Nar Sanat Tiyatrosu tarafından sahneye konulan ARAF NE TARAF adlı tiyatro oyunu ikinci kez sahnedeydi. Yoğun katılım ile gerçekleşen tiyatro oyunumuz izleyiciden tam not aldı. 26 Kasım 2013, salı günü saat: 20:30’da sahne alan tiyatro oyununa ünlü oyuncuların katılımı yüksek oldu. Katılımcılar arasında Romalı Perihan, Atilla Akarsu, Muhlis ASAN, Uhde Seçil, Yalçın Özden ve ekibi yer aldı.

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARIHalis BAYRAKTAROĞLUNalan BAŞARAN,Ebru SARITAŞOğuz ÖZTAŞ rol aldı.

Bakanlık, yardım yaptığı özel tiyatrolara, ‘genel ahlâk kurallarına uygun’ oyun sahnelemeleri için protokol imzalama zorunluluğu getirdi

tiyatro dersleriiiiiiiiiBakanlık, yardım yaptığı tiyatrolara ‘ahlaklı oyun’ kriteri koydu. Yardım yapılan özel tiyatrolara ‘genel ahlak kurallarına uygun oyun’ sahnelemeliri için protokol imzalama zorunluluğu getirildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gezi eylemlerini destekleyen özel tiyatrolara yardımı kesmesinin ardından yardım konusunda ikinci bir skandala daha imza attı. Bakanlık, yardım yapmaya uygun bulduğu tiyatrolara “ahlaklı oyun” kriteri getirdi.

Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu ‘nun haberine göre bakanlık, yardım yaptığı özel tiyatrolara, “genel ahlâk kurallarına uygun” oyun sahnelemeleri için protokol imzalama zorunluluğu getirdi. “Genel ahlaka uygun oyun” sergilemeyen tiyatronun yardımı 15 gün içinde yasal faiziyle birlikte geri alınacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, her yıl verilen özel tiyatrolara destek yardımları konusunda bu yıl farklı bir tutum takınarak “Gezi eylemlerine katılan ve destek veren” aralarında Genco Erkal , Ferhan Şensoy , Haluk Bilginer , Levent Kırca ’nın tiyatroları ile AST ile Destar Tiyatro’nun da bulunduğu 20’ye yakın tiyatroya destek yardımı yapmamıştı. Bakanlık Değerlendirme Komisyonu, 4 milyon 312 bin TL ödeneği, bu yıl, 221 özel tiyatronun projesine dağıtmaya karar vermişti.

Söz konusu yardımlara ilişkin bakanlık, desteklemeye değer görülen tiyatrolara “Özel Tiyatroları Destekleme Yardımları Protokolü” gönderdi. Tiyatroların bakanlıktan yardım alabilmek için imzalamakla yükümlü oldukları söz konusu protokolün 14. maddesi ile dikkat çekici bir yükümlülük getirildi.

14 maddeye göre, tiyatrolar alacakları yardım karşılığında “genel ahlak kurallarına uygun” oyun sahnelemek zorunda olacaklar. Protokole göre, yardım alan tiyatrolar “genel ahlâk kurallarına uygun” oyun sahnelemezse, bakanlıkça verilen yardım 15 gün içinde yasal faiziyle birlikte geri alınacak.

14- Madde’ye ilk tepki Tiyatro Kumpanyası’ndan:

 ‘Desteği reddediyoruz!’

Protokolün 14. maddesine ilk tepki ibu yıl sunduğu proje destek almaya değer görülen Tiyatro Kumpanyası’ndan geldi. Tiyatro Kumpanyası’nın Genel Sanat Yönetmeni Kemal Kocatürk, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, 14. madde ve “Gezi” tartışmaları nedeniyle kendilerine yapılan yardımı bakanlığa iade edeceklerini söyledi.

Geçen yıl Ahmed Arif ’in “Hasretinden Prangalar Eskittim” adlı eserinden uyarlanmış aynı isimli oyunla bakanlıktan ödenek aldıklarını ve bu yıl da “Küçürekkız” adlı oyunla bakanlığa başvurduklarını dile getiren Kocatürk, “Hiç umudumuz yokken, geçen yıla oranla ‘indirimli’ bir ödeneğe değer görüldük. ‘İndirimli’ dememden kasıt şudur: Bakanlığın sloganı hani ‘Devletin özel tiyatrolara artarak süren desteği…’ ya, o bakımdan. Biz ‘indirime’ tabi tutulmuşuz” dedi.

