Şunun için etiket arşivi: İstanbul

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Aralık ayının 2. haftasında 1’i yeni 17 oyunla seyircilerin karşısına çıkıyor. Fehime Seven’in yazdığı Şükrü Türen’in yönettiği Türkiye Kayası adlı yeni oyunun yanı sıra 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında sahnelenecek oyunlar şöyle;

Yüzleşme, Perşembenin Hanımları, Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Yaşar Ne Yaşar Ne YaşamazOyun, İstanbul Hatırası, Hedda Gabler, ve çocuk oyunları Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, Pırtlatan Bal, Çiçek Prenses, Boncuk, Karagöz Tatlıcı, Karagöz Balıkçı,Fareli Köyün Kavalcısı, Denizkızı, Cambazhane

İBB Şehir Tiyatroları’nın yeni oyunu Türkiye Kayası’nda “Türkiye’nin en genç yazarlarından Fehime Seven’in yaşanmış bir olaydan yola çıkarak yazdığı oyunda, Bulgaristan’dan göç etmek zorunda kalan bir ailenin öyküsü anlatılıyor.Türkiye’de sıfırdan başlayacakları hayata, geçmişten taşımayı istedikleri her şeyi o arabaya yüklemişlerdir. Anıları, aşkları ve hayalleri, sınırın ardında bırakıp yeni ümitlerle yola çıkan aile, hiç beklemediği bir engelle karşılaşır…”Oyunda; Hikmet Körmükçü, Nevzat Çankara, Sevtap Çapan, Selim Can Yalçın, Hakan Yavaş, Kubilay Penbeklioğlu rol alıyor. Oyun 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde…

Yüzleşme, deniz kıyısındaki istasyonda yolları kesişen yalnız insanları anlatıyor. Bir yanda geçmişe dönük kırgınlıkları ve pişmanlıkları ile geçmişini irdeleyen Züleyha, diğer yanda tek derdi para olan, yaşamı basit sorularıyla anlamlandırmaya çalışan ve umudunu yitirmeyen Yadigâr… İki farklı kültürün insanları olmalarına rağmen, Yadigâr ile Züleyha arasında giderek bir iletişim kurulur ve bir süre sonra her ikisi de yaşadıkları içsel yolculuklarındaki büyük yüzleşmenin farkına varırlar. Arslan Kacar’ın yazdığı oyunu Ali Karagöz yönetiyor. 12-13 Aralık 2012 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde oynanacak oyunda; Perihan Savaş, Zeki Yıldırım, Samet Hafızoğlu ve Orcan Dönmezer rol alıyor.

Perşembenin Hanımları’nda geçmişlerinin gölgesinden kurtulamamış üç kadının her perşembe toplandıkları çay saatinde pişmanlıkları, geçmiş aşkları, yitirdikleri ve özlemleri anlatılıyor. Loleh Bellon’un yazdığı Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Ayşe Kökçü, Enes Mazak, Vildan Gürelman, Oya Palay, Cem Uras‘ın rol alıyor. Oyun, 14-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyredilebilir.

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Ziya Osman Saba’nın 1940’lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin’in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Can Doğan’ın rejisiyle, Ziya Osman Saba’nın İstanbul’a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. Oyunda 1952 yılında Varlık Yayınları’ndan yayımlanan öyküler yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın sahneye aktarılırken diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul, kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatılıyor. Uğur Arda Aydın, Can Doğan-Uğur Dilbaz’ın rol aldığı oyun, 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz adlı müzikal oyun, 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’ndeizleyicisiyle buluşuyor… Aziz Nesin’in kaleminden birey-devlet ilişkisini sorgulayan oyunu, Y. Kenan Işık yönetiyor. Oyunda; Berna Adıgüzel, Y. Arda Alpkıray, Tuğrul Arsever, Göksel Arslan, Şevket Avşar, Yalçın Avşar, Volkan Ayhan, Savaş Barutçu, Mehmet Bulduk, Mevlüt Demiryay, Can Doğan, Hasibe Eren, Hamit Erentürk, Osman Gidişoğlu, Murat Güreç, Ergün Işıldar, Nurdan Kalınağa, Reyhan Karasu, Ezgim Kılınç, Cihan Kurtaran, Derya Kurtuluş, Senem Oluz, Okan Patırer, Özgürefe Özyeşilpınar, Nur Saçbüker, Berk Samur, Özge O’Neill, Doğan Şirin, Mert Turak, Selin Türkmen, Murat Üzen, Tankut Yıldız, Deniz Evrenol, Melisa Demirhan rol alıyor. Oyunun müzikleri Timur Selçuk imzasını taşıyor.

Oyun”, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen değişimler, yeni toplumsal yapılanmalar sonucunda bireyin duyduğu yalnızlık ve çaresizliği, günümüz insanının değişmeyen ve günden güne çoğalan çelişkilerini yalın ve çarpıcı bir üslupla sahneye taşıyor. Samuel Beckett’in yazdığı, Şahika Tekand’ın yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Göksel Arslan, Aslı Aybars, Pelin Budak, Burçak Çöllü, Seda Fettahoğlu, Yeliz Gerçek, Ozan Gözel, Nurdan Gür, Nurdan Kalınağa, Aslıhan Kandemir, Selen Kartay, Yeşim Koçak, Buket Yanmaz Kubilay, Mehmet Okuroğlu, Özge Özder, Özgür Tanık, Esin Umulu, Ali Mert Yavuzcan, Çağlar Yiğitoğulları, Nurdan Gür, Göksel Arslan, Yiğit Sertdemir rol alıyor. Oyun,12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde seyircisiyle buluşuyor. 

