  • Proje Son Teslim Tarihi: 15 Mart 2013
  • Seçici Kurul Değerlendirmesi ve Sonuçların Açıklanması: Nisan 2013

Yarışma Jürisi:

  • Prof. Dr. Ahmet Eyüce / Bahçeşehir Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı
  • Prof. Dr. Arzu Erdem /  İTÜ Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü Bölüm Başkanı
  • Doç. Dr. Tansel Korkmaz /  Bilgi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı
  • Musa Aykaç / Nurol GYO Genel Müdürü
  • Tuğba Ensari / Nurol GYO Genel Müdür Yardımcısı

Katılım Koşulları:

  • Yarışma, tüm Türkiye’deki T.C. üniversitelerinin Mimarlık Bölümlerinin 1.2.3. ve 4. sınıf lisansöğrencilerine açıktır.
  • Yarışmaya grup katılımı serbesttir.Grup üye sayısı 3’ü geçemez
  • Yarışmacılar en fazla iki ayrı öneri ile yarışmaya katılabilirler.
  • Yarışmaya Seçici Kurul üyeleri, raportörler ve Nurol GYO şirket yönetici ve çalışanlarının birinci derece yakınları katılamaz.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Katılım websitesi üzerinden gerçekleştirilecektir. Proje yüklemek için tıklayın.

Ödüller:

  • Birincilik Ödülü : MacBook Pro
  • İkincilik Ödülü : Macbook Air
  • Üçüncülük Ödülü : I-Pad 3

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Nurol GYO

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

Urla Belediyesi İçmeler Sahil Düzenlemesi Ulusal Öğrenci Kentsel Tasarım Proje Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 15 Mart 2013 (Teslime 39 days kaldı)

Yarışma Teması: Kentsel Tasarım

Yarışma Amacı: Urla Belediyesi tarafından “Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği” kapsamında “Serbest, Ulusal ve Tek Kademeli” olarak yarışmaya çıkarılmıştır.

“Urla Belediyesi İçmeler Sahil Düzenlemesi” konulu fikir projesi yarışması, uzun bir geçmişe sahip olan bölgenin potansiyelleri ile değerlendirilip yeniden kentlilere kazandırılması, bölgenin canlandırılması, çekim merkezi haline gelmesi; hem Urlalıların hem de Urla müdavimlerinin yeniden gözdesi olması doğrultusunda yenilikçi, sürdürülebilir, işlevsel ve ekonomik fikirlerin ortaya çıkmasını amaçlamaktadır. Öncelikle yarışmacıların bölgeyi ve Urla’yı araştırmaları, yöreye özgü turizm dinamiklerinin belirlenmesi ve bu doğrultuda proje ile ilgili kavramsal yaklaşımların ve tasarım fikirlerinin genç tasarımcılar tarafından ortaya konması hedeflenmektedir.

Bu alan fiziksel sınırları, büyüklüğü, konumu ve potansiyelleri ile çevresindeki mevcut yapılaşmayı doğrudan etkileyecek bir konuma sahiptir. Alan içerisindeki yolların tasarımın içerisinde değerlendirilmesi, yaya ve araç hareketlerine ilişkin önerilerin oluşturulması ve alanın bütünleştirici bir merkez oluşturacak şekilde tasarlanması, sahil hattının kullanımına ilişkin öneriler ile sunulan projelerin enerji ve çevre duyarlılıklarını barındırması, sürdürülebilir olması, engelli vatandaşların kullanımına olanak sağlaması yarışmacılardan beklenmektedir.

Yarışma Takvimi:

  • Yarışmanın İlanı: 08 Ocak 2013 Salı
  • Soruların sorulması için son gün: 18 Ocak 2013 Cuma
  • Cevapların ilanı : 28 Ocak 2013 Pazartesi
  • Projelerin son teslim günü: 15 Mart 2013 Cuma
  • Jüri değerlendirme: 21/24 Mart 2013 Per-Cu-Cts-Pzr
  • Sonuçların açıklanması: 27 Mart 2013 Çarşamba
  • Kolokyum ve Ödül Töreni: 14Nisan 2013 Pazar

Yarışma Jürisi:

  • Deniz Erinsel Önder
  • Ebru Yılmaz
  • Ülkü Inceköse
  • Hülya Koç
  • Semahat Özdemir
  • Vecdi Küçükerbaş
  • Emine Malkoç

Katılım Koşulları:

Yarışmaya katılacak yarışmacıların aşağıdaki koşullara uyması şarttır:

  • Yarışmaya Türkiye veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Mimarlık ve Güzel Sanatlar, Tasarım, Mühendislik-Mimarlık Fakültelerinde öğrenim gören mimarlık, şehir planlama, peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım bölümleri lisans öğrencisi olmak.
  • Jüri üyeleri (danışman, asli, yedek) ve raportörlerle bunların birinci dereceden akrabaları, ortakları, yardımcıları ve çalışanları arasında olmamak.
  • Jüri çalışmalarının herhangi bir bölümüne katılmamış olmak.
  • Yarışmaya bireysel ya da ekip olarak katılım mümkündür. Ekip olarak katılımlarda kişi sayısı sınırlaması yoktur. Ekip olarak katılımlarda ekip başının belirtilmesi gerekmektedir. Ekip başı mimarlık, şehir planlama, peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım bölümlerinden herhangi bölümün öğrencisi olabilir.
  • 2012-2013 Eğitim Öğretim Güz yarı yılında mezun olan öğrenciler de yarışmaya katılabilirler.
  • Şartname alıp isim, adres ve iletişim bilgilerini raportörlüğe kaydettirmiş olmak şarttır. (Ekip olarak katılanlardan bir kişinin bu şartı yerine getirmesi yeterlidir.)
  • Yarışmaya katılan her projede özgünlük ve daha önce başka bir yerde yayınlanmamış ya da başka bir yarışmada ödül almamış olması şartı aranmaktadır. Bunun aksi bir durumun tespiti ve bu tespitin, jüri üyelerinin nitelikli çoğunluğu tarafından onaylanması halinde, proje yarışma dışı bırakılır, ödül kazandıysa ödülün tamamı yarışma organizasyonuna iade edilir.
  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışmaya sunulan çalışmaların her türlü fikri hakları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun hükümleri uyarınca sahiplerine aittir, ancak bu yarışmaya katılmakla projelerinin Urla Belediyesi tarafından sergilenmesi ve her türlü yayın aracıyla yayınlanmasını kabul etmiş sayılacaklardır.
  • Belediye, yarışma sonucu ödül alan projeyi aynen kullanmak zorunda değildir, diğer projelerle birlikte değerlendirerek uygulamaya yetkilidir.
  • Yarışma projeleri iade edilmeyecektir.
  • Yarışmaya katılan öğrenciler, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.
  • Kayıt için son tarih soruların cevaplarının yayınlandığı tarihtir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Elden yada posta yolu ile katılım sağlanabilir.
  • Adres: Hacıisa Mahallesi Bülent Baratalı Caddesi Cumhuriyet Meydanı No:3 Urla / İzmir, 35430

Ödüller:

  • Birincilik ödülü: 4.000.-TL 
  • İkincilik ödülü: 3.000.-TL
  • Üçüncülük ödülü: 2.000.-TL 

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Urla Belediyesi

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

Annemin İşi Benim Geleceğim: “Borusan Neşe Fabrikası” Mimari Proje Yarışması

Son Başvuru Tarihi: 12 Nisan 2013

Yarışma Teması: Kente karşı işlenen suçlar

Yarışma Amacı: “Organize Sanayi Bölgelerinde Kreş ve Gündüz Bakımevi Ulusal Mimari Proje Yarışması” konulu mimari tasarım gerçekleştirilirken; kültür, sanat, bilim ve doğa değerlerinin yarışma yolu ile geliştirilmesi, çok sayıda seçenekten uzun vadede gereksinimleri karşılayabilecek nitelikli, özgün, işlevsel, ekonomik ve yenilikçi çözümler seçilmesi ve güzel sanatların teşvikine uygun ortam sağlanmasıdır.

Borusan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile iş birliği içerisinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan 10 farklı OSB’de “Borusan Neşe Fabrikası” üst başlığı ile 0-6 yaş arası “Kreş ve Gündüz Bakımevleri” kuracaktır. Pilot bölge olarak Adıyaman OSB seçilmiştir. Yarışmanın konusu, farklı bölgelerde, 75 ile 150 çocuk arası değişen büyüklüklerde 0-6 yaş arası olacak bu Kreş ve Gündüz Bakımevleri’nin mimari tasarımlarına dair bir model oluşturmak ve bu modeli Adıyaman OSB’de verili arsada bulunacak pilot uygulama için mimari proje düzeyinde geliştirilmesidir.

 

Yarışma Takvimi

  • Yarışmanın ilanı: 25 Ocak 2013
  • Soru Sorma Son Tarih: 22 Şubat 2013
  • Soruların Yanıtlanması: 25 Şubat 2013
  • Projelerin Son Teslim Tarihi: 12 Nisan 2013
  • Jüri Değerlendirme Toplantısı: 18-20 Nisan 2013
  • Sonuçların Açıklanması: 22 Nisan 2013

Yarışma Jürisi: 

Asil Jüri Üyeleri (Seçici Kurul)

  •  Durmuş Dilekçi  – Yük. Mim., Uras+Dilekçi Kurucu Ortağı
  • Gökhan Avcıoğlu – Yük. Mim., Uras+Dilekçi Kurucu Ortağı
  • Prof. Hakkı Önel (jüri başkanı)  – Yük. Mim., YTÜ Öğretim Üyesi
  • Yrd. Doç. Dr. Hikmet Sivri Gökmen – Yük. Mim., DEÜ Öğretim Üyesi
  • H. Sinan Omacan – Yük. Mim., Atölye Mimarlık Kurucusu
  • Yrd. Doç. Dr. Murat Uluğ – Yük. Mim. KOÜ Öğretim Üyesi
  • Sinan Kafadar – Mim., Metex Design Ortağı

Katılım Koşulları:

  • Yarışmaya tüm TMMOB Mimarlar Odası üyeleri tek başlarına veya ekip olarak katılabilirler.
  • Ekip olarak katılımlarda TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, TMMOB İçmimarlar Odası ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Üyeleri, üyeliklerini belgelemek şartıyla yer alabilirler.
  • Ayrıca farklı disiplinlerden danışman ve yardımcı olarak ekip üyesi olunabilir.
  • Projelerin son teslim tarihine kadarwww.anneminisi.org adresinden kayıt formu doldurmak koşuluyla yarışmaya başvurulabilir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Adres: Fulya Mah. Yeşilçimen Sok. No:12/430 34394, Fulya / İstanbul

Ödüller:

  • Birincilik Ödülü: 40.000 TL
  • İkincilik Ödülü: 30.000 TL
  • Üçüncülük Ödülü: 20.000 TL
  • Eş mansiyonlar (3 adet): 10.000 TL
  • Satın Alma (Gereğinde Jüri kullanımı için): 15.000 TL

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Borusan

İletişim ve Ayrıntılı bilgi:

Karşılama-Sergi-Sunu Mekanı Ulusal Öğrenci Mimari Proje Yarışması 2013

Son Başvuru Tarihi: 26 Şubat 2013 (Teslime 22 days kaldı)

Yarışma Teması: Karşılama ve kayıt kabul standı tasarımı

Yarışma Amacı: Türkiye’de de insan – çevre ilişkileri açısından yaşanan gelişmeler, oluşan dinamikler, çevreye verilen önemin giderek arttığını göstermektedir. Sürdürülebilirlik çerçevesinde gelişen kavramlar, gerek bilimsel, gerekse toplumsal zeminlerde ağırlığını giderek daha çok hissettirmekte, özellikle kamu kuruluşlarına, meslek örgütlerine, eğitim kurumlarına önemli sorumluluklar yüklemektedir.