Protokole göre, bakanlıktan ödenek alan tiyatroların yıl içinde 27 temsil yapmak zorunda olduklarını ve bu temsillerde “14. maddeye uymak zorunluluğu” doğduğunun altını çizen Kocatürk, şöyle konuştu:

“Böylesine muğlak bir maddenin içeriği hiçbir hukuk diline de sığmaz herhalde. Bu maddeden iyi niyet beklentim olmadığı için de bu desteği bir köstek olarak gördüğümüzden kullanmayı düşünmemekteyiz. Çünkü maddenin içeriğinden anlaşılacağı üzere, ‘armudun çekirdeği, üzümün çöpü’ denilerek, verilen yardımın yeniden sizden faiziyle birlikte geri istenmesi işten bile değil.

Üstelik de oyununuz hakkında tespit tutanağı yazacak kişi ya da kuruluşlar bile belli değil. Yoldan geçen herhangi birinin hakkınızda bakanlığa yapacağı ufacık bir şikâyetin bile dayanak gösterilmeyeceği ne malum?

Böylesi bir protokole imza atmayı kendimizde ne yazık ki uygar, demokratik ve hukuk devletinin bir bireyi olarak hak görmüyoruz. Hak görenleri de kınıyoruz. Devletin tüm halkın vergileriyle dağıttığı bu ödeneği bir hulufe, bir sadaka gibi görmesini ve bunda da ayrıştırıcı rol oynamasını içimize sindiremeyerek, bu desteği reddediyoruz.”

‘Aile değerleri’ni gözeteceğiz!

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik , TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında, “Gezi’ci tiyatrolara destek yok” haberini anımsatarak “Bir tiyatroya verilen destekte hangi kriterleri gözetiyorsunuz?” sorusunu soran CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük’e, “Tabii ki aile değerlerini gözeteceğiz; tabii ki toplumun genel kabul gösterdiği değerleri gözeteceğiz. Dünyadaki hiçbir kültür bakanlığının da temel statejisi içinde buna aykırı unsurlar bulamazsınız” yanıtını vermişti.

İki arkadaşın tabi tutuldukları Cennet ve Cehennem sınavında Zebani ile giriştikleri mücadeleyi konu alan oyun “Araf Ne Taraf?”, tiyatroseverlerle buluşuyor.

Araf Afiş kasım ayı (2)Birbirinden  farklı iki samimi arkadaş Cennet ve Cehennem arasında ilginç bir sınava tabi tutuluyor. Ancak sorular bu kez sıcak taraftan geliyor. Soruları doğru yanıtlamak mı yoksa yanıtlayamamak mı? Bu tuhaf sınavdan kaçış Araf’ta mı? Peki, Araf Ne Taraf?

Bu sezon Nar Sanat Tiyatrosu, “Araf Ne Taraf?” adlı iki perdelik bir komedi oyunu sergiliyor. Mahmut  ve Bilal’in  Zebani  ile olan amansız ve komik mücadelesine güzel hostes Şule  de katılınca olaylar daha da şenleniyor. Zebaninin yardımcısı Zu  boş duruyor mu peki? Tabi ki hayır. CCYS (Cennet Cehennem Yerleştirme Sınavı) için geçen yılın sorularının peşine düşmüş, yeni merhum şaşkın üç komik karakter ve hiç bitmeyen bir tempo…Toplumun genel ahlak kuralları çerçevesindeki iyinin sıradanlığı ile kötünün uç noktalarının irdelendiği oyunda onlar Araf’ı araya dursun, sizler gülme krizinden çıkma yolları arayacaksınız.

Oyuncular :

Ebru ERDEMOĞLU’nun kaleme aldığı Genel Sanat Yönetmenliğini Halis BAYRAKTAROĞLU’nun üstlendiği ARAF NE TARAF, bir  NAR SANAT TİYATROSU prodüksiyonudur. Oyuncuları ile de hayli iddialı oyunda,  Cumhur SARIHalis BAYRAKTAROĞLUNalan BAŞARANEbru SARITAŞOğuz ÖZTAŞ’ın araladığı kapıdan bakalım sizler de Araf’a girebilecek misiniz…

Kaynak :

DUYURU

M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ve Derneğimiz yarım gün kapalı.

nar-sanat-hayatin-icinden

Öğretmenler günü kutlamaları dolaysıyla 25 Kasım 2013 pazartesi günü kursumuz saat 11:00 ‘a kadar kapalı olacaktır. Saat 11:00’dan sonra kursumuz tekrar açılacaktır.

