29 Ekim Cumhuriyet Bayramının İşte Google Logosu!

Pazarlama kaygısı olsa da her ülke için farklı dahi olsa,  yerli pek çok kurumun hatta “yerli hükümetin” (!) bile ihmal ettiği bir günü uluslar arası bir şirketin anımsayıp sürpriz yapması bizleri mutlu ediyor(!)

cumhuriyet bayramı 2013

cumhuriyet bayramı için google’ın doodle’ı 2013

Cumhuriyet Bayramı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta[1] kutlanan bir millî bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlardaşenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir.

Padişah, şah, kral, hakan, imparator, sultan gibi tek kişiye dayalı yönetim sistemine “mutlakiyet” adı verilmiştir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız, tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde ülkeyi yöneten kişiye yardımcı olması için meclis kurulurdu. Meclis üyeleri halkın isteklerini yöneticiye duyurur, yasatasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları yönetici tarafından benimsendiğindeyasalaşırdı. Bu yönetim biçimi ise “meşrutiyet”tir. Meşrutiyette meclisin yetkileri sembolik düzeyde olabileceği gibi bir cumhuriyetteki kadar geniş de olabilir. Osmanlı Devleti’nde 1876 ve 1908 yıllarında olmak üzere iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından 6 yıl sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı başlamıştır. Dört yıl süren savaş, İttifak Devletleri ile birlikte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik sayılmasıyla sonuçlanmış ve Osmanlı toprakları İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştır.

 Cumhuriyetin ilanı

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ’Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin, ’vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmış fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara, başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk, egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devleti’nin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Halk da cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette, Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

 Bayram kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir.[2] Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır

 

NAR SANAT EĞİTİM KURSU ve Kursumuzun sahibi olan derneğimiz;  NAR SANAT İSTANBUL EĞİTİM VE KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ olarak Cumhuriyetimizin 90. Yılını kutlama anlamında Bakırköy Carousel alış veriş merkezinde 29 Ekim 2013 Tarih ve saat : 13:00’de klasik müzik dinletisi gerçekleştirecektir.

Tüm halkımız ile veli ve öğrencilerimiz davetlidir.

29-ekim-cumhuriyet-bayrami

 

Dinletide görev alacak Öğrenci ve eğitmenlerin adları aşağıdadır.

 

carousel ve nar sanat

 

Etkinliğimizde görev alacak öğrencilerimiz:

Doğa Naz ÇELİK

Çağlayan KAYHAN

Egemen ÖZGÜVEN

 

 

 

 

 

Görev alacak öğretmenlerimiz :

Ersin SARACİK

Ekin SELÇUK

Şeyma YÜREKİR

İbrahim Can BAŞARIR

 

 

İstanbullu müzik severler için Fransa’dan yepyeni bir festival, ‘XXF- Very Very French’ 1 Kasım’da İstanbul’da başlıyor.

XXF- Very Very FrenchYeni nesil Fransız sanatçıları biraraya getirerek güncel Fransız müziği örneklerini sunacak Festival ‘XXF – Very Very French’, 1-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da başlıyor. Fransız Kültür Merkezi tarafından düzenlenen ve bu yıl ilki yapılacak festival kapsamında, farklı mekanlarda toplam 7 konser gerçekleşecek. XXF’in konser mekanları ise Babylon, Ghetto, Nublu İstanbul ve Salon İKSV.

Festivalde yaratıcılıkları ve özgünlükleriyle ünleri çoktan Fransa dışına taşmış yeni nesil Fransız müzisyenlerini ağırlayacak. Fransız Kültür Merkezi’nin girişimiyle düzenlenen ve müzikal güncelliği ile kaçırılmaması gereken Festival XXF – Very Very French, Country’den Caz’a, Funk’tan Indie Rock’a farklı müzik türlerini müzikseverlerle buluşturacak.

Festival, açılışını 1 Kasım Cuma akşamı Babylon’da Moriarty grubuyla yapacak. Müziğini country ve blues temelleri üzerine kuran Moriarty, vokalistleri Rosemary Standley’nin güçlü sesiyle sıradışı hikâyelerini Babylon’un sahnesinden anlatacak.

2 Kasım Cumartesi akşamı ise, Fransa’nın yeni serçesi Mesparrow, Salon İKSV’de sahne alacak. Soul, pop ve elektro müziği harmanlayarak harika bir karışım yaratan Mesparrow, festivalin bir diğer öne çıkan isimleri arasında.

Festival XXF – Very Very French, 8 Kasım Cuma ise Fransa’nın electro/hip hop sahnesinden iki önemli Fransız DJ’i enerji yüklü bir gecede Ghetto’da ağırlıyor: DJ Feadz ve Mr. Flash!

9 Kasım Cumartesi günü Nublu İstanbul’da “Filisrailli” Boogie Balagan ikilisi farklı dillerin içiçe geçtiği eğlenceli ve yüksek tempolu konserleri ile dinleyicileri sınırların olmadığı yepyeni bir dünyaya davet ediyor olacak.

13 Kasım Çarşamba akşamı ise avangard elektro sahnelerinin parlayan yıldızı Chapelier Fou nam-ı diğer Louis Warynski konseri Nublu İstanbul’da izlenebilir.

Festivalin bir diğer sürprizi 14 Kasım Perşembe akşamı Nublu İstanbul’da konser verecek indie müziğine Fransa’dan bir armağan, Poni Hoax grubu.

Günümüz Fransız müzik sahnesinin en göze çarpan temsilcileri arasında yer alan Electro Deluxe ise dilden dile dolaşan sahne performansıyla 15 Kasım Cuma akşamı Babylon’da XXF Very Very French Festivali’nin kapanışını yapacak.

Kaynak :[-]

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hale ÜRKMEZGİL Berlin Büyük elçiliğinin davetlisi olarak Berlin’de sergiye katılmak üzere hareket etti.

Hale ÜRKMEZGİL

Heykel Sanatçısı Ş.Hale ÜRKMEZGİL

Dernek kurucumuz ve aynı zamanda Nar Sanat Eğitim Kursu Resim öğretmeni olan Heykel sanatçısı Hale ÜRKMEZGİL bir grup sanatçı ile Berlin Büyük elçiliğinin davetlisi olarak Berlin’e gidiyor.

90’ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90” ismi ile   Yunus Emre Enstitüsü ve Berlin Büyük Elçiliğinin  birlikte organize edilip açacağı sergi hakkında elçilik açıklaması söyle ”

Değerli Sanatçılar,

hale-urkmezgil-almanyaCumhuriyetin 90.yılı anısına ilk defa uluslararası bir platformda gerçekleştirilecek ‘’Özgür ve 90’’ sergisine katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz.

Sergini, 29 ekim 2013 saat 18.30 da T.C.Berlin Büyükelçiliğinde yaklaşık 2500 kişinin katılacağı Cumhuriyet resepsiyonu ile açılacaktır..”

Yunus Emre Enstitüsü, Cumhuriyet’in kuruluşunun 90’ıncı yılı anısına Almanya’da farklı bir etkinliğe imza atacak. Türkiye’nin resimden heykele, seramik ve fotoğraftan dijital sanata uzanan 90 farklı sanatçısının eserleri “Özgür ve 90” isimli sergi ile Berlin’de sanatseverlerle buluşturulacak. Çağdaş Türk sanatının farklı jenerasyonlarının eserlerinin bulunduğu “Özgür ve 90” ismi verilen sergi uluslararası platformda ilk defa gerçekleştirilecek. Cumhuriyet’in 90’ıncı yılı anısına, bugün açılacak sergi, dünyada 26 ülke ve 32 Türk Kültür Merkezi ile faaliyetlerde bulunan Yunus Emre Enstitüsü ile birlikte Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Art and Life iş birliği ile küratörlüğünü Beste Gürsu’nun yaptığı “Özgür ve 90” sergisi, 29 Kasım tarihine kadar Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nde ziyaret edilebilecek.

Türk denizcilik tarihinin en önemli halkalarından biri olan Piri Reis’in hayatını ve eserlerini konu alan “Piri Reis ve Haritaları” sergisi, İstanbul Deniz Müzesi’nde açıldı.

piri-reis-haritasiSerginin açılışına, Bakan Çelik, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve çok sayıda davetli katıldı. Açılıştan önce konuşan Çelik, Piri Reis‘in haritalarının izlenime sunulduğu sergiyi açmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Piri Reis’in eserlerinin Türk denizcilik tarihi açısından önemini vurguladı.

Bir dönem yazılan kitaplarda, Piri Reis’in eserleri için “Normal bir insanın o dönemde yazması mümkün değil, ancak uzaylılar yazdırmış olabilir” gibi ifadelerin kullanıldığını hatırlatan Çelik, Piri Reis’in eserlerinin tanıtımı ve daha iyi anlaşılması için çalışmalar yapıldığını anlattı.

Denizcilik tarihi için özel bir uygulamanın bir süredir terk edildiğini de kaydeden Çelik, 20-30 yıl öncesinde kadar Boğaz’dan geçen gemilerin Beşiktaş’taki Barbaros Hayrettin Paşa’nın kabrine selam durarak geçtiğini anımsattı.

Bakan Çelik, “20-25 yıldır bu gelenek unutulmuş. Bu geleneğin yeniden ihya edilmesinin, bu toprakların büyük bir denizci ile kurduğu piri-reis-portreanlamlı bağın yeniden ihya edilmesi anlamında önemli olacağı düşüncesindeyim” dedi.

Bugüne kadar denizcilik konusunda stratejik bir çalışmanın bulunduğunu söylemenin mümkün olmadığını dile getiren Çelik, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye‘nin denizlerden azami şekilde faydalanmak durumunda olduğunu söyledi.

Piri Reis’in hayatının anlatıldığı 8 dakikalık filmin izlenmesinin ardından Bakan Çelik ve beraberindekiler sergiyi gezdi.

Kaynak :[]

Malatya Uluslararası Film Festivali’nde, bir filme Kemal Sunal Halk Ödülü verileceği bildirildi.

4-malatya-film-festivaliMalatya Valiliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, ünlü oyuncu Kemal Sunal, Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfının bu yıl 15-21 Kasım tarihlerinde dördüncüsünü gerçekleştireceği Malatya Uluslararası Film Festivali’nde anılacak.

