NME’den 21. Yüzyılın En İyi 25 Albümü

İngiltere’de Mart 1952’den beri haftalık olarak yayımlanan müzik dergisi NME 21. yüzyılın en iyi albümlerini belirledi. NME’nin 10 üzerinden 10 puan verdiği albümlerde son 5 yıl içinde çıkan albümlerin azlığı dikkat çekti.

NME ekibi tarafından hazırlanan listede sıralama şu şekilde oldu;

Arctic Monkeys

Arctic Monkeys

1. Arctic Monkey / “AM” (2013)

2. Daft Punk / “Random Access Memories” (2013)

3. PJ Harvey / “Let England Shake” (2012)

4. Bruce Springsteen / “The Promise” (2010)

5. Spinal Tap / “Back From The Dead” (1992)

6. Joy Division / “Unknown Pleasures” (1979)

7. Led Zeppelin / “Mothership” (2007)

8. Oasis / “Stop The Clocks” (2006)

9. Arctic Monkeys / “Whatever People Say I Am, That’s What I’m Not” (2006)

10. The Strokes / “Is This It” (2001)

11. Various Artists / “Help: A Day In The Life” (2005)

12. Bob Dylan / “The Bootleg Series, Vol. 6: Bob Dylan Live 1964” (2004)

Daft Punk13. Supergrass / “Supergrass Is… The Best Of 94-04” (2004)

14. Danger House / “The Grey Album” (2004)

15. Candi Staton / Derleme (2004)

16. John Carpenter / “Assault On Precinct 13” (2004)

17. Wu-Tang Clan / “Legend Of The Wu-Tang: Wu-Tang Clan’s Greatest Hits” (2004)

18. Pet Shop Boys / “PopArt: The Hits” (2003)

19. Domino Records / “Declaration Of Independence” (2003)

20. Johnny Cash / “Unearthed” (2003)

21. Def Leppard / “X” (2002)

22. Vernon Elliot / “The Clangers Original Television Music” (2001)

23. Eve / “Scorpion” (2001)

24. System F ‎/ “Trance Nation Three” (2000)

25. Asian Dub Foundation / “Community Music” (2000)

İtalya’da bu yıl 8’incisi düzenlenen “Roma Uluslararası Film Festivali”nin yarışma dalında izleyicilerle buluşan yönetmen Tayfun Pirselimoğlu’nun son filmi “Ben O Değilim”, “En İyi Senaryo Ödülü”nün sahibi oldu.

Tayfun-PirselimogluRoma’daki Auditoryum Park’ta bir haftadır süren 8. Roma Uluslararası Film Festivali’nin, “Yarışan Filmler Kategorisi”nde ödüller sahiplerini buldu. Tayfun Pirselimoğlu’nun yazıp, yönettiği “Ben O Değilim” filmi “En İyi Senaryo” dalında ödül kazandı.

Başrollerinde Ercan Kesal ve Maryam Zaree’nin oynadığı, kimlik değiştirmeye çalışan bir adamın hikayesinin anlatıldığı “Ben O Değilim”, festivalin en çok ilgi gören filmlerinden biri olarak da dikkati çekti.

Festivalde büyük ödül olan “Marc’Aurelio Ödülü”nü ise Balkanlardan İtalya’ya gelen bir tır şoförünün hikayesinin belgesel ayarında anlatıldığı ve yönetmenliğini Alberto Fasulo’nun yaptığı “Tır” filmi kazandı.

“Sebunso Kodo (Seventh Code)” filmiyle Japon yönetmen Kiyoshi Kurosawa, festivalde “En İyi Yönetmen Ödülü”nün sahibi oldu.

“Dallas Buyers Club” filmindeki rolüyle ABD’li oyuncu Matthew McConaughey “En İyi Erkek Oyuncu”, “Her” filmindeki rolüyle bir başka ABD’li oyuncu Scarlett Johansson ise “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandı.

“En İyi Teknik Katkı Ödülü”, “Sebunsu Kodo” filmiyle Koichi Takahashi’nin oldu.

Festivalde Jüri Özel Ödülü’ne ise “Quod Erat Demonstrandum” filmiyle Andrei Gruzsniczk layık görüldü.

Bildiğiniz gibi 5 yıl önce 26 Ağustos 2009 tarihinde Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kuruldu. Bir yıl sonra yani 2010 yılında ise Bakırköy’ün bir derneğe ait ilk M.E.B. Onaylı belge vermeye yetkili kursu olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu kuruldu.