Öğlenden sonra olan dersler ve koro çalışmaları aynı gün ve saat içersinde yapılacak olup eğitim rutin olarak devam edecektir.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin ve kuruluşumuzdan bu yana kurumumuza emeği geçen tüm öğretmenlerimizin gününü kutları en içten dileklerimizle teşekkür ederiz. 

öğretmenler günü

 

Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

İş günlerinde Öğretmenler Gününü kutlayan ülkeler

Azerbaycan

Azerbaycan’da her sene 5 Ekim günü Uluslararası Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. [1]

Avustralya

Avustralya’da Öğretmenler Günü Ekim ayının son cuma gününde kutlanır. [2]. UNESCO tarafından Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanması tavsiye edilen 5 Ekim’de Avustralya’da genellikle okullar tatil olduğu için ekim ayının son cuma günü Öğretmenler Günü olarak kabul edilmiştir[2].

Çek Cumhuriyeti

Evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Hindistan

Hindistan Öğretmenler Günü’nü 5 Eylül’de kutlar. Bu, eski Hindistan devlet başkanı ve öğretmeni Dr. Sarvepalli Radhakrishnan’ın doğum günüdür. Dr. Radhakrishnan 1962’de Hindistan cumhurbaşkanı olunca bazı öğrencileri ve arkadaşları onun doğumgününü kutlamalarına izin vermesi konusunda kendisine isteklerini danışmıştır. Dr. Radhakrishnan da yanıt olarak Benim doğumgünümü ayrıca kutlamak yerine, 5 Eylül Öğretmenler Günü olarak kutlansa bu benim kendi gurur ayrıcalığım olur. demiştir.

Bu gün Hindistan’da tatil değildir. Bu gün bir kutlama günü olarak kabul edilip öğrenciler normal bir günmüş gibi okula gelir; olağan etkinlikler ve dersler, kutlama aktiviteleriyle birlikte teşekkür ve hatırlama da içerir. Bazı okullarda bu günde öğretmenlerin sorumluluklarını son sınıf öğrencileri alarak öğretmenlerinin kıymetini bildiklerini onlara gösterir.

Geleneksel olarak, Hintliler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır. Eski bir Hintlinin söylediğine göre (genellikle öğrencilere öğretilir) öğretmeni 3. sırada sıralar, Tanrı’dan bile önce: Anne, Baba ve Öğretmen Tanrı’dır anlamında “Maata, Pitha, Guru, Daivam”. Bir beyitin (doha) söylemi Guru Govind doou khare kake lagon paai? Balihari guru aap ki Govind deeo batai, ne göre “İlk selamımı kime vermem gerektiği konusunda içinden çıkılmaz bir durum içindeyim: Öğretmen mi yoksa Tanrı mı. Beni Tanrı’yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim.” Başka bir örnek olarak, Hinduizm’in kutsal kitabının orta kısımlarında “Guru Bramha, Guru Vishnu, Guru devo Maheshwaraha – Gurusakshath parabramha tasmai shree gurve namaha,” der, çevirisiyse “Öğretmen üçlü birliktir. Öğretmenin kendisi Tanrı’nın önündeki belirtidir.” Öğretmen her çocuğa her kimseye bilgi vermekle kalmaz onun annesi görevini de üstlenmiş olur.

İran

Murtaza Mutahhari’nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs günü Öğretmenler Günü’dür.

Malezya

Malezya’da Öğretmenler Günü (Malezyaca: Hari Guru) 16 Mayıs’ta kutlanır.

Peru

1953’ten bu yana 6 Temmuz günü resmi olarak Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulması sebebiyle 6 Temmuz günü seçilmiştir.

Slovakya

Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Türkiye

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti.

Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.

Kaynak : [-]

 Türkiye’de yaplan kutlamalar

Tüm bunların yanı sıra elbette kimi zaman ileri demokrasinin olduğu ülkelerdeki gibi “Öğretmenler günü kutlamaları” yapılmaktadır.

