Forum İstanbul, 75. ölüm yıl dönümünde M.Kemal Atatürk’ü çok özel fotoğraflardan oluşan bir sergiyle anıyor.

musatafa kemal atatürkForum İstanbul’da 8-17 Kasım tarihleri arasında gezilebilecek sergide aralarında ilk defa sergileneceklerin de bulunduğu M. Kemal Atatürk’ün 100 adet fotoğrafı ziyaretçilerle buluşacak.

5 bin fotoğraf arasından özenle seçilen fotoğraflardan oluşan sergi, ziyaretçileri Atatürk ile duygu dolu bir yolculuğa çıkaracak.

fotogaste

Her zaman olduğu gibi sanat eğitimin çocuklar üzerinde ne gibi etkileri olacağı konusunda yazı yazmak için kaynak arayışındayken aşağıda yayınladığımız yazıyı bulduk. Böyle güzel anlatılmış bir yazı varken alıntı yerine olduğu gibi yayınlamanın daha doğru olacağına inanıyoruz.

Sayın Doç.Dr.Ayşe Cakır İlhan*’a teşekkür ederiz.

perküsyon eğitimi ve çocuk

müzik ve çocuk             Çocukları okulöncesi kurumlarda eğitime başlamadan önce oyun oynarken izlersek onlarda var olan yaratıcılık potansiyellerini ne kadar bilinçsizce ve amaçsızca tükettiklerini görürüz. Yetişkinler onlara zaman ve uygun ortam sağlayabilirse çocuklara bu gizil güçlerini ortaya koyma olanağı tanırlar ve onların çevrelerini oyun yoluyla tanıdıklarını ve kendi iç dünyalarını yansıtan hikayeler uydurduklarını, heykeller yaptıklarını, köprüler, barajlar kurduklarını, evler inşa ettiklerini, resimler çizip boyadıklarını hemen fark ederler.

Okulöncesi eğitim kurumları çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimine paralel eğitim veren ve vermesi gereken kurumlardır. Okulöncesi eğitiminin en önemli amaçlarından biri çocuğun yaratıcılığının geliştirilmesidir. Yaratıcılığın geliştirilmesinde sanat eğitimi programlarının önemli bir yeri vardır. Yaratıcılığın geliştirilmesinde sanat programların hedef kitlenin gereksinimlerini doğrultusunda düzenlenmesi gerekmektedir.

çocuk gelişimi ve çocuk     Buna dayalı olarak okulöncesi çocuklar için düzenlenen sanat programları :

  •  Yaşantılara dayalı olmalı,
  • Uygulamaya olanak vermeli,
  • Sanatsal malzemeleri kullanacak beceri eğitimi sağlamalı,
  • Çocuğun estetik duyarlılığını geliştirmelidir.

Sanat Eğitiminin yukarıda sıralanan dört olmazsa olmaz koşulu okulöncesi sanat programının temel içeriğini oluşturur. Bu sıralanan koşullar birbirleri ile bağlantılı olmalarına karşın zaman zaman ağırlık birine veya ikisine verilebilir.

Çocuklar sanatsal çalışmalar yapmaya her zaman hazırdırlar. Resim, müzik, tiyatro, drama, dans v.b. sanat dalları çocuğun yaşantısında oyun alarak kendini göstermektedir. Sanat, oyunun bir parçası veya kendisi olarak çocuğun yaşamında hep önemli bir yere sahiptir.

Çocuklarla sanatsal çalışmalar yapabilmek için çevre, duyu, duyum, duygu , algı, algı alanı gibi önemli kavramların ne olduğu, ne işe yaradığı konusunda bilgi sahibi olunmalıdır.

çocuk ve anneÖğrenmenin gerçekleşmesinde beş duyunun farkında olunarak kullanılması, duyumsanan şeylerin doğru ve sağlıklı algılanması önemlidir. Bunun için çocuğun farklı alanlarda yaşantılar geçirmesi gerekir. Çünkü çocuk sanat yaparken (resim, heykel, drama, tiyatro, dans v.b.) daha çok günlük yaşantılarından –bir olaydan, bir nesneden, bir duygu ya da etkilendiği bir kişiden- yola çıkar. Çocuğun çevresini gözlemlemesi ve kişisel yaşantıları öğretmene belli bir birikim sağlar.

Küçük çocuklar duygusal anlamda aç gözlüdürler. Şekillerden ve ayrıntılardan etkilenirler. Yerde yürüyen bir böcek, eriyen buzdan damlayan su tanelerini hayretle izlerler. Bu nedenle büyük heyecan yaşatan bu ve benzeri yaşantılar yetişkinler tarafından desteklenmelidir. Yetişkinlerin rolü çocuğun ayrıntıları fark etmesine, zengin obje kavramı oluşturmasına ve bütün duyuları kullanmasına yardımcı olmaktır.

erken dönem sanat eğitimiÇocuklar bu ve benzeri yaşantılardan yola çıkarak sanatsal çalışmalar yaparlar. Örneğin bir resim çalışması için öncesinde bir konu saptanıp, konuşulup canlandırılmadıysa çocuklar şu soru ve sorunları dile getirirler.

* Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi.

  • Öğretmenim ne çizeyim?
  • Ne yapacağımı bilmiyorum.
  • Nasıl yapacağımı bilmiyorum.

Bunun için saptanan konu önceden konuşulmalı, drama yolu ile canlandırılmalı, resim yaparken kullanılacak teknik hakkında bilgi verilmeli daha sonra resim yapmaya geçilmelidir. Öğretmen ya da yetişkin çocuğun sanatsal çalışmalar yapmasını desteklemeli ona cesaret vermelidir.

Bunun yanında çocuklar, sanat, sanatçı, sanatçıların yapıtları konusunda bilgilendirilmelidir.

  •  Sanat nedir?
  • Sanat niçin yapılır?
  • Sanat yapıtı nedir? gibi sorular çocuklara çok soyut gelebilir, onları şaşırtabilir.

Bu bilgilendirme 5-6 yaşlarda daha etkili olmaktadır. Çünkü 5-6 yaşına gelmiş bir çocuk sanatçıların nasıl değişik insan, hayvan veya nesne çizdikleri konusunu algılayabilir. Sanatçıların sanatlarını üretirken değişik malzemeler kullandıklarını gözlemleyebilir, öğrenebilir. Burada amaç çocuklara sanat tarihi öğretmek değil, onları zengin sanatsal mirasla tanıştırmaktır.

Sanat kültürün bir parçasıdır ve insanlık hakkında bilgi verir.

  • Onlar kimdiler?
  • Nasıl yaşadılar?
  • Neler giydiler?
  • Neler kullandılar?
  • Nasıl iletişim kurdular? v.b.

Sanatı ve sanatçıları tanıyarak büyüyen çocuklar, ayrıca farklı sanat akımlarını da tanıyabilirler, kendi algıları çerçevesinde bu bilgileri kullanabilirler. (gerçekçi sanat soyut sanat, gerçeküstü sanat, kavramsal sanat v.b.)

bele ve sanatSanat ve sanatçılarla tanışan çocuklar hem kendi ürettiklerini, hem de sanatçıların yapıtlarını bir anlamda eleştirmeyi öğrenebilirler. Yetiştiriciler, sanat eleştirisi konusunda çocukları yönlendirebilirler. Örneğin :

 Bu gördüğünüz nedir? (Resim, heykel, fotoğraf, halı.v.b.)

  • Ne gibi biçimsel özellikleri vardır? (büyük, yuvarlak, kare, yumuşak, katı v.b)
  • Nelerden yapılmıştır? (kağıt, boya, metal, kil, kumaş, mermer, tahta v.b)
  • Sanatçı burada ne anlatmaya çalışmıştır?
  • Bu çalışmayı nasıl anlatabilirsin?
  • Sana neler hissettiriyor? (mutluluk, komik, üzüntü, acı v.b.)
  • Bu yapıtı sevdiniz mi? Neden?

Buradaki amaç çocuklara sanatsal bir bakış açısı kazandırmak, yaratıcılığı ve estetik duyarlılığı geliştirmek ve kendi duygularını ifade etmeyi öğrenmektir.

Bilindiği gibi estetik güzelliğin bilmidir ve güzel olanla ilgilenir. Çocuklar güzellik arayışında duygularını ve bedenlerini kullanırlar. Gözleri görsel olarak sanatı araştırırken, kulaklar sesleri ve müzikleri dinleyebilir. Çocuklar sanatsal çalışmalara dokunabilir, güzel kokuları koklayabilir, yiyecekleri tadabilirler. Beden, dans ve hareket yoluyla kendilerini ifade edebilir. Böylece küçük yaştaki çocuğun beş duyusu erken dönemde güzele doğru, güzeli yeğleyecek bir yönde eğitilebilir.

resimle sanat adım adım4Çocuklara bu konuda hem zaman hem de ortam hazırlamak ve onlara fırsat vermek gerekir. Çevreleri estetik nesnelerle donatılmalı, bulundukları ortamlar kaotik, düzensiz, aşırı süslü değil, temiz, aydınlık ve renkli olmalıdır. Duyuları harekete geçirmeli, bakma, dinleme, dokunma, koklama ve tatma konularında onları kışkırtmalıdır. Çiçekler, bitkiler, hayvanlar, yumuşak yastıklar, sallanan sandalyeler, heykeller ortama öğretici ve estetik özellikler katarlar. Sergiler (doğal nesneler, kartpostallar, kolleksiyonlar, sanat kitapları, antikarlar, araç ve gereçler, makine parçaları, çömlekler, posta pulları, paralar v.b.) sanat merkezleri, dans alanları v.b. çocukların estetik imgeler, düşünceler, duygular yeni kavramlar üretmeleri için birer fırsat ortamlarıdır. Yarının estetik ortamıyla, zorlanmadan karşılaşabilecekleri ilk deneyim alanlarıdır.

Çocuklar, sanat merkezlerinde sergi açılışlarına, müze gezilerine, konserlere, performanslara katılabilirler. Sanatçılar (ressamlar, heykeltraşlar, müzisyenler, grafikerler v.b.) çocuklarla çalışarak onların yaşantı dünyalarını zenginleştirebilirler.

Sonuç olarak okulöncesinde sanat eğitimi çalışmaları yapılırken çocukların duygularını geliştirici ortamların önemsenmesi gereklidir. Duyumsama, sanatsal çalışmalar yapma, sanat hakkında bilgi sahibi olma, sanatçıları tanıma ve sanatçıların yöntemlerini öğrenme estetik yaşantılar için ön plana çıkmaktadır. Küçük çocuklar elbetteki sanat tarihçileri gibi eğitilemez, ama sanatçılar ve onların yapıtları ile tanışabilirler. Değişik sanat akımlarını tanıyarak bu doğrultuda çalışmalar yapabilirler. Sanatsal eleştiri konusunda da bilgilendirilebilirler.