Nar Sanat kuruluş logoları

Nar Sanat Eski Logo

Her kurum gibi derneğimizin de bir logosu olmalıydı. Kurumsal kimliğin temelini oluşturan isim, amblem ya da logo seçiminde uzun düşünce ve tartışmalar sonrası “Nar Sanat ” adını almaya karar verdik. Çünkü bir kuruma isim verilirken düşünülmesi gereken pek çok etken vardır. Uzun vadeli düşünülerek, kısa, akılda kalıcı hedef odaklı, anlaşılır net olmalıdır v.b.. Bunu tüm işletmeciler ve reklamcılar bilir.

Kaldı ki zorluklarla kurulmuş bir sivil toplum örgütü dahi olsanız ilerde olası faaliyetleri gerçekleştirecek iktisadi teşekküllerde de bütünleyici olacak şekilde kullanılacak ve ilk bakışta anımsanacak gerek yazı karakteri ve gerekse logo ile dahi anımsanacak bir belirleyici unsur bulunup karar verilmesi şarttı.

Hele ki bir sanat kurumunun markası, logosu söz konusu ise bir isim bulmak daha da zor. Üstüne üstlük uzun vadeli hesapları olan bir kurum kurulacaksa isimi ve logo daha da önemli.

Pazarlama gurusu olarak bilinen Jack Trout’nun deyimi ile “Alabileceğiniz en önemli pazarlama kararı, bir ürüne ne ad vereceğinizdir.” Bu ürün ister ticari bir faaliyet olsun ister bir sivil toplum kuruluşu isterse holding veya hayır kurumu olsun ürün ve hizmete 1. Verilecek ad 2. Logo ve/veya yazı karakterini önemsemek gerekir.

Zaten pek çok kişi gibi bizde biliyorduk ki; isim gibi logo da kolay anlaşılır, sade, hatırlanması kolay, mümkün olduğunca az sayıda renkten oluşmalıdır. Her türlü baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir olmalı, hangi ölçüde kullanılırsa kullanılsın yani çok küçük ölçülerde ayrıntılar kaybolmamalı, çok büyük ölçülerde dağınık görünmemelidir. Her türlü ölçüde ve yüzeyde okunabilir ve özgün olmalıdır. Başka firma ya da ürünlere ait logolar ile karışıklığa sebep vermemeli, hatta çağrıştırmamalıdır, gibi pek çok özelliğe dikkat edilmeliydi.

İşinizin ruhunu çözmemiş, işinizi anlayamamış birinin logo veya yazı karakterini belirlemesi gerçekten imkansıza yakındır.

Dolaysıyla kuruluşta seçtiğimiz isim ve logonun doğru olduğunu biliyorduk. Fakat her kurumsal yapı gibi bir süre sonra logonun daha pratik, grafiksel ve simgesel hale dönüşmesi gerektiğini ve o hale dönüşmesi için doğru zamanı beklemek gerektiğinin de farkındaydık.

Başlarken simge ile anlatmak zor olacağı ve sözlü olarak da anlatmanın uzun olacağını düşünerek resimsel logo kullanma yolunu seçmiştik.

Zaman aktı ve günümüze geldi. Sonunda logomuzun daha grafiksel hale gelmesi için düşüncelerimiz netleşti ve son bir yıldır çalışma ve tartışmalarımız oldu. Ta ki 2 hafta öncesine kadar.

Bir hafta kadar önce yapılan beyin fırtınaları ve farklı çalışmalar doğrultusunda aşağıdaki logoyu, gerek dernek ve gerekse iktisadi teşekküllerde çeşitlendirerek kullanma kararı aldık. Bunu üyelerimiz ve kurucularımız ile paylaştık ve aldığımız etki çok olumlu oldu. Bu doğrultuda logomuzun son şeklinde karar kıldık.

Dileriz sizlerde beğenirsiniz.

Elbette Logomuzda birkaç unsurda vazgeçmedik.

1-Nar’ın simgeleşmesi

2-Ana rengimizin kırmızı olması

3- “Nokta Grafik” tarafından (Selami ŞENOĞLU ve Elİf ERSİN)  önerilen yazı karakterinin kalıcılığı

4-“İstanbul” ve “Nar” yazılarının birleşiminde ”N” harfinin alt kısmının ve “İ” harfinin noktasının mavi olması.