İstanbul Hatırası’nda bir martının kanadında, bir dalganın kıvrımında İstanbul’da yaşanmış kırık bir aşk hikâyesi anlatılıyor. Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği oyunda, mekân İstanbul, zaman yüzyıl, aşk her yerde… Meddah hikâyesini anlatmaya başladığında artık sadece söz vardır. Söz, Ali Amca’nın hikâyesine dönüşür. Zamanın imbiğinden süzülür. Gözlerimizin önüne serilir. 20. yüzyılın başlarında İstanbul’dayızdır artık. Yüzyılın başlangıç telaşı, dönüşümün eşiğinde bir imparatorluk, savaşlar, acılar, neşeler… Hepsi iç içe geçiyor. Yürekler heyecanla çarpıyor, heyecanlar Direklerarası’nda alkışlara karışıyor. 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak müzikli oyunda; Toron Karacaoğlu, İbrahim Şirin, Naci Taşdöğen, Tarık Şerbetçioğlu, Ergun Üğlü, Binnur Şerbetçioğlu, Rahmi Elhan, Selma Kutluğ, İskender Bağcılar, Gökhan Eğilmezbaş rol alıyor.

Hedda Gabler, burjuva hayatının garantilerine sığınarak yaşayan bir kadını sahneye taşıyor. Hedda Gabler, hayatında çok büyük ödünler vermiş, istikrarı seçmiş, aşkı yaşamayı ve üretkenliği reddetmiştir. Sevgiden değil sıkıntıdan evlenmiştir. Kocası güvenilir bir insandır ama bir bilgin olarak parlak değildir. Bir gün ortaya büyük bir tutku yaşadığı ve risklerle dolu hayatı olduğu için reddettiği eski sevgilisi çıkar. Henrik Ibsen’in yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda; Alev Oraloğlu, Elçin Atamgüç, Ertuğrul Postoğlu, Şebnem Köstem, Meriç Benlioğlu, Eraslan Sağlam, Mert Tanık rol alıyor. Oyun 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

 

Aralık Ayının 2. Haftasında Çocuk Oyunları

 

Okan Karaca’nın yazıp yönettiği diğer yeni çocuk oyunu Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, 13-14 Aralık 2012 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde; 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde;

Aziz Nesin’in yazdığı Haşmet Zeybek’in yönettiği Pırtlatan Bal15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde;

Hasan Erkek’in yazdığı Ece Okay’ın yönettiği Çiçek Prenses15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde;

Güneş Han’ın yazdığı Sibel Topaloğlu’nun yönettiği Boncuk, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde;

Caner Bilginer’in yazıp yönettiği Karagöz Tatlıcı, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde;  

Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu’nun birlikte yazdığı Özgür Atkın’ın yönettiği Karagöz

 

Balıkçı, 13-14 Aralık 2012 tarihlerinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde; 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde;

Adrian C. Mitchell’in yazdığı, Gülsün Siren Kınal’ın oyunlaştırdığı ve Cem Karakaya’nın yönettiği Fareli Köyün Kavalcısı15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde;

Seza Güneş’in yazıp yönettiği Cambazhane,13-14 Aralık 2012 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde

Aylin Çalap’ın yazdığı Ebru Kara’nın yönettiği Denizkızı, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde seyredilebilir.  

Türkiye Kayası

12-16 Aralık 2012 Kadıköy Haldun Taner Sahnesi 

Yüzleşme

12-13 Aralık 2012 Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi 

Perşembenin Hanımları

14-16 Aralık 2012 Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

12-16 Aralık 2012 Kağıthane Sadabad Sahnesi

“Oyun”

12-16 Aralık 2012 Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi

İstanbul Hatırası

12-16 Aralık 2012 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Hedda Gabler

12-16 Aralık 2012 Ümraniye Sahnesi

Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt

13-14 Aralık 2012 Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

15-16 Aralık 2012 Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

Pırtlatan Bal

15-16 Aralık 2012 Fatih Reşat Nuri Sahnesi

Çiçek Prenses

15-16 Aralık 2012 Kağıthane Sadabad Sahnesi

Boncuk

15-16 Aralık 2012 Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

Karagöz Tatlıcı

15-16 Aralık 2012 Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi

Karagöz Balıkçı

13-14 Aralık 2012 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

15-16 Aralık 2012 Ümraniye Sahnesi

Fareli Köyün Kavalcısı

15-16 Aralık 2012 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Denizkızı

15-16 Aralık 2012 Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

Cambazhane

13-14 Aralık 2012 Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

 

Kaynak :[-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 32. İstanbul Film Festivali, bu yıl 30 Mart-14 Nisan tarihleri arasında, dokuzuncu kezgerçekleştirilecek. Festivale başvurular başlıyor; ‘Köprüde Buluşmalar Film Geliştirme Atölyesi’ için son başvuru tarihi 21 Ocak, ‘Altın Lale Ulusal Yarışması’ için ise 28 Ocak.

Bu yıl dokuzuncu kez Akbank sponsorluğundagerçekleştirilecek İstanbul Film Festivali’nin otuz ikincisi için başvurular Ocak ayı sonuna kadar sürecek. “Ulusal Yarışma” kategorisinde seçilen filmlere jüri tarafından En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Özgün Müzik ve Jüri Özel ödülleri verilecek.

“Köprüde Buluşmalar” kapsamında altıncısı gerçekleştirilecek olan “FilmGeliştirme Atölyesi” ise yönetmen, senarist ve yapımcılara ilk uzun metrajlı kurmaca veya belgesel filmlerini çekmek için destek vermeye devam edecek.

28 Ocak Pazartesi akşamına kadar yapılacak başvurular arasından danışma kurulu tarafından belirlenen filmler, 32. İstanbul Film FestivaliAltın Lale Ulusal Yarışması’nda yarışacak.

“Ulusal Yarışma” kategorisinde yer alacak filmler arasından jürinin seçeceği En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri 10.000’er TL olacak. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen JüriÖzel Ödülü bu yıl yine Efes Pilsen tarafından verilecek. Ulusal Yarışma’ya katılan filmler arasından Onat Kutlar anısına verilecek ödülükazanan filmin yapımcısına Efes Pilsen tarafından 30.000 dolar takdim edecek. “İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışması”nda jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödül verecek.

32. İstanbul Film Festivali’ne uzun metrajlı kurmaca filmlerin yanı sıra, belgesel ve animasyon filmlerle de başvurulabiliyor. 31. İstanbul FilmFestivali çerçevesinde “Altın Lale Ulusal Yarışma”, “Yarışma Dışı”, “YeniTürkiye Sineması” ve “Belgeseller” bölümlerinde Türkiye’den toplam 39 filmin gösterimi yapılmıştı.