Kemal Sunal anısına, Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yer alan filmler, halk oylamasına sunulacak. Oylama sonucunda ödüle değer görülen filme Kemal Sunal Halk Ödülü Sunal ailesi tarafından takdim edilecek.

Kemal Sunal etkinlikleri kapsamında, eşi Gül Sunal’ın hazırladığı, oyuncunun filmlerinde giydiği elbiselerden ve kullandığı aksesuarlardan oluşan sergi, festival haftası boyunca Malatya Park AVM’de sinemaseverlerle buluşacak. Sunal ailesinin katılımıyla malatya-film-festivali-afişMalatya Park AVM’de bir söyleşi gerçekleştirilecek.

Hababam Sınıfı adlı filmde öğrencileri canlandıran sinema oyuncularının, “İnek Şaban”ı anlatmak için bir araya geleceği festivalde, Kemal Sunal’ın Tosun Paşa ve Propoganda filmleri gösterilecek.

Festivalde, sinema yazarı ve araştırmacı Ali Can Sekmeç’in, Sunal’ın röportajlarını derlediği Kahkaha Kralı kitabı sinemaseverlere hediye edilecek. Sekmeç’in özel arşivinden derlenen Kemal Sunal Sergisi de festival boyunca gezilebilecek.

Kaynak: [-]

Uğur Yücel’in yönettiği ve başrolünü Beren Saat’le paylaştığı ‘Benim Dünyam’ ve Bosna’da yaşanan katliam sonrası yakınlarını arayan insanların dramatik öyküsünü konu alan ‘Üç Yol’la birlikte bu hafta 7 yeni film gösterime girdi.

İSTANBUL –

‘BENİM DÜNYAM’

benim-dunyam-filmiSenaryosunu Can Yücel ve Uğraş Güneş’in kaleme aldığı, Uğur Yücel’in yönettiği “Benim Dünyam” filminde, Beren Saat, Uğur Yücel, Ayça Bingöl, Hazar Ergüçlü ve Turgay Kantürk izleyici karşısına çıkacak.

Dram türündeki filmde, 2 yaşındayken geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hem kör hem de sağır olan, bu nedenle hiçbir kavramı “bilmeyen”, çevresiyle tamamen uyumsuz bir çocuk olan Ela ve onu iyileştirebilmeye hayatını adayan Mahir Hoca’nın hikayesi izlenebilecek.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ÜÇ YOL’

uc-yolBosna’da yaşanan katliam sonrası yakınlarını arayan insanların dramatik öyküsünü konu alan “Üç Yol” filmi, izleyicilerle buluşacak.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Faysal Soysal’ın üstlendiği filmde, Rıza Akın, Nik Xhelilaj, Turgay Aydın, Kristina Krepela, Alma Terzic rol alıyor.

Türkiye-Bosna ortak yapımı filmin konusu şöyle:

“Bünyamin çocukluğunda kıskançlığı nedeniyle kardeşinin ölümüne sebep olmuş ve bu travmadan yıllarca kurtulamamıştır. Ailesinden kaçma ve insanlara iyilik yapma üzerine kurulu bir hayat yaşayan Bünyamin, bir süredir Bosna’da toplu mezarlardan ceset çıkaran bir kuruluşta çalışmaktadır. Türkiye’ye dönmesine günler kala Mostar Köprüsü’nde intihar etmeye çalışan Zrinka ile tanışır. Genç kadın savaş sırasında tüm yakınları kaybetmiş bir psikologtur. Bünyamin onu hayata geri döndürür ve Zrinka da onun psikolojik travmalarını çözmeye yardımcı olmaya başlar. İkisi arasında başlayan ve birbirlerine açıklamadıkları aşk, Bünyamin’i Hasankeyf’e dönüp ailesiyle yüzleşmeye iter. Bünyamin’den haber alamayan Zrinka da onu bulabilmek için Hasankeyf’e gittiğinde kendilerini ilginç gelişmeler içerisinde bulurlar.”

ask-aglatir‘AŞK AĞLATIR’
Romantik-dram türündeki ”Aşk Ağlatır” filminin senaristliğini ve yönetmenliğini Mehmet Taşdiken yaptı.

Hüzünlü bir aşk hikayesini, hastalık, ihanet ve acı ekseninde ele alan filmin başrollerini Melih Selçuk ve Ceyda Ateş paylaşıyor.

‘ŞEVKAT YERİMDAR’
Komedi türündeki ”Şevkat Yerimdar” filminin yönetmen koltuğunda Bülent İşbilen oturuyor.

Başak Parlak, Özgürcan Çevik, Tarık Papuçcuoğlu, Cezmi Baskın’ın oyuncu kadrosunda bulunduğu filmde, Balat’taki yumurtacı dükkanına arabasıyla giren Şevkat Yerimdar’ın yaşadıkları ve değişen hayatı anlatılıyor.

‘ARADA KALAN’
Yönetmenliğini Scott Mcgehee ve David Siegel’in yaptığı ABD yapımı “Arada Kalan” filminin senaryosunu Carroll Cartwright, Nancy Doyne kaleme aldı.

Julianne Moore, Alexander Skarsgard, Steve Coogan, Emma Holzer ve Samantha Buck’ın rol aldığı dram türündeki filmde, New York’ta yaşayan boşanmış bir ailenin küçük kızı olan Margo’nun hayatındaki değişiklikler işleniyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘KAPTAN PHILLIPS’
captain-phillps
Hikayesini 2009’da yaşanan gerçek bir olaydan alan “Kaptan Phillips” filminin yönetmenliğini Paul Greengrass üstlendi.

ABD yapımı dram türündeki filmde, Tom Hanks, Catherine Keener, Corey Johnson, Max Martini ve John Magaro izleyici karşısına çıkacak.

Filmde, “Maersk Alabama” adlı yük gemisinin Somalili korsanlar tarafından rehin alınması anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘BAŞKA SÖZE GEREK YOK’
Yönetmen koltuğunda Nicole Holofcener’ın oturduğu “Başka Söze Gerek Yok” filmi, komedi severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.

Catherine Keener, Toni Collette, James Gandolfini, Julia Louis-Dreyfus ve Ben Falcone’ın oynadığı ABD yapımı filmin konusu şöyle:

“Kızına düşkün Albert, eşinden yeni boşanmıştır, tıpkı masöz Eva gibi. Bir partide tanışan Eva ve Albert, yakınlaşmaya ve sonunda görüşmeye başlarlar. Ne var ki, Eva’nın arkadaş olduğu bir kadın müşterisi, bu tatlı denklemi altüst edecektir: Albert hakkında kimsenin bilmediği gerçekleri anlatacak olan bu kadın, Albert’ın eski eşidir…”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

GÖSTERİMDEKİ FİLMLER

PARANOYA
paronaya-Gary-Oldman-Josh-Holloway
Hollywood’un tanınan oyuncuları Gary Oldman ve Josh Holloway’in başrollerde yer aldığı ‘Paranoya’, haftanın merakla beklenen filmlerinden biri olarak dikkati çekiyor. Amerika-Fransa ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda, Robert Luketic oturuyor. Amber Heard, Harrison Ford ve Liam Hemsworth’un da oyunculuklarıyla katkı verdiği filmin senaryosunda Jason Dean Hall, Barry Levy ve Joseph Finder’in imzası bulunuyor. Filmin özeti şöyle: Adam Cassidy (Liam Hemsworth) haberleşme devi Wyatt Corporation’da yükselmeye çalışan hırslı bir teknoloji uzmanıdır. Adam, yaptığı büyük bir hatadan sonra CEO Nicholas Wyatt’ın (Gary Oldman) şantajına maruz kalır. Adam’dan Firmanın en büyük rakibi olan ve Wyatt’ın eski akıl hocası Jock Goddard (Harrison Ford) tarafından yönetilen başka bir firmaya giderek casusluk yapması istenmektedir. Adam, kendisini kısa süre sonra hayalindeki hayatı yaşarken bulur. Ancak bu görüntünün arkasında Wyatt’ın güç oyununda sadece bir piyondur ve milyar dolarlık avantajını koruyabilmek için asla durmayacak olan patronundan kurtulmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

BURAYA KADAR
Haftanın komedi türündeki filmi ‘Buraya Kadar’ın yönetmenliğini Seth Rogen ve Evan Goldberg üstlenirken, başrollerinde ünlü aktrit Emma Watson, James Franco, Rihanna, Jason Segel, Seth Rogen bulunuyor.

Yaşanan garip felaket olaylarıyla yıkılan Los Angeles kentinde, altı arkadaşın bir evde mahsur kalmalarını ve yaşadıklarını konu alan filmde, kaderleriyle arkadaşlıkları kesişen 6 kişi, esaretten kurtulmanın gerçek anlamıyla yüzleşmek zorunda kalacak.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

SON AŞK
Sandra Nettelbeck’in yönetttiği ‘Son Aşk’ın oyuncu kadrosu Michael Caine, Clemence Poesy, Gillian Anderson, Jane Alexander ve Justin Kirk’ten oluşuyor.