Bu konuda yapılabilecek bazı çalışma örneklerini şöyle sıralayabiliriz :

* Bir sanat sergisi, müze veya tıpkı basım sergisi gezilebilir. Bu mekanlarda en fazla iki ya da üç ayrı sanat akımına ait çalışmalar, karşılaştırılabilir. Çocuklar farklı sanat akımlarına ait uygulamalı çalışmalar yapabilirler.

Örneğin belli bir çizim (bu insan, ağaç, ev, meyve v.b. olabilir) iki ya da üç farklı sanat akımında nasıl ele alınmış, akımlar arasında ne gibi farklar ve benzerlikler bulunmaktadır? gibi. Her sanatsal yapıt tek tek ele alınır, üzerinde konuşulur, drama yöntemleri ile canlandırılır, daha sonra uygulamalı çalışmalara geçilebilir.

* Bir sanatçıyla çocuklar tanıştırılabilir. Sanatçının çalıştığı, yaşadığı mekan, giyim tarzı, kokusu, duyguları (nasıl gülüyor, neye kızıyor v.b.) düşünceleri, çocuklara farklı bakış açıları kazandırabilir.

Amaç okulöncesi çocuğunun yaşantılarını, imge dünyasını olanaklar ölçüsünde ve zorlama yapmadan zenginleştirmektir. Sanat; duyu, duyum, duygu, algı eğitiminde vazgeçilmemesi gereken hem zevkli, hem eğlendirici, hem de öğretici, belki de en önemlisi çocuğun yaratıcılığını geliştirici olmazsa olmaz bir alandır.

Kaynak : Robert Schırrmacher. Art and Creative Develepment for Young Children. Çev: Suna Karaküçük Delmar Publishers İnc. New York. 1998

 

Kaynak :[-]

GTA V ve COD:Ghosts’un salladığı video oyun dünyası, bu ay içinde satışa sunulacak Xbox One ve PlayStation 4 konsollarıyla iyice hareketlenecek. Artan oynanabilirlik ve görüntü kalitesiyle her geçen gün daha fazla ilgi toplayan video oyunları, toplam gelirde Hollywood filmlerine neredeyse 90 milyar dolar fark atmış durumda.

video oyun

Hollywood, video oyunlarının tehdidi altında. Ünlü oyuncu ve sanatçılar video oyun dünyasında yer almayı tercih ederken, elde edilen gelir açısından fark kapatılması güç bir noktaya geldi.

Mashable sitesinin haberine göre, küresel gelirler ele alındığında Hollywood yapımlarının 2013’te 10.8 milyar dolar gelir elde etmesini beklerken, video oyunları için aynı miktar tam hollywood100 milyar dolar.

Toplam 7 rekor kırarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren GTA V, ilk üç günde 1 milyar dolar elde ederken, oyunun Mart 2014’e kadar 25 milyon satması bekleniyor.

İlk gününde 1 milyar gelir elde eden COD:Ghosts’un reklamında ünlü aktris Megan Fox yer alırken, Emma Stone, Christopher Walken ve Snoop Dogg gibi isimler de oyunlarda seslendirme yapan diğer ünlüler arasında yer aldı.

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul, dün açıldı. İlk akşamdan 9.000 ziyaretçinin gezdiği fuarda; 748 sanatçı, 3.000 eser, 22 ülkeden 95 çağdaş sanat galerisi bir araya geliyor.

Contemporary Istanbul Announces its 8th Edition 7th - 10th November 2013

Ulusal ve uluslararası galeriler, tüm dünyadan gelen sanatçılar, koleksiyonerler, küratörler, sanat eleştirmenleri, sanatseverler ve basın mensupları bu akşam gerçekleşen açılışta İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Kongre Merkezi’nde sanat için bir araya geldi. Açılışa sanat ve cemiyet dünyasından birçok isim katıldı.

Fuarda, özellikle Türkiye’den galerilerin sergileme ve işlerin kalitesindeki artış dikkat çekti. CI Dialogues kapsamında fuarın ilk gün konuşmasını Hermann Nitsch yaptı. Viyana Aksiyonizmi’nin kurucularından olan Hermann Nitsch, küratör ve sanat eleştirmeni Marcus Graf ile beraber sanatçı konuşması gerçekleştirdi.

Cemiyet ve sanat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren görkemli ön izleme, Martı İstanbul Hotel Teras Bar ‘da gerçekleştirilen Contemporary Istanbul açılış partisi ile devam etti.

8- Contemporary Istanbul bu sene 748 sanatçı, 3000 eser, 22 ülkeden 95 çağdaş sanat galerisi ile beraber 70.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlayacak. 2013 yılında sergilenecek işlerin toplam değeri 180 Milyon TL.

Dünyanın en önemli galerileri arasında yer alan Marlborough Gallery, New York; Galerie Lelong, Paris; Andipa Gallery, London; Opera Gallery, Cenova; Galeria Filomena Soares,

Contemporary Istanbul-2013

Lizbon; Galeria Javier Lopez, Madrid; Senda Gallery, İspanya; Michael Schultz, Almanya; Klaus Steinmetz, Kosta Rika, ve Türkiye’den Dirimart, Galerist, Galeri Mana, Galeri Nev, Pi Artworks, Rampa, x-ist katılımcı galeriler arasında yer alıyor. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı B katı bu sene özel olarak yeni/gelişmekte olan galerilere ayrılıyor.

 

Eğitim sezonun başlamasıyla beraber eğitim almak veya çocuğuna eğitim aldırmak  isteyen veliler haklı olarak keman eğitimi ve keman satın alma ile ilgili pek çok soru ile karşılaşıp cevap aramaktadır.

 Kurumumuzu ziyaret eden kişilerin genel olarak sorduğu soruları da derleyerek keman öğrencimiz olsun ya da olmasın tüm sanat eğitimine önem veren kişilerin aklındaki sorulara cevap olması amacıyla “Keman Eğitimi ve Keman satın alma kılavuzu” diyebileceğimiz bilgileri içeren yazıyı okumanızı tavsiye ederiz.

KEMAN ÖĞRENMEYE NASIL BAŞLAMAK GEREKİR?

 Keman Kursu Hakkında Sık Sorulanlar

Girl holding violin Hangi Kurum:

Öncelikle öğrenci ve velilerin kendi rahat hissedebilecekleri güvenilir ve kurumsal kurumlar tercih edilmelidir. Elbette kesinlikle M.E.B. Bağlı kurumlar öncelikli olarak tercih edilmelidir.

Çünkü M.E.B. Bağlı olan kurumlar yeterliliği olmayan ve aynı zamanda diploma sahibi olmayan eğitmen çalıştıramazlar. Tüm eğitmenler M.E.B’ nın onay ve denetimi, kontrolü altında çalışmaya izin verilerek görev alır.

Kurum seçiminde dikkat edilecek diğer bir konu solfej eğitimini ücretsiz olarak sunup sunmadığıdır..

Evde mi yoksa bir kurumda mi ders alınması daha iyidir?:

Kesinlikle bir kurumda ders alınmalıdır bu sayede çocuk daha disiplinli ve farkındalığı hissedecektir. Bunun yanı sıra gelecekte kesinlikle elinin altında M.E.B. Onaylı bir belgenin olması referans ve okul dışı sosyal faaliyetleri belgelendirebime konusunda bir adım daha ileride olacaktı. Evde veya resmi olmayan kurumlarda verilecek belgelerin hiçbir geçerliliği olmadığı gibi referans(Yurt dışında) olması da mümkün değildir.

Hangi Öğretmen/Eğitmen?:

Kesinlikle öğretmenin eğitim alt yapısına bakılmalıdır. Hangi okulda okuduğu v.b. öz geçmişleri incelenmelidir.

keman öğren nar sanatKonservatuvar ve  Öğretmenlik mezunu öğretmen arasında ne fark vardır?:  

Konservatuvarlar genel olarak orkestralara elemanı yetiştirmekle görevli eğitim kurumlarıdır. Genel olarak konservatuvar eğitimi İlk öğrenim çağında başlar ve ardından ya güzel sanatlar liselerine veya Üniversitelerin Konservatuvar bölümlerine devam ederek mezun olabilirler.

Dolaysıyla üniversite düzeyinde konservatuvar mezunu olan kişiler pedagojik formasyon yapmamış olabilir.

Eğitim Fakültesi Mezunu Öğretmenler ise temel olarak ya konservatuvar veya güzel sanatlar lisesi mezunu olup üniversitelerin eğitim fakültelerinden mezun olan kişilerdir. Eğitim odaklı yetiştirilirler.

Child playing violinGrup ders mi yoksa özel ders mi?:

Elbette genel olarak veliler fiyat olarak daha uygun olan grup derslerini tercih edebilmektedirler. Fakat maddi olanaklar mümkünse özel dersi tercih etmelerinde fayda vardır. Çünkü bire bir özellikle çocuk ile yapılan dersler daha verimli olduğu bir gerçektir. Özel ders ile çocuğun algı ve becerisine göre eğitmen dersi yapmakta dolaysıyla ilerleme daha fazla olabilmektedir.

Grup derslerde ise evde çalışan, çalışmayan, hızlı öğrenen öğrenmeyen diye ayrım yapılamamakta belirli bir standarda göre  eğitim verilmekte dolaysıyla da çalışan veya hızlı ilerleyebilecek öğrenci sıkılabilmekte veya geri kalabilmektedir.

 Keman dersi almak için herhangi bir yaş sınırı var mı?:

Genel olarak elbette kişisine göre değişmekle beraber  5 ila 60 yaş arasında olmak yeterlidir. Fakat bazı çocuklar 4 yaşında da başlayabilir. Önerilen en erken yaş 5-6 olarak söylenebilir.

Derse başladığımda kemana günde ne kadar zaman ayırmalıyız? :

Profesyonel bir amaç güdülmüyorsa, sadece müzik ile ilgilenmek hayatımıza renk katmak ise amacımız minimum günde 30 dakika, 1 saat kadar vakit ayırmak yeterli olacaktır.

Nota bilgisi olmayan bir kişi ne kadar zorlanır?

Elbette herhangi bir konuda eğitim almak başlarda zor olabilmektedir çok kolay ve basit olduğu söylenemez . Fakat Nar Sanat’ın en büyük farklarından biri okul öncesi için haftada 1 ders Solfej, Okur yazar olanlar için kademeli olarak devreye giren başlangıç seviyesi için  haftada 3 ders ve az da olsa nota bilgisi olanlar için haftada 1 ders olmak üzere toplamda 5 Ders  grup dersi şeklinde solfej eğitimi ÜCRETsiz olarak verilmektedir.