Eğitim-Sen’in; ‘Meslek onurumuza ve haklarımıza sahip çıkmak, toplumsal yaşamda ve eğitimde yaşanan dayatmalara hayır demek için; 23 Kasım’da Ankara’dayız!’

açıklamasına parelel Tandoğan’dan Kızılay’a yürüyen Eğitim-Sen üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyelerine Kızılay Meydanı’nda sert bir müdahalede bulunuldu. Polisin müdahalesinden sonra ortalık resmen savaş alanın döndü. Müdahale esnasında Eğitim-Sen 1 Nolu Şube üyesi Aslı Akdemir başına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Olaylarda Aslı Akdemir’in de aralarında bulunduğu toplam 7 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.

İşte an an yaşananlardan kareler…  (Kaynak:[-])

 

 

Usta aktör İzmir’deki tiyatro ödülleri töreninde onur konuğu olacak…

Al-Pacino- Usta aktör, 5. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nin onur konuğu olacak. Sahne Tozu Tiyatrosu ve Haldun Dormen tarafından düzenlenen 5. Bedia Muvahhit Tiyatro Ödülleri’nde sürpriz isim… İzmir’de kültür ve sanata yeni bir soluk getiren Sahne Tozu’nun kurucusu ve yönetmeni Çağlar İşgören, şunları söyledi:

’1996 yılından beri İstanbul’da düzenlenen Afife Jale Tiyatro Ödülleri’nin bir benzerini İzmir’de gerçekleştiriyoruz. Haziran ayındaki ödül töreninde onur konuğumuz Al Pacino olacak. Dünya çapında bir aktörü ağırlamaktan gurur duyacağız.’

Google, özel günlerde kişi ve olayları anmak için hazırladığı doodle’lara bugün bir yenisini ekledi. Google’ın anasayfasında beliren Doctor Who doodle’ı, 8 bit’lik bir oyun olarak belirdi. Google, Doctor Who doodle’ının bugüne kadar hazırlanan en büyük doodle olduğunu açıkladı.

whoodle

Ünlü bilim kurgu dizisi Doctor Who’nun 50’inci yılını kutlayan Google, özellikle dizinin hayranlarının çok seveceği animasyonlu bir doodle hazırladı.

Doctor Who’nun 11 kez hayata geri döndüğü karakterleri seçebildiğiniz oyunda, TARDIS zaman yolculuğu yaparak farklı senaryolarda ‘Google’ harflerini oluşturuyorsunuz. Harfleri toplamak için, Dalek gardiyanlarını geçmeniz gerekiyor.

Guardian’ın haberine göre, Google’ın hazırladığı en büyük animasyonlu doodle olan Doctor Who’nun hazırlanması 4 ay sürdü. Google’ın merkezinin bulunduğu Mountain View’deki Googleplex tesisinde, Doctor Who doodle’ına ‘Whoodle’ adı takıldı.

Çocuklarımız bale yapsın diye Nar Sanat’dan karşılıksız % 50 burs

bale-kursları nar sanat

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği dikeySanat eğitiminin tüm dallarında kaliteli ve saygın eğitimler veren kurumumuz gelen talepler doğrultusunda çocuklarımızın daha iyi bale eğitimi alması için Cumartesi ve Pazar günü birer grup olmak kaydı ile (10 kişilik 2 sınıf) % 50 burs ile öğrenci alacaktır.

Kurs bedelinin % 50’si M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği tarafından karşılanacaktır.

Açılacak sınıf 4-6 yaş aralığını kapsamaktadır. Sınırlı sayıda olacak olan burstan faydalanmak için bizzat gelerek form doldurmanız gerekmektedir. Kontenjan dolmadan lütfen başvurunuzu yapınız.

Diğer bazı sanat eğitimi dallarında da Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği tüzüğünün gereklerini yaparak çocuklarımızla sanatı buluşturma hazırlığında. Kısa bir zaman sonra pek çok branşta grup dersi şeklinde burslar verilecek.

Not: İnternet üzerinden yapılan başvurular kabul edilmeyecektir.