Bunlar değişmedi.

Aşağıda  yeni logomuzu beğeninize sunuyoruz.

Nar Sanat Yeni Logolar

Nar Sanat Yeni Logolar

 

 

 

Dünyaca ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov, doğumunun 85. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor.

cengiz aytmaytovKırgızistan’ın başkenti Bişkek’teki Aytmatov’u anma etkinlikleri kapsamında Ata-Beyit Anıt Mezarlığı’ndaki türbesinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev, Kırgızistan’ın Aytmatov’u yitirmesiyle çok şey kaybettiğini söyledi. Adalet ve özgürlük için canlarını veren Kırgız halkının geleceğine inandığını ifade eden Atambayev, halkın içinden Ata Manas ve Cengiz Aytmatov gibi büyük isimlerin çıkacağından umutlu olduğunu belirtti.
Bişkek ve Issık Eyalati Çolpon Ata kentinde düzenlenen ve üç gün sürecek “Cengiz Aytmatov ve onun Issık Göl Forumu” da Kırgız bakanlar ve milletvekillerinin yanı sıra, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 18 değişik ülkeden temsilcilerin katılımıyla başladı.

Forumda konuşan Kırgızistan Meclis Başkanı Asılbek Ceenbekov, Aytmatov’un Kırgız halkını ve Kırgızistan’ı temsil etmesiyle gurur duyduklarını dile getirdi.

Foruma, Sovyetler Birliği’nin son Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov da bir mesaj gönderdi. Garbaçov mesajında, 1986’da ilki düzenlenen Issık Göl Forumu’nda ele alınan konuları hala hatırladığını belirterek, Kırgız halkının gururu olarak nitelediği Aytmatov’un hatırlanmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Atatürk, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de forumda, Aymatov’un geride bıraktığı hayat hikayesi, eserleri ve örnek şahsiyetiyle Kırgız toplumu kadar dünyayı da etkilediğini söyledi. Örs, her zaman barış, kardeşlik ve dostluktan yana olan Aytmatov’un insanlığa bir arada yaşayabilmenin anahtarlarını sunduğunu belirtti.

Kırgızistan’nın Talas eyaletinin Şeker köyünde 12 Aralık 1928’de dünyaya gelen Aytmatov, 2008’de belgesel çekimleri için gittiği Tataristan’ın başkenti Kazan’da ani böbrek rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılmış, Almanya’da tedavisi devam ederken hayatını kaybetmişti.

Garip akımının kurucusu şair Orhan Veli Kanık, 1950’de hayata veda etti. Orhan Veli’nin ölüm şekli, O günden bu yana Türkiye’de bazı konularda değişen bir şey olmadığını ortaya koyuyor çünkü hala belediye çukurlarına düşerek ölenler oluyor…

orhan

Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914’te İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde başladığı öğrenimini Ankara’da sürdürdü, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne devam etti (1932-36). Ankara PTT Genel Müdürlüğü’nde memur olarak görev yaptı.

Askerliğini yaptıktan sonra MEB Tercüme Bürosu’nda çalışmaya başladı (1945). Ancak kurumda esen anti demokratik hava nedeniyle görevinden istifa etti (1947). İlk yazıları lise yıllarında çıkardığı ‘Sesimiz’ adlı okul dergisinde, daha sonraki şiir ve şiir yazıları ‘İnsan’, ‘Ses’, ‘Gençlik’, ‘Küllük’, ‘İnkılapçı Gençlik’ dergilerinde yayımlandı.

1947 yılından itibaren çeviriye ağırlık veren Orhan Veli, Mehmet Ali Aybar’ın çıkardığı ‘Hür’ ve ‘Zincirli Hürriyet’ adlı gazetelerde eleştiriler, ‘Ulus’ta ‘Yolcu Notları’ başlıklı yazılar yayımladı.1941’de liseden arkadaşları Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte ‘Garip’ adlı şiir kitabını yayınlayarak, o güne dek Türkiye’de bilinen şiirin her formuna karşı çıktı.

orhan veli kanık1 Ocak 1949 tarihinden itibaren 15 günde bir yayımlanan ‘Yaprak’ dergisini çıkarmaya başladı. 15 Haziran 1950’ye kadar yayımlanan bu dergiyi parasal güçlükler nedeniyle yayımlayamaz olunca Ankara’dan ayrılıp, İstanbul’a döndü. Oktay Rifat ve Melih Cevdet’le birlikte Nazım Hikmet’in yaptığı açlık grevine destek verdi ve iki günlük sembolik bir açlık grevi yaptı. Nazım’ın hapisten çıkmasından sonra da onu desteklemeye devam etti.