Keman hangi omuzda çalınır?

Eğer aksini gerektirecek bir durum yok ise sol omuza konularak tutulur. Solak olmanız bir problem yaratmaz.

Temel duruş pozisyonu nasıldır?

Keman genellikle ayakta durarak ya da belli bir yere oturarak dengeli ve rahat biçimde çalınmalıdır. Ayaktayken ayaklar yanlara doğru omuz hizasında, otururken de gövde olağan dikliğinde durur.

Kemanın tarihinden bahsetmek gerekirse;

Keman yaylı çalgılar ailesinin en küçük üyesidir.Karakteristik özellikleriyle XV. yüzyılın ilk yarısında görülmektedir. Yüzeysel olarak bakınca kemanın yüzyıllar boyunca değişmeden kaldığı düşünülebilir fakat gerçekte birbirini izleyen besteci ve yorumcuların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gözle görülür bir evrim geçirmiştir. Keman ve onun ayrılmaz bir parçası olan yay , belirli özellikleri olan bazı ağaçlardan yapılmaktadır.Keman, her biri ayrı perdede ses veren dört telli ve standartlaştırılmış bir çalgıdır. (Daha Fazla bilgi için LÜTFEN TIKLAYINIZ)

elyapımı keman öreneği

El yapımı keman örneği

Kemanın başlıca unsurları;

Salyangoz, ağaç burgular, sap eşiği, sap, teller, tuşe, f delikleri, ses eşiği, fiksler,tel takacağı, kiriş eşiği, kiriş düğmesi, çenelik ve omuzluktur.

Keman ve yay seçiminde dikkat edilmesi gereken özellikler;

Keman öğrencisinin bedensel yapısı keman ve yayın yapısı ve bu yapılar arasındaki uyum, başlangıç keman eğitimi için büyük önem taşımaktadır.Bu yüzden keman öğrenmeye , rastlantısal olarak geçen herhangi bir keman ve yay ile değil, belli ölçülere göre seçilen keman ve yay ile başlanmalıdır. (Daha detaylı bilgi için lütfen aşağıya bakınız)  Keman çalmada en temel faktör duruş, tutuş ve işleyiştir.

Dinleti ve çalınma alanları nerelerdir;

Orkestra veya piyano eşlikli solo konser , resitaller yada orkestra sanatçısı olarak icra edilir.Keman teknik donanımı ve icra yönü en zengin çalgılardan biridir bu sebepten dolayı başlangıç ve gelişim aşamalarında yoğun çalışma ve sabır ister.Kemandan uygun sesin çıkartılması ve icra yönünün gelişmesi belli başlı teknik temeller üstüne sağlanır.Kusursuz bir icranın ve yeterli teknik donanımın sağlanması kişinin keman’a , sanat tarihine armoniye kısacası müziğin tüm temel faktörlerine olan ilgisi ve çalışmasına bağlıdır.Ancak ülkemizde keman icra sanatı sadece performans olarak algılanmaktadır.Bu tek başına asla yeterli değildir.Keman icra sanatında yazılan eserlerin dönemi ,dönemin teknik unsurları , armonisi icra sekli ve bir çok sosyal ve felsefi boyutu vardır.Ancak tüm bunlar sırasıyla işlendiğinde kusursuz bir icra ortaya çıkar.

fabrika kemanı

Fabrika yapımı keman örneği

Doğru Keman Seçimi

Herkes elbette en iyi kemana sahip olmak ister. Kimisi için “en iyi” kavramı görsellik, kimisi için ise enstrümanın ses kalitesi ve akustiktir. Her iki durumda maddi olanaklar ile sınırlıdır. Ancak görsel olarak seçenek sınırlı olduğu için kemanın ses kalitesi bir adım öne çıkmaktadır.

Ülkemizde ne yazık ki gerek fabrikasyon gerekse el yapımı kemanlar için fazla seçeneğimiz bulunmamaktadır. İthal edilen fabrikasyon kemanlar (genellikle) çok düşük kalitede ve ses özelliği bakımından memnun edici özellikler sunamamaktadır. El yapımı kemanlarda ise sanatkar sıkıntısı baş göstermektedir. Ülkemizde el yapımı keman imal eden usta sayısı maalesef bir elin parmaklarını geçememektedir.

Fabrikasyon Keman

Eğer fabrikasyon bir keman almaya karar verdiyseniz ses kalitesinin bir süre sonra sizi tatmin etmeyeceğini bilmelisiniz. Fabrikasyon olması itibariyle yapımında gerekli incelik ve kalite sağlanamamaktadır. Ayrıca düşük maliyet kısıtı altında; kullanılan ağaçların özensiz seçimi, makine işçiliği ile birleşince ortaya çıkan enstrüman yeni başlayanlar için nitelendirilen “öğrenci kemanı” olarak isim bulmuştur kendine. Ülkemizde öğrenci kemanları boyut ve kalitesine göre 80 – 250 YTL arasında satılmaktadır.

Bu şartlar altında daha iyi bir keman seçmek için;

-Seçeceğiniz kemanlar arasından en hafif olanı tercih etmelisiniz.

-Cilasının pürüzsüz ve üzerinde çizik olmamasına dikkat etmelisiniz.

-Kemanın ağacında budak olmamasına dikkat etmelisiniz.. (Ne yazık ki zaman zaman bu tür kemanlarla karşılaşıyoruz.)

-Klavyesinin kesinlikle simetrik olmasına, eğiklik ya da çap olmamasına dikkat etmelisiniz.

-Köprünün gövdeye tam olarak oturduğuna ve köprünün dik durduğuna dikkat etmelisiniz.

-Yay kıllarının eksik olmadığından ve yay vidasının çalışır durumda olduğundan emin olmalısınız.

-Tellere yayla değil bir mızrapla (sanki ud yada bağlama çalıyor gibi) tek ses vurulduğundan tınısının devam ettiğinden emin olmalısınız. (Bunun için gerekirse bir diyapazon kullanabilirsiniz.)

El Yapımı Keman Seçiminizi el yapımı bir keman edinmekten yana kullandıysanız önünüzde biraz daha fazla seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi ülkemizde el yapımı keman ustası sayısı oldukça az. Doğal olarak bu güzide kemanlara biçilen fiyatlarda yüksek. Ancak hem dinleyici hem de çalan kişi için çok daha lezzetli ve naiflidir. Yerel ustaların yanı sıra yurtdışından da el yapımı kemanlar ithal edilmektedir. Ülkemizde el yapımı kemanlar 1,500  ve üst sınırı hayli esnek olan fiyat aralığında  satılmaktadır

(El yapımı Keman imalatında önerilebilecek atölye için lütfen TIKLAYINIZ)

Kaliteli bir el yapımı kemanda kullanılması gereken en uygun ağaçlar

Ön Kapak : Ladin Ağacı

Arka Kapak : Kelebek Ağacı

Yan Şeritler : Kelebek Ağacı

Sap : Kelebek Ağacı

Klavye : Abanoz Ağacı

Burgular : Abanoz (ya da Gül) Ağacı

Kuyruk : Abanoz (ya da Gül) Ağacı

Çenelik : Abanoz (ya da Gül) Ağacı

Eşikler : Kelebek Ağacı

Yay : Gül Ağacı

Yay Kılı : Moğol at kuyruğu

Can Direği ve Bas Bar : Ladin Ağacı

 

Yazının tamamını PDF olarak İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Türkiye’nin en önemli doğal turistik mekanlarından biri olan Bolu Yedigöller Milli Parkı’nın, fotoğraf yarışmasıyla uluslararası düzeyde tanıtılması hedefleniyor.

yarışma-foto

Yeşilin her türlü tonuna sahip tabiatı ve irili ufaklı gölleriyle her mevsim fotoğraf severleri ağırlayan Yedigöller Milli Parkı’nda şimdilerde sonbaharın renkleri hakim. Bu güzelliğin tüm dünyaya gösterilmesi gerektiğini söyleyen Doğa Koruma Milli Parklar 9. Bölge Müdürü Erdem Karaağaç, “Fotoğraf yarışmasıyla koruma altında olan milli parklarımızı ülke bazında ve daha sonra uluslararası düzeyde tanıtmış olacağız.” dedi. Milli parkın çevre düzenlemesi ve otopark-yol çalışmalarını tamamladıklarını belirtti.

Yedigöller’in tanıtımı için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Erdem Karaağaç sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu tanıtımlar sonucunda uluslararası düzeyde doğa turizmine yönelik turist çekebilmek için etkinlikler düzenlemek maksadıyla Fotoğraf Sanatçıları Federasyonu ile beraber ‘Yedigöller’de Sonbahar’ şeklinde bir fotoğraf yarışması düzenledik. Yarışma devam ediyor. Aralık’ın 30’una kadar müracaatlar sürecek. Bugün 100’ün üzerinde fotoğraf sanatçısı gelip eşsiz güzellikleri çekip ölümsüzleştirmeye çalışıyor. Yarışma sonucunda ödül töreni ve sergi düzenlenecek. Sergi ocak ayında gerçekleşecek. Bu ve buna benzer çalışmalarla ülke bazında ve daha sonra uluslararası düzeyde koruma altında olan milli parklarımızı tanıtmış olacağız.”

Fotoğraf çekmek için Adana’dan Yedi-göller’e gelen bazı vatandaşlar kamp kurarak doğanın tadını çıkarıyor. Yarışma özellikle sonbahar renklerinin güzelliğiyle tanınan Yedigöller Milli Parkı’nın doğal ve estetik değerlerinin farklı bakış açıları ve sanatsal yorumlarla ortaya konmasını amaçlıyor. Yarışmada Yedigöller Milli Parkı’nın büyüleyici peyzajları yanı sıra yaban hayatı türleri, ilgi çekici objeler ve detaylar dikkate alınacak. Son başvuru tarihi 30 Aralık 2013 olarak belirlenen yarışma nedeniyle milli parka yoğun ilgi var.

Detay için : LÜTFEN TIKLAYINIZ

Contemporary Istanbul 7-10 Kasım 2013 Tarihlerinde Sanatseverler İle Buluşuyor!

Contemporary Istanbul Announces its 8th Edition 7th - 10th November 2013

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaş sanatfuarı Contemporary Istanbul, 7-10 Kasım 2013 tarihlerinde sanatseverleri İstanbul LütfiKırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşturmaya hazırlanıyor.