Bale hakkında kısa bilgi:

bale-vertikalBale hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; Bildiğiniz gibi özellikle kız çocuklarımızın sevdiği ve ilgi gösterdiği  bale her türlü dans eğitiminin temelidir. Bale kursundan alacakları eğitim ile öğrenciler incelik, zarafet,teknik, disiplin, esneklik ve dayanıklılık gibi çocuk gelişimini etkileyen faktörleri öğrenirler.  O nedenle, çocuk olsun yetişkin olsun bir insanın çalışacağı en önemli dansın formunun bale olduğu bir gerçektir.

Bale eğitiminde de diğer sanat dallarında olduğu gibi odak kaliteli sanat eğitimi olmalıdır. Eğitim kalitesinden asla taviz vermeyen Nar Sanat Eğitim Kursu tüm dallar gibi Bale eğitiminde de siz velilerimizin yanında.

Bale için uygun yaş aralığı nedir?

Çocuk fiziksel gelişiminin gereklerinden olan, sağlık, esneklik ve düzenli bir yaşamın alışkanlık olması ve yerleşik hale gelmesi için yapılacak en uygun ve sevilerek yapılan dans türü olan baleye günümüzde en çok çocuklar ilgi göstermektedir. Doğru bale eğitimi erken yaşlarda başlar.

Bildiğiniz gibi fiziki yapı ve zihinsel farkındalığın, bedensel disiplin ile eğitime daha yatkın olunan en uygun zaman elbette çocukluk dönemidir. Gerek figürlere kolay uyum hem de fiziksel hareketlerin yerleşik hale gelmesi bu yaşlarda daha rahat ve uygun olmaktadır..

Baleye başlama yaşı konusunda farklı söylemler olsa dahi genel olarak 4 ile 7 yaş arası daha uygun görülmekle birlikte üst sınır olarak 11 yaşa kadar uzanılabilmektedir. Elbette bale sadece kız çocukları tarafından yapılan bir dans türü değildir. İster kız olsun ister erkek çocuk şart ve koşullar aynıdır. Hatta zaman zaman 3,5 yaş civarı çocuklar

WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması “Su, Dünyanın Her Karesinde…Sudaki İzler” Sergisi ile İz Bırakıyor…

Wilo-fotograf-yarismani

 

Suyun masalsı halleri, suya yazılan kareler ve anlar pompa sistemleri sektörünün lider markası WILO’nun 2. Ulusal Fotoğraf Yarışma’nda gerçeklik buluyor. “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışma için suyun peşine düşen objektiflerin yakaladığı eşsiz fotoğraflar, 28 Kasım’a kadar IFSAK’ta fotoğraf severlerin ziyaretine açık olacak.

WILO’nun, hayatın kaynağı olan suya ve dünyada azalan su kaynaklarının verimli kullanılmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlediği, “WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda dereceye girerek ödüllendirilen ve yarışmaya katılan fotoğraflar, düzenlenen sergide bir araya geldi. Suya iz bırakan anların kaydedildiği birbirinden etkileyici 27 fotoğraf karesinden oluşan sergi, İFSAK’ın Beyoğlu’nda bulunan sergi salonunda meraklıları ile buluşuyor.

“Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışmaya, 533 fotoğrafçı, 1.954 eserle katıldı. Sualtı Fotoğraf Sanatçısı Alptekin Baloğlu, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Zaman, Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar, İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Turaç ve WILO Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Öner’den oluşan jüri, birbirinden başarılı eserler arasından titizlikle yaptığı değerlendirme sonucunda dereceye girenleri belirledi.

Bu yıl ikincisi yapılan fotoğraf yarışması ve sergi hakkında görüş bildiren WILO Pompa Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Yalçın, “WILO olarak hayatın kaynağı olan suyun verimli kullanılması ve temiz kalması noktasında sorumluluklarımız olduğunu düşünüyoruz. WILO Ulusal Fotoğraf Yarışması, bu doğrultuda yaptığımız çalışmaların en önemlilerinden biri oldu. Yarışmanın fotoğraf dünyasına renk ve heyecan katan, geleneksel bir etkinlik haline gelmesini hedefliyoruz. İki yıldır gördüğümüz ilgiye bakılırsa, bu yolda önemli adımlar atıyoruz.” dedi.

Sergi, 28 Kasım tarihine kadar İFSAK’ın Beyoğlu’ndaki sergi salonunda fotoğraf tutkunlarının ziyaretine açık olacak.