Orhan Veli, eserlerinde sınıfsal çelişkilere de yer verdi. “Ciğercinin Kedisi ile Sokak Kedisi” adlı şiirinde bu çok açık bir şekilde ortaya çıkar. Sokak kedisi, ciğercinin kedisine şöyle seslenir:

Uyuşamayız yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı
kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak tanrının günü…

Ciğercinin kedisi ise şöyle karşılık verir:

Açlıktan bahsediyorsun;
Demek ki sen komünistsin.
Demek bütün binaları yakan sensin.
İstanbul’dakileri sen,
Ankara’dakileri sen…
Sen ne domuzsun sen!

Orhan Veli, Ankara’da bir gece sokakta bir belediye çukuruna düştü ve başından yaralandı (10 Kasım 1950). İki gün dinlendikten sonra İstanbul’a gitti. İstanbul’da bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçirdi ve hastaneye kaldırıldı (14 Kasım 1950) . Alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi edildi, ancak beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşıldı. Aynı gün akşama doğru komaya giren Orhan Veli, geceleyin saat 23.20’de hayata gözlerini yumdu. Şiirlerinden yapılan seçmeler İngilizce, Fransızca, Rusça, Yunanca gibi çeşitli dillere çevrildi.

Ünlü genç keman virtüözü Ryu Goto yarın akşam İş Sanat’ta Afrodisias Antik Kenti’nin korunma ve tanıtılmasına destek amacıyla 1987’de kurulan Geyre Vakfı yararına konser verecek. Dünyanın çeşitli bölgelerinde gençlere yönelik projelere destek veren Ryu Goto, kızkardeşinin çalışmaları nedeniyle arkeolojiye de büyük ilgi duyuyor

Ryu-Goto-1

Taksim Martı Otel’de Geyre Vakfı Yönetim Kurulu’nun düzenlediği basın toplantısına annesi ve ilk öğretmeni Setzu Goto ile birlikte katılan Ryu Goto, Hakan Şensoy yönetimindeki Filarmoni İstanbul orkestrası eşliğinde vereceği konserin İstanbul ve Afrodisias’ı görmek için de önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

İlk kez Japon Başkonsolosluğu’nda Cana Gürman ile verdiği resital nedeniyle İstanbul’a gelen sanatçı, “Tarihi keşfetmeyi severim. Çok önemli gördüğüm Afrodisias’a destek gibi bir kültürel çabaya katkıda bulunmaktan mutluyum. Bugün Mimar Sinan konsevatuvarı keman öğrencileriyle de provada buluşacağım” diyerek sanatçının eğitiminde teknik kadar ortamın, insan ilişkilerinin de önemli olduğunu belirtti. Konserde çalacağı konçerto hakkında da bilgi veren sanatçı, “Op.61 Keman Konçertosu Beethoven’ın en önemli eserlerindendir.Yavaş yavaş açılan bu eseri çok severek çalıyorum.”dedi.

Ryu Goto Yarın akşam saat 21.00’de İş Sanat’ın mekan sponsorluğunda gerçekleşecek olan konserde Ryu Goto’ya Beethoven Keman Konçertosu’nde eşlik edecek olan Filarmoni İstanbul orkestrası, Oğuzhan Balcı’nın “Balkan Uvertürü” ve Çaykovski’nin “Romeo & Jüliet Fantazi Uvertürü”nü de seslendirecek.

Vakıf adına konuşan yönetim kurulu üyesi Sennur Hamamcıoğlu da Sevgi Gönül’ün ölümünden sonra Ömer Koç’un başkanı olduğu Geyre Vakfı’nın bugüne kadar dünyaca ünlü Sebastion Rölyeflerinin sergilendiği Sebastion Müzesi Sevgi Gönül Salonu, Sebastion Anastolosis, Tiyatro yolunun kazılması gibi çok önemli projelere imza attığını açıkladı.