Ulusal Yarışma Başvuruları

Başvuruların 28 Ocak Pazartesi akşamına kadar festival merkezine (Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Cad. No: 5 Şişhane) yapılması gerekiyor. Festival yönetmeliğiyle başvuru formları, festival merkezi veya film.iksv.org adresinden temin edilebilecek. 

“Köprüde Buluşmalar” için son gün 21 Ocak 

Avrupa ve Türkiye’den yapımcı, yönetmen, senarist ve kurum temsilcilerini bir araya getirerek, Türkiye’den uzun metraj projelerin, ilk uluslararası sunumlarının yapılması için olanaklar yaratan “Köprüde Buluşmalar”ın sekizincisi 32. İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirilecek.

32. İstanbul Film Festivali’nde “Köprüde Buluşmalar” çerçevesinde bu yıl altıncısı düzenlenecek “Film Geliştirme Atölyesi”ne başvurular, 21 Ocak Pazartesi akşamına kadar yapılabilir.

“Köprüde Buluşmalar Film Geliştirme Atölyesi”ne katılmak isteyen, uzun metraj kurmaca veya belgesel film yönetmen ve yapımcıları, 21 Ocak Pazartesi akşamına kadar [email protected] adresine e-posta yoluyla başvurabilirler. Yönetmelik ve başvuru formu film.iksv.org/tr/koprudebulusmalar adresinden temin edilebilir.

Başvurular arasından, seçici kurul tarafından ön eleme ile belirlenecek 12 projenin sahipleri, “Köprüde Buluşmalar Film Geliştirme Atölyesi”ne katılmaya hak kazanacaklar. Atölyenin amacı, sinemacılara projelerini uluslararası arenada sunmaları ve yapım sürecini başlatmaları için gerekli desteği bulmalarına olanak yaratmak. 10-11 Nisan 2012 tarihlerinde, festival kapsamında düzenlenecek atölyede proje sahipleri, aralarında ARTE, Eurimages, Berlin Ortak Yapım Marketi, Cinemart ve Torino Film Lab’in de bulunduğu uluslararası kuruluş temsilcileri, yapımcılar ve dağıtımcılar ile birebir görüşmeler yapacaklar.

Atölyede TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 10.000 dolarlık destek ödülü, Melodika Ses Post Prodüksiyon Ödülü ve Fransız Ulusal Sinema Merkezi CNC’nin 10.000 avroluk ödülü uluslararası jürinin değerlendirmesinin ardından sahiplerini bulacak. Ayrıca jürinin belirleyeceği bir proje Binger Lab’in 2.500 avro değerindeki Senaryo Danışmanlığı Ödülü’nün sahibi olacak.  Detay için : www.film.iksv.org

Festival, 10-12 Aralık’ta 10 ilde eşzamanlı yapılacak

AB Delegasyonu tarafından Türkiye’deki AB Üye Devlet temsilcilikleri ve kültür merkezleri ile işbirliği içerisinde düzenlenen 2012 AB İnsan Hakları Film Günleri 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde başlıyor. Festival, 10-12 Aralık tarihleri arasında Türkiye’nin on ilinde eşzamanlı olarak düzenlenecek.

Film-severler, öğrenciler, insan hakları aktivistleri ile AB ve Türk sineması ile ilgilenen herkes Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Kayseri, Eskişehir, Trabzon, Konya, Gaziantep ve Diyarbakır’da ücretsiz halka açık gösterilecek filmleri izlemeye davetlidir.

Avrupa Birliği, Avrupa’da ve dünya genelinde barış, uzlaşma, demokrasi ve insan haklarının ilerletilmesine yaptığı katkılardan ötürü 2012 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür. Ödül töreni 10 Aralık tarihinde Oslo’da gerçekleştirilecektir.
Ödül töreni münasebetiyle ve İnsan Hakları Günü’nün (10 Aralık) önemine istinaden 2012 “ABİnsan Hakları Film Günleri” 10–12 Aralık tarihleri arasında düzenlenecektir.
AB Delegasyonu tarafından Türkiye’deki AB Üye Devlet temsilcilikleri ve kültür merkezleri ile işbirliği içerisinde Türkiye genelinde on ilde düzenlenen 3 günlük halka açık Festival kapsamında, AB’ye üye 11 ülkeden 11 film gösterilecektir.
Bizim insan haklarımız, bizim bireysel haklarımız ve bizim insani deneyimimizi konu alan AB filmlerinin gösterileceği Festival, yaşamın tüm kesimlerinden izleyicileri düşündürmeyi, etkilemeyi ve onlara ilham vermeyi amaçlamaktadır. Bunlar millet, cinsiyet, yaş, cinsel tercih ya da etnik kökene bakılmaksızın hepimizi ilgilendiren konulardır.
Burada amaç kimlik, hoşgörü, saygı, haysiyet ve kültürler arası diyalog gibi çeşitli konulara ilişkin farkındalığın yaratılması ve basmakalıp düşüncülere meydan okunması için en iyi AB filmlerinin paylaşılmasıdır.
İyi seyirler!

AB İnsan Hakları Film Günleri Gösterim Programı:

10 Aralık, Pazartesi
12:30 Lotte ve Aytaşının Sırrı, ESTONYA
15:00 Denizdeki Adam, YUNANİSTAN
17:30 Islık Calmak İstersem Calarım, ROMANYA
19:30 Daha İyi Bir Dunyada, DANİMARKA

11 Aralık, Salı
12:30 Lotte ve Aytaşının Sırrı, ESTONYA
15:00 Kano, FRANSA
17:30 Sadece Ruzgar, MACARİSTAN
19:30 Cennetteki Copluk, ALMANYA

12 Aralık, Çarşamba
12:30 Umut Liman, FİNLANDİYA
15:00 Görünmez Adamlar, HOLLANDA
17:30 Adalar, İTALYA
19:30 Kuma, AVUSTURYA

Çocuklara yönelik “Lotte and the Moonstone Secret” dışındaki diğer filmler 15 yaş üstüne hitap etmektedir.. 