Bu bağlamda; Mimarlar Odası Bursa Şubesi de sürdürülebilir çevre oluşum sürecine meslek insanlarının katkıda bulunmasını temel hedef olarak görmekte ve geleceğin mimarlarından, 25. Uluslararası Yapı ve Yaşam Kongresi için “Mimarlar Odası” nın sürdürülebilirlik ile ilgili duruşunu anlamlandıracak özgün tasarımlar elde etme amaçlı karşılama ve kayıt kabul standı yarışması düzenlemektedir.
Yarışmanın amacı ”Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği” kuralları içinde kültür, sanat, bilim, çevre ve etik değerleri dikkate alarak güzel sanatları teşvik etmektir.
Dünya ile hatta giderek evren ile insanın aynı bedeni paylaştığının bilincine ulaşmaktır. Çünkü aynı bedeni paylaşan bir sağ el, sol ele zarar vermez.
Hoyratça tükettiğimiz doğal kaynakların sonsuz olmadığı, dikkatlice kullanılmadığı ve yaşamsal döngünün önü kesildiği takdirde erkenden yok olacağı bilinmelidir. Medeniyetin bedeli ise, yok edilen bir dünya değildir. Bir yaşamı sürdürebilir kılmak; yenilenebilir enerjiler kullanarak yaşam sürdürürken, en az atık üretmek hedefine giden bir yolda ilerlemektir. Fakat unutmamalıdır ki, yaşam bir alışveriştir. Sıfır atık; atık üretmemek değil, tasarımın işlevi bittiğinde, malzemesinin dönüşebilir, yani tekrar yaşamsal döngüye dahil edilebilir olması demektir…
Temel soru ise; dönüştürmek zorunda olduğumuz malzemelere aslen mahkum olup olmadığımızdır. Alternatif bir yaşam ve üretim tekniği, tüm tasarımlarımızın en önemli ve öncelikli araştırması olmalıdır. Başını sonunu sorgulamadığımız malzemelerle bir yaşam kurmaya kalkarsak unutmamalıyız ki; yaşam da “bir kez” kaybedilir.

Yarışma Takvimi:

  • Yarışmanın İlanı: 15 Ocak 2013  
  • Soru Sorma İçin Son Tarih: 15 Şubat 2013
  • Proje Teslimi: 26 Şubat 2013 Saat 17.00
  • Jüri Değerlendirmesi: 02 Mart 2013
  • Sonuçların İlanı: 04 Mart 2013
  • Ödül Töreni: 27 Mart 2013
  • Sergi:27-31 Mart 2013
Yarışma Jürisi:
  • Prof.Dr. Nilüfer AKINCITÜRK – Uludağ Üniversitesi Müh. Mim Fak. Mimarlık Bölümü
  • Prof.Dr. Ataman DEMİR – MSGSÜ / Işık Üniversitesi Güzel San. Fak. İç Mim. Böl.
  • Prof.Dr. H.Semih ERYILDIZ – Gebze Yüksek Tek.Ün.Mim.Fak.Mim.Böl.
  • Doç.Dr. Arzu ÇAHANTİMUR – Uludağ Üniversitesi Müh.Mim.Fak.Mimarlık Bölümü
  • Öğr.Gör.Dr. Göktürk GÜLTEK – Gazi Üniversitesi Mim.Fak.Mim.Böl. / Atılım Ün.İç.Mim.Çev.Tas.Böl.
  • Y.Mim. Çelik ERENGEZGİN – Serbest Mimar
  • Y.Mim. İhsan DUYGULU – Serbest Mimar

İhtiyaç Program:

Bursa Tüyap Sergi ve Fuar alanı yapısı giriş holünde;
  • Karşılama ve kayıt kabul standı ……………………………           toplam 24 m2
Mimarlar Odası’nın kurumsal kimliği yanında sürdürülebilirlik temasını da içeren, hızlı ve kolay imal edilebilecek,sökülebilir-takılabilir, gelecek yıllarda da Fuar ve Kongrelerde karşılama amaçlı olarak kullanılabilecek stantta aşağıdaki temel fonksiyonlar bulunmalıdır:
  • Karşılama Bankosu(dört kişilik) 16 m2
  • Mimarlık Vakfı Standı(bir kişilik ) 4 m2
  • Kongre kitapçıkları ve çantaları için depo mekanı 2 m2
  • Kitap ve CD satış alanı 2 m2
Kazanan proje 27 Mart 2013 tarihinde başlayacak olan fuar alanında uygulanacağından; tasarımlar kısa sürede imal edilebilecek ve kolaylıkla monte edilecek sistemde ele alınmalıdır.
  • Sponsor firmalar için mekan kurgusu (giriş holü içinde müellif önerecektir)
  • Sergi alanı
Yaklaşık 50 adet (A0) pafta sergilenebilmelidir.(giriş holü içinde müellif önerecektir)
  • İşlik (25 kişilik)
Devingenliği ile, atölye kullanıcısının tasarımına göre değişime olanak veren mekan kurgusu içermelidir (giriş holü içinde müellif önerecektir).
Katılımcının öngördüğü senaryo doğrultusunda programla ilgili çeşitli esneklikler kazandırılabilir.

Katılım Koşulları:

  • Yarışmaya Türkiye veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Mimarlık öğrenimi gören lisans öğrencileri bireysel ya da grup olarak katılabilirler.
  • Bireysel katılımlarda bizzat katılımcının, grup katılımlarında ekip başının Mimarlık Bölümünden olması zorunludur. Grup katılımlarında kişi sayısı sınırlaması yoktur.
  • Katılımcılar; Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nden veya www.bursamimar.org.tr internet adresinden ücretsiz şartname alarak yarışma raportörlüğüne kayıt olacaklardır. (Ekip olarak katılanlardan bir kişinin bu şartı yerine getirmesi yeterlidir)
  • Üniversitelerin 2011 Bahar Yarıyılı Eğitim-Öğretim Dönemi ve sonrasında mezun olan öğrenciler de yarışmaya katılabilirler.
  • Yarışmaya katılan her projede özgünlük ve daha önce başka bir yerde yayınlanmamış ya da başka bir yarışmada ödül almamış olması şartı aranmaktadır.
  • Yarışmaya katılım ücretsizdir.
  • Yarışmaya sunulan çalışmaların tüm hakları Mimarlar Odası Bursa Şubesi’ne aittir. Yarışma projeleri iade edilmeyecektir (Paftalar sergi amaçlı kullanılacaktır).

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Elden yada posta ve kargo yolu ile yarışmaya başvuru yapılabilir.
  • Adres: Mimarlar Odası Bursa Şubesi / Bursa Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi / Odunluk Mahallesi Akademi Cad. No:8 A-3 Blok Nilüfer/ Bursa

Ödüller:

  • Birincilik ödülü:  3.000.-TL.
  • İkincilik ödülü: 2.000 TL
  • Üçüncülük ödülü: 1.000 TL
  • Mansiyon: 3 x 500 TL

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

  • Mimarlar Odası Bursa Şubesi

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

EİB VIII. Moda Tasarım Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EİB) tarafından bu yıl 8. kez düzenlenen EİB Moda Tasarım Yarışması‘nın finalistlerinin belli oldu. 393 başvurunun yapıldığı yarışmada 140 tanesi jüriye sunuldu ve jüri aşağıdaki 10 tasarımcıyı final için seçti.

Finalistler:

  • Aslı Mescit
  • Gökçe Nur Özbek
  • Gökhan Yavaş,
  • Mahmut Ağaç
  • Meriç Canatan
  • Nadir Zadeoğulları
  • Ruhi Tamer Çoğal
  • Özlem Yazan
  • Sercan Arıcı
  • Talha Feyyaz Türker

Otomotiv Tasarım Yarışması 2013

Son Başvuru Tarihi: 1 Nisan 2012

Yarışma Teması: Otomotiv Tasarımı

Yarışma Amacı:  Bu yarışma otomotiv endüstrisinin gereksinimlerine karşılık gelecek, farklılık, yaratıcılık ve yenilikçilik içeren projelerin teşvik edilmesi ve değerlendirilmesi için öğrenci ve profesyonel katılımcılara yönelik olarak ikinci kez düzenlenmektedir. Her kategoride katılımcılardan sektörün katma değer yaratma becerilerini artıracak özgün ve yenilikçi komponent bazlı  projelerin geliştirilmesi beklenmektedir.

Yarışma komponent bazında ergonomi, emniyet, yenilebilir enerji ve çevre, mekanik/fonksiyonellik olmak üzere 4 ayrı grupta katılıma açıktır.

Yarışma Kategorileri:

  • Serbest Katılım
  • Öğrenci
  • Ergonomi
  • Emniyet
  • Mekanik Fonksiyonellik
  • Yenilenebilir Enerji ve Çevre

Yarışma Takvimi:

  • Son Başvuru tarihi: 1 Nisan 2013, saat 17.00’a kadar
  • Ödül Töreni : 17-18 Nisan 2012 – Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi

Yarışma Jürisi: 

  • Jüri üyeleri, OİB tarafından oluşturulacaktır.

Katılım Koşulları:

Serbest Katılım

Yarışmanın serbest katılımı T.C vatandaşı olan, 18 yaşını doldurmuş, otomotiv komponent tasarımı konusunda ilgisi bulunan herkese açıktır.

Öğrenci kategorisi

Yarışmanın öğrenci kategorisi, T.C vatandaşı olan yurtiçinde ve yurtdışında eğitim veren Otomotiv ile ilgili 2 yıllık önlisans programları ile Mühendislik ve Endüstriyel Tasarım bölümlerinin 4 yıllık lisans, yüksek lisans programlarına kayıtlı öğrencilere açıktır.

  • Katılımcı, her bir kategoride en fazla 1 proje ile katılabilir. ( Bir katılımcı en fazla 4 grupta 1’er projeyle, toplamda 4 proje ile katılabilir.)
  • Bir katılımcının aynı grupta birden fazla proje göndermesi durumunda, katılımcıya ait aynı grupta yer alan tüm projeler yarışma dışında kalır.
  • Ekip katılımlarında tüm ekip üyeleri ilgili kategorideki bireysel başvuru koşullarını sağlamalı, bir kişi ekip lideri olarak bildirilmelidir.
  • Projenin, en fazla 4 adet sunum paftasında anlatılması gerekmektedir. Paftalar jpg formatında minimum 1366*768 piksel /72(piksel/inc) – maksimum 1920*1080 piksel /72(piksel/inc) çözünürlükte olmalıdır.
  • Proje raporları Türkçe ve İngilizce yazılmalıdır.
  • Teslim edilecek malzemelerin üzerinde sistem tarafından otomatik olarak atanacak olan numara ile ürün ve katılım kategorisi ve katılım biçimi dışında yarışmacının kimliğini belirtecek bir ibare veya işaret bulunmamalıdır.
Katılım Şekli ve Adresi:
  • Yarışmacılar www.otomotivprojeyarismasi.com websitesine e-mail adresiyle üye olarak sistemde bulunan başvuru formunu dolduracaklardır.
  • Tasarımlar web sitesine yüklenecektir.
  • Online kayıt yaptıranların şarname metnini indirip yazıcı çıktısını alarak ve her sayfanın altı yetkili kişi veya kişiler tarafından ıslak imza ile imzalandıktan sonra posta ya da kargo yolu ile yarışma sekretaryasına gönderilmelidir.
Değerlendirme Ölçütleri:
  • Projenin özgünlüğü ve yeniliği
  • Kullanıcıya sağlayacağı fayda
  • Üreticiye sağlayacağı fayda
  • Katma değeri artıran tekniklerin geliştirilebilirliği ve uygulanabilirliği
  • İhracat Potansiyeli
Ödüller:
 
Her kategoride
Serbest Katılım
Öğrenci
Birinci
10.000
10.000
İkinci
6.000
6.000
Üçüncü
 3.000
3.000
Mansiyon
 2.000
2.000
Ergonomi, yenilebilir enerji ve çevre, emniyet, mekanik/fonksiyonellik kategorilerinde ayrı ayrı yukarıdaki ödüller verilecektir.
Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:
  • Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği

İletişim ve Ayrıntılı Bilgi:

 

İMMİB Endüstriyel Tasarım Yarışmaları 2013

Son Başvuru Tarihi: 05 Nisan 2013

Yarışma Teması: Ev, otel ve restoran kullanımına yönelik “Engelliler, Yaşlılar ve Çocuklar İçin Tasarım” ve İstanbul için hediyelik eşya

Yarışma Amacı:  Metal Ürünler, Plastik Ürünler ve Elektrikli Küçük Aletler sektörlerinde katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesi, endüstriyel tasarım etkinliklerinin yaygınlaştırılması ve özendirilmesi, bu sektörlerin ihracata yönelik rekabet gücünün arttırılması ve bu bağlamda söz konusu sektörler için yenilikçi tasarımın desteklenmesi hedeflenmektedir.

Yarışma İçeriği:

Yarışmalar;

Ev, otel ve restoran kullanımına yönelik “Engelliler, Yaşlılar ve Çocuklar İçin Tasarım” teması kapsamında;

  • METALDEN MAMUL ÜRÜNLER
  • PLASTİKTEN MAMUL ÜRÜNLER
  • ELEKTRİKLİ KÜÇÜK ALETLER

Ve yine ev, otel ve restoran kullanımına yönelik

  • KONSEPT 2013 : İstanbul İçin Hediyelik Eşya Tasarımı

olmak üzere toplam 4 ayrı kategoride katılıma açıktır.