Filmin senaryosunu ise yönetmen Nettelbeck ve Françoise Dorner yazdı. Paris’te yaşayan ve yalnız bir adam olan Matthew Morgan’ın hikayesini konu alan filmin hikayesi özetle şöyle: Matthew Morgan, bir tesadüf sonucu Pauline ile tanışır ve yaşama gücünü yeniden kazanır. Birlikte gerçek dostluk ve içten bir ilişkiye adım atan ikili, bu süreçte aile olmanın değerini de anımsar. Pauline bir araba kazasında ailesini kaybetmiş ve bu acı olayın sonrasında asla başka biriyle birlikte kendini güvende hissedememiştir. Matthew ise karısının ölümünden sonra çocuklarıyla sarsıcı sorunlar yaşamıştır. Pauline, Matthew’un bu sorunlarının neden olduğu son derece trajik bir olaya tanık olur ve Matthew ve oğlu Miles’ın arasındaki problemleri çözmeye karar verir.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

ONUR SAVAŞI
Bir Danimarka yapımı olan ‘Onur Savaşı’ adlı filmin yönetmenliğini Thomas Vinterberg üstlendi. Ağırlıklı olarak Danimarkalı oyunculardan oluşan kadroda Mads Mikkelsen, Thomas Bo Larsen, Annika Wedderkopp, Troels Thorsen ve Soren Ronholt bulunuyor. Lucas’ın geçirdiği zor boşanma süreci ve ardından yaşadıklarını konu alan filmde Lucas’ın hayatını düzene koyabilme çabaları yer alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

kesisen-hayatlarKESİŞEN HAYATLAR 
Hırvatistan, Sırbistan, Slovenya, Almanya ve Fransa ortak yapımı filmin yönetmenliğini Srdan Golubovic yaptı. Leon Lucev, Boris Isakovic, Nebojsa Glogovac, Emir Hadzihafizbegovic ve Jasna Djuricic’in başrollerinde yer aldığı filmin konusu özetle şöyle: Bosna Savaşı sırasında Sırp askeri Marko, silah arkadaşlarının Müslüman bir sivile yaptığı kötü muameleyi durdurmaya çalışırken kendi hayatını tehlikeye atar. Aradan 12 yıl geçer, savaş biter fakat Marko’nun kötü sonuçlanan bu kahramanca hareketinin, babası, nişanlısı, en yakın arkadaşı ve yardım ettiği adamda açtığı derin duygusal yaralar kapanmaz. Aksine bu kadar zaman sonra hepsi bir kez daha bu acı olayla yüzleşmek zorunda kalacak ve bunun onlarda bıraktığı derin izlerle başa çıkmaya çalışacaklardır.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

SEV BENİ
Filmin yönetmenlik koltuğunu Mehmet Bahadır Er ve Maryna Er Gorbach paylaşıyor. Ushan Çakır, Viktoria Spesivtseva, Güven Kıraç, Yavuz Bingöl ve Murat Şeker’in başrollerinde yer aldığı filme mekan olarak Kiev ev sahipliği yaptı. Filmin hikayesi şöyle: Cemal çıktığı yurt dışı seyahatinde genç ve güzel Sasha’yla tanışır, geceyi beraber geçirmek için gece kulübünden ayrılan ikilinin beraberlikleri alışılmışın dışında devam eder. Beyaz Şehir Kiev’in eşsiz güzelliğinde Sasha ve Cemal başlarına gelen zorluklarla mücadele ederken birbirlerini tanır, etkilenirler. Aşk onları beklemedikleri bir zamanda yakalar, her şeye sıfırdan başlamak için ellerine bir şans geçiren ikili birbirlerine söyleyemedikleri gerçekleri aşma konusunda çaba harcayacak.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

GÖZÜMÜN NURU
Melik Saraçoglu ve Hakki Kurtuluş yönetmenlik becerilerini konuştururken, Ahmet Saraçoğlu ile Melik Saraçoglu da oyunculuklarıyla sinemaseverlerin beğenisini bekleyecek. Genç bir sinema sevdalısının film yapma hevesini konu alan filmde üst üste iki retina dekolmanı geçiren ve kör olmanın kıyısından dönen yönetmen adayının 40 günde yaşadıkları anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘YERÇEKİMİ’
Alfonso Cuaron’un yönetmen koltuğunda oturduğu “Yerçekimi” filminde, Sandra Bullock ve George Clooney izleyici karşısına çıkıyor.

Bilim-kurgu türündeki ABD yapımı filmin konusu şöyle:

“Önceleri normal görünen görevde felaketle birlikte uzay gemisi harap olmuş, ilk uzay görevindeki zeki tıp mühendisi Stone ile son görevine çıkan tecrübeli astronat Kowalsky yalnız kalmışlardır. Birbirlerinden başka dayanakları kalmayan ikili uzayın derinliklerinde kaybolmuşlardır. Derin sessizlik onlara dünyayla bütün ilişkilerinin kesildiğini ve kurtulma şanlarının kalmadığını söylerken, eve dönmenin tek yolu uzayın daha da derinliklerine inmektir.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘USTURA DÖNÜYOR’
Ustura-Donuyor
Robert Rodriguez’in yönettiği “Ustura Dönüyor” filmi, sinemaseverlerle buluşacak.

ABD yapımı aksiyon-gerilim türündeki filmde, Danny Trejo, Mel Gibson, Jessica Alba, Alexa Vega, Charlie Sheen rol alıyor.

Filmde, ABD’nin onur listesinde yer alan eski ajan Machete Cortez’in yeni görevi için Meksika’ya gönderilmesi sonucu yaşanan gelişmeler anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘KELEBEĞİN RÜYASI’
Türkiye’nin Oscar aday adayı olan “Kelebeğin Rüyası” filmi, yeniden sinemaseverlerle buluşuyor.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Yılmaz Erdoğan’ın yaptığı filmde, Erdoğan’ın yanı sıra Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat, Belçim Bilgin ile Farah Zeynep Abdullah rol alıyor.

Çekimleri Zonguldak ve İstanbul’da gerçekleştirilen dram türündeki filmin konusu şöyle:

”Zonguldak’ta yaşayan, iki genç şair Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamaktadır. Belediye Başkanının kızı Suzan’ın Zonguldak’a geri gelmesiyle Rüştü ve Muzaffer’in şiire olan inancı daha da artar. Henüz lise öğrencisi olan Suzan, çevrenin istememesine rağmen iki gençle yakın arkadaş olur. Fakat 1940’lı yılların vebası olan verem, iki genci ve insanlığı git gide tehdit etmektedir.”

‘KALBİM SENDE’
“Kalbim Sende” filmi, komedi severleri salonlara çekmeyi hedefliyor.

ABD yapımı filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Joseph Gordon-Levitt üstlendi.

Joseph Gordon-Levitt, Scarlett Johansson, Julianne Moore, Tony Danza, Brie Larson’ın oynadığı filmde, bir adamın bir gece kulübünde tanıştığı kadını elde etmek için verdiği mücadele izlenebilecek.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘SON DURAK’
Yönetmenliğini ve senaristliğini Ryan Coogler’ın yaptığı “Son Durak” filmin oyuncu kadrosunda Chad Michael Murray, Kevin Durand, Octavia Spencer, Melonie Diaz, Michael B. Jordan yer alıyor.

Dünya prömiyeri 2013 Sundance Film Festivali’nde gerçekleştirilen filmde, birkaç genç siyahi adamın San Francisco kentinin Oakland bölgesinde yer alan “Fruitvale” adlı geçiş istasyonunda protesto eylemi yapması ve sonrasında yaşanan olaylar konu ediliyor.

‘MOEBIUS’
Ki-duk Kim’ın yönettiği “Moebius” filminde, bir kadının, kendisini aldatan kocasından intikam almak için yaptıkları izlenebilecek.

Güney Kore yapımı dram-gerilim türündeki filmde, Jo, Jae-hyeong, Eun-woo Lee, Young-ju Seo rol alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘İKİ KAFADAR: CHINESE CONNECTION’

Haftanın yerli yapıtları arasında “İki Kafadar: Chinese Connection” filmi yer alıyor.

Komedi türündeki filmin yönetmen koltuğunda Ömer Gökhan Erkut oturuyor. Filmin oyuncuları arasında İlker Aksum, Murat Akkoyunlu, Settar Tanrıöğen, Gökçe Özyol ve Öykü Çelik bulunuyor.

Senaryosunu Kaan Ertem’in kaleme aldığı filmin konusu şöyle:

“Mahmutpaşa Pasajı’nda girdikleri her işi batıran iki kafadar son çare olarak tefeciden borç alırlar ve tablet işine girerler. Fakat bu tabletler büyük dolandırıcıların GDO’lu mal sevkiyatlarında kullanılmaktadır. İki kafadar bu gerçeği öğrendiklerinde her şey için çok geç olacaktır. Gerçek bir kovalamacanın içine düşen ikilinin komik ve sürekli aksiyon dolu hikayesi, aşk, dostluk ve mafya üçgeninde birçok isimle kesişecektir.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘RIDDICK’
Bilim kurgu, aksiyon ve fantastik türündeki “Riddick” filminin yönetmenliğini  David Twohy üstlendi.

Senaryosunu Jim Wheat ve Ken Wheat’in kaleme aldığı filmde, güneşin kavurduğu bir gezegende ölüme terk edilen Riddick’in, kendini yırtıcı bir uzaylı türüyle karşı karşıya bulması ve başından geçenler konu edilliyor.

Filmde, Vin Diesel, Karl Urban, Katee Sackhoff, Nolan Gerard Funk ve Jordi Molla rol alıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ÇILGIN HIRSIZ 2’
Animasyon ve komedi türündeki “Çılgın Hırsız 2” filminin yönetmenliğini, Pierre Coffin ve Chris Renaud birlikte yaptı.

Orijinal seslendirme kadrosunda Al Pacino, Jason Segel’in yer aldığı filmde, Steve Carell, Kristen Wiig, Russell Brand rol alıyor.

Sinemaseverlerle 2010’da buluşan “Çılgın Hırsız”ın devamı olan filmin konusu şöyle:

“Eski süper kötü Gru, suç dolu geçmişini bir kenara bırakır ve evlatlık edindiği kızları Margo, Edith ve Agnes ile birlikte sakin bir hayata adım atar. Gru, kurduğu işiyle ve ailesiyle vaktini geçirirken, bazı gizemli olaylar yaşanmaya başlar. Anti-Villain League isimli son derece gizli bir örgüt, Gru’yu tehlikeli bir olayı araştırması için göreve çağırır ve ona bu görevde Minyonlar’ın yanı sıra bu organizasyonun en iyi ajanı olan Lucy de yardım edecektir. Gru artık iyi adamlarla anlaşma imzalamış ve dünyanın kurtuluşu için mücadele eden birine dönüşmüştür. Lucy ile birlikte kötücül bir süper gücün peşine düştükleri bu avda, çeşitli suçlularla da mücadele etmek zorunda kalacaklardır.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ZAMANDA AŞK’
Yönetmen koltuğunda Richard Curtis’in oturduğu “Zamanda Aşk” filminde ailesiyle birlikte sıra dışı bir yeteneğe sahip olan genç yaştaki Tim Lake’in, başından geçenler anlatılıyor.

Bilim kurgu, dram ve komedi türündeki filmin oyuncuları arasında Rachel McAdams, Bill Nighy, Lee Asquith-Coe, Domhnall Gleeson, Catherine Steadman bulunuyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘AŞKIN YOLU’
Amerikalı aktör Sam Jaeger’ın yazıp yönettiği ve başrolünde yer aldığı “Aşkın Yolu” filmi, komedi ve romantizm tutkunlarıyla buluşacak.