 “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” Fotoğraf Sergisi

Bitiş Tarihi: 28 Kasım 2013

Yer: İFSAK Sergi Salonu

 

YARIŞMADA DERECEYE GİREN İSİMLER

 

“WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda ödül, mansiyon ve sergileme alan isimler şöyle sıralandı:

Birincilik Ödülü: Gökalp Bilici (Konya)

İkincilik Ödülü: Ahmet Fatih Sönmez (Van)

Üçüncülük Ödülü: İsmet Danyeli (İzmir)

Özel Ödül: Mehmet Öztürk (Aydın)

Mansiyonlar: Kemal Özkılıç (Giresun)

Murat Aslankara (İstanbul)

Sezgin Güvel (Adana)

Sergilemeler:

Erdal Yavuzak (Yalova)

Sebahattin Özveren (İstanbul) (2 adet)

Galip Çetiner (Bursa)

Ali Haydar Ceylan (İzmit)

Serdar Ağır (İzmir)

Cihan Karaca (Aydın)

Egemen Ön (İstanbul)

Mehmet Ali Kıratlı (Gaziantep)

Şadiye Yaralı (Aydın)

Doğa Tuna Akarsu (İstanbul)

Ahmet Ertem (İstanbul)

Ahmet Turan Kural (İzmit)

Mustafa Yağcı (İstanbul)

Tufan Kartal (İstanbul)

Seyit Konyalı (Konya)

Zehra Çöplü (İstanbul)

Akın Acar (Antalya)

Gökalp Bilici (Konya)

Eyüp Karakuş (Mersin)

19. Gezici Festival’in Ankara ayağında kült yönetmen Hitchcock’un az bilinen sessiz filmi Blackmail gösterilecek.

19-gezici-festivalGezici Festival’in Ankara programında açılışı “sinema tarihinin en önemli isimlerinden” biri olan Alfred Hitchcock’un şehirde ilk kez gösterilecek sessiz filmi Şantaj (Blackmail) gerçekleştirecek. 28 Kasım akşamı Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde British Council işbirliği ile gerçekleşecek özel gösterimde filmi Hakan A. Toker piyanosu ile eşlik edecek.

İngiliz Film Enstitüsü’nün (BFI) geçtiğimiz yıllarda Hitchcock9 projesi bünyesinde titiz bir yenilemeyle eski haline getirdiği ve yönetmenin 1925 ve 1929 arasında çekilmiş, az bilinen dokuz sessiz filminden Şantaj filmi seyircilerin beğenisine sunulacak. Sesli filmlere geçiş döneminde çekilen yapımın müzik ve diyaloglu sahneler içeren bir versiyonu daha bulunuyor.

Gösterime katılmak isteyen sinemaseverler, Gezici Festival’in Facebook sayfası ve Twitter hesabı üzerinden, önümüzdeki günlerde düzenleyeceği yarışmalarla bilet kazanma şansına sahip olacak.

Gezici Festival 19. yolculuğunda, 27 Kasım tarihinde Tuncel Kurtiz’in memleketi Edremit’te başlayacak, 29 Kasım – 5 Aralık’taki Ankara gösteriminden sonra 6- 9 Aralık tarihlerinde Sinop’a geçecek. Ankara’daki gösterimler Kızılay Büyülü Fener Sineması, Alman Kültür Merkezi ve Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşecek.

Daha çok bilgi için:

https://twitter.com/gezicifestival

Alfred Hitchcock

Bu yıl 14.sü düzenlenecek olan İzmir Kısa Film Festivali hakkında detaylı bilgiler paylaşıma sunuldu.

4- Uluslararası Malatya Film Festivali ikinci gününü tamamladı ve yeni programıyla birlikte güzel bir haftaya merhaba dedi.

25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, yarın başlıyor.Festival kapsamında filmler ücretsiz gösterilecek.

istanbul kısa film fes

İSTANBUL – 25. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali, bu yıl 20-27 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek. Kurmaca, belgesel, canlandırma ve deneysel filmlere yer verilen festivalde gösterimler; Fransız Kültür Merkezi (Taksim), İtalyan Kültür Merkezi (Tepebaşı) ve Alman Kültür Merkezi’nin (Galatasaray)sinema salonlarında yapılacak.

2KISA FİLM festival2013Festivale 210’u Türkiye’den toplam 940 film başvuruda bulundu. Kişisel başvuruların dışında, Fransa UNIFRANCE, Polonya Krakow Film Foundation, Almanya Goethe Institut, Hollanda Eye Film Institute, Italya Roma Film Festival, İspanya Instıtuto Cervantes gibi film merkezleri tarafından seçilen kısa filmler de programda yer aldı.