Engelliler, yaşlılar ve çocukların beslenme, temizlik, eğitim, sağlık, güvenlik, eğlence ve dinlenme gibi  konularda(artırılabilir) özelleşmiş ihtiyaçlarına yönelik ürün tasarımları beklenmektedir.

Ayrıca tasarımlar (herkes için tasarım/design for all anlayışı çerçevesinde)tema kapsamındaki en az bir kullanıcı grubunun ihtiyacını kapsaması koşulu ile tema kapsamında ve dışında kalan tüm kullanıcıların da ortak ihtiyacını karşılar nitelikte olabilir.

Tanımlar :

Engelliler : Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi. (5378 Sayılı Kanun Tanımı)

Yaşlılar: 65 yaş ve üzeri kişiler.

Çocuklar: 0-12 yaş arası çocuklar.

Yarışma Takvimi

  •  Resmi Duyuru Tarihi :  1 Ocak 2013
  • Proje teslim tarihi : 5 Nisan 2013
  • Seçici Kurul toplantısı : 27 Nisan 2013
  • Ödül töreni : 6 Haziran 2013

Yarışma Jürisi:

Katılım Koşulları:

  • Yarışmanın profesyonel kategorisi, üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık bölümleri lisans mezunları ile bu bölümlere ilişkin yüksek lisans/doktora öğrencileri veya mezunlarına ve ETMK üyelerine açıktır. (görsel iletişim tasarımı bölümü dahildir)
  • Yarışmanın öğrenci kategorisi, üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık bölümlerine kayıtlı lisans öğrencilerine açıktır. (görsel iletişim tasarımı bölümü dahildir)
  • Yarışmaya grup olarak katılmak mümkündür. Grup katılımında, grup temsilcisi olarak bir katılımcının belirtilmesi gereklidir.
    • Yarışmanın grup profesyonel kategorisinde, grup üyelerinden en az bir kişinin profesyonel kategorisi maddesindeki şartları sağlaması gerekmektedir. Ayrıca diğer grup üyelerinin, üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık, mühendislik bölümleri lisans mezunu veya öğrencisi veya bu bölümlere ilişkin yüksek lisans/doktora öğrencisi veya mezunu; veya ETMK üyesi olması gerekmektedir.
    •  Yarışmanın grup öğrenci kategorisinde, grup üyelerinden en az bir kişinin öğrenci kategorisi maddesindeki şartları sağlaması; ayrıca diğer grup üyelerinin tamamının üniversitelerin endüstriyel tasarım, güzel sanatlar, mimarlık, mühendislik bölümleri lisans öğrencisi olması gerekmektedir
  • Katılımcı, her bir kategoride bireysel veya grup üyesi olarak en fazla 1 proje ile katılabilir.

Katılım Şekli ve Adresi:

  • Yarışma başvuruları online olarak internet üzerinden dosya yükleme yolu ile kabul edilecektir.
  • Birinci aşama: tasarim.immib.org.tr adresinden online kayıt yapılması.
  • İkinci aşama: Projelerin verilen tarihler arasında internet sitesine yüklenmesi.
    • Proje yüklenmesinde istenen belgeler ve bilgiler;
      • Fotoğraf
      • Öğrenci ve Mezuniyet Belgesi
      • Proje Çizimleri
      • Proje Raporları ( Türkçe-İngilizce)

Ödüller:

DERECELER PROFESYONEL ÖĞRENCİ
1.’lik ödülü* 15.000 TL 7.000 TL
2.’lik ödülü 10.000 TL 5.000 TL
3.’lik ödülü 7.000 TL 3.000 TL
Mansiyon  4.000 TL 2.000 TL

* Yurt dışında en fazla 2 yıl süre ile eğitim imkanı sağlanabilecektir.

* Ayrıca profesyonel ve öğrenci kategorisinde birincilik ödülü alan yarışmacılar ( grup katılımı durumunda grup üyelerinin ortak mutabakatıyla temsilci olarak bir kişi) yurt dışı fuarlarına götürülebilecektir.

İletişim ve Ayrıntılı bilgi:

  • Yarışma şartnamesi için tıklayınız.
  • Web: tasarim.immib.org.tr
  • Mail: [email protected]
  • Adres:  İMMİB – İSTANBUL MADEN VE METALLER İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ
    Çobançeşme Mevki, Sanayi Cad. Dış Ticaret Kompleksi A Blok Kat: 6 / Pazara Giriş Şubesi
    Yenibosna 34197 İSTANBUL

 

PosterHeroes3 – Akıllı Şehirler ve Şeffaf Evrim

 

Son Başvuru Tarihi: 18 Şubat 2013 

 

Yarışma Teması: Afiş tasarımı

 

Yarışma Amacı:  Akıllı şehir projesi günümüzde en çok tartışılan, kongreler, gazeteler ve politikalar gibi yöntemlerle en çok desteklenen oluşumlardan biri. Temiz, erişilebilir, şeffaf ve açık katılımlarla bu evrim bize ait. Yarışma bu süreci sorgulamak adına sürdürülebilirliği üretim, sağlık, hareket ve kamusal hayat adına tartışmaya açıyor.

 

  • İnsan ölçekli bir şehir nasıl yaratılabilir?
  • Nasıl fikirler, eylemler ve seçimler kentlerin mevcut durumunu geliştirebilir?
  • Şehirlerin “şeffaf evrimi” için sizin katkınız nedir?

 

Yarışma başlıkları:

 

  • Ekonomi
  • Yaşam
  • Hareketlilik
  • Toplum

 

Yarışma Takvimi

 

  • Projelerin Son Teslim Tarihi: 18 Şubat 2013
  • Sonuçların Açıklanması: 30 Mart 2013

 

Yarışma Jürisi: 

 

  • Ellen Lupton
  • FF3300
  • Toormix
  • Christoph Almasy
  • Vernon Kerr
  • Paula & Aart
  • Joan Vinyets, Onelab
  • Happycentro
  • Heydays
  • Re-public and Thema

 

Katılım Koşulları: Yarışma herkese açıktır.

 

Katılım Şekli ve Adresi:

 

  • 50×70 cm, 150dpi (2953×4134 pixels), dikey pafta kullanılmalıdır.
  • Dosya maksimum 5 MB, jpg veya pdf formatında olmalıdır.
  • Tüm yazılar İngilizce veya İtalyanca olmalıdır.
  • Verilen linke çalışma yüklenirken katılım formundaki tüm bilgiler ve açıklama metni (maksimum 500 kelime) İngilizce olarak doldurulmalıdır.

 

Ödüller:

 

  • Yarışmada ödüllendirme bulunmamaktadır. Seçilecek en iyi 40 çalışma İtalya’daki Demokrasi Bienalinde sergilenecektir.

 

Yarışmayı Düzenleyen Kuruluş:

 

 

İletişim ve Ayrıntılı bilgi:

 

AE 2013 – Bilimkurgu Kısa Öykü Yarışması Duyurusu (Mütevazi bir yarışma)

Yarışma Düzenleme Sebebi

Eskiden, bilgisayarların yeni yeni evlere girdiği ve İnternet’in yaygınlaşmadığı zamanlarda. Öykü yarışmaları için fotokopicilerin kapılarını aşındırırdık. Yarışmanın kaç jürisi varsa o kadar kopya hazırlardık. Bir de bu çıktıların çift satır boşluklu olduğunu düşünsenize. Haliyle o 5 sayfalık öykü oldu mu sana 15 sayfa. 7 jüri varsa 15×7=105 sayfayı postaya ver. Posta olmaz APS daha hızlı ve güvenli zaten son güne kalmışız, nihayetinde üç güne teslim olur. Bu kadar aşamadan sonra gün gelir bir davetiye alırsınız. Davet ödül töreninedir. Törende saf tutarsınız. Bir umut mansiyondan başlar, 3. değil, 2. de değil, yoksa 1. mi olduk? Yok o da değilmişşş haydaa… Sonra başlarsınız jürilerin değerlendirmesini dinlemeye.

İtiraf etmeliyim konuşmaların çoğu bana yol göstermiştir bir şey dışında; ama o şey de bizim gibileri tamamen dışarıda bırakmıştır. Demişlerdi ki “Gençler biraz da yaşadığınız çağa, yöreye uygun hikayeler yazın… Gençlerden bunu bekliyorum gecekondular arasından biri çıkacak apaçık gerçekleri yazacak…”Onlar bekleyedursun biz aklı bir karış havada gençler olarak şevkimiz kırık bir şekilde kös kös geri dönerdik. Birinci seçilen öyküler gayet iyiydi lafım yok; ama tarzımız değildi. Sonra büyüdük artık kendimizi savunacak hale geldik.

Soru: Bilim kurgu nedir?

Ursula Le Guin Hoca der ki ” Bana göre bilim kurgu geleceği öngören kehanetler silsilesi değildir, bilim kurgu derdimi daha rahat anlatma biçimidir.”

Bilimkurgu bir çeşit soyutlamadır. İnsana ait olan her şeyin daha net incelenmesi için bir laboratuvar ortamıdır. Eğer gündelik yaşamdaki bir olgu usta bir şekilde modellenmişse biz ona “güzel bilim kurgu” deriz.

Örneğin: Otostopçunun Galaksi Rehberi (Mizah), Dune (Siyaset), Battlestar Galactica (Sosyoloji), Solaris(Biyoloji), Contact (Din-Bilim), 1984 (Dil), Firefly (Ticaret)… Bu işi iyi başarmış yapıtlar. Kiminin romanı iyidir kiminin dizisi fakat başarılı olduğu zaman keyfine doyum olmaz ve hepsinin kendine has bir bakışı vardır. Verdiği keyif de aslında yine insana dair şeylerin evrensel düzlemde incelenmesidir.

Soru: İyi bir bilim kurgu yazmak için ne gerekir veya size göre iyisini seçerken neye dikkat edersiniz?

Bilim kurgu yazmak, günümüzde geçen bir dramı yazmaktan zordur. Neden çünkü hikayede geçen evreni yeni baştan inşa edeceksiniz demektir. O evrenin dinamikleri de tutarlılık içinde olmalıdır. Bir yerde hiperuzaydan bahsediyorsa diğer tarafta ışık hızını aşılamazlığından bahsetmemelidir. Yani sağlam bir fizik, astronomi, mühendislik gibi doğa bilimi hakimiyeti gereklidir.

 Soru: Peki ne bekliyorsunuz?

Güzel ve nazlı bir kızın vereceği cevapla aynı şeyi bekliyoruz: İlgi. Şaka şaka… Değerlendirmede bizi ilgilendiren üç önemli kriter var:

1.) Yazım: Yani edebiyat dili, yani sözcükleri iyi kullanmak, yani derdini zorlanmadan anlatabilmek. (Genelde akıcı bir şekilde ve okuyucuyu yormayan hikayeler daha avantajlı oluyor. Okuyucuyu yorup da kaçırmayacak hale gelmek için de Orhan Pamuk kariyerine sahip olmak gerekli acele etmeyin.)

2.) Bilim: Başka bir deyişle teknik tutarlılık. Sonuçta bir evren yaratacaksınız ve bu evrensel sabitler okuyucunun kafasında soru işareti yaratmamalı. Hikaye teknoloji ve bilimkurgu ögeleri barındırmalı. Örneğin günümüzdeki teknik imkanlarla yapılması muhtemel bir tüp bebek hikayesi bilimkurgunun gri bölgesinde kaldığından şansınızı zorlamanıza sebep olabilir.

3.) Kurgu: Yani olay örgüsü. Hikayenin başı sonu belli bir bütünlüğe sahip olmalı. Okuduktan sonra bize “Vay bee!” dedirtecek hikayeler “N’oldu şimdi bu kadar mı?” dedirtecek hikayelerden daha avantajlıdır.

Aşağıda ise yarışma koşulları var. Bizim kadar samimi bir yarışma olamadığını bildiğimiz için denemenizde fayda olabilir. Tüm yarışmacı arkadaşlara şimdiden teşekkür ederiz. Ayrıca yarışma sonunda kazanamayan ve ukala olmayan arkadaşlara özel mesajla hikaye yorumlama servisimiz vardır.

Bu üç kritere de uygun bir örnek isterseniz, tam bir ders niteliğinde olan AE2012 birincimizin öyküsünü okuyabilirsiniz. Gururumuz Uzun John: yazım, bilim ve kurgu öğelerini hakkıyla vermiş.