8. Contemporary Istanbul bu sene 650 sanatçı, 3000 eser, 21 ülkeden 92 çağdaş sanat galerisi ile beraber 70.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlayacak. Ana sponsorluğunu Akbank Private Banking, ortaksponsorluğunu Zorlu Center ve Yıldız Holding, özelproje sponsorluğunu ise uluslararası petrol vedoğalgaz şirketi OMV’nin üstlendiği 8. Contemporary Istanbul’da sergilenen eserlerin %50’si Balkanlar, Kuzey Afrika, Doğu Akdeniz bölgelerinden %50’ si ise Avrupa ve Amerika kıtasından seçki halinde sanatseverlere sunulacak.

Dünyanın en önemli galerileri arasında yer alan Marlborough Gallery, New York; Galerie Lelong, Paris; Andipa

Gallery, London; Opera Gallery, Cenova; Galeria Filomena Soares, Lizbon; Galeria JavierLopez, Madrid; Senda Gallery, İspanya; Michael Schultz, Almanya; Klaus Steinmetz, Kosta Rika, ve Türkiye’den Dirimart, Galerist, Galeri Mana, Galeri Nev, Pi Artworks, Rampa, x-ist katılımcı galeriler arasında olacak. Contemporary Istanbul 8. senesinde yurtdışından birçok koleksiyoner grubunun da uğrak noktası olacak. Uluslararası Kurumsal Çağdaş Sanat Koleksiyonerleri Derneği IACCCA’nın (International Association of Corporate Collections of Contemporary Art) 30seçkin üyesi fuar açılış günlerini izlemek üzere İstanbul’a gelecekler.

Contemporary Istanbul’un 8. yılında en büyük yeniliği Plug-in Istanbul Yeni Medya Fuarı. Video, yeni medya ve genel anlamda dijital sanatın bütün tarzlarına adanmış Plug-in Istanbul; ses ve ışıkenstalasyonları, etkileşimli ve jeneratif sanat işleri, iç mekan mapping projeleri, robotik tasarımlar 1.000 m2’lik bir alanda buluşturuyor.

Son on yılda sanat dünyasının yükselen yıldızı olan dijital sanat, demokratik yapısı ve hayal gücüne daha hızlı ve kolay hitap edebilme yeteneği ile kendine sağlam bir yer edindi. Sanat,tasarım ve teknolojiyi birbirine yaklaştırmayı amaçlayan Plugin Istanbul, galerileri, tasarım vemimari stüdyolarını ve bu alanlarda çalışan yazılım ve teknoloji firmalarını projenin içine çekmeyi arzuluyor, dijital sanatın en iyi örneklerini bir araya getirmenin yanında izleyicilerin bütün duyularına hitap eden ve onları şaşırtan bir proje yaratıyor.

Contemporary Istanbul fuar boyunca çağdaş sanatının CI Dialogues Konferans Serisi ile beraber özel davetler, açılışlar, açılış ve kapanış partileri gibi yan etkinlikleri de sanatseverler ile buluşturmaya devam edecek.

CI Dialogues Konferans Serisi

CI Dialogues, her yıl olduğu gibi bu yıl da gu?ncel sanatın uluslararası fikir liderlerini konferans ve konuşmalarla bir araya getiriyor. Bu yıl ‘Yeni medya, yeni teknolojiler ve sanat’ odaklı CI Dialogues programı ‘Sanatın geleceği, geleceğin sanatı’ u?zerine bir tartışma platformu oluşturacak. Du?nyadan yeni medya koleksiyonerleri, sanatçıları, ku?ratörleri ve konusundauzman kişilerin katılacağı program 7-9 Kasım 2013 tarihleri arasında Contemporary Istanbul fuar alanında, Lu?tfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Medya Fuarı Unpainted Direktörü Annette Doms, Loop Art Fair Komites Üyeleri ve Yeni Medya Koleksiyonerleri Isabel & Jean-Conrad L’emaitre fuar konuşmacıları arasında.

 “New Horizons – Yeni Ufuklar”ın Konuğu; Rusya

Türk çağdaş sanatının yanında çevre ülkelere de ev sahipliği yaparak İstanbul’u merkez haline getirmeyi amaçlayan Contemporary Istanbul, bu sene “New Horizons – Yeni Ufuklar” bölümünde Rusya’dan galerilere, sanatçılara, küratörlere, sanat eleştirmenlerine ve koleksiyonerlere yer veriyor.

Contemporary İstanbul Rusya’dan katılım gösterecek 7 galerinin yanı sıra, sanatçılara, küratörlere, yayınlara, sanat eleştirmenlerine ve önemli bir koleksiyoner grubunu da ağırlayacak. Yeni Ufuklar kapsamında 8. Contemporary katılacak galeriler ise; Marina Gisich, Anna Nova Gallery, Blue Square Gallery, Galerie Iragui, Pop/off/art, Art.re.Flex Gallery, Al Gallery olacak.

 

Aralarında Matisse ve Picasso’nun da eserleri bulunan, Nazi döneminde el koyulan yüzlerce tablo Münih’te ortaya çıktı.

naziler_ve_sanatAlmanya’nın Münih kentinde ünlü ressamlara ait 1500 tablo ortaya çıkarıldı. Alman medyasına göre tabloların toplam değeri 1 milyar Euro civarında.

Bulunan eserler arasında Pablo Picasso, Henri Matisse, Marc Chagall, Paul Klee gibi ressamların tabloları bulunuyor. Eserlerin bir bölümüne Nazi döneminde “yozlaşmış” olarak değerlendirildiği için el konulduğu belirlendi. Bir bölümü de Yahudi koleksiyonculardan çok ucuz fiyatlara zorla satın alındı ya da çalındı.

Sanat eseri ticareti yapan Hildebrand Gurlitt’in tabloları, 1930 ve 1940’lı yıllarda satın aldığı, oğlu Cornelius Gurlitt’in de bu eserleri yarım yüzyıldan beri evinde sakladığı belirlendi. Yetkililer tablolara Cornelius Gurlitt ile ilgili vergi kaçaklığı soruşturması sayesinde ulaştı. Soruşturma çerçevesinde Gurlitt’in evinde yapılan aramada eserler bulundu.

Münih yakınlarındaki Bavyera gümrük dairesinde tutulan eserlerin tam değeri araştırılıyor.

 5 yıldır Bakırköy’de bulunan  kursumuzda pek çok sanat dalında eğitimler vermekteyiz. Zaman zaman eğitim verilen dallar konusunda sorularla karşılaşmaktayız. Bugün gitarın tarihçesi, gitar türleri, farklılıkları, özellikleri ve daha pek çok konuda kısa kısa bilgilenecek, belkide merak ettiğiniz konularla karşılaşıp merakınızı giderebileceksiniz. İyi okumalar.

Nedir Bu Gitar?

Gitar Tarihi ve Gelişimi

Gitarın ilk atası Orta Asya’da yapılmış olan udtur. İlk başlarda ud gibi olurken Orta Asya’dan göç edip Avrupa’ya giden Orta Doğu Türkleri udu değiştirip başka bir hal almasına neden olmuştur. Gitarın ilk örnekleri İspanya’da ve parmakla çalınırdı. Daha sonra gitara 5 tel takıldı, daha önce sayısı az olan perdeler 10’a çıkarıldı. Teller pesten tize doru “la-re-sol-si-mi” olarak akortlanmaya başlandı. 18.yy’ın sonlarına doğru pes tarafa kalın bir “mi teli” daha eklenerek tel sayısı 6 ya çıkarıldı.

Daha sonra 19. yy. ortalarında Antonio de Torres enstrümana yeni bir biçim verdi. Enstrümanı daha belirgin bir hale getirdi (büyüttü ). Vidalı burgular takıldı; saptaki perde sayısı (fret) arttı; sesi güçlendi, göğüs içindeki balkonlar tek bir merkezden çıkan seslere daha net yön verir oldu.

Daha sonra da gitar şekil olarak değişimlere uğradı. Folk ve caz müziğinde kullanılan gitarlara çelik teller takıldı. 1920 yılında elektro gitar doğdu. Elektro gitar sayesinde gövde rezonans kutusu olmaktan çıkmış enstrümanla dinleyici arasına, amplifikatör denen elektronik bir yükseltici girmiştir. Elektronik gitar doğduktan sonrada Gitarın çeşitleri artmaya başlamıştır. Kendi üzerinde Amplifikatör bulunduran gitarlar,12 telli gitarlar, çiftli gitarlar(üstte 12 telli altta 6-7 telli), 7 telli gitarlar, perdesiz gitarlar, Headless(kafasız) gitarlar çıkmıştır. 16.yy’ a kadar uzanan geçmişi olan klasik gitar, İspanyolların Flamenko tarzında bir enstrümanı olarak ortaya çıkmıştır. Klasik gitarın asıl bugünkü şekliyle popüler olması,19. yüzyıldan itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır.

Klasik Gitar Bestecileri

Johann Sebastian Bach (1685-1750)

Ferdinando Carulli (1770-1841)

Mauro Giuliani (1781-1828)

Fernando Sorr (1778-1839)

Matteo Carcassi. (1792-1853)

Agustin Barrios (1885-1944)

Heitor Villa-Lobos (1887-1959)

Andres Segovia (1893-1987)

Joaquín Rodrigo Vidre (1901 -1999)

Klasik Gitarın Türkiye’ye Girişi ve Gelişimi

Gitarın ülkemize girişinin çok eskilere dayanmadığı bilinmektedir. Konser vermek için gelen gitaristler, radyo yayınları, çeşitli notaların ve plakların gelmesi gitarın ülkemizde yaygınlaşmasına vesile olmuştur. İlk olarak 1930’lu yıllarda ciddi olarak gitar çalan ve eğitimini veren isimlere rastlanmaktadır. Bunlar arasında Dr. Fazıl Abrak, İlya Ksantapulos, Mario Parodi, Andrea Paleologo, Ertuğrul Şatıroğlu, Can Aybars ve Rıfat Esenbel gibi isimler bulunmaktadır. Andrea Paleologo’nun öğrencilerinden olan Ziya Aydıntan (1904-1980) Ankara’da kurduğu “Gitar Sevenler Derneği” ile ülkemizde gitarın gelişimi adına önemli çalışmalar yapmıştır (Elmas, 2003). Ziya Aydıntan aynı zamanda gitar için yazdığı “Başlangıç Metotları I ve II”, “Konser Albümü”, “Klasik Gitar Albümü”, “Klasik Armoni (Gitar uygulamalı)”, “Okul Şarkıları (çok kolay eşlikli)” gibi çalışmalarını yayınlamıştır (Kanneci, 2001).