Bree Turner, Victor Garber, Michelle Krusiec, Cristine Rose, Lin Shaye’in rol aldığı filmin konusu ise şöyle:

“Thom işsiz ve beş parasız kaldıktan sonra kirasını bile ödemeyecek duruma gelir ve kısa süreli çözüm olarak illegal yollardan taksicilik yapmaya başlar. Başarılı ve hali vakti yerinde bir iş kadını olan Claire ile tanışması da bu sayede gelişir. Sorunlu bir evlilik dönemini atlatmaya çalışan Claire, babasının hastaneye kaldırıldığı haberini aldıktan sonra kendisini Thom’un taksisinde bulur. Hastaneye yetişmeye çalışan Claire taksiye binip Thom’a sadece sürmesini söyler ve içi geçer. Uyandığında bambaşka bir rotada ilerlerlediklerini fark eden kadın çılgına döner ve aralarında bir tartışma başlar. Zamanla bu gergin atmosfer, iki yetişkinin birbirini tanımaya ve anlamaya çalıştıkları sade bir yol hikayesine dönüşür.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘GÜNCE’
Hüseyin Namık Üstünel’in kaleme aldığı, Mete Şener ve Kemal Uzun’un birlikte yönettiği “Günce” filminin çekimlerinde İstanbul’un farklı semtleri kullanıldı.

Bir baba ile kızı arasındaki ilişkinin üzerinden hayata dair önemsenmeyen ya da fark edilmeyen detayları irdeleyen filmin oyuncu kadrosunda Cemal Hünal, Nisa Melis Telli, Ayça Varlıer ve Haluk Levent  bulunuyor.

‘VAY BAŞIMA GELENLER’
Semra Dündar’ın yönetmenliğini üstlendiği “Vay Başıma Gelenler” filminin çekimleri, İstanbul ve Bergama’da gerçekleşti.

Klarnet virtözü Hüsnü Şenlendirici ile Metin Keçeci, Merve Altınkaya, Sinan Bengier ve Oya Aydoğan’ın rol aldığı komedi türündeki filmin konusu şöyle:

“Ailesi Bergamalı, kendisi ise doğma büyüme İstanbullu olan Murat, en iyi arkadaşı Meto ile birlikte köşeyi dönüp zengin olmanın hayalini kurar. Bir gün hayatta olduğunu bile bilmediği dedesinin hapisten çıktığını öğrenir ve bu haber onu bir gömü haritasının peşinden Bergama’ya sürükler. Tabii yanına kankası Meto’yu da alır ama başlarına gelecek maceralardan haberleri yoktur.”

BENİMLE OYNAR MISIN   
Haftanın yerli yapımlarından yönetmenliğini Aydın Bulut’un üstlendiği ‘Benimle Oynar mısın’ izleyiciyle buluşacak. Oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Eyşan Özhim, Rüzgar Boyle, Ertan Saban, Arif Erkin’in yer aldığı filmin senaryosunu Eyşan Özhim ve Aydın Bulut kaleme aldı.

Talihsiz bir olay sonrasında ceza alarak hapishaneye gönderilen Sibel, sekiz yıllık mahkumiyetin ardından özgürlüğüne kavuşur. İlk işi ise bu süreçte yetimhanede barınan kızı Rüya’ya tekrar kavuşmaktadır. Kızını yanına alıp doğduğu günden bu yana yaşadığı Beşiktaş semtinden, Antalya’ya taşınmayı planlar. Ne var ki Rüya’nın bu güzel semti bırakmaya niyeti yoktur. Zira Rüya annesinin yokluğunda Beşiktaş’a sımsıkı sarılmış ve büyüdüğünde Beşiktaş’ta futbol oynayan bir oyuncu olmanın hayallerini kurar olmuştur. Bu nedenle annesiyle başka bir şehre taşınmayı istemeyen Rüya’nın acil olarak yapması gereken daha önemli bir iş vardır: Annesinin hapse düşmesine neden olan babasını bulmak…. Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın önemli bir yer tuttuğu film, İnönü Stadı’nda çekilen son film olma özelliği de taşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

MAVİ YASEMİN
Woody Allen’ın yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği ‘Mavi Yasemin’ filminde, Cate Blanchett, Alec Baldwin, Peter Sarsgaard, Charlie Tahan, Sally Hawkins gibi isimler rol alıyor.

Dram-komedi türündeki filmin özeti şöyle: New York’lu çekici ve göz alıcı bir ev kadını, son derece gösterişli bir yaşam sürmektedir. Ancak parasını bu denli cömertçe harcaması nedeniyle büyük bir mali krizin içine sürüklenir ve iflas etmenin eşiğine gelir. Tek çıkış yolu ise San Francisco’da tanıştığı ve kendisine finansal anlamda yardım edeceğini düşündüğü adamı bulmak için San Francisco’ya gitmektir.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

MALAVİTA: BELALI TANIK
Yönetmenliğini ve senaristliğini Luc Besson’ın yaptığı ‘Malavita: Belalı Tanık’ filminde Robert De Niro, Michelle Pfeiffer, Tommy Lee Jones, Dianna Agron, David Belle gibi oyuncular izleyici karşısına çıkacak. Amerikan ve Fransız ortak yapımı filmde, The Manzoni ailesinin diğer aileler tarafından ölüm tehditleri aldıktan sonra koruma programına katılmaları ve Fransa’ya yerleştirilmeleri anlatılıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

BÜYÜK KUMAR
Haftanın yabancı filmleri arasında yer alan ‘Büyük Kumar’ filmini Brad Furman yönetti. Amerikan yapımı dram-gerilim türündeki filmin oyuncu kadrosunda, Ben Affleck, Justin Timberlake, Gemma Arterton, Anthony Mackie, Dayo Okeniyi yer alıyor. Filmde, Princeton Üniversitesi son sınıf öğrencisi Richie’nin okulu için kullanması gereken tüm parasını online poker oynatan yasadışı bir kumar sitesinde harcaması sonucu gelişen olaylar izlenebilecek.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

KARNAVAL
Yönetmen koltuğunda Can Kılcıoğlu’nun oturduğu ‘Karnaval’ filminde Tülin Özen, Serdar Orçin, Sait Genay, İpek Bilgin ve Vedat Erincin rol alıyor. Can Kılcıoğlu’nun senaristliğini de üstlendiği filmin konusu şöyle: 30’lu yaşlardaki Ali, babasıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle evden kovulur ve arabada yaşamaya başlar. Bu süreçte tek derdi hayatını sürdürebileceği düzenli bir işe girebilmektir. Tam da bu sırada halı yıkama makinesi pazarlamacısı olma şansını elde eder. Sonrasında tesadüf eseri karşılaştığı Demet  ile arasında gelişenler sayesinde hayallerini gerçekleştirme fırsatını yakalarlar.
Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

3 KADIN 3 KADER
Faik Ahmet Akıncı’nın yönettiği ‘3 Kadın 3 Kader’ filminde Esma Ünal, Aleyna Eroğlu, Meltem Telli izleyici karşısına çıkacak. Birbirinden farklı üç kadının kaderlerinin hikayesi ekseninde gelişen
filmde, kadına karşı şiddet konu ediliyor.

ÖYLE SEVDİM Kİ SENi
Yönetmenliğini ve senaristliğini Orhan Tekeoğlu’nun yaptığı ‘Öyle Sevdim Ki Seni’, dram severleri salonlara çekmeyi amaçlıyor. Kayhan Yıldızoğlu, Oktay Gürsoy, Duygu Yıldız, Alma Terzic, Tevfik Erman Kutlu’nun izleyici karşısına çıkacağı filmde, 1900’lü yılların başlarında Trabzon-Gümüşhane sınırına yakın bir yerleşim alanı olan Santa’dan Yalta’ya taş ustası olarak giden Yakup Usta’nın torunu Olga’nın, çalışmak için 1997’de Trabzon’a gitmesi ve sonrasında gelişen olaylar ele alınıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

KATLİAM GECESİ
Gerilim ve korku türündeki ‘Katliam Gecesi’ filminin yönetmenliğini Adam Wingard üstlendi. Oyuncuları arasında Sharni Vinson, Barbara Crampton, Wendy Glenn, Margaret Laney, Ti West’in yer aldığı filmde, katillerden oluşan maskeli bir çetenin Davison ailesinin bir toplantılarını basması konu ediliyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘DIANA’
Paris’te 1997 yılındaki trafik kazasında hayatını kaybeden Galler Prensesi Diana’nın yaşamının son iki yılına ışık tuttuğu belirtilen “Diana” filmi, bu hafta izleyiciyle buluşuyor.

Yönetmenliğini Oliver Hirschbiegel’in üstlendiği ABD yapımı filmde, Galler Prensesi Diana’yı Akademi ödüllü Naomi Watts canlandırıyor. Filmde Watts, başrolü Amerikan televizyon dizisi “Lost”taki Sayid Jarrah rolüyle popüler olan Naveen Andrews ile paylaşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘ZAFERE HÜCUM’
Yönetmenliğini Oscar ödüllü Ron Howard’ın, senaristliğini Peter Morgan’ın yaptığı “Zafere Hücum” filmi, Formula 1 yarışçıları James Hunt ve Niki Lauda arasındaki rekabeti anlatıyor.

Filmde, Chris Hemsworth “karizmatik” İngiliz James Hunt, Daniel Brühl ise “disiplinli ve mükemmeliyetçi” Avusturyalı Niki Lauda rolünde izleyici karşısına çıkıyor.

Aksiyon, biyografi ve dram türündeki ABD yapımı film, yarış pistindeki çekişmeleri, bu iki sıra dışı karakter arasındaki farkı seyirciye aktarıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘VAMPİR KIZ KARDEŞLER’
Franziska Gehm’in romanından sinemaya uyarlanan “Vampir Kız Kardeşler” ise haftanın fantastik komedi filmi.

Filmde, Christiane Paul, Marta Martin, Richy Müller, Jonas Holdenrieder, Laura Antonia Roge rol alıyor.