Film programları ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz:
www.avrupa.info.tr/hrfilmdays

Atatürk Kitaplığı’ndaki gazete ve dergi arşivinin görülebileceği ”Havadis Yüz Yıl Önce” sergisi, bugün Taksim Maksem Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde açılacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Atatürk Kitaplığı’nın 530 başlıkta 12 bin 139 cilt gazete ve 4 bin 946 başlıkta 39 bin 981 cilt dergiyi içeren arşivini kültür hayatına kazandırmak için sergi hazırlandı.

Sergi için, Osmanlı Devleti’nin ilk resmi gazetesi olan ”Takvim-i Vekayi”den ilk özel teşebbüs gazetesi olan ”Ceride-i Havadis”e kadar birçok Osmanlıca gazete ve dergi 100 yıl geriye gidilerek tarandı.

Sergiyle, 100 yıl öncesinin denk geldiği 1912 yılında yayınlanan gazete ve dergilerde o dönemde insanların ne konuştuğu, ne düşündüğü, ne ürettiği, ne tükettiği, devrin siyasi ve ilmi olayları, sanat ve modası bugüne taşınmaya çalışıldı.

Proje ekibi tarafından 1912 yılında yayınlanan ve Atatürk Kitaplığı’nın arşivinde bulunan ”İkdam”, ”Tanin”, ”Teminat”, ”Sabah”, ”Vazife”, ”Hikmet”, ”Tasvir-i Efkar”, ”Serbesti”, ”Alemdar” gibi gazetelerden dönemi bütün yönleriyle yansıtabilecek haberler tespit edildi.

Ayrıca bu haberleri desteklemek için o dönemde yayınlanan ”Karagöz”, ”Sebilurreşad”, ”Djem”, ”Eşek”, ”Hilal-i Osmani”, ”Nana”, ”Kadın”, ”Muallimler”, ”Meşrutiyet”, ”Kelniyet” ve ”Faruk” dergileri de elden geçirildi.

Sergide, kişileri, olayları ve yerleri daha iyi görünür kılmak için görsel malzeme sunan ”Şehbal” ve ”Servet-i Fünun” gibi dergilerden ve Atatürk Kitaplığı kartpostal ve fotoğraf arşivinden yararlanıldı.

Proje yürütücülüğünü Kütüphane ve Müzeler Müdürü Ramazan Minder‘in, küratörlüğünü Cavide Pala ve Hanife Öztürk‘ün yaptığı sergi, 31 Aralık‘a kadar ziyaret edilebilecek.

 Kaynak :[-]

Pierre Hantaï’inin konseriyle başlayan NDS BarokMüzik Günleri bu akşam klavsen sanatçısı Orhan Memed’in 19.30’da vereceği konserle devam ediyor.

Pierre Hantaï resitaliyle başlayan, Barokist Müzik Topluluğu, Orhan Memed, Pierre Hantaï-Skip Sempé ikilisi ile devam eden NDS Barok Müzik Günleri, 12Aralık Çarşamba akşamısaat 19.30’da « Duo Traverso – Klavsen »konseriyle noktalanacak. Nihan Atalay( traverso) ve Eriko Wakita (Klavsen)’den oluşan ikili J.M. Leclair, G.F. Haendel, P. Locatelli, A. Forqueray, M. Blavet, G.P Telemann’ın eserlerini seslendirecekler.

Barokist Müzik Topluluğu

Barokist Müzik Topluluğu, barok müziğin geniş repertuvarını seyircilerle paylaşmak üzere bir araya gelen sanatçılardan oluşmaktadır.

Başak Ersöz; Cemal Reşit Rey Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlervermektedir. Sanatçı, ayrıca İstanbul Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve flüt sınıfı öğretmeniği de yapmaktadır.

Damla Tuncer; İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın devamlı üyesi olup Tekfen Filarmoni Orkestrası ile düzenli olarak konserlere katılmakta ve solo oda müziği konserleri vermektedir.

Andres Rodrigo Lopez; şeflik çalışmaları, solo-oda müziği konserlerininyanı sıra, Marmara Üniversitesi ve Miam’da öğretmenlik görevine devam etmektedir.

Yağmur Dai, Tevitöl Müzik Bölümünde öğretmenlik yaparken, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarında doktora çalışmalarını sürdürmekte ve oda müziği konserleri vermektedir.

Orhan Memed-Klavsen

Klavsen, piyano ve müzikoloji eğitimi alan Makedonya kökenli Orhan Memed, 1992’den bu yana Paris’te yaşamaktadır. Southern CaliforniaÜniversitesinde piyano ve keman eğitimini, Oxford Üniversitesinde demüzikoloji doktorasını tamamladıktan sonra, Huguette Dreyfus ile klavsen dersleri aldığı Paris’te, jürinin takdirini kazanarak altın madalyaya ve mükemmellik ödülüne layık görülür.

Konser kariyerine başlamasıyla, Éditions de l’Oiseau-Lyre yayınevine önce editör, sonra da müdür olarak atanması aynı zamana denk gelir. Araştırmalarıyla yayınları 17. yüzyıl İngiliz müziğini, 18. yüzyıl Fransız müziğini ve geleneksel Makedonya müziğini kapsar. 1998’den itibaren, Paris’te Vassar College-Wesleyan University Programında müzik tarihive opera tarihi dersleri vermektedir.

1999’da, Fransa’nın güneyinde bulunan Villecroze Müzik Akademisine sanat müdürü olarak atanır ve burada 10 yıl boyunca ustalık sınıfları, beste atölyeleri, müzikoloji kolokyumları düzenler ve yönetir.