YARIŞMA KOŞULLARI

1. Sonuç ve Ödüller

Yarışmayı kazanan öyküler 31 Ağustos 2013 tarihinde ayevrenkenti.com‘da açıklanacaktır. Ödül olarak AE2012 birincisine Otostopçunun Galaksi Rehberi (5′i bir yerde) hediye ettik. Bu seneki ödülü onun kadar kıymetli bir armağan Bir Uzay Efsanesi (Arthur Clarke) Dörtlemesi. Ayrıca birinci gelen öykü sitemizde yazarın istediği bir isimle gösterime sunulacaktır (Örnek: Sınır). İkinci ve üçüncüye yine bir şey yok, AE2012′ye zaten 10 kişi katıldı, öğrenci mütevazılığıyla düzenliyoruz ama güzel dostluklar ediniyoruz.

2. Katılım Koşulları

  • Yarışmaya AE Rektörlüğü dışında evrendeki her varlık katılabilir. (Yani tutup da ev arkadaşıma kitabı verecek değilim hem zaten onu da jüriye koydum ki ödül bir başkasına gitsin)
  • Öykü Türkçe yazılmalıdır. (Tek doğru dürüst bildiğimiz dil o çünkü. Ayrıca dili kullanma gücünüz çok önemli, yeni kavramlar üretmek bunlara yaparken dilin olanaklarından ne kadar yararlandığınız da önemli)
  • Konu serbesttir. (ama okuduktan sonra hani bunun bilimi, hani bunu kurgusu dememeliyiz ki dedirtenler oluyor)
  • Öykü, daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamış olmalıdır. (Fazla rakip de yok zaten.)
  • Her yazar yalnızca bir öyküyle yarışmaya katılabilir. (Bize de acıyın. Cyborg veya Humanoid değiliz.)
  • Bu başvuru formunu mutlaka tam olarak doldurup taratıp öyküsüyle birlikte [email protected] adresine göndermesi yeterlidir. “ae_basvur.doc” adlı belgeyi AE’ye göndermeyen yarışmacılar yarışmaya kabul edilmeyeceklerdir. (Bu aslında bizim için lüzumsuz; fakat sizin ciddiyetinizi anlamamız için önemli bir gösterge.)

3. Seçici Kurul

AE RektörlüğüH.G. WellsJules VerneUrsula K. Le GuinIsaac AsimovPhilip K. DickArthur C. Clarke,George OrwellStainslaw LemDouglas Adams (İlki hariç gerisi bilimkurgu tanrılarıdır. Saygısızlık etmeyin çarpılırsınız.)

4. Biçim

  • Öyküyü yazmak için, Word 2007 açtığınızda karşınıza çıkan ayarlar yeterlidir, “Calibri” fontu ve “11” pounto büyüklükte karakter  seçilerek yazılmalı ve e-postaya ekli olarak gönderilmelidir. (1.15 satır aralığı ve paragraf sonrası 10nk boşluk da zaten halihazırda gelen ayarlardandır. Arial da olur ama kasmayın işte, okunaklı olsun yeter. Ama verdiğimiz ölçülerde olursa artı puan tabi.)
  • Öykü kısa olduğundan mütevellit 5 sayfayı geçmemelidir. (Adı üstünde kısa öykü. Dostoevski gibi cilt cilt kitap yazma devri kapandı, kişiler artık lüzumsuz bir çok şeyle uğraşıyor.)
  • Word dosyasının içinde sadece öykü olmalıdır. Eğer isterseniz kendinize ait çizimler de bulunabilir. Ama yine 5 sayfayı geçmemek kaydıyla.
  • E-postanıza -isteğe bağlı- özgeçmişinizi ekleyebilirsiniz.
  • Yazarın kimlik bilgilerinin bulunduğu dosyanın adına yazarın adı verilmelidir.
  • Kazandığınız takdirde öykünüzü seçtiğiniz bir rumuzla da yayınlayabiliriz.

5. Yapıtın Teslimi

Yaptığınız yapıtı 1 Ağustos 2013 tarihine dek [email protected] adresine gönderilmelidir.

Ayrıca bilgi ve iletişim için tıklayın.

1.Uluslararası İzmir Karikatür Yarışması (02 Nisan 2013)

İZMİR KONAK BELEDİYESİ  NEŞE VE KARİKATÜR MÜZESİ  İZMİR KONULU 1 ULUSLARARASI KARİKATÜR YARIŞMASI ŞARTNAMESİ
1-AMAÇ:
 İzmir Konak Belediyesi 2012 yılında Mizahın en az “eleştirel” gücü kadar, “barışçıl” yani “birleştirici” gücünü de öne çıkarmak ve neşeli bir kültür kurumu yaratabilmek amacıyla Neşe ve Karikatür Müzesi’ni kurmuştur. “Karikatürcü gözüyle İzmir size ne çağrıştırıyor?” diyerek ve İzmir’in turizm açısından gelişmesine, tanıtımına katkıda bulunmak amacı ile “İzmir Konulu 1. Uluslararası Karikatür Yarışması” düzenlenmesine karar verilmiştir.
2-KONU:
 Yarışmanın konusu “İzmir” olup yarışmaya katılacak sanatçı eserinde, İzmir’in güncel veya tarihi öğelerinden en az birini, somut ya da imalı olarak mizahla ele almalı ve görselleştirmelidir.
3-KATILIM ŞARTLARI :
3.1- Yarışmaya, profesyonel, amatör bütün dünya karikatürcüleri katılabilir. Yaş sınırlaması yoktur.
3.2- Karikatürcüler daha önce yayımlanmış ya da eserleriyle daha önce başka bir yarışmaya katılmış olabilirler, ancak ödül almamış ve sanatçının özgün fikri üzerine kurulu olmalıdır Seçici Kurul, taklit, çalıntı, aşırı esinlenme olduğu kanısına vardığı eserleri yarışmadan çıkaracaktır. Ödül aldığı halde bu kusurları taşıdığı sonradan saptanan her bir nesnenin müellifi, ortaya çıkabilecek telif hakkı sorunlarının tek muhatabı olacaktır ve aldığı ödülü geri vermeyi peşinen kabul eder.
3.3-Bir yarışmacı, yarışmaya en çok üç nesne ile katılabilir.
3.4-Yarışmaya katılan eserler iade edilmeyecek, Neşe ve Karikatür Müzesi koleksiyonuna alınacak, ödül alan eserler Konak Belediyesi tarafından afiş ,broşür, her türlü tanıtım materyalinde kültürel amaçlı kullanılabilecektir.
3.5-Yarışmaya katılan karikatürlerden seçici kurul tarafından sergilenmeye değer görülenler sergilenecek ve oluşturulacak albümde yer alacaktır. Sergilenen karikatürlerin sahiplerine birer albüm ve katılım belgesi gönderilecektir.
3.6-Yarışmaya katılan sanatçılar yukarıdaki şartları kendiliğinden kabul etmiş sayılır.
4-ESERLERİN BOYUTU :
Yarışmaya gönderilecek karikatürlerde çizim tekniği serbest olup çalışmalar renkli veya siyah beyaz olabilecektir. Eserlerin orijinal olması lehte bir puan oluşturacaktır. Islak imzalı olması kaydıyla dijital baskılar da değerlendirilmeye alınacaktır. Eserler her iki halde de başka bir zemine yapıştırılmamalıdırlar. Karikatürler en az A4(210×297 mm) en çok A3(297×420 mm) boyutlarında olmalıdır.
5-ESERLERİN İŞARETLENMESİ :
 Eserlerin arkasına sanatçının adı-soyadı telefon numarası,internet ve posta adresleri yazılacak, gönderi zarfına 6×9 cm’den küçük olmayan bir fotoğrafları ile kısa bir yaşam öyküleri eklenecektir.18 yaşından küçük T.C. vatandaşı yarışmacılar doğum tarihlerini,TC kimlik numaralarını,yasal velilerinin şartları kabul ettiğine dair imzalarını eklemelidirler.
6-ESERLERİN ULAŞTIRILMASI :
Eserler, 02.04.2013 tarihine kadar, ilgili adrese, posta ya da kargo ile veya makbuz karşılığı elden teslim edilerek ulaşmış olmalıdır. Teslim alınmadan önce hasar görmüş çalışmalar, yarışmaya alınmayacaktır.
7-ESERLERİN TESLİM YERİ:
 İzmir Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi
Adres:
Yüzbaşı Selahattin Bey Sk. (Eski 1462 Sk) No : 9 Alsancak/ İzmir
İletişim No : +90 (232) 465 31 05,  [email protected]
8-SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ :
Doğan HIZLAN (Gazeteci- Yazar) Rıfat MUTLU (Karikatürcü-:Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilcisi) Niyazi YOLTAŞ (Karikatürcü) Tan ORAL (Karikatürcü) Eray ÖZBEK (Müze Yürütme Kurulu Üyesi- Karikatürcü) İzel ROZENTAL (Karikatürcü) Mehmet ASLAN (Ressam- Karikatürcü) Cemalettin GÜZELOĞLU (Karikatürcü) Dilek Maktal Canko (Müze Koordinatörü).
9-DÜZENLEME KURULU:
Dr.Hakan TARTAN – Konak Belediye Başkanı, Veli ŞAKIR – Konak Belediye Başkan Yardımcısı, Bahar AKDOĞAN ŞENGİL – Kütüphane Müdürü
10-YARIŞMA TAKVİMİ:
Son Katılım Tarihi: 02.04.2013
Seçici Kurul Toplantısı: 14.04.2013
Kesin Sonuç Bildirim Tarihi: 25.04.2013
Seçici Kurul seçtiği eserleri www.izmirneselimuze.com ve www.konak.bel.tr adreslerinde yayınlayacak, katılımcılara e-adreslerinden duyuracaktır. Sonuçlar, on gün sonra kesinleşecek ve hem internet hem de basın yolu ile ilan edilecektir.
11-ÖDÜLLER:
Birincilik ödülü: 10.000.- TL,
İkincilik ödülü: 6.000.- TL,
Üçüncülük ödülü: 4.000.- TL.
2 mansiyon ödülü: 2.000.- TL.dir.
12-YARIŞMA SEKRETERYASI:
Yarışma Sorumlusu : Özge AKSOY
Adres: Konak Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü
Milli Kütüphane Cd. No:14 SSK Blokları Blok Kat:6 Konak İZMİR
0 (232) 482 10 35 / 7558-7559-7457-7537
E-posta: [email protected] r
Elektronik Ağ: www.konak.bel.tr  .

Nikon Uluslararası Fotoğraf Yarışması 2012-2013 Duyuruldu [The Nikon Photo Contest 2012-2013]

Nikon, 2012-2013 için Nikon Uluslararası Fotoğraf Yarışması (The Nikon Photo Contest 2012-2013) başvurularının 1 Aralık 2012 – 28 Şubat 2013 tarihleri arasında kabul edileceğini duyurdu. 1969 yılından beri düzenlenen yarışma, uluslararası anlamda en çok katılımın olduğu yarışmalardan biri olarak kabul edilmektedir. Nikon Corporation dünya çapındaki her yaşta amatör ve profesyonel fotoğrafçıların kültürlerini ve bakış açılarını yansıtmalarına fırsat vermek amacıyla düzenlemiş olduğu bu yarışma sayede fotoğrafçılara duygu ve düşüncelerini tüm dünya ile paylaşarak kendilerini fotoğraflarıyla ifade etme imkanı da tanımaktadır.

Her gün internet üzerinden 1 milyondan fazla fotoğraf paylaşılmaktadır. Bu durum fotoğrafçılık dünyasının geçirdiği büyük değişimin de aynı zamanda bir göstergesidir. Nikon’da tam 43 yıldır 34. kez düzenlemiş olduğu Nikon Fotoğraf Yarışmaları (The Nikon Photo Contest) ile bu dijital devrime uygun olarak kategoriler düzenlemeye her yıl özen göstermektedir. Özellikle son on yılda meydana gelen değişimin etkisiyle Nikon’un düzenlemiş olduğu fotoğraf yarışmalarında da bu teknolojik gelişmenin yansımaları görülmektedir. Nikon bu seneki fotoğraf yarışmasında “fotografik video kategorisi” eklenerek

1969 yılından beri düzenlenen Nikon Photo Contest ‘e yaklaşık 350.000 fotoğrafçı 1.380.000 fotoğrafla katılmıştır. Katılımın ne kadar büyük olduğunu açıklamak için sadece geçen seneki rakamları size verecek olursak 153 ülkeden 23.000 fotoğrafçı 60.000′den fazla fotoğraf göndermiştir.

Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Kategorileri

  • A Kategori: Tek kare fotoğraf
  • Kategori B: Kompozit fotoğraflar (2 ila 5 fotoğrafdan oluşan)Birden fazla fotoğrafın tek bir fotoğraf meydana getirecek şekilde bir arada sunulmasından oluşan fotoğrafa kompozit fotoğraf denilmektedir.
  • Kategori C: Fotografik Video (45 saniye uzunluğunda): Herangi bir format dijital fotoğraf makinesi kayıt özelliği kullanarak yaratılmış olabilir. Dosya boyutu 200 MB ve dosya formatı MOV olmalıdır.
  • Kategori D: Motion Snapshot (Bu modda ağır çekim olarak oynatabileceğiniz fotoğraf ile full-HD film birleştiriliyor. Basitçe denklanşöre bastığınızda fotoğraf kaydediliyor, ancak denklanşöre basma zamanından 1 saniye önce ve sonra arasında bir kısa film de çekiyor. Bu filmler Motion Snapshots modunda ağır çekim olarak oynatılabiliyor) Bu özelliğe sahip kameralar olan Nikon 1 ile çekilmiş olma şartı aranmaktadır.
Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Ödülleri
Kategori Birinci İkinci Üçüncü
Büyük Ödül Ödül sayısı: 1

  • 12.500 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
A Kategoriai: Tek kare fotoğraf Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
Ödül sayısı: 5

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
Ödül sayısı: 10

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
Kategori B: Kompozit fotoğraflar Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
Ödül sayısı: 5

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
Ödül sayısı: 10

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
Kategori C: Foto-grafik video Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri
  • Fotoğraf galerisi katılım.
Ödül sayısı: 5

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
Ödül sayısı: 10

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
Kategori D: Motion Snapshot Ödül Sayısı: 3

  • 2,500 USD değerinde Nikon ürünleri
NIKKOR Ödülü Ödül sayısı: 1

  • 1,250 USD değerinde Nikon ürünleri
En Popüler Giriş İçin Katılımcılar Ödülü Ödül sayısı: 1

  • 6.200 USD değerinde Nikon ürünleri

Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Takvimi

Başlangıç tarihi: 1 Aralık 2012

Son başvuru tarihi: 28 Şubat 2013

Yarışma Katılımı

Yarışmaya katılım 01 Aralık 2012 tarihinden itibaren http://www.nikon-photocontest.com internet sitesi üzerinden yapılacaktır.

Yarışma Sonucu

  • Kazananlar 2013 yılı Ağustos ayında e-posta yoluyla bildirilecek aynı zamanda Nikon’un resmi sitesinden de duyurulacaktır.
Nikon Photo Contest 2012-2013 Yarışma Jürisi
Nikon Photo Contest yarışma jürisi Chris RainierStefen ChowJulia DurkinTimothy FadekMorten Krogvold,Wang Lei, Larry McNeilMoeketsi MoticoeFumio NanjoRyo Ohwada, Raghu Rai, Aysha RemeithiMarcela TaboadaAmi Vitale oluşmaktadır. Her bir isme tıklayarak jüri üyeleri hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Son olarak size 1969 yılında ilk kez düzenlenen ve 2010-2011 yılı büyük ödüllerine sahip olan Nikon Photo Contest’i kazanan fotoğrafları beğeninize sunuyoruz. Yaklaşık yarım asırdır süren bu yarışmanın arşivine http://www.nikon-photocontest.com/en/#/archive adresinden ulaşabilirsiniz.

7.Fotosafari “Her Yönüyle Sultan Sazlığı” Fotoğraf Yarışması

7.Fotosafari “Her Yönüyle Sultan Sazlığı” Fotoğraf  Yarışması

Başlangıç:21/04/2012 08:00

Bitiş:21/04/2013 12:00

7.Fotosafari “Her Yönüyle Sultan Sazlığı” Fotoğraf Yarışması, Kayseri İlinde bulunan Sultan Sazlığı Milli Parkının dört mevsimde ulusal düzeyde tanınması için, yerel yaşamını, fiziki yapısını, doğasını, özelliklerini görüntülemek ve fotoğraf sanatının gelişimine katkıda bulunmaktır. Ayrıca Fotoğraf ve Fotoğrafçı arasındaki ilişkinin niteliğini güçlendirmek adına fotoğrafçıyı ödüllendirmeyi amaçlamaktadır. Yarışma “Genel Doğa” ve “Yerel Yaşam” olmak üzere iki kategoride düzenlenmektedir.

 Yarışma alanı: Sultan Sazlığı Milli Parkı

Yarışma süresi: 21 Nisan 2012 saat: 08.00 da başlar 21 Nisan 2013 saat: 12.00 de sona erer.

 SEÇİCİ KURUL

  • Ali Rıza AKALIN Fotoğraf Sanatçısı
  • Hamit YALÇIN Anadolu Fotoğraf Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
  • Hüseyin TAŞKIN Ulusal Fotoğraf Amatörleri Derneği (UFAD) Başkanı
  • Orhan CEYLAN Orman ve Su İşleri Kayseri Şube Müdürü
  • Recep ÖZKAN Sultan Sazlığı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği Başkanı

ÖDÜLLER:

Her iki kategoride ayrı ayrı olmak üzere;

Birinciye : 1.000 TL + Plaket

İkinciye : 750 TL + Plaket
Üçüncüye : 500 TL + Plaket
Sergileme (20 adet): 50 TL

 * Ödüllü ve sergilenmeye değer bulunan Fotoğrafların yer alacağı serginin tarih ve yeri daha sonra yarışmacı ve izleyicilere elektronik posta kanalıyla ve www.sultansazligibirligi.gov.tr internet adresinden duyurulacaktır.

 * Ayrıca her katılımcıya katılım belgesi verilecektir.

 KATKIDA BULUNANLAR

Sultan Sazlığı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği
Orman ve Su İşleri Kayseri Şube Müdürlüğü
Kayseri Ulusal Fotoğrafçılar Amatörler Derneği (UFAD)

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu desteklemektedir Onay No: 2012/43
Yarışma süresince TFSF temsilcisi bulunacaktır.

 İLETİŞİM VE YARIŞMA SEKRETERYASI

Yarışma Sekretaryası: Ali ORHAN – Birlik Müdürü
Sultan Sazlığı Milli Parkı Çevre Belediyeleri Birliği Develi Belediyesi Hizmet Binası Develi – KAYSERİ
Tel: 0 352 621 60 41/117 Fax: 0 352 621 24 74 Cep Tel: 0 535 790 40 73 e-mail: [email protected]
Web : www.sultansazligibirligi.gov.tr
Sultan Sazlığı Milli Park İdaresi: Murat AKGÜN – Sultan Sazlığı Milli Parkı Mühendisi-Koordinatör Orman ve Su İşleri Kayseri Şube Müdürlüğü
Tel: 0 352 231 57 21/260 Fax: 0 352 222 13 02 Cep Tel: 0 505 200 86 32 e- mail: [email protected]

Şartnameyi İndirmek İçin      :http://www.ufad.org/sultansazligi2012.pdf
Katılım Formu İndirmek İçin: http://www.ufad.org/s.s.basvuru_formu_2012.jpg

 Başkent Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Haberal 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması

Başkent Üniversitesi Prof. Dr. Mehmet Haberal 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması

Başlangıç:30/01/2013 08:00

Bitiş:26/04/2013 17:00

Detaylar için resimlere tıklayınız.

Adana Rotary Kulübü 10. Uluslararası Fotoğraf Yarışması – ‘Bana Öykünü Anlat’

Adana Rotary Kulübü 10. Uluslararası Fotoğraf Yarışması – ‘Bana Öykünü Anlat’

Başlangıç:30/01/2013 08:00

Bitiş:01/05/2013 17:00

Ücret :1 kategori 20 TL (approximately $11)

Organizatör:YARIŞMA ŞARTNAMESİ

Yarışma Adı: 

Adana Rotary Kulübü 10. Uluslararası Fotoğraf Yarışması
Yarışma Teması
‘Bana Öykünü Anlat’ olarak belirlenmiştir
• Her bir katılımcı en az 3 en fazla 10 eserden oluşan bir portfolyo ile katılabilir, eserler tek tek değil, portfolyo olarak değerlendirilecektir.
• Portfolyo için gönderilecek eserlerin kendi içinde bir öyküsü olması gereklidir.
• Portfolyoların bir öyküyü anlatması şartıyla, konusu serbesttir.
• Portfolyolar, siyah/beyaz, renkli veya karışık olabilir.
• Portfolyolarda her türlü teknik serbesttir.
• Adana Rotary Kulübü, katılan portfolyoların Barış Temalı olanlar arasından birisine “Adana Rotary Kulübü Onur Ödülünü” verir. Seçici kurul bu ödül için değerlendirmede, Adana Rotary Kulübü Yönetiminin danışmanlığından yararlanabilir.
• Juri Üyeleri ve I. Dereceden akrabaları yarışmaya katılamaz.
• Yarışmaya sadece www.altinjuri.com adresinden sunulan eserler kabul edilecektir. Baskı, CD veya mail ile katılım kabul edilmeyecektir.
• Yarışmaya gönderilecek fotoğraflar JPEG formatında,(en yüksek sıkıştırılmamış kalite) 300dpi çözünürlükte büyük boy baskıya elverecek şekilde, kısa kenar 2000 pikselden küçük ve 6MB’dan büyük olmayacak boyutta internet adresine yüklenecektir.
• Gönderilen fotograflar hangi isimde yuklenirse yuklensin, sistem tarafından otomatik olarak bir kod numarasına sahip olur ve bu numaralar ile Juri değerlendirmesine girer. Juri hiçbir şekilde eserin veya katılımcının adını göremez.
Juri değerlendirmesi halka açık olacaktır. Her bir jüri üyesi eserleri teknik, öyküsel ve felsefik olarak inceledikten sonra bir puan verecektir. Yarışma sonuçları alınacak toplam puana göre belirlenecektir.
Juri üye sayısının yarısından bir fazlası ile toplanabilir.
• İnternet üzerinden yarışmaya gönderilen fotoğraflarda sistemden veya kullanıcıdan kaynaklı hatalar oluşması halinde [email protected] adresinden iletişime geçilerek bilgi verilmesi halinde problem kısa sürede giderilecektir. Bu email adresi sadece fotoğraf yükleme problemiyle ilgili kullanılabilecektir; bu mail adresine fotoğraf gönderilmesi yarışmaya katılmış olunması anlamında değerlendirilmez ve katılım kesinlikle kabul edilmez.
• Tüm katılımcılara ödül almış ve sergilemeye değer bulunmuş eserlerin yer aldığı bir CD gönderilecektir.
Ödüller
• FIAP Altın Madalya
• UPI Altın Madalya
• FIAP Gümüş Madalya
• UPI Gümüş Madalya
• FIAP Bronz Madalya
 • UPI Bronz Madalya
• 6 adet FIAP Mansiyonu
• 6 adet UPI Mansiyonu
• Adana Rotary Kulübü Onur Ödülü (Barış Konulu Portfolyo Arasından Seçilecektir)
• Altın Oran Özel Ödülü
(Ödül sıralaması yukarıdaki düzenlemeye göre yapılacaktır)
Yarışma Takvimi
• Son gönderim tarihi 1 Mayıs 2013
• Jurinin toplanması; 4 Mayıs 2013
• Sonuçların açıklanması 4 Mayıs 2013
• Ödül töreni  Haziran 2013
Yarışma Sonuçları; www.altinjuri.com adresinden 4Mayıs 2013 tarihinde duyurulacaktır.
Katılım Ödentisi Yarışmaya katılım ücreti 20 tl, dir.
TFSF Temsilcisi 
Tayfun KOCAMAN –  TFSF yarışmaları birimi sorumlusu
Yarışma Sekreteri 
Mustafa GÖKÇEN  [email protected]
Jüri Üyeleri; (Soyadı sırasına göre alfabetik olarak listelenmiştir)
Ali Rıza Akalın
Reha Bilir
Nevzat Çakır
Sina Çoşkun
Sadık Demiröz
Suat Kalfa- Adana Rotary Kulübü Başk.
Sabit Kalfagil
Cengiz Karlıova
İzzet Keribar
Romain Nero – Lüksemburg – FIAP Yön. Kur. Üyesi
Timurtaş Onan
Erol Özdayı
S.Haluk Uygur – Moderator
Gazi Yüksel- KIBRIS / Yakın Doğu Üni Öğretim Gör.
İbrahim Zaman
(S. Haluk Uygur jüriye moderatörlük yapar, görevi jürinin kurallara uygun şekilde çalışmasına yardımcı olmaktır. Kendisi oy kullanmaz)
FIAP  2013/123
TFSF 2013 / 6
UPI  L130008-M1G1S1B.
Adres: Adana Rotary Kulübü Fuzuli Cad. Galeria İş Merkezi 140 / 65 Seyhan ADANA TÜRKİYE Tel : + 90 322 458 33 35

Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2013 başvuruları başladı.