Yönetmenliğini Wolfgang Groos’ın üstlendiği Alman yapımı filmin konusu özetle şöyle:

“12 yaşındaki vampir kız kardeşler Silvania ve Dakaria, evleri Transylvania’dan ayrılıp Almanya’nın bir kasabasına taşındıklarında büyük bir sorunla karşılaşırlar. Öncelikli sorunları insanların arasında yaşamayı öğrenecek olmalarıdır. Sadece geceyarısından sonra uçabilmekte ve süper güçlerini kullanamamaktadırlar. İnsanların arasında yaşamayı istemeyen Dakaria evlerine geri dönmeleri konusunda ısrar ederken, Silvania bu insancıl yaşama ayak uydurmaya çalışmayı tercih etmektedir. Okul yaşamları oldukça zorlu bir şekilde devam ederken, sürekli beklenmedik sorunlarlarla karşılaşmaktadırlar. Özellikle de komşularından birinin Dirk van Kombast isimli bir vampir avcısı olması işleri iyice zorlaştırır.”

‘ALEX CROSS’
Polisiye, macera ve gerilim türündeki ABD yapımı “Alex Cross” filminin yönetmen koltuğunda Rob Cohen oturuyor.

Tyler Perry, Edward Burns, Matthew Fox, Carmen Ejogo, Cicely Tyson’un rol aldığı filmde, psikoloji eğitimi almış cinayet masası dedektifi Dr. Alex Cross’un bir yakınının öldürülmesi üzerine katilin peşine düşmesi sonucu yaşanan olaylar konu ediliyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘MERYEM’
“Mommo-Kız Kardeşim” filmiyle beğeni toplayan yönetmen Atalay Taşdiken’in “Meryem” filmi seyirciyle buluşacak.

Taşdiken’in yapımcılığını ve senaristliğini de üstlendiği filmde, İsmail Hacıoğlu, Zeynep Çamcı, Mustafa Uzunyılmaz, Mehmet Usta ve Zerrin Sümer rol alıyor.

Dram türündeki filmin konusu şöyle:

“17- 18 yaşlarında, güzelliğiyle tüm kasabanın ilgisini çeken Meryem’e aynı kasabada yaşayan ve oğulları İstanbul’da çalışan bir aile talip olmuş ve 10 gün içerisinde nişan, kına gecesi ve düğün yapılmıştır. Meryem’in kocası Mustafa, düğünden ancak birkaç gün önce gelmiş ve 6 gün evli kaldıktan sonra ‘bir düzen kurar, seni de İstanbul’a alırım’ diyerek yaşadığı şehir olan İstanbul’a dönmüştür. Kayınvalidesi ve kayınpederi ile yaşamaya başlayan Meryem, bir yandan hasret çekerken, bir yandan da umudunu korumaktadır. En önemlisi de evin her türlü hizmetini görmeyi görev saymıştır kendine. Çünkü o evde gelin olarak bulunmasının asıl nedeni iyi hizmet etmesi içindir. Meryem bir yandan da çocuk yapamadığı için üstü örtülü bir dille suçlanmaktadır. Bu arada beklenmedik bir gelişme olur. Askere gitmeden önce Meryem’e aşık olan Murat, terhis olup gelir. Ancak gelen Murat, giden Murat değildir. Askerde yaşadıkları ona ağır gelmiş, uzun süre psikolojik tedavi görmüştür. Murat’ın gelişiyle Meryem’in hayatı değişecektir.”

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

‘MENEKŞE’DEN ÖNCE’
menekseden_once_belgesel_film
Gazeteci-yazar Soner Yalçın’ın yönetmen koltuğunda oturduğu “Menekşe’den Önce” belgesel film, haftanın yerli yapımları arasında yer alıyor.

Belgesel filmde, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan olaylar, Madımak Oteli yangınında hiç görmediği ablası Menekşe ve ağabeyi Koray Kaya’yı yitiren Menekşe’nin gözünden anlatılıyor. Filmde, Menekşe’nin, kendisi doğmadan hayatlarını kaybeden ağabeyi ve ablasının ölümünü araştırırken, tanıklarla bir araya gelmesi izlenebilecek.

Belgesel filmin müzikleri, Fazıl Say imzası taşıyor.

Filmin fragmanını izlemek için tıklayın

Kaynak : [-]

jimi-hendrixDünyaca ünlü müzik dergisi Rolling Stone, efsanevi müzisyen Jimi Hendrix’i tüm zamanların en iyi gitaristi seçti.

 Dergi, Hendrix’in, ”rock müzik konusundaki algıları yıkan, gitarına, stüdyoya ve sahneye yön veren” bir müzisyen olduğunu yazdı.

Rolling Stone’un dünyanın önde gelen müzik uzmanları ve gitaristler tarafından hazırlanan listesinde Hendrix’i ünlü İngiliz gitarist, şarkıcı ve besteci Eric Clapton ile İngiliz rock grubu Led Zeppelin’in kurucularından Jimmy Page izledi.

Derginin listesinde ilk 10 sırayı paylaşan gitaristler şöyle:

1. Jimi Hendrix

2. Eric Clapton

3. Jimmy Page

4. Keith Richards

5. Jeff Beck

6. B.B. King

7. Chuck Berry

8. Eddie Van Halen

9. Duane Allman

10. Pete Townshend

 

Maltepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nün düzenlediği “Üniversite Reformu ve Hans Reichenbach” başlıklı panel 25 Ekim Cumagünü saat 13.30’da Maltepe Üniversitesi’nin Marmara Eğitim Köyü’nde bulunan F en-Edebiyat Anfisi’nde gerçekleşecek.

Üniversite Reformu ve Hans Reichenbach PaneliProf.Dr. Zekiye Kutlusoy’un yöneteceği panele konuşmacı olarak felsefe alanının saygın isimleri; İstanbulÜniversitesi Felsefe Bölümü’nde uzun yıllarhocalık yapan Prof. Dr. Uluğ Nutku ve Doç.Dr. Tüten Anğ, Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürol Irzık , BilimÇevresi’nin kurucularından Prof.Dr. Yaman Örs katılacak.

 Hans Reichenbach

(26 Eylül 1891, Hamburg, Almanya – 9 Nisan 1953, Los Angeles, ABD) Viyana Çevresi’nin önde gelen temsilcilerinden biri olup, Berlin Mantıksal Olguculuk Okulunun kurucusudur. Fizik, mantık ve felsefe üzerinde çalışan bu Alman düşünür, Stuttgart Teknik Üniversitesindeyüksek öğrenim gördü. Sonra Berlin, Münih ve Göttingen üniversitelerinde felsefe ve mantık okudu. 1915’te olasılık kuramına ilişkin teziyle doktorasını tamamladı. 1920-26 arasında Stuttgart Teknik Üniversitesi’nde dersler vermeye başlayan Reichenbach, 1926 – 33yılları arasında Berlin Üniversitesinde felsefe okuttu ve burada “Gesellsachaft für empirische Philosophie” yi (Ampirik Felsefe Topluluğu) kurdu. Daha sonra 1933 – 38 arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde felsefe tarihi, bilim felsefesi, sembolik mantık dersleri veren filozof, burada Nusret Hızır ile Vehbi Eralp’i yetiştirdi. 1938’de ABD’ye giderek California ve Columbia üniversitelerinde dersler; 1952’de de Fransa’da Sorbonne Üniversitesinde konferanslar verdi. Mantıkçı olgucululuğun önde gelendüşünürlerinden biri olarak “Erkenntnis” dergisinin kurucuları arasındayer aldı. Özellikle, görelilik kuramının ve kuvantum mekaniğinin felsefe üzerin deki etkisini saptayıp değerlendirmeye çalışan Reichenbach; geometrinin temelleri ve fiziğin mantıksal yapısı üzerine araştırmalarısonucunda, zaman ve uzayın apriori olmadığı sonucuna vardı. Kant’tanfarklı olarak, bu kavramların kaynağını, nedensellik ilkesi yerine Einstein’ın görelilik kuramıyla açıkladı ve temellendirdi. Kuvantum mekaniğinin “aykırılıklar”ını gidermek için klasik mantığın yerine bir üçdeğerli mantık koymak gerektiğini ileri süren filozofun felsefeye en önemli katkısı, hiç kuşkusuz, olasılığın gerçekleşme sıklığı üzerine bir kuramı ortaya koyma yolundaki girişimidir. Bu kuramda olasılık  (Wahrscheinlichkeit), sonsuz bir dizi içinde sinir, olma sıklığıyla özdeşleştirilmiştir. Einstein’ın görelilik kuramına dayanarak zaman ve mekanın apriori olmadığına ilişkin düşünce sisteminin öteki önemli temeli sayılan olasılık kuramına göre, bilim ve felsefede tümevarım yöntemiyle, kanıtlamaların doğruluğu ya da yanlışlığı değil, ancak olasılık düzeyibelirlenebilir. Bu bağlamda mantık da olasılık kurallarına bağlıdır ve dolayısıyla olasılık, anlam sorunu bakımından da geçerlidir. Bir cümlenin anlamı, olasılık derecesinin belirlenmesine bağlıdır.
……….
Reicbenbach geliştirdiği felsefe kuramıyla, bağlı bulunduğu Viyana Çevresi’nin görüşlerine bilimsel bir nitelik kazandırmış; özellikle fizik ve matematik ilkelerine dayalı yeni öğretinin yayılmasına olanak sağlamıştır. Onun öğretisini önce benimseyen, sonra eleştiren B. Russell ile olan tartışmaları Viyana Çevresi’ne duyulan ilgiyi arttırmıştır.

Filozofun başlıca yapıtları şunlardır: Axiomatik der relativistischen Raum-Zeit-Lehre (Göreli Uzay- Zaman Öğretisinin Aksiyomatiği, 1920); Ziele und Wege der heutigen Naturphilosophie (Bugünkü Doğa FelsefesininYolları ve Amaçları, 1931); Wahrscheinlichkeitslogik (Olasılık Mantığı, 1932); Wahrscheinlickeitslehre (Olasılık Öğretisi, 1935); Experience and Prediction (Deney ve Öndeyi, 1938); From Copernicus to Einstein (Kopernik’ten Einstein’a, 1942); Philosophical Foundations of Quantum Mechanics (Kuvantum Mekaniğinin Felsefi Temelleri, 1944); Elements of Symbolic Logic (Simgesel Mantığın Öğeleri, 1947); The Rise of Scientific Philosophy (Bilimsel Felsefenin Doğuşu, 1951); ölümünden sonra, Direction of Time (Zamanın Yönü, 1956).