 

klasik-gitar

akustik-gitar

Akustik Gitar

Görünüş itibariyle klasik gitarı andıran akustik gitarın gövdesi klasik gitardan biraz daha şişman ve basıktır. Daha dar bir sapa ve çelikten yapılmış tellere sahip olması klasik gitarla arasındaki en büyük farktır. Tellerin çelikten olması akustik gitarın klasik gitardan daha basınçlı gergin bir sapa sahip olmasının nedenidir. Bundan dolayı akustik gitar biraz daha sağlam kasaya sahiptir klasik gitardan ağırdır ve tuşe yapısı daha farklıdır.

Elektro Gitar

elektro-gitar

Elektro Gitar

Katı ve oyulmamış gövdeye sahip olan elektro gitarda tellerden gelen ses manyetikler tarafından elektrik sinyallerine dönüştürülüp yükselticiye yollanır. Genellikle pena ile çalınır. Manyetiklerin titreşimi algılayabilmesi için çelik tel kullanılır.

Elektro gitar çok basit bir tanımla tellerin titreşimini gövdesinde bulunan manyetikler sayesinde elektriğe çeviren ve böylece amfiye bağlandığında yüksek miktarda ses alınabilen gitardır. Diğer gitarlar gibi elektrogitarlar da sap, gövde ve bas olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Bu arada bazı elektrogitarlarda bas bulunmayabilmektedir. Gitarda gövde, manyetikleri, sesin tonu ve seviyesini ayarlayan kontrol devrelerini içeren ve tellerin bir ucunun bağlandığı bölümdür. Teller, köprü ad verilen metal bir donanım üstünden geçerek ya gövdeye doğrudan ya da köprünün kendisine bağlanmaktadır. Tellerin hemen altında, köprüyle sap arasında yer alan, tellerin mekanik titreşimini elektriğe çeviren manyetikler, gövdenin içine yerleştirilen elektronik sesi -ton kontrol devresine bağlıdır. Bu devre, manyetiklerden gelen sinyalin, amplifikatöre gitmeden önce tonunda ve ses seviyesinde değişiklik yapmak için kullanılır. Ayrıca yine gövdedeki manyetik seçici anahtar, sesin rengini değiştirmek için istenilen manyetik veya manyetiklerin seçilmesini sağlar. Gövdenin sapla birleştiği yerin alt taraf, sapın gövde içindeki perdelerine kolay ulaşılması için, içeri doğru oyuk olarak yapılabilir (Single Cutaway). Bazı gitarlarda bu oyuk hem altta hem de üstte olabilmektedir (Double cutaway). Gövdenin sekli, gitar oturarak veya ayakta çalınırken en iyi dengeyi sağlayacak şekilde tasarlanır. Daha çok rock müzikte kullanılır, çoğu rockçı elektro gitar kullanır.

Bas Gitar

Bas Gitar

Bas Gitar

Çalışma prensibi elektro gitara benzer. Fakat sesi normal gitarlardan 1 oktav kalındır. Portede bas gitar için Fa anahtarı kullanılır. Değişik çeşitlerde bas gitarlarda bulunmaktadır: 12 telli, 6 telli, 5 telli, perdesiz, kafasız.

7 Telli Gitar

7 telli gitar

Klasik 6 telli gitarlardan pek bir farkı yoktur. Ancak tek nihai fark en üstte bulunan E (mi) telinden sonra B (si) telinin konulmasıdır. Bu sayede gitarda boş tel dizilimi aşağıdan yukarıya E(ince mi) B (Si) G (Sol) D (Re) A (La) E (Kalın Mi) ve “kalın” B (Si) dir.

Klasik Gitar ve Akustik Gitar arasındaki farklar

Klasik gitarı akustik gitardan ayıran en temel özellik ;akustik gitarın bütün tellerinin metal, klasik gitar ın üstteki 3 telinin metal, alt 3 telinin plastik olmasıdır. Diğer bariz bir özellik ise akustik gitar ın gövdesinin klasik gitar a nazaran biraz daha büyük olmasıdır. Tabi ki bu ayırıcı özelliklerinden dolayıdır ki, akustik gitar da çalındığı an metalimsi bir tını gelir, klasik gitar da ise daha soft (yumuşak) bir ses elde edilir.

Klasik Gitar alırken dikkat edilmesi gereken konular

Klasik gitar alınırken bazı konulara dikkat edilmesi gerekmektedir ;bunların asıl olanı mutlaka bir bilen ile almaktır, ancak böyle bir imkan yok ise ;Gitar tellerinin gövdeye yakın olanı tercih edilmelidir,bildik markalar alınması gerekir,tellere vurulduğunda tınlama sesinin odunsu bir ses yerine daha çok tellere vurulma yani metalimsi bir ses olmalı, tını yani sesin bir süre yankılanması gerekir,tellere sırası ile perde perde çalındığında parazit yada cızırtı olmamalı.

Klasik Gitar eğitim yöntemleri ve aşamaları

Klasik gitar eğitimi, müzik eğitiminde olduğu gibi, kişilerin müzik kulağı dediğimiz müzik öğrenme yeteneğine bağlı olmakla beraber, kişinin çalışma ortamına, ders ortamına da bağlıdır.Ancak bütün bunları göz önünde bulundurarak, temel gitar eğitimi 3-4 aylık bir dönemi kapsar, orta seviyedeki bir eğitim ise 6-8 aylık bir dönemi ileri seviyede bir gitar eğitimi bir yıldan fazla bir eğitim devresinde gerçekleşir.Bu verilen süreler genel bir süre olup öğrenciden öğrenciye başarı sonucu olarak değişmektedir.

Klasik gitar egitimi, müzik eğitiminde olduğu gibi, kişilerin müzik kulağı dediğimiz müzik öğrenme yeteneğine bağlı olmakla beraber,kişinin çalışma ortamına,ders ortamınada bağlıdır.Ancak bütün bunları göz önünde bulundurarak, temel gitar eğitimi 3-4 aylık bir dönemi kapsar, orta seviyedeki bir eğitim ise 6-8 aylık bir dönemi ileri seviyede bir gitar egitimi bir yıldan fazla bir eğitim devresinde gerçekleşir.Bu verilen süreler genel bir süre olup öğrenciden öğrenciye başarı sonucu olarak değişmektedir.

Başlangıç/Fundamental Evre üzerine;

Geçtiğimiz yüzyılın sonunda “begin

ner – intermediate – advanced”  (başlangıç – gelişmiş – ileri duzey) olarak üç dalda incelenen geleneksel eğitim bakışına “Asal (fundamental) , Geçitsel (Transitional), Kişiye Özgü (self-acutating)” şeklinde bir alternatif bakış getirildi.

Asal (Fundamental) Evre

Bu etapta öğrencide ilerisi için sağlam bir müzikal ve teknik altyapının oluşturulması esastır ve öğretmen öğrenciden daha fazla yükümlülüğe sahiptir.

Birincil öneme sahip başlıklar sıralarsak:

Postür (enstruman tutuşu ve pozisyon)

Apoyando tekniğinin tanınması

Tirando tekniğinin tanınması (arpej ve akorlar. pim, pima, pmi, pami.)

2 ve 3 katmanlı yazım: melodi, eşlik ve bas çizgilerinin tanınması

Birinci pozisyonda deşifre

Kendini dinleyebilme

Postür

Aslında “tutmak” kelimesinin olayın doğasına aykırı tınladığını düşünüyorum. Çünkü tutma fiili bir güç harcama ifadesi besliyor.Enstrumanlar tutulmaktan ziyade vücudun bir parçası halinde düşünülmelidir.Kolumuzu vücudumuzda tutmak için bir kuvvet harcamadığımız gibi enstrumanımızın da kucağımızda durması için bir kuvvet sarfetmemiz gerekmez.

Bel ve omuzlar için 90 derece kuralına dikkat edilmeli, ayaklık kesinlikle kullanılmalı ve ayna karşısında çalışmanın verimi artıracağı unutulmamalıdır.

Unutmayin ki en iyi metod bile bazen yetersizdir, ogrenciler genelde takviye ogretiye ihtiyac duyarlar.

Fundamental etapta temel olan pratik yapmaktır.

Parçaların kısa olması sürekli tekrarları getireceği için öğrencilerin zorlandıklari noktaları işaretleyip ayrık pasajları calışma disiplinine sahip olmaları için hocaları tarafindan yonlendirilmeleri gerekmektedir.

Öğrencinin gelişme hızının ‘yetenek ve beceriden’ ziyade ‘motivasyon ve olgunlaşmadan’ geçtiğini unutmayın.

Bu etapta tek prensip odaklanmış çalışmadır.

Gitar Akortlama

Gitarı akort etmek için diapazon denilen (bütün sazlara LA sesi veren alet)bir alet kullanılır. Bundan başka ,piyano,org,akordeon v.b. gibi sabit sesli bir sazdan da LA sesi alınabilir.Alınan LA sesine gitarın 5.teli uydurulur. Butelin 5. perdesine basılarak ondan alınacak RE sesiyle 4.tel RE olarak ayarlanır 4.telin 5.perdeside SOL sesini verir. 3.telin doğal olarak vermesi gereken ses de bu SOL sesidir. 3. telin 4. perdesi ikinci telin doğal sesi olan Sİ yi verir. 2.telin 5.perdesi de en alttaki Mİ sesini verir. En kalın tel olan kalın Mİ teli de en alttaki Mİ teline göre 2 oktav pes olarak akortlanır.

Ritm ve Solfej

Muzikte şarkı söylemek esastır..Her enstruman sesimizi taklit etmeye yarayan bir araçtır.Batı dilinde “instrument” kelimesinin araç-gereç anlamına geldiğini de hatırlatayım.

İyi bir performans, kafamızda mırıldandığımız müziğin enstrumanımıza en başarılı şekilde yansıtılmış halinden fazlası olamaz.O yüzden önce sarki söyleyebilmeliyiz, ki bu daha cok solfej derslerinin konusu olsa da gitarcılar çok sesli bir saza sahip olmalarından dolayı çaldıkları parçaların ezgilerini okuyup gitarlarında akorlarla eşlik edebilirler.

Öğrencilerin enstrumanlarında rahat hissetmeleriyle birlikte solfej,  çaldıkları parçalar içinde degerlendirilerek ele alinmalidir. Ses aralıklarını tanıdıktan sonra temel gam arpejler ve akor dereceleri hakkında da bilgilendirmeliler.

Teori ve Yorumlama

Teori işin bir diğer tarafi ve tarih içinde enstrumanlarin gelişimi, muzik tarihi coğrafya, sanat tarihi ve estetik gibi dallarla birlikte incelenmelidir. Öğrenci, çaldığı parçaya yorum katma adına teknik unsurlar dışında eser bestecisinin milliyeti, estetik anlayışı gibi konularda önbilgiye sahip olmalıdır.