Geyre Vakfı’nın Başkanlığını halası Sevgi Gönül’ün vefatının ardından kendisi de arkeolojiye çok önem veren Ömer M. Koç yürütüyor. Arkeolojiye büyük destek veren Sevgi Gönül’ün bağışları sayesinde kazı başkanı rahmetli Prof. Kenan Erim’in Aydın ili Geyre köyünde Antik Afrodisias kentinden çıkardığı eserler depolarda kalmaktan kurtulmuş yerinde sergilenme imkanı veren müzeye kavuşmuştu.

“Dördüncü” Kez Düzenleniyor…

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

4. Ölüm Sanat ve Mekân

 GÜNÜN ETKİNLİĞİ

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

 OKUL/ATÖLYE/KURS/SEMİNER

78’liler Girişimi bünyesinde oluşturulan “Röportaj Atölyesi” bugün saat 18:30-20:30 arasında Süslü Saksı Sokak, No: 18 Kat:5 Beyoğlu/İstanbul adresindeki 78’liler Girişimi Merkezinde başlıyor.

Pangea Kültür’de 24 Aralık’a kadar her salı 19:030-21:30 arasında “Medya Dersliği ve Atölyesi” sürdürüyor. (İletişim: 532 668 28 64)

TOPLANTILAR

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nün düzenlediği “IV. Ölüm Sanat ve Mekân” Sempozyumu, 12-14 Kasım 2013 tarihleri arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Fındıklı Kampüsü, Sedad Hakkı Eldem Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından düzenlenen “Boğaziçi Üniversitesi 150. Yıl Kutlamaları kapsamında bugün saat 16:00’da Rektörlük Konferans Salonu’nda Fantastik, Polisiye ve Bilim-Kurgu Edebiyatı paneli gerçekleştirilecek.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Kulübü tarafından Saat 18:00’de Bilgi Ün. Santral Kampüsü, E-4, 205’de “Gezi Parkı ve Sol Hareketler” paneli gerçekleştirilececek.

Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü ‘nde saat 18:00’de, Charlotte Joppien (Sydney Macquarie Üniversitesi doktora öğrencisi) “How Eskişehir became a European City – On the Innovation of Tradition in Public Space” başlıklı sunumu gerçekleştirecek. (Sunum dili İngilizcedir.)

THY Greviyle Dayanışma Komitesi 29 Mayıs 2013’den bu yana süren THY Grevcileriyle dayanışmak üzere saat 19:30’da TMMOB Makine Müh.Odası Toplantı Salonunda Dayanışma Toplantısı gerçekleştirecek.

AÇILIŞ/BULUŞMA

Emre Yunusoğlu’nun Bodrum Yalıkavak’ın meşhur günbatımı seyir tepesinin hemen yanındaki Yalıkavak çöplüğünü fotoğrafladığı “Öteki Bodrum” adlı sergisi saat 18:00’de, TEB Özel Bankacılık Nişantaşı Merkezi’nde açılıyor. Sergi 13 Aralık 2013 tarihine kadar gezilebilir.

TİYATROLAR

Şermola Performans geçen yıldan beri başarıyla sergilediği “Disko 5 No’lu” adlı oyun bu sezonda da sürüyor.

Kumbaracı 50’de saat 20:30’da Altıdan Sonra Tiyatro, “6 Üstü Oyun No:2 / Evaristo” adlı oyununu sergileyecek.(Bugün ‘istediğin kadar öde günü’dür.)

İkincikat Tiyatro Beyoğlu Sahnesi bu akşam 20:30’da Ekip Topluluğunun “Öğüt” adlı yeni oyunlarını sergiliyor.

Kara Sahne bu akşam 20:30’da Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi’nde sergileyeceği “Her Güzel Şey Gibi” adlı oyunuyla yeni sezona ‘merhaba’ diyor.

Tiyatro Dünyası Oyuncuları “Arapsaçı” adlı oyunlarını bu akşam 20:30’da Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sergileyecek.

Karakutu bugün 20:30’da “Dövme – Tattoo” oyunu Asmalı Mescit Sahne’de sergiliyor.

Ata Ünal “Oda ve Adam” oyununu bu akşam 20:30’da Oyun Atölyesi’nde sergileyecek.

Tiyatro Terminal bu akşam 20:30’da İzmir Türkan Saylan Kültür Merkezi, Benal Nevzat Salonu’nda Hiç adlı oyununu sergiliyor.