Kaynak: 20. Yüzyıl Düşünce Akımları; Nejat Bozkurt; Sarmal Yayınları Kasım 1995

Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi’nde, Kardeş Türküler’in vereceği konser 9 Kasım’da…

Sanat haber duyuruSERGİ

İSTANBUL
* Tansel Türkdoğan’ın “Simülatif İzler, Bilinmeyen Objeler” isimli sergisi 1 – 30 Kasım tarihleri arasında Kare Art Gallery’de.
* Binnur Çavuşoğlu’nun “Işığın Düştüğü Her Ne Varsa…” isimli sergisi 2 – 22 Kasım tarihleri arasında Artev Sanat Galerisi’nde.
* Nuran Terzioğlu’nun “Eldiven Fabrikası” isimli sergisi 2 Kasım – 7 Aralık tarihleri arasında Galeri Apel’de.
* Luke Waller’ın sergisi 22 Ekim – 17 Kasım tarihleri arasında RenArt Galeri’de.
* Berna Karaevli’nin “İz” isimli sergisi 22 Ekim – 5 Kasım tarihleri arasında Galeri Eksen’de.
*Mehmet Yılmaz’ın sergisi 23 Ekim – 17 Kasım tarihleri arasında Piramid Sanat’ta.
* Feridun Oral’ın “Monalisa – Buruk Bir Tebessümün Mısa Hikâyesi” isimlisergisi 23 Ekim – 17 Kasım tarihleri arasında Galeri Selvin’de.
* Kemal Özen’in “İyi Çocuk Ol, Acınla Büyü” isimli sergisi 23 Ekim – 24 Kasım tarihleri arasında Sanatorium’da.
* Eşref Üren’in sergisi 24 Ekim – 30 Kasım tarihleri arasında İşsanat Kibele Sanat Galerisi’nde.
* Mimardan Müzisyene Sınırsız Yaratıcılık isimli sergi 24 Ekim – 25 Aralık tarihleri arasında ARMAGGAN Art & Design Gallery’de.
* Seyhun Topuz’un sergisi 24 Ekim – 27 Aralık tarihleri arasında Proje4L/Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.
* Memduh Kuzay’ın sergisi 24 Ekim – 16 Kasım tarihleri arasında Arnavutköy artgallery’de.
* 3 Kuşak Erdirenler Retrospektif Sergisi 1 isimli sergi 24 Ekim – 16 Kasım tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
* A. Halim Kulaksız’ın “Nostalgia Impossibile” isimli sergisi 24 Ekim – 23 Kasım tarihleri arasında 44A Sanat Galerisi’nde.
* Şevket Sönmez’in sergisi 28 Ekim – 20 Kasım tarihleri arasında MERKUR’de.
* Bir Daha Asla! Geçmişle Yüzleşme ve Özür isimli sergi 25 Ekim – 15 Aralık tarihleri arasında DEPO’da.
* Aslı Vural’ın “Kayıp Kent” isimli sergisi 25 Ekim – 16 Kasım tarihleri arasında Türker Art’ta.
* Osman Şengezer ’in kostüm eskizleri ve resim sergisi 25 Ekim’e kadar TEB Özel Bankacılık Nişantaşı Merkezi’nde.
* Osman Şengezer’in sergisi 25 Ekim’e kadar TEB Özel BankacılıkNişantaşı Merkezi’nde.
* Olgu Ülkenciler’in “Zevkli Rezalet” isimli sergisi 26 Ekim’e kadar C.A.M Galeri’de.
* Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 26 Ekim’e kadar Pi Artworks İstanbul’da.
* Cengiz Çekil’in “Temizlik Beziyle” başlıklı sergisi 26 Ekim’e kadar Rampa’da.
* Pınar Yoldaş’ın “Bir Başka Evrim” isimli sergisi 26 Ekim’e kadar Ekavart Gallery’de.
* Serhat Kiraz’ın sergisi 26 Ekim’e kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.
* Nilbar Güreş’in “Açık Telefon Kulübesi” başlıklı sergisi 26 Ekim’e kadar Rampa’da.
* Ali Kazma’nın “Kitap” isimli sergisi 26 Ekim’e kadar Galeri Nev’de.
* Azade Köker’in sergisi 26 Ekim’e kadar cda Projects’te.
* Bir Kardeşlik ve Dayanışma Hikayesi “S.U.A.T. ve Kapılar” isimli sergi 26 Ekim’e kadar Nişantaşı Işık Galeri’de.
* Aslı Akyüz’ün resim sergisi 27 Ekim’e kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.
* Yakın Menzil isimli karma fotoğraf sergisi 27 Ekim’e kadar İstanbul Modern’de.
* Ekin Onat’ın “Vertigo” başlıklı sergisi 27 Ekim’e kadar Merhart Galeri’de.
* Julie Upmeyer ’ın Katmanlı Karaköy isimli sergisi 30 Ekim’e kadar BauArt Galeri’de.
* Mahremiyet isimli sergi 30 Ekim’e kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de.
* Arslan Eroğlu’nun resim sergisi 31 Ekim’e kadar Artisan Sanat Galerisi’nde.
* Nedret Yaşar ’ın “Empati” isimli resim sergisi 31 Ekim’e kadar Doruk Sanat/Tophane’de.
* Özgün Başaran Tokuç’un “Hadi, Ben Şimdi Bir Çocuğum!” isimli resim sergisi 31 Ekim’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde.
* Çağdaş Ustalardan Resim, Heykel ve Fotoğraf sergisi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.
* Mark Amerika’nın “Bulut Bankaları” isimli sergisi 31 Ekim’e kadar Kasa Galeri’de.
* Emin Çizenel’in sergisi 31 Ekim’e kadar Kare Art Gallery’de.
* Drew Tal’ın sergisi 31 Ekim’e kadar Rezan Has Müzesi’nde.
* Rebecca Horn’un “A Chemical Wedding in İstanbul” isimli sergisi 1 Kasım’a kadar Galeri Artist’te.
* Gülgün Başarır’ın “Seçmeler” isimli sergisi 1 Kasım’a kadar Galeriartist Çukurcuma’da.
* Geçiş Projesi 3. bölüm sergisi 1 Kasım’a kadar Yapı Kredi KültürMerkezi’nde.
* Zekeriyaköy Sanat Grubu’nun “Bilinmeyen Daire” isimli sergisi 1 Kasım’a kadar Lebriz ART212 Nişantaşı Sanat Galerisi’nde.
* Binnur Çavuşoğlu’nun suluboya resim sergisi 2-22 Kasım tarihleri arasında ArtEv Sanat Galerisi’nde.
* Portreler isimli sergi 2 Kasım’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde.
* Meriç Algün Ringborg’un “Görünürdeki Yazar” isimli sergisi 2 Kasım’a kadar Galeri NON’da.
* Esra Rotthoff’un sergisi 2 Kasım’a kadar Empire’da.
* Olga Kisseleva’nın sergisi 2 Kasım’a kadar Şekerbank Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi’nde.
* Fulden Aran’ın “Bir Yaz Gecesi Rüyası” isimli resim sergisi 2 Kasım’a kadar Alan İstanbul’da.
* Nevin Çokay’ın sergisi 2 Kasım’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde.
* Kerem Ozan Bayraktar’ın “Sirk” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar Pg Art Gallery’de.
* Nihâl Martlı’nın “Vagabonde” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar Hub Sanat Mekan’da.
* Arayüzeyler isimli sergi 7 Kasım’a kadar Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.
* Burcu Gökçek’in sergisi 9 Kasım’a kadar artSümer’de.
* Sabri Berkel’in “Kusursuz Bir Dünya” isimli sergisi 9 Kasım’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.
* Aysun Pekin, Canan Karahan, Derya Ozan, Füsun Özsoy, Sena Saraç ’ın karma sergisi 9 Kasım’a kadar İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde.
* Bahadır Gökay’ın “Evvel” isimli sergisi 09 Kasım – 03 Aralık tarihleri arasında Almelek Sanat Galerisi’nde.
* Burcu Gökçek’in “Biz” isimli sergisi 9 Kasım’a kadar artSümer’de.
* Kontrol Noktası isimli sergi 10 Kasım’a kadar Depo’da.
* Barış Cihanoğlu’nun “Kendini Bul” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Gallery İlayda’da.
* Kalliopi Lemos’un sergisi 10 Kasım’a kadar Fener Yoakimion Rum Kız Okulu’nda.
* Erdal Ateş’in “Karşı Duvarlar 2013” isimli sergisi 11 Kasım’a kadar Mim Hotel’de.
* Can Yeşiloğlu’nun sergisi 13 Kasım’a kadar Galeri G-art’ta.
* Rıza Kuruüzümcü’nün resim sergisi 14 Kasım-14 Aralık tarihleri arasında Doruk Sanat Galerisi’nde.
* Ceylan Dökmen’in sergisi 15 Kasım’a kadar Cevahir Hotel İstanbul Asia’da.
* No.3 isimli sergi 16 Kasım’a kadar Nesrin Esirtgen Collection mekânında.
* Anlamlanan Bedenler isimli sergi 16 Kasım’a kadar Galeri Manâ’da.
* Can Dostlarımız isimli resim sergisi 21 Kasım-12 Aralık tarihleri arasında Akyol Sanat Merkezi’nde.
* Kayıt isimli karma sergi 22 Kasım’a kadar Mixer’de.
* Dişe Dokunduk isimli sergi 4 Aralık’a kadar Şeli Sanat’ta.
* Adem Genç ve Mustafa Ata’nın sergisi 5 Aralık’a kadar Myra Art Gallery’de.
* Pierre Loti’nin İstanbul: 1903-1905 adlı fotoğraf sergisi 14 Aralık’a kadar Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde.
* Elio Montanari’nin “Biri, Hiçbiri, Binlercesi” sergisi 26 Aralık’a kadar SALT Galata’da.
* Tülin Onat ve Mithat Şen’in sergisi 30 Aralık’a kadar Dentan’da.
* Fotomuhabirliğin 40 Yılı – Sipa Kuşağı isimli sergi 31 Aralık’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde.
* Anish Kapoor’un sergisi 5 Ocak’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.
* Gülsün Karamustafa’nın “Vadedilmiş Bir Sergi” isimli sergisi 5 Ocak’a kadar SALT Beyoğlu ve SALT Galata’da.
* Sophia Vari’nin sergisi 19 Ocak’a kadar Pera Müzesi’nde.
* Düşler Gerçekler İmgeler isimli sergi 19 Ocak’a kadar Pera Müzesi’nde.
* Rafael Lozano-Hemmer’ın sergisi 16 Şubat’a kadar Perili Köşk’te.