Geleceğin yazarlarını müjdeleyen yarışma!

Çocukları ve gençleri edebiyata yakınlaştıran çağdaş kitaplar yayımlayan Günışığı Kitaplığı, ülke çapında tüm 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerini öykü yazmaya çağırıyor. Usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısına bu yıl üçüncüsü düzenlenen yarışmanın son başvuru tarihi 15 Mayıs.

İlkgençliğe adım atan çocukların, kendilerini yazarak ifade etmelerini ve edebiyatla yakınlaşmalarını hedefleyen, Türkiye genelinde 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin katılabildiği Zeynep Cemali Öykü Yarışması 2013 için başvurular başladı. Günışığı Kitaplığı tarafından, usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısına düzenlenen yarışmanın teması, her yıl yazarın sevilen bir kitabından seçiliyor. Bu yıl tema, Cemali’nin Gül Sokağı’nın Dikenleri adlı öykü kitabındaki “Onların arasında olmak için neler vermezdi,” cümlesinden yola çıkılarak “arkadaşlık” olarak belirlendi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın izniyle ülke genelinde duyurulan bu yılki yarışmanın son başvuru tarihi 15 Mayıs. Öyküleri değerlendirecek 2013 Seçici Kurulu Necati Güngör, Gülsüm Cengiz, Aslı Tohumcu, Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün ve Dr. Müren Beykan’dan oluşuyor.

Bültenin ayrıntılarına ekteki belgeden ulaşabilirsiniz.

İletişim Yöneticisi   Meltem İge  meltemige@gunisigikitapligi.com

 

Benim MS’im Multipl Skleroz Öykü Yarışması

Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr Cavit Boz ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr Murat Terzi, MS hastalarına yönelik ; Benim MS’im, Multipl Skleroz Öykü Yarışması adı altında bir araya geldiler. Bu yarışma; MS hastalarının ya da hasta yakınlarının “hastalık öykülerini” anlatıp paylaşabilecekleri bir projedir.

KATILMA KOŞULLARI
Öykü dili Türkçedir.
Kendisi MS hastası olan ya da birinci derece yakınında MS bulunan 14 yaş üzeri katılımcılar yarışmaya başvurabilirler.
Her katılımcı Times New Roman yazı karakteri ya da okunaklı el yazısı ile hazırlanmış öyküsü ile yarışmaya katılabilir.
Adayların öykülerini en geç 10 Nisan 2013 tarihine kadar;
[email protected] adresine göndererek ya da direkt olarak
Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Nöroloji MS polikliniği,
Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Nöroloji Bölümü MS polikliniğine gönderebilirler.
Dereceye girenler ödüllendirilecektir. Sonuçlar Mayıs 2013’te yapılacak olan ve Ulusal yayın yapan bir televizyon kanalınca canlı olarak “MS hasta okulu” sırasında açıklanacaktır.
Öykülerin yayın hakkı www.turkms.com adresinde olacaktır.
Katılımcılar Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Nöroloji Bölümü MS polikliniğinden bilgi alabilirler.

JÜRİ:
Ömer Turan: Şair-Yazar
Doç.Dr. Murat Terzi: Nöroloji Uzmanı
Prof.Dr. Cavit Boz: Nöroloji Uzmanı


Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Muradiye Külliyesi restorasyon çalışmalarında, türbelerin kubbesinde yer alan orijinal Osmanlı motiflerinin, 19. yüzyıl sonlarında yapılan bir tadilatla sıva ile kapatıldığı ve üzerine barok desenler işlendiği ortaya çıktı.

Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, restorasyon çalışmaları sırasında, Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan ve Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşan Muradiye Külliyesi’ndeki türbelerin kubbesinde yer alan görüntünün orijinal olmadığı belirlendi.

Çalışmalara II. Bayezid’in eşi Gülruh Hatun Türbesi’nden başlayan restorasyon uzmanları, türbe kubbesinde Barok desenlerle süslü sıvanın hareketli olduğunu fark edince sondaj çalışması yaptı. Bisturi kullanılarak büyük bir titizle yapılan çalışmalarda mevcut sıvanın altında kalan kubbenin aslında Osmanlı motifleriyle süslü olduğu ortaya çıktı.

Bunun ardından II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi’nde yapılan çalışmalarda da aynı görüntüyle karşılaşıldı.

-‘Osmanlı erken dönem tezyinatı sıva ile kapatılmış’-

Tarihi sırrı ortaya çıkaran Restorasyon Uzmanı Sara Özçelik, iskeleyi kurup kubbeye kadar ulaşınca yaptıkları incelemede sıvanın hareketli olduğunu gördüklerini anlattı.

Bu bölgede yaptığımız sondajda sıvanın altında Osmanlı erken dönem tezyinatı (bezekler, süsler) olduğunu gördüklerini belirten Özçelik, özellikle 17. yüzyılda Avrupa’da yaygınlaşan Barok sanatının etkisi altında kalınarak, sadece Bursa’da değil, İstanbul’da da böyle çalışmalar yapıldığını kaydetti.

Bu türbelerde de 1850’li yıllarda barok sanatının etkisiyle Osmanlı erken dönem tezyinatının sıva ile kapatılıp, üzerine barok desenler işlendiğini düşündüklerini vurgulayan Özçelik, ‘Şimdi biz yasa gereği sonradan yapılan düzenlemenin 8’de birini koruma altına alıp sıvanın altındaki orijinal desenleri ortaya çıkarıyoruz. Sıvanın tutması için kubbedeki desenlere zarar verilmesine rağmen, renkler hala canlılığını koruyor. Biz orijinal renklere hiç dokunmayıp hasarlı yerlere müdahale edeceğiz. Bu çalışmanın ardından türbeler ilk günkü orijinal görüntüsüne kavuşacak’ diye konuştu.

-‘Bu çalışma ile gerçek tarih ortaya çıkıyor’-

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de Genel Sekreter Yardımcısı Bayram Vardar ve Tarihi ve Kültürel Miras Projeler Koordinatörü Aziz Elbas ile restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi.

Restorasyon Uzmanı Sara Özçelik’ten çalışmalar hakkında bilgi alan Altepe, Gülruh Hatun Türbesi’ndeki iskeleye çıkarak kubbede yapılan tahribatı yerinde inceledi.

Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını gün yüzüne çıkarmak amacıyla yaptıkları çalışmaların önemine vurgu yapan Altepe, bu çalışmalar sayesinde tarihi bir gerçeğin de ortaya çıkarıldığını dile getirdi.

Altepe, bugüne kadar sade bir sıva üzerine barok desenler bulunan türbe kubbelerinin aslında Osmanlı erken dönem tezyinatlarıyla bezenmiş olduğunun ortaya çıktığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

‘Her alanda olduğu gibi restorasyon çalışmalarımızda da alanında uzman ekiplerle çalışıyoruz. Yaklaşık 600 yıllık yorgunluğu bulunan Muradiye Külliyesi’ndeki çalışmalarımızda da tarihi bir gerçek ortaya çıktı. Yaklaşık 550 yılını dolduran türbe kubbesi 19. yüzyılın sonlarında sıva ile kapatılmış ve üzerine batının etkisinde kalınarak barok desenler işlenmiş. Bu çalışma ile gerçek tarih ortaya çıkıyor ve türbeler orijinal kimliğine kavuşuyor.’

-Muradiye Külliyesi-

Sultan 2. Murad tarafından 1425-1426 yılları arasında yaptırılan Muradiye Külliyesi, Fatih Sultan Mehmed’den itibaren 100 yılı aşkın bir dönem içinde peyderpey yaptırılan 12 adet türbeden oluşuyor.

Külliyede Fatih Sultan Mehmed’in annesi Hüma Hatun (Hatuniye) Türbesi, II. Murad’ın oğlu şehzade Alaaddin Türbesi, şehzade Ahmet Türbesi, Fatih’in oğlu şehzade Mustafa (Cem Sultan) Türbesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu şehzade Mustafa Türbesi, Sultan II. Bayezid’in eşi Şirin Hatun Türbesi, II. Bayezid’in diğer eşi Gülruh Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın ebesi Ebe Hatun (Gülbahar Hatun) Türbesi, II. Bayezid’in oğlu şehzade Mahmud Türbesi, II. Bayezid’in gelini Mükrime Hatun Türbesi, Fatih Sultan’ın eşlerinden Gülşah Hatun Türbesi ile Saraya mensup kimselerin (Cariyelerin) gömülü olduğu Cariyeler/Saraylılar Türbesi bulunuyor.

 

Kaynak :[-]

Piri Reis Haritası 500 yaşında

Piri Reis’in 1513 yılında hazırladığı, Orta ve Güney Amerika’nın doğu kıyılarını gösteren dünya haritasının 500. yıl dönümü münasebetiyle, UNESCO 2013’ü dünyada ”Piri Reis Yılı” ilan etti.

Piri Reis’in hazırladığı ve Mısır seferi sırasında Yavuz Sultan Selim’e sunduğu dünyaca ünlü harita aylık tarih ve kültür dergisi Yedikıta’nın Şubat sayısında geniş yer buldu.
Piri Reis Haritası’nın 500. yıl dönümü ve 2013’ün UNESCO tarafından ”Piri Reis Yılı” ilan edilmesi dolayısıyla, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yeniçağ Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Ak tarafından derlenerek, Yedikıta Dergisi’nde yayınlanan makale, Piri Reis’in haritasıyla ilgili dikkati çekici bilgiler içeriyor. Piri Reis’in 1513’te Gelibolu’da hazırladığı harita, Topkapı Sarayı Müzesi, Revan Kitaplığı, Numara 1633’e kayıtlı olarak muhafaza ediliyor.

Deve derisi üzerine çizip Yavuz Sultan Selim’e sundu

Deve derisi üzerine 9 renk ile resmedilmiş ve üst kısmı koparılmış olan haritada üçü küçük, ikisi büyük 5 rüzgar gülü bulunuyor. Piri Reis çizdiği haritasında pek çok yenilikler ortaya koyduğunu, Hind ve Çin Denizlerinin şimdiye kadar Anadolu’da kimsede bulunmayan yeni haritalarını çıkardığını ve bunu Mısır’da Yavuz Sultan Selim’e sunduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Ak, Piri Reis’in haritasının mevcut kısmında, Atlas Okyanusu’nun iki yakasını ihtiva edecek şekilde, Batı Afrika kıyıları, Asor, Kanarya ve Yeşilburun takımadaları, Atlas Okyanusu, Güney Amerika ile Orta Amerika’nın bilinen kısımları, Florida ve Antiller’in yer aldığını anlatıyor. Prof. Dr. Ak, Piri Reis’in, haritada şekillerin yanı sıra, çizilen yerlerin özelliklerini, ne zaman kim tarafından keşfedildiğini ve kimlerden faydalandığını eklediğini hatırlatıyor. Prof. Dr. Ak’ın verdiği bilgiye göre Piri Reis, çalışmasında Kristof Kolomb’un haritasınıkullanmış, onun 3. seferine katılmış ve daha sonra Kemal Reis’e esir düşmüş olan bir yardımcısının anlattıklarından yararlanmış. Piri Reis’in haritasının en önemli özelliği, çeşitli ölçeklerdeki haritaları tek ölçeğe indirerek, birbirlerinin eksik taraflarını diğerleriyle tamamlamış olması. Harita, günümüze kadar ulaşmayan Kristof Kolomb’un keşiflerine dair en eski eser olması bakımından değer kazanıyor.

”Çağımızda bu haritanın bir benzeri kimsede yoktur”

Prof. Dr. Mahmut Ak, haritanın eşsiz oluşunu şu satırlarla anlatıyor:

”Piri Reis, 1528’de Gelibolu’da bir harita daha çizer ki, bu da Topkapı Sarayı Kütüphanesi Hazine Kitaplığı Numara 1824’te kayıtlıdır. Ceylan derisi üzerine ve 8 renkle çizilen ikinci harita birincisinden daha itinalıdır. Piri Reis bu muhteşem dünya haritasını nasıl yaptığını anlattığı satırlara ”İşte bu harti misalinde harti asır içinde kimesnede yoktur. Bu fakirin elinde telif olup şimdi bünyad oldu” diye başlar. (Çağımızda bu haritanın bir benzeri kimsede yoktur. Bu harita benim elimde şekillendi ve gün yüzüne çıktı.)Bu harita Kuzey Amerika’nın, aslı günümüze ulaşan ilk ilmi haritası olma özelliğini taşıyor.”