Orhan Memed ; Christa Ludwig, Hugues Cuenod, Betsy Jolas, Keiko Abe ve Jessye Norman gibi sanatçılar üzerine belgesel filmler çevirir. ’Quand l’Europe parlait français’ (Avrupa Fransızca Konuşurken) adlı belgeselde Rameau, François Couperin ve Bach’ın müziklerini yorumlar. 2010 yılından bu yana düzenli olarak soprano Erika Escribá-Astaburuaga ile sahneye çıkmaktadır. ’Variations Goldberg de JS Bach’ başlıklı plak kaydı 2011’de piyasaya çıkmıştır. Bach’ın klavye için Partitas’ları ise, 2012’de çift CD olarak Omnia Artists Productions ‘dan çıkacaktır.

Skip Sempé – Klavsen

Nouvelle-Orléans kökenli olan Skip Sempé, ABD’deki Oberlin Konservatuvarında Müzik, Müzikoloji ve Organoloji (müzik aleti bilimi) ve Sanat Tarihi okuduktan sonra eğitimini Amsterdam’da Gustav Leonhardt’ın sınıfında tamamladı. Ardından,1500 – 1750 yıllarının bilinen veya daha az bilinen repertuvarları konusundaki araştırmalarını derinleştirmek üzere Avrupa’da oturmaya karar verdi. Tarih ve organoloji bilgisi Skip Sempé’yi, Rönesans müziğinde özel önem taşıyan doğaçlama uygulamalarını yaptığı araştırmalarıyla yeniden başlatmaya ve bunlarla beslediği kendi canlı ve özel stilini savunmaya yöneltti. Sempé kısa sürede bu nitelikleriyle tanındı.

Klavsenci ve orkestra şefi olarak, çok sayıda müzisyeni kendi etrafında topladı ve 1986’da Capriccio Stravagante‘ı kurdu. Bu topluluk, bugün “Capriccio Stravagante”, “Capriccio Stravagante Renaissance Orchestra” ve “Capriccio Stravagante Les 24 Violons” olarak üç grup olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Skip Sempé’nin solist olarak tanınması, özellikle, Elizabet Çağı eserlerine, Fransız klavsen edebiyatına (Chambonnières, d’Anglebert, Forqueray, Louis ve François Couperin, Rameau), Bach’a ve Scarlatti’ye yakınlığı, ayrıca doğaçlama ve aktarıcı yetenekleri sayesinde olmuştur.

Skip Sempé ‘misafir şef’ olarak sürekli davet almaktadır, ayrıca müzisyen olarak Julien Martin, Josh Cheatham, Sophie Gent, Olivier Fortin, Pierre Hantaï, Doron Sherwin ile ve topluluk olarak B’Rock, Collegium Vocale de Gand, Chœur Pygmalion, Chanticleer, Les Voix Humaines, Studio de Musique Ancienne de Montreal, Helsinki Baroque Orchestra ve Akademie für Alte Musik Berlin ile sahneye çıkmıştır.

Klavsenci, orkestra şefi, profesör ve konferansçı etkinliklerine sanat yönetmenliğini de ekleyen Skip Sempé, 2006’da kendi markası Paradizo’yu kurmuştur; sanatçı, solist olarak veya topluluklarıyla birlikte bu marka altında kayıt yapmaktadır. Burada ayrıca bazı yayın projelerinin eşgüdümünü de sağlamaktadır. Bunlar arasında, kendisini çok esinleyen bir müzisyen olan Wanda Landowska’ya saygı albümü, ayrıca müzik ve yorum üzerine kendi denemelerini bir araya getiren bir derleme vardır.

Pierre Hantaï – Klavsen

1964 ‘te doğan Pierre Hantaï, on yaşına doğru Bach’ın müziğine büyük ilgi duydu. Gustav Leonhardt’ın etkisiyle, önce tek başına, sonra da Arthur Haas yönetiminde klavsen öğrenmeye başladı. İlk konserlerini yalnız ya da kardeşleri Marc ve Jérôme eşliğinde verdi.

İki yıl Amsterdam’da, Gustav Leonhardt’ın yanında öğrenim gördü, ardından onun yönetimi altında çalmaya davet edildi. Takip eden yıllarda Philippe Herreweghe, Kuijken Kardeşler, François Fernandez, Marc Minkowski, Philippe Pierlot gibi çok sayıda müzisyen ve topluluk şefiyle işbirliği yaptı.

Sanatçı artık tüm dünyada, daha çok solist olarak çalmaktadır. Jordi Savall tarafından sıklıkla davet edilmekle birlikte, kardeşleriyle ve dostları Amandine Beyer, Hugo Reyne, Sébastien Marq, Skip Sempé, Olivier Fortin ve Jean-Guihen Queyras ile oda müziği çalmaktan da hoşlanmaktadır. Son zamanlarda, 1980’lerde kurduğu topluluk olan‘’Concert Français’’ yi Bach’ın süit, konçerto ve kantatlarını yorumlamak üzere yeniden oluşturmuştur.

Çıkarttığı çok sayıdaki plak arasında Mirare’ye yaptığı son kayıtlar dikkat çekmektedir : Goldberg Varyasyonları, Jean Sébastien Bach’ın Yumuşak Klavyesinin İlk Kitabı, Scarlatti’den Üç Cilt Sonat, bir François Couperin Resitali ve bir Süit Programı.

Duo Traverso – Klavsen

Nihan Atalay, Traverso
Nihan Atalay, müzik eğitimine 1992’de, Mimar Sinan Üniversitesinde Mükerrem Berk’in sınıfında yan flüt dersleriyle başladı.

Lise diplomasını aldıktan sonra Fransız hükûmetinden sanat bursu kazanarak Lyon Devlet Konservatuvarına kaydoldu ve 2003’te José-Daniel Castellon’un sınıfından Müzik Eğitimi Diplomasını aldı.

İsviçre’den de burs kazanan sanatçı, Lausanne Yüksek Müzik Konservatuvarına kabul edildi. 2005 yılında konser solisti ve pedagog diplomalarını birlikte aldı.

Yan flüt yüksek lisansını, Cenevre Yüksek Müzik Konservatuvarının Barok Müzik bölümünde tamamlarken, aynı zamanda Serge Saïtta’nın sınıfından çok iyi derece ile Post-Grade sertifikasını elde etti.