Çoğu dünyanın önemli festivallerinden ödüllerle dönen filmler 20-27 Kasım 2013 tarihleri arasında, ücretsiz olarak seyirciye sunuluyor.

Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da festival dünyanın her yanından davet edilen çok sayıda yönetmen, yapımcı ve oyuncuyu ağırlamaya hazırlanıyor. Konuk sinemacılar, film gösterimleri sonrası, seyirci ile buluşarak filmleri, çalışmaları, ülke sinemaları konusunda seyircilere bilgi veriyorlar ve gelen soruları yanıtlıyorlar. Bu buluşmalar hem seyirci hem de yönetmenler açısından büyük önem taşıyor, daha sonra gerçekleştirilebilecek ortak yapımların önünü açıyor. Önceki yıllarda Türkiye’ye gelmiş olan birçok yabancı yönetmen festival sırasında tanıdıkları İstanbul’u çekim mekânı olarak seçtiler, yerli yönetmenlerle ortak çalışmalara imza attılar.

Festival kapsamında düzenlenen ulusal yarışma bölümüne başvuran filmler, bu yıl Ali Vatansever (Yönetmen), Can Kılcıoğlu (Yönetmen-Senarist), Dilek Aydın (Yönetmen), Doğa Kılcıoğlu (Akademisyen-Yönetmen), Emine Yıldırım (Yapımcı-Senarist), Gürcan Keltek (Yönetmen), Hasan Cömert (Sinema Yazarı), Haşmet Hakan Topaloğlu (Yapımcı) ve Somnur Vardar’dan (Yönetmen) oluşan seçici kurul üyeleri tarafından izlendi.

Seçici kurul, festivalde gösterilecek yerli filmleri ve bu dalda dağıtılan ödülleri belirledi.

Festival ile ilgili ayrıntılı bilgi için: http://www.istanbulfilmfestival.com/

Program için lütfen TIKLAYINIZ.

Sürrealist akımın öncü sanatçılarından Joan MIRÓ, Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseriyle 20 Kasım – 19 Ocak tarihleri arasında Mimar Sinan Üniversitesi Tophane-i Amire’de.

Joan_Miro2012 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ve büyük ilgi görenSalvador Dali Sergisi ’nden sonra yine Kült işbirliğiyle 20. yüzyılın en ilham verici isimlerinden Joan MIRÓ , dünyaca tanınmış Mourlot ve Maeght koleksiyonlarında yer alan 60 eseriyle 20 Kasım 2013 / 19 Ocak 2014 tarihleri arasında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde olacak.

1924 yılında Sürrealist Manifesto ’yu yayınlayan Andre Breton’un “içimizdeki en Sürrealist” diye tanımladığıJoan MIRÓ canlı renklerin, biomorfik yaratıkların, arabesklerin, kadınların, kuşların, güneşin ve yıldızların göksel bir mekana serpiştirildiği çocuksu ve nükteli resimleriyle izleyiciye fantastik bir dünya sunacak.

Büyük çağdaş ustalar arasında Joan MIRÓ eserlerine hakim olan hayat dolu şiirsel, ince zeka ürünü ve doğaçlama atmosferle ön plana çıkar.

İlk dönemlerinde Fovizm ve Kübizm etkisinde yaptığı Katalan manzaraları 1920’lerin başlarında sürrealizm etkisiyle “rüya resimlere” doğru yönelir. 1930’larda ise İspanya’daki iç savaşa dönüşen siyaset nedeniyleMIRÓ ’nun Katalan kimliği ve yaşadığı çelişkiler bu dönemde ürettiği eserlerde baskın hale gelir. Şiddetin ve ruhsal ıstırabın baskın olduğu bu yıllarda eski düşsel ortamın yerini vahşet, eğilip bükülmüş, biçimi bozulmuş figürler ve siyah renkler alır.