ANKARA
* Sibel Avcı Tuğal – resim – bugün sona eriyor – Mustafa Ayaz Müzesi ve Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)
* İzlenimyorum/Karadeniz – resim – 23 Ekim’e dek – Galeri Soyut’ta.(0 312 438 86 70)
* 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Uzanan Fırçalar – 30 Ekim’e dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)
* Nur Koçak – resim – 2 Kasım’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 39 90)
* Adnan Turani – resim – 2 Kasım’a dek – Kav Sanat Galerisi’nde. (0 312 491 22 32)
* Genç Kuşak II – resim – 2 Kasım’a dek – Kav Genç Sanat’ta. (0 312 491 22 32)
* Nihâl Martlı/VAGABONDE – resim – 3 Kasım’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)
* Farago/Zahit Büyükişliyen – resim – 8 Kasım’a dek – Güler Sanat’ta. (0312 236 21 22)
* Şefik Bursalı Resim Yarışması Sergisi – resim – 8 Kasım’a dek – Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde. (0 312 384 42 00)
* Hasan Karegarı – rapidograf – 11 Kasım’a dek – GaleriM Sanat Galerisi’nde. (0 312 235 50 06)
* Nevzat Can – karakalem ve yağlıboya Atatürk sergisi – 13 Kasım’a dek – Stillife Art’ta. (0 312 441 01 45)
* Mexican Art – resim – 15 Kasım’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)
*Harun Antakyalı – resim – 17 Kasım’a dek – m1886 Sanat Projeleri’nde. (0 312 286 00 74)
* Serdar Pehlivan – resim – 22 Kasım’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)
* İsmail Altınok – resim – 30 Kasım’a dek – İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde. (0 312 433 30 34)

ADANA

* Musa Boz’un, AÇS Sanat Galerisi ’ndeki sergisi sürüyor. Boz’un yağlıboya çalışmalarının bir bölümünün yer aldığı sergi, 30 Ekim tarihine dek izlenime açık olacak. (0505 2253297)

Şenol Tilki Parlak

Şenol Tilki

GAZİANTEP

* Ressam Şenol Tilki’nin, Sanko Park Sanat Galerisi’ndeki sergisi sürüyor. Sanatçı Tilki’nin yağlıboya çalışmalarının yer aldığı sergiyi sanatseverler 25 Ekim tarihine dek 10.00-22.00 saatleri gezebilecek. (0342 336 60 66)

HATAY

Muzaffer Tire

Muzaffer Tire

* Muzaffer Tire’nin, ‘Çengelli Düşünceler’ adlı resim sergisi çarşamba günü 18.00’da Antakya Prime Mall AVM Sanat Galerisi’nde açılacak. Tire’nin sergisi 15 Kasım tarihine dek sanatseverlerin izlenimine açık tutulacak. (0326 2901111-16)

MÜZİK

İSTANBUL
*Borusan Quartet’ın konseri bugün saat 20.00’de Kadıköy Süreyya Operası’nda.
*Engin Gürkey’in konseri yarın 20.00’de Jolly Joker İstanbul sahnesinde.
ABD’li caz trompetçisi
*Christian Scott’ın konseri yarın saat 21.30’da Salon IKSV’de.
*Bulutsuzluk Özlemi grubunun konseri yarın saat 22.30 ’da Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
*Nicholas Phan ve piyanist Myra Huang’ın konseri 23 Ekim’de saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda.
*Snarky Puppy’in konseri 23 Ekim’de saat 21.30’da Salon IKSV’de.
*Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall konserlerinde Genco Erkal’ın anlatıcılığında Cihat Aşkın ve İstanbul Oda Orkestrası’nın seslendireceği “Askerin Öyküsü” 23 Ekim’de saat 19.30’da (0212 359 58 00-132)
*Cristina Branco’nun konseri 24 Ekim’de saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda.
*Alp Ersönmez’in konseri 24 Ekim’de saat 20.00’de Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde.
*Zuhal Olcay ve Çağ Erçağ, Melih Kara, Ozan Tunca, Murat Berk’ten oluşan Cellistanbul konseri 24 Ekim’de saat 20.00’de Fulya Sanat Merkezi’nde. (0212 215 60 29)
*İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın şef Sung-jin Kim yönetimindeki “Kore Haftası Konseri” 25 Ekim’de Küçükçekmece Arenamega’da.
*Orchestra’Sion’nun solistler Rüstem Mustafa, Öykü Koçoğlu, Çağlayan Çetin, Orçun Orçunsel eşliğinde vereceği oda müziği konseri 26 Ekim’de saat 19.30’da Notre Dame de Sion’da. (0212 219 16 97)
*Asya-Avrupa Oda Orkestrası’nın, şef Serdar Yalçın yönetiminde vereceği ilk konseri “Cumhuriyet” 27 Ekim’de saat 20.00’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde. Solistler: Hüseyin Likos, Halit Turgay.

kardeş-türkülerANKARA

* CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Rengim Gökmen yönetiminde vereceği Dorukhan Doruk’un solist olarak yer alacağı “Ankara’nın Başkent Oluşunun 90. Yılı/Cumhuriyet Bayramı” konseri, 31 Ekim’de, saat 20.00’de. (0312 309 13 43)
* Bilkent Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şef Gürer Aykal yönetiminde vereceği, Alexei Volodin (piyano) solist olarak katılacağı konser, 25 Ekim’de, saat 20.00’de. (0 312 290 17 75)
* Anadolu Gösteri ve Kongre Merkezi’nde, Kardeş Türküler’in vereceği konser 9 Kasım’da, saat 20.30’da. (0 312 286 12 11)

 

TİYATRO
İSTANBUL

* Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Kurban” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Kızılırmak” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Son Tango” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçük Sahne’de “Profesyonel” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “İkinci Dereceden İşsizlik” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00)
* İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Ocak” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. Kağ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe 14.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Yolcu” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. Ümraniye Sahnesi’nde “Kösem Sultan” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Türkiye Kayası – Bir Göç Hikayesi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00; “Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt” perşembe, cuma 12.00. (0 212 455 39 00)
* Ortaoyuncular’da “Masal Müfettişi” cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)
* Kumbaracı50’da “Yokuş Aşağı Emanetler” bugün, salı 20.30; “Katilcilik” çarşamba, perşembe 20.30; “444” cuma, cumartesi 20.30 (0532 255 55 80)
* Tiyatro Boyalıkuş’ta “Melek” cuma 20.30 Sahne Cihangir’de. ( 0 212 245 21 09)
* Sahne Hal’de “Down To The Earth” bugün, “İyi İnsanlar” salı, “100” çarşamba, “Kırık Merdivenler” perşembe 20.30. (0 212 274 74 78)
* garajistanbul’da “Ali ile Ramazan” 20.00. (0 212 244 44 99)
* Tiyatro Pera’da Akdeniz (Müzikal) cuma, cumartesi ve pazar saat 20.00’de sahnelenecek.

ANKARA

* Akün Sahnesi’nde, “Çalıkuşu” adlı oyun, 22, 23, 24, 25, 29, 30 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, 26 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te, “Keloğlan Keleşoğlan” adlı çocuk oyunu, 10, 12, 24, 29 ve 31 Ekim’de saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)
* Altındağ Tiyatrosu’nda, “Miyhavlar Tiyatrosu” adlı çocuk oyunu, 23, 25 ve 30 Ekim’de saat 11.00’de, “En Son O Gitti” adlı oyun 22, 23, 24, 25, 29, 30 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, 26 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 316 59 02)
* Büyük Tiyatro’da, “Teneke” adlı oyun, 22, 25, 29 Ekim’de saat 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)
* Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Aşk Hastası” adlı oyun 22, 23, 24, 25 Ekim’de saat 20.00’de, 26 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te, “Narnia Günlükleri” adlı çocuk oyunu, 22 Ekim’de saat 11.00’de. (0 312 240 00 91)
* Küçük Tiyatro’da, “Nereye?” adlı oyun, 22, 23, 24, 25 29, 30 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, 26 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te, “Karlar Kraliçesi” çocuk oyunu, 23, 25, 29, 31 Ekim’de saat 11.00’de. (0 312 311 11 69)
* Oda Tiyatrosu’nda, “Mevlana-Aşk ve Barış Çığlığı” adlı oyun, 29, 30, 31 Ekim’de saat 18.30’da, “Nehir” 22, 23, 24, 25, 26 Ekim’de saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)
* Stüdyo Sahne’de, “Bizim Yunus” adlı oyun, 22, 25, 29 Ekim’de saat 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
* İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Jerry ve Tom” adlı oyun, 23, 24 Ekim’de saat 20.00’de, 26 Ekim’de saat 15.00’te, “Cesaret Ana ve Çocukları” adlı oyun, 30 ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, “Horoz Adam ve Korsan” adlı oyun, 20 Ekim’de saat 11.00’de. (0 312 397 30 24)
* Şinasi Sahnesi’nde, “Ramiz ile Jülide” adlı oyun, 29, 30, 31 Ekim’de saat 20.00’de, “İki Kalas Bir Heves/Van DT” adlı oyun, 22, 23, 24, 25 Ekim’de saat 20.00’de, 26 Ekim’de saat 15.00 ve 20.00’de, 27 Ekim’de saat 15.00’te. (0 312 467 17 44)

* Ankara Halk Tiyatrosu’nda, “Jeanne D’arc’ın Öteki Ölümü” , ekim ayı boyunca her cuma ve cumartesi saat 20.00’de.
(0 312 418 97 98)
* Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Hiç Yemez Prenses” adlı çocuk oyunu 26 Ekim’de saat 12.00’de, “Ponpon Kuyruğun Pastası” adlı bebek tiyatrosu oyunu 27 Ekim’de saat 12.00’de. (0 312 418 02 98)

OPERA-BALE

İSTANBUL
Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği Genç Werther’in Acıları 22- 24 Ekim’de Kadıköy Süreyya Operası’nda izlenebilir. Oyun saat 20.00’de başlıyor.