Nihan Atalay, Fondation Jean Tanner, Fondation Nicati de Luze, Cenevre Üniversite Mezunu Kadınlar Derneği ve kendisine aynı zamanda bir klasik flüt de hediye eden Cenevre Konservatuvarı Dostları ve Mezunları Derneğinden birçok ödül almıştır.

Bir yandan Cenevre Oda Orkestrası, diğer yandan Cenevre bölgesinin çeşitli barok müzik topluluklarıyla sahneye çıkmıştır.

Avrupa’da çok sayıda genç orkestralarına davet edilen sanatçı, 2005’te Luzern Festivalinde Pierre Boulez yönetiminde çalmıştır.

Türkiye’de eski müzik aletlerini çalan ilk flütçü olan Nihan Atalay, burada verdiği konserlerin yanı sıra, master sınıfları da yönetmektedir.

Sanatçı, Eylül 2011’den bu yana, Basel’daki Schola Cantorum’da ünlü flütçü Marc Hantaï ile birlikte yan flüt çalışma şansını yakalamıştır.

Eriko Wakita, klavsen

Basel’da yaşayan Eriko Wakita, hem Schola Cantorum Basiliensis’de hem de Bern ve Basel Müzik Konservatuvarlarında provacı (repetitör) olarak çalışmaktadır. Avrupa’da ve Tokyo Üniversitesinden mezun olana kadar tüm müzik eğitimini aldığı Japonya’da düzenli olarak konserler vermektedir. 2010’da Bach’ın Goldberg Varyasyonları’na ayırdığı ilk solo cd’sini kaydetmiştir.

2004’te İsviçre’ye gelerek Basel’daki Schola’da eğitim görmüş ve 2008’de buradan mezun olmuştur. Bad-Krozingen, ATAKA, Acanthus Musik Preis ve genç sanatçılar ödülü gibi çeşitli ödüllere layık görülmüştür.

2009 ve 2010 yıllarında İsviçre’nin Porrentruy kentinde düzenlenen Académies Bach/Radulescu ‘da klavseniyle, barok müzikte doğaçlama yoluyla armoni tamamlama anlamına gelen “continuo”yu sağlamıştır.

 Kaynak :[-]

Hollanda doğumlu Türk kızı Karsu Dönmez’in aile restoranından New York’un dünyaca ünlü Carnegie Hall isimli gösteri merkezine uzanan müzik yolculuğu, Hollandalı yönetmen Mercedes Stalenhoef tarafından belgesele taşındı.

Stalenhoef, 2007-2012 yılları arasında takip ettiği 22 yaşındaki müzisyenin başarı hikayesini görsele aktardı. Hatay’ın Karsu köyünden 1970’de Hollanda’ya göç eden bir ailenin kızı olan Dönmez, müzik kariyerine Amsterdam’daki aile restoranında piyano çalarak başladı. Restorana gelen müzik otoriteleri tarafından keşfedilen Dönmez henüz 16 yaşında New York’un dünyaca ünlü gösteri merkezinde sahneye çıktı. Geçen hafta üçüncü kez aynı sahnede yer alan Dönmez genç yaşta tarihi bir başarıya da imza attı. İlk Türkiye konseri, Hollanda Büyükelçisi’nin daveti üzerine Avrupa Kültür Başkenti İstanbul projesi çerçevesinde gerçekleşen Dönmez, Hollanda-Türkiye ilişkilerinin 400. yılı kapsamında da konserler verdi.

Kaynak :[-]

T.C Zagreb Büyükelçiliğinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Sufi & Flamenko – 1300 yıllık dostluk” isimli sergi ve müzikal etkinlik“ büyük beğeni topladı. 1500 kişinin izlediği, yaklaşık 2 saat süren etkinliği Hırvatlar, dakikalarca ayakta alkışladı.

Geceye katılan Hırvatistan Parlamento Başkanı Josip Leko, “Dostluk adına bizlere yaşattığınız bu güzel gece ve verdiğiniz anlamlı mesajlar için teşekkür ederiz” dedi.

İzmirli Ressam Derya Var’ın resimleri  ile Tahir Aydoğdu (Kanun), Bilgin Canaz (Ney), Fahrettin Yarkın (Perküsyon), Bilal Demiryürek (Mevlüthan), Engin Kökçü (Semazen), Carlos Denıa Moreno (Flamenko solist), Kika (Flamenco dançısı), Adrian Elissen (Flamenko Gitar), Antal Steıxner (Kahon,perküsyon)’dan oluşan grubun müzikal gösterisi Hırvatistan’tan başkenti Zagrep’te sanatseverlerle buluştu.

Dostluk Köprüsü

Sufi – Flamenko 1300 yıllık dostluk sanat gecesi Hırvatistan’ın en büyük Konser merkezi olan Vatroslav Lisinski Hall’de yapıldı.

T.C Zagreb Büyükelçiliğinin himayelerinde gerçekleşen etkinlikte Büyükelçi Burak Özügergin Türkiye’nin tarihler boyunca ülkelerle olan dostluğuna dikkati çekerek doğu ile batı arasında kültür ve sanatta olduğu gibi her alanda barışı, hoşgörüyü destekleyen bir güç olduğunu vurguladı.

Konuşmasını Mevlana’nın 7 öğüt şiiri “hiddette ve asabiyette ölü gibi ol, ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”ile bitiren büyükelçi büyük beğeni topladı.
Tüm geliri Osijek Otizm Vakfına bağışlanan geceye Hırvatistan Parlamento Başkanı Josip Leko ve eşi, parlamento sözcüsü ile pek çok ülkenin devlet adamları, büyükelçileri de katıldı.

Gösteriden sonra tüm izleyenlerinde katıldığı resepsiyonda çekiliş düzenlendi, kazanan talihliye THY-Zagreb Genel Müdürü Alp Tekin tarafından 2 adet Zagreb – İstanbul uçak biletini ödül olarak verildi.