FİLM FOTOĞRAF GÖSTERİMİ / SİNEMA

Yeşilçam Sineması’nda bu hafta “Başka Söze Gerek Yok” filmi 12:00/13:45/15:30/17:15/19:00 seanslarında gösteriliyor.

Beyoğlu Sineması’nda bu hafta “Sen Aydınlatırsın Geceyi” filmi ve “Başka Sinema devam ediyor. (Pera Sineması’nda 12:00/14:15/16:30/18:45/21:00 seanslarında Popüler filmi sürmektedir.)

Beşiktaş Belediyesi ve Yeni Sinema Hareketi işbirliğiyle düzenlenen Her Cuma Yeni Sinema programında bu gün saat 14:00 ve 16:30’da “Rüzgârlar” (Yön.: Selim Evci) Levent Kültür Merkezi’nde gösterilecek.

PERA Film’in Sınırdaki Kadınlar / Kadın ve Göç başlığıyla sunduğu film programında yer alan “Peki Şimdi Nereye?” filmi saat 19:00’da müzenin sinema salonunda sergilenecek.

Bodrum Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından düzenlenen “Ahmet Çağlar” fotoğraf gösterisi, Bodrum Belediyesi Meclis Salonu’nda saat 19:00’da gerçekleşecek.

DİNLETİ/OPERA/MÜZİKAL

23. Akbank Caz Festivali kapsamında gerçekleştirilen Kampüste Caz programında bugün saat 18:00’de “Sean Nowell and The Kung-Fu Masters” Karadeniz Teknik Üniversitesi Osman Turan Kültür ve Gösteri Merkezi, Hasan Turan Salonu; saat 19:00’da “Şenay Lambaoğlu” Boğaziçi Üniversitesi Ayhan Şahenk Salonu’nda söyleyecek.

Akbank Sanat “Piyano Günleri” saat 20:00’de Nikolaj Hess konseri ile başlıyor. Sanatçı saat 15:00’de bir de “masterclass” gerçekleştirecek.

İş Sanat’ta bugün 20:00’de İspanyol sanatçı Chambao Flamenko ve Chill Out müziğinden oluşan ezgileriyle sahne alıyor.

Ankara Devlet Opera ve Balesi saat 20:00’de “Fantastik” müzikalini sahneleyecek.

Moğollar “45. Sanat Yılı” Konserini saat 20:30’da İzmit Sabancı Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriyor.

 SÜREN ETKİNLİKLER:

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 11-13 Kasım 2013 tarihlerinde ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde 4. Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresi düzenliyor.

Türkiye ve Orta Doğu Forumu Vakfı (Özgür Üniversite) 2013 Güz Dönemi Seminerleri İstanbul’da gerçekleştirilecek. (Program)

Antalya Belediyesi tarafından düzenlenen “14. Antalya Piyano Festivali” Antalya’da sürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyunlarını farklı sahnelerde sürdürüyor.

Kaynak:[-]

Yazan: Mustafa SÜTLAŞ

Ege’nin incisi İzmir’in önemli kültür sanat aktivitelerinden olan “Kısa Film” festivali bu yıl 14. kez düzenleniyor. Beyazperde.com ’un da internet sponsoru olduğu festival, önümüzdeki hafta tarihleri arasında İzmirli sinemaseverlere kapılarını açmaya hazırlanıyor.

14. Uluslararası İzmir Kısa Film

Festivalde bu yıl da uluslararası ve ulusal kategorilerde kurmaca, belgesel, deneysel ve animasyon dallarındaki kısa filmlere Altın Kedi ödülleri verilecek. Festival jürisinde bu yıl Türk sinemasının değerli isimleri Yavuz Özkan ve Hüseyin Karabey’in yanı sıra Hong Kong Uluslararası Film Festivali Program Direktörü Bede Cheng, İsviçreli sinema eleştirmeni Irene Genhart, İranlı sinemacı Jafar Panahi’nin kızı oyuncu ve yönetmen Solmaz Panahi, Arka Pencere Online Sinema Dergisi yazarı ve senarist Burak Göral ve Arkas Sanat Merkezi Yöneticisi Betül Aksoy yer alıyor.

Film gösterimleri ve etkinlikler ise İzmir Fransız Kültür Merkezi ‘nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir.