Bu etapta öğrenciyle sohbetlere başlamak icin çok uygundur.Unutmayın ki ne yaştan olursa olsun herkesin muzik hakkında söyleyecek birşeyleri vardır.

Öğrencinin ilk çalıştığı eserde dahi soru-cevapları, nefes alma yerlerini gösterebileceğini, hatta AB, ABA çatı formlarını bile işaretleyebileceğini göreceksiniz.

Performans

Hiç bir zaman bir kitleye çalmak için erken değildir.

Diğer teknik unsurlardan ayrı olarak başlı başına ele alınması gereken ve öğrenilmekten ziyade tecrübe edilen bir konu. Öğrencinin öğrendiklerini sergilemesi mutlaka gereklidir.

Son olarak sıkça sorulan gitar ile ilgili soruları başlıklar halinde özetle cevaplamaya çalışalım.

AKORT NEDEN BOZULUR?

Gitar akordunun bozulması için birçok neden olmasına rağmen genellikle gitara yeni başlayan öğrencilerde bu durumla karşılaşılır. Öğrenim döneminde gitar haddinden fazla hırpalandığı için akordun daha çabuk bozulması mümkündür.

Eğer gitar çok sert kullanılıyorsa, bu durum tellerin esnemesine neden olur. Bununla birlikte gitarın çalındığı ve muhafaza edildiği ortam da akort için hayli önemlidir.

Gitarın akort tutmamasının bir diğer sebebi ise; gitarın yapım aşamasında ortaya çıkan problemlerdir. Enstrümanın akort tutmamasının nedeni; gövde, sap ve hatta baş kısmında mevcut olan sorunlar olabilir. Bu durumla karşılaşıldığında profesyonel birinden yardım almak en mantıklısıdır.

GİTAR RİTİMLERİ NELERDİR?

Herhangi bir notada belirli bir tartım kalıbı ve metronomla düzenli bir şekilde tekrarlanan düzene ritim denilmektedir. Gitarda uygulanabilecek ritimlerden bazıları; Vals 1, Vals 2, Folk, Beş Sekizlik, Calipso, Beat, Cha Cha, Boogie, Zeybek, Slow Rock, Swing, Pasadople, Bolero olarak sıralanabilir.

GİTAR TABLARI NASIL OKUNUR?

Tablature kelimesinin kısaltılmış hali; tab’dır. En sağlıklı yol nota okur-yazarlığına kavuşmak olsa da, gitara yeni başlayan birey tab okuyarak çalmaya başlayabilir.

Birçok popüler parçanın tablarını internet üstünde bulmak hayli kolay olsa da, tab okuyabilmek için öncelikle ya tab okumayı öğrenmek ya da tab okuyan bir müzik programı kullanmak gerekir.

Gitardaki altı telin simgesi olarak tabda da altı tane çizgi bulunur. Çizgilerin gitar telindeki karşılığı; E, B, G, D, A, E olarak sıralanır. Bununla birlikte tabların üzerinde görülen numaraların da ayrı bir anlamı vardır. Örneğin; görülen “0” rakamı boş tel tınlatılmasını gerektiğini vurgularken, “3” rakamı o teldeki 3. perdeye basılması gerektiğini gösterir.

BARE NE DEMEKTİR?

Aynı perdedeyken tüm tellere basılmasına bare denilmektedir. Bu sesi/akoru elde etmek için bütün parmakları kullanmak yerine sadece işaret parmağını işlevsel olarak kullanmak gerekir. Barenin iki çeşidi vardır; küçük bare 2 ya da 3 teli kapsarken, büyük bare tellerin tamamını kapsar. Gitar dersi ne yeni başlayanlar için bare basmak zor bir aşamadır. Temiz ses elde edilene kadar, gerekli pratik ve egzersizlerin uygunlanması önemlidir.

BAS GİTAR ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Akustik ve elektronik bas olmak üzere bas gitarlar ikiye ayrılır. Bas gitar derslerine elektronik bas gitarla başlamak gerekir. Elektro bas gitarda teller sayesinde amfiye gönderilen elektronik sesler, amfide yeniden sese çevrilerek işitilir.

Akustik bas gitar, aynı akustik gitar gibi büyük ve oyuk bir gövdeye sahiptir. Bu oyuk gövde, sesin güçlenmesini sağlar.

Bas gitarın sesi kontrbastan ince, diğer gitarlardan ise kalındır. Diğer gitarlardan daha kalın tellere ve uzun ölçeğe sahiptir. Ses ve tonu değiştirmeye yarayan araçlar elektro basta önde, akustik basta ise enstrümanın yanındadır.

Sık olarak kullanılan elektro bas, 4 telli ve perdelidir. 12 tele kadar üretimi mevcut olan bas gitarın ince ve kalın ses isteğine göre tel sayısı değişmektedir.

GAM NEDİR?

Majör ve minör kalıpların armonik kurallarına göre sekiz notanın ardışık olarak sıralanmasına gam denir. Sekizinci nota, birinci notanın 6 perde üstünde ya da altında yer almalı, birinci notayla aynı ismi taşıyan notaya ulaşılmalıdır. Gitara yeni başlamış bireyler için gam, biraz daha ileri bir seviye olarak görülür.

GİTAR PARMAKLA MI, PENAYLA MI ÇALINIR?

Bu durum gitaristin çaldığı müzik tarzıyla alakalı olarak farklılık gösterir. Parmakla çalmanın avantajı; aynı anda birçok telden ses elde edebilmektir. Başlangıç aşamasında iken ham parmaklara sahip olan bireyler ise arpej çalmak ya da solo seslendirmek adına penadan yardım alabilirler.

GİTARLA PARMAK ALIŞTIRMASI NASIL YAPILMALIDIR?

Birçok enstrümanda olduğu gibi gitardaki öğrenme aşamasında sabırlı ve gayretli olmak gerekir. Gitardaki parmak alıştırmaları başlangıçta sıkıcı gelse de, gereklidir. Gitarda sol el tutuşunu öğrendikten sonra, bolca parmak egzersizi yapılması önemlidir. Perdelere basıldığında tam ve doğru sesi elde etmeye çalışılmalıdır. Perdeler arasında yukarı-aşağı, sağa-sola olmak üzere çalışmak gerekir. Sağ elin senkronizesi de sol ele eşit gitmelidir. Seviye ilerledikçe, parmak egzersizleri de farklılık gösterir.

GİTARDA MAJÖR AKOR NEDİR?

Klasik batı armonisi kurallarına göre belirlenen ton sisteminden birisi; majör ton sistemidir. Majör akorlar, başladıkları sesin adını taşırlar. Eğer majör dizi do notası ise başlıyorsa, dizi do majör adını alır. Majör dizi kavramını anlamak için, başlangıç seviyesinde armoni bilgisi edinmek gerekir. Uluslararası olarak notalara verilen harflerin büyük karakterle kullanılması ise, o akorun majör basılması gerektiğini gösterir. Örneğin; A harfi la majör tonunu simgeler. Am simgesi ise, la minör akoruna denk düşmektedir.

GİTARDA MİNÖR AKOR NEDİR?

Gitar kursu nda öğreneceğiniz bu akor Klasik batı armonisinde belirlenmiş kurallara göre ton sistemlerinden bir diğeri ise; minör ton sistemidir. Minör tonlar, dizinin başladıkları sesin adını alırlar. Örneğin; dizi mi notası ile başlıyor ise, o tonun ismi mi minör olur. Akor sesleri ise, başlangıç sesinin üzerine 3. ve 5. seslerin eklenmesi ve aynı anda tınlatılmasıyla elde edilir. Yine aynı örnek üzerinden gidilirse; mi notasının ardından 3. ses sol, 5. ses ise si’ye denk gelir.

GİTARDA ARPEJ NASIL YAPILIR?

Akor seslerinin ardı ardına, melodik şekilde çalınmasına arpej ismi verilir. Arpej kelimesi, İtalyanca “arpeggio” kelimesinden evrenselleşmiştir. Gitar üzerinde akor seslerine basılırken, sağ el ile bu sesler teker teker tınlatıldığında arpej sesler elde edilmiş olur.

GİTARDA AKOR NEDİR?

İki ve daha fazla sesin aynı anda seslendirilmesine akor denilmektedir. Hangi akorların, diğerlerini takip edeceği gibi armonik bilgiler ya belirli kurallara ya da kişinin kendi yaratıcılığına göre belirlenir.

Klasik batı armonisine göre akorlar, dizinin başlangıç sesinin üzerine 3. ve 5. sesinin eklenmesiyle elde edilir. Bu üç sesin ton olarak büyük olarak nitelendirilen dizisine majör, küçük olarak nitelendirilen dizisine ise minör ismi verilir. Üç sesli akorlar için gitar üzerinde dört farklı akor çevrimi uygulanabilir.

GİTAR ÇALMAK İÇİN NOTA BİLMEK ŞART MIDIR?

Nota; dünya üzerinde nereye gidilirse gidilsin, önünüze konulduğunda aynı şekilde okunan ve çalınan evrensel bir dilin oluşmasına yarayan sembollerdir. Ülkelere ve ırklara göre farklılık göstermez. Bu açıdan, enstrüman çalan her bireyin, önüne konulan partisyonu çalabilmesi için nota okur-yazarlığına kavuşmuş olması önemlidir.

ELEKTRO GİTAR ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Elektro gitarlar, katı ve boş gövdeli olmak üzere iki çeşittir. Katı gövdeli gitarlardan amfi yardımı olmadan ses elde edilmez. Daha ince olmalarına rağmen daha ağırdırlar. Boş gövdeli gitarlarda ise, üzerlerindeki manyetikler sayesinde amfiye ihtiyaç duymadan ses elde edilebilir. Boş gövdeli gitarlar aynı zamanda amfiye de bağlanabilir. Katı gövdeli gitarlara kıyasla, boş gövdeli gitarlar daha hafif ve geniştirler.

PERDELİ VE PERDESİZ GİTAR ARASINDA NE GİBİ FARKLAR VARDIR?

Klasik gitarların sap kısmında görmeye alışık olduğumuz perdelerin kullanılmamasıyla elde edilen bir diğer çeşit; perdesiz gitardır. Perdeli gitarlara kıyasla, perdesiz gitarlarda mikro sesler elde edilir.

Perdesiz gitarlarda kullanılan değişik yöntemlerle yaylı tambur, klasik kemençe, ney gibi enstrümanların tonlarına yakın sesler üretilmiştir. Buğulu ve yüksek tonlu sesler perdesiz gitarlar için aranılan özelliklerdir.

ELEKTRO GİTARLARIN YAPISI NASILDIR?