Sufi & Flamenko

İzmirli Resam Derya Var, Sufi-Flamenko 1300 yıllık Dostluk Projesi’nin, Türkiye ve İspanyaönderliğinde hayata geçirilen medeniyetler ittifakından yola çıkarak dinler ve kültürlerarası diyalogu konu alan bir sanat projesi olarak İzmir’de başladığını anımsattı.

Daha önce Konak Belediyesi’nin desteğiyle Sufi ve Flamenko 1300 Yıllık Dostluk Sanat Gecesi’nin Haziran ayında İzmir’de yapıldığını belirten Derya Var, “Aynı geceyi Zagreb’te gerçekleştirdik. TRT sanatçılarından kanun üstadı Tahir Aydoğdu, neyzen Bilgin Canaz, perküsyon üstadı Fahrettin Yarkın, semazen Engin Kökçü ve solist  Bilal Demiryürek’ in yer aldığı ayrıca Hollanda ve  Barcelona’dan 4 İspanyol sanatçısının eslik ettiği  etkinlikte; 11 ve 12. Yüzyıldan itibaren Anadolu’daki tasavvuf müziğinin gelişimi ile etkilerini anlatan ayin, ilahi ve semalar; aynı yıllarda İspanya’daki Akdeniz Müziği örnekleri ile birlikte gerek dönüşümlü gerekse birbirinin içine girecek şekilde sunuldu. Binlerce kilometre uzaklıkta da olsak, farklı kültür, din, dille de yaşasak, farklılıklarımızın en büyük zenginliğimiz olduğu, bu farklılıkların da bir çatı altında bir araya gelebileceğini Hz. Mevlana’nın ‘Gel, kim olursan ol yine gel’  evrensel felsefesiyle ifade etmek istiyoruz” dedi.

Pek çok ülkeden teklif aldıklarını belirten Derya Var, barış ve hoşgörü mesajlarını sanatın evrensel dili aracılığıyla dünyanın her yerine taşıyacaklarını söyledi.

 

Kaynak :[-]

Nar Sanat öğrencileri geleneksel hale getirmeye çalıştığı konserler dizisine devam ediyor. Yaş gözetmeksizin Nar sanat’ın “Nar Çiçekleri” adını verdiği öğrencilerinin müzik aşkını,  her hafta bir dinleti ile siz sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Tamamen ücretsiz olan mini resitallerimizin 2012 sezonundaki ilki öğrencimiz  Büşra UTKU tarafından verilecek.

Mini resital için davetiyeyi nereden mi bulacaksınız?  Sanatseverlerin davetiyeye elbette ki ihtiyacı yok,  fakat isterseniz resme tıklayarak çıktı alabilirsiniz. Biliyorsunuz etkinliğimiz ücretsizdir.

 

Tarih : 02 Aralık 2012 Pazar

Saat : 15:00 – 16:00

Yer : Nar Sanat Galeri. Kartal tepe Mah. Kıbrıs Sokak No:6 Bakırköy / İstanbul

Tel: 0212 570 80 68 Cep : 0530 880 71 80

Haritada görmek için Lütfen TIKLAYINIZ veya aşağıdaki harita resmine bakınız.

Adana 13 Kare Sanat Festivali, 4-8 aralık tarihlerinde yapılacak. Festivalde fotoğraftan karikatüre, tiyatrodan edebiyata kadar bir çok alanda etkinlikler düzenlenecek.

Festivalle ilgili makamında bir toplantı düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, festivalin bu sene iki ana temasının olacağını vurguladı. Bunlardan ilkinin ‘Adana’yı Seviyorum’ sloganı ile Adanalıyı kucaklamak, ikincisinin ise 19. yüzyılda yasa dışı yollardan Adana’dan çıkarılmış olan Satsneferu Heykeli’ni şehre kazandırmak için kamuoyu oluşturmak olduğunu ifade eden Aldırmaz, ‘Satsneferu Heykelimizi geri istiyoruz’ adıyla imza kampanyası başlatılacağını da açıkladı.

Festival kapsamında Turhan Selçuk’un ‘Söz Çizginin’ adlı karikatür sergisinin Abidin Dino Parkı’nda açılacağını söyleyen Aldırmaz, aynı gün ‘Sanat Sevgidir’ yürüyüşü ile Genco Erkal’ın ‘İnsanlarım’ adlı oyununun sanatseverlerle buluşacağının altını çizdi.

Festivalin ilk gününde 75. Yıl Sanat Galerisi’nde Özcan Ağaoğlu’nun ‘İranabak’ adlı fotoğraf sergisi açılırken, Özcan Ağaoğlu ile Füruzan’ın imza etkinliği yapılacak. Aynı gün Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Altın Oran Doğa Grubu’nun ‘Torosların Nadide Çiçekleri’ adlı gösterisinin ardından Genco Erkal, ‘İnsanlarım’ adlı oyunu sahneleyecek.

Festivalin ikinci gününde ise fotoğraf sanatçısı Sıtkı Fırat’ın ‘Türk Dünyasından İzler’ adlı sergisi sanatseverlerle buluşacak. Aynı gün Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi ‘Mevlana ve Mesnevilik’ konulu söyleşiye katılacak. Söyleşinin ardından ise Uluslararası Mevlana Vakfı Rumi Türk Musikisi Topluluğu tarafından konser verilecek.

Festivalin üçüncü günü ise Mehmet Baltacı anısına bölümünde Gültekin Çizgen’in sunumuyla İstanbul Fotoğraf Müzesi Koleksiyon Sergisi ile birlikte ‘Mehmet Baltacı’nın Bir Zamanlar İstanbul’ sergisi ve Altınoran Düşünce Sanat Platformu’nun fotoğraf sergileri açılacak. Bunun yanında ‘Ustalardan Sunumlar’ bölümünde İzzet Keribar’dan ‘Endülüs ve Valancia’, Sıtkı Fırat’tan ‘Sıladan Gurbete-Fotoğrafın Ardında 65 Yıl’, Ara Güler’den ‘Seçmeler’ adlı fotoğraf gösterileri ve söyleşiler yapılacak. Gültekin Çizgen ise ‘Gergedanlar İyi Fotoğraf Çekemez’ adlı kitabını imzalayacak.