Kitab-ı Bahriye’nin de yazarı

Piri Reis’in çizdiği haritaların yanı sıra, bir Akdeniz seyahatnamesi konumunda olan Kitab-ı Bahriyesi’ni de zikretmek gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Ak, şunları belirtiyor:

”Genel anlamda bir Akdeniz seyahatnamesi olan Kitab-ı Bahriye, bütün Akdeniz için bir rehber olması yanında, özellikle henüz fethedilmemiş yerler hakkında Osmanlı idarecilerini bilgilendiriyor. Piri Reis’in en kalıcı hizmeti şüphesiz Osmanlı’nın Akdeniz’deki hakimiyetini kalıcı kılacak mahiyette olan, bütün limanları ve buralardaki ikmal noktalarını tanıtan Kitab-ı Bahriye’yi yazmış olmasıdır.”

Prof. Dr. Ak, Piri Reis’in çizdiği haritalar ve katıldığı seferlerde gördüğü yerler hakkında verdiği bilgilerle, Akdeniz’deki Türk varlığının pekişmesi, Kızıldeniz’in Portekiz tecavüzlerinden korunması ve Osmanlı nüfuzunun Hint sularına taşınmasında büyük hizmetleri olduğunu ifade ediyor. Ak, haritacılık ve coğrafya alanında ünlenen Piri Reis’in çizdiği haritaların, Osmanlı devlet ve ilim adamlarının dünyadaki yenilikleri takiplerine tanıklık ettiğini dile getiriyor.
 Kaynak :[-]

41. İstanbul Müzik Festivali 4 -29 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek

500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak festivalde yer alan 22 konserin ortak teması “Zaman ve Değişim” olacak

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali’nin, 41. yılındaki teması “Zaman ve Değişim”. 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin programı, Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’ta düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.

Toplantıya, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve festival direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. Festivalin afişinde sanatçı Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, Erkmen’in tasarımıyla yer aldı.

41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Maria João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdalena Kozená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak. Toplam 22 konserin yer aldığı festival bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacak. Diğer mekânlar arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi bulunuyor.

Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirilecek. Festival, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış konseriyle başlayacak. 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. Festivalin “Onur Ödülü”, dünya çapında tanınan piyano ikilisi Güher ve Süher Pekinel’e, “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” 20. yüzyıla damgasını vurmuş Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Biletler 2 Şubat Cumartesi İKSV ve Biletix’ten satışa çıkıyor.

AMSTERDAM SINFONIETTA VE SOL GABETTA 

DÜNYANIN belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta, Letonyalı besteci Peteris Vasks’ın İstanbul Müzik Festivali, Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’nın ortak siparişi olan yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşuyorlar. 25 Haziran Salı günü Türkiye İş Bankası sponsorluğunda Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek konserde ayrıca Mozart’ın ve Bloch’un eserleri seslendirilecek.

MÜNİH ODA ORKESTRASI VE BUNIATISHVILI 

ALMAN çoksesli müzik dünyasının en önemli temsilcilerinden biri olan Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.

JORDI SAVALL VE HESPÈRION XXI 

2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.

DEUTSCHE KAMMERPHILHARMONIE BREMEN 

FESTİVAL bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek.

Piyanist Fazıl Say’ın yargılanmasını eleştiren Dünya Yazarlar Birliği’ne (PEN), ifade özgürlüğüne kısıtlama getiren TCK’nın 301’inci maddesinden soruşturma açıldı. PEN, Fazıl Say’ın yargılanmasını kınamış, “Dünya kamuoyu Türkiye’deki faşist gelişmeler karşısında alarma geçmiş durumdadır” ifadesini kullanmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, PEN Türkiye Merkezi’nin web sitesinde besteci ve piyanist Fazıl Say’ın yargılanmasını eleştiren bir açıklama yapması üzerine soruşturmayı açtı ve PEN Türkiye Yönetim Kurulu üyelerinin ifadelerini aldı. Soruşturmaya konu olan açıklama PEN Türkiye web sitesinde 3 Haziran 2012 tarihinde yayınlanmıştı.

“TÜRKİYE’DEKİ FAŞİST GELİŞMELER…”

PEN’in ifadeye konu olan açıklamasında, Fazıl Say’ın yargılanması eleştirilerek,  “Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi olarak değerli besteci ve piyanistimiz Fazıl Say’ın mahkemeye sevk edilmesini dehşetle karşılıyor, kuvvetle kınıyoruz. Dünya kamuoyu Türkiye’deki faşist gelişmeler karşısında alarma geçmiş durumdadır” ifadesi kullanılmıştı.

GAZETECİLER GÜNÜNDE SAVCIYA İFADE VERDİLER

PEN Türkiye Yönetim Kurulu İstanbul’da savcıya Türkiye’de ‘çalışan gazeteciler günü’ olarak kutlanan 10 Ocak’ta, dün verdi.

Savcılık soruşturmayı, PEN açıklamasındaki ifadelerin TCK’nın 301. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ” TC hükümetini, devletin yargı organlarini, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamak’ suçuna girdiğine karar vererek, bu maddeden açtı.

 ” TCK 301 TÜRKİYE İÇİN AYIP “

PEN Türkiye temsilciliği, açılan soruşturma konusunda bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:

“25 Aralık 2012 tarihinde bir polis memuru PEN Türkiye Merkezi’nin İstanbul’daki ofisine gelerek Yönetim Kurulu üyelerinin ev adreslerini talep etmiştir. Bu soruşturmanın Adalet Bakanlığı tarafından onaylanması durumunda, PEN Türkiye Başkanı Tarık Günersel, İkinci Başkanı Halil İbrahim Özcan, Genel Sekreteri Sabri Kuşkonmaz, Uluslararası Sekreteri Ahmet Erözenci, Saymanı Tülin Dursun ve Yönetim Kurulu’nun diğer üyeleri Zeynep Oral ile Mario Levi ve ayrıca açıklamayı PEN sitesine aktaran şair ve eleştirmen Nihat Ateş, Türkiye’de bu kanun üzerinden halihazırda yargılanmakta olan çok sayıdaki yazara katılacaklardır.”

“PEN TÜRKİYE YÖNETİM KURULU’NA SALDIRIDIR”

PEN açıklamasında, TCK’nın 301. maddesinin ifade özgürlüğü ilkesi ile taban tabana zıt olduğu belirtilerek, bu maddenin ‘hem Türkiye içinde, hem de bütün dünya tarafından ayıplandığı’ da ifade edildi.

PEN Uluslararası Başkanı John Ralston Saul konuyla ilgili olarak bir açıklama yaparak, “Bu soruşturma, ülkedeki meslektaşları tarafından seçilerek görevlendirilmiş olan PEN Türkiye Yönetim Kurulu’nun tamamına yapılmış bir saldırıdır. Üstelik, yapılmakta olan suçlama, uluslararası ifade özgürlüğü standartları düşünüldüğünde kendisinin de varolmaması gereken bir yasanın yanlış yorumlanması sonucu oluşmuştur” ifadesini kullandı.

 

Haber : Zeynep GÜRCANLI

Kaynak : [-]

Bakırköy’ün Bağımsız sanat derneği Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim kursu sizler için çalışıyor…

Nar  Sanat Hocalarından Gitarist zafer TUĞRİÇERİ, Orkun Kaan HAKAN,  Burak SAYIN, Bahadır CEYHAN, Neslihan KIZILTUĞ, Helin ÖNAY ‘dan oluşan “ Etki 6 “ (Eski adı ile “bLues mLues”) siz sanat severler için Nar Sanat’da ücretsiz konser veriyor.

05 Ocak 2013 (Cumartesi) Tarihinde Akşam Saat :20:00’da başlayacak olan konsere davetlisiniz.

Bakırköy’de kaliteli ve düzeyli Sanat Eğitiminin adresi olan Bağımsız sanat derneği  Nar Sanat, ücretsiz olarak halkımızın sanata ilgisini artırmak amacıyla “Etki 6” grubunun vereceği konserde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacak.

Nar Sanat ailesi olarak Tüm halkımıza, eğitmenlerimize ve “Etki 6” grubuna teşekkürler…

 

Adres için lütfen tıklayınız…

 

İnsan eline hayvan figürleri çizerek nesli tükenen hayvanları destekleyen İtalyan sanatçı Daniele Guido’nun sergisi, 15 Ocak’a görülebilecek

İtalyan sanatçı Daniele Guido’nun seçmece işlerinden derlenen ”Handimals” başlıklı sergi, Türkiye’deki ilk sergisi olma özelliği taşıyor. Nesli tükenen hayvanlar konusunda duyarlı olunmasını isteyen ve insan eline hayvan figürleri çizerek yeteneklerini sergileyen Guido, serginin açılışı dolayısıyla İstanbul’a gelecek.

Sanatçı 2 Ocak’ta Beylikdüzü Migros Alışveriş Merkezi’nde düzenlenecek açılışta manken Deniz Akkaya’nın eline canlı olarak el boyaması yapacak.

Milano’daki stüdyosunda 1990 yılından bu yana resimler yapan Guido’nun bir eli boyaması 1 ile 10 saat arasında sürüyor. İnsan ellerini tuval gibi kullanarak resimler çizen 61 yaşındaki sanatçı, el boyama dışında vücut boyama, illüstrasyon, fotoğrafçılık gibi sanatlar üzerinde de çalışıyor.

Tarihi belgeler, kıyamet senaryolarının neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğunu, insanoğlunun Dünya’nın yok olmasından her zaman büyük bir dehşet duyduğunu gösteriyor.
Bilinen ilk kıyamet senaryosu, M.Ö. 2800 yılına ait bir Asur tabletinde yer alıyor. Kil tablet, gerçekleşmemiş kıyamet senaryosunu şöyle anlatıyor:“Dünyamız, son günlerde yozlaştı. Dünyanın hızla sonuna yaklaştığını gösteren işaretler var. Rüşvet ve yolsuzluk, aldı yürüdü. Çocuklar, artık ana babalarına itaat etmiyor. Tüm bunlar, Dünya’nın sonunun geldiğini gösteriyor.”

Ancak tablette yazanların aksine sonu gelen Dünya değil, Asur İmparatorluğu oldu. Yakın Doğu’da büyük bir imparatorluk kuran Asurlular, M.S. 612’de Babil ordusu tarafından tarihin karanlık sayfalarına gömüldü.
M.S. 1000

Dünya tarihinin en büyük çaplı kıyamet histerilerinden biri M.S. 1000 yılında yaşandı. Papa II. Sylvester, İsa Peygamber’in doğumunun 1000. yıl dönümünde dünyanın yok olacağını söyledi. Cennete gitmek isteyen Hristiyanlar, mallarını yoksullara dağıttı, günahlarının bağışlanması için kiliselere koştu. 1 Ocak 1000’de beklenen kıyamet kopmayınca Hristiyanlar, bu kez de İsa’nın öldüğü günün yıl dönümünü beklemeye başladı. Ama beklenen olmadı, kıyamet 1033’te de kopmadı.

Kıyameti kendi çıkarları için kullananlar da oldu. Papa III. Innocent, 1213’te Kudüs ve kutsal topraklara 5. Haçlı seferlerini düzenleyebilmek için kıyamet korkusundan yararlandı. Kıyametin İslam’ın yükselişinden 666 yıl sonrasına denk düşen 1284 yılında kopacağı kehanetinde bulunan Papa’ya inanan Hristiyanlar, kutsal toprakları alıp dünyayı kurtarmaya çalışken kendi canlarından oldu. 1284’te kıyamet kopmadı, ama 7 yıl sonra son Haçlı krallığı düştü ve Memluk Sultanı Halil Akka kentini aldı. Dünya ise dönmeye devam etti.
Kıyamet fikri sanatçıları da etkiledi. Sanatın altın çağı olarak bilinen Rönesans, kıyamet kehanetlerinin yeniden tırmanışa geçmesine de sahne oldu. Bu kehanetler, Bizans İmparatorluğu’nun kalbi İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethedilmesi gibi bazı “felaketlerin” takvimleri değiştirdiği fikrine dayanıyordu.

Dominikli keşiş Girolamo Savonarola’nın “Tanrı’nın kılıcının, kısa bir süre sonra savaş, veba ve açlık olarak Dünya’nın üstüne geleceği” kehanetinden etkilenen Rönesans’ın önde gelen ustalarından Sandro Botticelli, “Mistik Doğum” adlı tablosunda kayaların altına saklanıp bekleyen küçük iblisler resmetmiş ve resmin altına da kıyametin yakın olduğuna dair not düşmüştü.