Bu gitarlar sap, köprü, eşik, manyetik ve tremola kolundan oluşur. Enstrümanın sap kısmında klavye bulunur. Sapların incelik ve kalınlıkları her modele göre değişim gösterir. Köprü ise, tellerin ga bağlandığı kısma verilen addır. Köprü kısmı ise oynayabilir yahut sabir kalabilir. Eşik; gitarların sap kısmında yer alır ve tellerin burgulara gitmeden önce geçtikleri son bölgedir. Manyetik diye adlandırılan kısım ise, sesi elektronik sinyallere çevirip amfiye göndermeye yarar. Tremola koluyla, tellerden farklı sesler elde edilebilir.

GİTARDA DISTORTION NEDİR?

Değişme, bozulma, deformasyon gibi bir anlama sahip olan bu kelime, İngilizce kökenlidir. Rock ve metal müziğin vazgeçilmez unsuru olan distortion, doğal sesin bozulması olarak nitelendirilir. Distortion ses pedallar sayesinde elde edilir. Pedallar ise, gitara sonradan eklenip çıkarılabilen, ayakla kontrol altına alınan parçalardır. İcra edilen müzik türüne göre birçok pedal çeşidi bulunur. Kısacası; distortion pedalı bir efekt aletidir.

BAS GİTARDA TEL SAYISI FAZLALIĞININ NE GİBİ FARKLILIKLARI VARDIR?

On iki tele kadar bas gitar bulunsa bile genellikle kullanılan bas gitarlar dört tellidir. Orkestra adına yardımcı bir enstrüman olarak görülen bas gitar, sonradan ön çalgı olarak değer görmeye başlamıştır. Bas gitarlar orkestranın ritmini belirleyen enstrümanlardan biri olarak da özellik taşıdığı ve aynı zamanda ses ürettiği için çalımı daha zordur.

Genelde jazz ve progressive müzik icracıları tarafından tercih edilen çok telli bas gitarlarla, daha çok ince ve kalın nota elde etmek mümkündür. Bu ses genişliğine rağmen, her müzik tarzında tercih edilmezler.

ELEKTRO GİTARDA TREMOLA KOLU NE İŞE YARAR?

Tellerin gevşemesine ve gerilmesine yarayan yaylı mekanizmaya verilen isimdir. Kol gerildiğinde ses incelir ve gevşetildiğinde ise kalınlaşır. Kolun tele yaslanıp çekilmesi şeklinde kullanılır.

Gitara yeni başlamış olan bireyler, bu kolu aşırı ve bilinçsiz kullandıklarında teli koparabilir ya da akort bozulmasına neden olabilir.

GİTARDA WAH PEDALI NE İŞE YARAR?

Gitara takılı iken boğuk bir ses elde edilmesine neden olan bu pedal, güzel, etkili, sıkça kullanılır. Pedala hafifçe basılıp indirildiğinde sesin inceldiği ve daraldığı gözlenir. Pedala sonuna kadar basıldığında ise, sesin inceldiği fark edilir. Bu pedalı kullanırken önemli olan; nota vuruşlarıyla pedal kullanımının eş zamanlı uygulanmasıdır.

ELEKTRO GİTARDA ENTONASYON AYARI NEDİR?

Entonasyon, enstrüman çalarken basılan notaların doğru ve olması gerektiği gibi tınlaması durumudur.

Profesyonel kişiler tarafından yapılan entonasyon ayarı ise, basılan perdede elde edilmesi gereken sesin ayarlanması durumudur. Ölçekli bir tuner yardımıyla yapılan bu ayar, tellere basılmadan elde edilen sesin, o telin 12. perdesiyle aynı tınlaması sonucu tamamlanır. Küçücük bir kayma bile dalgalanmaya neden olduğu için entonasyon ayarını yapmak kolay değildir.

ELEKTRO GİTAR ÜZERİNDEKİ DÜĞMELERİN İŞLEVİ NEDİR?

Gövdenin alt kısmında yer alan bu düğmeler, volüm ve ton ayarlamaya yarar. Volume düğmesi, gitardaki ses seviyesini dengeler. Elektro gitaristler genellikle bu düğmeyi sonuna kadar kullanır ve yüksek ses elde ederler.

Diğer düğmeler ise, ton ayarlaması için bulunur. Seviyelerine göre ton ve efekt verirler.

ELEKTRO GİTAR ÜZERİNDEKİ SWITCH NE İŞE YARAR?

Elektro gitarların tone ve volume düğmelerinin yanında yer alan switch’in görevi; sesi elektronik sinyallere çeviren manyetiklerin hangisinin çalışması gerektiğini belirlemektir. Çünkü genellikle gitar üzerinde üç manyetik bulunur. Gitara yeni başlayan öğrenciler, üç manyetiği birden kullanmalıdır.

GİTARDA SAP AYARI NASIL YAPILIR?

Gitarın sap kısmının içerisinde demir bir çubuk bulunmaktadır. Bu çubuğa yapılan ayara verilen isim; sap ayarıdır. Sap ayarı, bu demir çubuğun milimetrelerle sıkılaştırılıp gevşetilmesi işlemidir. Her gitarda farklı bir noktadan sap ayarı yapılmaktadır. Bu sap ayarını yapabilmek için gerekli olan aletin ismi ise; Allen Wrench’tir.

Bu aleti edinilmiş olunsa bile, gitara yeni başlanıldıysa sap ayarı yapılması önerilmez. Çünkü enstrüman kullanılmaz hale gelebilir.

ELEKTRO GİTAR TELLERİ NASIL SEÇİLİR?

Tellerin kalitesiyle birlikte seste de farklılıklar gözlenir. Bununla birlikte en ince yani en alttaki telin kalınlığı 0,09 inç olmalıdır. Bu teli takip eden teller sırasıyla 0,11 – 0,14 – 0,28 – 0,38 – 0,49 inç olarak sıralanır. Bu tellerin isimleri ise; mi, si, sol, re, la, mi olarak sıralanır. Düzgün bir ses elde edebilmek için, doğru tel seçimi kadar tellerin doğru takılmış olması da önemlidir.

ELEKTRO GİTARA BAŞLARKEN NASIL BİR GİTAR ALINMALI?

Elektro gitar alırken bütçeniz kadar önemli olan bir detay; çalmak istediğiniz müzik tarzıdır. Çünkü müzik tarzlarına göre üretilen elektro gitarlar, ağaç ve manyetik farkı gösterirler. Enstrümanda aldanılmaması gerekilen durum ise; gitarın şeklidir. Gitara yeni başlayan birisi için orta karar bir elektro gitar yeterli olmaktadır.

BAS GİTAR NASIL ORTAYA ÇIKTI?

Orkestralarda çalınan kontrbastan esinlenerek ortaya çıkan ilk bas gitar 1951’de, Leo FENDER tarafından Presicion Bass ismiyle üretildi. Bu enstrüman, gitar ailesinden sayılsa da, yaylı çalgılar ailesiyle benzerlikler gösterir.

GİTAR NASIL MUHAFAZA EDİLMELİDİR?

İklim koşulları enstrümanları fazlasıyla etkiler. Sıcak, soğuk, nem, hatta rüzgar bile enstrümanın hassas yapısını etkiler. Nem oranı % 55-75 arasında ise, gitar için mükemmel muhafaza ortamı sağlanmış olur. Nem, enstrümandaki birleşme noktalarının zedelenmesini önler.

Seyahat esnasında ise, gitar özel kılıf ya da çantalarla taşınmalıdır. “Hard case” olarak nitelendirilen sert kalıba sahip çantalar, gitarın dışarıdan gelecek darbelere karşı korunmasını sağlar. Taşınma esnasında hafifliği sebebiyle ”Soft case” lerde tercihler arasındadır.

GİTARIN TELLERİ NEDEN DEĞİŞMELİDİR?

Gitar telleri bulunduğu ortama ve çalınma sıklığına göre dayanıklılık gösterir. Tel kopmaları genellikle gitara yeni başlayan acemi bireyler tarafından gözlenir. Çalış stilinin sert olmasından dolayı teller deformasyon gösterir ve kopar. Deforme olan teller ise, akort bile tutmaz.

Gitar üzerinde 2-4 saat arasında her gün çalışma sergileniyorsa, iki haftada bir tellerin değişmesi sağlıklıdır.

GİTARDA PENA NASIL KULLANILIR?

Gitar gövdesine dik tutularak kullanılan pena, işaret ve baş parmakla tutulur. Çalma esnasında telin alt ve üstüne vurularak ses elde edilir. Pena, ne çok gevşek ne de çok sıkı tutulmalıdır. Bu sırada diğer parmaklar avuç içine kıvrılır ve parmakların tele değmesi önlenir.

BÜTÜN GİTAR ÇEŞİTLERİNİN NOTALARI, KLAVYELERİ VE AKORLARI AYNI MIDIR?

Gitarlardaki perde aralıkları ve akort düzenleri farklılık göstermez. Eğitim sürecinde izlenilen yol da aynıdır. Bu süreçte sadece bas gitara has teknik ve etütler farklılık gösterir. Klasik ve akustik gitar ise, en çok benzerlik gösteren iki gitar çeşididir. Elektro gitar da, klasik ve akustik gitara yakın eğitim süreci izler. Bas gitar ise, bu çeşitlerden en çok elektro gitara yakındır. Yine de, enstrümanların oluşum nedenleriyle alakalı olarak farklı yol ve teknikleri bulunmaktadır.

GİTAR ÇALARKEN NEDEN ELLERDE YARA OLUŞUR?

Öğrenme aşamasında sabır ve özveri gerektiren bu enstrümanda, birçok alıştırma ve etütle birlikte seviye ilerlemesi sağlanır.

Parmak alıştırmalarıyla birlikte, tellere temas eden parmak uçlarından nasırlar oluşmaya başlar. Nasır oluşumu sırasında acı hissedilse bile, sonrasında bu acı ortadan yok olur; nasırlar parmak uçlarında yerleşmiş olur. Diğer gitarlara kıyasla klasik gitarla çalışmalara başlamak daha rahattır; klasik tellerin naylondan elde edilmesi diğer sert tellere alışma sürecinde yardımcı olur.

GİTARDA NASIL SOLO ATILIR?

Solo melodileri oluşturmak için belirli notaların melodik şekilde çalınması gerekir. Bireyin gitarda solo çalabilecek kıvama gelebilmesi için, her iki elini de hızlı kullanabilmesi önemlidir. Enstrümanda belli bir seviyeye geldikten sonra herkes, gitarda solo çalabilir.