Festivalin dördüncü günü 7 Aralık’ta ise Adana Kültür Sanat Merkezi’nde Mahmut Hazım Kısakürek sunumuyla ve Metin Bahçıvan moderatörlüğünde ‘Çocuk ve Tiyatro’ çalıştayı yapılacak. Aynı gün Ali Öz’ün ‘Tarlabaşı: Ayıp Şehir’ adlı fotoğraf sergisi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak. Serginin ardından Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu’nda konser verecek.

Etkinliklerin son gününde ise Mesut Dikel, İlham Enveroğlu ve Ömer Tayfur Öztürk’ün hat, minyatür, resim ve heykel sergisi Büyükşehir Belediyesi Fuayesinde açılacak. Altın Kamera Fotoğraf Yarışması ödül töreni ve sergisi ise AFAD’ın Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde yapılacak. Aynı gün ‘Mısırlı Hemşire Sansneferu Heykeli’ni Geri İstiyoruz’ konulu imza kampanyası başlatılacak.

Bu arada, etkinlikler kapsamında Orhan Kemal’iin oğlu Işık Öğütçü, okullarda babasının yaşamı ve edebiyatını anlatacak.

 Kaynak :[-]

Bence kitap Yayınları, Türk şiirinde önemli bir yere sahip olan, şair Turgut Uyar adına düzenlediği “Turgut Uyar Şiir Ödülü” yarışmasının bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyor.

Çağdaş Türk Edebiyatı’na yeni değerler kazandırmak bağlamında katkı sağlaması amaçlanan yarışmanın başvuru tarihi, 19 Kasım 2012 – 19 Mart 2013 arası olarak açıklandı. III.Turgut Uyar Şiir Ödülü 2013 Seçici Kurulu’nda; Gonca Özmen, Gültekin Emre, Hami Çağdaş, Sennur Sezer ve Tarık Günersel yer alıyor.

Sonuçları 20 Mayıs 2013 tarihinde ilan edilecek olan yarışmaya katılan eserlerden dereceye giren ilk üç dosya, Bencekitap tarafından basılacak. Seçici Kurul’un yayımlanmaya değer bulduğu eserlerin ilk baskıları için yazara telif ücreti ödenmeyecek. Yarışmanın ödülleri (ilk üç) Haziran ayı içinde İstanbul Pera Palas otelinde düzenlenecek ödül töreniyle sahiplerine verilecek.

Bencekitap Yayınları, geçen senelerde olduğu gibi, bu sene de, birçok önemli yazarın desteği alınarak hazırladığı Turgut Uyar armağan kitabı da yayına hazırlıyor.

Detay için : http://www.turgutuyarsiiryarismasi.com

Bağımsız film kanalının tanıtımı için İstanbul’a gelen Robert Redford: Türkiye’de canlı bir sanat çevresi var, burası bize uygun bir ülke.

Dünyaca ünlü Amerikalı oyuncu Robert Redford, kurucusu olduğu bağımsız film ve belgesel kanalı ‘Sundance Channel’ın Türkiye lansmanı için dün Four Seasons Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Redford ile Digiturk Kurumsal İletişim Direktörü Murat Yağcı, Digiturk İçerik ve Alımlar Direktörü Esra Özaral Altop ve AMC/ Sundance Channel Global Başkanı Bruce Tuchman katıldı. Soruları yanıtlayan Redford şunları söyledi:

Türkiye‘ye ve İstanbul’a ilk kez geliyorum. Çok heyecanlıyım. İki yıl önce Esra Özaral ile tanıştım. Kendisi bizi Türkiye‘ye davet etti, ben de “Kanalı Türkiye‘ye götürürseniz gelirim” dedim ve bugün burdayım.

‘Sundance’ projesine 1980’de başladık. Amacımız yeni sanatçılara ve seslere yardımcı olmaktı. Bağımsız filmleri ve belgeselleri destekleyebiliriz diye düşündük. Kanalda deneyimli kişiler bir araya geliyor ve yeni yeteneklerin gelişmesine yardım ediyoruz. Kanalın temellerini, benim de yaşadığım yer olan Utah’ta attık. Birkaç yıl önce de Türkiye‘de ‘Senaristler Laborotuvarı’nı kurduk. ‘Sundance’tan önce, bu oluşum Türkiye‘ye gelmişti.

İYİ Kİ GELDİM!

Türkiye‘ye bugüne kadar gelemedim, bir şekilde olmadı. 18 yaşında seyahat etmeye başladım. Gençken param yoktu ve otostop yapıyordum. Sonra aile kurdum ve seyahate fırsatım olmadı. Ardından ‘Sundance’ için seyahat etmeye başladım ve 25 ülkeye gittik. Türkiye‘ye gelmemem için başka bir neden yoktu, iyi ki geldim.

Kanalımızın yayın yapacağı ülkeleri seçerken çok katı kurallarımız yok. Bizim o ülkeye ne vermek istediğimiz önemli. O ülkenin sanatçılarına katkı sağlamak istiyoruz. Türkiye‘de canlı bir sanat çevresi var. Bizim için uygun bir ülke. Biz, çalışmaları alıp çok geniş izleyici kitlesine sunuyoruz.

Kaynak :[-]

 

Türkiye turuna devam eden ”23. Efes Pilsen Blues Festivali”, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

Bu yıl 23. kezyola çıkan, Türkiye’nin ilk ve tek blues festivali, Türkiye turuna İstanbul’da düzenlenecek konserlerledevam ediyor.

Blues’un Grammy ve Emmy ödüllü isimlerinibuluşturan festival kapsamında, armonika blues üstadı Billy Branchve grubu The Sons of BluesBilly Branch‘ın özel konuğu Mississippili blues sanatçısı Zora Young, blues gitaristi Smokin Joe Kubek & Bnois King ve festivale özel gitar performansı ile dünyanın en iyi davulcularından Cedric Burnside, 30 Kasım ve 1 Aralık’ta Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda İstanbullu müzikseverlerin karşısında olacak.
Kaynak :[-]