Almanya’da inşa edilen tekneler

Bilim adamları da kıyamet fikrinden etkilendi. Alman matematikçi ve astronom Johannes Stöffler, 1499 yılında gezegenlerin hizalanmasını temel alarak yaptığı kehanette 20 Şubat 1524’te meydana gelecek tufanın dünyayı yok edeceğini söylüyordu. Stöffler’in kıyamet kehaneti, basılan 100 kitapçıkla tüm Avrupa’ya yayıldı. Yüzlerce tekne inşa edildi, Alman asilzadesi Kont von Iggleheim, Rhein Nehri’nde üç katlı bir gemi yaptırdı. Gel gör ki kıyamet, 20 Şubat’ta da kopmadı. Aksine 1524 yılı, oldukça kurak geçti. Iggleheim’ın gemisinde yer kapmaya çalışanlar arasında arbede çıktı, yüzlerce kişi öldü. Kalanlar, kıyametin kopmadığını görünce kontu taşlayarak öldürdü.
Stöffler, son bir çaba olarak 1528’i yeni kıyamet tarihi olarak belirledi. O gün de bir şey olmayınca, kendini evine kapattı.

Giza Piramidi’nde saklı kıyamet tarihi

Hem 1641’te İngiliz kahin “Shipton Ana”nın kehanetlerinden, hem de Mısır’daki Giza Piramidi’nin gizemlerinden etkilenen astronom Charles Piazzi Smyth, farklı bir kıyamet tarihi ortaya attı. Piramidin sadece Mısırlılar tarafından değil, aynı zamanda Nuh Peygamber tarafından inşa edildiğini ileri süren ve piramidin dört bir yanında dünyanın sonunu gösteren izler bulduğunu belirten Smyth’e binlerce insan inandı. 5 Ocak 1881’de New York Times, hem Smyth hem de ona inananlarla dalga geçen bir makale yayımladı: “Piramidin ortasındaki galeride tam 1881 çentik var. Bu da son senemize girdiğimizi gösteriyor.”

Halley, dünyaya çarpacak

Tufanlar ve piramitler dünyanın sonunu getirmeyince insanoğlu, umudunu uzaya bağladı.
1910’da Dünya’nın yakınından geçen Halley kuyrukluyıldızı, kıyameti bekleyenlerin ekmeğine yağ sürdü. İngiliz yazarlar, Halley’in Almanya’nın işgalinin habercisi olduğunu ileri sürerken Fransızlar, kuyrukluyıldızın dehşetli bir sele neden olacağını yazdı. ABD’nin Chicago’da kentinde bulunan Yerkez Rasathanesi’nin Şubat 1910’da Halley’in kuyruğunda siyanür olarak bilinen zehirli bir gaz bulunduğunu açıklaması, tuz biber oldu. Sonunda Mayıs ayında Halley, Dünya’nın yakından geçip gitti ve New York Times, “Hala buradayız” diye başlık attı.

Jüpiter Etkisi

1974’te John Gribbin ile Stephen Plagemann, “Jüpiter Etkisi” adlı çok satan kitaplarında gezegenlerin Mart 1982’de Güneş’in aynı tarafında hizalanacağını, bu gök olayının kozmik olaylara neden olacağını ileri sürdü. Böylece yeni bir kıyamet tarihi belirlendi. Gezegenlerin toplam çekim gücünün, Yeryüzü’nün dönüşünü değiştireceği ve yıkıcı depremler olacağı ileri sürülen kitabın, Cambridge mezunu astrofizikçiler tarafından yazılmış olması, güvenirliğini artırıyordu.

Korkulan tarih yaklaşırken, binlerce insan dehşete kapılarak olası çıkış yollarının peşine düştü.

Kıyamet, 1982’de de kopmadı. Gribbin ve Plagemann, 1983’te“Jüpiter’in Yeniden Gözden Geçirilmiş Etkisi” adlı kitaplarını yayımladılar ve yeniden çok satanlar listesine girdiler.
1999, ünlü kahin Nostradamus’un kitabında dünyanın sonu olarak betimleniyordu. Nostradamus, 1999’un yedinci ayında gökten Dehşet Kralının geleceğini ve dünyanın sonuna neden olacağını yazmıştı.

1 Ocak 2000: Elektronik Kıyamet

1 Ocak 2000’de yeni milenyumun başlangıcı da kıyamet iddialarının kurbanı oldu. Bilgisayarların “00” ile biten yılı anlayamayacağını ileri süren felaket tellalları, Dünya’da yaşamın duracağı, hatta nükleer savaşın başlayacağı kehanetinde bulundu. Independent gazetesi, Uluslararası Para Fonu’nun gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kaos yaşanacağını öngördüğünü yazdı. İnsanlar, 1 Ocak yaklaşırken alışveriş merkezlerine akın ederek yiyecek, su ve diğer malzemeleri depoladı. 1 Ocak 2000’de Dünya, tüm kehanetlerin tersine yeni bir yüzyıla girdi.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı

İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ndeki (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısı da kıyamet senaryolarından nasibini aldı.

İsviçre-Fransa sınırında yerin 100 metre altında kurulan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın protonları ışık hızına çok yakın bir hıza ulaştırarak çarpıştıracağını öğrenen bazı kesimler, bu tür çarpışmaların mikro kara delikler oluşturarak dünyanın sonunu getireceğini ileri sürdü. Kuantum fizikçilerinin “asla asla deme” eğilimleri, kıyamet söylentilerinin daha da hız kazanmasına neden oldu. Her şeye karşın Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, 10 Eylül’de 2008’de çalıştırıldı. Kıyamet kopmadı, ancak çarpıştırıcı 9 gün sonra teknik bir arıza nedeniyle kapatıldı. İnsanlar, 20 Kasım 2009 ve 30 Mart 2010’daki deneylerden sonra çarpıştırıcının dünyanın sonunu getirmeyeceğine ikna oldu.

Maya takviminin sonu

2012’inin sonuna yaklaşırken yeni bir kıyamet senaryosu ortaya atıldı. Mayaların M.Ö. 3114’te başlayan ve “Baktun” olarak adlandırılan 394 yıllık dönemlere ayrılan takvimine göre 13. baktun, 21 Aralık’ta sona eriyor. 13. baktunun sona erişi, bazı kesimler tarafından Dünya’nın da sonu olarak yorumlanıyor.

Gelecek kıyametler

Eğer Dünya, 21 Aralık’ta da yok olmazsa yedekte tutulan tarihler de bulunuyor.
Örneğin Amerikalı astrolog Jeane Dixon, İsa’nın 2020’de geri gelerek kötülüğe karşı savaş açacağını ve bu savaşın 2037’de sona ereceğini, daha sonra da dünyanın yok olacağını ileri sürdü. Dixon, daha önce kıyametin 4 Şubat 1962’de kopacağını iddia etmişti.

31 Ocak 1990’da Mısır’da doğan, 1974’te KuranıKerim’de 19 Mucizesi olarak bilinen ve İslam dünyasında tartışmalara yola açan “matematiksel sistemi”ni ortaya koyan Mısırlı biyokimyacı Reşad Halife, Dünya’nın sonunun 2280 yılında geleceğini hesapladı.
Yahudilerin kutsal kabul ettiği Talmud kitabına göre ise Mesih, Adem’in yaradılışından 6 bin yıl sonra gelecek ve sonraki bin yıl içinde dünya yok olacak. Talmud’a göre Dünya’nın mahvı, 2240’ta başlayacak ve 3240’ta bitecek.

Bazı bilim adamları göre ise Büyük Patlama’dan 5 milyar yıl sonra Güneş kırmızı bir deve dönüşerek Dünya’yı yok edecek.

2003 yılında “Büyük Son” teorisini ileri süren bilim adamları ise sürekli genişleyen evrenin yaklaşık 22 milyar yıl sonra tamamen yok olacağını ileri sürüyor.

İstanbul yeni bir sanat fuarına kavuşuyor. 18 – 21 Nisan tarihleri arasında ilk kez düzenlenecek All Arts İstanbul, Türk ve Osmanlı gelenekli sanatlarından, antikaya, modern ve çağdaş sanata kadar geniş bir yelpaze sunacak.

Danışma Kurulu’nda Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Doç. Dr. Emin Mahir Balcıoğlu, Ahmet Benli, Tayfun Demirören, Uğur Derman, Sinan Genim, Haldun Dostoğlu, Hüsamettin Koçan ve Nazan Ölçer’in de aralarında bulunduğu All Arts İstanbul’un Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, Genel Koordinatörü ise Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman.
İstanbul Kongre Merkezi’nde izlenebilecek olan All Arts İstanbul’a galeriler, kurumlar ve müzayede evlerinin yanı sıra sahaflar, ustalar, zanaatkarlar, antikacılar da katılacak.
Özel koleksiyonların da görülebileceği fuar üç bölümden oluşacak. Birinci bölümde ebru, hat, tezhip, minyatür gibi klasik Türk sanatlarına dair örnekler yer alacak. İkinci bölümde antika resim, çini, efemera, kuyum, halı, nümizmatik örnekleri görülebilecek. Üçüncü bölüm ise modern ve çağdaş sanata ayrılmış durumda.

Kaynak :[-]

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) Ocak ayında piyano dünyasında enerjik ve uyumlu birliktelikleriyle bilinen, kariyerlerinin zirvesindeki piyano ikilisi Katia ve Marielle Labèque kardeşleri ağırlıyor.

BİFO’nun konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelen Labèque’ler, BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal yönetimindeki “Kentin Karmaşasında İki Piyano” konserinde, Poulenc’in “İki Piyano için Konçerto”sunu seslendirecekler. Gecede BİFO ayrıca Borusan Kültür Sanat tarafından ZeynepGedizlioğlu’na sipariş edilen yeni eserin de dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

İstanbullu müzikseverlerin de yakından tanıdığı, birbirlerini ying ve yang gibi tamamlayan karakterleri ve müzikaliteleri ile tüm dünyada ayakta alkışlanan Katie ve Marielle Labeque kardeşler, BİFO’nun konuğu olarak 17 Ocak Perşembe akşamı ilk kez İstanbul’da konser verecek. Labeque’ler, BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal yönetiminde, 20. yüzyılın dinamizmi ve heyecanını taşıyan, Poulenc’in İki Piyano için Konçertosu ile dinleyenleri büyüleyecek. Ardından özgün yapıtlarıyla dünyada adını başarıyla duyuran çağdaş bestecilerimizden Zeynep Gedizlioğlu’nun, Borusan Kültür Sanat’ın siparişi üzerine bestelediği yeni yapıtının dünya prömiyeri, Gürer Aykal yönetimindeki BİFO tarafından gerçekleştirecek. Konserin ikinci yarısında BİFO, Çaykovski’nin “Polonyalı” olarak bilinen 3. Senfoni’sini seslendirecek.

Katia & Marielle Labèque hakkında:

 Küçük yaştan bu yana tutkunu oldukları müziğin peşinden giden piyano ikilisi Katia & Marielle Labèque kardeşler, Semyon Bychkov, Sir Colin Davis, Charles Dutoit, Sir John Eliot Gardiner, Kristjan Järvi, Paavo Järvi, Zubin Mehta, Sir Simon Rattle ve Esa-Pekka Salonen gibi dünya çapında şeflerin yönetiminde, düzenli olarak Berlin Filarmoni, Bavyera Radyo Senfoni, BostonSenfoni, Chicago Senfoni, Cleveland Orkestrası, Londra Senfoni, Los Angeles Filarmoni gibi saygın orkestralarla çalıyorlar.  Yakın zamanda Gershwin’in Rhapsody in Blue’su ve Bernstein’ın Batı Yakası’nın Hikâyesi  kayıtlarını yayımlayan Labèque’ler, kurdukları KML Vakfı aracılığıyla iki piyano repertuarının geliştirilmesi üzerine çalışmalar yürütüyorlar. 2012 yılında Pedro Almodovar’ın yapımcılığını üstlendiği, Felix Cabez imzalı The Labèque Way müzikal-belgeseli büyük ilgi gören piyano ikilisi, solo kariyerleriyle de dikkat çekiyor. Katia Labèque, 2009 yılında yayınlandığı solo albümü Shape Of My Heart için Sting, Herbie Hancock, Chick Korea ve Gonzalo Rubalcaba gibi efsanevi müzisyenlerle çalışmıştı.

KENTİN KARMAŞASINDA İKİ PİYANO

Gürer Aykal şef

Katia & Marielle Labèque iki piyano

Program:

Gedizlioğlu: Yeni sipariş edilen yapıtın dünya prömiyeri

Poulenc: İki Piyano için Konçerto, Re minör

Çaykovski: 3. Senfoni, Re Majör, Op. 29, “Polonyalı”

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) konserlerinin biletleri tüm Biletix satış kanallarından temin edilebilir.

 Kaynak :[-]