Bu sene Altın Kedi ödülü için yarışacak finalist filmler ise şu şekilde:

14. Uluslararası İzmir Kısa Film FestivaliUlusal Yarışma Filmleri

Patika Yönetmen: Onur Yağız

Asya Yönetmen: Mizgin Müjde Arslan

Meğer Yönetmen: Uğur Egemen İres

Derin Nefes Al Yönetmen: Başak Büyükçelen

Küçük Kara Balıklar Yönetmen: Azra Deniz Okyay

Gülçin Yönetmen: Nazlı Eda Noyan

Pepuk Yönetmen: Özhan Küçük

Sadece Tek Bir Gün Yönetmen: Tunç Şahin

Uluslararası Yarışma Filmleri

The Pill of Happiness Yönetmen: Cecilia Felméri (Romanya)

House with Small Windows Yönetmen: Bülent Öztürk (Belçika)

140 Drams Yönetmen: Oksana Mirzoyan (Ermenistan)

Rabbitland Yönetmen: Ana Nedeljikovic, Nikola Majdak (Sırbistan)

Temporary Yönetmen: Behzad Azadi (İran)

Seagull Yönetmen: Elizaveta Stishova (Kırgızistan)

Aabida Yönetmen: Maaria Sayed (Hindistan)

Condom Lead Yönetmen: Ahmed & Mohammed Abu Nasser (Filistin)

Bonne Esperance Yönetmen: Kaspar Schiltknecht (İsviçre)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, Türkiye sinemasının 99’uncu yaşını 12-17 Kasım’da düzenleyeceği bir dizi etkinlikle kutluyor.

sinema

Resmi tarihte Türk sinemasının başlangıcı olarak kabul edilen, Fuat Uzkınay’ın 14 Kasım 1914’te Ayastefanos’taki Rus abidesinin yıkılışını görüntülediği filmin 99’uncu yıldönümü kutlamalarına başlanıyor. Kutlamalar kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, Fatih Kültür Merkezi ’nde 12 – 17 Kasım’da takip edilebilecek belgesel ve film gösterimleriyle panellerden oluşan bir program hazırladı. Muhsin Ertuğrul, Halit Refiğ, Metin Erksan, Erol Günaydın ve Giovanni Scognamillo için düzenlenecek saygı ve anma etkinlikleri de program kapsamında. Panel konuklarından bazıları Hülya Koçyiğit, Can Gürzap, Rasim Öztekin ve Emre Altuğ. Safa Önal ve Yılmaz Atade…

Derneğimizin bağlı olduğu Özel Nar Sanat Eğitim Kursu bünyesinde faaliyet gösteren “Nar Sanat Tiyatrosu” bu sezon ikinci kez sahnelerde.

araf-ne-taraf

Daha önce sergilenen “Araf ne Taraf” oyununu kaçıranlar için turne öncesi  bir şans daha…  Nar Sanat Tiyatrosu yönetmen ve oyuncu Halis BAYRAKTAROĞLU yönetiminde

26 Kasım 2013 Tarihinde saat : 20:30’da Akatlar Kültür merkezinde tekrar oynanacak.

Oyun hakkında bilgi istiyorsanız.

Pardon Zebani Bey…

 …bazı sınavlar yakıcı olabilir

Birbirinden farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, Araf Ne Taraf? adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor.

Mahmut ve Bilal’in Zebani ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule’de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır.

CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…

Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARI, Halis BAYRAKTAROĞLU, Nalan BAŞARAN, Ebru SARITAŞ, Oğuz ÖZTAŞ’ın araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

 

 

OYUN KÜTÜĞÜ

Genel San. Yönetmeni: Halis Bayraktaroğlu

Yazar                                       : Ebru ERDEMOĞLU

Kostüm tasarım             : Nesrin ESEN

Işık                                          : Habeş ANIK

Efekt                                      :MC Records

Grafik Tasarım               : Nokta Grafik Tasarım

Web Tasarım                     :   Habeş ANIK

Oyuncular

Kısaca oyuncularımız hakkında bilgi verelim.