ANKARA
*Opera Sahnesi’nde, “Rigoletto” operası 26 Ekim’de saat 15.00’te, “Amazonlar” balesi 24 Ekim’de saat 20.00’de, “Tosca” operası 23 ve 30 Ekim’de saat 20.00’de, “Arda Boyları” modern dans gösterisi bugün saat 20.00’de. (0 312 229 76 25)
*Operet Sahnesi’nde, “Arşın Mal Alan” opereti 27 Ekim’de saat 16.00’da, 29 Ekim’de saat 20.00’de. (0 312 229 76 25)
*Leyla Gencer Sahnesi’nde, “A’dan Z’ye” çocuk müzikali 27 Ekim’de saat 11.00’de. (0 312 229 76 25)

 

Kaynak : [-]

Bugün sona erecek 13. İstanbul Bienali, bir ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 350 bin ziyaretçiyle Türkiye’de tüm zamanların en çok gezilen sergisi oldu. Sabancı’daki ‘Picasso İstanbul’da’ sergisini 251 bin kişi gezmişti.

13-istanbul-bienali

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding’in sponsorluğunda 13’üncüsü düzenlenen İstanbul Bienali, bu yıl inanılmaz bir seyirci ilgisiyle karşılandı. Henüz resmi rakamlar açıklanmadı ama bugün sona erecek 13. İstanbul Bienali’nin 350 bine yaklaşan ziyaretçiyle rekor kırdığı kesin. Bienali büyük bir sergi olarak düşünürsek Türkiye ’de bir sergiyi yaklaşık 350 bin kişinin gezmesi inanılmaz bir hadise, sadece İstanbul Bienali değil bir Türkiye rekoru.
Üstelik bu rakamın, yaklaşık bir ay gibi önceki bienallere göre hayli kısa sayılabilecek bir sürede elde edilmesi rekoru daha da anlamlı kılıyor. Zira İstanbul Bienali’nin önceki rekoru, 110 bin kişiyle iki yıl önce kırılmıştı ve o zaman bienalin süresi de yaklaşık iki aya yayılıyordu. Elimizde sağlam istatistiki veriler yok ama Türkiye’de kayıtlara geçen sergi rekoru 251 bin 500 kişiyle Sabancı Müzesi’ndeki ‘Picasso İstanbul’da’ya aitti. 2005 yılı kasım ayında açılan ‘Picasso İstanbul’da’ sergisi dört ay sürmüştü. Yine Sabancı’daki Salvador Dali sergisini ise 156 bin 720 kişi gezmişti.
13-istanbul-bienalBu yılki bienalin bu kadar ilgi görmesinin en önemli sebeplerinden biri elbette girişin ücretsiz olmasıydı. Fulya Erdemci’nin küratörlüğünde düzenlenen ve ‘Anne ben barbar mıyım?’ başlığıyla ‘kamusal alan’ meselesini gündeme getiren 13. İstanbul Bienali’nde temaya uygun biçimde daha çok izleyiciye ulaşmak amacıyla girişi bedava yapma kararı alınmıştı. Hürriyet Gazetesi’nden Demet Cengiz’e konuşan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, “Cuma günü (18 Ekim) itibariyle 300 bin ziyaretçi sayısı aşıldı. Son güne bırakan ziyaretçiler sayesinde bu hafta sonu 350 bin rakamının aşılmasını bekliyoruz. Bu yıl ücretsiz yapınca maliyetleri düşürmek adına süreyi kısalttık. Gördüğü ilgiden çok memnunuz, sanat adına çok sevindirici ama maalesef süreyi uzatamıyoruz. 20 Ekim (bugün) son! Mekanlarla yapılan anlaşmalar da sona eriyor” dedi.
88 sanatçı ve sanatçı grubunun çalışmalarının yer aldığı 13. İstanbul Bienali süreci tartışmalı başlamıştı. Küratör Erdemci, bienalin kavramsal çerçevesini açıkladığında Taksim Meydanı, Gezi Parkı, Tarlabaşı bulvarı, Galata Köprüsü gibi ‘kamusal alan’ları mekan olarak kullanmak istiyordu. Daha sonra Gezi direnişi patlak verince bienal ‘kamusal açık alan’lardan kapalı mekanlara çekilme kararı almıştı. Bienalin mekanları Tophane’deki Antrepo No.3, Karaköy’deki Galata Rum Okulu, İstiklal Caddesi üzerindeki Arter ve Salt Beyoğlu ile Unkapanı İMÇ Çarşısı’ndaki 5533 olarak belirlenmişti. Ayrıca süresi iki aydan bir aya indirilmişti.
Son gün sürprizi:

Resim kaynak : http://yaprakland.blogspot.com/2013/09/13-istanbul-bienali-nde-kultur-ve.html

Resim kaynak : http://yaprakland.blogspot.com/2013/09/13-istanbul-bienali-nde-kultur-ve.html

Gezi direnişi müzikali
13. İstanbul Bienali bugün sona eriyor. Bienalin son gün sürprizi ise Gezi direnişi müzikali. Çocuklar arasında bağ kurmak üzere özgün projeler üreten Koroçapulportre, Rum Okulu’nda bugün saat 19.00’da Gezi direnişini müzikal ve teatral olarak özetleyen bir performans gerçekleştirecek.

Bilge Örer:” Çok mutluyuz”

İstanbul Bienal’i Direktörü Bige Örer ise ‘rekor’ hakkındaki sorumuza şöyle yanıt verdi:
“Kamusal alan tartışmasını açmayı hedefleyen 13. İstanbul Bienali’nin üç yüz bini aşkın izleyici tarafından izlenmesi gerçekten bizi çok mutlu etti. Bir kez daha Bienal’in tüm sanatseverler tarafından ne kadar sahiplenildiğini görmüş olduk. Gerçeklestirildiği yer, zaman ve bağlamla derinden bir ilişki kuran bu bienalin, farklı alanlarda açmış olduğu tartışmalarla Turkiye sanat tarihinin önemli bir dönüm noktasını oluşturduğuna inanıyorum. Bu, sanatın farklı dilleri ve dünya tahayyüllerini mümkün kılabileceğine işaret eden bir sergi. Bienal bu sergiyle hem tarihsel hem güncel perspektiften kamusal alan tanımlarını yeniden açtı. Böylece izleyicisiyle farklı bir bağ kurduğunu da düşünüyorum. Vesileyle bir kez daha, iki sene süren yoğun bir hazırlık sürecini tüm zorluklara rağmen başarıyla tamamlayan bienal ekibine, küratörü Fulya Erdemci’ye, sanatçılara ve bienal izleyicisine çok teşekkür etmek istiyorum.”

Haber: ERKAN AKTUĞ 

Kaynak:[]

Bu yıl Macaristan’ın Szeged kentinde düzenlenen Armel Opera Festivali’nin ödül alanlar listesinde ilk kez bir çocuk yer aldı. Babası Türk, annesi Rus olan 11 yaşındaki İlyas Seçkin en iyi sahne performansı sergileyen bireysel başarılı solisti seçildi.

ilyas-seçkin-operaArmel Opera Festivali’ni her yıl sayıları yüzü bulan opera ses sanatçısı başvuruda bulunuyor. Bu yılki organizasyon 10-13 Ekim tarihleri arasında Szeged’de yapıldı. Yarışmaya İstanbul Devlet Opera ve Balesi de Benjamin Britten’in bestelediği “Turn of the Screw” oyunu ile katıldı.

Yarışma sonrasında, 5’i kadın 10 solist finalist olarak seçildi. Yarışmada, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin bir erkek oyuncusu da ödül aldı. Turn of the Screw oyunu aynı zamanda Fransız ARTE Televizyonu seyircisi tarafından “Halk Birincisi Opera” seçildi. Yarışmada 10 finalistin yanı sıra bir de en iyi sahne performansı sergileyen oyuncu seçiliyor.,

 

İLK KEZ BİR ÇOCUK ÖDÜL ALDI

Bu yıl seçilen isim 11 yaşındaki İlyas Seçkin oldu. Seçkin, bu zamana kadar yapılan yarışmalarda ödül alan ilk çocuk olarak kayıtlara geçti. İlsay’ın sahneye çıkışı sırasında salonda büyük bir coşku yaşandı. İlyas, bir çok kişinin bağrışları altında sahneyi selamladı. İlyas’ın seçimi aynı zamanda opera ve senfoni camiasında da büyük yankı uyandırdı. Seçkin Ailesi’ne, Devlet Opera ve Balesi yanı sıra yurtdışında da çok sayıda operasever tebrik mesajları iletti.

11 YAŞINDA ÜÇ DİL BİLİYOR

2002 doğumlu olan İlsay, Türk baba ve Rus anneden olma.  Halen özel bir okulda 6. sınıfta okuyor. Müzik hayatına 5 yaşında, müzik öğretmeni Angelika Akbar ile piyano çalarak başladığı ifade edildi. İlyas, 2009 yılında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Çocuk Korosu çalışmalarına katıldı. İlyas’ın daha önce oynadığı opera oyunları arasında “Yusuf ile Zülayha”, “Öldüren Aşk” ve “Kötülüğün Döngüsü” yer alıyor. İlyas, Türkçe’nin yanı sıra Rusça, İngilizce ve Çince biliyor.

operaMÜZİK BİR DÜNYA DİLİ

Uluslararası yatırım danışmanlığı yapan baba Can Levent Seçkin konu ile ilgili şunları kaydetti: “Çok uzun zamandır uluslararasında iş yapan bir kişi olarak, çok dilli, çok kültürlü Türk vatandaşlarının çok fazla olmadığını görmenin rahatsızlığını duydum hep. Hep istedimki, öyle bir çocuk yetiştireyim ki, çok dil konuşsun, çok kültürlü olsun ama kendi benliğinden hiçbirşey kaybetmesin ve hep ülkesini her yerde savunabilsin. Müzik bir dünya dili aslında. Herkesin konuştuğu ve anlaşabildiği… İlyas konuştuğu yabancı dillerin haricinde müzik dilini de çok iyi konuşuyor. Biz ailesi olarak onu hep desteklerdik, her türlü çalışmadan geri kalmaması için çok çaba sarfettik. Şimdi karşımızda, dünyanın her yerinde bir Türk olarak ülkesini temsil edebilecek; bilgili, kültürlü bir birey görüyorum. Üstelik bu yaşında uluslararası bazda kimsenin kolay kolay alamayacağı bir ödüle de kavuşmuş bir çocuk. İlyas gibi çocukların sayısını arttırmamız lazım.”

 Kaynak :  Dinçer GÖKÇE []