Bu ruh hali yine de MIRÓ ’nun sanatındaki en büyük özelliklerinden biri olan materyallerin alışılmadık kombinasyonları üzerinde deneme yapma ve birbiriyle bağlantısı olmayan imajları şaşırtıcı biçimde yan yana getirme arzusuna engel olmaz. Bu keşifler sonucu da MIRÓ ’nun sanata yaptığı en büyük katkılardan biri olan yeni bir işaret dili vücut bulur. “Resim mağara adamlarının çizimlerinden beri çöküş içerisindedir” diyen MIRÓ , işaret ve sembollerden oluşan evrenini hep ilkel bir ressamın doğallığıyla oluşturur ve ulaşmaya çalıştığı bu “saflık” onu çağdaşlarından ayıran en belirgin özelliği olur.

ÇOCUKLAR İÇİN MIRÓ

Çocuk Sanat Atölyesi

Sanatsal aktivitelere önem vererek bilinçli ve yetenekli nesiller yetiştirmeyi hedefleyen Doğa Koleji, MIRÓSergisi’nde çocuklar için özel bir “çocuk alanı” oluşturuyor.

Çocuk alanı, serginin geniş bir bölümünde yer alarak birçok çocuğa sanatla iç içe zaman geçirmelerini sağlayacak. Çocuklar bu özel alanda MIRÓ ’nun eserlerini boyama, duvar resimleri yapma ve eserlerini projeksiyonla sergileme imkânı yakalayacak. Böylece çocukların çalışmaları saflığın, ilk resmin, çocuksuluğun peşinden giden MIRÓ’nun eserleriyle ortak bir paydada buluşacak.

Birçok başarılı sergiye imza atan, sanatsal etkinliklerde yer alan deneyimli sanat ekibi, etkinlik alanında çocukları yalnız bırakmayacak. Çocukların yorum ve yaratıcılıklarını geliştirme imkânı yakalayacağı bu alanda, farklı yaş grupları, kendi renkli dünyalarını MIRÓ ’nun bir o kadar canlı evreniyle buluşturma şansı bulacaklar.

20. YÜZYILIN EN OLAĞANDIŞI SANATÇI-ŞAİRİ

dutchintJOAN MIRÓ

1893 yılında Katalonya’nın kalbi Barcelona’da doğan Joan MIRÓ özellikle kamusal alanlarında bulunan eserleriyle aynı Gaudi gibi şehre mimari kimliğini kazandırmış bir isimdir.

Joan MIRÓ uzun kariyeri boyunca yalnızca yağlıboya, baskı resim ve kitap resimleri üretmekle yetinmemiş; eskiz, kolaj, seramik, heykel, sahne tasarımı, duvar resmi ve dokuma alanlarında da çalışma yapmıştır.

“Kırsalda geçen ömrümün özeti ve peşinden gideceğim şeyin başlangıç noktası” dediği ilk önemli eseri “Çiftlik” ünlü yazar Ernest Hemingway tarafından satın alınır. Hemingway içinse bu eser şunu ifade etmektedir: “ Çiftlik ‘i dünyadaki hiçbir tabloya değişmem.”

1924 yılında Andre Breton Sürrealist Manifesto’yu yayınladığında, Andre Masson, Max Ernst, Louis Aragon ve Paul Elouard ile birlikte akıma ilk katılanlar arasındadır.

Paris’te geçen yıllarında en yakın dostlarından birisi İspanya’dan sürgündeki bir başka isim Pablo Picasso’dur.

İspanya İç Savaşı esnasında General Franco’ya tepkisini bu dönemde yaptığı, yumruğunu hiddetle sıkmış bir Katalan ırgatın faşizme başkaldırısını gösteren Aidez L’Espagne (İspanya’ya Yardım Edin) isimli çalışmasıyla gösterir.

1954 yılındaki Venedik Bienali’nde Grafik Sanat Büyük Ödülü’nü kazanır. Paris UNESCO binasındaki çalışmaları Uluslararası Guggenheim Ödülü’ne layık görülmüştür.

1974 yılında Dünya Ticaret Merkezi için yaptığı duvar çalışması 11 Eylül saldırılarında yok olan en değerli sanat eserlerinden biridir.

Katalan kimliğinin sembolü Barcelona futbol takımının 75. yılı adına bir afişe imza atmıştır.

1982’de İspanya’da düzenlenen Dünya Kupası’nın afişini tasarlamıştır.

MIRÓ denildiğinde akla gelen ilk çalışmalardan birisi de General Franco sonrasında dünyadaki imajını değiştirmeye çalışan İspanya için yaptığı ve hala kullanılan turizm logosudur