Araf Afiş kasım ayı (2)Cumhur SARI

 1962 Adana doğumludur,1985 yılında ( AGSM )Adana Gösteri Sanatları Merkezinde ,tiyatroya başlamıştır,2000-2010 arası Seyhan belediyesi şehir tiyatrosunda tiyatro yapmıştır, Şahlarıda vururlar/bir filiz vardı/artiz maktebi/alo orası tımarhanemi/kocamın nişanlısı/istemeler /nafile dünya/gibi pek çok oyunda rol almıştır

Halis BAYRAKTAROĞLU

 1957 Erzurum doğumlu Tiyatro ve Sinema sanatçısı. 1974 yılında Ankara Birlik Tiyatrosunda başladı, bir çok oyunda Oynadı, yönetti. Birkaç örnek: Bir İstanbul Masalı, Fetih 1453, Topal Osman, 3 kadın 3 kader, Kaos, Osmanlı Derin Devlet, Aşk Bir Hayal, Geniş Aile, Umutsuz ev kadınları gibi pek çok dizi film ve oyunda rol almıştır

Ebru SARITAŞ

1984 İstanbul doğumludur. Kenter Tiyatrosu’nda eğitim almıştır. 2005 yılında tiyatroya başlamıştır. İnsanın İçi İğneli Fıçı, Yasaklar ve Deliler, Aşk Grevi, Olur Böyle Şeyler, S.O.S. ve Deliriyoruz , rol aldığı bazı tiyatro oyunlarıdır. Ayrıca; Babam İçin, Kötü Yol ve Otisabi adlı tv dizilerinde ve bazı reklamlarda da rol almıştır.

Nalan BAŞARAN

1983 yılında beri asıl olarak oyunculuk yapıyorum. Tiyatroyla başladım ve 50 ye yakın oyunda, oyunculuk dışında yönetmenlik, koreografi, eğitmenlik yaptı.. Aralıklarla seslendirme ve TV dizileri dışında kısa filmler, sinema ve tv filmi çalışmalarında da bulundu. Bütün bunlarda çok farklı karakterleri canlandırmıştır. Pek çok oyun, film, dizi de oynamıştır.

Oğuz ÖZTAŞ,

1988 Adana doğumluDUR.2004 yılında Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosunda çırak olarak tiyatro ile tanışmıştır . Adana’da çeşitli özel tiyatrolarda oyunculuk yapmış ve 2007-2009 yılları arasında Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosunda Ergün Özfırıncı ile birlikte Stand Up gösterilerinde oyuncu olarak görev almıştır 2010 yılında İstanbul’a yerleşmiş ve pek çok tiyatro ve sinema filminde rol almıştır.

 

sonsuzluk

M.Kemal Atatürk

Bazen görmezlikten gelir yok sayarız bazen görmeyiz, peki “görmezden gelmek” olmadı mı demek?
Kitap Fuarı’yla eş zamanlı olarak Tüyap Beylikdüzü’nde düzenlenen 23. İstanbul Sanat Fuarı’nda açılan ‘Müdahale Var mı?’ sergisinde yer alan bir tablo, Başbakan Erdoğan’a hakaret şikayeti üzerine kaldırıldı.

tüyap kitap-2013Kitap Fuarı’yla eş zamanlı olarak Tüyap Beylikdüzü’nde düzenlenen 23. İstanbul Sanat Fuarı’nda açılan ‘Müdahale Var mı?’ sergisinde yer alan bir tablo, Başbakan Erdoğan’a hakaret şikayeti üzerine kaldırıldı.

 23. İstanbul Sanat Fuarı Artist 2013’te 66 sanatçının katıldığı, çerçevesi sanat politika kamusallık olarak çizilen, video art, tuval resmi, heykel, fotoğraf gibi farklı alanlarda yapıtların yer aldığı ‘Müdahale Var mı?’ adlı bölüme müdahale edildi.

Nova Kosmikova’nın Başbakan’ın portre bir fotoğrafının üzerinde oynayarak petrol ve duble yollar politikasını eleştiren bir çalışması Başbakan’a hakaret olarak algılayan bir sanatseverin şikayetiyle savcılığa intikal etti.

Serginin küratörü Ali Şimşek ve Tüyap’ın Genel Müdür Yardımcısı bugün ifade vermek üzere karakola çağrıldı. Serginin küratörü kendisine sorulan “Bu yapıtın hakaret içerdiğini kabul ediyor musunuz?” sorusunu “Bu bir sanat yapıtı, küratör olarak sanatsal özgürlükler çerçevesinde sanata müdahale etmeye hiç hakkım yok” diye cevapladığını söylüyor.

Türkiye ’de ilk kez bir sanat fuarında bir yapıt bir vatandaşın ihbarı üzerine savcılık tarafından yargıya taşındı. Hukuki süreç başladığı için yapıt artık sergilenemiyor.

Kaynak:[- ]