 

Sanatla Kalın…

İBRAHİM CAN BAŞARIR

Nar SanatEğitim Kursu

Gitar Eğitmeni

 

KAYNAKÇA

CARCASSİ Matteo- Gitar Metodu

PİŞMİŞOĞLU Raci- Bass Gitar Metod Volume 1

YALÇIN Gökhan Halk Müziğine Dayalı Gitar Eğitimi (Yüksek Lisans) Konya Selçuk Üniversitesi, 2004

http://seratto.wordpress.com

http://www.frmtr.com

 

 

 

54. Selanik Uluslararası Film Festivali bu gece Jim Jarmusch’un Only Lovers Left Alive (Sadece Âşıklar Hayatta Kalır/2013) filmiyle başlıyor. Festival, 10 Kasım’a dek sürecek. 

selanik-ilm-festivalindeYunanistan’a ilk kez gelecek olan Jarmusch filminin gösterimine katıldıktan sonra ertesi gün bir basın konferansı verecek. Altın ve Gümüş İskender ödülleri için 14 ilk ve ikinci film yarışıyor: Coming Forth By Day (Hala Lotfy/Mısır-Birleşik Arap Emirlikleri), Bluebird(Lance Edmands/ABD-İsveç), Good Night (Sean Gallagher/ABD), The Eternal Return of Antonis Paraskevas (Elina Psykou/Yunanistan-Çek Cumhuriyeti), Sunshine Boys (Tae-gon Kim/Güney Kore), The Devil’s Liquor (Ignacia Rodriguez/Şili), The Golden Cage (Diego Quemada-Diez/Meksika-İspanya), Melaza (Carlos Lechuga/Küba-Fransa Panama), Sheep (Gilles Deroo-Marianne Pistine/Fransa), Bad Hair (Mariana Rondon/Venezüella), Suzanne (Katell Quillevere/Fransa), Us (Mani Maserrat/İsveç), Wild Duck (Yiannis Sakaridis/Yunanistan), Miracle (Juraj Lehotsky/Slovak Cumhuriyeti-Çek Cumhuriyeti).

Uluslararası yarışma jürisi başkan Alexander Payne (Yönetmen-ABD), Scott Foundas (Film Eleştirmeni-ABD), Ada Solomon (Yapımcı-Romanya), Konstantinos Vita (Besteci-Yunanistan),Eduard Waintrop’tan (Cannes Yönetmenlerin 15 Günü bölümü -İsviçre) oluşuyor.

Etkinlik iki Fransız sinemacıya saygıda bulunuyor: Alain Guiraudie ve Claire Simon. Giraudie’nin dünyası estetik ve tematik açıdan eşcinsel sinemanın önde gelen örneklerinden. Romantizmle cinsellik temalarına odaklanan yönetmen gündelik yaşamın tekdüzeliğine gerçeküstü, mizah dolu bir anlatımla yaklaşıyor.

Stranger by the Lake (2013/ Cannes Belirli Bir Bakış en iyi yönetmen ödülü) aşkın, şehvetin gizemli yönlerini araştırıyor. Sunshine for the Scoundrels’te (2001) farklı sınıflara ait bir kadınla bir çoban yaşam ve aşk üstüne tartışıyorlar. No Rest for the Brave (2003), Time Has Come (2005), The King of Escape’te (2009) programda (2009) olan Guiraudie filmlerini gerçek yaşamla fantezi arasındaki bağlantılar olarak tanımlıyor.

Yönetmen, senarist, oyuncu, görüntü yönetmeni, kurgucu Claire Simon kurmaca ve belgesel yapıyor. Ona göre sinema gerçeği yakından incelemek, gözlemlemek. Öyküleri ergenlerle, kadınlarla, sığınmacılarla ilgili. Paris’teki tren istasyonunda çektiği Gare du Nord’da (2013) bu geçiş ve değişim yerinde çeşitli karakterlerin öyküleri örtüşüyor.

A Foreign Body’de (1997) taşralı genç Magali evliliğini kurtarmak için gebe kalmış gibi davranıyor. God’s Offices (2008) bir merkeze gelen kadınlarla danışmanlarının cesaretleriyle ilgili bir dram. Yirminci yılını kutlayan Balkanlar’a Bakış’ta Türkiye’den Jin (Reha Erdem), Köksüz (Deniz Akçay Katıksız), Sen Aydınlatırsın Geceyi (Onur Ünlü), Ağıt (Aydın Ketenağ), Mavi Kimlik (Mümin Barış) gösterimde.

Bölümün 20. yılı için seçilen filmler arasında Masumiyet (Zeki Demirkubuz), Kasaba (Nuri Bilge Ceylan), Beş Vakit (Reha Erdem), Süt (Semih Kaplanoğlu) yer alıyor. Festivalin yönetmeni Dimitri Eipides, Venus in Fur (Roman Polanski), Tom at the Far (Xavier Dolan), Miele (Valeria Golino), İda(Pavel Pavlikovski) gibi önemli yapımları da programına yerleştirdi. Ortak yapım forumu Crossroads’a Türkiye’den Kendi Aramızda (Yönetmen: Ülkü Oktay, Yapımcı: Onur Ünlü) katılıyor. Projeler Güneydoğu, Orta Avrupa, Akdeniz, Balkanlar’la ilintili yapımlar.

Sektörün profesyonelleri tarafından proje aşamasındaki çalışmaları içeren Agora’da Türkiye’den Annemin Şarkısı (Yönetmen: Erol Mintaş, Yapımcı: Aslı Erdem, Ortak yapımcılar: Guillaume de Seille, Mehmet Aktaş) var. Agora Film Pazarı’nda 300 yapım yer alıyor.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 19. Yüzyılın en büyük bestecilerinden Richard Wagner’i, doğumunun 200. yılında, bestecinin ünlü opera dizisi “Der Ring des Nibelungen”den seçilmiş aryalardan oluşan bir programla anacak.

wagner-klasik-muzikBİFO’dan yapılan yazılı açıklamaya göre; operaları, büyüklükleri dolayısıyla bugüne kadar Türkiye’de hiç sahnelenmeyen sanatçının opera dizisi “Der Ring des Nibelungen”den seçilmiş tenor ve bas aryalarından oluşan program, 7 Kasım saat 20.00’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek.
BİFO’nun onursal şefi Gürer Aykal’ın yönetiminde yapılacak konserin solistleri tenor Ünüşan Kuloğlu ve bas Tuncay Kurtoğlu olacak. 2011 Donizetti Ödülü sahibi Kuloğlu, “Türkiye’nin yıllardır aradığı Wagner tenoru” olarak gösterilirken, Kurtoğlu dünyanın birçok ülkesinde operalarda yer alan, Türkiye’nin önemli bas solistlerinden biri olarak kabul ediliyor. Programda, Wagner’in en önemli operalarından Das Rheingold, Die Walküre, Siegfried ve Götterdämmerung’dan aryalar seslendirilecek.

Karkamış kazılarında Babil Kralı Nebukadnezzar’ın dünyada örneği bulunmayan steli bulundu. Kazılarda Arabistanlı Lawrence’nin yaşadığı tahmin edilen evinde ise 300’ün üzerinde heykel ve mozaik bulundu.

arabistanlı_awrence

 

Suriye sınırındaki Gaziantep’in Karkamış İlçesi’nde kazı çalışmaları süren antik kentte, Kudüs’ü tahrip etmekle suçlanan, Tevrat ve İncil’de adı geçen Babil Kralı Nebukadnezzar’ın dünyada örneği bulunmayan steli bulundu. Kazılarda, Karkamış Kralı Katuva’nın sarayından heykeller, M.Ö. 800 yılından ilginç çivi yazılı tablet, 1911 ile 1914 yılları arasında Karkamış’ta çalışan Arabistanlı Lawrence’nin yaşadığı tahmin edilen evinde ise 300’ün üzerinde heykel ve mozaik ile Luvi Hiyeroglifli yazıt parçaları gün yüzüne çıkarıldı.

 LAWRENCE’NİN EVİNDE 300 HEYKEL

Bologna Üniversitesi’nden Doç. Dr. Nicolo Marchetti başkanlığında, Türk-İtalyan ekibi tarafından Türkiye-Suriye sınırında bulunan Karkamış Höyüğü’nün üçüncü sezon kazıları tamamlandı. Kazılarda yüzlerce önemli tarihi eser gün yüzüne çıkarılırken, kalıntılar arasında Milattan Önce 605 yılında Karkamış’ı ele geçiren ve Asya’nın bir bölümünde hüküm süren Babil Kralı Nebukadnezzar’a ait stel bulundu. Büyüklük oranında dünyada eşi bulunmadığı ifade edilen stelin Nebukadnezzar tarafından Asur ve Mısırlılara karşı kazandığı zaferin anısına yaptırdığı tahmin ediliyor. Kazı ekibi, ayrıca Karkamış Kralı Katuva’nın sarayından heykeller ile Milattan Önce 800 yılından kalan ilginç çivi yazılı tablete de ulaştı. 1911 ile 1914 yılları arasında Karkamış’ta çalışan Arabistanlı Lawrence’nin evinde yapılan kazılarda da 300’ün üzerinde heykel ve Luvi Hiyeroglifli yazıt parçası bulundu.

Kazı heyeti, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Kazı heyeti başkanı Bologna Üniversitesi’nden Doç. Dr. Nicolo Marchetti, bulunan stelin, Asur ve Mısırlılara karşı kazanılan zaferin anısına yaptırıldığını düşündüklerini söyledi.

Kazı heyeti başkanı Doç. Dr. Nicolo Marchetti’nin yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hasan Peker ise bulunan eserlerin tarihe ışık tuttuğunu anlatarak, şunları kaydetti:

mezopotamya“Nebukadnezzar, yeni Babil döneminin en önemli kralıydı. Belgelerde sadece kendi yazdıkları yok. Babil Kralı Nebukadnezzar, Kudüs’ün ve tapınak bölgesinin tahrip edicisi. Bu, şu bilgiye götürüyor bizi: Tek tanrılı dinlerden çoğunun kitabında tanınan birisi. Tevrat ve İncil’de adı geçiyor. Dönemin iki büyük gücü, koalisyonu olan Asur ve Mısırlıları alt edecek kadar güçlü bir kralla karşı karşıyayız. Onlar da dönemin savaş makinesi. Bir başka savaş makinesi Babil’de bunu sona erdiriyor. Yani denge haliyle barışı getiriyor.”

Toplantıya katılan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey de dünyanın ilk yazılı barış anlaşmasının burada yazıldığını ifade etti. Güzelbey, “Aradan geçen 4 bin yıla rağmen hala insanların birbirini yediği, kardeş kanının aktığı bölgede Kadeş Antlaşması’nın yapılmış olması bugün için çok ayrı bir önem arz etmektedir” dedi.

Heyetin kazı çalışmalarına ilkbaharda devam edeceği bildirildi.